Kategori: Güncel

  • İstanbul Finans Merkezi açıldı

    İstanbul Finans Merkezi açıldı

    İSTANBUL (İGFA) – Türkiye Varlık Fonu sahipliğinde ve Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı koordinasyonunda tamamlanan İstanbul Finans Merkezi bankalar etabı törenle hizmete girdi.

    Son teknolojiyle donatılmış ofisleri, sahip olduğu imkanlar ve bünyesinde yer alacak dev finans kuruluşları ile adını dünyanın önde gelen finans merkezleri arasına yazdıracak olan İstanbul Finans Merkezi’nde ilk kurdele, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle kesildi.

    Açılış töreninde İstanbul Finans Merkezi ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu merkez üç kıtanın buluşma noktası olan İstanbul’da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır.” ifadesini kullanırken, “İstanbul Finans Merkezi, yerli ve yabancı finans kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermeye başlamalarıyla ülkemiz ekonomisine katkılar sağlayacaktır.” dedi.

    İstanbul Finans merkezi uluslararası sermaye transferini kolaylaştıracağını söyleyen Erdoğan, “Tarihte İstanbul, nasıl bu ülkenin finans merkeziyse şimdi yeniden bu finans merkezi olma görevini üstleniyor, hayırlı olsun” dedi.

    KILIÇDAROĞLU’NUN VAATLERİNİ ELEŞTİRDİ

    “Ömrünün 40 yılında meydanların nabzını tutan siyasetçi olarak Allah’ın izniyle sandığın renginden en ufak şüphe duymuyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun vaatlerini de şöyle eleştirdi:

    “Batılı tefecilerden 300 milyar Dolar dilenme, her şeyi bedava verme, IMF reçetelerine teslim olma gibi sayısı abuk subuk vaadi burada konuşmaya değer bulmuyorum. 300 milyar dolar İngiltere’den getirecekmiş. Tefecilerle görüştü, anlaştı, onlar sözler verdiler. O da o sözleri aynen buraya aktarıyor. Acaba sizler böyle birşeye inanıyor musunuz? Mümkün mü? 20 yıl başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yaptım. Böyle bir safsata hile dünyanın hiçbir liderinde görmedim. Bu zavallı ne yazık ki hayatında bir SSK var ki, SSK’yı batıran bu değil mi? Savaş Ay hayatta olsaydın da millete gösterseydi. Hastanelerin hali neydi, şimdi ise şehir hastanelerimizle dünyaya meydan okuyoruz.”

    “Türkiye’nin son 21 yıldır inatla, sabırla ve istikrarla yürüttüğü ekonomik kalkınma yolculuğu kesintiye uğramayacaktır” diyen Erdoğan, “Özellikle 2002 öncesi Türkiye’”yi bilen insanlarımız mücadele ederek, gerektiğinde bedeller ödeyerek elde ettikleri demokratik ve ekonomik kazanımlarından geriye gidişe asla müsaade etmeyecektir. 14 Mayıs’ta inşallah bir kez daha milli irade tecelli edecek, aziz milletimiz bismillah diyerek Türkiye Yüzyılı’nı başlatacaktır” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Finans Merkezi’ni açıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Finans Merkezi’ni açıyor

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Finans Merkezi ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu merkez üç kıtanın buluşma noktası olan İstanbul’da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır.” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Finans Merkezi, yerli ve yabancı finans kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermeye başlamalarıyla ülkemiz ekonomisine katkılar sağlayacaktır.” dedi.

    İstanbul Finans merkezi uluslararası sermaye transferini kolaylaştıracağını söyleyen Erdoğan, “Tarihte İstanbul, nasıl bu ülkenin finans merkeziyse şimdi yeniden bu finans merkezi olma görevini üstleniyor, hayırlı olsun” dedi.

    KILIÇDAROĞLU’NUN VAATLERİNİ ELEŞTİRDİ

    “Ömrünün 40 yılında meydanların nabzını tutan siyasetçi olarak Allah’ın izniyle sandığın renginden en ufak şüphe duymuyorum.” diyen Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun vaatlerini şöyle eleştirdi:

    “Batılı tefecilerden 300 milyar Dolar dilenme, her şeyi bedava verme, IMF reçetelerine teslim olma gibi sayısı abuk subuk vaadi burada konuşmaya değer bulmuyorum. 300 milyar dolar İngiltere’den getirecekmiş. Tefecilerle görüştü, anlaştı, onlar sözler verdiler. O da o sözleri aynen buraya aktarıyor. Acaba sizler böyle birşeye inanıyor musunuz? Mümkün mü? 20 yıl başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yaptım. Böyle bir safsata hile dünyanın hiçbir liderinde görmedim. Bu zavallı ne yazık ki hayatında bir SSK var ki, SSK’yı batıran bu değil mi? Savaş Ay hayatta olsaydın da millete gösterseydi. Hastanelerin hali neydi, şimdi ise şehir hastanelerimizle dünyaya meydan okuyoruz.”

