Etiket: Karar

  • Son Dakika! Üniversitelerde yüz yüze eğitim 3 Nisan’da başlıyor

    Son Dakika! Üniversitelerde yüz yüze eğitim 3 Nisan’da başlıyor

    YÖK Başkanı Erol Özvar, 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar dönemine ilişkin yeni kararları açıklamak üzere basın toplantısı düzenledi. Özvar, üniversitelerde eğitimin 3 Nisan’da yüz yüze başlayacağını açıkladı.

    “DEPREMDE 1589 ÖĞRENCİYİ KAYBETTİK”

    Özvar, “Deprem bölgesinde bulunan üniversitelerimizde bulunan idari personel sayımız 30 bin civarındadır. Depremde 1589 öğrenciyi kaybettik. Yükseköğretim kurulu olarak depremin etkilerini azaltmak için bir takım tedbirler aldık.” dedi.

    YÖK Başkanı Erol Özvar

    “DEVAM ŞARTI ARANMAYACAK”

    Alınan kararları paylaşan Özvar, “17 Şubat 2023 tarihinde deprem nedeniyle 2022-2023 akademik yılında uzaktan öğretim olarak karar vermiştik. 3 Nisan 2023 tarihi itibarıyla 2022-23 eğitim öğretim yılı bahar dönemine mahsus olmak üzere, uzak öğretim ile isteyen öğrencilere devam şartı aranmaksızın yüz yüze eğitim verilebilmesine karar verildi. Bahar dönemindeki ara sınavların şeffaflık ve denetlenebilirlik ilkesi esas alınarak uzaktan öğretim yöntemleriyle çevrim içi yapılabilmesine karar verildi.” ifadelerini kullandı.

    SINAV TARİHLERİNE YETKİLİ KURULLAR KARAR VERECEK

    Özvar açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Yarıyıl sonu tek ders gibi sınavların ise ne zaman ve nasıl yapılacağının üniversitelerimizin yetkili kurulları tarafından belirlenmesine karar verilmiştir.”

  • Yeniden Refah Partisi’nde Cumhur İttifakı depremi mi var? Elif Erbakan sessizliğini bozdu

    Yeniden Refah Partisi’nde Cumhur İttifakı depremi mi var? Elif Erbakan sessizliğini bozdu

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti ile yapılan görüşmeler sonucu Cumhur İttifakı’nda olmayacaklarını söylemiş ve cumhurbaşkanı adaylığını açıklamıştı. Birkaç gün sonra ani bir kararla Cumhur İttifakı’na katılan Yeniden Refah’ta parti içinde fikir ayrılıkları olduğu ve özellikle gençlerin bu karada tepki gösterdiği dile getirilmişti.

    “ALINAN KARARIN ARKASINDAYIZ”

    Fatih Erbakan’ın kararına karşı çıkanlardan birinin de Elif Erbakan olduğu iddia edildi. Konuyla ilgili Gazete Kapı’dan Nebahat Koç’un sorusunu cevaplayan Erbakan, “Her zaman olduğu gibi bu konuda da çok çeşitli söylentiler çıkacaktır. Biz tüm teşkilatlarımız olarak alınan kararın arkasındayız. Vatanımız, milletimiz ve partimiz için hayırlı olsun inşallah” dedi.

    “BAŞLANGIÇTA KARŞI ÇIKMIŞTI”

    YRP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan Aydal ise “Elif Erbakan hanıme­fendi Hocamın değerli bir kızıdır. MKYK üyemizdir. Başlangıçta çok net cümle­lerle Cumhur İttifakı’na karşı olduğunu ifade etti. Erbakan Hoca’nın damadı, Elif hanımın eşi de ‘katılalım’ dedi. Top­lantı sonunda itiraz edenler bile her biri genel başkana, ‘Düşüncemiz bu ama siz ne karar verirseniz uyacağız’ dediler” açıklamalarında bulunmuştu.

  • Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    2013 yılındaki Gezi eylemleri sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Camide bira içtiler” açıklamasını, “Ben din adamıyım, yalan söyleyemem, içki içildiğini görmedim” diyerek yalanlayan Bezmialem Valide Sultan Camisi’nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım, siyasete girmek için ilk adımı attı. Yıldırım, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, CHP’den milletvekili aday adayı oldu.

    “İNANDIĞIM DOĞRULARIN TEMSİLCİSİ OLMAK İÇİN CHP’DEN ADAY OLDUM”

    Fuat Yıldırım, neden CHP’den milletvekili aday adayı olduğuyla ilgili kendisine yöneltilen sorulara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yıldırım, şunları söyledi: “İnandığım doğruların takipçisi ve temsilcisi olmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili aday adayı oldum. İnsani ve İslami değerlerin dayandığı 2 temel esas var: Biri adalet, diğeri ise doğruluk ve dürüstlüktür. Bunu arayan ve yaşayanların daima yanında olacağım. Yer ve gök bunlarla ayakta durmaktadır. Kendi yaşamımda bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da özellikle bu iki değer, hayatımın vazgeçilmezi olarak devam edecektir.

    “ONLARLA BERABER YÜRÜMEYE KARAR VERDİM”

    Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu söylem ve eylemler, aynı ortak paydada buluştuğumuzu gösterdi. Kendilerinin ve çok değerli yol arkadaşlarının en sıkıntılı zamanlarımda daima yanımda olmaları, bir insan olarak beni derinden etkiledi. Adalet ve doğruluk ilkelerinin hayatımızda daima yer bulması için çıktığımız yolda, bu yolu, onlarla beraber yürümeye karar verdim. CHP’nin yeni yüzünde herkesin ve her kesimin kucaklama çabaları halkımızda çok önemli karşılık bulduğu gibi, bugün bendenizin de bu karar vermesinde en önemli etken olmuştur.

    “MİLLETİMİZ ADİLCE KUCAKLANMAYI BEKLENMEKTEDİR”

    Milletimizin her bireyi, bugün şefkatle ve adilce kucaklanmayı beklemektedir. Bunlar gerçekte, evrensel insani değerler olarak karşımızda durmaktadır. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ diyen Şeyh Edebali, ‘Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü’ diyerek, ‘Yetmiş iki milleti bir gören’ Yunus Emre, ‘Gel, kim olursan ol, yine gel’ diyen Mevlana ve ‘Bu âlemde bütün varlıkla, bir çeşit kardeşliğimiz var’ hakikati ile bırakın insanı, her şeyi kucaklayan yol göstericilerimiz var.

    “BİZLER BİRBİRİMİZİN YURDU OLMAYA KARARLIYIZ”

    İşte Anadolu’muz asırlarca bu maya ile mayalanmıştır. Yaşadığımız asrın felaketinde de milletimiz özündeki bu gerçeği tek yürek, tek bilek olarak ortaya koymuştur. Bu vesile ile deprem ve sel felaketlerinde şehit olanlara Yüce Allah’tan rahmet, kederli aile ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Bugün biz de ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoldaşları olarak; milletimizi kutuplaştırmadan kucaklaştıran, ‘Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz’ diyen Yunusumuzun hatırlatmasını hiçbir zaman unutmadan yaşayacağız. Bizler, birbirimizin kurdu değil, birbirimizin yurdu olmaya kararlı ve sevdalıyız. Yal da bu anlayış ve samimiyetle devam edeceğiz inşallah.”

  • Son Dakika: Merkez Bankası faizi yüzde 8,5’te sabit bıraktı

    Son Dakika: Merkez Bankası faizi yüzde 8,5’te sabit bıraktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 8,5 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdi. Merkez Bankası karar metninde yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişelerinin sürdüğü belirtilerek, finansal istikrarı tehdit eden koşulların oluştuğu gözlendiği belirtildi.

    ŞUBAT AYINDA 50 BAZ PUAN İNDİRİLMİŞTİ

    TCMB, 2022 yılında dört toplantıda toplam 500 baz puanlık faiz indirimi kararı almıştı. Banka, Aralık ve Ocak aylarında politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 9,00 seviyesinde bırakmıştı. Merkez Bankası, Şubat ayında faizi beklentilere paralel olarak 50 baz puan indirerek yüzde 8,50’ye çekmişti.

    BEKLENTİLER FAİZİN DEĞİŞMEYECEĞİ YÖNÜNDEYDİ

    Kararın açıklanmasından önce konuyla ilgili hazırlanan bir ankete katılan 20 ekonomistin 11’i faizin değiştirilmeyeceğini öngörürken, 9 ekonomist ise faizin 50 baz puan indirim ile yüzde 8,00 seviyesine çekileceği tahmininde bulunmuştu.

    “FAİZ DEĞİŞİKLİĞİ HAZİRAN AYINDA”

    Değişiklik beklemeyen ekonomistlerden ilk faiz değişikliğinin zamanına yönelik soruya yanıt veren 3 ekonomistin 2’si Haziran, 1’i ise Eylül ayı tahmininde bulundu.

    MERKEZ BANKASI’NIN KARAR METNİ

    Merkez Bankası’nın karar metninde şu ifadelere yer verildi:”Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmekle birlikte, takas anlaşmaları ve yeni likidite imkânları ile finansal istikrarı öncelikleyen eşgüdümlü adımlar atılmaktadır. Finansal piyasalar, merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaktadır.

    “DEPREM KALICI ETKİDE BULUNMAYACAK”

    Asrın felaketi öncesindeki öncü göstergeler 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmekteydi. Depremin üretim, tüketim, istihdam ve beklentiler üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte, orta vadede Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı öngörülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı yüksek seyrederken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir. Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir.

    “DEPREMİN ENFLASYON ÜZERİNDEKİ ETKİSİ İZLENİYOR”

    Uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlanmakla birlikte, depremin yol açtığı arz-talep dengesizliklerinin enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması deprem sonrasında daha da önemli hale gelmiştir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul, para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir. Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilecektir.

    “LİRALAŞMA STRATEJİSİ TÜM UNSURLARLA UYGULANACAK”

    TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. TCMB, fiyat istikrarının kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması için Liralaşma Stratejisi’ni tüm unsurlarıyla uygulayacaktır. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

    Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.”

  • Kuveyt’te Anayasa Mahkemesi parlamento seçimini iptal etti! Eski vekiller meclise geri döndü

    Kuveyt’te Anayasa Mahkemesi parlamento seçimini iptal etti! Eski vekiller meclise geri döndü

    Kuveyt resmi ajansı KUNA’nın haberine göre Anayasa Mahkemesi, 29 Eylül 2022’de gerçekleştirilen seçimin iptali ve seçimleri kazandığı açıklananların üyeliklerinin geçersiz sayılması yönünde karar çıkardı.

    KARARIN GEREKÇESİ

    Mahkeme, iptal kararına gerekçe olarak “2020 yılında parlamentonun feshedilmesi kararının geçersiz olduğunu” göstererek bu durumdan hareketle 2022 seçimlerinin de geçersiz olacağını bildirdi.

    2020 PARLAMENTOSU DEVAM EDECEK

    Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararıyla feshedilen 2020 parlamentosu, “feshedilmemiş” olarak kabul edilecek.

    2020 SONUNDA PARLAMENTO FESHEDİLMİŞTİ

    Kuveyt‘te Meclis ile hükümet arasında tekrar eden anlaşmazlıklar nedeniyle Aralık 2020’de kurulan parlamento feshedilmişti. Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah da 22 Haziran 2022’de yaptığı açıklamayla ülkede erken seçime gidileceğini duyurmuştu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “Hazine yardımından vazgeçmeye hazırız” diyen Bahçeli’den AYM’ye HDP tepkisi: Bu karar gafilliktir

    “Hazine yardımından vazgeçmeye hazırız” diyen Bahçeli’den AYM’ye HDP tepkisi: Bu karar gafilliktir

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP’nin kapatılması istemiyle AYM’de açılan dava devam ediyor. Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    BLOKE KARARI KALDIRILDI

    Bu kararın kaldırılması talebi, AYM Genel Kurulu tarafından bugün ele alındı. AYM,HDP’nin hazine yardımı hesabına tedbiren konulan bloke kararını oy çokluğuyla kaldırdı. Mevzuata göre HDP’ye bu sene 179 milyonu 10 Ocak’a kadar olmak üzere 539 milyon TL Hazine yardımı yapılacak.

    “HAZİNE YARDIMLARI DEPREM BÖLGESİNE GÖNDERİLSİN” ÇAĞRISI

    Bugün partisinin MYK, MDK üyeleri ve milletvekilleriyle Genel Merkez’de bir araya gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yaptığı konuşmada bu karara tepki gösterdi. Bahçeli, “Son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan siyasi partilere her yıl hazineden ödenmek üzerine 5 binde 2’si oranında ödenek belirlenmektedir. Bu ödenek hazine yardımı yapılacak siyasi partiler arasında YSK tarafından ilan edilen oy oranlarına ilişkin bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenmektedir. 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için siyasi partilere yapılan hazine yardımlarının deprem bölgelerine gönderilmesi yönünde çağrıda bulunuyoruz. Biz bu yardımdan vazgeçmeye varız.” dedi.

    “HDP ADAY ARIYORSA, AYM BAŞKANI ARAYIP DA BULAMAYACAKLARI ÖZELLİKLERE SAHİP”

    Bahçeli, şöyle devam etti: “Diğer siyasi partilerden de hassasiyeti ümit etmektedir. Biz böyle düşünürken Anayasa Mahkemesi’nin HDP ile ilgili aldığı karar gafilliktir. AYM oy çokluğuyla karar almış ve yine safını belli etmiştir. HDP’nin kapatılması istemiyle AYM nezdinde açılan dava devam ediyorken terör ve bölücülük yatağının alacağı yardıma bloke konmuştu. Bu mahkeme söz konusu blokeyi kaldırmış HDP’ye hazinenin kasasını açmıştır. Bu karara oy veren mahkeme üyeleri vicdanlarını sesi değil ihanetin sesini dinlemiştir. Hukukun siyasileştiğini iddia eden gürültü kirliliği yapan müfterilerin hiçbir eleştirisi duyulmamıştır. İşlerine geldi mi adalet derler, gelmedi mi adaletin rafa kaldırıldığını iddia edecek kadar ikiyüzlüdürler. Önümüzdeki seçimden sonra Cumhur İttifakı’nın yegane hedeflerinden biri yeni anayasadır. AYM’nin kuruluş ve yargılama esasları kökten değiştirilmeli, hainlere zeytin dalı uzatan kahredici mevcut yapısı bütünüyle tasfiye edilmelidir. AYM, Türk milletinin mahkemesi değildir. Teröristlere hazine yardımını açan melanet olarak algılıyoruz. HDP kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı hedefliyorsa AYM başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahiptir.

    “AYM’NİN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ARKA BAHÇESİ OLMASI HUKUK KATLİDİR”

    AYM’nin bölücü terör örgütünün arka bahçesi olması hukuk katlidir. Buna göz yumamayız. Böylesi alçalmayı sineye çekemeyiz. Şehitlerin kemiklerini sızlatan kahramanlarımızı incitip yok sayan mahkemeyi biz de yok sayarız. Suçlunun masum kabul edilip, masumların suçlandığı Türkiye olamaz. Cumhur İttifakı böylesi kepazeliğe müsaade etmeyecektir. Teröristi aklayan mahkeme yapısına sonuna kadar karşı çıktık. Türk adaletine verilen zararı cübbe giyip karar açıklayan üyeleri nasıl tamir edecektir. Kandilden 3-5 terörist olsaydı aynı karar aynı şekilde çıkmayacak mıydı? Bu soruların cevabını AYM üyeleri değil aziz milletimiz 14 Mayıs’ta verecek ve hesabını soracaktır.

    “KIZILELMA ÜLKÜSÜYLE KENETLENELİM”

    Cumhur İttifakı’nın atacağı her adım daha umutlu, huzurlu bir Türkiye’ye doğru yol alıştır. Bizim siyasetimiz korkaklara karşı cesurların direncidir. Duruşumuzu talana ve yalana karşı faziletin inayetidir. Gelin haklı mücadeleye dahil olun. Tarihi görevde sizin de payınız olsun. Kızılelma ülküsüyle kenetlenelim. Bu tarihte 13. cumhurbaşkanını seçeceğiz hem de 28. dönem TBMM’yi belirleyeceğiz. Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ikinci dönemde de çok yüksek oy oranıyla seçilmesi, başarılı çalışmalarına ara vermeden devam etmesidir. Nihai arzumuz Cumhur İttifakı’nın TBMM’de çok güçlü temsil imkanına kavuşmasıdır.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk dönemi muazzam icraatlara sahne olmuştur. Türk milleti tarihiyle, kültürüyle uyumlu muazzam bir yönetim sistemini tercih etmiş. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine şahsın rejimi diyenler utanmadan damgalı müfterilerdir.”

  • Mahkemeden emsal karar! 25 yıl çalıştığı fabrikadan emekli olunca kovulan EYT’li, davasını kazandı

    Mahkemeden emsal karar! 25 yıl çalıştığı fabrikadan emekli olunca kovulan EYT’li, davasını kazandı

    Emeklilikte Yaşa Takınlanlar’a ( Eyt ) yönelik düzenlemenin yürürlüğe girmesi, 2 milyondan fazla kişiyi sevince boğarken, EYT’li olarak çifte maaş hayali kuranları yakından ilgilendiren davada mahkeme, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

    “EMEKLİ ÇALIŞTIRMIYORUZ”

    Tam 25 sene boyunca çalıştığı işyerinden emekli olduktan sonra ’emekli çalıştırmıyoruz’ denilerek kovulan işçiye mahkemeden müjde geldi. Mahkeme kararına gerekçe olarak; işyerinde emekliliği hak edenlerin işten çıkarılmasına dönük objektif bir kararın bulunmamasını gösterdi.

    GENÇLİĞİNİ VERDİ

    Gençliğini verdiği fabrikadan emekli olduğu gerekçesiyle işten çıkartılan işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tutarak işe iade davası açtı. Davacı emekli işçi; emeklilik nedeniyle yapılan fesihlere ilişkin yönetim kurulu kararının objektif olarak uygulanmadığını, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı belirterek işe iadesine ve mali sonuçlarına karar verilmesini istedi.

    MAHKEME DAVAYI KABUL ETTİ

    Davalı şirket avukatı, iş akdinin geçerli nedenle fesih edildiğini belirterek davanın reddini savundu. Mahkeme, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdi.

    DAVALI ŞİRKET İSTİNAFA BAŞVURDU

    Emekliliğin gelmesi halinde iş sözleşmesi gereği geçerli neden ile fesih haklarının bulunduğunu belirten şirket, yönetim kurulu kararı ile üst düzey yöneticiler hariç müdür ve alt kadrolarda çalışıp emekliliğe hak kazananların iş sözleşmelerinin fesih edildiği, bu kararın objektif ve genel olarak uygulandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinafa müracaat etti.

    EMSAL KARAR AÇIKLANDI

    Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verildiği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: “İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin şartlarına uyduğunu, daha sonra içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Olayda; davacının çalışma süresi 04/11/1996-30/03/2021 tarihleri arasında olup, emeklilik(08) kodu ile çıkış bildirimi verilmiştir. Fesihten itibaren zorunlu arabuluculuk aşaması ile sonrasında davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı ve davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlandığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararını gerekçesinde; emekliliği gelen işçilerin iş sözleşmelerinin fesih edilmelerine ilişkin yönetim kurulu kararının eşit – objektif olarak uygulanmadığını, fesih sebebinin açık – kati olarak belirtilmediğini, davacı ile aynı statüde bulunup emekliliği gelmesine rağmen çalışmaya devam edenlerin bulunduğunu belirtilmiştir. Bu durumda, işe iadeye yönelik verilen karar dosya çerçevesine uygun olup, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu halde incelenen kararın usül ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.”

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi
  • Cübbeli Ahmet Hoca, HDP’ye yönelik bedduası sonrası Twitter’da TT oldu

    Cübbeli Ahmet Hoca, HDP’ye yönelik bedduası sonrası Twitter’da TT oldu

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP’nin kapatılması istemiyle AYM’de açılan dava devam ediyor. Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    BLOKE KARARI KALDIRILDI

    Bu kararın kaldırılması talebi, AYM Genel Kurulu tarafından bugün ele alındı. AYM,HDP’nin hazine yardımı hesabına tedbiren konulan bloke kararını oy çokluğuyla kaldırdı. Mevzuata göre HDP’ye bu sene 179 milyonu 10 Ocak’a kadar olmak üzere 539 milyon TL Hazine yardımı yapılacak.

    “ÇOLUK ÇOCUKLARINDAN BELA İLE ÇIKSIN”

    Bu karara en sert tepki gösteren isimlerden biri de kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü oldu. Haftanın Sohbeti programında AYM’nin kararına tepki gösteren Cübbeli, “Bunlara giden para haram olsun, zehir zıkkım olsun, çoluk çocuklarından bela ile çıksın. Hiçbir Müslüman olarak helal etmiyoruz. Askere polise kurşun sıkan adamlara bu paraları vergileri veriyoruz hepimiz. Haram ediyoruz. Böyle bir şey olur mu? Böyle devlet olur mu? Askerine polisine kurşun sıkana para verir mi yahu?” ifadelerini kullandı.

    SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

    Cübbeli Ahmet Hoca, bu çıkışıyla Twitter Türkiye gündeminde TT oldu. Onlarca kullanıcı Cübbeli’nin sözlerini paylaşarak konuyla ilgili 8 binden fazla yorum yaptı.

    İşte o paylaşımlardan bazıları:

  • Ereğli Demir Çelik, kâr payı dağıtmama kararı aldı

    Ereğli Demir Çelik, kâr payı dağıtmama kararı aldı

    Investing.com – Ereğli Demir Çelik (EREGL) ve İskenderun Demir Çelik (ISDMR), bu sene kâr payı dağıtmama kararı aldıklarını duyurdu.

    Ereğli Demir Çelik ve İskenderun Demir Çelik, yatırım döneminde olunması nedeniyle sağlık nakit akışının devam ettirilmesi amacıyla nakit kâr payı dağıtmama kararı aldı. Şirketler, 2022 yılı için dağıtılmayan net kârı, olağanüstü yedek olarak ayrılması kararı alınırken bu karar 31 Mart’ta gerçekleşmesi planlanan Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda Genel Kurul’un onayına sunulacak.

    Erdemir tarafından yapılan açıklamada şirket, 2022 yılı faaliyetlerinden Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine göre düzenlenmiş mali tablolarda 24.264.661.561 TL, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) II-14.1 no.lu tebliğ hükümlerine göre düzenlenmiş konsolide mali tablolara göre ise 18.005.034.248 TL net dönem kârı elde ettiğini bildirdi.

    İskenderun Demir Çelik ise 2022 yılı faaliyetlerinden Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine göre düzenlenmiş mali tablolarında 13.445.461.872 TL, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) II-14.1 no.lu tebliğ hükümlerine göre düzenlenmiş solo mali tablolarında ise 6.726.197.121 TL net dönem kârı bildirdi.

    Erdemir, yeni bir hisse geri alım programı duyurdu

    Ereğli Demir Çelik, 14 Temmuz 2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda onaylanan Pay Geri Alım Programı’nın iptal edilerek, şirket paylarının geri almasını teminen yeni bir geri alım programının başlatılacağını duyurdu. Alınan bu karar da 2022 yılı hesap dönemi faaliyet sonuçlarının görüşüleceği Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, Genel Kurul’un onayına sunulacak.

    EREGL hissesi, dün akşam saatlerinde açıklanan kâr payı dağıtmama kararının ardından güne %4 düşüşle 41,26 TL’den başladı. Gün içi işlemlerde ise hisse fiyatı 40,8 – 41,46 TL aralığında yatay hareket ediyor.

    ISDMR hissesi ise güne %5,24 düşüşle 43 TL’den başladıktan sonra hafif bir toparlanma gördü ve gün içinde 45 TL bandına kadar yükseldikten sonra son saatte 44 TL bandında hareket ediyor. 

    Yazar: Günay Caymaz

  • Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Muğla’da üniversite öğrencisi 27 yaşındaki Pınar Gültekin’i boğduktan sonra varile koyup yakan tutuklu sanık Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Kardeşi Mertcan Avcı’ya ise ‘suç delilerini gizleme, değiştirme ve yok etme’ suçundan 4 yıl hapis cezası verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı’nın gösterdiği yerdeki varilde, Gültekin’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı.

    KARDEŞİ DE TUTUKLANDI

    Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan tutuklandı. Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklandı. Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konulup tahliye edildi. Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı, sanık Cemal Metin Avcı’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın da ‘Delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme’ suçunu işlediğini iddia edip şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim 2020’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de karara yapılan itirazın, kesin olarak reddine hükmetti.

    Mertcan Avcı ve Cemil Metin Avcı

    AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ

    Davanın 24 Ocak 2022’de görülen 9’uncu duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Pınar Gültekin’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliğiyle kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı’nın, ‘Canavarca hisle öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mertcan Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması’, Cemal Metin Avcı’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini yok etmek ve gizlemek’ suçlarından cezalandırılmasını istedi.

    Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı, 21 Şubat’ta, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ten tutuklandı.

    Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Mertcan Avcı’nın, Pınar Gültekin’in bulunduğu varildeki yangını önleyecek, sonlandıracak ve ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmadığına yer verilerek, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianame, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme heyeti, suça doğrudan etki edebilecek nitelikteki delillerin toplanmadan hazırlandığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verdi. Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün, iade kararına itiraz ederek, Mertcan Avcı hakkında yürütülen soruşturmada, mevcut verilerle toplanabilecek tüm delillerin toplandığını, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğini anlattı.

    Savcılığın itirazını değerlendiren Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Kararda, itirazın kabulünün gerekçesi için, “Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Pınar’ın kesin ölüm sebebiyle zamanının belirlenmesi için mevcut veriler bağlamında mümkün olan tüm tespitler yapılarak iddianamenin düzenlendiği kanaati oluştuğundan, yeniden rapor alınmasının artık mahkemenin takdirinde olduğu, iddianamenin iade kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.

    Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna avukatı itiraz etti. İtirazı değerlendiren Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Avcı’nın mevcut delil durumu, aynı delil durumuyla sanığın tutuklanma taleplerinin reddedilmesi, kaçma şüphesinin olmaması, adli kontrol tedbirlerine uyması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere tahliyesine karar verdi.

    ANNE HAKKINDA DAVA

    Cemal Metin Avcı’ya, 14 Şubat’ta görülen davanın 10’uncu duruşmasında, “Seni öldüreceğim, öldüreceğim köpek. Sen niye orada konuşuyorsun köpek” diye hakarette bulunduğu gerekçesiyle anne Şefika Gültekin hakkında, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 4 yıl 4 ay hapis istendi. İddianame mahkeme tarafından kabul edilip, anne Gültekin hakkında kamu davası açıldı.

    HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİYLE 23 YIL HAPİS

    Davanın 16 Mayıs’ta görülen 12’nci duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürmek’, kardeşi Mertcan Avcı’nın da ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirak’ten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    Mütalaada Eda Karagün, Şükrü Gökhan Orhan, anne Ayten ve baba Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 20 Haziran’da görülen davanın 13’üncü duruşmasında, Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, 23 aydır tutuklu Avcı’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi, ardından haksız tahrik indirimi uygulayıp, cezayı 23 yıl hapse düşürdü. Tutuksuz kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın ise beraatine karar verildi. Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıdı.

    İZMİR’DE YENİDEN HAKİM KARŞISINDALAR

    Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Mahkemesi, davanın yeniden görülmesine karar verdi. 16 Şubat’ta görülen duruşmada esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, Cemal Metin Avcı ve kardeşi Mertcan Avcı hakkında ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi. Savcı, Mertcan Avcı’nın olay yerine Gültekin varilde yakılmaya başladığında geldiğini ve uzunca bir süre sanık olan ağabeyle varildeki yanma işleminin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Savcı, Cemal Metin Avcı’nın olay yerinden bir süreliğine ayrıldığı sırada kardeşi Mertcan Avcı’nın varildeki alevlerin tamamen sönmesini beklediği vurgulandı. Savcı, mütalaasında ayrıca Cemal Metin Avcı’nın ilişkisinin açığa çıkmasından korkup, plan yaparak Gültekin’i bağ evine götürdüğü ve burada etkisiz hale getirdikten sonra metal varile koyduğu, odun parçaları ve daha önceden temin ettiği benzinle yaktığını belirtti. Mertcan Avcı’nın varilin içerisinde maktulün olduğunu bilmediğine yönelik savunmasının da inandırıcı olmadığına da mütalaada yer verildi.