Kategori: Güncel

  • Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajında Kılıçdaroğlu’nu da hedef alan Bahçeli, CHP liderinin HDP ile ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesini eleştirerek bu durumu talihsiz olarak nitelendirdi.

    “DEPREM VE SEL FELAKETİ MİLLETİMİZİ ACIYA BOĞMUŞTUR”

    Bahçeli, mesajında şunları söyledi: “Son bir asrın en büyük felaketi olan 6 Şubat 2023 tarihli Pazarcık ve Elbistan merkezli iki ayrı deprem ile birlikte Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan aşırı yağışlar, bundan mülhem sel ve taşkınlar milletimizi ziyadesiyle sarsmış ve acıya boğmuştur. Türk milleti karşısına çıkan doğal zorlukları ve doğal olmayan çetin engelleri “Hep Birlikte Aşma” iradesi göstererek direncini, dirayetini ve metanetini azami düzeylerde sergilemiştir.

    “MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİKLE HEP BİRLİKTE YAŞAMA”

    ‘Bugüne İstikrar, Yarına Huzur’ telakkisi ‘Hep Birlikte Başarma’ kararlığıyla taban ve temel bulmuştur. “Milli Birlik ve Kardeşlikle Hep Birlikte Yaşama” tercihi kahraman ecdadımızın ve şanlı tarihimizin ihmal ve inkar edemeyeceğimiz kutsal bir emaneti olarak maşeri vicdana yerleşmiştir.

    Felaketlerin derin yaralarını sarmak, kayıplarımızın ızdırap veren izlerini silmek maksadıyla “Yeni Yüzyılda Yeni Bir Hayat ve Yeni Türkiye”yi “Hep Birlikte Kurma” seferberliği bütün imkanlar eşliğinde harekete geçmiştir. Bu süreçte “Devlet Milletiyle” elele vermiş, “Her Şeyden Önce Türkiye” ahlak ve erdemi öne çıkmış, bu suretle öncü ve önder bir boyut kazanmıştır. Elbette Türkiye ve Türk milleti sevdamızın burçlarıdır. “Önce Ülkem ve Milletim” kavrayışı hayata, hadiselere ve siyasete bakışımızın an fikridir. Bizim nazarımızda 85 milyon Türk vatandaşımız büyük Türkiye’nin şah damarı, şahbaz dimağıdır.

    “HİÇBİR DAYATMAYA KUŞKUSUZ BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Ülkemiz hiçbir soruna, hiçbir ayak bağına, hiçbir dayatmaya kuşkusuz boyun eğmeyecektir. Yıkıntılar arasından güvenli, dayanıklı, insanca yaşama müzahir konutlar bir yıl içinde hak sahiplerine inşaları tamamlanarak mutlaka teslim edilecektir. Bu taahhüt cumhurun bizzat ulaşacağı hedefidir. Kardeşliğimizin ikram ve itibarı ağır meselelerin üstesinden gelmek için yegane güç kaynağımızdır. Baharı karşıladığımız bu seneki Nevruz Günü’nde kalplerimiz yaslı, gözlerimiz yaşlı, gönüllerimiz buruk olsa da, Türkiye’yi yeni baştan ihya ve imar etme gayemiz tıpkı demir sağları eriten tarihi irade kadar kudret ve kuvvet içermektedir.

    “NEVRUZ’UN GERÇEK MANA VE MESAJINA ÇOK İHTİYAÇ VARDIR”

    Bilindiği üzere Nevruz, asırlar boyunca Türk coğrafyalarında birlik, dirlik, barış ve huzuru sembolize eden müstesna bir günün adıdır. Bugünkü sıkıntılı günlerimizde Nevruz’un gerçek mana ve mesajına çok ihtiyaç vardır. Yalnızca bir mevsim döngüsü olarak yorumlamanın yetersiz kalacağı Nevruz Bayramı, aynı zamanda bolluk ve bereketin, dostluk ve kardeşliğin, kaynaşma ve kucaklaşmanın da timsalidir.

    “NEVRUZ GERÇEKTEN DE KÖKLÜ BİR KUCAKLAŞMA FIRSATIDIR”

    Bu kutlu gün ataletin, yılgınlığın, yorgunluğun ve kaygının geride bırakılmasını; tazelenmiş umutlarla, tırmanmış heyecanlarla geleceğin kavranmasını vaaz ve vaat etmektedir. Nevruz bir diriliş anısı, bir doğruluş atılımı, bir yükseliş atılganlığı, yeni bir güne yürüyüş adımıdır. Türkiye geleceğini Nevruz’un bereketli çehresiyle, birlik çağrısıyla kuracak, muhakkak başarılı olacaktır. Aynı zamanda binlerce yıllık tarih süreci içerisinde, büyük Türk milletini ortak sevinç ve tasada, ortak geçmiş ve gelecek paydasında buluşturan Nevruz gerçekten de köklü bir kucaklaşma fırsatıdır. Bu kadim kültürel mirasımız milli birlik ve beraberliğimizin kaynaklarından birisidir.

    “NEVRUZ, GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA ÇOK ÖNEMLİ KÜLTÜREL BİR KÖPRÜDÜR”

    Türk dünyasında “Sultan Nevruz’ adıyla kutlanan bu günde başlıca dileğim, milletimizin birlik ve dirliğinin ebediyete kadar vasıl olması ve dünyanın her yerinde barışın, esenliğin ve istikrarın hakim olmasıdır. Türk milletinin hem ata hem de ana yurdunda baharın müjdecisi olarak özel ve önemli bir yeri bulunan Nevruz Bayramı taşıdığı derin anlam itibariyle; Türk milletinin Ergenekon’dan çıkışını ve müteakip asırlarda kademe kademe sıçrayışını ifade etmektedir. Balkanlar’dan Sibirya bozkırlarına kadar uzanan görkemli bir coğrafyada kutlanan Nevruz, geçmişle bugün arasında çok önemli kültürel bir köprüdür. Yakılan ateşler, tutuşan eller, çarpan yürekler, neşe saçan gözler, gülümseyen yüzler, müşfik vicdanlar, reddedilen ihtilaflar, dışlanan kötü emeller Nevruz’un kültürel dokusunu, tarihsel doğasını gözler önüne çıkarmaktadır. Nihayetinde ümidimiz ve tesellimiz de budur.

    “HİÇBİR ŞART ALTINDA BÖLÜCÜ EMELLERE GEÇİT VERİLMEYECEKTİR”

    Doğudan batıya, kuzeyden güneye aynı inanç, aynı irade, aynı hissiyatla bir araya gelen milli gönüller bu coğrafyayı vatan yapmış ve sonsuza kadar var olacağımızı da cümle aleme ispat ve ilan etmişlerdir. Beraber ağlayıp birlikte gülen; bayram günlerinden yas tutulan dönemlere kadar her şeyi birlikte paylaşan aziz millet fertleri inanıyorum ki, hiçbir şart altında bölücü emellere geçit vermeyecektir.

    “NEVRUZ, BÖLÜCÜLERİN DEĞİL TÜRK’ÜN BAYRAMIDIR”

    Nevruz, milli kader ortaklığımızın ve kardeşlik bağlarımızın mihenk taşı olduğu kadar parlayan da sembolüdür. Aynı şekilde bölücülerin, gayri milli çevrelerin, millete şaşı bakan çarpık zihniyetlerin, terörizme yakasını kaptırmış lekeli mihrakların değil, Türk’ün ezeli bayramı, Türk milletinin ebedi bayram günüdür. Nevruz’u şer ve şiddet dolu amaçlarına malzeme yapmaya teşebbüs edenler zulme sözcülük, zillete gözcülük yapan odaklardan başkası değildir.

    CHP’YE ELEŞTİRİ

    CHP ile HDP’nin ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesi ise hem bir talihsizlik hem de kimin kimlerle emel ve hedef birliği içinde olduğunun üzeri karalanmış çirkin resmidir.

    “NEVRUZ, TÜRK MİLLETİNİN ERGENEKON ATEŞİDİR”

    Baharımızı kışa dönüştürmek için yan yana gelenler 14 Mayıs’ta milli iradenin ihtişamıyla tasfiye ve telin edileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti’ni çekiçle örs arasına sıkıştırmaya çalışanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Nevruz, büyük Türk milletinin hürriyet ruhunun kabararak taştığı, dar bir alandan çıkarak kıt’aları yönetmeye talip olduğu kutlu Ergenekon ateşidir. Bu ateşin hiç sönmeden milletimizin istikbalini aydınlatması, Türk ve Türkiye Yüzyılının önünü açması samimi dileğimdir.

    Deprem ve sel afetlerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum. Çok geniş bir coğrafyada varlık mücadelesi veren aziz milletimin ve tüm soydaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı kutluyor, hepsine birden sağlıklı, huzur dolu ve başarılarla geçecek bir ömür temenni ediyorum.

    Kış mevsiminin arkasından bahara kapı aralayan bu ‘Yeni Gün’ün, barış, huzur ve kardeşliğimizi pekiştirmesini, ayrıca yarın karşılayacağımız Ramazan-ı Şerif’in aziz milletimize ve Türk-İslam alemine mübarek olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

  • BBP lideri Destici’den tepki çeken fotoğraf karesi sonrası yeni paylaşım

    BBP lideri Destici’den tepki çeken fotoğraf karesi sonrası yeni paylaşım

    Selin vurduğu Şanlıurfa’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile incelemelerde bulunan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin yaptığı bir paylaşım sosyal medyada tepki çekmişti. Söz konusu paylaşımda Destici, sel sularının içinde yağmur çizmesiyle yürürken, başını okşadığı çocuğun ise ayaklarında sadece terlik olduğu görülmüştü.

