Etiket: Karar

  • OPEC+ ülkeleri petrol üretiminde yeni artış kararı aldı

    OPEC+ ülkeleri petrol üretiminde yeni artış kararı aldı

    Investing.com – OPEC+ üyesi sekiz ülke, Haziran ayı petrol üretim seviyelerini belirlemek üzere 5 Mayıs 2025 tarihinde bir araya gelecek. Bu toplantı kararı, 3 Nisan 2025’te gerçekleştirilen 53. Ortak Bakanlar İzleme Komitesi (JMMC) toplantısında alındı. Toplantıda, bahsi geçen ülkelerin Mayıs ayında günlük petrol üretimlerini planlanandan 411.000 varil daha fazla artıracakları bildirildi.

    Alınan karar, yalnızca Mayıs ayında yapılacak üretim artışını değil, ayrıca iki aylık ek üretim artışını da içerecek şekilde belirlendi. Böylelikle OPEC+ grubu, küresel petrol piyasasına olan etkisini genişletirken arz-talep dengesine yönelik daha esnek bir yaklaşım benimsedi. Bu adım, aynı zamanda piyasa istikrarını sağlamak amacıyla alınan kolektif bir önlem olarak değerlendiriliyor.

    ABD’nin tarifeleriyle eş zamanlı petrol hamlesi

    OPEC+ ülkeleri tarafından açıklanan üretim artışı kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni ve sert gümrük tarifeleri açıklamasının ardından geldi. Trump’ın bu adımı, küresel ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği endişesiyle petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden oldu. OPEC+’ın bu gelişmelere eşzamanlı verdiği üretim artışı kararı dikkati çekti.

    Bu çerçevede, Brent petrol fiyatları karar sonrası %5’ten fazla düşerek varil başına yaklaşık 70 dolar bandına geriledi. Yatırımcılar, küresel ticarette yaşanabilecek daralmaların özellikle enerji talebini düşürebileceğine dair beklentileri fiyatlamaya başladı. OPEC+ grubu, söz konusu piyasa baskılarına yanıt vermek üzere üretim politikalarını daha da dinamik hâle getiriyor.

    Telafi planları masaya yatırıldı

    JMMC toplantısında ayrıca Ocak 2024’ten bu yana aşırı üretim yapan ülkelerin bu fazlalıkları telafi etme yönündeki taahhütleri yeniden gündeme geldi. Söz konusu ülkeler, 15 Nisan 2025 tarihine kadar güncellenmiş telafi planlarını OPEC Sekretaryası’na sunacaklarını kabul etti. Bu durum, grup içi disiplinin korunması açısından önemli bir gelişme olarak kayda geçti.

    OPEC+ grubu, aşırı üretim yapan ülkelerin bu durumu dengelemesini, genel üretim uyumunun güçlendirilmesi ve fiyat istikrarına katkı sağlanması açısından hayati olarak değerlendiriyor. Grubun bu yöndeki kararlılığı, gelecekteki üretim stratejilerinin şekillenmesinde belirleyici bir faktör olacak.

  • OPEC+, Mayıs ayında petrol üretim artışına devam edebilir

    OPEC+, Mayıs ayında petrol üretim artışına devam edebilir

    Investing.com – OPEC+ grubunun, Mayıs ayında petrol üretiminde ikinci kez artış yapma planına sadık kalacağı bildirildi. Reuters’ın dört farklı kaynağa dayandırdığı haberine göre, grup istikrarlı petrol fiyatlarını koruma ve bazı üyelerin geçmişteki aşırı üretimlerini telafi etmeye yönelik planları doğrultusunda bu kararı aldı. OPEC+’ın, Mayıs ayında petrol üretimini günlük 135.000 varil artırmayı planladığı belirtildi.

    Bu karar, grubun 2022 yılından bu yana uyguladığı milyonlarca varil/günlük üretim kesintisinin kademeli olarak geri alınması sürecinin bir parçası olacak. Üretim artışı kararı, piyasadaki dengeyi koruma ve fiyatlarda istikrar sağlama amacı taşıyor. OPEC+ daha önce de benzer bir artış kararı almıştı ve bu, artış yönünde üst üste ikinci karar olacak.

    OPEC+ üretim hedeflerinde denge arayışı

    OPEC+ grubu, üretim hedeflerini karşılayan ve disiplinli davranan üyelere yönelik üretim kotalarını yükseltirken, hedeflerini aşan üreticilere ise üretimi kısma ve bir süre için hedefin altında kalma zorunluluğu getirmeyi planlıyor. Bu adım, geçmişteki aşırı üretimlerin telafi edilmesi amacı taşıyor. OPEC+’ın bu stratejisi, grubun üretim hedeflerine uyum sağlamayan üyeler üzerinde baskı kurarken, üretim politikalarında genel bir denge oluşturmayı hedefliyor.

    Grubun üretim hedeflerine uyum konusundaki disiplini, küresel petrol arzı üzerinde önemli bir etki yaratıyor. OPEC+’ın aldığı bu kararların piyasa üzerinde nasıl bir tepki yaratacağı ise önümüzdeki aylarda netlik kazanacak. Grup, üretim seviyelerini kontrol altında tutarak fiyat istikrarını sağlamayı amaçlıyor.

    Goldman Sachs’tan petrol fiyatları için uyarı

    Goldman Sachs (GS), Brent petrol fiyatlarında olası bir düşüşün OPEC+ dışı petrol üretimi üzerinde baskı yaratacağını belirtti. Banka, Brent petrol fiyatlarının varil başına 10 dolar düşmesi halinde, OPEC+ dışı üretimin 12 ay içinde günlük yaklaşık 0,3 milyon varil azalacağını öngörüyor. Bu etkinin, Brent fiyatlarının 70 doların üzerinde kaldığı senaryolarda geçerli olacağı belirtildi.

    Goldman Sachs’ın tahminlerine göre, Brent petrol fiyatlarının 2026 yılında 60 dolara gerilemesi durumunda, OPEC+ dışı arz artışı günlük 1,05 milyon varilden 0,6 milyon varile düşecek. Fiyatların 50 dolara kadar gerilemesi halinde ise bu miktarın 0,1 milyon varil/gün daha azalması bekleniyor. Banka, üretimdeki bu düşüşlerin petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekleyeceğini ve Brent için “yumuşak taban” seviyesinin 60 dolar civarında olduğunu vurguladı.

    Goldman Sachs’ın analizine göre, petrol fiyatlarındaki bu olası dalgalanmalar OPEC+’ın üretim politikalarını da etkileyebilir. Fiyatların gerilemesi halinde, OPEC+ dışı arzın azalması piyasada arz-talep dengesini değiştirebilir. Bu durum, grubun gelecek üretim kararlarını da şekillendirecek önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.

  • Ulusal Faktoring, Pay Geri Alım Programı başlatıyor

    Ulusal Faktoring, Pay Geri Alım Programı başlatıyor

    Foreks – Ulusal Faktoring (IS:ULUFA), Pay Geri Alım Programı başlatıyor.

    Şirket’ten KAP’a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

    “Yönetim Kurulu’nun 24.03.2025 tarihli kararıyla;

    Sermaye Piyasası Kurulu’nun 19.03.2025 tarih ve 2025/16 sayılı bülteninde yer alan pay geri alım işlemlerine ilişkin i-SPK.22.9 (19.03.2025 tarih ve 16/531 s.k.) sayılı İlke Kararı ve II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği çerçevesinde; pay fiyatının Şirket faaliyetlerinin gerçek performansını yansıtmadığı değerlendirilerek, pay fiyatının istikrarlı ve gerçek değerine uygun oluşumuna katkı sağlamak amacı ile;

    1. Şirketimiz tarafından, bu yönetim kurulu kararında yer alan şartlarla pay geri alım programının uygulanmasına,

    2. Pay geri alım programının azami 3 (üç) takvim yılı süreyle geçerli olacak şekilde belirlenmesine,

    3. Pay geri alımına konu olabilecek azami pay sayısının, bu karar tarihi itibarıyla Şirket’in çıkarılmış sermayesinin %8,99’una tekabül eden 12.000.000 (On iki milyon adet) adet olarak belirlenmesine,

    4. Pay geri alımı için ayrılabilecek azami fon tutarının 150.000.000 TL (Yüz elli milyon Türk Lirası) olarak belirlenmesine, söz konusu fonun Şirketimiz özkaynaklarından karşılanmasına,

    5. Bu yönetim kurulu kararı ile Şirket paylarının işlem gördüğü Borsa İstanbul A.Ş. Ana Pazar’da gerçekleştirilecek olan pay geri alım işlemleri ile ilgili olarak, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda gerekli özel durum açıklamalarının yapılmasına ve pay geri alım programı ile program çerçevesinde gerçekleştirilecek işlemlerin Şirketimizin yapılacak ilk genel kurul toplantısında gündeme alınarak, genel kurulda pay sahiplerinin bilgisine sunulmasına,

    karar verilmiştir.”

  • Akfen İnşaat, Pay Geri Alım Programı başlatıyor

    Foreks – Akfen İnşaat, Pay Geri Alım Programı başlatıyor.

    Şirket’ten KAP’a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

    “Şirketimiz Yönetim Kurulu’nun 24.03.2025 tarihli (bugün) toplantısında;

    1) Sermaye Piyasası Kurulu’nun (Kurul) 19.03.2025 tarih ve 2025/16 sayılı Bülteni’nde yer alan pay geri alım işlemlerine ilişkin Kurul Karar Organı’nın i-SPK.22.9 (19.03.2025 tarih ve 16/531 s.k.) sayılı İlke Kararı, Kurul’un 23.03.2025 tarih ve 2025/18 sayılı Bülteni’nde yer alan pay geri alım işlemlerine ilişkin 23.03.2025 tarih ve 18/574 sayılı Kararı ve II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği hükümleri kapsamında, yatırımcılarımızın hak ve menfaatlerinin korunması ve Şirketimiz pay piyasasında sağlıklı fiyat oluşumuna katkı sağlanması amacı ile pay geri alımı yapılmasına,

    2) Bu kapsamda;

    a) Pay geri alım programının azami 1 yıl süreyle geçerli olacak şekilde belirlenmesine,

    b) Pay geri alımına konu olabilecek azami pay sayısının 6.000.0000 adet olarak belirlenmesine,

    c) Pay geri alımı için ayrılabilecek azami fon tutarının 150.000.000 TL olarak belirlenmesine,

    d) Pay geri alım programı kapsamında geri alınan payların, geri alındığı tarihten itibaren 6 ay süre ile satışa konu edilmemesine,

    e) İşbu karar kapsamında, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda gerekli özel durum açıklamalarının yapılması ve pay geri alımına ilişkin kararın yapılacak ilk Genel Kurul’da ortakların bilgisine sunulması da dahil gerekli tüm işlemlerin ifasına

    oy birliğiyle karar verilmiştir.”

  • YENİLEME-SPK, son günlerde Borsa İstanbul piyasalarında meydana gelen gelişmeler sebebiyle bazı tedbirler aldı

    YENİLEME-SPK, son günlerde Borsa İstanbul piyasalarında meydana gelen gelişmeler sebebiyle bazı tedbirler aldı

    Foreks – Sermaye Piyasası Kurulu, son günlerde Borsa İstanbul piyasalarında meydana gelen gelişmeler sebebiyle bazı tedbirler aldı.

    SPK tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

    “Sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanmasını, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen Borsa İstanbul AŞ’de gerçekleştirilen işlemler, Kurulumuz tarafından sürekli takip edilmektedir.

    Son günlerde Borsa İstanbul AŞ piyasalarında meydana gelen gelişmeler sebebiyle Kurulumuzca bazı tedbirlerin alınması gereği hasıl olmuştur.

    Bu sebeple, 24.03.2025 tarihinden 25.04.2025 tarihi seans sonuna kadar,

    Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına,

    Halka açık ortaklıkların pay geri alımlarının kolaylaştırılmasına,

    Kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına karar verilmiştir.”

    SPK’nın 23/03/2025 tarih ve 18/574 sayılı kararı uyarınca yapılan duyurusu şöyle:

    “Borsa İstanbul AŞ piyasalarında gerçekleşen gelişmeler dikkate alınarak, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 1 inci maddesi çerçevesinde, 6362 sayılı SPKn’nun 128/1-(a) maddesine dayanarak, sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf, istikrarlı bir ortamda işleyişinin sağlanması ile yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen;

    A) Kurul Karar Organı’nın 05.12.2024 tarihli ve 62/1863 sayılı Kararı’nın (A) bendinin 24.03.2025 tarihinden 25.04.2025 tarihi seans sonuna kadar uygulanmamasına, bu çerçevede;

    a) Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin 24.03.2025 tarihinden 25.04.2025 tarihi seans sonuna kadar yasaklanmasına, gün içinde açığa satış tuşuna basılmadan yapılan ve aynı gün içinde kapatılan pozisyonların da söz konusu yasak kapsamında olduğu hususunda yatırımcıların ve yatırım kuruluşlarının bilgilendirilmesine,

    b) Kurulumuz kararına uyumun kontrol ve takibinde sorumluluğun yatırım kuruluşlarında olduğunun hatırlatılmasına,

    B) Kurul Karar Organı’nın i-SPK.22.9 (19.03.2025 tarih ve 16/531 s.k.) sayılı İlke Kararı uyarınca 24.03.2025 tarihinden 25.04.2025 tarihi seans sonuna kadar gerçekleştirilecek pay geri alımlarında;

    a) II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yer alan “Geri alım için verilen fiyat emri, mevcut fiyat tekliflerinden veya en son gerçekleşen satış fiyatından daha yüksek olamaz.” şeklindeki hüküm ile Kurul Karar Organı’nın i-SPK.22.8 (01.08.2024 tarih ve 41/1198 s.k.) sayılı İlke Kararı’nın B bendinde yer alan “Geri alım için verilen fiyat emri, emir sisteminde bekleyen mevcut en yüksek alış fiyat teklifinden daha yüksek olamaz.” şeklindeki hükmün uygulanmamasına,

    b) II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan “Birinci seansın açılış seansı ve son 15 dakikası ile ikinci seansın açılış ve kapanış seansları içinde, geri alım programı dahilinde emir verilemez ve işlem gerçekleştirilemez.” şeklindeki hüküm ile Kurul Karar Organı’nın i-SPK.22.2 (27.01.2016 tarih ve 3/77 s.k.) sayılı İlke Kararı’nda yer alan “Gerek sürekli işlem gerekse tek fiyat yöntemi ile işlem gören paylarda açılış seansında, gün ortası tek fiyat bölümünde ve kapanış seansında geri alım programı dahilinde emir verilemez. Geri alım programı dahilindeki işlemler seansın diğer bölümlerinde gerçekleştirilebilir. Ayrıca, geri alım programı dahilinde özel işlem bildirimi yapılamaz.” şeklindeki hüküm ve bu hükümlere uygun hareket edilmesi gerektiğini belirten Kurul Karar Organı’nın i-SPK.22.8 (01.08.2024 tarih ve 41/1198 s.k.) sayılı İlke Kararı’nın C bendinin ilgili kısmının uygulanmamasına,

    c) II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen geri alınan payların toplam bedeline ilişkin üst sınırın uygulanmamasına,

    C) Seri:V, No:65 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkında Tebliğ’in 17 nci maddesi uyarınca kredili sermaye piyasası aracı işlemlerinin devamı süresince özkaynak koruma oranının asgari %35 olması hususundaki hükmün, aracı kurumların kendi risk politikalarına uygun düştüğü ölçüde ve müşteri taleplerini de olabildiğince gözeterek, 25.04.2025 tarihi seans sonuna kadar işlemlerinin devamı süresince özkaynak oranı asgari %20 olacak şekilde esnek olarak uygulanabilmesine karar verilmiştir.”

  • Merkez Bankası politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı

    Merkez Bankası politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı. Ekonomistlerin beklentileri de faizin sabit bırakılacağı yönündeydi.

    GEÇEN AY 500 BAZ PUAN ARTIRILMIŞTI

    Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu. Geçen ay gerçekleştirilen toplantıda politika faizi 500 baz puan artırılmıştı.

    MERKEZ BANKASI’NDAN AÇIKLAMA GELDİ

    Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı; “Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir. Mart ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, devam eden zayıflamaya rağmen öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Tüketim malı ve altın ithalatındaki seyir cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte direncin sürdüğüne işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.

    “DEZENFLASYON 2024 YILININ İKİNCİ YARISINDA TESİS EDİLECEKTİR”

    Mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir.

    “MAKRO FİNANSAL İSTİKRARI KORUYACAK UYGULAMALAR SÜRECEK”

    Kurul; makroihtiyati politikaları, piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürmektedir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir.

    “KURUL KARARLARINI ŞEFFAF BİR ÇERÇEVEDE ALACAKTIR”

    Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

  • Yüksek Mahkeme ifşa davasında Macquarie’nin tarafını tuttu

    Yüksek Mahkeme ifşa davasında Macquarie’nin tarafını tuttu

    ABD Yüksek Mahkemesi oybirliğiyle aldığı bir kararla, şirketlerin mali sonuçlarını etkileyebilecek eğilimleri açıklamayarak menkul kıymet dolandırıcılığı yapmadığına, bu ihmalin başka bir beyanı yanıltıcı hale getirmediğine hükmetti. Cuma günü alınan karar Macquarie Infrastructure lehine olup, 2. ABD Temyiz Mahkemesi’nin daha önce verdiği ve Moab Partners Hedge fonunun açtığı toplu davanın ilerlemesine izin veren kararı tersine çevirdi.

    Görüşü kaleme alan Yargıç Sonia Sotomayor, 1933 tarihli Menkul Kıymetler Yasası’nın dolandırıcılık karşıtı hükmünün yanıltıcı yarı gerçekleri yasakladığını, ancak sessizliği otomatik olarak dolandırıcılık uygulamasına eşit tutmadığını açıkladı. Bu dava, Macquarie’nin 2016 ve 2018 yılları arasında yüksek kükürtlü akaryakıtın uluslararası aşamalı olarak kaldırılması nedeniyle iştirakinin gelirinin nasıl zayıfladığını açıklamadığı iddiaları etrafında şekillenmiştir.

    Moab Partners, 2018 yılında Macquarie’ye karşı açtığı davada, şirketin, şirketlerin mali durumlarını önemli ölçüde etkileyebilecek eğilimleri ve belirsizlikleri açıklamalarını zorunlu kılan bir SEC kuralını ihlal ettiğini iddia etti. Moab, iştirakin 2020 yılına kadar uluslararası düzenleyiciler tarafından aşamalı olarak kaldırılacak olan yük gemisi yakıtının depolanmasına olan bağımlılığının yatırımcılar için kritik bir bilgi olduğunu savundu.

    Yüksek Mahkeme’nin kararı, SEC açıklama kuralının ihlalinin, şirketlerin yaptıkları diğer açıklamaları yanıltıcı hale getirecek şekilde gerçekleri atlamalarını önlemek için tasarlanan dolandırıcılıkla mücadele yasası kapsamında tek başına yanıltıcı bir ihmal teşkil etmediğini göstermektedir.

    Mahkeme ayrıca, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun düzenleyici yetkileri aracılığıyla bu yasaları uygulama yetkisini elinde tuttuğunu belirterek, kararlarının şirketlere açıklama yasalarını ihlal etme konusunda dokunulmazlık sağlayabileceği yönündeki endişeleri de ele aldı.

    Yüksek Mahkeme’nin kararından önce, benzer davalarda alt mahkemelerin çelişkili kararları vardı. İş dünyası grupları, dava korkusunun yatırımcıları bilgiye boğabileceğini savundukları aşırı detaylı kurumsal açıklamalara yol açtığına dair endişelerini dile getirmişlerdi. Yüksek Mahkeme’nin kararı, federal menkul kıymetler yasası kapsamındaki kurumsal açıklama yükümlülüklerinin kapsamını netleştiren bir emsal teşkil ediyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • ECB’nin faizleri beklenenden daha erken düşürmesi muhtemel

    ECB’nin faizleri beklenenden daha erken düşürmesi muhtemel

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika yapıcısı Mario Centeno kısa süre önce yaptığı bir açıklamada, ECB’nin temel faiz oranlarını daha önce öngörülenden daha erken düşürmeye hazır olduğunu belirtti. Aynı zamanda Portekiz Merkez Bankası Başkanı olarak da görev yapan Centeno’ya göre, mevcut veriler ek enflasyonist baskılar göstermediği için ECB kararını Mayıs ayına kadar ertelememeli.

    Yatırımcılar, ECB’nin bu yıl birkaç faiz indirimi uygulayacağını ve ilk indirimin Mart ya da Nisan ayı gibi erken bir tarihte yapılacağını tahmin ediyordu. Ancak bazı ECB politika yapıcıları daha temkinli bir yaklaşım benimseyerek enflasyonun istikrara kavuştuğuna dair daha net işaretler beklemeyi tercih ediyor.

    Econostream Media’ya verdiği bir mülakatta Centeno, ECB’nin tepe oranına ulaşıldığını ve merkez bankasının yakında enflasyonun ECB’nin orta vadeli hedefi olan %2’ye doğru aşağı yönlü bir yörüngede olduğunu teyit edeceğini tahmin ettiğini belirtti. Centeno, Euro Bölgesi’nin Aralık ayında %2,9 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon oranını olumlu bir haber olarak değerlendirirken, bu oranın hem piyasa beklentilerinden hem de tahmin edilen baz etkilerinden daha düşük olduğuna dikkat çekti.

    Centeno’nun yorumları ECB’nin para politikası duruşunda bir değişime işaret ediyor: “Şu an için nominal oranları sabit tutma kararı uygun ve yakın zamana kadar düşündüğümüzden daha erken ne zaman indireceğimize karar vereceğiz.” Faiz indirimi için belirli bir zaman çizelgesi vermemekle birlikte, son ekonomik ve enflasyon gelişmelerinin para politikasını gevşetme olasılığını daha da yakınlaştırdığını kabul etti.

    Centeno ayrıca, ücret artışının enflasyonu körükleyebileceğine ilişkin endişelere de değinerek, ücretler üzerinde ikinci tur etkilerin ortaya çıktığına ya da ücretlerin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturacağına dair herhangi bir işaret gözlemlemediğini ifade etti. ECB’nin politika kararı almak için Nisan ya da Mayıs ayındaki ücret verilerini beklemesi gerekip gerekmediğine ilişkin bir soruya ise kesin bir dille “Karar almak için Mayıs ayına kadar beklememiz gerektiğini düşünmüyorum” yanıtını verdi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Hektaş, bağlı ortaklığını Oyak Gıda’ya satma kararı aldı

    Investing.com – Hektaş, Kamuyu Aydınlatma Platformuna yaptığı açıklamalarda bağlı ortaklığı Arma İlaç’ın Oyak Gıda’ya satılma kararını açıkladı. 

    Hektaş, son yönetim kurulu kararına göre Balıkesir’de bulunan 40.336 m2 toplam alan içinde 10.375 m2 kapalı alana sahip taşınmaza ait kiralama hakkının devri ve tesis içerisinde yer alan makine ve ekipmanlarının; 20.000.000 euro bedelle, şirketin %100 bağlı ortaklığı Arma İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne satılmasına karar verdi. 

    Yapılan açıklamada söz konusu üretim tesisinin kiralama hakkının devri ile tesis içerisinde yer alan makine ve ekipmanların satışıyla alakalı açıklama II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin 6’ncı maddesi kapsamında şirketin ve ortakların meşru çıkarlarının zarar görmemesi adına Yönetim Kurulunun 27 Aralık 2023 tarihli toplantısında aldığı karar ile ertelendiği bilgisi verildi. Açıklama, erteleme sebebinin ortadan kalkması nedeniyle yapıldı. 

    Hektaş, Arma İlaç Sanayi hisselerini OYAK Gıda’ya satma kararı aldı

    Hektaş tarafından KAP’a yapılan diğer bir açıklamada Arma İlaç Sanayi hisselerinin Oyak Gıda’ya satılma kararı açıklandı. 

    Şirket tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

  • Seçil Erzan dosyasında banka sorumlu tutulacak mı? Yargıtay’ın geçmişte verdiği karar emsal olabilir

    Seçil Erzan dosyasında banka sorumlu tutulacak mı? Yargıtay’ın geçmişte verdiği karar emsal olabilir

    Yüksek getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu ifade ederek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 19 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Banka Eski Müdürü Seçil Erzan‘ın davası sürüyor.

    Bursa Barosu Avukatlarından Cüneyt Fidan, geçmiş yıllarda da benzer bir dava görüldüğünü söyleyerek o davada verilen Yargıtay kararında bankanın da sorumu tutulduğunu hatırlattı. Yargıtay kararının emsal teşkil ettiğini belirten Fidan, bu kararın Seçil Erzan dosyasına ışık tutacağını ifade etti.

    MAHKEME BANKAYI SORUMLU TUTMAYINCA DAVA YARGITAY’A TAŞINDI

    İlk derece mahkemesinde görülen benzer davadaki kararda bankanın sorumlu tutulmadığı ve konunun Yargıtay’a taşındığını hatırlatan Fidan, “Bildiğiniz üzere son günlerde gündemi oldukça meşgul eden bir konu var. Bir banka müdürü bankanın ismini kullanarak birden fazla kişiyi dolandırması konuşuluyor. Bugün bu konuya değil ancak bu konuya çok benzer daha önceki Yargıtay kararına değineceğim.

    Yargıtay kararına konu olayda davacılar kuyumcu ve bir banka ile geniş hacimli bir işlem yapmaktalar. Fakat bir süredir ödemeleri elden banka şubesinde yapmaktalar. Çünkü banka müdürü bu yönde talimat vermiş. Davacılar bir süre sonra paralarını geri istediklerinde bir kısmı parasını alabiliyor, bir kısmı yaptığı ödemeden çok daha fazlasını alırken bir kısmı ise alamıyor. Daha sonra bankaya yapılan bütün ödemeler için dava açılıyor. İlk derece mahkemesi vermiş olduğu kararda bankanın sorumlu olmadığını öne sürüyor. Çünkü yapılan işlemlerin banka müşteri işlemleri olmadığı, davacıların kendi hesaplarına para yatırmadığı ve bunu kanıtlayamadıklarını öne sürüyor. Aynı zamanda da bazı davacıların yapmış oldukları ödemeleri kat ve kat fazlasıyla geri aldıklarından bahsediyor, bu nedenle de ilk derece mahkemesi davayı reddediyor. Ayrıca ilk derece mahkemesi vermiş olduğu kararda davacıların söz konusu paraları Türk Lirası olarak verdiklerini ve döviz kurunun altında daha uygun fiyatla döviz almak için verdiklerini belirtmiştir. Nitekim bu davanın her iki tarafının da kabulündedir, bu sebepler de davayı reddetmiştir” şeklinde konuştu.

    YARGITAY BANKAYI SORUMLU TUTTU

    Geçmişte Yargıtay’a taşınan konuda, Yargıtay’ın ilk derece mahkemesinin kararını bozduğunu ve bankayı da yaşanan olaydan sorumlu tuttuğunu ifade eden Fidan, “İtiraz üzerine konu Yargıtay’a taşınıyor. Yargıtay yapmış olduğu incelemede bu kararı bozuyor ve bankanın sorumlu olduğunu hükmediyor. Yargıtay yaptığı incelemede her ne kadar davacılar banka hesaplarına para yatırmamış olsalar da bu paraları bir banka müdürüne yatırmış olmaları, banka müdürünün bu işlemlerde karşılığında dekontları kaşeleyip imzalı bir belgeyi davacılara vermiş olmasını göz önünde bulunduruyor. Davacıların bu paraları banka çalışanlarına yatırdığını, banka gişe görevlisinin ajanda kayıtlarından da anlaşıldığını ve bu sebeple paranın yatırıldığının kanıtlandığını kabul ediyor. Aynı zamanda işveren sorumluluğu ilkesi çerçevesinde banka müdürünün gerçekleştirmiş olduğu bu hukuka aykırı fiilden dolayı bankanın da sorumlu olduğunu kabul ediliyor” dedi.

    YARGITAY’IN VERDİĞİ KARAR EMSAL NİTELİĞİ TAŞIYOR

    Geçmişte görülen benzer davada Yargıtay’ın kararının emsal niteliği taşıdığını belirten Fidan, “Yargıtay kararları bize kanunun uygulamada somut olaylarda nasıl ele alınacağını açıklar. Bahsetmiş olduğumuz Yargıtay kararı da son zamanlarda gündemi meşgul eden bir olaya ışık tutabileceğine inanıyorum. Çünkü Yargıtay kararında hem eski borçlar kanununda hem de günümüz borçlar kanunda yer alan adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesinin somut olaylarda nasıl uygulanması gerektiğini anlatıyor” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa