Etiket: Gün

  • Son Dakika! Togg, yoğun talep nedeniyle çekilişle teslim edilecek araç sayısını 12 binden 20 bine çıkardı

    Son Dakika! Togg, yoğun talep nedeniyle çekilişle teslim edilecek araç sayısını 12 binden 20 bine çıkardı

    Türkiye’nin doğuştan elektrikli ilk akıllı yerli otomobili Togg T10X için ön sipariş süreci geçtiğimiz hafta başladı. Şirketten yapılan açıklamada, yerli otomobil için verilen ön sipariş sayısının 7 günde 100 bine ulaştığı belirtildi.

    20 BİNE ÇIKARILDI

    Yoğun ilginin ardından bugünse Togg’dan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Yoğun ilginiz için teşekkür ediyor çekilişle teslim edilecek T10X adedini 12 binden 20 bine çıkarıyoruz. Togg.com.tr ve Trumore uygulamasında heyecan devam ediyor. Ön Sipariş için son gün 27 Mart. Çekiliş tarihi de bir gün ileri alınarak 29 Mart oldu.”

    ARZUYA GÖRE YAPILANDIRILABİLİYOR

    2023 yılı içinde T10X sahibi olmak için çekilişe katılmak isteyenler, diledikleri T10X versiyonunu seçip istedikleri gibi yapılandırabiliyor. Kullanıcılar seçtikleri versiyonun tasarımını, ‘Türkiye’nin Renkleri’yle 360 derece döndürerek inceleyip, dış renk seçeneğine karar verebiliyor. Dilenirse akıllı cihazın bulunduğu ortam değiştirilerek beğenilen dış rengin T10X üzerinde güneşli bir havada nasıl göründüğü de görülebiliyor.

    Dış rengi belirleyen kullanıcılar, bir sonraki adımda T10X’in jant seçenekleri arasından seçim yapıp, iç tasarımı keşfetmeye geçiyor. Kullanıcılar, T10X’in geniş hacimli iç tasarımını yakınlaştırarak veya daha geniş bir açıdan görebiliyor. Sonrasında da opsiyonel donanımları eklenip, lansmana özel avantajlı donanım paketlerinin detayları görüntülenebiliyor. Konfigürasyonu tamamlayanlar özet sayfasında detayları inceleyip son kontrollerini yapıyor. Ön sipariş sözleşmesini inceleyip onaylayanlar ise ödeme aşamasına geçiyor.

    Eğer kullanıcının daha önceden kurulu bir Trumore e-Cüzdanı varsa ve 60 bin lira bakiye yüklemişse ön ödemeyi tamamlayarak çekilişe katılma hakkı kazanacak ya da Trumore üzerinden Trumore e-Cüzdanını yaratıp 60 bin lira bakiyesini yükledikten sonra ön ödemeyi tamamlayarak, çekilişe katılma hakkı elde edecek.

    SİPARİŞ HAKKI TANINMAYANLARA PARASI İADE EDİLECEK

    Çekilişte sipariş hakkı kazanamayan kullanıcıların ön ödeme bedelleri ise kullanıcıların Trumore e-Cüzdanlarına ardından bankalarına bağlı olarak en geç 14 gün içinde otomatik olarak hesaplarına geri yatırılacak.”

  • Bahçelievler’de kadın cinayetinde dehşete düşüren ifade

    Bahçelievler’de kadın cinayetinde dehşete düşüren ifade

    BAHÇELİEVLER’de, birlikte yaşadığı Özbekistan uyruklu Umıda Tulyaganova’yı (40) taşla öldürüp parçaladıktan sonra buzdolabına koyan Rıza Beler(61)’in savcılıktaki ifadesinde pişman olmadığını belirterek, “Keşke bu ayda yapmasaydım günah oldu. Pişman değilim üstüme geldi. Canım istedi yaptım. Olayı tasarlamadım”  dediği öğrenildi.

    “BANA KIZIP, BAĞIRIYORDU”

    Bahçelievler‘deki evinde Rıza Beler, tartıştığı Tulyaganova’yı taşla öldürüp kollarını gövdesinden ayırdı, kestiği parçaları da çöp poşetlerine doldurarak buzdolabına koydu. İhbar üzerine eve gelen polis ekipleri, öldürülen kadının cesedini bulurken Rıza Beler gözaltına alındı.  Emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edilen Beler’in, savcıya verdiği ifadede pişman olmadığını belirterek, “Cinayette kullandığım taşı olaydan 3 ay önce balkonun kapısına koymuştum. Umıda ile zaman zaman tartışıyorduk ne olur ne olmaz diye taşı koydum. Olaydan bir gün önce çektiğim krediyle ilgili tartışmıştık, eve haciz gelecekti bunun için bana kızıp, bağırıyordu” dediği kaydedildi

    “PİŞMAN DEĞİLİM ÜSTÜME GELDİ”

    “Daha sonra o gidip uzandı” diyen Beler, “Ben de taşı alıp 5 defa kafasına vurdum. Bana ‘Seni seviyorum aşkım ne olur yapma’ diyordu. Sonra boğazını sıktım, hala sesi geliyordu. Öldürmek için epey uğraştım, belki bir saat uğraşmışımdır, dokuz canlıydı. Her yer kan olmuştu. Sonra kollarını kestim, amacım kokmaması için tamamen parçalayıp buzdolabına koymaktı. Denedim ama parçalayamayınca gidip testere aldım. Ertesi gün gidip para çektim banka borcunu ödeyip icrayı kaldırdım. Ramazan ayında öldürdüm. Keşke bu ayda yapmasaydım günah oldu. Pişman değilim üstüme geldi. Canım istedi yaptım. Olayı tasarlamadım” dedi.

    Savcı Beler’in tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Sulh Ceza Hakimliği, Rıza Beler ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.


    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • 7500 TL’nin üstünde emekli maaşı alanlara zam yapılacak mı? AK Partili Elitaş yanıtladı

    7500 TL’nin üstünde emekli maaşı alanlara zam yapılacak mı? AK Partili Elitaş yanıtladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında en düşük emekli maaşına zam yapacakları müjdesini verdi. Erdoğan “Emeklilerle ilgili çalışmamızı yaptık ve bu rakamı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla yaptık. Açıklamak yine bana kaldı. Bu akşam buradan güzel müjdeyi vermiş olayım. Bunu 7500 lira olarak bu akşam buradan açıklamış oluyoruz. Hayırlı olsun” diye konuştu.

    EMEKLİ AYLIKLARINA YÜZDE 36,4 ORANINDA ZAM

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği müjdesi sonrası hazırlanacak düzenlemeyle 5500 lira olan en düşük emekli aylığı 7500 liraya çıkacak. Böylece emekli aylıklarına yüzde 36,4 oranında zam yapılmış olacak.

    DÜZENLEME HAFTAYA YASALAŞACAK

    Erdoğan’ın müjdesini verdiği en düşük emekli maaşını 7500 TL’ye yükseltecek düzenleme bugün Meclis’e geldi. Haftaya yasalaşacağı açıklanan düzenlemeyle ilgili canlı yayında değerlendirmelerde bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş gündemdeki bir tartışmayla ilgili soruya da yanıt verdi.

    “7500 TL’NİN ÜSTÜNDEKİ MAAŞLAR İÇİN DÜZENLEME YOK”

    Bir gazetecinin “7500 TL’nin üzerinde olan emekli maaşlarına da zam yapılacak mı?” sorusuna AK Partili Elitaş, “Konuyla ilgili herhangi bir düzenleme yapılmayacak” cevabını verdi.

    AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş.

    “EN ÇOK SSK’LILAR, BAĞKUR’LULAR FAYDALANACAK”

    AK Partili Elitaş’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Bugün vereceğimiz teklif, toplam 16 maddeden oluşuyor. AK Parti iktidarı döneminde ortaya çıkan en düşük emekli maaşı konusu gündeme gelmişti. Emekli maaşının hesaplanması, sosyal güvenlik kurumu ve emekli sandığındafarklı düzenlemeler vardı. 2023 başında biz en düşük emekli maaşının 5500 lira olması kanun teklifi Meclis’ten geçmişti.

    “11 MİLYONA YAKIN VATANDAŞ FAYDALANACAK”

    GEÇİCİ İŞÇİLER 11 AY 29 GÜN ÇALIŞTIRILACAK

    Geçici işçiler var. Bunlardan 6 ay az süre ile çalışanlar vardı. Mevsimlik işçiler vardı. Dedik i 6 aydan fazla çalıştırılanlar, 5 ay daha ilgili kurum ve kuruluşta 6 ayın üzerinde 5 ay daha çalışılabilir demiştik. Yeni düzenleme ile bunun 11 ay 29 gün çalıştırılacak ilgili kurum ve kuruluşun ihtiyacı varsa, ilgili Bakanlığın izni ile çalıştırılma imkanı elde etmiş olacaklar.

    PRİM GÜNÜ SAYISI HAKKINDA

    7500 liranın altında olan 11 milyon, 7400 lira alan da bunun içinde 11 milyon civarında kişi faydalanacak. Emeklilikte Yaşa Takılanlar 5 bin ile 5 bin 975 gün prim ödeyecekler. 2 binden itibaren SSK’lı olanlar 7200 gün prim ödeyecekler. 99’da çıkan kanunda 7200 gün prim ödeyen 5 bin veya 5975 gün prim ödeyenden daha az maaş alıyor.

    7500 LİRA ÜZERİ MAAŞ ALANLARA EK ZAM YOK

    7.500 TL’nin üstünde emekli maaşı olanlar için bir düzenleme yapılmayacak.”

  • Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajında Kılıçdaroğlu’nu da hedef alan Bahçeli, CHP liderinin HDP ile ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesini eleştirerek bu durumu talihsiz olarak nitelendirdi.

    “DEPREM VE SEL FELAKETİ MİLLETİMİZİ ACIYA BOĞMUŞTUR”

    Bahçeli, mesajında şunları söyledi: “Son bir asrın en büyük felaketi olan 6 Şubat 2023 tarihli Pazarcık ve Elbistan merkezli iki ayrı deprem ile birlikte Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan aşırı yağışlar, bundan mülhem sel ve taşkınlar milletimizi ziyadesiyle sarsmış ve acıya boğmuştur. Türk milleti karşısına çıkan doğal zorlukları ve doğal olmayan çetin engelleri “Hep Birlikte Aşma” iradesi göstererek direncini, dirayetini ve metanetini azami düzeylerde sergilemiştir.

    “MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİKLE HEP BİRLİKTE YAŞAMA”

    ‘Bugüne İstikrar, Yarına Huzur’ telakkisi ‘Hep Birlikte Başarma’ kararlığıyla taban ve temel bulmuştur. “Milli Birlik ve Kardeşlikle Hep Birlikte Yaşama” tercihi kahraman ecdadımızın ve şanlı tarihimizin ihmal ve inkar edemeyeceğimiz kutsal bir emaneti olarak maşeri vicdana yerleşmiştir.

    Felaketlerin derin yaralarını sarmak, kayıplarımızın ızdırap veren izlerini silmek maksadıyla “Yeni Yüzyılda Yeni Bir Hayat ve Yeni Türkiye”yi “Hep Birlikte Kurma” seferberliği bütün imkanlar eşliğinde harekete geçmiştir. Bu süreçte “Devlet Milletiyle” elele vermiş, “Her Şeyden Önce Türkiye” ahlak ve erdemi öne çıkmış, bu suretle öncü ve önder bir boyut kazanmıştır. Elbette Türkiye ve Türk milleti sevdamızın burçlarıdır. “Önce Ülkem ve Milletim” kavrayışı hayata, hadiselere ve siyasete bakışımızın an fikridir. Bizim nazarımızda 85 milyon Türk vatandaşımız büyük Türkiye’nin şah damarı, şahbaz dimağıdır.

    “HİÇBİR DAYATMAYA KUŞKUSUZ BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Ülkemiz hiçbir soruna, hiçbir ayak bağına, hiçbir dayatmaya kuşkusuz boyun eğmeyecektir. Yıkıntılar arasından güvenli, dayanıklı, insanca yaşama müzahir konutlar bir yıl içinde hak sahiplerine inşaları tamamlanarak mutlaka teslim edilecektir. Bu taahhüt cumhurun bizzat ulaşacağı hedefidir. Kardeşliğimizin ikram ve itibarı ağır meselelerin üstesinden gelmek için yegane güç kaynağımızdır. Baharı karşıladığımız bu seneki Nevruz Günü’nde kalplerimiz yaslı, gözlerimiz yaşlı, gönüllerimiz buruk olsa da, Türkiye’yi yeni baştan ihya ve imar etme gayemiz tıpkı demir sağları eriten tarihi irade kadar kudret ve kuvvet içermektedir.

    “NEVRUZ’UN GERÇEK MANA VE MESAJINA ÇOK İHTİYAÇ VARDIR”

    Bilindiği üzere Nevruz, asırlar boyunca Türk coğrafyalarında birlik, dirlik, barış ve huzuru sembolize eden müstesna bir günün adıdır. Bugünkü sıkıntılı günlerimizde Nevruz’un gerçek mana ve mesajına çok ihtiyaç vardır. Yalnızca bir mevsim döngüsü olarak yorumlamanın yetersiz kalacağı Nevruz Bayramı, aynı zamanda bolluk ve bereketin, dostluk ve kardeşliğin, kaynaşma ve kucaklaşmanın da timsalidir.

    “NEVRUZ GERÇEKTEN DE KÖKLÜ BİR KUCAKLAŞMA FIRSATIDIR”

    Bu kutlu gün ataletin, yılgınlığın, yorgunluğun ve kaygının geride bırakılmasını; tazelenmiş umutlarla, tırmanmış heyecanlarla geleceğin kavranmasını vaaz ve vaat etmektedir. Nevruz bir diriliş anısı, bir doğruluş atılımı, bir yükseliş atılganlığı, yeni bir güne yürüyüş adımıdır. Türkiye geleceğini Nevruz’un bereketli çehresiyle, birlik çağrısıyla kuracak, muhakkak başarılı olacaktır. Aynı zamanda binlerce yıllık tarih süreci içerisinde, büyük Türk milletini ortak sevinç ve tasada, ortak geçmiş ve gelecek paydasında buluşturan Nevruz gerçekten de köklü bir kucaklaşma fırsatıdır. Bu kadim kültürel mirasımız milli birlik ve beraberliğimizin kaynaklarından birisidir.

    “NEVRUZ, GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA ÇOK ÖNEMLİ KÜLTÜREL BİR KÖPRÜDÜR”

    Türk dünyasında “Sultan Nevruz’ adıyla kutlanan bu günde başlıca dileğim, milletimizin birlik ve dirliğinin ebediyete kadar vasıl olması ve dünyanın her yerinde barışın, esenliğin ve istikrarın hakim olmasıdır. Türk milletinin hem ata hem de ana yurdunda baharın müjdecisi olarak özel ve önemli bir yeri bulunan Nevruz Bayramı taşıdığı derin anlam itibariyle; Türk milletinin Ergenekon’dan çıkışını ve müteakip asırlarda kademe kademe sıçrayışını ifade etmektedir. Balkanlar’dan Sibirya bozkırlarına kadar uzanan görkemli bir coğrafyada kutlanan Nevruz, geçmişle bugün arasında çok önemli kültürel bir köprüdür. Yakılan ateşler, tutuşan eller, çarpan yürekler, neşe saçan gözler, gülümseyen yüzler, müşfik vicdanlar, reddedilen ihtilaflar, dışlanan kötü emeller Nevruz’un kültürel dokusunu, tarihsel doğasını gözler önüne çıkarmaktadır. Nihayetinde ümidimiz ve tesellimiz de budur.

    “HİÇBİR ŞART ALTINDA BÖLÜCÜ EMELLERE GEÇİT VERİLMEYECEKTİR”

    Doğudan batıya, kuzeyden güneye aynı inanç, aynı irade, aynı hissiyatla bir araya gelen milli gönüller bu coğrafyayı vatan yapmış ve sonsuza kadar var olacağımızı da cümle aleme ispat ve ilan etmişlerdir. Beraber ağlayıp birlikte gülen; bayram günlerinden yas tutulan dönemlere kadar her şeyi birlikte paylaşan aziz millet fertleri inanıyorum ki, hiçbir şart altında bölücü emellere geçit vermeyecektir.

    “NEVRUZ, BÖLÜCÜLERİN DEĞİL TÜRK’ÜN BAYRAMIDIR”

    Nevruz, milli kader ortaklığımızın ve kardeşlik bağlarımızın mihenk taşı olduğu kadar parlayan da sembolüdür. Aynı şekilde bölücülerin, gayri milli çevrelerin, millete şaşı bakan çarpık zihniyetlerin, terörizme yakasını kaptırmış lekeli mihrakların değil, Türk’ün ezeli bayramı, Türk milletinin ebedi bayram günüdür. Nevruz’u şer ve şiddet dolu amaçlarına malzeme yapmaya teşebbüs edenler zulme sözcülük, zillete gözcülük yapan odaklardan başkası değildir.

    CHP’YE ELEŞTİRİ

    CHP ile HDP’nin ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesi ise hem bir talihsizlik hem de kimin kimlerle emel ve hedef birliği içinde olduğunun üzeri karalanmış çirkin resmidir.

    “NEVRUZ, TÜRK MİLLETİNİN ERGENEKON ATEŞİDİR”

    Baharımızı kışa dönüştürmek için yan yana gelenler 14 Mayıs’ta milli iradenin ihtişamıyla tasfiye ve telin edileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti’ni çekiçle örs arasına sıkıştırmaya çalışanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Nevruz, büyük Türk milletinin hürriyet ruhunun kabararak taştığı, dar bir alandan çıkarak kıt’aları yönetmeye talip olduğu kutlu Ergenekon ateşidir. Bu ateşin hiç sönmeden milletimizin istikbalini aydınlatması, Türk ve Türkiye Yüzyılının önünü açması samimi dileğimdir.

    Deprem ve sel afetlerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum. Çok geniş bir coğrafyada varlık mücadelesi veren aziz milletimin ve tüm soydaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı kutluyor, hepsine birden sağlıklı, huzur dolu ve başarılarla geçecek bir ömür temenni ediyorum.

    Kış mevsiminin arkasından bahara kapı aralayan bu ‘Yeni Gün’ün, barış, huzur ve kardeşliğimizi pekiştirmesini, ayrıca yarın karşılayacağımız Ramazan-ı Şerif’in aziz milletimize ve Türk-İslam alemine mübarek olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

  • Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini kabul etmediğini belirterek 6’lı Masa’dan zehir zemberek bir açıklama ile kalkmıştı. Yaşanan kriz 3 gün sonunda çözülürken, Meral Akşener masaya geri döndü ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi açıklandı.

    “30 CİVARINDA İSTİFA OLDU”

    Önceki gün HaberTürk yayınına katılan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasıyla yaşanan 3 günlük kriz sürecinde 25-30 bin civarında üyenin partilerinden istifa ettiğini açıkladı. Krizin İYİ Parti’ye oy kaybettirip kaybettirmediğine ilişkin soruya Erhan Usta “İYİ Parti burada oy kaybetmiş midir, ilk etapta olabilir. Üye istifaları olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30 bin civarında istifa oldu” yanıtını verdi.

    AKŞENER, İYİ PARTİ’YE ÜYE KAYBETTİREN AÇIKLAMASINDA NELER DEMİŞTİ?

    3 günlük 6’lı Masa krizi, Akşener’in kameralar karşısına geçip sert ifadelerle Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktığı konuşması ile başlamıştı. Daha sonradan metni kendisinin kaleme aldığını açıklayan Akşener, Türkiye’nin gündemine oturan konuşmasında şunları söylemişti:

    “Aziz milletim, kıymetli basın mensupları. En sonda söyleyeceklerimi, en başta söyleyeyim: Geldiğimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya, mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır, Türk Milleti’ne yapıldığı gibi ölüm ve sıtma arasında, bir tercihe zorlanmıştır. Ve elbette, buna boyun eğmeyecektir. Sağduyusunu azme çevirecek, kişisel ikbal hesapları için üretilmiş, devşirme bir siyasetin, hınk deyicisi olmayacaktır. Çünkü ben ve arkadaşlarım ülkemizin, 20 yılını harap eden, ucube bir zihniyete karşı ilk günden beri aynı yerde, aynı inançla, aynı kararlılıkla duruyoruz.

    “CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM’ DİYENLERİN KARŞISINDA DURDUK”

    Nasıl ki 2002 yılında illetin aleyhine plan yapanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2010 yılında milletin istikbaline kastedenlerin, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2015 yılında milletin canına kıyanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2017 yılında milletin kaderini tek bir kişinin iki dudağı arasına mahkûm etmek isteyenlerin karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2018 yılında milleti iki yumruk arasına sıkıştırıp birlik ve beraberliğinden etmeye çalışanların karşısında durduk bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2019 yılında milletin iradesine ipotek koymaya çalışanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2020 yılında milletin tercihlerini ‘Ceketimi assam seçilirim’ diyerek, hiçe sayanların, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz.

    “MİLLETİMİZİN DERTLERİNİ DİNLEDİK”

    Değerli basın mensupları; Biz bugünlere, dayatmalara direnerek geldik. Biz bugünlere kirli pazarlıkları reddederek geldik. Biz bugünlere alışılmış yenilgilere karşı çıkarak geldik. Nitekim bu doğrultuda siyasetimizin merkezine milletimizi alıp, memleketimizi il il, ilçe ilçe, karış karış gezdik. Milletimizin hem dert ve isteklerini, hem iktidara yönelik şikâyetlerini, hem de bizden, yani muhalefetten, beklentilerini dinledik. Nasıl ki; dinlediğimiz dertleri, istekleri ve şikâyetleri not edip, milletimizin sesini iktidara duyurduysak, aynı zamanda bizden, yani muhalefetten olan beklentileri de duyurmak ve karşılamak için yılmadan, yorulmadan çalıştık. Biz İYİ Parti olarak demokrasiye olan inancımız gereği her daim ortak aklın ışığında sorunları ve çözümleri konuşabilmeyi, hem çağın, hem de aklın, bir gereği olarak gördük.

    “İMAMOĞLU VE YAVAŞ’I ÖNERDİK”

    Bu sebeple de geçtiğimiz sene milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek, beş siyasi partiyle birlikte çok önemli bir adım attık. Tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak dertlerimize ve bu dertlerin çözümüne yönelik önerilerimize dair Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Anayasa Değişikliği Teklifi ve Ortak Politikalar Metni gibi birçok önemli konuda mutabakat sağladık. Ve dün gerçekleşen toplantıda nihayet, ortak cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartıştık. Bu doğrultuda beş siyasi parti tek bir ismi dile getirerek, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı yönünde görüşlerini beyan ettiler. Biz de İYİ Parti olarak üç yılı aşkın bir süredir sokaklarda, dükkânlarda ve meydanlarda sıklıkla duyduğumuz, milletimizin yoğun bir teveccüh gösterdiğine, hemen her yerde şahit olduğumuz ve yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında da uzun süredir Sayın Erdoğan’a karşı açık ara kazandığını gördüğümüz iki ismin adaylığı konusunda görüşümüzü beyan ettik. Bu iki isim, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’ydu.

    “ŞAHSİ HIRSLAR TÜRKİYE’YE TERCİH EDİLDİ”

    Bunun da yanında aday belirleme sürecinin sağlıklı yönetilmesi için her bir siyasi partinin ayrı ayrı belirleyeceği araştırma şirketlerinin yapacakları çalışmalar ışığında, ortak Cumhurbaşkanı adayının veriye dayalı, rasyonel ve objektif bir usul ile belirlenmesini de önerdik. Ancak maalesef ve maalesef, bu görüş ve önerilerimiz masadaki paydaşlar tarafından kesin bir biçimde reddedildi. Yani, milletimizin haklı beklentilerini, Masa’nın kararlarına yansıtma çabamız reddedildi. Ve Altılı Masa’nın son toplantısında bir “anlayışa” varıldı. Bu vesileyle anlamış olduk ki şahsi hırslar, Türkiye’ye tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, kişisel ajandalar uğruna mübah sayılan kuyruklu yalanlar, milletin kazandığı bir büyük hakikate tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, yenilgi yenilgi büyüyen küçük hesaplar, 85 milyonun kazandığı kutlu bir zafere tercih edilmiştir. Aziz milletim; Biz İYİ Parti’yi bunun için kurmadık. Kurulduğumuz günden bugüne kadar bir kez bile “Önce ben, önce İYİ Parti” demedik. “Önce millet, önce memleket” demekten, asla vazgeçmedik.

    “NOTER MASASINA DÖNDÜ”

    Bir kez bile milletimize verdiğimiz sözden dönmedik. Yeri geldi parti çıkarlarımızı göz ardı edip milletimiz için fedakârlık ettik. Yeri geldi şahsi hedeflerimizi kenara itip milletimiz için feragat ettik. Yeri geldi siyasi hesapları reddedip milletimizin için inat ettik. Hakarete uğradık, dişimizi sıktık. İftiraya uğradık, göğüs gerdik. Linç edildik, yıkılmadık. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden konuştuk, anlattık, dinlettik, gösterdik. Ancak, ne yazık ki olmadı, olamadı. Üzülerek söylüyorum ki, geldiğimiz son noktada dün itibariyle Altılı Masa artık millet iradesini, kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Milletimizin ortak iyiliği için iyi niyetle oturduğumuz bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği bir ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak, tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür. Ancak ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olmayacağız. 85 milyonun geleceğini kişilerin tahakkümüne teslim edip, tehlikeye atmayacağız. Cumhuriyetimizin yeni asrını göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. Türk Devleti’nin varlığını, Türk Milleti’nin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmayacağız.

    “YAVAŞ VE İMAMOĞLU’NA ÇAĞRIMDIR”

    Ülkemizi, sadece kriz üreten bir ucube sisteme mahkum etmeyeceğiz. İlk gün olduğu gibi bugün de inatla ve ısrarla “ben” değil, “biz” demeye devam edeceğiz. Millet iradesine uzanan elleri çekecek, tüm dayatmaları yıkacak ve milletimizin sesini tüm Türkiye’ye duyuracağız! İşte bu yüzden, buradan sizlerin aracılığıyla, Sayın Mansur Yavaş’a ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na bir çağrıda bulunmak istiyorum: Değerli Başkanlarım; Siz, bu milletin iradesiyle seçildiniz. Üzerinize atılan tüm iftiralardan alnınızın akıyla çıktınız. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkazın altında bile yalnız bırakmadınız. Ne mutlu size ki milletimiz gayretlerinizi gördü, yanınızda durdu. Milletimiz samimiyetinizi anladı, başının üstünde taşıdı. Milletimiz sizleri sevdi, bağrına bastı.

    “YA TARİH YAZACAĞIZ YA TARİH OLACAĞIZ”

    Size de ateşten bir gömlek giymeyi vazife kılmıştır. Bu vazife, Cumhuriyetimizin yeni asrının şafağında yepyeni bir sayfa açma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir dayatmayı değil, topyekûn bir dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir kişiyi değil, kendini milletten büyük gören çirkin bir zihniyeti yenme vazifesidir. Bu vazife, sadece bir seçimi değil, geleceğimizin tüm seçimlerini kazanma vazifesidir. Bu vazife, milletin sesini duyma vazifesidir. Bu vazife, millet iradesini yeniden hakim kılma vazifesidir. Bu vazife, milletin hakkını millete teslim etme vazifesidir. Bu vazife, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Atatürk’ümüzün muasır medeniyetler hedefine ulaşma vazifesidir.

    Nasıl ki bundan 100 yıl önce aynı vazife, şanlı bir iradeyi tüm engelleri aşıp Samsun’a çıkarttıysa, 100 yıl sonra bugün de bu vazife, prangalardan sıyrılıp milletin sinesine varmayı emretmektedir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife, reddedilemez bir vazifedir. Görmezden gelinemez bir vazifedir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir! Çünkü bu sözün sahibi millettir! Çünkü bu karar milletindir! Bu saatten sonra bizlere düşen bir seçim yapmaktır: Ya ışıl ışıl bir güneşin altında dimdik duracağız ya da uzayan gölgelerde kaybolacağız! Ya şanlı bir mücadelede milyonlarla yürüyeceğiz ya da trajik bir hikâyede figüranlık yapacağız! Ez cümle: Ya tarih yazacağız ya da tarih olacağız! İnanıyorum ki hep birlikte tarih yazacağız!

  • Bugün nevruz mu? Nevruz ne zaman, nedir? Nevruz Bayramı’nda ne yapılır?

    Bugün nevruz mu? Nevruz ne zaman, nedir? Nevruz Bayramı’nda ne yapılır?

    Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz Dünya çapında çeşitli halklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır. Vatandaşların heyecanla beklediği gün hakkında merak edilenler var. Arama motorlarında ise Bugün nevruz mu? Nevruz ne zaman, nedir? Nevruz Bayramı‘nda ne yapılır? soruları aratılıyor.

    BUGÜN NEVRUZ MU?

    21 Mart Salı günü Nevruz Bayramı olarak kutlanıyor.

    NEVRUZ NEDİR?

    Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz Dünya çapında çeşitli halklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı. Nevruz bayramına 4 hafta kala, her salı günleri özel günler olur ki, bunlara çarşamba denir.

    Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart’ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart’ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt ve İran mitolojisindeki Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

    2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan İran kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül-2 Ekim 2009 arasında Abu Dabi’de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

  • 11 ayın sultanı geldi! Ramazan bu yıl 29 gün sürecek, işte nedeni

    11 ayın sultanı geldi! Ramazan bu yıl 29 gün sürecek, işte nedeni

    On bir ayın sultanı Ramazan’ın ilk teravih namazı 22 Mart Çarşamba günü kılınacak, 22 Mart’ı 23 Mart’a bağlayan gece sahura kalkılacak ve aynı gün ilk iftar yapılacak.

    BAYRAM 21 NİSAN’DA

    Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 17 Nisan’da idrak edilecek. Ramazan Bayramı ise 21 Nisan’da başlayacak. Din İşleri Yüksek Kurulunca fitre miktarı ise 70 lira olarak belirlendi.

    29 GÜN SÜRECEK

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, kameri takvime göre ayın dünya etrafında döndüğü sürenin 29 gün ve bir kaç saat olduğunu söyledi. Ramazanın bazen 29, bazen de 30 gün sürmesinin ayın dünya etrafında dönme süresiyle ilgili olduğuna işaret eden Bozkurt, “Bu ramazan da 29 gün sürecek. Greenwich saatiyle hilalin 23 Mart sabahında görüleceği öngörülüyor.” bilgisini verdi.

    Bu yıl Ramazan temasını “Ramazan ve Dayanışma” olarak belirlediklerini bildiren Bozkurt, rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan ramazanın gereği gibi idrak edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Müslümanların ramazanda dini hassasiyetlere en çok bağlı olduğu zaman dilimi olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Ramazanda oruç ve teravih namazlarının yanında geleceğe umutla bakmayı sağlayan fırsatlar da vardır. Bunlar arasında Rabb’imizin bize verdiği nimetlerin kıymetini bilmek. Gündüzü oruçlu geçirmek bize nimetlerin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır. Bu durum, imkanlara sahip olmayan insanları halini hatırlamaya da vesile olur.” diye konuştu.

  • İYİ Parti’li Zorlu: Asla taviz vermeyeceğiz

    İYİ Parti’li Zorlu: Asla taviz vermeyeceğiz

    İyi Parti‘li Zorlu: Asla taviz vermeyeceğiz

    İyi Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP ziyaretine ilişkin, “Biz bu konuyla ilgili görüşlerimizi daha önce açıklamıştık. Esas olan hassasiyetlerimizin devamını sağlayabilmektir. Bu özenden asla taviz vermeyeceğiz, bunu milletimize taahhüt ediyoruz. İYİ Parti milletimizin birlik ve bütünlüğünü sağlayacak yegane çimentodur ve bu işlevini ilelebet sürdürecektir” dedi.

    İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, partisinin genel merkezinde haftalık olağan basın toplantısını düzenledi. Zorlu, seçim günü sandık güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Millet İttifakı ekseninde seçime önem veriyoruz. Çünkü seçim sandıkta kazanılacak, biz bu sandıklara sonuna kadar sahip çıkarak milletimizin iradesini en önemli ve en gerçekçi şekilde yansıtılması çabası içerisinde olacağız. Şu anda açıklanmadı ama tahminimiz o yönde; 210 bin civarında bir sandık sayısı açıklanmasını bekliyoruz. Biz İYİ Parti olarak tüm sandıklarda, sandık görevlilerimiz ve gözlemcilerimizin yanı sıra bütünsel olarak Millet İttifakı’nın her bir paydaşı olarak bu sandıklarda yer alacağız. Sizlerin iradesine sahip çıkacağız” dedi.

    ‘YSK’YA YAPTIĞIMIZ BAŞVURU REDDEDİLDİ’Milli iradenin doğru bir biçimde sandığa yansıması için depremzedelerin de göç ettikleri veya en azından geçici olarak bulundukları yerlerde, geldikleri illeri işaret ederek oy kullanmaları gerektiğini belirterek, “Çünkü bu hem seçim güvenliğinin sağlanması hem de milli iradenin doğru yansıtılması bakımından çok önemliydi. Maalesef Yüksek Seçim Kurulu’na yaptığımız başvuru, ‘kanun gerekiyor’ gerekçesi ile reddedildi” diye konuştu.’NEVRUZ GÜNÜNÜN RESMİ TATİL OLMASINI SAĞLAYACAĞIZ’

    İstanbul’da 224 kişinin gözaltına alındığı Nevruz kutlamaları sonrası çıkan olayları da değerlendiren Zorlu, “Biz Nevruz’u ulusun ulu günü, baharın müjdesi olan bir gün olarak değerlendiriyoruz. Bu gün hiçbir etnik, kimliksel, mezhepsel bir ayrım gözetmeksizin ülkemizde yaşayan 85 milyon insanımızın birlik, barış ve huzurunu temsil eden bir gün olarak kabul ediyoruz. Biz eğer demokrasiyi getireceksek hepimizin düşünceleri olabilir ama demokrasi ortaklaşmak demektir. O gerçek milli birliğimizdir, bağımsızlığımızdır. Bu duygulardan hareketle iktidarımızda İYİ Parti olarak Nevruz gününün bir resmi tatil olmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Zorlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP ziyaretine ilişkin, “CHP Genel Başkanı, TBMM’de grubu olan bir partiyi cumhurbaşkanı adayı olarak ziyaret ediyor. Biz bu konu ile ilgili görüşlerimizi daha önce açıklamıştık. Esas olan hassasiyetlerimizin devamını sağlayabilmektir. Bu özenden asla taviz vermeyeceğiz, bunu milletimize taahhüt ediyoruz. İYİ Parti milletimizin birlik ve bütünlüğünü sağlayacak yegane çimentodur ve bu işlevini ilelebet sürdürecektir” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika
  • Nevruz Bayramı nedir, nasıl kutlanır? Nevruz Bayramında neler yapılır?

    Nevruz Bayramı nedir, nasıl kutlanır? Nevruz Bayramında neler yapılır?

    Nevruz Bayramı nedir, nasıl kutlanır ve Nevruz Bayramında neler yapılır sorularına yanıt aranıyor. Orta Asya’dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz Bayramı her sene kutlanıyor. Nevruz Bayramı nedir, nasıl kutlanır ve Nevruz Bayramında neler yapılır merak ediliyor. Nevruz Bayramı nedir, nasıl kutlanır? Nevruz Bayramında neler yapılır? Detaylar haberimizdedir…

    NEVRUZ BAYRAMI NEDİR?

    Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz, Dünya çapında çeşitli halklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı. Nevruz bayramına 4 hafta kala, her salı günleri özel günler olur ki, bunlara çarşamba denir.

    Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart’ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart’ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt ve İran mitolojisindeki Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

    2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan İran kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül-2 Ekim 2009 arasında Abu Dabi’de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

    NEVRUZ BAYRAMI NE ZAMAN KUTLANACAK?

    Nevruz Bayramı 2023 yılında 21 Mart, Salı gününe denk gelmektedir. Buna göre nevruz, 21 Mart, Salı günü kutlanacaktır. Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz, Dünya çapında çeşitli halklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı sembolize eder. Nevruz bayramına 4 hafta kala, her salı günleri özel günler olur ki, bunlara çarşamba denir.

    NEVRUZ BAYRAMI KİME AİTTİR?

    Orta Asya’dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.

    Yaşadığı geniş coğrafyada doğa ve çevrenin uyanışının kutlandığı Nevruz Bayramı’nın Anadolu’da ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de son derece köklü ve zengin bir geçmişi vardır.

    Nev(yeni) ve ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve YENİGÜN anlamını taşıyan Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere bir çok halk ve topluluk tarafından yılbaşı olarak kutlanır.

    Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart’ta güneş göçmen kuşlar gibi kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar.

    Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır.

    Orta Asya’da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne Nevruz adı verilir ki, yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.

    Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır.

    Oniki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır. Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon’dan çıkıştır. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarda kutlanagelmiştir. Orta Asya’daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.

  • Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Investing.com – Peki, ​​petrol önümüzdeki hafta ne kadar düşebilir?

    Her ham petrol yatırımcısının bilmek istediği şeyin bu olmadığı konusunda kendimizi kandırmayalım. Bununla beraber uzun pozisyonda olanlar da yeni biten haftada olanları telafi etmek için yakın zamanda ve yeterli bir toparlanma olup olmayacağını merak edecektir.

    Hafta bazında %13’lük kayıp, pandemiden bu yana en büyük kayıp oldu ve bunun, petrol ayılarının en çılgın fantezileri arasında yer almadığını söylemek yanlış olmaz. Ama şimdi ellerine geçtiğine göre piyasada açığa satış yapanlar, onu daha ne kadar düşürebileceklerini merak ediyordur.

    Teknik grafikler konusunda düzenli olarak birlikte çalıştığım Sunil Kumar Dixit haklıysa – ki ondan şüphe etmek için bir sebebim yok – Cuma günü 65,27 dolarla son 15 ayın en düşük seviyesini gördükten sonra varil başına 66,74 dolara inen ABD ham petrolü WTI, yakın vadede 60 doların altına inebilir.

    Dixit, WTI için Basit Hareketli Ortalama (SMA) işaretine atıfta bulunarak “62 dolar seviyesini aşarsak ve satışlar yoğunlaşırsa 100 Aylık SMA olan 58,90 dolardaki ana desteğe bir düşüş bekliyoruz.” dedi.

    Ancak Dixit, ham petrol fiyatlarının 58 doların altına inmeden önce toparlanabileceğini, hatta en son 70 dolarlık seviyesine geri dönebileceğini de düşünüyor.

    Bu hafta sadece petrol için değil tüm piyasalar için önemli sonuçları olan ve göz ardı edilemeyecek bir şey daha var: Çarşamba günkü Fed kararı.

    Fed’in, 22 Mart’taki toplantısında 25 baz puanlık bir artırıma daha gideceği düşünülüyor. Wall Street elbette merkez bankasının tüm faiz artışlarını durdurmasını istiyor ki S&P 500 500 puan daha yükselebilsin. Fed, daha fazla parasal sıkılaştırmanın, 2008’deki gibi başka bir finansal krize yol açabileceği konusunda uyarılıyor. Bu uyarı, duygusal şantajın başka bir adı, zira merkez bankasına bankacılık krizinin, batan finans şirketlerinin yöneticilerinin pervasızca risk almasından değil tamamen faiz oranlarının hatalarından kaynaklandığı söyleniyor.

    Bankacılık krizi, petrolde gerçek bir arz-talep krizi olarak tanımlanan durumla da karşı karşıya getiriliyor. Gün geçtikçe petrol boğalarının, arzın ne kadar sıkışık olduğuna dair nakaratlarını duyuyoruz.

    Chicago’daki Price Futures Group’un analisti ve petrolün uzun tarafındaki en yüksek seslerden biri olan Phil Flynn, Cuma günkü günlük notunda “Talep artarken küresel üretimin düştüğünü görüyoruz.” dedi.

    Flynn, Çin’in artan petrol talebinin nakliye maliyetlerini yükselttiğini, ham petrol ihracatının 2,5 yılın en yüksek seviyesine çıktığını ve Suudi petrol sevkiyatlarının Ocak ayında üç ayın en yüksek seviyesine çıktığını belirtti.

    Ayrıca analist, “Fiyatlardaki son düşüş, şu anda daha fazla üretim yapmak için çok fazla para yatırmak için güven oluşturmuyor.” diye yakınıyor.

    Şu anda yaşanan, herkes tarafından takdir edilmese de en az arz-talep kadar önemli olan finansal sisteme yönelik bir güven krizidir.

    Kısaca özetleyeyim:

    Küresel petrol ticareti, mevcut fiyatlarla 200 milyar dolara yakın bir değere sahip olabilir ancak bankalar tarafından sağlanan fonlama ya da likidite olmadan, bir varil petrol bile hareket edemez. Bankalar, farklı ihtiyaçları, riskleri, zaman ufukları ve teşvikleri olan alıcı ve satıcıları bir araya getirdikleri için sadece petrol için değil, tüm emtialar için piyasa yapıcılardır.

    Bankaların emtialarda oynadığı rolün zayıflatılmasının sonuçları geniş kapsamlı ve olumsuz olabilir. Yeni rüzgar türbinleri ve doğal gaz santrallerinin geliştirilmesi, geliştiricilerin fiyat risklerini hedge edememeleri nedeniyle kısıtlanabilir. Bağımsız petrol ve gaz üreticileri ile ısıtma yakıtı bayilerinin yatırım ve envanterle ilgili fiyat risklerini hedge etme kabiliyetleri sınırlı olacaktır. Jet yakıtı fiyatlarına karşı son derece hassas olan hava yolları, risk altına girebilir.

    Rafineriler kapanabilir ve bu da benzin fiyatlarının yükselmesine yol açabilir.

    Genel olarak enerji piyasalarında rekabet azalacak ve küçük oyuncular dezavantajlı duruma düşecektir. Daha yüksek volatilite, yerli yatırımların kısılmasına yol açarak enerjide dışa bağımlılığın artmasına neden olacaktır. Tüketiciler ve ABD ekonomisi de daha yüksek ve belirsiz fiyatlardan zarar görecektir.

    Bankalar ham madde piyasalarından uzak durursa onların yerini kimin ya da ne ölçüde alabileceği net değil. Bazı piyasalar, ABD dışında yerleşik olan ve daha opak, daha az şeffaf kuruluşlar olacaktır. Diğerleri ise bankaların hizmet verdiği küçük ve orta ölçekli şirketlerin büyük rakipleri olabilir. Bunların hepsi, ABD’deki en yüksek düzeyde düzenlemeye tabi kuruluşlar arasında yer alan bankalardan çok daha az düzenlemeye tabi olacaktır.

    İşte size bankaların oynadığı kritik likidite ve fiyat keşfi rolü ve sektördeki güven krizinin, petrol ticaretini tam kalbinden vurma sebebi.

    Bankalar olmasaydı petrol piyasası – ya da herhangi bir emtia piyasası – onlarca yıldır bağımlı olduğumuz mevcut yapıda var olmayabilirdi.

    Altın: Fiyatlar ve Piyasa Faaliyetleri

    ABD bankacılık krizinin, Cuma günü daha fazla yatırımcıyı güvenli limanlara yönlendirmesiyle, altın, külçe boğalarının uzun vadeli hedefi olan 2.000 dolara doğru ilerlemek üzere 1.900 dolar ortasındaki fiyatların pençesinden kurtularak 11 ayın en yüksek seviyelerine ulaştı.

    Online ticaret platformu OANDA’nın analisti Ed Moya, “Bankacılıkla ilgili endişelerin geri dönüşü, altın fiyatlarını ciddi ölçüde yükseltiyor. Birçok altın yatırımcısı, kısa vadeli makro risklere bakıyor ve geniş bir beklenti yelpazesinin, külçe altın için çoğunlukla olumlu olması gerektiği görülüyor.” dedi.

    New York Comex’teki Nisan vadeli ön ay altın sözleşmesi, Cuma günü son işlemini 1.993,70 dolardan yaptı. Resmi seansı 50,50 dolar ya da %2,6 artışla 1.973,50 dolardan kapattı. Seansın en yüksek seviyesi 1.993,70 dolarlık son işlem oldu. Resmi kapanışa göre Nisan altını, haftayı 106,30 dolar, yani %5,7 artışla kapattı.

    Bazı yatırımcılar tarafından vadeli işlemlere göre daha yakından takip edilen spot altın, gün içinde 69,79 dolar artışla 1.989,34 dolardan kapandı. Külçe altın için seansın en yüksek seviyesi 1.989,39 dolar oldu ve bu da 11 ayın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Spot altın, haftalık bazda 122,34 dolar yükseldi.

    ABD’nin bankacılık krizinin, bir hafta önce orta ölçekli iki kredi kuruluşunun – Silicon Valley Bank ve Signature Bank – Federal Mevduat Sigorta Şirketi tarafından devralınmasıyla patlak vermesinden bu yana mevduat sahiplerinin, ödeme güçlüğüyle ilgili endişe nedeniyle milyarlarca dolar para çekmesiyle, altın fiyatları yükselişe geçti.

    Silicon Valley geçtiğimiz 24 saat içinde iflas koruma başvurusunda bulundu. Üçüncü bir banka olan First Republic (NYSE:FRC) de bir bankalar konsorsiyumundan 30 milyar dolar nakit desteği almasına rağmen zor durumda.

    Bankacılık krizi Avrupa’ya da sıçradı ve küresel yatırım bankacılığının önde gelen isimlerinden Credit Suisse (NYSE:CS), İsviçre Merkez Bankasından (SNB) yardım istemek zorunda kaldı.

    Fed’in ısrarlı faiz artırımları da ABD ekonomisinin derin bir resesyona girebileceği korkusuna yol açtı.

    Analist Moya, merkez bankası şimdi hangi yöne giderse gitsin bunun, altın için bir nimet olabileceğini söyledi.

    Moya, Çarşamba günkü faiz kararına kadar altının 1.950 dolar civarında seyredebileceğini söyledi ve Wall Street’in bundan sonra ABD’nin ne kadar kötü bir resesyonla karşı karşıya kalabileceğini daha iyi anlayabileceğini ekledi.

    Altın: Fiyat Görünümü

    SKCharting’den Dixit, spot altının 4 Saatlik Göreceli Güç Endeksi (RSI) 82 seviyesinde aşırı alım koşullarına ulaşırken 1.965-1.955 dolar destek koridoruna doğru bir miktar geri çekilme olasılığının yüksek olduğunu söyledi.

    Dixit, momentumun 1.965-1.955 doların altına düşmesi halinde altının, 1.932-1.928 dolarlık ana destek bölgelerine doğru daha fazla düzeltmeye tanık olabileceğini de sözlerine ekledi.

    Doğal Gaz: Fiyatlar ve Piyasa Faaliyetleri

    New York Ticaret Borsası’nın Henry Hub’ında Nisan vadeli ön ay doğal gaz sözleşmesi, Cuma günü birim başına 2,350 dolardan son işlemini yaptı. Resmi seansı 17,6 sent düşüşle 2,338 dolardan kapattı.

    Çoğunlukla ılık geçen 2022/23 kışı, ABD’de ısınma talebinin normale kıyasla önemli ölçüde azalmasına yol açtı ve depoda başlangıçta düşünülenden daha fazla gaz bıraktı.

    Sıcaklığa ve depolardan çekilen gazın azlığına tepki olarak gaz fiyatları, Ağustos ayında 10 dolar ile 14 yılın en yüksek seviyesinden düşerek Aralık ayında 7 dolara indi ve geçtiğimiz ay çoğunlukla 2 dolar ortalarında işlem gördü.

    Enerji Bilgilendirme Dairesinin (EIA) verilerine göre 10 Mart itibarıyla toplam 1,972 trilyon fit küp (tcf) olan gaz stoku, bir önceki yılki 1,451 tcf seviyesinden %36 ve beş yıllık ortalama olan 1,594 tcf seviyesinden %24 daha yüksek seviyedeydi.

    Bu denge, 62 bcf’lik (milyar fit küp) açık tahminlerine ve bir önceki haftanın 84 bcf’lik düşüşüne kıyasla depodan sadece 58 bcf gibi pek de etkileyici olmayan bir haftalık düşüşün daha ardından gerçekleşti.

    Analistler, yakın vadede haftalık gaz çıkışlarının depolamada ölçülebilir bir düşüş yaratarak fiyatları yukarı çekeceğinden şüpheli.

    Houston merkezli enerji piyasaları danışmanlık şirketi Gelber & Associates analistleri, bir notta “Depodan gaz çekimi sezonunun bitmesine yaklaşık 3 hafta kalması ve mevcut stokların 1,97 tcf olması nedeniyle kalan çekimler beklentilerin çok üzerinde, ortalama 60 bcf civarında olacak.” dedi.

    Cuma sabahından bu yana hava tahminlerinin orta ovalar ve ABD’nin orta batısının üst kesimlerinde yoğun kar yağışı öngördüğünü belirten Gelber, kış fırtınasının Cuma ve Cumartesi günleri boyunca devam edeceğini ancak doğal gaz üretiminde aksamalara yol açmasının beklenmediğini sözlerine ekledi.

    Gelber notunda, “Şu anda piyasanın, biraz soğuk olsa bile 1,8 tcf’ye inmekte zorlanabileceği görülüyor.” dedi.

    Doğal gaz: Fiyat Görünümü

    SKCharting’den Dixit, gaz 1,97 dolardan 3,02 dolara sıçradığında ortaya çıkmaya çalışan toparlanma işaretlerini göz ardı ederek piyasadaki boğaların, ayılar için paydos etme noktasından çok uzakta olduğunu söyledi.

    Dixit, olumlu taraftan bakıldığında gazın 3,04 dolara geri dönmesi halinde yukarı yönlü ilk meydan okumanın 3,30 ve 3,75 dolar olacağını da sözlerine ekledi.

    Yasal Uyarı: Barani Krishnan, hakkında yazdığı emtia ve menkul kıymetlerde pozisyon sahibi değildir.

    Yazar: Barani Krishnan