Etiket: Zaman

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara yeniden döneceğini ifade etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

    “2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA TEKRAR DÖNECEK”

    Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına işaret ederek, “Geçen yıl ortalama aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha çok ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız giderek düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise biraz zaman alacak, mayıs ayından sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha hızlı bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Vatandaş şu anda enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara yeniden dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

    HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN YASAL DÜZENLEME

    Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Biz de her zaman serbest piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk ama bütün dünyada şu bir gerçek serbest piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların çok daha hakim olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve hızlı çalışması için bir gayret içindeyiz, belki bazı düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, bununla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engellemek. Bu konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu tür tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, kesinlikle bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

    Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece önemli ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa yönelik açıklamaları bulunduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının ardından ciddi bir çalışma başlatıldığını ifade etti.

    “Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı geniş kapsamlı, çok maddeli çalışmalar yapıyor. Çalışma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza arz edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda gerek özel kesimde daha fazla tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve denetim. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok dikkatli bir şekilde izleyen, denetleyen bir mekanizmayı da eş zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

    “BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR DEPREM HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

    Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda bulunan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

    Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, kamu karşı karşıya kaldı. Bu yıl bütçemizde 1 trilyon 28 milyar deprem harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

    “İSRAİL İLE HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MALZEME TİCARETİ YAPILMADI”

    Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yana Filistin’in yanında olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret aynı zamanda oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar olumsuz etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları söz konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden başka bunu yapan ülke yok. Maalesef bütün bunlara rağmen içeride büyük bir yalan ve iftira kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak kararlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce kesintisiz ve yeterli insani yardım olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Kesintisiz insani yardım ve ateşkes oluncaya kadar bunu yapacağız.” dedi.

    “SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin ardından ülkeye yabancı sermaye girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de yabancı kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar yabancı kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Seçim öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemen sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekten hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira sadece hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, doğrudan yatırım için çok sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını ancak bu yatırımların gerçekleşmesinin zaman alacağını vurguladı.

    IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile çok boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle mücadele ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Kalkınma Yolu olduğunu ifade etti.

    Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha fazla işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak çok daha farklı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın bölgesel etkilerini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.”

    Kaynak: AA / Politika
  • Maysan Mando’dan depremzede esnafa destek

    Maysan Mando’dan depremzede esnafa destek

    BURSA (İGFA) – Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, deprem bölgesine yönelik destek çalışmaları kapsamında çok özel bir projeye daha imza attı.

    Toplumsal konularda duyarlı kimliğiyle her zaman örnek olan ve bugüne kadar pek çok farkındalık çalışmasını hayata geçiren Maysan Mando, bu kez de deprem bölgesindeki sanayi esnafına destek çalışması gerçekleştirdi.

    Maysan Mando, deprem bölgesindeki sanayi esnafını yeniden ayağa kaldırmak ve bölgedeki ticaret hayatının canlanmasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak adına, sanayi esnafının ihtiyaçlarına uygun ve işlerini kolaylaştırabilecek teknik malzeme ve ekipmanların yer aldığı tamir kitlerinin dağıtımını gerçekleştirdi.

    İlk etapta 150 adet ürünün dağıtımımın yapıldığı organizasyonda, ziyaret edilen bölgelerde karşılaşılan yıkım görüntülerinden dolayı Maysan Mando ekibi, zaman zaman duygusal anlar da yaşadı.

    Desteklerimiz her zamandevam edecek

    Böylesine değerli bir çalışmayı hayata geçirdikleri ve bölge halkına bir nebze de olsa katkı sağladıkları için duydukları mutluluğu ifade eden Maysan Mando Satış ve İş Geliştirme Müdürü Vecibe Kaplan Arslan, “Maysan Mando olarak, 6 Şubat’ta yaşanan ve hepimizi yasa boğan depremlerin hemen ardından, bölgeye olan desteklerimizi her zaman sürdürmeye devam ettik. Amacımız, bu desteklerimizi uzun vadeli olarak devam ettirmek ve bölgenin yeniden ayağa kalkması için elimizden gelenin en iyisini yapmak. Deprem bölgelerindeki hangi ihtiyaçlara cevap verebileceğimize yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Ülkece yaşadığımız bu zorlukları birlikte ve beraberlikle aşacağız. Bu noktada, deprem bölgesine aktif olarak destek vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Bursa İnegöl’de toplu ulaşıma ‘master’ hazırlık

