Etiket: İzmir

  • Hamza Dağ, kente yapılan yatırımları paylaşan Tunç Soyer’in Ali Cengiz oyununu bozdu

    Hamza Dağ, kente yapılan yatırımları paylaşan Tunç Soyer’in Ali Cengiz oyununu bozdu

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer‘in kente yapılan yatırımlarla ilgili olarak verdiği rakamlarla ilgili AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’dan cevap geldi. Dağ, Tunç Soyer‘in başarısız yönetimine kılavuz bulmaya çalıştığını söyleyip, yatırım için yapılan hizmetin miktarının azlığına değindi.

    TUNÇ SOYER KENTE YAPILAN YATIRIMLARI PAYLAŞTI

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir‘e kazandırdığı yatırımların oranlarını paylaştı. Toplam bütçenin yüzde 41 olduğunu söyleyen Tunç Soyer, “4.5 yılda kentimiz için bütçemiz dahilinde bir belediyenin yapabileceği en yüksek kapasitede yatırım yaptık. 2019 yılından bu güne İzmir‘de 2.1 milyar Euro, yani bugünün rayiciyle 66 milyar liralık yatırım kazandırdık.” dedi.

    HAMZA DAĞ’DAN TUNÇ SOYER’E CEVAP

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Tunç Soyer‘in paylaştığı rakamların gerçeği yansıtmadığını dile getirerek “Tunç Soyer matematiği” ile yapılan hesaplara binaen bazı yanlışları düzeltmek ve kamuoyuna doğru bilgi vermek adına bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.” ifadelerini kullandı.

    “5 YILLIK TOPLAM BÜTÇE 65 MİLYAR LİRADIR”

    Hamza Dağ X hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi; “Tunç Soyer matematiği” ile yapılan hesaplara binaen bazı yanlışları düzeltmek ve kamuoyuna doğru bilgi vermek adına bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 5 yıllık toplam bütçesi 65 milyar liradır. Bu bütçenin yüzde 90’ı İller Bankası’ndan gelmektedir. İBB kendi öz kaynaklarını oluşturma açısında da birçok belediyenin gerisindedir. Tunç Soyer‘in yatırıma ayırdığını iddia ettiği oran yüzde 41, gerçekte ise bu oran yüzde 31 civarındadır. Yatırıma ayrılan paranın İzmirlilerin hayatına yansıması ise maalesef yüzde 10’larda bile değildir.

    “ALİ CENGİZ OYUNU SERGİLEMEKTE”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Soyer başarısız yönetimine kılavuz bulmak için yaptığı sınırlı sayıda “yatırımları” euro cinsinden hesaplayarak bir Ali Cengiz oyunu sergilemekte. O zaman onun hesabıyla gidelim. Hükümetimizin son 5 yıldaki İzmir‘e kazandırdığı yatırımın miktarı 156 milyar liradır. Bu miktarın bugünkü kurdan değeri yaklaşık 5 milyar Euro’dur. Tunç Soyer‘in matematiği ile hesapladığımızda ise ortaya kat be kat fazla bir rakam çıkmaktadır. Sayın Soyer’in söyleyemediklerini, bilip de söyleyemediklerini, şimdi doğru bir matematikle, sadece sığdırabildiklerimizi yazalım.

    Son 21 yılda İzmir‘e kazandırdığımızın yatırımın miktarı 223 milyar liradır. Peki, İzmir‘de neler yaptık?

    • 19.430 konut
    • 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark
    • 11.415 derslik, 4 yeni üniversite, 18.215 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurdu
    • 47 hastane
    • İstanbul- İzmir ve Menemen, Aliağa, Çandarlı otoyolları
    • 959 kilometreye çıkardığımız bölünmüş yol
    • Sabuncubeli ve Konak tünelleri
    • 37 baraj, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet 6 yeraltı depolama tesisi
    • 2’si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisi
    • Nüfusun yüzde 90’ının doğal gaza erişimi

    ve daha nice yatırımlar…

    Bunların yanı sıra; Buca Metrosu, Karşıyaka-Çiğli Tramvay Hattı Projesi, Mürselpaşa Karayolu Alt Geçidi Yapım Projesi, Çiğli Arıtma Tesisinin 4’üncü ünitesi ve diğer bazı projelerin onaylanması ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan bazı yolların İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmesi gibi birçok süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önünü açmak için elimizi taşın altına koymaktan imtina etmedik.

    Buna karşılık Sn. Tunç Soyer‘in iddia ettiği yatırımlarla şehrimizdeki kronik problemlerin hangilerinin çözüldüğünü merak ediyoruz.

    1) Tunç Soyer döneminde İzmirli vatandaşlarımız için büyük bir çile haline gelen trafik sorununu çözmek için kaç tane alternatif yol, kavşak ve üst geçit yapılmıştır?

    2) Tunç Soyer döneminde başlayıp tamamlanan kaç metro veya tramvay hattı vardır?

    3) Tunç Soyer döneminde kaç rekreasyon alanı tamamlanmıştır?

    4) Her yağmurda hayatın durma noktasına geldiği İzmir‘imizde yağmur suyu hatları neden hala yeterli seviyeye gelmemiştir?

    5) İzmir Körfezi neden hala yüzülebilir bir seviyeye gelmemiştir?

    6) Yaşadığımız deprem sonrasında hükümetimiz5061 konut tamamlamışken İBB neden sadece 90 konutta kalmıştır? Kentsel dönüşüme mi daha çok para harcadınız yoksa reklama mı?

