Blog

  • Altın, kahve seti, ipek kumaş baskılı tablo! Savcılık, Alinur Aktaş için topu Sayıştay’a attı

    Altın, kahve seti, ipek kumaş baskılı tablo! Savcılık, Alinur Aktaş için topu Sayıştay’a attı

    Sayıştay, eski Başkan Alinur Aktaş’ın yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, sosyal etkinlikler için 83 bin 175 liralık altın, 57 bin liralık Türk kahvesi fincan seti, 91 bin 850 liralık Türk kahvesi satın alındığı, Başkan’ın konuklarına alınan ipek kumaş baskılı tabloya 117 bin 900, muhtarlara dağıtılmak üzere bin 200 adet saate ise 48 bin lira ödendiğini tespit etmişti.

    GENELGEYE AYKIRI ORGANİZASYONLAR

    Sayıştay raporunda, hediye dağıtımı eleştirilmiş, genelgeye aykırı yapılan organizasyonlar sıralanmıştı. Bursa Festivali, Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali (3 milyon 997 bin 200 TL), Fotoğraf Festivali (1 milyon 184 bin 755 TL), Makedonya ve Kosova Sünnet Şöleni (240 bin TL) de bu organizasyonlar arasında yer almıştı.

    “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK” VE “DOLANDIRICILIK”

    Halkçı Hukukçular, dönemin belediye başkanı Alinur Aktaş ve tespit edilecek diğer şüpheliler hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “dolandırıcılık” suçlarından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na 29 Aralık 2022 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştu.

    İŞLEM YAPILMASINA YER OLMADIĞINA…

    Halkçı Hukukçular’ın suç duyurusunu işleme alan savcılık, 22 Şubat 2024 tarihinde Aktaş ve diğer şüpheliler hakkındaki şikayetle ilgili “işlem yapılmasına yer olmadığına” karar verdi. Başsavcılık, Aktaş ve diğer şüpheliler hakkında soruşturma yapılması için Sayıştay’ın suç duyurusunda bulunabileceğini belirtti.

    Kararda, özetle şu ifadelere yer verildi; “Sayıştay Bakanlığı’nca düzenlenen ve sonuçları yayınlanarak kamuoyuna açıklanan denetim raporlarının, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması ile mali işlem ve eylemlerin yerine getirilmesinde idarelere yol gösterici nitelik taşıması, bunların Sayıştay’ın genel denetim faaliyetinin sonucu düzenlenmiş raporlar olması, suç tespiti ve ihbarı niteliğinde olmayıp kamu idarelerine rehberlik etme amacıyla oluşturulan tavsiye ve öneri niteliğinde olması, Sayıştay Başkanlığı’nca yapılan denetim ve incelemeler sırasında tespiti yapılan ve konusu suç teşkil eden iş ve işlemler varsa, denetim raporlarından farklı olarak hazırlanan raporlarla sorumluların bağlı olduğu kamu idaresine veya suçun niteliğine göre doğrudan soruşturma yapılmak üzere cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulabileceği hususları değerlendirildiğinde, ilgili kurum tarafından başsavcılığımıza intikal edilen bir suç duyurusunun da bulunmadığı anlaşılmakla, ilgili belediye başkanı ve diğer görevliler hakkında soruşturma işlemine başlanmadığı, bu nedenle iddialar nedeniyle görevliler hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildi.”

    Kaynak: ANKA / Politika
  • ABD Temsilciler Meclisi, Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık yardımı onayladı

    ABD Temsilciler Meclisi, Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık yardımı onayladı

    Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, Kiev yönetiminin Rusya’ya karşı verdiği savaşta, stoklarının erimek üzere olduğu bir dönemde, 6 aylık siyasi çıkmazı sonlandırarak, İsrail ve Tayvan yardımlarıyla 95 milyar doları bulan tasarıyı onayladı.

    Temsilciler Meclisinin Cumhuriyetçi başkanı Mike Johnson, Demokratlarla hareket ederek, kendi partisindeki itiraz oylarını bastırırken, yasa tasarısı iki partinin desteğiyle 122 ret oyuna karşın 311 evet oyuyla kabul edildi.

