Etiket: Artış

  • İflaslar 2023’te yüzde 21 artacak

    İflaslar 2023’te yüzde 21 artacak

    İSTANBUL (İGFA) – Allianz Trade’nin yayımladığı Küresel İflas Raporu’na göre endkesin önümüzdeki birkaç yıl daha yükselmeye devam edeceği belirtiliyor.

    İflas seviyelerini analiz ettiği ülkelerin 2023 yılı için yarısında, 2024 yılı için ise beşte üçünde salgın öncesi rakamların aşılması olası görünüyor.

    Avrupa’da, iflasların 2023 yılında Fransa’da yıllık yüzde 41 artarak 59 bine, İngiltere’de yüzde 16 artarak 28 bin 500’e, Almanya’da yüzde 22 artışla 17 bin 800’e ve İtalya’da ise yüzde 24’lük artışla 8 bin 900’e ulaşması bekleniyor. ABD’de ise daha sıkı kredi koşulları ve belirgin ekonomik yavaşlamanın bir sonucu olarak 2023 yılında iflaslarda yüzde 49’luk bir artışın olacağı tahmin ediliyor.

    BÜYÜK ÇAPLI İFLASLARDA ARTIŞ DEVAM EDİYOR

    Rapora göre, iflasların büyük çoğunluğunu küçük ve orta ölçekli işletmeler oluştursa da eğilim yavaş yavaş büyük firmalara da yayılmaya başlıyor. Bu durum da bir domino etkisi riski yaratıyor.

    Küresel düzeyde, büyük çaplı iflasların sayısının 2022 yılının son çeyreğinde 88 adede ulaşarak pandemi öncesi seviyelerin biraz üzerine çıktığı belirtilen raporda, 2022 yılının tamamı için küresel sayıya en fazla katkıda bulunan üç sektörün inşaat, perakende ve hizmet sektörü olduğu vurgulanıyor.

    Küresel büyümenin 2023 yılında yüzde 2,2 ile yavaşlamasının da beklendiği ifade edilen raporda, 2024 yılında ise ılımlı bir toparlanma olacağı tahmin ediliyor.

    Ancak bu toparlanmanın iflaslarda bir düşüşü tetikleyecek seviyelerin altında kaldığı belirtilen rapora göre, düşük büyümeye ek olarak, kârlılık üzerindeki baskının artması, nakit tamponlarının zayıflaması ve daha sıkı finansman koşulları iflasların yeniden artmasına neden olabilir.

    İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle, iflaslarda domino etkisine dikkat çekerek, “50 milyon Euro’dan fazla geliri olan şirketler için iflas sayısı şu anda pandemi öncesi seviyelerin biraz üzerinde. İnşaat, perakende ve hizmetler en çok etkilenen sektörler. Düşük büyüme, kârlılık üzerindeki baskı ve sıkı finansman koşulları, en kırılgan şirketlerin dayanıklılığını test ediyor. Bu şirketler arasında en az fiyatlandırma gücüne sahip sektörler ise; tekstil, hizmet, perakende, ulaşım, inşaat ve dayanıklı tüketim gibi ücret odaklı ve faiz artışı maliyetlerine en çok maruz kalan sektörler” diye konuştu.

  • Deprem bölgesine yatırımlar inşaat sektörünü hareketlendirecek

    Deprem bölgesine yatırımlar inşaat sektörünü hareketlendirecek

    İSTANBUL (İGFA)- İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun Nisan 2023 sonuçları açıklandı.

    Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu’nun Nisan 2023 sonuçlarına göre, inşaat malzemeleri sanayi üretimi 2023 yılının şubat ayında 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 10,3 azaldı.

    Raporda üretimin, 22 alt sektörden 15’inde gerilediği, 7’sinde ise arttığı belirtildi.

    En yüksek artış yüzde 35,6 ile metal kapı ve pencere sektöründe yaşanırken, ikinci sırada yüzde 23,3 artış ile ahşap inşaat malzemeleri, üçüncü sırada ise yüzde 15,3 ile elektrikli aydınlatma ekipmanları yer aldı.

    Şubat ayında yaşanan deprem afeti ile birlikte üretimin büyük ölçüde durduğunun altı çizilen raporda yaşanan bu olumsuz durumun, üretim üzerindeki etkisinin mart ayından itibaren azaldığı aktarıldı.

    DEPREM BÖLGESİNE YAPILACAK YATIRIMLAR SEKTÖRÜ HAREKETLENDİRECEK

    Yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen Türkiye İMSAD raporunda,şubat ayında yaşanan deprem felaketi sonrası inşaat sektöründe depremselliğin en önemli belirleyici haline geldiği vurgulandı. Bu çerçevede öncelikle depremin yaşandığı 11 ildeki konut, konut dışı bina ve alt yapı yeni yatırımları sektörde iş potansiyeli yarattı. Yine bölgedeki onarım ve güçlendirme faaliyetlerinin de özellikle yenileme pazarını canlandıracağı belirtildi.