    7) Yaz aylarında ilaçlama yapılmadığından İzmirliler, sivrisineklerden şehri terk etmek zorunda kaldı. Peki 21. yüzyılda İzmirliler, neden Orta Çağ Avrupası’nın bile gerisinde yaşamak zorunda bırakılıyor?

    “BECERİKSİZLİĞİNİZİ KENDİNİZE ÖZGÜ MATEMATİKLE KAPATAMAZSINIZ”

    Sn. Soyer, Halep oradaysa arşın buradadır. Beceriksizliğinizi kendinize özgü matematik hesaplarıyla kapatamazsınız. İzmirli hemşehrilerimiz büyükşehir belediyesinden aldıkları hizmetin niceliğine de niteliğine de çok iyi bir şekilde vakıftır.

    Ez cümle; üzülerek söylüyoruz ki 4.5 yıllık süreçte İzmir’imizde planlanmış, finansmanı hazırlanmış, projelendirilmiş ve bitirilmiş bir tane dahi vizyon projeniz yoktur. Lafla peynir gemisi yürümediği gibi çamur atmakla da iz bırakamazsınız. “Hükümet destek vermiyor” yalanını söylemekten, bu masalı anlatmaktan bıkmadınız mı? İzmirliler bıktı, usandı bu safsatadan.”

    Kaynak: Haberler.com / Politika
  • Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen MINEX – 10. Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi başladı. 13-16 Eylül tarihlerinde yapılacak MINEX ile 13-15 Eylül arasında gerçekleşecek IMMAT’ın açılışına ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksek, İZFAŞ Genel Müdürü Canan Karaosmanoğlu Alıcı, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, sektör profesyonelleri katıldı.

    Soyer: “Beş kattan fazla büyüdü”
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “MINEX, ilk kez düzenlendiği yıla göre beş kattan fazla büyüdü ve ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeye, ihracatı, istihdamı ve ülke ekonomisini geliştirmeye devam ediyor. Bu yıl MINEX’de, Almanya, Çin, Polonya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi dünyanın farklı ülkelerinden toplam 173 uluslararası katılımcı ile Türkiye’nin farklı noktalarından 116 katılımcı İzmir’de bir araya geliyor. MINEX’e paralel olarak Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’ne de fuarımızın birinci ve ikinci günlerinde ev sahipliği yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız”
    Madencilik sektörüne gereken önemin verilmediğini belirten Başkan Soyer, “Bizim için ekonomi ve ekoloji arasında bir ses benzerliğinden çok daha fazlası var. Ekoloji yoksa ekonomik kalkınma da yok, refah da yok, yaşam da yok. Oysa günümüzde yeraltı kaynaklarının kullanımı neredeyse ‘doğanın işgali’ anlamına geliyor. Buna derhal dur demek zorundayız. Doğanın döngüsü içerisinde yer alan her şeyi, sürdürülebilir ve hatta onarıcı bir şekilde kullanabiliriz. Yazık ki madencilik potansiyeli son derece yüksek olan ülkemizde, yanlış uygulamalar nedeniyle son yıllarda bu sektörün itibarına zarar verildiğini görüyoruz. Hâlbuki bizim ne kaybedecek bir karış ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var. Ülkemizin bu sorununu çözebilmemizin anahtarı, ucuz hammadde satmaya yönelik makûs talihimizi yenmek. Bunun yerine hammaddenin bilgiyle harmanlandığı, katma değere ve markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız. Çünkü bu vatanı yaşatmaktan başka çaremiz yok… Bu hedeflere ulaşmak için önemli bir kilometre taşı olan MINEX Fuarı’nın düzenlenmesini mümkün kılan TMMOB Maden Mühendisleri Odası’na ve Belediyemiz şirketi İZFAŞ’taki değerli çalışma arkadaşlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
    Başkan Tunç Soyer, fuara konferans için gelen Prof. Dr. Celal Şengör ile de buluşup bir süre sohbet etti.

    Akın: “Gelenekselleşti”
    Madenciliğin devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ise “Ülkemizde madencilik alanında gerçekten bilim ile sanayinin bir araya geldiği ve gelenekselleştiği etkinlik haline geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksek, MINEX Fuarı ve IMMAT Kongresi’nin sektör için çok önemli olduğunu ifade etti.

    300’den fazla katılımcı firma
    10. MINEX “Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı”, 13-16 Eylül tarihlerinde Fuar İzmir’de A ve B hollerinde TMMOB ”Türkiye Maden Mühendisleri Odası” işbirliğiyle yapılıyor. Minex; ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeyi, ihracata, istihdama ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Fuar, maden işletme makinaları ve ekipmanları, sondaj makine ve ekipmanları, cevher hazırlama ve zenginleştirme makine ve ekipmanları, endüstriyel hammaddeler gibi geniş yelpazede ürün grubuna sahip 300’den fazla katılımcı firma ile kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Fuarı, yerli ve yabancı 10 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesini bekleniyor.
    TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen 9. Uluslararası Maden Makineleri ve Teknolojileri Kongresi (İMMAT), 13-15 Eylül tarihleri arasında MINEX 2023 Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak İzmir’de yapılıyor. Birincisi 2007 yılında düzenlenen 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’nin (IMMAT 2023) 2017 yılında uluslararası bir kimlik kazanmayı başardı.

  • Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı İzmir İş Dünyası toplantısında konuştu. İzmir Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

    Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor
    Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kurulacak Cumhuriyetin iktisat politikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi henüz Lozan Antlaşması’nın imzalanmadığı sancılı bir süreçte toplandı. Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor” dedi.

    Ortak akıl vurgusu
    İzmir’den ortak akıl ve iradeyi ortaya koyacak yeni ve güçlü bir ses vermek üzere Mart ayında İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Aynı 100 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi işçi ve çiftçi temsilcilerinin yanı sıra tüccar, sanayici ve esnaf temsilcilerini de İzmir’de ağırladık. Sadece İzmir’den değil, Anadolu’nun ve Trakya’nın dört bir yanından gelen iş insanları örgütleri, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkar odaları, genç iş insanları dernekleri, işçi sendikaları ve çiftçi kuruluşlarıyla bir araya geldik. Yüz yıl sonra yeniden muhteşem bir İzmir ve Türkiye imecesini hep birlikte gerçekleştirdik. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hepimize bir kere daha şunu hatırlattı. Ülkemiz ve dünyadaki koşullar her ne olursa olsun ortak aklı ve iradeyi hakim kılmak ve geleceğe güvenle bakmak için birçok sebebimiz var” diye konuştu.

    Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olanlar genç nesillerdir
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı İzmir’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarının altını önemle çizen Başkan Soyer, “Ortak aklı hâkim kıldığımız müddetçe geleceğe dair iyimseriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılından beklentimiz yüksek. Fakat geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek olanlar bizler değil, yaratıcı düşüncenin kaynağı, zamanın ruhunu yakalamış genç nesildir. Bu ülkenin en iyi okullarından mezun olmuş, en iyi yetişmiş genç zihinlerini Avrupa ülkelerine, yurtdışına kaybetmeye devam ettiğimiz sürece iyimserliğimiz bu hakikatin gölgesi altında kalacak. Hangi kalkınma stratejisine, kapsamlı, kapsayıcı vizyona sahip olursak olalım, biz gençlere adil ve özgür bir ortam sağlayamadığımız müddetçe katma değeri yüksek üretim yapan, küresel rekabette güçlü, ülke olarak dünyanın en gelişmiş on ekonomisi arasına girdiğimiz bir geleceği inşa etmemiz oldukça güç” dedi.

    Dört ana reform üzerinde yükselecek
    Ekonominin ancak eğitimle, adaletin ise ülkemizin tüm kurumlarını kapsayacak bir dizi yapısal dönüşümle güçlenebileceğini söyleyen Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel iklim krizinin kaçınılmaz bir sonucu olarak bu sürecin aynı zamanda bir yeşil dönüşüm seferberliği olarak tarif edilmesi gerekiyor. Çünkü artık çok iyi biliyoruz ki ekoloji ve ekonomi arasında ses benzerliğinden çok da büyük bir yakınlık var. Doğanın korunmasını esas almayan bir ekonomik kalkınmanın kalıcı ve sürdürebilir olması da mümkün değil. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Bildirgesi’nde belirttiğimiz gibi İktisadi planlama, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken hepimizin üstüne düşen ödev işte tam da bu. Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini ve doğayı da kucaklayan yepyeni bir toplumsal mutabakat tesis etmek” ifadelerini dile getirdi.

    İzmirli esnaf ve sanatkârlar için 100 milyon liralık bir finansman
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise iki müjdeden bahsetmek istediğini belirterek “Gelirken Halk Bankası ve Türkiye Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri Birliği ile görüştüm. Zaten 21 yıl boyunca ve özellikle 2022’de bütün Türkiye’deki esnaf -sanatkârlara çok ciddi finansal destekler sağlandı ama ekstra olarak İzmir’i ziyaretimiz vesilesiyle İzmirli esnaf ve sanatkarlar için 100 milyon liralık bir finansman daha tahsis edildi. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu finansman yüzde 15 yıllık finansman maliyetli, 6’şar aylık geri ödemeli ve toplam 5 yıl vadeli olacak. Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası koordinasyonuyla, Merkez Bankamız ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve arttırmak için günlük ve reeskont kredi hacmini 1,5 milyar liradan, 3 milyara çıkardı. Bu yaklaşık günde 103, 105 milyar dolarlık bir finansman desteği demektir. Bu da ihracatçılarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Dış ticaret açığı ve cari açığı azaltmak için ihracatın arttırılması en büyük hedefimiz. Bunun 2 milyar lirası, Eximbank kaynaklarından günlük olarak tahsis edilecek. 25 Temmuz’da 300 milyon liradan 1,5 milyara çıkarılmıştı. Bugün itibariyle de 1,5 milyardan 3 milyara çıkarılmış oldu. 1,5 ayda 10 kat ihracatçılara finansman desteği sağlanmış oldu. Onlardan da ihracatta yeni hamleler yapmalarını ve pazarlarını arttırmalarını bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde daha güzel haberler, daha başka müjdeler de gelecektir” diye konuştu.

    İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı
    Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ise konuşmasında, “İzmir bir ticaret kentidir. Üretim potansiyeli ve eşsiz güzellikleriyle bir turizm şehridir. Gençlik ve spor şehridir. İzmir’i geleceğe taşımak hepimiz için motivasyon kaynağı olacak. Ekonominin temeli üretimdir. İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı. Bunu güçlendirmek için el birliğiyle yola devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişimdir
    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına değinerek “Öncelikli çözüm bekleyen konularımızdan biri yüksek enflasyondur. Yeni ekonomi yönetimimiz ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandı ve Orta Vadeli Program’da da kararlı bir duruş sergileniyor. Bununla birlikte, Kanuna göre uygun şartları oluşan enflasyon muhasebesine geçilmesi de beklentilerimiz arasında. İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişim. Ticari kredilere ulaşım zorlaştı. Beklentimiz, kredi talebinin uygun vade, miktar ve faiz düzeyinden karşılanmasıdır” dedi. Yorgancılar vize başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, “Vize başvurularında yaşanan gecikme, ret veya çok kısa süreli vizeler ile önümüze set çekiliyor. Bu konuda girişimde bulunulması çok önemli” şeklinde konuştu.

    Atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz
    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyon ile mücadelenin öncelikli hedef olduğunu ifade ederek, “Temmuz ayında Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon raporuyla başlayan süreçte, faiz artışları, makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması ve son olarak Orta Vadeli Programın açıklanmasıyla birlikte ekonomik sorunların doğru teşhisine yönelik rasyonel adımlar atıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Program’da mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısal dönüşümler ana başlıklarıyla belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz. Bu hedefleri hayata geçirirken, enflasyonla mücadele hiç kuşkusuz birincil önceliğimiz olacak. Yatırım kararlarını sağlıklı verebilmemiz açısından, enflasyon seviyesini ve para politikasının yönünü bugünden tahmin etmemiz gerekiyor” dedi.

    Teşhisi doğru koymak gerek
    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ise, “Bir sorunu ya da hastalığı tedavi edebilmenin temel şartının teşhisi doğru koymak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de açıklanan Orta Vadeli Programı çok önemsiyorum. Seçimden sonra rasyonel politikalara dönüşün ısrarla vurgulanması, mali disiplin yolunda kararlar alınması ve şeffaflık açısından önemli adımlar atılması, bir güven ikliminin oluşması için son derece değerli” diye konuştu.

  • Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    İZMİR (İGFA) – Kiraz üretiminde 700 bin tonluk rekolteyle dünya lideri olan Türkiye, kiraz ihracatında 80 bin ton ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefiyle 2023 sezonuna girdi.

    Erkenci kiraz çeşitleri ve iklimsel avantajlarıyla Kuzey Yarımkürenin ilk kirazını üreten merkezlerden biri olan, kirazın başkenti İzmir Kemalpaşa’da “Kiraz Hasat Şenliği” düzenlendi.

    Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi “Kiraz Hasat Şenliği”ne video konferans ile bağlanırken, İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Kemalpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Gönülbağı, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray, muhtarlar, üreticiler yoğun katılım gösterdi.

    KEMALPAŞA’NIN ÜRETİMİNİN YÜZDE 70’İ İHRAÇ OLUYOR

    Türkiye’nin çok zengin bir ekolojiye sahip olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, 4 mevsim ve 7 iklimin Anadolu coğrafyasında yaşandığını, bu iklimin Türkiye’yi kiraz üretiminde dünya lideri yaptığını kaydetti. Kirişçi, “Kiraz üretiminde erkenci bir ürünü yetiştiriyor olmak üreticilerimize avantaj sağlıyor. İzmir, Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 13’ünü yaparken, Kemalpaşa İzmir’in kiraz üretiminin yüzde 63’ünü yapıyor. Kemalpaşa’daki üretimin yüzde 70’i ihraç oluyor. Üreticilerimizi bugüne kadar destekledik, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. Yeni yüzyılın lokomotifi tarım ve hayvancılık olacak. Planlı tarım, sözleşmeli üretim adımlarını atacağız. 1 karış boş arazi bırakmayacağız” diye konuştu.

    Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin ihracatla daha fazla katma değer bulduğuna temas eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “İzmir 100 bin tondan fazla kiraz üreterek Türkiye birincisi olurken, Kemalpaşa’da 52 bin ton kiraz üreterek İzmir birincisi oldu. Üreticilerimizin emeklerinin, alın terlerinin karşılığını bulması için ihracatçılar olarak yoğun mesai harcıyoruz. 2023 yılında 80 bin ton kiraz ihraç ederek ülkemize 200 milyon dolar kazandırmayı hedefliyoruz. Kirazı Türk tarım ürünlerinin lokomotif ihraç ürünü haline getirmek için üreticilerimiz, firmalarımız, Bakanlığımız, Üniversite ve Enstitülerimiz hep birlikte ortak paydada hareket edip dünya ihraç pazarındaki yerimizi artırabiliriz” dedi.

    Türk kirazının en büyük ihraç pazarları hakkında da bilgi veren Uçak, “En önemli pazarlarımız Almanya ve Rusya. Hindistan, Singapur, Hong Kong gibi ülkelerde kirazımız çok seviliyor ve bu ülkelere ihracatımızı artırma potansiyelimiz bulunuyor” dedi.

  • Kuraklıkla tarlada mücadele

    Kuraklıkla tarlada mücadele

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla kurulan İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi (İZTAM) kuraklıkla ve yoksullukla mücadele ile güvenilir, sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen İzmir Tarımı Danışma Hattı projesiyle tarım ve hayvancılıkla uğraşan kooperatif üyelerine ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuyor.

    Kooperatif ortaklarına ücretsiz danışmanlık hizmeti
    İZTAM tarafından verilen danışmanlık hizmetine başvurular gün geçtikçe artıyor. Proje kapsamında Bergama’nın Eğrigöl Mahallesi’ndeki bir üreticiye danışmanlık hizmeti sağlandı. Başvuru sahibinin arazisinde yapılan incelemeler sonucunda toprak özelliği, iklim şartları gibi birçok parametre analiz edildi ve arazide badem yetiştirilmesi önerildi. Yaklaşık 15 dönümlük bir araziye eskiden silajlık mısır yetiştirilirken artık kuraklıkla mücadele amacıyla 485 badem ağacı fidanı dikilmiş oldu.
    İzmir Tarımı Danışma Hattı’na başvuran ve ücretsiz danışmanlık hizmeti alan kooperatif ortağı üretici Berrak Orhan, danışmanlık sürecini şöyle anlattı: “Geçmişte 15 dönümlük arazimizde mısır ve pamuk gibi çok su tüketen tarımsal ürünler yetiştiriyorduk. Ancak bu bölgede susuzluk çok büyük bir sorun. Sonrasında İzmir Tarım Danışma Hattı aracılığıyla danışmanlık hizmeti almak için başvuru yaptım. Çok güzel bir yönlendirme ile bu bölge için bademin daha iyi, daha verimli olacağını, iklim şartları ve çevre koşullarına daha uygun olacağını söylediler. Sonrasında dikimine başladık.”

    İklim şartlarına uygun tercih: Badem
    Badem ağaçları, kuraklığın giderek arttığı bölgelerde su tüketimlerinin az olması ve dayanıklı yapıları nedeniyle sıkça tercih ediliyor. Bu nedenle Eğrigöl mahallesindeki bu dönüşüm, bölgedeki tarım ve ekonomi açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
    Bölgede yapılan uygulama, hem sürdürülebilir tarım uygulamalarına örnek teşkil ediyor hem de gelecekteki su kaynaklarına yönelik bir çözüm sunuyor.

    Tarım ve hayvancılık yapan kooperatif üyeleri başvurabiliyor
    İZTAM tarafından verilen İzmir Tarımı Danışma Hattı hizmeti, İzmir iklimi ve doğasına uygun, havza ölçekli ürün planlaması ile küçük üreticiye ücretsiz tarım danışmanlığı sağlıyor. Proje ile yanlış tarımsal sulama sonucu aşırı su tüketimini engellemek, kuraklık ve iklim kriziyle mücadele etmek hedefleniyor.

    İzmir Tarımı Danışma Hattı’na tarım veya hayvancılık yapan her kooperatif ortağı başvurabiliyor. Hat ile sağlanan ücretsiz danışmanlık hizmeti üç farklı koldan yapılıyor. Danışanlar ürün planlama, tasarım, satış ve ihracat hizmeti alabiliyor.
    Başvurular, İzmir Büyükşehir Belediyesi internet sitesinde yer alan “İzmir Tarımı Danışma Hattı” üzerinden yapılıyor. Kooperatif ortağı olan üreticiler, İzmir Tarım Danışma Hattı’na “izmir.bel.tr/tr/BaskaBirTarimMumkun” adresinden başvurabiliyor.

  • Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı olunca vergilerle ilgili atacağı adımı anlattı: Ulusal Vergi Konseyi kuracağız

    Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı olunca vergilerle ilgili atacağı adımı anlattı: Ulusal Vergi Konseyi kuracağız

    İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin beşinci gününe Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin liderleri katıldı. CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu da tarifeli uçakla İzmir’e gitti.

    KILIÇDAROĞLU’NU KALABALIK BİR GRUP KARŞILADI

    Uçakta vatandaşlarla fotoğraf çektiren Kılıçdaroğlu’nu Adnan Menderes Havalimanı’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer karşıladı. Havaalanı çıkışında Kılıçdaroğlu’nu kalabalık bir grup bekledi.

    “İZMİR’E HOŞ GELDİNİZ CUMHURBAŞKANIMIZ”

    İç hatlar çıkışında tezahüratlar atan grubun açtığı pankartlarda, “İzmir’e hoş geldiniz Cumhurbaşkanımız”, “Hepimiz Kemal’iz hepimiz adayız”, “Halkın umudu Kılıçdaroğlu”, “Gençliğin umudu Kılıçdaroğlu” yazdığı görüldü. Kılıçdaroğlu ise kendisini bekleyen coşkulu kalabalığa selam verdikten sonra alandan uzaklaştı.

    “İKTİDAR SAHİPLERİ HALKA HESAP VEREMİYORSA ORADA DEMOKRASİ YOKTUR”

    Öte yandan kongrede yaptığı konuşmada Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde Ulusal Vergi Konseyi kuracaklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Siyaset kurumunun halkına hesap vermesi gerekir. İktidar sahipleri eğer halka hesap veremiyorlarsa orada demokrasi yoktur. Demokrasinin varlığı halktan toplanan vergilerin hesabının halka verilmesi ve devlette saydamlığın sağlanmasıdır.

    “HERKES VERGİNİN NEREYE HARCANDIĞINI BİLECEK”

    Güçlendirilmiş parlamentere geçerken bunu vadederken Millet İttifakı olarak ‘Ulusal Vergi Konseyi kuracağız’ dedik. 85 milyondan toplanan vergilerin nerelere harcandığını Ulusal Vergi Konseyi her yıl toplanıp yayınlayacak Resmi Gazete’de. Tüm Türkiye’de işçisinden emeklisine kadar esnaf herkes bilecek verginin nereye harcandığını. Taahhüdünü yaptık, 6 lider imza attık.

    “İKTİDAR SAHİPLERİ GELECEK, HESABI VERECEK”

    ‘TBMM’de Plan Bütçe Komisyonu dışında bir de Kesin Hesap Komisyonu kuracağız’ dedik. Yani 1 yıl önceki bütçenin nereye harcandığının hesabını verelim diye. Bir de dedik ki ‘Kesin Hesap Komisyonu Başkanı ana muhalefetten olacak.’ İktidar sahipleri gelecek, hesabı verecek.”

  • Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    Naci Görür’den deprem uyarısı gelmişti! Tunç Soyer, İzmir’de yapılan hazırlıkları tek tek paylaştı

    İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılan Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür “İzmir gerçek anlamda bir deprem kenti. Canlı faylar var. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır” uyarısında bulundu.

    GÖRÜR’ÜN SÖZLERİ SONRASI MESAJ YAĞMURU

    Prof. Dr. Görür’ün açıklamaları sonrası çok sayıda İzmirli, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i mesaj yağmuruna tutarak depreme karşı yürütülen çalışmalar ve hazırlıklar hakkında bilgi almak istedi.

    TUNÇ SOYER’DEN AÇIKLAMA GELDİ

    Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Soyer şu ifadeleri kullandı; “Sevgili hemşehrilerim, olası bir depreme karşı İzmir’de yürüttüğümüz çalışmalar ve hazırlıklar hakkındaki mesajlarınızı alıyorum. Neler yaptığımızı sizlere kısaca anlatmak istiyorum. Depremin ardından en büyük önceliğimiz İzmir’i dirençli bir kent haline getirmekti.

    “TÜRKİYE’NİN EN KAPSAMLI LABORATUVARINI KURDUK”

    İzmirlilerin yaşadıkları kentte, yaşadıkları binalarda kendini güvende hissetmeleri için Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini hayata geçirdik. Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarını kurduk. Çiğli’deki Egeşehir Laboratuvarı, gerek deprem ve zemin gerekse yapı araştırmalarında ihtiyaç duyulan deney ve analizlerin uluslararası standartlarda yapılabilmesi için önem taşıyor.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer.

    “DİRİ FAY HATLARINI HARİTALANDIRIYORUZ”

    10 üniversiteden 43 bilim insanı ve 18 uzman mühendis ile diri fay hatlarını haritalandırıyoruz. Karada ve denizde yürüttüğümüz çalışmalarla güvenli mekansal planlama ve yapılaşmanın yol haritası belirleyeceğiz. 2024’te tamamlayacağız.

    “62 BİN YAPININ İNCELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

    Binanın sağlamlığı için kimlik kartları çıkarıyoruz. Bayraklı’da 31 bin 146 yapı incelendi. Bornova’da çalışmalara başladık. Ekipler, 62 bin yapının incelenmesi için çalışmalara yoğun şekilde devam ediyor. Projeyi İzmir’in tamamındaki 903 bin 803 yapıya yaygınlaştıracağız.

    “12 BİN HEKTARLIK ALANDA MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ”

    Zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesine de Bornova’dan başladık. Deprem dalgalarının hareketini anlamak amacıyla bin 565 noktada ölçüm yapıyor, 50 bin metrelik sondaj kuyuları açıyoruz. 12 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme etüt çalışmaları yürütüyoruz.

  • Afet Bakanlığı kurulacak mı? Afet Bakanlığı nedir?

    Afet Bakanlığı kurulacak mı? Afet Bakanlığı nedir?

    Afet Bakanlığı kurulacak mı? İzmir’deki faylarının mevcut durumu hakkında bilgi veren Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür Afet Bakanlığı kurulması gerektiğini söyledi. İşte detaylar…

    AFET BAKANLIĞI KURULACAK MI?

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem beklenen bölgelere ilişkin öngörülerini paylaştı. Hakkari ile Erzincan Bingöl Karlıova’nın yanı sıra İzmir ve Antalya- Muğla arasındaki sahil şeridinden endişe ettiklerini aktaran Görür, “İzmir’de de endişemiz var. Canlı faylar var. Günün birinde harekete geçip deprem olabilir. Çevredeki deprem olmuş faylardan tetiklenebilir. Tahmin ediyorum bu faylar İzmir depreminde yüklendi. Çevredeki depremlerden stres geldiğinde yükleniyor. İzmir, bu kadar canlı fayla bölünmüş ise bu yarımadan buradan çekilmek lazım. Fay tartışmasını bırakalım. İzmir gerçek anlamında bir deprem kenti. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır. Şu anda depremlerde sonra, Sisam depremi sonrasında 80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Yapı stokunu depreme dirençli yapmak lazım. Bunu yapmadan önce İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bana göre çok doğru akıllı bir iş yaptı. Mikro belgeleme çalışması yapıyor. ODTÜ’lü ekiple bu çalışmaları yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Hasan Sözbilir gibi çok değerli yer bilimci arkadaşlar var. Bu İzmir’in şansıdır” diye konuştu.

    Açıklamasının devamında mikro belgeleme çalışması sonrasında İzmir’in depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Görür, “1999 sonrasında yeni yönetmeliklere göre doğru yapılmışsa o binalardan hiç korkmayın. Yönetmeliklere göre yapılmış binalar çatlasın, patlasın ama içinden sağ çıkmanızı sağlar. İzmir’deki belediye ve üniversiteleri zorlayın, evlerinizi muayene ettirin. Üç kuruş vermeyeceğim tartışması yakışmıyor. Parası yoksa devlet el atsın veya belediye bedava yapsın. Muayene edersiniz evinizin depremdeki davranışları çok sağlıklı görebilirsiniz. Deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümete talep edin. Bütün kentleri depreme dirençli yapabiliriz. Bunun içi afet bakanlığı kurulsun” şeklinde konuştu.

  • Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) İzmir için yol haritası belirlemek amacıyla bir araya geldi.

    NACİ GÖRÜR İZMİR’E DİKKAT ÇEKTİ

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem beklenen bölgelere ilişkin öngörülerini paylaştı. Hakkari ile Erzincan Bingöl Karlıova’nın yanı sıra İzmir ve Antalya- Muğla arasındaki sahil şeridinden endişe ettiklerini aktaran Görür, “İzmir’de de endişemiz var. Canlı faylar var. Günün birinde harekete geçip deprem olabilir. Çevredeki deprem olmuş faylardan tetiklenebilir. Tahmin ediyorum bu faylar İzmir depreminde yüklendi. Çevredeki depremlerden stres geldiğinde yükleniyor. İzmir, bu kadar canlı fayla bölünmüş ise bu yarımadan buradan çekilmek lazım. Fay tartışmasını bırakalım. İzmir gerçek anlamında bir deprem kenti. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır. Şu anda depremlerde sonra, Sisam depremi sonrasında 80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Yapı stokunu depreme dirençli yapmak lazım. Bunu yapmadan önce İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bana göre çok doğru akıllı bir iş yaptı. Mikro belgeleme çalışması yapıyor. ODTÜ’lü ekiple bu çalışmaları yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Hasan Sözbilir gibi çok değerli yer bilimci arkadaşlar var. Bu İzmir’in şansıdır” diye konuştu.

    “AFET BAKANLIĞI KURULSUN”

    Açıklamasının devamında mikro belgeleme çalışması sonrasında İzmir’in depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Görür, “1999 sonrasında yeni yönetmeliklere göre doğru yapılmışsa o binalardan hiç korkmayın. Yönetmeliklere göre yapılmış binalar çatlasın, patlasın ama içinden sağ çıkmanızı sağlar. İzmir’deki belediye ve üniversiteleri zorlayın, evlerinizi muayene ettirin. Üç kuruş vermeyeceğim tartışması yakışmıyor. Parası yoksa devlet el atsın veya belediye bedava yapsın. Muayene edersiniz evinizin depremdeki davranışları çok sağlıklı görebilirsiniz. Deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümete talep edin. Bütün kentleri depreme dirençli yapabiliriz. Bunun içi afet bakanlığı kurulsun” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK DİZ ÜSTÜ ÇÖKER”

    İstanbul ve Marmara depreminin Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracağını savunan Prof. Dr. Naci Görür, “Beklediğimiz İstanbul depremi Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracak. İş dünyası biz depreme hazırız diyemez. Marmara bölgesi üretim, sanayi ve ticaretin yüzde 60’ı ve daha fazlasını kapsıyor. Bu çarklar durduğu zaman, üretemez olduğu zaman bu ekonomiyi 2 sene içinde eski kapasite kavuşturamazsınız. 10 seneye kendine getiremezsiniz. Ekonominin çarkları durduğu Marmara bölgesinde, Türkiye ekonomik olarak diz üstü çöker. Çünkü ekonominin beyni, atardamarı Marmara bölgesi, onu durdurduğunuzda Türkiye diz üstü çöker. Ekonomik bağımsızlığını yitirir” dedi.

  • İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ilk forumu “Kadın ve İktisat Kongresi”

    İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ilk forumu “Kadın ve İktisat Kongresi”

    İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin hazırlık çalışmalarına paralel olarak yapılacak forumlardan birincisi olan “Kadın ve İktisat Kongresi” 2 Şubat’ta Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenecek. Buluşmaya ulusal ve memleketler arası seviyede çalışma yürüten 50’den fazla bayan derneği temsilcisi katılacak.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hazırlık toplantıları, buluşmalar ve forumlarla sürüyor. “Geleceğin Türkiyesi’ni inşa ediyoruz” sloganıyla yola çıkan kongrenin hazırlık çalışmalarına paralel olarak yapılacak forumlardan birincisi “Kadın ve İktisat Kongresi” olarak belirlendi.

    Tüpraş’ın tema sponsoru olacağı 2 Şubat’taki “Kadın ve İktisat Kongresi” Batı Anadolu Endüstrici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (BASİFED) iştiraki ve Türk Teşebbüs ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) takviyesiyle yapılacak.

    Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenecek forumda birçok farklı meslek kümesinden bayan bir ortaya gelecek. Buluşmaya ulusal ve memleketler arası seviyede çalışma yürüten 50’den fazla bayan derneği temsilcisi katılacak.

    100 yıl sonra tekrar düzenleniyor
    Yüz yıl evvel ulu başkan Mustafa Kemal Atatürk tarafından şimdi Cumhuriyet kurulmadan düzenlenen birinci İzmir İktisat Kongresi öncesinde hakkında az şey bilinen bir “Kadın Kongresi” yapılmıştı. 2 Şubat 1923’te toplumsal kalkınma sürecinde bayanın yeri ve kıymetine dikkat çekebilmek için düzenlenen kongre, yüz yıl sonra yine tıpkı günde “Kadın ve İktisat Kongresi” ismiyle toplanacak.

    50’den fazla uzman ve iş bayanı katılacak
    Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenecek buluşma, forum ve kongre kısımlarından oluşacak. Forum kısmında bayan hakları ve bayanlara yönelik çalışmalar yürüten çok sayıda temsilci geleceğin Türkiyesi’nin iktisat siyasetlerinin inşası için fikir ve tekliflerini sunacak, projelerini paylaşacak.

    İdil Türkmenoğlu moderatörlüğündeki forumun açılışını İzmir İş Bayanları Derneği (İZİKAD) İdare Heyeti Lideri Betül Sezgin, Ege İdare Danışmanları Derneği (EgeYDD) İdare Şurası Lideri E. Pınar Kılıç, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) İdare Şurası Lideri Sibel Kuvvetli ve Ege İş Bayanları Derneği (EGİKAD) İdare Heyeti Lideri Şahika Aşkıner yapacak.

    Forum kapsamında İzmir Köy-Koop Birliği İdare Heyeti Lideri Neptün Soyer, Devrimci Emekçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Lideri İstek Çerkezoğlu, TÜRKONFED İdare Heyeti Lider Yardımcısı ve İş Dünyasında Bayan (İDK) Komitesi Lideri Reyhan Aktar birer konuşma yapacak.

    Gazeteci ve muharrir Hasret Gürses’in akışını yöneteceği ve moderatörlüğünü Index Küme İdare Konseyi Lideri Erol Bilecik’in üstleneceği öğlenden sonraki ikinci kısmın açılışı İzmir Büyükşehir Belediyesi Lideri Tunç Soyer ve BASİFED İdare Heyeti Lideri Mehmet Ali Kasalı tarafından yapılacak. Tarih, demokrasi, ekoloji ve inovasyon alanlarında bayanların iktisattaki yeri ve ehemmiyeti üzerine gerçekleştirilecek çeşitli oturumlarda Dr. Serdar Şahinkaya, Özge Bulut Maraşlı, Güliz Öztürk, Didem Duru, Bekir Ağırdır, Doç. Dr. Hasret Kaygusuz, Raziye İçtepe Akyol, İrem Oral Kayacık, Burak Aydın, Zehra Öney, Elvan Ünlütürk, Nilay Kökkılınç, Buket Uzuner, Mert Fırat üzere pahalı konuşmacılar bulunacak.

    Köklü sponsor ve destekçilerle düzenleniyor
    İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin tema sponsorlarından Tüpraş, uzun yıllardır bayanların iş ömründe daha fazla yer alabilmesi gayesiyle çalışmalar yürütüyor.

    “Kadın ve İktisat Kongresi”nin ortağı olan Batı Anadolu Endüstrici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (BASİFED) bünyesinde 12 dernek, 2 bin üye ve 5 bine yakın işletme yer alıyor. BASİFED, Türkiye dış ticaretinin yüzde 4’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın ise yüzde 2’sini sağlayarak 35 bin bireye istihdam alanı sağlıyor.

    Etkinliğe katkı gösteren TÜRKONFED, 30 federasyon, ulusal ve milletlerarası 300’den fazla dernek ile 60 bini aşkın şirketi çatısı altında topluyor. TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin yüzde 83’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın ise yaklaşık yüzde 55’ini sağlıyor.

    Uzman toplantılarında sona gelindi
    Ortak akılla yeni yüzyılın iktisat siyasetlerini oluşturmayı hedefleyen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altı aydır süren hazırlık toplantıları, kongrenin birinci safhasını oluşturan paydaş buluşmaları ile başlamıştı. Paydaş buluşmaları kapsamında çiftçi, emekçi, sanayici-tüccar-esnaf örgütlerinin katıldığı birçok oturum yapıldı. Buluşmaların sonucunda hazırlanan sonuç metinleri ise kamuoyuyla paylaşıldı.

    İkinci kademeyi oluşturan uzman toplantıları ise hazırlanan deklarasyonları kavramsal ve akademik açıdan mercek altına alıyor. Dört farklı başlıkta uzman toplantısı düzenleniyor.
    İlk uzman toplantısı olan “Birbirimizden Razıyız” buluşması 13 Ocak’ta Aziz Vukolos Kilisesi’nde, “Doğamıza Dönüyoruz” toplantısı 20 Ocak’ta İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi’nde (İZTAM), “Geçmişimizi Anlıyoruz” toplantısı 25 Ocak’ta Yeşilova Höyüğü’nde gerçekleştirildi. Son uzman toplantısı olan “Geleceği Görüyoruz” buluşması ise 4 Şubat’ta İzQ Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenecek.

    Kongre 15 Şubat’ta başlıyor
    Sivil, şeffaf ve tam iştirakçi bir teşebbüs olarak tasarlanan İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi, 15-21 Şubat 2023 tarihleri ortasında yapılacak. Kongrenin sonucunda yeni yüzyıla taraf verecek siyaset teklifleri tüm Türkiye ile paylaşılacak.

    Kongrenin sekretaryası İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından yürütülüyor. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi ile ilgili detaylı bilgi ve aktiflik takvimi için iktisatkongresi.org’u ziyaret edebilirsiniz.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı