Etiket: Güvenlik

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan:  40 Yıldır Milletimizin Kanını Sömüren Terör Belasından Kalıcı Olarak Kurtulmaya Hiç Olmadığı Kadar Yakınız

    (ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün ‘Terörsüz Türkiye‘ hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda polis, jandarma, sahil güvenlik personeli ve güvenlik korucuları ile iftar programında bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasından şunları söyledi:

    “Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatımızın değerli mensupları kıymetli güvenlik korucularımız, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Rahmet, mağfiret, ve bereket ayı Ramazan-ı Şerifin bu mümbit ikliminde sizlere sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Kalplerimize huzur, işlerimize bereket ruhlarımıza sekinet veren Ramazan-ı Şerifinizi canı gönülden tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine bu gazi mekana sizler hoş geldiniz. Sizlerin vasıtasıyla Türkiye‘nin dört bir yanında fedakarca görev yapan ülkemizin güvenliği için çoğu zaman canlarını ortaya çalışan tüm polislerimize, askerlerimize, jandarmalarımıza, bekçilerimize, güvenlik korucularımıza, şahsım, milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Büyük dava ve fikir adamı Necip Fazıl’a göre iftarda ilahi misalden bir koku vardır. Davetimize icabet edip iftar soframızı teşrif eden ilahi misalin kokusunu beraberce içimize çektiğimiz her bir misafirimize teşekkür ediyorum. Bu mübarek günlerin bölgemizde ve dünyada barışa, huzura, dayanışma ve kardeşliğe kapı aralamasını, karşımızdaki engellerin tek tek ortadan kaldırılmasına vesile olmasını diliyorum.

    Türkiye masa başında kurulmadı’

    Değerli kardeşlerim bizler üzerinde özgürce yaşadığımız bu toprakların bin yıllık evlatları, bin yıllık ev sahipleriyiz. Kimse buraları bize altın tepside sunmadı. Türkiye masa başında kurulmadı. Birilerinin ihsanı olarak vücut bulmadı. Biz bu toprakları kanlarımızla ve alın terimizle sulayarak kendimize vatan eyledik. En doğusundan, en batısına, en kuzeyinden en güneyine, ülkemizin her bir karışı için gerektiğinde ölümü göze aldık. Devletimiz üzerinde ameliyata kalkışan müstevlilere en güçlü cevapları vererek bugünlere geldik. Şunu bugün bir kez daha açık açık söylemek isterim. Allah ömür verdikçe yine burada bu topraklarda başımız dik, alnımız ak bir şekilde yaşamaya devam edeceğiz.

    Karada, havada, denizde, mukaddes vatan topraklarını koruyan siz kıymetli kahramanlarımız bu ülkenin ve millet düşmanlarının aşamadığı hiçbir zamanda aşamayacağı çelikten birer kalesiniz. Gabar’da açamadılar. Cudi’de aşamadılar. Tendürek’te aşamadılar. Besler Deresi’nde aşamadılar. Hep siz oralarda onları inlerine gömdünüz ve şu ana kadar o imanla, o aşkla, yine gömmeye devam edeceksiniz. Ben buna inanıyorum. Polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle güvenlik korucusuyla işte bugün burada olduğu gibi yan yana sırt sırta olduğunuz müddetçe Allah’ın izniyle kimse bizi bu topraklardan söküp atamaz. Aynı şekilde mülkümüz, canımız, bayrağımız ve bütün kutsal değerlerimizi, emniyet altındaysa hiç kuşkusuz bunda sizin çok büyük emeğiniz var. Ne denli şartlar altında, vazifenizi getirdiğinizi Türkiye’nin güvenliği için nasıl büyük bir özveride bulunduğunuzu gayet iyi biliyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun. Ayağınıza taş değdirmesin diyorum.

    ‘Mazlumları otobüslere doldurup eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti’

    Kıymetli kardeşlerim üç kıtanın tam kalbinde yer alan vatanımız stratejik olarak bizlere eşsiz imkanlar sunma yanında zorluklarını da bünyesinde barındırıyor. Küresel güç rekabeti, bölgemizde cereyan ettiği için Türkiye olarak bizde her türlü gelişmeden doğrudan etkileniyoruz. Hadiseleri tribünden seyretme lüksüne sahip değiliz. Her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmak, bölgemizdeki olayları ülkemiz lehine olacak şekilde yönetmek yönlendirmek mecburiyetindeyiz. Hamdolsun özellikle son yıllarda bu konuda çok başarılı bir sınav verdik. Komşumuz Suriye’de. On üç buçuk sene boyunca bedel ödeme pahasına doğru olanı ahlaki ve vicdani olanı yaptık. Bu milleti ikinci bir Boraltan Köprüsü utancı yaşatmayacağız. Öyle dedik ve her türlü riski göze alarak böyle bir utanç lekesini tarihimize bulaştırmadık. Hatırlayın. Bu süreçte çok ağır baskı gördük, acımasızca eleştirildik. Hatta ihanetle suçlandık. Peki sonuçta ne oldu? Irkçılık yapanlar kaybetti. Mazlumları otobüslere doldurup terör örgütlerine ve eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti. 8 Aralık’ta Suriye halkı 61 yıllık karanlığın ardından zalim rejimi devirdi ve özgürlüğüne kavuştu.

    ‘Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli geri döndü’

    Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli misafirimiz gönüllü ve onurlu bir şekilde doğdukları topraklara geri döndü. Bugüne kadar Suriye’ye güvenli bir şekilde dönen kardeşlerimizin sayısı ise 873 bini buldu. Suriye’de düzen ve istikrar inşallah bu sayı daha da artacak. Daha önce de dikkat çektiğim gibi kimseyi zorlamayacağız. Ama dönmek isteyen kardeşlerimize de gereken kolaylığı sağlayacağız.

    Aynı durumu Gazze’de de gördük orada da buna şahitlik ettik. Gazze’de 471 gün süren soykırım ve katliamda küresel siyonist lobinin tüm baskılarına rağmen kardeşlerimize cesaretle sahip çıktık. Neticede Gazze’deki insanlık sınavını, alnının akıyla veren birkaç ülkeden biri elhamdülillah Türkiye oldu. Bugün pek çok ülke Filistin halkının yüzüne dahi bakamazken biz Gazzeli kardeşlerimizin samimi dualarına mazhar oluyoruz.

    Rusya Ukrayna Savaşı’nda yine benzer tercihlerle karşılaştık. Hemen herkes savaşa odun taşırken biz barışın tarafında olduk. Şimdi bakıyorsunuz geçmişte bize laf söyleyenlerin hemen hepsi bugün hükümetimizin dengeli politikasına hak vermek zorunda kalıyor. İster rakibimiz isterse dostumuz olsun. Hemen herkes Türkiye’nin çok kritik zamanlarda doğru ve öngörülü hamleler yaptığını ifade ediyor.

