Etiket: Yapı

  • CHP’li Arslan’dan Bakan Kurum’a: “‘türkiye Tek Yürek’ Yardım Kampanyasında Kaç TL Bağış Toplanmıştır?

    (ANKARA)- CHP Milletvekili İbrahim Arslan, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a “Kahramanmaraş merkezli depremde başlatılan ‘Türkiye Tek Yürek’ yardım kampanyasında kaç TL bağış toplanmıştır. Toplanan tutar nerelerde kullanılmıştır? Kampanyada bağış yapacağını bildirmelerine rağmen taahhüdünü yerine getirmeyen kurum ya da kişiler var mıdır? Varsa kimlerdir” diye sordu.

    CHP Milletvekili İbrahim Arslan, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kuru’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Arslan, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

    “2025 yılı bütçesi 2024 yılına göre yaklaşık olarak ortalama yüzde 31 gider ve harcamalarda bir artışı öngördü. Bu oranlar bakanlıklara ve ilgili kurum kuruluşlara göre değişiklik arz etmekle beraber iki bakanlığın bütçesinin 2024 yılına göre düştüğüne ne yazık ki tanık olduk. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz her biri önemli ama ülkemizi başta deprem olmak üzere afet kuşağında olan ve olası çok büyük depremlere, bilim insanları tarafından ortaya konulan yaklaşımlarla ne yazık ki tanıklı edecek ülkemiz açısından Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin 2024 yılına göre 2025 yılında düşürüldüğüne tanık olduk. Örneğin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesi önceki yıla göre 52 milyar lira. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bütçesidir. Ne yazık ki 3 milyar lira düşürülerek kabul edilmiş oldu. Çevre ve şehircilik dediğimizde tabii ki afet de ön plana çıkıyor. Bakanlığın dışında da afet riskiyle ilgili olarak da var olan kamu kurum ve kuruluşlarının ayrı bütçeleri de var biliyorsunuz. Onlardan bir tanesi Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yani AFAD. AFAD’ın da 2024 yılı bütçesi 671 milyar iken 2025’te bu rakam 404 milyar düşürülerek ne yazık ki 267 milyar olarak kabul edildi.

    Kentsel dönüşüm illerimizde yerleşim yerlerinde ve Türkiye’de çokça konuşulan bir konu. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın bütçesi de 2024’te 219 milyar iken ne yazık ki 2025 yılında 136 milyar liraya düşürüldü. 84 milyarlıkta orada bir düşüş var. Bütçenin içerisinde programlar itibarıyla de ayrılan bütçeleri değerlendirmek durumundayız. Şehircilik ve risk odaklı bütünleşik afet yönetimine 2024 yılında 906,5 milyar ödenek ayrılmışken ve harcama yapılmışken 2025 yılında 480 milyar lira yani yarı yarıya azaltılarak 426 milyara düşürüldüğüne ne yazık ki tanıklık ettik. Ülkemizde afetle ilgili başta deprem olmak üzere mücadele tamamlanmış mıdır? ve bütün yerleşim yerlerinde, illerimizde, ilçelerimizde ortaya çıkan sağlıksız binaların yenilenmesi, kentsel yenilenme, kentlerin dirençli kentler haline getirilmesiyle ilgili süreç tamamlanmış mıdır da 2024 yılına göre bu programa, bu ödeneklere, bu ilgili kurullara ayrılan bütçelerde indirime gidilmiştir?  Bu, hükümete ve ilgili bakanlıklara ve kurumlara sorulması gereken temel sorunlardan bir tanesi olarak da karşımıza çıkmaktadır.”

    “Çökme tehlikesi olan 600 bin yapı hangi bütçe ile nasıl ve ne zaman dönüştürülecektir?”

    Arslan, Bakan Kurum’a şu soruları yöneltti:

    “Milli Güvenlik Meselesi olarak gördüğünüz depremle mücadele için ayrılan 2025 yılı ödeneklerin 2024 yılına kıyasla yaklaşık yarısı kadar düşürülmesi hususunda görüşünüz nedir? Faiz giderleri için bugünkü kurla yaklaşık 53,5 milyar dolar ödenek ayrılan bütçede, bütün bakanlık ve diğer kurumların bütçeleri 2024 yılına göre artırılırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bütçelerinin düşürülerek yine bugünkü kurla toplam 17 milyar dolar ayrılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

    2025 yılına ayrılan ödeneğin çok büyük bir bölümünün deprem bölgesine harcanacağı tarafınızca bütçe görüşmelerinde açıklandığı üzere, ülke genelinde acilen dönüşmesi gerektiğini ifade ettiğiniz 2 milyon bağımsız yapı ile İstanbul’da her an çökme tehlikesi olduğunu ifade ettiğiniz 600 bin yapı hangi bütçe ile nasıl ve ne zaman dönüştürülecektir?

    İmar affı başta olmak üzere diğer düzenlemelerle 2002-2024 yılları arasında deprem ve diğer afetlerle mücadele kapsamında toplanan tutar kaç TL’dir? Toplanan tutar hangi mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde kullanılmıştır? Kahramanmaraş merkezli depremde başlatılan ‘Türkiye Tek Yürek’ yardım kampanyasında kaç TL bağış toplanmıştır? Toplanan tutar nerelerde kullanılmıştır? Kampanyada bağış yapacağını bildirmelerine rağmen taahhüdünü yerine getirmeyen kurum ya da kişiler var mıdır? Varsa kimlerdir?

    İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yapımı uygun olmayan ve/veya mevzuata aykırı olarak yapılan yapıların, sırf gelir elde etmek amacıyla imar kanununda yapılan düzenlemeler sonucu affedilmesiyle deprem ve diğer afetlerle mücadele edilemeyeceği hususunda ne düşünüyorsunuz?

    İmar Afları kapsamında ülke genelinde ve Eskişehir özelinde yararlandırılan konut ve işyeri sayısı ne kadardır? Yararlandırılma kriterleri nelerdir?”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İSTANBUL (İGFA) – Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, siyasi bağımsızlığın ancak iktisadi bağımsızlıkla mümkün olabileceği düşüncesinden hareketle ülkemizin ilk milli bankası olarak kurulan Türkiye İş Bankası’nın, Cumhuriyetin 100. yıldönümü vesilesiyle düzenlediği “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans devam ediyor.

    Konferansın ikinci gününde İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee birer konuşma yaptı.

    Hakan Aran, “Geleceğin Bankası Olmak” konulu konuşmasında, İş Bankası’nın hikâyesinin, Atatürk’ün “Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen, tam manasıyla modern ve millî bir banka kurulması…” yönlendirmesiyle başladığını söyledi. Aran, Bankanın daha azla daha fazlasını başarmak için kurulan ve her zaman bir bankadan çok daha fazlası olan bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurguladı.

    “Gelenek küllere tapınmak değil alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır”

    Bankanın “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonuna işaret eden Aran, “Çok sade, basit bir ifade gibi duruyor olabilir ama her kelimenin büyük bir ağırlığı olduğunu, her birinin altının ayrı ayrı çizilmesi, vurgulanması ve doldurulması gerektiğini düşünüyorum. ‘Geleceğin bankası’ olup bitilen, ulaşılan bir şey değil. Her gün yeniden kazanmanız, hak etmeniz gereken bir unvandır” diye konuştu.

    Türk bankacılık sektörünün gelişimi için geçmişte pek çok öncü hizmeti hayata geçirdiklerini vurgulayan Aran, “Ancak Gustav Mahler’in de dediği gibi ‘Gelenek küllere tapınmak değil, alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır’ ” dedi.

    “Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığı yapılamaz”

    Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığının da yapılamayacağını ifade eden Aran, bazı işlerin bugünün işi gibi görünse de zamansız olduğunu, faydasını sonraki nesillerin gördüğünü vurguladı.

    Doğaya, insana, toplumun refahına dair yapılan her şeyin aslında geleceğe bir yatırım olduğunu belirten Aran, “Bu, bizim vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Cumhuriyet bizlerden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ ister. Kurucumuzun böyle bir ülküsü varken nasıl olur da bir banka olarak kalabilirsiniz? İş Bankası bu milli ülküyü düstur edinmiş, ülkemizin medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğması için çalışmış ve çalışmaktadır. Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi, Yenicami’deki Türkiye İş Bankası Müzesi, Patara, Nysa, Teos, Stratonikeia, Zeugma arkeolojik kazılarına verdiğimiz destek, çocuklarımızın daha iyi eğitim alması için Darüşşafaka ile el ele vermemiz, TEMA ile 81 İlde 81 Orman projemiz, satranca, olimpiyatlarla çocuklarımıza verdiğimiz desteğimiz… Tüm bunlar sürdürülebilir değer yaratmaktan, geleceği inşa etmekten, geleceğin bankası olma vizyonumuzdan ne anladığımızın, ne anlamamız gerektiğinin karşılığıdır. Çocuklarımızın da bizlerle aynı havayı soluyarak, aynı refahı paylaşarak yaşama hakkını ellerinden almamak için sürdürülebilir değer yaratmaya inanıyoruz.”

    “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmalıyız”

    Konuşmasında doğru iş birliklerin önemine de işaret eden Aran, “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmak zorundayız. Özellikle çevre, eğitim, sosyal adalet, toplum refahının artırılması söz konusu olduğunda hiçbirimiz tek başımıza yeterince büyük etki yaratamıyoruz, mutlaka iş ve güç birliği yapmak zorundayız” dedi.

    Hakan Aran, sanayi döneminde en önemli iki unsurun emek ve sermaye olduğunun altını çizerek, “Cumhuriyet döneminde olmayan teknolojik imkânlar bugün artık mevcuttur. Dijital çağda veri, yapay zekâ ve sosyal medya aracılığıyla özellikle interneti köylere ulaştırabildiğimizde, en ücra köşedeki insana dokunduğumuzda aracısız iletişimin kolay olduğu bu dönemde ulaşılamayan insan kalmayacağını düşünüyorum. İnsanımız iyiyi, güzeli, doğruyu gördüğünde anlayabilecek olgunluktadır. Yeter ki güçlerimizi bu amaçla birleştirebilelim” diye konuştu.

    “İnsansız bir dönüşüm tatsız, yavan ve üstelik mümkün değil”

    Teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknolojiyi insanın yerine konumlandırmayı aklımızdan geçirmedik. Çünkü bugün yapay zekâ teknolojileri konuşulduğunda en kolay olan teknolojiyi getirip, sayınızı azaltmak ve kurumun verimliliğini artırmaktır. Biz zor olanı seçtik. Dönüşümü insanla yapacağımıza inanıyoruz. İnsansız bir dönüşümün tatsız, yavan ve üstelik de mümkün olmadığını düşünüyoruz. Yeni teknolojileri insanlarımızın kabiliyetini artırmak, onların daha hızlı, daha kapsamlı, daha düşük maliyetlerle hizmetler almasını sağlamak ve ülke ekonomimiz için sürdürülebilir değer yaratmak için kullanılması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlarımıza teknolojiyi, yeniliği kullanmayı, veriyle çalışmayı öğreteceğiz, sürekli gelişeceğiz. Bu dönüşümün Türkiye’de öncüsü olacağız.”

    “Atatürk bizlere ‘yurttaşlarım, efendiler, ey Türk gençliği’ diyerek yaptığı konuşmalarda gösterdi ki ne ülkemizin büyüklüğü ne coğrafyası ne iklimi ne doğal kaynakları; en önemli varlığımız, en büyük gücümüz her zaman insan kaynağımızdır” diyen Aran, şöyle devam etti: “Biz hızlı öğrenen, hızlı adapte olabilen, ufku açık bir halkız. Denemeyi, hatalarımızı düzeltmeyi, bildiklerimizi paylaşmayı biliriz. Atatürk inkılaplarını başarmış bir halkız. Bugün Anadolu’nun köy pazarlarında bile kredi kartıyla alış veriş yapılıyorsa, ustalara cepten EFT ile ödeme yapılıyorsa, 90 yaşındaki annemiz, babamız, teyzemiz, amcamız akıllı telefon kullanabiliyorsa inanıyorum ki ikinci yüz yılımızda Atatürk’ün yapmak istediklerini başarabileceğiz.”

    İlber Ortaylı: “Sağlıklı doğum politikası, eğitimin iyileştirilmesi, yetişmiş elemanı tutmak önemli”

    Prof. Dr. İlber Ortaylı “Cumhuriyetin İlk Yüzyılı” başlıklı konuşmasında, Cumhuriyetin kurucularının askeri alanda çok yetkin olmakla birlikte 1. Dünya Savaşı öncesinde savaşa girmeye karşı olan ve Anadolu’ya geçen kadrolardan oluştuğunu; Türklerin batılılaşmasının savaş odaklı gerçekleştiğini ve bu yüzden savaşlarda başarı için ihtiyaç duyulan mühendislik, tıp, finans gibi alanlarda geliştiğini söyledi. Ortaylı, Cumhuriyet öncesinde de eğitim alanında önemli adımlar atıldığını, kadınların sosyal hayatta ve eğitimde yer almaya başladığını, kadın aydınların ortaya çıktığını ancak genel olarak kadın ve erkeklerin bir araya geldiği ortamların oluşmadığını anlattı.

    Türk kurmaylarının hem dünya bilgisi hem dünya görüşüyle çok iyi yetişmiş olduğuna dikkat çeken Ortaylı, şöyle konuştu: “Bu bir meşruti monarşi dönemiydi. O dönemde cumhuriyetçiler var idiyse de bunu açıklamazdı. Yalnızca biri, daha İstiklal Savaşı’nda Ankara yolunda açıkladı. Mustafa Kemal Atatürk, daha kongreler döneminde Ankara’dan davet aldığında oradaki ışığı gördü ve ‘şekl-i idaremiz Cumhuriyet’ olacak diye Mazhar Müfit Bey’e söyledi. Bu fikri yapı da imparatorluğun eğitiminden geliyordu. İmparatorluğun dış dünyaya açıldığı ölçüde bu fikirler oluşuyordu ve bu fikri yapının içinde şark ve garp bir arada bulunuyordu. Bizim Çanakkale’de, Balkan’da, İstiklal Savaşı’nda kaybettiğimiz sayısız yedek subaylar bu iki dünyanın da efendisiydiler. Garbı da şarkı da biliyorlardı. Bunu biz 100 sene sonra daha yeni yeni yerine koymaya başladık.”

    Cumhuriyetin bu miras üzerine kurulduğunu ancak önceki dönemden demokrasiye olan eğilimiyle ayrıştığını söyleyen Ortaylı, “Türkiye kanuni olmaya çalışıyor. İttihatçılar gibi değil. Bir demokratik itilim var. Türkiye meşruiyet esaslarına uymak zorundadır, herkesin kendine göre iş yaptığı bir memleket olamaz. Bu kanuni yapı esastır. Darbeler olsa da darbeciler gelip 1,5 sene sonra gider” diye konuştu.

    Cumhuriyetin tıp, mühendislik, askeriye alanlarında başarılı olduğunu ancak yetişmiş insan kaynağını koruma, entelektüel sınıflara hürmet etme konusunda ve kültürel alanda eksik kaldığını ifade eden Ortaylı, önümüzdeki dönemde yapılması gerekenlere ilişkin olarak da şunları söyledi: “İlk olarak sağlıklı bir doğum politikası sürdürülmesi gerekir. İkincisi, eğitimin kesin surette iyileştirilmesi, eğitime ayrılan bütçe ve imkânların artırılması ve bunun fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesine ihtiyaç var. Üçüncüsü, bazılarının demilitarizasyon kafası yanlıştır. Askeri eğitimi budayamazsınız. Maalesef bulunduğumuz yer buna müsait değildir. Son olarak sanayileşmede eleman yetiştirilmesi ve yetişmiş elemanı tutmamız mühimdir.”

    McAfee: “Aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor, süperstar şirketler ayrışıyor”

    MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee ise günümüzde artık finanstan otomotive, perakendeden gıdaya tüm sektörlerde şirketlerin kendilerini teknoloji şirketi olarak tanımladığını belirterek, dijital çağda teknoloji şirketi olarak başarılı olmanın yalnızca bu alanda çok para harcamakla bağlantılı olmadığını söyledi. ABD’de şirketlerin toplam yatırımları içinde diğer tüm alanlara yapılan yatırım 21. yüzyılın başında dijitale yapılan yatırımın iki katı iken durumun bugün tam tersine döndüğünü ifade eden McAfee, “Bu değişim duracak gibi görünmüyor. Dijitale açlığımız her yıl artıyor. Ancak yatırım dijitale yöneldikçe bunun rekabette ve büyümedeki etkisi aynı şekilde görünmüyor. Süperstarlar kar anlamında da pazar payı anlamında da ayrışıyor. Diğer bir deyişle aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor. Süperstarlar ayrışırken, şirketlerin çoğunluğu geride kalıyor” diye konuştu.

    Andrew McAfee, süperstar olarak tanımladığı şirketlere yeni bir adlandırma yapma ihtiyacı hissettiğini belirterek, “Bunları geek (teknoloji inekleri) olarak adlandırabiliriz. Eskiden bu bir hakaretti ama artık kelimenin anlamı dönüştü. Bunlar, çok zor sorulara yanıt bulmaya odaklanırken; tuhaf görünen, yeni çözümleri kucaklayan kişiler” dedi. 21. yüzyıl başında ABD’nin önde gelen geek’lerini bir araya getiren bir haftasonu buluşmasında, bugün çevik çalışma olarak bilinen yöntemin geliştirildiğini ve çok önemli bir dönüşüm yarattığını söyleyen McAfee, bugün bu yöntemi benimsemeyen şirketlerin tüketiciyi etkileyemedikleri için silinmek zorunda kalacaklarını anlattı.

    “Çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kuruldu”

    Tüm ülke ve tüm sektörlerin geeklerin yarattığı enerji dalgasına maruz kalacağını, başarılı olup olmamalarının bu dalgaya uyum sağlama yeteneklerine bağlı olacağını ifade eden McAfee, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye konusunda çok iyimserim. Buraya gelmeden önce modern Türkiye tarihi hakkında araştırma yaptım. Gördüm ki çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kurulmuş. İnanılmaz bir itki, inanılmaz bir azim görüyorum. Atatürk, girmek üzere olduğu yüzyıl için Türkiye’yi güncellemiş ve inanılmaz şeyler yapmış. Öyle bir mirasın üzerinde oturuyorsunuz ki ülkenizin daha çağdaş versiyonlarını kurmak için yeterli enerjiye sahipsiniz. Artık 21. yüzyıldayız ve önünüzde inanılmaz fırsatlar var.”

  • Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Kocasinan Belediyesi öncülüğünde, Kaoğlu Yapı ve TİS firmaları tarafından organize edilen eğitimle deprem izolasyon sistemleri hakkında imar müdürlüğüne bağlı teknik personele bilgiler aktarıldı. Belediyenin seminer salonunda düzenlenen eğitime; Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Kaan Kaatsız, Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Fırat Soner Alıcı, TİS Teknolojik İzolatör Sistemleri Tasarım ve Satış Sorumlusu Demirhan Sever, Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Melikgazi Belediyesi, Talas Belediyesi ve Hacılar Belediyesi’nin İmar Müdürlüklerine bağlı teknik personel katıldı.

    Akademisyenler tarafından verilen eğitimde deprem izolatörlerinin Dünya’daki ve Türkiye’deki tarihçesi, gelişimi, izolatör çeşitleri hakkında genel bilgiler aktarıldı. Ayrıca izolatör sistemlerinin projelendirilmesi, uygulama esasları, çalışma prensipleri, İzolatörlü yapıların, statik projelerinin hazırlanması esnasında uyulması gereken teknik kriterler, hesap yöntemleri ile mimari, mekanik, elektrik ve peyzaj tasarımlarında uyulması gereken kurallar, izolatör sistemli yapıların, zemin, proje ve uygulama denetimlerinin Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı kapsamındaki ‘Özel Yapılar’ yönetmeliğine uygun olarak denetleneceği yönetmelik hakkında bilgiler verildi. Deprem izolasyon sistemleri hakkında genel teknik ve yönetmelik bilgilerinin aktarımı sonrasında, Kayseri’nin deprem izolatörlü konut projesi olan ve Kaoğlu Yapı tarafından inşaa edilecek Bety Plus projesinin detaylı proje bilgileri aktarıldı.

    Belediye çalışanlarının daha donanımlı olmaları için çeşitli eğitimler verdiklerine dikkati çeken Başkan Çolakbayrakdar ise “Hizmet içi eğitim kapsamında personelimize yönelik çeşitli alanlarda bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz. Eğitimle çalışanlarımızın bilgi ve becerilerini artırıyoruz. Bu eğitimlerin katkısıyla daha sağlıklı ve daha güvenli bir iş ortamı oluşturarak, hizmet kalitemizi artırıyoruz. Bütün gayemiz, yapılan her şeyin bir önceki günden bir sonraki güne daha güzel olması içindir” diye konuştu.

  • BIST şirketlerinden güncel haberler

    BIST şirketlerinden güncel haberler

    Investing.com – Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yaptıkları bildirimlere göre hazırladığımız güncel şirket haberleri özetimize içeriğimizin devamında göz atabilirsiniz.

    Alfa Solar Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ALFAS)

    Alfa Solar, Ankara merkezli Konelsis Kontrol Elektronik’ten güneş paneli satışına ilişkin KDV hariç yaklaşık olarak toplam 11.000.000 dolar bedel tutarında sipariş aldı. Şirket, söz konusu siparişe ait avans ödemesi aldığını bildirdi.

    Viking Kağıt ve Selülöz A.Ş. (VKING)

    Sermaye Piyasası Kurulu kararı uyarınca devreye alınan Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi (VBTS) kapsamında VKING payları 17/04/2023 tarihli işlemlerden (seans başından) 16/05/2023 tarihli işlemlere (seans sonuna) kadar tek fiyat işlem yöntemi ile işlem görecek.

    İlgili payda halihazırda uygulanmakta olan ve VBTS kapsamında önceki aşamalarda tanımlanan tedbirler de (açığa satış ve kredili işlem yasağı, brüt takas ve emir paketi tedbirleri) tek fiyat işlem yöntemi tedbirinin uygulandığı süre boyunca devam edecektir.

    CEO Event Medya A.Ş. (CEOEM)

    CEO Event, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı idaresinde düzenlenen ve 27 Nisan – 1 Mayıs 2023 tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek olan Teknofest Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin koordinasyon ve destek hizmetlerini vereceğini duyurdu. Şirket, bu kapsamda 41.000.000 TL cironun gerçekleşmesini beklediğini duyurdu.

    Ray Sigorta A.Ş. (RAYSG)

    Ray sigorta, 2023 yılı Ocak – Mart aylarını kapsayan döneme ait denetimden geçmemiş, tahmini prim üretimini 2.715.666.836,13 TL olarak açıkladı. Prim üretiminde bir önceki yılın aynı dönemine göre % 194,67 oranında artış meydana geldi.

    Royal Halı İplik Tekstil Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ROYAL)

    Royal Halı, Gaziantep 4.Organize Sanayi Bölgesinde yer alan halı ve BCF halı ipliği üretimi fabrikasındaki mal, hak ve varlıklarından oluşturulan “Royal ve Atlas Halı Ticari Vv İktisadi Bütünlüğü”, Fon Kurulunun 13.4.2023 tarihli kararına istinaden ihaleye çıkarıldığını duyurdu. İhaleye son teklif verme tarihi 23.05.2023 16:00’ya kadar olup ihale 24.05.2023 tarihinde, saat 11.00”da “Fon”un Büyükdere Cad. No :143 Esentepe/İstanbul adresindeki Konferans Salonunda yapılacak.

    Pınar Entegre Et ve Un Sanayi A.Ş. (PETUN)

    Pınar Entegre, 800.000.000 TL nominal tutarı aşmayacak şekilde, vadesi en fazla 3 yıl olmak üzere değişik vadelerde, Türk lirası cinsinden, yurt içinde, bir veya birden çok seferde, halka arz edilmeksizin nitelikli yatırımcılara ve/veya tahsisli olarak satılmak üzere borçlanma aracı (tahvil ve/veya finansman bonosu) ihraç etmesi konusunda ihraç belgesinin onaylanması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna başvuru yaptı.

    Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (EKGYO)

    Emlak Konut projelerinden İstanbul Beşiktaş (BJKAS) Ortaköy Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı’nın (Next Level İstanbul) yüklenicisi ile yapılan sözleşmeye ek protokol ile 1.192.500.000 TL olan Asgari Şirket Payı Toplam Geliri, 2.964.984.903 TL’ye yükseltildi.

    Emlak Konut, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına şirket tarafından ihale edilen Adıyaman İndere Deprem Konutları B Etabı 1. Kısım İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi’nin sözleşmesi, Yüklenici KUZU Toplu Konut İnş. A.Ş. ile 13.04.2023 tarihinde imzalandığını duyurdu. Sözleşme Bedeli, 4.495.800.000 TL + KDV olarak açıklandı.

    Türkiye Sigorta A.Ş. (TURSG)

    Türkiye Sigorta, bağımsız denetimden geçmemiş 2023 Mart sonu toplam brüt prim üretimini 12 milyar 175 milyon TL’ye ulaşarak ve bir önceki yılın aynı dönemine göre %115 oranında artışla gerçekleştiğini bildirdi.

    QUA Granite Hayal Yapı ve Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. (QUAGR)

    Qua Granite, 15.000.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, 240.000.000 TL çıkarılmış sermayesinin tamamı iç kaynaklardan karşılanmak suretiyle %1.066,6667 oranında artış ile 2.560.000.000,00 TL artırılarak 2.800.000.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verdi.

    İç kaynaklardan yapılacak olan 2.560.000.000 TL tutarındaki sermaye artışı, VUK kayıtlarına göre hazırlanan mali tablolara göre 1.694.545.332,89 TL Geçmiş Yıl Karlarından, 550.659.607,63 TL Olağanüstü Yedeklerden, 164.206.539,48 TL Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışlarından, 150.588.520,00 TL Hisse Senetleri İhraç Primleri kalemlerinden karşılanacak.

    BİM BİRLEŞİK MAĞAZALAR A.Ş. (BIMAS)

    BİM, ortaklara ödenmiş sermayenin %500’üne isabet eden brüt 3.036.000.000 TL’nin 2022 yılı kârından karşılanmak üzere nakden dağıtılmasına karar verdi. Nakden dağıtılacak kârı temettü gelirleri stopaja tabi olmayan pay sahipleri için brüt = net 5 TL, diğer hissedarlar için 1 TL.lik hisseye (brüt 5,0 TL) net 4,50 TL nakit kâr payı ödenmesi gerçekleştirilecek.

    Nakit kâr payı dağıtımı iki taksit halinde gerçekleşecek olup ilk taksit 14 Haziran 2023 tarihinden itibaren her bir pay için brüt 2,00 TL olarak, ikinci taksidin ise 20 Aralık 2023 tarihinden itibaren her bir pay için brüt 3,00 TL olarak dağıtılacak.

    Ral Yatırım Holding A.Ş. ({{19316|RALYH}})

    Ral Yatırım Holding Bağlı Ortaklığı Ral Yapı Mühendislik A.Ş.’nin %51 hissesine sahip olduğu Mç Müteaahhitlik Yapı İnşaat A.Ş., Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcılıkları İdaresi tarafından ihalesi düzenlenen ve ortak girişim olarak ihalesine katıldığı “Malatya İli 3. Etap Kırsal 500 Konut Deprem Konutu Yapım İşi” ortak girişim uhdesinde kalmış olan %25 hissesine sahip olduğu Mustafa Ekşi İnşaat Turizm San. Ve Tic.Ltd.Şti. ve Mç Müteaahhitlik Yapı İnşaat A.Ş. İş Ortaklığı ile İhale Makamı arasında 1.579.000.000 TL bedelli sözleşme 14.04.2023 tarihinde imzalandı.

    Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik A.Ş. (KONTR)

    Kontrolmatik Teknoloji bağlı ortaklığı Plan-S’in 3. uydusu olan ConnectaT2.1 fırlatıldığını ve uydunun yörüngesine başarı ile yerleştiğini bildirdi. Uydu, Akdeniz üzerinden geçişi sırasında ilk haberleşmeyi sağladı ve devreye alma aşamasına geçildi. Türkiye’nin ilk 6U küp uydusu olan ConnectaT2.1 3,2 metre çözünürlüklü yeryüzü gözlem uydusu olarak hizmet verecek.

    Yazar: Günay Caymaz

    Hisse senetlerinin borsa verileri, adil değeri, sağlık durumu ve profesyonel grafikler başta olmak üzere yatırımlarınızdan kazançlı çıkmanıza yardımcı olacak tüm araçlar InvestingPro’da. Katılmak için tıklayın.

  • İletişim Başkanlığı: MB, Kapalıçarşı’dan döviz alım satım işlemi yapmıyor

    İletişim Başkanlığı: MB, Kapalıçarşı’dan döviz alım satım işlemi yapmıyor

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezince, 10-11 Nisan’ı kapsayan Dezenformasyon Bülteni yayımlandı.

    Bültende, bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, her gün Kapalıçarşı’dan resmi araçlarla döviz topluyor”, “2016 verilerine göre TÜİK, Türkiye’de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısının son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttığını ve 250 bin çocuğa ulaştığını açıklamıştı”, “Boğaziçi’nde bir ders iptali daha”, “Antik kentte adı dijital kendi beton müze” ve “İzmir’de CHP’nin seçim bürosuna silahlı saldırı düzenlendi” iddialarına yer verildi.

    “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), her gün Kapalıçarşı’dan resmi araçlarla döviz topluyor” iddiasının doğru olmadığı belirtilen bültende, bahse konu araçların, gün sonunda Kapalıçarşı’da kuyumcu ve döviz bürolarının kasalarında tutmak istemedikleri nakit veya altınların taşınması için kullanılan özel şirket araçları olduğu bildirildi.

    Araçlardaki “Kamu hizmeti aracıdır” yazısının, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının gördüğü lüzuma binaen bulundurulduğu,TCMB’nin Kapalıçarşı’da doğrudan herhangi bir döviz alım satım işleminde bulunmadığı gibi haberlere konu olan görsellerde herhangi bir TCMB çalışanı bulunmadığı kaydedildi.

    – “Haberdeki artış hızı ve sayılar uydurmadır”

    Bazı basın yayın organlarında yer alan, “2016 verilerine göre TÜİK, Türkiye’de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısının son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttığını ve 250 bin çocuğa ulaştığını açıklamıştı” iddiasının da gerçeği yansıtmadığı bildirilen bültende, “TÜİK tarafından çocuk istismarı dava sayılarına ilişkin herhangi bir veri yayımlanmamıştır. Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Adalet İstatistikleri’ incelendiğinde ise açıklanan dava sayısında suç türü ve çocuk başlığında bir ayrımın olmadığı görülmüştür. Dolayısıyla, haberdeki artış hızı ve sayılar uydurmadır.” ifadelerine yer verildi.

    Bazı basın yayın organlarında, “Boğaziçi’nde bir ders iptali daha” başlığıyla yer alan haberlerdeki iddiaların da doğru olmadığı belirtilen bültende, şunlar kaydedildi:

    “Math 102 dersi Boğaziçi Üniversitesi’nde birçok bölümden öğrencinin aldığı çok önemli bir kitle dersidir ve yaz döneminde verilmeye devam edilecektir. Sefa Feza Ersan, Math Bölümü tarafından ders-saat ücretli olarak dışarıdan görevlendirilmesi için Rektörlük makamına talebi iletilmiş, kadrosu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde bulunan bir öğretim elemanıdır. Boğaziçi Üniversitesi, Math 102 dersinin, bu yaz döneminde üniversitenin tam zamanlı bir öğretim üyesi tarafından verilmesine karar vermiş ve bölüm başkanlığı bilgilendirilmiştir. Öğrenciler yaz döneminde yine bu dersi üniversitenin kendi hocalarından almaya devam edeceklerdir.”

    – “Hierapolis Dijital Deneyim Müzesi, betonarme değil taşınabilir bir ünite niteliği taşıyor”

    Bazı basın yayın organlarında, “Antik kentte adı dijital kendi beton müze” başlığıyla yer alan haberlerin de gerçeği yansıtmadığı aktarılan bültende, Hierapolis Dijital Deneyim Müzesi’nin, temel kazısı gerektirmeyen çelik konstrüksiyon niteliğinde bir yapı olduğu, Hierapolis Ören Yeri’nde bu yapı için hiçbir kazı ya da mekanik altyapı çalışması yapılmasının söz konusu olmadığı vurgulandı.

    Müzenin, betonarme bir yapı değil demonte edilebilir ve taşınabilir bir ünite niteliği taşıdığı belirtilen bültende, “Proje, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 3 Mayıs 2006 tarih ve 714 sayılı kararına uygun şekilde tasarlanmış, Hierapolis Kazı Başkanı Ord. Prof. Dr. Grazia Semeraro tarafından uygunluk görüşü alınmış, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26 Ağustos 2022 tarih ve 14095 sayılı kararı ile de yapımı uygun bulunmuştur.” ifadeleri yer aldı.

    Bültende, bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “İzmir’de CHP’nin seçim bürosuna silahlı saldırı düzenlendi” iddiasının da doğru olmadığı bildirilerek, İzmir’in Konak ilçesindeki CHP Seçim Bürosuna 11 Nisan saat 07.53 sularında uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen bir şahsın taş attığı ve güvenlik güçlerinin, ihbar üzerine şüphelinin yakalanması için çalışma başlattığı, madde bağımlısı şüphelinin gözaltına alındığı kaydedildi.

  • PERYÖN’den olası afetlerde istihdamı koruyacak 13 adım

    PERYÖN’den olası afetlerde istihdamı koruyacak 13 adım

    İSTANBUL (İGFA) – ‘Şimdi ve gelecek için daha iyi bir çalışma hayatına liderlik etmek’ vizyonuyla 51 yıldır faaliyet yürüten PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği); işin ve istihdamın sürekliliği için başta İstanbul depremi olmak üzere olası afetlere hazırlıklı olunması adına önerilerini paylaştı.

    PERYÖN Afet Sonrası Çalışma Grubu’nun düzenlediği, alanının uzmanı isimlerden oluşan danışma kurulu üyelerinin katıldığı çalıştayın çıktılarına yer verilen açıklamada, yaşanılan deprem felaketinden ne yazık ki çok acı tecrübelerle çıkıldığını belirterek, “Bu afetten alınan ders, ülkemiz deprem bölgesinde bulunuyor olmasına karşın binalarımızda olduğu gibi, afet sonrası kriz yönetimine ilişkin ön hazırlıklarımızın da tam olmadığını gösterdi. Afet sonrası kamu, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları çok hızlı harekete geçmiş ve rehabilitasyon için acil adımlar atılmış olsa da, biliyoruz ki krizi iyi yönetmek ancak ona çok iyi hazırlanmış olmakla mümkündür” diye konuştu.

    İçinde bulunduğumuz süreçte Kahramanmaraş Depremleri’nin izlerini silmek, afet bölgesinde hayatı ve işi normale döndürmek, bölgedeki işgücünü korumak için elbirliğiyle çalışılması gerektiğinin altını çizen PERYÖN, üretim, sanayi ve ticarette yüzde 60’dan fazla paya sahip Marmara bölgesini etkilemesi öngörülen olası İstanbul depremi başta olmak üzere ülkemizi afetlere hazırlamak zorunda olduklarını kaydetti.

    PERYÖN olası afetlerde işin, üretimin ve istihdamın sürekliliğini sağlamak amacıyla bugünden atılması gereken 13 adıma ilişkin önerilerini sıraladı:

    1. İstanbul başta olmak üzere deprem riski bulunan tüm bölgelerde yapı stoğunun hızla gözden geçirilmesi ve riskli binaların dönüştürülmesi,

    2. İş yerlerinin ve sanayi tesislerinin depreme dayanıklılığına yönelik envanter çıkarılması ve sanayide üretimin devamlılığını garanti altına almak için gerekli dönüştürme çalışmalarının yapılması,

    3. Afet bölgesindeki organize sanayi bölgelerinde hasarlı bina olmaması, özellikle riskli bölgelerdeki sanayinin ve küçük işletmelerin betonarme olmayan, bu tür alt yapılı alanlarda daha çok yer alması gerektiğini göstermektedir. Bu kapsamda daha çok OSB kurulmasının teşvik edilmesi,

    4. Binaların zemin ve giriş katlarında yer alan işletmelere izin verilmemesi, mevcut işletmelerin bulunduğu binalar için gerekli kontrollerin yapılması,

    5. Afet bölgeleri için hazırlanan acil durum planlarında lojistik süreçlerinin doğru planlanması,

    6. Özellikle İstanbul gibi nüfus yoğun bölgelerde olası afetlere hazırlıklı olunması için tüketim toplumundan üretim toplumuna geçişi destekleyecek şekilde özellikle tarım yapabilecek imkânı olan ailelerin üretici konumuna geçirilebilmeleri için özel teşvikler planlanması,

    7. Siyasi bakış açısından uzak, ölçeklendirilmiş kooperatifçilik politikasının bugünden oluşturulması ve uygulamaya konması,

    8. Şirketlerin yeni yatırımlarını Anadolu kentlerinde yapmaları için teşviklerin oluşturulması,

    9. İşletmelerde afet yönetimi ile ilgili eğitimlerin devreye alınması ve zorunlu hale getirilmesi,

    10. İlkokuldan başlamak üzere müfredata afet kurtarma ve ilkyardım eğitiminin dahil edilerek, yeni nesillerin bu bilinçle büyümesinin sağlanması,

    11. Sadece afet bölgesindeki değil, Türkiye’deki tüm işletmelerin var olan acil durum planlarını gözden geçirmeleri, yoksa da acilen bu hazırlığı yapmaları,

    12. Şirketlerin tümünün afet kriz yönetimine ilişkin, olası her duruma hazırlıklı olunmasını sağlayacak alternatifli eylem planlarını gözden geçirmeleri, yoksa bu hazırlığı yapmaları, kamunun bu konuda düzenlediği programlarla çalışma hayatına liderlik etmesi,

    13. Olağanüstü dönemlerde uygulanacak süreçlerin hızlıca devreye alınmasının yasal tanımlamalarının yapılması, kalıcı hale getirilmesi ve uygulamaların kolaylaştırılması.

  • Hiranur Vakfı’ndaki yıkım durduruldu

    Hiranur Vakfı’ndaki yıkım durduruldu

    Hiranur Vakfı’nın Sancaktepe’deki binasının bazı bölümlerinin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince yıkılması, mahkeme kararıyla geçici olarak durduruldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri, Hiranur Vakfı’nın Sancaktepe’deki külliyesinin ruhsata aykırı olarak yapılan kaçak bölümünü geçtiğimiz günlerde yıkmıştı. Yapıların yıkımı sürerken vakfın avukatı tarafından yürütmenin durdurulması istemiyle idare mahkemesine başvuruda bulunuldu.

    Yapılan başvuruda, İBB ile Sancaktepe Belediyesi’nin yapı tatil tutanaklarının birbirleriyle çeliştiğini belirterek ilk mescit katının ruhsatının olduğunu, projeye uygun yapıldığını ve devam eden bir yapı imalatının da bulunmadığını ifade edildi.

    İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İBB’den yapıyla ilgili olan tahliye kararı, yıkıma dair tutanağı ve konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının onaylı bir örneğini talep etti.

    Mahkeme, İBB’ye savunma ve ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için 30 gün süre vererek, savunma ve ara karar cevabı gelinceye kadar ya da verilen süre geçinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına hükmetti.

    Mahkeme kararının tebliğ edilmesinin ardından yıkım işlemi durduruldu. – İSTANBUL

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
  • 10 soruda kentsel dönüşüm kredisi

    10 soruda kentsel dönüşüm kredisi

    • 01

      1. Kentsel dönüşüm kredisinde devlet takviyesi ne olacak?

      1,49 faiz oranının 0,70’ini Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı karşılayacak, 0,79 faiz imkanıyla krediden yararlanılacak.

    • 02

      2. Kentsel dönüşüm kredisinden yararlanmak için bir kaide var mı?

      Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirdiği kuruluşlara riskli yapı tespitini yaptıranlar bankalara müracaat edebilecek.

    • 03

      3. Kiracılar yararlanabilecek mi?

      En az 1 yıldır riskli yapıda oturan kiracılar yahut ikamet etmek kuralıyla hudutlu tıpkı hak sahipleri yararlanabilecek.

    • 04

      4. Bir kişi birden fazla yapı için kredi kullanabilecek mi?

      Bir hak sahibi ismine faiz takviyesi sağlanacak toplam kredi meblağı 3 milyon TL’yi geçemeyecek. Bu meblağ birkaç dairesini dönüştürebilirse faydalanabilecek.

    • 05

      5. İkinci daire için dönüşüm kredisinde faiz oranı değişecek mi?

      İlk daire için 0,79; başkası için 0.89 oranla kredi verilecek.

    • 06

      6. İş yerlerini dönüştürmek isteyenler en fazla ne kadar kredi alabilecek?

      İş yeri için 1,10 faiz oranıyla 800 bin TL kredi alabilecek

    • 07

      7. Kaç yıl vade yapılacak?

      Konut kredilerinde 10 yıl, iş yeri için 7 yıl vade uygulanacak.

    • 08

      8. Müracaat için mühlet kısıtlaması olacak mı?

      Tahliye yahut yıkım tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde bankalara faiz destekli/kar hissesi kredi için müracaat yapılabilecek.

  • Kentsel dönüşüm kredisinden kimler yararlanacak? İşte 10 soruda paketin detayları

    Kentsel dönüşüm kredisinden kimler yararlanacak? İşte 10 soruda paketin detayları

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, Twitter hesabından, 10 soruya verdiği cevaplarla paketin merak edilen yönlerine açıklık getirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile hazırlanan “Kentsel Dönüşüm Kredi Paketi”nden kimlerin nasıl yararlanabileceğine, vade ve faiz oranlarından kiracı ve iş yerlerinin durumuna kadar detaylar paylaşımda yer aldı.

    KONUYA İLİŞKİN 10 SORU VE VERİLEN CEVAPLAR

    1- Kentsel dönüşüm kredisinde devlet desteği ne olacak?

    Yüzde 1,49 faiz oranının 0,70’ini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı karşılayacak, yüzde 0,79 faiz imkanıyla krediden yararlanılabilecek.

    2- Kentsel dönüşüm kredisinden yararlanmak için bir şart var mı?

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirdiği kuruluşlara riskli yapı tespitini yaptıranlar bankaya müracaat edebilecek.

    3- Kiracılar yararlanabilecek mi?

    En az 1 yıldır riskli yapıda oturan kiracılar veya ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahipleri yararlanabilecek.

    4- Bir kişi birden fazla yapı için kredi kullanabilecek mi?

    Bir hak sahibi adına faiz desteği sağlanacak toplam kredi tutarı 3 milyon lirayı geçmeyecek. Kişi, bu tutar altında birkaç dairesini dönüştürebilirse faydalanabilecek.

    5- İkinci daire için dönüşüm kredisinde faiz oranı değişecek mi?

    İlk daire için yüzde 0,79, diğeri için yüzde 0,89 faiz oranıyla kredi verilecek.

    6- İş yerlerini dönüştürmek isteyen en fazla ne kadar kredi alabilecek?

    İş yeri için yüzde 1,10 faiz oranıyla 800 bin lira kredi alabilecek.

    7- Kaç yıl vade yapılacak?

    Konut kredilerinde 10 yıl, iş yeri için 7 yıl vade uygulanacak.

    8- Başvuru için süre kısıtlaması olacak mı?

    Tahliye veya yıkım tarihlerinden itibaren 3 yıl içinde, bankalara faiz destekli/kar payı kredi için başvuru yapılabilecek.

    9- Kredi desteğinden yararlanmak için tüm komşuların anlaşmaları mı gerekiyor?

    Kredi desteğinden faydalanmak için binanın anlaşmayla tahliye edilmesi şartı aranıyor.

    10- 15 daireli bir apartmanın dönüşümü için 15 daireye de ayrı kredi mi verilecek?

    Hak sahipleri farklıysa 15 daire de krediden yararlanabilecek.

  • Son Dakika: Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 47 bin 932’ye yükseldi

    Son Dakika: Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 47 bin 932’ye yükseldi

    Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan olan, 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı artmaya devam ediyor. 11 ili vuran depremde son durumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum aktardı.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI ARTIYOR

    Bakan Kurum, hayatını kaybedenlerin sayısının 47 bin 932’ye yükseldiğini söyledi. Kurum, “Hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. Deprem bölgemizdeki illerimizde 5 milyon 4 bin 175 bağımsız bölümden oluşan 1 milyon 706 bin binada inceleme yapılmış durumda. Bu binalardan 821 bin 302 bağımsız bölümün acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı olduğunun tespitini yapmış olduk. Şu an itibarıyla Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Osmaniye ve kilis olmak üzere 5 ilimizde hasar tespit çalışmalarını tamamladık.” ifadelerini kullandı.

    “YIKILAN BİNALAR 99 ÖNCESİ YAPILMIŞ”

    Kurum, şunları söyledi: “Diğer illerimizde de yüzde 90 seviyesindeyiz. İnşallah önümüzdeki birkaç gün içerisinde diğer illerimizdeki hasar tespit çalışmalarını da tamamlayacağız. Burada artçı depremler nedeniyle yeniden hasar tespiti çalıştığımız illerimiz, ilçelerimiz de mevcut. Hasar tespiti incelediğimizde yıkılan binaların yüzde 96,7’sinin 99 öncesi yapılan yapılar olduğunu görüyoruz.

    “YAPI DENETİME TABİ OLMAYAN YERLERDE YOĞUN YIKIM VAR”

    2022’de yapılan düzenlemeler sonrasında yıkılan yapılara baktığımızda sadece 3,3’ü olarak karşımıza çıkıyor. Bu da yapılması gereken çalışmaya ilişkin bize önemli bir veri veriyor. Yapı denetime tabi olmayan, fay hatlarına yakın mesafede olan, nispeten zemin sıvılaşmasının daha yüksek olduğu yerlerde yoğun yıkımın yaşandığını da buradaki tespitlerimizde gördük.”