Etiket: Sanık

  • Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir‘de kurdukları illegal merkezde terör örgütü DEAŞ’ın Horasan yapılanmasına eleman yetiştirdikleri, örgüt elebaşları tarafından TBMM’ye, İstanbul‘da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirme talimatı aldıkları tespit edilen 12 sanık hakkında dava açıldı.

    BAŞAKŞEHİR’DE İLLEGAL MEDRESEDE YAPILANMIŞLAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün edindiği istihbari bilgi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    İddianamede, terör örgütü DEAŞ’ın Horasan koluna mensup Özbek, Kırgız ve Kafkas kökenli kişilerin Başakşehir’de “Darul Vefa İlim ve Amel Merkezi” adlı illegal mescit/medresede yapılandıkları, Suriye ile Afganistan’daki örgüt unsurlarıyla yakın temaslarını sürdürdükleri ifade edildi.

    ÖĞRENCİLERE DİNİ EĞİTİM ADI ALTINDA DEAŞ PROPAGANDASI YAPILDI

    Merkezin öğretmenlerinin çoğunluğunun Arap uyruklular olduğuna dikkati çekilen iddianamede, öğrencilere dini eğitim adı altında terör örgütü DEAŞ’ın propagandasının yapıldığı, yapılanmanın sözde liderlerinin devşirdikleri kişileri Türkiye üzerinden Afganistan’a gönderip DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti saflarına katılmalarını planladıkları kaydedildi.

    İddianamede, merkezin emniyet birimleri tarafından takip altında tutulduğu, bu nedenle dernekle bağlantılı kişilerin farklı mescitlere dağıldığı ancak belirli özel günler dolayısıyla bu merkezde bir araya geldikleri bildirildi.

    16-17 YAŞLARINDA 70 ÇOCUĞA YATILI EĞİTİM

    Merkezin bünyesindeki yatakhanelerde geçmişte Suriye’de DEAŞ adına faaliyet göstermiş Özbek, Tacik, Kafkas, Irak ve Mısır uyruklu kişilerin saklandığı, sınıflarda da Suriye’de terör örgütü bünyesinde faaliyet gösterirken öldürülen Kafkas, Fas, Irak, Mısır ve Tunuslu bazı kişilerin 16-17 yaş aralığındaki 70 çocuğuna yatılı eğitim verildiği aktarıldı.

    TOPLANTIDA TBMM’YE TERÖR EYLEMİ YAPILMASI PLANLANDI

    DEAŞ terör örgütü hücresinin 9 üyesinin 2023’ün Haziran ayının sonunda kendi aralarında İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdiği, bu üyelerin, örgütün Suriye’deki elebaşlarının kararına istinaden TBMM’ye ve İstanbul’da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirilmesi gerektiği hususunda bilgilendirildiği belirtildi.

    İddianamede, örgüt mensupların toplantısı sırasında, eylemler için kullanılacak mühimmat ve EYP bileşenlerinin temininin “Fuad Azeri” adlı kişi tarafından karşılanmasına karar verildiği, diğerlerine ise söz konusu amaçlar için gereken paraların toplanması görevi atfedildiği vurgulandı.

    “Fuad Azeri” adlı kişinin dosyadaki sanıklardan “Fuad Rasulov” olduğu bildirilen iddianamede, Rasulov’un terör örgütü propagandası yapması, Tacik uyruklu kişilerin terör örgütüne adam kazandırma faaliyetlerinde ve DEAŞ adına Suriye’deki çatışma bölgelerinde bulunması üzerine 20 Haziran 2022’de İstanbul’da yapılan bir operasyonda yakalandığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlatıldı.

    İddianamede, 14 Temmuz 2023’te operasyon düzenlenen, içinde sınıf, yatakhane ve mescidin yer aldığı ortaya çıkan merkezin Rusça paylaşımlar yapılan sosyal medya hesabında, yeni açılan sınıflarla ilgili kayıt duyuruları, iftar organizasyonları ve Kurban Bayramı için maddi yardım taleplerinin olduğu bilgisine yer verildi.

    YÜKSEK MİKTARLARDA PARA ELE GEÇİRİLDİ

    Sanıkların ifadelerinin de bulunduğu iddianamede, bir sanığın ikametinde ele geçirilen ruhsatsız silah, 123 mermi, 52 bin 500 dolar, 1610 avro ve 100 bin 600 lira ile cep telefonu incelemesinde ortaya çıkan kamuflaj giyimli silahlı erkekler, atış talimi yapan çarşaflı kadınlara ait fotoğraflar ve terör örgütü DEAŞ ile ilgili dokümanın yer aldığı kaydedildi.

    Sanıklardan Rasulov’un, Azerbaycan’da “uyuşturucu madde kullanmak” suçundan 2 yıl tutuklu kaldığı, 2016’da resmi yollardan Türkiye’ye geldiği, “Reina” gece kulübüne yapılan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle “DEAŞ üyesi olmak” suçundan 2 yıl cezaevinde yattığı aktarıldı.

