Kategori: Güncel

  • Temelinden ayrılan 5 katlı bina havadan görüntülendi, manzara akıl alır gibi değil

    Temelinden ayrılan 5 katlı bina havadan görüntülendi, manzara akıl alır gibi değil

    Gölbaşı ilçesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen yerlerden biri oldu. İlçenin merkezinde yer alan 5 katlı bina depremin etkisiyle temelinden ayrılarak geriye yattı.

    DİĞER BİNAYA YASLI HALDE DURUYOR

    Arkasındaki başka bir apartmana yaslanarak, yatık şekilde ayakta duran bina ve ilçe merkezi havadan görüntülendi. Tek parça halinde duran binanın camlarının bile çatlamadığı dikkat çekti.

    İşte bölgeden kareler;

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • İnşa ettiği binaların depremde yıkılmadığını iddia eden müteahhidin sözleri sosyal medyada gündem oldu

    İnşa ettiği binaların depremde yıkılmadığını iddia eden müteahhidin sözleri sosyal medyada gündem oldu

    Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki deprem, 10 ilde büyük yıkıma neden oldu. 30 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği bölgedeki arama kurtarma çalışmaları ise 9. gününde hız kesmeden devam ediyor.

    MÜTEAHHİDİN SÖZLERİ GÜNDEM OLDU

    Depremde binaları yıkılan çok sayıda müteahhit gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemelerce tutuklanırken, Malatya’da yaptığını binaların iki büyük depremde de yıkılmadığını iddia eden bir müteahhidin sözleri sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

    “EVLERİN SÜSÜ YOK DİYE 300 MİLYAR CEZA YAZDILAR BANA”

    10 ili vuran depremde ayakta kalmayı başaran binalarının önünde cep telefonu kamerasına konuşan müteahhit, “Süsü püsü yok diye o zaman 300 milyar ceza yazdı bana. Şimdi arıyorlar ‘Size madalya vereceğiz diyorlar’. Süslü püslüler hep döküldü” ifadelerini verdi.

  • Devlet Bahçeli grup toplantısında Ahbap’a sert sözlerle yüklendi! Haluk Levent’ten yanıt gecikmedi

    Devlet Bahçeli grup toplantısında Ahbap’a sert sözlerle yüklendi! Haluk Levent’ten yanıt gecikmedi

    Kahramanmaraş merkezli iki deprem 10 ilde büyük yıkıma neden olurken, 30 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği bölgelerdeki arama kurtarma çalışmaları da 9. gününde hız kesmeden devam ediyor.

    “BÖYLE BİR YIKICI BİR AFETLE BAŞA ÇIKMAK KOLAY DEĞİL”

    Partisinin grup toplantısında Türkiye’nin yaşadığı felaketle ilgili değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şu ifadeleri kullandı; “Felaketin derece düzeyi büyük olunca ister istemez arama kurtarma çalışmalarında bazı eksikler yaşanmaktadır. Dünyanın neresinde olursa olsun böyle yıkıcı bir afetle başa çıkmak kolay değildir. O gelmedi o yetişemedi demek deprem kadar yıkıcıdır. Peşin hükümlü zihniyetlerden tiksindik. Gerçekleri çarpıtan iğne ile kuyu kazar gibi yapılan çalışmaları sulandırmaya çalışan sahtekarları biliyor, görüyor ve nefesimizin ensemizde olduğunu biliyoruz.

    “SIRTIMIZA YAPIŞAN KENELERLE HESAPLAŞACAĞIZ”

    Baraj patladı yalanını servis edenler, afet bölgesinde neyin peşindedir? Devletin yapamadığı ne vardır da Ahbapçılar ve Babalacı’lara düşmüştür. Bu sahtekarların Türk televizyonlarında artık yer almaması lazımdır. Devleti acz içinde gösterircesine sosyal medyaya üşüşenler bindikleri dalı kestiklerini ne zaman anlayacaklardır? Yardım ve desteklerin AFAD aracılığıyla yapılması en sağlıklı yoldur. Felaket günleri ballandıra ballandıra magazin konusuna dönüştürenler insanlıktan yoksundur. Birilerinin çıkıp şöhret devşirme peşine düşmesi erdemsizliktir. Hele bir enkazımızı kaldıralım, sırtımıza yapışan kenelerle işte o zaman hesaplaşacağız.”

    HALUK LEVENT’TEN BAHÇELİ’YE JET YANIT

    Bahçeli’nin canlı yayındaki zehir zemberek açıklamalarına Twitter hesabından jet bir yanıt veren sanatçı Haluk Levent, MHP’li vekillerin Ahbap’ın kurduğu çadır kenti ziyaretine ilişkin görüntüleri paylaşarak “Daha dün MHP milletvekilleri çadır kentimizi ziyarete gelmişti. Sayın Devlet Bahçelinin danışmanlarının kendisini yanlış yönlendirdiğini düşünüyorum. Ben her gün devletin kurumları ile çalışıyor ve bunu yazıyorum. Zaten kurumlar arası işbirliği olmadan başarı olmaz” ifadelerini kullandı.

  • Arınç’ın “Seçimler ertelenmeli” çıkışına İYİ Parti’den yanıt: Vaktinde yapılması temel yaklaşımımız olacak

    Arınç’ın “Seçimler ertelenmeli” çıkışına İYİ Parti’den yanıt: Vaktinde yapılması temel yaklaşımımız olacak

    Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 10 ilde büyük yıkım yaşanırken, bu kentlerde OHAL ilan edildi. Bu noktada 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlerin kaderi de merak konusu oldu.

    ARINÇ, SEÇİMLERİN ERTELENMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPTI

    Eski TBMM Başkanı, AK Parti kurucularından Bülent Arınç seçimlerin ertelenmesi gerektiğini belirtip “Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir. Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir.” dedi.

    “VAKTİNDE GERÇEKLEŞMESİ TEMEL YAKLAŞIMIMIZ”

    İyi Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu ise seçimlerin ertelenebileceği iddialarının gündeme gelmesi üzerine açıklama yaptı. Zorlu’nun bu akşam sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: “Seçim tarihiyle ilgili bazı açıklamalar kamuoyuna yansımaktadır. Elbette öncelikli hedefimiz yaralarımızın hemen sarılmasıdır. İşte hem bu sürecin ve ülke sorunlarının etkin çözümü hem de Anayasamıza göre seçimlerin vaktinde gerçekleşmesi İYİ Partinin temel yaklaşımı olacaktır.”

    DEVA PARTİSİ DE SEÇİMLERİN ERTELENMESİNE KARŞI ÇIKTI

    DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin de deprem bölgesinde OHAL ilan edilmesinin ardından başlayan seçim erteleme tartışmalarına ilişkin, “Anayasamıza göre, mevcut durumda seçimlerin ertelenmesi mümkün değildir. YSK da Cumhurbaşkanı da erteleyemez. YSK’nın seçim tarihlerini değiştirme yetkisi olduğunu kabul etmek, YSK’nın Anayasa’dan, kanunlardan ve TBMM’den üstün olduğu anlamına gelir. Anayasa, Cumhurbaşkanı’nın da YSK’nın da üstündedir” dedi.

    KILIÇDAROĞLU: SEÇİMDEN KAÇMANIN KİMSEYE YARARI YOK

    CHP lideri Kılıçdaroğlu da eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın depremin etkilediği 10 ilde yaşanan felaketten dolayı seçimlerin bir defaya mahsus ertelenmesi çağrısı hakkında konuştu. Kılıçdaroğlu, “Seçimin ertelenmesi taleplerinin altında seçimden kaçma iradesi var. Ancak bu iradeyi YSK üzerinden hayata geçirmek yani kendi çıkarlarına göre bir defaya mahsus özel kararlar aldırmak istiyorlar. Seçimden kaçmanın hiç kimseye bir yararı yoktur. Ancak zararını tüm ülke çekecektir” dedi.

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Azerbaycan haber spikerinin Türkiye’deki depremle ilgili sözleri canlı yayına damga vurdu

    Azerbaycan haber spikerinin Türkiye’deki depremle ilgili sözleri canlı yayına damga vurdu

    Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 10 şehirde yıkıma sebep oldu. 30 binden fazla vatandaş hayatını kaybetti, on binlerce kişi yaralandı. Enkaz çalışmaları, depremin 9’inci gününde de devam ediyor.

    CAN AZERBAYCAN YALNIZ BIRAKMADI

    Dünyanın pek çok ülkesinden arama kurtarma ekipleri ve yardımlar gelirken bu yardımlarda öne çıkan ülke Azerbaycan oldu. Tüm imkanlarını Türkiye’de yaşanan afetin yaralarını sarmak için kullanan Azerbaycan’da bu kez haber spikerinin konuşması izleyenleri duygulandırdı.

    “TÜRK’ÜN TÜRK’TEN ÖTE DOSTU YOKTUR”

    Canlı yayın sırasın konuşma yapan haber spikeri şunları söyledi:”Gönül ister ki Türk’ün ayağına bırak taş cıngıl bile degmesin çünkü Türk’ün Türk’ten öte dostu yoktur.”

  • Kılıçdaroğlu’ndan Bülent Arınç’ın “seçimleri erteleme” çağrısı hakkında ilk sözler: Seçimden kaçmak istiyorlar, zararını tüm ülke çeker

    Kılıçdaroğlu’ndan Bülent Arınç’ın “seçimleri erteleme” çağrısı hakkında ilk sözler: Seçimden kaçmak istiyorlar, zararını tüm ülke çeker

    Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 şiddetinde depremler, toplam 10 ilde etkisini göstererek çok sayıda binanın yıkılmasına ve binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Enkaz altındaki vatandaşları arama kurtarma çalışmaları devam ederken Eski TBMM Başkanı ve AK Parti kurucularından olan Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs olarak işaret ettiği seçimlerle ilgili dikkat çeken bir çıkışta bulundu.

    ARINÇ’TAN ‘SEÇİMLER ERTELENSİN’ ÇAĞRISI

    Arınç, depremlerin ardından yaşanan felaketten dolayı en geç 2023 Haziran ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinin bir defaya mahsus ertelenmesi çağrısını yaptı. Yazılı açıklamasında Arınç, seçmen kütüklerinin geçersizleştiğini ve seçim yapmanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini öne sürerek, seçimlerin 2024 Yerel Seçimleriyle birleştirilmesi veya seçimlerin Kasım 2023’e ertelenmesi önerisinde bulundu.

    “TALEBİN ALTINDA SEÇİMDEN KAÇMA İRADESİ VAR”

    Gündem olan bu çıkışa ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ilk yorum geldi. Gazeteci ve yazar Murat Yetkin’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimin ertelenmesi taleplerinin altında seçimden kaçma iradesi var. Ancak bu iradeyi YSK üzerinden hayata geçirmek yani kendi çıkarlarına göre bir defaya mahsus özel kararlar aldırmak istiyorlar. Sayın Arınç’ın açıklaması bunu gösteriyor” dedi.

    “ZARARINI TÜM ÜLKE ÇEKER”

    Sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “Tekrar ediyorum; kimseye özgü hukuk normu oluşturulamaz. Yapılması gereken, ister erken seçim olarak 14 Mayıs, ister zamanında 18 Haziran olsun, ivedilikle seçim tarihinin belirlenmesidir. Seçimden kaçmanın hiç kimseye bir yararı yoktur. Ancak zararını tüm ülke çekecektir” ifadelerini kullandı.

  • Nureddin Nebati’den deprem bölgesinde çekilen fotoğrafa gelen eleştirilere yanıt: Milletimize havale ediyorum

    Nureddin Nebati’den deprem bölgesinde çekilen fotoğrafa gelen eleştirilere yanıt: Milletimize havale ediyorum

    Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki deprem, 10 ilde büyük yıkıma neden oldu. Yıkılan binalarda 30 binden fazla kişi hayatını kaybederken, kurtarma çalışmaları 8. günde hız kesmeden devam ediyor.

    SOSYAL MEDYADA ELEŞTİRİLERE NEDEN OLDU

    Depremin yaralarını sarmak adına Şanlıurfa’da ziyaretlerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin bir evde çekilen fotoğrafı ise sosyal medyada eleştirilere neden oldu.

    BAKAN NEBATİ’DEN AÇIKLAMA GELDİ

    Fotoğrafla ilgili yorumlar sonrası Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Bakan Nebati şu ifadeleri kullandı; “Depremin ilk anından bu yana, milletimizle kenetlenerek sahada nasıl bir gayret içerisinde olduğumuz apaçık ortadayken, birilerinin anlık fotoğraf kareleri üzerinden çarpıtma yaparak siyasi çıkarlarının peşine düşmesi her şeyden önce kendileri adına utanç vericidir. Bu çarpık zihniyeti, bu fırsatçı yaklaşımı milletimize havale ediyorum.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzedenin bebeğine “Ayşe Betül” ismini verdi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzedenin bebeğine “Ayşe Betül” ismini verdi

    Depremde yaralanan vatandaşların sağlık durumu hakkında sık sık doktorlardan bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tedavi gören depremzedelere “geçmiş olsun” dileğinde bulundu.

    “BİZ ENKAZDA KALMADIK, ÇOK ŞÜKÜR ÇIKTIK”

    Hastanede bulunan bir depremzede, ziyaretine gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın durumunu sorması üzerine, “Herhangi bir sıkıntı yok. Rabb’im sizleri başımızdan eksik etmesin, Allah razı olsun sizlerden. Biz enkazda kalmadık, çok şükür çıktık yani o şeyde yan durunca hemen inebildik, biz direkt ben bunu kucağıma aldım, birbirimize siper olduk. Sadece ‘Bitti’ dedik bizim için her şey. Helalleştik, sadece Allah’a dua ettik. İyiler çok şükür” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Nasıl, ağrın var mı? Yok değil mi? Atlattık. Ne kadar kaldınız?” sorusunu da bir depremzede, “30 saat” diyerek cevapladı.

    ERDOĞAN YENİ DOĞAN BEBEĞE “AYŞE BETÜL” İSMİNİ KOYDU

    Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiğit de tedavi gören hastalar hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdi. Bir depremzedenin bebeğini gören ve kız çocuğu olduğunu öğrenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Adını ne koyacaksınız?” sorusu üzerine depremzede, “Dilerseniz siz koyun” dedi. Bunun üzerine bebeğin kulağına ezan okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayşe Betül” ismini üç kez tekrarladı.

    “BİZ GÖREVİMİZİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Hastanede tedavi gören başka bir depremzedenin “İlk dakikadan itibaren devletimiz yanımızda, Allah razı olsun. Biz yük olduk hakkınızı helal edin.” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne demek, biz görevimizi yapmaya çalışıyoruz, yapabilirsek inşallah. Biz her zaman ne dedik? Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.” şeklinde konuştu.

    Kaynak: AA / Mustafa Hatipoğlu – Güncel
  • Dünyaca ünlü şarkıcı Ricky Martin, deprem mağdurları için destek istedi

    Dünyaca ünlü şarkıcı Ricky Martin, deprem mağdurları için destek istedi

    Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Türkiye‘ye destek ve yardım mesajları yağmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü Porto Rikolu şarkıcı Ricky Martin de depremin ardından Türkiye ve Suriye’deki mağdur çocuklar için yardım çağrısı yaptı.

    “MANZARALAR YÜREĞİMİ PARÇALIYOR”

    Martin, Instagram hesabında paylaştığı videoda, “Bildiğiniz üzere kriz zamanlarında sakin kalamıyorum. Türkiye ve Suriye’de depremin ardından gördüğümüz manzaralar yüreğimi parçalıyor.” dedi.

    “YARDIM ETMEK ZORUNDAYIZ”

    Sanatçılığın yanında UNICEF İyi Niyet Elçisi olarak da görev yaptığını hatırlatan Martin, “Şu an oradaki durum çok zor. Görüntüleri zaten izliyorsunuz. Bu yüzden yardım etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı ve UNICEF’in bağış kampanyasının yer aldığı linki paylaştı.

    LATİN POPUNUN KRALI OLARAK BİLİNİYOR

    Latin popunun kralı olarak bilinen sanatçı, 1990’lı yıllarda çıkardığı albümlerle şöhret kazandı, Grammy ve Latin Grammy ödüllerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda ödüle layık görüldü.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Bülent Arınç’tan “seçimleri erteleme” çağrısı: Bu bir tercih değil zarurettir

    Bülent Arınç’tan “seçimleri erteleme” çağrısı: Bu bir tercih değil zarurettir

    Eski TBMM Başkanı, AK Parti kurucularından Bülent Arınç, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaşanan felaketten dolayı en geç 2023 Haziran ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinin ertelenmesi çağrısını yaptı. Bugün yazılı açıklama yapan Arınç, seçmen kütüklerinin geçersizleştiğini ve seçim yapmanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini öne sürerek, seçimlerin 2024 Yerel Seçimleriyle birleştirilmesi veya seçimlerin Kasım 2023’e ertelenmesi önerisinde bulundu.

    “VATANDAŞLARIMIZ ŞU AN SEÇİM DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR”

    Arınç’ın sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle: “Tarih kitaplarına belki de Büyük Güneydoğu Anadolu depremi olarak geçecek, etkisi yıllara yayılacak, gönlümüzde ve ruhumuzda onulmaz yaralar açan devasa bir felaket yaşadık. Bu depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve büyük milletimize başsağlığı diliyorum. Afetin acı bilançosu zaman geçtikçe daha da gün yüzüne çıkıyor. Binlerce kaybımız var, on binlerce yaralımız var. Artık kayıplarımızın rakamlarını vermekten, duymaktan korkar hale geldik. Birçok işyeri ve ev enkaz halinde. Depremden etkilenen on şehrimizin büyük bir kısmı yıkılmış durumda. Acısını yüreğinin en derinlerinde hisseden milletimizin ağzını bıçak açmıyor. Vatandaşlarımız şu an seçim değil yaşam mücadelesi veriyor. Ahval bu iken bazı siyasetçilerin ve gazetecilerin seçimin mayısta mı haziranda mı yapılacağını tartıştığını görüyoruz.

    “ALLAH’TAN KORKUN, HALA ENKAZ ALTINDA CESETLER VAR”

    Allah’tan korkun, hala enkaz altında cesetler var. Seçmenden bahsedilemezken seçimden bahsetmek nasıl mümkün oluyor? Böyle bir dönemde acılarıyla yüzleşen vatandaşlarımıza karşı seçim propagandası mı yapacaksınız, oy mu isteyeceksiniz? Aday mı olacaksınız, miting mi yapacaksınız? Bunları hangi yüzle yapacaksınız? Seçmen yok, sandık yok. Bunların yanı sıra bölgede adli ve idari bürokrasi yok. Halk size demez mi: ‘Vatandaş can derdinde, siz ne derdindesiniz?’ diye.

    “MANZARA O KADAR ACI Kİ; BURALARDA SEÇMEN KALMAMIŞ”

    Ortalama 15 milyon vatandaşımızın etkilendiği bu felakete maruz kalan şehirlerimiz TBMM’de toplam 85 milletvekili ile temsil ediliyor. Manzara o kadar acı ki; buralarda seçmen kalmamış. Hem seçmen kütükleri geçersizleşmiş hem de seçim yapmak hukuken ve fiilen imkansız hale gelmiş. Belki de seçime gidilirken Yüksek Seçim Kurulu nüfus sayımı ile bu illerin kaç milletvekili ile temsil edileceğini yeniden hesaplayacaktır.

    “NE MAYISTA NE HAZİRANDA SEÇİM OLMAZ, OLAMAZ”

    Belki de tarihimizin en acı felaketini yaşadığımız bugünlerde, ülke bir an evvel seçim stresinden kurtulmalıdır. Buna vatandaşımızın da bürokrasinin de siyasetin de ihtiyacı var. Daha açık ve net ifade etmek gerekirse ne mayısta ne haziranda seçim olmaz, olamaz. Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir. Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir.

    “NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKTA UZLAŞMA” ÇAĞRISI

    Şahsi düşünceme göre yapılacak basittir: Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat, mecliste grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarıyla bir araya gelmeli ve bu zaruretin nasıl aşılacağı konusunda onlarla istişare etmelidir. Anayasanın 78. maddesine konulacak bir fıkra, mevcut hükme ilaveten, adeta olağanüstü hal ilanındaki gerekçeye benzer şekilde deprem benzeri afetlerde de seçimlerin ertelenmesini hükme bağlayabilir. Şüphesiz anayasa hükmü olacağı için tüm partilerin ve milletvekillerinin nitelikli çoğunlukta uzlaşmaları gerekmektedir. Ayrıca anayasanın 79. maddesi seçimle ilgili YSK’yı görevlendirmiştir. 7062 Sayılı Yüksek Seçim Kurulu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’unun 6. maddesine göre YSK toplanarak mevcut durum karşısında seçimlerin 2023 Mayıs veya Haziran aylarında yapılmasının mümkün olmadığına karar verebilir ve bu kararı gereği yapılmak üzere yasama organına bildirebilir. Ben tüm siyasi partilerin bu büyük felaket karşısında büyük üzüntü duyduklarına, ellerindeki bütün imkanları depremzedeler yararına kullandıklarına, hepsinin yurtseverliklerine ve samimiyetlerine gönülden inanıyorum. Tıpkı milletimizin farklı kesimlerinin el ele verdiği gibi iktidar ve muhalefetin de el ele vererek milletimizin tüm yaralarını saracaklarını ve elbette demokrasi gereği seçimlerin de gönül huzuruyla yapılacağını düşünüyorum.

    “SEÇİMLER BİRLEŞTİRİLEBİLİR”

    Benim seçimleri erteleme konusundaki naçizane düşüncelerim şunlardır: Birinci tercihim; Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile 2024 yılı Mahalli İdareler Seçimleri birleştirilebilir. Bunun geçmişte örnekleri vardır. Bu yöntemle halka fazladan tercih hakkı verilecektir. İkinci tercihim Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilli Seçimlerinin ötelenerek Kasım 2023’te yapılmasıdır. Üçüncü tercihim ise ilk iki seçenekte anlaşılamadığı takdirde tüm siyasi partilerin mutabık kalacağı başka bir tarih üzerinde anlaşma sağlanmasıdır.

    “HAZİNE YARDIMI DEPREMİN YARALARININ SARILMASI İÇİN KULLANILMALI”

    Sonuç itibariyle ne olursa olsun bu zaruret hali dolayısıyla seçimler bir defaya mahsus olmak üzere tehir edilmelidir. Seçimleri ertelemeye yönelik teklifim kabul görürse ayrıntılı olarak başka düşüncelerimi de ifade edebileceğim. Şimdilik sadece şunu söylemekle yetineceğim; depremin ekonomik maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağının tahmin edildiği bu dönemde, bu yıl seçim olacakmış gibi bütçeye konulan üç kat hazine yardımı derhal durdurulmalı ve bu miktar depremin yaralarının sarılması için kullanılmalıdır. Bu kapsamda partilere ödenmiş olan miktarlar da geriye alınmalıdır.

    “CUMHURBAŞKANI VE MİLLETVEKİLLERİ GÖREVLERİNE DEVAM ETMELİDİR”

    Yine bir fıkra ile belirlenen seçim tarihine kadar Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri görevlerine devam etmelidir. Meclisin çalışacağı bu dönemde sadece seçimin ertelenmesine yönelik ve yapılacak yardımlara yönelik kanunlar çıkarılmalıdır. Bunun aksine bütçeye ve maliyeye yük getirecek yeni düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Kendileri için kanun çıkmasını bekleyen toplumun tüm kesimlerine de hiçbir hak kayıplarına uğramayacakları taahhüt edilerek ileride yapılacak düzenlemelerle geçerlilik tarihinin/yürürlük tarihinin bugünden itibaren olacağı garantisi verilmelidir.”

    Kaynak: ANKA / Güncel