    Raporda, 14 Mayıs’ta yapılacak genel seçimler sonrası inşaat malzemeleri sanayisini etkileyecek birçok gelişmenin yaşanması öngörüldü. Söz konusu gelişmelerin bir bölümünün doğrudan sektöre yönelik olması beklenirken, bir bölümünün de ekonomi politikalarına bağlı dolaylı gelişmeler olması bekleniyor.

    Rapora göre, ekonomi politikalarındaki değişim olasılığı da sektörleri etkileyecek.

    Faiz oranları ve döviz kurlarındaki artışların ilk aşamada maliyet ve fiyat artışları ile sektörlerde sınırlayıcı etki yapması bekleniyor. Yine bütçedeki tasarruf ihtiyacı da kamu yatırımlarını ve inşaatlarını sınırlayabilecek. Döviz kurlarındaki olası artışlar ise malzeme ihracatını destekleyecek.

  • Vegan ürünler satış rekoru kırarken hayvansal gıdalarda önemli düşüş var

    Vegan ürünler satış rekoru kırarken hayvansal gıdalarda önemli düşüş var

    Küresel araştırmalar, bitki bazlı gıdaların satışlarındaki rekor seviyelere işaret ederken hayvansal gıdaların satışlarında da büyük kayıplar olduğunu ortaya koyuyor.

    The Good Food Institute Europe’un (GFI Europe) 13 Avrupa ülkesinde yaptığı araştırma, 2022 yılında bu ülkelerde bitki bazlı gıda satışlarının 5,7 milyar euro’ya ulaştığını gösterdi. Bitki Bazlı Gıdalar Derneği ile The Good Food Institute’nün (GFI) ABD’de yaptığı araştırma ise bitki bazlı gıdaların perakende satışlarının 2022 yılında ABD’de 8 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştığına işaret etti. İki kıtadaki bu rekorlara karşılık Türkiye’de bu verilere ulaşamıyoruz ama artık vegan gıdalar daha görünür, ulaşılabilir ve yaygın tüketilmeye başladı.

    Bitkisel süt yüzde 20 büyüdü

    Vegan versiyonları rekorlar kırarken Avrupa’da hayvansal et ve süt satışları ise düşüyor.

    Önce GFI Europe verilerine bakalım:

    Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, İspanya, İsveç ve İngiltere’yi içeren 13 Avrupa ülkesinde, 2022’de vegan ürün satışları 5,7 milyar euro’ya ulaştı. Bugünkü euro/dolar paritesinden yapılan kaba bir hesapla 6,2 milyar dolara işaret ediyor. Bu rakam 2020 yılına göre yüzde 22’lik artışı gösteriyor.

    Vegan et alternatifleri bu büyümeye büyük katkı verirken vegan peynir ve vegan deniz ürünlerine artan talep de önemli gelişme gösterdi. Buna karşılık bazı hayvansal protein kategorilerinde satış rakamları düştü.

    GFI Europe, vegan et ürünlerinin 2020’den 2022’ye kadar birim satışlarında yüzde 21’lik, bitkisel sütün ise yüzde 20’lik bir artış elde ettiğini duyurdu. Bitkisel süt yalnızca geçen yıl 2,21 milyar euro kazandı. Aynı dönemde hayvansal kaynaklı et ve süt satışları sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 9 azaldı.

    144 milyon euro’luk vegan peynir pazarı

    Vegan peynir pazarı ise hızlı büyüme göstererek toplam 144 milyon euro’luk pazar değerine ulaştı. Bu rakam 2020 ile 2022 yılları arasında satışlarda yüzde 102’lik bir artış yaşandığını ve hayvansal peynirin büyümesinden 10 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

    Bitkisel yoğurdun birim satışları yüzde 16 artarken, konvansiyonel yoğurdun birim satışları yüzde 4 düştü. 2020’den 2022’ye en yüksek büyüme verisini ise vegan deniz ürünleri sektörü gösterdi. İki yıllık dönemde vegan deniz ürünlerinin satış rakamları yüzde 343 arttı. Vegan deniz ürünleri pazarı, GFI Europe’a göre, bitki bazlı gıdaların en az gelişmiş alanı olmaya devam ediyor.

    Muazzam büyümeye rağmen 2022’de yalnızca 43 milyon euro’luk satış kaydedildi. Bitki bazlı krema, dondurma ve yemeklik ürün kategorilerinde de yüzde 79’luk bir artış gördü.

    Hükümetlerin teşviki önemli

    GFI Avrupa Kıdemli Kurumsal İlişkiler Müdürü Carlotte Lucas, şu ifadeleri kullandı:

    Geçelim ABD’ye.

    Bitki Bazlı Gıdalar Derneği (PBFA) ve The Good Food Institute’nün (GFI) hazırladığı rapor, ABD’de bitki bazlı gıdaların perakende satışlarının 2022’de 8 milyar dolarlık rekor seviyeye ulaştığını ortaya koydu. PBFA CEO’su Rachel Dreskin, “Bitki bazlı gıda endüstrisi, kategoriler arası pazar paylarını korumak ve ABD perakende satışlarında 8 milyar dolar elde etmek için eşi görülmemiş zorlukların üstesinden gelerek dayanıklılığını kanıtladı.” dedi.

    Bitki bazlı gıdalarda enflasyon etkisi

    Raporda dünya genelinde etkili olan enflasyona da dikkat çekiliyor. Geçen yıl enflasyon, hayvansal ürünlerin olduğu kadar bitki bazlı gıdaların da fiyatlarını artırdı. Dolar bazlı büyümeye rağmen bitki bazlı gıdalarda adet satışları da 2022’deki toplam yiyecek ve içecek performansına paralel olarak yüzde 3 azaldı.

    Enflasyona rağmen artış

    2022 yılında hayvansal ürünlerin ortalama perakende fiyatı yüzde 15, satışları ise dolar bazında yüzde 11 arttı. Bununla birlikte bitki bazlı gıdaların fiyatı yüzde 10 artarken perakende satışlar da 2022’de yüzde 6,6 büyüdü.

    Bitki bazlı süt, 2022’de yüzde 8,5’lik bir büyümeyle, yüzde 40’tan fazla hanehalkı penetrasyonu ve yaklaşık yüzde 76’lık tekrar satın alma oranıyla perakende satışlarda 2,8 milyar dolara ulaştı.

    ABD’de satılan hayvansal ve bitkisel toplam süt satışlarının yüzde 15’ini, bitki bazlı sütler oluşturuyor. Ve marketlerde vegan sütler, toplam süt raflarının yüzde 25’ini kaplıyor. Vegan yumurtalar da ABD’de oldukça iyi bir performansa imza attı.

    2022’de küresel bir kuş gribi salgını yumurta kıtlığına ve fiyat artışlarına neden oldu. Bu durum, geleneksel yumurtaların satışlarındaki yüzde 47’lik artışla birlikte birim satışlarda yüzde 1’lik düşüş olarak yansıdı. Vegan yumurta kategorisi satışlarda yüzde 14’lük bir artış yaşanırken birim satışları yüzde 21 oranında artarak 45 milyon dolara ulaştı.

    Vegan tereyağında yüzde 15 artış

    Vegan kremalar yüzde 24 artışla 645 milyon dolara, protein tozlar yüzde 14 artışla 341 milyon dolara, vegan tereyağı yüzde 15 artışla 311 milyon dolara yükseldi.

    2022’de bitki bazlı et satışları yüzde 1,2 düşüşle 1,4 milyar dolara geriledi. Avrupa’nın aksine vegan peynir satışları ABD’de yüzde 2’lik düşüş gösterdi ve pazar 233 milyon dolara geriledi.

    E-ticarette de büyüme yaşandı

    Perakende mağazalarının dışında son üç yılda, bitki bazlı gıdaların e-ticaret satışları da yüzde 78’lik bir büyüme sağladı ve hayvansal gıda satışlarındaki yüzde 58,1’lik artışı geçmeyi başardı.

    ABD restoranlarının yaklaşık yarısı bitki bazlı yemek seçenekleri sunuyor ve 2023’te vegan seçenekleri menülerine ekleyeceğini belirtenler 4 kat arttı. PBFA, bitki bazlı tüketicilerin yaş ve sosyoekonomik geçmiş açısından farklı olduğunu ve Amerikalıların şu anda yüzde 70’inin bu ürünleri satın aldığını vurguluyor, rakam 2021’de yüzde 66 idi. Amerikan hanehalklarının yüzde 80’i tekrar tekrar bitki bazlı alımlar yapıyor.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Tütün üreticisi üretime geri dönüyor

    Tütün üreticisi üretime geri dönüyor

    İZMİR (İGFA) – Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden tütünde 2021 yılında 35 TL olan kilogram fiyatı, 2022 yılında 70 TL’ye yükseldi. Tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış Ege Bölgesi’nde 26 bin olan üretici sayısının 30 bine yükselmesine zemin hazırladı.

    2022 yılında Ege Bölgesi’nde 26 bin üretici, 37 milyon kilo tütün üretimi yapmışken, 2023 yılı için tütün ihracatçısı firmalar, 30 bin üreticiyle sözleşme yaptı. Üretici sayısındaki artışın rekolteye de olumlu yansıması ve Ege Bölgesi’ndeki tütün üretiminin 45 milyon kiloya yükselmesi bekleniyor.

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artışın tütün üreticisinin yüzünü güldürdüğünü, üreticilerin daha fazla tütün üretme arzusunda olduğunu aktardı. Umur, “Ege Bölgesi’nde 2022 yılında 26 bin olan tütün üreticisi sayısının da 2023 yılında 30 binin üzerine çıkacak. İhracatçı firmalarımız tütün üreticileriyle yaptıkları sözleşmeleri henüz Tarım ve Orman Bakanlığı’na teslim etmediler. Önümüzdeki günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı’na kontratlar iletilecek. Ege Bölgesi’nde 30 binin üzerinde üreticiyle 50-55 milyon kilo aralığında bir sözleşme yapıldığını öngörüyoruz. Bu sözleşmelerde genelde yüzde 10-15 fire olur. 45-50 bin tonluk bir üretim olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    TÜTÜN SEKTÖRÜNÜN 2023 İHRACAT HEDEFİ 900 MİLYON DOLAR

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin 2022 yılı olağan mali genel kurul toplantısında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Umur, Türk tütün sektörü olarak 2022 yılında ihracatımızı yüzde 6’lık artışla 782 milyon dolardan 828,9 milyon dolara çıkardıkları bilgisini verdi. Umur sözlerini şöyle sürdürdü; “2023 yılında girdi maliyetlerimizdeki artış nedeniyle tütün ihracat fiyatlarının dolar bazında yüzde 20-25 aralığında artmasını bekliyoruz. 2021 yılına göre rekoltemizdeki düşüşe rağmen ortalama ihraç fiyatlarındaki artış sayesinde 2023 yılında ihracatımızın yüzde 6 civarında artışını korumasını ve 900 milyon dolara çıkacağını öngörüyoruz. 2023 yılındaki üretim artışının 2024 yılındaki ihracatımıza olumlu yansıması olacak.”

    Türkiye’nin tütün ihracatında tütün ürünlerinin 576 milyon dolarlık pay aldığını, buna karşın yaprak tütün ihracatının 252 milyon dolar olduğunu vurgulayan Umur, Tütün mamulleri ihracatında ilk üç ülkenin 110,8 milyon dolarla Irak, 35 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 30 milyon dolarla Gürcistan olduğunu kaydetti. Yaprak tütün ihracatının zirvesinde 62 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri yer alırken, Türkiye, İran’a 41 milyon dolarlık, Belçika’ya 37 milyon dolarlık yaprak tütün ihracatı gerçekleştirdi.

  • Bankalarla ilgili endişeler Avrupa borsalarını baskılamaya devam ediyor

    Bankalarla ilgili endişeler Avrupa borsalarını baskılamaya devam ediyor

    Investing.com – Kazanç sezonu hızla devam ederken Avrupa borsaları, küresel bankacılık sisteminin sağlığına ilişkin endişelerin ağır basmasıyla Çarşamba günü düşüşle işlem gördü.

    DAX %1, CAC 40 %1,1 ve FTSE 100 %0,6 düşüş yaşadı.

    Standard Chartered Çarşamba günü bilançosunu açıklayan son Avrupa bankası oldu. Banka, vergi öncesi kârında %21 ile tahminlerin üzerinde bir artış açıklayarak hisselerinin %0,5 yükselmesine yardımcı oldu.

    Ancak İsviçreli kredi kuruluşu UBS ve piyasa değeri açısından Euro Bölgesi’nin en büyük ikinci kredi kuruluşu olan İspanyol Santander’in, Salı günü üç aylık kazanç sonuçlarıyla piyasaları hayal kırıklığına uğratmasının ardından sektör bir bütün olarak kırmızıda işlem gördü.

    Buna ek olarak İsviçre’nin mali düzenleyicisi FINMA, ülkenin sistemik olarak önemli beş bankasından ikisinin (Zuercher Kantonalbank ve PostFinance) kriz planlarını sorguladı ve acil durum planlarının yetersiz olduğunu söyledi.

    Diğer taraftan geçen ay müşterilerin 100 milyar dolar varlık çektiğinin ortaya çıkmasının ardından First Republic Bank hisseleri düşüşe geçerek ABD’nin tüm bankacılık sektörü için endişeleri artırdı.

    Finans sektörü dışında; Danone, beklenenden daha yüksek ilk çeyrek gelir raporu paylaştıktan sonra 2023 için satış büyüme görünümünü yükseltmesinin ardından hisseleri %0,8 yükseldi.

    GSK, 2023 beklentilerini teyit etmesine rağmen beklenen ilaç lansmanları için maliyetlerin artması nedeniyle yılın ilk yarısında düzeltilmiş faaliyet kârındaki artışın daha düşük olmasını beklediğini açıkladı ve hisseleri %0,6 düştü.

    Puma hisseleri ise Alman spor giyim üreticisinin yüksek stok seviyeleri ve pazarda devam eden zorlukları gerekçe göstererek ikinci çeyrek satışlarının tüm yıl hedefinin altında, düşük ila orta tek haneli bir oranda büyümesini beklediğini açıklamasının ardından %2,7 düştü.

    Roche, COVID-19 tedavileri ve teşhis kitlerine olan talebin düşmesi nedeniyle ilk çeyrekte satışlarında %7 düşüş bildirdi. Hisseleri ise %1,4 düştü.

    Wall Street’te kapanış zilinden sonra açıklanan, Microsoft ve Google’ın sahibi Alphabet’in ilk çeyrek sonuçlarının piyasa beklentilerini aşması, hisse senedi piyasalarını destekledi.

    Ekonomik veri cephesinde; Almanya’nın ileriye dönük GfK tüketici hissiyat endeksi, Mayıs ayı için -25,7 olarak gerçekleşti – bu, revize edilen -29,3’lük önceki okumaya göre bir iyileşme ve üst üste yedinci artış anlamına geliyor.

    Ayrıca seansın ilerleyen saatlerinde; Avrupa Merkez Bankasından (ECB) Luis De Guindos dahil olmak üzere bir dizi politika yapıcı konuşacak. Bu konuşmalar, merkez bankasının para politikasının gelecekteki yoluna ilişkin ipuçları sunabilir.

    ECB’nin Mayıs başında faizleri tekrar yükseltmesi beklenirken asıl soru, hareketin büyüklüğü:

    Çeyrek puan mı yarım puan mı?

    Petrol fiyatları, bir önceki seansta yaşadığı sert kayıpların ardından ABD akaryakıt stoklarındaki düşüşün yardımıyla, Çarşamba günü istikrar kazandı.

    Salı günü açıklanan Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verileri; ABD ham petrol stoklarının geçen hafta 6 milyon varilin biraz üzerinde azalarak 1,7 milyon varillik beklentiden fazla düştüğünü, benzin stoklarının ise 1,9 milyon varil azaldığını gösterdi.

    WTI %0,2 artışla 77,21 dolardan işlem görürken Brent 80,62 dolara yükseldi.

    Ayrıca altın vadeli işlemleri %0,2 artışla 2.008,40 dolar olurken euro/dolar %0,4 artışla 1,1019’dan alıcı buldu.

  • Bakan Bozdağ: Üç alternatif hazırladık

    Bakan Bozdağ: Üç alternatif hazırladık

    ANKARA (İGFA) – Şanlıurfa’da tarihi Göbeklitepe’de NTV canlı yayınına katılan ve gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kira artışlarıyla ilgili yüzde 25 artış sınırı süresinin uzatılacağını, fahiş kira artışlarına yaptırım getirilmesine yönelik de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla çalışma yapıldığını açıkladı.

    YÜZDE 25 ARTIŞ SÜRESİ UZATILACAK

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının kendileri için talimat olduğunu belirten Bakan Bozdağ, “O açıklaması bizim seçim çalışmalarımız, seçim stratejimiz millete dönük taahhütlerimiz bakımından da son derece kıymetlidir. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Kurum da bu konuda açıklama yaptı. Şimdi biz de Adalet Bakanlığı olarak burada ne yapabiliriz? Bunun üzerinde biz de hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Seçimden sonra inşallah bu konuda ikinci bir adımın atılacağını Beyefendi de beyan etti. Biz de onun altyapısını kendimizce hazırladık. Şimdi bu süre bir defa uzatılacak” diye konuştu.

    KANUNLA BİR YAPTIRIMA BAĞLANABİLİR

    Bozdağ açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Ayrıca bir yaptırım getirme durumu söz konusu. Siz bir şeye şunun üstüne çıkamazsınız dediniz. Eğer ona bir müeyyide koymazsanız çıktığı zaman işte sadece hukuk davasının dava konusu ederseniz o dava sizin lehinize sonuçlanabilir. Ama bir müeyyidesi olmazsa onu göze alabilir insanlar. Fakat müeyyide olursa neyi kastediyorum? Hapis cezası ya da adli para cezası ya da idari para cezası gibi bir müeyyideyle, müeyyidelendirildiği takdirde o zaman insanlar bu yasağa, bu kurala uyma konusunda daha özenli davranırlar. Şimdi burada bir yandan sürenin uzatılması, bir yandan da fahiş kira artışlarını yani haklı bir neden olmadan, piyasadaki, piyasa koşullarına aykırı bir biçimde sırf fahiş kazanç elde etmek sebebiyle daha doğrusu haksız kazanç elde etmek maksadıyla buna girişiyorsa bunu kanun, bir yaptırıma bağlayabilir. Fiyatları etkileme maddesi var. Fahiş fiyat 237’nci madde Türk Ceza Kanunu. Biz orada bir 237/a diye bir yeni madde ihdas ederek burada bu gibi konular sadece kirada değil, bunun içinde başka da özellikle tüketim maddeleriyle ilgili de bazı değerlendirmelerimiz var. Dünya örneklerini de biz inceleyerek, Türkiye’de de bakarak bu piyasada girdilerde hiçbir artış olmadığı halde, maliyette hiçbir artış olmadığı halde yani makul olanın piyasanın o günkü cereyan eden cari şartlarının dışında ve üstünde fahiş bir artış yaptığı takdirde sadece yasak değil aynı zamanda bunun bir yaptırıma bağlanması son derece önemli. Yeni dönemde bunu yaptırıma bağlayarak bu konudaki kararı etkin bir şekilde uygulayacağız. Biz üç alternatif hazırladık. Hapis cezası olabilir. Adli para cezası olabilir. İdari para cezası öngörülebilir. İdari para cezası olursa kabahat olur. O ayrı bir kanun da düzenlenmesi gerekir ama diğerleri Türk Ceza Kanunu’nda. Şimdi bizim öngörümüz Türk Ceza Kanunu’nda bu alanda bir değişikliğin yapılması yönündedir. Bu konuda bir adım atacağımızı aziz milletimizin bilinmesinde fayda var”

    TÜRKİYE’NİN SEÇİMLERİ DÜNYANIN EN GÜVENİLİR SEÇİMLERİDİR

    Türkiye’deki seçimlerin dünyanın en güvenilir seçimleri olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, hukuk devleti vasfının önemini anlatarak, “Türkiye hukuk devletidir, yargı bağımsızdır, tarafsızdır. Hiç kimse yargı görevi yapanlara emir, talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz ve genelge, yönerge gönderemez” dedi.

    “YSK seçimin sadece organizasyonunu yapıyor” diyen Bakan Bozdağ, “Yani nerede sandık kurulacak, kim aday olacak? Ne onlara bakıyor. Ve herhangi bir usulsüzlük, şikayet itiraz olduğu zaman bunlara ilişkin şikayetleri kesin olarak karara bağlıyor ki sistem işlesin, esasında bizim sistemde seçimimizi partiler yapıyor, YSK’da o partilerin seçim yapacağı organizasyonu hazırlıyor, fiilen partiler yapıyor. Çünkü sandıkta bir başkan, bir başkan yardımcısı var kamu görevlisi, geri kalan 5 tane partinin temsilcisi var. Orada teşkilatı olan seçime girmiş, en çok oyu almış partilerin temsilcisi oluyor. Şimdi nüfus cüzdanını bu partilerin temsilcileri beraber kontrol ediyor. İmzayı bu partilerin temsilcileri beraber kontrol ediyor. Arkasından oy pusulasını beraber veriyor. Sandığı beraber açıyor. Sayım, döküm, tanzim tutanaklarının hepsini tasnifi beraber yapıyor, her şeyde birlikte tutanak altına alıyor” diye konuştu.

    “KİMSE, TÜRKİYE’DE SEÇİME GÖLGE DÜŞÜREMEZ”

    Şu anda 200 bin civarında Türkiye genelinde sandık olduğunu düşündüğümüzde, her sandıkta 7 kişi olduğunu düşündüğünde yani sadece 7 çarpı 2 rakam korkunç, bu kadar rakam bir araya gelip anlaşabilir mi? Yani fikirleri birbiriyle zıt, birbiriyle siyaseten mücadele ediyor. Sandıkta da her şey beraber yürütüyor. İlçe seçim kurulunda tutanakların birleştirilmesini beraber yapıyorlar. İl Seçim Kurulu’nda her işi partileri yapıyor. YSK’da da partiler yapıyor. Tutanaklar, oy tasnif tutanağını beraber imzalıyorlar. Oyların kullanıldığı okul ya da sandığın olduğu yere asıyorlar. Sonra ilçe seçim kuruluna veriyorlar, aynı şekilde bunlar partilere de link veriyor her parti temsilcisi bir tane ve kendini alıyor. Yani bir kaydırma, bir başka bir şey yapılabilme imkanı yok. Farz edelim öyle bir şey oldu. Onu hemen tespit edip itirazla düzelttirme imkanı var. Çünkü bütün partilere açık. Ayrıca da müşahitler var. Sandık dışında başkanı. Halk seyrediyor. Herkesin gözü önünde oluyor. Herkesin gözü önünde olan bir yerde hile, hurda yapılabilir mi? Onun için seçim güvenliğine dönük tartışmaların tamamı seçim sonucunu şimdiden görüp, kayba mazeret üretme gayretlerinden başka bir anlam taşımaz. Kimse, Türkiye’de seçime gölge düşüremez.

  • OSB’lerde yıllık kiralar yüzde 111 arttı

    OSB’lerde yıllık kiralar yüzde 111 arttı

    İSTANBUL (İGFA) – TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., ekonomi ve kent gelişiminde yönlendirici etkisi bulunan, reel sektörün atardamarları arasında yer alan ve pek çok şirkete ev sahipliği yapan organize sanayi bölgelerine (OSB) ilişkin güncel bir araştırma hazırladı.

    Son yıllarda sanayi yapılarına yönelik talebin arttığına dikkat çekilen araştırmaya göre, bu gelişmenin hem arsa satış değerlerini hem de fabrika kira değerlerini etkilediği ifade edildi. Yıllık kira artışlarında Adana yüzde 189’luk artışla ilk sırada yer alırken, İzmir yüzde 176 artış oranıyla ikinci, Manisa ise yüzde 175’lik dilimde üçüncü oldu. Denizli %81 ile en düşük kira artış oranına sahip kent olurken, 31 OSB’nin ortalama artış oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti.

    TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, arsa tahsislerinin tamamlanmasıyla birlikte sınırlı fabrika arzı, inşaat maliyetlerindeki artış ve talepteki hareketliliğin artışta önemli rol oynadığını belirtti.

    Gayrimenkulün pazar değerinin yatırımın bir yıllık kira değerine bölünmesiyle geri dönüş süresinin hesaplanabildiğini açıklayan Maya, OSB’lerde ortalama geri dönüş süresinin 2022 yılındaki ortalama değeri olan 16,6 yıldan, 2023 yılında 18 yıla ulaştığına işaret etti.

    OSB’lerde Yıllık Ortalama Kira Artışı

    İstanbul

    125%

    Kocaeli

    82%

    Bursa

    99%

    Sakarya

    105%

    Tekirdağ

    109%

    Samsun

    82%

    İzmir

    176%

    Antalya

    82%

    Afyonkarahisar

    96%

    Denizli

    81%

    Manisa

    175%

    Ankara

    120%

    Kayseri

    128%

    Konya

    88%

    Eskişehir

    92%

    Malatya

    86%

    Gaziantep

    86%

    Adana

    189%

  • Dolar bir yılın en düşük seviyesine indi

    Dolar bir yılın en düşük seviyesine indi

    Investing.com – Beklenenden daha düşük gelen enflasyon verilerinin, Fed’in faiz sıkılaştırma döngüsünü erkenden sona erdireceğine dair beklentilerin artmasıyla, ABD doları Cuma günü Avrupa ticaretinde bir yılın en düşük seviyesine geriledi.

    Dolar Endeksi %0,2 düşüşle 100,515 seviyesinden işlem görerek en son geçen yıl Nisan ayında görülen seviyelerden işlem gördü.

    Endeks, haftayı %1’in üzerinde kayıpla kapatma yolunda. Bu, Ocak ayından bu yana en sert haftalık düşüş olacak.

    Dolardaki bu kayıplar, pandeminin başlangıcından bu yana en büyük düşüşle bir önceki aya göre %0,5 gerileyen Mart ayı ÜFE raporunun ardından yaşandı.

    ÜFE, yıllık bazda yavaşlayarak bir yıl öncesine göre %2,7 ile iki yıldan uzun bir sürenin en küçük artışını kaydederken değişken gıda ve enerji bileşenlerinin hariç tutulduğu çekirdek ÜFE, Şubat ayına göre %0,1 düştü, bir yıl öncesine göre %3,4 arttı.

    Bu rakamlar TÜFE’nin, Mayıs 2021’den bu yana en küçük yıllık artışı kaydetmesinden sadece bir gün sonra geldi.

    Fed’in önümüzdeki ay faiz oranlarını muhtemelen sadece 25 baz puan artırması bekleniyor ancak Fed’in, bu yıl sonundan önce faizleri düşüreceği beklentileri artıyor.

    ING analistleri yayımladıkları bir notta, “Görünen o ki yatırımcılar, önümüzdeki Fed gevşeme döngüsünü (Mayıs ayındaki son artırımın ardından) çok olumlu karşılıyor, doların zayıflayacağına dair bir inançları var ve fırsat arıyor.” dedi.

    Cuma günü tüketiciler, enflasyonun harcanabilir gelirlerini azaltmasıyla mücadele ederken Mart ayı perakende satış raporunun öne çıktığı yeni veriler geliyor. Raporun, bir önceki ayla aynı şekilde aylık %0,4’lük bir daralma göstermesi bekleniyor.

    Perşembe günü açıklanan verilerin, Alman tüketici fiyatlarının yüksek kalmaya devam ettiğini göstermesinin ardından euro/dolar, %0,2 artışla 1,1069’a yükselerek son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB), Fed’e göre faizleri daha uzun süre artırmaya devam edeceğine işaret etti.

    Yönetim Konseyi üyesi Pierre Wunsch, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ECB’nin faizleri artırmaya devam etmesi gerektiğini ve piyasanın 75 baz puan daha artış beklentisinin “makul” olduğunu ancak yılın başında bir faiz indirimi beklentisinin olmadığını söyledi.

    Wunsch, “Bence Mayıs ayında 25 ya da 50 baz puan civarında faiz artırımı olacak.” dedi.

    “Çekirdek enflasyonda yukarı yönlü bir sürpriz daha olursa ve (ECB’nin üç aylık) kredi anketi çok kötü görünmezse 50 puanlık artırım yapmak zorunda kalabiliriz.”

    Cuma günü Fransa ve İspanya’nın Mart ayı tüketici fiyatlarıyla birlikte yeni enflasyon verileri gelecek.

    Şubat ayında %10,4’e yükselerek sürpriz yapan sterlin/dolar, %0,1 artışla 1,2535’e yükselerek son 10 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere’de enflasyonun çift hanelerde kalmasıyla birlikte İngiltere Merkez Bankasının (BoE), Mayıs ayında faizleri tekrar artacağı öngörülüyor.

    ING, “Zayıf dolar hikayesi sterlin/dolar ikilisini 1,2500 civarında tutuyor ve yine dolar tarafından yönlendirilen 1,2650/2,750’ye doğru bir hareket için baskı oluşuyor gibi görünüyor.” diye ekledi.

    Öte yandan AUD/USD, 0,6782’de büyük ölçüde yatay işlem gördü ancak beklenenden çok daha güçlü bir istihdam raporunun, Merkez Bankasının faizleri daha fazla artırabileceğine dair beklentileri artırmasıyla, Avustralya doları bu hafta %1,7’lik bir sıçramaya hazırlandı.

    Dolar/yen %0,1 düşerek 132,50 seviyesine geriledi. PBoC Başkanı Yi Gang‘ın, hükümetin 2023 yılı için %5 GSYİH hedefini yinelemesinin yardımıyla dolar/yuan %0,5 düşerek 6,8382 seviyesine geriledi.

    Yazar: Peter Nurse

  • Altın, ABD enflasyonu öncesi yükselişini hızlandırdı

    Altın, ABD enflasyonu öncesi yükselişini hızlandırdı

    Investing.com – Küresel piyasalar bugün TSİ 15.30’da açıklanacak ABD enflasyon verisini bekliyor. Yapılan anketler sonucunda beklenti TÜFE’nin Mart’ta aylık %0,2 oranında artarak yıllık %5,1 olması yönünde.

    ABD verisi öncesi ons altın tekrar 2.000 dolar üzeri ataklar gösteriyor

    Geçtiğimiz hafta 2.032 dolara çıkarak Mart 2022’deki 2.074 dolar rekoru sonrası en yüksek seviyeye çıkan altın, istihdam verisinin ardından 1.982 dolara sınırlı düşüş yaşadı. Dün yeniden 2.000 dolar üzerine çıkan fiyat, bugün alıcılı işlem görmeye devam ediyor.

    TÜFE’de sert değişim olmadıkça altın yükselmeye devam edebilir

    Fed’in Mart 2022’de başladığı faiz artışında bir yıl geride kaldı. Piyasalar gerek enerji, gıda emtia fiyatlarındaki gerileme gerekse faiz artışlarının etkisi ile enflasyonun düşüş göstermeye devam etmesini bekliyor. Öte yandan ekonomideki yavaşlamanın da kendini göstermeye başlaması nedeniyle Fed’in faiz artışı sürecini Mayıs’ta 25 baz puanlık artış ile tamamlamasını bekliyor. Bugün açıklanacak TÜFE’de sert bir artış olmadığı sürece bu yöndeki beklentinin de devam etmesi altını destekleyebilir.

    Enflasyon öncesi yükselişte olan altının, enflasyon sonrası da iyimserliğini koruması durumunda geçen hafta test edilen bir yılın en yüksek seviyesi olan 2.032 dolar tekrar görülebilir.

    İlk tepkinin satış yönlü olması halinde ise altının yine Mayıs’ta faiz döngüsünün tamamlanması ve yılın ikinci yarısında faiz indirimine hazırlanılması beklentisiyle güçlü kalması bekleniyor.

    Oynaklığın etkili olacağı verinin ardından TSİ 21.00’de Mart ayı FOMC toplantısının tutanakları takip edilecek. Tutanaklarda finansal sektörde yaşanan kriz, enflasyon tahminleri ve büyüme üzerindeki görüşler yakından takip edilecek.

    Yazar: Deniz Engin

  • Resesyon korkularının canlanmasıyla, altın fiyatları 2.000 doların üzerinde

    Resesyon korkularının canlanmasıyla, altın fiyatları 2.000 doların üzerinde

    Investing.com – Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari‘nin, bu yıl potansiyel bir resesyona işaret etmesinin ardından Çarşamba günü altın fiyatları, güvenli liman alımlarının desteğiyle önemli seviyeleri aştı.

    Gözler, günün ilerleyen saatlerinde açıklanacak ABD ekonomik verilerine çevrildi.

    Kashkari, artan faizlerin ve ABD’de birkaç bankanın çöküşünün ardından kredilerdeki yavaşlamanın, bu yıl potansiyel bir resesyonu tetikleyebileceğini söyledi. Ancak enflasyonun yüksek kalmasına izin vermenin, muhtemelen daha kötü olacağını da belirtti.

    Başkanın yorumları, Mart ayında daha da yavaşlamış olması muhtemel TÜFE öncesinde geldi. Ancak gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyonun, yüksek kalmaya devam etmesi bekleniyor, bu da daha genel fiyat baskılarını artırabilir.

    Fed, yüksek enflasyonu engellemek için faizleri artırmaya devam etme sözü verdi. Bankanın, Çarşamba günü yayımlanacak son toplantı tutanaklarının, bu düşünceye daha fazla ışık tutması bekleniyor.

    Spot altın %0,5 artışla 2.013,33 dolara yükselirken altın vadeli işlemleri, %0,5 artışla 2.028,25 dolar oldu. Her iki enstrüman da şu anda 2020 rekor seviyesinden yaklaşık 60 dolar uzakta.

    ABD’de resesyon beklentisi, Mart başından beri yükselişte olan altına yönelik güvenli liman talebini artırırken ABD bankalarının çöküşü, Fed’in faizleri artırmaya devam etmek için sınırlı alana sahip olduğu yönündeki beklentileri artırdı.

    Fed’in faiz artırım döngüsündeki bir duraklama, bu tür varlıkları tutmak için daha düşük bir fırsat maliyeti gerektirdiğinden, altın ve diğer getirisi olmayan varlıklar için iyiye işarettir. Dolar endeksi ve Hazine getirileri de düşüş yaşadı.

    Diğer değerli metaller Çarşamba günü güçlü artış kaydetti: Platin %0,6 artışla 1.010,80, gümüş %2,1 artışla 25,475 dolar oldu.

    Öte yandan artan resesyon korkuları, endüstriyel metaller üzerinde baskı oluşturdu ve bakır fiyatları gün boyunca yatay seyretti.

    Bakır vadeli işlemleri, Çin’deki ekonomik toparlanmanın hız kestiğine dair işaretlerin de etkisiyle 4,0297 dolara geriledi.

    Dünya genelinde yavaşlayan imalat faaliyetleri, yatırımcıların bakırdan büyük ölçüde uzak durmasına yol açtı ve ekonomik koşullar kötüleştikçe bu eğilimin yakın vadede devam etmesi bekleniyor.

    Yazar: Ambar Warrick