    Sanıkların DEAŞ terör örgütüyle bir bağlantıları olmadığı, medreseye namaz kılmak için gittikleri ve kimseden emir veya talimat almadıkları yönünde savunmalarının yer aldığı iddianamede, sanık Mohamed Kotb Mohamed Ahmed’in beyanları bu merkezle ilgili bazı detayları ortaya çıkardı.

    Sanık Ahmed, savunmasında medresenin sorumlusu olduğunu belirttiği Hasan isimli kişinin “cihat” konusunda medreseye gelen insanları etkilediğini, eğitim verilen çocukların babalarının Suriye veya Irak’ta DEAŞ içerisinde terör örgütü PKK’ya karşı savaşırken ölmesinden dolayı bu örgüt hakkında “hınzır ve domuz” gibi beyanlarda bulunduğunu söyledi.

    “DEVLET OKULUNA GİTMİYORLAR”

    Sözde medresede günün sabah namazıyla başladığını anlatan Ahmed, Kur’an-ı Kerim, Arapça, fıkıh, hadis, tefsir, edep ve ahlak dersi verdiklerini, akşam namazından sonra yemek yenildiğini, temizlik yapıldığını, sabah namazından gece çocuklar uyuyuncaya kadar sırayla nöbet tutuklarını anlattı.

    Sanık Ahmed, dernekteki yatılı çocukların hiçbirinin devlet okuluna gitmediğini, evlerinden gelenlerin bazılarının okula da gittiğini, ailesi olmayan çocukların hep yatılı kaldığını kaydetti.

    Sanıklar hakkında “terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis istenen iddianamede, 2 sanığın ayrıca “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 1,5 yıldan 4 yıl 6’şar aya kadar hapisleri talep edildi.

    Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

    Sanıkların mayıs ayındaki ikinci duruşmada hakim karşısına çıkması bekleniyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Kaçırıp işkence etmişlerdi! Azmettirici Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a 47 yıl hapis istemi

    Kaçırıp işkence etmişlerdi! Azmettirici Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a 47 yıl hapis istemi

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan‘ın 3 farklı suça azmettirmekten yargılandığı davada; esas hakkında mütaalasını veren savcı, tutuksuz sanık Gürkan’ın isle cezalandırılmasını istedi.

    BAŞKAN GÜRKAN’A “AZMETTİRME” SUÇLAMASI

    Edirne’de oturan ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak’ suçundan tutuklanan Şükrü Benli, iddiaya göre; tahliyesinin ardından Bulgaristan’a kaçırılarak alıkoyuldu. Daha sonra kurtulan Benli, 2 yıl önce azmettiricinin Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan olduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Soruşturma kapsamında O.K., Ş.G. ve S.A. tutuklanırken, S.Y.’nin tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Başkan Gürkan ise 75 bin TL kefaletle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kendi kişisel verileri de paylaşıldığı için müşteki-şüpheli olan Gürkan hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    GÜRKAN’I GÖRÜNTÜLERİ YAYMAKLA TEHDİT ETMİŞ

    Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2020 yılının aralık ayında görülen 6’ncı duruşmada firari sanık M.T.’nin yargılanması sürdü, O.K., Ş.G. ve S.A. ise 21 ay cezaevinde kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Davanın geçen yıl ekim ayında görülen 8’inci duruşmasına, Türkiye’ye gelerek teslim olan firari sanık M.T. de katıldı. 11’inci duruşmada sanık M.T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Toplam 6 sanıklı davanın bugün görülen 16’ncı duruşmasına, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile tutuksuz sanıklar katılmadı. Avukatların yer aldığı duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Şükrü Benli’nin, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı elindeki görüntüleri başkasına vermekle tehdit ettiği, videoyu ulusal basına vermemek karşılığında para talebinde bulunduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu belirtti.

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan

    GÖRÜNTÜLERİ ALMAK İÇİN AZMETTİRMİŞ

    Mütalaada, Gürkan’ın, Benli’nin elinde bulunan şantaja konu görüntülerin elde edilmesi ve yayınlanmaması ve kendisi hakkında yazı yazmaması için azmettirdiği sanık S.Y.’nin Bulgaristan’da Benli ile irtibat kurarak, sanıklar M.T., O.K., S.A. ile silahtan sayılan eter maddesi kullanılarak zorla araca bindirildiği kaydedildi.

    ELBİSE GİYDİRİLİP CİNSEL SALDIRIDA BULUNULMUŞ

    Mütalaada, Benli’nin kaçırılıp zorla bir evde tutulduğu, elektrik verildiği, darbedildiği, elbiselerinin çıkarılarak kadın elbisesi giydirildiği, nitelikli cinsel saldırıda bulunulduğu, cep telefonu ve 3 bin euro parasına el konulup verilmediği belirtilerek, “Recep Gürkan’ın asıl amacının Şükrü Benli’nin elinde bulunan şantaja konu görüntülerin elde edilmesi ve yayınlanmaması ile konu hakkında yazı yazılmamasını sağlamak olduğu, hedeflenen amacın gerçekleştirilebilmesi için zor kullanılacağının öngörüldüğü ve kabul edildiği, özetle hukuka aykırı fillere ilişkin azmettirici sıfatının olduğu, hedef ve amaç dikkate alındığında hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından azmettiren sıfatı ile sorumlu olduğu, kaçırma eyleminden sonra gerçekleştirilen cinsel saldırı eylemi açısından ise kast yönünden de Recep Gürkan’ın azmettiren sıfatının bulunduğu” ifadeleri kullanıldı.

    BAŞKAN İÇİN 3 SUÇTAN CEZA TALEBİ

    Mütalaada, Belediye Başkanı Gürkan’ın ‘nitelikli cinsel saldırı suçuna azmettirmekten’ en az 18 yıl, ‘nitelikli yağma suçuna azmettirmekten’ 10 yıldan 15 yıla ve ‘nitelikli hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettirmekten’ ise 4 yıldan 14 yıla olmak üzere toplamda 32 yıldan 47 yıla kadar hapsi istendi. Mütalaada, diğer sanıklar M. T., Ş.G., S.A., S.Y. ve O. K.’nin ‘birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talep edildi. Sanık avukatlarının mütalaa hakkındaki savunmalarını yapmak için süre istemeleri üzerine duruşma, 25 Nisan 2024’e ertelendi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Arda Turan’ın Seçil Erzan ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı: Muslera’ya yalan söylüyorum

    Arda Turan’ın Seçil Erzan ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı: Muslera’ya yalan söylüyorum

    Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında sanık Seçil Erzan‘ın müşteki Arda Turan ile yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın tutuklu sanığı Seçil Erzan‘ın müşteki Arda Turan ile WhatsApp üzerinden yaptığı yazışmalarda, parasını almak isteyen Turan’ın yaşadığı sorunlar, sanık Erzan’ın kendisini oyalamaya çalışması yer aldı.

    “15 MİLYONA YAKIN NAKİT SOKTUM, 35 BİN DOLARIM KALDI”

    Yazışmalara göre, Turan’ın “Evin içinde panik halindeyim, senden ricam, yarın herhangi bir eksik gedik olmasın. Pazartesi herkes ödeme için mesaj atmış.” şeklindeki mesajına sanık Erzan “Gerçekten sakin ol, ben işin başında sağlam durmalıyım ki işi çözeyim. Sen panik olunca ben de panik olmaya başlıyorum.” yanıtını verdi. Turan da cevabında, 40 gündür benzer problem yaşadığını belirtti. Yazışmada sanığın, “Hayır, hayır para için panik yapmıyorsun yanlış anladın sen beni, seninki için bekletiyorum onu, konuşamıyorum burada.” sözleri üzerine Turan, “Beklesin Seçil, benim 5 kuruş param yok, kaç para çıkacak yarın? Ben oraya 15 milyona yakın nakit soktum, çıkardın. 35 bin dolar param kaldı, kredi çektim. 5 kuruş param yok Seçil, farkında mısın? Ben şaka yapıyorum gibi geliyor.” ifadelerini kullandı.

    “MUSLERA’YA YALAN SÖYLÜYORUM”

    Yazışmaların devamında 7 Mart’tan Nisan’a kadar sanığın Turan’a çeşitli söylemlerle “paranı alacaksın” derken, Turan 24 Mart’ta “Ben 2 ayda 1 milyonu zor aldım ve hala oradaki eksi, şu, bu. Yoruluyorum. Öyle bir şey söylüyorsun ki zaten uyku uyumuyorum. 3-4 aydır bir gün oh demedim. Ama her gün bu parayı konuşmaktan düşünmekten kendimden iğrendim. Lütfen rica ediyorum yardımcı ol.” cevabını verdi. Parasını alamayan Turan sanığa sonraki süreçte “Ne ramazan bıraktınız ne oruç ne ibadet. Sinir krizi geçirtiyorsunuz adama. Ne kadar çıkacak diyorum, ona da cevap yok. Ne olduğu, ne yaptığımız belli değil. Kalkıyorum Emre’ye, Muslera’ya yalan söylüyorum. Hasta oldum. Şimdi sinir krizi geçireceğim.” mesajını yazdı. Başka bir yazışmada da Turan, müşteki Emre Çolak’ın kendisine attığı “Abi günaydın, bugün para yatıyor mu?” mesajının resmini sanığa iletirken, sanık Erzan ise elinden geleni yaptığını, dayanacak gücü kalmadığını, kimsenin bu yüke katlanamayacağını ifade etti.

    ALİ YÖRÜK’ÜN PARAYI BANKADA TESLİM ETMESİ KAMERADA

    Öte yandan bankaya ait bazı güvenlik kamerası kayıtları da dosyaya girdi. Görüntülerde, tutuklu sanık Ali Yörük’ün, iddiaya göre bazı müştekilerden alarak yanında getirdiği poşetin içendeki parayı bankada teslim etmesi yer aldı. Yine sanık Seçil Erzan ile yanındaki iki kişinin, 27 Eylül ile 2 Aralık 2022’de masanın üzerindeki paraları çantaya koymaları da güvenlik kamerasınca kaydedildi.