    BİDEN VE SENATO’NUN SALI GÜNÜ ONAYLAMASI BEKLENİYOR

    ABD Başkanı Joe Biden ve Demokratların çoğunluğundaki Senatonun da söz konusu yardım paketini muhtemelen salı günü onaylaması bekleniyor.

    Temsilciler Meclisinden geçen 95 milyar dolarlık paket, 61 milyar dolarlık Ukrayna yardımının dışında, İsrail’e 26 ve Hint-Pasifik bölgesinin (Tayvan) güvenliğine 8 milyar dolar yardım yapılmasını da içeriyor.

    İsrail’e ayrılan 26 milyar dolarlık paketin içindeki 9 milyar dolarlık bölümün Gazze dahil çeşitli savaş bölgelerinde kullanılmak üzere insani yardımlara ayrılması öngörülüyor.

    BİDEN’DAN BAĞIMSIZ TASARILARA DESTEK

    ABD Başkanı Joe Biden, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson tarafından sunulan yardım tasarısına destek verdiğini belirtmişti.

    Biden, yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail ve Ukrayna’ya kritik desteği sağlayacak, aynı zamanda Gazze’deki Filistinlilere insani yardım temin edecek ve Hint-Pasifik bölgesinde güvenlik ve istikrarı güçlendirecek bu paketi güçlü şekilde destekliyorum.” ifadesini kullanmıştı.

    Biden, tasarıyı Kongreden geçip masasına geldiği anda hızlıca imzalayacağını bildirmişti.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Biden’ın onayına sunulacak! ABD’de Tiktok’un yasaklanmasını içeren yasa tasarısı kabul edildi

    Biden’ın onayına sunulacak! ABD’de Tiktok’un yasaklanmasını içeren yasa tasarısı kabul edildi

    Temsilciler Meclisi’nde yapılan oylamada, Çinli sosyal medya platformu TikTok’un ABD’deki varlıklarının başka bir şirkete satılmaması halinde ülkede yasaklanmasını içeren yasa tasarısı kabul edildi.

    TİKTOK ABD’DE YASAKLANIYOR

    ABD’nin TikTok ile savaşı sürüyor. Temsilciler Meclisi’nde bugün sosyal medya platformu TikTok için oylama yapıldı. Mecliste yapılan oylamada, Çinli ByteDance şirketinin sahibi olduğu sosyal medya platformu TikTok’un ABD’deki varlıklarının başka bir şirkete satılmaması durumunda ülkede yasaklanmasını içeren yasa tasarısı 58’e karşı 360 oyla kabul edildi.

    BIDEN’IN ONAYINA SUNULACAK

    Tasarıya göre, ByteDance’ın TikTok’u elden çıkarması için 6 aydan 1 yıla kadar süresi var. Tasarıda, ABD Başkanı Joe Biden’ın satış konusunda ilerleme kaydedildiğini tespit etmesi halinde satış süresinin 90 gün daha uzatılabileceği de ifade edildi. Temsilciler Meclisi’nden geçen yasa tasarısı, Senato’daki oylamanın ardından Biden’ın onayına sunulacak.

    ABD Başkanı Joe Biden

    “AMERİKALILARIN TELEFONLARINDA CASUS BALONU”

    Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Michael McCaul oylamanın ardından yaptığı açıklamada, Bu tasarı Amerikalıları ve özellikle de Amerikalı çocukları TikTok uygulamasındaki Çin propagandasının kötü etkisinden koruyor. Bu uygulama Amerikalıların telefonlarında bir casus balonudur” dedi.

    BIDEN, “YASAYI GEÇİRİRLERSE ONAYLAYACAĞIM” DEMİŞTİ

    TikTok tarafından bu hafta başında yapılan açıklamada ise, 170 milyon Amerikalının ifade özgürlüğünü ayaklar altına alacak, 7 milyon işletmeye zarar verecek ve ABD ekonomisine yılda 24 milyar dolar katkıda bulunan bir platformu kapatacak bir yasa tasarısını bir kez daha araya sıkıştırmak için önemli dış ve insani yardım kılıfını kullanması talihsiz bir durumdur” ifadelerini kullanmıştı. ABD Başkanı Biden ise, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Eğer yasayı geçirirlerse, onaylayacağım” şeklinde konuşmuştu.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • AK Partili Nihat Zeybekci: Katliamı kınıyoruz eyvallah ama İsrail ile serbest ticaret anlaşmamız var

    AK Partili Nihat Zeybekci: Katliamı kınıyoruz eyvallah ama İsrail ile serbest ticaret anlaşmamız var

    Gazze Şeridi’nde saldırılarını sürdüren İsrail‘e uygulanan ihracat kısıtlamasının kapsamına ilişkin tartışmalar sürerken, AK Partili Nihat Zeybekci’nin Türkiye- İsrail arasındaki ticaret anlaşmasına ilişkin sözleri tepki çekti.

    Ticaret Bakanlığı nisan ayı başında İsrail‘le ihracata kısıtlama getirilmiş, kararın inşaat demirinden, çelik tellere kadar toplam 54 ürünü kapsayacağını duyurmuştu. Sonrasında birçok siyasetçi kısıtlamanın kapsamının genişletilmesi için hükümete çağrıda bulundu. Konuyla ilgili talepler iletilmeye devam ederken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Sorumlusu Nihat Zeybekci’den dikkat çeken bir açıklama geldi.

    “6 SATIP 1 ALDIĞIMIZ BİR ÜLKE”

    İzmir’de mermer ve doğaltaş fuarında konuşan Zeybekci, ” İsrail‘de çok önemli bağlantıları olan arkadaşlarımız da var. Yani eyvallah, İsrail‘in Filistin’de, Gazze’de Müslümanlara yaptığı soykırımı, katliamı, bebek katliamını nefretle, şiddetle kınıyoruz. Eyvallah, buna diyecek hiçbir şey yok ama diğer taraftan da ticaretin hiç kimseye zarar vermeyen bölümleriyle ilgili de.. Çünkü bizim İsrail serbest ticaret anlaşmamızın olduğu bir ülke, yani 6 satıp 1 aldığımız bir ülke. O anlamda, daha hassas olmamız gerektiğine inanıyorum. Bununla ilgili de arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Ekonomi koordinasyonuyla, ilgili bakanlarımızla, bunu gündeme alıp biraz daha hassas bir ayardan geçmesi gerektiğine, ben şahsi olarak inanıyorum” dedi.

    “SÖYLEDİĞİM HER KELİMENİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM”

    Sözleri tepki çeken Zeybekci, gelen eleştirilere sosyal medyadan yanıt verdi. Zeybekci açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Söylediğim her kelimenin sonuna kadar arkasındayım. Ucuzcu tacirler hariç, konuyu yanlış anlayabilecek akıl ve sağduyu sahipleri için yazılı olarak tekrar anlatıyorum. İsrail’le serbest ticaret anlaşması olan birkaç ülkeden biriyiz, Mavi Marmara zamanında da askıya alınmayan bu anlaşmayla Filistinli kardeşlerimiz de Türk mallarını serbestçe satın alabiliyorlar. Bunun da katkısıyla ticaret dengemiz 1 e 6 bizim lehimizedir. Söylediğim kayda alma yöntemi yasak ürün listesinden daha etkin bir yöntemdir. İsrail’e yapılan tüm ihracatın kayda alınması ile her ürün kayda alınarak izin verilirken satılan her ürün ve şirket de kontrol edilir. Bu sayede şu anda yüzlerce milyon dolarlık ihale alarak onlarca milyon dolar teminat mektubu veren şirketlerimizin mağduriyetleri gibi daha birçok mağduriyetin önüne geçmiş oluruz. Onlarca Filistinli şirketin mağduriyetleri de engellenmiş olur.

    “CUMHURBAŞKANIMIZIN HASSASİYETİNİN ZEKATI 77 CEDDİNİZE YETER”

    Söylediğim yasak liste yerine tam kontrol demektir. Sözlerimi tekrar ediyorum. “DAHA HASSAS OLMAK”. Bize İslamiyet ve Filistin hassasiyeti dersi vermeye kalkan hadsizlere de sözüm, bizim hassasiyetimizin zekatı sizin 7 ceddinize, Cumhurbaşkanımızın hassasiyetinin zekatı ise 77 ceddinize yeter.”

    Kaynak: Haberler.com / Ekonomi
  • IMF, BOJ’a temkinli faiz artırımı yaklaşımını tavsiye ediyor

    IMF, BOJ’a temkinli faiz artırımı yaklaşımını tavsiye ediyor

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Japonya Merkez Bankası’na (BOJ) faiz artışları konusunda ihtiyatlı davranmasını tavsiye etti. IMF’nin Japonya misyon şefi Nada Choueiri, IMF ve Dünya Bankası’nın Washington’daki bahar toplantıları sırasında, enflasyon beklentilerine ilişkin bazı göstergelerin BOJ’un %2’lik hedefine yaklaşmasına rağmen, diğerlerinin henüz bu seviyeye ulaşmadığının altını çizdi.

    Choueiri, zayıf bir yenin Japonya’nın ekonomik büyümesi üzerindeki faydalarını vurgulayarak, ülkenin döviz kurlarında esnekliği sürdürmesini savundu. Bu duruş, Japon yetkilileri para birimini desteklemek için döviz piyasasına müdahale etmeyi düşünmeye sevk eden yenin önemli düşüşlerinin ortasında geldi. Ancak 2022’nin sonlarından bu yana böyle bir müdahale gerçekleşmedi.

    IMF’nin Japonya misyon şefi, Japonya’nın tüketim büyümesine olan güvenini dile getirerek, küçük firmalara da yayılması beklenen “çok güçlü” ücret artışları nedeniyle yılın ikinci yarısında güçleneceğini öngördü. Enflasyonun 2026 yılına kadar %2’lik hedefe sürdürülebilir bir şekilde ulaşacağını ve bunun da BOJ’a faiz oranlarını arttırma fırsatı vereceğini öngördü.

    Bu tür artışların zamanlaması ve kapsamı, gelen verilere ve küresel parçalanma, jeopolitik gerilimler ve iç tüketim belirsizlikleri dahil olmak üzere ekonomik görünümle ilgili risklere bağlı olacaktır.

    Choueiri, BOJ’un kademeli yaklaşımına katıldığını belirterek, büyüme ve enflasyona yönelik dengeli riskler göz önüne alındığında kademeliliğin önemini vurguladı. BOJ, Mart ayında sekiz yıl süren negatif faiz oranlarını sonlandırarak uzun süredir devam eden agresif parasal teşvikten önemli bir politika değişikliğine işaret etti.

    Piyasa oyuncuları Japonya Merkez Bankası’nın bu yıl yeni bir faiz artırımına gitmesini beklerken, beklentiler Temmuz ya da Ekim-Aralık çeyreği üzerinde yoğunlaşıyor.

    Şirket ve hane halkı enflasyon beklentilerinin BOJ’un hedefiyle uyumlu hale geldiğine dair işaretler olsa da, piyasa enflasyon beklentileri henüz %2 seviyesine ulaşmış değil. Bu tutarsızlık IMF’nin BOJ’a faiz oranı ayarlamaları konusunda temkinli bir duruş sergilemesi tavsiyesinin temelini oluşturuyor. Choueiri, bunun BOJ’un kendi açıklamalarıyla uyumlu olduğunu ve doğru hareket tarzı olduğuna inandığını belirtti.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • AB, Apple’ın NFC erişim teklifini önümüzdeki ay onaylamaya hazırlanıyor

    AB, Apple’ın NFC erişim teklifini önümüzdeki ay onaylamaya hazırlanıyor

    Mobil ödeme sistemleri için önemli bir gelişme olarak, Apple Inc. (NASDAQ:AAPL) şirketinin yakın alan iletişimi (NFC) teknolojisini rakiplerine açma önerisi için Avrupa Birliği antitröst düzenleyicilerinden önümüzdeki ayın başlarında onay alması bekleniyor. Bu hamle, şirketin rakiplerinden ve müşterilerinden gelen geri bildirimlerin ardından bazı şartlarda düzenlemeler yapmasının ardından geldi.

    Karar, daha önce Apple’ı mobil cüzdanlar için dokun ve git teknolojisine erişimi kısıtlayarak rekabeti engellemekle suçlayan Avrupa Komisyonu’nun dört yıllık soruşturmasının sonu olacak. Davanın çözüme kavuşturulmasıyla Apple, görevi kötüye kullanma suçlamasından ve küresel yıllık gelirinin %10’una kadar çıkabilecek olası bir para cezasından kurtulmuş olacak.

    Apple’ın Apple Pay mobil cüzdanının ayrılmaz bir parçası olan NFC, temassız ödemeleri kolaylaştırıyor. Ocak ayında Apple, rakiplerinin iPhone ve iPad’ler de dahil olmak üzere çeşitli Apple cihazlarındaki NFC’ye ücretsiz olarak erişmelerine izin vermeyi teklif etti. Bu erişim, Apple Pay veya Apple Wallet kullanma zorunluluğu olmaksızın verilecek ve adil, ayrımcı olmayan kriterlere dayanacaktı.

    Apple tarafından sunulan ek işlevler arasında tercih edilen ödeme uygulamalarının varsayılan olarak ayarlanabilmesi, FaceID gibi kimlik doğrulama özelliklerine erişim, istenmeyen bildirimleri önlemek için bir bastırma mekanizması ve bir anlaşmazlık çözüm mekanizmasının kurulması yer alıyor.

    Süresi 10 yıl olarak belirlenen teklif, rakiplerin ve müşterilerin endişelerini gidermek üzere Apple tarafından revize edildi. Avrupa Komisyonu, Apple’ın teknik detayları tamamlamasıyla birlikte kesin zamanlama değişebilecek olsa da, Mayıs ayı en olası zaman dilimi olmak üzere yazdan önce teklifi kabul etmeyi hedefliyor.

    Bu gelişme, Apple’a AB tarafından yakın zamanda verilen ve Spotify (NYSE:SPOT) gibi şirketleri etkileyen müzik akışı pazarındaki rekabeti kısıtladığı gerekçesiyle şirketin 1.84 milyar Euro (2 milyar $) para cezasına çarptırıldığı antitröst cezasının ardından geldi. Geçtiğimiz ay verilen ceza, Apple’ın AB’den aldığı ilk antitröst cezasını temsil ediyor.

    Apple’ın NFC erişim teklifinin onaylanmasının, daha rekabetçi bir ortamı teşvik ederek ve tüketicilere daha geniş bir ödeme seçeneği yelpazesi sunarak Avrupa’daki mobil ödeme ortamını yeniden şekillendirmesi bekleniyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Trump medya hisseleri açığa satış endişeleriyle yükseliyor

    Trump medya hisseleri açığa satış endişeleriyle yükseliyor

    Trump Media & Technology Group (TMTG) hisseleri, şirketin hisselerinin “çıplak” açığa satışını önlemek için Nasdaq’tan yardım talep etmesinin ardından bugün %3’ün üzerinde bir artış kaydetti. TMTG, yakın tarihli bir Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu dosyasında ortaya çıktığı üzere, Nasdaq CEO’suna “potansiyel piyasa manipülasyonu” endişelerini iletti.

    TMTG’nin CEO’su Devin Nunes, başvurusunda 3 Nisan 2024 itibariyle DJT adlı hisselerinin ABD’de açığa satış yapmanın en maliyetli olduğu hisse olduğuna dikkat çekerek, aracıların var olmayan hisseleri ödünç vermek için güçlü bir mali güdüye sahip olabileceğini öne sürdü.

    Nunes ayrıca dört piyasa katılımcısını -Citadel Securities, Virtu Americas, G1 Execution Services ve Jane Street Capital- DJT hisselerindeki işlem hacminin önemli bir kısmından sorumlu olarak tanımladı.

    Bu iddialara yanıt olarak Citadel sözcüsü, Nunes’in hisse senedi fiyatındaki düşüşü “çıplak açığa satışa” bağlamaya çalıştığını belirtirken Citadel’in dürüstlüğe olan bağlılığını vurguladı. Virtu Americas, G1 Execution Services ve Jane Street Capital henüz konuyla ilgili yorum yapmadı.

    Bu gelişme, TMTG’nin hisselerinin geçen ay Nasdaq’taki güçlü bir ilk işlem seansının ardından yüksek volatilite yaşadığı bir zamanda geldi. Borsanın kendisi TMTG’nin talebine ilişkin sorulara yanıt vermedi. Yine de bir Nasdaq sözcüsü, borsanın piyasalarda likidite, şeffaflık ve dürüstlüğe olan bağlılığını yineledi.

    Çıplak açığa satış, bir yatırımcının hisselerin ödünç alınabilirliğinden emin olmadan hisseleri açığa sattığı tartışmalı bir uygulamadır. Bu uygulama, piyasa adaletini korumayı amaçlayan düzenleyici izleme ve uygulama çabalarının odak noktası olmuştur.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • P&G düşük maliyetler nedeniyle çekirdek kâr görünümünü yükseltti

    P&G düşük maliyetler nedeniyle çekirdek kâr görünümünü yükseltti

    Procter & Gamble Co. 2024 mali yılı temel kazanç tahminini güncelleyerek, azalan emtia maliyetleri ve temizlik ve ev ürünlerinin artan fiyatlandırması nedeniyle beklenen daha yüksek büyümenin sinyalini verdi. Şirket, daha önce 800 milyon dolar olarak öngördüğü olumlu emtia maliyetlerinden vergi sonrası yaklaşık 900 milyon dolarlık bir fayda bekliyor.

    Güncellenen tahmin, hisse başına çekirdek kazancın %10 ila %11 oranında artacağını ve daha önceki %8 ila %9’luk tahmini aşacağını gösteriyor. Bu ayarlama, şirketin hammadde fiyatlarında pandemi sırasındaki yüksek seviyelerden bir düşüş yaşaması ve yüksek üretim giderlerinden bir rahatlama sağlamasıyla gerçekleşiyor.

    Kârdaki olumlu görünüme rağmen, P&G’nin üçüncü çeyrek net satışları geçen yılın aynı çeyreğindeki 20,07 milyar dolardan hafif bir artışla 20,20 milyar dolara yükseldi. Ancak bu rakam LSEG verilerine göre ortalama analist beklentisi olan 20,41 milyar doları karşılayamadı. Satış raporuna cevaben Procter & Gamble hisseleri piyasa öncesi işlemlerde marjinal bir düşüş yaşadı.

    Tüketim malları üreticisi, yüksek genç işsizliği, durgun emlak sektörü ve deflasyonist baskılar nedeniyle tüketici harcamalarının zayıfladığı ikinci en büyük pazarı Çin’de zorluklarla karşılaştı. Bu sorunlar P&G’nin güzellik markası SK-II’nin satışlarını etkileyerek ABD ve Avrupa’daki günlük ürünlerin istikrarlı satışlarını dengeledi.

    Procter & Gamble, üçüncü çeyrekte ürün kategorilerinde %3’lük bir fiyat artışı kaydederken, satış hacimlerinin sabit kaldığını bildirdi. Şirkete atfedilebilir net gelir, 31 Mart’ta sona eren çeyrekte 3,75 milyar dolara veya hisse başına 1,52 dolara yükselirken, bir önceki yılın karşılaştırılabilir döneminde 3,40 milyar dolar veya hisse başına 1,37 dolardı.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Bank of America, Orta Doğu’daki gerilimin stagflasyona yol açabileceği uyarısında bulundu

    Bank of America, Orta Doğu’daki gerilimin stagflasyona yol açabileceği uyarısında bulundu

    Bank of America Securities analistlerinin Cuma günü yayınladıkları bir rapora göre, Orta Doğu’da artan gerilim borsada enflasyonla birlikte bir durgunluk dönemine yol açabilir.

    Finans kuruluşu, jeopolitik istikrarsızlığın devam edeceğini ve İran ile İsrail arasındaki dolaylı çatışmalardan doğrudan çatışmalara geçişin orta vadede ekonomi ve siyaset üzerinde ciddi sonuçları olabileceğini öngörüyor. Ayrıca İsrail’den gelebilecek herhangi bir ani askeri tepkinin bölgedeki gerilimi ve istikrarsızlığı artırabileceğine dikkat çekiliyor.

    Bank of America Securities, jeopolitik olayların neden olduğu emtia fiyatlarındaki ani artışların, hem durgunluğa hem de enflasyona yol açabileceği için finansal piyasaların başa çıkması en zor öngörülemez faktörlerden bazıları olduğunu belirtti.

    Bank of America Securities, küçük çaplı bir çatışma durumunda piyasa istikrarında herhangi bir kesinti olmayacağını beklemektedir. Bununla birlikte, açık bir savaş durumunda, petrol fiyatlarının varil başına 30 dolardan 40 dolara keskin bir şekilde yükseleceğini tahmin ediyorlar.

    Daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmanın gerçekleştiği bir senaryoda, Brent ham petrol fiyatlarının uzun bir süre için varil başına 150 dolara çıkabileceğini tahmin ediyorlar. Bank of America Securities, Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Avro Bölgesi ve Japonya ekonomilerinin, Tüketici Fiyat Endeksi sepetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan enerjiye bağımlılıkları nedeniyle en hassas ekonomiler olduğuna inanıyor.

    Bu makale yapay zeka yardımıyla üretilmiş ve tercüme edilmiştir ve bir profesyonel tarafından düzenlenmiştir. Daha fazla ayrıntı için lütfen Hüküm ve Koşullarımıza bakınız.

  • Altın ve Bitcoin ABD borç endişeleriyle yükseldi

    Altın ve Bitcoin ABD borç endişeleriyle yükseldi

    Amerika Birleşik Devletleri’nin artan hükümet borcuna ilişkin endişeler arttıkça yatırımcılar giderek daha fazla altın ve bitcoin’e yöneliyor ve mali durum bu piyasaları Hazine piyasasından daha fazla etkiliyor gibi görünüyor.

    ABD bütçe açığı 2023 mali yılında 1,7 trilyon dolara ulaştı ve 2034 yılına kadar 2,6 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Kamuya ait ABD devlet borcunun 2023 mali yılında kaydedilen %97’lik orandan önemli bir artışla 2028 yılında GSYH’nin %106’sına ulaşması beklenmektedir.

    Bu borcun faiz ödemeleri artık bütçenin daha büyük bir bölümünü tükettiğinden ve zaman zaman ulusal savunma harcamalarını aştığından, borçtaki büyüme gözden kaçmadı. Bu gidişat, enflasyon ve devalüasyona karşı geleneksel koruma araçları olan bitcoin ve altının cazibesini artırdı. Altın, geçen hafta ons başına 2.431 dolara ulaşan fiyatıyla özellikle güçlü bir artış gösterdi.

    Endişelere rağmen, büyük ölçüde Federal Rezerv faiz oranı politikalarından etkilenen Hazine getirileri, uzun vadeli mali riskleri tam olarak yansıtmadı. Fed’in büyümeyi teşvik etmek için aralıklı olarak Hazine tahvili satın alması da getirileri ve dolar arzını etkiledi.

    Altın ve bitcoin talebi, 2020’deki COVID-19 salgını sırasında arz kesintileri ve hükümet harcamalarından kaynaklanan enflasyonun devam etmesiyle daha da arttı. George Mason Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Lawrence H. White, bu varlıklara olan ilginin kısmen son yıllardaki istikrarsız enflasyondan kaynaklandığına dikkat çekti.

    Dahası, bitcoin yeni borsa yatırım fonlarının (ETF’ler) piyasaya sürülmesinden yararlandı ve tarihsel olarak fiyatını artırma eğiliminde olan bir “yarılanma” olayına yaklaşıyor. Mart ayında bitcoin 73.803 dolarla rekor seviyeye ulaştı.

    Altına olan ilgi, merkez bankalarının faiz indirim beklentileri ve rezervlerini çeşitlendirmek ve olası ABD yaptırımlarına karşı korunmak isteyen yabancı merkez bankalarının alımlarından da kaynaklanıyor.

    Bu faktörlere rağmen, DataTrek Research’ün kurucu ortağı Nicholas Colas’ın işaret ettiği gibi, bazı Hazine piyasası göstergeleri, tahvillerin henüz kötüleşen bir mali görünümü fiyatlamadığını gösteriyor.

    Örneğin, 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirileri üç aylık tahvillerin altında kalmaya devam ediyor ve 10 yıllık reel getiriler, borcun GSYH’ye oranının önemli ölçüde düşük olduğu 2003-2007 dönemindeki seviyelere benziyor. Colas, Hazine yatırımcılarının doları hala rezerv para birimi ve ABD Hazine tahvillerini nispeten güvenli yatırımlar olarak gördüğünü vurguladı.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.