Etiket: Sağlık

  • 14 Mart Tıp Bayramı mesajları! Tıp Bayramı görselli mesaj ve sözler! Bugün Tıp Bayramı mı?

    14 Mart Tıp Bayramı mesajları! Tıp Bayramı görselli mesaj ve sözler! Bugün Tıp Bayramı mı?

    14 Mart Tıp Bayramı mesajları! Tıp Bayramı görselli mesaj ve sözler! Bugün Tıp Bayramı mı? sorusu gündemde. 14 Mart 1827’de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet’in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı’daki Tulumbacıbaşı Konağı’nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart, “Tıp Bayramı” olarak kutlanmaktadır. İşte 14 Mart Tıp Bayramı mesajları! Tıp Bayramı görselli mesaj ve sözler! Peki, Bugün Tıp Bayramı mı?

    BUGÜN TIP BAYRAMI MI?

    1976’dan beri sadece 14 Mart günü değil, 14 Mart’ı içine alan hafta boyunca kutlama yapılmakta ve bu hafta Tıp Haftası olarak kabul edilmektedir. Dünyada benzer kutlamalar, farklı tarihlerde yapılmaktadır. Örneğin ABD’de ameliyatlarda genel anestezinin ilk defa kullanıldığı 30 Mart 1842 tarihinin yıldönümü; Hindistan’da ünlü doktor Bidhan Chandra Roy’un doğum (ve aynı zamanda ölüm) yıldönümü olan 1 Temmuz günü “Doktorlar Günü” olarak kutlanır.

    14 MART TIP BAYRAMI MESAJLARI!

    Sağlıklı toplum olabilme yolunda var gücüyle çalışan, insanlığa nitelikli yaşam sunmayı amaç edinen, “ÖNCE İNSAN” ilkesi ile gece gündüz özveri ile çalışan tüm hekim arkadaşlarımızın, sağlık hizmetlerinin her alanında fedakarca çalışan tüm sağlık personelinin bayramını kutlar, mutluluklar dilerim.

    Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının yaşanmadığı günlerin tez zamanda gelmesi dileğiyle… 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.

    Ülkemizin her köşesinde, İnsan hayatının kutsallığından ödün vermeden, sonsuz sabır ve üstün gayret ile çalışan Tüm Sağlık çalışanlarımızın “14 Mart Tıp Bayramı” kutlu olsun.,

    Varlıkları ile mucizeler yaratan doktorlarımızın bayramı Kutlu Olsun..

    Beni Türk hekimlerine emanet edin. (Mustafa Kemal Atatürk) 14 Mart Tıp Bayramınız kutlu olsun.

    Sağlık hizmetlerinin ülkemizde en üst seviyeye çıkarılması için fedakarca çalışan ve sağlık alanında değerli katkılarda bulunan doktorlarımızın ve tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı’nı kutlarım.

    Gece-gündüz, kar-çamur, bayram-tatil demeden büyük bir özveriyle insanların sağlıklı ve daha sağlıklı yaşaması için ellerinden gelen her türlü çabayı esirgemeyen, sunan verilen görevleri zamanında ve tam yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramlarını kutlarım.

    Meşakkatli mesleğimizi insan onuruna yakışır şekilde yerine getirmeye çalışan tüm fedakâr sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.

    İnsanlığın en değerli hazinesi sağlıktır. Bu değerli hazineyi bizlerle paylaşan tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlu olsun.

    “Büyük bir fedakârlıkla çalışan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun. İyi ki varsınız”

  • Kızılay’dan hastanelere kan satıldığı iddiasına sert tepki: Bu iftirayı karşılıksız bırakmayacağız

    Kızılay’dan hastanelere kan satıldığı iddiasına sert tepki: Bu iftirayı karşılıksız bırakmayacağız

    Türk Kızılay, hastanelere kan satıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Kızılay‘dan yapılan açıklamada, Türkiye’de kan bankacılığı ve transfüzyon tıbbı uygulamalarının tek yetkili otoritesinin Sağlık Bakanlığı olduğu belirtildi.

