Etiket: Kadın

  • İsveç’te başörtülü olduğu için işten çıkarılan kadın tazminat alacak

    İsveç’te başörtülü olduğu için işten çıkarılan kadın tazminat alacak

    İsveç‘te başörtülü olduğu için çalıştığı bir hava yolu şirketinden çıkarılan kadına tazminat ödenecek.

    İsveç Ayrımcılık Ombudsmanı Lars Arrhenius yaptığı yazılı açıklamada, “Dini sembollere izin vermeyen ve tek tip kıyafet giyme politikası uygulayan bir hava yolu şirketi, iş başvurusunu kabul ettiği halde, başörtüsü takması nedeniyle bir kadını hiç çalıştırmadan işten çıkarması ayrımcılığa neden olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dini simgeleri yasaklayan tek tip bir düzenlemenin, özellikle başörtüsü ve peçe takan Müslüman kadınların üstünde olumsuz etkilere neden olduğunu vurgulayan Arrhenius, “İş piyasasında eşitlik, din özgürlüğünün işverenin çıkarlarıyla çelişmemesi gerekir. Fakat, böyle bir dengede din özgürlüğünün ağır basması lazım.” ifadelerini kullandı.

    HAVA YOLU 14 BİN DOLAR TAZMİNAT ÖDEYECEK

    Maruz kaldığı ayrımcılık ve ihlal nedeniyle kadını haklı bulduklarını belirten Arrhenius, gelecekte benzer olayların yaşanmaması için hava yolu şirketinin kadına yaklaşık 14 bin dolar (150 bin kron) tazminat ödemesine karar verildiğini söyledi. Söz konusu kadın 2023’te ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle Ayrımcılık Ombudsmanına şikayette bulunmuştu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan 2024’te takip edilecek kadınlar listesinde

    Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan 2024’te takip edilecek kadınlar listesinde

    2023 Dünyanın en güçlü 100 kadını’nı duyuran Forbes, listede yer almasa da kariyerinden yükselişte olan etkileri artıran kadınları belirledi. Ekonomi dergisi bu isimleri 2024’te takip edilmesi/dikkat edilmesi gereken kadınlar olarak listedi. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan da bu isimlerden biri olarak gösterildi.

    Dergide Erkan ile ilgili yer alan değerlendirmede “Hafize Gaye Erkan, bu yıl Türkiye’de merkez bankası başkanlığına seçilerek bir ilke imza attı. Erkan, Türkiye’de bu göreve gelen ilk kadın oldu. Ayrıca yüksek enflasyon eğilimlerinin ülke üzerinde de ekonomik baskı yarattığı bir dönemde bu görevi üstlendi. Eski Goldman Sachs bankacısı olan Erkan, tüketici ve yatırımcıların Türk lirasına olan güvenini yeniden tesis etmekle görevlendirildi” denildi.

    LİSTEDE YER ALAN İSİMLER

    Forbes dergisinin 2024’te takip edilecek kadınlar listesinde yer alan diğer isimler şöyle:

    • Meksiko eski Belediye Başkanı Claudia Sheinbaum
    • Miguel Hidalgo eski Belediye Başkanı Xóchitl Gálvez
    • EY Amerika Finansal Hizmetler Organizasyonu Bölgesel Yönetici Ortağı Janet Truncale
    • Avustralya Merkez Bankası Başkanı Michele Bullock
    • Meksikalı yazar Denise Dresser
    • İş yöneticisi ve Slack Technologies’in eski CEO’su Lidiane Jones
    • Bilgisayar uzmanı Fei-Fei Li
    • OpenAI’nin baş teknoloji sorumlusu Mira Murati
    • ABD’li avukat Reshma Saujani

    HAFİZE GAYE ERKAN’IN KARİYERİ

    1979 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü 2001’de tamamladı. Princeton Üniversitesi’nde yöneylem araştırması ve finans mühendisliği alanında doktora derecesi aldı. Erkan, Harvard Business School’da yönetim bilimleri ve Stanford Üniversitesi’nde liderlik üzerine iki eğitim programını da tamamladı.

    Kariyerine 2005 yılında Goldman Sachs’ta başlayan Erkan, burada görev yaptığı 9 yıl boyunca ABD’deki büyük bankalar ile sigorta şirketlerinin yönetim kurulları ve üst düzey yönetim ekiplerine bilanço yönetimi, stres testi ve sermaye planlaması, risk yönetimi, birleşme ve satın alma konularında danışmanlık hizmeti verdi.

    First Republic Bank’ta 2014 yılında çalışmaya başlayan Erkan, burada çalıştığı yaklaşık 8 yıl süresince eş icra kurulu başkanı (Co-CEO), başkan, yönetim kurulu üyesi, yatırım direktörü, mevduat direktörü ve risk eş direktörü olarak görev yaptı.

    Merkezi ABD’de bulunan mücevher şirketi Tiffany & Co’da 2 yıl yönetim kurulu üyesi olan Erkan, 2022’de, Fortune 500’de yer alan küresel finans danışmanlığı şirketi Marsh McLennan’ın yönetim kuruluna katıldı. Bankacılık, yatırım, risk yönetimi, teknoloji ve dijital inovasyon konularında uzmanlığa sahip olan Erkan, Princeton Üniversitesi Yöneylem Araştırması ve Finansal Mühendislik Bölümü Danışma Konseyi’nde de görev yaptı.

    Erkan, 9 Haziran 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı’na atanmıştır.

    Kaynak: Haberler.com / Kadın
  • OEDAŞ kadın istihdamını arttırıyor

    OEDAŞ kadın istihdamını arttırıyor

    ESKİŞEHİR (İGFA) –Kadın istihdamının düşük olduğu enerji sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farkındalık yaratmak üzere 2019 yılında Enerjimiz Eşit Projesi’ni hayata geçiren OEDAŞ, o tarihten bu yana kadın çalışan sayısında önemli bir artış yakaladı.

    OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Dört yılda yönetim, idari kadro ve mühendis kadromuzdaki kadın çalışan oranımızıyüzde 28’den yüzde 35’e yükselttik yani şu anda bu ekiplerimizdeki her üç çalışanımızdan biri kadın. Hedefimiz bu oranı daha da artırmak.”dedi.

    Proje kapsamında hem kurum içinde hem de paydaşlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Yalçın, “Kurum içinde, bölge yöneticilerimiz için kadın istihdamını artırmalarına yönelik hedefler koyduk. Kadın çalışanların kariyerlerini destekleyecek mentorluk ve rotasyon programları hazırladık. Kurum dışında da meslek liselerindeki öğrencilerle bir araya gelerek, toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında bilgi verdik, kız öğrencilere online staj olanakları sağladık. Saha çalışmaları ve teknik fazları da içeren stajlar sonunda, ilk kadın teknikerleri de kurumumuz bünyesine kattık” diye konuştu.

  • Silivri’de kadın üreticilere 300 bin adet fide

    Silivri’de kadın üreticilere 300 bin adet fide

    İSTANBUL (İGFA) – Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’ın “Üreten ve Gelişen Silivri” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü, geliştirdiği projelerle ilçede yaşayan kadınları üretime teşvik etmeye devam ediyor.

    Sürdürülebilir gıda zincirinin sağlanması, tarımsal üretimin desteklenerek üretim alanlarının ve miktarlarının artırılması, kadın üreticilerin desteklenmesi ve üretime teşvik edilmesi amacıyla Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi (TÜRAM) tarafından üretimi ve tedariki gerçekleştirilen fidelerin dağıtımı için temsili dağıtım töreni düzenlendi.

    Brokoli, karnabahar, beyaz lahana, kırmızı lahana ve pırasadan oluşan 300 bin adet fide, kadın üreticilere hediye edilmeye başladı.

    Silivri Belediyesi tarafından üreticilerle ücretsiz olarak paylaşılacak fideler, ilçe genelindeki muhtarlıklar aracılığı ile kadınlara ulaştırılacak. Fidelerin dağıtımı ile tarımsal üretimin yaygınlaştırılması ve kadınların balkon, bahçe, tarla demeden üretime teşvik edilmesi hedefleniyor.

    Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, “Biz her zaman şunu söyledik: ‘Kadın varsa üretim var. Üretim varsa hayat var.’ İstanbul’un en verimli topraklarına sahip olan Silivri’mizde kadınlarımızın topraktan elini çekmemesi için her türlü desteği veriyoruz. Tarımsal üretimde adeta lokomotif görevini üstlenen kadın üreticilerimizi çok önemsiyoruz. Bu sebeple; Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüz tarafından Kültür Merkezi Mahalle Evlerimizde eğitim gören 650 hanımefendiye burada, ‘Tohum Ekimi ve Fide Yetiştiriciliği’ kursu verdik ve atalık tohumlarımızı hediye ettik. Avrupa Birliği Erasmus Projeleri kapsamında 134 bin 432 Euro hibe almaya hak kazandığımız Tarım Kooperatiflerinde Kadının Güçlendirilmesi projesi kapsamında eğitimler gerçekleştirdik. Tarımsal üretimin yaygınlaştırılması ve kadınların balkon, bahçe, tarla demeden üretime teşvik edilmesi amacıyla 90 bin adet yazlık fideyi sizlerle paylaştık. Selimpaşa mahallemizde kadınlarımızın üretimde olması amacıyla onlara bamya ve Topatan Kavunu ekebilecekleri alanları ücretsiz tahsis ettik. Danamandıralı hanımefendilere barbunya üretimini tekrar canlandırabilmek için alt gübre, üst gübre desteği sağladık ve alım garantisi verdik. Biz hanımefendilere, üreticilere soluk olmaya, omuz vermeye, siz değerli hanımefendilerin elinden tutup beraber yol yürümeye devam edeceğiz. Bu topraklarda ne üretirsek satabiliriz. Çünkü 20 milyon nüfusu olan İstanbul gibi bir pazarımız var. Bizim çalışmamız, çok çalışmamız ve üretmemiz lazım” diye konuştu.

  • Yönetim kurullarına ‘kadın’ imzası

    Yönetim kurullarına ‘kadın’ imzası

    İSTANBUL (İGFA) – Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından 2012 yılından bu yana her yıl düzenli olarak hazırlanan “Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu”nun 2022 yılı sonuçları açıklandı. Borsa İstanbul’a (BIST) kayıtlı olan 475 şirketin yönetim kurullarında yaşanan değişimin ele alındığı rapora göre, yönetim kurullarında 2021 yılında yüzde 16.7 olan kadın oranı, 2022 yılında yüzde 17.5’e çıktı. Böylece BIST şirketlerindeki Yönetim Kurullarında yer alan kadınların oranında düşük de olsa iyileşme kaydedildi.

    Araştırmaya göre, SPK’nın önerdiği minimum kadın üye oranı olan yüzde 25’i yakalayan 137 şirket, tüm şirketlerin sadece yüzde 28,8’ini oluşturdu. En az 3 kadın üyesi olan 60 şirketin, tüm şirketlerdeki oranı ise yüzde 12 olarak gerçekleşti. 415 şirket ise henüz karar mekanizmalarında etkin toplumsal cinsiyet çeşitliliğini sağlayabilmiş değil. Tüm BIST şirketleri içinde 158 şirket, BIST-100 içinde ise 21 şirket hala tamamı erkeklerden oluşan kurullar tarafından yönetiliyor. Tüm BIST şirketlerinin sadece 41’inin yönetim kurulu başkanı kadın ve sadece 25 şirketin yönetim kurullarında yer alan CEO’su kadın.

    YÖNETİM KURULUNUN TAMAMI ERKEK OLAN ŞİRKET SAYISI ARTTI

    “2022 Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu sonuçlarına göre, Borsa İstanbul’a (BIST) kayıtlı olan 475 şirketin pay sahipleri 2022 yılı genel kurullarında yönetim kurullarına 3211 direktör atadı. Bu direktörlerin yüzde 32,6’sı bağımsız yönetim kurulu üyeleri oluşturdu. Kadın üye oranı ise yüzde 16,7’den 17,5%’e yükseldi. 2022’de 475 şirketin 158’inin yönetim kurullarının tamamı erkeklerden oluştu. 2022 yılında yönetim kurularının tamamı erkek olan şirketlerin oranı yüzde 33,1’den yüzde 33,3’e yükseldi. 2013-2022 yılları arasında yönetim kurullarında en az bir kadın üyesi olan şirketlerin oranında yavaş ama olumlu bir değişim gerçekleşirken 2022 yılında yüzde 66,9’dan yüzde 66,7’ye düştü.

    BIST YÖNETİM KURULLARINDA CAM TAVANI KIRAN KADINLAR

    2022 yılında BIST yönetim kurullarına seçilen 563 kadın üyeden 208’i (yüzde 36,9) icracı olmayan, ancak bağımsız olmayan üye, 230’u (yüzde 40,9) bağımsız yönetim kurulu üyesi ve 125’i (yüzde 22,2) icracı üye oldu. 2022 yılında yönetim kurullarındaki toplam üyeler arasında kadın üye oranında artış gözlemlenirken (yüzde 17,5), bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasında kadın üye oranı da artış gösterdi. Bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasındaki kadınların oranı toplamdaki kadın üye oranını geçerek yüzde 21,9’a yükseldi. 2022’de 563 kadının yüzde 34,9’u hâkim ortak olan ailelerin üyeleri arasından seçildi. Cam tavanı kırarak yönetim kurullarına seçilen 366 kadın BIST şirketleri yönetim kurulu üyeliklerinin sadece yüzde 11’ini oluşturdu. Bu oran bir önceki araştırmada 2021 yılında yüzde 10 seviyesindeydi.

    YÖNETİM KURULU KOMİTELERİNDE CİNSİYET DAĞILIMI

    2022 yılında BIST şirketleri Denetim Komitelerinde 196’sı kadın olmak üzere 920 üye, Kurumsal Yönetim Komitelerinde ise 227’si kadın olan 1014 üye görevlendirildi. BIST-100 Endeksi’nde BIST’de işlem gören en büyük ve ekonomik açıdan en önemli şirketler yer almaktadır. 2021 yılında BIST 100’de yönetim kurulundaki kadın oranı yüzde 15,3 iken 2022 yılında bu oran yüzde 17.5’e yükseldi, bağımsızlar arasında kadın yönetim kurulu üyesi oranı da 2021 yılında yüzde 19,3 iken 2022’de yüzde 24,4’e yükseldi. 2022’de BIST 100’de yer alan 21 şirketin yönetim kurullarının tamamı erkeklerden oluştu.

    Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ata Can Bertay, “2022 Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu’nun sonuçları, yönetim kurullarında kadın oranının artış gösterdiğini göstermekle birlikte, hâlâ önemli bir ilerleme alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Şirketlerin karar alma süreçlerinde toplumsal cinsiyet çeşitliliğinin sağlanması ve kadınların yönetim kurullarındaki temsilinin artırılması, sürdürülebilir büyüme ve kurumsal performans açısından kritik öneme sahiptir. SPK’nın önerdiği minimum kadın üye oranı olan yüzde 25’i yakalayan şirket sayısının artırılması ve yönetim kurulu komitelerinde cinsiyet dağılımının dengelenmesi, Türkiye’nin kurumsal yönetim alanında daha da güçlenmesine katkı sağlayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

  • Kadem’den siyasi partilere çağrı: Kadın adaylara listelerin üst sıralarından yer verilmeli

    Kadem’den siyasi partilere çağrı: Kadın adaylara listelerin üst sıralarından yer verilmeli

    Türkiye, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerine kilitlenirken Kadın ve Demokrasi Vakfı’ndan (KADEM) dikkat çeken bir çağrı geldi. Yapılan açıklamada siyasi partilerin, kadın adaylara listelerinin üst sıralarında yer vermeleri çağrısında bulunuldu.

    KADEM’in açıklaması şöyle:

    Kadın ve Demokrasi Vakfı üye ve yöneticileri olarak yaklaşan 14 Mayıs Genel Seçimleri öncesi, TBMM’de kadın temsilinin önemini bir kez daha hatırlatma gereği hissediyoruz. Çünkü TBMM; kadınların karar alma mekanizmalarında etkin olarak yer alması gereken en önemli kurumdur.

    “AYNI ORANDA TEMSİL EDİLMELİ”

    Bizler, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların, eşit ve adil temsil hakkına sahip olması gerektiğine inanıyor ve kadınların TBMM’de aynı oranda temsil edilmesini, demokratik toplumun gerekliliği olarak görüyoruz.

    “LİSTELERDE ÜST SIRALAR OLMALI”

    Mecliste kadın vekillerin oranının yüzde 50’ye ulaşmasıyla kadının sesi daha iyi duyulacak ve ülkemizde demokrasi daha sağlam temellere oturacaktır. Aday listelerinin belirlendiği bu günlerde, siyasi partilerin, kadın adaylara listelerinin üst sıralarında yer vermelerini bekliyoruz.

    “KADINLARIN EŞİT TEMSİL EDİLDİĞİ BİR TÜRKİYE GÖRMEK İSTİYORUZ”

    Millet iradesinin en yüksek temsil makamı olan meclisimize değer katacağına inandığımız kadın adayları destekliyor ve kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil edildiği bir Türkiye görmek istiyoruz.

  • Yeniden Refah’la 6284 müzakeresi mi yapıldı? Erdoğan, aile vurgusu yaparak cevap verdi

    Yeniden Refah’la 6284 müzakeresi mi yapıldı? Erdoğan, aile vurgusu yaparak cevap verdi

    Cumhur İttifakı’na katılma kararı alan Yeniden Refah Partisi’nin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un kaldırılmasını talep ettiği öne sürülürken, tartışmaları da beraberinde getirdi. A Haber yayınına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “AİLE KURUMUNUN KORUNMASI BİZİM ÖNCELİĞİMİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimden sonra bu yasayı kaldıracak mısınız?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu bir kumar. Bu oyuna gelmemek gerek. Aile kurumunun korunması bizim önceliğimiz. Özgürlük adı altında LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz.

    “SAPKIN AKIMLARIN ÖNÜNÜ AÇMA NİYETİNDELER”

    İnsanlığın ortak değerlerine zıt sapkın akımlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Toplumun temeli olan aileyi korumak hepimizin görevidir. Bu gökkuşağı masası için milletimizin değerleri hiçbir anlam ifade etmiyor. Terör örgütü gibi sapkın akımların da önünü açma niyetindeler.

    “GÖKKUŞAĞI MASASI KURULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Milletim, ne bu sapkınlara ne de bu akımlara göz yumanlara ne de aile yapımızı parçalamaya çalışanlara fırsat vermeyecektir. LGBT adıyla ya da başka isimlerle bu gökkuşağı masası kurulmasına izin vermeyeceğiz. Son 21 yılda kadına dair çok önemli kazanımlar AK Parti sayesinde hayata geçti. Kamuda kadın istihdamı yüzde 40’a ulaştı.”

    YENİDEN REFAH’LA 6284 PAZARLIĞI YAŞANDI MI?

    “Yeniden Refah Partisi’yle 6284 sayılı Kanun’la ilgili müzakere yapıldı mı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadın haklarında bizim verdiğimizi CHP iktidarları döneminde kadınlarımıza vermemiştir.” şeklinde yanıtladı.

  • İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’nu gülümseten sözler: Sayın cumhurbaşkanım hoş geldiniz

    İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’nu gülümseten sözler: Sayın cumhurbaşkanım hoş geldiniz

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar Ebubekir Meydanı ve Kadın Merkezi Açılış Töreni’ne katıldı.

    “SAYIN CUMHURBAŞKANIM SEFALAR GETİRDİNİZ”

    Burada bir konuşma gerçekleştiren İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nu gülümseten bir giriş yaptı. İBB Başkanı, “Dün Mansur (Yavaş) Başkanım güzel bir uyarı yaptı. Ben de o uyarıylabirlikte bugünkü buluşmayı başlatmak istiyorum. Dedi ki, ‘Yıllar önce bir Belediyeler Birliği toplantısına katıldığımda orada bulunan konuklarımızın arasında cumhurbaşkanı vardı. Cumhurbaşkanı varken başka bir makam sayılmazmış.’ Ben de onun yaptığını yapıyorum. Sayın cumhurbaşkanım ve saygıdeğer konuklar, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.” ifadelerini kullandı.

    İmamoğlu’nun sözlerinden satır başları:

    “Ramazan ayı başkasının derdini kendi derdin bilmek demektir. Tam da bu güzel toprakların duygularına uygundur. Başkalarının derdini bilme karakterini son yıllarda ne yazık ki bir kısım unuttuk. Deprem gibi felaket anlarında hatırlıyor sonrasında yavaş yavaş unutuyoruz. Böyle değiliz. Bütün kalbimle bu sefer farklı olmasını yürekten diliyorum. Bu asil karakterimizden asla vazgeçmeyelim. Bu ülkeyi halden anlayanlar, insanını ayırt etmeden koşanlar yönetsin. O zamanlar geldi diye düşünüyorum.

    “NE DERDİNİZ VAR KADINLARLA?”

    Ev kadınlarımızız yüzde 86’sı son 6 ayda kendi ihtiyacı için alışveriş yapmamış. Ev kadınlarının yüzde 34’ü evde yalnızken doğalgaz kapatıyor. Bu şehirde 3 kadından birisi şiddete maruz kalıyor. Bu gördüğünüz güzel alanın bir kısmını İBB Kadın olarak da hizmete açıyoruz. Görevi şiddeti engellemek olanlar bazı yöneticiler bu amaç için çıkarılmış kanunları siyasi pazarlık meselesi haline getiriyorlar. Bu acı fotoğrafı çocuklarımız için değiştirmeliyiz. Konu kadınlar olunca 3-4 erkek bir araya gelip karar almayı, yasa çizmeyi kendilerine hak sayıyorlar. Ne derdiniz var kadınlarla? Buna itiraz eden kendi kadın yöneticileri dahi sosyal medyada fanatikler tarafından linç ediliyor. Bu üzücü fotoğrafı da değiştireceğiz.

    Bir baba kızını hayal kırıklığına uğratıyorsa bu milleti de hayal kırıklığına uğratır. Allah kimseyi kızını hayal kırıklığına uğratan babalardan eylemesin.”

  • Meral Akşener’den, “Tehdit ediliyorum” diyen AK Partili Özlem Zengin’e destek: Amasız, fakatsız, omuz omuza duracağız

    Meral Akşener’den, “Tehdit ediliyorum” diyen AK Partili Özlem Zengin’e destek: Amasız, fakatsız, omuz omuza duracağız

    6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’uyla ilgili iddiaların ardından, “6284 kırmızı çizgimizdir” diyen AK Parti Genel Başkanvekili Özlem Zengin gündem olmuştu. Zengin, son yaptığı açıklamada, “Telefonuma yüzlerce tehdit mesajları alıyorum. Hedef haline geliyorum. Grubumuz adına konuşan bir erkek arkadaşımız olduğunda hiç sorun olmuyor.” demişti.

    “BU ÜLKEDE KONUŞAN KADINLAR SEVİLMİYOR”

    Bugün partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener, Zengin’e destek verdi. Akşener, “Tıpkı, bu ülkede yaşayan, her kadın gibi… Tıpkı, bu ülkede konuşan, her kadın gibi… Tıpkı, bu ülkede doğruları savunan, her kadın gibi… Sayın Özlem Zengin de yaşadığı çirkinlikleri kadın olduğu için yaşıyor. Evet, ideolojisi, hayat tarzı ne olursa olsun, bu ülkede konuşan kadınlar sevilmiyor. Korkmayan, susmayan, inandıklarını savunan, yılmayan, pes etmeyen ve inatla doğruları konuşmaktan, vazgeçmeyen kadınlar mobinge, linçe, tacize uğruyor…” dedi.

    “PES ETMEYECEĞİZ”

    İYİ Parti lideri sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, bu iki yüzlülüğün farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; söylediklerimizin, birilerini rahatsız ettiğinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; tepkilerimizin, sindiremediklerinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; dayatmalara, razı gelmemiz gerektiğini düşünenler olduğunun da elbette farkındayız. Ama razı olmayacağız! Susmayacağız! Pes etmeyeceğiz!

    “HER DAİM KONUŞAN KADINLARI SAVUNACAĞIZ”

    İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmediğimiz gibi; 6284’ün tartışılmasına da, izin vermeyeceğiz! Kadınların yaşama hakkının, dillere düşmesine; dün olduğu gibi, bugün de göz yummayacağız! Kadınların hayatından taviz verilmesine; dün olduğu gibi, bugün de razı olmayacağız. Kadınların, sırf doğruları söylediği için, linç edilmesine; dün olduğu gibi, bugün de sessiz kalmayacağız. Kimse kusura bakmasın; biz her daim, konuşan kadınları savunacağız. Türkiye’de var olmaya çalışan, tüm kadınların yanında olacağız.

    “ÖZLEM HANIMLA DA OMUZ OMUZA DURACAĞIZ”

    Sesi duyulmayan kadınların, sesi olacağız. Şiddet gören, ölümle tehdit edilen, özgürce yaşaması engellenen tüm kadınlarla, birlikte mücadele edeceğiz. Kadınların hakkını, hukukunu, hiçbir kirli zihniyete kaptırmayacağız. Görüşlerimiz, düşüncelerimiz, ne kadar farklı olursa olsun, mesele kadınların davası olduğunda, Özlem Hanım’la da, elbette, amasız, fakatsız, omuz omuza duracağız. Emin olun ki; 14 Mayıs’tan sonra da; İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayacak ve uygulatacağız. Kadınlarla beraber güçlenen Türkiye’yi, herkesle tanıştıracağız. Yaşayan kadınlarla, özgürleşen kadınlarla, konuşan kadınlarla, Cumhuriyetimizin yeni asrında, tarih yazacağız.”

  • Akşener’den HDP’li Ahmet Türk’ün “Dönem, Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir” sözlerine sert tepki

    Akşener’den HDP’li Ahmet Türk’ün “Dönem, Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir” sözlerine sert tepki

    Diyarbakır’da kutlanan Nevruz etkinliğine HDP’li Ahmet Türk’ün sözleri damga vurdu. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın adını anan Türk, “Hiçbir Kürt’ün bu iktidara oy vermek gibi bir hakkı yok. Bu nevruz ve dönem Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir. Bunu hep birlikte sağlamak için gece gündüz mücadele etmek zorundayız” dedi.

    AKŞENER’DEN HDP’Lİ TÜRK’ÜN SÖZLERİNE TEPKİ

    Bu açıklama kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşlerken partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de HDP’li Türk’ün skandal sözlerine tepki gösterdi. Akşener, “Bizim için Nevruz sevginin günüdür, katile özgürlük dilenme günü değildir” ifadelerini kullandı.

    “SAYGIYI DÜŞMANLIKLA KİRLETENLER VAR”

    Akşener sözlerini şöyle sürdürdü; “Ne yazık ki bugün aynı güneşin altında buluşmamızı, aynı ateşin etrafında toplanmamızı, aynı sofraya oturmamızı istemeyenler var… Güneşi gölgeleyenler, ateşi, yangına çevirenler, saygıyı, düşmanlıkla kirletenler var. Soframızdan ekmeğimizi, hanemizden bereketi, gönlümüzden, huzuru çalanlar var. Elbette görüyoruz… Yangın söndürmenin değil; yangını büyütüp, o nefret yangınından, beslenmenin peşinde olanları, elbette biliyoruz… Her fırsat bulduğumda söylüyorum. Bugün de, buradan tekrar edeceğim. İYİ Parti olarak, bizim, büyük bir hedefimiz var: Bu memleketin, her bir ferdini; bu memlekette, yaşama iradesini ve arzusunu gösteren, her bir vatandaşımızı; bir büyük, memleket sofrasına, oturtma hedefimiz var.

    “BİZ ATEŞTEN GÖMLEK GİYİP ATEŞTE YÜRÜYENLERİZ”

    İmreneceğimiz değil, paylaşarak doyacağımız, bir sofraya oturmanın; Kimsenin, gölgede kalmayacağı, bir güneşin altında buluşmanın; Sırt sırta vereceğimiz, bir ocağın başında, neşeyle toplanmanın; hayalini kuruyoruz. O sofranın da, o hayalin de, o hedefin de adı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Çünkü o Cumhuriyet; Öz çocuklarına, şefkatle davranan, Her renkten çiçeğine, gözü gibi bakan, Ocağındaki ateşin, bereketi hiç sönmeyen, ana kucağıdır. Çünkü o devlet; Bahçesine, ayrık otlarını sokmayan, Nifak saçanlara, dünyayı dar eden, O ateşi, yangına çevirmeye kalkanlara, aman vermeyen, baba ocağıdır. Bu hayalimizden vazgeçmedik, asla da vazgeçmeyeceğiz. Baharı kışa çevirmek isteyenler olacak. Vazgeçmeyeceğiz. Nevruzlarda, yeniden doğuşu değil; meydanlarda, ölümü kutsayanlar olacak. Vazgeçmeyeceğiz. Öz kardeşlerimizden can yoldaşlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. İcazetini nereden aldıkları belli olmayanların karşısında, Çanakkale’de kanlarımız üzerine ettiğimiz, o kardeşlik yeminini bozan biz olmayacağız. Varsın tipinin, boranın, yıkımın peşinde koşanlar, bildikleri yolda gitmeye devam etsinler… Kimse merak etmesin. Biz o kara kalplere, o kirli emellere, o kötü niyetlere geçit vermeyeceğiz. Çünkü biz; O birlik için kendini feda etmesini bilenleriz. Biz ateşten gömlek giyip ateşte yürüyenleriz.

    “BİZİM İÇİN NEVRUZ KARDEŞLİĞİN GÜNÜDÜR, DÜŞMANLIĞIN DEĞİL”

    Bizim için Nevruz, sevginin günüdür, katile özgürlük dilenme günü değildir! Bizim için Nevruz, kardeşliğin günüdür, düşmanlığın günü değildir! Bizim için Nevruz, birliğin günüdür; terörün, günü değildir! Bizim için Nevruz, bastığı toprağı, cennet vatan bilenlerin günüdür; vatanın her değerine, düşman olanların günü değildir! Ama kimsenin şüphesi olmasın. Bugünleri, hep birlikte atlatacağız. Tarihimizden ilham aldığımız, büyük kararlılıkla, güneşli baharlara, hep birlikte ulaşacağız. İYİ Parti iktidarında bahar bayramımız Nevruz’umuzu resmî tatil olarak hep birlikte kutlayacağız. O ateşin üstünden, bir büyük medeniyet olarak, hep beraber atlayacağız. Emin olun, çok az kaldı.

    “İNSANLARI YOKLUĞA ALIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Değerli dava arkadaşlarım; “Ne mutlu bize ki…” yerine, “Maalesef ki…” diyerek, söze başladığımız, zorlu günlerden geçiyoruz. Geçtiğimiz hafta boyunca; Nice dertler, çare bekledi. Nice sorunlar, çözüm bekledi. Nice insanlar, umut bekledi. Ancak hükûmetin başı ve arkadaşları; Her zamanki gibi, yine, Sorunları çözmek yerine, sorun çıkarmayı seçti. Dertlere çare olmak yerine, dertleri çoğaltmayı seçti. Zorlukları gidermek yerine, milletimizi o sorunlara alıştırmaya çalıştı. Eskiden, çözemediklerini, yönetmeye çalışıyorlardı. Artık, onu bile yapamıyorlar. Onun için de bizi beceriksizliklerinin iş bilmezliklerinin sonuçlarına, alıştırmaya çalışıyorlar. Enflasyona alıştırmaya çalışıyorlar… Açlığa alıştırmaya çalışıyorlar… Yokluğa alıştırmaya çalışıyorlar… Acıya alıştırmaya çalışıyorlar… Felaketlere alıştırmaya çalışıyorlar… Hatta, tarihi boyunca, ölüme meydan okumuş, bu kahraman milleti ölüme bile alıştırmaya çalışıyorlar… Hayır! Alışmayacağız! Dertlere alışmak zorunda değiliz! Zorluklara alışmak zorunda değiliz! Acılara alışmak zorunda değiliz! “AK Parti’de adamın yoksa, kadroya giremezsin.” diyorlar. “AK Parti’de adamın yoksa, yardım bekleyemezsin.” diyorlar. “AK Parti’de adamın yoksa, çadır bile bulamazsın.” diyorlar öyle mi? Hadi oradan be! Hadi oradan! Ülkemizde hiç ama hiç kimse bu çarpık düzene alışmak zorunda değil! Bu vasatlığa, bu çürümüşlüğe, alışmak zorunda değil! Bu adaletsizliğe, bu haksızlığa, ve bu vicdansızlığa, alışmak zorunda değil! Çünkü bu ülkenin insanları ahlaksızlık, yolsuzluk değil, çalmayan çaldırmayan siyasetçiler istiyor!

    “KİMSE KUSURA BAKMASIN, DİMDİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    İktidarın bizi alıştırmak istediği konulardan biri de rafa kaldırdıkları İstanbul Sözleşmesi… Hatırlayın: Kirli bir zihniyetin dolduruşuna gelip bir gece aniden İstanbul Sözleşmesi’ni yırtıp attılar. Kendi imzaladıkları sözleşmeyi, kendileri reddettiler. Üstelik, uluslararası bir sözleşmeden, meclis kararı olmadan, hukuksuzca çıkmak istediler. Sonra da oturup, bizim buna alışmamızı beklediler. Sözleşmeye, türlü türlü, kılıflar uydurup, bu hukuksuz ve vicdansız kararı, normalleştirmeye çalıştılar. Biz buna hiçbir zaman, izin vermedik. Emin olun ki; Bundan sonra da izin vermeyeceğiz! Sandılar ki, biz, İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken; sadece bir sözleşmeyi savunduk… Sandılar ki, biz, kadınların can güvenliği derken; sadece kadınları koruduk… Oysa ki, biz; Kardeşi, eşi, dostu, birbirine düşürmek isteyen, bir çirkinliğe karşı durduk. İnsanlığını kaybetmiş, kadınları düşman gören, kirli bir zihniyete karşı durduk. Kadınların hayatından verilen bir tavize, karşı durduk. Ve kimse kusura bakmasın, dimdik durmaya da devam edeceğiz!

    “6284’ÜN TARTIŞILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarak açtığı yolun sonu artık kadınların hayatını etkileyecek, yeni tartışmalara çıkıyor. 6284 sayılı, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bugün, “birileri” tarafından, tartışmaya açılıyor. Ancak, artık bu durumdan rahatsız olan sadece biz değiliz. Bizzat AK Parti’de siyaset yapan kadınlar da rahatsız… AK Parti’nin Aile Bakanı bile, o koltukta otururken böylesine ucube bir tartışmayı millete açıklayamayacaklarını biliyor. AK Parti’nin grup başkanvekili bile bu tartışmadan duyduğu rahatsızlığı, dile getiriyor. Hatta, “6284 kırmızı çizgimiz” dediği için hedef hâline getirildiğini bunun esas sebebinin de, kadın olmasından kaynaklandığını eğer konuşan bir erkek olsaydı, sorun olmayacağını söylüyor. Evet, doğrudur. Tıpkı, bu ülkede yaşayan, her kadın gibi… Tıpkı, bu ülkede konuşan, her kadın gibi… Tıpkı bu ülkede doğruları savunan, her kadın gibi Sayın Özlem Zengin de yaşadığı çirkinlikleri kadın olduğu için yaşıyor. Evet, ideolojisi, hayat tarzı ne olursa olsun bu ülkede konuşan kadınlar sevilmiyor. Korkmayan, susmayan inandıklarını savunan, yılmayan, pes etmeyen Ve inatla doğruları konuşmaktan, vazgeçmeyen kadınlar, mobinge, linçe, tacize uğruyor… Biz bu iki yüzlülüğün farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için söylediklerimizin, birilerini rahatsız ettiğinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; tepkilerimizin, sindiremediklerinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; dayatmalara, razı gelmemiz gerektiğini düşünenler olduğunun da, elbette farkındayız. Ama razı olmayacağız! Susmayacağız! Pes etmeyeceğiz! İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmediğimiz gibi 6284’ün tartışılmasına da izin vermeyeceğiz!

    “ÖZLEM HANIMLA OMUZ OMUZA DURACAĞIZ”

    Görüşlerimiz, düşüncelerimiz, ne kadar farklı olursa olsun, mesele kadınların davası olduğunda, Özlem Hanım’la da, elbette, amasız, fakatsız, omuz omuza duracağız. Emin olun ki 14 Mayıs’tan sonra da İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayacak ve uygulatacağız! Kadınlarla beraber güçlenen Türkiye’yi, herkesle tanıştıracağız! Yaşayan kadınlarla, özgürleşen kadınlarla, konuşan kadınlarla, Cumhuriyetimizin yeni asrında, tarih yazacağız!”