Etiket: Parti

  • TBMM’de parmak boyası tartışması! Muhalefetin çağrısına AK Partili isimden tepki: Türkiye bir Uganda değil

    TBMM’de parmak boyası tartışması! Muhalefetin çağrısına AK Partili isimden tepki: Türkiye bir Uganda değil

    Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine kilitlenirken, seçim güvenliğiyle ilgili tartışmalar da iyiden iyiye alevlendi.

    MECLİS’TE TARTIŞMA YAŞANDI

    TBMM’de 15 Mart tarihinde gerçekleşen oturumda parmak boyasıyla ilgili bir tartışma yaşandığı ortaya çıktı.

    MUHALEFET VEKİLLERİNDEN PARMAK BOYASI ISRARI

    Tutanaklara yansıyan diyaloğa göre muhalefet milletvekilleri parmak boyasının yeniden kullanılması gerektiğini söyledi. İYİ Partili Şenol Sunat ise en azından deprem bölgesinde parmak boyası kullanılması gerektiğini belirtti.

    “YSK SEÇİMLERİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YÖNETEBİLECEK KABİLİYETE SAHİPTİR”

    Yüksek Seçim Kurulu AK Parti temsilcisi ve milletvekili Recep Özel, ‘buna gerek olmadığını’ belirterek, parmak boyasıyla ilgili şunları dile getirdi; “Yüksek Seçim Kurulu elindeki mevcut imkânlarla bu seçimleri en güzel şekilde yönetebilecek kabiliyete sahiptir. Bakın ‘parmak mührü’ diyorsunuz değil mi? 1961’de 298 sayılı yasada bu yoktu, 1979’da girdi, ondan sonra seçimlerde uygulandı, en son da 2009 yerel seçimlerinde uygulandı ve 2010’da yürürlükten kalktı.

    “TÜRKİYE BİR UGANDA DEĞİL”

    Şu anda bunları hangi ülkeler uyguluyor biliyor musunuz? Filipinler, Etiyopya, Uganda. Türkiye bir Uganda değil. Türkiye Cumhuriyeti devleti, kimlik numarasına geçtikten sonra mükerrer seçmen, bir başka kişinin yerine oy kullanma bizim seçim sistemimizde yoktur.”

    İYİ PARTİLİ YOKUŞ: BURASI DA UGANDA OLDU SAYENİZDE

    İYİ Partili Fahrettin Yokuş ise Özel’e “Burası da Uganda oldu sayenizde” diye cevap verdi. Muhalefet milletvekilleri, seçim konusunda AK Parti ve YSK’ya güven duymadıklarını ifade etti.

  • Cumhur İttifakı’na katılacaklar mı? Yeniden Refah Partisi saat 13.00’te son kararını duyuracak

    Cumhur İttifakı’na katılacaklar mı? Yeniden Refah Partisi saat 13.00’te son kararını duyuracak

    Seçim maratonuna girilmesiyle birlikte partilerin ittifaklarını genişletme girişimleri de hızlandı. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve beraberindekiler, geçtiğimiz hafta Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yıldırım ve Erbakan, görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Erbakan’a seçimlerde birlikte yol yürümeyi teklif ettiklerini söyleyen Binali Yıldırım, “Çok faydalı bir görüşme gerçekleştirdik. Seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Sayın Genel Başkan ve arkadaşları bu konuda kendi değerlendirmelerini yapacaklar. Kararlarını paylaşacaklardır.” ifadelerini kullandı.

    “CEVABIMIZI EN KISA ZAMANDA İLETECEĞİZ” DEMİŞTİ

    Fatih Erbakan ise cevabı en kısa zamanda ileteceklerini belirterek, “Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, daveti değerlendireceklerini belirterek, “AK Parti heyeti olarak ziyarette bulundular. Yaklaşan seçimler dolayısıyla bir müzakerede bulunuldu. Cevabımızı kendilerine en kısa zamanda ileteceğiz. Nazik ziyaretlerinden davetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.” dedi.

    SAAT 13.00’TE AÇIKLAMA YAPACAK

    Gelişmeler merakla beklenirken Yeniden Refah Partisi, ittifak kararını bugün açıklayacaklarını duyurdu. Erbakan’ın paylaşımında, “Yarın saat 13.00’da Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde seçimlere ilişkin yol haritamızı açıklayacağız. Tüm teşkilatlarımız davetlidir.” denildi.

  • Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Liberal Demokrat Parti (LDP) eski Genel Başkanı Cem Toker, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye seslendi. Toker, “Öfkenizde çok haklı olabilirsiniz. Ama bence lütfen öfkenizi yeniniz. Ülkenin bekası için, öfkeniz sağduyunuzun önüne geçmemeli. Cehennemin yoluna taş döşemiş siyasetçi konumuna düşmeyiniz.” dedi.

    “SAMİMİ OLDUĞUNUZDAN ŞÜPHEM YOK”

    Toker’e İnce’den yanıt geldi. Toker’e hitaben iki sayfalık mektup kaleme alan Muharrem İnce, tek adayla seçimlere girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşündüğünü belirtti. İnce, mektubunda şu değerlendirmelerde bulundu: “Sn. Cem Toker Twitter’dan bana yazdığınız açık mektubu dikkatlice okudum. Samimi olduğunuzdan şüphem yok, o nedenle hem size hem de sizin nezdinizde aynı düşüncede olan samimi seçmenlere kendi açımdan meseleyi anlatmak için bu mektubu yazıyorum.

    “KİMLERİN SESİ OLDUĞUMUZU ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

    Bildiğiniz üzere, 2018 seçimleri sırasında ve sonrasında defalarca kamuoyu ile paylaştığım gelişmelerden sonra partimden ayrılıp yol arkadaşlarımla birlikte yaklaşık 2 yıl önce Memleket Partisi’ni kurduk. O günden bugüne kadar da sürekli ülkeyi dolaşarak yaptığımız mitinglerde, TV programlarında, sosyal medyada, gazetelerde neden böyle bir yola çıktığımızı amacımızı, kimlerin sesi olduğumuzu anlatmaya çalıştık.

    “”ÖFKE İLE YOLA ÇIKMADIK”

    Kanaatinizin aksine öfke ile yola çıkmadık, aklımız bize mevcut muhalefet yapısı ile Erdoğan’ın devrilemeyeceğini söylediği için ve artık bu duruma katlanamadığımız için çıktık. Gönüllülerinden başka destekçisi olmayan, üyelerinin bağışları ile ayakta duran 2016 model bir otobüsten başka mal varlığı olmayan bu partinin ömrünün uzun olamayacağını düşünmüş olacaklar ki muhalefetten kimse bizi bir masaya davet etmedi.

    “SARAYA GİDEN CHP’Lİ İFTİRASINI ATIP KENARA ÇEKİLDİLER”

    Ayrıca yaklaşık 3 yıldır dillendirdiğimiz konular duymazdan gelindi. 2018 yılı seçimlerinde neden 12 bin sandığa gözlemci konulmadığı açıklanmadı. Secim sistemini takip etme iddiasıyla kurulduğu söylenen sistemin seçim gecesi neden çöktüğünün hesabı verilmedi. Cumhurbaşkanı kampanyası sırasında bana yakın olduğu bilinen milletvekillerinin neden listelere konulmadığı açıklanmadı. Seçimlerden sonra seçimlerin değerlendirildiği toplantıya neden Cumhurbaşkanı adayının çağrılmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Saraya giden CHP’li iftirasını atıp kenara çekildiler. Seçim gecesine ilişkin başlatılan linç kampanyasını organize eden parti yetkilileri görevde tutuldu.

    “TASFİYE EDİLMEK İÇİN ADAY GÖSTERİLDİM”

    “CHP PARTİ YÖNETİMİ, ERDOĞAN GİBİ İŞİNE GELMEYEN ŞEYLERİ DUYMAZDAN GELDİ”

    Demem o ki, CHP parti yönetimi aynı Erdoğan gibi işine gelmeyen şeyleri duymazdan geldi işine gelmeyen gelişmeleri de son derece demokrat (!) yöntemlerle bastırdı.

    “ÇAĞRILARIM DUYMAZDAN GELİNDİ”

    Yine 3 yıldır muhalefeti bu seçimlere ciddi bir şekilde hazırlanmaya davet ettim. Sizin de üzerinde çok durduğunuz seçim güvenliğini, sandıklara sahip çıkılması gerektiğini söyledim. Defalarca gelin sandık güvenliği için bir araya gelelim bu konuda iş birliği yapalım dememe rağmen bu çağrılarım da duymazdan gelindi. Bütün bunlar size de tuhaf gelmiyor mu?

    “6’LI MASA’NIN MUHALEFET MODELİ MİLLETİMİZDEN TEVECCÜH GÖRMEMEKTEDİR”

    Gelinen durumda kamuoyu araştırmaları göstermektedir ki, 6’lı Masa çerçevesinde ortaya konulan muhalefet modeli milletimizden yeteri kadar teveccüh görmemektedir. Bu yüzden, cumhurbaşkanı adayı olarak benim ve Memleket Partisi’nin oyundaki hızlı artış Masaya bel bağlayanları büyük bir tedirginliğe sürükledi. Daha önce bizi görmeyenler, sesimizi duymayanlar bu tedirginlikten olsa gerek belediyelerden maaşlı bazı gazetecileri, sosyal medya trolleri üzerinden adeta terör estirerek sanki 6’lı Masa’nın bugünkü halinin sorumlusu benmişim gibi bana saldırıyorlar. Hemen belirtmeliyim ki, bu tepkileri umursamıyorum ve hiçbir yılgınlık emaresi göstermiyorum. Aksine, bu ergence tavırların derdimi daha iyi anlatmama yardımcı olacağı kanaatindeyim.

    “6’LI MASA GÖNÜLLÜ BİRLİKTELİĞE DAYANMIYOR”

    Zira sırf Kemal Bey’i cumhurbaşkanı yapmak için uygulanan bu strateji halkımız tarafından tasvip edilmiyor. Bugün büyük bir muhalefet çatısı olarak sunulan 6’lı Masa aslında, bağımsız aktörlerin gönüllü birlikteliğine dayanmıyor. CHP Genel Merkez katında geliştirilen bir fikrin, 4 cılız partiye adeta rüşvet verilerek kabul ettirildiğini milletimiz görüyor.

    “İYİ PARTİ’NİN NASIL MASAYA SİLLE TOKAT GERİ OTURTULDUĞUNA ŞAHİT OLDUK”

    Toplam oy oranı %1,5 bile olmayan bu 4 partiye kabinede 8 makam vaat edildiğini ve bu partilerin meclise CHP listelerinden ayrılacak kontenjanlar ile gireceğini biliyoruz. Diğer yandan, masadan kalkma niyetini açıkça beyan eden İYİ Parti’nin nasıl sille tokat, yaka paça masaya geri oturtulduğuna hep beraber şahit olduk. Rüşvet, şantaj, linç ve karalama ile açıklanabilecek bir süreç sonunda Kemal Bey başkan adayı olarak açıklandı ve haliyle halk bu duruma tepki gösteriyor.

    “VATANDAŞIN DA AYNI ONAYI VERECEĞİ ANLAMINA GELMİYOR”

    Erdoğan’ın berbat yönetimine duyulan tepkiyi Kemal Bey’in kendi başkan adaylığını onaylatmak için kullandığı ve bu adaylığı adeta gasp ettiği düşünülüyor. Kemal Bey, ittifak parti liderlerine kendini onaylatmış olabilir ama bu durum tabandaki vatandaşın da aynı onayı vereceği anlamına gelmiyor. Nitekim ittifak içindeki bazı partilerin tabanlarından gelen seslerin bu yönde olduğunu herkes görüyor. Oy oranlarımızdaki artışın başlıca sebebinin bu tepki olduğunun farkında olduğunuzu umuyorum.

    “KEMAL BEY’İN ADAYLIĞI MUHALEFETİN ORTAK KARARI DEĞİL”

    Açıkça görülüyor ki Kemal Bey’in adaylığı sanıldığı gibi muhalefetin ortak ve gönüllü kararı değildir. Hem kurulan masanın sakil yapısı hem de masada muhatap alınıp ülkenin geleceğine ortak edilen kişilerin bozuk sicili, halkı bu masadan uzaklaştırıyor. AKP’nin kurduğu çarpık ekonomi anlayışının mimarlarından Ali Babacan, Suriye meselesini ülkemizin başına bela eden ve milyonlarca göçmen ve sığınmacının ülkemize gelmesine sebep olan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Temel Karamollaoğlu kurulan ittifakı zayıflatmaktadır. Bu isimlerin karar alma süreçlerinde etkin olma ihtimali bile tabanda birçok seçmeni tedirgin etmektedir. Üstelik muhalif seçmenler partilerine oy verdiklerini zannederken sandıktan bu partilerin milletvekillerinin çıkma ihtimalini ise hiç istememektedir.

    “3 YILDIR MUHALEFETİN HATALARINI ANLATIYORUM”

    Öyle bir hava estiriliyor ki, sanki ben partiden yeni ayrıldım sanki bugün söylediklerimi yeni söylüyorum. Yaklaşık 3 yıldır bu iktidarın gönderilmesi için neler yapılması gerektiğini, muhalefetin hatalarını anlatıyorum. Benim söylediklerime parti yöneticileri kulak tıkasalar da tabanın bana hak verdiği ortadadır. Muhalefet cephesi olarak tek adayla değil çoklu adayla secime gidilmesi gerektiğini her fırsatta söyledim. Bugün de aynı görüşteyim. Daha önce 2014 seçimlerinde Ekmeleddin Bey’in adaylığında olduğu gibi bugün de kamuoyunu manipüle etmek için sahte anketler yayınlanmakta ve muhalifler için yalancı cennet hikayeleri uydurulmaktadır.

    “BU ANLAYIŞIN ERDOĞAN’I YENECEĞİNE İNANMIYORUM”

    Sn. Toker, Samimiyetle bilmenizi isterim ki ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum. Tek adayla girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşünüyorum. Erdoğan’ın amacı bütün muhalefeti tek bir kayığa bindirip ondan sonra tekmeyi vurmaktır. Toplam oyu %1,5’u geçemeyen ve toplumsal temsili zayıf olan partilerle sırf adaylığını onayladıkları için sürdürdüğü ittifakı Kemal Bey vakit varken bozmalıdır. Seçimin ikinci tura kalması durumunda Erdoğan kaybedecektir. Ben bunu görüyorum ve tek amacım bunu gerçekleştirmektir.

    “ÜLKEMİN MENFAATİNİ HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTARIM”

    Benim aday olmak gibi bir kişisel tutkum yok, herkes bilsin ki ülkemin menfaatini her şeyin üzerinde tutarım. Bununla birlikte adaylığımın gördüğü ilginin bu muhalefet anlayışını benimseyenlere bazı şeyleri fark ettirmesini umut ediyorum. Siyaset bir vekalet işidir. Biz belirli bir seçmen grubunun vekili olarak siyaset yapıyoruz. Bir toplumsal talebi dillendiriyoruz. Benimle yola çıkan, partiye yardımda bulunan, gece gündüz menfaati olmadan çalışan yol arkadaşlarımı hiçe sayarak kendi başıma alabileceğim bir karar da olamaz. Herkese içindeki Memleket sevgisi kadar başarılar dilerim.

    Saygılarımla,

    Muharrem İnce”

  • HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’ndan İHA muhabirine önemli açıklamalar

    HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’ndan İHA muhabirine önemli açıklamalar

    Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Cumhur İttifakı’na katılım süreci ve parti politikalarıyla ilgili İHA muhabirine özel açıklamalarda bulundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile geçekleştirdiği görüşme sonrasında HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı’na dahil olmasının ardından gözler HÜDA-PAR cephesine çevrildi. Yaşanan süreç ve parti politikalarıyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, “Hem Cumhurbaşkanlığı hem de parlamento seçiminde birlikte hareket etmek için Cumhurbaşkanı bize Cumhur İttifakı’na katılmamız ve destek vermemiz doğrultusunda bir talepte bulundu” dedi.

    “Biz Cumhurbaşkanı’na Cumhurbaşkanlığı seçiminde destek vereceğimizi açıkladık”

    “Sanki ittifak yapan partilerin programları ya da memleketin tüm meseleleriyle ilgili düşünceleri tam bir uyum içerisinde olmak zorundaymış gibi cümleler kuruluyor”

    HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı’nda kendi programı ve kendi kimliğiyle yer alacağını, ittifaktaki partilerin düşüncelerinin birebir uyuşmasına gerek olmadığını vurgulayan Yapıcıoğlu, konuya ilişkin şu sözleri kaydetti:

    “Hem AK Parti hem de Milliyetçi Hareket Partisi tarafından bu konuyla ilgili birçok açıklama yapıldı. Cumhur İttifakı’nda bulunan partilerin hiçbiri diğer partilere iltihak etmiş değil. Hatta 2018 seçimlerinde AK Parti listelerinden seçime katılan Büyük Birlik Partisi bile kendi programı, duruşu ve siyasi görüşü ayrı olan bir partidir. Biz de henüz bu görüşmelere başlamadan önce de bir ittifak içerisinde yer alabileceğimizi ama kendi programımız, rengimiz ve kimliğimizle bir ittifak içerisinde yer alma imkanı varsa bunu değerlendirebileceğimizi söyledik. Israrla bu konu üzerinde sorular soruluyor. Bir şeyler kaşınmak istiyor. Sanki ittifak yapan partilerin programları ya da memleketin tüm meseleleriyle ilgili düşünceleri tam bir uyum içerisinde olmak zorundaymış gibi cümleler kuruluyor. Böyle bir zorunluluk yok. Eğer HÜDA-PAR Cumhur İttifakı’na katılıp yoluna orada devam edecekse, HÜDA-PAR ne AK Parti’ye ne de Cumhur İttifakı’nın bileşenleri olan diğer partilere iltihak etmeyecek. HÜDA-PAR kendi kimliğiyle kalacak. Elbette diğer partilerin de öyle. Farklı programlara sahip AK Parti ve MHP’nin de bazı konularda dünya görüşleri farklı. Elbette birbiriyle örtüşen noktalara da sahipler. Ama bu ittifak geçen seçimden bu yana sorunsuz yürüyor. Herhangi bir meselede bir koalisyon gibi bütün partilerin ortak imzasıyla bir politika yürütülecek derseniz o zaman sıkıntı çıkar. Bu ittifakın içerisinde yer aldığı için MHP kendi kimliğinden vazgeçti mi, geçmedi. Eğer olacaksa biz de kendi kimliğimizle bu ittifakın içerisinde yer alacağız. Anlaştığımız noktalarda daha büyük hedefler varken, dışarıdan bu kadar saldırı varken ya da memleket bu kadar zor bir süreçten geçerken bunlara takılıp bir fitne çıkartmaya çalışanlar kendi umduklarını bulamayacaklar, hevesleri kursaklarında kalacak.”

    “Sapıklık özgürlüğü yoktur. Bizim inancımızda böyle bir özgürlük yoktur”

    Genel Başkan Yapıcıoğlu, parti programında yer alan “Hakaret, iftira, şiddete başvurma, ırkçılık, ayrımcılık, toplumun kutsal değerlerini aşağılama ve insan fıtratına aykırı fiillerin savunulması, düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilemez ve himaye edilemez” politikasında yer alan insan fıtratına aykırı fiillerin ne olduğuna dair sorulan soru üzerine “Tam özgürlükçülük diye bir şey hiçbir düşünce sisteminde yoktur. Hiç kimsenin toplumun haklarını çiğnemeye, toplumun huzurunu ve düzenini bozmaya bir hürriyeti olamaz. Başkasının özgürlüğünün başladığı yerde sizin özgürlüğünüz biter. Örneğin sapıklık özgürlüğü yoktur. Bizim inancımızda böyle bir özgürlük yoktur. Onlar gayri fıtri hareketlerdir. Siz o hareketleri yayma ve propagandasını yapma özgürlüğüne sahip olamazsınız. Bizim düşündüğümüz düzende ve idare tarzında böyle bir özgürlüğü biz tanımıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “25 yıl evli kalan kadın özellikle de anneyse primleri devlet tarafından karşılanmak üzere emeklilik hakkı tanınmalıdır”

    Kadınların erkeklerle birlikte çalışması ve kadınların çalışma hayatında bulunmasına yönelik olarak fikirlerini açıklayan Genel Başkan Zekeriya Yapıcıoğlu, “Kadınlar ile erkekler eğer kadınların biyolojik ve fiziki özelliklerine uygunsa çalışması mümkündür. Mesela maden işçiliği gibi ağır bir alanda kadınları çalıştırabilir misiniz? Kadın fıtratı itibarıyla narin ve naziktir. Fiziki güç isteyen işlerde kadınları çalıştırmak zulümdür. Kadın eğer çalışmak istiyorsa çalışmalıdır. Zorunda olduğu için çalışmamalıdır. Hiçbir kadın çalışmak zorunda kalmamalıdır. Eğer istiyorsa önüne hiçbir engel koyulmamalıdır. Kadının fıtratına uygun olmayan, gücünü aşan işlerde çalışmamalıdır. Çocuklar için de aynısı geçerlidir. Çocuklar çalıştırılmamalıdır. Eğer bir kadın ya da çocuk ihtiyaç nedeniyle çalışmak zorundaysa devlet ve yönetim o çocuk ve kadının bütün ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Annelik çok kutsal bir iştir. Sadece bir alanda değil. Pek çok mesleğin aynı anda icra edilmesidir annelik. Çocuk yetiştirmek toplumun geleceği açısından çok ulvi bir görevdir. Çok özveri isteyen iştir. Bu işin hafta sonu izni veya çalışma saatleri yoktur. Bu yüzden biz, 25 yıl evli kalan kadın özellikle de anneyse primleri devlet tarafından karşılanmak üzere emeklilik hakkı tanınmalıdır” dedi.

    “Anayasayı değiştirmek için bütün siyasi tarafları bir masa etrafında toplar bu toplumun gerçekten kendi anayasasını yapmasını sağlardım”

    Eğer yarın cumhurbaşkanı olabilseydi ilk olarak neyi değiştirirdi sorusunun üzerine anayasayı, eğitim sistemini ve yargı sistemini değiştireceğini belirten Yapıcıoğlu,

    “Anayasayı değiştirirdim. Tamamen sivil bir anayasa yapardım. Anayasayı tek başıma cumhurbaşkanı olarak değiştirmezdim. Anayasayı değiştirmek için bütün siyasi tarafları bir masa etrafında toplar bu toplumun gerçekten kendi anayasasını yapmasını sağlardım. 1982 Anayasası, 12 Eylül 1980’de yönetime el koyan askeri bir cunta tarafından hazırlanan bir anayasadır. 20 kere değişime uğramış ama halen devam ediyor. Eğitim sistemiyle ilgili ciddi değişiklikler yapmak gerekiyor. Eğitimde bir sistem yok. Hükümetlere göre değil bakanlara göre değişiyor. Sürekli bir yaz boz tahtası. Adalet sistemine çok ciddi bir dokunuş gerekiyor. Tam bağımsız bir yargının oluşması için müdahalelerde bulunmak gerekiyor. Herhangi bir kişi veya partinin tek başına sadece kendi düşünceleri doğrultusunda toplumu ikna etmeden ya da toplumun farklı kesimleriyle bir konsensüs oluşturmadan bu değişiklikleri yapması mümkün değil. Birileri ben hükümet olursam sihirli değnekle dokunur gibi her şeyi bir anda değiştirebilirim, hayır. Hiç kimse tek başına bütün toplumun temsilcisi olamaz. Cumhurbaşkanı bir kral değildir, olmamalıdır” açıklamalarında bulundu.

    “HÜDA-PAR’ın oylarının arttığını, onlar da yaptırdıkları kamuoyu araştırmalarıyla görüyorlar”

    HÜDA-PAR’ın 2018 seçimlerinde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklediğine ve bununla ilgili yapılan açıklamalar olduğuna ama 5 yıl önce gerçekleştirilen seçim öncesinde bu konunun bu kadar tartışılmamasının nedenini artan oy oranlarına bağlayan HÜDA-PAR lideri Yapıcıoğlu, “Biz 2018 Genel Seçimleri’nde de Cumhurbaşkanını destekleyeceğimizi söyledik ve destekledik. Fakat parlamento seçimlerinde biz kendi adaylarımızla seçimlere katıldık. 2018’de bu kadar yaygara çıkmadı çünkü o zaman 6 farklı cumhurbaşkanı adayı vardı. Seçimlerin birinci turda bitme ihtimali yüksekti. İkinci tura kalsaydı belki o zaman yaygara çıkacaktı. Muhalefet kesimi seçimlerin ikinci tura kalacağını bekliyordu. Mevcut dengeyi bizim değiştirebilme potansiyelini bizden beklemiyorlardı. Şu anda ise muhalefet kendisini cumhurbaşkanı seçimini kazanmaya yakın görüyor. Ama aslında dengeli bir durum var. On bin oyun çok şeyi değiştirebileceğini muhalefet de görüyor. HÜDA-PAR’ın oylarının arttığını onlarda yaptırdıkları kamuoyu araştırmalarıyla görüyorlar. Her ne kadar bazı şirketler bize karşı bir karartma uygulasalar da. Bu dengeler bozulduğu için birilerinin dengesi bozuldu. Denge bozulduğu için birilerinin kimyası bozuldu. Hem Millet İttifakı’ndaki partiler hem de herhangi bir ittifak içerisinde olmayan pek çok partiyle görüştük. Fakat Millet İttifakı’na katılım yönünde resmi bir davet gelmedi. 6’lı Masa’nın haricindeki birçok partiden resmi davet geldi. Ama onlar çok uygulanabilir ve gerçekçi davetler olmadığı için onları çok düşünmedik” dedi.

    Ayrıca HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu parti olarak 2023 Genel Seçimleri’ndeki hedeflerinin yüzde 3 olduğunu ve eğer o hedefi yakalayabilirlerse her seçimde bunun üzerine ilave ederek çıtayı yükselteceklerini vurguladı. – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • İşte Erdoğan’ın masasındaki son anket! AK Parti MKYK üyesi katıldığı yayında rakam verdi

    İşte Erdoğan’ın masasındaki son anket! AK Parti MKYK üyesi katıldığı yayında rakam verdi

    Ak Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Orhan Miroğlu, tv100 ekranlarında yayınlanan bir programa katılarak yaklaşan seçimler öncesi dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

    “HDP YÖNETEBİLECEĞİ BİR ÖZERK BÖLGE İSTER”

    Millet İttifakı’nın bir vaadinin olacağını hayal etmemek gerektiğini savunan Miroğlu, “Ne vaat ederse etsin HDP’nin kendine ait bir programı var. Ve bu programı tüm Türkiye’de hakim kılmak isteyen bir parti. Bir şeye inanıyor bu arkadaşlar ve inandıkları şeyin hepimizin faydasına olacağına dair bir kanaatleri var ama öyle değil. HDP yönetebileceği bir özerk bir bölge ister” dedi.

    AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu.

    “HDP’Yİ YÖNETEN KADROLAR İÇİNDE RAHATSIZLIK VAR”

    “SEÇİM İLK TURDA BİTER”

    AK Parti milyonlarca üyesi olan Türkiye’yi 20 yıldır yöneten çok güçlü siyasi kadrolara sahip bir parti olduğunu belirten Miroğlu, “Yüzde 51-53 oyumuz var. Seçim ilk turda biter” ifadelerini kullandı.

  • Destek görüşmelerine devam ediyor! Kılıçdaroğlu önce Milli Yol Partisi’ni sonra Bağımsız Türkiye Partisi’ni ziyaret edecek

    Destek görüşmelerine devam ediyor! Kılıçdaroğlu önce Milli Yol Partisi’ni sonra Bağımsız Türkiye Partisi’ni ziyaret edecek

    6’lı Masa liderlerinin onayıyla Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.

    ART ARDA İKİ ZİYARET

    Kılıçdaroğlu, adaylığı sonrası ilk temaslarına başlıyor. Kılıçdaroğlu bugün MYP lideri Remzi Çayır ve BTP lideri Hüseyin Baş ile görüşecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saat 11.00’de Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve saat 15.00’te Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş’ı ziyaret edecek. Kılıçdaroğlu görüşmeleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda destek isteyecek.

    HDP ZİYARETİ ERTELENDİ

    Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye 18 Mart Cumartesi günü yapacağı ziyaret ise ertelendi. HDP’den yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun partimize ziyareti program yoğunluğundan dolayı ileri bir tarihe ertelenmiştir” ifadelerine yer verildi.

    TİP VE SOL PARTİ’YE DE GİTMİŞTİ

    Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde de Sol Parti ve Türkiye İşçi Partisi’ni ziyaret etmişti. CHP lideri, SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile görüşmüştü.

  • TBMM’de “alkış” tartışması! CHP’li Özel’in sert sözlerine, AK Parti ve MHP sıralarından aynı ayarda yanıt

    TBMM’de “alkış” tartışması! CHP’li Özel’in sert sözlerine, AK Parti ve MHP sıralarından aynı ayarda yanıt

    TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    MHP VE AK PARTİ SIRALARINDAN ALKIŞ SESİ YÜKSELDİ

    Konuşmaların ardından grup önerilerine geçildi. İYİ Parti’nin grup önerisinin görüşülmesi sırasında, muhalefet partili sözcülerin deprem bölgesinde hükümetin yetersiz kaldığı eleştirileri sırasında tartışma çıktı. AK Partili milletvekilleri eleştirilere tepki gösterdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise kapalı grup toplantısında aldıkları kararı duyurarak, “14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı olarak şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ilan etmiş, karar altına almış bulunmaktayız. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi. Bunun üzerine; MHP ve AK Parti sıralarından alkışlar yükseldi.

    CHP’Lİ ÖZEL’DEN “MATEMDEYİZ” TEPKİSİ

    Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel tepki göstererek, “Siyasi partilerin İç Tüzük’e, Anayasa’ya göre böyle kararlar alması gayet doğal. Her aday kıymetli, biz adaylık konusunda hayırlısı olsun deriz. Ancak bir şeyi düşünelim, burada depremden dolayı kırkına kadar kimse kimseyi alkışlamıyor değil mi? Matemdeyiz” sözleriyle tepki gösterdi.

    “SAADET PARTİSİ ÖNÜNDE ALKIŞLI KUTLAMA YAPANLAR SİZ DEĞİL MİYDİNİZ?”

    Erkan Akçay, 6’lı Masa’da yaşanan ‘terk etme krizini’ hatırlatarak, Türkiye’nin günlerce bu sorunla meşgul olduğunu söyleyerek, “Sayın Özgür Özel, böyle polemiğe ve demagojiye çok önem veren, sıklıkla bunu yapan bir değerli arkadaşımız. Şimdi hani açtırma kutuyu, söyletme kötüyü misali. Saadet Partisi Genel Merkezi’nin önünde binlerce kişi müzikli, alkışlı, sloganlı kutlamaları yapanlar sizler değil miydiniz? Deprem pazartesi, siz salı, parti tarihini konuşup alkış yaptınız ya, ertesi günü yaptınız” dedi.

    Daha sonra yaşlıların, hayatın çeşitli alanlarında yaşadıkları sorunların araştırılarak, alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporunun görüşmelerine başlandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika
  • Hakan Fidan ve Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı yardımcısı mı olacak? AK Parti’den ilk açıklama geldi

    Hakan Fidan ve Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı yardımcısı mı olacak? AK Parti’den ilk açıklama geldi

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, CNN Türk’de yayınlanan ‘Özel Röportaj’ programında Dicle Canova’nın sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, son dönemlerde kulislerde dillendirilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı iddialarına da yanıt verdi.

    “SİYASET DEDİKODU İLE YÖNLENDİRİLMEZ”

    Bahçeli ve Fidan’la ilgili iddialara ilişkin Kurtulmuş, “Bunların hepsi kulistir, yani dedikodudur. Siyaset dedikodu ile yönlendirilemez. Şu anda tek bir önceliğimiz var. Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak ve Parlamentoda Cumhurbaşkanımızın elini rahatlatacak bir çoğunluk sağlamaktır” açıklamasında bulundu.

    CUMHUR İTTİFAKI GENİŞLEYECEK Mİ?

    Yeniden Refah Partisi ve HÜDA PAR ile görüşmelere ilişkin konuşan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Yeniden Refah ve HÜDA PAR ile görüşmeler sürüyor. Cumhur İttifakı’nın kurulduğu günden bu yana hiçbir zaman pazarlık masası olarak görülmedi. Ortak hedeflerde buluşuldu. Önümüzdeki yüzyılı Türkiye Yüzyılı hedefiyle bir araya gelindi. Şu cumhurbaşkanı yardımcısı olacak vs. bir takım koalisyon pazarlıkları olmadan yolumuza devam ediyoruz. Bu asla bir koalisyon pazarlı değildir, asla olmayacaktır. Bundan sonra yeniden katılacak partiler de bu ittifaka oy verecekleri zaman, biz ortak hedeflerde bir araya geleceğiz.

    “BURADA BİR KOALİSYON PROTOKOLÜ HAZIRLANIYOR DEĞİL”

    Şu anda yeniden tesis edilmiş, bir merkez siyaseti var. Bunun gövdesi de AK Parti’dir. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ‘ben de varım diyen’ ve ilkeler bunu ilkeler bazında ifade eden herkese kapılar açıktır. Yeniden Refah Partisi kendi politikası olan bir siyasi partidir. Görüşlerine saygı duyarız. Burada bir koalisyon protokolü hazırlanıyor değildir. Türkiye Yüzyılı’nın kapılarını açmak için arkadaşlarımız kararını vereceklerdi.”

    6284 TARTIŞMASI

    Yeniden Refah Partisinin 6284 numaralı kanunun kaldırılmasına ilişkin şartı sorulan Kurtulmuş, “Bu konuların tartışıldığı bir zemin yok. Partilerin seçime yönelik bir ittifak çalışması içindeyiz. Bu partilerden de olumlu yaklaşımlar görüyoruz. AK Parti’ni tavrı, tarzı bellidir. Kadının her türlü tehlikeden uzaklaşması için her türlü tedbiri alırız. Programımız ortadadır. Bu konular AK Parti’nin gündemi değildir, bu seçimin gündemi değildir. Yeniden Refah ile bu görüşmelerin olumlu sonuçlanacağını bekliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Erdoğan mı Kılıçdaroğlu mu? İşte AK Parti’nin yaptırdığı anketten çıkan sonuç

    Erdoğan mı Kılıçdaroğlu mu? İşte AK Parti’nin yaptırdığı anketten çıkan sonuç

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programında 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranının yüzde 53, AK Parti’nin yüzde 41, Cumhur İttifakı’nın ise yüzde 51’in üzerinde olduğunu ifade etti.

    İşte Şen’in açıklamalarından öne çıkan satır başları:

    “Biz sürekli yaptırıyoruz. Sadece siyasi araştırmalar yaptırmıyoruz. Kültürel, siyasal, ekonomik anketler yaptırıyoruz. Haftada 3-4 araştırma yapıyoruz. Normalde ayda 3-4 araştırma yapılıyordu. Alt ve üst eşiklere bakıyorum. Mesela AK Parti son haftada 41 gözüküyor. Bu değişebilir. Bu bugünün fotoğrafı. Biz yükseleceği yönünde emareler alıyoruz. Diğer partilerin oy oranını konuşmak bana yakışmaz. Cumhur İttifakı’nın toplam oy oranı yüzde 51’in üzerinde. Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 53. Yüzde 55 olarak da gördüm. Yüzde 55’i bir araştırmada gördüm. Yüzde 53’ü ise iki araştırmada gördüm. Yüzde 53 daha sağlam geliyor bana.

    “SEÇMEN KARARINI ÇOKTAN VERMİŞ”

    Cumhur İttifakı’ndan sadece MHP yok. Seçmen kararının çoktan vermiş. O seçmenlerin kahir ekseriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Başka isim vermiyorlar. MHP seçmenini iyi analiz etmek. Herkesi şaşırtan 1 ve 1,5 puanlık fark koyar seçimlerde. Bu dahil değil oranlara. MHP’yi düşük gösterenlerin verilerinde bir doğruluk göremiyoruz. MHP’nin bir tabanı var, asla bırakmıyor. Normal zamanlarda görmediğimiz bir kitle var MHP’de. Onlar vatanların selametine bakalar. Sonra seçim günü gider oyunu kullanır.

    “BU KİTLENİN BİR ÖZ SORGULAMAYA GİTMESİ LAZIM”

    “BU ANKETLERİN SONUÇLARINI İLK KEZ BURADA SÖYLEDİM”

    Yüzde 50 alan bir partinin 41’inden 42’sinden bahsediyoruz. Yani bir düşüş yaşamışız. Ekonominin bir sürü alanında bir sürü problem var gibi bir gerçeklik yok. Enflasyon var. O da düşüş eğiliminde. Enflasyonun çok zorladığı dönemlerde, 34’ü gördük. Bunu da açıkça söyledim zaten. 55’in altı AK Parti’ye yakışmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Benim son seçimim’ demiştir. Ben kendime yakıştırmıyorum 53’ü. 49 bulsam, 49 derim. Bunu milletten gizlemenin ne anlamı var. Bu anketlerin sonuçlarını ilk defa burada söyledim. Bunu aşan bir tablo var. Bunun sebebi basit. Sorunu sorun olarak vatandaş görüyor ama Erdoğan da görüyor. Gizlemiyor. Ama vatandaş çözümü Erdoğan da arıyor. Depremin acılarını Erdoğan’ın saracağını biliyor. Bunu besleyen bir şey daha var. Muhalefetin şimdiye kadar bir şey yapmamış olması. 6’lı masada bir umut görmüyor.”

  • Merak edilen soru ilk kez doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruldu: Cumhur İttifakı genişleyecek mi?

    Merak edilen soru ilk kez doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruldu: Cumhur İttifakı genişleyecek mi?

    14 Mayıs’taki seçime sayılı haftalar kala, siyasette yeni gelişmeler yaşanıyor. AK Parti heyetleri; HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi ile görüşüp Cumhur İttifakı’nın büyümesi adına görüşmelerini sürdürüyor. ANAP ve DSP’nin de ittifaka katılabileceği kulislerde dile getiriliyor.

    “DUYACAKSINIZ HEPSİNİ”

    Gelişmeler ilgiyle takip edilirken, merak edilen soru partisinin grup toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruldu. Toplantının ardından ayaküstü gazetecilerin sorularını alan Erdoğan’a ittifaktaki son durum soruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Cumhur İttifakı genişleyecek mi?” sorusuna; “Takip edeceksiniz. Duyacaksınız bunların hepsini.” yanıtını verdi.

    KURTULMUŞ: HÜDA PAR’LA GÖRÜŞMELER DEVAM EDECEK

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz geçtiğimiz günlerde HÜDA PAR Genel Merkezi’ni ziyaret etmişti. Kurtulmuş ve Yavuz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile görüştü. Görüşme sonrası taraflar açıklama yapmıştı. Kurtulmuş, “Bizi ortak bir noktaya getiren ilkelerimizdir. Görüşmelerimizi bugün devam ettirdik, netleştirdiğinde bu işin şekli nasıl olacağı sizlerle paylaşılacaktır. Bizlere gösterdikleri ev sahipliği için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte görüşmeler devam edecek.” demişti.

    HÜDA PAR Genel Başkanı Zekariya Yapıcıoğlu ise, “İki gün önce bir basın toplantısında 14 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek olan seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceğimizi açıklamıştık. Parlamento seçimlerine birlikte girme konusunda anlaşmaya vardık. Bunun nasıl olacağını belirleyeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.

    AK PARTİ SÖZCÜSÜ: YENİDEN REFAH PARTİSİ DÖNÜŞ YAPACAK

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise Cumhur İttifakı’na davet edilen Yeniden Refah Partisi’nin, yetkili kurullarda yapılacak değerlendirmenin ardından kararını açıklayacağını aktarmıştı. Çelik, “Yeniden Refah Partisi’nde yapılan görüşme müspet bir havada gerçekleşti. Yetkili kurullarında ivedilikle değerlendirdikten sonra bu hafta içerisinde dönüş yapacaklarını belirttiler. Dolayısıyla bu görüşmelerin bu manada gayet müspet bir atmosferde ilerlediğini söylemek isterim.” şeklinde konuşmuştu.