Blog

  • Petrol fiyatları ABD stoklarındaki artış ve faiz indirimi şüpheleriyle düştü

    Petrol fiyatları ABD stoklarındaki artış ve faiz indirimi şüpheleriyle düştü

    Bugün Asya’da gerçekleşen son işlem seansında petrol fiyatları piyasa temellerine odaklanmanın etkisiyle düşüş yaşadı. Brent ham petrol kontratları 54 sent düşüşle varil başına 86,75 dolara inerken, bugün sona erecek olan Mayıs vadeli ABD West Texas Intermediate (WTI) ham petrol kontratı 12 sent düşüşle varil başına 83,02 dolara geriledi. Daha aktif işlem gören Haziran kontratı ise 47 sent düşüşle varil başına 81,75 dolara geriledi.

    Bağımsız piyasa analisti Tina Teng’in de belirttiği üzere, petrol fiyatlarındaki düşüş ABD ham petrol stoklarındaki önemli artış ve güçlenen dolar gibi çeşitli faktörlere bağlanıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi geçen hafta ham petrol stoklarının 2,7 milyon varil artarak 1,4 milyon varil olan beklentinin neredeyse iki katına çıktığını bildirdi.

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee’nin Cuma günü enflasyondaki ilerlemenin durması nedeniyle faiz indirimlerinin ertelenebileceğini belirtmesi, Federal Rezerv’in tutumunu daha da etkiliyor.

    Genellikle petrol piyasaları üzerinde önemli bir etkiye sahip olan Orta Doğu’daki gerilim, İsrail ve İran’ın, İsrail’in İran’ı vurmasının ardından gerilimin tırmanması olasılığını küçümsemesiyle hafiflemiş göründü. İran’ın misilleme olarak İsrail’in hava saldırısı düzenleyeceği haberlerini reddetmesi ve karşılık vermeyi planlamadığını açıklamasının ardından her iki petrol göstergesi de Şubat ayından bu yana en büyük haftalık kayıplarını kaydetti. İlk haberler petrol fiyatlarında varil başına 3 dolardan fazla bir artışa neden olmuştu.

    Siyasi arenada ise ABD Temsilciler Meclisi Cumartesi günü, İran’a ve petrol üretimine yönelik yaptırımların genişletilmesine yol açabilecek hükümler içeren Ukrayna ve İsrail’e yönelik bir yardım paketini kabul etti. Ancak, bu önlemlerin etkisinin yorumlanmasına ve uygulanmasına bağlı olacağının anlaşılmasıyla piyasa tepkisi sessiz kaldı. Senato’nun tasarıyı Salı günü görüşmeye başlaması planlanıyor.

    Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi konumundaki İran’ın petrol sevkiyatlarında, ABD’nin kapsamlı yaptırımlarına rağmen Çin’den ve ABD finans sistemi dışında faaliyet gösteren ağlardan gelen talep nedeniyle artış görüldü.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    ANZ analistleri Orta Doğu’daki dalgalanmaların petrol piyasalarında tedirginlik yaratmaya devam edeceğini belirtiyor. Hafta sonu Irak’ta bir askeri üste meydana gelen patlamada bir güvenlik gücü mensubu hayatını kaybederken, olayın bir saldırı mı yoksa kaza mı olduğu konusunda çelişkili haberler geldi.

    Ayrıca Pazar günü İran destekli Lübnanlı grup Hizbullah, güney Lübnan’da bir İsrail insansız hava aracını düşürdüğünü iddia etti. Gazze savaşıyla eş zamanlı olarak İsrail güçleri ile Hizbullah arasında devam eden ateş teatisi, bölgede daha fazla gerginlik yaşanabileceğine dair endişeleri arttırdı.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Dolar yükselirken Yen 1990’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi

    Dolar yükselirken Yen 1990’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi

    Japon yeni Pazartesi günü önemli bir düşüş yaşayarak ABD doları karşısında Haziran 1990’dan bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Bu düşüş, doları güçlendirerek son beş ayın zirvesine taşıyan ve ABD Merkez Bankası’nın mevcut faiz oranlarını yıl boyunca koruyabileceğine işaret eden güçlü ABD enflasyon verilerinin olduğu bir döneme denk geldi.

    Piyasa katılımcıları, Japon yetkililerin sürekli değer kaybeden yeni desteklemeye yönelik olası müdahalelerini yakından takip ediyor. Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ve diğer politika yapıcılar, para biriminin hareketleri konusunda dikkatli olduklarını ve gerekli önlemleri almaya hazır olduklarını ifade ettiler.

    ABD dolarının gücü, geçen hafta Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu/Dünya Bankası bahar toplantıları sırasında da odak noktası oldu. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Güney Kore tarafından para biriminin durumuna ilişkin ortak bir bildiri yayınlanarak konuya gösterilen ortak ilginin altı çizildi.

    Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda, Washington’daki G20 finans liderleri toplantısının ardından yaptığı konuşmada, yenin zayıflamaya devam etmesinin enflasyonu önemli ölçüde artırması halinde merkez bankasının faiz oranlarını artırmayı düşünebileceğini belirtti. Bu durum, zayıf yenin ekonomi üzerindeki etkisini dengelemek zorunda olan Japon politika yapıcıları için karmaşık bir zorluk teşkil ediyor.

    ABD doları %0,13 artışla 154,82 yenden işlem görerek 1990’ların başından bu yana en güçlü konumuna geldi. Döviz çiftinin hareketi önemli ölçüde dikkat çekerken, müdahale ve politika değişiklikleri olasılığı ilgi konusu olmaya devam ediyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • İşte bölgenin kaderini değiştirecek Kalkınma Yolu Projesi’nin detayları

    İşte bölgenin kaderini değiştirecek Kalkınma Yolu Projesi’nin detayları

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak ziyaretinde imzalanan Kalkınma Yolu Projesi Anlaşması’nın bölgesel ticaret açışından yeni bir kapı açması bekleniyor. Yeni “İpek Yolu” olarak tanımlanan projenin getirisinin 20 milyar dolar olması amaçlanıyor.

    ERDOĞAN 13 YIL ARADAN SONRA IRAK’TA

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 yıl aradan sonra Irak’a resmi ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan, başkent Bağdat’taki havaalanında resmi törenle karşılandı. İkili ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasında ticaret, turizm, eğitim, sağlık, güvenlik, bilim ve teknoloji, yatırım, gençlik ve spor gibi farklı alanlarda 26 işbirliği anlaşması imzalandı.

    KALKINMA YOLU ANLAŞMASI İMZALANDI

    Bunlardan birisi de Kalkınma Yolu Anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile Kalkınma Yolu Anlaşması’nın imza törenine katıldı. İki liderin himayesinde; Irak, Türkiye, Katar ve BAE arasında, Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliğine ilişkin 4’lü mutabakat zaptı imzalandı. İşte anlaşmanın tüm detayları…

    BÖLGENİN YENİ “İPEK YOLU”

    Türkiye‘yi Basra Körfezi’ndeki Faw Limanı’na bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi, ‘Yeni İpek Yolu’ olarak tanımlanıyor. Projenin getirisi ise 20 milyar dolar olması hedefleniyor. Kalkınma Yolu Projesi’nin ilk ayağı olan liman, aynı zamanda Fırat ve Dicle nehirlerinin denize dökülmeden önce birleştiği Şattülarap’ın ağzında yer alıyor. Limandan başlayarak Divaniye, Necef, Kerbela, Bağdat ve Musul’dan geçerek Türkiye sınırına uzanacak demir yolu ve kara yolu hatlarını ihtiva eden projenin, Türkiye sınırından Mersin Limanı’na erişim sağlaması ve karayoluyla İstanbul üzerinden Avrupa’ya ulaşması öngörülüyor.

