Kategori: Güncel

  • Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi CHP’ye katıldı! Rozetini Kılıçdaroğlu taktı

    Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi CHP’ye katıldı! Rozetini Kılıçdaroğlu taktı

    14 Mayıs seçimleri öncesinde siyasi partiler son transferlerini yapıyor. Son olarak 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi‘nin eşi Türkan Elçi, Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçti.

    MAKAMINDA AĞIRLADI

    Kılıçdaroğlu, Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Türkan Elçi ve oğlu Arda Arin Elçi ile CHP Genel Merkezi’ndeki makamında görüştü. CHP lideri partiye katılan Türkan Elçi’ye rozetini bizzat taktı. Görüşmede Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, PM Üyesi ve Doğu Masası Koordinatörü Devrim Barış Çelik ve Genel Başkan Danışmanı Abdurrahman Yargucı da hazır bulundu.

  • Biden, Putin’in savaş suçları işlediğini söyleyerek, UCM’nin kararını haklı buldu

    Biden, Putin’in savaş suçları işlediğini söyleyerek, UCM’nin kararını haklı buldu

    NEW ABD Başkanı Joe Biden, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ilişkin yakalama kararına ilişkin “(Putin) Bariz bir şekilde savaş suçları işledi.” diyerek, kararı haklı bulduğunu ancak mahkemenin uluslararası ölçekte tanınmadığını belirtti.

    Biden Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    UCM’nin Putin hakkındaki yakalama kararına ilişkin Biden, “Bence haklı bir karar. Ancak sorun şu ki (UCM), bizim tarafımızdan da uluslararası ölçekte de tanınmıyor.” dedi.

    Biden, diğer taraftan, kararın önemli bir noktaya temas ettiğini belirterek, Putin’in Ukrayna’da savaş suçu işleyip işlemediğine ilişkin soruya, “Bariz bir şekilde savaş suçları işledi.” yanıtını verdi.

    UCM, Ukrayna’da işlenen suçlara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Rusya’nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkında savaş suçu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldığını duyurmuştu.

    Kaynak: AA / Tuğçenur Akgün – Güncel
  • Cumhurbaşkanı yardımcılığı ile belediye başkanlığı bir arada yapılabilir mi? Mansur Yavaş canlı yayında yanıtladı

    Cumhurbaşkanı yardımcılığı ile belediye başkanlığı bir arada yapılabilir mi? Mansur Yavaş canlı yayında yanıtladı

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, HaberTürk ekranlarında Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programında açıklamalarda bulundu.

    “İKİ GÖREV BİR ARADA YÜRÜTÜLEBİLİR”

    Yavaş, Cumhurbaşkanı yardımcılığı ile belediye başkanlığının bir arada yürütülmesiyle ilgili soruya “Sayın Binali Yıldırım için aynı fikri önerenler, İBB Başkanı olunca Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak diyenler şimdi olmaz diyorlar. Şunu söyleyeceğim sadece, iki üç tane idare profesörünün açıklaması var. En önemlisi hocaların hocası Ergun Özbudun. Dün yaptığı açıklamada bunun gayet mümkün olduğunu açıkladı. İki görev bir arada yürütülebilir.” yanıtını verdi.

    “VATANDAŞLARLA İÇ İÇE OLACAĞIZ”

    ABB Başkanı açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Yetkili olmak istememizin sebebi, halkla, gençlerle, kadınlarla kurduğumuz iletişimin, projelerin bir şekilde ülke yönetiminde olmasını istiyoruz. Büyükşehir belediye başkanları vatandaşla haşır neşir olabilen insanlar, gençlerin kolay ulaşabildiği insanlar. Onlar yine bize ulaşacaklar. Cumhurbaşkanı yardımcılığı olsak da belediye başkanlığımız devam ettiği için biz onlarla iç içe olacağız.”

