Kategori: Güncel

  • Cumhur İttifakı’na katılmayan Erbakan, AK Parti’ye kapıyı kapatmadı: Derlerse bu maddelerde mutabıkız, tekrar değerlendiririz

    Cumhur İttifakı’na katılmayan Erbakan, AK Parti’ye kapıyı kapatmadı: Derlerse bu maddelerde mutabıkız, tekrar değerlendiririz

    Seçimlere sayılı günler kala siyasi partilerde ittifaklarını güçlendirmek için girişimlerini hızlandırdı. Bu kapsamda AK Parti’de Yeniden Refah Partisi ile 11 Mart’ta dirsek temasına geçti. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Fatih Erbakan’ı Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti. Ancak Erbakan, Cumhur İttifakı’na katılmayacaklarını ve seçimlere parti olarak gireceklerini söyledi.

    CUMHUR İTTİFAKI’NA NEDEN KATILMADIKLARINI ANLATTI

    Bu gelişme üzerine cumhurbaşkanı adaylığı için başvuruda bulunan Erbakan, Habertürk canlı yayınında olumlu başlayan sürecin neden negatif sonuçlandığı ve Cumhur ittifakı’na neden katılmadıklarını anlattı.

    AK PARTİ’YE KAPIYI KAPATMADI

    Parti teşkilatında yapılan toplantıda AK Parti ile ittifak teklifinin yüzde 60 oranında reddedildiğini söyleyen Erbakan, AK Parti’ye açık kapı bıraktı. Erbakan, “Derlerse ki, bu maddelerde mutabıkız, bunların uygulanması için gayret göstereceğiz, imzalıyoruz derlerse tekrar kurullarımızla değerlendirilip cevap verebiliriz” diye konuştu.

    Erbakan’ın canlı yayındaki açıklamaları şöyle:

    “Cuma akşamına kadar 3 gün içinde tamamlanır diye düşünüyoruz. Hedefimiz 200 binin üzerine çıkmak. İnşallah Pazartesi gerçekleştiririz. Biz en başından beri sizin programlarınızda da defalarca sizin sorularınız olmuştu, Cumhur İttifakı’ndan teklif gelirse ne dersiniz diye. Her seferinde prensiplerimizde, Milli Görüş’ün sosyal politikalarda, dış politikalarda kırmızı çizgileri var, insanlar bunun için geldiler, bunlar olmadan ittifakta yer almamız mümkün değildir; hatta biz ittifak içinde o cumhurbaşkanı adayı iktidar olduğunda ne yapacağını belirlemek lazım, mutabık kalmak lazım, kaldı ki Millet İttifakı aylarca oturdu, mutabakat metni olarak ortaya koydular.

    “BUNLARIN İMZALANMASI UYGUN DEĞİL DENDİ”

    Müzakere yapan heyetler tarafından konuşuldu. Binali Bey gelmeden önce heyetler bir araya gelmişti. Belli bir olgunluğa geldikten sonra Binali Bey, kamuoyunda resmi bir davette bulunmak üzere geldiler. Müzakere heyetleri bunu konuşmuştu. Biz kendi amblemimizle ittifak içinde yer almamış, bu maddeler de ittifak protokolü olarak bunlara MHP’nin, AK Parti’nin müdahale edecekleri olabilir dedik kendilerine. 1 ay müzakereleri sürdürdük. İlk başta herhangi sıkıntı olmadığı ifade edilmişti. Pazartesi en son yapılan telefon görüşmesinde bunların imzalamanın uygun olmayacağı belirtildi. Prensiplerde uzlaşma, mutabakat var diyebilecektik. Bunların imzalanması uygun değil dendi.

    “BİNALİ BEY’LE TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIK”

    Temel anlaşmazlık noktası maddelerle ilgili değil prensip olarak. ‘Biz MHP ve BBP ile beraberiz onlarla imzalamadık, dolayısıyla sizinle imzalamanız bizim açımızdan uygun olmaz’ dendi. Bizim bu maddelerimiz bir miktar kırpıldı, bazı cümleler yuvarlatıldı, bazı kelimeler çıkartıldı, bir metin haline getirildi. Biz ona da ‘tamam’ dedik. Bizim maksadımız 30’un 30’u olmaz da 20’si yapılır, o da bir fayda. Fakat dediğim gibi 3 madde de olsa ‘böyle bir protokolün olması uygun değil’ dendi. Telefonla Binali Bey’le görüştük tekrar. Bu imzalansa da hukuki bir karşılığı yoktu. Ancak teşkilatlarımızın ve kamuoyumuza deklare etmemiz, elimizde gerekçe ve belge olması gerekir diye bunu istedik. O süreçte ‘bu tartışılmadı’ gibisinden açıklamalar oldu. Nitekim Millet İttifakı’nda da oluyor. Sayın Mansur Yavaş ve diğer parti liderleri Cumhurbaşkanı yardımcısı olmasın, Ekrem İmamoğlu ve ben olayım demişti.