    KAMUOYUNUN ÇOK YAKINDAN TANIDIĞI İSİMLER İDDİANAMEDE

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşamadığı, durumu bildirdiği bankanın araştırma yaptığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

    SEÇİL ERZAN’IN 226 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Tutuklu sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Adalet Bakanı Tunç: Fatih Terim Fonu olayında 7 sanık 18 müşteki var, 2. duruşma 12 Ocak’ta olacak

    Adalet Bakanı Tunç: Fatih Terim Fonu olayında 7 sanık 18 müşteki var, 2. duruşma 12 Ocak’ta olacak

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti grup toplantısı öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu. Futbol dünyasından ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 18 kişiyi 25 milyon 770 bin dolar ve 7 milyon 384 TL dolandırdığı gerekçesiyle 226 yıl hapsi istenen bankacı Seçil Erzan davasına ilişkin Bakan Tunç, ikinci duruşmanın 12 Ocak’ta gerçekleşeceğini belirtti.

    “YARGISAL SÜREÇ SONUNDA EN DOĞRU KARAR ÇIKACAK”

    Tunç, “7 sanık var 18 müşteki var bu iddianame İstanbul 41. Ağır Ceza tarafından kabul edildi.” dedi. Yargının iddiaları araştıracağını dile getiren Tunç, “Kimler suçlu kimler suçsuz yargısal süreç neticesinde en doğru karar çıkacaktır.” diye konuştu.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    Seçil Erzan

    20 KASIM’DA HAKİM KARŞISINA ÇIKMIŞLARDI

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    LİSTEDE FUTBOL DÜNYASININ ÜNLÜ İSİMLERİ VAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

    İddianamede, müşteki Bülent Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

    İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

  • “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    Kripto para ticareti vaadiyle iki kişiyi 500 bin dolar dolandırdığı iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçundan on beşer yıla kadar hapis istemiyle yargılanan 4 sanıktan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    5 BİN DOLARLIK ÇALIŞMA

    AKKUŞ YANINDAKİ KİŞİLERE TALİMAT VERİP ORTADAN KAYBOLMUŞ

    “TASARLANMIŞ DOLANDIRICILIK”

    Sanık Alkreish, Akkuş’un kendilerini “Sistemde arıza oldu, sıkıntı yok, yarın mutlaka hesabınıza düşecek, yarın 10 gibi gelin eğer bir zararınız varsa ödemeye hazırım.” sözleriyle oyaladığını savunarak, kendilerinin Akkuş’u iş yerine çağırdığını ancak gelmediğini, daha sonra da Akkuş’un Fransa’ya kaçtığını öğrendiklerini ileri sürdü. Müşteki Ömer A. ise duruşmada, Canberk isimli arkadaşının kendisini sanık Alkreish ile tanıştırdığını, olayın tasarlanmış dolandırıcılık olduğunu iddia etti.

    “BİZ BANKA ÜZERİ YAPIYORUZ”

    Söz konusu iş yerine gittiklerinde Akkuş ve ortaklarıyla konuştuklarını, kendilerine kripto paranın beş dakika içinde hesabında olacağının söylendiğini dile getiren müşteki, “Diğer sanıklar geldi. Sonra parayı götürdüler, bizi beklettiler, bekledik. Uğur ‘Beş dakikaya geliyorum’ dedi, kaçtı, gitti. ‘Biz banka üzeri yapıyoruz.’ dedi. ‘Buradan çıkmazsan polis zoruyla seni çıkarırız.’ diye beni tehdit ettiler. Onlar çağırmadan ben polis çağırdım. 100-150 bin dolarlık zararım var. Daha sonra bize ‘Bizi şikayet etmeyin hem paranızı veririz hem arabamızı alırız.’ dediler. Ne araba alındı ne param verildi.” ifadelerini kullandı.

    SANIKLAR VE MÜŞTEKİLER ANLAŞTI

    Sanık Feyza Betül Köksal da Ebru Şallı Akkuş’un aynı binadaki farklı iş yerinde marka koordinatörü olarak çalıştığını, olay günü sanık Akkuş’un iş yerinde muhasebecisinin olmaması üzerine kendisini arayarak bankaya gitmesini istediğini anlattı. Sanık Köksal, olayın bilgisi dahilinde olmadığını savundu. Akkuş’un avukatı Büşra Çilingir ise müvekkiline kendilerinin de kolay ulaşamadığını söyleyerek, bir sonraki duruşmada Akkuş’un geleceğini bildirdi. Söz konusu maddi zararın giderildiğini savunan avukat Çilingir, haziranda sanıklar ve müştekilerin anlaştığını iddia etti.

    YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI

    Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Akkuş hakkında savunmasının alınmasına yönelik zorla getirme emri talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, müşteki Ömer A’nın davaya katılma talebinin kabulünü, müşteki Anvar M’nin de duruşmaya zorla getirilmesini kararlaştırarak duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ortak firmaları bulunan müştekiler Ömer A. ve Anvar M’nin dış ticaret işiyle uğraştığı belirtiliyor. Müştekilerin, firmalarına ait 500 bin dolarla kripto para almak istedikleri, komisyon karşılığında aracılık yapan sanık Abdullah Alkreish’le irtibat kurdukları anlatılan iddianamede, bu sanığın da müştekileri sanık Uğur Akkuş’la tanıştırdığı, 30 Mayıs’ta da Akkuş’un Şişli’de bulunan bir AVM’deki ofisinde müştekilerle bir araya geldiği aktarılıyor. İddianamede, sanık Akkuş ve müştekilerin, 500 bin dolar karşılığında kripto para alımı konusunda anlaştığı, Akkuş’un ilk etapta güven sağlamak amacıyla 2 bin 500 dolar tutarındaki kripto parayı müşteki Anvar M’nin hesabına aktardığı kaydediliyor.

    Sanık Akkuş’un, kripto para akışının devamının sağlanması amacıyla paranın tamamının hesabına yatırılması gerektiğini söylediği ve müştekileri ikna ettiği belirtilen iddianamede, müştekilerin 497 bin 500 doları Akkuş’a elden teslim ettiği dile getiriliyor. İddianamede, Akkuş’un müştekilere “Parayı bankaya yatırdıktan sonra geleceğim.” diyerek iş yerinden ayrıldığı, müştekilerin burada saatlerce beklediği ancak kimsenin gelmemesi ve hesaplarına kripto paranın yatırılmaması üzerine şüphelendikleri vurgulanarak, dolandırıldıkları gerekçesiyle şikayetçi oldukları anlatılıyor.

    Sanık Akkuş’un, yardımcıları olan sanıklar Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’la müştekilerden aldığı parayı vererek bankaya teslim etmelerini söylediği aktarılan iddianamede, sanıkların herhangi bir kripto para transferi sağlamayarak haksız menfaat elde ettikleri belirtiliyor. İddianamede, sanıklar Uğur Akkuş, Abdullah Alkreish, Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’ın “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçundan dörder yıl altışar aydan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    Öte yandan, Uğur Akkuş, haziranda bu dosya kapsamında hakkında yapılan şikayet üzerine İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, müşteki Ömer A’nın zararının giderildiğini bildirerek şikayetinden vazgeçmesi üzerine serbest bırakılmıştı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Üçlü ilişki sırasında sevgilisine sert davranan adamı öldürmüştü! Müebbeti istendi

    Üçlü ilişki sırasında sevgilisine sert davranan adamı öldürmüştü! Müebbeti istendi

    Manavgat‘ın Side Mahallesi’nde geçen yıl 28 Ocak’ta Elvan Küçükaltun ve 3 yıldır birlikte yaşadığı sevgilisi Alman Nadja Angela Grosser, ortak arkadaşları Kadir Demir’i eve davet etti. Akşam üzeri eve gelen Kadir Demir ile Küçükaltun ve sevgilisi birlikte içki içti. Ardından 3 kişi, ilişkiye girdi.

    PENİSİNİ KESİP ÖLDÜRDÜLER

    İlişki sırasında Elvan Küçükaltun, birlikte yaşadığı Nadja Angela Grosser’e sert ve agresif davrandığı iddiasıyla Kadir Demir ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan bıçaklı kavgada Elvan Küçükaltun, önce Kadir Demir’i göğsünden bıçakladı, ardından cinsel organını kesti. Nadja Angela Grosser’i evden gönderen Elvan Küçükaltun, Kadir Demir’in cesedini hemen evin yakınında bulunan parka gömmek isterken jandarma tarafından yakalandı. Telefonla eve çağrılan Grosser ile Küçükaltun gözaltına alındı. Elvan Küçükaltun, ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Başta adli kontrol şartıyla bırakılan, 2 gün sonra ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan tutuklanan Nadja Angela Grosser ise geçen yıl kasım ayında görülen duruşmada adli kontrolle yeniden serbest kaldı.

    54 BIÇAK DARBESİ TESPİT EDİLDİ

    Olayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, olayın üçlü cinsel ilişki sırasında bir tartışmadan çıktığı anlatılarak, Elvan Küçükaltun’un Kadir Demir’i 34’ü öldürücü, 54 bıçak darbesiyle öldürdüğü, penisini kestiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Kadir Demir’in cep telefonunda yapılan incelemede, aynı kişilerin daha önce yaşadıkları üçlü cinsel ilişkiye dair video kaydı bulunduğu belirtildi. İddianamede, Elvan Küçükaltun’un ‘canavarca hisle kasten öldürme’, Nadja Angela Grosser’in de ‘kasten öldürmeye iştirak’ suçundan cezalandırılması talep edildi.

    ÖMÜR BOYU HAPSİ İSTENDİ

    Cinayete ilişkin davanın 3’üncü duruşması Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Elvan Küçükaltun ve tutuksuz yargılanan Nadja Angela Grosser ile sanık avukatları, Kadir Demir’in yakınları ve avukatı katıldı. Davayla ilgili esas hakkındaki görüşünü sunan savcı, sanık Elvan Küçükaltun’un telefonunda yapılan incelemede 21 Temmuz 2021 tarihine ait 2 erkek ve bir kadının olduğu cinsel ilişki videosunda Nadja’nın yüzünün görüldüğü, erkeklerin görülmediği, ses kaydı incelemesinde ise görüntüdekilerin sanık Elvan Küçükaltun ile ölen Kadir Demir olduğunun değerlendirildiği belirtildi. Savcı esas hakkındaki görüşünde, sanık Elvan Küçükaltun’un savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu ve buna itibar edilemeyeceğini, sanığın Kadir Demir’e yönelik ‘kasten öldürme’ suçunu işlediğinin sabit olduğunu, sanık Nadja Angela Grosser’in ise suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardım ettiğini belirtti. Savcı, Elvan Küçükaltun’un ömür boyu hapis, Nadja Angela Grosser’in ise 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Duruşmada savcının esas hakkındaki görüşünün ardından konuşan şikayetçilerin avukatı Oğuz Dilek, savcının görüşüne kısmen katılmadıklarını belirterek, “Her iki sanığın beyanları farklıdır. Suç tarihinde maktul ısrarla eve çağrılmıştır. Otopsi raporuna göre, Kadir Demir’in vücudundaki darbe sayısı ve yaralanmaların yerleri, olay sırasında evde 2 bıçak bulunması ve her 2 bıçakta da parmak izlerinin olması, eylemin birlikte gerçekleştirildiğini göstermektedir. Sanık Nadja Angela Grosser tarafından verilen ‘görmedim, duymadım’ şeklindeki beyanlar hayatın olağan akışına aykırıdır. Seslerin duyulmaması mümkün değildir. Kadir Demir’in cesedi salona taşınmıştır. Branda hazırlanmış, mezar kazılmıştır. Kin ve nefretin sınırları aşılmış, maktulün cinsel organı kesilmiş, şarap içilerek kutlama yapılmıştır. Her iki sanığın da ‘canavarca hisle öldürme’ suçundan cezalandırılmalarını talep ediyoruz” dedi.

    Sanık avukatlarının esas hakkındaki görüşe karşı savunma yapmak için süre istemesi sonrası duruşma ertelendi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • KADINLARIN ETEK ALTI GÖRÜNTÜSÜNÜ ÇEKMEKTEN TUTUKLANAN KOMİSERE TAHLİYE

    KADINLARIN ETEK ALTI GÖRÜNTÜSÜNÜ ÇEKMEKTEN TUTUKLANAN KOMİSERE TAHLİYE

    KAĞITHANE’de bulunan bir zincir markette kadınların etek altını fotoğrafladığı iddiasıyla tutuklanarak 17 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan komiser S.E.’nin tahliyesine karar verildi. Hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan sanığın, şikayetçi olan iki kadının 500 metre yakınına yaklaşması da yasaklandı.

    Olay, 5 Ocak 2023’te gerçekleşmişti. Sosyal medyaya da düşen olaya ilişkin görüntülerde, sanık S.E’nin markette raflardan ürün alan bir kadının eteğinin altına telefonunu sokarak görüntü çektiği görüldü. Polise haber verilmesi üzerine, görüntülerden kimliği tespit edilen S.E. gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    DAVA AÇILDI

    İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca tamamlanan soruşturma sonucunda, sanık S.E. hakkında ‘Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek’, ‘Çocukların kullanıldığı müstehcen yayınları ülkeye sokmak, çoğaltmak’ ve ‘Cinsel Taciz’ suçlarından 4 yıl 6 aydan 17 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Hazırlanan iddianamede, sanık S.E’nin markette çalışan G.E. isimli kadının raflardaki ürünlerin tarihlerini kontrol ettiği sırada takip ederek etek altı fotoğraflarını çektiği belirtildi. Durumu marketteki erkek çalışan olan F.B’nin fark ettiği ve olaya müdahale ettiği, daha sonra da polise bildirdiği kaydedildi. Sanığın eyleminin kamera görüntüleriyle sabit olduğu, diğer kadın çalışanın ise market içerisindeki sanığın elindeki cep telefonuyla tur attığını fark ettiği ve çalışma arkadaşı F.B’ye haber verdiği anlatıldı. Sanığın el konulan telefon ve bilgisayarında yüzleri görünmeyen çeşitli kadınlara ait fotoğraflar ve çocuk müstehcenliği içeren fotoğrafların tespit edildiği de vurgulandı. Çağlayan’daki bir başka market zinciri sorumlusu da sosyal medyaya düşen olay sonrasında sanığın kendi marketlerinde de C.G. isimli bir kadının görüntülerini çekmeye çalıştığını tespit ettikleri gerekçesiyle ihbarda bulundu.

    RAPOR BEKLENECEK

    İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan sanık S.E. bugünkü duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Mahkeme, sanık hakkında yurt dışı yasağı konularak tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında en yakın polis merkezine imza atma yükümlülüğü koyan mahkeme, iki şikayetçi kadının 500 metre yakınına yaklaşmasından da men edilmesine hükmetti. Sanığın bu adli kontrolleri ihlal ederse yeniden tutuklanacağı da ihtar edildi. Görüntülerdeki kişinin, sanık olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporunun beklenmesine karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.

    Görüntü

    – İstanbul

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Yaşlı kadını 22 bıçak darbesiyle öldüren sanığa 18 yıl hapis cezası verildi

    Yaşlı kadını 22 bıçak darbesiyle öldüren sanığa 18 yıl hapis cezası verildi

    İstanbul Esenler’de 5 Ocak 2021 tarihinde Neriman Kıvrak (64) birlikte alkol aldıktan sonra kavga ettiği Cemal Şen (64) tarafından evinde 22 bıçak darbesiyle öldürdü. Sanığın cezası belli oldu. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Cemal Şen tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu.

    “ELİNDEN BIÇAĞI ALIP SAPLADIM”

    Savunma yapan sanık, olay sonrasına ilişkin hiçbir şey hatırlamadığını, alkollü olduğunu belirterek, “Kavga ettiğimizi hatırlıyorum. Ben evden çıkarken maktul yaşıyordu. İkimiz de alkollüydük. Elindeki içkiyi üzerime attı. Masada duran bıçağı eline aldı. Daha sonra bıçağı elinden aldım ve sapladım. Dar alanda boğuştuk.” ifadelerini kullandı.

    “KANINDA ALKOL ÇIKMADI”

    Maktul Neriman Kıvrak’ın kızı Songül Yakup Çebioğlu da “Annem öldükten sonra otopsi raporunda kanında alkol çıkmamıştır. Sanığın savunmaları tutarsızdır. Sanık işine gelmeyen kısmı unutuyor. Annemi birkaç defa bıçak sallamasıyla mı öldürmüş, beyanları çelişkili ve tutarsızdır.” diye konuştu.

    18 YIL HAPİS CEZASI

    Davayı karara bağlayan mahkeme, sanık Cemal Şen’i “haksız tahrik altında kasten öldürme” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırarak, tutukluluk halinin devamına hükmetti. Karara muhalefet şerhi koyan mahkeme başkanı, sanığın, hakkında verilecek cezada indirim yapılmasını sağlamak amacıyla verdiği çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek, hükümde haksız tahrik indiriminin uygulanmasında çoğunluğun görüşüne katılmadığını kaydetti.

    İDDİANAMEDEN

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Cemal Şen ve maktul Neriman Kıvrak’ın 20 yıllık arkadaş oldukları, 5 Ocak 2021’de maktulün Esenler’deki evinde birlikte alkol aldıkları, bir süre sonra aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın mutfaktaki bıçağı rastgele birçok kez maktule sapladığı belirtiliyor. İddianamede, hayatını kaybeden maktulde çoğunluğu yüz, boyun bölgesinde olmak üzere 22 bıçak darbesine bağlı izler tespit edildiği anlatılarak, sanık Cemal Şen’in “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyordu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • ‘Jet Fadıl’ lakaplı Fadıl Akgündüz’ün tutukluluk halinin devamına hükmedildi

    ‘Jet Fadıl’ lakaplı Fadıl Akgündüz’ün tutukluluk halinin devamına hükmedildi

    Bayrampaşa‘da Caprice Gold ve Caprice Maldivler gayrimenkul projelerinde devre mülk satışı yaptığı kişilerden para toplayarak projeyi tamamlamadığı iddia edilen ‘Jet Fadıl’ lakaplı Fadıl Akgündüz‘ün yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, Akgündüz’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    İstanbul Bayrampaşa‘da Caprice Gold ve Caprice Maldivler gayrimenkul projelerinde devre mülk satışı yaptığı kişilerden para toplayarak projeyi tamamlamadığı iddia edilen ‘Jet Fadıl’ lakaplı Fadıl Akgündüz‘ün yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Fadıl Akgündüz SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı. Mahkemede tutuklu sanık Mehmet Salih Obut ve tarafların avukatları hazır bulundu.

    “Duruşma öncesi sosyal medyada tutuklanacağıma yönelik yaygara koparıldı ve akabinde tutuklandım”

    Duruşmada savunma yapan sanık Akgündüz, “2013 yılında dershanelerin kapatılma sürecinde örgüt bize karşı kara propaganda başlattı. Medyada yer alan haberlerle dava yönlendirilmeye çalışıldı. O süreçte yurt dışında olmama rağmen yurt dışından geldim. Her ne hikmetse benim tutuklanacağımı da biliyorlardı. Benzer şekilde geçen celse de duruşma öncesi sosyal medyada tutuklanacağıma yönelik yaygara koparıldı ve akabinde tutuklandım. Hukuk bilen bir insanım, ayrıca milletvekilliği de yapmış bir insanım. Bu yargılama sonucunda beraat edeceğim ve adaletin mutlaka yerini bulacağına inanıyorum. Ben ve yeğenim tutuklu olarak yargılanmamız nedeniyle bir mağduriyet yaşıyoruz. Ben bir şekilde bu süreci tamamlayıp insanların mağduriyetlerini gidereceğim. Tutuksuz yargılanmamı ve beraatımı talep ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Bu işin çözüme kavuşması en çok beni sevindirecek bir olay olur”

    Diğer sanık Mehmet Salih Obut ise savunmasında bilirkişi raporunun ortada olduğunu söyleyerek, “Söz konusu MASAK raporunda da adım geçmemiştir, bilgim de yoktur. İyi niyetli, güvenilir ve bilgili olduğum için bana imza yetkisi verildi. Ayrıca kendisinin yeğeni olduğum için bana imza yetkisi verilmiştir. Ben bu yüzden buradayım, imza yetkim olduğu için. Bu işin çözüme kavuşması en çok beni sevindirecek bir olay olur. Dolayısıyla tutuksuz olarak yargılanmayı ve beraatımı talep ederim” ifadelerini kullandı.

    Duruşmada sanık avukatları, müvekkillerinin adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep etti. Müşteki avukatları ise sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

    Tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, taraflara esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapabilmeleri için süre verilmesine ve beyanları alınmayan müştekiler yönünden dosyanın ayrılmasına karar verdi. Heyet ayrıca, sanıkların tutukluluk hallerinin de devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

    İddianameden

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Jet Fadıl lakaplı Fadıl Akgündüz hakkında, ‘Caprice Gold’ ve Maldivler’de projelerinde devre mülk satışı yaparak vatandaşları dolandırdığı iddiasıyla iddianame hazırlandı. Akgündüz’ün şirketlerinin ortakları olan ablası Avniye Obut, eniştesi İbrahim Obut ve yeğeni Mehmet Salih Obut da iddianamede aynı suçlamalarla sanık olarak yer aldı.

    İddianamede, Caprice Gold Bayrampaşa ön ödemeli devre mülk ve Caprice Gold Maldivler’de ön ödemeli devre tatil projeleri çerçevesinde pek çok kişiden para toplandığı, buna rağmen projelerin bitirilmeyerek vatandaşların mağdur edildiği anlatıldı. Bayrampaşa Caprice Gold projesi bitirilmeden Maldivler’deki projenin satışa çıkarıldığı, bu şekilde nakit akışının sağlandığı, şirketin dolandırıcılık amacıyla kurulduğu vurgulandı. – İSTANBUL

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel
  • “Kalemi vermezsen oksijeni keserim” diyerek bir hastayı canından eden personelin 25 yıla kadar hapsi istendi

    “Kalemi vermezsen oksijeni keserim” diyerek bir hastayı canından eden personelin 25 yıla kadar hapsi istendi

    20 Şubat 2020’de Şişli’de hastanenin yoğun bakım ünitesinde görev yapan biyomedikal personeli Fatih K., yoğun bakımda hemşire Ekrem K.’nin cebindeki kalemi aldı. Kalemi geri isteyen Fatih K. karşılık bulamayınca Ekrem K.’yi “Kalemimi ver yoksa oksijen vanasını kapatırım” diye tehdit etti. Ekrem K. kalemi vermemekte ısrar etti. Bunun üzerine Fatih K. oksijen panosunu açarak yoğun bakıma oksijen veren vanayı kapattı. Yaklaşık 1 dakika sonra alarmların çalması üzerine hemşire Ekrem K. yoğun bakımdaki hastaların yanına koştu. Bu sırada yoğun bakımda yatan Yusuf Sinan, oksijen yetersizliğinden ajite oldu. Sinan Ekrem K.’nin müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    MÜTALAA AÇIKLANDI

    İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmaya sanık Fatih K. ve avukatı katıldı. Ölen Yusuf Sanin’in ailesi ve avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Mütalaada, tanığın sanığa, ne yaptıysa düzeltmesini söylemesi üzerine alarmın sustuğuna vurgu yapılarak, muhtemelen sanığın vanaları açmaksızın alarmı kapattığı görüşüne yer verildi. Mütalaada, Ekrem K’nin bir süre sonra, sanığın oksijen vanalarının yanına gidip bir şeyler yaptığı aklına gelince telefonla aradığı sanık Fatih K’nin yönlendirmesiyle kapalı olan oksijen vanalarını tekrar açtığı vurgulandı.

    SAATLER İNCELENDİ

    25 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

    Sanık Fatih K’nin tıbben hatalı olduğu, kişinin ölümü ile illiyet bağının bulunduğu belirtilen mütalaada, biyomedikal teknikeri olarak çalışan sanığın yoğun bakım ünitesinde oksijen vanalarını kapatması sonucu ölüm meydana gelebileceğini bilebilecek durumda olduğu fakat bu ihtimali göz ardı ettiği ya da umursamadığı vurgulandı. Mütalaada, sanığın “olası kastla öldürme” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve tutuklu yargılanmasına karar verilmesi istendi.

    Mütalaaya karşı savunması sorulan sanık ve avukatı süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

    Kaynak: AA / Güncel