Etiket: Veriler

  • Döviz piyasaları haftaya karışık bir görünümle başlıyor

    Döviz piyasaları haftaya karışık bir görünümle başlıyor

    Dolar/TL: Diğer çoğu majör merkez bankasının aksine Fed‘in bir süre daha sıkılaştırma döngüsüne devam edebileceği düşüncesiyle geçen hafta risk iştahı baskı altındaydı.

    Şahin geçen Fed toplantısının ardından açıklanan veriler ve bazı Fed üyelerinin enflasyonun hedefe ulaşması için birden fazla faiz artışının masada olabileceğine yönelik sinyal vermesi bu düşünceyi desteklemişti. ABD on yıllık tahvil faizinin de %4,50’lere gördüğü ortamda borsalarda satıcılı bir görüntü vardı.

    Dolar endeksi (DXY) de geçen hafta %0,2 oranında yükseliş kaydetti. Öte yandan veriye yüksek bağımlılık da sürerken Fed’e yönelik beklentilerin de her veri ile değişme potansiyeli bulunuyor. Bu kapsamda bu hafta Fed’in yakından takip ettiği PCE verisi başta olmak üzere veriler yakından izlenecektir. Bu arada yine petrol fiyatlarındaki hareketler de yakından takip edilecektir.

    Piyasalar ise haftaya karışık bir görüntüyle başlıyor. Borsalarda ayrışmalar gözlenirken Gelişmekte Olan Ülke para birimleri bant içerisinde dalgalı bir seyir izliyor.

    Yurt içinde ise geçen haftaki TCMB faiz kararı sonrasında 27 seviyesinin üzerindeki hareketini sürdüren dolar/TL’de bu eğilim devam ediyor. Kur bu sabah 27,20 civarında hareket ediyor. Oynaklık düşük kalmaya devam ederken kurda sınırlı yükseliş eğilimi sürebilir. Yakın direnç 27,26 seviyesindeyken ana direnç olarak 27,41 öne çıkıyor. Aşağıda ise 27,12 destek olarak takip edilebilir.

    Euro/DolarABD’de Fed’in faiz oranlarını bir süre daha yüksek tutabileceğine yönelik sinyal vermesi, risk iştahını negatif etkiledi. Karar ardından ABD 10 yıllık getirisi %4,5’i geçerek 2007 zirvesine ulaştı.

    Buna ek bazı Fed üyeleri, yüksek enflasyonla mücadelenin devam ettiğini ve enflasyonun %2’lik hedefe döndürülmesi için birden fazla faiz artışının masada olabileceğine yönelik sinyal verdi. Diğer yandan ECB Baş Ekonomisti Lane’e göre bankanın, gelecek verilerin daha fazla artışa ihtiyaç olduğunu göstermesi durumunda daha fazlasını yapacaklarını belirtmesi önemliydi.

    Merkez bankalarının verdikleri sinyallerin ardından açıklanacak veriler yakın takip edilecek. Bu kapsamda, bu hafta Fed’in önemli bir enflasyon göstergesi olarak takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksleri yakından izlenecek.

    Avrupa tarafında ise ECB’nin para politikasına da yön verecek olan enflasyon verilerinden, perşembe günü Almanya‘da ve cuma günü de Euro Bölgesi‘nde eylül ayı öncü TÜFE verileri açıklanacak. Ayrıca başta ECB Başkanı Lagarde olmak üzere hafta genelinde ECB üyelerinin gerçekleştirecekleri konuşmalar da bankanın para politikasına ilişkin olası yeni sinyaller bakımından önemli.

    Geçen hafta 1,0653 ile yatay kapatan parite ise haftaya sakin bir görüntü ile başlıyor.

    Paritede bugün 1,0595-1,07 arasında bant hareketi bekliyoruz.

    Ons Altın/DolarFed ile ilgili şahin beklentilerin devam ettiği ortamda değerli madende baskı sürüyor. Diğer yandan baskının sınırlı kaldığını izliyoruz. Geçen hafta sadece %0,1 oranında düşen ons altında bu sabah da sınırlı düşüşler gözleniyor. Şu aşamada bu hafta açıklanacak veriler öncesinde de değerli madende bant hareketi bekliyoruz.

    Olası bant hareketinde 1.910-1.940 aralığı izlenebilir.

    Kaynak: Ziraat Yatırım

    Hibya Haber Ajansı

  • Daralan arz beklentileri ve Çin’deki teşvikler, petrolün rallisini destekliyor

    Daralan arz beklentileri ve Çin’deki teşvikler, petrolün rallisini destekliyor

    Investing.com – Majör ithalatçı Çin’den gelen yeni teşviklerle birlikte petrol fiyatları, Asya ticaretinde kazançlarını artırırken daha sıkı arz ve istikrarlı talep beklentisi, yukarı yönlü ivme sağlamaya devam etti.

    Ham petrol fiyatları, 2022 Kasım başından bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken Çin, yerel bankalar için zorunlu karşılık oranını 25 baz puan indireceğini açıkladı. Bu, bu yıl için ikinci indirim. Bu hamlenin, Çin ekonomisine daha fazla likidite sağlaması ve potansiyel olarak ekonomik büyümeyi desteklemesi bekleniyor.

    Faiz indirimi, dünyanın en büyük petrol ithalatçısının COVID-19 sonrası yavaşlayan ekonomik toparlanmayla mücadele ettiği ve Ağustos ayına ilişkin bir dizi yeni verinin, ekonomide kalıcı bir zayıflık olduğunu gösterdiği bir dönemde geldi.

    Ülkeden gelen beklenenden güçlü sanayi üretimi ve perakende satış verileri, büyüme hâlâ COVID-19 öncesi seviyelerin oldukça altında kalsa da, ekonomik toparlanma konusunda iyimserliğin artmasına yardımcı oldu. Beklenenden daha zayıf gelen sabit kıymet yatırımı verileri ise iş dünyasında güvenin, zayıf kalmaya devam ettiğini gösterdi.

    WTI %0,7 artışla 90,81 dolara yükselirken Brent %0,5 artışla 94,25 dolar oldu.

    Arzdaki daralma ve Çin’le ilgili iyimserlik, doların gücünü dengeliyor

    Arzın sıkılaşması ve Çin’de talebin iyileşeceğine dair beklenti üzerine petrol fiyatları, dolardan daha güçlü bir seviyede işlem gördü.

    Bu hafta açıklanan veriler, ABD’de enflasyonun Ağustos ayında beklenenden daha fazla yükseldiğini, perakende satışların da beklentilerin üzerinde ilerlediğini gösterdi.

    Olumlu veriler, doları altı ayın en yüksek seviyesine çıkardı ancak bu, petrolün yükselişini durduramadı. Veriler ayrıca Fed’in önümüzdeki hafta faiz oranlarını sabit tutacağı yönündeki beklentileri de destekledi.

    Petrol, haftalık bazda %3’ün üzerinde artışa hazırlanıyor

    Brent ve WTI vadeli kontratları, bu hafta %3’ün üzerinde değer kazanarak üst üste üçüncü haftasını da kazançla kapattı.

    Suudi Arabistan ve Rusya’nın, arzı günlük toplam 1,3 milyon varil azaltacaklarını açıklamalarının ardından ham petrol fiyatları, Haziran başından bu yana yükselişte. İkili, kısa süre önce arz kesintilerini yıl sonuna kadar uzatarak ham petrol fiyatlarına bir destek daha sağladı.

    Arz kesintilerinin ardından piyasaların daha da sıkılaşacağı beklentisi, bu yıl petrol fiyatlarına en büyük desteği vererek Haziran ayından bu yana %30’dan fazla yükselmesine yardımcı oldu.

    Arzın daralması, piyasaların bu hafta açıklanan stok verilerini büyük ölçüde görmezden gelmesine de yardımcı oldu. Veriler, seyahat ağırlıklı yaz sezonu sona ererken ülkedeki yakıt talebinin yavaşlayabileceğini gösterdi.

  • OPEC raporu ve TÜFE odağında petrol fiyatları 10 ayın zirvesine yakın

    OPEC raporu ve TÜFE odağında petrol fiyatları 10 ayın zirvesine yakın

    Investing.com – Petrol fiyatları Asya ticaretinde çok az hareket ederken piyasalar, günün ilerleyen saatlerinde yayımlanacak OPEC raporundaki arz-talep tahminlerini bekliyor. Ancak son arz kesintilerine ilişkin iyimserlik, fiyatları 10 ayın en yüksek seviyelerine yakın tuttu.

    Yatırımcılar ayrıca bu hafta açıklanıp önümüzdeki hafta Fed toplantısı için tonu belirlemesi muhtemel olan önemli ABD enflasyon verileri öncesinde de gergindi. Veriler beklenirken dolar neredeyse son altı ayın en yüksek seviyesine çıktı.

    Petrol fiyatları, büyük üreticiler Suudi Arabistan ve Rusya’nın beklenenden daha büyük arz kesintileri sayesinde geçtiğimiz hafta güçlü kazançlar elde etmeye devam etti. Kesintiler, yatırımcıların talebi azaltabileceğinden korktukları kötüleşen küresel ekonomik koşullara ilişkin kasvetli hissiyatın giderilmesine yardımcı oldu.

    Brent petrol çok az hareket ederek 90,65 dolar olurken WTI 87,33 dolarda değişmedi.

    OPEC raporu bekleniyor

    Petrol piyasaları şimdi OPEC’in günün ilerleyen saatlerinde paylaşacağı aylık raporu bekliyor.

    Kartelin, özellikle Suudi Arabistan ve Rusya’nın son kesintileri karşısında, arz konusunda daha fazla ipucu vermesi bekleniyor. Özellikle enflasyondaki canlanmanın, büyük merkez bankalarının daha fazla faiz artırımına gitmesine neden olacağına dair endişelerin arttığı bir ortamda, talebe ilişkin tahminler odak noktası olacak.

    Çin’in bu yıl petrol talebini rekor seviyelere çıkaracağına dair beklentiler azalırken Çin’e ilişkin tahminler de izlenecek. Çin’in petrol ithalatı, bu yıl büyük ölçüde güçlü kalırken ülkedeki ekonomik faaliyetin yavaşlaması yerel yakıt talebine ilişkin endişeleri artırdı.