    “TALEPLERE BAŞTA OLUMLU YAKLAŞILDI”

    Biz de madem ittifak yapıyoruz böyle bir şey istedik. Onlar da ‘şifahi olarak konuştuk, anlaştık’ dediler. Şifahi olarak konuştuk, anlaştık demek bizim yetkili kurullarımızı, seçmenimizi, teşkilatımızı çok da tatmin edecek bir nokta değil. Bu maddeler masadaydı, sorun çıkmıyordu. Taleplere başta olumlu yaklaşıldı. Aile maddesinin ıslah edilmesi, revize edilmesi, bunların ayıklanması, aile korunsun ama anne ve babaya zarar vermemesi. Aile bütünlüğünü bozulacak hükümlerin düzeltilmesi diye metne döndü. Bizimkisi hemen hemen 30 maddeydi.

    “23 İLDE SİZİN ARKADAŞLAR LİSTEMİZDE YER ALSIN DENDİ”

    Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık diye bir şey olmadı. Prensiplerimiz olmadan bize 100 milletvekili de verseler orada olmayacağımızı ifade ettik. İlk toplantıda AK Parti heyeti, ‘Ambleminizle girmenize saygı duyuyoruz; ancak bizim 23 ilde ucu ucuna milletvekili kaybetmişiz. 4 çıkaracak iken 3 çıkarmışız. Şimdi bu 23 ilde siz de logo ile girdiğinizde sizin de çıkarmanız zor. Öyleyse bu 23 ilde Yeniden Refah Partisi olarak siz girmeyin, dedi AK Parti olarak dendi bu. 23 ilde bizim girmememizde ne olacak? Bizim müzakerecilerimiz konuyu sürekli prensiplere ve logoyu getirdiler. Bunlar olduktan sonra anlaşılabilir dendi.

    “SAYIN CUMHURBAŞKANI ARKADAŞLARIMIZ GÖRÜŞSÜN DEDİ”

    Amblem ve 6284’de sorun olmadı. Ancak onlar biz böyle mutabakata imza atmayı doğru bulmuyoruz dediler. Bu bir koalisyon protokolü değil, hükümet kurmuyoruz. Şimdiden niye böyle bir şeyi imzalayalım diye. Bunun örneği var, Millet İttifakı, mutabakat yayınlamış. Bir de koalisyonlar seçimin başında yapılıyor artık. Biz desteğimizle sayın Cumhurbaşkanını yeniden seçilmesine vesile olacaksak, bizim prensiplerimize, parti programımıza uygunluğu önemli. Esnettik ve hatta bunu diplomatik dile çevirdiler, hayati kritik kısımları çıkarttık. Buna rağmen imzalamayı prensip olarak uygun görmüyoruz dediler. Biz sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu. Kendisi bu konuların başında sağolsun davet ettiler bizi. Bir birliktelik yapılmasının doğru olacağını söylediler. Binali Bey gelmeden 1 ay önceydi bu davet. Biz de birlikte olunmasının faydalı olunacağını düşünüyoruz; ancak görüşülemesi gereken hususlar var dedik. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Bu hususları bizim ve sizin arkadaşlarınız görüşürler’ dedi. Belli bir noktaya gelip, olgunlaşması üzerine resmi davetin uygun olacağını düşündük. Binali Bey resmi davet için geldi. Sonrasında maddelerin azaltılması, özetlenmesi hatta bazı arkadaşlarımız tepki gösterdiler. Bu metin kuşa dönmüş dediler.

    “MKYK ÜYELERİMİZ YÜZDE 60 ORANINDA İSTEMEDİ”

    Binali Bey’in ziyareti sonrası il başkanı, MKYY, il sorumluları, hanım temsilcilerimizle geniş kapsamlı istişare yapıldı. Yüzde 60 oranında istenmedi. Yüzde 40 olabilir dendi. İl başkanlarında 50’ye 50. MKYK’da 60’a 40 oranındaydı. İki teori var. Bir tanesi büyük fayda sağlanacağını söylüyor. Çerçevenin içinde Yeniden Refah Partisi’nin olacağı yönünde. AK Parti’ye kızan, küsen seçmen nezdinde. Bazı arkadaşlarımız ‘Hayır oradan oy alalım derken bizimle yürüyen teşkilatlarımızdan kayıp olabilir, zararlı çıkabiliriz’ diyenler oldu. Biz iyi niyetle bu adımın atılmasının ülke, millet, partimiz için hayırlı olabileceğini düşündük. En son gelinen nokta prensip olarak böyle bir mutabakatın olması mümkün değil denince. Onlar olumlu yaklaştılar ama bu noktada geri adım atmak istemediler.

    “BİZ MİLLETVEKİLİ VE BAKANLIK İÇİN BUNU YAPMIYORUZ”

    Metin gayet özet hale geldi. Özet hali bile imzalamayınca… Tekrardan biz bu ittifakı yapsak ilk çıktığımız televizyon programında gazeteciler haklı olarak soracak. Siz ‘prensip, kırmızı çizgi dediniz, ne oldu şimdi ittifak yaptınız’ diye soracaklardı. Bu çok önemli. Biz yıllardan beri milletvekili, bakanlık için bu işi yapmıyoruz. İlla Meclis’e girelim demiyoruz. 60’a 40’tı. 40’ın da haklı gerekçeleri vardı. Tayyip Bey de ‘son kez sizden bunu istiyorum’ diyordu. Bunda fayda olur diye düşündük. Bizim de geri adım atamayacağımız prensiplerimiz var. Bizim partimize gelenler bunun için geldiler. AK Parti’yi eleştirenler, bunlar orada olmadığı için bize geldiler.

    “BU MADDELER MASUM VE MİLLETİN MENFAATİNE İDİ”

    Kasa başındakiler o durumdan çıksınlar diye maddeleri ortaya koyduk ama yol alamadık. Bu maddeler masum ve milletin faydasına. Denk bütçe, milli kaynakların harekete geçirilip, borç ve faiz yükünün azaltılması, dış ticaret açığının düşürülmesi, ilave vergi ve zamlardan kaçınılması, çiftçi ve üreten kesimlerin faiz borçları silinmesi, yap-işlet gözden geçirilip, varsa haksız kazancı ortadan kaldırılacak önlemlerin alınması. Bizim konuştuğumuz konularla ilgili o taraftan yalanlayıcı açıklamalar oldu. Sayın Özlem Zengin ve sayın Derya Yanık’ın. Bir daha böyle bir şeyle karşılaştığımızda teşkilatımız bize ‘hani mutabık kalınmıştı’ diye soracaktı.

    “PARTİLERİMİZİN MENFAATİNE YÖNELİK İSTEK YOKTU”

    Bizim söylediğimiz paylaşımda, yönetimde adaletin sağlanmasına yönelik adımlar. Çalışanların, emeklilerin aylık gelirlerinin açlık sınırının altında olmaması, yürütmenin yargı üzerinde vesayetin önlenmesi, kamuda israf için somut adımların atılması. Milli eğitim müfredatının önce ahlak şuuru ile yapılanması. İslam birliğinin kurulması, süresiz nafakaya son verilmesi. En düşük emekli maaşının asgari ücretin üstüne çıkarılması. Üretim, tarım, ihracat, istihdamı geliştirecek, dış ticaret açığını azaltacak, devleti ve milleti borç faiz yükünden kurtaracak adımlar. Partilerimizin menfaatine bir istek yoktu. Biz bakan yardımcısı olalım, milletvekili şu kadar olsun diye bir isteğimiz yoktu. 6’lı Masa’da bunlar vardı.”

  • HDP’li Mithat Sancar’dan İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu’na yanıt: 6’lı Masa’daki liderlerin imzalarını dikkate alırız

    HDP’li Mithat Sancar’dan İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu’na yanıt: 6’lı Masa’daki liderlerin imzalarını dikkate alırız

    İYİ Parti İstanbul Milletvekili ve Genel İdare Kurulu üyesi Yavuz Ağıralioğlu’nun TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığına ve Altılı Masa’da adayı belirleme yöntemine karşı olduğunu söyledi.

    HDP’YE SERT SÖZLERLE YÜKLENDİ

    “Cumhurbaşkanlığı makamını bölücülüğün pazarlık masasına gelmesine sebep olacak şekilde yönetti” ifadeleriyle HDP’ye yüklenen Ağıralioğlu, “Türk devletinin her aleyhine tertibin içerisinde parmak izleriyle göründüğünüz insanlarsınız, siz problemli insanlarsınız. Devlete katil derken gösterdiğiniz cüretkarlığı, bir kere PKK’ya katil derken gösteremediniz. Ben terörün gölgesinin düştüğü yerde devletin makamlarının örselenmesine razı değilim. Kemal Bey’in adaylığını dayatmasına, mutabakatın ihlal edilmesine itiraz ediyorum” dedi.

    MİTHAT SANCAR, AKŞENER’İN İMZASINI HATIRLATTI

    Gündeme bomba gibi düşen bu sözler sonrası gözlerin çevrildiği HDP kanadından da bir açıklama geldi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, konuk olduğu programda Ağıralioğlu’nun sözlerine “Cevap vermeye değer görmüyorum. 6’lı Masa’daki liderler ortak bir aday çıkardı. Biz o imzaları dikkate alırız” diyerek yanıt verdi.

  • Demirtaş cezaevinden mektup yazdı, Sancar canlı yayından yanıt verdi: Özgür günlerde buluşmamız çok yakın

    Demirtaş cezaevinden mektup yazdı, Sancar canlı yayından yanıt verdi: Özgür günlerde buluşmamız çok yakın

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Halk TV canlı yayınına katıldı. Sancar seçim gündemine dair açıklamalarda bulunurken, cezaevinde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından bir mektup yayınladı.

    “ÖZGÜR YARINLARDA GÖRÜŞEBİLMEYİ UMUYORUZ”

    Demirtaş mektubunda, “Mithat Hoca’ya, Bengü Hanım’a İsmail Bey’e ve tüm Halk TV izleyicilerine selamlarımızı gönderiyoruz. Şu anda cezaevinde sizi izliyoruz. Bu vesileyle Halk TV, Fox TV, Tele 1 ve Show TV’ye RTÜK tarafından verilen seçime müdahale amaçlı cezaları kabul etmediğimizi, adil yargı önünde er geç adaletin gerçekleşeceğini belirtiyor, yürekten inanıyoruz. Selçuk Mızraklı ile birlikte hepimize içten selamlarımızı tekrar iletiyor, özgür yarınlarda görüşebilmeyi umuyoruz. Birlikte başaracağız.” ifadelerini kullandı.

    “ÖZGÜR GÜNLERDE BULUŞMAMIZ ÇOK YAKIN”

    Demirtaş’ın mektubunun canlı yayında okunmasının ardından konuşan Sancar ise, “Selahattin yoldaşımın mesajını burada duymaktan etkilendim. Biz özgür yarınlarda buluşacağız çok yakında. Hem kendisine hem Selçuk kardeşime hem de şu anda siyasi rehine olarak tutulan bütün yoldaşlarımıza ve bütün demokrat insanlara söz veriyoruz. Özgür günlerde buluşmamız çok yakın. Sizlerin burada ödediği bedellerinde sorumluluğunu en derinlerimizde yaşıyoruz. Bugüne kadar sürdürülen mücadelede bedel ödeyen Selahattin Demirtaş kardeşime de Selçuk Mızraklı kardeşime de bütün diğer siyasi rehine arkadaşlarımıza da en kısa sürede özgür günlerde bir arada olacağımıza dair buradan en güçlü mesajı iletiyoruz.” dedi.

  • HDP’nin 14 Mayıs seçimlerine Yeşil Sol Parti ile gireceği kesinleşti

    HDP’nin 14 Mayıs seçimlerine Yeşil Sol Parti ile gireceği kesinleşti

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) içinde bulunduğu Emek ve özgürlük ittifakı, cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacağını açıkladı. İttifakın bugün paylaştığı deklarasyonda “Tek adam yönetimine karşı tarihsel sorumluluğumuzu yerine getireceğiz” denildi.

    Bu açıklamanın yankıları sürerken Halk TV ekranlarında yayınlanan ‘Lider Masası’ programına konuk olan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP’nin kapatılma ihtimaline karşı 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere Yeşil Sol Parti ile gireceklerini duyurdu.

  • Gelecek Partisi’nde neler oluyor? İlçe başkanı istifa edip yanında 20 kişiyle AK Parti’ye geçti

    Gelecek Partisi’nde neler oluyor? İlçe başkanı istifa edip yanında 20 kişiyle AK Parti’ye geçti

    Ak Parti Avcılar İlçe Başkanlığı’ndaki törende Şahin’e rozeti, AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe tarafından takıldı. AK Parti Avcılar İlçe Başkanı Abdullah Küçükoğlu da diğer katılımcılara rozetlerini taktı.