    “GÜVENLİ KAN TEMİNİ PROJESİ” HAYATA GEÇİRİLDİ

    Kan bankacılığının, Sağlık Bakanlığının belirlediği usul ve esaslara göre yürütüldüğüne işaret edilen açıklamada, geçmiş yıllarda hastane önlerinde yaşanan kötü örneklerin ardından Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde 2005 yılında “Güvenli Kan Temini Projesi”nin hayata geçirildiği hatırlatıldı.

    MALİYET SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ İLE İLAN EDİLDİ

    Bu projeyle vatandaş ile kan bankaları arasındaki tüm parasal ilişkiye son verildiği, kan ve kan ürünlerinin teminiyle Kızılay‘ın görevlendirildiği anımsatılan açıklamada, bu süreçle ilgili tüm operasyonel maliyetin ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bırakıldığı kaydedildi. Bu alanda, Avrupa mevzuatıyla uyumlanan kanunun ise 11 Nisan 2007’de kabul edildiği belirtilen açıklamada, hükümetin, kan ve kan bileşenlerinin maliyetlerini, yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ilan ettiği aktarıldı.

    “TÜM SÜRECİN MALİYETİNİ DEVLETİMİZ KARŞILAMAKTADIR”

    Kızılay‘ın, 4 bine yakın personel ve 830’dan fazla araç ile 300’den fazla noktada aldığı kanları laboratuvarlarda test ettiği, testi geçen kanları özel torbalarına koyarak talep eden hastanelere soğuk zincirle ulaştırdığı anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi; “Hastaneler, talep ettikleri her kan veya kan bileşeni için SUT’ta belirlenen tedarik süreci maliyeti (çalışanlar, laboratuvar, kan torbaları, soğuk zincir) ay sonunda Kızılay‘a ödemekte, ardından ise bu ödemeye kendi giderlerini de ekleyerek SGK’ye fatura etmektedir. Dolayısıyla tüm sürecin maliyetini devletimiz karşılamaktadır. Haberlerde sözü edilen faturalandırma yöntemleri tamamen hastanelerin tüzel kişiliklerinin özelliklerinden ve hizmet alım esaslarının ayrıntılarından oluşmaktadır.

    “KIZILAY BU İFTİRAYI KARŞILIKSIZ BIRAKMAYACAKTIR”

    Tüm kamuoyu ve özellikle medya mensuplarının bunu bilmesine rağmen, Kızılay‘ın topladığı kan bağışlarını hastanelere sattığı gibi bir yaklaşım sadece ve sadece iftiradan ve kötülükten ibarettir. Bu yöndeki haberlerin gönüllü kan bağışlarını düşürebileceğini bile bile atılan bu iftirayı Kızılay karşılıksız bırakmayacaktır. Bazı hastanelerin belirlenen SUT fiyatlarının üzerinde faturalar kestiği ve yine özel hastanelerin ‘Bunu Kızılay’a aktarıyoruz’ diyerek hastalardan farklı ücretler aldığı duyumunu aldığımız her durumda Sağlık Bakanlığına suç duyurusunda bulunulmaktadır.”

    “TÜM BU İFTİRALARIN HESABI YARGI ÖNÜNDE SORULACAK”

    Kaynak: AA / Güncel
  • Sağlık Bakanı Koca, İslahiye Devlet Hastanesi’nde açıklama yaptı Açıklaması

    Sağlık Bakanı Koca, İslahiye Devlet Hastanesi’nde açıklama yaptı Açıklaması

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ” Gaziantep‘te Nurdağı ve İslahiye haricinde şehir merkezindeki şebeke suyu, içme suyu olarak kullanılabilir.” dedi.

    İslahiye Devlet Hastanesi’ndeki incelemelerinin ardından açıklama yapan Koca, Osmaniye, Nurdağı ve İslahiye’deki çalışmaları yerinde incelediklerini söyledi.

    Koca, 6 Şubat ve sonrasında birbirini izleyen depremler sebebiyle İslahiye’de 1347, Nurdağı’nda 2 bin 170 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, Gaziantep genelinde can kayıplarının 3 bin 897’ye ulaştığını, Osmaniye‘de ise toplamda 993 kişinin vefat ettiğini bildirdi.

    Savaşta ve afetler karşısında gücünü birleştirmiş, şartlara teslim olmamış büyük millet olduklarını vurgulayan Koca, “Deprem 11 ilimizde 13,5 milyon insanımızı bir anda etkiledi. Fakat aynı anda 70 ilimizde bütün insanlık duygularını da harekete geçirdi. Deprem, toprakta yarılmalar meydana getirdi ama diğer 70 ilimizi alıp 11 afet şehrine adeta komşu yaptı. Devletimizin tüm kurumları ‘Büyük devlet ne demektir?’ bunun tarihi cevabını vermek için yarıştı.” diye konuştu.

    “Gaziantepli hastalardan 25 bin 276’sı taburcu oldu”

    Gaziantep’te 16 devlet hastanesi, 1 üniversite hastanesi, 2 toplum sağlığı merkezi, 167 aile sağlığı merkezi, sayısı 51’i bulan 112 istasyonları ve 104 sağlık evinin halen hizmet verdiğini aktaran Koca, şu bilgileri paylaştı:

    “Sağlık hizmetinde boşluğa meydan vermemek amacıyla ikisi İslahiye’de, biri Oğuzeli’nde, biri Nurdağı’nda olmak üzere toplam 4 sahra hastanesi kurulmuştur. Çadır kentlerde kurulan acil müdahale ünitelerinin sayısı 16’dır. Afet, yuvalarımızla depremin ardından çok ihtiyaç duyulacak sağlık hizmetinin verildiği yapıları da etkiledi. Sağlık hizmeti almaya mani durum olmadığı az önceki ifadelerimde açıktır. Bazı kurumlarımıza ait binaların hasar durumunu açıklamakta fayda görüyorum. Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin A ve B blokları ile Nurdağı Devlet Hastanemiz ağır hasarlıdır. İl genelindeki diğer sağlık kurumu binalarından 6’sı ağır, 5’i orta, 169’u az hasarlı durumdadır. 54’ünde hasar yoktur.

    Gaziantep’te il genelinde 627 eczane aktif olarak hizmet vermektedir. Afet bölgesinde 2 mobil eczane ile 2 sahra eczanesi depremzede vatandaşlarımıza ilaç ve eczacılık hizmeti sunmaktadır. İslahiye ilçesindeki 19 eczane ile Nurdağı ilçesindeki 11 eczane, maalesef hizmet verememekte. Bu iki ilçede İslahiye ve Nurdağı’nda birer çadır eczane açılmıştır. Ayrıca, sahra hastanelerimizde müdahale çadırlarımızda eczane hizmeti verilmektedir.”

    Bakan Koca, depreme bağlı sebeplerle tedavi altına alınan Gaziantepli hastalardan 25 bin 276’sının taburcu edildiğini, 656 hastanın tedavisinin serviste, 96’sının ise yoğun bakımda devam ettiğini aktararak, “Afetin yaşandığı ilk günden bugüne cerrahi müdahale yapılan Gaziantepli depremzede sayısı 1994’tür. Gaziantep’te 340 bin 150 kişiye birinci basamak temel sağlık hizmetleri ulaşmış, toplamda ise 636 bin 940 kişiye sağlık hizmeti verilmiştir. Acil başvuru sayısı 177 bin 311, tüm birimlere yapılan toplam başvuru sayısı ise 327 bin 596 olarak gerçekleşmiştir. Çadır kentlerdeki acil müdahale ünitelerinde yapılan muayene sayısı 22 bin 202’dir.” şeklinde konuştu.

    Bakan Koca, hafif yaralı olup tetanos aşısı yaptırmayan vatandaşlardan en yakın sağlık birimine müracaat etmelerini istedi.

    “Nurdağı ve İslahiye’de şebeke suyu içme suyu olarak kullanılmamalıdır”

    Depremden etkilenen illerde halk sağlığı açısından muhtemel sorunlara karşı gerekli çalışmaların yürütüldüğünü anlatan Koca, bunların başında su kaynaklı sorunların geldiğini vurguladı.

    Bakan Koca, özellikle İslahiye ve Nurdağı ilçeleriyle afetten hasar gören Gaziantep’te, su klorlama çalışmaları ve bakiye klor ölçümlerinin ilk günlerden itibaren düzenli olarak yapıldığının altını çizerek, şöyle devam etti:

    “Bu ölçümler için alınan 998 su örneğinden 938’inde klor oranı yeterli, 60’ında yetersiz bulundu. Su örnekleri mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan da analiz edilmektedir. Bugüne kadar 736 su örneği alınmış, bu örneklerden 512’si sağlık açısından uygun, 103’ü ise uygunsuz bulunmuştur. Uygunsuz olduğu bilimsel olarak tespit edilen 103 su örneğinin 99’unda mikrobiyolojik, 29’unda kimyasal uygunsuzluk olduğu görülmüştür. Gerekli önlemler alınmaktadır. Bu bilgiler ışığında ısrarla vurgulamak isterim, Gaziantep’te, Nurdağı ve İslahiye haricinde şehir merkezindeki şebeke suyu içme suyu olarak kullanılabilir. Gaziantep’te Nurdağı ve İslahiye’de şebeke suyu içme suyu olarak kullanılmamalıdır.”

    “Salgın hastalık” riski gibi kritik konunun maalesef toplumun ruh halini dikkate almayacak üslup ve tarzla da dile getirildiğine dikkati çeken Koca, “Yetkili merci olarak yaptığımız açıklama çok nettir. Tüm sağlık tesislerimizde, İZCİ sistemi üzerinden ‘sendromik sürveyans’ etkin şekilde takip edilmektedir, halk sağlığını tehdit edecek bir durum bugün itibarıyla saptanmamıştır.” dedi.

    Osmaniye‘de hastane harici 61 sağlık tesisinden 43’ü hasarsız durumda”

    Osmaniye‘deki eczane ve hastanelerin durumuyla sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Koca, kentte 4 devlet hastanesi, 64 aile sağlığı merkezi, 112 acil istasyonlarından 28’i, 38 sağlık evi, 5 toplum sağlığı merkezinin hizmetlerine aksatmadan devam ettiğini söyledi.

    Sahra hastanesinde hastalarla aynı şekilde ilgilendiklerini vurgulayan Koca, şehre halen hizmet veren 202 eczane olduğunu kaydetti.

    Koca, Osmaniye‘de binası ağır hasar gören sağlık kurumunun, Bahçe ilçesindeki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi olduğunu dile getirerek, “İl genelinde, hastane harici 61 sağlık tesisinden 43’ü hasarsız durumdadır. Hastane harici sağlık kurumlarına ait binalardan biri ağır, 5’i orta, 12’si ise az hasarlıdır. Hastanelerimizde servisler yatak doluluk oranı sadece yüzde 48’dir. Yoğun bakım yatak doluluk oranı ise yüzde 59’dur. Depreme bağlı sebeplerle yatırılarak tedavi edilen Osmaniyeli hastalarımızdan 2 bin 565’i çok şükür taburcu oldular. 30 depremzede hastamızın tedavisi ise halen serviste, 9 hastamızın tedavisi de yoğun bakımda devam etmektedir.” ifadesini kullandı.

    Osmaniye‘ye sayısı 7 bine varan sağlık çalışanıyla hizmet verdik”

    Bu afete karşı, Osmaniye‘ye sayısı 7 bine varan sağlık çalışanıyla hizmet verdiklerine işaret eden Koca, “Afetin yaşandığı ilk günden bu güne kadar 230 bin 944 hastamıza sağlık hizmeti verildi. Bunlardan 121 bin 153’ü birinci basamak sağlık hizmetidir. Acil hizmeti sayısı 54 bin 845’tir. Kurulan 7 Acil Müdahale Ünitesi’nde ise 14 bin 345 hastaya müdahale yapıldı. Bahçe ilçemizde hizmet veren Sahra Hastanesinde 6 bin 648 hasta muayene edilmiştir.” diye konuştu.

    Bakan Koca, Osmaniye ve ilçelerinde kurulan çadırlarda bugüne kadar 25 bin 507 kutu ilaç dağıtıldığını ve 4 bin 510 depremzedeye psikososyal destek hizmeti sunulduğu bilgisini vererek, “Yaralanmalar sebebiyle şartların zaruri kıldığı tetanos aşısı başta olmak üzere, aşılamada gerekli hassasiyet gösterilmektedir. Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamındaki bebek ve çocuk aşılamaları, belirlenen takvime uygun olarak devam etmektedir. Osmaniye ve ilçelerinde son 20 günde uygulanan toplam aşı dozu sayısı 10 bin 657’dir.” şeklinde konuştu.

    Halk sağlığı konusundaki hassasiyetlerinin deprem şehirlerinin her birinde bilindiğinden bahseden Koca, şunları söyledi:

    “Bu konudaki kriterimiz bilimdir. Bu konudaki ciddiyetimiz, canı yanmış insanlarımızın talep ettiği ciddiyettir. Osmaniye’de su klorlama çalışmaları, suda bakiye klor ölçümleri depremin ilk günlerinden itibaren devam etmektedir. Bugüne kadar 2 bin 48 su örneği alınmış, 1825 su örneğinde klor oranı yeterli, 223 su örneğinde ise yetersiz bulunmuştur. Su örneklerinin mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerinde elde edilecek sonuçlar da hayati derecede önemlidir. Bu analizler için alınan 325 su örneğinden 214’ü uygun, 9’u uygunsuz bulunmuştur. 21 su örneğinde mikrobiyolojik, 83 su örneğinde ise kimyasal uygunsuzluk tespit edilmiştir. Gerekli önlemler alınmaktadır.”

    Son 20 günden 11 ilde 11 binin üzerinde bebek doğdu

    Bakan Koca, sağlık camiası olarak, depremzedelere ulaşmak, hizmet vermek için UMKE’yle 112’yle, Mobil Sağlık Ekipleri’yle, gönüllüler ve görevlilerle adeta 10 kişi gücünde olmaya gayret ettiklerini dil getirdi.

    Depremzedeler için yeniden organize ettikleri ALO 184 Deprem Sağlık Hattı’nın, gerekli kolaylığı sağlayacağını ifade eden Koca, “ALO 184 hattını arayan depremzede hastamız örneğin biten ilacı için veya tedavi için bize başvurabilir. Bir hastaneye sevkini isteyebilir. İhmal etmişse, tetanos aşısının yapılmasını talep edebilir. Sürekli bakıma muhtaç hastası için destek alabilir. Tıbbi malzeme ve cihaz ihtiyacını karşılayabilir. ALO 184, diyaliz hastaları, kemoterapisi aksayan, aksama ihtimali olan tüm depremzede hastalar için başvuru numarasıdır.” diye konuştu.

    Bakan Koca, ALO 184 Hattı’na son iki günde 7 bin 387 arama geldiğini, taleplerin yüzde 12’sini ameliyat dahil tedavi ihtiyacı, yüzde 5,5’ini ilaç ve aşı, yüzde 3’ünü tıbbi cihaz ve malzeme ihtiyacının oluşturduğunu aktardı.

    Aramaların yüzde 4’ü aksayan kemoterapiyle ilgili olduğunu anlatan Koca, taleplerin neredeyse tamamını karşıladıklarını belirtti.

    Koca, “yapıların depreme mukavemeti” konusunda sağlık kurumlarının daha da hayati önemi sebebiyle, Bakanlığın harekete geçtiğini, araştırma çalışmalarının ülke genelinde yürütüldüğünü ve koşullara uymayan binaların boşaltılacağını bildirdi.

    Adana Çukurova Üniversitesi’nin Balcalı Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasının, depremde orta düzeyde hasar alan yapılardan biri olduğunu hatırlatan Koca, bu hastanenin tadilatı bitene kadar Çukurova Üniversitesi kadrosunun Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmete devam edeceğini aktardı.

    Koca, son 20 günde 11 afet şehrinde 11 binin üzerinde bebek doğduğunu, yeni doğan her bebeğin, kendilerine verilmiş umut olduğunu ve inşa edecekleri yeni hayatın sağlamlığında ölçülerinin onlar olduğunu sözlerine ekledi.

    Kaynak: AA / Politika
  • 107 saat sonra kurtarılmıştı! Parmak emdiği video ile Türkiye’nin gündemine oturan bebekten haber var

    107 saat sonra kurtarılmıştı! Parmak emdiği video ile Türkiye’nin gündemine oturan bebekten haber var

    Hatay‘ın Antakya ilçesinde enkazdan minik bedeniyle sağlıklı bir şekilde çıkartılan 2 aylık kız bebek, ambulans helikopterle Adana’ya sevk edildi. Ekipler tarafından alındığı yerden helikopterle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan bebeğin, yapılan taramalarda sağlıklı olduğu saptandı. Yüzünde çizik dahi oluşmayan bebek, doktorların ve hemşirelerin gözdesi oldu.

    BAKAN KOCA SON DURUMUNU PAYLAŞTI

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’nin konuştuğu bebeğin sağlık durumuyla ilgili açıklamada bulundu. Bakan Koca, “Hatay’da enkaz altından 107. saatte kurtarılan, saatler süren açlığına rağmen hayatta kalan, tüm Türkiye’nin ekranlardan tanıyıp bağrına bastığı bebeğimiz Adana Şehir Hastanesinde ve sağlık durumu gayet iyi” dedi.

    “ANNE BABASINA HENÜZ ULAŞAMADIK”

    Çocuk Uzmanı olan Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Başhekim Yardımcısı Nurşah Keskin, bebeğin anne ve babasına henüz ulaşılamadığı bilgisini verdi. Keskin, “Bebeğimiz 5 gün enkaz altında kaldı. Daha sonra hava ambulansıyla hastanemize getirildi. Genel durumu iyi kafa tramvası yok. Herhangi bir ezik, zedelenmesi yok. Bu kadar enkaz altında kalıp, bu kadar iyi olması tamamen mucize. Hepimizi iyi hissettiren, hepimize umut veren, hepimizin kalplerine sıcaklık hissettiren bir gelişme oldu bu. Bebeğimiz gayet iyi. Tedavisi sürüyor, sağlık durumu stabilize olmadı. Anne-babasına henüz ulaşamadık. Hastanede kaldığı süre içerisinde bize emanet, 7 gün 24 saat başında gönüllü ablaları var. Onlar da şevkat ve sevgiyle bakıyorlar. Kimliklendirme çalışmaları için yoğun bir uğraş içerisindeyiz. Cumhuriyet Savcılığı, emniyet güçleri, hastanemizdeki sosyal hizmet birimi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile titiz bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar sonlanıncaya kadar bu bebek bizimle. Annesi de babası da biziz” dedi.

  • Aşırı kiloyla mücadelede hareketli yaşam tarzı teşvik edilmeli

    Aşırı kiloyla mücadelede hareketli yaşam tarzı teşvik edilmeli

    Pandemi sonrası hareketsiz hayatın artmasıyla birlikte değişen alışkanlıklara bağlı olarak yetişkin ve ergenlerde çok kilo sorunlarında artış görülürken; Türkiye, Avrupa ülkeleri ortasında bu probleminin en çok yaşandığı ülke olarak öne çıkıyor. Dünya Sıhhat Örgütü’ne nazaran pek çok hastalığa sebep olan çok kilo ile gayrette hareketli ömür şeklinin teşvik edilmesi ve nitelikli besine erişim koşul.

    Dünya Sıhhat Örgütü’nün (DSÖ) 2022 Mayıs ayında yayınladığı rapora nazaran, Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa Bölgesi’nde çok kilo yetişkinlerin yaklaşık yüzde 60’ını etkiliyor. Ayrıyeten her üç çocuktan biri bu sorunun tesirlerini yaşıyor. 

    2025’te 167 milyon insan çok kiloya bağlı sıhhat problemleri yaşayacak

    DSÖ’ye nazaran dünyada 650 milyon yetişkin, 340 milyon ergen ve 39 milyon çocuk olmak üzere 1 milyardan fazla insan çok kilo problemiyle yaşıyor. Son varsayımlar, Avrupa’da çok kilonun, yüksek tansiyon, diyet riskleri ve tütünden sonra bulaşıcı olmayan hastalıklarda en yaygın dördüncü risk faktörü olduğunu gösteriyor. DSÖ, 2025 yılına kadar yetişkin ve çocuklar olmak üzere yaklaşık 167 milyon insanın fazla kilolu oldukları için sıhhat problemleri yaşamalarının beklendiğini söylüyor.

    Kilo sorunu COVID-19 nedeniyle hastaneye yatışı 3 kat artırıyor

    Kilo denetiminin yapılamaması durumunda kalp, karaciğer, böbrekler, eklemler ve üreme sistemini üzere pek çok beden sistemlerini direkt etkilendiğini belirten Herbalife Nutrition Beslenme Müracaat Konseyi Üyesi Prof. Dr. İsmet Tamer, şöyle konuştu: “Kilo denetimini yapamayan bireylerde çok kilonun getirdiği hareketsiz yahut kısıtlı ömür problemlerinin yanı sıra tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon ve inme, çeşitli kanser cinsleri ve ayrıyeten ruh sıhhati sıkıntıları üzere bir dizi bulaşıcı olmayan hastalığı da beraberinde getirebildiği biliniyor. Tüm dünyayı etkileyen pandemi sürecinde çok kilolu bireylerin COVID-19 nedeniyle hastaneye yatma mümkünlüğü üç kat daha fazla olduğu görüldü. Tüm bu nedenlerle hareketsiz hayattan uzak durmak ve kilo denetimi yapmak her yaş kümesinden bireyler için epey değerli.”

    Pandemi sonrasında hareketsizlik ve beslenme alışkanlıklarında yaşanan meselelerin arttığını kaydeden Prof. Dr. İsmet Tamer, “Avrupa’daki birtakım ülkelerde yapılan erken araştırmaların, COVID-19 salgını sırasında çok kilo prevalansının ve ortalama beden kitle indeksinin çocuklarda ve ergenlerde arttığını gösteriyor” dedi. 

    Avrupa’da çok kilo yetişkinlerin yaklaşık yüzde 60’ını etkiliyor

    Aşırı kilo ile uğraşta herkesin sağlıklı bir diyete erişebilmesi ve karşılayabilmesi için daha yeterli bir besin ortamı yaratılması büyük değer taşıdığının altını çizen Prof. Dr. İsmet Tamer, “Dünya Sıhhat Örgütü’nün 2022 Mayıs ayında yayınladığı ‘DSÖ Avrupa Bölgesel Obezite Raporu 2022’ye nazaran, Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa Bölgesi’nde çok kilo yetişkinlerin yaklaşık yüzde 60’ını etkiliyor. Ayrıyeten her üç çocuktan biri bu sorunun tesirlerini yaşıyor. Son varsayımlar, Avrupa’da çok kilonun, yüksek tansiyon, diyet riskleri ve tütünden sonra bulaşıcı olmayan hastalıklarda en yaygın dördüncü risk faktörü olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    2019 yılında kıtalararası açlığa kaynak yaratabilmek, sağlıklı besine erişim sağlayabilmek ve artan çok kilo problemine tahlil bulabilmek hedefiyle “Nutrition for Zero Hunger” programını hayata geçirdi. Herbalife Nutrition’ın sivil toplum örgütleriyle ortaklaşa gerçekleştirdiği ve 2 milyon dolarlık ödenek ayırdığı programın odağında; sağlıklı besinlere erişimi kolaylaştırma, beslenme hakkında daha güzel eğitim verme, sürdürülebilir besin kaynaklarını tespit etme ve dünya çapındaki krize dikkat çekme başlıklı bahisler yer alıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Emrullah Gülüşken, Ambulans Uçakla Türkiye’ye Getirildi

    Emrullah Gülüşken, Ambulans Uçakla Türkiye’ye Getirildi

    İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşı olan Emrullah Gülüşken, koronavirüs testi pozitif çıktıktan sonra tedavi edilmeyerek evine yollanmıştı. Kısa sürede sosyal medyada gündem olan bu olayın ardından harekete geçen Sağlık Bakanlığı, İsveç’e bir ambulans uçak göndererek Gülüşken ailesini yurda getirdi.

    İsveç’in Malmö kentinde yaşayan 47 yaşındaki Emrullah Gülüşken ile çocukları Esma, Samira ve Mahmut’u taşıyan Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçak, bugün saat 13.40 sularında Ankara Esenboğa Havalimanı’na iniş yaptı.

    Emrullah Gülüşken ve ailesi, yurda iniş yaptıktan sonra koruyucu kıyafetli sağlık görevlileri eşliğinde basınçlı sedyeyle ambulansa, oradan da Ankara Şehir Hastanesi’ne götürüldü. 47 yaşındaki Gülüşken’in Ankara Şehir Hastanesi’nde tedavisine başlandığı açıklanırken çocuklarının ise 14 gün kuralına uygun şekilde karantina altında tutulacağı öğrenildi.

    Emrullah Gülüşken’in kızları, yaşanan olayı sosyal medyadan duyurmuştu:

    Baba Emrullah Gülüşken ve ailesinin durumuyla bizzat yakından ilgilenen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Emrullah Gülüşken’in kızının Twitter’dan yaptığı “Ailemle birlikte İsveç’te yaşıyoruz. Babam 11 gün önce ateşi yükselip nefes darlığı yaşamaya başladı, endişe edip hastaneyi aradık ama maalesef gelmediler ve bizleri geçiştirdiler. Her gün defalarca aradık ama bize dönüş sağlamadılar” paylaşımı üzerine harekete geçmişti.

    Yapılan paylaşımın ardından Gülüşken ailesinin yardım çağrısına kulak veren Fahrettin Koca, Emrullah Gülüşken’in yurda getirilmesi için bir ambulans uçak gönderilmesi talimatını vermişti.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter’dan Gülüşken ailesine destek verdi:

    Twitter hesabı üzerinden Emrullah Gülüşken’in ambulans uçağa bindirildiği anı paylaşarak yurda getirildiğini duyuran Sağlık Bakanı, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

    “Bir kız evlat, COVID-19 hastası babası için hiçbirimizin unutamayacağı bir şey yaptı. Ülkemiz harekete geçti. Ambulans uçağımız sabah İsveç’ten hastamızı aldı. Birazdan Ankara’da olacak. (Sevgili Leyla, biz 25 bin hastamızı iyileştirdik. İnşallah Emrullah Bey de iyileşecek.)”

    Kaynak: webtekno