  • Bursa’nın Tekstil Atık Su sorununa ‘Teknik’ çözüm

    Bursa’nın Tekstil Atık Su sorununa ‘Teknik’ çözüm

    BURSA (İGFA) – Bursa’nın tekstil atık suyu sorununa doğal yollardan çözüm önerisi de getiren projeyi; Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Kimya Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Dilara Doğancı, Deren Öner ve Tuğçe Selvi hazırladı.

    MDBF Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Derya Ünlü’nün danışmanlığını yaptığı proje, tekstil atık suyu arıtımında önemli bir alternatif olacak.TÜBİTAK 2209-A desteği alan proje ile sanayide kullanılan ve tekstil atık sularında sıkça rastlanan, metilen mavisi boyasını içeren atık su, geri kazanılacak. Yeni bir yöntem geliştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Derya Ünlü proje ile yerli, milli ve doğal bir malzeme elde edeceklerine vurgu yaptı.

    SU KAYNAKLARI HIZLI BİR ŞEKİLDE YOK OLUYOR

    21. yüzyılda dünya nüfusunun üç kat artmasına karşılık su kaynaklarının kullanımının altı kat arttığını ifade eden Doç. Dr. Ünlü sınırlı olan su kaynaklarının endüstrileşme ve hızlı kentleşme sonucu hızla ve kontrolsüz bir şekilde tüketildiğini dile getirdi.

    Suların bir kısmının da kirletilerek kullanılamaz hale getirildiği ifadelerini kullandı. Su kaynaklarının azalması ve var olan kaynakların kirlenmesi şeklinde karşımıza çıkan bu tehdit nedeni ile hayat kaynağımız olan suyun etkin kullanımının önem kazandığını vurgulayan Ünlü, bu noktada da suyun ve enerjinin büyük bir bölümünün kullanıldığı endüstriyel işletmelerdeki su tasarrufunun oldukça önemli hale geldiğini dile getirdi.

    TAMAMEN DOĞAL YENİLİKÇİ BİR MALZEME GELİŞTİRİLDİ

    Bursa’nın önemli bir tekstil merkezi olması, tekstil sektörünün en önemli çevre problemlerinden olan boyar maddeli atık sular ile Bursa’yı karşı karşıya bırakmaktadır diyen Doç. Dr. Derya Ünlü sözlerine şöyle devam etti: Su kaynaklarımızın tükenmesi, susuzluk problemi ile karşı karşıya kalmamız, özellikle sanayide açığa çıkan atık suların arıtılarak proseste yeniden kullanımını zorunlu kılıyor. İklim değişikliğinin yanında suyun kontrolsüz tüketimi su kıtlığının en büyük nedenlerinden biri. Tekstil endüstrisi bir ton ürün başına tipik olarak 200-350 m3 atık su üretiyor. Bu atık suların arıtılarak prosese yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor. Suların arıtılmasında da çevre dostu proseslerin kullanılması oldukça önemlidir. Bu amaçla biyotemelli bir adsorbent geliştirilerek boyar maddelerin giderilmesini planladık. Su yosunları ve alglerden elde edilen biyobozunur polimer sodyum aljinat ve ülkemizin önemli atıklarından biri olan şeker pancarı küspesi kullanılarak biyoadsorbent sentezlenecek. Böylece yenilikçi bir malzeme geliştirilmiş olacak.

  • Rotary Dünya Başkanı Adıyaman’a geldi

    Rotary Dünya Başkanı Adıyaman’a geldi

    ADIYAMAN (İGFA) – Uluslararası Rotary Dünya Başkanı Jennifer Jones ve eşi Nick, Geçmiş Dönem Direktörü Şafak Alpay, Türk Rotarysinin 3 Fedrasyon Başkanından Emre Öztürk, Suat Baysan ve Serdar Durusüt, Bölge Görevlileri ve Rotaryenler ile birlikte Adıyaman Valiliğini ziyaret ederek, Vali Yardımcısından kentin durumu hakkında bilgiler alıp, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiler.

    Dünya Başkanı Jennifer Jones ve beraberindeki heyet daha sonra Yunus Emre Mahallesi’ndeki çadır kenti ziyaret ederek burada çocuklarla ve depremzedelerle uzun süre sohbet eden Jones, daha sonra depremzede ailelere gıda yardımı da atarak çadırda onlarla sohbet etti.

    Şehir merkezindeki yıkımdan ve insanların zor şartlara altında yeniden hayatlarına devam ederken gösterdikleri mücadeleden etkilendiğini belirten Başkan Jones, şöyle konuştu:

    “Depremin hemen ardından Adıyaman’da yaraların sarılması ilk etapta çadır kentlerin kurulması ardından insani yardımların ulaştırılmasında büyük hiç zaman kaybetmedik. Dünya genelinde 1 milyon 400 bin Rotaryen Türkiye ve Adıyaman için yardımlar topladı. İlk etapta yaptıklarımızın dışında yaklaşık 2 milyon dolar yardım topladık. Bu yardımlarla depremde yıkılan okul, hastane ve diğer önemli merkezlerin hizmet verecek projeler üretmeye ve bu projelere kaynak sağlayarak bölgede insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Türkiye’de Rotary 2430, 2420 ve 2440. Bölge Federasyonlarımız Adıyaman için çok faydalı projeler yapıyor. Gördüğüm her projeden inanılmaz etkilendim. Daha fazla yardım etmek için buradayım. Acınızı paylaşıyorum. Rotary her zaman olacak”.

    Uluslararası Rotary Başkanı Jennifer Jones ile beraberindeki heyet daha sonra Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ertan Liman’ın da katıldığı bir toplantıda Adıyaman’da Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 680 konteyner ile yaşam alanlarının oluşturulduğu K12 Konteyner Kentinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Konteyner Kent Sorumlusu Serdar Gökpınar’dan bir brifing alarak sahada yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

    Heyet daha sonra Rotary Sağlık Kliniğinin gezerek incelemelerde bulundu.

    Adıyaman Belediyesi ile gerçekleştirilen protokol kapsamında yapılan sağlık merkezinin anahtarını Uluslararası Rotary Başkanı Jennifer Jones’ten teslim alan Belediye Başkanı Süleyman Kılınç daha sonra sağlık hizmetlerinin verilmesi için İl Sağlık Müdürü Dr. Erdoğan Öz’e teslim etti.

    Programda sürpriz bir doğum günün kutlaması ile Rotary Başkanı Jennifer Jones’in sevgili eşi Nick pastasının kestikten sonra 2430. Bölge Federasyon Başkanı Emre Öztürk Adıyaman’ın yöresel Halk Oyunları Kıyafetlerini takdim etti.

    Türkiye Rotary ailesinin Adıyaman’da yaptığı çalışmalardan söz eden Jones, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı Konteyner kente tam donanımlı bir Mobil Klinik, 2 adet konteyner bilgisayar laboratuvarı, çamaşırhane, anaokulu yaptırmanın yanı sıra AÇEV ile işbirliği ile anne ve çocuk sağlığı psikolojik destek çalışmalarının yürütülmesi için mobil tır ile dünyanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’deki Rotary kulüplerinin bağışladığı tam donanımlı konteynerlerde incelemelerde bulunarak Monako ve Hindistan Rotary kulüplerinin desteği ile alınan konteynerden birini depremde enkaz altından sağ olarak çıkarılan ancak ailesinden çok sayıda kayıp yaşayan Özer ailesine teslim etti.

    Uluslararası Rotary Dünya Başkanı Jennifer Jones ve eşi Nick, Geçmiş Dönem Direktörü Şafak Alpay, Rotary 2430. Bölge Federasyonu Başkanı Emre Öztürk, 2420. Bölge Başkanı Suat Baysan ve 2440. Bölge Başkanı Serdar Durusüt, Nemrut Rotary Kulübü Dönem Başkanı Ferit Binzet, Bölge Görevlileri ve Rotaryenler Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ertan Liman’a, sahadaki tüm çalışmalar ve Rotary’e verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ederek hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Enerjinin kahramanları UEDAŞ afet bölgesinden elini çekmiyor

    Enerjinin kahramanları UEDAŞ afet bölgesinden elini çekmiyor

    BURSA (İGFA) – UEDAŞ ekipleri, Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden Hatay’da destek çalışmalarını ilk günden bu yana hız kesmeden sürdürüyor.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı öncülüğü, AFAD ve TEDAŞ koordinasyonuyla kentteki mahallelerde görev alan UEDAŞ saha ekipleri, trafo bölgelerindeki bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra aydınlatma, ilave direk ve iletken çekimi gibi çalışmalarla da enerji sürekliliğinin sağlanmasına destek oluyor.

    Ekiplerin afet bölgesindeki dönüşümlü enerji nöbetinin teknik detaylarını Hatay’dan anlatan UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, “Depremin ilk günü arama kurtarma ekibimiz bölgeye ulaşarak 89. saatte 2 kişiyi enkazdan canlı çıkarmayı başardı. Eş zamanlı olarak yardım tırlarımızı bölgeye gönderdik. Destek ekiplerimizle birlikte toplam 30 kişilik ekibimiz Hatay’a ulaştı. İlk gün başlayan mesaimiz bugün de devam ediyor. Enerji dağıtımında ve sürekliliğin sağlanmasına ilişkin tüm görevleri ekiplerimiz yerine getiriyor. Zor ve meşakkatli bir süreç. Bizler Toroslar EDAŞ ile sahada iyi koordine olarak enerjinin en hızlı şekilde verilmesini sağlıyoruz. 15 günde 1 dönüşümlü olarak bölgede emek veren tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Son güne kadar bize verilen görevi yerine getireceğiz” dedi.

  • Kızılay’dan BİZ projesi ile çabalarını genişletti

    Kızılay’dan BİZ projesi ile çabalarını genişletti

    ANKARA (İGFA) – Türk Kızılay, geliştirdiği uluslararası iş birlikleri sayesinde, büyük ölçekli bir nakdi destek projesi ile insani çabalarını genişletti.

    Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 11 şehrimizde büyük yıkım ve can kaybına yol açan iki büyük depremin ardından, bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarabilmek adına geniş çaplı bir insani yardım çalışması başlatıldı.

    Bu insani çabanın bir uzantısı olarak, depremden etkilenen ihtiyaç sahibi ailelere nakit destek de sağlamak üzere Türk Kızılay, BM Dünya Gıda Programı (WFP) ve Uluslararası Kızılay Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC) iş birliği ile bir proje hayata geçti.

    Proje sayesinde uluslararası paydaşlardan sağlanan yaklaşık 1 milyar TL’lik insani yardım fonu, depremzedelere ulaşıyor. Birlikte İyilik Zamanı (BİZ) Projesi kapsamında belirlenen ihtiyaç sahibi depremzede ailelere aylık 3 bin TL destek sağlanacak.

    PROJEDE İLK UYGULAMA 2 AY SÜRECEK

    Projenin ilk fazı için belirlen ihtiyaç sahibi hanelerin üyeleri, SMS kanalıyla TCKN’leri üzerinden yatırılan miktar hakkında bilgilendiriliyor. Nakit transferler Halkbank aracılığıyla yürütülüyor ve yatırılan miktarın tek seferde hesaptan çekilmesi gerekiyor. Nakdi yardımla ilgili hareketlerin takibi, Kızılaykart platformu üzerinden gerçekleşiyor.

    YARARLANICILAR NASIL BELİRLENDİ?

    T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın deprem öncesinde sağladığı sosyal yardımlardan yararlanan ve deprem bölgesinde ikamet eden en fazla ihtiyaç sahibi durumundaki kişilerin verisi temin edildi.

    AFAD’ın kriterlerine göre bina hasar durumu orta ve üstü olarak belirlenen haneler, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı veri seti ışığında ve hedefleme çalışmaları kapsamında tekrar incelendi. Tüm bu detaylı analiz neticesinde 151 bin hanenin verisine ulaşıldı. 15 sosyal yardım türüne göre hane içerisindeki kadın, çocuk ve engelli durumundaki en kırılgan grupta yer alan ihtiyaç sahipleri de analiz edilerek, ödeme planında bir önceliklendirme gerçekleştirildi.

    İlk uygulamada 2 ay sürecek projenin süresinin uzatılması ve yararlanıcı kitlesinin genişletilmesi için planlama çalışmalarına da aralıksız devam edilirken, detaylı bilgiye, Kızılay’ın 168 çağrı merkezinden ya da biz.kizilaykart.org internet adresinden ulaşılabileceği bildirildi.

  • Sağlık çalışanlarının ek zam ve ikramiye beklentisi

    Sağlık çalışanlarının ek zam ve ikramiye beklentisi

    KOCAELİ (İGFA) – Türk Sağlık Sen Kocaeli Şubesi Başkanı Ömer Çeker, Kocaeli Derince Eğitim Araştırma Hastanesi, Kocaeli Devlet hastanesi ve Darıca Farabi Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan çalışanları ziyaret etti.

    Başkan Çeker’e Şube Başkan Yardımcısı Osman Ayas, Ozan Yüzüak, Serap Koçhisar, Kadın Kolları Başkanı Sultan Soylu, Derince İlçe Temsilcisi Aysun Demet, Temsilci Coşkun Acar, Süheyla Yılmaz, Yeşim Sesli, Esra Özcan, Kocaeli Devlet Hastanesi Baş Temsilcisi Cemal Dinç, Temsilci Hülya Karaca, Darıca Farabi Eğitim Araştırma Hastanesi Baş Temsilcisi Turan Taşdemir, Temsilci Zehra Yıldırım, Sevim Ercan Denizhan, kadın kolları başkan yardımcısı Meryem Ökde ile birlikte çalışanların sorunlarını dinledi. Çeker ziyaret sonrası açıklamalarda bulundu.

    ENFLASYONA TESLİM EDİLDİ

    Başkan Çeker yapmış olduğu açıklamada, “Sağlık Çalışanları yoğun iş yükü altında az personel ile vatandaşımıza kaliteli kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti vermek için fedakârca çalışmaktadırlar. Yapmış oldukları hizmetin karşılığı olan ekonomik değer Kamu işverenince çalışanlara ödenmediği gibi İki yılda bir yapılan toplu sözleşme dönemlerindekamu işvereni karşısında çalışanların hakları sarı sendika Malum Sen tarafından yeterli derecedekorunmamıştır. Malum Sen’in yüzdelik zamlara attığı imza ile çalışanlar enflasyona teslim edilmiştir. Türkiye’e yaşanan yüksek enflasyon karşısında çalışanların maaşlarının enflasyon karşısında eriyerek mağdur olmasına ses çıkarmayan veya çıkaramayan sarı sendika 2023 yılının ilk yarı yılı için yüzde 8’lik maaş zammı ve yüzde 17’lik 6 aylık enflasyon farkı ile birlikte yüzde 125 zammı ayakta alkışlayan sarı sendikayı halkımızda memur ve memur emeklileri unutmadı. Unutmayacakta. Kamu İşvereni kamu çalışanlarına ve emeklilere altı aylık dilimler halinde 15 Temmuz ve 15 Ocak maaş zamları ile birlikte yılda iki kez ödemiş olduğu enflasyon farklarını aylık ödemelidir” diye konuştu.

    EK ZAM ve İKRAMİYE

    Çalışanların maaşlarına yapılan yüzdelik zamlarla çalışanlar enflasyonun hızına yetişmeleri mümkün olmadığını ifade eden Çeker, “Sağlık çalışanlarının almış oldukları maaşlar nerde ise asgari ücretle eşitlenecek düzeye gelmiştir. Çalışanlar almış oldukları maaşlar ile geçinemediklerini, sürekli olarak borçlandıklarını maaşlarının artan fiyat artışları karşısında eridiğinden ay sonunu getiremediklerini ve her ay borçlandıklarını, ekonomik olarak zor durumda olduklarını bu nedenle maaşlarına ek zam talep etmektedirler. Kamu işvereni ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler, yüksek enflasyon ve artan gıda fiyatları karşısında çalışanların hem insani hem de haklı taleplerini görmezden gelmemeli, sağlık çalışanlarına ek zam artık kaçınılmaz olmuştur. Kamu işvereni yaklaşan bayram öncesi çalışanlara Ek Zam verilmeli, emekli vatandaşlara verilen bayram ikramiyesi gibi kamu çalışanlarına bayram ikramiyesi verilmelidir.” dedi.

  • Kudüs Platformu hain saldırılara sessiz kalmadı (ÖZEL HABER)

    Kudüs Platformu hain saldırılara sessiz kalmadı (ÖZEL HABER)

    FERHAT YILDIRIM

    İSTANBUL (İGFA) – Kudüs bilinci aynı zamanda bir ümmet ve vahdet bilinci olduğunu vurgulayan Kudüs Platformu Üyeleri, Fatih Saraçhane Parkında basın açıklamasında bulundu.

    Basın açıklamasını platform adına okuyan Mehmet Şahin, Kudüs’ün coğrafi değil, iman meselesi olduğunun altını çizerek, “Kudüs’ Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i aksa’ya ev sahipliği yapan kutlu şehir, Mescid-i aksa ise Rabbimizin ayeti ile sabit üç büyük mescitten biridir. Aziz peygamberimizin miraç hadisesinin gerçekleştiği mübarek yerdir. Kudüs şairin ifadesiyle “Gökyüzünde inşa edilip yeryüzüne indirilen şehir”dir.” dedi.

    Kudüs’ün Müslümanların olduğu kadar tüm insanların ortak kültürü, hatırası ve müktesabatı olduğunu belirten Şahin, “Kudüs bugün Siyonist zalim rejimin işgali altında, Ümmetin bir araya gelerek kurtarılacağı günü beklemektedir. 1979 yılından bu yana ramazan ayının son cuması Dünya Kudüs Günü olarak Müslümanlar tarafından ihya edilmekte ve Kudüs bilincimiz tazelenmektedir. Bir Mübarek Ramazan ayı içinde yine bir Kudüs Günü’nü idrak ve ihya ediyoruz. Kudüs coğrafi değil İmani bir meseledir. İmanın çelikleşen iradesini, azim ve cesaretini, sadakat ve teslimiyetini en güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Nitekim yenilmez sanılan Siyonist düşmanın tarihin en büyük yenilgilerini almasına, büyük İsrail rüyalarının dağılıp parçalanmasına yol açan bu bilinç olmuştur. İmanın, iradenin, cesaretin ve adanmışlığın gücü olmuştur.” dedi.

    Şahin sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Kudüs bilinci aynı zamanda bir Ümmet ve vahdet bilincidir. İslam Ümmeti’nin merkezi bir dava etrafında bir araya gelip, Siyonizme karşı İslami direniş cephesi oluşturması, güçlerini, gönüllerini birleştirip okyanuslar gibi dalgalanması bu bilincin tecessüm eden halidir. Böylelikle İslam Ümmetinin kendi arasında vahdet ve dayanışmasının mihveri ve menzilinin Kudüs olduğu hakikati her seferinde kendini göstermiştir.

    Sorumluluğunun bilincinde olan dünya Müslümanları kendi arasında kavim, ırk, mezhep, hizip ayrılığı gözetmeksizin, Kudüs davasında, Kudüs yolunda ve Kudüs cephesinde güçlü bir birlik sergilemiş ve neticesinde tarihin azamet ve şeref dolu zaferlerini kazanmıştır.

    Bunun içindir ki, İslam Ümmetinin azgın ve sinsi düşmanları, İslam’a ve Müslümanlara karşı sürdürdükleri şeytanca savaşlarında hedeflerini gerçekleştirebilmek için Müslümanları bu bilinçten uzaklaştırmaya, bunun için de Müslümanları dünyevi hesaplar ve arzularla birlikte, etnik ve mezhebi ihtilaf girdabına sürüklemeye çalışıyorlar. Bizler de dünyevileştikçe değerlerimizden kopuyor, etnik ve mezhebi ihtilaflara düştükçe de azılı düşmanlarımızla savaşacağımız yerde kendi kardeşlerimizle uğraşırken gücümüzü ve irademizi kaybediyoruz.

    Bundan dolayı bu mübarek Ramazan-ı Şerif’in son Cuma’sı olan Dünya Kudüs Günü’nde bu bilincimizi daha da derinleştirerek ve daha da güçlendirerek, Ümmetimizin birliği, dirliği ve esenliğine önem vermemiz, Rabbimizin tanımladığı üzere, Ümmet-i Vahide olarak evrensel bir İslam kalesini ihya ve tahkim etmemiz gerekiyor. Kudüs bilinci bu sorumluluğun ve bu hedefin temel taşı durumundadır.

    Kudüs bilinci bize düşmanlarımızı da tanıtarak, onların planları ve hesapları karşısında duyarlı ve dirençli olmamızı sağlamaktadır.

    Bugün bu düşmanların başında büyük şeytan diye tanımladığımız Amerika ve Filistin işgalcisi Siyonist İsrail gelmektedir. Bu düşmanlar hem küresel ve hem bölgesel olarak karşımızda durduğu gibi, sinsi bir düşman olarak da içimizde dolaşmaktadırlar. Amerika’nın İslam toplumlarına yönelik şeytanca kumpaslarına, proje ve komplolarına, Siyonizmin tüm yıkım ve fesat planlarına karşı duyarlı, dirençli ve etkin olmamız da Kudüs’ten geçmektedir. Kudüs bu noktada her bir Müslüman için bir mizan ve bir pusuladır.

    Bu seneki Kudüs Günü’nde Filistin direnişimizin yeni bir altın sayfası olan Batı Şeria direnişimizi bütün kalbimizle selamlıyor, böylesi destansı bir direnişi yükselten tüm kahramanlarımızı ve Kudüs yolunda kurban olan bütün şehitlerimizi saygı ve şükranla anıyoruz. Siyonist işgal rejiminin temellerini sarsan ve dünyasını alt edecek bir irade ve cesareti ortaya koyan Filistinli kardeşlerimiz, en ağır şartlar altında da olsa direnişin nasıl volkanlaşabileceğini en güzel bir şekilde ortaya koydular.

    Batı Şeria’daki İslami direniş, en büyük imkânın iman olduğunu destansı bir şekilde ispat etti ve Batı Şeria’yı baştan başa Arslanlar Yurdu haline getirdi. İnanıyoruz ki Batı Şeria cephesi bütün Mücahitleriyle birlikte nice büyük zaferlerin teminatı durumundadır ve bu cephe genelde bütün dünya Müslümanlarına özelde de Filistin yurduna şan, şeref ve azamet katacaktır.

    Siyonist düşmanın Müslümanlara saldırı noktasında ne kadar küstah ve İslam’a karşı ne kadar kindar olduğunu Mescid-i Aksa’ya yönelik o vahşi ve barbar saldırılarında bir kez daha gördük ve derinden yaralandık. Öyle sahnelere şahit olduk ki, sinelerimizde bundan daha ağır bir acı olamaz ve yüreklerimizde bundan daha büyük bir yara açılamazdı. Bu Siyonist azgınlık işledikleri bu alçakça cürümlerle bütün İslam Ümmet’ine iki hususu bir kez daha hatırlattı. Bunlardan biri vahdet ümmetin bir arada olması, diğeri ise mukavemet düşmana karşı direniş cephesi açılmasıdır. İnanıyoruz ki bu azgınlıklar Siyonistlerin son çırpınışlarıdır ve yok olup gitmeleri çok yakındır.

    Bu Kudüs gününde Rabbimize söz veriyoruz ki, Siyonistlerin hiçbir saldırısını, hiçbir cinayet ve katliamını, hiç bir küstahlık ve zorbalığını unutmayacak ve affetmeyeceğiz. Denizden nehire bütün Filistin, Kuds-i Şerif ve Mescidu’l Aksa Siyonist işgalden kurtuluncaya kadar da direniş ve cihad yolunda canımızla kanımızla Kudüs cephesiyle omuz omuza olacağız. Zira Kudüs Cephesi bugün bir Bedir ve Hayber cephesidir. Bu cephe Ümmet ve kardeşlik cephesidir. Bu cephe özgürlerin onur cephesidir.

    Bizler Türkiyeli Müslümanlar olarak, Amerikan firavunluğu ve Siyonist rejim azgınlığına karşı, Ümmet olma sorumluluğumuzla, tarihimizden ve ecdadımızdan aldığımız mirasla özgür Kudüs’e ulaşıncaya kadar Kudüs davasını canlı tutma azim ve irademizi her zaman ortaya koyma durumundayız. Bunun içindir ki Kudüs Günü’nü bugüne kadar yaşattık ve sürdürdük. Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın sahipsiz olmadığını ve hiçbir zaman da sahipsiz kalmayacağını haykırma noktasında bir araya geldik.

    Dost ve düşman iyi bilsin ki Kudüs bizim kalbimizdir! Kudüs’ü savunma yolunda hiçbir mücadeleden uzak kalmayacak, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacak ve hiçbir bedel ödemekten korkmayacağız. Göğüslerimizi her zaman Kudüs için siper yapacak, gerekirse damarlarımızdaki kan ile Kudüs’ümüzü savunmaktan geri durmayacağız. İnanıyoruz ki zafer bizimdir ve Kudüs İslam Ümmetine geri dönecektir…

    Son olarak ülkemizin seçim arifesine girdiği şu günlerde ülkemizi yöneten siyasi iradeye bu barbar, terörist ve katil Siyonist rejimin tüm elçilik ve konsolosluklarını derhal kapatmasını, her türlü ilişkileri kesmesini ve Filistin direnişine kendi tarihine yakışır bir şekilde her türlü maddi, siyasi ve askeri desteğin verilmesini hatırlatıyor, hiçbir ayrım yapmaksızın tüm siyasi partilerimizin hükümetin bu yönde atacağı adımlara herhangi bir ön şart koymadan destek vermesini talep ve arzu ediyoruz. Unutmayalım ki Kudüs’ü korumak kendimizi korumak, Kudüs’ü savunmak ise kendimizi savunmaktır.

    Ramazan ayı, Kadir gecesi ve Kur’an-ı Kerim’in nüzulüyle nasıl bir Kur’an baharı ise. İnanıyoruz ki bu Ramazan ayı da aynı şekilde fetih ve zaferleriyle bir Kudüs baharı olacaktır.

    Bu inanç ve iştiyakla Kudüs Günü’nüzü kutluyor, mücadele, direniş ve şehadetleriyle yolumuzu aydınlatan tüm Kudüs şehitlerimizi ve her zaman iftiharımız olan Mavi Marmara şehitlerimizi selamlıyor, onların kutlu hatıratı ve mirasını yaşatacağımıza dair ahdimizi tazeliyoruz.

    Tez zamanda bir Kudüs baharında buluşmak üzere gözlerimiz hep Kudüs’te olsun, kalplerimiz hep Kudüs’le çarpsın ve Kudüs meşalesi ilelebet yansın. Allaha emanet olunuz.”

  • Japon belediye Hatay’a birikimini aktaracak

    Japon belediye Hatay’a birikimini aktaracak

    HATAY (İGFA) – 6 Şubat depremlerinin en çok yıkıma uğrattığı Hatay’da yeniden yapılanma çalışmalarını sürdüren Hatay Büyükşehir Belediyesi, imar ve afet sonrası kriz yönetimi konularında dünyanın önde gelen kurumları ve üniversiteleri ile işbirliği yapmaya devam ediyor.

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’ın, Kobe Belediyesi Yapı Denetim ve İmar İşleri Daire Başkanı YukioTanaka, Kobe Belediyesi Kriz Yönetim Merkezi Müdürü MasayoshiNose, Mukogawa Üniversitesi’nden Prof. Tosu Shigeki, Prof. YanagisawaKazuhiko ve Prof. TagawaHiroyuki ile yaptığı görüşmede bu üniversite ile partner üniversite olan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Murat Dündar ve BAU ULMER-HLO Müdürü İhsan Alpargın da yer aldı.

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş, heyetin ilgisine teşekkür etti.

    Kobe ile Hatay’daki depremin benzerliğine dkkati çeken Başkan Savaş, “Geçmiş kaderimiz onlarla bir. Onlar 1995 depreminden ders aldılar ve sonrasında yapılanmayı ona göre yaptılar. Bizim de bu depremden ders alıp sonraki süreç için bilim ve doğa gerçeklerini sentezleyerek Hatay’ı yapılandırmamız lazım. Tecrübelerini paylaşmak için Hatay’a geldikleri için çok teşekkür ediyorum. Bizim yeniden yapılanmayı yürüten teknik ekibimizle yapacakları toplantılarda bizi tecrübeleriyle yönlendirirlerse mutlu oluruz” dedi.

    Hatay coğrafyasının handikaplarını bertaraf etmek için 4 şeyin gerekli olduğunu belirten Başkan Savaş, “Bu 4 şeyden birincisi coğrafyanın gerçeklerini bilmek, plan ve proje yapmak, bu plan ve projeye topluma anlatıp kaynak yaratmak ve sonuncu olarak da plan ve projeyi pratiğe döküp eyleme geçmek” açıklamasını yaptı.

    Görüşmede Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Murat Dündar, “Biz üniversite olarak nasıl katkı sunabiliriz hem de partner üniversitemiz olan Mukogawa Üniversitesi ile karşılıklı çalışmalarımızı buraya nasıl faydalı hale getirebiliriz onun için buradayız” dedi.

    2011 yılındaki Van depreminde de Türkiye’ye gelen Japon heyet de, hem belediye hem de bilim insanları olarak her türlü desteğe hazır olduklarını belirterek, Japonya’da depreme karşı alınan önlemlerle ilgili bilgi verdi. Başkan Savaş’ı ve belediyeden bir heyeti Kobe’ye davet eden Japon heyet, bilgi paylaşımı ve iş birliğinden büyük mutluluk duyacaklarını söyledi.
    Heyet üyeleri ayrıca Kobe Belediye Başkanı’nın geçmiş olsun mektubunu Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’a takdim etti.

  • Borsa İstanbul’da kapanış: BIST 100’de ivme kaybı devam etti

    Borsa İstanbul’da kapanış: BIST 100’de ivme kaybı devam etti

    Investing.com – BIST 100 endeksi, güne yükselişle başladıktan sonra gelen satışlarla 5.100 seviyesine kadar geriledi.

    BIST 100 endeksi, ilk saatlerde 5.175 puana kadar yükseldikten sonra bu noktadan gelen satışlar gün boyu gerileyerek 5.100 seviyesine kadar geriledi. Kapanışa doğru bir miktar tepki alımı görülen borsada endeks, son saatte %0,25 düşüşle 5.120 seviyesinde bulunuyor.

    BIST 100, haftanın ilk yarısında yükselirken 5.200 seviyesinde dirençle karşılaştı ve ardından 5.150 – 5.200 bandında yatay kaldıktan sonra haftanın kapanış gününde ivme kaybetti.

    Borsa İstanbul’da bugün perakende ticaret, inşaat, turizm, spor ve iletişim %1’in üzerinde değer kazancına sahipti. Ancak mineral ürünleri, baskı, ulaştırma, tekstil ve bankaların bugün satıcılı hareket etmesi borsayı aşağı çekti.

    Son saate girildiğinde BIST 100’de bugün en çok yükselen hisselerin başında %5 bandında yükselen ALFAS, GESAN ve SOKM yer aldı.

    Bugün en çok gerileyen hisseler ise %2 bandında düşen AKFGY, KCAER ve MAVI oldu. Günün en aktif hisseleri ise KOZAL, KRDMD ve EREGL oldu.

    GCM Yatırım’dan Kudret Ayyıldır bugünkü yorumunda şunları yazdı:

    Yurt dışı piyasalarında pozitif bugün Asya ve Avrupa Piyasasında devam etti. Ancak ABD piyasaları dünkü olumlu seyrin ardından bugün güne satıcılı başladı. Önde gelen endeksler arasında Nasdaq, %0,37 düşerken, Dow Jones %0,4 ve S&P 500 %0,2 geriledi.

    Yazar: Günay Caymaz