    Törende konuşan Şahin, 2,5 yıldır Gelecek Partisi Avcılar İlçe Başkanlığı yaptığını belirterek, “Vatan, millet bizim en kıymetlilerimizdir. Bunlar mevzubahisse gerisi teferruattır. Bütün koltukları, makamları bir kenara bırakır, gereğini yaparız. Biz de bunu yaptık” dedi.

    “RABBİM ÇIKTIĞIMIZ YOLU AYDINLIK KILSIN”

    İçeriden ve dışarıdan Türkiye üzerine oynanan oyunları gördüğünü ve bu vebalin parçası olmak istemediğini dile getiren Şahin, şöyle devam etti: “Muhalefet tarafından milli değerlerimiz hedef gösterilerek yapılan açıklamalar karşısında yüreğinde vatan, bayrak ve millet sevgisi taşıyan, partide görev alan veya gönül vermiş pek çok arkadaşımın rahatsızlıklarını biliyor, yakmış olduğum bu kıvılcım ateşinin yükseleceğini umut ediyorum. Bundan sonraki mücadelemizde safımız belli, yolumuz çetin, derdimiz büyük. Bu zamana kadar karşısında durup mücadelesini verdiğimiz zihniyetle, düne kadar ‘Apo’nun heykelini dikeceğiz diyenleri serbest bırakacağız’ diyenlerle, Osman Kavala gibi terör örgütü üyelerine özgürlük savunuculuğu yapanlarla, sınırlarımıza dayanmış emperyalist güçlere karşı ‘özerklik ilan edeceğiz’ diyenlerle, ‘Ayasofya’yı tekrardan müzeye dönüştüreceğiz’ diyenlerle, ‘Hakkari’ye özerklik getireceğiz’ diyenlerle mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Bu yolda ilerlerken Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olacağım. Rabbim çıktığımız yolu aydınlık kılsın, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun.”

    “BU SEÇİMİ BİZE YAKIŞAN VAKARLA YAPACAĞIZ”

    AK Parti İl Başkanı Kabaktepe de deprem bölgesinde yaraların hızla sarılmaya çalışıldığını belirterek, “16’ncı günde kalıcı konutların temelini atmaya başladık. Bir yıl içinde de Allah kardeşlerimizi evlerine kavuşturmayı nasip etsin. Birbirimize destek olacağız. Coğrafi büyüklük olarak İstanbul’un 20 katı, İngiltere büyüklüğünde bir coğrafyada olan bir depremden bahsediyoruz. Milletimizin alicenaplığı ve gücüyle, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğiyle inşallah bu sıkıntıyı en kısa sürede çözeceğiz. Bu seçimi de millet olarak bize yakışan vakarla yapacağız” diye konuştu.

    “DAHA DA GÜÇLENECEĞİZ” VURGUSU

    Gelecek Partisinden istifa ederek AK Parti’ye katılanlara “Hoş geldiniz” diyen Kabaktepe, Ahmet Şahin’in, siyasetin vatan ve millete hizmet için yapıldığına ilişkin açıklamalarına dikkati çekti. Kabaktepe, yeni katılanlarla partilerinin daha da güçleneceğini vurgulayarak, Türkiye’yi daha da büyütüp güçlendireceklerini söyledi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Et ve Süt Kurumu, Tarım Kredi Marketleri’nde piyasanın yarı fiyatına kıyma ve kuşbaşı satmaya başladı

    Et ve Süt Kurumu, Tarım Kredi Marketleri’nde piyasanın yarı fiyatına kıyma ve kuşbaşı satmaya başladı

    Et Ve Süt Kurumu (ESK) Ramazan öncesinde et fiyatlarındaki spekülasyonun önünde geçmek için Tarım Kredi Kooperatif Marketleri ile bir protokol imzaladı. Bu kapsamda Et ve Süt Kurumu tarafından ambalajlanmış 1’er kiloluk kıyma ve kuşbaşı paketleri raflarda yerini aldı.

    KİŞİ BAŞI 1’ER ADET ALINABİLİYOR

    Kıyma kilogramı 140, kuşbaşı ise 150 liradan satışa sunuldu. Tüm müşterilerin kampanyadan yararlanabilmesi için ilk etapta ambalajlı kıyma ve kuşbaşıdan 1’er adet veriliyor.

    MÜŞTERİLER KAMPANYADAN MEMNUN

    Müşterilerden Zafer Duran, kampanyanın güzel olduğunu belirterek, “Daha ucuz olmasını isterdik ama eldeki imkanlar bunlar. Buna göre iyi. Dışarda fiyatlar 200-300 lira. İnşallah devamı olur. Her geldiğimizde bulabilsek. Diğer marketlerde de olursa, Ramazan herkes için rahat geçer.” diye konuştu.

    “İNŞALLAH RAMAZAN BOYU DEVAM EDER”

    Emine Yücel ise kampanyayı güzel ve uygun bulduğunu belirterek, “İnşallah ramazan boyu kampanya devam eder. Memnunuz.” dedi.

    Hüseyin Elibol ise kampanyayı çok güzel bulduklarını belirterek, “Kasaplarda 280 lirayken burada gayet normal. Allah razı olsun.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Belediye binasında hareketli dakikalar! Belediye başkanına bıçaklı saldırıya uğradı

    Belediye binasında hareketli dakikalar! Belediye başkanına bıçaklı saldırıya uğradı

    Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık, saat 11.00 sıralarında belediye binası çıkışında bıçaklı saldırıya uğradı.

    HASTANEYE KALDIRILDI

    Bacağından yaralanan Karışık, önce Erdek Neyyire Sıtkı Devlet Hastanesi’ne ardından Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Başkan Karışık’ın durumunun iyi olduğu belirtildi. Polis, saldırıyı gerçekleştiren M.D. ile ismi öğrenilemeyen bir kişiyi gözaltına aldı.

    VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

    Olayla ilgili olarak Balıkesir Valiliği’nden yapılan açıklamada “22.03.2023 Çarşamba günü saat 11.05 sıralarında Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık Belediye binası yakınında iki kişi tarafından yapılan saldırı sonucunda bacağından yaralanmış olup hastanede tedavi altına alınmıştır. Genel sağlık durumu iyidir. Failler olay yerinde yakalanarak göz altına alınmış, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır. Meydana gelen olay Valiliğimiz tarafından yakından takip edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Kişisel Verileri Koruma Kurulu’ndan WhatsApp ve Meta’ya 2 milyon 665’er bin lira ceza

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu’ndan WhatsApp ve Meta’ya 2 milyon 665’er bin lira ceza

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu, başlattığı resen inceleme kapsamında Türkiye’deki ilgili kişilerin kişisel verilerini işleyen ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine tabi olan Meta ve WhatsApp’ın, Veri Sorumluları Sicili’ne kayıt yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini tespit etti.

    2 MİLYONDAN FAZLA CEZA KESİLDİ

    Bu nedenle, Meta ve WhatsApp’a ayrı ayrı 2 milyon 665 bin lira idari para cezası verilmesine hükmeden Kişisel Verileri Koruma Kurulu, ayrıca Meta ve WhatsApp’ın 30 gün içinde sicile kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmesi konusunda talimatlandırılmasına karar verdi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Türkiye Emekliler Derneği, Bakan Bilgin’e 23 maddelik dosya verdi: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine yükseltilmeli

    Türkiye Emekliler Derneği, Bakan Bilgin’e 23 maddelik dosya verdi: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine yükseltilmeli

    “EMEKLİLERİN İNTİBAK SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

    Ergün, görüşmede, emeklilerin talep ve beklentilerini içeren 23 maddelik bir dosyayı Bakan Bilgin’e verdi. Dosyada emeklilerin talep ve beklentileri şöyle sıralandı:

    “1- Emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Her yıl aylıkları düşüren emekli aylığı hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için ‘tek bir aylık hesaplama sistemi’ getirilmelidir. Emeklilerin intibak sorunu çözülmelidir.

    2- Karma sisteme göre hesaplanan ve TÜFE’ye endeksli yüzdeli artışlar, en düşük emekli aylığını asgari ücretin yarısına denk getirmiştir. Emeklilerin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için en düşük emekli aylığının asgari ücretten az olmaması gerekmektedir. En düşük emekli aylığı asgari ücretten az olmamalıdır.

    3- TÜFE’ye endeksli yüzdeli zamlar aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden, 5510 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi değiştirilmeli ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan (milli gelirden) pay verilmelidir. Emekliye, refahtan pay verilmelidir.

    4- Emekli aylıklarında, sosyal ödemelerinde norm ve standart birliğinin sağlanması için 506 sayılı Kanun döneminde olduğu gibi gösterge sistemine geçilmeli ve alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olarak belirlenmelidir. Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70 olmalıdır.

    5- Vergi iadesinin yerine getirilen ve yüzde 4-5 arasında değişen oranlarda verilmekte olan ek ödemeler günümüzde değerini yitirdiğinden, KDV ve ÖTV oranları esas alınarak yüzde 10’a yükseltilmelidir. Emeklinin ek ödeme oranları yükseltilmelidir.

    “EMEKLİYE, SAĞLIKTA KATKI PAYI MUAFİYETİ GETİRİLMELİDİR”

    6- Emeklilerimizin ödemiş oldukları katkı payları, emeklilerin ödeme gücünü aşmıştır. Çalıştığı dönemlerde yüzde 12 sağlık primi ödeyen emeklilerimiz, sağlık hizmeti aldığında çeşitli adlar altında kesilen katkı paylarından muaf tutulmalıdır. Emekliye, sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmelidir.

    7- Emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri günün koşullarında yetersiz kalmaktadır. Sosyal yardımlar gibi bayram ikramiyeleri de bir artış sistemine endekslenmelidir. Bayram ikramiyeleri, en düşük emekli aylığı tutarında olmalıdır. Bayram ikramiyeleri, en düşük emekli aylığına endekslenmelidir.

    8- TÜED’in 10 yıl süren hukuk mücadelesi sonucu kazanılmış, ancak günümüzde yetersiz kalan promosyon ödemelerinin artışını öngören bir güncelleme yapılmalı ve bu ödemeler adil bir artış sistemine endekslenmelidir. Bankalarla yapılan pazarlık sürecinde emekliler de masada olmalıdır. Emekli promosyonları iyileştirilmelidir.

    9- Emeklilerin sendika hakkı, anayasal bir hak ve özgürlüktür. Emeklilerin örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı ve toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır. Emeklilere sendika hakkı tanınmalıdır.

    10- EYT düzenlemesinde yaş koşulu kaldırılırken prim koşullarının değişmemesi nedeniyle emekli olacaklar arasında oluşan eşitsizlik ve geç emeklilik sorunu giderilmelidir. Ayrıca yaşa takılarak emekli olanların geriye doğru kayıpları da karşılanmalıdır. Sağlık sigortası primi ödenen stajyer ve çıraklara borçlanma hakkı tanınmalıdır. EYT düzenlemesinde kapsam genişletilmelidir.

    11- 7417 sayılı Kanun’la düzenlenen 3600 ek göstergeden, 2 yıllık yükseköğrenim gören eğitim, sağlık ve din hizmetlerinde çalışanlar yararlanmış, teknik hizmetler sınıfında olanlar dışarıda bırakılmıştır. Ayrım yapılmaksızın tüm meslek grupları kapsama alınmalıdır. 3600 ek gösterge tüm meslek gruplarını kapsamalıdır.

    12- Çalışmak zorunda kalan emeklilerimizden kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primleri (SGDP) uygulamasının, emekli aylıklarını yükseltecek şekilde yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır. SGDP sistemi yeniden düzenlenmelidir.

    “EMEKLİNİN KREDİ BORÇLARINA KOLAYLIK SAĞLANMALIDIR”

    13- Kredi veya kredi kartı borçları yüzünden bankaların kara listelerine düşen emeklilerin, kamu bankaları öncülüğünde düşük faiz oranı ile kredi ve kredi kartı borçları yeniden yapılandırılıp ödeme kolaylığı sağlanmalıdır. Emeklinin kredi borçlarına kolaylık sağlanmalıdır.

    14- Çalışırken ödenen aile yardımı emekli olunduğunda kesiliyor. Oysaki emekli, sadece işinden emekliye ayrılır, ailesinden değil. Aile yardımının emeklilik döneminde de devam etmesini sağlayacak mevzuat değişikliklerine gidilmelidir. Emekliye aile yardımı yapılmalıdır.

    15- Evi olmayan emeklilerimize uygun ödeme koşullarıyla özel projeler yapılmalı, TOKİ projelerinde emeklilere ayrılan kontenjan yüzde 50’ye yükseltilmelidir. Aylık geliri TÜİK tarafından yayınlanan asgari geçim standardının veya yasal asgari ücretin altında kalan emeklilerimize kira desteği sağlanmalıdır. Emekliye, konut alım ve kira desteği sağlanmalıdır.

    16- Ekim 2008 öncesi ve Ekim 2008 sonrası dul ve yetimlere bağlanan hak sahibi aylıklarında eşitlik sağlanmalıdır. Ölüm aylıklarında farklılıklar giderilmelidir.

    “YEREL YÖNETİMLERDE EMEKLİ MECLİSLERİ OLUŞTURULMALIDIR”

    17- Aylık geliri TÜİK tarafından yayınlanan asgari geçim standardının veya yasal asgari ücretin altında kalan emeklilerimiz, günümüz koşullarında yetersiz beslenme ve ısınma sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumdaki emeklilerimize yakacak ve gıda yardımları sağlanmalıdır. Emekliye yakacak ve gıda yardımı yapılmalıdır.

    18- TÜİK’in enflasyon sepeti emeklileri temsil etmemekte ve emeklilerin harcama kalemlerine göre acilen güncellenmesi gerekmektedir. TÜFE’ye endeksli yüzdeli maaş artışları emeklileri yoksulluğa sürüklemektedir. Emekliye özel enflasyon sepeti yapılmalıdır.

    19- Vergi bir ülkenin en önemli gelir aracı olduğundan, her kesimden adaletli bir vergi alınması, vergi politikalarının temel ilkesidir. Emeklilerin doğal gaz, elektrik, su ve telefon faturalarından KDV ve ÖTV alınmamalıdır. Emeklilerin faturalarından vergi alınmamalıdır.

    20- Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere pek çok kuruluşun kadın ve gençlik kolları gibi kurulları varken yaşlı ve emekli kollarının olmaması önemli bir eksikliktir. Özellikle yerel yönetimlerde yaşlı ve emekli kurulları oluşturulmalıdır. Yerel yönetimlerde emekli meclisleri oluşturulmalıdır.

    “CENAZE YARDIMLARI EŞİTLENMELİDİR”

    21- Emekli Sandığı kapsamından yetim aylığı alan kız çocuğuna 12 ay tutarında çeyiz yardımı yapılırken SSK ve BAĞ-KUR’dan yetim aylığı alan kız çocuğunun evlenmesi durumunda 24 aylık üzerinden çeyiz yardımı ödenmektedir. Kurum ayrımı yapılmadan çeyiz yardımında eşitlik sağlanmalıdır.

    22- İşçi, memur ve esnaf sigortalıları ve emeklilerine vefatları durumunda ödenen cenaze yardımlarında farklılık bulunmaktadır. Emekli Sandığı tarafından ödenen cenaze yardımı, SSK ve BAĞ-KUR kapsamında olan sigortalı ve emeklilerine de uygulanmalı ve eşitlik sağlanmalıdır. Cenaze yardımları eşitlenmelidir.

    23- Yaşlı bakım modeli sosyal devlet anlayışı içinde yürürlüğe konulmalı ve yaşlılara yönelik, Anayasa’mızın 10’uncu maddesiyle getirilen pozitif ayrımcılığa uyum yasaları çıkarılmalıdır. Yaşlı bakım modeli yürürlüğe konulmalıdır.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • “Oyumuz yüzde 25 civarında” diyordu! İşte Ahmet Özal’ın cumhurbaşkanı adaylığı için topladığı imza sayısı

    “Oyumuz yüzde 25 civarında” diyordu! İşte Ahmet Özal’ın cumhurbaşkanı adaylığı için topladığı imza sayısı

    Seçmenler tarafından aday gösterilecek Cumhurbaşkanı adayları için imza toplama süreci başladı. YSK tarafından başvurusu kabul edilen 11 adayın, 27 Mart’a kadar 100 bin imza toplamaları gerekiyor.

    YSK’nın açıkladığı karara göre; Hilmi Özden, Halil Murat Ünver, Yakup Türkal, Ahmet Özal, Sinan Oğan, Muharrem İnce, Doğu Perinçek, Fatih Erbakan, İrfan Uzun, Davut Turan ve Erkan Trükten seçmenler tarafından verilecek 100 bin imza ile cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilebilecek. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, imza toplama sürecinin 27 Mart saat 20.00’ye kadar devam edeceğini dile getirdi.

    İLK SIRADA MUHARREM İNCE VAR

    YSK’nin sitesinde saat 11.30 itibarıyla adayların topladıkları imza sayısına bakıldığında ilk sırada Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce var. İnce’yi Fatih Erbakan ve Sinan Oğan takip ediyor.

    AHMET ÖZAL 29 İMZA TOPLAYABİLDİ

    Geçtiğimiz günlerde “Oyumuz yüzde 25 civarında” diyen Türkiye İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Teknoloji Kalkınma Partisi Genel Başkanı Ahmet Özal ise 29 imza sayısına ulaşabildi.