Etiket: Ülkeler

  • Güneydoğu’nun 2 aylık hububat ihracatı  588,1 milyon dolar oldu

    Güneydoğu’nun 2 aylık hububat ihracatı 588,1 milyon dolar oldu

    Foreks – Güneydoğu Anadolu bölgesinin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ihracatı yılın ilk 2 ayı sonunda yüzde 5,6 artışla 588,1 milyon dolar oldu.

    Güneydoğu Anadolu’da toplam ihracatın yüzde 30,3’ünü gerçekleştiren sektör, bölge genelindeki ihracat liderliğini de sürdürdü. KG başına ortalama ihracat fiyatları yüzde 1,8 artışla 0,78 dolara yükselirken en fazla fiyat artışı yüzde 24,4 ile ayçiçek yağında gerçekleşti. Makarna ihracatından 95 milyon dolar, ayçiçek yağı ihracatından 94,7 milyon dolar, buğday unu ihracatından ise 67 milyon dolar gelir elde edildi. Orta Doğu ülkelerinin toplam ihracattaki payı yüzde 50,2 olurken, bu dönemde yüzde 46,7 ihracat artışı sağlanan Afrika ülkelerinin payı yüzde 29,7’ye yükseldi. En fazla ihracat yapılan ülkeler arasında 192,9 milyon dolar ile ilk sırada gelen Irak’ı, yüzde 44,7 artışla ve 61,1 milyon dolar ihracat ile Suriye takip etti. Irak’a ihracatta buğday ununun yanı sıra bisküvi, pasta öne çıkarken Suriye’ye ihracatta buğday unu ilk sırada geldi.

    “Makarna ihracatımız bu yıl da 1 milyon tonu aşar”

    Türkiye’nin toplam makarna ihracatının 144 milyon dolar olduğu iki aylık dönemde Güneydoğu’nun payının yüzde 66 olduğunu belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi:

    “Dünyanın en kaliteli durum buğdayına ve rekabetçi fiyatlarla üstün üretim altyapısına sahip olmamız hem Türkiye hem de bölge ülkeleri için büyük bir şans. Güneydoğu Anadolu olarak, her yıl miktar bazında İtalya’nın yarısı kadar makarna ihracatı yapıyoruz.  Fiyat performans kalitemizle de özellikle Afrika pazarındaki etki alanımızı sürekli genişletiyoruz. Makarna ihracatımızın önemli bir kısmı Gana, Togo ve Benin gibi ülkelerin yer aldığı Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) üyelerine gerçekleşiyor. Farklı pazarlara girerek eriştiğimiz nüfusun ölçeği büyüdükçe ihracatımız miktar bazında da sürekli artıyor. Güneydoğu’nun ilk 2 ayda dünya genelinde 162 bin tonu bulan makarna ihracatının bu yıl da 1 milyon tonu aşacağına inanıyoruz.”

    “Afrika’dan tüm ürün gruplarımıza talep var

    Gıda ihracatçılarının Afrika’daki ticari bağlantılarını güçlendirmelerinin makarna kadar, diğer ürün gruplarının da gelirlerine olumlu etkilediğini ifade eden Kadooğlu şunları belirtti

    “İlk 2 ayda Türkiye’nin Afrika’ya gerçekleştirdiği 508 milyon dolarlık hububat, bakliyat ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık üçte biri bölgemizden yapıldı. Bölgemizin sektörel ticaretinde en fazla Cibuti, Gana ve Sudan gibi, ticaret yollarında stratejik konuma sahip ülkeler öne çıkıyor. Özellikle bitkisel yağ ihracatımızda Cibuti’nin önemli bir yeri var ve Afrika’nın bu alandaki ilgisi giderek Güneydoğu’ya doğru yöneliyor. İhracatçı Birliklerimiz hedef ülkelerle aramızdaki ilişkilerin gelişmesi ve ihracatçılarımızın farklı eğitimlerle bu pazar için daha bilgili hale getirilmesi noktasında çok emek verdi. Şimdi bu çalışmaların karşılığı alınıyor.”

    “Bakliyat üretimimiz sorunsuz sürüyor”

    Geçtiğimiz ay, Güneydoğu’da 2000’li yılların en düşük Şubat ayı yağışının gerçekleştiğini belirten Kadooğlu, azalmanın mevsim normallerine göre yüzde 50’yi geçtiğine dikkate çekerek, “Ülkemizdeki buğday ekiliş alanlarının yüzde 16’sına ev sahipliği yapan bölgenin verimliliği, yıl sonu rekolteler açısından büyük önem taşıyor. Türkiye’de kırmızı mercimeğin tamamına yakını bölgemizde üretiliyor ve dallanma evresi devam eden bu bakliyatta şu an için bir sorun gözükmüyor. Kışlık nohut ekilişleri de tamamlanmak üzere. Bakliyat tarafında ürün kalitemizi etkileyecek bir sıkıntı yaşanmıyor” dedi.

  • Rusya, 14 Mayıs seçimleri için kimi destekliyor? Cevapta ABD’ye gönderme var

    Rusya, 14 Mayıs seçimleri için kimi destekliyor? Cevapta ABD’ye gönderme var

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’ye yaptığı iki günlük ziyaretin ikinci gününde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. İki bakan, heyetler arası görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda ortak bir basın toplantısı düzenledi.

    “RUSYA KİMSENİN İÇİŞLERİNE KARIŞMAZ”

    Basın toplantısında Lavrov’a 14 Mayıs seçimleriyle ilgili de bir soru yöneltildi. Lavrov bu soruya ABD’yi kastederek “Beni kimseyle karıştırmadınız değil mi? Rusya kimsenin içişlerine karışmaz. Seçim süreçlerinin parçası değiliz. Daima şeffaflık prensipleri icabı kendi demokratik prosedürlerini icra ettiriyorlar. Egemen bir ülkenin kendi bileceği bir iştir bu. Batılı ülkeler ‘Çin şunu yapmalıdır, yapacaktır’ diyor veya Avrupa ülkeleri Zelenskiy’e ‘Rusya üzerinde baskı kuracaksınız’ diyebiliyor. Bu rahatsızlıktır. Kimse açık bir dille getiremiyor” yanıtını verdi.

    Lavrov’un açıklamalarından satır başları şöyle:

    Türk tarafına ve Sayın Çavuşoğlu’na teşekkür etmek istiyorum. Biz bu ziyareti Mart ayında gerçekleştirecektik aslında. Ancak ne yazık ki Türkiye deprem faciasıyla karşılaştı. Rusya yardım elini uzatan ilk ülkelerden birisi oldu. Başkanımızın talimatıyla yardım ekibi, sahra hastanesi, yangını söndürmek üzere uçakları ve insanı yardımları gönderdik. Türkiye’de olduğu gibi bizde de ‘kara gün dostu’ diye bir tabir var. Türk dostlarımıza elimizden gelen yardımı gerçekleştirmeye çalışacağız. Bu vesileyle tekrardan Türk halkına başsağlığı dileğinde bulunuyoruz.

    “KİLİT KONULARI DEĞERLENDİRDİK”

    Bugün kilit konuları değerlendirmiş bulunuyoruz. İkili ilişkilerimizdeki tempo iki ülke lideri arasındaki samimiyetten kaynaklanıyor. Bu tabii ki tempomuzu ve çalışmamızın dinamiğini de belirliyor. Mayıs ayında Karadeniz İşbirliği Örgütü Parlamento Genel Kurulu toplantısı yapılacak. Hükümetler düzeyinde çeşitli temaslar olacak.

    İlişkilerimizde lokomotif olan projelerden bahsettik. Özellikle Akkuyu Nükleer Santrali’ni görüştük. 27 Nisan tarihinde santralin açılışına nükleer enerji sevk etmiş olacağız. Geçen sene liderlerimiz bu gaz merkezi ile ilgili karar aldılar bu kararın ne kadar isabetli olduğunu daha da anlamış olduk. Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşası Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirecektir”

    “SURİYE MESELESİNE ÖNEM VERDİK”

    Kültür alanında da işbirliğimiz devam ediyor. Özellikle Suriye meselesine ciddi önem verdik. Rusya’nın aracılığıyla bu ilişkiler normalleşiyor. Mart ayında istihbarat başkanları toplandılar. Moskova’da bakan yardımcıları seviyesinde de bir toplantı yapıldı. Önceki gün de sayın bakanın bahsettiği toplantının öneminden ben de bahsetmek istiyorum. Libya meselesi de tüm dünyayı yakından ilgilendiren bir konu. Bu ülkeyi uluslararası camia olarak toparlamak istiyoruz. Ancak istediğimiz tempoda bu süreç ilerlemiyor ne yazık ki. Ancak Türk dostlarımızla amacımız ortak.

    Bir de Filistin meselesi görüşüldü. İsrail-Filistin ilişkilerin onarılması görüşüldü. Ancak ne yazık ki bu süreç sekteye uğradı diyebiliriz. Ciddi çatışmalar yaşandı ve bu durum daha da gerginliğin artmasına yol açıyor. Filistin ve İsrail arasında doğrudan bir diyalogun kurulmasına ihtiyaç var. Kafkaslar ile ilgili de tüm tarafların işbirliğinin sürdürülmesi taraftarıyız. Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkinin de normalleşmesinden yanayız.

    “RUSYA’YI YENECEKLERİ ZAMAN SIRA ÇİN’E GELECEK”

    Ukrayna meselesini de ele almış bulunuyoruz. Biz bir kere daha şunun dikkatini çektik. Bu yapıcı olmayan siyaseti gütmeye devam ediyorlar. Rusya’yı yenecekleri zaman sıra Çin’e gelecek. Kendi ulusal çıkarlarını koruyan her ülkeyi sindirmeye çalışıyorlar. Bir kez daha altını çizmek istediğim bir husus var. Washington tarafı savaşı durdurmak yanlış görüşmelerin yapılmasına gerek yok diyorlar. Tabii ki biz bunun dürüst olmayan bir tutum olduğunu düşünüyoruz. Biz hiçbir zaman görüşmelerden imtina etmedik. Ancak bu görüşmeler bizim hassasiyetlerimizin dikkate alındığı durumda değerlendirilebilir. Onlar bizim haklı çıkarlarımızı gözardı ettiler, Ukrayna ile ilişkimiz sizi ilgilendirmiyor dediler. ABD hegemonyasında herkese kendi tutumunu empoze etmeye çalışıyor ve yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyor.

    “FAKİR ÜLKELER BU TAHILIN SADECE YÜZDE 3’ÜNÜ ALIYOR”

    BM Genel Sekreteri Guterress ile tahıl anlaşmasını görüştük. Fakat Ukrayna tahılların sevkiyatı ile ilgili gerekeni yapmıyor. Bu tahılların aslan payı ciddi anlamda Avrupa’ya sevk ediliyor. Bir de imtiyazlı bir şekilde sevk ediliyor fakat fakir olan ve muhtaç olan ülkeler bu tahılların sadece yüzde 3’ünü alabiliyor. Anlaşmanın Rusya’yı ilgilendiren kısmı uygulanamıyor. BM Genel Sekreteri Guterress Batılı ülkelere sürekli çağrılarda bulunuyor fakat nafile. Rus tahıl ürünlerinin sevkiyatı ile ilgili engeller hala devam ediyor. Hatta daha sert hale getiriliyor. Türk mevkidaşlarımızla bu durumu her yönü ile değerlendirmeye devam edeceğiz.

  • AB ticari misilleme sistemi kuruyor

    AB ticari misilleme sistemi kuruyor

    Avrupa Birliği (AB) Kurulu, üye ülkeler ile Avrupa Parlamentosu (AP) ortasında müzakere edilen, üçüncü ülkelerin ekonomik zorlamalarına karşı “baskı tedbire enstrümanı” isimli ticari misilleme sistemi kurulmasını içeren düzenlemede uzlaşı sağlandığını açıkladı.

    Buna nazaran, AB ve üye ülkeler üçüncü ülkelerin ekonomik zorlamalarına karşı korunacak.

    AB ülkelerinin ticaretini yahut yatırımlarını etkileyen tedbirler uygulayan yahut uygulama tehdidinde bulunan dış ülkelere müdahale edilecek.

    Ekonomik zorlamaya misilleme olarak üçüncü ülkelere uygulanabilecek önlemler ortasında, gümrük vergilerinin artırılması, ithalat yahut ihracat lisansları uygulanması, hizmet yahut kamu ihalelerinde sınırlama üzere çeşitli ticaret kısıtlamaları yer alacak.

    ​​​​​​​Mekanizma, üçüncü ülkeleri AB’ye ticari baskı yapmaktan caydıracak.

    Kararların uygulanmasından AB Kurulu sorumlu olacak

    Hangi davranışların ekonomik zorlama olduğuna üye ülkeler karar verecek. AB Komitesi, müdahale önlemlerine ait kararların uygulanmasından sorumlu olacak.

    Halihazırda AB’nin ekonomik zorlamaya karşı müdahale edecek bir yasal çerçevesi bulunmuyor.

    Ticari öncelikleri koruyan sistemin yürürlüğe girmesi için bu kademeden sonra AP ve üye ülkelerin resmi onayı gerekiyor.

    Söz konusu düzeneğin, Çin üzere ekonomik dayatmalarda bulunduğu sav edilen ülkelere karşı kullanılabileceği öngörülüyor.

  • 11. Cumhurbaşkanı Gül’den depremle ilgili dikkat çeken sözler: Ülkemizi iyi yönetirsek mücadele daha kolay hale gelir

    11. Cumhurbaşkanı Gül’den depremle ilgili dikkat çeken sözler: Ülkemizi iyi yönetirsek mücadele daha kolay hale gelir

    Marmara Grubu Vakfınca Bakırköy’deki bir otelde düzenlenen 26. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin son gününde konuşan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti.

    Depremin etkilediği tüm şehirleri gezdiğini ve tarifi mümkün olmayan bir yıkımla karşılaştığını belirten Gül, “Ülkelerimizi hazırlıklı yapmamız gerektiğini görmüş olduk. Hem felaketler öncesinde hem de sonrasında önemli ama öncesi daha önemli çünkü yıkımla karşılaşmayalım. Bu acıyı minimize etmek için hazırlanmak gerekiyor. Şehirlerimizi düzgün yerlere ve binalarımızı iyi yapmak gibi şartlar gerekiyor. Ülkelerimizi iyi yönetirsek, kurumları doğru, kurallarımızı doğru yaparsak ve yüksek standartları uygular ve uygulandığını kontrol edersek, gerektiğinde cezalar verirsek, felaketler ortaya çıktığında mücadele daha kolay hale gelir.” dedi.

    Gül, deprem sonrasında sivil toplum kuruluşlarının öneminin bir kez daha anlaşıldığına dikkati çekerek, Türk halkının dayanışmasının da dünyaya örnek olduğunu kaydetti. Dünyanın birçok ülkesinden yardım için Türkiye’ye gelen ekiplere de teşekkür eden Gül, bu yardımların asla unutulmayacağını söyledi.

    RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

    Rusya- Ukrayna savaşının etkilerine de değinen Gül, “BM Güvenlik Konseyi üyesi Rusya, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi yapısını hedef almış oldu. Bu acı bir şey. Dünya barışını sağlamakla görevli ülkelerin sorumluluğu tabii ki daha çok. Bunlardan birisinin, savaşı tüm BM ilkelerini çiğneyerek başlatması en acı şey.” ifadelerini kullandı.

    Gül, savaşın durması için yapılan mücadelelerin maalesef yeterli olamadığını, bu konuda daha çok çalışılması gerektiğini ifade etti. Savaşın özellikle gıda alanındaki etkilerini anlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gıda meselesi çok büyük problemler yarattı. Türkiye, BM ile gıda koridorunu çalıştırmak konusunda çok büyük başarılar ve katkılar sağladı. Ama fiyatlar hiçbir zaman inmedi. Geçenlerde Alman Araştırma Enstitüsü, Rusya-Ukrayna savaşının dünyaya maliyetinin 1,6 trilyon dolar olduğunu söyledi. Bu miktar sağlığa, eğitime, başka şeylere harcansa ne olurdu, diye düşününce yine üzülmemiz gerekiyor.”

    “HERKESİN ELİNDEN GELENİ YAPMASI LAZIM”

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, savaşı durdurmak için tüm ülkelerin daha aktif rol alması gerektiğini vurgulayarak, “Dünya için, insanlık için çok üzücü durumlar. Bu savaşı durdurmak için herkesin elinden geleni yapması lazım. Kim, hangi inisiyatifi alırsa onu desteklemek lazım. Zararın neresinden dönersek kar, diye düşünmeliyiz. Bütün ülkeler eminim bu yönde çalışıyorlar. Türkiye de hükümetimiz de elinden geleni yapıyor.”

    Gül’e, konuşması sonrası plaket takdim edildi. 26. Avrasya Ekonomi Zirvesi, Gül’ün konuşmasının ardından sona erdi.

    Kaynak: AA / Güncel