    Yine de son ekonomik veriler, hükümetin parasal destek sağlamaya devam etmesiyle, Çin’de enflasyon ve kredi faaliyetlerinde bir miktar iyileşme olduğunu gösterdi.

    OPEC’in yanı sıra Uluslararası Enerji Ajansı da Çarşamba günü aylık raporunu yayımlayacak.

    TÜFE verileri öncesinde dolar güçleniyor

    Bu hafta bir miktar değer kaybeden dolar; piyasaların, ABD enflasyonunun yeniden canlanmasından endişe duymaya devam etmesinden dolayı altı ayın en yüksek seviyelerine yakın seyretti.

    Çarşamba günü açıklanacak verilerin, güçlü tüketici harcamaları ve yakıt maliyetlerindeki canlanmanın etkisi ile tüketici fiyat endeksinin, Ağustos ayında Temmuz ayına kıyasla daha hızlı büyüdüğünü göstermesi bekleniyor.

    Yükselen enflasyon, Fed için daha şahin bir görünüm ortaya çıkarabilir ve merkez bankası tarafından yapılacak herhangi bir faiz artışının, önümüzdeki aylarda ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturması muhtemel.

    Daha güçlü bir dolar da petrolü uluslararası alıcılar için daha pahalı hale getirerek ham petrol talebi üzerinde baskı oluşturuyor.

  • Döviz piyasaları haftaya nasıl başladı?

    Döviz piyasaları haftaya nasıl başladı?

    Investing.com – Dolar endeksi, geçen hafta Mart ayından bu yana en yüksek değeri olan 105 seviyesini test ettikten sonra haftaya düşüşle başladı. 

    Çin tarafından gelen veriler, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’ın yorumları, Japonya’da negatif faiz döneminin sona ereceğine dair sinyaller ve bu hafta önemli verilerin açıklanacak olması dolar endeksine sekte vuran satır başlarını oluşturdu.

    Hafta sonu konuşan ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, ülkede yumuşak iniş sinyallerine dikkat çekti ve enflasyonun iş piyasasının büyük bir zarar görmeden kontrol altına alınabileceğine dair olumlu görüşlerini paylaştı. 

    Çin ekonomisindeki olumsuz görünüm ise hafta başına açıklanan bazı verilerle olumluya dönebilecek bazı sinyaller verdi. Ülkede büyük bir sorun olan gayrimenkul sektörü için alınan önlemler çerçevesinde kredi verilerinin güçlü gelmesi moral oldu.

    DXY endeksi ise geçen hafta kapanışta sabit kalırken yeni haftaya %0,3 oranında düşüşle 104,7 seviyesine gerileyerek başladı. 

    EUR/USD

    EUR/USD, geçen hafta 1,0685 seviyesine kadar gerilerken Haziran ayında destek bulduğu noktaya geri döndü. Haftaya bu noktadan gelen tepki alımlarıyla başlayan parite, %0,25 oranında bir sıçramayla 1,07 dolar seviyesine yükselse de henüz düşüş eğiliminden kurtulan bir görüntüye sahip değil 

    Piyasa yorumcuları ise Almanya’da resesyon ihtimali ve ABD’nin enflasyonist baskıyla sıkı şekilde mücadele ettiği ortamda yaz aylarının geri kalmasının ardından volatilitede daha fazla artış bekliyor. Ticaret hacimlerindeki artışa bağlanan volatil hareketlerdeki artış beklentisiyle önümüzdeki dönemlerde piyasa dinamiklerinin EUR/USD için belirleyici olabileceği düşünülüyor. 

    Mevcut görünüm ise Euro Bölgesi’nin enflasyon ile ilgili sorunlarının daha fazla olmasıyla ibrenin dolar lehine hareket edebileceği izlenimini veriyor.

    USD/JPY

    USD/JPY, haftaya sert bir düşüşle başlarken döviz sepetini aşağı çeken önemli bir hareket gerçekleştirdi. Japon yeni, dolar karşısında hafta açılışında %1’in üzerinde değer kazanırken USD/JPY, 147,8 bölgesinden 145,9 bandına kadar keskin bir düşüş gördü. Öğlenden sonraki işlemlerde ise paritede 146 bandına doğru bir miktar toparlanma görüldü.

    BoJ Başkanı Ueda Kazuo’nun Japonya’da negatif faiz döneminin sona erebileceğine dair sinyaller içeren konuşması, paritedeki geri çekilmenin en önemli tetikleyicisi oldu. 

    USD/CNY

    Yuan, dolar karşısında tarihi dip seviyelere ulaşırken Çin Halk Bankası’nın sözlü uyarılarının parite üzerinde etkili olduğu görüldü. USD/CNY, geçen hafta 7,35 seviyesine çıkarak 2007’den bu yana görülmeyen seviyelere ulaştıktan sonra hem sözlü uyarı hem de Çin’den gelen olumlu veriler eşliğinde hafta başında sert bir düşüş görüldü. USD/CNY, yeni haftaya %1 düşüşle 7,27 seviyesine gerileyerek başladı.

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – Kazanç sezonu ciddi bir şekilde başlarken Fed’in politika yapıcıları, gelecek ayki politika toplantısı öncesinde görüşlerini açıklamak üzere son bir şansa sahip olacak. PMI verileri, finans sektöründe son dönemde yaşanan çalkantının etkisine işaret edebilir. Bu arada İngiltere ve Çin, önemli ekonomik veriler açıklayacak.

    1. Kazanç sezonu

    Cuma günü JPMorgan (NYSE:JPM), Citigroup (NYSE:C) ve Wells Fargo ‘nun (NYSE:WFC), artan faiz oranları ve bankacılık sistemindeki stres korkularının hafiflemesinden faydalanarak beklentileri aşmasıyla bankacılık sektörünün ağır topları, kazanç sezonunu başlattı.

    İlk çeyrek kazanç sezonu, Goldman Sachs (NYSE:GS), Morgan Stanley (NYSE:MS) ve Bank of America (NYSE:BAC) dahil olmak üzere büyük bazı bankaların yanı sıra Netflix (NASDAQ:NFLX), Tesla (NASDAQ:TSLA), IBM (NYSE:IBM) ve Johnson & Johnson (NYSE:JNJ) gibi uzun bir kurumsal listeden beklenen sonuçlarla, önümüzdeki hafta tüm hızıyla devam edecek.

    Cuma günkü Refinitiv verilerine göre analistler, S&P 500 kazançlarının ilk çeyrekte bir önceki yıla göre %4,8 azalmasını bekliyor. Bir hafta önceki tahminleri, yıllık bazda %5,2’lik düşüş yönündeydi.

    Boston’daki Bolvin Wealth Management Group’un başkanı Gina Bolvin, Cuma günü yazdığı bir notta, “Kazanç sezonunun iyi haberler getireceğini düşünmüyoruz ancak beklentiler, sonuçların ardından hisse senetlerinin tekrar yükseldiğini görmemizi sağlayabilecek kadar düşük.” dedi.

    2. Fed

    Merkez Bankasının Mart ayı toplantı tutanaklarında, finans sektöründe son dönemde yaşanan çalkantıların ardından bu yılın ilerleyen dönemlerinde resesyon yaşanma riskinin arttığı kabul edilmesine rağmen çoğu yatırımcı, Fed’in, 3 Mayıs’taki politika toplantısında faizleri 25 baz puan daha artıracağını düşünüyor.

    Önümüzdeki birkaç gün içinde yatırımcılar, toplantı öncesinde geleneksel sessizlik dönemine girmeden önce New York Fed Başkanı John Williams, Yöneticiler Michelle Bowman, Christopher Waller ve Lisa Cook da dahil olmak üzere birçok Fed yetkilisini dinlemek için son bir şansa sahip olacak.

    ABD’de ayrıca mevcut konut satışları, bir çift bölgesel imalat anketi ve ekonomistlerin, yılın başından bu yana işten çıkarmaların arttığı bir ortamda bir artış daha göstermesini bekledikleri ilk işsizlik başvuruları açıklanacak.

    3. PMI verileri

    Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere Cuma günü PMI (satın alma yöneticileri endeksi) verilerini açıklayacak ve piyasa gözlemcileri, bankacılık sektöründe son dönemde yaşanan kargaşanın, ekonomik büyümeyi etkileyip etkilemediğine dair işaretler arayacak.

    Geçtiğimiz hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel büyüme tahminini düşürmüş ve finans sektöründeki sorunların, küresel ekonominin tahminleri aşmak yerine daha düşük performans göstereceği anlamına geldiği uyarısında bulunmuştu.

    PMI verileri büyümenin yavaşlayıp yavaşlamadığını ve eğer yavaşlıyorsa ne hızda yavaşladığını gösterecektir. Bu soru, merkez bankaları sıkılaştırma döngülerinin sonuna yaklaşırken piyasalar için hızla önemli bir etken haline geliyor.

    Piyasalar, Fed’in yılın sonuna kadar faiz indirimine gideceğini düşünüyor ki bu beklenti, ABD’nin ikinci yarıda ciddi bir yavaşlama göstermesine dayanıyor.

    4. İngiltere verileri

    İngiltere’de Salı günü açıklanacak olan Şubat ayı istihdam ve bir gün sonrasında paylaşılacak olan Mart enflasyon verileri, İngiltere Merkez Bankası (BoE) yetkililerinin, önümüzdeki ay yapacakları toplantıda faizleri 25 baz puan daha artırıp artırmayacaklarını belirleyebilir.

    Enflasyon, Şubat ayında gıda fiyatlarındaki artışın etkisiyle beklenmedik bir şekilde %10,4’e yükseldi ve bu durum, Mart ayında faiz artırımına gidilmesi ihtimalini güçlendirdi. Ekonomistler, enflasyonun Mart ayında tek haneli rakamlara gerilemesini bekliyor ancak bu, yine de Avrupa’nın geri kalanı ve ABD’de görülen enflasyon oranının oldukça üzerinde olacak.

    İngiltere ekonomisi resesyondan kaçınmayı başarmış olsa da büyüme, geçtiğimiz yıl durgunlaştı.

    Piyasalar, BoE’nin önümüzdeki ay faizleri %4,25’ten %4,5’e yükselteceğini öngörüyor – bu, Aralık 2021’den bu yana art arda 12. faiz artışı olacak.

    5. Çin verileri

    Çin, Salı günü ilk çeyrek gayri safi yurt içi hasıla, Mart ayı perakende satış ve sanayi üretimi raporları da dahil olmak üzere bir dizi veri açıklayacak ve piyasa katılımcıları, dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki dengesiz toparlanma konusunda resmin daha net bir hale gelmesini umuyor.

    Çin’in ihracatı artıp kredi büyümesi güçlü seyrederken tüketici ve sanayi sektörleri, pandemi dönemindeki kısıtlamaların ardından toparlanmaya çalışıyor, enflasyon ise düşük seyretmeye devam ediyor.

    Politikacılar, COVID-19 kısıtlamaları nedeniyle geçen yıl neredeyse yarım yüzyıldaki en kötü performanslarından birini kaydeden ekonomiye desteği artırma sözü verdi.

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.

    Yazar: Noreen Burke

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – 2008 finansal krizinden bu yana yaşanan en büyük banka iflasının etkilerinin sürdüğü bir ortamda yatırımcılar, önümüzdeki hafta ABD’de açıklanacak enflasyon verilerine odaklanacak ve bu veriler Fed’in enflasyonu kontrol altına alma çabalarına ilişkin endişeler nedeniyle zaten baskı altında olan piyasalar için önemli bir test olacak. Diğer yandan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bir büyük faiz artırımı daha yapması, İngiltere’nin son bütçesini açıklaması ve Çin’in bir dizi ekonomik veri paylaşması bekleniyor.

    İşte yeni haftaya başlarken bilmeniz gerekenler:

    1. Bulaşma riski

    Silicon Valley Bank’ın (Silikon Vadisi Bankası) (NASDAQ:SIVB) Cuma günkü dramatik çöküşünün ardından yatırımcılar; Fed’in enflasyonla mücadele kampanyasının, finansal sistemde, bankanın faiz artırımlarını hızlandırması halinde büyüyebilecek bir güvenlik açıklarına maruz kalması konusunda endişelenmeye başladı.

    Teknoloji girişimlerine odaklanan SVB, parasını yatırdığı tahvillerin değerinin, yüksek faiz oranları nedeniyle düştüğünü gördü. Varlıklarının değerini artırmaya yönelik bir planı geri tepti ve Cuma günü düzenleyiciler devreye girip bankayı kapatmadan ve kayyuma devretmeden önce bankaya hücum edilmesine yol açtı.

    Bu hızlı çöküş, küresel piyasalarda tedirginlik yarattı ve finans sektörü ve ötesinde bulaşıcılık korkusuyla bankacılık hisselerini sarstı.

    Wedbush Securities’de hisse senedi işlemleri genel müdürü olan Michael James, “Finans sektöründen kaynaklanan endişeler genel olarak piyasaya yayılıyor.” dedi.

    “Silvergate’in (NYSE:SI) fiyaskosunu, Silicon Valley Bank’ın çöküşüyle birleştirdiğinizde… bu, genel piyasa istikrarı için bir endişe dalgası etkisi yaratıyor.”

    2. ABD enflasyon verileri

    Cuma günü gelen karışık ABD istihdam raporu, Fed’in yaklaşan toplantısında 50 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığına ilişkin bazı endişeleri hafifletirken Salı günü beklenenden daha yüksek gelen bir enflasyon okuması, SVB’nin başarısızlığının ardından zaten diken üzerinde olan yatırımcılar arasındaki korkuları yeniden alevlendirebilir.

    Ekonomistler, aylık enflasyonun bir önceki ay %0,5 artmasının ardından Şubat ayında %0,4 artarak yıllık bazda %6 yükselmesini bekliyor.

    Geçen hafta Fed Başkanı Jerome Powell, gelecek verilerin neredeyse bir yıllık sıkılaştırmanın ardından ekonominin sıcaklığını koruduğunu göstermesi halinde merkez bankasının, faizleri beklenenden daha yüksek bir oranda artırabileceğini söyledi ancak yaklaşan Mart toplantısı hakkında henüz bir karar alınmadığını da sözlerine ekledi.

    Önümüzdeki hafta izlenecek diğer ekonomik veriler arasında perakende satışlar, üretici fiyat enflasyonu, konut başlangıçları ve sanayi üretimi Şubat ayı rakamları yer alıyor.

    3. Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımı

    ECB, enflasyonu kontrol altına almak amacıyla Temmuz ayından bu yana faizleri 3 puan arttırdıktan sonra Perşembe günü yapacağı toplantıda faizleri, 50 baz puan daha arttıracak gibi görünüyor.

    Euro Bölgesi’nde temel enflasyonun geçen ay yükseldiğini gösteren veriler, fiyat baskılarının kalıcı olduğu yönündeki endişeleri arttırdı.

    Piyasalar, ECB’nin 4 Mayıs’taki toplantısında 50 baz puanlık bir artış daha yapılacağını fiyatlıyor ve ECB’nin Şubat ayı toplantısının tutanakları, bu beklentilere pek de karşı çıkmadı.

    ECB tutanaklarında, “Çekirdek enflasyon ve diğer temel enflasyon ölçütleri, şu ana kadar sadece sınırlı bir istikrar kanıtı ile birlikte muhtemelen daha yapışkan olacaktı.” denildi.

    “Yönetim Konseyi’nin politika faizlerinin, kısıtlayıcı bölgeye girmesi için daha fazla artış gerekiyordu.”

    ECB Başkanı Christine Lagarde, Perşembe günkü politika toplantısı sonrasında yapılacak basın toplantısında faizlerin ne kadar yükseleceği konusunda muhtemelen sıkboğaz edilecek.

    4. İngiltere bütçesi

    İngiltere Başbakanı Jeremy Hunt, Çarşamba günü Bahar Bütçesini açıklayacak. Hunt’ın selefi Kwasi Kwarteng ve eski Başbakan Liz Truss‘un, cömert vergi indirimlerini açıkladığı Eylül ayında, piyasalarda yaşanan çalkantının ardından tahmin yürüten kişiler, Hunt’ın kamu maliyesini istikrarlı tutmaya öncelik vermesini bekliyor.

    Bu bağlamda piyasaların odak noktası, bütçeyle birlikte açıklanacak olan büyüme ve borçlanma tahminleri olacak.

    Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR), 2024 yılı için %1,3 GSYİH büyümesi öngörüyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise hafif bir daralma öngörüyor. OBR’nin tahminini düşürmesi sterlini etkileyebilir ancak sterlin, esas olarak faiz oranları arasındaki farklara göre hareket ediyor ve ABD faizlerinin, İngiltere’ye göre daha fazla artması bekleniyor.

    İngiltere hükümetinin borçlanmasının düşmesi ve bunun da potansiyel olarak sterlini desteklemesi bekleniyor ancak hanehalkı enerji maliyetlerini desteklemeye yönelik bir programın uzatılması, enflasyonist bir etki olarak görülebilir.

    5. Çin’in verileri

    Çin’in Çarşamba günü açıklayacağı yılın ilk perakende satışlar ve sanayi üretimi verileri, piyasa gözlemcilerine Pekin’in yeni %5’lik büyüme hedefinin birçok analistin düşündüğü kadar ılımlı olup olmadığı konusunda fikir verecek.

    Veriler, Xi Jinping‘in Cuma günü, bir hafta süren Ulusal Halk Kongresi’nde emsali görülmemiş bir şekilde üçüncü dönem başkanlığını garantilemesinin ardından gelecek.

    Şanghay’ın sıkı COVID-19 karantinalarını denetlemesiyle tanınan Li Qiang, Xi’nin ekonomi üzerindeki kontrolünü artırmasıyle birlikte kenara itildiği düşünülen emekli Li Keqiang’ın yerine başbakan olarak onaylandı.

    Li’nin bundan sonraki görevi, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin yeniden yükselişine rehberlik etmek olacak. Çin 2022 yılında sadece %3 büyüyerek son on yılların en kötü performansını sergiledi.

    Yazar: Noreen Burke

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.

  • Çin’in zayıf verileri, ham petrolde düşüşe yol açtı

    Çin’in zayıf verileri, ham petrolde düşüşe yol açtı

    Investing.com – En büyük ham petrol ithalatçısı Çin’den gelen zayıf verilerin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki toparlanmanın boyutuna ilişkin şüpheleri artırmasının ardından petrol fiyatları Salı günü düştü.

    WTI %0,7 düşüşle 79,72 dolardan işlem görürken Brent %0,7 düşüşle 85,58 dolara geriledi.

    Salı günü açıklanan ticaret verileri; Çin ithalatının, Şubat ayında yıllık bazda %10’un üzerinde düşüşle beklentilerin altında kaldığını ve iç talebin zayıf kaldığını gösterdi.

    Daha spesifik olarak ham petrol ithalatı, 2023’ün ilk iki ayında bir önceki yıla göre %1,3 azaldı.

    ING analistleri yayımladıkları bir notta, “Çin’in son petrol ticareti verileri, ithalatın toparlanmaması halinde kısa ve orta vadede hissiyat üzerinde baskı oluşturabilecek daha zayıf bir iç talebe işaret ediyor.” dedi.

    Bu veriler öncesinde Çinli hükümet yetkilileri, hafta sonu, 2023 yılı için 30 yılı aşkın bir sürenin en düşük ekonomik büyüme hedefini açıklamıştı ve geçen haftaki etkileyici ticari faaliyet rakamlarının, beklentileri yükseltmesinin ardından yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.

    Bununla birlikte Fed Başkanı Jeremy Powell‘ın, seansın ilerleyen saatlerinde başlayacak olan iki günlük sunumu öncesinde yatırımcılar güçlü pozisyonlar almaktan çekindikleri için kayıplar sınırlı kaldı.

    Powell’ın meslektaşları, ABD merkez bankasının enflasyonla mücadele etmek için faizleri artırmaya devam etmesi gerektiğini vurgulama eğiliminde ve Powell, bu şahin konuşmaya devam ederse dolar muhtemelen yükselecek.

    Ancak son basın toplantısında Başkan, “dezenflasyondan” bahsetmişti ve Fed’e, gerekli gördüğü politikaları izlemesi için daha fazla esneklik sağlamak amacıyla genel şahin tonunu yumuşatmaya çalışabilir.

    Bu durum Amerikan doları‘nı zayıflatacaktır.

    Salı günü ayrıca Amerikan Petrol Enstitüsü (API) tarafından açıklanacak olan ABD stok verileri de ilgi çekecek.

    Geçen hafta ham petrol stoklarında, 6 milyon varilin üzerinde bir artış görüldü ancak analistler, şimdi yurt içi stoklardaki son artış dizisinde bir duraklama bekliyor.

    Yazar: Peter Nurse

  • Petrol fiyatları gerilese de haftayı pozitif kapatması bekleniyor

    Petrol fiyatları gerilese de haftayı pozitif kapatması bekleniyor

    Investing.com – Çin talebindeki toparlanmaya ilişkin canlanan iyimserlik, fiyatları, haftayı güçlü kazançlarla bitirme yoluna soksa da yatırımcıların, artan faiz oranlarından kaynaklı olumsuzlukların artma olasılığını tartmasıyla, petrol fiyatları Cuma günü hafifçe düştü.

    Ham petrol piyasaları son seanslarda bir dizi karışık sinyalin ortasında sert dalgalanmalar kaydetti. Çin’in beklenenden iyi gelen ticari faaliyet verileri, yukarı yönlü ivme kazandırırken bu durum, büyük merkez bankalarından gelen şahin sinyaller ve dünya genelinde inatçı enflasyon işaretleriyle dengelendi.

    Brent %0,1’den az düşüşle 84,45 dolara gerilerken WTI %0,4 düşüşle 77,89 dolara indi. Her iki enstrüman da bu hafta %1,5 ila %2 arasında değer kazanarak üst üste ikinci haftasını da kazançla kapatacak.

    Çin’e ilişkin iyimserlik, Pekin’in bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamalarının çoğunu gevşetmesinin ardından ülkenin bileşik satın alma yöneticileri endeksi (PMI), Şubat ayında on yılın en hızlı büyümesini gösterdiği için bu hafta fiyatlara en büyük destek oldu.

    Özel bir anketin sonuçları Cuma günü bu toparlanma fikrini yineledi: Caixin hizmet PMI Şubat ayında beklenenden daha fazla artış gösterdi.

    Değerler; Çin’deki ekonomik toparlanmanın, ham petrol talebini 2023 yılında rekor seviyelere çıkaracağı yönündeki bahisleri güçlendirdi. Ancak aynı zamanda petrol fiyatlarının, piyasanın önündeki birkaç potansiyel engeli aşmasına da yardımcı oldu.

    Bu hafta açıklanan verilere göre ABD’de imalat faaliyeti, Şubat ayında üst üste dördüncü kez gerilerken imalat fiyatları, beklenmedik bir şekilde yükselerek yüksek enflasyon korkularını besledi. Beklenenden daha zayıf gelen haftalık işsizlik başvuruları da Fed’in yavaşlatmak istediği iş gücü piyasasındaki esnekliğe işaret etti.

    Fed yetkililerinin yaptıkları yorumlar, faiz oranlarının izleyeceği yol konusunda az da olsa netlik sağladı. Ancak Fed’in duruşunun, büyük ölçüde ekonomik veriler tarafından belirleneceğini yinelediler ki bu veriler, şu ana kadar enflasyonun Ocak ayında sabit kaldığını gösterdi.

    Diğer veriler de ABD piyasalarında arz bolluğunun devam ettiğini ve ülkenin ham petrol stoklarında üst üste onuncu hafta da artış yaşandığını gösterdi.

    Şubat ayı için beklenenden daha yüksek bir Avrupa tüketici enflasyonu rakamı, Avrupa Merkez Bankasının, yükselen fiyatlara karşı şahin bir retorik kullanması bekleniyor.

    Petrol fiyatları, özellikle daha güçlü bir dolar ve artan faiz oranlarının, bu yıl ekonomik büyümeyi azaltacağı ve bunun da ham petrol talebine zarar vereceği endişelerinden kaynaklanan baskı ile yıllık bazda yaklaşık %2 daha düşük işlem görüyor.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Çin’deki iyimserlik ABD stoklarındaki artışı gölgede bırakırken petrol yükseldi

    Çin’deki iyimserlik ABD stoklarındaki artışı gölgede bırakırken petrol yükseldi

    Investing.com – Çarşamba günü petrol fiyatları; Çin’in beklenenden daha güçlü gelen ekonomi verilerinin, ülkede talep toparlanmasına yönelik umutları artırması ve piyasaların ABD stoklarında yaşanan bir büyük artışa daha dair işaretleri görmezden gelmesine yardımcı olmasıyla yükseldi.

    Hükümet verilerine göre Çin’de ticari faaliyetlerin önemli bir göstergesi olan kompozit satın alma yöneticileri endeksi (PMI), Şubat ayında son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. Veriler hem imalat hem de imalat dışı PMI’larında beklenenden daha büyük artışlarla desteklendi.

    Veriler, dünyanın en büyük petrol ithalatçısının, bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamalarının çoğunu gevşetmesinin ardından ekonomik toparlanmanın hız kazandığına işaret ediyor.

    Brent %0,9 artışla 83,81 dolara yükselirken WTI %0,4 artarak 77,38 dolar oldu. Her iki kontrat da kazançlarını ikinci seansa taşıdı.

    Güçlü Çin verileri, Asya devindeki toparlanmanın petrol talebini 2023’te rekor seviyelere çıkaracağı yönündeki beklentileri besledi. Bu düşünce de son seanslarda petrol fiyatları için olumlu etki yarattı ve Salı günü fiyatlar %2 kadar yükseldi.

    Veriler ayrıca piyasaların, büyük ham petrol ithalatçısı Hindistan’dan, beklenenden daha düşük gelen ekonomik büyüme verisini görmezden gelmesine yardımcı oldu.

    Arz tarafında; endüstri verileri ABD petrol stoklarının muhtemelen art arda 10. hafta da arttığını göstererek dünyanın en büyük petrol tüketicisinde bir arz bolluğuna işaret etti.

    Amerikan Petrol Enstitüsünden (API) alınan veriler, ham petrol stoklarının 24 Şubat haftasında beklenenden çok daha büyük bir artışla, 6,2 milyon varil arttığını gösterdi ve günün ilerleyen saatlerinde hükümet verilerinde de benzer bir artışın habercisi oldu.

    Rakamlar, ABD’de benzin talebinin yavaşladığına dair işaretlerle birlikte değerlendirildiğinde, yüksek enflasyon ve artan faiz oranlarıyla boğuşan dünyanın en büyük petrol tüketicisinde ham petrol tüketiminin baskı altında olduğu görülüyor.

    Bu eğilimin -özellikle de yükselen faiz oranlarının- ekonomik büyümeye ve dolayısıyla ham petrol talebine zarar verebileceği endişesi, son seanslarda petrol fiyatlarını baskıladı. Piyasalar ayrıca dünyanın geri kalanındaki bir durgunluğun, Çin’deki talep toparlanmasını büyük ölçüde etkisizleştireceğinden korkuyor.

    Bu hafta gözler, Çarşamba ve Cuma günü açıklanacak olan Şubat ayı ABD ticari faaliyet göstergelerinde olacak. Üretim faaliyetinde, hizmet sektörünün gücünü dengeleyecek bir daralma olması bekleniyor.

    Bu hafta ayrıca Euro Bölgesi KOBİ’leri ve tüketici enflasyonu dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelecek ekonomik göstergelerin de küresel ekonomiye ilişkin daha fazla ipucu sağlaması bekleniyor.

    Yazar: Ambar Warrick

  • AB ve ABD’de PMI verileri yayımlanacak

    AB ve ABD’de PMI verileri yayımlanacak

    Investing.com – Makroekonomik verilerin yoğun olduğu bir haftada borsalara oynaklık geri dönüyor. Bugün Atlantik’in her iki yakasındaki PMI verilerine odaklanacağız.

    Petrol daha düşük işlem görüyor.

    Kripto para birimleri bu sabah karışık seyrediyor.

    İşte yatırımcıların bugün kararlarını verirken göz önünde bulundurmaları gereken beş faktör:

    1. Avrupa ve ABD PMI verileri.

    Bugün Fransa, Almanya, Euro Bölgesi ve İngiltere‘den bileşik, imalat ve hizmet PMI verilerini alacağız. Bu veriler ayrıca TSİ 22:45’te ABD‘de de yayımlanacak.

    2. Şirket kazançları

    Kazanç raporları sezonu sona eriyor. Bugün Walmart (NYSE:WMT), Home Depot (NYSE:HD) ve HSBC Holdings (BA:HSBC) ve diğer bazı isimler çeyreklik sonuçlarını paylaşacak.

    3. Kripto yükselişte zorlanıyor; kahve yükseliyor

    Kripto para sektörü hâlâ zemin kazanmaya çalışıyor. Bitcoin 24.000 dolardan ve Ethereum 1.600 dolardan işlem görüyor.

    ABD kahve fiyatları ise bugün 185 dolarda seyrediyor.

    4. Asya ve ABD borsaları

    Ana Asya endeksleri bugün negatif. Nikkei %0,2, Hong Kong Hang Seng %1,6 ve Shanghai Composite %0,1 değer kaybetti.

    Wall Street’te piyasalar Başkanlar Günü tatili nedeniyle kapalı.

    5. Makroekonomik veriler

    Avrupa’daki makroekonomik veriler arasında ZEW Euro Bölgesi yatırımcı güven endeksi öne çıkıyor.

    ABD’de ise ikinci el konut satışı verilerini göreceğiz.

    Haber: Laura Sánchez

    • Günün gelişmelerini ekonomik takvimimizden takip edebilirsiniz: https://tr.investing.com/economic-calendar/.