Etiket: Deprem

  • Depremzedeler nasıl oy kullanacak? Depremzedeler oy kullanacak mı?

    Depremzedeler nasıl oy kullanacak? Depremzedeler oy kullanacak mı?

    Türkiye’yi yasa boğan depremler sonrası seçimlerin yapılıp yapılmayacağı merak edilirken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Seçimlerin yapılması durumunda deprem bölgesinden ayrılanların nasıl oy kullanacağı sorusuna yanıt veren Bakan Bozdağ, “Herkes bulunduğu yerde oy kullanacak ve kullandığı ile sayılacak” ifadelerini kullandı. Depremzedeler nasıl oy kullanacak? Depremzedeler oy kullanacak mı?

    DEPREMZEDELER NASIL OY KULLANACAK?

    Programda “Deprem bölgesinden ayrılanlar nasıl oy kullanacak?” sorusuna yanıt veren Bakan Bozdağ, “Kimin nerede nasıl oy kullanacağı kanunumuzda açık açık yazıyor. Onun için yeni bir kanuni düzenlemeye gerek yok. YSK’nın daha önce aldığı kararlar var. Herkes meskun olduğu yerde oyunu kullanacak. Seçim listeleri askıya çıktığında itirazı varsa edecek ona göre oy kullanacak. Herkes bulunduğu yerde oy kullanacak ve kullandığı ile sayılacak. Yasalarımızda kural bu. Geçmişte alınan kararlar bu. Mükerrer oy kullanma ihtimali yok. Deprem bölgesinde sandıkların nereye kurulacağına YSK karar verecek. YSK öyle bir karar verdiğinde orada da kurulabilir” ifadelerini kullandı.

    “NEYİN NE OLACAĞI YASALARIMIZDA YAZIYOR”

    “Biz bugüne kadar seçimle ilgili bir gündem yapmadık” diyen Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: “Seçimle ilgili en ufak değerlendirme yapılmadı. Ama maalesef Türkiye’de bu kadar acı arasında seçimi gündem yapan ve böyle bir gündem AK Parti ve MHP’de varmış gibi algı uyandıranlar çıktı. Bunları kınamak istiyorum. Türkiye’nin daha önemli işleri var. ‘Seçim ne olacak, nasıl olacak?’ diye bir değerlendirme yapmayı saygısızlık olarak görürüm. Neyin ne olacağı yasalarımızda yazıyor. Herhangi bir yoruma yer verilmeyecek şekilde belli. Bunların hepsi seçim kanunumuzda yazıyor. Her şey açık ve ortada. Böylesi bir zamanda daha fazla değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum.”

    Bakan Bozdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şu şekilde;

    “Yaşanan deprem felaketi içimizi acıttı. Pek çok hikayeyi kötü bir şekilde sonuçlandırdı. Elbette ki yaşandığı gün sıcağı sıcağına bakanlarımız bölgeye hareket etti. Ben de Diyarbakır’a hareket ettim. Gerekli çalışmaları yapmak için yoğun mesai yaptık. Herkes hesabın sorulmasını istiyor. Ben de herkes gibi yapılanların hesabının verilmesinden yanayım. Cumhuriyet Savcıları duruma el koydu. Resen soruşturmalar başlatıldı. Yoğun bir mesai içerisine girildi. Bölgede pek çok cumhuriyet savcısını görevlendirdik. 7/24 çalışmak durumunda kaldılar. Deprem soruşturma ön büroları oluşturuldu. Bu büroların yaptığı çalışmalar neticesinde, 573 şüpheli hakkında işlem yapıldı. 171 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. 77 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheli için rakam verme şansımız yok. Ölen 11 kişi var. İfadeleri alınan 62 kişi var. Ölümün olduğu binaların sorumluları ayrı ayrı inceleniyor.

  • Merkez Bankası faiz kararında deprem vurgusu: Yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi bekleniyor

    Merkez Bankası faiz kararında deprem vurgusu: Yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi bekleniyor

    Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) bugünkü toplantısında politika faizini 50 baz puan daha düşürdü. Banka, politika faizini yüzde 8,5’e indirdi.

    “DEPREMİN ORTA VADEDE KALICI BİR ETKİDE BULUNMAYACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR”

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararında ise deprem vurgusu yapıldı. PPK açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Depremin üretim, tüketim, istihdam ve beklentiler üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte orta vadede Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı öngörülmektedir.

    “KREDİLERİN BÜYÜME HIZI YAKINDAN TAKİP EDİLMEKTEDİR”

    Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir. Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir.

    “DEPREMİN 2023 YILININ İLK YARISINDAKİ ETKİLERİ TAKİP EDİLECEKTİR”

    Uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlanmakla birlikte depremin yol açtığı arz-talep dengesizliklerinin enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması daha da önemli hale gelmiştir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 50 baz puan düşürülmesine karar vermiştir. Kurul, bu ölçülü indirim sonrası para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir. Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilecektir.”

  • Mimar Sinan’ın 449 yıllık eseri Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, depremzedelere sıcak yuva oldu

    Mimar Sinan’ın 449 yıllık eseri Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, depremzedelere sıcak yuva oldu

    Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa‘nın emri üzerine Mimar Sinan tarafından 1574 yılında yaptırılan külliye, turistlerin yerine depremzedelere kapılarını açtı. Yaklaşık 15 bin metrekare alana sahip külliyede bir kervansaray, kadınlar ve erkekler için birer hamam, medrese, cami ve 45 dükkanlı bedesten bulunuyor. Kervansarayın geniş avlusu, etrafında kervanların ve yolcuların geceyi geçirdikleri kubbeli odalar ile külliyenin dışında kurulan çadırlarda yaklaşık 350 depremzede barınıyor.

    MİNARESİ KISMEN ZARAR GÖRDÜ

    Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2006’da restore edilen Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin içindeki Payas Sarı Selim Camisi’nin minaresi de depremde kısmen zarar gördü. Külliyenin içindeki konferans salonunda kalan Şemsi İpekçi, depremden iki gün sonra kervansarayda kalmaya başladıklarını söyledi.

    “HER ŞEYİ VERDİLER”

    Deprem sırasında zor anlar yaşadığını belirten İpekçi, “Eşyalar üzerime devrildi. Engelli kızım ve onun arkadaşı feryat ediyordu. Onların engelli arabasıyla çıkarttım. Çok mücadele verdim. Buraya yerleştim. Allah razı olsun devletimizden, milletimizden. Çok şükür yardımcı oldular. Hiçbir şeyimiz yoktu. Her şeyi verdiler. Yemeğimizi veriyorlar. Daha ne olsun.” diye konuştu.

    “BURADA ÇOK HUZURLUYUZ”

    “KÜTÜPHANEDE YAŞAYACAĞIMI TAHMİN ETMEZDİM”

    Türkan Dede ise çocuklarıyla külliyenin içindeki kütüphanede barındıklarını anlattı. Dede, “10 gündür buradayız ve alışmaya çalışıyoruz. Birbirimize destek oluyoruz. Daha önce turlar geliyordu buraya, şu an depremzedeler için açıldı. 24 saat klimalar, ısıtıcılar çalışıyor. Hiçbir sıkıntımız yok.” diye konuştu. 12 yaşındaki Ceylin Dede, külliyede kaldığı için bol bol kitap okuduğunu belirterek, daha önce bir kütüphanede yaşayacağını tahmin bile etmediğini dile getirdi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına 50 milyon TL bağışlayan kişi Sedat Peker mi? Eşi iddialara yanıt verdi

    “Bir Kira Bir Yuva” kampanyasına 50 milyon TL bağışlayan kişi Sedat Peker mi? Eşi iddialara yanıt verdi

    Halk TV özel yayınıyla gerçekleştirilen kampanyada 33 bin 98 aileye kira desteği için 330 milyon lira toplandı. Kampanyaya 50 milyon TL bağış yapan Savaş Ateş isimli bir vatandaş ise kısa sürede gündem oldu. KKTC’den yayına bağlandığını ifade eden Savaş Ateş, “Aile şirketi olarak, Yunanistan’dan 50 milyon TL bağışlamak istiyoruz” dedi.

    “KIZLARIM LİNA VE MİNA ADINA BAĞIŞ YAPIYORUM”

    Konuşmasının devamında ise “Kızlarım Lina ve diğer kızım Mina, onların adına bu bağışı yapıyorum. Biz her zaman Türküz, Türkiye’nin yanındayız. Tekrardan Türkiye’de ölen aileler için onların acısı bizim acımız” ifadelerini kullandı.

    BAĞIŞI YAPAN KİŞİNİN SEDAT PEKER OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

    Bu gelişmenin ardından sosyal medyada ses getiren bir iddia ortaya atıldı. Kullanıcılar bağışı yapan kişinin andığı Line ve Mina’nın isimlerinin Sedat Peker ile aynı olmasına dikkat çekti. “Savaş Ateş” ismiyle kampanyaya 50 milyon TL bağışlayan kişinin Sedat Peker olduğu iddiası sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından da dile getirildi.

    ÖZGE PEKER’DEN İDDİALARA YANIT

    İddialara yanıt ise Sedat Peker’in eşi Özge Peker’den geldi. Özge Peker açıklamasında, “Dün akşam saatlerinde Halk TV kanalında yapılan çok değerli bir yardım organizasyonunda bir bağışın aslında eşim tarafından yapıldığı sosyal medyada, bazı haber sitelerinde yer almıştır. Bu yardım eşime ait değildir” ifadelerine yer verdi.

    “VİDEO ÇEKMEK İÇİN MÜRACAATTA BULUNDU”

    Özge Peker’in Instagram hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şöyle; “Eşim avukatları vasıtasıyla bir video çekerek deprem ile ilgili düşüncelerini belirtip üzüntülerini paylaşabilmek adına Birleşik Arap Emirlikleri makamlarına müracaatta bulundu. Ancak süreç biraz uzadığı için bazı kafa karışıklıklarını gidermek adına ben bu paylaşımı yapmayı uygun gördüm. Depremin ilk gününden itibaren eşim tüm yakınlarını organize edip depremle ilgili çeşitli yardım çalışmalarını yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Eşimin ismi geçen yardım organizasyonlarına katılan bütün herkes (TIR şoförleri dahil) gözaltına alınmış, haklarında ağır ceza mahkemelerinde davalar açılmıştır. Bu mahkemeler halen devam etmektedir.

    “BU YARDIM EŞİME AİT DEĞİLDİR”

    Eşim yapmış olduğu çalışmaların kesintiye uğramaması için ismini görünür şekilde hiçbir yardım faaliyetinde kullanmamıştır. Yaşam alanına çevrilmiş konteyner, seyyar tuvaletler, ısıtıcılar, mevsim şartlarına uygun kıyafetler, deprem bölgesindeki bazı havalimanları dahil birçok yerde sıcak yemek dağıtımı ve ayrıca deprem bölgesinde yaşayan güvendiği insanlar vasıtasıyla depremzedelere nakdi olarak para yardımı halen devam etmektedir. Dün akşam saatlerinde Halk TV kanalında yapılan çok değerli bir yardım organizasyonunda bir bağışın aslında eşim tarafından yapıldığı sosyal medyada, bazı haber sitelerinde yer almıştır. Bu yardım eşime ait değildir. Ayrıca iyi niyetli de olsa bu yönde yapılan haberler gerekçe gösterilerek yapılan yardım organizasyonu ile ilgili savcılık tarafından araştırma yapılıp yardım paralarına tedbir koyma yoluna gidebilirler (Şaka yapmıyorum. Bir bilseniz nelerle uğraşıyoruz).

    “İÇİMİZ YANGIN YERİ VE HALA RUHEN KENDİMİ TOPARLAYABİLMİŞ DEĞİLİM”

    Eşimin deprem ile ilgili video çekme müracaatına olumlu cevap gelmesi halinde kendisinin daha detaylı anlatacağını düşünüyorum. Dün gece gerçekleşen değerli yardım organizasyonundan dolayı çok mutlu oldum. Ancak içimiz yangın yeri ve hâlâ ruhen kendimi toparlayabilmiş değilim. Depremde hayatını kaybeden canlarımızın ailelerine tekrardan sabırlar diliyorum.”

  • Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılan Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür “İzmir gerçek anlamda bir deprem kenti. Canlı faylar var. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır” uyarısında bulundu.

    GÖRÜR’ÜN SÖZLERİ SONRASI MESAJ YAĞMURU

    Prof. Dr. Görür’ün açıklamaları sonrası çok sayıda İzmirli, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i mesaj yağmuruna tutarak depreme karşı yürütülen çalışmalar ve hazırlıklar hakkında bilgi almak istedi.

    TUNÇ SOYER’DEN AÇIKLAMA GELDİ

    Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Soyer şu ifadeleri kullandı; “Sevgili hemşehrilerim, olası bir depreme karşı İzmir’de yürüttüğümüz çalışmalar ve hazırlıklar hakkındaki mesajlarınızı alıyorum. Neler yaptığımızı sizlere kısaca anlatmak istiyorum. Depremin ardından en büyük önceliğimiz İzmir’i dirençli bir kent haline getirmekti.

    “TÜRKİYE’NİN EN KAPSAMLI LABORATUVARINI KURDUK”

    İzmirlilerin yaşadıkları kentte, yaşadıkları binalarda kendini güvende hissetmeleri için Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini hayata geçirdik. Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarını kurduk. Çiğli’deki Egeşehir Laboratuvarı, gerek deprem ve zemin gerekse yapı araştırmalarında ihtiyaç duyulan deney ve analizlerin uluslararası standartlarda yapılabilmesi için önem taşıyor.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer.

    “DİRİ FAY HATLARINI HARİTALANDIRIYORUZ”

    10 üniversiteden 43 bilim insanı ve 18 uzman mühendis ile diri fay hatlarını haritalandırıyoruz. Karada ve denizde yürüttüğümüz çalışmalarla güvenli mekansal planlama ve yapılaşmanın yol haritası belirleyeceğiz. 2024’te tamamlayacağız.

    “62 BİN YAPININ İNCELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

    Binanın sağlamlığı için kimlik kartları çıkarıyoruz. Bayraklı’da 31 bin 146 yapı incelendi. Bornova’da çalışmalara başladık. Ekipler, 62 bin yapının incelenmesi için çalışmalara yoğun şekilde devam ediyor. Projeyi İzmir’in tamamındaki 903 bin 803 yapıya yaygınlaştıracağız.

    “12 BİN HEKTARLIK ALANDA MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ”

    Zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesine de Bornova’dan başladık. Deprem dalgalarının hareketini anlamak amacıyla bin 565 noktada ölçüm yapıyor, 50 bin metrelik sondaj kuyuları açıyoruz. 12 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme etüt çalışmaları yürütüyoruz.

  • Deprem bölgesiyle ilgili yeni kararlar Resmi Gazete’de! Tüm prefabrik ve konteynerlerde KDV yüzde 1 oldu

    Deprem bölgesiyle ilgili yeni kararlar Resmi Gazete’de! Tüm prefabrik ve konteynerlerde KDV yüzde 1 oldu

    Kahramanmaraş merkezli iki depremin büyük yıkım yaşattığı 11 il ve depremzedeler için alınan yeni kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı.

    YAPILANDIRMADAN YARARLANANLARIN TAKSİT ÖDEME SÜRESİ UZATILDI

    Alınan karara göre, Kasım 2020 tarihli son yapılandırma yasasından yaralananların taksit ödeme süresi uzatıldı. Taksitler, mücbir sebep halinin sona erdiği 31 temmuzu izleyen ayda başlayacak.

    TAKSİT SÜRELERİ DEĞİŞEBİLECEK

    Ticaret Bakanlığı, afet dönemlerinde perakende ticaret için belirlenen taksit sürelerini ilçe, il, bölge veya tüm ülke düzeyinde geçici olarak değiştirebilecek. Halen ürün grubuna göre 3 ile 12 ay arasında olan taksit süresi değişebilecek.

    TÜM PREFABRİK VE KONTEYNERLERDE KDV YÜZDE 1

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan kararda prefabrik yapı ve konteynerlerin KDV oranını yüzde 1’e düşüren kararda değişiklik yapıldı. 14 şubat tarihli cumhurbaşkanı kararına göre deprem bölgeleri için geçerli olacak şekilde ve yasada belirtilen kurumlara teslim edilen prefabrik ve konteynerler için KDV oranı yılsonuna kadar yüzde 1 olmuştu.

    Bugünkü kararla deprem bölgesi ve kurum sınırlaması kaldırıldı. Yılsonuna kadar tüm prefabrik ve konteyner teslimlerinde KDV yüzde 1 oldu. Depremzedeler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerde konaklama ve yemek hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak.

    ORMAN KÖYLERİNİN KREDİ TAKSİTLERİ ERTELENDİ

    Deprem bölgesindeki orman köylüleri ve kooperatiflerinin kredi taksitleri 31 temmuza kadar ertelendi. Erteleme işlemi başvuru şartı aramadan yapılacak. Erteleme süresince bir faiz tahakkuk ettirilmeyecek.

  • Elbistan Kaymakamı, hastanede cenazelerin bekletildiği iddialarına yanıt verdi: Bekleyen cenazemiz yok

    Elbistan Kaymakamı, hastanede cenazelerin bekletildiği iddialarına yanıt verdi: Bekleyen cenazemiz yok

    Elbistan Kaymakamı Hasan Hüseyin Vural, sosyal medyadaki “Depremde hayatını kaybeden vatandaşların cenazelerinin hastane koridorlarında hala beklediği” iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

    BİNDEN FAZLA CENAZENİN BEKLETİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ

    Kaymakam Vural, sosyal medyada yer alan ” Elbistan‘da yaklaşık 1500 cenazenin hastane koridorunda defin için hala beklediği” iddialarına ilişkin Elbistan Devlet Hastanesinde açıklama yaptı.

    “GÖRÜNTÜLER İLK GÜNLERE AİT”

    Sağlık çalışanlarının depremin ardından ilçe genelinde 3 bin 500 hastayı tedavi ettiğini belirten Vural şunları söyledi: “Hastanemizde şu an için defin bekleyen cenazemiz (depremde hayatını kaybedenlere ait cenaze) yoktur. Görüntüler, depremin ilk günlerinde bizim canla başla mücadele ederken gerek enkaz altında gerekse de deprem nedeniyle hastanede vefat edenlerin sayısının yoğun olduğu ilk anlara ait. Biz Başsavcılığımızın adli inceleme, kimliklendirme süreciyle beraber yıkama, mezarlıklara götürülmeye kadar vatandaşlarımızın defin işlemlerini hızlı bir şekilde o saatten itibaren yerine getirdik.”

    Vural, depremin dördüncü günü itibarıyla hastanede defin için bekleyen cenazenin kalmadığını ifade etti. Elbistan Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Sadi Velioğlu ise hastanenin morgunda “normal ölüm” kaydıyla bir hastanın cenazesinin bulunduğunu bildirdi. Velioğlu, sosyal medyada paylaşılan görüntülerin sağlık çalışanlarını üzdüğünü dile getirdi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Afet Bakanlığı kurulacak mı? Afet Bakanlığı nedir?

    Afet Bakanlığı kurulacak mı? Afet Bakanlığı nedir?

    Afet Bakanlığı kurulacak mı? İzmir’deki faylarının mevcut durumu hakkında bilgi veren Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür Afet Bakanlığı kurulması gerektiğini söyledi. İşte detaylar…

    AFET BAKANLIĞI KURULACAK MI?

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem beklenen bölgelere ilişkin öngörülerini paylaştı. Hakkari ile Erzincan Bingöl Karlıova’nın yanı sıra İzmir ve Antalya- Muğla arasındaki sahil şeridinden endişe ettiklerini aktaran Görür, “İzmir’de de endişemiz var. Canlı faylar var. Günün birinde harekete geçip deprem olabilir. Çevredeki deprem olmuş faylardan tetiklenebilir. Tahmin ediyorum bu faylar İzmir depreminde yüklendi. Çevredeki depremlerden stres geldiğinde yükleniyor. İzmir, bu kadar canlı fayla bölünmüş ise bu yarımadan buradan çekilmek lazım. Fay tartışmasını bırakalım. İzmir gerçek anlamında bir deprem kenti. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır. Şu anda depremlerde sonra, Sisam depremi sonrasında 80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Yapı stokunu depreme dirençli yapmak lazım. Bunu yapmadan önce İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bana göre çok doğru akıllı bir iş yaptı. Mikro belgeleme çalışması yapıyor. ODTÜ’lü ekiple bu çalışmaları yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Hasan Sözbilir gibi çok değerli yer bilimci arkadaşlar var. Bu İzmir’in şansıdır” diye konuştu.

    Açıklamasının devamında mikro belgeleme çalışması sonrasında İzmir’in depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Görür, “1999 sonrasında yeni yönetmeliklere göre doğru yapılmışsa o binalardan hiç korkmayın. Yönetmeliklere göre yapılmış binalar çatlasın, patlasın ama içinden sağ çıkmanızı sağlar. İzmir’deki belediye ve üniversiteleri zorlayın, evlerinizi muayene ettirin. Üç kuruş vermeyeceğim tartışması yakışmıyor. Parası yoksa devlet el atsın veya belediye bedava yapsın. Muayene edersiniz evinizin depremdeki davranışları çok sağlıklı görebilirsiniz. Deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümete talep edin. Bütün kentleri depreme dirençli yapabiliriz. Bunun içi afet bakanlığı kurulsun” şeklinde konuştu.

  • Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) İzmir için yol haritası belirlemek amacıyla bir araya geldi.

    NACİ GÖRÜR İZMİR’E DİKKAT ÇEKTİ

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem beklenen bölgelere ilişkin öngörülerini paylaştı. Hakkari ile Erzincan Bingöl Karlıova’nın yanı sıra İzmir ve Antalya- Muğla arasındaki sahil şeridinden endişe ettiklerini aktaran Görür, “İzmir’de de endişemiz var. Canlı faylar var. Günün birinde harekete geçip deprem olabilir. Çevredeki deprem olmuş faylardan tetiklenebilir. Tahmin ediyorum bu faylar İzmir depreminde yüklendi. Çevredeki depremlerden stres geldiğinde yükleniyor. İzmir, bu kadar canlı fayla bölünmüş ise bu yarımadan buradan çekilmek lazım. Fay tartışmasını bırakalım. İzmir gerçek anlamında bir deprem kenti. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır. Şu anda depremlerde sonra, Sisam depremi sonrasında 80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Yapı stokunu depreme dirençli yapmak lazım. Bunu yapmadan önce İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bana göre çok doğru akıllı bir iş yaptı. Mikro belgeleme çalışması yapıyor. ODTÜ’lü ekiple bu çalışmaları yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Hasan Sözbilir gibi çok değerli yer bilimci arkadaşlar var. Bu İzmir’in şansıdır” diye konuştu.

    “AFET BAKANLIĞI KURULSUN”

    Açıklamasının devamında mikro belgeleme çalışması sonrasında İzmir’in depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Görür, “1999 sonrasında yeni yönetmeliklere göre doğru yapılmışsa o binalardan hiç korkmayın. Yönetmeliklere göre yapılmış binalar çatlasın, patlasın ama içinden sağ çıkmanızı sağlar. İzmir’deki belediye ve üniversiteleri zorlayın, evlerinizi muayene ettirin. Üç kuruş vermeyeceğim tartışması yakışmıyor. Parası yoksa devlet el atsın veya belediye bedava yapsın. Muayene edersiniz evinizin depremdeki davranışları çok sağlıklı görebilirsiniz. Deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümete talep edin. Bütün kentleri depreme dirençli yapabiliriz. Bunun içi afet bakanlığı kurulsun” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK DİZ ÜSTÜ ÇÖKER”

    İstanbul ve Marmara depreminin Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracağını savunan Prof. Dr. Naci Görür, “Beklediğimiz İstanbul depremi Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracak. İş dünyası biz depreme hazırız diyemez. Marmara bölgesi üretim, sanayi ve ticaretin yüzde 60’ı ve daha fazlasını kapsıyor. Bu çarklar durduğu zaman, üretemez olduğu zaman bu ekonomiyi 2 sene içinde eski kapasite kavuşturamazsınız. 10 seneye kendine getiremezsiniz. Ekonominin çarkları durduğu Marmara bölgesinde, Türkiye ekonomik olarak diz üstü çöker. Çünkü ekonominin beyni, atardamarı Marmara bölgesi, onu durdurduğunuzda Türkiye diz üstü çöker. Ekonomik bağımsızlığını yitirir” dedi.

  • MHP Genel Sekreteri Büyükataman’dan CHP ve Özel’e cevap

    MHP Genel Sekreteri Büyükataman’dan CHP ve Özel’e cevap

    Milliyetçi Hareket Partisi ( Mhp ) Genel Sekreteri ve aynı zamanda Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözlerine karşılık sosyal medya üzerinden açıklama yaptı. Büyükataman CHP’nin asrın felaketi Kahramanmaraş merkezli depremler üzerinden oy devşirme telaşına düştüğünü iddia etti.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu.

    Muhalefetin; iftira, provokasyon ve kara propaganda söylemlerine sert tepki gösteren Büyükataman, “Böyle büyük acıların yaşandığı zamanlarda bile birlik olmayı beceremeyip deprem bölgelerine siyasi rant sağlamak amacıyla yaklaşan ve “buradan nasıl oy devşiririm” diye düşünen CHP’nin cevabını milletimiz mutlaka verecektir.” dedi.

    MHP’li Büyükataman, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

    “6 Şubat günü yaşadığımız deprem felaketinin ilk anından itibaren devletimizin tüm yetkili organları felaketin yaşandığı bölgelere intikal etmiş ve vatandaşlarımızın yardımına koşmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla ilk günden itibaren tüm teşkilatlarını seferber etmiş ve devletimizin yetkili kurumları ile koordineli bir şekilde tüm gücüyle sahada çalışmaya başlamıştır. Aziz milletimiz ve devletimiz elele vererek muazzam bir dayanışma ve yardımlaşma örneği göstermiş; arama kurtarma çalışmaları başta olmak üzere vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarını ivedi bir şekilde karşılamak için mücadele etmiştir.”

    “Kılıçdaroğlu devlet yok diyerek çark etti”

    Kılıçdaroğlu’nun “devlet yok” sözlerine de değinen Büyükataman, “Devlet ve millet bu mücadeleyi verirken; Kılıçdaroğlu ilk demecinde “dayanışma içinde olacağız” demesine rağmen çok geçmeden “devlet yok” diyerek çark etmiş ve diğer zillet ortakları gibi deprem bölgelerinde kirli bir siyaset yapmaya başlamıştır” ifadelerini kullandı.

    Büyükataman sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Henüz milletimiz depremin şokunu atlatamamışken CHP himayesindeki bazı basın yayın organları devreye sokulmuş ve adeta “yalan haber bombardımanı” başlatılmıştır. Milletimiz yaralarını sarmaya çalışırken, Kılıçdaroğlu “beni de tutuklayın” diyerek yalan haber yapan yayın organlarına sahip çıkmış ve bir provokasyona imza atmıştır.”

    Enkazlar üzerinde oy devşirme telaşı

    CHP’nin milletin canı üzerinde oy hesabı yaptığını, CHP’nin Grup Başkanvekili Özgür Özel’in ise, partisinin enkazlar üzerinde siyasi menfaat devşirme çabasını gizleme telaşıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, MHP’ye ve devletin kurumlarına saldırdığını iddia eden Büyükataman, “Devlet ve millet düşmanlarına sahip çıkmasıyla ünlü olan Özgür Özel’in devletimizin kurumlarını ve partimizi hedef alması sürpriz değildir. Bir kez daha CHP’nin fitneden yalandan beslendiğini, insanlarımızın acıları üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştığı açığa çıkmıştır. Böyle büyük acıların yaşandığı zamanlar da bile birlik olmayı beceremeyip deprem bölgelerine siyasi rant sağlamak amacıyla yaklaşan ve “buradan nasıl oy devşiririm” diye düşünen CHP’nin cevabını milletimiz mutlaka verecektir” diye konuştu. – BURSA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika