Kategori: Güncel

  • Erdoğan: Gaziantep’te 37 Bin 645 Bölümden Oluşan 16 Bin 211 Bina Yıkık, Acil Yıkılacak ve Ağır Hasarlı

    Erdoğan: Gaziantep’te 37 Bin 645 Bölümden Oluşan 16 Bin 211 Bina Yıkık, Acil Yıkılacak ve Ağır Hasarlı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep Nurdağı’nda; “Gaziantep’te yaklaşık 243 bin binadaki 880 bin bağımsız bölümün incelenmesi tamamlandı. Buna göre, 37 bin 645 bağımsız bölümden oluşan 16 bin 211 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu görüldü. Nurdağı’nda ise, 5 bin 549 bina ile 13 bin 463 bağımsız bölümün kullanıma elverişli olmadığı tespit edildi” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyük bir yıkıma ve can kaybına yol açan 6 Şubat depremleri ve dün akşam saatlerinde Hatay’da meydana gelen depremlerin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte Gaziantep’te incelemelerde bulundu. Erdoğan, Gaziantep’in Nurdağı ilçesindeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

    “Gaziantep’ten 87 bin vatandaşımızı başka illere tahliye ettik. Şehrimizde 100 bine yakın vatandaşımızı çadırlarda, 4 bin 500’e yakın vatandaşımıza da konteynırlarda barınma imkanı sağlıyoruz.

    Gaziantep’te yaklaşık 243 bin binadaki 880 bin bağımsız bölümün incelenmesi tamamlandı. Buna göre, 37 bin 645 bağımsız bölümden oluşan 16 bin 211 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu görüldü. Nurdağı’nda ise 5 bin 549 bina ile 13 bin 463 bağımsız bölümün kullanıma elverişli olmadığı tespit edildi. En kısa zamanda konutları, iş yerleri ve kültürel varlıklarıyla şehirlerimizin ihyasına başlıyoruz. Önümüzdeki ay içerisinde, 18 bin 544’ü Gaziantep’te olmak üzere toplamda 200 bin konutun inşası için ilk kazmayı vuracağız. Gaziantep’in köylerinde de 9 bin 130 köy evini, ahırı, bahçesi özgün mimarisiyle inşa edip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde konut ve köy evi olarak mart ayında inşasına başlayacağımız hane sayısı 270 bini bulacaktır. İlerleyen aylarda tespitlere göre tüm deprem bölgesinde bu sayıları tekrar belirleyeceğiz.”

    Kaynak: ANKA / Politika
  • Çin’de 2400 yıllık sifonlu tuvalet bulundu

    Çin’de 2400 yıllık sifonlu tuvalet bulundu

    CNN’in haberine göre, 2022’nin yaz ayında bulunan 2400 yıllık sifonlu tuvaletin incelenmesi sonuçlandı. Dönemin yöneticilerinin hayatına ilişkin önemli bilgiler içeren tuvalet, araştırmacılar tarafından “lüks ürün” olarak tanımlandı.

    YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİLER KULLANMIŞ

    Bir sarayın içinde yer aldığı bildirilen tuvaletin, boru aracılığıyla sarayın dışındaki bir çukura bağlandığı düşünülüyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü araştırmacısı ve kazı ekibinden Liu Rui, devlet televizyonu CCTV’ye verdiği demeçte, tuvaletin milattan önce 475-221 boyunca ve Han Hanedanı (milattan önce 206 ila milattan sonra 220) dönemi sonlarında yüksek rütbeli yetkililer tarafından kullanıldığını söyledi. Liu, “Sifonlu tuvalet, Çin’in temizliğe verdiği değerin somut bir delilidir.” ifadesini kullandı.

    İLK ŞİFONLU TUVALET 16. YÜZYILDA İCAT EDİLDİ

    Arkeologların, o dönemde insanların ne yediğini tespit etme umuduyla tuvaletin yakınındaki toprağı incelemeye başladığı kaydediliyor. İlk sifonlu tuvalet, 16. yüzyılda İngiliz saray mensubu John Harington tarafından icat edildiği biliniyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • İmamoğlu, kayınpederi üzerinden verdiği örnekle vatandaşı kentsel dönüşüme ikna etmeye çalıştı

    İmamoğlu, kayınpederi üzerinden verdiği örnekle vatandaşı kentsel dönüşüme ikna etmeye çalıştı

    Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay merkezli iki deprem daha meydana geldi. Bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin bir numaralı gündemi deprem olurken gözler İstanbul‘a çevrilmiş durumda…

    Megakentin olası bir deprem için hazır olmadığı yönünde yorumlar yapılırken yetkililerden de kentsel dönüşüm için sık sık çağrılar yapılıyor. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Maltepe ziyaretinde kayınpederi üzerinden verdiği bir örnekle vatandaşlara çağrıda bulundu.

    “KAYINPEDERİMİN BİNASI 6 AY ÖNCE BOŞALTILDI”

    Yanına gelen bir vatandaşa kentsel dönüşümle ilgili öğütlerde bulunan İmamoğlu, “İstanbul’da 100 bin bina var. Hep beraber dönüşecek. Kendiniz organize olacaksınız. Sizlerin de emeği lazım burada. Kayınpederimin binasını dönüştürmek için 3,5 senedir uğraşıyorlar. Ev daha 6 ay önce boşaltıldı. Niye? Milletin 3 lira fazla, 5 lira eksik münazarası yüzünden. Bu da kötü yani” ifadelerini kullandı.

  • Son Dakika: Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 42 bin 310’a yükseldi

    Son Dakika: Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 42 bin 310’a yükseldi

    Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 10 ilde ağır hasara neden oldu. Depremlerde binlerce bina yıkılırken, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI ARTIYOR

    Depremlerle ilgili son durumu aktaran AFAD, yaşamını yitirenlerin sayısının 42 bin 310’a yükseldiğini belirtti. AFAD’dan yapılan açıklamada, “Bölgeden 448 bin 18 vatandaşımız tahliye edilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Celal Şengör, İstanbul’da iki noktaya dikkat çekti: Buralarda depremin şiddeti 9’a çıkacak

    Celal Şengör, İstanbul’da iki noktaya dikkat çekti: Buralarda depremin şiddeti 9’a çıkacak

    11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay merkezli iki deprem daha meydana geldi. Defne merkezli 6.4 büyüklüğündeki depremin ardından Samandağ’da 5.8’lik bir deprem gerçekleşti. 3 dakika arayla meydana gelen depremler birçok ilden şiddetli şekilde hissedildi.

    CELAL ŞENGÖR’DEN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

    On binlerce insanımızın yaşamını yitirdiği deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalıştığımız şu günlerde Prof. Dr. Celal Şengör’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Olası İstanbul depremi için uyarılarını yineleyen Şengör, “Yeşilköy’de ve Tuzla’da şiddet 9’a çıkacak. Büyüklük değil ama şiddet 9 olarak hissedilecek. Depremin büyüklüğü için en az 7.0 şiddetini öngörüyoruz. Yeşilköy’ün zemini de iyi değil. Adalar’daki evler sağlam ama fay burnunuzun dibinde, Adalar’da tsunami tehlikesi yok. Adalar’ı sıkı bir şekilde sallayacak” ifadelerini kullandı.

    “DENİZ SEVİYESİNİN YÜKSELME İHTİMALİ DE VAR”

    Açıklamasının devamında ellerindeki verilere göre İstanbul depreminin 2 dakika süreceğini düşündüklerini ifade eden Şengör, “Beykoz, Anadolu Hisarı ve Bebek buralar sağlam yerler fakat Beşiktaş’a garanti veremem. İstanbul’da sahillerden uzak durulmasını tavsiye ediyorum. Topkapı Sarayı da çok tehlikeli bir yerde, İstanbul’da deniz seviyesinin yükselme ihtimali de var” dedi.

  • AFAD, deprem bölgesinden gelen acı haberler sonrası genelge yayımladı! Hasarlı yapılara girmek için izin şartı getirildi

    AFAD, deprem bölgesinden gelen acı haberler sonrası genelge yayımladı! Hasarlı yapılara girmek için izin şartı getirildi

    İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ortak çalışma sonucu, deprem bölgelerinde “yıkık”, “acil yıktırılacak” ve “ağır hasarlı” yapılardaki eşyaların tahliyelerine yönelik esaslar belirlendi.

    EŞYA ALINMASI KESİNLİKLE YASAKLANDI

    Bu kapsamda, AFAD tarafından hazırlanan genelgede, afet gören alanlarda “yıkık” ve “acil yıktırılacak yapı” niteliğinde olduğu belirlenen yapılara kısa süreliğine de olsa girilmesi ve eşya alınmasının kesinlikle yasak olduğu belirtildi.

    BİNAYA GİRİŞ İÇİN İZİN ALINACAK

    Ağır hasarlı tüm yapılara giriş izni ve eşya alımının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca görevlendirilen uzmanların raporu doğrultusunda değerlendirileceği ifade edilen genelgede, binası “ağır hasarlı” olarak belirlenmiş, 30 günlük süre içerisinde bina hasar durumuna itiraz etmeyecek vatandaşların eşyalarını alabilmelerinin, yapılarıyla ilgili uzmanlarca oluşturulacak tahliye raporuna uygun şekilde planlanacağı aktarıldı.

    “TİTREŞİM YARATACAK HER TÜRLÜ FAALİYET KESİNLİKLE YASAKTIR”

    Bu planlamaların iletişim çadırlarında vatandaşla paylaşılacağı belirtilen genelgede, şunlar kaydedildi; “Uzman raporunda ‘girilemez’ şeklinde belirtilmesi durumunda can güvenliğini teminen yapıya girişe izin verilmeyecektir. Yapıya kontrollü 30 dakika girilebilir raporu verilmesi durumunda, 30 dakika kadar süre içerisinde yalnızca değerli eşya (pasaport, kıymetli evrak benzeri) alımına müsaade edilecektir. Yapıya kontrollü 2 saat girilebilir raporu verilmesi durumunda, 2 saat içerisinde en fazla 4 kişi binaya girmek suretiyle eşyalarını alabilecektir. Yapıya sabitlenmiş ve sökümü esnasında titreşim yaratacak her türlü faaliyet kesinlikle yasaktır. Mutfak dolabı, kalorifer peteği, pvc kapı pencere, her türlü yapıya monte aksamlar, elektrik ve aydınlatma tesisatı vb eşyaların sökülmesi, alınması kesinlikle yasaktır. Tahliye çalışmalarının genel koordinasyonu valilikler/kaymakamlıklar tarafından sağlanacaktır. Tahliye, kolluk kuvvetleri gözetiminde gerçekleştirilecek olup belirtilen tüm kurallara uyulması zorunludur.”

    “TAHLİYE YAPAMAYANLARA EŞYA YARDIMI GERÇEKLEŞTİRİLECEK”

    Tahliye sırasında olası mücbir sebeplerle tahliyenin durdurulması zorunluluğu oluşması halinde, tahliyenin derhal sonlandırılarak, bu durumun tutanak altına alınması istenen genelgede, yapılarına girmelerine müsaade edilmeyen veya eşya tahliyesi yapılamayan vatandaş için ayrıca eşya yardımı gerçekleştirileceği ifade edildi.

    HATAY’DA ÖLEN 5 KİŞİ EŞYA ALMAK İÇİN BİNAYA GİREN KİŞİLER

    Hatay‘da dün gece saatlerinde meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremde 6 kişi hayatını kaybederken, 18’i ağır 294 kişi yaralandı. Depremde hayatını kaybeden 5 kişinin Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören binadan eşyalarını çıkarmaya çalışırken enkaz altında kaldıkları öğrenildi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Kılıçdaroğlu deprem haberini aldıktan sonra yaşadıklarını anlattı: Anladım ki ben o an itibarıyla o aynı Kemal değilim

    Kılıçdaroğlu deprem haberini aldıktan sonra yaşadıklarını anlattı: Anladım ki ben o an itibarıyla o aynı Kemal değilim

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki düzenlenen ve afette hayatını kaybedenler nedeniyle saygı duruşu ile başlayan grup toplantısında açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, dün akşam Hatay’da meydana gelen deprem için “Aynı acıları yaşamamak, önlem almak aklın gereğidir. Dün akşam iki deprem meydana geldi. Hayatını kaybedenler var. Yarın bölgeye gideceğim” dedi.

    “HABERİ ALDIĞIMDA DEHŞETE DÜŞTÜM”

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları; “Derler ya hani kelimeler kifayetsiz kalıyor diye, gerçekten de öyle. İnsan ne dese, nasıl dese bilemiyor. Ben de konuşmamı satır satır yazmaya karar verdim. Konuşmama başlamadan önce sizden ricam alkışın sloganın olmamasıdır. Büyük bir felaket yaşıyoruz. Haberi aldığımda önce hepiniz gibi dehşete düştüm sonra en iyisi hemen depremin olduğu bölgeye gitmek dedim. Aradım başkanlarımızı, kalkın gidiyoruz dedim. Hatay’a vardık. Gördüklerim nasıl anlatılır inanın bilmiyorum, rüyada gibiydik. Gördüğümüz gerçek olamayacak kadar korkunç ve kâbustu. Kadim şehirlerimizde ölümden başka hiçbir şey yoktu. İnsanlar isimleri haykırıyordu sokaklarda; evlat, anne, baba, kardeş isimleri… Gece indiğinde tümüyle tükenmiştik.

    “BU ÜLKEDE HER ŞEYİ BÖLÜŞTÜLER, ACILAR HARİÇ”

    Buz gibi bir soğuk gerçek bir zifiri karanlık. Yatacak yer arıyoruz kendimize. Dinlenmeye çekildim ama dinlenmek, uyumak mümkün değil. Gözlerimi kapatıyorum o çocuklar, o isimler gitmiyor aklımdan. Halkımızın acısını, torunlarımı düşünüyorum. Duygularım karmakarışıktı. Bu ülkede her şeyi bölüştüler, acılar hariç… Acıları kimse bölüşmeyecek mi diye sordum kendi kendime. Bu ülkede her şeyi bölüştüler, acılar hariç. Acıları hiç kimse bölüşmeyecek mi bu ülkede diye sordum kendi kendime.

    “ERDOĞAN İLE SİYASET ÜSTÜ HİZALANMAYI REDDEDİYORUM DEDİM”

    Yarın torunlarım büyüyecek, Allah ömür verirse soracaklar bana ‘Dede en zor zamanlarda sen neredeydin? Ne yapıyordun? Ne diyeceğim onlara düşünmeye başladım. İşte o an içimde bir şey koptu. Anladım ki ben artık eski ben olamayacağım. O an itibarla ben aynı Kemal değildim. Kalktım basın müşavirim Ömer’i aramaya koyuldum. Telefon hatları çekmiyor, hiçbir şey çalışmıyor. Araca gittim o da zaten uyumuyordu. Herkeste aynı travma. ‘Haydi Ömer halkımıza seslenmemiz lazım’ dedim. En zor durumda nerede duracağımızı söylemem lazım. Gelecekte torunlarımın soracağı sorulara bu gece benim yanıt vermem lazım dedim. Erdoğan ile siyaset üstü hizalanmayı reddediyorum dedim.

    “MİLLETİ İÇİN EVLATLARI İÇİN VAR OLMAYAN BİR YAPIYI YÜCELTMEYECEĞİM”

    Ne kendisi ile ne sarayı ile ne de çeteleriyle hizalanacağım. Ne siyaset üstüne ne siyaset altına ne ölümüne ne dirimine ne de milleti için var olmayan bir devlet yapısıyla hizalanacağım. Milleti için evlatları için var olmayan bir yapıyı yüceltmeyeceğim. Asla ve asla yüceltmeyeceğim. Dayanışacaksam da milletim ile dayanışacağım. Milletimize seslenmek istiyorum ama internet yok. Ömer ile uğraşıyoruz, millet bizi bekliyor. İnternet bağlantısını halletmeye çalışıyoruz. Ne düşünüyorsam amasız, fakatsız, güzellemesiz söyledim. Şimdi yine buradan seslenmek istiyorum. Ey sevgili halkım, yüreği yanan halkım sen daha iyi olmayı hak etmiyor musun? Halkına hep hüzün ören bir ülkede yaşamaya devam mı edeceğiz?

    “DEĞİŞİM İKTİDARI DEĞİŞTİRMEKTEN BÜYÜK OLMALI”

    Cumhuriyetimizin bir yüzyılı geçti, ikinci yüzyılımız daha iyi olmasın mı? Halkının derdine koşamayan bir devleti toplamaya, değiştirmeye, iyileştirmeye çalışmayacak mıyız? Bunun zamanı gelmedi mi? Yazımızı öldürdüler ama artık bir baharı yaşatmayalım mı bu çilekeş halkımıza? Gözyaşlarımızın gözümüzü bulandırmasına izin vermeyelim. Bizim bir iktidarı değiştirmekten çok daha derin meselelerimiz var. İktidarı değiştireceğiz orası kolay ama hepimiz biliyoruz ki değişim bir iktidarı değiştirmekten büyük olmalı. Çünkü zihniyeti değiştirmemiz lazım. Net konuşmamız lazım. Bizim bir iktidarı değiştirmekten çok daha derin meselelerimiz var. İktidarı değiştireceğiz, orası kolay. Değişim iktidarı değiştirmekten büyük olmalı. Zihniyeti değiştirmemiz lazım. Bu ülkeyi enkaz altında bırakan düşünce şeklini kurutmamız lazım. Değerlerimizi yeni baştan örmemiz lazım. Devlete yaklaşımımızı değiştirmemiz gerek.

    “SİYASETİN YAPILMA ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM”

    Rant peşinde koşanlar bizi yönetiyor. İş insanları yasa boşluklarını dolduruyor. Kibir alkışlanıyor, düzen aynen devam ediyor. Büyük küçük herkes rantın peşinde. Biz ne yaptık kendimize böyle? Nedir bu haram sevdası böyle? Elbette önce bu düzeni suçlayacağız. Bu düzeni onlar getirdi. İğneyi kendimize batırmak zorundayız. Siyasete giren anormal şekilde zenginleşiyor. Biz siyasiler de oy kaybederiz diye imar aflarına el kaldırıp, indiriyoruz. Defter tutuyorlarmış, zıvanadan çıktılar. Onlar bambaşka bir evrende yaşıyorlar. Değişmemiz lazım. Düzenin çalışma şeklini kökünden değiştirmemiz lazım. Siyasetin yapılma şeklini değiştirmemiz lazım. Davranışlarımızı değiştirmemiz lazım. Her şeyi temelden değiştirmek zorundayız.

    “HALKIMIZ İÇİN BU ÜLKEYİ YENİDEN KURACAĞIZ”

    Değişime bu vahşi neo-liberal tek adam rejiminden başlayacağız. Halkı ilgilendiren her alana sirayet edecek değişim. Şafak söktüğünde evsiz barksız kalanlar yuvalarını yeniden bulacak. Depremler hep olacak. Ama devlet artık depremler karşısında aciz kalmayacak. Bu kabus bir daha yaşanmasın. Haramdan, düzensizlikten, yalandan, riyadan siyaset elini çekecek. Kayırma bitecek, suiistimal bitecek, açgözlülük, rant bitecek. Her birimiz elimizi taşın altına koyacağız. Önce inanacağız. Birbirimize inanacağız. Adaleti getireceğimize inanacağız, daha iyisini hak ettiğimize inanacağız. Deprem gecesinden beri dayanışma içinde olan onurlu halkımız için inanmak zorundayız. Halkımız için bu ülkeyi yeniden kuracağız. Kural koyacağız, asla çiğnetmeyeceğiz. Artık imar aflarını ağzımıza almayacağız. Kurumlar inşa edeceğiz, tek adamlar asla bu coğrafyada asla olmayacak. Bu harami düzeni mutlaka değiştireceğiz. Yarın çocuklarımız sorduğunda, ‘Bu kabusu biz bitirdik’ diyelim.”

  • Koca koca evler kağıt gibi yıkılıp kum yığını haline geldi! Videoları izleyen herkes aynı soruyu soruyor

    Koca koca evler kağıt gibi yıkılıp kum yığını haline geldi! Videoları izleyen herkes aynı soruyu soruyor

    Kahramanmaraş’ta 7.7 ve 7.6 şiddetinde 6 Şubat’ta meydana gelen depremler, 10 ilde büyük yıkıma neden olarak çok sayıda binanın yıkılmasına ve binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Dün akşam saatlerinde ise depremlerden en çok etkilenen Hatay, 6.4 ve 5.8 şiddetinde yeniden sarsıldı.

    Deprem felaketinin ardından binaların sağlamlığı tartışmalara neden olurken, kağıt gibi yıkılan binaların videoları sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Yıkılan binaların kolonlarının taşıma gücü olmaması, duvarların kağıt gibi katlanması ve adeta kum gibi dağılması “Hiç mi çimento ve demir kullanmadılar?” sorusunu akıllara getirdi.

  • Büyük yıkıma neden olan depremler için “Sır” ifadesini kullanan Bahçeli ne demek istedi?

    Büyük yıkıma neden olan depremler için “Sır” ifadesini kullanan Bahçeli ne demek istedi?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 15’inci gününde bölgeye gitti. Ziyaretleri kapsamında önce Hatay’a giden ikili ardından Kahramanmaraş’a geçti.

    “İÇİNDE SIR OLAN BİR OLAY GİBİ GELİYOR BANA”

    Burada basın mensuplarına bir açıklama yapan Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti hükümeti en yakın zamanda en kısa yoldan sizlere ulaşmak suretiyle bu büyük felaketi ortadan kaldırma çabasını göstermiştir. Çok sayıda vatandaşımız hakkın rahmetine kavuşmuştur, çok sayıda vatandaşımız yaralıdır, tedavi görmektedir. Rahmete kavuşanlara Allah’tan rahmet diliyorum, başımız sağ olsun diyorum. Yaralı kardeşlerimize de hayırlı şifalar Allah’tan niyaz ediyorum. Bu büyük felaket mucizelerle anlam kılınmış, içinde sır olan bir olay gibi geliyor bana” ifadelerini kullandı.

    SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

    Bahçeli’nin konuşması sırasında kullandı “Sır” ifadesi kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Birçok sosyal medya kullanıcısı Bahçeli’nin bu sözleri için “İyi değerlendirilmeli” yorumunu yaptı.

    İşte sosyal medyada yapılan yorumlardan bazıları;

  • Elbistan Koordinasyon Valisi Gökmen Çiçek: Elbistan’da başlatılan enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor

    Elbistan Koordinasyon Valisi Gökmen Çiçek: Elbistan’da başlatılan enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor

    Türkiye’de meydana gelen depremlerden sonra Kahramanmaraş Afad Koordinasyon Valiliği görevini başarılı şekilde yürüten ve Elbistan Koordinasyon Valiliği görevine başlayan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,günde 20 enkazın kaldırılmasını başarmış durumda. Elbistan’dan ki ikinci gününde sevk ve idareye işlerlik kazandıran Vali Çiçek tardım dağıtımlarından, çadır ve konteyner kentin kurulmasına, alt yapı çalışmalarının ilerlemesinden depremzede vatandaşlarımızın psiko-sosyal yönden desteklenmelerine varıncaya kadar her işle birebir ilgilenerek takip sağlıyor.

    “ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”

    Enkazı kaldırılacak olan binalarla ilgili sürecin hassas şekilde sürdürüldüğünü ve vatandaşların da bu çalışmalar hakkında bilgilendirildiğini dile getiren Vali Çiçek, “Elbistan’da başlatılan enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Enkazlardan alınan molozlar Çiçek Mahallesi’nde özel olarak belirlenen araziye boşaltılıyor. Elbistan’da yaraları sarmak için sahada tüm gücümüzle mücadele ederken hayatı normalleştirme anlamında da enkaz kaldırma çalışmalarına ağırlık veriyoruz” dedi.

    “VATANDAŞLARIMIZA HİZMET GAYESİYLE ÇALIŞACAĞIZ”

    Elbistan’da enkaz kaldırma çalışmalarının gerekli iş makinesi, kamyon ve ekipman desteği ile daha da hız kazanacağını vurgulayan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, “Bu çalışmaları günlük 20 enkazı kaldıracak şekilde planlama yapıyoruz. Bunun için de iş makinesi ve ekipman hazırlığımızı tamamladık. Araçlar Elbistan’a ulaşır ulaşmaz gece gündüz demeden vatandaşlarımıza hizmet gayesiyle çalışacağız. İnşallah Elbistan’da yaraların daha hızlı şekilde sarılmasına vesile olacağız” ifadelerini kullandı.