    Bursa İnegöl’de toplu ulaşıma ‘master’ hazırlık

    BURSA (İGFA) – İnegöl Belediyesi, şehrin toplu ulaşım master planını oluşturmak için çalışmalara başladı.

    Yalova Üniversitesi Ulaşım Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Delice danışmanlığında hayata geçirilecek master planla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek adına bugün Belediye Ek Hizmet Binası toplantı salonunda basın toplantısı düzenlendi.

    TOPLU ULAŞIM MASTER PLANI ÇALIŞMALARI BAŞLADI

    Şehrin ulaşımla ilgili tüm paydaşlarının yer aldığı basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün önemli bir çalışmanın arifesinde sizleri bilgilendirmek, konunun paydaşlarıyla istişarelerde bulunmak, çalışmamızı da kamuoyuna duyurmak üzere bir araya geldik. Bugün burada neyin başlangıcındayız? İnegöl’de biliyorsunuz daha önce trafik master planı çalışmıştık. Bu master planın sonrasında toplu ulaşımın master planını çalışmaya başladık” dedi.

    MEVCUT SİSTEMİN ANALİZİ YAPILACAK

    Yapılacak çalışmanın merkez ve kırsal tüm toplu ulaşım ağını kapsadığını dile getiren Başkan Taban, şöyle devam etti: “Şehrimizde 90 taksi ve 170 adet şehir içi toplu ulaşım aracı var. Belde ve kırsal mahallelerimizde de 250 adet toplu taşıma aracı bulunmakta. Biz burada şehrimizin gelişimi ve konforu için ulaşım sisteminin analiz edilmesi ve ilgili yüklenici firma tarafından öneri raporu hazırlanması adına çalışmayı başlatmış olduk. Burada mevcut ulaşım sistemlerinin analizi gerçekleşecek, sonrasında sorunların ortaya konulması, ihtiyaçların belirlenmesi ve kısa, orta, uzun vadede çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmaktadır. Bu çalışma bütün toplu ulaşım sistemini kapsamaktadır. Merkezi, kırsalı tamamını kapsayacak. Bu çalışmayı biz Yalova Üniversitesi Ulaşım Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Delice danışmanlığında hayata geçireceğiz. Bugün kendileri de aramızdalar.”

    EN SAĞLIKLI SONUCU ALMAK İSTİYORUZ

    “Vatandaşlarımızın bizlere ilettiği talepler var. Bu talepler zaman zaman şikayet, zaman zaman öneri ve tavsiye niteliğinde. Burada çeşitli kriterler eşliğinde bilimsel bir çalışma yapılacak. Örneğin şehir içi toplu ulaşımla alakalı yönlere göre günlük yolcu miktarı, araç başına yolcu miktarını, araç kapasitesine göre yolcu yoğunluğu, araç başına sefer miktarını, sefer başına yolcu miktarını, zirve saat toplam yolcu miktarını, durak bazlı biniş verileri gibi tüm verileri ilgili danışmanımız tarafından incelenecek. 2 yıl pandemi süreci vardı. Daha sağlıklı sonuç alabilmek adına işletmelerin açık olduğu, okulların açık olduğu pik zamanlar dediğimiz dönemlerde çalışarak en olağan ve güncel bilgiyi toplamak istedik. Yapılacak analizler neticesinde burada bir sonuç ortaya çıkacak. Vatandaşlarımızla anketler yapılacak. Şu an bu çalışmalar başlamış durumda. Öncelikle ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler çekiliyor. Bunlar kağıt üzerinde incelenirken devamında saha çalışmaları olacak. 360 derece kayıt yapan araçlarla şehir gezilere veriler toplanacak.”

    6 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR

    “6 ay sürecek bu çalışma ve nihayetinde yaşanan sorunları ortadan kaldırmak ve ihtiyaçları gidermek üzere sistem genelinde hat optimizasyonu yapılacak. İnegöl ilçesinin yol ağına ilişkin veriler toplanarak dijital yol ağı altyapısı oluşturulacak. Yol ağı altyapısı; yol kademesi, yol sınıfı, hız, genişlik, parklanma durumu, kapasite, otobüs durakları, otobüs hatları ve yolculuk üretim-çekim merkezleri vb. öznitelik bilgileri ile oluşturulacak. Nihayet itibariyle İnegöl’de geçmiş dönemde hafif raylı sistemden bahsetmiştik. Şu anda geçen zaman içerisinde ve günümüz koşullarında en doğru toplu ulaşım sistemleri bunlar mıdır? Buradan çıkacak sonuçlar bizlere birtakım önerilerde, tavsiyelerde bulunacak. Biz bu tavsiyeleri inşallah şehrimiz adına değerlendiriyor olacağız. Bizlere bu noktada paydaşlık eden, katkı veren tüm kurum temsilcilerimize teşekkür ediyorum. İnşallah çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum.”

  • Esnafın sorunları her geçen gün büyüyor

    Esnafın sorunları her geçen gün büyüyor

    Merve ÖZDEMİR ÇEVİK / HERKES DUYSUN
    BURSA (İGFA) – Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit, artan maaliyetlerin esnaflar üzerindeki etkisinden bahsederken, bilhassa küçük işletmelerin daha çok hasar aldıklarını da ayrıca belirtti. Başkan Bilgit, “Maalesef son zamanlarda fiyat artışları küçük işletmeleri oldukça sıkıntılı bir sürece doğru soktu. Küçük işletmeler sermayeleri sınırlı olan işletmelerdir. Gelirlerini arttıramadıkları zaman küçük işletmeler sıkıntı içerisine giriyorlar. Özellikle artan maaliyetler örneğin elektrik faturaları işletmenin bir kirası gibi oldu. Bu artan maaliyetlerden esnaflarımızın sorunları her geçen gün büyüyerek devam ediyor.” dedi.
    Göreve gelir gelmez hal esnafı ile sabah buluşmaları yaptıklarını ve onların sıkıntılarını dinlediklerini söyleyen BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, “Onların sorunları, onların dertleri bizim dertlerimizdir. Bu buluşmalarda esnafımızın sürekli dile getirdikleri şey bu artışların ne zaman ve nasıl duracağı nasıl önlemler alacağı konusunda oluyor. Peki sizler nelerle destekliyorsunuz? diye soracak olursanız, bizler üyelerimizi; Esnaf Kredi Kefaret Kooperatifleri’nin kredileri ile destek oluyoruz” dedi.

    MAALİYET ARTIŞLARININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ
    Beklentilerinin maliyet artışlarının önüne geçilmesi olduğunu söyleyen Başkan Bilgit, “Ne alırsanız alın bugün aldığınız bir hammaddeyi, bir ürünü 1 ay sonra almaya gittiğinizde fiyatını aynı bulamıyorsunuz, üzerine yüzde 10 yüzde 20 fark oluyor. Böyle olunca sermayeniz bir anlamda küçülmüş oluyor. Bunun için beklentimiz bir an önce maliyet artışlarının önüne geçilmesi” dedi.

    BESOB’DA YENİLİKLER DEVAM EDİYOR
    BESOB’un özellikle esnaflar için dijital ortamda e-ticarette gelişmeleri adına güzel çalışmalar yaptığını üniversiteler ile protokoller gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Bilgit, “E-ticaret ofisimizi kurduk. Esnaf Odaları Birliği’nde esnaflarımızın gelişmesi için BESOB Akademi’yi oluşturduk. Önümüzdeki süreçte Bursa Esnaf Sanatkarlar Acil Kurtarma Ekipleri’nı oluşturacağız. Malum ülkemizde büyük bir deprem oldu. Bu depremden dönüp geriye baktığımızda çok şeyler öğrenmemiz lazım. Yine BESOB Kart çalışmamız var. Bunun çalışmaları da halen devam ediyor. Hayata geçirdiğimiz zaman esnaflarımıza dokunmuş olacağız. Esnaflarımızın sorunlarını bilip tespit ettiğimiz zaman hangi alanlarda hangi adımları atmamız gerektiğini biliyoruz.” dedi.

