Kategori: Güncel

  • Sokak ortasında buldukları yavru Akdeniz fokunu ağla denize bıraktılar

    Sokak ortasında buldukları yavru Akdeniz fokunu ağla denize bıraktılar

    Nesli tükenme tehlikesi altında olan türlerden yavru Akdeniz foku, Ayvalık ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi Atatürk Bulvarı yakınlarında sokak ortasında görüldü. Vatandaşlar, balıkçı ağıyla yakaladığı Akdeniz fokunu denize bıraktı. Fok, daha sonra gözden kayboldu. Akdeniz fokunun sokakta yürüdüğü ve balıkçı ağı yardımıyla denize bırakıldığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ilgi görürken foku denize bırakan vatandaşlardan Turan Karakoç, “Sokakta yürürken görünce başına bir iş gelmemesi için bulduğumuz balıkçı ağıyla hemen denize bıraktık. Onu doğal ortamına kavuşturduğumuz için mutluyuz” dedi.

    “AKDENİZ FOKUNUN KORUNMASINDA TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ÜLKE”

    Akdeniz foklarında türün en büyük popülasyonunun Ege Denizi’nde olduğunu belirten Su altı Araştırma Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) Koordinasyon Kurulu Başkanı Cem Orkun Kıraç, nesli tükenmekte olan türlerden olduğunu ifade etti. Kıraç, ” Türkiye‘de yapılan çeşitli bilimsel çalışmalarda bireysel tanımlama yolu ile en az 110 civarında Akdeniz foku bireyi tanımlanmış olup, kıyılarımızda 120 civarında yetişkin fok yaşadığı tahmin edilmektedir. İri bir deniz memelisi olan Akdeniz fokunun boyu 2-3 metre, ağırlığı 200-300 kilogram arasında değişiyor” dedi.

    “YAŞAM ALANLARI KALMAYAN CANLILAR NESİLLERİNİ SÜRDÜREMEZ”

    Kıraç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nadir deniz memelisi sadece denizde yaşamaz. Biyolojileri gereği yavrulamak, yavrularını büyütmek, uyumak ve saklanmak için kıyının kara kısmını kullanır. Kıyılar yapılaştığı, betonlaştığı an bu deniz canlısı oradaki eşsiz yaşam alanlarını kaybeder. Yaşam alanları kalmayan canlılar nesillerini sürdüremez. Akdeniz foku 5 uluslararası sözleşmeye dayalı olarak habitatları ile koruma taahhüdü altında.”

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • İYİ Parti, TBMM’de “sığınmacı” konusunda genel görüşme isteyecek

    İYİ Parti, TBMM’de “sığınmacı” konusunda genel görüşme isteyecek

    Depremlerin yarattığı yıkım nedeniyle milletvekillerinin bölgelerde bulunması sonrasında, TBMM çalışmalarına verilen ara 28 Şubat’a kadar uzatılmıştı. İYİ Parti 28 Şubat’ta çalışmalarına başlayacak TBMM’de genel görüşme talebinde bulunacaklarını duyurdu.

    “KARARLIYIZ”

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu, sığınmacı konusuna ilişkin haftaya Meclis’te genel görüşme talebinde bulunacaklarını açıklayıp şunları söyledi: “Dün Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in grup toplantısında sığınmacı sorununa ilişkin kapsamlı değerlendirmesi milletimizle paylaşılmıştır. Yaşadığımız deprem felaketi ve sonrasında oluşan ağır tablo, afet yönetimi ve afet sonrası mücadelenin bir parçası olarak artık bu sorunu hızlı ve etkin şekilde çözmemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. İYİ Parti kararlıdır.

    “HEP BİRLİKTE HALLEDELİM”

    Kaygı ve çağrımız Türkiye Cumhuriyeti’nin iç huzuru ve demografik yaşam alanına yöneliktir. Genel Başkanımızın nihai çözüm için TBMM’yi görüşmeye çağıracağını açıklaması üzerine TBMM Grubumuz önümüzdeki hafta Meclis’te genel görüşme talebinde bulunacaktır. Gelin artık milletimizin isteği ve iradesiyle hep birlikte halledelim. TBMM’yi bu konuda öncülüğe ve çözüme davet ediyoruz” dedi.

    Zorlu’nun açıklaması:

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika
  • “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına 50 milyon TL bağışlayan kişi Sedat Peker mi? Eşi iddialara yanıt verdi

    “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına 50 milyon TL bağışlayan kişi Sedat Peker mi? Eşi iddialara yanıt verdi

    Halk TV özel yayınıyla gerçekleştirilen kampanyada 33 bin 98 aileye kira desteği için 330 milyon lira toplandı. Kampanyaya 50 milyon TL bağış yapan Savaş Ateş isimli bir vatandaş ise kısa sürede gündem oldu. KKTC’den yayına bağlandığını ifade eden Savaş Ateş, “Aile şirketi olarak, Yunanistan’dan 50 milyon TL bağışlamak istiyoruz” dedi.

    “KIZLARIM LİNA VE MİNA ADINA BAĞIŞ YAPIYORUM”

    Konuşmasının devamında ise “Kızlarım Lina ve diğer kızım Mina, onların adına bu bağışı yapıyorum. Biz her zaman Türküz, Türkiye’nin yanındayız. Tekrardan Türkiye’de ölen aileler için onların acısı bizim acımız” ifadelerini kullandı.

    BAĞIŞI YAPAN KİŞİNİN SEDAT PEKER OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

    Bu gelişmenin ardından sosyal medyada ses getiren bir iddia ortaya atıldı. Kullanıcılar bağışı yapan kişinin andığı Line ve Mina’nın isimlerinin Sedat Peker ile aynı olmasına dikkat çekti. “Savaş Ateş” ismiyle kampanyaya 50 milyon TL bağışlayan kişinin Sedat Peker olduğu iddiası sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından da dile getirildi.

    ÖZGE PEKER’DEN İDDİALARA YANIT

    İddialara yanıt ise Sedat Peker’in eşi Özge Peker’den geldi. Özge Peker açıklamasında, “Dün akşam saatlerinde Halk TV kanalında yapılan çok değerli bir yardım organizasyonunda bir bağışın aslında eşim tarafından yapıldığı sosyal medyada, bazı haber sitelerinde yer almıştır. Bu yardım eşime ait değildir” ifadelerine yer verdi.

    “VİDEO ÇEKMEK İÇİN MÜRACAATTA BULUNDU”

    Özge Peker’in Instagram hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şöyle; “Eşim avukatları vasıtasıyla bir video çekerek deprem ile ilgili düşüncelerini belirtip üzüntülerini paylaşabilmek adına Birleşik Arap Emirlikleri makamlarına müracaatta bulundu. Ancak süreç biraz uzadığı için bazı kafa karışıklıklarını gidermek adına ben bu paylaşımı yapmayı uygun gördüm. Depremin ilk gününden itibaren eşim tüm yakınlarını organize edip depremle ilgili çeşitli yardım çalışmalarını yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Eşimin ismi geçen yardım organizasyonlarına katılan bütün herkes (TIR şoförleri dahil) gözaltına alınmış, haklarında ağır ceza mahkemelerinde davalar açılmıştır. Bu mahkemeler halen devam etmektedir.

    “BU YARDIM EŞİME AİT DEĞİLDİR”

    Eşim yapmış olduğu çalışmaların kesintiye uğramaması için ismini görünür şekilde hiçbir yardım faaliyetinde kullanmamıştır. Yaşam alanına çevrilmiş konteyner, seyyar tuvaletler, ısıtıcılar, mevsim şartlarına uygun kıyafetler, deprem bölgesindeki bazı havalimanları dahil birçok yerde sıcak yemek dağıtımı ve ayrıca deprem bölgesinde yaşayan güvendiği insanlar vasıtasıyla depremzedelere nakdi olarak para yardımı halen devam etmektedir. Dün akşam saatlerinde Halk TV kanalında yapılan çok değerli bir yardım organizasyonunda bir bağışın aslında eşim tarafından yapıldığı sosyal medyada, bazı haber sitelerinde yer almıştır. Bu yardım eşime ait değildir. Ayrıca iyi niyetli de olsa bu yönde yapılan haberler gerekçe gösterilerek yapılan yardım organizasyonu ile ilgili savcılık tarafından araştırma yapılıp yardım paralarına tedbir koyma yoluna gidebilirler (Şaka yapmıyorum. Bir bilseniz nelerle uğraşıyoruz).

    “İÇİMİZ YANGIN YERİ VE HALA RUHEN KENDİMİ TOPARLAYABİLMİŞ DEĞİLİM”

    Eşimin deprem ile ilgili video çekme müracaatına olumlu cevap gelmesi halinde kendisinin daha detaylı anlatacağını düşünüyorum. Dün gece gerçekleşen değerli yardım organizasyonundan dolayı çok mutlu oldum. Ancak içimiz yangın yeri ve hâlâ ruhen kendimi toparlayabilmiş değilim. Depremde hayatını kaybeden canlarımızın ailelerine tekrardan sabırlar diliyorum.”

  • Öldüğünü zannettikleri bebeği ağlayınca fark eden madenciler, Asya’yı 131. saatte enkazdan çıkarmış

    Öldüğünü zannettikleri bebeği ağlayınca fark eden madenciler, Asya’yı 131. saatte enkazdan çıkarmış

    Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde görev yapan maden işçileri, Cebrail Mahallesi Oymak Sokak’ta bulunan binanın enkazında çalıştı. Maden işçileri, 2 saatlik çalışmayla enkazda delik açtı. Zayıf olması nedeniyle delikten baş aşağı sarkıtılan, 4 yıllık madenci İlker Aksakal, ağlamasıyla yaşadığını fark ettikleri Asya‘yı bulunduğu yerden aldı.

    “İLK BAŞTA ÖLDÜ ZANNETTİK”

    Depremin 131’inci saatinde Asya bebeğe ulaşılırken, diğer madencilerin ayaklarından tutarak Aksakal’ı yukarı çektiği anlar ise sosyal medyada takdir toplamıştı. Asya bebeğin bulunduğu enkazdan, ailesinden birçok kişinin cansız bedenlerinin çıkarıldığını söyleyen İlker Aksakal, “Dedesi geldi, ‘Cenazemiz var’ dedi. Gidip baktık içeri, ilk başta ölmüş, sandık. Tekrar baktığımızda bebek yaşıyormuş. Biz ondan sonra daha hırslı olarak çalışmaya başladık. Gireceğimiz yer çok alçaktı. Bana ‘Sen girersin, zayıfsın’ dediler. Biz de hiç korku olmadan oraya girdik” dedi.

    “BEBEĞE ZARAR GELMESİN DİYE SÜRÜNEREK ÇIKTIM”

    Bebeği görünce çok hüzünlendiğini belirten Aksakal, “Dolabın kapağı gelmiş üstüne, beşik kırılmış. Çektim yatağını gelsin, diye ama gelmiyordu. Baktım bir yerinde kırık var mı, yok mu, diye. Amirlerim arka taraftan destek veriyorlardı, ‘Acele etme’ diye. Ağlamaya başlayınca sakinleştirdim orada. Başını kollarımın üstüne koydum, ‘Beni geriye çekin’ dedim. Bebeğe hiçbir zarar gelmesin, diye bebeğin kafası kollarımın üzerindeydi. Kollarımı yerde sürükleyerek dışarı çıkardım” diye konuştu.

    “YİNE OLSA GİDERİM, HİÇ DÜŞÜNMEM”

    Madenci arkadaşlarının deprem bölgesine ulaştığı anda enkaza koştuğunu dile getiren Aksakal, “Biz hiçbir şeyden korkmayız, yerin altına giriyoruz. O yüzden korku nedir, bilmiyoruz. Herkes koşuyor. Madencilerimiz her zaman yardıma gider. Yine olsa giderim, hiç düşünmem. Madenci arkadaşlarımızdan da kimse düşünmez, yine gider” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • “Küfür etti” diyerek okul servisi şoförüne beyzbol sopasıyla saldırdı

    “Küfür etti” diyerek okul servisi şoförüne beyzbol sopasıyla saldırdı

    Olay, salı günü akşam saatlerinde Sefaköy Mahallesi’nde yaşandı. Okul servisi şoförü ile bir araç sürücüsü arasında yol verme tartışması çıktı. Tartışmada sürücü, kendisine küfrettiğini iddia ettiği servis şoförüne beyzbol sopasıyla saldırdı.

    SERVİS ARACININ CAMINI KIRDI

    Sürücü beyzbol sopasıyla servis aracının camını kırıp, kapıyı açarak şoförü darbetmeye çalıştı. Çevredekilerin araya girmesiyle olay sonlandırılırken, iki taraf da polis merkezine giderek ifade verdi. Saldırı anları cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılan Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür “İzmir gerçek anlamda bir deprem kenti. Canlı faylar var. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır” uyarısında bulundu.

    GÖRÜR’ÜN SÖZLERİ SONRASI MESAJ YAĞMURU

    Prof. Dr. Görür’ün açıklamaları sonrası çok sayıda İzmirli, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i mesaj yağmuruna tutarak depreme karşı yürütülen çalışmalar ve hazırlıklar hakkında bilgi almak istedi.

    TUNÇ SOYER’DEN AÇIKLAMA GELDİ

    Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Soyer şu ifadeleri kullandı; “Sevgili hemşehrilerim, olası bir depreme karşı İzmir’de yürüttüğümüz çalışmalar ve hazırlıklar hakkındaki mesajlarınızı alıyorum. Neler yaptığımızı sizlere kısaca anlatmak istiyorum. Depremin ardından en büyük önceliğimiz İzmir’i dirençli bir kent haline getirmekti.

    “TÜRKİYE’NİN EN KAPSAMLI LABORATUVARINI KURDUK”

    İzmirlilerin yaşadıkları kentte, yaşadıkları binalarda kendini güvende hissetmeleri için Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini hayata geçirdik. Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarını kurduk. Çiğli’deki Egeşehir Laboratuvarı, gerek deprem ve zemin gerekse yapı araştırmalarında ihtiyaç duyulan deney ve analizlerin uluslararası standartlarda yapılabilmesi için önem taşıyor.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer.

    “DİRİ FAY HATLARINI HARİTALANDIRIYORUZ”

    10 üniversiteden 43 bilim insanı ve 18 uzman mühendis ile diri fay hatlarını haritalandırıyoruz. Karada ve denizde yürüttüğümüz çalışmalarla güvenli mekansal planlama ve yapılaşmanın yol haritası belirleyeceğiz. 2024’te tamamlayacağız.

    “62 BİN YAPININ İNCELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

    Binanın sağlamlığı için kimlik kartları çıkarıyoruz. Bayraklı’da 31 bin 146 yapı incelendi. Bornova’da çalışmalara başladık. Ekipler, 62 bin yapının incelenmesi için çalışmalara yoğun şekilde devam ediyor. Projeyi İzmir’in tamamındaki 903 bin 803 yapıya yaygınlaştıracağız.

    “12 BİN HEKTARLIK ALANDA MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ”

    Zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesine de Bornova’dan başladık. Deprem dalgalarının hareketini anlamak amacıyla bin 565 noktada ölçüm yapıyor, 50 bin metrelik sondaj kuyuları açıyoruz. 12 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme etüt çalışmaları yürütüyoruz.

  • Eşini öldürüp intihar eden adam, her şeyi yazmış: Benle ilgilenmediği için yaptım

    Eşini öldürüp intihar eden adam, her şeyi yazmış: Benle ilgilenmediği için yaptım

    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesi Göçerli köyünde yaşayan M.T. (81), dün ruhsatsız silahıyla eşi B.T’yi (51) başından vurarak öldürmüş, aynı silahla kendi başına ateş ederek intihar girişiminde bulunmuştu.

    HASTANEDEN CAN VERDİ

    Eşini tabancayla vurarak öldürüp intihar girişiminde bulunan M.T, kaldırıldığı Haydarlı Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    EŞİNİN KENDİSİYLE İLGİLENMEDİĞİNİ YAZMIŞ

    M.T’nin intihar girişiminde bulunmadan önce bıraktığı notta ise astım hastası olduğunu, eşini kendisiyle ilgilenmediği için öldürdüğünü yazdığı öğrenildi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “İstanbul’da çürük binalar yaptık” sözleri yıllar sonra gündem olan Ali Ağaoğlu’ndan yeni açıklama

    “İstanbul’da çürük binalar yaptık” sözleri yıllar sonra gündem olan Ali Ağaoğlu’ndan yeni açıklama

    Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki deprem 11 ilde büyük yıkıma neden olurken, 43 binden fazla kişi hayatını kaybettiği depremlerin ardından binaların zemini ve dayanıklılığı yeniden tartışılmaya başlandı.

    2011’DEKİ “ÇÜRÜK BİNA” ÇIKIŞI YENİDEN GÜNDEM OLDU

    Deprem bölgesinde binlerce binanın yıkılması sonrasında gözler olası İstanbul depremine çevrilirken, iş insanı Ali Ağaoğlu’nun 2011 yılında katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar sosyal medyada yeniden gündem oldu.

    “İSTANBUL’DAKİ BİNALARIN DURUMU VAN’DA YIKILANLARDAN DAHA KÖTÜ OLUR”

    Ağaoğlu, programda eskiden yeterince malzeme olmadığı için çürük binaların yapıldığını, babasının da çürük bina yaptığını söylemişti. Ağaoğlu, “İstanbul’daki binaların durumu, Van’daki yıkılan binalardan daha kötü olur. Ben çocukluğumdan beri sektörün içindeyim” ifadelerini kullanmıştı.

    “EVET ÇÜRÜK BİNALAR YAPTIK, HERKES YAPTI”

    Hakan’ın “Siz de yaptınız o çürük binaları o zaman?” sözleri üzerine Ağaoğlu, “Evet yaptık, yapıldı, herkes buydu malzeme buydu, yoktu ki. Kumu ithal mi getireceksin? O dönemde yapılan binaların yüzde 90’ı bu şekilde yapıldı” yanıtını vermişti.

    ALİ AĞAOĞLU’NDAN YENİ AÇIKLAMA

    2011 yılındaki sözlerinin gündem olması üzerine iş insanı Ali Ağaoğlu, Oda TV’ye o gün sarf ettiği sözlerle ilgili yeni bir değerlendirmede bulundu.

    “BİR KAMYON DEMİR İÇİN 6 AY SIRA BEKLERDİN”

    Ağaoğlu, şöyle konuştu; “İstanbul’daki yapı stoğunu en iyi bilen üç kişiden biri benim. O dönem İstanbul’daki inşaat malzemeleri kumundan dönemine kadar maalesef bugün inşaata sokulmayacak malzemeydi. Kum denizden geliyordu. Yarısı midye kabuğu, yarısı balçık, inşaata giderdi ve inşaat yapılırdı. O dönem demir için ihtiyaç belgesi alırdın, Karabük’te 6 ay sıra beklerdin bir kamyon demir için. Demirler en kalın 12’lik kangal demirdi… Düzeltirken bile kırılırdı. Bu dediğim 60-70-80’li yıllardı.

    “BİNALARIN YÜZDE 99’U BÖYLE YAPILDI”

    O dönem ben inşaat yapmıyordum, babamın yanındaydım. Babam inşaat da yapıyordu inşaat malzemesi tedarikçisiydi de veriyordu. O dönem yapılan inşaatlarda özel binalar hariç kullanılan malzeme buydu. Yüzde 99’u böyle yapıldı, kim yaptıysa böyle yaptı.”

  • İki ülke arasında krize neden olmuştu! ABD, Çin’e ait balonun vurulmadan önceki fotoğraflarını paylaştı

    İki ülke arasında krize neden olmuştu! ABD, Çin’e ait balonun vurulmadan önceki fotoğraflarını paylaştı

    Şubat ayının başında ABD’nin kuzeyinde tespit edilen ve tarifeli uçaklardan çok daha yüksek bir irtifada seyreden ve Çin’e ait olduğu açıklanan bir istihbarat bilgi balonunun ortaya çıkması iki ülke arasında tansiyonu yükseltmişti.

    ABD SAVAŞ UÇAKLARI TARAFINDAN DÜŞÜRÜLDÜ

    Washington yönetimi balonun Çin’e ait olduğunu açıklarken, düşürülmesinin gündemde olduğunu duyurmuş fakat Çin ise bu iddiaları yalanlamıştı. Gökyüzünde ilerleyen balon dün Güney Carolina sahillerinde ABD savaş uçakları tarafından düşürüldü.

    PENTAGON PİLOTUN BALONU VURMADAN ÖNCEKİ HALİNİ PAYLAŞTI

    Pentagon, balonun vurulmadan bir gün önce U-2 tipi savaş uçağı pilotu tarafından çekilen fotoğraflarını 20 gün sonra yayınladı. Uçağın kokpitinden çekilen fotoğraflarda South Carolina eyaleti açıklarında vurulan balonun vurulmadan önceki hali görüldü. Balonun daha üst seviyesinden çekilen görüntülerde pilotun kaskı, kokpitin içi ve uçağın kanadı da kadraja girdi.

    ENKAZ LABORATUVARA GÖTÜRÜLDÜ

    ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığı (NORTHCOM), 4 Şubat’ta South Carolina eyaleti açıklarında vurulan Çin’e ait yüksek irtifa balonunun enkazının denizden çıkarıldığını ve inceleme için Federal Soruşturma Bürosu (FBI) laboratuvarına götürüldüğünü açıklamıştı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına bağlanan şahsın sözleri dikkat çekti! Bağış yapan kişi Sedat Peker mi?

    “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına bağlanan şahsın sözleri dikkat çekti! Bağış yapan kişi Sedat Peker mi?

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ve sosyal kooperatif statüsünde kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan ihtiyacharitası.org, depremzedelerle dayanışma için ‘Bir Kira Bir Yuva’ kampanyasını dün yeniden hayata geçirdi.

    330 MİLYON LİRA TOPLANDI

    Halk TV özel yayınıyla gerçekleştirilen kampanyada 33 bin 98 aileye kira desteği için 330 milyon lira toplandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Hedefimizi aştık” açıklaması yaptı.

    “SAVAŞ ATEŞ” İSİMLİ VATANDAŞTAN 50 MİLYON TL BAĞIŞ

    Kampanyaya 50 milyon TL bağış yapan Savaş Ateş isimli bir vatandaş ise kısa sürede gündem oldu. KKTC’den yayına bağlandığını ifade eden Savaş Ateş, “Aile şirketi olarak, Yunanistan’dan 50 milyon TL bağışlamak istiyoruz” dedi.

    “KIZLARIM LİNA VE DİĞER KIZIM MİNA ADINA BAĞIŞ YAPIYORUM”

    Konuşmasının devamında ise “Kızlarım Lina ve diğer kızım Mina, onların adına bu bağışı yapıyorum. Biz her zaman Türküz, Türkiye’nin yanındayız. Tekrardan Türkiye’de ölen aileler için onların acısı bizim acımız” ifadelerini kullandı.

    SOSYAL MEDYAYI SALLAYAN İDDİA

    Bu gelişmenin ardından sosyal medyada ses getiren bir iddia ortaya atıldı. Kullanıcılar bağışı yapan kişinin andığı Line ve Mina’nın isimlerinin Sedat Peker ile aynı olmasına dikkat çekti.

    BAĞIŞI YAPAN KİŞİ SEDAT PEKER Mİ?

    “Savaş Ateş” ismiyle kampanyaya 50 milyon TL bağışlayan kişinin Sedat Peker olduğu iddiası sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından da dile getirildi. İşte o yorumlardan bazıları;