    AVRUPA’DAN KÖRFEZ’E KADAR GENİŞ BİR BÖLGEYİ ETKİLEYECEK

    Projenin geçtiği güzergahın tasarımını PEG Infrastructure isimli İtalyan şirketin yürüttüğü Kalkınma Yolu, Musul’dan sonra Ovaköy üzerinden Türkiye’ye giriş yapacak. Kalkınma Yolu Projesi, 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyol ile Türkiye’yi Basra Körfezi’ndeki Faw Limanı’na bağlayacak. Yeni İpek Yolu olarak tanımlanan proje, Avrupa’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir bölgeyi etkileyecek ve ortak fayda üretecek.

    PROJENİN 2029’A KADAR TAMAMLANMASI BEKLENİYOR

    Basra’dan başlayan bu güzergâh, Irak’ın önemli şehirlerinden geçtikten sonra Irak, Türkiye ve Suriye’nin temas noktasından Türkiye’ye girecek ve Mersin Limanı’ndan Avrupa’ya devam edecek. Maliyeti yaklaşık 20 milyar dolar olan projenin, plana göre 2029’a kadar tamamlanması bekleniyor. Irak böyle bir tutarı sağlama konusunda yetersiz ve dolayısıyla projenin gidişatı kesinlikle yabancı yatırıma bağlı.

    PROJENİN BAŞ AKTÖRLERİ TÜRKİYE, BAE VE IRAK

    Türkiye ve Irak arasında “Yeni İpek Yolu” olması hedeflenen projenin, Irak hükümetinin tek başına yüklenemeyeceği 17 milyar dolarlık devasa bir maliyeti bulunuyor. Bu nedenle Türkiye, Körfez ülkeleri ve Çin’in, projenin finansmanına ve tamamlanmasına katkısı bekleniyor.

    “BÖLGESEL BARIŞA DA HİZMET EDECEK”

    Nitekim şubat ayında BAE ziyareti esnasında konuya ilişkin temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Kalkınma Yolu Projesi ) Konunun baş aktörleri Türkiye, BAE ve Irak. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpekyolu haline gelecek, bölgesel barışa da hizmet edecek.” yönündeki ifadeleriyle bölgesel aktörlerin projenin paydaşı olacağı mesajı vermişti. Dışişleri Bakanı Fidan da 13 Eylül 2023’te Irak, BAE, Türkiye ve Katar’ın proje konusunda yoğun görüşmeler içerisinde olduğunu söylemişti.

    Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, mart ayında yaptığı açıklamada, projeyle ilgili Türkiye ile iyi bir görüşme içerisinde olduklarını ve büyük finansmana ihtiyaç duyulduğundan çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapmaya katılabileceğine dikkati çekerek, projeye yatırım yapmayı düşünen Körfez ülkelerinin olduğunu kaydetmişti.

    Kalkınma Yolu Projesi’nde Türk ve Irak hükümetleri, devam eden çalışmalara ek olarak 23,8 milyar dolarlık yatırım yapacak. Türkiye, bu yatımları demir ve kara yolları için gerçekleştirecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalarla ülkeden geçen 2 bin 88 kilometrelik demir yolu bağlantısı için 615 kilometrelik yeni hat, 1912 kilometrelik kara yolu koridoru içinse 320 kilometrelik yeni otoyol yatırımı planladı.

    5,8 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

    Söz konusu demir yolu ağının 439 kilometresi mevcut durumda iken 1034 kilometresi devam ediyor, 615 kilometresi ise planlanıyor. Planlanan demir yolu ağları Gaziantep-Ovaköy arasında bulunuyor. Bu demir yolu için 5,8 milyar dolarlık yatırım yapılacak.

    Proje kapsamında ülkeden geçen kara yolu 1912 kilometre olacak. Söz konusu kara yollarının 1592 kilometresi mevcut durumda bulunurken, 320 kilometresi için planlama yapıldı. Şanlıurfa-Ovaköy arasında planlanan kara yolunun yatırım tutarı 2 milyar dolar olarak öngörülüyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta konuştu: Terör örgütü PKK’ya karşı ortak hareket edeceğiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta konuştu: Terör örgütü PKK’ya karşı ortak hareket edeceğiz

    13 yıl sonra Irak‘a giden Cuımhurbaşkanı Erdoğan, düzenlenen basın toplantısında terör örgütü PKK ile ortak mücadele vurgusu yaptı. Erdoğan, “Terör örgütü PKK’ya karşı ortak hareket edeceğiz. PKK’nın resmen terör örgütü ilan edilmesi kardeşlik hukukumuzun bir gereğidir. Türkiye, teröre karşı mücadele konusunda Irak‘ın her zaman yanındadır.” dedi.

    ERDOĞAN 13 YIL SONRA IRAK’TA

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 13 yıl sonra Irak‘a resmi ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan’ın Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ve Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmelerinde stratejik konular masaya yatırıldı.

    İkili ve heyetler arası görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Sudani kameralar karşısına geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında terör örgütü PKK’ya karşı atılacak adımlar ön plana çıktı.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

    “Aziz kardeşimin davetiyle uzun bir aradan sonra Bağdat’ta bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen ilgi için teşekkür ediyorum.

    “IRAK STRATEJİK DEĞERE SAHİP BİR KOMŞUMUZDUR”

    Irak ortak bağlara sahip olduğumuz, stratejik değere sahip bir komşumuzdur. İmzaladığımız anlaşma hayati önem taşıyor. İmza altına aldığımız anlaşmaların hayata geçmesi için de gereken koordinasyonu sağlayacağız.

    “PKK’NIN RESMEN TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN EDİLMESİ KARDEŞLİK HUKUKUMUZUN GEREĞİDİR”

    Cumhurbaşkanı Reşidi ve Başbakan Sudani ile görüşmelerimizde kritik konuları ele aldık. Terör örgütü PKK’ya karşı atacağımız adımları müzakere ettik. Terör örgütü PKK’ya karşı ortak hareket edeceğiz. PKK’nın resmen terör örgütü ilan edilmesi kardeşlik hukukumuzun bir gereğidir. PKK’nın yasaklı örgüt ilanı edilmesini memnuniyet ile karşıladık. Terör örgütü ilan edilmesi hususunda Irak hükümetinin atacağı adımda desteğe hazırız. Türkiye, teröre karşı mücadele konusunda Irak’ın her zaman yanındadır.

    “IRAK ÖNDE GELEN TİCARET ORTAKLARIMIZDAN”

    Irak önde gelen ticaret ortaklarımızdandır. Geçtiğimiz yıl 20 milyar dolar seyrinde devam eden hacmimizi artırma yollarını ele aldık. Enerji, sağlık, turizm konularında ticaretimizi genişleteceğiz. Geçmişte olduğu gibi iyi ve kötü günlerinde Iraklı kardeşlerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu ziyaretimin yeni başlangıçlara kapı açacağına inanıyorum.

    “AKAN KANIN DURMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ”

    Su krizinin farkındayız. İklim krizi tüm dünyayı olumsuz etkiliyor. Görüşmelerimizde diğer başlıklarda da iş birliği için irademizi teyit etmiş olduk. Bugünkü ziyareti Filistin’deki insanlık dramının yansıması altında gerçekleştiriyoruz. Akan kanın durması için elimizden geleni yapıyoruz. Atabileceğimiz adımlar hakkında istişarelerde bulunduk. İsrail – İran ile gerilim Savaşın yayılma riskini artırmakta, Filistin’deki katliamı gölgelenmekte, Irak’taki kardeşlerimiz olumsuz etkilenmekte. Türkiye olarak Filistin devletinin kurulması doğrultusunda çalışmalara devam ediyoruz. Tüm imkanlarımızı Gazzeli kardeşlerimiz için seferber edeceğiz.

    “IRAK’I BİR BÜTÜN OLARAK GÖRECEĞİZ”

    Birazdan Erbil’e geçeceğiz. Öncesinde Türkmen kardeşlerimiz ile bir araya geleceğiz. Irak’ta farklı etnik ve dini kesimler arasında gözetim yapmadığımızın altını çizerim. Irak’ı bir bütün olarak görüyoruz. Irak ile ilişkilerimize komşuluk hukuku açısından bakmaya devam edeceğiz. Irak’ın yanında olmayı sürdüreceğiz. Ziyaretin yeni başlangıçlara vesile olacağına inanıyorum.”

  • Altın Vadeli İşlemleri düşüşte

    Altın Vadeli İşlemleri düşüşte

    Investing.com – Altın Vadeli İşlemleri Pazartesi günü düşüşte.

    Altın Vadeli İşlemleri yazı yazılırken, New York Ticaret Borsası’nın Comex bölümünde, Haziran ayı için %2,20 düşerek onsu USD2,00 ‘den işlem gördü.

    Onsu seansın en düşüğü olan USD seviyesinden işlem gördü. Altın USD2.351,45 seviyesinde destek bulurken, USD2.433,30 seviyesinde dirençle karşılaştı.

    Dolar Endeksi Vadeli İşlemleri, diğer altı majör para birimi karşısındaki performansına göz attığımızda; %0,08 arttı ve USD106,07 seviyesinden işlem gördü.

    Diğer yandan Comex’te, Gümüş Mayıs ayı için %4,50 düştü ve onsu USD27,55 ‘dan işlem görürken Bakır Mayıs ayı için %0,02 arttı ve libresi USD4,50 ‘dan işlem gördü.

    Milyarder yatırımcılar neye yatırım yapıyor? Yanıtı InvestingPro’da! Şimdi INVTROZEL1A kodunu kullanın, %20’ye varan indirimle kayıt olun.

    Kodu nasıl kullanacağınızdan emin değil misiniz? Adım adım gösterdiğimiz videoyu izleyebilirsiniz.

    Sorularınız için destek birimimize buradan ulaşın.

  • UBS, jeopolitik gerilimlerin ortasında USDCNY tahminini yükseltti

    UBS, jeopolitik gerilimlerin ortasında USDCNY tahminini yükseltti

    Pazartesi günü UBS, artan jeopolitik gerilimleri ve Federal Rezerv’in daha az faiz indirimi beklentilerini gerekçe göstererek USD/CNY döviz kuru tahminini revize etti. İsviçreli finansal hizmetler firması, USD/CNY kurunun bir önceki hedef olan 7,20’den Haziran ayına kadar 7,35’e ulaşmasını bekliyor. Benzer şekilde, Eylül hedefi 7,15’ten 7,30’a, Aralık hedefi 7,15’ten 7,25’e ve Mart 2025 hedefi 7,15’ten 7,20’ye ayarlandı.

    UBS, Çin Halk Bankası’nın (PBoC) daha zayıf bir yuana izin verme konusunda daha fazla isteklilik gösterdiğini ve bunun Çin para birimi üzerinde kısa vadeli ek baskıya katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Firmanın analizi, yuanın yörüngesini etkileyen kilit bir faktör olarak artan jeopolitik gerilimlere işaret ediyor.

    ABD Merkez Bankası’nın Eylül ayında USD/CNY’nin yükseliş eğilimini hafifletebilecek bir adım atma potansiyeline rağmen, UBS bu etkinin hafifletilebileceğine inanıyor. Firma, özellikle Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimleri öncesinde ABD-Çin ticaret gerilimlerine ilişkin piyasa endişelerinin Fed tarafından yapılacak herhangi bir politika değişikliğinin etkilerini azaltabileceğini belirtiyor.

    UBS’in revize edilmiş hedefleri, küresel finans piyasası çeşitli jeopolitik ve ekonomik faktörleri tartmaya devam ederken Çin yuanına ilişkin temkinli bir görünümü yansıtıyor. Şirketin USD/CNY hedeflerinde yaptığı ayarlama, merkez bankası politikaları, uluslararası ilişkiler ve piyasa duyarlılığı arasındaki karmaşık etkileşimi vurguluyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • ING analistine göre doların yukarı yönlü seyir izleme riski yüksek

    ING analistine göre doların yukarı yönlü seyir izleme riski yüksek

    ING döviz analisti Francesco Pesole, Orta Doğu’daki gerginliklere ilişkin endişelerin azalması nedeniyle risk duyarlılığının iyileşmesiyle doların gerilediğini ancak bu haftanın ilerleyen günlerinde ABD verilerinin doları tekrar yükseltebileceğini söylüyor.

    Pesole, “Dolar, daha sakin bir risk ortamı nedeniyle ivmesinde daha fazla yumuşama görebilir ancak verilerin, devam eden enflasyon sorunlarıyla birlikte dirençli bir ABD ekonomisi fikrini güçlendirdiğini görüyoruz, bu nedenle daha güçlü bir dolar için temel argümanlar zayıflamamalı.” dedi.

    Piyasa, perşembe günü açıklanacak ABD’nin ilk çeyrek öncü GSYİH verilerine ve Cuma günü açıklanacak PCE enflasyon verilerine odaklanacak.

    DXY dolar endeksi %0,1 düşüşle 106,043’e geriledi ancak Pesole, 107’ye yükselme riskinin oldukça yüksek olduğunu söylüyor.

    Foreks Haber Merkezi

  • Orta Doğu’daki gelişmeler güvenli liman talebini azaltırken altın fiyatları düşüşte

    Orta Doğu’daki gelişmeler güvenli liman talebini azaltırken altın fiyatları düşüşte

    Investing.com – Orta Doğu’da daha büyük bir savaş yaşanacağına ilişkin endişelerin yatışması ile altına olan güvenli liman talebi azalırken ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağına dair beklentiler, altın fiyatlarını baskıladı.

    Spot altın %0,9 düşüşle 2.370,45 dolara gerilerken Haziran vadeli altın %1,2 düşüşle 2.384,05 dolara indi.

    InvestingPro kullanın, profesyoneller gibi kazanın! %20 indirim kodu: INVTROZEL1A

    Kodu nasıl kullanacağınızdan emin değil misiniz? Adım adım gösterdiğimiz videoyu izleyebilirsiniz.

    Sorularınız için destek birimimize buradan ulaşın.

    İran-İsrail endişeleri azalırken altına olan talep düştü

    İran ve İsrail’in birbirlerine karşı saldırılar düzenlemesiyle, sarı metal son iki hafta içinde keskin bir şekilde güçlenerek 2.400 doları aşıp rekor seviyelere ulaşmıştı.

    Ancak İran’ın, Cuma günü İsrail saldırısının etkisini küçümsediği ve misilleme için acil bir planının olmadığını açıkladığı görüldü. Bu durum, iki ülke arasındaki çatışmanın şiddetlenmeyeceğine dair bazı umutları artırdı ve altına yönelik güvenli liman talebini bir miktar azalttı.

    Ancak bugün gelen bazı , Irak’taki güçlerin Suriye’deki bir ABD üssüne saldırı düzenlediğini gösterirken İsrail’in de Gazze’ye yönelik saldırısını sürdürdüğü görüldü.

    Bu durum, özellikle İsrail ve Hamas’ın bir ateşkes anlaşmasına varamaması nedeniyle Orta Doğu’daki gerilimleri canlı tutuyor.

    ABD’de faiz endişeleri devam ediyor

    Dolar beş ayın en yüksek seviyeleri yakınında sabitlenirken ABD Hazine tahvili getirileri, yatırımcıların daha uzun vadeli faizlere ilişkin endişelerini sürdürmesiyle yükseldi.

    Mart ayına ilişkin güçlü enflasyon verileri ve Fed yetkililerinden gelen şahin sinyaller, yatırımcıların, Fed’in Haziran ayında faiz indirimine gideceği beklentilerini büyük ölçüde fiyatladığını gösterdi.

    Böyle bir senaryonun külçe altına yatırım yapmanın fırsat maliyetini artırdığı düşünüldüğünde, daha uzun süre yüksek faiz oranları beklentisi, altın fiyatlarını baskılıyor.

    Altın ayrıca son zamanlarda aşırı alım bölgesine girmişti, bu da faizlerin uzun süre bu seviyelerde kalacağı beklentisiyle sarı metali kâr alımına karşı savunmasız hale getirdi.

    Diğer değerli metaller de düştü. Platin hafif bir düşüşle 943,80 dolara gerilerken gümüş %2,8 düşüşle 28,038 dolara indi.

    Bakır ve alüminyum fiyatları, arzda daralma beklentileriyle 2 yılın en yüksek seviyesinde

    Endüstriyel metaller arasında bakır ve alüminyum fiyatları, hafifçe yükselerek 2024 yılı için yeni zirvelere ulaşırken Rus metal ihracatına yönelik daha sıkı yaptırımların ardından arzın daralacağı beklentisi de fiyatları yüksek tuttu.

    Londra Metal Borsasında 3 ay vadeli bakır fiyatları %0,3 artışla 9.919,50 dolara yükselirken 1 aylık bakır fiyatları, %0,4 artışla 4,5105 dolara yükseldi. Her iki kontrat da yaklaşık iki yılın en yüksek seviyelerindeydi.

    Alüminyum %0,2 artışla 2.671 dolara yükselerek Haziran 2022’den bu yana gördüğü en yüksek seviyesine ulaştı.

  • Asya piyasaları küresel baskılar karşısında toparlanmaya hazırlanıyor

    Asya piyasaları küresel baskılar karşısında toparlanmaya hazırlanıyor

    Asya piyasaları Pazartesi günü, genel olarak önemli düşüşlerin yaşandığı zorlu bir önceki haftanın ardından toparlanma umuduyla açılacak. MSCI Japonya dışı Asya hisse senedi endeksi geçen hafta %3,7’lik bir düşüş yaşayarak Ağustos ayından bu yana en sert haftalık düşüşünü kaydetti ve son iki ayın en düşük seviyesine ulaştı. Bu düşüşte güçlü ABD doları, yükselen ABD tahvil faizleri ve küresel hisse senedi piyasalarındaki daha geniş çaplı istikrarsızlık gibi faktörlerin bir araya gelmesi etkili oldu.

    Wall Street’te S&P 500, Cuma günü piyasanın keskin bir düşüşle kapanmasıyla Ekim 2022’den bu yana en uzun kayıp serisini yaşadı. NASDAQ:NVDA’daki Nvidia’nın %10’luk bir düşüş yaşaması ve Nasdaq‘ın genel düşüşüne katkıda bulunmasıyla teknoloji sektörü özellikle ağır darbe aldı. Piyasadaki dalgalanmaya tepki olarak yatırımcılar Hazine tahvilleri, altın ve İsviçre frangı gibi geleneksel güvenli limanlara yöneldi.

    Hafta sonu Orta Doğu’da yeni bir gerginlik yaşanmamasına rağmen, İran ve İsrail arasındaki gerilim yatırımcılar için endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Buna ek olarak, son IMF/Dünya Bankası Bahar toplantılarının yetkilileri doların gücü konusunda endişelerini dile getirdi. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Güney Kore konuya ilişkin ortak bir bildiri yayınlarken, Avrupa Merkez Bankası’ndan Robert Holzmann, Federal Rezerv’in harekete geçmemesi halinde ECB’nin faiz oranlarını beklendiği kadar düşürmeyebileceğini belirtti. IMF, Asya merkez bankalarına Fed’in politikalarıyla çok yakından uyum sağlamak yerine yerel enflasyona öncelik vermelerini tavsiye etti.

    Döviz piyasalarında, Endonezya merkez bankası zayıflayan rupiyi istikrara kavuşturmak için cesur adımlar attı ve Hindistan rupisi muhtemelen merkez bankası müdahalesi nedeniyle Cuma günü rekor düşük seviyeden geri çekildi. Güney Kore merkez bankası da gerekirse döviz piyasasına müdahale etmeye hazır olduğunu belirtti. Bu arada, Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda, enflasyonun artmaya devam etmesi halinde faiz oranlarının yükselebileceğini belirtti. Ayrıca, son veriler hedge fonları ve spekülatörlerin net kısa yen pozisyonlarını 17 yılın en yüksek seviyesine çıkardığını gösteriyor.

    Pazartesi gününün ekonomik takvimi Endonezya’dan ticaret verilerinin ve Tayvan’dan işsizlik rakamlarının açıklanmasını içeriyor. Çin Merkez Bankası’nın bir yıllık ve beş yıllık kredi faiz oranlarını sırasıyla %3,45 ve %3,95’te tutması bekleniyor. Çin piyasaları ayrıca, geçtiğimiz Cuma günü açıklanan teknoloji sektörüne denizaşırı yatırım çekmeyi amaçlayan yeni önlemlere yanıt vermek için ilk fırsatını bulacak.

    Pazartesi günü piyasaların yönünü etkileyebilecek önemli gelişmeler arasında Çin’in faiz kararı, Endonezya’nın Mart ayı ticaret rakamları ve Tayvan’ın aynı ay için işsizlik oranı yer alıyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Villeroy, Orta Doğu’daki gerginliklere rağmen ECB’nin Haziran ayında faiz indirimine gideceğini söyledi

    Villeroy, Orta Doğu’daki gerginliklere rağmen ECB’nin Haziran ayında faiz indirimine gideceğini söyledi

    Fransa Merkez Bankası Başkanı Francois Villeroy de Galhau bugün (Pazar) yaptığı açıklamada, Orta Doğu’da devam eden gerginliklere rağmen Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Haziran ayından itibaren bir dizi faiz indirimi başlatma yolunda ilerlediğini belirtti.

    Villeroy’a göre Orta Doğu’daki mevcut durum, enerji fiyatlarında ECB’nin enflasyonu 2025 yılına kadar %2 hedefine indirmeyi amaçlayan faiz indirim stratejisinden sapmayı gerektirecek önemli artışlara yol açmadı.

    Villeroy’un ekonomi gazetesi Les Echos’a verdiği mülakatta yaptığı yorumlar, ECB’nin Perşembe günü yaptığı ve Haziran ayında bir faiz indirimi beklendiği yönündeki açıklamasını destekliyor. Villeroy, Orta Doğu’daki gerginliklerin izlendiğini ancak henüz petrol fiyatları ya da daha geniş enflasyon eğilimi üzerinde önemli bir etkiye yol açmadığını vurguladı. Villeroy, gelecekteki para politikası ayarlamalarının, artan petrol fiyatlarından kaynaklanan potansiyel şokların geçici ve sınırlı olup olmadığına veya emtia fiyatlarının ötesinde temel enflasyonu etkilemeye başlayıp başlamadığına bağlı olacağını belirtti.

    ECB’nin faiz oranlarını düşürme planı, politika yapıcıların ekonomiyi canlandırmaya ve enflasyon endişelerini gidermeye çalıştığı bir dönemde geldi. Enerji piyasasındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler enflasyon için risk olarak kabul edilse de, bu etkiler enflasyon oranlarındaki düşüşü durduracak kadar önemli olmamıştır.

    Villeroy ayrıca Haziran ayından sonraki faiz indirimlerinin “pragmatik bir hızda” gerçekleştirileceğini vurgulayarak, AMB’nin enflasyonu yönetirken Euro bölgesinin ekonomik büyümesini destekleme çabalarında temkinli ve ölçülü bir yaklaşıma işaret etti. Bu yaklaşım, merkez bankasının enflasyon hedefini takip ederken değişen ekonomik koşullara uyum sağlama taahhüdünü yansıtıyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.