Kategori: Ekonomi

  • İhracatçının talebi ‘Merkez’de karşılık buldu

    İhracatçının talebi ‘Merkez’de karşılık buldu

    ANKARA (İGFA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TC Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın Türk ekonomisinin yönetimine geçmesi sonrasında reel sektörün haklı taleplerini yerine getiren bir anlayışın hakim olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, reeskont kredilerinde ihracatçıların talebine uygun düzenlemenin de bunun bir sonucu olduğunu kaydetti.

    “Orta Vadeli Programa göre 2026 yılı sonu için 302,2 milyar dolar ihracat hedefimiz var” diyen Eskinazi, “Türk ekonomisinde son yıllardaki yanlış politikalar ihracatçılarımızı yordu, öz sermayelerimiz eridi. İşletmelerimizin üretime ve ihracata devam etmesi için finansman hayati derecede önemli. Finansman maliyetlerimizi düşüren adım nedeniyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TC Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’a teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Akaryakıtta indirimler sürüyor… Bu kez indirim sırası motorinde

    Akaryakıtta indirimler sürüyor… Bu kez indirim sırası motorinde

    İSTANBUL (İGFA) – Akaryakıt gruplarından önceki gün benzine gelen indirim sonrasında dün gece yarısından itibaren geçerli olacak şekilde benzine 1,17 TL bir fiyat indirimi daha yansıtıldı.

    Ayrıca, motorin kullanıcıları da sevindirici bir haber aldı.

    7 Ekim Cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere motorinde 2 lira 92 kuruş indirim olması bekleniyor.

    Şu anda güncel akaryakıt pompa fiyatlarında ortalama litre fiyatı benzin 33,50 TL, motorin ise 40,13 TL.

  • Moskova heyeti Antalyalı iş insanları ile buluştu

    Moskova heyeti Antalyalı iş insanları ile buluştu

    ANTALYA (İGFA) – Akra Otel’de gerçekleşen buluşmaya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Rusya Moskova Hükümeti Dış İlişkiler ve Ekonomi Bakanı Sergey Cheremin, Rusya Moskova-Güney İdari Yönetimi Başkan Yrd. Alexey Yeroşin, Moskova Ticaret Odası Başkanı Vladimir Platonov, Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Anastasia Sibileva, Rusya Antalya Başkonsolosu Sergey Vetrik, belediye bürokratları, Antalyalı iş insanları, dernek ve yöneticileri katıldı.

    RUSLAR İLK SIRADA

    Toplantıda konuşan Başkan Muhittin Böcek, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin çok köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, özellikle, İstanbul’da ‘’bavul ticareti’’ ile başlayan gidiş gelişlerin, hızlı bir turizm hareketine dönüştüğünü ve Antalya’nın bu noktada çok önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Eylül ayı sonu itibarıyla 13 milyon turiste ulaşan Antalya’da 2 milyon 894 bin turistle Rusya’nın ilk sırada yer aldığını kaydeden Başkan Böcek, bunun yanında geçici ikamet eden ve yerleşik Rus vatandaşların Antalya’da barış ve güven içerisinde yaşadığını ifade etti. Bu karşılıklı ziyaretler ve dünyadaki birtakım siyasi gelişmelerin iki ülkeyi birbirine daha çok yaklaştırdığını belirten Başkan Böcek, iki ülkenin birçok alanda birlikte hareket eden önemli bir ticari ortak haline geldiğine dikkati çekti.

    BİRLİKTE ÇOK ÖNEMLİ İŞLER YAPABİLİRİZ

    Ağustos ayındaki Moskova ziyareti sırasında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Moskova Güney İdari Bölge Yönetimi arasında işbirliği protokolü imzalandığını hatırlatan Başkan Muhittin Böcek, şunları söyledi: “Protokol kapsamında birlikte çok önemli işler yapabileceğimize inanıyorum. Birlikte atacağımız adımlar ve projeler ile ülkelerimiz arasındaki başta ticaret hacminin büyüyeceğine ve kültürel faaliyetlerin daha da gelişeceğine inancım sonsuzdur. Bu vesile ile heyetinizin Antalyalı iş insanları ve sivil toplum örgütleri ile yapacağınız görüşmeleri ve buluşmaları şahsım ve belediyemiz olarak çok önemsiyoruz. Gerek bu ziyaretiniz gerekse gelecekte yapacağınız her türlü ziyaret ve ortak yapacağımız projelere sonuna kadar destek vermeye hazırız.”

    GÜÇLÜ BİR GELECEK İNŞA ETMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

    Sürdürülebilir turizm, enerji işbirliği, ulaşım, eğitim, sağlık, kültür-sanat ve daha birçok alanda ilişkileri güçlendirebileceklerini söyleyen Başkan Böcek, “Sonuç olarak ortaya çıkacak işbirlikleri sadece Antalya’nın değil, Türkiye’nin genel çıkarlarına hizmet edecektir. İki ülke arasında karşılıklı saygı, anlayış ve işbirliği temelinde daha güçlü bir gelecek inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Seçer: “Orta direk konut alamıyor, kiralayamıyor”

    Seçer: “Orta direk konut alamıyor, kiralayamıyor”

    MERSİN (İGFA) – Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ekonomi Gazetesi’nin düzenlediği ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’ne katıldı.

    Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele, Başkan Vahap Seçer’in yanı sıra, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet İsmail Yağcı, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Hasan Engin, Mersin Perakendeci İş Adamları Derneği Başkanı Özcan Demir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, Mersin Ekonomi Platformu Başkanı Servet Özkaya, Türk ve Arap Ülkeleri İş İnsanları Derneği Başkanı Fahri Kuş, oda ve STK yöneticileri ile iş insanları katıldı.

    Ekonomi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Handan Ceylan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’nde Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ tarafından ‘Küresel ekonominin Türkiye yansımaları’; Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz tarafından ‘Rekabet ve dijitalleşmenin Türkiye ekonomisine etkileri’; Arbel A.Ş. Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan tarafından ‘Küresel ekonomide Türk iş dünyasının konumu’; Berdan Civata Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi tarafından ‘Sektörel bilgilendirme ve metal sektöründe Mersin’in yeri’ ve Armada Food’s Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Sönmez tarafından ‘Bakliyat sektörünün ekonomiye katkısı ve organik tarımın önemi’ başlıklı konular konuşuldu.

    Seçer: “Mersin bir ticaret kentidir”

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, Mersin ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mersin’in bir ticaret kenti olduğunu ve Türkiye’de vergi sıralamasında 6. sırada olduğunu ifade eden Seçer, Türkiye’nin yüzde 2 buçuk vergisini de Mersin’in verdiğini sözlerine ekledi. Seçer, “Bu önemli bir rakam. Ancak eldeki son verilere göre, Türkiye’de kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla 10 bin 700 dolar. Türkiye’de bu böyle ama Mersin 8 bin 300 dolar civarında kişi başı gelire sahip. Türkiye’de Adana ve Mersin gelir dağılımında adaletsizliğin olduğu 1., 2. sıradaki iller. Buranın sosyoekonomik yapısı bu. Bir tarafta milyon dolarlar kazanç, bir tarafta da asgari ücretle geçim, 6 liraya belediyenin yemek kuyrukları, 2 buçuk liraya ekmek kuyrukları. Mersin böyle bir coğrafya, böyle bir hinterlant” diye konuştu.

    “Bugünkü Türkiye ve dünya konjonktüründe finansmana ulaşmak kolay değil”

    Mersin’i bu rakamlar üzerinden de değerlendirmek gerektiğini dile getiren Seçer, “Çok hamasi söylemlerden ziyade, Mersin’i neyle büyütürüz? Ben dış ticaret rakamlarına da baktım. Geçen yıl toplam 4 milyar 575 milyon bir dış ticaret hacmi var. Bu hinterlanttan yapılan ihracat miktarı da bu da TÜİK rakamları 40 milyar dolar. 13 milyar dolar da bu bölgenin ticaret hacmi var. Yerli firmalar, diğer firmalar hepsini işin içerisine katıyoruz. Bana göre en önemli, hızlı, ivedi gelişeceğimiz alan ticaret. Sanayi de önemli. Sanayinin ilk yatırımı yüksektir. Daha fazla bir finansman ister. Bugünkü Türkiye ve dünya konjonktüründe de finansmana ulaşmak kolay değil” ifadelerini kullandı.

    “Bütün meslek grupları daha kompakt bir alanda faaliyetlerini sürdürmek istiyor”

    Ticari yatırımların daha da artırılması gerektiğini ifade eden Seçer, “Şehrin ve özellikle şehir merkezinin en önemli talebi, beklentisi ve eksiği ihtisas organize sanayi bölgeleri. Bütün meslek grupları daha kompakt, altyapısı olan, daha sıhhi ve ekonomik ortamlarda bazı hizmetlerden faydalanacağı, daha hızlı hareket edebileceği, kararlar alabileceği, birlikler oluşturabileceği kompakt bir alanda faaliyetlerini sürdürmek istiyor” dedi.

    2023 yılı Cumhurbaşkanlığı yatırım programına alınan Mersin’deki yatırımları incelediğini ifade eden Seçer, “2023 yılı Mersin yatırımlarının kuruluşlar itibariyle dağılımı; toplam proje miktarı 45 adet, tutarı 56 milyar 319 milyon 922 bin lira. Buradaki yüzde 51,8’lik pay Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde. Yatırım programına almış işte. En başta metro. Hani şu meşhur metro. Başlayıp cebimizden 3-4 yıl öncenin parasıyla 200-300 milyon hak ediş ödediğimiz, 2 yıldır masada bekleyip, geçtiğimiz günlerde Mehmet Bey tarafından imzalanan, iç ya da dış finansman kullanma iznini aldığımız metro. Ödenek 2 milyar 625 milyon lira” diye konuştu.

    Önümüzdeki Meclis toplantısında de ilave 1 milyar lira bir borçlanma yetkisi isteyeceklerini dile getiren Seçer, şöyle devam etti:

    “Yatırım programına Cumhurbaşkanı alıyor, daha önce Altyapı Genel Müdürlüğü bunu zaten onaylıyor Ulaştırma Bakanlığı. Sonra yatırım programına alınıyor. Burada 2 sene önce Meclis ilk etapta 900 milyon borçlanma veriyor, 2 yıl orada takılıyor. Bu yıl programda metroya dair 1.9 milyar var benim kullanacağım, 2 milyar 625’in içinde. O kalan payı almak için bir de burada aynı süreyi kaybediyoruz. 2 aydır uğraşıyoruz. Böyle bir aksaklık var.”

    Mersin’de yapılması gereken iş alanları ile sosyal konutların hayata geçirildiğinde kentin ekonomi ve hacminin büyüyüp refahının artacağına inandığına dikkat çeken Başkan Seçer, “Zaman hızlı akıyor, yatırımların hızlı olması lazım. Yani, hem belediyenin hem de kamunun yapması gereken işler var. Ekonomi büyüyecekse, hacim büyüyecekse, refah artacaksa, herkes gülecekse, eğitim, kültür, sanat artacaksa, barış, kardeşlik mutluluk artacaksa, bu çalışmayla olur, parayla olur, kazançla olur, herkes evine gittiğinde huzurlu bir aile ile olur. İş alanları, konutlar, sosyal konutlar; bunları birilerinin yapması lazım” ifadelerini kullandı.

    Seçer, geciken yatırımlara dikkat çekti

    2009’da temeli atılan ancak hala tamamlanmayan Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın bir an önce bitmesi gerektiğine vurgu yapan Seçer, bunun da kente artı bir değer katacağını söyledi. Yıllardır sürüncemede olan Çeşmeli- Taşucu Otoyolu’nun yapımına bir an önce başlanması gerektiğini belirten ve 2 yıl önce özelleştirilen Taşucu Seka Limanı’ndaki çalışmalar ile ilgili de konuşan Seçer, yatırımları ancak çevreye duyarlı bir şekilde yapılması ve yasalara uygun olması halinde desteklediklerini kaydetti.

    Mersin Limanı Genişletme Projesi ile ilgili de konuşan Seçer, limanın Atatürk Parkı’na doğru genişletilmesi yerine halihazırda olan Ana Konteyner Limanı Projesi’nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut küçük sanayi sitelerinin yetersiz olduğuna ve Mersin’in ihtisas sanayi bölgelerine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Seçer, İstanbul’dan sonra en geniş araç filosuna sahip kent olan Mersin’in yıllardır ihtiyaç duyduğu Lojistik Merkezi’nin yapımını da süratle sürdüklerini vurguladı.

    Seçer’den sosyal konut vurgusu: “Orta geliri olan bir insanın bırakın konut satın almayı kiralama şansı kalmamış”

    Sosyal konutların da kent için bir ihtiyaç olduğuna ancak projelerin doğru bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Seçer, “TOKİ sosyal konutlar yapıyor, hiç kimseye de sormadan. Bunu da bir eleştiri olarak alınmasını istiyorum. Ben her ortamda sosyal konut yapalım diye söylüyorum. Nüfusumuz 2.5 milyon; depremzedeler, Ruslar, Ukraynalılar, Suriyeliler var. Kira ve konut fiyatları almış başını gitmiş. Orta geliri olan bir insanın bırakın konut satın almayı kiralama şansı kalmamış. Sosyal konut yapılsın. Ama yol, altyapı, arıtma, su yok. Kim yapacak? Büyükşehir yapacak. Temel atmışsın, binayı çıkıyorsun, Büyükşehir’in orada imarı yok. İmar olmayan yere Büyükşehir nasıl altyapı yapsın, imar yolu olmasa yolu nasıl açsın? Bir taraftan yatırım ama bir taraftan siyasi saiklerle yaptığınız göz boyayıcı yatırım geleceğe dair çok ciddi sorunları da beraberinde getiriyor” dedi.

    “Mezitli’den Davultepe’ye kadar yeni bulvarlar açıyoruz”

    Konuşmasında Büyükşehir tarafından tamamlanan imar çalışmalarına da değinen Seçer, “İmar konususunda Akdeniz önemliydi çünkü yatırım bölgesi. Yenişehir, Mezitli ve Toroslar daha çok konut bölgeleri. Birinci etap bitti, ikinci etap çalışıyor. 1/5000’lik, 1/1000’lik uygulama planlarını Akdeniz yapıyor. Orası bittiği zaman her şey daha rahatlıyor. 4. Çevreyolu’nu da açtık. Mezitli’den Davultepe’ye kadar yeni bulvarlar açıyoruz. Şimdi 3. ve 4. Çevreyolu’na da bağlayacağız. İnsanlar evden çıktığı zaman iş yerine 10-15 dakikada ulaşabilecek. Bunları başarabilmemiz için bunların sürekli dile getirilmesi lazım. Kamuoyunun bunlardan haberdar olması lazım” ifadelerine yer verdi.

    Mersin’in ulaşımda raylı sistem sorununu çözmesi gerektiğini söyleyen Başkan Seçer, “Raylı sistemleri çözmemiz lazım. Biz metro kısmını başlattık, en ağır kısmını başlattık. Bir de bunun tramvayı, hafif raylı sistemi var. 35 kilometrelik proje hazır. Metro zaten başladı. Tramvayın ve projelerin tamamının Altyapı Genel Müdürlüğü’nden onayı bitti. Bunu tabi zamana ve finansmana bağlı olarak devam ettireceğiz” dedi.

    Mersin’in çok göç aldığını ve buna bağlı olarak altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Seçer, FRIT II kapsamında 39 milyon Euro tutarında kredinin kesinleştiğini ve bu rakamın 17,1 milyon Eurosu ile Mezitli içme suyu şebekesinin, Tömük sahil kısmı kanalizasyonunun ve Homurlu-Kazanlı mahallelerinin altyapısının yapılacağını söyledi.

    “162 milyon Euro’luk bekleyen altyapı yatırımları var”

    Yakın zaman içerisinde EBRD’nin Büyükşehir’in yatırım planlaması yaptığı bölgelerde inceleme yaptığını ve ardından 30 milyon Euro olarak düşündükleri finansman desteğini 70 milyon Euro olarak taahhüt ettiğinin de altını çizen Başkan Seçer, “162 milyon Euroluk bekleyen altyapı yatırımları var. Barajdan cazibeyle su getirme, oranın arıtması, bunları da dahil ettik. Neticede bir kısmını DSİ yapsa da bizi borçlandırıyor. DSİ ile de uyum içindeyiz” diye konuştu.

    “Sermaye; hukukun, adaletin, güvencenin olduğu yere gelir”

    Kent ekonomisinin büyümesi için sermayenin o kente gelmesi gerektiğine dikkat çeken Seçer, “Sermaye; hukukun, adaletin, güvencenin olduğu yere gelir. Aklı başında yöneticilerin olduğu yere gelir. Kendini iyi hissetmesi lazım. ‘Bana engel çıkartmayacaklar, rüşvet istemeyecekler, oradan oraya göndermeyecekler’ demesi lazım. ‘Ben gideyim orada yatırım yapayım. Belediye, Valilik önüme düşüyor, bana arazi buluyor, altyapı yapıyor, derdimi dinliyor’ dediği yerlere gider. Bizim Mersin ekonomisini gelecek yüzyılda kalkındırmanın yolu buradaki camianın bu işe sahip çıkması, yöneticilerin de onlarla işbirliği yapmasına bağlı” ifadelerini kullandı.

    Özyiğit: “İnovasyon, dijitalleşme, süreç yönetimi; ekonominin olmazsa olmazları”

    Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise, Mersin’in çok özel bir kent olduğunu ve büyük bir potansiyel taşıdığını aktardı. Özyiğit, “Aramızda dünyada çok önemli yerlere gelmiş, büyük işleri başarmış iş insanlarımız var. Bu başarıyı artırmamız gerekiyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ülkemizi ileriye taşıma görevi gerçekten bilimi, teknolojiyi bir şekilde kullanıp, işimizi iyi yaparak kentimizi geleceğe taşımamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

  • Benzine indirim geldi!

    Benzine indirim geldi!

    İSTANBUL (İGFA) – Benzine bugünden geçerli olmak üzere litre başına 2,11 kuruş indirim geldi.

    Motorinde ise fiyat değişikliği gerçekleşmedi.

    Akaryakıt istasyonlarındaortalama litre fiyatları benzinde 35,02 TL, motorin 40,52 TL, LPG’nin ise 16,29 TL oldu.

  • Türk tekstil sektörü  ABD’den aldığı payı büyütecek

    Türk tekstil sektörü ABD’den aldığı payı büyütecek

    BURSA (İGFA) –Trend alanı organizasyonu ile fuarda sektörümüze yönelik farkındalığın arttırılması, Türk ürünlerine dikkat çekilmesi ve alıcı çalışmaları yapılmasını hedefleyen UTİB, standında katılımcıların en son trendleri yansıtan kumaş ve sürdürülebilir tekstil ürünlerinden örneklerle özel bir tasarım sergiledi.

    Fuarı ve sektörü değerlendiren UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “2022 yılında tam 199 ülke ve bölgeye tekstil ihracatı yaptık. 7,8 dolar seviyesinde kilogram ihracat değerine ulaştık. Sektörün küresel rekabet ortamında öne çıkabilmesi için Ar-Ge, inovasyon, tasarım, markalaşma ve ekoloji dostu çevreci üretim gibi konularında çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bu fuarda da bu özelliklere sahip ürünlerimizi sergiledik. Birliğimizin oluşturduğu trend alanı da dikkat çekerek yabancıların ilgi odağı oldu. Katma değerli üretim, etkin yurt dışı fuar katılımları, ticari alım heyetlerinin de desteğiyle ihracatımızı artırmak, katma değerimizi geliştirmek istiyoruz” dedi.

    TEKSTİLDE EN AZ 1 MİLYAR DOLAR İHRACAT HEDEFİ

    ABD’nin tekstil sektörü için çok önemli bir ülke olduğunun altını çizen Taşdelen Engin, “Hazır giyim sektörüyle birlikte 31,6 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin en büyük ikinci ihracatçı sektörüyüz. Yaklaşık 20 milyar dolar değerinde dış̧ ticaret fazlasıyla Türkiye’ye en fazla döviz girdisi sağlıyoruz. İki sektör olarak geçen yıl ABD’ye 1,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik ABD 2022 yılında Dokunmamış mensucat ürün gruplarında 2,1 milyar dolar ithalat gerçekleştirirken, Türkiye’nin ABD’ye ihracatı 128,1 milyon dolar oldu. Dünyanın en büyük ithalatçı ülkesine yaptığımız ihracat tutarını yeterli bulmuyoruz. Kaliteli, inovatif, sürdürülebilir üretim gücümüzü bu pazarda daha net gösterip sadece tekstilde en az 1 milyar dolarlık ihracata ulaşabiliriz” diye konuştu.

  • Türkiye’de bir ilk; Yüzer GES dönemi başlıyor

    Türkiye’de bir ilk; Yüzer GES dönemi başlıyor

    ANKARA (İGFA) – Ankara nüfusunun içme ve kullanma suyunu sağlayan, kanal ve altyapı işlerini yürüten ASKİ Genel Müdürlüğü, Başkentte “Yüzer GES Sistemi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.

    ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, ASKİ’nin elektrik ihtiyacının bir kısmının Yüzer GES Sistemi ile sağlanacağını kaydederek, AR-GE Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje için Mamak ilçesindeki Bayındır Barajı’nın “model uygulama” alanı olarak seçildiğini açıkladı.

    BUHARLAŞMAYI AZALTARAK SU TASARRUFU SAĞLIYOR

    Akçay, projeye ilişkin olarak geçtiğimiz haziran ayında lisanssız elektrik üretim başvurularının tamamlandığını, 26 Temmuz 2023’te ise zemin sondaj işlemlerinin yapıldığını aktardı. Akçay, Bayındır Barajı üzerinde 990 kWp fotovoltaik panel kapasitesine sahip on grid yüzer uygulamalı GES kurulumunun Aralık 2023’e yetişmesinin planlandığını söyledi.

    Projeyi anlatan Akçay, şunları kaydetti:

    Verilere göre Temmuz 2023’te Türkiye’deki toplam kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 9,9 kısmı güneş enerji santrallerinden sağlanmıştır. Göller, arıtma tesisleri ve sulama havuzlarında kurulabildiği için araziye ihtiyaç duymayan ve bu sayede maliyet giderlerini oldukça düşüren Yüzer GES Uygulaması ise standart bir güneş projesine göre yılda yüzde 15 elektrik verimini artırıyor. Ayrıca sistem havzada biriktirilen su yüzeyinin güneş ile direkt temasını kestiği için kurulu olduğu alanda buharlaşmayı yüzde 55 azaltarak su tasarrufu da sağlıyor.”

    Yüzer GES kurulumu için gerekli ortalama alan dikkate alındığında Ankara yakınında yaklaşık 33,7 GWp gücünde kurulu kapasite bulunduğunu kaydeden Akçay, “Ancak tabii her yerde bu sisteme izin verilmiyor. Yüzen bir mimariye sahip olduğu için suyun kaldırma kuvvetinin yardımıyla işlev gören bu özel uygulamayı, ilerleyen süreçte prosedüre uygun olan başka sahalara da taşımak istiyoruz. Çünkü arazilerimiz yerine atıl durumda olan su yüzeyleri kullanılarak enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılayabiliriz. Sistemin en önemli katkılarından biri de kurulum süresinin karada kurulan sabit GES’lere göre daha kısa olması. Bu sayede kısa sürede yatırım tamamlanıp üretim çıkışı sağlanabilir” dedi.

    TÜRKİYE’DE İLK OLACAK

    Dünyada Çin, Japonya, ABD, İngiltere, Hollanda, Almanya, Güney Kore ve Fransa gibi ülkeler Yüzer GES kurulumuna öncelik veriyor. İlk Yüzer GES 2006 yılında ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir üzüm bağında kullanıldı. Böylece güneş santrali inşa edilmesi planlanan yerde üzüm ekimi yapılarak yılda 150 bin dolar kazanç elde edildi.

    2011’de yaşanan Fukuşima Nükleer Santral kazasından sonra ise Japonya Yüzer GES kurulumu için teşvik verdi. Türkiye’de ise söz konusu sistem denemelerine 2017 yılında başka belediyeler tarafından başlandı ancak santral kar ve rüzgâr yüklerinin ektin şekilde hesaplanamamasından ötürü ne yazık ki kullanılamadı. Bu nedenle ASKİ’nin hayata geçireceği proje, Türkiye için ilk olmuş olacak.

  • Merkez Bankası: Piyasa etkisi 2024’te görülecek

    Merkez Bankası: Piyasa etkisi 2024’te görülecek

    ANKARA (İGFA) – Merkez Bankası Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda bir sunum yaptı.

    Fiyat istikrarı temel amacımız doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlılıkla kullandıklarını ve kullanmaya devam edeceklerini duyuran Dr. Hafize Gaye Erkan, parasal sıkılaştırmayı makro ihtiyati çerçevedeki sadeleştirme ile birlikte yürüterek, hem parasal aktarım mekanizmasının güçlenmesini, hem de attığımız adımların makro finansal istikrarı pekiştirmesini hedeflediklerini söyledi.

    “Beklentileri yeniden çıpalayacak, ekonomideki güven ve öngörülebilirliği artıracak para politikasını sabırla uygulamaya yönelik kararlılığımızı attığımız adımlarla gösteriyoruz” diyen Dr. Erkan, “Parasal sıkılaştırma sürecimizin ve güçlü bir eğilim gösteren rezerv birikiminin etkilerinin döviz kuru istikrarını desteklediğini görmekteyiz. Parasal sıkılaştırma adımlarımızın birikimli etkileri ile ana eğilimi düşürerek, dezenflasyonu 2024 yılında Enflasyon Raporu’ndaki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıyız” dedi.

    Politika faizinde gerçekleştirilen kademeli ve kararlı artışların yanı sıra makro ihtiyati çerçevede attığımız sadeleşme adımlarının da katkısıyla piyasa mekanizmasının yeniden tesisi sağladığını ifade eden Erkan, “Kur korumalı mevduat bakiyesi gerilerken rezervlerde de artış sağlanması, KKM’den ve döviz mevduattan TL’ye geçiş stratejisinin başarıyla ilerlediğine ve TL’ye arzu edilen sağlıklı geçişin başladığına işaret etmektedir. Para politikası tepkimizi, enflasyonun ana eğilimini düşürmeye odaklı olarak, veriye ve etki analizlerine dayanarak veriyoruz. Haziran ayından bugüne süregelen parasal sıkılaştırma sürecinin etkilerini belirgin şekilde 2024 yılında görmeye başlayacağız. Bu nedenle 2024 yılını dezenflasyon dönemi olarak tanımlıyoruz. Fiyat istikrarını tesis etmekte kararlıyız. Toplumsal refaha azami katkıyı sağlayabilmek için bütün ekibimizle gece-gündüz, özverili bir şekilde çalışıyoruz” diye konuştu.

    Merkez Bankası Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan’ın TBMM’de gerçekleştirdiği bütçe sunumunun detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

  • Memur ve emeklinin zam oranı şekilleniyor

    Memur ve emeklinin zam oranı şekilleniyor

    ANKARA (İGFA) – TÜİK’in Eylül ayına ilişkin enflasyon verilerini açıklaması sonrasında memur ve emekli maaşlarında zam oranları da şekillendi.

    TÜFE, Temmuz’da yüzde 9,49 ve Ağustos ayında yüzde 9,09 artış kaydederken, Eylül ayında yüzde 4,75 oldu.

    Verilere göre, SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz, Ağustos ve Eylül’de alacakları zam oranı farkı yüzde 25,11’e ulaştı.

    Ancak zam oranları ocak ayındaki maaşlarına yansayacağı için ekim, kasım ve aralık aylarının enflasyon oranları da birikimli olarak hesaplanacak.

    ZAM ORANI YÜZDE 15’İ AŞTI

    Memur ve memur emeklileri için 2024-25 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi görüşmelerinde 2024 yılı Ocak ayı için yüzde 15 zam alacakları kesinleşti.

    Memur ve memur emeklileri için de enflasyon oranlarının aylık olarak birikimli hesaplanması neticesinde zam, Ocak ayında belli olacak.

    Bu konuda yılın kalan 3 ayının enflasyon verilerinin de açıklanması bekleniyor.

  • Enflasyon rakamları açıklandı

    Enflasyon rakamları açıklandı

    ANKARA (İGFA) – TÜİK’ten alınan bilgiye göre TÜFE’deki (2003=100) değişim 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 4,75, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 49,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,53 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,30 olarak gerçekleşti.

    Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 20,16 ile konut oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 92,48 ile lokanta ve oteller oldu.

    TÜFE ana harcama gruplarına göre yıllık değişim oranları (%), Eylül 2023

    Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 2,59 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 30,27 ile eğitim oldu

    Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2023 yılı Eylül ayı itibarıyla, 11 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 128 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

    Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 67,22, aylık ise yüzde 5,06 oldu. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 5,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 54,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,22 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 57,75 olarak gerçekleşti.

    Öte yandan bağımsız araştırma grubu ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Eylül ayında yüzde 6,24 artarken, E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 130,13 olarak gerçekleşti. ENAG verilerine göre 2023 yılı, Ocak-Eylül dönemi enflasyon oranı ise yüzde 95,33 oldu.