Etiket: Faiz

  • Yen, BoJ toplantısı öncesinde güçlü kalmaya devam ederken dolar düştü

    Yen, BoJ toplantısı öncesinde güçlü kalmaya devam ederken dolar düştü

    Investing.com – ABD doları Avrupa’da erken saatlerde düşüş yaşarken Japonya Merkez Bankasının politika kararı öncesinde Japon yeni, geçen haftaki kazançlarının bir kısmını geri verdi.

    Dolar endeksi, geçen haftaki yaklaşık %1,3’lük kaybının ardından %0,1 düşüşle 102,052 seviyesinden işlem gördü.

    Fed’in güvercin tavrı dolara darbe vurdu

    ABD Merkez Bankasının, son toplantısında faiz indirimlerine yönelmesinin ardından geçen hafta dolar ciddi ölçüde geriledi ve yatırımcılar, artık en azından gelecek yıl yaz başında bir faiz indirimi bekliyor.

    ABD’nin ekonomi veri takvimi büyük ölçüde boş ve haftanın odak noktası, Cuma günü, tüketici fiyat baskılarının hafiflediğini göstermesi muhtemel olan Fed’in enflasyon göstergesi olarak tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi olacak.

    Ayrıca bugün Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve yarın Raphael Bostic gelecekteki politikaya ilişkin görüşlerini açıklayacak.

    ING analistleri bir notta, “Yılbaşı ile hacim azalmadan önceki son birkaç günlük piyasa hareketi, faiz indirimi spekülasyonlarını hafifletmeye çalışan Fed yetkilileri ile bunun yerine geçen haftaki noktasal grafik projeksiyonlarından güvercin beklentilerin doğrulandığını gören yatırımcılar arasındaki ‘çekişme’ etrafında dönmeye devam etmelidir.” dedi.

    Yen, BoJ toplantısı öncesinde değişmedi

    Diğer taraftan dolar/yeni %0,1 artışla 142,30’dan işlem görürken Japon yeni, geçen haftaki yaklaşık %2’lik kazancının bir kısmını geri verdi.

    Japonya Merkez Bankası (BoJ) iki günlük para politikası toplantısını tamamlarken yatırımcılar, güvercin merkez bankasının ultra gevşek politikasını ne zaman gevşetmeye başlayacağından emin değil.

    ING, “Banka yetkilileri, böyle bir hamlenin henüz erken olduğunu söyleyerek bu ay için faiz artırımı beklentilerini şimdiden yumuşattı.” diye ekledi.

    “Yine de yatırımcılar artık aktif olarak Ocak ayında negatif faizlerin sona ereceğine dair beklenti içindeyken bu toplantıdaki dil, yenin kısa vadeli performansı için kilit önemde olacak.”

    Euro hâlâ Almanya’nın zayıf görünümünden etkileniyor

    Avrupa Merkez Bankasının (ECB) geçen hafta yaptığı açıklamaların, Fed’in güvercin tavrıyla kıyaslandığında nispeten şahin bir nitelik taşıması ile euro/dolar  %0,3 artışla 1,0922’ye yükseldi.

    Bununla birlikte Ifo enstitüsünün verilerine göre Almanya’da iş dünyasının moralinin, Aralık ayında beklenmedik bir şekilde kötüleşmesinin de etkisiyle Euro Bölgesi’ndeki büyüme görünümünün üzerindeki bulutlar devam ediyor.

    Ifo iş ortamı endeksi, Aralık ayında 86,4 olarak gerçekleşirken Kasım ayında revize edilen 87,2 değerinden geriledi.

    Ifo Başkanı Clemens Fuest, “Yılın sonuna yaklaşırken Alman ekonomisi zayıf kalmaya devam ediyor.” dedi.

    Bu haftanın ilerleyen günlerinde açıklanacak olan İngiltere enflasyon verileri öncesinde sterlin/dolar %0,1 artışla 1,2687 seviyesine yükseldi.

    İngiltere’de Çarşamba günü açıklanacak olan tüketici fiyatlarının Kasım ayında yıllık bazda %4,3 artması bekleniyor. Bu, bir önceki ayki %4,6’lık orandan bir düşüşü temsil etse de BoE’nin %2’lik orta vadeli hedefinin hâlâ iki katından fazla ve faiz indirimlerini daha uzak bir ihtimal haline getiriyor.

    Öte yandan dolar/yuan %0,2 artışla 7,1318’den işlem görürken AUD/USD %0,6 artışla 0,6734’e yükseldi.

  • Altının gramı 1.890 liradan işlem görüyor

    Altının gramı 1.890 liradan işlem görüyor

    Cuma günü ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden altının gram fiyatı, günü yüzde 0,8 düşüşle 1.882 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı yeni haftaya ise değer kazancıyla başlamasının ardından saat 11.25 itibarıyla yüzde 0,5 artışla 1.890 lira seviyesinde bulunuyor.

    ÇEYREK VE CUMHURİYET ALTINI NE KADAR?

    Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 3 bin 100 liradan, cumhuriyet altını 12 bin 710 liradan satılıyor. Altının ons fiyatı ise şu sıralarda yüzde 0,3 yükselişle 2 bin 20 dolar seviyesinde dengelendi.

    FED’İN MARTTA FAİZ İNDİRİMLERİNE BAŞLAMASI BEKLENİYOR

    Analistler, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin agresif faiz indirimini düşünmek için henüz çok erken olduğunu vurgulamasının varlık fiyatlarında oynaklığı artırdığını belirtti.

    Geçen hafta merkez bankaları yılın son para politikası kararlarını açıklarken, gelecek döneme ilişkin alınan sinyaller, faiz indirimlerine gelecek yıl başlanabileceğine yönelik iyimser havayı beslese de Fed yetkililerinin cuma günkü açıklamaları söz konusu iyimserliği törpüledi.

    Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in gelecek yılın ilk toplantısını gerçekleştireceği ocak ayında faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın martta faiz indirimlerine başlama ihtimali yüzde 75’te bulunuyor.

    ONS ALTINDA 2 BİN 40 DOLAR DİRENÇ KONUMUNDA

    Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksi, yurt dışında ise Almanya’da Ifo iş dünyası güven endeksi verilerinin takip edileceğini ifade ederek, teknik açıdan altının ons fiyatında 2 bin 50 ve 2 bin 40 dolar seviyelerinin direnç, 2 bin 10 ve 2 bin dolar seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Moody’s Türkiye için güncelleme yapmazken piyasalar haftaya nasıl başladı?

    Moody’s Türkiye için güncelleme yapmazken piyasalar haftaya nasıl başladı?

    Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, değerlendirme takviminde yer alan 15 Aralık’ta Türkiye’nin kredi notu ve görünümünde herhangi bir güncelleme yapmadı. Böylece Türkiye’nin kredi notu, yatırım yapılabilir seviyenin altı kademe altı olan B3’te, görünümü ise durağanda kalmaya devam etti.

    Kredi derecelendirme kuruluşlarının yıllık takvimlerinde ülkelerin kredi notu ve görünümleri için tarih vermesi, kesin olarak güncelleme yapılacağı anlamına gelmezken belirtilen tarihler dışında da değerlendirme yapılabiliyor. Son dönemde makroekonomik göstergelerin iyileşmeye devam ettiğini, yabancı ilgisinin artmaya başladığını ve bunun CDS primlerine çok net şekilde yansıdığını unutmamak gerekir.

    Dolayısıyla Moody’s’in güncelleme yapmaması moral bozabilecek olsa da şartları topyekûn değiştirmeyecektir. Kaldı ki tarihsel olarak bakıldığında kredi derecelendirme kuruluşlarının attığı adımların, piyasaların gerisinde kalabildiğinin de altını çizmek gerekir.

    Yeni haftanın odak noktasında ise Perşembe günkü PPK toplantısı yer alıyor. TCMB’nin yılın son PPK toplantısında faiz artırımlarına devam etmesi bekleniyor. Özellikle 12 ay sonrası için enflasyon beklentisinin, son dönemde yönünü aşağı çevirerek kontrol altında görünmesi, daha limitli bir faiz artırımı yapılacağına işaret ediyor.

    Bu kapsamda ortalama piyasa beklentisi, politika faizinin %40’tan %42,5 seviyesine yükseltileceği yönünde. Faizlerin ulaşması beklenen zirve seviye ise %45 olarak tahmin ediliyor. Piyasanın 12 aylık %41,2’lik enflasyon beklentisine kıyasla bileşik politika faizini %57’e çıkaracak olan bu önemli faiz artışının, ekonomiyi hükümetin öngördüğü dezenflasyon yörüngesine (2024 sonunda %36) doğru yönlendirmesi muhtemel görünüyor.

    Türk Lirası: Moody’s’in herhangi bir güncelleme yapmaması, bir miktar moral bozabilecek olsa da makro görünüm iyileşmeye devam ettiği için bunun kurlarda kalıcı bir bozulma getirmesini beklememek gerekir.

    Diğer taraftan kuvvetli faiz artırımları sonrasında enflasyon beklentilerinin ise kontrol altına alınmaya başladığını görüyoruz. Bu noktada Cuma günü TCMB’nin açıkladığı Aralık ayı piyasa katılımcıları anketinde, cari yıl sonu enflasyon beklentisi %67,23’ten %65,39’a, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise %43,94’ten %41,23 seviyesine geriledi. Para politikası açısından piyasalar, özellikle 12 ay sonrası için enflasyon beklentisini yakından takip ediyor. Burada geri çekilmenin sürmesi, TCMB’nin faiz artırımlarını azaltarak yakın zamanda sonlandıracağına yönelik piyasa beklentisi ile uyumlu bir tablo çiziyor.

    Borsa İstanbul: Geride bıraktığımız haftaya oldukça zayıf bir başlangıç yapan BIST 100 endeksi, ilk üç işlem gününde %5’e yakın değer kaybına uğradı. Fed toplantısının ardından ise küresel risk iştahında yaşanan toparlanma ve yurt içinde Moody’s’e ilişkin beklentiler, görünümü tamamen değiştirdi.

    Bu kapsamda son iki işlem gününde sergilenen güçlü performans, haftanın artı bölgede (+%1,0) kapatılmasını sağladı. Moody’s’in herhangi bir güncelleme yapmaması ile haftaya başlarken risk iştahının düşük kalması sürpriz olmayacaktır. Ancak kredi derecelendirme kuruluşlarından bağımsız olarak son dönemde yabancı ilgisinin zaten artmaya başladığını ve bunun CDS primlerine çok net şekilde yansıdığını unutmamak gerekir. Dolayısıyla Moody’s’in güncelleme yapmaması şartları topyekûn değiştirmeyecektir.

    Teknik açıdan endeksin 7.875 puanın üzerinde kalmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Yukarıda ise 8.000 ve 8.150 dirençlerini takip edeceğiz.

    BIST 30 en yakın vadeli VİOP kontratı

    Günü 8.779,25 puanda kapatan BIST 30 kontratlarında 8.718, 8.648, 8.587 ve 8.516 destek olarak izlenebilir.

    8.841, 8.911, 8.973 ve 9.043 ise direnç noktalarını oluşturuyor.

    USD/TRY en yakın vadeli VİOP kontratı

    Günü 29,3623 seviyesinde kapatan dolar/TL vadeli işlem kontratlarında 29,333, 29,274, 29,2155 ve 29,157 destek olarak izlenebilir.

    29,3915, 29,4505, 29,509 ve 29,568 ise direnç noktalarını oluşturuyor.

    Kaynak: Ünlü & CO

    Hibya Haber Ajansı

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’ın, para politikasındaki tarihi sıkılaştırmanın büyük olasılıkla sona erdiğini ve faiz indirimi tartışmalarının “görünür hale geldiğini” söylemesinin ardından piyasalar 2023’ün son haftalarına giriyor. Yatırımcılar bu yıl için ABD enflasyonu hakkında son bir güncelleme alacakken Japonya Merkez Bankası uzun zamandır beklenen bir politika değişikliğine doğru ilerliyor olabilir.

    Yeni haftaya başlarken bilmeniz gerekenler:

    1. ABD verileri

    Yatırımcılar, Fed’in birincil enflasyon göstergesi olarak tercih ettiği, Cuma günü yayımlanacak olan kişisel tüketim harcamaları ile bu yılki enflasyona ilişkin son güncellemeyi alacak.

    Ekonomistler PCE fiyat endeksinin Kasım ayında ikinci ay için yatay kalmasını beklerken değişken gıda ve enerji maliyetlerinin hariç tutulduğu çekirdek ölçütün %0,2 yükseldiği düşünülüyor.

    Ayrıca tüketici güveni, ilk işsizlik başvuruları ve dayanıklı tüketim malları siparişleri verileri de açıklanacak olup konut sektörüne ilişkin güncellemeler arasında yeni ve mevcut konut satışlarına ilişkin raporlar da yer alıyor.

    Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic Salı günü bir konuşma yapacak.

    2. Yeni Yıl rallisi mi?

    Dow Jones industrial average Cuma günü yeni bir rekor kapanış yaparken S&P 500 çok az değişiklikle sona erdi ancak 2017’den bu yana en uzun haftalık kazanım serisinde yedinci hafta üst üste kazanç kaydetti.

    New York Fed Başkanı John Williams‘ın, Cuma günü, faiz indiriminden bahsetmek için çok erken olduğunu söylemesinin ardından yatırımcılar arasındaki iyimserlik azaldı.

    Pittsburgh’daki Bokeh Capital Partners’ın baş yatırım yetkilisi Kim Forrest, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bu hafta anladığımız şey, Fed Başkanı Jerome Powell’ın ekonomiyi iyi bir neden olmadan daha uzun süre yüksek faizlerle cezalandırmak istemediğidir.” dedi.

    “Yeni Yıl rallisi görüp görmeyeceğimizi bilmiyorum ancak her şeyi düşünürsek daha yüksek seviyelere çıkabiliriz gibi görünüyor.”

    3. BoJ pivota doğru ilerliyor

    Japonya Merkez Bankasının, önümüzdeki aylarda negatif faiz oranlarına son verebileceğine dair beklentiler artıyor. Bu da Fed ve diğer büyük merkez bankalarının, faiz oranlarını ne zaman düşürmeye başlayacaklarına odaklandıkları bir dönemde BoJ’u yine aykırı bir konuma sokuyor.

    BoJ’un Salı günü yapacağı toplantıda bir değişikliğe gidilmesi beklenmiyor ancak yatırımcılar, bankanın faiz açıklamasını, Ocak ayındaki toplantısında değişikliğe gidip gitmeyeceğine dair ipuçları elde etmek için mercek altına alacak.

    Beklenen bu pivot ve Fed’in güvercin eğilimi, yen, Temmuz ayından bu yana ilk kez dolar başına 141’in üzerine çıkardı.

    BoJ Başkanı Kazuo Ueda‘nın, geçen hafta merkez bankasının yıl sonunda ve 2024’ün başında “daha da zorlu” bir durumla karşı karşıya olduğunu söylemesi; spekülatörlerin, politika değişikliğinin yakın olduğuna dair beklentileri artırmasıyla piyasaları sarstı.

    4. Altın 2020’den bu yana ilk kez yılı kazançla bitirme yolunda

    Zayıflayan dolar ve 2024’te faiz indirimi beklentilerinin artmasıyla altın, 2020’den bu yana ilk yıllık artışını kaydetme yolunda ilerliyor.

    Düşük faiz oranları, sıfır getirili külçe altın tutmanın cazibesini artırıyor.

    ABD’nin 10 yıllık reel getirileri, 2022’nin başından beri durmaksızın yükselse de yalnızca Haziran ayında pozitife dönerek altını neredeyse rekor seviyelerden geri çekti. Getiriler son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaştı ancak bu durum, altının 2.000 doların üzerine çıkmasına engel olmadı. Yine de fiyat, 1980’de görülen tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.500 doların hâlâ %20 uzağında.

    Yatırımcılar, gelecek yıl faiz indirimlerinin artacağına güvenirken siyasi ve ekonomik belirsizlik artıyor. Bu da potansiyel olarak altın yatırımcıları için olumlu günlerin habercisi.

    5. İngiltere verileri

    İngiltere enflasyonu şu anda İngiltere Merkez Bankasının %2’lik hedefinin iki katından fazla seyrediyor. Çarşamba günü açıklanacak olan son veriler de fiyat baskılarının diğer büyük ekonomilere kıyasla yüksek kalmaya devam ettiğini teyit edecek gibi görünüyor.

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun keskin bir şekilde düşmesinin ardından sterlin, bu ay euro karşısında son üç ayın en yüksek seviyesine ulaşarak BoE’nin faiz indirimine giden yolun, Avrupa Merkez Bankasından daha uzun süreceği spekülasyonlarını körükledi.

    Ancak yüksek faizler, BoE’nin, 2024 yılında yatay seyretmesini beklediği ekonomiyi resesyona da sürükleyebilir, yani sterlinin gücü tek yönlü değil. Sterlinin kaderi, BoE’nin mevcut enflasyon eğilimlerine tepki vermeye devam edip etmeyeceğine ya da ekonomik zayıflığın, ücretleri ve fiyatları düşüreceği yönündeki uzun vadeli görüşüne bağlı.

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.

  • Altının gram fiyatı 1.904 liradan işlem görüyor

    Altının gram fiyatı 1.904 liradan işlem görüyor

    Dün altının ons fiyatındaki artışa paralel değer kazanan altının gram fiyatı, günü yüzde 0,78 primle 1.896 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı, yeni güne de yükselişle başlamasının ardından saat 11.40 itibarıyla yüzde 0,4 artışla 1.904 lira seviyesinde bulunuyor.

    ÇEYREK VE CUMHURİYET ALTINI NE KADAR?

    Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 3 bin 130 liradan, cumhuriyet altını 12 bin 795 liradan satılıyor. Dün yüzde 0,6 artışla günü 2 bin 36 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının hemen üzerinde işlem görüyor.

    GÖZLER FED’DE

    Analistler, önemli merkez bankalarının yılın son para politikası kararlarını açıklarken, gelecek döneme ilişkin alınan sinyallerle faiz indirimlerine önümüzdeki yıl başlanabileceğine dair beklentilerin arttığını belirterek, bugün dünya genelinde açıklanacak öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri yatırımcıların odağına yerleştiğini ifade etti.

    Çarşamba günü, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini sabit bırakmasının ardından dün de Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Fed’in gelecek yıl faiz indirimlerine başlayabileceğinin sinyalini vermesi ve açıklanan verilerin ekonomide “yumuşak iniş” umutlarını desteklemesi varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili oldu.

    Piyasalarda Fed’in faiz indirimlerine gelecek yıl daha erken ve daha hızlı başlayabileceğinin fiyatlandığını kaydeden analistler, bankadan yapılan tahminlerde gelecek yıl üç kez faiz indirimine gidilebileceğinin öngörüldüğünü söyledi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in martta faiz indirimlerine başlama ihtimali yüzde 70, mayısta başlama ihtimali ise yüzde 95’te bulunuyor.

    ONS ALTINDA 2 BİN 50 DOLAR DİRENÇ KONUMUNDA

    Analistler, söz konusu “güvercin” beklentilerin güçlenmesinin altının ons fiyatını desteklediğini kaydederek, tahvil faizlerindeki gerilemenin de altının alternatif maliyetini baskılamaya devam ettiğini bildirdi.

    Bugün dünya genelinde öncü PMI ve ABD’de sanayi üretimi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini aktaran analistler, teknik açıdan altının ons fiyatında 2 bin 50 ve 2 bin 70 dolar seviyelerinin direnç, 2 bin 20 ve 2 bin 10 dolar seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Yükselişini sürdüren dolar 29,05’ten işlem görüyor

    Yükselişini sürdüren dolar 29,05’ten işlem görüyor

    Dün, yatay bir seyir izleyen dolar/TL, günü önceki kapanışının hemen üzerinde 28,98’den tamamladı. Dolar/TL, yeni güne ise değer kazancıyla başlamasının ardından şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 29,05’ten işlem görüyor.

    EURO VE STERLİN NE KADAR?

    Aynı dakikalarda euro/TL 31,86’dan, sterlin/TL ise 37,06’dan satılıyor. ABD Merkez Bankası‘nın ( Fed ) gelecek yıl faiz indirimlerine başlayabileceğinin sinyalini vermesinin ardından düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan dolar endeksi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 101,9 seviyesinde bulunuyor.

    GÖZLER MOODY’S RAPORUNDA

    Analistler, önemli merkez bankalarının yılın son para politikası kararlarından alınan “güvercin” sinyallerin küresel dolar talebini baskıladığını belirterek, yurt içinde uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in bu akşam piyasalar kapandıktan sonra açıklaması beklenen Türkiye değerlendirme raporunun yatırımcıların odağına yerleştiğini söyledi.

    FED FAİZ İNDİRİMLERİNE NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

    Piyasalarda Fed’in faiz indirimlerine gelecek yıl daha erken ve daha hızlı başlayabileceğinin fiyatlandığını aktaran analistler, bankadan yapılan tahminlerde gelecek yıl üç kez faiz indirimine gidilebileceğinin öngörüldüğünü anımsattı.

    Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in martta faiz indirimlerine başlama ihtimali yüzde 70, mayısta başlama ihtimali ise yüzde 95’te bulunuyor.

    TÜRKİYE’NİN KREDİ RİSK PRİNİ 300 BAZ PUANIN ALTINDA

    Öte yandan, yeni ekonomi yönetiminin attığı adımlarla mayıs sonundan bu yana düşüş eğiliminde hareket eden Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) dün, mart 2021’den bu yana ilk kez 300 baz puanın altına gerileyerek 290 baz puana indi.

    PİYASALAR VERİ AKIŞINA ODAKLANDI

    Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise dünya genelinde öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ve ABD’de sanayi üretimi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini ifade ederek, teknik açıdan dolar endeksinde 101 ve 100 puan seviyelerinin destek, 102 ve 103 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Ayrıca, bugün açıklanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, yıl sonu dolar/TL beklentisi 29,6229 olurken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 38,62’den 39,4590’a yükseldi.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Dolar ve tahvil getirileri düşerken altın yükselişini sürdürüyor

    Dolar ve tahvil getirileri düşerken altın yükselişini sürdürüyor

    Investing.com – Altın fiyatları Asya ticaretinde yükseldi ve Fed’den gelen güvercin sinyallerin, dolar ve Hazine getirilerinde sert kayıplara yol açmasının ardından önemli seviyelerin üzerine çıktı.

    Fed’in faiz artırımını tamamlamış olduğunu ve 2024 yılında daha derin faiz indirimlerini değerlendireceğini söylemesinin ardından altın, bu hafta son dönemdeki kayıplarından toparlandı. Fed’in yorumlarının ardından piyasalar, merkez bankası tarafından ilki Mart 2024’te olmak üzere en az üç faiz indirimi fiyatlıyor.

    Fed’in ardından dolar son dört ayın en düşük seviyelerine gerilerken Hazine getirileri, 10 yıllık faizin %4’ün altına inmesiyle birlikte genel olarak düştü.

    Daha düşük faiz beklentisi, sarı metalin cazibesini artırdığı için altın bundan fayda sağladı. Düşük faiz oranları, getiri sunmayan ve büyük ölçüde hissiyat ve güvenli liman talebi tarafından yönlenen altına yatırım yapmanın fırsat maliyetini de azaltıyor.

    Spot altın 2.036,83 dolarda değişmezken Şubat vadeli altın, %0,3 artışla 2.050,95 dolara yükseldi. Her iki enstrüman da bu hafta %1,6 ile %2 arasında artış gösterdi.

    Ancak altın fiyatları hâlâ bu ayın başlarında ulaştığı 2.100 doların üzerindeki rekor seviyelerin oldukça altında işlem görüyor.

    Fed’in, faizleri 2024 başında düşüreceği öngörülüyor

    Piyasalar şimdi de Merkez Bankasının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı konusunda spekülasyon yapıyor. Fed Fon Vadeli İşlem fiyatları, bankanın Mart 2024’te 25 baz puan faiz indirimine gitme ihtimalinin %70’in üzerinde olduğuna işaret ediyor.

    Goldman Sachs, bankanın Mart 2024’ten itibaren arka arkaya üç toplantıda üç kez 25 baz puan faiz indirimine gitmesini bekliyor.

    Faiz indirimleri aynı zamanda ABD ekonomisinin yumuşak iniş yapacağına dair iyimserliğin arttığı bir döneme denk gelse de özellikle enflasyon ve iş gücü piyasasının güçlü olduğuna dair herhangi bir işaret, Fed’in faiz indirimlerini geciktirebilir.

    Altın, düşük faiz oranlarından fayda sağlarken artan risk iştahı da sermayeyi sarı metalden uzaklaştırıp daha riskli, yüksek getirili varlıklara çekebilir.

    Bakır, olumlu Çin verileri ve teşviklerle yükseliyor

    Endüstriyel metaller arasında bakır fiyatları, zayıflayan dolar ve Çin’den gelen bazı olumlu ipuçlarından destek alarak yükseldi.

    Mart ayında vadesi dolacak olan bakır fiyatları %0,3 artışla 3,8857 dolara yükseldi ve bu haftayı hafif kazançlarla kapatmaya hazırlanıyor.

    Çin verileri, sanayi üretiminin Kasım ayında beklenenden fazla büyüdüğünü göstererek ekonominin bazı yönlerinin toparlandığına işaret etti. Ancak perakende satışlar ve sabit kıymet yatırımı verileri, beklentileri karşılayamadı.

    Ancak Çin’e yönelik hissiyat, Halk Bankasının orta vadeli kredi kolaylığı yoluyla ekonomiye yaklaşık 1,45 trilyon yuan (200 milyar dolar) enjekte etmesiyle de arttı.

    Enjeksiyon aynı zamanda PBoC’nin ekonomik toparlanmayı kolaylaştırmak için önümüzdeki hafta kredi ana faiz oranını rekor düşük seviyelerde tutacağına işaret etti.

    Çığır açan, yapay zeka destekli InvestingPro+ hisse senedi seçimlerimizle yatırımınızı yükseltin. Pro ve Pro+ abonelik planlarımızda sınırlı süreli indirimden yararlanmak için INVSPRO2024 kuponunu kullanabilirsiniz. Daha fazla bilgi için tıklayın.

  • Fed’in faiz indirimi sinyali vermesiyle ABD banka hisseleri yükseldi

    Fed’in faiz indirimi sinyali vermesiyle ABD banka hisseleri yükseldi

    ABD bankalarının hisseleri bugün önemli bir ralli yaşadı ve krizin birkaç bankanın çöküşüne yol açmasından önce 6 Mart’tan bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu yükseliş, Federal Rezerv’in Çarşamba günü 2024 yılı için faiz indirimlerinin ufukta göründüğünü belirtmesinin ardından gerçekleşti. Banka endeksi S&P 500 %4,4’lük bir artışla üst üste ikinci gün keskin bir yükseliş kaydederken, KBW Bölgesel Bankacılık endeksi de %4’ün üzerinde artış gösterdi.

    Federal Rezerv’in Çarşamba günü faiz oranlarını koruma kararı alması ve Başkan Jerome Powell’ın para politikasını sıkılaştırma döneminin sona eriyor olabileceği yönündeki açıklamaları bankacılık sektöründe iyimserliği artırdı. Powell, enflasyonun beklenenden daha hızlı düştüğünü belirterek faiz tartışmaları olasılığını gündeme getirdi.

    Yüksek faiz oranları kredi verenlerin karlarını artırabilirken, aynı zamanda kredi talebini azaltma ve bankaları mevduat sahiplerine ödedikleri oranları artırmaya zorlama eğilimindedir. Mart ayında, yükselen oranlar ve istikrar ve daha iyi getiri arayan müşteri mevduatlarındaki değişim, üç orta ölçekli bankanın çöküşüne yol açtı.

    Bölgesel bankalar arasında Zions Bancorp %10,0 gibi önemli bir sıçrama kaydederken, Regions Financial (NYSE:RF) %9,0 ve Citizens Financial (NYSE:CFG) %8,8 oranında yükseliş gösterdi. JPMorgan Chase (NYSE:JPM) %2,1, Citigroup %3,8 ve Wells Fargo (NYSE:WFC) %5,1 artışla daha mütevazı bir oranda da olsa daha büyük bankacılık kurumları da büyüme yaşadı.

    Wells Fargo ve BofA Global Research analistleri, Fed’in güvercin tonda hareket etmesine bankacılık sektörü için fiyat hedeflerini yükselterek karşılık verdi. BofA Global Research’ten Ebrahim Poonawala bugün yayınladığı bir notta, Ekim ayından bu yana S&P 500’e kıyasla daha iyi performans göstermesine rağmen, KBW Banka endeksinin hala genel piyasaya göre %50 iskontolu işlem gördüğünü vurguladı. Endeks son kontrolde %5,4 artış göstermişti.

    Poonawala’ya göre, son haftalarda banka varlıklarını yeniden değerlendiren yatırımcılar, Fed’in mesajının ardından faiz oranı beklentilerindeki son değişiklikler nedeniyle şimdi “kaçırma korkusuyla” hareket ediyor olabilir.

    Cherry Lane Investments’ın ortağı Rick Meckler, faiz indirimlerinin ekonomiyi canlandırma potansiyelinin güçlü bir ekonomiyle birleştiğinde banka kârlılığı için çok önemli olabileceğine dikkat çekti. Meckler ayrıca hisse senedi ve tahvil piyasalarındaki yükselişin büyük bankaların varlık yönetimi, sermaye piyasaları ve kredi gibi segmentlerine fayda sağlayacağını belirtti. Meckler, bankaların şu anda piyasada “arayı kapatmaya çalışan” sektörler arasında yer aldığını gözlemledi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Faiz indirimi bahisleri artarken küresel piyasalar yükseliyor

    Faiz indirimi bahisleri artarken küresel piyasalar yükseliyor

    Dünya çapında yatırımcıların dikkatini çeken son bir gelişmede, piyasalar Amerika Birleşik Devletleri, Euro Bölgesi ve Birleşik Krallık’taki merkez bankalarının önümüzdeki yıl faiz oranlarında önemli düşüşler yapacağını önceden tahmin etti. Bu beklenti, genellikle ‘her şey rallisi’ olarak adlandırılan ve şimdi geri çekilme riski altında olabilecek geniş bir piyasa yükselişini tetikledi.

    ABD Merkez Bankası Çarşamba günü, daha önce öngörülenden daha agresif faiz indirimleri uygulayabileceğini belirtti. Bu açıklama küresel hisse senetleri ve tahvil fiyatlarında önemli bir artışa yol açarken, piyasalar 2024 yılı için Fed yetkililerinin öngördüğünün iki katı olan altı çeyrek puanlık faiz indirimini fiyatlamaya başladı.

    İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’nın borçlanma maliyetlerini korumasına ve parasal koşulları uzun bir süre sıkı tutmayı taahhüt etmesine rağmen, ABD’deki coşku Avrupa piyasalarına da yansıdı. Bu gelişmelerin ardından Avrupa hisse senetleri yaklaşık iki yılın en yüksek seviyelerine yükselirken, Wall Street hisse senetleri de Çarşamba günü rekor seviyelere yaklaştı. Gösterge 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin faizi Ağustos ayından bu yana ilk kez %4’ün altına gerilerken, Alman Bund’unun faizi dokuz ayın en düşük seviyesine ulaştı.

    Legal & General Investment Management’ta faiz ve enflasyon stratejisi başkanı olan Chris Jeffrey, özellikle ABD faizlerinde gelecek yıl resesyon olmaksızın 150 baz puanlık bir indirimi fiyatlayanlar olmak üzere şaşırtıcı piyasa tepkilerine dikkat çekti. LGIM devlet borçlarına olumlu baksa da Jeffrey ralliyi takip etmediklerini belirtti.

    Ekonomistler dünyanın en büyük ekonomisinin gelecek yıl %1,2 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor. Buna ek olarak, enflasyon oranlarının hızlı bir düşüş göstermesi yatırımcı duyarlılığını daha da artırdı. Euro bölgesi enflasyonu Kasım ayında beklenenden daha fazla düşerek %2,4’e gerilerken, İngiltere’nin enflasyonu da Ekim ayında %4,6’ya gerileyerek piyasaları şaşırttı.

    ECB Başkanı Christine Lagarde, temel fiyat baskılarının beklenenden daha fazla hafiflediğini kaydetti. Sonuç olarak, yatırımcılar ECB’nin mevduat faizini önümüzdeki Aralık ayına kadar %4’ten yaklaşık %2,5’e indireceğini öngörüyor ve Perşembe gününden bu yana %50’nin üzerinde ilave faiz indirimi olasılığı bulunuyor. İngiltere’de ise BoE’nin faizlerin son 15 yılın en yüksek seviyesi olan %5,5’te kalacağı uyarısına rağmen beklentiler önümüzdeki yıl için yaklaşık 110 baz puanlık faiz indirimine yükseldi.

    Danske Bank’ın baş analisti Piet Christiansen, ECB için şu anda fiyatlanan faiz indirimi seviyesinin çok kötümser bir ekonomik ve enflasyon görünümüne işaret ettiğini öne sürdü. Christiansen, görünümün bu beklentilerle uyumlu olmaması halinde devlet tahvillerinin satılabileceği uyarısında bulundu.

    Rabobank, finansal koşulların bu kadar hızlı ve önemli ölçüde gevşemesinin ekonomik büyüme ve enflasyonu daha da yukarı çekebileceği ve potansiyel olarak merkez bankalarının faiz oranlarını düşürmekte tereddüt etmesine neden olabileceği konusunda uyardı. Bu arada, Almanya’nın faiz oranına duyarlı iki yıllık tahvil getirisi Mart ayından bu yana en düşük noktasına ulaştı ve İngiltere’nin iki yıllık gilt getirileri aynı aydan bu yana en önemli haftalık düşüşünü gerçekleştirme yolunda ilerledi.

    Daha riskli Avrupa varlıkları da bir ralli yaşadı ve bu da hisse senedi ve yüksek getirili tahvil yatırımcılarının ekonomik tahminler konusunda aşırı endişeli olmadıklarını gösterdi. Kurumsal borç temerrütlerine ilişkin endişelere genellikle duyarlı olan Avrupa banka hisseleri Perşembe günü %0,8 oranında artış gösterdi. Önemsiz dereceli Avrupalı borçluların temerrütlerine karşı sigorta maliyeti Mart 2022’den bu yana en düşük noktasına geriledi.

    Birleşik Krallık’ta ekonomi Ekim ayında beklenmedik bir şekilde daraldı ve bu da paradoksal bir şekilde İngiliz sterlinlerini güçlendirdi. Bununla birlikte, pound Perşembe günü dolar karşısında güçlenerek %0,9 değer kazandı ve 1,2731 dolara yükseldi. İngiltere’nin FTSE 350 endeksindeki perakendeciler %2,75’lik bir artış kaydetti.

    Şimdilik, piyasadaki artış 2021’in sonlarından bu yana yaşanan hızlı küresel enflasyon artışının tersine dönmeye başlamasının yarattığı rahatlamadan kaynaklanıyor gibi görünüyor. Russell Investments sabit gelir başkanı Gerard Fitzpatrick, piyasanın düşen enflasyona ve daha düşük faiz potansiyeline işaret eden gerçek ekonomik verilere yanıt verdiğini vurguladı. Yatırımcılar geniş bir resim çiziyor ve enflasyonu artık gerileyen küresel bir sorun olarak görüyor.

    Barclays’te sabit gelir stratejisti olan Moyeen Islam, piyasaların merkez bankalarının genel olarak benzer pozisyonlarda olduğuna ve yakın vadeli yollarının muhtemelen yakınlaştığına inandığını da sözlerine ekledi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Merkez bankaları gelecekteki indirim spekülasyonları arasında faiz oranlarını değiştirmedi

    Merkez bankaları gelecekteki indirim spekülasyonları arasında faiz oranlarını değiştirmedi

    Küresel finans piyasaları için önemli bir gelişme olarak, önde gelen merkez bankaları mevcut yüksek faiz oranlarını sürdürme kararı aldı. Bu karar, yüksek enflasyon oranlarını kontrol altına almayı amaçlayan uzun süreli bir parasal sıkılaştırma döneminin ardından geldi. Piyasa katılımcıları şimdi yakın gelecekte olası faiz indirimlerini bekliyor.

    ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell Çarşamba günü yaptığı açıklamada, merkez bankasının yeterli önlemleri aldığını belirterek “yeterince yaptık” dedi. Federal Rezerv Salı günü temel faiz oranını %5,25 ile %5,5 arasında tuttu ve yetkililer önümüzdeki yıl için daha güvercin bir görünüm öngörerek 2024’te yaklaşık 75 baz puanlık bir indirime işaret etti. Powell’ın enflasyonun beklenenden daha hızlı bir şekilde gevşemesine ilişkin yorumları, piyasa yatırımcılarının gelecek yılın sonunda fon oranının yaklaşık 150 baz puan daha düşük olacağını tahmin etmelerine yol açtı.

    Atlantik ötesinde, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) da Perşembe günü faiz oranlarını değiştirmedi. BoE, faiz oranını 15 yılın en yüksek seviyesi olan %5,25’te tuttu ve faiz oranlarının “uzun bir süre” yüksek kalması gerektiğini vurguladı. BoE’nin bu tutumu, önümüzdeki yıl 100 baz puanın üzerinde bir gevşeme beklenmesine rağmen, faiz indirimlerine ilişkin piyasa beklentilerinde hafif bir yumuşamaya yol açtı.

    Kanada Merkez Bankası, 6 Aralık’ta gösterge faiz oranını 22 yılın zirvesi olan %5’te bırakarak, süregelen enflasyon endişeleri nedeniyle yeni bir artırımın gelebileceğinin sinyalini verdi. Bu arada ECB, tahvil alım programını erken sonlandıracağının sinyalini vererek Euro bölgesinde on yıldır devam eden borçlanma stratejisinin sonunu getirdi. Piyasalar ECB’nin 2024 yılında tahmini olarak 140 baz puan faiz indirimi yapacağını fiyatlıyor.

    Norveç Merkez Bankası, piyasaları şaşırtan bir kararla, temel faiz oranını 25 baz puan artırarak %4,50’ye yükseltti. Merkez Bankası, Kasım ayında çekirdek enflasyonun tahminlerinin biraz altında kalmasına rağmen, faiz oranlarının bir süre daha bu seviyede kalmasının muhtemel olduğunu belirtti.

    Yeni Zelanda Merkez Bankası Kasım ayından bu yana faiz oranını 15 yılın en yüksek seviyesi olan %5,5’te tutarken, en yüksek faiz oranı tahminini de yukarı yönlü revize ederek %5,69’a yükseltti. Piyasa bahisleri, merkez bankasının sıkılaştırma döngüsünü tamamlamış olabileceğini ve Mayıs ayına kadar gevşemeye gidebileceğini gösteriyor.

    Avustralya Merkez Bankası Aralık ayında faiz oranlarını %4,35’te tutarken, piyasa beklentileri 24 ortasından itibaren faiz indirimine gidileceği yönünde. Bu karar, Avustralya enflasyonunun Ekim ayında sürpriz bir şekilde %4,9’a gerilemesinin ve üçüncü çeyrekte ekonomik büyümenin minimal düzeyde kalmasının ardından geldi.

    İsveç’te merkez bankasının faiz oranı Kasım ayından bu yana %4’te kalırken, yüksek borçlanma maliyetleri ticari gayrimenkul firmalarını etkiliyor ve IMF bu yıl için ekonomik daralma öngörüyor. İsveç enflasyonu Kasım ayında yıllık bazda %3,6’ya gerileyerek Aralık 2022’deki %10,2’den önemli bir düşüş kaydetmiştir.

    İsviçre Merkez Bankası son toplantısından bu yana faiz oranlarını %1,75’te tutarken, enflasyon hedef aralığında kaldı. Ekonomistler SNB’nin Eylül ayına kadar faiz oranlarını korumasını beklese de yatırımcılar Mart ayından itibaren olası faiz indirimleri konusunda spekülasyon yapıyor.

    Son olarak, Japonya Merkez Bankası önümüzdeki Salı günü iki günlük toplantısını tamamlayacak ve Başkan Kazuo Ueda’nın negatif faiz oranlarının sona erdiğini belirtmeksizin enflasyonist baskıları kabul etmesi muhtemel. Ekonomistlerin %80’inden fazlası Japonya Merkez Bankası’nın uzun süredir devam eden politikasını önümüzdeki yıl sonlandıracağını tahmin ediyor ve birçoğu Nisan ayı gibi erken bir tarihte bir hamle bekliyor. Merkez bankası daha önce Ekim ayında Japonya’nın 10 yıllık tahvil getirisi üzerindeki sınırını değiştirerek uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin kademeli olarak yükselmesine izin vermişti.

    Merkez bankalarının faiz oranlarını yükselttiği bu dönem, bu döngü boyunca borçlanma maliyetlerinde toplam 4.015 baz puanlık bir artışla sonuçlandı. Ancak son kararlar ve piyasa tahminleri, parasal genişlemeye doğru bir kayışın ufukta göründüğünü gösteriyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.