Etiket: Parti

  • Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na katıldı

    Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na katıldı

    Investing.com – Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na katıldı.

    Seçimlere 51 gün kala iç siyasette ittifak adımları bir kez daha hızlanmaya başladı.

    Geçtiğimiz günlerde herhangi bir ittifaka katılmayacaklarını belirterek Genel Başkan Fatih Erbakan’ı Cumhurbaşkanı adayı göstereceklerini açıklayan Yeniden Refah Partisi, karar değiştirerek Cumhur İttifakı’na dahil oldu.

    Cumhur İttifakı büyüyor

    Yeniden Refah Partisi’nin de katılmasıyla Cumhur İttifakı’ndaki parti sayısı dörde yükseldi.

    Son birleşmenin ardından Cumhur İttifakı üyeleri AK Parti, MHP, BBP ve Yeniden Refa Partisi Genel Başkan Yardımcıları Yüksek Seçim Kuruluna gitti ve ittifak protokolünü teslim etti.

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın saat 17.30’da açıklama yapması bekleniyor.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Ağıralioğlu ile ilgili bomba iddia: Akşener’den genel başkan yardımcılığı istedi, olumsuz yanıt alınca TBMM’de konuştu

    Ağıralioğlu ile ilgili bomba iddia: Akşener’den genel başkan yardımcılığı istedi, olumsuz yanıt alınca TBMM’de konuştu

    İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Genel İdare Kurulu üyesi Yavuz Ağıralioğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığına ve Altılı Masa’da adayı belirleme yöntemine karşı olduğunu söylemişti.

    “KEMAL BEY’İN ADAYLIĞINI DAYATMASINA İTİRAZ EDİYORUM”

    “Cumhurbaşkanlığı makamını bölücülüğün pazarlık masasına gelmesine sebep olacak şekilde yönetti” ifadeleriyle HDP’ye yüklenen Ağıralioğlu, “Türk devletinin her aleyhine tertibin içerisinde parmak izleriyle göründüğünüz insanlarsınız, siz problemli insanlarsınız. Devlete katil derken gösterdiğiniz cüretkarlığı, bir kere PKK’ya katil derken gösteremediniz. Ben terörün gölgesinin düştüğü yerde devletin makamlarının örselenmesine razı değilim. Kemal Bey’in adaylığını dayatmasına, mutabakatın ihlal edilmesine itiraz ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    “AKŞENER, AĞIRALİOĞLU’NU GÖRÜŞMEYE ÇAĞIRDI”

    TBMM’deki ifadeleriyle kamuoyunda geniş yankı uyandıran İYİ Partili Ağıralioğlu ile ilgili olarak ortaya atılan bir iddia ise büyük ses getirdi. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazları sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Ağıralioğlu’nu geçen pazartesi günü görüşmeye çağırdığı ve “Eleştirilerine katılmıyorum. Adayımız Kılıçdaroğlu’dur. Kazanması için elimizden ne geliyorsa yapacağız” dediği iddia edildi.

    “MİLLETVEKİLİ YAPILMASI PEK MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”

    Ağıralioğlu’nun bu tepki üzerine Akşener’den genel başkan yardımcılığı talep ettiği ancak İYİ Parti liderinin bu talebe olumsuz yanıt vermesi üzerine Meclis’te basın toplantısı düzenlediği öne sürüldü. Öte yandan gazeteci İsmail Saymaz’ın iddialarına göre partinin, Kılıçdaroğlu ve HDP’ye yönelik sözleriyle gündem yaratan Ağıralioğlu’nu disipline sevk ve ihraç etmeyi düşünmediği ancak milletvekili yapılmasının da mümkün görünmediği konuşuluyor.

  • İYİ Parti’deki yasak aşk krizinde yeni perde! “Evimde başka bir kadınla bastım” dediği kocasından özür diledi

    İYİ Parti’deki yasak aşk krizinde yeni perde! “Evimde başka bir kadınla bastım” dediği kocasından özür diledi

    İyi Parti İncirliova İlçe Başkanı Ahmet Alak‘ı evinde başka bir kadınla bastığını iddia ederek ülke kamuoyunda geniş yer bulan Pınar Aran Alak, yeni bir açıklama yaparak olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklı olduğunu ifade ederek eşinden özür diledi.

    İKİSİ DE PARTİDEN İSTİFA ETMİŞTİ

    Aydın’ın İncirliova ilçesinde, İYİ Parti İlçe Başkanı Ahmet Alak‘ın eşi Pınar Aran Alak sosyal medya paylaşımı ile partiyi sarsmıştı. Eşinin kendisini partili bir kadınla aldattığını ileri süren Pınar Aran Alak’ın sosyal medya paylaşımı üzerine Başkan Alak, İYİ Parti İncirliova ilçe başkanlığı görevinden, aldatıldığını ileri süren eşi Pınar Aran Alak ise parti üyeliğinden istifa etmişti. Pınar Aran Alak, olayın üstünden sekiz gün geçtikten sonra bu sefer, sosyal medya paylaşımında olayı yanlış anladığını söyledi.

    “ALDATILDIM” DİYEN EŞ ÖZÜR DİLEDİ

    Yaşanan olayların ardından Pınar Aran Alak sosyal medya hesabından yeni bir paylaşım yaparak 15 yıllık hayat arkadaşı Ahmet Alak ve tüm sevdiklerinden özür diledi. Pınar Aran Alak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi; “Kamuoyuna duyurulur. 15/03/2023 tarihinde sosyal medya hesabımdan paylaşarak duyurduğum tamamen yanlış anlaşılmadan kaynaklı talihsiz olay nedeniyle, rehavetine kapılıp manipüle edildiğim ve 15 yıllık evlilik hayatımda hiç karşılaşmadığım bu olayı farklı algılayıp üzüntümden dolayı fevri çıkış yapıp asılsız eşimi suçladım. Öncelikle bu yaşanan asılsız olaydan sonra 15 yıllık hayat arkadaşım Ahmet Alak’tan ve tüm sevdiklerimizden özür dilerim. Tamamen yanlış anlaşılma üzerine gelişen bu üzücü durumlardan dolayı kamuoyunu gereksiz meşgul edip, zaman kaybına sebebiyet verdiğim için çok üzgünüm.”

    İşte Pınar Aran’ın o paylaşımı;

    Bu da Pınar Aran’ın daha önceki paylaşımı;

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
  • Son seçim anketi! Üst sıralarda durum bildiğiniz gibi ama alt sıralar alev alev

    Son seçim anketi! Üst sıralarda durum bildiğiniz gibi ama alt sıralar alev alev

    AK PARTİ İLE CHP ARASINDA FARK 8 PUAN

    Son olarak MAK Danışmanlık, 8-15 Mart tarihleri arasında 53 ilde yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Ankette AK Parti’nin oy oranı yüzde 33, CHP’nin oy oranı yüzde 25, İYİ Parti’nin oy oranı ise yüzde 13.1 olarak belirlendi. HDP’nin yüzde 9.1’lik kesimin desteğini aldığı araştırmada MHP yüzde 6.1’de kaldı.

    Üst sıralarda durum böyleyken alt sıralarda işler biraz karışık…

    İşte yapılan araştırmadan çıkan sonuç;

    • AK Parti: Yüzde 33,0
    • CHP: Yüzde 25.0
    • İYİ Parti: Yüzde 13.1
    • HDP: Yüzde 9.1
    • MHP: Yüzde 6.1
    • DEVA Partisi: Yüzde 2.0
    • Yeniden Refah Partisi: 1.2
    • Bağımsız Türkiye Partisi: Yüzde 1.1
    • Memleket Partisi: Yüzde 1.0
    • Gelecek Partisi: Yüzde 1.0
    • Saadet Partisi: Yüzde 0.8
    • Zafer Partisi: Yüzde 0.7
    • HÜDA PAR: Yüzde 0.7
    • Diğer: Yüzde 0.4
    • Büyük Birlik Partisi: Yüzde 0.3
    • Demokrat Parti: Yüzde 0.3
    • Türkiye Değişim Partisi: 0.1
  • AK Parti ya da MHP’den teklif aldı mı? İYİ Partili Ağıralioğlu merak edilen soruyu yanıtladı

    AK Parti ya da MHP’den teklif aldı mı? İYİ Partili Ağıralioğlu merak edilen soruyu yanıtladı

    İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Genel İdare Kurulu üyesi Yavuz Ağıralioğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığına ve Altılı Masa’da adayı belirleme yöntemine karşı olduğunu söylemişti.

    “KEMAL BEY’İN ADAYLIĞINI DAYATMASINA İTİRAZ EDİYORUM”

    “Cumhurbaşkanlığı makamını bölücülüğün pazarlık masasına gelmesine sebep olacak şekilde yönetti” ifadeleriyle HDP’ye yüklenen Ağıralioğlu, “Türk devletinin her aleyhine tertibin içerisinde parmak izleriyle göründüğünüz insanlarsınız, siz problemli insanlarsınız. Devlete katil derken gösterdiğiniz cüretkarlığı, bir kere PKK’ya katil derken gösteremediniz. Ben terörün gölgesinin düştüğü yerde devletin makamlarının örselenmesine razı değilim. Kemal Bey’in adaylığını dayatmasına, mutabakatın ihlal edilmesine itiraz ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    İSTİFA EDİP BAŞKA PARTİYE GEÇECEĞİ İDDİA EDİLMİŞTİ

    TBMM’deki konuşması sonrası Ankara kulisleri İYİ Partili Ağıralioğlu’nun partisinden istifa ederek AK Parti ya da MHP’ye geçebileceği iddiasıyla çalkalandı.

    “PARTİ KURULUŞ İLKELERİNDEN SAPMIŞSA BAŞKA PARTİLERE GEÇİLEBİLİR”

    Kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddiayla ilgili Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’ün yönelttiği “Başka bir siyasi partiden adaylık teklifi aldınız mı?” sorusuna yanıt veren Ağıralioğlu, “Doğrudur bana hem AK Parti’den, hem MHP’den daha önce de teklifler gelmişti. Benim bakışım şu: Eğer bir milletvekili partisinden istifa ediyorsa, milletvekilliğinden de istifa etmeli. Ancak, parti, kuruluş ilkelerinden tamamen sapmışsa o zaman geçilebilir düşüncesindeyim” ifadelerini kullandı.

  • 6’lı Masa’da liste krizi patlak verebilir! Akşener kapıları kapattı, Kılıçdaroğlu ise tek partiye sıcak bakıyor

    6’lı Masa’da liste krizi patlak verebilir! Akşener kapıları kapattı, Kılıçdaroğlu ise tek partiye sıcak bakıyor

    Türkiye 14 Mayıs’ta kritik bir seçime gidiyor. Bir tarafta Cumhur İttifakı diğer tarafta ise Millet İttifakı var. Seçim tarihinin ilan edilmesinden sonra partiler çalışmalarına hız verirken, bir taraftan da seçim bölgeleri için liste oluşturmaya başladı. Liste konusunda 6’lı Masa’daki liderleri zor bir süreç bekliyor.

    AKŞENER DİĞER PARTİLERE KAPIYI KAPATTI

    Başkent kulislerinde konuşulanlara göre; CHP ve İYİ Parti bazı seçim bölgelerinde ortak liste çıkarmaya hazırlanıyor. İYİ Parti diğer partilere listelerinde yer vermeyecek. CHP listelerinde de yer açılması oldukça zor görünüyor. CHP’liler “Meclis için kimseyi taşımak zorunda değiliz” görüşünü şimdiden dillendirmeye başladılar.

    İTTİFAK İÇİNDE İTTİFAK FORMÜLÜ KONUŞULUYOR

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu yüzden ittifak içinde ittifak formülünü devreye almaya çalışıyor. Ancak Ali Babacan önderliğindeki DEVA Partisi, Saadet Partisi ile ittifaka sıcak bakarken, Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi’yle işbirliğine sıcak bakmıyor. DEVA’nın Gelecek Partisi’nin oy oranının çok düşük olması sebebiyle SP ile ittifak yapmaları halinde Gelecek Partisi’nin katkısının olmayacağını düşünüyor.

    CHP, BİR TEK İYİ PARTİ’YE SICAK BAKIYOR

    Hal böyleyken CHP’nin listeler konusunda yalnızca İYİ Parti’ye sıcak bakması özellikle Gelecek ve Saadet Partisi için ciddi bir krize sebep olabileceği iddia ediliyor.

  • Cumhur İttifakı’na katılmayan Erbakan, AK Parti’ye kapıyı kapatmadı: Derlerse bu maddelerde mutabıkız, tekrar değerlendiririz

    Cumhur İttifakı’na katılmayan Erbakan, AK Parti’ye kapıyı kapatmadı: Derlerse bu maddelerde mutabıkız, tekrar değerlendiririz

    Seçimlere sayılı günler kala siyasi partilerde ittifaklarını güçlendirmek için girişimlerini hızlandırdı. Bu kapsamda AK Parti’de Yeniden Refah Partisi ile 11 Mart’ta dirsek temasına geçti. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Fatih Erbakan’ı Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti. Ancak Erbakan, Cumhur İttifakı’na katılmayacaklarını ve seçimlere parti olarak gireceklerini söyledi.

    CUMHUR İTTİFAKI’NA NEDEN KATILMADIKLARINI ANLATTI

    Bu gelişme üzerine cumhurbaşkanı adaylığı için başvuruda bulunan Erbakan, Habertürk canlı yayınında olumlu başlayan sürecin neden negatif sonuçlandığı ve Cumhur ittifakı’na neden katılmadıklarını anlattı.

    AK PARTİ’YE KAPIYI KAPATMADI

    Parti teşkilatında yapılan toplantıda AK Parti ile ittifak teklifinin yüzde 60 oranında reddedildiğini söyleyen Erbakan, AK Parti’ye açık kapı bıraktı. Erbakan, “Derlerse ki, bu maddelerde mutabıkız, bunların uygulanması için gayret göstereceğiz, imzalıyoruz derlerse tekrar kurullarımızla değerlendirilip cevap verebiliriz” diye konuştu.

    Erbakan’ın canlı yayındaki açıklamaları şöyle:

    “Cuma akşamına kadar 3 gün içinde tamamlanır diye düşünüyoruz. Hedefimiz 200 binin üzerine çıkmak. İnşallah Pazartesi gerçekleştiririz. Biz en başından beri sizin programlarınızda da defalarca sizin sorularınız olmuştu, Cumhur İttifakı’ndan teklif gelirse ne dersiniz diye. Her seferinde prensiplerimizde, Milli Görüş’ün sosyal politikalarda, dış politikalarda kırmızı çizgileri var, insanlar bunun için geldiler, bunlar olmadan ittifakta yer almamız mümkün değildir; hatta biz ittifak içinde o cumhurbaşkanı adayı iktidar olduğunda ne yapacağını belirlemek lazım, mutabık kalmak lazım, kaldı ki Millet İttifakı aylarca oturdu, mutabakat metni olarak ortaya koydular.

    “BUNLARIN İMZALANMASI UYGUN DEĞİL DENDİ”

    Müzakere yapan heyetler tarafından konuşuldu. Binali Bey gelmeden önce heyetler bir araya gelmişti. Belli bir olgunluğa geldikten sonra Binali Bey, kamuoyunda resmi bir davette bulunmak üzere geldiler. Müzakere heyetleri bunu konuşmuştu. Biz kendi amblemimizle ittifak içinde yer almamış, bu maddeler de ittifak protokolü olarak bunlara MHP’nin, AK Parti’nin müdahale edecekleri olabilir dedik kendilerine. 1 ay müzakereleri sürdürdük. İlk başta herhangi sıkıntı olmadığı ifade edilmişti. Pazartesi en son yapılan telefon görüşmesinde bunların imzalamanın uygun olmayacağı belirtildi. Prensiplerde uzlaşma, mutabakat var diyebilecektik. Bunların imzalanması uygun değil dendi.

    “BİNALİ BEY’LE TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIK”

    Temel anlaşmazlık noktası maddelerle ilgili değil prensip olarak. ‘Biz MHP ve BBP ile beraberiz onlarla imzalamadık, dolayısıyla sizinle imzalamanız bizim açımızdan uygun olmaz’ dendi. Bizim bu maddelerimiz bir miktar kırpıldı, bazı cümleler yuvarlatıldı, bazı kelimeler çıkartıldı, bir metin haline getirildi. Biz ona da ‘tamam’ dedik. Bizim maksadımız 30’un 30’u olmaz da 20’si yapılır, o da bir fayda. Fakat dediğim gibi 3 madde de olsa ‘böyle bir protokolün olması uygun değil’ dendi. Telefonla Binali Bey’le görüştük tekrar. Bu imzalansa da hukuki bir karşılığı yoktu. Ancak teşkilatlarımızın ve kamuoyumuza deklare etmemiz, elimizde gerekçe ve belge olması gerekir diye bunu istedik. O süreçte ‘bu tartışılmadı’ gibisinden açıklamalar oldu. Nitekim Millet İttifakı’nda da oluyor. Sayın Mansur Yavaş ve diğer parti liderleri Cumhurbaşkanı yardımcısı olmasın, Ekrem İmamoğlu ve ben olayım demişti.

    “TALEPLERE BAŞTA OLUMLU YAKLAŞILDI”

    Biz de madem ittifak yapıyoruz böyle bir şey istedik. Onlar da ‘şifahi olarak konuştuk, anlaştık’ dediler. Şifahi olarak konuştuk, anlaştık demek bizim yetkili kurullarımızı, seçmenimizi, teşkilatımızı çok da tatmin edecek bir nokta değil. Bu maddeler masadaydı, sorun çıkmıyordu. Taleplere başta olumlu yaklaşıldı. Aile maddesinin ıslah edilmesi, revize edilmesi, bunların ayıklanması, aile korunsun ama anne ve babaya zarar vermemesi. Aile bütünlüğünü bozulacak hükümlerin düzeltilmesi diye metne döndü. Bizimkisi hemen hemen 30 maddeydi.

    “23 İLDE SİZİN ARKADAŞLAR LİSTEMİZDE YER ALSIN DENDİ”

    Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık diye bir şey olmadı. Prensiplerimiz olmadan bize 100 milletvekili de verseler orada olmayacağımızı ifade ettik. İlk toplantıda AK Parti heyeti, ‘Ambleminizle girmenize saygı duyuyoruz; ancak bizim 23 ilde ucu ucuna milletvekili kaybetmişiz. 4 çıkaracak iken 3 çıkarmışız. Şimdi bu 23 ilde siz de logo ile girdiğinizde sizin de çıkarmanız zor. Öyleyse bu 23 ilde Yeniden Refah Partisi olarak siz girmeyin, dedi AK Parti olarak dendi bu. 23 ilde bizim girmememizde ne olacak? Bizim müzakerecilerimiz konuyu sürekli prensiplere ve logoyu getirdiler. Bunlar olduktan sonra anlaşılabilir dendi.

    “SAYIN CUMHURBAŞKANI ARKADAŞLARIMIZ GÖRÜŞSÜN DEDİ”

    Amblem ve 6284’de sorun olmadı. Ancak onlar biz böyle mutabakata imza atmayı doğru bulmuyoruz dediler. Bu bir koalisyon protokolü değil, hükümet kurmuyoruz. Şimdiden niye böyle bir şeyi imzalayalım diye. Bunun örneği var, Millet İttifakı, mutabakat yayınlamış. Bir de koalisyonlar seçimin başında yapılıyor artık. Biz desteğimizle sayın Cumhurbaşkanını yeniden seçilmesine vesile olacaksak, bizim prensiplerimize, parti programımıza uygunluğu önemli. Esnettik ve hatta bunu diplomatik dile çevirdiler, hayati kritik kısımları çıkarttık. Buna rağmen imzalamayı prensip olarak uygun görmüyoruz dediler. Biz sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu. Kendisi bu konuların başında sağolsun davet ettiler bizi. Bir birliktelik yapılmasının doğru olacağını söylediler. Binali Bey gelmeden 1 ay önceydi bu davet. Biz de birlikte olunmasının faydalı olunacağını düşünüyoruz; ancak görüşülemesi gereken hususlar var dedik. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Bu hususları bizim ve sizin arkadaşlarınız görüşürler’ dedi. Belli bir noktaya gelip, olgunlaşması üzerine resmi davetin uygun olacağını düşündük. Binali Bey resmi davet için geldi. Sonrasında maddelerin azaltılması, özetlenmesi hatta bazı arkadaşlarımız tepki gösterdiler. Bu metin kuşa dönmüş dediler.

    “MKYK ÜYELERİMİZ YÜZDE 60 ORANINDA İSTEMEDİ”

    Binali Bey’in ziyareti sonrası il başkanı, MKYY, il sorumluları, hanım temsilcilerimizle geniş kapsamlı istişare yapıldı. Yüzde 60 oranında istenmedi. Yüzde 40 olabilir dendi. İl başkanlarında 50’ye 50. MKYK’da 60’a 40 oranındaydı. İki teori var. Bir tanesi büyük fayda sağlanacağını söylüyor. Çerçevenin içinde Yeniden Refah Partisi’nin olacağı yönünde. AK Parti’ye kızan, küsen seçmen nezdinde. Bazı arkadaşlarımız ‘Hayır oradan oy alalım derken bizimle yürüyen teşkilatlarımızdan kayıp olabilir, zararlı çıkabiliriz’ diyenler oldu. Biz iyi niyetle bu adımın atılmasının ülke, millet, partimiz için hayırlı olabileceğini düşündük. En son gelinen nokta prensip olarak böyle bir mutabakatın olması mümkün değil denince. Onlar olumlu yaklaştılar ama bu noktada geri adım atmak istemediler.

    “BİZ MİLLETVEKİLİ VE BAKANLIK İÇİN BUNU YAPMIYORUZ”

    Metin gayet özet hale geldi. Özet hali bile imzalamayınca… Tekrardan biz bu ittifakı yapsak ilk çıktığımız televizyon programında gazeteciler haklı olarak soracak. Siz ‘prensip, kırmızı çizgi dediniz, ne oldu şimdi ittifak yaptınız’ diye soracaklardı. Bu çok önemli. Biz yıllardan beri milletvekili, bakanlık için bu işi yapmıyoruz. İlla Meclis’e girelim demiyoruz. 60’a 40’tı. 40’ın da haklı gerekçeleri vardı. Tayyip Bey de ‘son kez sizden bunu istiyorum’ diyordu. Bunda fayda olur diye düşündük. Bizim de geri adım atamayacağımız prensiplerimiz var. Bizim partimize gelenler bunun için geldiler. AK Parti’yi eleştirenler, bunlar orada olmadığı için bize geldiler.

    “BU MADDELER MASUM VE MİLLETİN MENFAATİNE İDİ”

    Kasa başındakiler o durumdan çıksınlar diye maddeleri ortaya koyduk ama yol alamadık. Bu maddeler masum ve milletin faydasına. Denk bütçe, milli kaynakların harekete geçirilip, borç ve faiz yükünün azaltılması, dış ticaret açığının düşürülmesi, ilave vergi ve zamlardan kaçınılması, çiftçi ve üreten kesimlerin faiz borçları silinmesi, yap-işlet gözden geçirilip, varsa haksız kazancı ortadan kaldırılacak önlemlerin alınması. Bizim konuştuğumuz konularla ilgili o taraftan yalanlayıcı açıklamalar oldu. Sayın Özlem Zengin ve sayın Derya Yanık’ın. Bir daha böyle bir şeyle karşılaştığımızda teşkilatımız bize ‘hani mutabık kalınmıştı’ diye soracaktı.

    “PARTİLERİMİZİN MENFAATİNE YÖNELİK İSTEK YOKTU”

    Bizim söylediğimiz paylaşımda, yönetimde adaletin sağlanmasına yönelik adımlar. Çalışanların, emeklilerin aylık gelirlerinin açlık sınırının altında olmaması, yürütmenin yargı üzerinde vesayetin önlenmesi, kamuda israf için somut adımların atılması. Milli eğitim müfredatının önce ahlak şuuru ile yapılanması. İslam birliğinin kurulması, süresiz nafakaya son verilmesi. En düşük emekli maaşının asgari ücretin üstüne çıkarılması. Üretim, tarım, ihracat, istihdamı geliştirecek, dış ticaret açığını azaltacak, devleti ve milleti borç faiz yükünden kurtaracak adımlar. Partilerimizin menfaatine bir istek yoktu. Biz bakan yardımcısı olalım, milletvekili şu kadar olsun diye bir isteğimiz yoktu. 6’lı Masa’da bunlar vardı.”

  • Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    ABD’li medya kuruluşu Bloomberg’in 14 Mayıs seçimleriyle ilgili iddiası Ankara kulislerini hareketlendirdi. Millet İttifakı’nın seçimleri kazanması durumunda ekonominin başına DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın getirileceği konuşulurken, ABD basını bugün bambaşka bir iddia ortaya attı.

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan.

    “YENİ EKONOMİ BAKANI İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ OLACAK”

    Servis edilen haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kaybetmesi halinde Millet İttifakı’nın yeni Ekonomi Bakanı olarak İYİ Partili Bilge Yılmaz’ı göreve getirmeye hazırlandığı iddia edildi.

    İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ KİMDİR?

    Bilge Yılmaz, Yükseköğrenimini Boğaziçi Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, 1998 yılında, Wharton Okulu’nda ekonomi alanında akademisyenlik yapmaya başladı. 2021 yılında Türkiye’ye döndü, Döneminin en yüksek puanlı bölümü olmasının da etkisiyle, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünde tamamladı ve fizik alanında çift anadal yapmaya başladı. Her iki daldaki eğitimini Temmuz 1991’de tamamlayarak mühendis ve fizikçi unvanlarını aldı.

    2021’DE AKŞENER’İN DANIŞMANI OLDU

    İyi Parti‘de bulunmadan önce Yurt Partisi’nde Parti Meclisi Üyeliği makamında siyasette bulunmuştur. Nisan 2021’de gezi amacıyla Türkiye’ye geldiğinde ülkenin durumunu görerek, deneyimini siyasette değerlendirmeye karar verdi. Muhalefet partileriyle görüştü, Ekim 2021’de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in danışmanı oldu. Erhan Usta’nın grup başkanvekilliği görevine getirilmesi sonrasında, 23 Aralık 2021 tarihinde İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığına atandı.

  • Kılıçdaroğlu’nun adaylık başvurusu yapıldı

    Kılıçdaroğlu’nun adaylık başvurusu yapıldı

    Investing.com – Millet İttifakı’nı oluşturan siyasi partilerin temsilcileri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı için bugün Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurdu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin ve Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhan Yücel bugün Millet İttifakı Protokolü’nü de YSK’ye sundular. Protokolde şu ifadeler yer aldı:

    Kılıçdaroğlu ortak aday seçilmişti

    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı, 6 Mart’ta gerçekleşen toplantının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak aday seçildiğini açıkladı.

    Diğer ittifak adayları kimler?

    Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan’ın adaylık başvurusu dün yapıldı.

    Emek ve Özgürlük İttifakı, bugün yaptığı basın açıklamasında aday çıkarmayacaklarını duyurdu.

    Ata İttifakının adayı Sinan Oğan, önceki gün YSK’ye başvuru yaptı.

    Yazar: Necdet Erginsoy

  • Akşener’den HDP’li Ahmet Türk’ün “Dönem, Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir” sözlerine sert tepki

    Akşener’den HDP’li Ahmet Türk’ün “Dönem, Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir” sözlerine sert tepki

    Diyarbakır’da kutlanan Nevruz etkinliğine HDP’li Ahmet Türk’ün sözleri damga vurdu. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın adını anan Türk, “Hiçbir Kürt’ün bu iktidara oy vermek gibi bir hakkı yok. Bu nevruz ve dönem Öcalan’ı özgürleştirme dönemidir. Bunu hep birlikte sağlamak için gece gündüz mücadele etmek zorundayız” dedi.

    AKŞENER’DEN HDP’Lİ TÜRK’ÜN SÖZLERİNE TEPKİ

    Bu açıklama kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşlerken partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de HDP’li Türk’ün skandal sözlerine tepki gösterdi. Akşener, “Bizim için Nevruz sevginin günüdür, katile özgürlük dilenme günü değildir” ifadelerini kullandı.

    “SAYGIYI DÜŞMANLIKLA KİRLETENLER VAR”

    Akşener sözlerini şöyle sürdürdü; “Ne yazık ki bugün aynı güneşin altında buluşmamızı, aynı ateşin etrafında toplanmamızı, aynı sofraya oturmamızı istemeyenler var… Güneşi gölgeleyenler, ateşi, yangına çevirenler, saygıyı, düşmanlıkla kirletenler var. Soframızdan ekmeğimizi, hanemizden bereketi, gönlümüzden, huzuru çalanlar var. Elbette görüyoruz… Yangın söndürmenin değil; yangını büyütüp, o nefret yangınından, beslenmenin peşinde olanları, elbette biliyoruz… Her fırsat bulduğumda söylüyorum. Bugün de, buradan tekrar edeceğim. İYİ Parti olarak, bizim, büyük bir hedefimiz var: Bu memleketin, her bir ferdini; bu memlekette, yaşama iradesini ve arzusunu gösteren, her bir vatandaşımızı; bir büyük, memleket sofrasına, oturtma hedefimiz var.

    “BİZ ATEŞTEN GÖMLEK GİYİP ATEŞTE YÜRÜYENLERİZ”

    İmreneceğimiz değil, paylaşarak doyacağımız, bir sofraya oturmanın; Kimsenin, gölgede kalmayacağı, bir güneşin altında buluşmanın; Sırt sırta vereceğimiz, bir ocağın başında, neşeyle toplanmanın; hayalini kuruyoruz. O sofranın da, o hayalin de, o hedefin de adı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Çünkü o Cumhuriyet; Öz çocuklarına, şefkatle davranan, Her renkten çiçeğine, gözü gibi bakan, Ocağındaki ateşin, bereketi hiç sönmeyen, ana kucağıdır. Çünkü o devlet; Bahçesine, ayrık otlarını sokmayan, Nifak saçanlara, dünyayı dar eden, O ateşi, yangına çevirmeye kalkanlara, aman vermeyen, baba ocağıdır. Bu hayalimizden vazgeçmedik, asla da vazgeçmeyeceğiz. Baharı kışa çevirmek isteyenler olacak. Vazgeçmeyeceğiz. Nevruzlarda, yeniden doğuşu değil; meydanlarda, ölümü kutsayanlar olacak. Vazgeçmeyeceğiz. Öz kardeşlerimizden can yoldaşlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. İcazetini nereden aldıkları belli olmayanların karşısında, Çanakkale’de kanlarımız üzerine ettiğimiz, o kardeşlik yeminini bozan biz olmayacağız. Varsın tipinin, boranın, yıkımın peşinde koşanlar, bildikleri yolda gitmeye devam etsinler… Kimse merak etmesin. Biz o kara kalplere, o kirli emellere, o kötü niyetlere geçit vermeyeceğiz. Çünkü biz; O birlik için kendini feda etmesini bilenleriz. Biz ateşten gömlek giyip ateşte yürüyenleriz.

    “BİZİM İÇİN NEVRUZ KARDEŞLİĞİN GÜNÜDÜR, DÜŞMANLIĞIN DEĞİL”

    Bizim için Nevruz, sevginin günüdür, katile özgürlük dilenme günü değildir! Bizim için Nevruz, kardeşliğin günüdür, düşmanlığın günü değildir! Bizim için Nevruz, birliğin günüdür; terörün, günü değildir! Bizim için Nevruz, bastığı toprağı, cennet vatan bilenlerin günüdür; vatanın her değerine, düşman olanların günü değildir! Ama kimsenin şüphesi olmasın. Bugünleri, hep birlikte atlatacağız. Tarihimizden ilham aldığımız, büyük kararlılıkla, güneşli baharlara, hep birlikte ulaşacağız. İYİ Parti iktidarında bahar bayramımız Nevruz’umuzu resmî tatil olarak hep birlikte kutlayacağız. O ateşin üstünden, bir büyük medeniyet olarak, hep beraber atlayacağız. Emin olun, çok az kaldı.

    “İNSANLARI YOKLUĞA ALIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Değerli dava arkadaşlarım; “Ne mutlu bize ki…” yerine, “Maalesef ki…” diyerek, söze başladığımız, zorlu günlerden geçiyoruz. Geçtiğimiz hafta boyunca; Nice dertler, çare bekledi. Nice sorunlar, çözüm bekledi. Nice insanlar, umut bekledi. Ancak hükûmetin başı ve arkadaşları; Her zamanki gibi, yine, Sorunları çözmek yerine, sorun çıkarmayı seçti. Dertlere çare olmak yerine, dertleri çoğaltmayı seçti. Zorlukları gidermek yerine, milletimizi o sorunlara alıştırmaya çalıştı. Eskiden, çözemediklerini, yönetmeye çalışıyorlardı. Artık, onu bile yapamıyorlar. Onun için de bizi beceriksizliklerinin iş bilmezliklerinin sonuçlarına, alıştırmaya çalışıyorlar. Enflasyona alıştırmaya çalışıyorlar… Açlığa alıştırmaya çalışıyorlar… Yokluğa alıştırmaya çalışıyorlar… Acıya alıştırmaya çalışıyorlar… Felaketlere alıştırmaya çalışıyorlar… Hatta, tarihi boyunca, ölüme meydan okumuş, bu kahraman milleti ölüme bile alıştırmaya çalışıyorlar… Hayır! Alışmayacağız! Dertlere alışmak zorunda değiliz! Zorluklara alışmak zorunda değiliz! Acılara alışmak zorunda değiliz! “AK Parti’de adamın yoksa, kadroya giremezsin.” diyorlar. “AK Parti’de adamın yoksa, yardım bekleyemezsin.” diyorlar. “AK Parti’de adamın yoksa, çadır bile bulamazsın.” diyorlar öyle mi? Hadi oradan be! Hadi oradan! Ülkemizde hiç ama hiç kimse bu çarpık düzene alışmak zorunda değil! Bu vasatlığa, bu çürümüşlüğe, alışmak zorunda değil! Bu adaletsizliğe, bu haksızlığa, ve bu vicdansızlığa, alışmak zorunda değil! Çünkü bu ülkenin insanları ahlaksızlık, yolsuzluk değil, çalmayan çaldırmayan siyasetçiler istiyor!

    “KİMSE KUSURA BAKMASIN, DİMDİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    İktidarın bizi alıştırmak istediği konulardan biri de rafa kaldırdıkları İstanbul Sözleşmesi… Hatırlayın: Kirli bir zihniyetin dolduruşuna gelip bir gece aniden İstanbul Sözleşmesi’ni yırtıp attılar. Kendi imzaladıkları sözleşmeyi, kendileri reddettiler. Üstelik, uluslararası bir sözleşmeden, meclis kararı olmadan, hukuksuzca çıkmak istediler. Sonra da oturup, bizim buna alışmamızı beklediler. Sözleşmeye, türlü türlü, kılıflar uydurup, bu hukuksuz ve vicdansız kararı, normalleştirmeye çalıştılar. Biz buna hiçbir zaman, izin vermedik. Emin olun ki; Bundan sonra da izin vermeyeceğiz! Sandılar ki, biz, İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken; sadece bir sözleşmeyi savunduk… Sandılar ki, biz, kadınların can güvenliği derken; sadece kadınları koruduk… Oysa ki, biz; Kardeşi, eşi, dostu, birbirine düşürmek isteyen, bir çirkinliğe karşı durduk. İnsanlığını kaybetmiş, kadınları düşman gören, kirli bir zihniyete karşı durduk. Kadınların hayatından verilen bir tavize, karşı durduk. Ve kimse kusura bakmasın, dimdik durmaya da devam edeceğiz!

    “6284’ÜN TARTIŞILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarak açtığı yolun sonu artık kadınların hayatını etkileyecek, yeni tartışmalara çıkıyor. 6284 sayılı, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bugün, “birileri” tarafından, tartışmaya açılıyor. Ancak, artık bu durumdan rahatsız olan sadece biz değiliz. Bizzat AK Parti’de siyaset yapan kadınlar da rahatsız… AK Parti’nin Aile Bakanı bile, o koltukta otururken böylesine ucube bir tartışmayı millete açıklayamayacaklarını biliyor. AK Parti’nin grup başkanvekili bile bu tartışmadan duyduğu rahatsızlığı, dile getiriyor. Hatta, “6284 kırmızı çizgimiz” dediği için hedef hâline getirildiğini bunun esas sebebinin de, kadın olmasından kaynaklandığını eğer konuşan bir erkek olsaydı, sorun olmayacağını söylüyor. Evet, doğrudur. Tıpkı, bu ülkede yaşayan, her kadın gibi… Tıpkı, bu ülkede konuşan, her kadın gibi… Tıpkı bu ülkede doğruları savunan, her kadın gibi Sayın Özlem Zengin de yaşadığı çirkinlikleri kadın olduğu için yaşıyor. Evet, ideolojisi, hayat tarzı ne olursa olsun bu ülkede konuşan kadınlar sevilmiyor. Korkmayan, susmayan inandıklarını savunan, yılmayan, pes etmeyen Ve inatla doğruları konuşmaktan, vazgeçmeyen kadınlar, mobinge, linçe, tacize uğruyor… Biz bu iki yüzlülüğün farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için söylediklerimizin, birilerini rahatsız ettiğinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; tepkilerimizin, sindiremediklerinin farkındayız. Sadece kadın olduğumuz için; dayatmalara, razı gelmemiz gerektiğini düşünenler olduğunun da, elbette farkındayız. Ama razı olmayacağız! Susmayacağız! Pes etmeyeceğiz! İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmediğimiz gibi 6284’ün tartışılmasına da izin vermeyeceğiz!

    “ÖZLEM HANIMLA OMUZ OMUZA DURACAĞIZ”

    Görüşlerimiz, düşüncelerimiz, ne kadar farklı olursa olsun, mesele kadınların davası olduğunda, Özlem Hanım’la da, elbette, amasız, fakatsız, omuz omuza duracağız. Emin olun ki 14 Mayıs’tan sonra da İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayacak ve uygulatacağız! Kadınlarla beraber güçlenen Türkiye’yi, herkesle tanıştıracağız! Yaşayan kadınlarla, özgürleşen kadınlarla, konuşan kadınlarla, Cumhuriyetimizin yeni asrında, tarih yazacağız!”