Etiket: Yılmaz

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara yeniden döneceğini ifade etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

    “2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA TEKRAR DÖNECEK”

    Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına işaret ederek, “Geçen yıl ortalama aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha çok ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız giderek düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise biraz zaman alacak, mayıs ayından sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha hızlı bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Vatandaş şu anda enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara yeniden dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

    HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN YASAL DÜZENLEME

    Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Biz de her zaman serbest piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk ama bütün dünyada şu bir gerçek serbest piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların çok daha hakim olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve hızlı çalışması için bir gayret içindeyiz, belki bazı düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, bununla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engellemek. Bu konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu tür tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, kesinlikle bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

    Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece önemli ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa yönelik açıklamaları bulunduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının ardından ciddi bir çalışma başlatıldığını ifade etti.

    “Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı geniş kapsamlı, çok maddeli çalışmalar yapıyor. Çalışma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza arz edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda gerek özel kesimde daha fazla tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve denetim. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok dikkatli bir şekilde izleyen, denetleyen bir mekanizmayı da eş zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

    “BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR DEPREM HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

    Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda bulunan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

    Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, kamu karşı karşıya kaldı. Bu yıl bütçemizde 1 trilyon 28 milyar deprem harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

    “İSRAİL İLE HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MALZEME TİCARETİ YAPILMADI”

    Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yana Filistin’in yanında olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret aynı zamanda oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar olumsuz etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları söz konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden başka bunu yapan ülke yok. Maalesef bütün bunlara rağmen içeride büyük bir yalan ve iftira kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak kararlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce kesintisiz ve yeterli insani yardım olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Kesintisiz insani yardım ve ateşkes oluncaya kadar bunu yapacağız.” dedi.

    “SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin ardından ülkeye yabancı sermaye girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de yabancı kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar yabancı kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Seçim öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemen sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekten hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira sadece hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, doğrudan yatırım için çok sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını ancak bu yatırımların gerçekleşmesinin zaman alacağını vurguladı.

    IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile çok boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle mücadele ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Kalkınma Yolu olduğunu ifade etti.

    Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha fazla işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak çok daha farklı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın bölgesel etkilerini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.”

    Kaynak: AA / Politika
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Meclis’te bütçe ile ilgili konuştu

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Meclis’te bütçe ile ilgili konuştu

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Hükümetlerimiz döneminde her bütçede olduğu gibi, 2024 yılı bütçemizde de milletimizin bir kuruşunu dahi zayi etmeden, milletimizin her ferdinin refahını artırmak için kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile 2022 Yılı Kesinhesap Kanunu Teklifinin sunuşunu gerçekleştirdi. Genel Kurula, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık etti. Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranı 2022 yılında yüzde 1 düzeyinde gerçekleştiğini gelişmiş ve gelişmekte olan çok sayıda ülkeden olumlu yönde ayrıştığını belirtti. Yılmaz, bu oranın Maastricht Kriterlerinin oldukça altında olduğunu vurgulayarak “2022 yılında bütçe açığının GSYH’ya oranı Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ortalaması yüzde 3,3 olarak gerçekleşmiştir. Ülke bazında bakıldığında, söz konusu oran İtalya’da yüzde 8, İzlanda’da yüzde 4,1, Birleşik Krallık’ta yüzde 4,7, Fransa’da yüzde 4,8, Almanya’da yüzde 2,5 olmuştur.” dedi.

    Yılmaz, 2023 yılında Merkezi yönetim bütçe giderlerinin 6 trilyon 563 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 4 trilyon 930 milyar lira, bütçe açığının 1 trilyon 633 milyar lira, faiz dışı açığın 987 milyar lira olarak gerçekleşeceği tahmin edildiğini belirtti.

    Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmüş olup yıl sonunda gelir ve harcama gerçekleşmelerine bağlı olarak bu oranın yüzde 6’nın altında gerçekleşmesi beklendiğini söyledi.

    Yılmaz, 2023 yılında meydana gelen deprem felaketi için öngörülen 762 milyar lira tutarındaki harcamalar hariç tutulduğunda ise bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,4 düzeyinde gerçekleşmesi öngörüldüğünü, gelir tahsilatındaki olumlu görünüm ile bu oranın yüzde 3,4’ten daha düşük seviyede gerçekleşmesini beklediklerini belirtti.

    Kentsel Dönüşüm Başkanlığı da dahil edildiğinde, 227 adet kamu idaresinin bütçelerinin yer aldığı 2024 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tekliflerine ilişkin temel büyüklere değinen Yılmaz, “2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinde öngörülen bütçe giderleri 11 trilyon 89 milyar lira, bütçe gelirleri 8 trilyon 437,1 milyar lira olarak öngörülmüş olup, bütçe açığının GSYH’ya oranı yüzde 6,4 olarak hedeflenmektedir. Asrın Felaketi sonrasında deprem hasarlarının giderilmesi ve afet risklerinin azaltılması amacıyla 2024 yılında 1 trilyon 28 milyar lira harcama yapılması planlanmaktadır. Bu harcamaların GSYH’ya oranı yüzde 2,5 olarak hesaplanmakta olup söz konusu harcamalar hariç tutulduğunda bütçe açığının GSYH’ya oranı yüzde 3,9 seviyesinde öngörülmektedir.” dedi.

    Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz ile Kesin Hesap Kanunu Teklifimizin Komisyonu sunuşu esnasında, Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan idare denetim raporlarına ve bu raporlara ilişkin genel değerlendirmelere değinen Yılmaz şöyle konuştu:

    Orta Vadeli Programdaki politikalar çerçevesinde bütçenin temel özellikleri açıklayan Yılmaz, “Şubat ayında meydana gelen depremler, 14 milyon insanımızın yaşadığı, 11 ilimizi, 124 ilçemizi, 6 bin 929 köy ve mahallemizi doğrudan etkileyen, tarım ve sanayi üretimimizin, tarihi ve kültürel mirasımızın beşiği olan bir bölgede büyük bir yıkıma neden olmuştur. Yıkımın ekonomimize maliyetine dair ilk tahmin, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımızın hazırladığı rapora göre, 104 milyar dolar düzeyindedir. Depremin ilk anından itibaren acil müdahale kapsamında devletimizin bütün imkânları seferber edilmiş, deprem bölgesindeki ihtiyaçların karşılanması için yoğun çaba sarf edilmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, AFAD, TOKİ, belediyelerimiz, valilerimiz ve ilgili kurumlarımız depremin açmış olduğu yaraların hızla sarılması amacıyla koordineli bir şekilde çalışmıştır. Depremzedelerimize yönelik taşınma, kira ve nakdi yardım destekleri hızlı bir şekilde temin edilmiştir.” ifadelerine yer verdi.

    Deprem bölgesinde yaklaşık 6,6 milyon bağımsız bölüm içeren 2,4 milyon civarı yapının hasar tespiti yapılmış olup deprem sonrası kalıcı konutların ilk temeli 28 Şubat 2023 tarihinde, oldukça kısa bir zaman zarfında atıldığını hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

    Yılmaz, Yerinde Dönüşüm projesi kapsamında yapılan başvuruların güncel sayısının E-Devlet üzerinden başvuru sayısının 250 bine yaklaşmış durumda olduğunu güvenli yerleşim alanlarında Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, TOKİ ve Emlak Konut (EKGYO) eliyle 200 bin konutun inşası hızla devam etmekte olup yapımı biten konutların da en kısa sürede vatandaşlarımıza teslim edilmesi planlandığını açıkladı.

    Eğitim bütçesinin 2002 yılında 7,6 milyar lira olarak devir alındığını daha sonra, eğitime verilen önemi yansıtacak şekilde Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi 2024 yılında 1 trilyon 90,2 milyar liraya yükseltildiğinin altını çizen Yılmaz:

    “Ülkemizdeki yurt kapasitesinin ise yakın bir gelecekte 1 milyonu aşacağını öngörmekteyiz”

    Yükseköğretime erişimin artırılmasında da önemli mesafe kaydedildiğini ifade eden Yılmaz:

    Üniversitelerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerini güçlendirerek araştırma altyapısı yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini ifade Yılmaz, “Araştırma Üniversitelerini destekleyerek 20 devlet üniversitesine ilave bütçe tahsis ediyoruz. Son 21 yılda attığımız uzun vadeli kararlı adımlar ile birlikte büyük bir teknoloji ekosistemini inşa etmekteyiz. Bu çerçevede, 2023 yılı Ekim ayı itibarıyla 101 adet Teknoparkın kuruluşunu gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Tüm bunlarla birlikte, eğitim bütçemiz, yükseköğretim de dâhil edildiğinde, 2024 yılında 1 trilyon 615,2 milyar liraya yükselmektedir. Böylece, merkezi yönetim bütçesinden eğitim için ayrılan pay 2002 yılında yüzde 9,4 iken 2024 yılında yüzde 14,6’ya çıkarılarak bugüne kadar en yüksek seviyeye ulaşmaktadır.” diye konuştu.

    Sağlık alanında yapılan yatırımlar ve hayata geçirilen hizmetler sayesinde vatandaşların kaliteli sağlık hizmetine kolayca ulaşmaları ve ülkemizin sağlık alanında küresel bir cazibe merkezi olması sağlandığını belirten Yılmaz:

    2024 yılı bütçesinde sosyal yardım için ayırılan kaynak miktarını artırdıklarını sosyal yardım programlarını aracılığıyla toplumun tüm kesimlerini gözetmeye devam ettiklerini açıklayan Yılmaz, “2002 yılında 1,4 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini, 2024 yılında 497 milyar liraya çıkarıyoruz. Bu tutar bütçemizin yüzde 4,5’ine denk gelmektedir. Bu kapsamda 2024 yılında; Ödeme gücü olmayanların sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 100,5 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 64,1 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 56,2 milyar lira, aile destek programı için 32 milyar lira, sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 16 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 12,5 milyar lira, elektrik tüketim desteği kapsamında 8,6 milyar lira, engelli eğitim taşıma giderleri için 6,4 milyar lira, koruyucu aile uygulaması kapsamında 1,4 milyar lira kaynak ayrılmıştır.” açıklamalarında bulundu.

    “2022 yılı Ocak ayı itibarıyla asgari ücreti vergi dışı tuttuk. Bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmakta olup, bu kapsamda 2024 yılında 595 milyar lira vergi istisnası öngörüyoruz”

    “Vatandaşların refahını artırmaya yönelik bütçeden sağlanan sosyal amaçlı diğer kaynaklara da değinen Yılmaz:

    2003 yılından bugüne mazot, gübre, fındık, çay primi, buğday ve diğer hububat primi, yem bitkileri, su ürünleri, arıcılık ve bal, buzağı, küçükbaş hayvan, organik tarım, kırsal kalkınma, tarım sigortası, lisanslı depolarda ürün depolama, tarımsal sulama elektrik desteği gibi birçok destek unsuru hayata geçirildiğini vurgulayan Yılmaz, konuşmasına şu ifadelerle devam etti:

    Yılmaz, 2023 yılında kiralamalar dahil 100 helikopter, 24 yangın söndürme uçağı ve 10 İHA ile orman yangınlarına müdahale edildiğini açıkladı. Yılmaz, mevcutta 4 olan yangın söndürme uçağı sayısını önümüzdeki dönemlerde 20’ye çıkaracaklarını TUSAŞ ile yerli yangın söndürme helikopteri projesini yürüttüklerini bu kapsamda yangına birinci derecede hassas bölgelerde ilk müdahale süresini ortalama 11 dakikaya indirmiş olacaklarını belirtti.

    “Savunma ve güvenliğe ayırdığımız kaynakların katkısıyla savunma sanayi yerlilik oranı yüzde 80’e ulaşmıştır”

    2002 yılında yalnızca 62 savunma projesi yürütülürken proje sayılarını 850’ye yükseldiğini ifade eden Yılmaz, “Savunma ve güvenliğe ayırdığımız kaynakların katkısıyla savunma sanayi yerlilik oranı yüzde 80’e ulaşmıştır. Geçmişte yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2022 yılında 4,4 milyar dolara ulaşmıştır. 2023 yılsonu itibarıyla yaklaşık 6 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Savunma sanayii ürünlerimizi ihraç ettiğimiz ülke sayısı 170’e, İHA ve SİHA’lar, kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere ihraç edilen ürün çeşidi yaklaşık 230’a çıkmıştır. Türk savunma sanayii ürünlerimiz küresel düzeyde giderek ön planda yer almaya başlamıştır. Savunma ve güvenlik birimlerimiz için, Savunma Sanayii Destekleme Fonu için ayrılan kaynağı da dâhil ettiğimizde, 2024 yılında 1 trilyon 133 milyar lira ödenek öngörmekteyiz. Bu tutarın merkezi yönetim bütçesi içerisindeki payı yüzde 10,2’ye karşılık gelmektedir.” dedi.

    “Asgari ücret Ocak ayında yüzde 54,7 ve Temmuz ayında yüzde 34 olmak üzere 2023 yılında kümülatif olarak yüzde 107,3 oranında artırılmıştır”

    Hükümetleri döneminde çalışan ve emeklilerinin aylıklarında ve ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde reel artışlar ve iyileştirmeler yapıldığını vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi:

    “Hükümetlerimiz döneminde her bütçede olduğu gibi, 2024 yılı bütçemizde de milletimizin bir kuruşunu dahi zayi etmeden, milletimizin her ferdinin refahını artırmak için kullanmaya devam edeceğiz.”

    2024 yılı bütçesinde de milletin bir kuruşunu dahi zayi etmeden, milletin her ferdinin refahını artırmak için kaynakları kullanacaklarını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

    Foreks Haber Merkezi

  • Cevdet Yılmaz’dan Rize övgüsü

    Cevdet Yılmaz’dan Rize övgüsü

    RİZE (İGFA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Rize ziyareti kapsamında Ticaret Borsasında düzenlenen “Rize İş Dünyası Buluşması” toplantısına katıldı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz burada yapmış olduğu konuşmada, Rize Belediyesi’nin geliştirdiği Çay Çöpünden Mangal Kömürü ve Enerji Üretim Tesisi çalışmasının tüm Türkiye’ye örnek olması gerektiğini belirterek, “Geçmişte çay çöpünden nasıl kurtuluruz, nasıl imha ederiz diye düşünürken şimdi o bir hammaddeye, bir girdiye dönüşmüş durumda. Buna biz döngüsel ekonomi diyoruz. Bir sektörün çıktısı olan ve atılma konumunda olan ürünler bir başka sektörün girdisine dönüşüyor. İşte döngüsel ekonomi budur. Bir taraftan çevreyi korumuş oluyorsunuz, bir taraftan da girdi maliyetlerini düşürüp, daha rekabetçi bir ekonomik yapı oluşturuyorsunuz. Türkiye’nin işte bu tür projelere çok ihtiyacı var. Bu tür projelerin sayını inşallah çok daha arttırırız.” dedi.

    Belediye Blokları Kentsel Dönüşüm Projesinin de örnek bir çalışma olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Tebrik ediyorum gerçekten çok örnek bir çalışma olmuş. Yayalaştırılmış bir alanda ofis binaları ve altına ticari açık avm şeklinde bir yapılanma. İnşallah örnek olur, başka bölgelerimizde de böyle projeler görürüz.” diye konuştu.

    Rize İş Dünyası Buluşması’nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti Rize İl Başkanı Hikmet Ayar, Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, Rize Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu, Yılmaz’a eşlik ettiler.

  • Türkiye 7.4’lük depremle güne uyandı! İşte Osmaniye’de son durum

    Türkiye 7.4’lük depremle güne uyandı! İşte Osmaniye’de son durum

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), merkezi Kahramanmaraş‘ın Pazarcık ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki depremde saat 06.30 itibarıyla 7 ilde 76 kişinin yaşamını yitirdiğini, 440 kişinin yaralandığını açıkladı. Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz depremdeki son duruma ilişkin, il merkezinde 49 bina olmak üzere toplamda 65 binanın yıkıldığını söyledi.

    OSMANİYE’DE ÇOK SAYIDA BİNA YIKILDI

    Sabaha karşı yaşanan depremle alakalı Osmaniye Valisi Yılmaz açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada, çok büyük bir deprem yaşandığını belirterek, “Deprem üssü Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi 7.4 büyüklüğünde, Osmaniye’mizde şu ana kadar tespit edilen merkezde 49 bina var yıkılan. Düziçi’nde 7, Bahçe’de 7 ve Hasanbeyli ilçesinde 1 olmak üzere 65 bina yıkıldı. Bütün ekiplerimiz, devletin bütün kurumları alanda müdahale ediyoruz” dedi.

    VALİLİK YENİ BİR AÇIKLAMA YAPTI

    Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz’dan yeni bir açıklama yaptı. Yılmaz, “İlimizde meydana gelen7,4 büyüklüğündeki Deprem dolayısıyla ekiplerimizin sahadaki inceleme ve araştırmaları devam etmekte olup; Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.” ifadelerini kullandı.