    ESNAFIN OLMADIĞI YERDE HAYAT OLMAZ
    Kahramanmaraş merkezli 2 büyük depremin ardından Bursa Esnaf Odaları Birliği’nin depremin 2. gününde olağanüstü toplantı gerçekleştirdiklerini acil ihtiyaç olabilecek yardımlar gönderdiklerini hatırlatan BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, “Ancak oradaki ihtiyaçların tamamen giderilmesi ve esnafın faaliyetlerini giderebilmesi zaman alacaktır. Eğer o bölgede esnaf faaliyetlerini gösteremez ise orada hayat olmaz. Onun için oralara Esnaf Kredi Kefaret Kooperatifleri aracılığı ile özel destekler var. Yine oradaki esnafımızın borçlarında ötelemeler var. Bu şekilde destekler ile el birliği içerisinde oraları yeniden kalkındırarak esnafımıza da desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

  • Oruçlar ne zaman bitiyor? Ramazan ayı oruç ne zaman bitecek? Ramazan ayı hangi tarihte sonra eriyor?

    Oruçlar ne zaman bitiyor? Ramazan ayı oruç ne zaman bitecek? Ramazan ayı hangi tarihte sonra eriyor?

    Oruç, namaz ve diğer ibadetleri yerine getirirken bir yandan da Ramazan ayı günleri geçmeye devam etmekte. Hz. Peygamber’e Kur’an ayetlerinin inmeye başladığı bu ay, birçok Müslüman tarafından heyecanla kutlanırken aynı zamanda ibadetlerini yapmaya devam ediyor. Günler ilerledikçe Oruçlar ne zaman bitiyor? Sorusu da birçok kişi tarafından merak konusu oluyor. Peki, Oruçlar ne zaman bitiyor? Ramazan ayı oruç ne zaman bitecek? Ramazan ayı hangi tarihte sonra eriyor?

    ORUÇLAR NE ZAMAN BİTİYOR?

    6 Nisan tarihi itibariyle Ramazan ayının bitmesine ve Ramazan Bayramının başlamasına 14 gün bulunmakta. 14 Gün sonra Ramazan bayramı 21 Nisan, Cuma gününe tekabül etmektedir Ve Ramazan ayı son bulmaktadır. Ayrıca Ramazan ayının son günü ise 20 Nisan Pazar günüdür. 20 Nisan aynı zamanda ‘arife günü’ olarak da bilinmektedir.

    RAMAZAN BAYRAM TATİLİ KAÇ GÜN?

    2023 yılında 20 Nisan Perşembe gününe rastlayan Ramazan Bayramı arifesi yarım gün, takip eden 21, 22, 23 Nisan günleri ise tam gün tatil. Hicri takvime göre belirlenen Ramazan Bayramı her sene miladi takvime göre 11 geri geliyor. 3,5 günlük bir tatil olması bekleniliyor.

  • HÜDA PAR ‘özerklik’ ve ‘federasyon’ mu istiyor? Parti Sözcüsü Ramanlı canlı yayında iddialara yanıt verdi

    HÜDA PAR ‘özerklik’ ve ‘federasyon’ mu istiyor? Parti Sözcüsü Ramanlı canlı yayında iddialara yanıt verdi

    Cumhur İttifakı’na desteğini açıklayan ve 14 Mayıs seçimlerine AK Parti listelerinden gireceğini açıklayan HÜDA PAR’ın Sözcüsü Serkan Ramanlı, partinin özerklik ve federasyon taleplerinde bulunduğu yönündeki iddialara katıldığı televizyon programında yanıt verdi.

    “KİMSE ZAHMET EDİP PARTİ PROGRAMIMIZI OKUMUYOR”

    Tezviratlar üzerinden yorum yapıldığını vurgulayan Ramanlı “Parti programımızı okuyan, Türkçesi yeterli düzeyde olan herkes, o parti programında özerklik, federasyon talep etmediğimizi çok rahatlıkla anlayabilir. Ama ısrarla kimse zahmet edip parti programımızı okumadığı için, sadece tezviratlar üzerinden yorum yapmayı tercih ediyorlar.” dedi.

    “PARTİMİZİ KURDUĞUMUZ ZAMAN ÇÖZÜM SÜRECİNİN OLDUĞU BİR ZAMAN”

    “Tartışılabilsin” söylemi ile “istiyoruz” ifadesi arasında keskin bir fark olduğunu dile getiren HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı, şunları ifade etti; “Şimdi tartışılabilsin demek ayrıdır, istiyoruz demek ayrıdır. Herhalde Türkçesi olan herkes bunun farklı olduğunu anlayacaktır. Ama kimse mesela niçin bu cümleye parti programımızda yer verdiğimizi sanırım merak etmiyor. ‘Özerklik veya federasyon talebi olmayan bir parti, niye bunun tartışılmasının önünü açar, parti programında yazar?’ diye merak etmiyor. Partimizi kurduğumuz zaman, çözüm sürecinin olduğu bir zaman. O zaman örgütün silah bırakması gündemde ve sivil siyaset kanallarının açılması, meydanlarda, gazetelerde, siyasetçilerin dilinde bir slogana dönüşmüştü.

    “BİRİLERİ FARKLI YÖNETİM MODELLERİNİN UYGULANMASINI İSTEYEBİLİR”

    Biz de tam da o zamanın ruhuna uygun olarak dedik ki, birileri bu ülkede birlik ve bütünlüğü bozmadan ülke içerisinde farklı yönetim modellerinin uygulanmasını isteyebilirler. Bu kimseler, ellerine silah almaya ihtiyaç duymadan, bunları gelip tartışabilsinler. Bizimle tartışsınlar, tartışalım, olumlu yanlarını, olumsuz yanlarını, olabilirliğini tartışalım.”

    “HİÇBİR YÖNETİM MODELİ TABU OLARAK KİMSEYE DAYATILMASIN”

    Serkan Ramanlı, HÜDA PAR olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesini istediklerini fakat özerklik ya da federasyon istedikleri anlamına gelmediğini vurguladı. Sözcü Ramanlı, şunları kaydetti: “Ama birileri bunu istiyorsa, serbestçe ifade edebilsin, tartışabilsin. Hiçbir yönetim modeli tabu olarak kimseye dayatılmasın. Bakın çok uzak olmayan bir geçmişte, 2017 yılında Parlamenter Sistemi değiştirip, yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik. Biri çıkıp ‘Parlamenter Sistem tartışılamaz, kimse değiştirilmesini teklif dahi edemez’ derse, biz halk oylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne nasıl geçebilirdik?”

  • İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, gündemi değerlendirdi Açıklaması

    İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, gündemi değerlendirdi Açıklaması

    İyi Parti Sözcüsü Prof. Dr. Kürşad Zorlu, “Milletimiz müsterih olsun, 2 Mart’ta Millet İttifakı 13. Cumhurbaşkanını belirleyecek, bu iradeyi gösterecek ve en kısa zamanda da bu iradenin ortaklaşmasıyla bunu milletimizle paylaşacağız.” dedi.

    Zorlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, Kızılayın hafızasının yok etmeye yönelik bir tavır gösterilerek, 2016’da yapılan bir tüzük değişikliğiyle şirketleşmenin önünün açıldığını ve geriye dönük Kızılayın yardım kuruluşu olma felsefesinin adım adım elinden alındığını ileri sürdü.

    Yeni Kızılay tüzüğüyle bir vakıf üniversitesi açılması yetkisinin verildiğini anımsatan Zorlu, “Üniversite kurmak güzel ama sizin birincil vazifeniz bu mu? Gayrimenkullerinin yüzde 50’sini bu vakfa aktarma süreci başlatılmış. Peki asli göreviniz ne oluyor? Hani Kızılay devletti, sığınacağımız limandı. Kesinlikle kabul etmiyoruz. Kızılay Başkanının derhal istifa etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

    Bazı futbol müsabakalarındaki “hükümet istifa” sloganlarına değinen Zorlu, “Hiç kimsenin, hiçbir futbol kulübünün, hiçbir taraftarın vatan, millet sevdasını sorgulamak kimsenin haddine değildir. Hepimiz bu ülkenin yurttaşlarıyız.” ifadesini kullandı.

    Zaman zaman stadyumlarda sloganlar atıldığını belirten Zorlu, şöyle devam etti:

    “Daha önce ‘vatan canım sana feda’, ‘ne mutlu Türküm diyene’ diyen, kaşkollarını, şapkalarını, montlarını sahanın içine atan da aynı taraftardır. Şimdi ‘stadyumlarda siyasallaşma oluyor’ diye bir feveran içerisindeler. Aynı tepkiyi, Anıtkabir’de siyaset sloganları atıldığında da bekleriz. Böyle bir hassasiyeti orada bekleriz. Protesto, eleştiri bir insan hakkı. Ama taraftarlara çağrıda bulunmak istiyorum, seçim yaklaşmaktadır, tepkimizi de direncimizi de irademizi de inşallah hep birlikte sandıkta göstereceğiz. Bu gidişata hep birlikte son vereceğiz.”

    Zorlu, toplantının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    Kürşad Zorlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü görüşmesinin, Millet İttifakı’nın paydaşlarının zaman zaman yaptığı periyodik görüşmelerden biri olduğunu ve yaklaşık 1.5 saat sürdüğünü söyledi.

    Kılıçdaroğlu’nun, Akşener’i ziyaretinin ardından tüm paydaşların adım adım 2 Mart’taki toplantıya hazırlandığını vurgulayan Zorlu, şunları dile getirdi:

    “Görüşmeden sonra bazı yayınlarda, değerlendirmelerde ‘aday üzerinde mutlak bir anlaşma olduğu’ ya da bize atfen kullanılan ve asla kabul etmeyeceğimiz ‘pazarlık’ gibi birtakım ifadelerin hiçbirisi gerçeği yansıtmamaktadır. Ama milletimiz müsterih olsun, 2 Mart’ta Millet İttifakı 13. Cumhurbaşkanını belirleyecek, bu iradeyi gösterecek ve en kısa zamanda da bu iradenin ortaklaşmasıyla bunu milletimizle paylaşacağız. Biz, İYİ Parti olarak milletimizin neyi istediğini, neyi beklediğini biliyoruz. Bu sorumlulukla Genel Başkanımız görüşmelerini gerçekleştiriyor.”

    İstişareye önem veren bir parti olduklarını belirten Zorlu, dün Akşener’in milletvekilleri ve başkanlık divanı üyeleriyle uzun bir toplantı yaptığını aktardı. Zorlu, “Burada deprem konusundaki gelişmelerin yanı sıra elbette bu konular konuşuldu. Tümüyle ilgili oybirliğiyle İYİ Parti milletvekili grubumuz, Sayın Genel Başkanımızı tam olarak yetkilendirmiştir, 2 Mart’taki toplantı için. Yarın da Genel İdare Kurulu gerçekleşecek. Bu şekilde milletimizin istek ve iradesini masaya götürmek suretiyle nihai neticeye ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız.” açıklamasında bulundu.

    Seçime ilişkin bir soruya ise Zorlu, şu yanıtı verdi:

    “Seçimin olabilirliğinden ziyade seçim olacak. Olmak zorunda çünkü anayasamızda açıkça kurallar belirlenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanının 14 Mayıs’a ilişkin bir açıklama yapacağını biliyoruz, henüz gerçekleşmiş bir konu değil. Böyle olmazsa bile 18 Haziran belirlenmiş seçim tarihidir. İYİ Parti ister 14 Mayıs’ta olsun ister 18 Haziran’da olsun, yapılacak seçimlere hazırdır. Milletimizin değişim istediğinin farkındadır ve bunu üstlenmeye kararlıdır.”

    Partinin, deprem bölgesindeki vatandaşların oy kullanımına ilişkin çalışmasını hatırlatan Zorlu, “Göç hareketliliğini de esas alarak vatandaşların bulundukları yerde yaşamalarına devam etmelerini isteyen bir siyasi parti olarak yapılacak seçimlerde deprem bölgesinden başka illerimize gitmiş vatandaşlarımızın oy kullanırken kullandıkları iradenin ve oyun geldikleri ilde geçerli olmasını istiyoruz. Oyunun geldiği ilin iradesini yansıtmasını istiyoruz.” görüşünü paylaştı.

    Zorlu, bu amaçla Seçim İşleri Başkanlığınca bir çalışma hazırlandığını söyledi.

    Kaynak: AA / Politika
  • Adana’da okullar ne zaman açılacak? Adana’da okulların açılma tarihi belli oldu mu? Milli Eğitim Bakanı açıkladı!

    Adana’da okullar ne zaman açılacak? Adana’da okulların açılma tarihi belli oldu mu? Milli Eğitim Bakanı açıkladı!

    Adana‘da okullar ne zaman açılacak? Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Adana‘da açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesindeki verilerin değişmesiyle eğitim öğretim tarihinin de değiştiğini aktaran Bakan Özer, kentteki eğitim-öğretime verilen aranın uzatıldığını duyurdu. Peki, Adana‘da okullar ne zaman açılacak? Adana‘da okulların açılma tarihi belli oldu mu? Okullar ne zaman, hangi tarihte açılacak?

    ADANA’DA OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?

    Özer, “Veriler her geçen gün değişiyor. Bu değişen verilere göre aldığımız kararları da biz güncelliyoruz. Bu kapsamda Adana ilimizde 1 Mart tarihi itibarıyla eğitim öğretime başlayacağımızı açıklamıştık. Bu başlangıç tarihini yeni verilere göre 13 Mart tarihine ertelemiş bulunuyoruz. Yani 13 Mart’ta yeni verilere göre tekrar verileri güncelleyerek inşallah durumu tekrar kamuoyuyla paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

    10 İLDEKİ ÖĞRENCİLERİN NAKİLLERİ TAMAMLANDI

    Bakan Özer, “Depremden etkilenen illerimizden 166 bin 238 öğrencimizin istedikleri illere nakil işlemini gerçekleştirdik. Evlatlarımızın eğitim süreçlerinde her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

  • Üniversite sınavı başvuruları ne zaman? Üniversite sınavı başvuruları hangi tarihte yapılacak? YKS başvuru tarihi!

    Üniversite sınavı başvuruları ne zaman? Üniversite sınavı başvuruları hangi tarihte yapılacak? YKS başvuru tarihi!

    Üniversite sınavı başvuruları ne zaman? Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde dün saat 4.17’de 7,7; Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde deprem olurken, Gaziantep’te de büyüklükleri 6,4 ile 6,5 olan iki deprem meydana gelmesi ile birlikte araştırılmaya devam ediliyor. Daha öncesinde seçim tarihi nedeniyle merak edilmekte olan Üniversite sınavı başvuruları ne zaman? Sorusu, tekrar gündeme geliyor. Peki, Üniversite sınavı başvuruları ne zaman? Üniversite sınavı başvuruları hangi tarihte yapılacak? YKS başvuru tarihi!

    ÜNİVERSİTE SINAVI BAŞVURULARI NE ZAMAN?

    ÖSYM başkanlığı tarafından gerçekleştirilen açıklamaya göre sınav başvuruları için herhangi bir tarih belirtilmedi. Yapılan açıklama ise şu şekilde oldu.

    “Güncel gelişmelere göre ÖSYM Sınav Takvimi yenilenerek kamuoyuna duyurulacaktır. İlgililerin zaman içinde takvim bilgilerini kontrol etmeleri ve ÖSYM’den yapılan duyuruları takip etmeleri tavsiye edilir.” İfadelerine yer verildi. Buna göre ilerleyen günlerde yapılacak olan açıklama ile birlikte Üniversite sınavı başvuru tarihleri de kesinleşecektir.