    ‘En büyük kazanımlarımızdan biri FETÖ’nün tasfiyesidir’

    Değerli kardeşlerim, daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak pek çok meselede biz daima ‘önce milletim, önce memleketim’ şiarıyla hareket ettik. Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu kararlılıkla uyguladık. Sadece dış politikada değil iç siyasette de duruşumuz hep bu yönde oldu. Vesayetin ve bürokratik oligarşinin geriletilmesinden terörün her türlüsüne karşı verdiğimiz mücadeleye, milli iradenin güçlendirilmesinden temel hak ve hürriyetlerle ilgili attığımız adımlara kadar her alanda doğru olanı yapmanın derdinde olduk.

    Elini vicdanına koyan şunu kabul etmektedir: Türkiye maruz kaldığı onca ihanete ve saldırıya rağmen bugün güvenlik noktasında herhangi bir zafiyet yaşamıyorsa bunun sebebi, vaktinde atılan uzak görüşlü adımlarımızdır. Bu süreçteki en büyük kazanımlarımızdan biri de FETÖ’nün tasfiyesidir. FETÖ Terör Örgütü devletimizi içeride çökerten hadis bir ur misali yıllarca emperyalistler namına ülkemiz aleyhine tetikçilik yapmıştır. Milli projelerimizin engellenmesinden kimi siyasi cinayetlere, ajanlık faaliyetlerinden, terörle mücadelemizin sekteye uğratılmasına kadar birçok ihanetin kalleşliğin ve operasyonun gerisinde bu örgüt bulunuyordu. Emniyet teşkilatımızı, ordu ve jandarmamızı FETÖ’cü hainler başta olmak üzere hukuk dışı yapılardan temizledik hem kendimize güvenimiz arttı hem de terör örgütleri ve suç şebekeleriyle daha etkin mücadele imkanına kavuştuk.

    ‘”Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü bir konumdayız’

    Güvenlik güçlerimizin yıl boyu süren operasyonları sayesinde sınırlarımız içindeki terör, tehdi hamdolsun bitme noktasına geldi. Bir dönem teröristlerin cirit attığı köy, mezra ve yaylalarda artık güven ve huzur ortamı hakim. Irak ve Suriye’deki harekatlarımızla da terör unsurlarını, hudutlarımızdan uzaklaştırdık. Yani son 8-10 yılda bugün “Terörsüz Türkiye” diye tarif ettiğimiz hedefimize giden yoldaki pek çok taşı, mayını, engeli temizledik. Başta sınır ötesi operasyonlar olmak üzere, terörle mücadele irademiz çok sık eleştirildi. Hatta sabote edilmek istendi. Ama biz asla yılgınlık göstermedik, karamsarlığa kapılmadık, hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik.

    Kıymetli misafirler bakın burada şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek durumundayım. Bugün “Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.

    ‘Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz’

    Şunu sizlerle birlikte aziz milletimizin çok iyi bilmesini istiyorum: Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz. Biz sadece ve sadece milletin istikbalini düşünüyoruz. Türkiye için en doğrusunu, en isabetlisini yapmanın derdindeyiz. Amacımız hiçbir güvenlik görevlimizin hiçbir evladımızın burnunun dahi kanamayacağı kalıcı bir güven iklimini içeride ve dışarıda tesis etmektir.

    Gayemiz Türkiye Yüzyılını bölgemizde barışın, kardeşliğin, dayanışmanın yüzyılı haline getirmektir. Aklını hırsına esir etmeyen herkes şu gerçeği çok net görebiliyor: Bölgemizin ve dünyanın tarihi bir yeniden yapılanma sürecinde olduğu bir dönemde Türkiye olarak bizim çok dikkatli davranmamız gerekiyor. Soykırım şebekesinin yeni haritalarla bölgemizi bölme niyetlerini ilan ettiği günlerde bizim de politikalarımızı buna göre belirlememiz icap ediyor.

    Bir asır önce oynanan oyunun tekrarına izin verirsek ne atalarımız ne de gelecek nesiller bizi affeder. Sultan Alparslan’ın ve Selahaddin Eyyubi’nin torunları olarak el ele, gönül gönüle verecek siyonistlerin bölgemizde yeni ameliyatlar yapmalarına Allah’ın izniyle müsaade etmeyeceğiz.

    Şu gerçeği de söylemekte fayda görüyorum. Bin yıllık kardeşliğimizin arasına örülen terör duvarını yıkıp attığımızda demokraside, özgürlüklerde, refahta, bölgesel kalkınmada inşallah daha hızlı yol alma imkanını elde edeceğiz. Elbette bu süreçte asayiş ve güvenlik noktasında hassasiyeti, teyakkuzu asla elden bırakmayacağız. Zehir tacirlerinden çetelere, milletin malına ve canına kasteden canilerden suçta kibirlenenlere kadar kendisi devletten hukuktan, yasalardan üstün gören kim varsa hepsiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim, hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum.

    İftar soframızı şereflendiren tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerden tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diye ifade ettiğimiz ilkelerimize sahip çıkmanızı istiyorum. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize Mevla’dan hayırlı ve sağlıklı ömürler niyaz ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi tekrar tebrik ediyor, her birinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • XPeng G9 Sport Utility Vehicle Avrupa Yeni Otomobil Değerlendirme Programından Beş Yıldızlı Güvenlik Notu Aldı

    XPeng G9 Sport Utility Vehicle Avrupa Yeni Otomobil Değerlendirme Programından Beş Yıldızlı Güvenlik Notu Aldı

    Çinli otomobil üreticisi XPeng Motors (XPEV) Çarşamba günü yaptığı açıklamada XPeng G9 Sport Utility Vehicle’ın küresel versiyonunun Avrupa Yeni Otomobil Değerlendirme Programı (Euro NCAP) tarafından 2023 yılı için en üst düzey beş yıldızlı güvenlik derecesi ile ödüllendirildiğini duyurdu.

    Euro NCAP’in beş yıldızlı güvenlik derecelendirme çerçevesi, tüketicilere, ailelere ve şirketlere ihtiyaçlarını karşılayan en güvenli aracı seçmelerine yardımcı olmak için kolay bir karşılaştırma sağlamayı amaçlamaktadır. Euro NCAP, yollarda karşılaşılan yaygın tehlikeleri simüle eden testler gerçekleştirmekte ve Avrupa’daki araçların kapsamlı güvenlik değerlendirmeleri için standart oluşturmaktadır.

    XPeng G9 için verilen yüksek puan, üstün yapısal tasarımını ve bir kaza durumunda yolcuları korumak için özel olarak tasarlanmış, doğrudan kullanıcı müdahalesi olmadan devreye giren çok çeşitli güvenlik önlemlerini tanımaktadır. Bu özellikler, çarpışma kuvvetlerini yönetmek, çarpma kuvvetlerinin hızını azaltmak ve araç içindekilerin yaralanma riskini en aza indirmek için birlikte çalışır.

    Bu ödül, XPeng’in Ekim ayında XPeng P7 sedanın küresel versiyonu için benzer bir beş yıldızlı güvenlik derecesi almasının ardından geldi ve yıl içinde bu en yüksek güvenlik derecesini ikinci kez elde etti.

    XPeng Eş Başkanı Brian Gu, “Hem P7 hem de şimdi G9 için Euro NCAP’ten beş yıldız derecesi almak, özellikle 2023 testlerinin daha sıkı kriterleri göz önüne alındığında, araçlarımızın yüksek standardını yansıtıyor” dedi.

    XPEV’in hisse senedi fiyatı Çarşamba günü gün ortası işlemlerinde %4,26 oranında artış gösterdi.

    Bu makale yapay zeka yardımıyla üretilmiş ve çevrilmiştir ve bir editör ekibi üyesi tarafından kontrol edilmiştir. Ek ayrıntılar için Hüküm ve Koşullarımıza bakın.

  • İsveç mahkemesi, Kur’an-ı Kerim yakılmasını yasaklayan kararı iptal etmişti! Emniyet harekete geçti

    İsveç mahkemesi, Kur’an-ı Kerim yakılmasını yasaklayan kararı iptal etmişti! Emniyet harekete geçti

    Aşırı sağcı siyasetçi Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’i yakmasının ardından İsveç polisi harekete geçti. İsveç polisi geçtiğimiz ay İslam aleyhindeki eylemlerin ülkenin uluslararası çıkarlarına zarar verebileceği ve güvenlik endişesi oluşturabileceği gerekçesiyle ‘Kur’an-ı Kerim yakma’ eylemlerini yakaladı.

    “POLİSİN KARARINA YETERLİ DESTEK SAĞLANAMADI”

    Polis yasağının ardından İsveç İdari Mahkemesi ise skandal bir karara imza attı. Polisin Kur’an-ı Kerim yakma eylemini yasaklayan kararını bozan mahkeme, güvenlik riski endişelerinin gösteri yapma hakkını sınırlamak için yeterli olmadığını belirtti. Yargıç Eva-Lotta Hedin, “Polisin kararına yeterli destek sağlanamadı” dedi.

    KARARA İTİRAZ EDİLDİ

    Mahkemenin kararının ardından İsveç polisi yeni bir adım attı. Polis, İsveç İdari Mahkemesi’nin Kur’an-ı Kerim yakma provokasyonuna izin veren kararına itirazda bulundu. Stokcholm Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, şubat ayında Kur’an-ı Kerim yakmak isteyen iki kişiye güvenlik riski nedeniyle izin vermeyen polis kararını iptal eden İdare Mahkemesi’nin kararına itiraz edildiği belirtildi.

    EMNİYET, ÜST MAHKEMEYE BAŞVURDU

    Açıklamada, “4 Nisan’da İdare Mahkemesi, polisin Kur’an-ı Kerim yakılması için başvuru yapılan halka açık iki toplantıya izin vermemesini haksız buldu. Polis teşkilatı da mahkemenin kararları inceledi ve kararın bozulması için bir üst mahkemeye başvuruda bulundu.” ifadeleri kullanıldı.

    POLİS, İKİ PROVOKASYONA İZİN VERMEMİŞTİ

    İsveç’te şubat ayında Irak asıllı Salwan Momika, Irak’ın Stockholm Büyükelçiliğinde, Afrika kökenli Chris Makoundout da Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakmak istemiş, polis güvenlik gerekçesiyle bu provokasyonlara izin vermemişti. Momika ve Makoundout, polisin izin vermeme kararını mahkemeye taşımıştı.

    5 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

    Öte yandan İsveç İç Güvenlik Teşkilatı (Säpo) bu sabah ‘terör eylemi’ planladığından şüphelenilen 5 kişinin tutuklandığını açıklamıştı. Tutuklanan kişilerin Ocak ayında İsveç büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim yakma eylemi ile bağlantılı olduğu belirtilmişti. Säpo terörle mücadele birimi başkan yardımcısı Susanna Trehorning, “Mevcut dava, İsveç Güvenlik Servisi’nin Paludan’ın Kur’an-ı Kerim yakma olayıyla bağlantılı olarak üzerinde çalıştığı birkaç vakadan biri” demişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • TikTok belgesi: Hangi ülkeler yasak getirdi?

    TikTok belgesi: Hangi ülkeler yasak getirdi?

    Çinli toplumsal medya platformu TikTok, güvenlik ve mahremiyet dertleri nedeniyle gündemi meşgul etmeye devam ediyor.

    2016 yılında ByteDance şirketi tarafından kurulan Tiktok uygulaması dataların Çin hükümeti ile paylaşılabileceği telaşıyla ve kimi ülkelerde lokal teşebbüsleri baskılayabileceği kanısıyla birçok ülkede yasaklandı. ABD uygulamayı yasaklayan ülkeler ortasında birinci sırayı aldı.

    Beyaz Saray, Savunma Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı dahil birçok devlet kurumu, Kongre’de Aralık 2022’de yapılan oylamayı beklemeden TikTok’u yasakladı. ABD Temsilciler Meclisi ise 28 Aralık 2022’de üyeleri ve çalışanlarının kullandığı resmi aygıtlara TikTok uygulamasının indirilmesine ve kullanımına yasak getirdi.

    Maryland, Nebraska, South Carolina, South Dakota, Indiana ve Texas da dahil birçok eyalette de TikTok kullanımını yasaklayan emsal yasalar çıkarıldı.

    TikTok CEO’su Chew, ABD Kongresi’nde tabir verdi

    TikTok’un CEO’su Shou Zi Chew, 23 Mart tarihinde ABD Temsilciler Meclisi Güç ve Ticaret Komitesi tarafından düzenlenen oturumda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

    Chew’un, Çin merkezli teknoloji şirketi ByteDance ve Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile münasebeti, ABD’lilerin bilgilerinin Çin’e aktarılması, platformun bilhassa gençlerin zihinsel sıhhatini olumsuz etkilemesi, ziyanlı içeriklerin engellenmesi ve siyasi içerikler üzere bir dizi hususta verdiği cevaplar, milletvekillerini tatmin etmedi.

    Yaklaşık 5 buçuk saat süren oturumda hem Cumhuriyetçi hem Demokrat milletvekillerinin Chew’e karşı sert tavrı dikkati çekti. Chew, milletvekillerinin sorularına uzun yanıtlar vermek istese de milletvekillerinin “evet” yahut “hayır” formunda net karşılıklar istemesi oturumda vakit zaman tansiyonu yükseltti.

    İngiltere, Norveç ve Danimarka üzere birçok ülke Tiktok’u yasakladı

    ABD’nin akabinde Avrupa Birliği Komitesi, Danimarka, İngiltere, Yeni Zelanda ve Norveç güvenlik sebebiyle TikTok’un kamuya ilişkin platformlarda kullanılmasını yasakladı.

    Avrupa Birliği (AB) Komitesi, 23 Şubat’ta çalışanlarına özel ve kurumsal telefonlarından TikTok uygulamasını kaldırmaları talimatı verdi. Bu kararın çabucak akabinde, Avrupa Parlamentosu (AP) da çalışanlarına güvenlik kaygıları gerekçesiyle Çinli toplumsal medya platformu TikTok’a yasak getirdi.

    Danimarka Savunma Bakanlığı, 7 Şubat’ta siber güvenlik önlemleri kapsamında çalışanlarına resmi hizmette kullanılan aygıtlarda TikTok’u kullanmasına yasak getirdiğini açıkladı.

    İngiltere Kabine Ofisi Bakanı Oliver Dowden, 16 Mart’ta parlamentoda milletvekillerine yaptığı açıklamada, güvenlik tasaları nedeniyle TikTok’un İngiltere’de kamuya ilişkin telefon ve başka elektronik aygıtlarda kullanımının derhal yasaklanacağını duyurdu. Dowden, konuşmasında, hükümete ilişkin bilgi ve bilgilerin uygulama tarafından kullanılmasının “risk oluşturabileceği” değerlendirmesinde bulundu.

    Yeni Zelanda, 17 Mart’ta milletvekilleri ve parlamentodaki öbür çalışanlarına güvenlik kaygıları nedeniyle kamuya ilişkin telefonlarda, TikTok uygulamasının kullanılmasına yasak getireceğini duyurdu. Yetkililer, yasak atılımının, hükümetin siber güvenlik uzmanlarının tavsiyesi üzerine geldiğini lisana getirdi. Öbür ülkelerde uygulanmaya başlanan misal kararları takip eden Yeni Zelanda’daki yasak bu ay sonunda yürürlüğe girecek. Lakin ülkedeki yasak kararı, ABD ve İngiltere’deki üzere tüm hükümet çalışanları için değil yalnızca parlamentodaki yaklaşık 500 kişinin kamuya ilişkin telefonları için geçerli olacak.

    Son olarak Norveç Adalet Bakanlığı, 23 Mart tarihinde güvenlik kurumunun uygulamaları risk olarak nitelendirmesinin akabinde hükümet yetkililerine TikTok ve Telegram’ı iş aygıtlarına yüklememeleri talimatını verdi. Norveç’te Adalet Bakanı Emilie Enger Mehl, devletin tahsis ettiği telefona TikTok uygulaması yüklediğini bildirmemesi nedeniyle özür dilemek zorunda kalmıştı.

  • Çin Devlet Başkanı Xi ile Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko bir araya geldi

    Çin Devlet Başkanı Xi ile Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko bir araya geldi

    Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin’e resmi ziyarette bulunan Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile başkent Pekin’de bir araya geldi.

    Çin’e resmi ziyarette bulunan Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüştü. Başkent Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda gerçekleşen görüşmede Xi, iki liderin geçen yılın eylül ayında Özbekistan’ın Semerkand kentinde yapılan görüşmede Çin-Belarus ilişkilerinin “her koşulda kapsamlı stratejik ortaklık” seviyesine yükseltildiğini ortaklaşa duyurduklarını hatırlattı. Xi, “Çin’in yüksek nitelikli kalkınma ve modernizasyon süreci Belarus dahil olmak üzere dünyanın her noktasından ülkelere yeni fırsatlar getirecek. Çin, Belarus ile birlikte istikrarsızlık ve belirsizlikle dolu uluslararası durumla mücadele etmeye, ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı gelişmesini ilerletmeye hazır” dedi.

    Çin ve Belarus arasında “sarsılmaz bir dostluk” bulunduğuna dikkat çeken Xi, Belarus yönetiminin Pekin’in Tayvan, Sincan, Hong Kong ve insan hakları ile gibi konulardaki tutumuna verdiği desteği övgüyle karşıladıklarını ifade etti. Xi, Çin ile Belarus’un temel çıkarlarını koruma, dış güçlerin iç işlerine müdahalelerine karşı çıkma, egemenliklerini ve siyasi güvenliklerini koruma konularında birbirlerine destek vermeleri gerektiğinin altını çizdi. İki ülkenin ekonomik ve ticari işbirliğini de geliştirmesinin önemine vurgu yapan Xi, Belarus’un Çin’in ortaya koyduğu küresel kalkınma inisiyatifine ve küresel güvenlik inisiyatifine verdiği desteği de övdü.

    Lukaşenko’dan Çinli işletmelere yatırım çağrısı

    Lukaşenko, görüşmede temel çıkarlarını savunması hususunda Çin’i sıkı şekilde desteklediklerini vurguladı. Xi ile yaptığı görüşmenin “standart dışı yeni yaklaşımlara ve sorumlu siyasi kararlara” ihtiyaç duyulduğu bir dönemde gerçekleştiğini belirten Lukaşenko, Çin’in Kuşak ve Yol girişimine, küresel güvenlik inisiyatifine ve küresel kalkınma inisiyatifine destek verdiklerini söyledi. Lukaşenko, Çinli işletmeleri ülkesine yatırım yapmaya davet etti.

    Görüşmede Ukrayna krizi de ele alındı

    Xi, Çin’in Ukrayna krizindeki tutumunun net ve tutarlı olduğuna dikkat çekerek, Çin’in siyasi çözüm yoluna bağlı kalınmasını, barışı ve müzakereleri desteklediğini ifade etti. Xi, tüm ülkelerin güvenlik alanındaki meşru kaygılarına saygı duyulması gerektiğini belirterek, Avrupa’da etkili ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi oluşturulmasının önem taşıdığını dile getirdi.

    Lukaşenko ise, Çin’in Ukrayna krizine siyasi çözüm getirilmesine dair önerilerinin büyük önem taşıdığını söyledi.

    Çin-Belarus arasında çok sayıda anlaşma imzalandı

    Çin ve Belarus arasında “her koşulda kapsamlı stratejik ortaklık ilişkilerinin ilerletilmesi” konusunda bir bildiri ile ticaret, sanayi, bilim ve teknoloji, sağlık, turizm ve spor gibi farklı alanlarda anlaşmalar imzalandı. – PEKİN

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • ABD TikTok ile ilgili yeni düzenlemeleri pahalandırıyor

    ABD TikTok ile ilgili yeni düzenlemeleri pahalandırıyor

    ABD’de Lider Joe Biden idaresi Çin’e ilişkin görüntü paylaşım uygulaması TikTok’un ulusal güvenliğe tehdit oluşturabileceği gerekçesiyle bu husustaki çalışmalarını artırdı.

    Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Olivia Dalton, Biden’ın Virginia Beach’teki programı münasebetiyle sehayat ettikleri uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Çin’e ilişkin görüntü paylaşım uygulaması TikTok ile ilgili telaşları olduğunu daha evvel de net formda tabir ettiklerini lisana getiren Dalton, Joe Biden idaresinin, dijital teknolojiler ve Amerikalıların bilgilerini ulusal güvenlik riskleri oluşturacak formda kullanmaya çalışan Çin dahil kimi ülkelerin neden olduğu meselelere odaklandığını kaydetti.

    Dalton, bu kapsamda Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Yatırımlar Komitesinin (CFIUS) devam eden bir incelemesi olduğuna işaret ederek, ek ulusal güvenlik faktörlerini tanımlayan başkanlık yönergesini yürürlüğe koymak dahil yürütme organı yetkisi dahilinde atılabilecek adımları gözden geçirdiklerini aktardı.

    Devlet kurumlarını kapsayan TikTok yasağının tüm Amerikalıları kapsayacak formda genişletip genişletilmeyeceğine ait soruya ise karşılık vermeyen Dalton, data güvenliğine ait atılacak adımlarla ilgili Kongre ile birlikte çalışmayı planladıklarını söyledi.

    ABD’de devlet kurumlarında TikTok yasağı

    ABD’de bugün, devlet kurumlarına, resmi telefonlarda TikTok’un kullanımına yönelik yasağı uygulamak için 30 gün müddet tanınmıştı.

    Beyaz Saray, Savunma Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı da dahil olmak üzere birçok devlet kurumu, Kongrede aralık ayında yapılan oylamayı beklemeden TikTok’u yasaklamıştı. ABD Senatosu, 15 Aralık 2022’de “ulusal güvenlik endişeleri” nedeniyle federal hükümet çalışanlarının devlete ilişkin aygıtlara TikTok indirmesini yasaklayan tasarıyı oy birliği ile kabul etmişti.

    ABD Temsilciler Meclisi, 28 Aralık 2022’de üyeleri ve çalışanlarının kullandığı resmi aygıtlara TikTok uygulamasının indirilmesine ve kullanımına yasak getirmişti. Maryland, Nebraska, South Carolina, South Dakota, Indiana ve Texas da dahil olmak üzere birçok eyalette de TikTok kullanımını yasaklayan emsal yasalar çıkarılmıştı.

    Avrupa Birliği (AB) yürütme organı AB Kurulu da 23 Şubat’ta güvenlik kaygıları nedeniyle çalışanlarına TikTok yasağı getirmişti.

  • Bakan Soylu’dan fahiş kira artışları konusunda çağrı: Deprem kadar acıtıcı bir gerçek, ihbar edin

    Bakan Soylu’dan fahiş kira artışları konusunda çağrı: Deprem kadar acıtıcı bir gerçek, ihbar edin

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde açıklamalarda bulundu.

    “KİRACI ÇIKARTMAK DOĞRU BİR YAKLAŞIM DEĞİLDİR”

    Konuşmasında fahiş kira artışlarına dikkat çeken Bakan Soylu, “Fahiş kira artışları deprem kadar acıtıcı bir gerçek. Bu bizi üzmektedir.Devlet olarak gereğini yerine getiriyoruz. ‘Kiracıyım, oturuyorum, sen çıkacaksın’ diyor. İnsanlara ikinci afet yaşatmanın gereği yok. Böyle bir şeyi istemek doğru bir yaklaşım değil, fahiş fiyat artışları doğru değildir. Vatandaşlarımızdan karakol, 112 dahil başvurabilecekleri her yere başvurmalarını istiyoruz. Kiracı çıkartmak doğru bir yaklaşım değildir. Deprem bölgesindeki şehirlerin boşaltılması ve nefeslendirilmesi; gerek arama kurtarma çalışmalarının gerek enkazların hızlı şekilde kaldırılması için strateji olarak uyguladık” dedi.

    “TÜM UNSURLARIMIZLA BU AFETE DİRENDİK”

    İçişleri Bakanı Soylu’nun açıklamaları şöyle:

    “Bu afetin büyüklüğünü deprem olarak tanımlamak, bu afeti tam olarak anlatamamak gibi bir anlayışla karşı karşıya bırakır. Bu kadar yaygınını, bu kadar insanı etkileyeni görmedik, tecrübe etmedik. Şu anda ne kadar enkaz kaldırılacağına dair aşağı yukarı hesap ediliyor. Sadece Hatay’ın Antakya’sında 15 milyon ton. 3-4 ay içerisinde bitirilebilecek bir enkazdan bahsediyoruz. 26 binin üzerinde arama-kurtarma çalışması yapılan bina var. Bütün bunlar 3 Hollanda büyüklüğü olan 110 bin kilometrekarelik bir alanla karşı karşıya kaldık.

    Ülkemizin tüm unsurlarıyla bu afete direndik. Bugün 20’nci gündeyiz. Arama-kurtarma çalışmaları tamamlandı, enkaz kaldırma çalışmaları başladı. Her tarafa en kısa sürede gidildi. Güvenlik sağlandı. Birkaç münferit olayın dışında kaosa sebebiyet verecek güvenlik zafiyeti yaşamadık.

    “BAZI İL VE İLÇELERDE HAYAT TAMAMEN DURDU”

    Yeni yerlerin planlanması konusunda adımlar atılıyor. Kurumlarla bir araya gelerek yerlerin neresi olacağı tartışıldı. Şehirlerin bir hafızası var. Bu kadar büyük bir süreç içerisinde yeni yapılacak yerlerin nerede olması lazım geldiği, şehrin yaşam biçiminin nerede devam etmesi lazım geldiği görüşülüyor. Hem bilime hem şehre açık süreç devam ediyor. Konteyner şehirlerle hazırlıklar sürüyor. Ağır, orta hasarlı toplam müracaat 421 bin oldu. 136 bin kişi konteynerda yaşamak isterim. Burada başvurular devam ediyor, altyapı hazırlıkları sürüyor. 93 bin 623 konteynerın hazırlıkları yapıldı. Bunların 70 bini tamamlandı. Kiracılara 3 bin, ev sahiplerine 5 bin kira yardımı yapılıyor. Bazı il ve ilçelerde hayat tamamen durdu. Organize sanayilerden esnafa kadar tüm destekler gerçekleştiriliyor. Bazı alanlarda geçici esnaf dükkanları oluşturularak şehrin hayatın canlılığını sağlayacak adımlar atılacak.

    “ASKER KIŞLADAN ÇIKMADI” İDDİASINA YANIT

    ‘Deprem sabahı askerin çıkmasın müsaade edilmedi’. Defalarca cevap verdik. Topyakun mücadele ederken birileri yalan mücadelesine devam ediyorlar. Deprem 04.17’de oldu. Biz 05.00’te AFAD’daydık. 04.21 gibi Cumhurbaşkanımıza ilk bilgiyi verdik. Depremin 7.7 olduğunu arz ettik. Biz AFAD’a geçtik. Saat 07.00 gibi uluslararası yardım istedik. Uluslararası yardım istediğimiz yerde askerimiz, polisimiz teyakkuz halinde. Bunu zafiyet alanı olarak ortaya koymak çok yakışmadı, ayıp edildi. Burada kurumların, insanların, kişilerin üzerinden bir yıpratmanın kimseye faydası olmayacağını, buradan umut oluşturmanın hepimizin sorumluluğu olduğunu hatırlatmak istiyorum. Güvenlik konusunda da işin başından itibaren bu bölgedeki güvenlik sayısını 3 katına çıkardık.Ağır hasarlı binalar için artçı depremler devam ediyor. Vatandaşlarımızın uzak durması esastır. Yaşadığımız acı tecrübeleri tekrar yaşarız. Artçı depremler devam etmektedir. Çağrılarımıza kulak verilmesi ve hareket edilmesi esastır.”

  • Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel’in yeni güvenlik tahlili Astra, tüm uç noktaları tek bir portal üzerinden izleme ve müdafaa özellikleri ile hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmelerin güvenlik gereksinimlerine tahlil olacak.

    Güvenlik ve bulut dayanaklı mesken ve iş tahlilleri önderi Zyxel Networks, hibrit çalışmanın yükselişi ile küçük ve orta ölçekli işletmelerde ortaya çıkan güvenlik gereksinimlerine karşılık yeni bulut tabanlı uç nokta güvenlik hizmeti Astra’yı pazara sundu. Günümüzde giderek daha fazla insanın uzaktan çalışmayı tercih etmesiyle, kurumların bulut tabanlı sistemlere geçişi hızlanmış durumda. Gartner’ın yakın tarihli bir araştırması, kurumların %85’inden fazlasının 2025 yılına kadar bulut teknolojilerini benimsemiş olacağını ortaya koyuyor.

    Son devirde uzaktan ve esnek çalışma uygulamalarındaki yükseliş, çalışanların iş yeri ağlarına istedikleri yerden bağlanmasına ve çalışmasına imkan sağlıyor. Bu durum, işletmelerin artık şube ofislere ve bulut tabanlı uygulamalara erişim gerektiren birden çok aygıtla daha fazla uzaktan çalışanlarını desteklemesi gerektiği manasına geliyor.

    Bu merkezi olmayan ağ sistemleri çağdaş iş gücünde gereksinim duyulan esnekliği sağlayabilirken, maalesef ki siber güvenlik risklerini artırıyor. Zyxel’in bu probleme tahlil olarak geliştirdiği Astra, kullanıcılara nereden çalıştıklarından bağımsız olarak birinci güvenlik muhafazasını sağlayan ve birden fazla uç noktaya kurulabilen bulut tabanlı bir güvenlik hizmeti sunuyor.

    Çalışanlar ofis hudutlarının dışında dahi güvende

    Zyxel’in yeni tahlili Astra, Dark Web Monitor, IP/URL Prestiji ve Web Filtreleme yetenekleri dahil olmak üzere güvenlikle ilgili tüm denetimi ilgili işletme yöneticisine sağlayarak, çalışanların aygıtlarının ofis dışındayken bile izlemesini ve güvenliklerinin sağlanmasını mümkün kılıyor. Bulut tabanlı Astra’nın tehdit istihbaratı data tabanı otomatik olarak güncelleniyor ve gerçek vakitli olarak uç noktalara gönderiliyor. Bu sayede her vakit yeni kalan Astra için kullanıcıların manuel olarak güncellemeleri indirmelerine ve çalıştırmalarına gerek kalmıyor. 

    Güvenliği sağlamak artık daha kolay

    Astra, ağ yöneticilerinin, bu yıl içinde piyasaya sürülecek masaüstü sürümüyle yesyeni bir taşınabilir uygulama aracılığıyla uzak aygıtlardaki güvenlik ayarlarını kolay kolay izlemesine ve denetim etmesine imkan tanıyor. Bu birleşik platform, muhtaçlığı olan takımlara anında görünürlük ve erişilebilirlik sağlayan ikazları, raporları ve olay tahlillerini bir ortaya getiriyor. Astra uygulaması, aygıt performansından ödün vermeden kullanıcıları kimlik avına ve istismar taarruzlarına karşı korumak için taşınabilir aygıtlara da kurulabiliyor.

    Zyxel Gateway SBU Kıdemli Lider Yardımcısı Bay Ken Tsai, “Günümüz esnek çalışma şartlarını sağlamak için sunulan hibrit uygulamalar çalışanlar için son derece kıymetli, lakin bu durum nedeniyle ortaya çıkabilecek siber riskleri de göz gerisi etmemek gerek. Bilhassa küçük ve orta ölçekli işletmeler, sayısı giderek artan uç noktalar için güvenlik sağlayan ve işletmeleri genişleyen tehdit ortamına karşı koruyan, birçok özelliği bir ortaya getiren ve teknolojik alt yapısı güçlü bir güvenlik tahliline gereksinim duyuyor. Zyxel’in çeşitli güvenlik duvarları ve bulut güvenlik hizmetlerini bir ortaya getiren Astra, küçük ve orta ölçekli işletmelere iş süreçlerini garanti altına almak için birleşik ve dengeli bir yaklaşım sunuyor” dedi.

    Astra uygulaması şu anda, iOS ve Android uygulama marketlerde lisanslı bir hizmet olarak yer alıyor. Ayrıyeten Zyxel, bu yılın sonlarında Astra’nın bir masaüstü sürümünü piyasaya sürmeyi planlıyor. Her lisanslı kullanıcı, Astra’yı en fazla iki uç noktaya kurabiliyor. İşletmeler, 999 çalışana kadar lisans satın alabiliyor ve hepsini tek bir Astra portalından yönetebiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Güvenlik Operasyonları Merkezlerini, 2023’te, siber suçlardan kaynaklanan yeni zorluklar bekliyor

    Güvenlik Operasyonları Merkezlerini, 2023’te, siber suçlardan kaynaklanan yeni zorluklar bekliyor

    Kaspersky uzmanları, Güvenlik Operasyon Merkezlerinin (SOC’ler) yaşayacağı muhtemel zorluklarla ilgili tahminlerini paylaştı. Paylaşılan rapora nazaran 2022’de kitle bağlantı sektöründeki vaka sayısının artış gösterdiği ve tıpkı trendin bu yıl da devam edeceği belirtiliyor.  

    2023 yılında SOC’ler’ın, telekomünikasyon sağlayıcıları aracılığıyla, tıpkı tedarik zinciri taarruzları üzere daha fazla yinelenen maksatlı akınlarla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor. SOC’leri bekleyen bir öbür tehdit de herkese açık uygulamalar üzerinden yapılacak birinci istila (Initial Compromise) hücumları olduğu açılanıyor. Raporda ayrıyeten, fidye yazılımları tarafından tehdit edilen kuruluşların data kaybı ile karşılaşabileceği, SOC takımlarının kısıtlı sayıda işçi ile daha fazla verimlilik ihtiyacı sıkıntısıyla karşı karşıya olduğu da söyleniyor.

    Büyük işletmelerde siber güvenliğin rolü her geçen yıl daha da arttığından, yalnızca tesirli bir biçimde organize edilmiş takımlar, işletmelerini süratle gelişen berbat emelli yazılımlara ve yeni atak tekniklerine karşı koruyabiliyorlar. Bunun için de Güvenlik Operasyon Merkezleri (SOC’ler) büyük kıymet taşıyor. Bu yılki Kaspersky Güvenlik raporu, SOC’ler için özel olarak hazırlanmış öngörüleri kapsıyor. 

    Devlet dayanaklı ve tekrarlanan amaçlı saldırılar

    Kaspersky uzmanları, 2022’de kitle bağlantı bölümündeki ortalama hadise sayısının ikiye katlanarak 263’ten 561’e çıktığını saptadı. Geçen yıl boyunca, ülkedeki protestolar sırasında İran devlet televizyonunun yayınının bilgisayar korsanları tarafından kesilmesi de dahil olmak üzere, bir dizi yüksek profilli olay meydana geldi. Tıpkı biçimde, Çek Cumhuriyeti’ndeki medya kuruluşları da ülkedeki protestolar sırasında bilgisayar korsanları tarafından yönlendirilen DDoS taarruzlarına maruz kaldı.

    2022’de ortalama olay sayısının yüzde 36 arttığı devlet dalının yanı sıra, endüstriyel, besin, kalkınma, finans ve başkaları de dahil olmak üzere, tahlil edilen 13 segment ortasında kitle bağlantı araçları, siber hatalılar için birincil amaç haline gelmiş gözüküyor.

    2021 ve 2022’de 10.000 sistem başına kitle irtibat araçlarında ve devlet şirketlerinde meydana gelen ortalama olay sayısı, dünya geneli Managed Detection and Response istatistikleri

    Bu artış, 2023’te devlet dayanaklı aktörlerden kaynaklı ve tekrarlanan amaçlı akınların sıklıkla gözlemlenmesiyle devam edecek. Bu durumda, olağanda hükümet kuruluşları için geçerli olmakla birlikte, kitle irtibat araçlarının kaçınılmaz olarak değerli bir rol oynadığını ve bilgi savaşının da buna eşlik ettiğini düşünürsek, memleketler arası çatışmalar sırasında bu kitle bağlantı araçlarının daha fazla amaç alınmasının da kaçınılmaz hale geldiğini söyleyebiliriz.

    Kaspersky Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) Başkanı Sergey Soldatov, “Büyük işletmeler ve devlet kurumları, her vakit siber hatalıların ve devlet dayanaklı aktörlerin gayesi olmuştur fakat jeopolitik türbülans saldırganların motivasyonunu artırdı ve siber güvenlik uzmanlarının 2022’ye kadar tertipli olarak karşılaşmadığı hacktivizmi canlandırdı. Bu seferki siyasi güdümlü hücum dalgası, bilhassa hükümet ve kitle bağlantı dalları için geçerli olacak üzere. Bir şirketi tesirli bir biçimde korumak için, Yönetilen Tespit ve Müdahale hizmetleri aracılığıyla sağlanan kapsamlı bir tehdit tespiti ve düzeltmesi uygulamak son derece değerlidir.” yorumunu yapıyor.

    Telekomünikasyon sağlayıcıları aracılığıyla yapılan tedarik zinciri saldırıları

    2023’te saldırganlar, telekomünikasyon şirketlerine daha fazla saldırarak tedarik zincirlerini vurabilir. Bu, müşterilere ziyan vermek için bir sonra deneme olacak üzere gözüküyor, bu nedenle tehdit bu yıl daha büyük. 2021 yılı boyunca telekomünikasyon bölümü -tarihte birinci kez- yaşanan hadiselerde yüksek ehemmiyet seviyesine sahip olayların yaygınlığına şahit olmuştu. 2022’de yüksek ehemmiyet seviyesine sahip olayların hissesi daha düşük olmasına karşın (2021’de 10 bin sistem başına 79, 2022’de ise kabaca 12), bu şirketler siber hatalılar için alımlı gayeler olmaya devam ediyor.

     

    Verileri de yok eden fidye yazılımları!

    2022 boyunca Kasperksy, 2023’te de devam edecek yeni bir fidye yazılımı trendi gözlemledi; artık fidye yazılımları sırf şirketlerin datalarını şifrelemekle kalmıyor, tıpkı vakitte o bilgileri yok ediyor. Bu, siyasi güdümlü hücumlara maruz kalan kuruluşlar için de değerli bir bahis. SOC’leri bekleyen bir öbür tehdit de halka açık uygulamalar üzerinden yaşanacak daha fazla birinci istila hadisesi. Çevresel sızma, kimlik avına nazaran daha az ön hazırlık gerektirir ve saldırganlar eski güvenlik açıklarından hala faydalanabilirler.

    SOC’ler nelerle gayret edecek: Süreçler ve verimlilik

    2023’te her takım üyesinin (yetenekli olmayanların bile) SOC’ye kattığı bedel artacak. Giderek artan tehditlere karşı koymanın kanıtlanmış yolunun, grubun hünerlerini geliştirmek olduğu artık çok âlâ biliniyor. Bu da, olaylara müdahale (IR) ile ilgili eğitimin ve TTX, mor takım oluşturma yahut taarruz emülasyonları üzere rastgele bir SOC tatbikatının hayati kıymete sahip olacağı manasına geliyor. 

    2023’te büyüyen tehdit ortamı, bütçelerin artmasına ve daha fazla verimlilik talebine yol açacak. Artan sayıda olay ve tehdit de atakları ve teknikleri varsayım etme muhtaçlığını yükseltecek üzere gözüküyor.

    2023’teki SOC’lerin karşılaşacağı zorluklar hakkındaki raporun tamamını okumak için Securelist.com’u ziyaret edebilirsiniz. Bu rapor, siber güvenlik dünyasındaki değerli değişimlere ait yıllık öngörüler ve analitik raporlar serisi olan Kaspersky Security Bulletin’in (KSB) bir modülüdür. Öbür KSB kesimlerine bakmak için bu linki kullanabilirsiniz.

    Bahsedilen tehditlerden korunmak için Kaspersky araştırmacıları aşağıdaki tedbirlerin alınmasını önermektedir:

    • Saldırganların güvenlik açıklarından yararlanarak ağınıza sızmasını önlemek için, kullandığınız tüm aygıtlarda yazılımları ebediyen aktüel tutun. Yeni güvenlik açıkları için yamaları mümkün olan en kısa müddette kurun. Yamalar kurulduktan sonra, tehdit aktörleri artık güvenlik açığını berbata kullanamayacaktır.
    • Adanmış hizmetler, yüksek profilli akınlarla gayrete yardımcı olabilir. Kaspersky Managed Detection and Response hizmeti, saldırganlar maksatlarına ulaşmadan evvel, müsaadesiz girişleri erken etaplarında tespit edip engellemeye yardımcı olabilir. Bir hadiseyle karşılaşırsanız Kaspersky Incident Response hizmeti, vaktinde karşılık vererek mümkün ziyanları en aza indirmenize, güvenliği ihlal edilmiş düğümleri (Nodes) saptamanıza ve altyapıyı gelecekteki benzeri akınlara karşı korumanıza yardımcı olacaktır.
    • Tehdit aktörleri tarafından kullanılan gerçek TTP’lerden haberdar olmak için en son Threat Intelligence bilgilerini kullanın.
    • Bilinen ve bilinmeyen tehditlere karşı tesirli müdafaa için, davranış tabanlı algılama ve anormallik denetimi yetenekleriyle donatılmış Kaspersky Endpoint Security for Business gibi muteber bir uç nokta güvenlik tahlilini tercih edin.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Trend Micro’dan 5G çağına yönelik yeni bir siber güvenlik oluşumu

    Trend Micro’dan 5G çağına yönelik yeni bir siber güvenlik oluşumu

    CTOne, kullanımı her geçen gün daha da artan 5G ağlarında üstün müdafaa sağlıyor ve siber güvenliği problemsiz hale getiriyor.

    Siber güvenlik alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Trend Micro, 5G ağlarını daha inançlı hale getirmeyi amaçlayan yeni alt kuruluşu CTOne’ı hayata geçirdi. Entellektüel yapısını ve liderliği Trend Micro’dan devralan ve bağımsız bir işletme olarak faaliyetlerini yürütecek olan küme, şirketin en son kuluçka projesi olarak öne çıkıyor.

    Trend Micro’nun otuz yılı aşkın bir müddettir ağ altyapısı siber güvenlik teknolojilerinde ön saflarda yer aldığını belirten Trend Micro Türkiye Ülke Müdürü Hasan Gültekin, “5G ile birlikte gelen yeni özellikler ve uygulamalar yeni bir siber güvenlik altyapısı gerektiriyor. Öngörülerimiz ve ağ teknolojilerine yönelik altı yılı aşkın özel araştırmalarımız sayesinde CTOne’ın 5G teknolojisinin kullanıldığı tüm alanlarda işletmeleri koruyacağından eminiz” dedi.

    İşletmelerin, özel 5G ağlarında ortaya çıkan tehditlerle daha tesirli bir formda uğraş edebilmeleri için sahip oldukları tüm kaynakları entegre etmeleri gerekiyor. CTOne, evvelce oluşturulan güvenlik ağı sayesinde dikey uygulama alanlarının dijital dayanıklılığını güçlendirirken özel 5G ağ ortamlarında kullanılan uygulamalara üst seviye güvenlik sağlıyor ve ağdan uç noktaya kadar kapsamlı muhafaza sunuyor.

    5G’nin işletmeler ortasında süratle yayılmasındaki en değerli etkenler ortasında düşük gecikme müddeti, daha fazla bant genişliği ve yüksek yoğunluk özellikleri yer alıyor. Grand View Research tarafından hazırlanan rapora* nazaran, dünya genelinde özel 5G ağlarının pazar büyüklüğü 2021 yılında 1,38 milyar dolara ulaşırken önümüzdeki yıl yüzde 49’luk bir büyüme oranıyla genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Özel 5G ağları çoklukla en inançlı kablosuz irtibat standardı olarak kabul ediliyor. Fakat, yaygın olarak kullanılan Açık Radyo Erişimi (O-RAN) yapısı, bulut ağlarının yaygınlaşması, açık kaynaklı yazılımlar ve IoT aygıtlarının çeşitliliği nedeniyle 5G ortamı her zamankinden daha fazla siber tehditle karşı karşıya.

    CTOne CEO’su Jason Huang, “Bugün inançlı olması, yarın da inançlı olacağı manasına gelmez. İrtibat teknolojileri alanında büyük gelişmeler yaşanırken iş operasyonları daha da karmaşık risklere maruz kalıyor. CTOne, işletmelerin özel 5G ağlarını potansiyel siber taarruzlara karşı teminat altına almalarına ve yüksek kaliteli bir endüstriyel uygulama ekosistemi oluşturmalarına imkan tanıyor. Özel 5G ağlarının avantajlarını en üst seviyeye çıkarmak için kapsamlı güvenlik tahlilleri konusunda çeşitli iş birlikleri yapacağız” dedi.

    CTOne, özel 5G ağlarına yönelik uçtan uca güvenlik tahlillerinin yanı sıra işletmelerin ilgili teknolojileri kullanıma alırken karşılaşabilecekleri siber riskleri azaltmalarına yardımcı olmak için O-RAN ve uç nokta bilişim güvenlik tahlilleri de geliştiriyor.

    *Bileşene Nazaran (Donanım, Yazılım, Hizmetler), Frekansa Nazaran (6 GHz Altı, mmWave), Spektruma Nazaran, Dala Nazaran, Bölgeye ve Segmente Nazaran Özel 5G Ağları Pazar Büyüklüğü, Hissesi ve Eğilimler Tahlil Raporu, 2022 – 2030, Grand View Research

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı