Etiket: Enflasyon

  • Fed/Powell: Trump’ın gümrük tarifeleri beklenenden daha büyük, daha yavaş büyüme ve daha yüksek enflasyona yol açabilir

    Fed/Powell: Trump’ın gümrük tarifeleri beklenenden daha büyük, daha yavaş büyüme ve daha yüksek enflasyona yol açabilir

    Foreks – ABD Merkez Bankası  (Fed) Başkanı Jerome Powell , Başkan Trump’ın yeni gümrük vergilerinin “beklenenden daha büyük” olduğunu ve daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme de dahil olmak üzere ekonomik sonuçlarının da muhtemelen öyle olacağını söyledi.

    Powell, iş dünyası gazetecilerinin katıldığı bir konferans için hazırladığı konuşmasında, “Hem daha yüksek işsizlik hem de daha yüksek enflasyon risklerinin arttığı oldukça belirsiz bir görünümle karşı karşıyayız,” diyerek Fed’in %2 enflasyon ve maksimum istihdam görevlerinin her ikisini de baltaladığını söyledi.

    Powell, Trump’ın Çarşamba günü bir dizi yeni gümrük vergisi açıklamasından bu yana küresel piyasalarda ABD’nin başlıca hisse senedi endekslerinde %10’a varan düşüşün devam ettiği bir ortamda konuştu. Powell doğrudan satışlara değinmedi, ancak yatırımcıları ve şirket yöneticilerini saran aynı belirsizliğin Fed’in de karşısında olduğunu kabul etti.

    Fed’in para politikasının nasıl tepki vermesi gerektiğine karar vermek için daha fazla veri bekleyecek zamanı olduğunu, ancak merkez bankalarının odak noktasının, özellikle Trump’ın ithalat vergilerinin fiyat baskılarında daha kalıcı bir sıçramaya yol açması halinde, enflasyon beklentilerinin sabit kalmasını sağlamak olacağını söyledi.

    Powell, “Tarifelerin enflasyonda en azından geçici bir artış yaratma olasılığı yüksek olsa da, etkilerin daha kalıcı olması da mümkündür. Bu sonuçtan kaçınmak, uzun vadeli enflasyon beklentilerinin iyi çıpalanmış olmasına, etkilerin boyutuna ve fiyatlara tam olarak yansımasının ne kadar süreceğine bağlı olacaktır. Bizim yükümlülüğümüz uzun vadeli enflasyon beklentilerini iyi bir şekilde çıpalamak ve fiyat seviyesindeki bir kerelik artışın süregelen bir enflasyon sorunu haline gelmemesini sağlamaktır” dedi.

    Powell, Fed’in rolünün Trump yönetiminin politikaları hakkında yorum yapmak olmadığını, daha ziyade kendisinin ve meslektaşlarının sadece birkaç hafta önce düşen enflasyon ve düşük işsizlikle “tatlı bir noktada” olduğunu düşündükleri bir ekonomiyi nasıl etkileyebileceklerine tepki vermek olduğunu söyledi.

    Ancak Fed’in yorumları, sağlamlığını koruyan “sert veriler” (Mart ayında ekonomi 228.000 istihdam yarattı ve işsizlik oranı %4,2 oldu) ile yaklaşan yavaşlamaya işaret eden anketler ve iş çevreleriyle yapılan görüşmeler gibi “yumuşak veriler” arasında ortaya çıktığını gördüğü gerilimin altını çizdi.

    “Sert ve yumuşak veriler arasındaki bu gerilimi yakından izliyoruz. Yeni politikalar ve bunların olası ekonomik etkileri netleştikçe, bunların ekonomi ve para politikası üzerindeki etkilerini daha iyi anlayacağız” dişe konuşan Powell, “Belirsizlik hala yüksek olsa da, tarife artışlarının beklenenden önemli ölçüde daha büyük olacağı artık netleşiyor. Aynı durum muhtemelen daha yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme gibi ekonomik etkiler için de geçerli olacaktır” dedi

  • Euro bölgesindeki yıllık enflasyon oranı ECB’nin hedefine yaklaştı

    Foreks – Euro bölgesindeki işsizlik oranının yeni bir rekor düşük seviyeye gerilemesiyle birlikte Euro bölgesindeki yıllık enflasyon oranı geçen ay Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hedefine yaklaştı. 

    Eurostat, tüketici fiyatlarının Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre %2.2 arttığını ve Şubat ayındaki %2.3’lük enflasyon oranının gerilediğini belirtti. Ekonomistler de enflasyonun yüzde 2,2’ye gerilemesini bekliyorlardı.

    Şubat ayında %3.7 olan hizmet enflasyonu belirgin bir düşüşle %3.4’e gerileyerek fiyatların daha önce hızla artmaya devam ettiği bir alanda soğumaya işaret etti. 

    Fiyat artışlarının iki ay üst üste yavaşlamasıyla birlikte yatırımcılar büyük ölçüde ECB’nin, merkez bankasının politikasını belirleyen yönetim konseyinin bu ayki toplantısında faiz oranlarını art arda altıncı kez düşürmesini bekliyor. 

    Yine de, %2’lik hedefe neredeyse ulaşılmış olmasına rağmen, ABD’nin gümrük vergisi artışlarının ölçeği ve odağı konusunda artan belirsizlik nedeniyle ECB faiz oranlarını sabit tutmayı tercih edebilir. 

    Eurostat’ın Euro Bölgesi işsizlik oranının Ocak ayındaki %6,2’den Şubat ayında %6,1’e gerileyerek rekor düşük seviyeye ulaştığını bildirmesiyle istihdam piyasasının sıkı olmaya devam ettiğine dair işaretler de var. 

    Bazı politika yapıcılar, kesinti yollarını duraklatmayı seçebileceklerinin sinyalini veriyor. ECB Başkanı Christine Lagarde bu hafta yaptığı açıklamada politika yapıcıların enflasyonu hedeflenen seviyeye getirme mücadelesinde zafer ilan etmediklerini vurguladı.

  • Japonya’da tüketici enflasyonu bir miktar yavaşladı, ancak yükseliş eğilimini korudu

    Japonya’da tüketici enflasyonu bir miktar yavaşladı, ancak yükseliş eğilimini korudu

    Foreks – Japonya’da tüketici enflasyonu Şubat ayında enerji sübvansiyonlarının etkisiyle bir miktar yavaşlasa da pirinç fiyatlarındaki rekor artış ve güçlü ücret artışı göstergeleri nedeniyle yükseliş eğilimini sürdürdü ve faiz artırımı beklentilerini korudu.

    Manşet tüketici fiyatları Şubat ayında bir önceki yıla göre %3,7 artarken, Ocak ayındaki %4,0’lık artışa kıyasla çok daha yavaş bir artış gösterdi. Enerji fiyatları, hükümetin elektrik ve gaz faturaları için sübvansiyonları yeniden uygulamaya koymasıyla, bir önceki ay görülen %10,8’lik artıştan çok daha yavaş bir şekilde yıllık %6,9 arttı. Manşet rakam hafiflemesine rağmen, fiyat eğilimleri hala yukarı doğru eğimli ve Japonya Merkez Bankası’nın sıkılaştırmaya devam etmek için alanı olduğunu gösteriyor.

    Taze gıda fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon rakamı %2,9 olan beklentilerin üzerinde yüzde 3 olarak gerçekleşti. Ocak ayında bu oran %3,2 olmuştu.

    Japonya Merkez Bankası’nın yakından izlediği değişken taze gıda ve enerji fiyatları hariç enflasyon Şubat ayında bir yıl öncesine göre %2,6 artarken, Ocak ayındaki artış %2,5 olmuştu.

    Capital Economics Asya-Pasifik Başkanı Marcel Thieliant, “Şubat ayında enflasyonun temelindeki güç, Japonya Merkez Bankası’nın Mayıs ayındaki bir sonraki toplantısında faiz artırımına gidebileceğini gösteriyor” dedi.

    Ancak, ABD gümrük tarifelerinin etkisine ilişkin belirsizliğin BOJ’un hamlesini Temmuz ayına erteleyebileceğini belirten Thieliant, “Her iki durumda da, enflasyonda devam eden güç, bankanın politikayı çoğu kişinin beklediğinden daha agresif bir şekilde sıkılaştıracağı görüşümüzü destekliyor” diye konuştu.

  • Ticaret Bakanı Bolat: Gıda Enflasyonu Yüzde 35’e Geriledi

    Ticaret Bakanı Bolat: Gıda Enflasyonu Yüzde 35’e Geriledi

    Ticaret Bakanı Bolat: “Gıda enflasyonu yüzde 35’e geriledi”

    ANKARA – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Enflasyon yüzde 39 olarak son 20 ayın en düşük enflasyon oranı ama daha sevindirici olarak Ramazan günü olarak da ifade etmek istiyorum gıda enflasyonu yüzde 35’e geriledi. Ben bunun için değerli çiftçimize, esnafımıza, tüccarlarımıza, perakendecilerimize çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GİMAT Merkezinde bir esnaf lokantasında iftar programına katıldı. Gıda sektörünün temsilcileri ile buluşarak fikir alışverişinde bulunan Bakan Bolat, “Gıda sektörü Türkiye’de 10 bin kişinin istihdam edildiği bir sektör. Covid dönemi tarımın gıdanın ne kadar önemli olduğunu sağlık temizlik hijyen sektörünün ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştu” diye konuştu.

    “32 buçuk milyar dolarlık da tarım ve gıda ürünleri ihracatımız var”

    Hükümetin çabaları ile tarımda gelen başarıları aktaran Bakan Bolat, “Hükümetimizin de 22 yıllık çabalarıyla tarımda iki katı bir üretime kavuştuk son 22 yıl içinde. Avrupa’da birinci, dünyada onuncu sırada 74 milyar dolarlık üretime sahibiz. Yine lezzetli ve damak tadı Türk gıda ürünler dünyada da kapış kapış ihracat pazarlarında satılıyor 32 buçuk milyar dolarlık da tarım ve gıda ürünleri ihracatımız var” ifadelerini kullandı.

    “Ekonomimizi büyütmeye devam ettik”

    Covid ve dünyada yaşanan süreçlere rağmen istikrarın devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, “Malum Covid ile başlayan süreç, sonra iki büyük gıda üreticisi, enerji üreticisi Rusya ve Ukrayna’nın sıcak savaşı ve deprem felaketleri enflasyonla mücadelemizi zorlaştırmıştı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetimiz istikrar içerisinde hem siyasi istikrarı korudu hem terör belasını defetti. Hem Türkiye topraklarında hem Türkiye’nin güney sınırlarında yok etti. Hem de ekonomimizi büyütmeye devam ettik” şeklinde konuştu.

    “Gıda enflasyonu yüzde 35’e geriledi”

    Enflasyon ile mücadele de başarılı sonuçlar elde edildiğini ve gıda enflasyonunun yüzde 35’e gerilediğini söyleyen Bakan Bolat, şunları kaydetti:

    “2020’den bu yana 4 yıl içinde Türkiye milli gelirini 717 milyar dolardan 1 trilyon 323 milyar dolara 500 milyar dolar artışla büyüttü. Son açıklanan enflasyon rakamları, enflasyonla mücadelede de büyük bir mesafe aldığımızı gösteriyor. Daha 9 ay önce yüzde 75 buçukluk bir tüfe varken şubat ayında yüzde 40’ın altına geriledi tüfe oranı. Enflasyon yüzde 39 olarak son 20 ayın en düşük enflasyon oranı ama daha sevindirici olarak Ramazan günü olarak da ifade etmek istiyorum gıda enflasyonu yüzde 35’e geriledi. Ben bunun için değerli çiftçimize, esnafımıza, tüccarlarımıza, perakendecilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu ramazan Allah’a şükür bir fiyat artışı olmadı. Hatta indirim kampanyalarıyla ciddi indirimlerde söz konusu. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki geçen haziran ayından bu yana piyasalarda bir sakinlik var. Üretim arz bol, fiyatlar öngörülebiliyor. Enflasyon bu yıl sonuna kadar 20’li rakamlara doğru inişe geçti.”

    Covid döneminde Türkiye’deki gıda üreticilerinin rüştünü ispat ettiğini bildiren Bakan Bolat, “İnşallah sürümden kazanılacağı, sürümden kar edileceği bir döneme normalleşmeye doğru devam ediyoruz bu bir dengeleme dönemi. Son üç yılda üst üste meydana gelen felaketlerden sonra hem dünyada hem ülkemizdeki deprem felaketini de kattığımızda bizim özellikle bizim stratejik bir ürün olan gıda sektöründe vatandaşlarımıza üretim arzını tedarik etmek makul şartlarda ulaştırmak çok önemli. Gıda sektörü kovid döneminde rüştünü ispat etmiştir. Zor iki yıllık dönemde hiçbir ürünün sıkıntısı meydana gelmedi” dedi.

    CoinTR’den 1.000 TL Hediye! Hemen Üye Ol, Kolayca Kazanmaya Başla! Şimdi Katıl! Reklamdır
    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / FURKAN DOĞAN – Ekonomi
  • Avrupa Merkez Bankası durgun ekonomiye karşı güvercin tutumunu sürdürdü

    Avrupa Merkez Bankası durgun ekonomiye karşı güvercin tutumunu sürdürdü

    Avrupa Merkez Bankası (ECB), piyasa beklentileri doğrultusunda durgun ekonomi ve düşen enflasyon oranı karşısında güvercin tutumunu sürdürerek üç temel politika faizini 25 baz puan düşürdü.

    ECB, yılın ikinci yönetim kurulu toplantısında para politikası kararlarını açıkladı.

    Buna göre, Banka mevduat faiz oranını yüzde 2,75’ten yüzde 2,50’ye indirdi. ECB, refinansman faizi ve marjinal borçlanma faizini de 25 baz puan düşürerek sırasıyla yüzde 2,65 ve yüzde 2,90’a çekti.

    Böylece, para politikasına yönelik yılın ikinci toplantısında refinansman faizi ve marjinal fonlama faizi için Mart 2016’dan, mevduat faizi için de Eylül 2019’dan bu yana altıncı indirim yapıldı.

    ECB’nin kararı, Avro Bölgesi genelinde büyümenin durgun olması ve şubatta yüzde 2,4 ile bankanın yüzde 2’lik hedefine yakın enflasyon açıklamasından sonra geldi.

    Karar metni

    ECB’nin, para politikası kararlarına ilişkin açıklamasını önemli alanlarda değiştirmesi dikkati çekti.

    Banka açıklamasında, faiz oranlarının Avro bölgesinde ekonomiyi yavaşlatmaya devam ettiği yönündeki önceki değerlendirmelerini revize ederek, “Faiz indirimleri yeni borçlanmayı firmalar ve hane halkları için daha ucuz hale getirdiğinden ve kredi büyümesi arttığından, para politikası anlamlı bir şekilde daha az kısıtlayıcı hale geliyor.” ifadesini kullandı.

    Faiz kararı metninde, ECB’nin, dezenflasyon süreci yolunda olduğu belirtilerek, enflasyonun genel olarak Banka uzmanlarının beklediği şekilde gelişmeye devam ettiği kaydedildi.

    Manşet enflasyonun 2025’te ortalama yüzde 2,3, 2026’da yüzde 1,9 ve 2027’de ise yüzde 2 olmasının öngörüldüğü ifade edilen açıklamada, manşet enflasyonda 2025 için yapılan yukarı yönlü revizyonun daha güçlü enerji fiyat dinamiklerini yansıttığı belirtildi.

    Metinde, enerji ve gıda hariç olarak hesaplanan çekirdek enflasyonun 2025 için ortalama yüzde 2,2, 2026 için yüzde 2 ve 2027 için yüzde 1,9 olacağı tahmin edildi.

    Ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukların devam ettiğine yer verilen açıklamada, banka uzmanlarının Avro Bölgesi ekonomisi için büyüme tahminlerini 2025 için yüzde 0,9’a, 2026 için yüzde 1,2’ye ve 2027 için yüzde 1,3’e düşürdüğü aktarıldı.

    Bankanın, bu yıl enflasyon tahminini 0,2 puan yükseltmesi, 2025 ve 2026 yılları için büyüme tahminlerini 0,2 puan düşürmesi dikkati çekti.

    ECB’nin açıklamasında, “2025 ve 2026 için yapılan aşağı yönlü revizyonlar, kısmen yüksek ticaret politikası belirsizliğinin yanı sıra daha geniş politika belirsizliğinden kaynaklanan düşük ihracatı ve yatırımda devam eden zayıflığı yansıtmaktadır.” ifadesi yer aldı.

    ECB Yönetim Konseyi’nin enflasyonun yüzde 2’lik orta vadeli hedefinde sürdürülebilir bir şekilde istikrar kazanmasını sağlama kararlılığının devam ettiği kaydedilen açıklamada, Yönetim Konseyi’nin özellikle belirsizliğin arttığı mevcut koşullarda, uygun para politikası duruşunun belirlenmesinde verilere bağlı ve toplantıdan toplantıya bir yaklaşım izleyeceği tekrarlandı.

    Açıklamada, “Özellikle, Yönetim Kurulunun faiz kararları, gelen ekonomik ve finansal veriler ışığında enflasyon görünümüne, enflasyonun ana dinamiklerine ve para politikası aktarımının gücüne ilişkin değerlendirmesine dayanacaktır. Yönetim Konseyi belirli bir faiz oranı patikasına önceden taahhütte bulunmamaktadır.” yorumu yapıldı.

    Bu arada, Bankanın değerlendirmedeki değişiklikten sonra Almanya, Fransa ve İtalya’nın 10 yıllık devlet tahvillerinin getirileri artarken, avro dolar karşısında değer kazanmaya devam etti.

    ECB’nin hareket yönü artık o kadar da net değil

    ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin değerlendirmesinde, artan belirsizlik ve büyük mali teşvik beklentileriyle birlikte, ECB’nin bugünkü faiz indiriminden sonra izleyeceği yolun artık birkaç hafta önceki kadar net olmadığını belirtti.

    Brzeski, “‘Para politikası anlamlı bir şekilde daha az kısıtlayıcı hale geliyor’ ifadesi, ECB’nin hareket yönünün artık o kadar da net olmadığını gösteriyor. Bu yeni ifade, ECB politika faizlerinin nötr bölgeye yaklaştığını göstermektedir.” dedi.

    Ne savunma harcamalarının artırılması tartışması ne Almanya’da 500 milyar avroluk bir altyapı fonunun duyurulması ne de borç freninde yapılması planlanan değişikliklerin ECB’nin enflasyon ve büyüme projeksiyonlarda dikkate alınmadığını vurgulayan Brzeski, bugünkü toplantı öncesinde en önemli sorunun ECB’nin faiz oranlarını tekrar düşürüp düşürmeyeceğinden ziyade toplantıdan sonra ne olacağı olduğunu kaydetti.

    Carsten Brzeski, “Son günlerde yaşanan gelişmeler, güvercinler ve şahinler arasında daha fazla faiz indirimine ihtiyaç olup olmadığı konusunda daha da hararetli bir tartışmayı tetiklemiş olacak. Eğer Avro Bölgesi hükümetleri gerçekten de bayrağı devralır ve büyük mali teşvikler gelirse, ECB’nin artık Avro Bölgesi büyümesini desteklemek için ağır işler yapmasına gerek kalmayacaktır. Bunun yerine, Alman altyapısı ve Avrupa savunma harcamaları sayesinde daha iyimser bir büyüme görünümü, ECB’nin mevcut faiz indirimi döngüsünü daha önce beklediğimizden daha erken durdurmasına olanak sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Fitch Ratings Ekonomi Birimi Kıdemli Direktörü Charles Seville de “ECB’nin bugünkü faiz indirimi kararı, çekirdek enflasyonun düştüğüne dair kanıtların ortaya çıkmasıyla birlikte sürpriz olmadı. Almanya’nın mali teşviklerinin talebi artırmasına rağmen, Avro Bölgesi ekonomisinin zayıf performansının ve ABD’nin gümrük vergileri tehdidinin 2025’te daha fazla faiz indirimine ilham vereceğini düşünüyoruz.” dedi.

    Deutsche Bank Avrupa Başekonomisti Mark Wall ise ECB’nin yakın vadede daha fazla politika faizi indirimi gerektirebilecek ABD gümrük tarifeleri tehdidi arasında kendisini zorlu bir konumda bulduğunu belirterek, “Avrupa’nın stratejik özerkliğini güvence altına almak için önümüzdeki birkaç yıl içinde gerekli olacak daha yüksek savunma harcamalarına yönelik artan taahhüt, bu ortam, para politikası kaldıracının ustaca kullanılmasını ve politika opsiyonelliğinin korunmasını gerektirmektedir.” ifadelerini kullandı.

    CoinTR’den 1.000 TL Hediye! Hemen Üye Ol, Kolayca Kazanmaya Başla! Şimdi Katıl! Reklamdır
    Kaynak: AA / Bahattin Gönültaş – Ekonomi
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara yeniden döneceğini ifade etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

    “2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA TEKRAR DÖNECEK”

    Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına işaret ederek, “Geçen yıl ortalama aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha çok ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız giderek düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise biraz zaman alacak, mayıs ayından sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha hızlı bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Vatandaş şu anda enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara yeniden dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

    HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN YASAL DÜZENLEME

    Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Biz de her zaman serbest piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk ama bütün dünyada şu bir gerçek serbest piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların çok daha hakim olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve hızlı çalışması için bir gayret içindeyiz, belki bazı düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, bununla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engellemek. Bu konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu tür tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, kesinlikle bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

    Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece önemli ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa yönelik açıklamaları bulunduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının ardından ciddi bir çalışma başlatıldığını ifade etti.

    “Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı geniş kapsamlı, çok maddeli çalışmalar yapıyor. Çalışma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza arz edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda gerek özel kesimde daha fazla tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve denetim. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok dikkatli bir şekilde izleyen, denetleyen bir mekanizmayı da eş zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

    “BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR DEPREM HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

    Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda bulunan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

    Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, kamu karşı karşıya kaldı. Bu yıl bütçemizde 1 trilyon 28 milyar deprem harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

    “İSRAİL İLE HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MALZEME TİCARETİ YAPILMADI”

    Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yana Filistin’in yanında olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret aynı zamanda oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar olumsuz etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları söz konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden başka bunu yapan ülke yok. Maalesef bütün bunlara rağmen içeride büyük bir yalan ve iftira kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak kararlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce kesintisiz ve yeterli insani yardım olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Kesintisiz insani yardım ve ateşkes oluncaya kadar bunu yapacağız.” dedi.

    “SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin ardından ülkeye yabancı sermaye girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de yabancı kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar yabancı kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Seçim öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemen sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekten hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira sadece hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, doğrudan yatırım için çok sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını ancak bu yatırımların gerçekleşmesinin zaman alacağını vurguladı.

    IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile çok boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle mücadele ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Kalkınma Yolu olduğunu ifade etti.

    Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha fazla işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak çok daha farklı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın bölgesel etkilerini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.”

    Kaynak: AA / Politika
  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – Fed’in son politika toplantısının ön planda olduğu piyasalarda yine yoğun bir hafta yaşanacak. ABD Cuma günü son istihdam raporunu açıklayacakken “Muhteşem Yedili”nin son isimleri kazançlarını raporlayacak. Bu arada Euro Bölgesi ve Çin de yakından izlenecek ekonomik veriler açıklayacak.

    Yeni haftaya başlarken bilmeniz gerekenler:

    1. Fed kararı

    Yetkililer Çarşamba günü iki günlük politika toplantısını tamamladığında yatırımcılar, Fed’in bu yıl bir aşamada faizleri düşürmeyi bekleyip beklemediğine dair göstergeleri bekliyor olacak. Fed Başkanı Jerome Powell, Merkez Bankasının faiz indirimine gitmeden önce enflasyonun %2 hedefine doğru ilerlediğine dair daha fazla güvene ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Cuma günü açıklanan Mart ayı enflasyon verisinin genel olarak konsensüsle uyumlu olması, Eylül ayında ilk faiz indirimine ilişkin piyasa beklentilerini çok az değiştirdi.

    İş gücü piyasası ve enflasyon verileri yukarı yönlü sürprizler yapmaya devam ettikçe faiz indirimi beklentileri azaldı. Finansal piyasalar başlangıçta ilk faiz indiriminin Mart ayında yapılmasını bekliyordu. Bu beklenti önce Haziran’a sonra da Eylül’e ertelendi.

    2. Tarım dışı istihdam verisi

    Cuma günü açıklanacak olan aylık istihdam raporu, ABD iş gücü piyasasının gücüne dair yeni bir bakış açısı sunarken ekonomistler, Mart ayında 303.000 olan istihdamın, Nisan ayında 243.000 artmış olmasını bekliyor. İşsizlik oranı için beklentiler ise %3,8 seviyesinde sabit kalması yönünde.

    Cuma gününden önce özel sektör işe alımlarına ilişkin ADP verilerinin yanı sıra JOLTS iş ilanları raporu ve indirim beklentilerini güçlendirmeye yardımcı olacak diğer anket verileri açıklanacak.

    Yatırımcılar ayrıca iş gücü piyasasından kaynaklanan enflasyon baskılarının azalmaya devam ettiğine dair işaretler için Salı günü açıklanacak istihdam maliyet endeksi verilerine bakacak.

    3. Teknoloji şirketlerinin kazanç raporları

    Geçen yıl piyasaları yükselten “Muhteşem Yedili”den son isimler, Salı günü Amazon (AMZN) ve Perşembe günü Apple olacak.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Apple hisseleri (AAPL) bu yıl şimdiye kadar %10’un üzerinde değer kaybetti ve iPhone üreticisinin Çin’deki akıllı telefon sevkiyatlarının %19 düşmesinin ardından ilk çeyrek kazançlarında bir düşüş açıklaması bekleniyor.

    Amazon’un bulut bilişim işi odak noktası olurken yatırımcılar da online perakende devinin tüketici harcamaları hakkında ne söyleyeceğini izleyecek.

    Perşembe günü Microsoft (MSFT) ve Google’ın ana şirketi Alphabet’ten (GOOGL) gelen sağlam raporlar, S&P 500 endeksinin Kasım ayından bu yana en büyük haftalık kazancını kaydetmesine yardımcı oldu.

    InvestingPro kullanın, profesyoneller gibi kazanın! %20 indirim kodu: INVTROZEL1A

    Kodu nasıl kullanacağınızdan emin değil misiniz? Adım adım gösterdiğimiz videoyu izleyebilirsiniz.

    Sorularınız için destek birimimize buradan ulaşın.

    Ancak Tesla (TSLA) ve Facebook’un ana şirketi Meta Platforms (META) gibi bazı emsalleri, karışık bir performans sergiledi.

    JPMorgan (NYSE:JPM) analistleri bir notta şu ifadeleri kullandı:

    “Kazanç sezonu öncesinde hisse senetlerinin zaten güçlü seyrettiği ve pozisyonların gergin olduğu göz önüne alındığında kazançlardaki potansiyel artışların, bilanço sezonu boyunca hisse senetlerinde yükselişe yol açmayabileceği konusunda uyardık… Gerçekten de ABD’de hisse senedi fiyatlarına verilen tepkiler, şu ana kadar pek iç açıcı olmadı.”

    4. Çin’in PMI verileri

    Piyasa gözlemcileri; dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde uzun zamandır beklenen toparlanmanın, geçtiğimiz ay beklentilerden daha güçlü gelen verilerin ardından ivme kazandığına dair işaretler için Çin’in Nisan ayı imalat verilerine dönecek.

    Çin’in resmi Satın Alma Yöneticileri Endeksi Salı günü açıklanacak ve ardından Caixin/S&P Küresel İmalat PMI gelecek.

    İyimser veriler, büyümeyi desteklemeye ve yatırımcı duyarlılığını artırmaya çalışan politika yapıcıları rahatlatacaktır.

    Küresel yatırım kuruluşları, Çin hisse senetlerinde giderek daha fazla boğa eğilimine yönelerek birinci sınıf hisselerin olduğu endeksin, Şubat ayındaki dip seviyesinden %10’dan fazla yükselmesine yardımcı oldu. Ancak Pekin, son zamanlarda kendini para birimi konusunda bir çıkmazın içinde buldu. Yuan güçlü dolar karşısında değer kaybederken başlıca ticari ortaklarının paraları karşısında güçleniyor. Bu da Çin’in ihracata bağımlı ekonomisi için hoş olmayan bir işaret.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    5. Euro Bölgesi verileri

    Salı günü açıklanacak olan Euro Bölgesi enflasyon ve ekonomik büyüme verileri, Avrupa Merkez Bankasının Haziran ayında faiz indirimine gideceğine dair piyasa beklentilerini güçlendirecek gibi görünüyor.

    Enflasyon geçtiğimiz yıl hızla düştü ve ECB Haziran ayında faizleri düşürmeyi planladığını belirtti ancak uzun vadeli görünüm artan enerji maliyetleri, inatla yüksek seyreden hizmet enflasyonu ve ticareti sekteye uğratma tehdidi oluşturan jeopolitik gerilimlerin devam etmesiyle gölgelenmeye devam ediyor.

    Ekonomistler, blokun gayri safi yurt içi hasılasının ilk çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre sadece %0,2 artmasını bekliyor.

    Tüketici fiyatlarının, Nisan ayında artan enerji maliyetleri nedeniyle bir önceki aya kıyasla %2,4 oranında arttığı tahmin ediliyor.

    -Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.

  • Merkez Bankası politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı

    Merkez Bankası politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı. Ekonomistlerin beklentileri de faizin sabit bırakılacağı yönündeydi.

    GEÇEN AY 500 BAZ PUAN ARTIRILMIŞTI

    Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu. Geçen ay gerçekleştirilen toplantıda politika faizi 500 baz puan artırılmıştı.

    MERKEZ BANKASI’NDAN AÇIKLAMA GELDİ

    Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı; “Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir. Mart ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, devam eden zayıflamaya rağmen öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Tüketim malı ve altın ithalatındaki seyir cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte direncin sürdüğüne işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.

    “DEZENFLASYON 2024 YILININ İKİNCİ YARISINDA TESİS EDİLECEKTİR”

    Mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir.

    “MAKRO FİNANSAL İSTİKRARI KORUYACAK UYGULAMALAR SÜRECEK”

    Kurul; makroihtiyati politikaları, piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürmektedir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir.

    “KURUL KARARLARINI ŞEFFAF BİR ÇERÇEVEDE ALACAKTIR”

    Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

  • Almanya 2024 GSYİH büyüme görünümünü %0,3’e yükseltti

    Almanya 2024 GSYİH büyüme görünümünü %0,3’e yükseltti

    Alman hükümeti 2024 yılı için ekonomik büyüme tahminini bir önceki tahmin olan %0,2’den %0,3’e yükseltti. Bu düzeltme bugün hükümetin bahar projeksiyonlarının bir parçası olarak açıklandı. Güncellenen rakamları Berlin’de açıklayan Ekonomi Bakanı Robert Habeck, ekonomide hafif bir yükseliş ve zayıflık döneminden kademeli bir toparlanma beklendiğini belirtti.

    İyileşen görünüm, reel ücretlerde öngörülen artış ve güçlü bir işgücü piyasası sayesinde artan özel tüketim beklentileriyle destekleniyor. Bu faktörlerin önemli bir büyüme ivmesi sağlayacağı öngörülmektedir.

    GSYH revizyonunun yanı sıra, enflasyon tahmini de 0,4 puan düşürülmüştür. Daha önce %2,8 olarak tahmin edilen enflasyonun bu yıl %2,4’e düşmesi beklenmektedir. Bu, tüketici harcamaları üzerinde kayda değer bir etkisi olan geçen yılki %5.9’luk enflasyon oranından önemli bir düşüşe işaret ediyor.

    Bakan Habeck, fiyatların birçok kişinin tahmin ettiğinden daha hızlı düştüğünü belirtti. Hükümet, 2025 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın %1.0 oranında artacağını öngörüyor. Ayrıca, enflasyonun düşüş eğilimini sürdürerek 2025 yılında %1.8’e ulaşacağı ve Avrupa Merkez Bankası’nın %2’lik hedefinin altında kalacağı öngörülüyor.

    Revize edilen ekonomik rakamlar, geçtiğimiz yıl büyük Euro bölgesi ülkeleri arasında en zayıf performansı sergileyen Almanya için zorlu bir dönemin ardından geldi. Ülke yüksek enerji maliyetleri, durgun küresel talep ve tarihsel olarak yüksek faiz oranlarından kaynaklanan olumsuzluklarla karşı karşıya kaldı. Enflasyonda beklenen ılımlılığa rağmen, cari yıl için büyümenin hala nispeten mütevazı olacağı tahmin ediliyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • ING analistleri, güçlü TÜFE rakamlarının Avustralya dolarının pozisyonunu güçlendirdiğini söylüyor

    ING analistleri, güçlü TÜFE rakamlarının Avustralya dolarının pozisyonunu güçlendirdiğini söylüyor

    Çarşamba günü, Avustralya doları (AUD) beklenenden daha yüksek enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından bir yükseliş yaşadı. Çekirdek enflasyon ölçütleri %4’ün üzerinde kalırken, yıllık manşet enflasyon oranı %3,6’ya geriledi. İlk çeyrek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart ayında %3,5 ile %3,4 olan konsensüs tahminini aştı.

    TÜFE açıklamasının ardından Avustralya’nın iki yıllık swap oranı yaklaşık 15 baz puan artarak %4,51 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Piyasanın para politikasına ilişkin beklentileri değişti ve Overnight Index Swap (OIS) eğrisi artık yıl sonuna kadar bir faiz indirimi olasılığının azaldığına işaret ederek Aralık toplantısı için yalnızca 8 baz puanlık bir gevşeme öngörüyor.

    ING analisti Francesco Pesole Çarşamba günü yayınladığı bir notta, yeni bir faiz artırımı riskinin tamamen göz ardı edilebilir olmadığını ancak enflasyon rakamlarının politikada böyle bir dönüşü gerektirecek düzeyde olmadığını söyledi.

    Pesole, “Avustralya Merkez Bankası’nın faizleri tekrar yükseltmek zorunda kalmadan enflasyon hedefine ulaşabileceğini düşünüyoruz, ancak enflasyonda daha fazla darbeyi sindirmesi gerekebilir, bu da iletişimde güvercin tarafa doğru daha fazla adımın daha dikkatli atılacağını gösteriyor” dedi.

    Son ekonomik veriler, 0,6500 seviyesini aşan Avustralya doları için olumlu oldu. Para birimi piyasa duyarlılığındaki değişimlere karşı hassasiyetini korurken, politika gevşetme beklentilerinin gecikmesi ve istikrarlı bir risk ortamında desteğini sürdürme kabiliyeti AUD’nin konumunu güçlendiriyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.