    DESTİCİ’DEN TEPKİLERE YANIT NİTELİĞİNDE PAYLAŞIM

    “YANLARINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Hemen peşine çocuklara çizme dağıtıldığı anlara ilişkin bir fotoğraf karesini de paylaşan Destici, “Selden etkilenen vatandaşlarımızın yanındaydık. Yanlarında olmaya devam edeceğiz. İhtiyaç duyulan yardım malzemelerini, mümkün olan en hızlı şekilde bölgeye ulaştırıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor” notunu düştü.

    ÇEKPASLA SOKAKLARI TEMİZLEMEYE YARDIM ETTİ

    Öte yandan Destici, Şanlıurfa’da çamurla kaplanan sokakları çekpasla temizlediği anları da sosyal medya hesabından paylaştı.

  • Karamollaoğlu, Kılıçdaroğlu’nun videosunu alıntıladı: Muhafazakarlar endişe etmesin

    Karamollaoğlu, Kılıçdaroğlu’nun videosunu alıntıladı: Muhafazakarlar endişe etmesin

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin mutfağında çektiği “Birleşeceğiz ve kazanacağız. Ama kime karşı?” notunu düştüğü video paylaşımını alıntılayarak muhafazakar kesime mesaj gönderdi.

    “MUHAFAKARLAR İÇİN ENDİŞEYE MAHAL YOK”

    Karamollaoğlu, alıntıladığı Kılıçdaroğlu’nun videosuna “Muhafazakarlar için endişeye mahal yok! Biz varız, birlikte başaracağız!” notunu düştü.

    İşte Karamollaoğlu’nun o paylaşımı;

    KILIÇDAROĞLU: ORADAKİ HEDEF BAŞI KAPALI GENÇ MUHAFAZAKAR KADINLAR

    Yayınladığı videoda Kılıçdaroğlu, iktidarın kadınların en temel haklarını bir kaç oy için pazarlık meselesi yapmaya hazır olduklarını ifade ederek konuyla ilgili şunları söyledi: “Seçim yaklaştıkça giderek artan tuhaf bir duruma dikkatinizi çekmek istiyorum. Saray iktidarı ve onunla yola çıkanlar, kadınların en temel haklarını bir kaç oy için pazarlık meselesi yapmaya hazır olduklarını gösterdiler. Kadınların en basit kazanımlarını çöpe atmaya kalkışıyorlar. Bakın, açık konuşalım. Oradaki hedef başı kapalı genç muhafazakar kadınlardır. Genç kadınları ezmek istiyorlar. Onları kontrol altına almak istiyorlar. Evet, dehşetle izliyoruz onları ve evet bunların hepsi, üzülerek ifade edeyim, gerçek.”

    İlgili Haberler

  • Depremden etkilenen 4 ilde, 27 Mart itibarıyla kademeli eğitim başlıyor

    Depremden etkilenen 4 ilde, 27 Mart itibarıyla kademeli eğitim başlıyor

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Hatay’da Afet Koordinasyon Merkezi’nde Bakalığın ilçe müdürleri ile bir araya geldi. Burada bir açıklama yapan Özer, depremden etkilenen 4 ilde eğitimin kademeli olarak başlayacağını söyledi.

    Bakan Özer, “Diğer illerimizde olduğu gibi eğitim öğretimi Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından sağlam raporu verilen okullarda gerçekleştireceğiz. Taşımalı eğitimle süreçleri ilerleteceğiz. Adını saymadığımız ilçelerde kararları Valiliklere bırakıyoruz. Çocuklarımızı yalnız bırakmamak ve bu travmayı atlatmaları için çadırlarda konteyner okullarda çocuklarımızı yalnız bırakmadık. Burada zikretmediğimiz ilçelerimizde de öğrencilerimize eğitim desteği vermeyi sürdüreceğiz.” dedi.

    “BÖLGEYE KALICI PREFABRİK OKULLAR YAPACAĞIZ”

    Alınan kararları açıklayan Özer, “8 ve 12. sınıflarla ilgili bir dizi kararlar aldık. İkinci dönem konularının sınavlara dahil olmaması. Destek kursları aldık. LGS ve YGS sınavlarına hazırlanmalarıyla ilgili her türlü desteği veriyoruz. Hafta sonuna kadar 734 olan destek noktasını bine çıkaracağız. Bölgeye prefabrik kalıcı okullar yağacağız. Bakan Kurum’a çok teşekkür ediyoruz. Bölgedeki okullarda hasar tespit çalışmalarına çok büyük destek gösterdi.” ifadelerini kullandı.

    HANGİ İLÇELERDE EĞİTİM BAŞLAYACAK?

    • Malatya’da Arapgir, Arguvan, Kale, Pütürge, Yazıhan, Darende ve Hekimhan ilçeleri,
    • Adıyaman’da Kahta, Gerger, Sincik ve Samsat ilçeleri,
    • Kahramanmaraş‘ta Andırın ve Ekinözü’nde,
    • Hatay’da Yayladağ, Altınözü, Erzin, Reyhanlı, Payas, Dörtyol ve Arsus ilçelerinde eğitim öğretim başlıyor.
  • YSK, 3 cumhurbaşkanı adaylığı başvurusunu reddetti

    YSK, 3 cumhurbaşkanı adaylığı başvurusunu reddetti

    14 Mayıs seçimlerine sayılı haftalar kalırken, cumhurbaşkanlığına aday olmak isteyenler için başvuru süreci başladı. YSK internet sitesinden, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde seçmenler tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilmek isteyenlerden başvuruları reddedilenler ve eksik evrakı bulunan başvurucularla ilgili kararları yayımladı.

    3 İSMİN BAŞVURUSU KABUL EDİLMEDİ

    Bu kararlara göre, Murat Hakan Uzan ile Cem Cengiz Uzan’ın başvurularını, bizzat YSK’ye yapmadığı belirlendi. Murat Hakan Uzan ile Cem Cengiz Uzan’ın başvuruları, müracaatların bizzat değil vekil aracılığıyla yapılması gerekçesiyle reddedildi. Ayrıca posta yolu ile müracaat eden Hürrem Ayaz’ın başvurusunun da aynı gerekçeyle reddine karar verildi.

    ÖZAL VE ERBAKAN DAHİL 9 İSMİN EVRAKLARINDA EKSİK VAR

    İrfan Uzun’un mal bildirim formunun eksik olduğu, Davut Turan’ın, fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halinin bulunmadığı belirlendi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Muhammed Ali Fatih Erbakan’ın yükseköğrenim yapmış olduğunu gösteren onaylı diploma örneği, 6 vesikalık fotoğrafı, fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halinin eksik olduğu tespit edildi.

    Türkiye İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Ahmet Özal’ın da fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halinin ve mal bildirim formunun bulunmadığı belirlendi. Duran Güveninir’in mal bildirim formu, başvuru için 555 bin 980 liranın ödendiğine dair makbuz, 6 vesikalık fotoğrafı ile fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halini, Erkan Trükten’in mal bildirim formu ile fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halini, Handan Yalçıntaş’ın mal bildirim formunu, başvuru için 555 bin 980 liranın ödendiğine dair makbuzu, 6 vesikalık fotoğrafı ile fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halini teslim etmediği saptandı.

    Levent Akyollu’nun ise başvuru için 555 bin 980 liranın ödendiğine dair makbuzu teslim etmediği ve mal bildirim formunu usulüne uygun doldurmadığı, Selami Karagöz’ün yüksek öğrenim yapmış olduğunu gösteren onaylı diploma örneğinin, mal bildirim formunun, başvuru için 555 bin 980 liranın ödendiğine dair makbuzun, 2 vesikalık fotoğrafı ile fotoğrafının yüksek çözünürlüklü elektronik ortamda hazırlanmış halinin eksik olduğu belirlendi.

    BUGÜN 17.00’YE KADAR TAMAMLAMALARI GEREKİYOR

    Evraklarında eksiklik olan adayların bugün saat 17.00’ye kadar bu eksiklikleri tamamlamamaları halinde başvuruları reddedilecek.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini kabul etmediğini belirterek 6’lı Masa’dan zehir zemberek bir açıklama ile kalkmıştı. Yaşanan kriz 3 gün sonunda çözülürken, Meral Akşener masaya geri döndü ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi açıklandı.

    “30 CİVARINDA İSTİFA OLDU”

    Önceki gün HaberTürk yayınına katılan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasıyla yaşanan 3 günlük kriz sürecinde 25-30 bin civarında üyenin partilerinden istifa ettiğini açıkladı. Krizin İYİ Parti’ye oy kaybettirip kaybettirmediğine ilişkin soruya Erhan Usta “İYİ Parti burada oy kaybetmiş midir, ilk etapta olabilir. Üye istifaları olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30 bin civarında istifa oldu” yanıtını verdi.

    AKŞENER, İYİ PARTİ’YE ÜYE KAYBETTİREN AÇIKLAMASINDA NELER DEMİŞTİ?

    3 günlük 6’lı Masa krizi, Akşener’in kameralar karşısına geçip sert ifadelerle Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktığı konuşması ile başlamıştı. Daha sonradan metni kendisinin kaleme aldığını açıklayan Akşener, Türkiye’nin gündemine oturan konuşmasında şunları söylemişti:

    “Aziz milletim, kıymetli basın mensupları. En sonda söyleyeceklerimi, en başta söyleyeyim: Geldiğimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya, mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır, Türk Milleti’ne yapıldığı gibi ölüm ve sıtma arasında, bir tercihe zorlanmıştır. Ve elbette, buna boyun eğmeyecektir. Sağduyusunu azme çevirecek, kişisel ikbal hesapları için üretilmiş, devşirme bir siyasetin, hınk deyicisi olmayacaktır. Çünkü ben ve arkadaşlarım ülkemizin, 20 yılını harap eden, ucube bir zihniyete karşı ilk günden beri aynı yerde, aynı inançla, aynı kararlılıkla duruyoruz.

    “CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM’ DİYENLERİN KARŞISINDA DURDUK”

    Nasıl ki 2002 yılında illetin aleyhine plan yapanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2010 yılında milletin istikbaline kastedenlerin, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2015 yılında milletin canına kıyanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2017 yılında milletin kaderini tek bir kişinin iki dudağı arasına mahkûm etmek isteyenlerin karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2018 yılında milleti iki yumruk arasına sıkıştırıp birlik ve beraberliğinden etmeye çalışanların karşısında durduk bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2019 yılında milletin iradesine ipotek koymaya çalışanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2020 yılında milletin tercihlerini ‘Ceketimi assam seçilirim’ diyerek, hiçe sayanların, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz.

    “MİLLETİMİZİN DERTLERİNİ DİNLEDİK”

    Değerli basın mensupları; Biz bugünlere, dayatmalara direnerek geldik. Biz bugünlere kirli pazarlıkları reddederek geldik. Biz bugünlere alışılmış yenilgilere karşı çıkarak geldik. Nitekim bu doğrultuda siyasetimizin merkezine milletimizi alıp, memleketimizi il il, ilçe ilçe, karış karış gezdik. Milletimizin hem dert ve isteklerini, hem iktidara yönelik şikâyetlerini, hem de bizden, yani muhalefetten, beklentilerini dinledik. Nasıl ki; dinlediğimiz dertleri, istekleri ve şikâyetleri not edip, milletimizin sesini iktidara duyurduysak, aynı zamanda bizden, yani muhalefetten olan beklentileri de duyurmak ve karşılamak için yılmadan, yorulmadan çalıştık. Biz İYİ Parti olarak demokrasiye olan inancımız gereği her daim ortak aklın ışığında sorunları ve çözümleri konuşabilmeyi, hem çağın, hem de aklın, bir gereği olarak gördük.

    “İMAMOĞLU VE YAVAŞ’I ÖNERDİK”

    Bu sebeple de geçtiğimiz sene milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek, beş siyasi partiyle birlikte çok önemli bir adım attık. Tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak dertlerimize ve bu dertlerin çözümüne yönelik önerilerimize dair Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Anayasa Değişikliği Teklifi ve Ortak Politikalar Metni gibi birçok önemli konuda mutabakat sağladık. Ve dün gerçekleşen toplantıda nihayet, ortak cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartıştık. Bu doğrultuda beş siyasi parti tek bir ismi dile getirerek, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı yönünde görüşlerini beyan ettiler. Biz de İYİ Parti olarak üç yılı aşkın bir süredir sokaklarda, dükkânlarda ve meydanlarda sıklıkla duyduğumuz, milletimizin yoğun bir teveccüh gösterdiğine, hemen her yerde şahit olduğumuz ve yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında da uzun süredir Sayın Erdoğan’a karşı açık ara kazandığını gördüğümüz iki ismin adaylığı konusunda görüşümüzü beyan ettik. Bu iki isim, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’ydu.

    “ŞAHSİ HIRSLAR TÜRKİYE’YE TERCİH EDİLDİ”

    Bunun da yanında aday belirleme sürecinin sağlıklı yönetilmesi için her bir siyasi partinin ayrı ayrı belirleyeceği araştırma şirketlerinin yapacakları çalışmalar ışığında, ortak Cumhurbaşkanı adayının veriye dayalı, rasyonel ve objektif bir usul ile belirlenmesini de önerdik. Ancak maalesef ve maalesef, bu görüş ve önerilerimiz masadaki paydaşlar tarafından kesin bir biçimde reddedildi. Yani, milletimizin haklı beklentilerini, Masa’nın kararlarına yansıtma çabamız reddedildi. Ve Altılı Masa’nın son toplantısında bir “anlayışa” varıldı. Bu vesileyle anlamış olduk ki şahsi hırslar, Türkiye’ye tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, kişisel ajandalar uğruna mübah sayılan kuyruklu yalanlar, milletin kazandığı bir büyük hakikate tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, yenilgi yenilgi büyüyen küçük hesaplar, 85 milyonun kazandığı kutlu bir zafere tercih edilmiştir. Aziz milletim; Biz İYİ Parti’yi bunun için kurmadık. Kurulduğumuz günden bugüne kadar bir kez bile “Önce ben, önce İYİ Parti” demedik. “Önce millet, önce memleket” demekten, asla vazgeçmedik.

    “NOTER MASASINA DÖNDÜ”

    Bir kez bile milletimize verdiğimiz sözden dönmedik. Yeri geldi parti çıkarlarımızı göz ardı edip milletimiz için fedakârlık ettik. Yeri geldi şahsi hedeflerimizi kenara itip milletimiz için feragat ettik. Yeri geldi siyasi hesapları reddedip milletimizin için inat ettik. Hakarete uğradık, dişimizi sıktık. İftiraya uğradık, göğüs gerdik. Linç edildik, yıkılmadık. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden konuştuk, anlattık, dinlettik, gösterdik. Ancak, ne yazık ki olmadı, olamadı. Üzülerek söylüyorum ki, geldiğimiz son noktada dün itibariyle Altılı Masa artık millet iradesini, kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Milletimizin ortak iyiliği için iyi niyetle oturduğumuz bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği bir ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak, tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür. Ancak ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olmayacağız. 85 milyonun geleceğini kişilerin tahakkümüne teslim edip, tehlikeye atmayacağız. Cumhuriyetimizin yeni asrını göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. Türk Devleti’nin varlığını, Türk Milleti’nin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmayacağız.

    “YAVAŞ VE İMAMOĞLU’NA ÇAĞRIMDIR”

    Ülkemizi, sadece kriz üreten bir ucube sisteme mahkum etmeyeceğiz. İlk gün olduğu gibi bugün de inatla ve ısrarla “ben” değil, “biz” demeye devam edeceğiz. Millet iradesine uzanan elleri çekecek, tüm dayatmaları yıkacak ve milletimizin sesini tüm Türkiye’ye duyuracağız! İşte bu yüzden, buradan sizlerin aracılığıyla, Sayın Mansur Yavaş’a ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na bir çağrıda bulunmak istiyorum: Değerli Başkanlarım; Siz, bu milletin iradesiyle seçildiniz. Üzerinize atılan tüm iftiralardan alnınızın akıyla çıktınız. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkazın altında bile yalnız bırakmadınız. Ne mutlu size ki milletimiz gayretlerinizi gördü, yanınızda durdu. Milletimiz samimiyetinizi anladı, başının üstünde taşıdı. Milletimiz sizleri sevdi, bağrına bastı.

    “YA TARİH YAZACAĞIZ YA TARİH OLACAĞIZ”

    Size de ateşten bir gömlek giymeyi vazife kılmıştır. Bu vazife, Cumhuriyetimizin yeni asrının şafağında yepyeni bir sayfa açma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir dayatmayı değil, topyekûn bir dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir kişiyi değil, kendini milletten büyük gören çirkin bir zihniyeti yenme vazifesidir. Bu vazife, sadece bir seçimi değil, geleceğimizin tüm seçimlerini kazanma vazifesidir. Bu vazife, milletin sesini duyma vazifesidir. Bu vazife, millet iradesini yeniden hakim kılma vazifesidir. Bu vazife, milletin hakkını millete teslim etme vazifesidir. Bu vazife, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Atatürk’ümüzün muasır medeniyetler hedefine ulaşma vazifesidir.

    Nasıl ki bundan 100 yıl önce aynı vazife, şanlı bir iradeyi tüm engelleri aşıp Samsun’a çıkarttıysa, 100 yıl sonra bugün de bu vazife, prangalardan sıyrılıp milletin sinesine varmayı emretmektedir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife, reddedilemez bir vazifedir. Görmezden gelinemez bir vazifedir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir! Çünkü bu sözün sahibi millettir! Çünkü bu karar milletindir! Bu saatten sonra bizlere düşen bir seçim yapmaktır: Ya ışıl ışıl bir güneşin altında dimdik duracağız ya da uzayan gölgelerde kaybolacağız! Ya şanlı bir mücadelede milyonlarla yürüyeceğiz ya da trajik bir hikâyede figüranlık yapacağız! Ez cümle: Ya tarih yazacağız ya da tarih olacağız! İnanıyorum ki hep birlikte tarih yazacağız!

  • 11 ayın sultanı geldi! Ramazan bu yıl 29 gün sürecek, işte nedeni

    11 ayın sultanı geldi! Ramazan bu yıl 29 gün sürecek, işte nedeni

    On bir ayın sultanı Ramazan’ın ilk teravih namazı 22 Mart Çarşamba günü kılınacak, 22 Mart’ı 23 Mart’a bağlayan gece sahura kalkılacak ve aynı gün ilk iftar yapılacak.

    BAYRAM 21 NİSAN’DA

    Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 17 Nisan’da idrak edilecek. Ramazan Bayramı ise 21 Nisan’da başlayacak. Din İşleri Yüksek Kurulunca fitre miktarı ise 70 lira olarak belirlendi.

    29 GÜN SÜRECEK

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, kameri takvime göre ayın dünya etrafında döndüğü sürenin 29 gün ve bir kaç saat olduğunu söyledi. Ramazanın bazen 29, bazen de 30 gün sürmesinin ayın dünya etrafında dönme süresiyle ilgili olduğuna işaret eden Bozkurt, “Bu ramazan da 29 gün sürecek. Greenwich saatiyle hilalin 23 Mart sabahında görüleceği öngörülüyor.” bilgisini verdi.

    Bu yıl Ramazan temasını “Ramazan ve Dayanışma” olarak belirlediklerini bildiren Bozkurt, rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan ramazanın gereği gibi idrak edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Müslümanların ramazanda dini hassasiyetlere en çok bağlı olduğu zaman dilimi olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Ramazanda oruç ve teravih namazlarının yanında geleceğe umutla bakmayı sağlayan fırsatlar da vardır. Bunlar arasında Rabb’imizin bize verdiği nimetlerin kıymetini bilmek. Gündüzü oruçlu geçirmek bize nimetlerin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır. Bu durum, imkanlara sahip olmayan insanları halini hatırlamaya da vesile olur.” diye konuştu.

  • Kılıçdaroğlu’nun “TBMM tutanağındaki Kürtçe” iddialarına, AK Partili Bülent Turan paylaştığı belgeyle yanıt verdi

    Kılıçdaroğlu’nun “TBMM tutanağındaki Kürtçe” iddialarına, AK Partili Bülent Turan paylaştığı belgeyle yanıt verdi

    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan ile görüştü. Görüşmenin ardından yapılan basın toplantısında Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu’nda Kürtçe konuşmaların tutanaklarda “bilinmeyen bir dil” diye yazıldığını ifade etti.

    “TBMM TUTANAĞINDA KÜRTÇE KELİME ‘BİLİNMEYEN DİL’ OLARAK GEÇİYOR”

    Kılıçdaroğlu, “TBMM’de kürsüde konuşulur, ‘İngilizce’ yazar parantez içinde, bu söz İngilizcedir, Fransızca söz Fransızcadır. Her şey yazılır. Konuşma metninin içinde Kürtçe bir cümle geçtiği zaman ‘bilinmeyen bir dil’ deniyor. Ya Allah aşkına bu ülkenin insanlarının vicdanlarına sesleniyorum; TRT’nin TRT Kürdi diye bir kanalı var, yayın yapıyor. Nasıl olurda buraya ‘bilinmeyen bir dil’ diye yazıyorsunuz? Binlerce yıldır konuşulan bir dili neden ‘bilinmeyen bir dil’ diye yazıyorsunuz?” dedi.

    AK PARTİ’DEN SERT TEPKİ: YAKLAŞIMI GAF DEĞİL İFTİRAFIR

    Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, TBMM Genel Kurulu tutanaklarında Kürtçe konuşmaların ‘bilinmeyen bir dil’ diye yazılmasına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Twitter hesabından yanıt verdi.

    Turan paylaşımında, “Tüm diller azizdir. Meclis’te Kürtçe konuşulduğunda ‘bilinmeyen dil deniyormuş’ Ne demek bu? Resmi dili mi değiştireceksiniz? Konu Kürtçe değil, bkz İngilizce ifademiz tutanağa nasıl geçmiş HDP’nin bile terk ettiği Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu iftirasına bakalım 5+2 ne diyecek. Resmi dil dışında, Mecliste konuşulan tüm diller doğal olarak tutanağa, ‘Bu bölümde hatip Türkçe olmayan kelimeler kullandı’ şeklinde yazılır. Yani konu Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifade ettiği gibi Kürtçe değil tüm dillerdir. Cumhurbaşkanı adayı olan birinin bu yaklaşımı gaf değil net iftiradır. Yazık!” ifadelerini kullandı.

    TBMM BAŞKANI SON NOKTAYI KOYDU

    TBMM Başkanı Mustafa Şentop da Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi. Meclis’te basın mensuplarına konuşan Şentop, “Benim başkanlığım boyunca tekrar tekrar, onlarca kez düzeltmeye çalıştığım bir husus var. HDP’li milletvekili arkadaşların bazıları ısrarla ‘bilinmeyen bir dil’ iddiasını ortaya atıyorlardı. Son 1 senedir aşağı yukarı onlar da ikna oldular” dedi.

    Şentop şöyle devam etti: “Propaganda için başka bir yol, başka bir isim bulmuşlar gibi geldi bana. 2008 yılından bu yana onlarca soru önergesine cevap verdim, en son Bütçe Komisyonu’nda tekrar bu konuya girdim. Ondan önce Genel Kurul’da da bununla ilgili yaptığım açıklama var. Kürtçe için özel bir uygulama yok. ‘Bilinmeyen dil’ diye bir ifade kullanılmıyor. Ne oluyor? Resmi dil Türkçe olduğu için tutanaklarda Türkçe kullanılıyor. Türkçe dışında bir kelime kullanıldığı zaman bu tutanağın metnine yazılmıyor, bir dipnot işareti kullanılarak dipnotta atıf ‘Türkçe olmayan kelime veya kelimeler kullanılmıştır’ diye yazılıyor.”

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika
  • Canlı yayında Kılıçdaroğlu gerginliği! Sunucuyla tartışan konuk mikrofonu atıp yayını terk etti

    Canlı yayında Kılıçdaroğlu gerginliği! Sunucuyla tartışan konuk mikrofonu atıp yayını terk etti

    Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir ve CHP Parti Meclis üyesi Müslim Sarı, Habertürk ekranlarında yayınlanan Kübra Par’ın moderatörlüğünü yaptığı Açık ve Net programına konuk oldu.

    STÜDYODA GERGİN ANLAR

    Yayında Daşdemir ve Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun adaylığı üzerinden sert bir tartışmaya tutuştu. Daşdemir, Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşmesine tepki göstererek “O genel başkanınız Kemal Kılıçdaroğlu PKK’nın ve HDP’nin adayıdır” dedi.

    “HİLMİ BEY SAKİN”

    Bu sözlere Kübra Par da tepki gösterdi. Üst üste 4 kez “Hilmi bey sakin” diyen Par, “Hilmi bey müdahale edeceğim. Sakin olup sessiz olup lütfen müdahalemi dinleyin. Bakın Türkiye’nin HDP’nin PKK ile ilişkileri konusunda sizin görüşleriniz belli bir düşünce özgürlüğüdür. Bunu sonuna kadar dile getirmeniz için alan açıyorum” ifadelerini kullandı.

    YAYINI TERK ETTİ

    Daşdemir ise “Düşünce özgürlüğü değil bunlar gerçek” dedi. Par’ın “Hilmi bey lütfen beni dinler misiniz! Lütfen ya, en azından asgari nezaket bekliyorum sizden” demesi sonrası kulaklığını çıkaran Daşdemir, “Hadi güle güle” diyerek canlı yayını terk etti.

  • Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na neden katılmadı? Kulisleri sallayan “20 vekil” iddiası

    Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na neden katılmadı? Kulisleri sallayan “20 vekil” iddiası

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan dün basın toplantısında Cumhur İttifakı’ndan gelen daveti kabul etmediklerini ve seçime tek başına gireceklerini açıkladı. Erbakan açıklamalarının ardından Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) gelerek 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde cumhurbaşkanı adayı olabilmek için başvuruda bulundu.

    “İNŞALLAH ÜLKEMİZ İÇİN HAYIRLI OLUR”

    Herhangi bir ittifaka dahil olmadan seçimlere girme kararı aldıklarını yineleyen Erbakan, “Yine 14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde de Yeniden Refah Partimizin cumhurbaşkanı adayı olarak bendeniz Yüksek Seçim Kurulumuza başvurumu yaptım. Eğer ikinci tura kalırsa konuşulacak konular. Yine yetkili kurullarımızla, teşkilatlarımızla istişare ederek adım atarız.” dedi.

    “ZAMANI GELDİĞİNDE AÇIKLARIZ”

    Cumhur İttifakı’na katılmama sebeplerine yönelik gelen soruya ise Erbakan, “Zamanı geldiğinde teferruatlı şekilde açıklarız. Şimdilik bu kadarla yetinelim. Sonuç olarak biz bu yönde karar aldık. Böyle olmasını parti kurullarımız uygun gördüler. Biz de öyle uygun gördük. İnşallah hayırlı olur” ifadelerini kullandı.

    20 VEKİL İSTEMELERİ KRİZ ÇIKARDI

    CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın haberine göre ise Yeniden Refah Partisi‘nin Cumhur İttifakı’na katılmama sebebi, milletvekili sayısında anlaşılamaması. Buna göre Yeniden Refah Partisi, 20 milletvekili istedi ama AK Parti bunu kabul etmedi. Yeni seçim sisteminde yüzde 7’lik oy oranına sahip bir parti 25 vekil çıkarabiliyor. Son oy oranlarına baktığımızda Yeniden Refah Partisi yüzde 1 buçuk en fazla 2 buçukluk oy oranına sahip olduğu gözlemleniyordu. Bu oy oranına sahipken 20 milletvekili talep etmesi fazla bir talep olarak okundu ve kabul görmedi.