    “KİM YALAN SÖYLÜYORSA CEZALANDIRILMASI LAZIM”

    Depremin ardından Hatay Havalimanı’ndaki onarım çalışmaları için kendilerinin oraya çağırıldığını söyleyen Yavaş, “Bizi nereye gönderirlerse oraya yardımcı oluyoruz. Kendi başımıza havaalanı tamirine kalkmadık. Lojistikte sorun olduğu için havaalanı 2 günde açılması lazım. Biraz geciktiler. Bizim ekiplerimizi çağırıyorlar. Cumhurbaşkanı ‘yalan söylüyorlar’ dedi. Cumhurbaşkanına yalanı kim söylüyor Allah aşkına. Kim söylüyorsa cezalandırılması lazım.” dedi.

    “CUMHURBAŞKANI’NIN HESABINI SORMASI LAZIM”

    Yavaş sözlerine şöyle devam etti: “Bizim tweetimiz ‘havaalanındaki molozlorı temizliyoruz’ dedik. Bize ‘siz kimsiniz ki havaalanı yapıyorsunuz’ dendi. Biz orada betonları onarıyoruz. Bunun yapılmayacak bir durumu yok ki. ‘Siz kim oluyorsunuz’ dendi. Bu tavırlar da yanlış. Biz bunu hak etmedik. İGA’nın bu şekilde biz yokmuş gibi davranması oradaki insanın emeğine yazık. Gereksiz bir tartışma. Sayın Cumhurbaşkanı bunun hesabını bizden değil kendisine yanlış bilgi verenlerden sorması lazım.

    “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİ KULLANMASINI İYİ BİLMELİYİZ”

    Bu depremde, afetlerden alacağımız en büyük tecrübe büyükşehir belediyelerini kullanmasını iyi bilmek gerekir. Biz buradan Hatay’a yola çıktık diyelim. Bizim oraya kaç iş makinasıyla geldiğimizi bilecekler. Artık cep telefonu var. Konum atabilirsiniz ‘siz şuraya gideceksiniz’ denilebilir.”

  • Son Dakika! Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 4.6 büyüklüğünde bir deprem

    Son Dakika! Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 4.6 büyüklüğünde bir deprem

    6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ilimizde büyük yıkıma neden oldu. 50 bine yakın canımız hayatını kaybederken şehirler ise harabeye döndü. Felaketin ardından yeni depremler ve artçı sarsıntılar ise bölgede sık sık yaşanıyor.

    DERİNLİĞİ 7 KİLOMETRE

    Bu kez AFAD verilerine göre sabah 08.14’te Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Sarsıntı yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Tam 108 yıl önce destan yazdık! İşte “Çanakkale geçilmez” dedirten kutlu zaferin hikayesi

    Tam 108 yıl önce destan yazdık! İşte “Çanakkale geçilmez” dedirten kutlu zaferin hikayesi

    I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleri Türk halkının destanı oldu. Çanakkale’de kazanılan şanlı zafer, her yıl 18 Mart’ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi olarak kutlanmaya başlandı. İşte Mustafa Kemal Atatürk’ün, Seyit Onbaşı’nın ve daha nice kahramanların insan üstü bir mücadele vererek kazandığı şanlı mücadelenin bilinmeyenleri.

    DÜŞMAN, ÇANAKKALE VE İSTANBUL’A GÖZ KOYMUŞTU

    İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul’u zapt etmek suretiyle Almanya’nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri’ni zayıflatma amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’nı seçmişlerdi. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermişti.

    OSMANLI, SAVAŞA NASIL GİRDİ?

    Osmanlı İmparatorluğu, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914’ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştı. Bu antlaşma, imparatorluğun kesin olarak Almanya’nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştı. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürdü. Bu baskılar, Akdeniz’de Britanya donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul’a gelmesiyle bir oldu bittiye getirildi. Daha sonra Osmanlı Donanması’na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz’e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etmiştir.

    İSTANBUL İÇİN ÇANAKKALE’Yİ GEÇMEK İSTEDİLER

    Birleşik Krallık Savaş Konseyi sekreteri Albay Hankey Winston Churchill’in de desteğiyle, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı’nın donanmayla geçilerek İstanbul’un işgalini öngören bir planı savaş konseyine sunmuştu. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz’a geniş çaplı saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. Özellikle 19 Şubat 1915 ve 25 Şubat 1915 bombardımanları sonucu Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Çobanlı giriş tabyalarının geri hatta çekilmesi emrini uygulatmıştır. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekâtından vazgeçmek zorunda kalındı.

    DESTAN YAZDIRAN MÜCADELE

    Deniz harekâtıyla İstanbul’a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekâtıyla Çanakkale Boğazı’ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmişti. Bu plan çerçevesinde hazırlanan Britanya ve Fransa kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası’nın güneyinde beş noktada karaya çıkarıldı. Britanya ve Fransa çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası’nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu’nun kuzeyinde Suvla Koyu’na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştı. Ancak 9 Ağustos’ta Kurmay Albay Mustafa Kemal’in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabildi. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe-Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri attı. Britanya ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamadı. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye edildi.

    NUSRET MAYIN GEMİSİ GEÇİT VERMEDİ

    Çanakkale Savaşı’nda büyük zafer, iki aşamalı zaferin ardından geldi. Birincisi Çanakkale Deniz Savaşı, ikincisi ise Çanakkale Kara Savaşı. Deniz Savaşı, 3 Kasım 1914 ile 18 Mart 1915 tarihleri arasında yapıldı. İtilaf Devletlerinin temel amacı, Osmanlının başkenti İstanbul’u ele geçirerek Boğazlar bölgesine hakim olmaktı. Çanakkale Boğazı, İstanbul’un askeri açıdan kapısıydı. İstanbul’un işgali, ancak Çanakkale’yi geçmekle mümkündü.

    İtilaf Devletlerinin planı gereği önce Çimenlik ve Kilitbahir mevkilerindeki tabyalar ile sahildeki bataryalar susturulacaktı. Taarruz 3 Kasım 1914’te başlatıldı. İngiliz ve Fransız savaş gemileri tabyaları ağır bombardıman altına aldı ancak Türk topçusu düşmana geçit vermedi. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey, Boğaz’a mayın döşenmesi emrini verdi. Binbaşı Nazmi Bey, Nusret Mayın Gemisi ile 26 mayını Boğaz’a döşedi. 18 Mart 1915 günü düşmanın büyük taarruzu başladı.

    “BEN SİZE ÖLMEYİ EMREDİYORUM”

    Çanakkale’yi denizden geçemeyen düşman bu kez Gelibolu üzerinden saldırıya başladı. Tarih, 25 Nisan 1915’ti. Yarbay Mustafa Kemal, askerlere şu tarihi emri verdi: “Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar kaim olabilir.” 25 Nisan 1915’te başlayan Çanakkale Kara Savaşları 7-8 ay devam etti. Atatürk ve komutasındaki Mehmetçik, Arıburnu, 1. Anafartalar, Conkbayırı ve 2. Anafartalar’da zafer üstüne zafer kazandı. Deniz zaferini, kara zaferiyle taçlandırdı.

  • Türkiye’nin Finlandiya’nın NATO üyeliğine onay vermesine İsveç’ten ilk yorum: Süreç uzarsa birçok şey değişir

    Türkiye’nin Finlandiya’nın NATO üyeliğine onay vermesine İsveç’ten ilk yorum: Süreç uzarsa birçok şey değişir

    İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye‘nin Finlandiya‘nın NATO’ya katılımına ilişkin protokolü TBMM Başkanlığına sunarak onay sürecini başlatma kararını değerlendirdi.

    “İSTEMEDİĞİMİZ BİR GELİŞMEYDİ AMA HAZIRLIKLIYIZ”

    NATO’ya üyelik başvurusunu aynı gün yapan iki ülkeden Finlandiya‘nın üyeliği için Türkiye‘de onay sürecinin başlatılmasına ilişkin Billström, “Tahmin ettiğimiz gibi Türkiye, Finlandiya‘nın NATO üyeliğini onaylamak için süreci başlattı. Bu istemediğimiz bir gelişmeydi ama hazırlıklıyız.” ifadelerini kullandı.

    “SÜREÇ UZARSA BİRÇOK ŞEYİN DEĞİŞECEĞİ DE GERÇEK”

    Billström, Finlandiya‘nın İsveç‘ten önce NATO üyesi olmasının kısa vadede kendilerini fazla etkilemeyeceğini belirterek, “Finlandiya ile beraber NATO üyesi olmak istiyorduk. İsveç‘in NATO dışında kalması kısa vadede bir şeyi değiştirmez. Ama bu süreç uzarsa birçok şeyin değişeceği de gerçektir. Finlandiya NATO’ya daha entegre olurken, İsveç dışarıda kalacaktır.” diye konuştu. Billström, İsveç’in Türkiye ile NATO üyeliği konusunda Üçlü Muhtıra anlaşmasının da devam ettiğini sözlerine ekledi.

    PROTOKOL, TBMM’YE SUNULDU

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı ortak basın toplantısında “Ülkemizin güvenlik kaygılarını gidermek yolunda gösterdiği hassasiyet ve kaydedilen mesafeye binaen Finlandiya’nın NATO’ya katılım protokolünün Meclisimizdeki onay sürecini başlatmaya karar verdik.” ifadelerini kullandı. Finlandiya’nın NATO’ya Katılımına İlişkin Protokol, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Son seçim anketinden çarpıcı sonuç! Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında yüzde 10,8’lik fark var

    Son seçim anketinden çarpıcı sonuç! Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında yüzde 10,8’lik fark var

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) seçim tarihini 14 Mayıs olarak ilan etti. Bu gelişmenin ardından Millet İttifakı, cumhurbaşkanı adayını CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu duyurdu. 14 Mayıs’taki seçimde Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ve Sinan Oğan cumhurbaşkanlığı için yarışacak.

    BU PAZAR SEÇİM OLSA KİME OY VERİRSİNİZ?

    Seçim tarihine kısa bir süre kala araştırma şirketleri de anket çalışmalarına hız verdi. 2018 seçimlerini en doğru bilen ORC Araştırma son seçim anketinin sonuçlarını paylaştı. Mart ayında yapılan ankette “Bu pazar cumhurbakanlığı seçimi olsa kime oy verirsiniz” diye soruldu.

    KILIÇDAROĞLU YARIŞI ÖNDE GÖTÜRÜYOR

    Anket sonucunda birinci çıkan Kemal Kılıçdaroğlu en yakın rakibi Erdoğan’a yüzde 10,8 fark attı. Kılıçdaroğlu yüzde 53,1 ile yarışı önde bitirirken, Erdoğan’ın oy oranı yüzde 42,3 oldu. Muharrem İnce yüzde 3,1 oy alırken, Sinan Oğan ise yüzde 1,5’te kaldı.

  • Mansur Yavaş’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hatay Havalimanı çağrısı: Hesabı size yanlış bilgi verenden sormanız lazım

    Mansur Yavaş’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hatay Havalimanı çağrısı: Hesabı size yanlış bilgi verenden sormanız lazım

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk ekranlarında Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programında açıklamalarda bulundu. 6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler sonrası Hatay Havalimanı’nın onarım çalışmalarıyla ilgili konuşan Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir çağrı yaptı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fin gazeteciye ayakkabı hediye etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fin gazeteciye ayakkabı hediye etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö’yü Beştepe’de ağırladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki karşılama töreninde ilginç anlar yaşandı.

    FİN GAZETECİYE AYAKKABI HEDİYE EDİLMESİNİ İSTEDİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Fin gazetecinin ayakkabısının ıslandığını gördü. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a gazeteciye ayakkabı hediye edilmesini söyledi.

    “BUNLARI YENİLEMEMİZ LAZIM”

    Doğan’a, ayakkabı ölçülerinin alınıp alınmadığını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö’ye “Ayakkabıları getirtiyoruz, bunları yenilememiz lazım.” dedi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Son Dakika: Türkiye’den Finlandiya’nın NATO üyeliğine vize! TBMM’de onay süreci başlıyor

    Son Dakika: Türkiye’den Finlandiya’nın NATO üyeliğine vize! TBMM’de onay süreci başlıyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö’yü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. İki liderin Beştepe’deki görüşmesinde ana gündem maddesi Finlandiya’nın NATO üyeliği konusu oldu.

    Görüşmede Finlandiya’nın NATO üyeliğine vize çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya’nın NATO’ya katılımının Meclis’te onay sürecini başlatmaya karar verdiklerini söyledi.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

    “Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi çeşitlendirmeye hazırız. Görüşmelerimizde ikili münasebetlerimizin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri dahil, güncel, bölgesel, küresel meseleleri de ele aldık.

    “TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEĞİNİ DEVAM ETTİRMESİNİ ÖNEMSİYORUZ”

    Finlandiya’nın Türkiye’nin AB üyeliğine desteğini güçlü şekilde devam ettirmesini önemsiyoruz. Kıymetli dostumla Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili gelişmeler hakkında görüş teatisinde bulunduk. Savaşın diplomatik yollardan sona erdirme çalışmalarımızı anlattım.

    “TÜRKİYE NATO’NUN AÇIK KAPI POLİTİKASININ GÜÇLÜ SAVUNUCUSU”

    Taraflarca akdedilen ve küresel gıda güvenliği bakımından hayati önemi olan Karadeniz Tahıl Anlaşması’nın etkin şekilde uygulanmasına dair gözlemlerimi, tespitlerimi aktardım. Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu elbette görüşmelerimizde önemli yer tuttu. Türkiye NATO’nun açık kapı politikasının güçlü savunucuları arasında yer alıyor.

    “FİNLANDİYA’NIN NATO’YA KATILIMINA ONAY VERDİK”

    Eş zamanlı olarak üçlü muhtırayı imzalamak suretiyle Türkiye’nin haklı güvenlik kaygılarının giderilmesi gerektiğini kayıt altına almıştık. Finlandiya’nın üçlü muhtıradaki taahhütlerini yerine getirmek için samimi ve somut adımlar attığını gördük. Gösterdiği hassasiyet ve kaydedilen mesafeye binaen Finlandiya’nın NATO’ya katılımını Meclis’te onay sürecini başlatmaya karar verdik.

    “SÜRECİN NASIL İLERLEYECEĞİ İSVEÇ’İN ATACAĞI ADIMLARLA BAĞLANTILI”

    Ülkemizin sürecin ilerletilmesi hususu ilkelerinin ve iyi niyetinin artık daha net görüldüğü kanaatindeyim. Sürecin nasıl ilerleyeceği İsveç’in atacağı adımlarla doğrudan bağlantılı olacaktır.

    Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö’nün konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

    Davetiniz için ve aynı zamanda ev sahipliği için teşekkür ederim. Uzun, kapsamlı ve derin görüşmeler için teşekkür etmek istiyorum. Hepimiz burada Türkiye’de son derece devasa bir afetin yaşandığını gördük.

    “DEPREMİN NETİCELERİ ŞOKE EDİCİ”

    Dün Kahramanmaraş’ı ziyaret etme imkanı buldum. Bu ziyaretimin sonucunda şunu ifade etmek isterim; gerçekten depremin neticeleri şoke edici. Aynı zamanda sizlerin son derece verimli şekilde bölgede çalıştığını gördük.

    “ÇOK ÜZÜCÜ AFET VE FELAKET”

    Uluslararası pek çok insan deprem bölgesine ulaşmış ve yardım götürmüş. Bu da bizler için umut yeşertiyor diye düşünüyorum. Gerçekten çok üzücü afet ve felaket yaşandı. İnsanlar ortak payda için çalışmanın ne derece önemli olduğunu gördüler. Bence bunu örnek olarak uluslararası arenada örneklerini çoğaltabiliriz.

    “JEOPOLİTİK AÇIDAN SON DERECE TEHELİKELİ ZAMANLARDA YAŞIYORUZ”

    Jeopolitik açıdan son derece tehlikeli zamanlarda yaşıyoruz. Özellikle sayın Cumhurbaşkanı şahsınıza teşekkürlerimi iletmek isterim. Bence siz her yerde herkesle, dünyanın her yerinde görüşebilen, konuşabilen çok az kişiden birisiniz. Belki de sadece siz yapabilen tek kişisiniz.”

    Ayrıntılar geliyor…