Etiket: Tek

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan:  40 Yıldır Milletimizin Kanını Sömüren Terör Belasından Kalıcı Olarak Kurtulmaya Hiç Olmadığı Kadar Yakınız

    (ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün ‘Terörsüz Türkiye‘ hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda polis, jandarma, sahil güvenlik personeli ve güvenlik korucuları ile iftar programında bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasından şunları söyledi:

    “Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatımızın değerli mensupları kıymetli güvenlik korucularımız, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Rahmet, mağfiret, ve bereket ayı Ramazan-ı Şerifin bu mümbit ikliminde sizlere sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Kalplerimize huzur, işlerimize bereket ruhlarımıza sekinet veren Ramazan-ı Şerifinizi canı gönülden tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine bu gazi mekana sizler hoş geldiniz. Sizlerin vasıtasıyla Türkiye‘nin dört bir yanında fedakarca görev yapan ülkemizin güvenliği için çoğu zaman canlarını ortaya çalışan tüm polislerimize, askerlerimize, jandarmalarımıza, bekçilerimize, güvenlik korucularımıza, şahsım, milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Büyük dava ve fikir adamı Necip Fazıl’a göre iftarda ilahi misalden bir koku vardır. Davetimize icabet edip iftar soframızı teşrif eden ilahi misalin kokusunu beraberce içimize çektiğimiz her bir misafirimize teşekkür ediyorum. Bu mübarek günlerin bölgemizde ve dünyada barışa, huzura, dayanışma ve kardeşliğe kapı aralamasını, karşımızdaki engellerin tek tek ortadan kaldırılmasına vesile olmasını diliyorum.

    Türkiye masa başında kurulmadı’

    Değerli kardeşlerim bizler üzerinde özgürce yaşadığımız bu toprakların bin yıllık evlatları, bin yıllık ev sahipleriyiz. Kimse buraları bize altın tepside sunmadı. Türkiye masa başında kurulmadı. Birilerinin ihsanı olarak vücut bulmadı. Biz bu toprakları kanlarımızla ve alın terimizle sulayarak kendimize vatan eyledik. En doğusundan, en batısına, en kuzeyinden en güneyine, ülkemizin her bir karışı için gerektiğinde ölümü göze aldık. Devletimiz üzerinde ameliyata kalkışan müstevlilere en güçlü cevapları vererek bugünlere geldik. Şunu bugün bir kez daha açık açık söylemek isterim. Allah ömür verdikçe yine burada bu topraklarda başımız dik, alnımız ak bir şekilde yaşamaya devam edeceğiz.

    Karada, havada, denizde, mukaddes vatan topraklarını koruyan siz kıymetli kahramanlarımız bu ülkenin ve millet düşmanlarının aşamadığı hiçbir zamanda aşamayacağı çelikten birer kalesiniz. Gabar’da açamadılar. Cudi’de aşamadılar. Tendürek’te aşamadılar. Besler Deresi’nde aşamadılar. Hep siz oralarda onları inlerine gömdünüz ve şu ana kadar o imanla, o aşkla, yine gömmeye devam edeceksiniz. Ben buna inanıyorum. Polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle güvenlik korucusuyla işte bugün burada olduğu gibi yan yana sırt sırta olduğunuz müddetçe Allah’ın izniyle kimse bizi bu topraklardan söküp atamaz. Aynı şekilde mülkümüz, canımız, bayrağımız ve bütün kutsal değerlerimizi, emniyet altındaysa hiç kuşkusuz bunda sizin çok büyük emeğiniz var. Ne denli şartlar altında, vazifenizi getirdiğinizi Türkiye’nin güvenliği için nasıl büyük bir özveride bulunduğunuzu gayet iyi biliyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun. Ayağınıza taş değdirmesin diyorum.

    ‘Mazlumları otobüslere doldurup eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti’

    Kıymetli kardeşlerim üç kıtanın tam kalbinde yer alan vatanımız stratejik olarak bizlere eşsiz imkanlar sunma yanında zorluklarını da bünyesinde barındırıyor. Küresel güç rekabeti, bölgemizde cereyan ettiği için Türkiye olarak bizde her türlü gelişmeden doğrudan etkileniyoruz. Hadiseleri tribünden seyretme lüksüne sahip değiliz. Her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmak, bölgemizdeki olayları ülkemiz lehine olacak şekilde yönetmek yönlendirmek mecburiyetindeyiz. Hamdolsun özellikle son yıllarda bu konuda çok başarılı bir sınav verdik. Komşumuz Suriye’de. On üç buçuk sene boyunca bedel ödeme pahasına doğru olanı ahlaki ve vicdani olanı yaptık. Bu milleti ikinci bir Boraltan Köprüsü utancı yaşatmayacağız. Öyle dedik ve her türlü riski göze alarak böyle bir utanç lekesini tarihimize bulaştırmadık. Hatırlayın. Bu süreçte çok ağır baskı gördük, acımasızca eleştirildik. Hatta ihanetle suçlandık. Peki sonuçta ne oldu? Irkçılık yapanlar kaybetti. Mazlumları otobüslere doldurup terör örgütlerine ve eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti. 8 Aralık’ta Suriye halkı 61 yıllık karanlığın ardından zalim rejimi devirdi ve özgürlüğüne kavuştu.

    ‘Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli geri döndü’

    Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli misafirimiz gönüllü ve onurlu bir şekilde doğdukları topraklara geri döndü. Bugüne kadar Suriye’ye güvenli bir şekilde dönen kardeşlerimizin sayısı ise 873 bini buldu. Suriye’de düzen ve istikrar inşallah bu sayı daha da artacak. Daha önce de dikkat çektiğim gibi kimseyi zorlamayacağız. Ama dönmek isteyen kardeşlerimize de gereken kolaylığı sağlayacağız.

    Aynı durumu Gazze’de de gördük orada da buna şahitlik ettik. Gazze’de 471 gün süren soykırım ve katliamda küresel siyonist lobinin tüm baskılarına rağmen kardeşlerimize cesaretle sahip çıktık. Neticede Gazze’deki insanlık sınavını, alnının akıyla veren birkaç ülkeden biri elhamdülillah Türkiye oldu. Bugün pek çok ülke Filistin halkının yüzüne dahi bakamazken biz Gazzeli kardeşlerimizin samimi dualarına mazhar oluyoruz.

    Rusya Ukrayna Savaşı’nda yine benzer tercihlerle karşılaştık. Hemen herkes savaşa odun taşırken biz barışın tarafında olduk. Şimdi bakıyorsunuz geçmişte bize laf söyleyenlerin hemen hepsi bugün hükümetimizin dengeli politikasına hak vermek zorunda kalıyor. İster rakibimiz isterse dostumuz olsun. Hemen herkes Türkiye’nin çok kritik zamanlarda doğru ve öngörülü hamleler yaptığını ifade ediyor.

    ‘En büyük kazanımlarımızdan biri FETÖ’nün tasfiyesidir’

    Değerli kardeşlerim, daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak pek çok meselede biz daima ‘önce milletim, önce memleketim’ şiarıyla hareket ettik. Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu kararlılıkla uyguladık. Sadece dış politikada değil iç siyasette de duruşumuz hep bu yönde oldu. Vesayetin ve bürokratik oligarşinin geriletilmesinden terörün her türlüsüne karşı verdiğimiz mücadeleye, milli iradenin güçlendirilmesinden temel hak ve hürriyetlerle ilgili attığımız adımlara kadar her alanda doğru olanı yapmanın derdinde olduk.

    Elini vicdanına koyan şunu kabul etmektedir: Türkiye maruz kaldığı onca ihanete ve saldırıya rağmen bugün güvenlik noktasında herhangi bir zafiyet yaşamıyorsa bunun sebebi, vaktinde atılan uzak görüşlü adımlarımızdır. Bu süreçteki en büyük kazanımlarımızdan biri de FETÖ’nün tasfiyesidir. FETÖ Terör Örgütü devletimizi içeride çökerten hadis bir ur misali yıllarca emperyalistler namına ülkemiz aleyhine tetikçilik yapmıştır. Milli projelerimizin engellenmesinden kimi siyasi cinayetlere, ajanlık faaliyetlerinden, terörle mücadelemizin sekteye uğratılmasına kadar birçok ihanetin kalleşliğin ve operasyonun gerisinde bu örgüt bulunuyordu. Emniyet teşkilatımızı, ordu ve jandarmamızı FETÖ’cü hainler başta olmak üzere hukuk dışı yapılardan temizledik hem kendimize güvenimiz arttı hem de terör örgütleri ve suç şebekeleriyle daha etkin mücadele imkanına kavuştuk.

    ‘”Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü bir konumdayız’

    Güvenlik güçlerimizin yıl boyu süren operasyonları sayesinde sınırlarımız içindeki terör, tehdi hamdolsun bitme noktasına geldi. Bir dönem teröristlerin cirit attığı köy, mezra ve yaylalarda artık güven ve huzur ortamı hakim. Irak ve Suriye’deki harekatlarımızla da terör unsurlarını, hudutlarımızdan uzaklaştırdık. Yani son 8-10 yılda bugün “Terörsüz Türkiye” diye tarif ettiğimiz hedefimize giden yoldaki pek çok taşı, mayını, engeli temizledik. Başta sınır ötesi operasyonlar olmak üzere, terörle mücadele irademiz çok sık eleştirildi. Hatta sabote edilmek istendi. Ama biz asla yılgınlık göstermedik, karamsarlığa kapılmadık, hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik.

    Kıymetli misafirler bakın burada şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek durumundayım. Bugün “Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.

    ‘Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz’

    Şunu sizlerle birlikte aziz milletimizin çok iyi bilmesini istiyorum: Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz. Biz sadece ve sadece milletin istikbalini düşünüyoruz. Türkiye için en doğrusunu, en isabetlisini yapmanın derdindeyiz. Amacımız hiçbir güvenlik görevlimizin hiçbir evladımızın burnunun dahi kanamayacağı kalıcı bir güven iklimini içeride ve dışarıda tesis etmektir.

    Gayemiz Türkiye Yüzyılını bölgemizde barışın, kardeşliğin, dayanışmanın yüzyılı haline getirmektir. Aklını hırsına esir etmeyen herkes şu gerçeği çok net görebiliyor: Bölgemizin ve dünyanın tarihi bir yeniden yapılanma sürecinde olduğu bir dönemde Türkiye olarak bizim çok dikkatli davranmamız gerekiyor. Soykırım şebekesinin yeni haritalarla bölgemizi bölme niyetlerini ilan ettiği günlerde bizim de politikalarımızı buna göre belirlememiz icap ediyor.

    Bir asır önce oynanan oyunun tekrarına izin verirsek ne atalarımız ne de gelecek nesiller bizi affeder. Sultan Alparslan’ın ve Selahaddin Eyyubi’nin torunları olarak el ele, gönül gönüle verecek siyonistlerin bölgemizde yeni ameliyatlar yapmalarına Allah’ın izniyle müsaade etmeyeceğiz.

    Şu gerçeği de söylemekte fayda görüyorum. Bin yıllık kardeşliğimizin arasına örülen terör duvarını yıkıp attığımızda demokraside, özgürlüklerde, refahta, bölgesel kalkınmada inşallah daha hızlı yol alma imkanını elde edeceğiz. Elbette bu süreçte asayiş ve güvenlik noktasında hassasiyeti, teyakkuzu asla elden bırakmayacağız. Zehir tacirlerinden çetelere, milletin malına ve canına kasteden canilerden suçta kibirlenenlere kadar kendisi devletten hukuktan, yasalardan üstün gören kim varsa hepsiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim, hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum.

    İftar soframızı şereflendiren tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerden tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diye ifade ettiğimiz ilkelerimize sahip çıkmanızı istiyorum. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize Mevla’dan hayırlı ve sağlıklı ömürler niyaz ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi tekrar tebrik ediyor, her birinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Kazanç görüşmesi: MarineMax sektördeki zorlukların ortasında büyüme öngörüyor

    Kazanç görüşmesi: MarineMax sektördeki zorlukların ortasında büyüme öngörüyor

    Önde gelen bir eğlence amaçlı tekne ve yat perakendecisi olan MarineMax, Inc. (NYSE: HZO), 2024 mali yılının ikinci çeyreğinde, güçlü tekne satışları ve marina operasyonlarının katkılarıyla 582 milyon doları aşan gelir bildirdi. Yine de şirket, agresif promosyon faaliyetleri ve daha yumuşak bir perakende ortamı nedeniyle brüt marjların beklentilerin biraz altında kalmasıyla marj baskılarıyla karşı karşıya kaldı.

    Sektördeki zayıf talebe rağmen, MarineMax aynı mağaza satışlarında pozitif büyüme ve mütevazı birim büyümesi kaydetti. Şirket ayrıca Williams Tenders USA’nın satın alımının tamamlandığını duyurarak lüks yat pazarındaki tekliflerini geliştirdi.

    Sektör hacminin mali yıl için düşmesi beklenirken, MarineMax mütevazı hacim büyümesi konusunda iyimser ve aynı mağaza satışlarının düşük ila orta tek haneli rakamlarda büyümesini öngörüyor. Hisse başına düzeltilmiş net gelirin 2,20 ila 3,20 dolar arasında, düzeltilmiş FAVÖK’ün ise 155 milyon ila 190 milyon dolar arasında olması bekleniyor.

    Önemli Çıkarımlar

    • MarineMax, 2024 mali yılının 2. çeyreği için 582 milyon doların üzerinde gelir bildirdi.
    • Brüt kar marjı, artan promosyon faaliyetleri nedeniyle beklentilerin biraz altında kaldı.
    • Sektördeki zayıf talebe rağmen aynı mağaza satışlarında pozitif büyüme ve mütevazı birim büyümesi sağlandı.
    • Williams Tenders USA’nın satın alınması tamamlandı.
    • Sektör hacminin mali yıl için birim bazında düşmesi bekleniyor, ancak MarineMax mütevazı bir hacim büyümesi öngörüyor.
    • Aynı mağaza satışlarının düşük ila orta tek haneli aralıkta büyümesi beklenmektedir.
    • Brüt marjların yüzde bazında düşük-30’larda kalması bekleniyor.
    • SG&A giderlerinin yüksek olması, ancak mali yılın ikinci yarısında yıldan yıla ılımlı bir artış göstermesi bekleniyor.
    • Hisse başına düzeltilmiş net gelirin 2024 mali yılı için 2,20 ila 3,20 dolar, düzeltilmiş FAVÖK’ün ise 155 milyon ila 190 milyon dolar arasında olması öngörülüyor.
    • Şirket Mart ayında beklediği kadar iş kapatamadı ancak güçlü bir Nisan ayı geçirmeyi umuyor.
    • Envanter seviyeleri daha yüksek, ancak şirket bunları yönetmede proaktif davranıyor ve zaman içinde envanter dönüşlerini artırmayı hedefliyor.
    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Şirket Görünümü

    • MarineMax, satın almalar ve operasyonel iyileştirmeler yoluyla büyümeyi hedeflemektedir.
    • Şirket, güçlü bir marj profili ve finansal esneklik sağlamaya odaklanmıştır.

    Önemli Ayı Gelişmeleri

    • Sektör, 2024 yılının ilk takvim çeyreğinde tekne kayıtlarında bir düşüş yaşamıştır.
    • Daha yumuşak bir perakende ortamı, marj baskılarına ve sektör birim hacminde düşüşe yol açtı.
    • Tedarik zinciri ve üretim sorunları nedeniyle daha yüksek stok seviyeleri beklenmektedir.

    Yükselişte Öne Çıkanlar

    • Williams Tenders USA satın alımı, gelir ve EPS’ye katkıda bulunması beklenen yüksek marjlı bir iştir.
    • MarineMax, 2025 yılındaki sektör performansı konusunda iyimserdir.
    • Promosyon faaliyetleri perakende faaliyetlerini artırmada başarılı olmuştur.

    Kaçırılanlar

    • Brüt marjlar beklentilerin altında kaldı.
    • Şirket Mart ayında tüm iş beklentilerini karşılayamadı.

    Soru ve Cevaplarda Öne Çıkanlar

    • Yöneticiler, NOAA düzenlemelerinin açık deniz hızı üzerindeki etkisini tartıştı ve tam bir anlayış için nihai kuralları bekledi.
    • Şirket, Florida’daki hava koşullarının ilk çeyrek satışlarını etkilediğini kabul etmekle birlikte piyasadaki zorlukların üstesinden gelme konusunda kendine güveniyor.
    • Envanter dönüşleri, üç katın üzerinde dönüş elde etme hedefiyle odak noktasıdır.

    MarineMax’in kazanç çağrısı, stratejik satın almalar ve operasyonel verimlilikten yararlanırken zorlu bir pazarda yol alan bir şirketi ortaya koydu. Sektördeki olumsuzluklara rağmen şirket büyüme ve kârlılığa odaklanmaya devam ederek önümüzdeki mali yıl için ihtiyatlı bir iyimserlik sinyali verdi.

    InvestingPro İçgörüleri

    MarineMax, Inc. (NYSE: HZO) son dönemdeki finansal performansına da yansıdığı üzere zorlu bir piyasada dayanıklılık gösterdi. Şirketin durumuna daha fazla açıklık getirmek için InvestingPro’dan alınan bilgiler ek netlik sağlayabilir.

    InvestingPro Verileri, 576,27 milyon dolarlık bir piyasa değerine işaret ederek sektörde orta ölçekli bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Piyasa baskılarına rağmen, şirket 9,21 F/K oranını korumuştur ve 2024’ün 2. çeyreği itibariyle son on iki ay için düzeltilmiş F/K oranı 9,0’dır; bu da hisse senedinin kazançlara kıyasla makul bir şekilde değerlendiğini gösterebilir. Ayrıca MarineMax, 2Ç 2024 itibarıyla son on iki ayda %5,34’lük bir gelir artışı bildirerek rekabetçi bir ortamda satışlarda olumlu bir gidişata işaret etti.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Yine de, InvestingPro İpuçları potansiyel yatırımcılar için bazı endişelerin altını çiziyor. MarineMax, finansal esnekliği ve kârlılığı etkileyebilecek önemli bir borç yüküyle faaliyet gösteriyor. Şirket ayrıca hızla nakit tüketiyor ve bu da ek finansman veya iyileştirilmiş nakit akışları olmadan faaliyetlerini sürdürmede zorluklara yol açabilir.

    Ayrıca, dört analist önümüzdeki dönem için kazançlarını aşağı yönlü revize etti, bu da piyasanın finansal performansta bir miktar daralma beklediğini gösterebilir.

    Hisse senedi, bir haftalık toplam fiyat getirisi -%8,31 ile geçen hafta önemli bir darbe almış olsa da, analistlerin şirketin bu yıl kârlı olacağını tahmin ettiklerini ve son on iki ay boyunca kârlı olduğunu belirtmek gerekir. Bu dayanıklılık, şirketin beklentilerini göz önünde bulunduran uzun vadeli yatırımcılar için çok önemlidir.

    MarineMax’in finansal sağlığı ve gelecek beklentileriyle daha derinlemesine ilgilenen okuyucular için InvestingPro, yatırım kararlarınıza rehberlik edecek ek ipuçları sunuyor. MarineMax için şu anda InvestingPro’ nun platformu üzerinden erişilebilecek 11 ipucu mevcut. Yatırım araştırmalarınızı değerli içgörülerle zenginleştiren InvestingPro aboneliğinde %20’ye varan indirim elde etmek için INVTROZEL1A kupon kodunu kullanmayı unutmayın.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Çin, elektrikli araçlar için %90 yeterlilik garantisi veren güncellenmiş elektrikli araç vergi avantajlarını açıkladı

    Çin, elektrikli araçlar için %90 yeterlilik garantisi veren güncellenmiş elektrikli araç vergi avantajlarını açıkladı

    Çin’in sanayi otoritesi Pazartesi günü yaptığı açıklamada, revize edilen teknik standartlar nedeniyle ülkedeki mevcut yeni enerji araçları (NEV) modellerinin %90’ından fazlasının satın alındığında vergi indiriminden yararlanmaya devam edeceğini duyurdu.

    Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından yayınlanan bildiride, yeni enerji araçlarının 2024 yılından itibaren satın alım vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için güncellenen teknik gerekliliklerin, bataryalı elektrikli araçların tek şarjla minimum 200 kilometre seyahat mesafesine sahip olmasını ve plug-in hibrit elektrikli araçların sadece elektrik gücü kullanarak en az 43 kilometre seyahat edebilmesini gerektirdiği belirtildi.

    Güncellenen kurallara göre, bataryalı elektrikli araçların soğuk hava koşullarında azami menzil azalmasının %35’ten fazla olmaması gerekiyor ve batarya değiştirme teknolojisine sahip araçlar da vergi teşviklerinden yararlanabilecek.

    Haziran ayında Çin, elektrikli araçlar ve diğer çevre dostu ulaşım seçenekleri için vergi indirimleri sağlayan ve dört yıl içinde dağıtılacak 520 milyar yuan (72.41 milyar $) değerinde önemli bir mali plan başlattı. Bu plan, Çin’in otomotiv sektöründe araç satışlarını arttırmaya yönelik şimdiye kadarki en iddialı eylemini temsil ediyor.

    Bu makale yapay zeka yardımıyla oluşturulmuş ve çevrilmiş ve bir insan editör tarafından doğrulanmıştır. Ek ayrıntılar için Hüküm ve Koşullarımıza bakın.

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: 2026’da enflasyon tek hane olacak

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: 2026’da enflasyon tek hane olacak

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis Genel Kurulunda, “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi”nin görüşmelerinde konuştu. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2026 yılında enflasyonun tek haneye ineceğini söyledi.

    Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    Ekonomi politikalarını güçlü ve eşgüdümlü kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Güven ve istikrar iklimini daha güçlendireceğiz. Küresel büyüme hızındaki azalmanın bu yıl ve gelecek yıl devam etmesi bekleniyor. IMF tahminlerine göre 2023’te yüzde 3, 2024’te yüzde 2,9 büyüme öngörülüyor. Küresel ticarette önemli bir toparlanma gerçekleşmiş, ticaret hacminde salgın önceki seviyelere dönüş gözlendi.

    “2024’TE FAİZ ARTIRIMLARININ SONA ERMESİ BEKLENİYOR”

    Küresel enflasyon son dönemde aşağı yönlü seyir izlemeye başladı. Küresel çekirdek enflasyon göstergelerinde ılımlı seyir izlenmekle beraber hizmet fiyatlarının daha dirençli olduğu gözleniyor. Küresel ekonomide parasal sıkılığın bir süre daha devam etmesi beklenmektedir. 2024’te gelişmiş ülkelerde faiz artırımlarının sonlanması bekleniyor.

    “TÜRKİYE KESİNTİSİZ BÜYÜMEYE DEVAM ETTİ”

    Türkiye ekonomisi zamanında alınan tedbirlerle bu zorlu dönemde büyümeye devam etti. 2022 yılında yüzde 5,5 büyüme oranıyla OECD ülkeleri açısından oldukça iyi bir performans ortaya koydu. Avrupa ekonomilerinde durgunluk endişeleri devam ederken Türkiye deprem felaketlerine rağmen 2023 yılında kesintisiz büyüme eğilimini sürdürmektedir. Türkiye 13 çeyrekte kesintisiz büyüme eğilimini sürdürmektedir. OVP’de öngördüğümüz yüzde 4,4 büyümeyi rahatlıkla sağlayabileceğimizi bekliyoruz. 2024 içinse dengeli bir görünüm sergileyerek yüzde 4 büyüme oranına ulaşması hedefleniyor.

    “2026 YILINDA ENFLASYON TEKRAR TEK HANELİ RAKAMLARDA OLACAK”

    2023 yılı haziran ayında başlayan sıkılaştırma ve seçici kredi uygulamalarıyla enflasyonist beklentilerin kontrol altına alınması hedeflenmiştir. 2024 ikinci yarısından sonra enflasyonda yıllık bazda belirgin bir düşüş beklenmekte. Bu dönemden sonra kalıcı dezenflasyonist sürecin başlaması beklenmektedir.2026 yılında enflasyon oranı tekrar tek haneli rakamlara çekilecektir.

    Cari işlemler açığında mayıs sonrası yaşanan toparlanma dış dengenin iyileşmesini sağlamıştır. Cari dengesinde açığın azalmaya devam etmesi öngörülmektedir. Ekim ayında cari denge fazla vermiştir. Yıl sonunda açığın 42,5 milyar dolar olan OVP tahminine yakın şekilde gerçekleşeceği öngörülmektedir. Büyümede dengelenme, ithalata bağımlılığı azaltma ve cari açığı kalıcı düşürme yolunda çalışmalara devam etmekteyiz. Yatırım projeleri için avans kredisi tahsisi yapılacaktır. 3 yılda 300 milyar lira tahsis edilmesi öngörülüyor. İhracatçılara destek olmak üzere Eximbank’ın sermayesini artırdık. Reeskont limitini 3 milyar liraya çıkardık.

    “İŞSİZLİK YILI TEK HANEYLE KAPATACAK”

    İşgücü piyasalarımız olumlu görünümünü korumaktadır. İşsizlik oranları gerilemeye devam etmektedir. İşsizlik oranı 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e düşmüştür. 2023 geneli için işsizlik oranının OVP’de öngörülen 10,1’in altında tek haneli olarak gerçekleşeceğini ifade edebilir.

    Son dönemde yatırımcı güveni artmış CDS primi belirgin şekilde düşmeye başlamıştır. Merkez Bankası rezervleri 140,1 milyar dolarla tarihi rekor seviyelere ulaşmıştır. Devam eden jeopolitik risklere rağmen CDS primi 350 baz puanın altına gerilemiştir. TL mevduatın payında son 5 ayda artış eğilimi görülmüştür.”

  • İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İSTANBUL (İGFA) – Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, siyasi bağımsızlığın ancak iktisadi bağımsızlıkla mümkün olabileceği düşüncesinden hareketle ülkemizin ilk milli bankası olarak kurulan Türkiye İş Bankası’nın, Cumhuriyetin 100. yıldönümü vesilesiyle düzenlediği “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans devam ediyor.

    Konferansın ikinci gününde İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee birer konuşma yaptı.

    Hakan Aran, “Geleceğin Bankası Olmak” konulu konuşmasında, İş Bankası’nın hikâyesinin, Atatürk’ün “Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen, tam manasıyla modern ve millî bir banka kurulması…” yönlendirmesiyle başladığını söyledi. Aran, Bankanın daha azla daha fazlasını başarmak için kurulan ve her zaman bir bankadan çok daha fazlası olan bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurguladı.

    “Gelenek küllere tapınmak değil alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır”

    Bankanın “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonuna işaret eden Aran, “Çok sade, basit bir ifade gibi duruyor olabilir ama her kelimenin büyük bir ağırlığı olduğunu, her birinin altının ayrı ayrı çizilmesi, vurgulanması ve doldurulması gerektiğini düşünüyorum. ‘Geleceğin bankası’ olup bitilen, ulaşılan bir şey değil. Her gün yeniden kazanmanız, hak etmeniz gereken bir unvandır” diye konuştu.

    Türk bankacılık sektörünün gelişimi için geçmişte pek çok öncü hizmeti hayata geçirdiklerini vurgulayan Aran, “Ancak Gustav Mahler’in de dediği gibi ‘Gelenek küllere tapınmak değil, alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır’ ” dedi.

    “Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığı yapılamaz”

    Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığının da yapılamayacağını ifade eden Aran, bazı işlerin bugünün işi gibi görünse de zamansız olduğunu, faydasını sonraki nesillerin gördüğünü vurguladı.

    Doğaya, insana, toplumun refahına dair yapılan her şeyin aslında geleceğe bir yatırım olduğunu belirten Aran, “Bu, bizim vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Cumhuriyet bizlerden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ ister. Kurucumuzun böyle bir ülküsü varken nasıl olur da bir banka olarak kalabilirsiniz? İş Bankası bu milli ülküyü düstur edinmiş, ülkemizin medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğması için çalışmış ve çalışmaktadır. Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi, Yenicami’deki Türkiye İş Bankası Müzesi, Patara, Nysa, Teos, Stratonikeia, Zeugma arkeolojik kazılarına verdiğimiz destek, çocuklarımızın daha iyi eğitim alması için Darüşşafaka ile el ele vermemiz, TEMA ile 81 İlde 81 Orman projemiz, satranca, olimpiyatlarla çocuklarımıza verdiğimiz desteğimiz… Tüm bunlar sürdürülebilir değer yaratmaktan, geleceği inşa etmekten, geleceğin bankası olma vizyonumuzdan ne anladığımızın, ne anlamamız gerektiğinin karşılığıdır. Çocuklarımızın da bizlerle aynı havayı soluyarak, aynı refahı paylaşarak yaşama hakkını ellerinden almamak için sürdürülebilir değer yaratmaya inanıyoruz.”

    “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmalıyız”

    Konuşmasında doğru iş birliklerin önemine de işaret eden Aran, “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmak zorundayız. Özellikle çevre, eğitim, sosyal adalet, toplum refahının artırılması söz konusu olduğunda hiçbirimiz tek başımıza yeterince büyük etki yaratamıyoruz, mutlaka iş ve güç birliği yapmak zorundayız” dedi.

    Hakan Aran, sanayi döneminde en önemli iki unsurun emek ve sermaye olduğunun altını çizerek, “Cumhuriyet döneminde olmayan teknolojik imkânlar bugün artık mevcuttur. Dijital çağda veri, yapay zekâ ve sosyal medya aracılığıyla özellikle interneti köylere ulaştırabildiğimizde, en ücra köşedeki insana dokunduğumuzda aracısız iletişimin kolay olduğu bu dönemde ulaşılamayan insan kalmayacağını düşünüyorum. İnsanımız iyiyi, güzeli, doğruyu gördüğünde anlayabilecek olgunluktadır. Yeter ki güçlerimizi bu amaçla birleştirebilelim” diye konuştu.

    “İnsansız bir dönüşüm tatsız, yavan ve üstelik mümkün değil”

    Teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknolojiyi insanın yerine konumlandırmayı aklımızdan geçirmedik. Çünkü bugün yapay zekâ teknolojileri konuşulduğunda en kolay olan teknolojiyi getirip, sayınızı azaltmak ve kurumun verimliliğini artırmaktır. Biz zor olanı seçtik. Dönüşümü insanla yapacağımıza inanıyoruz. İnsansız bir dönüşümün tatsız, yavan ve üstelik de mümkün olmadığını düşünüyoruz. Yeni teknolojileri insanlarımızın kabiliyetini artırmak, onların daha hızlı, daha kapsamlı, daha düşük maliyetlerle hizmetler almasını sağlamak ve ülke ekonomimiz için sürdürülebilir değer yaratmak için kullanılması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlarımıza teknolojiyi, yeniliği kullanmayı, veriyle çalışmayı öğreteceğiz, sürekli gelişeceğiz. Bu dönüşümün Türkiye’de öncüsü olacağız.”

    “Atatürk bizlere ‘yurttaşlarım, efendiler, ey Türk gençliği’ diyerek yaptığı konuşmalarda gösterdi ki ne ülkemizin büyüklüğü ne coğrafyası ne iklimi ne doğal kaynakları; en önemli varlığımız, en büyük gücümüz her zaman insan kaynağımızdır” diyen Aran, şöyle devam etti: “Biz hızlı öğrenen, hızlı adapte olabilen, ufku açık bir halkız. Denemeyi, hatalarımızı düzeltmeyi, bildiklerimizi paylaşmayı biliriz. Atatürk inkılaplarını başarmış bir halkız. Bugün Anadolu’nun köy pazarlarında bile kredi kartıyla alış veriş yapılıyorsa, ustalara cepten EFT ile ödeme yapılıyorsa, 90 yaşındaki annemiz, babamız, teyzemiz, amcamız akıllı telefon kullanabiliyorsa inanıyorum ki ikinci yüz yılımızda Atatürk’ün yapmak istediklerini başarabileceğiz.”

    İlber Ortaylı: “Sağlıklı doğum politikası, eğitimin iyileştirilmesi, yetişmiş elemanı tutmak önemli”

    Prof. Dr. İlber Ortaylı “Cumhuriyetin İlk Yüzyılı” başlıklı konuşmasında, Cumhuriyetin kurucularının askeri alanda çok yetkin olmakla birlikte 1. Dünya Savaşı öncesinde savaşa girmeye karşı olan ve Anadolu’ya geçen kadrolardan oluştuğunu; Türklerin batılılaşmasının savaş odaklı gerçekleştiğini ve bu yüzden savaşlarda başarı için ihtiyaç duyulan mühendislik, tıp, finans gibi alanlarda geliştiğini söyledi. Ortaylı, Cumhuriyet öncesinde de eğitim alanında önemli adımlar atıldığını, kadınların sosyal hayatta ve eğitimde yer almaya başladığını, kadın aydınların ortaya çıktığını ancak genel olarak kadın ve erkeklerin bir araya geldiği ortamların oluşmadığını anlattı.

    Türk kurmaylarının hem dünya bilgisi hem dünya görüşüyle çok iyi yetişmiş olduğuna dikkat çeken Ortaylı, şöyle konuştu: “Bu bir meşruti monarşi dönemiydi. O dönemde cumhuriyetçiler var idiyse de bunu açıklamazdı. Yalnızca biri, daha İstiklal Savaşı’nda Ankara yolunda açıkladı. Mustafa Kemal Atatürk, daha kongreler döneminde Ankara’dan davet aldığında oradaki ışığı gördü ve ‘şekl-i idaremiz Cumhuriyet’ olacak diye Mazhar Müfit Bey’e söyledi. Bu fikri yapı da imparatorluğun eğitiminden geliyordu. İmparatorluğun dış dünyaya açıldığı ölçüde bu fikirler oluşuyordu ve bu fikri yapının içinde şark ve garp bir arada bulunuyordu. Bizim Çanakkale’de, Balkan’da, İstiklal Savaşı’nda kaybettiğimiz sayısız yedek subaylar bu iki dünyanın da efendisiydiler. Garbı da şarkı da biliyorlardı. Bunu biz 100 sene sonra daha yeni yeni yerine koymaya başladık.”

    Cumhuriyetin bu miras üzerine kurulduğunu ancak önceki dönemden demokrasiye olan eğilimiyle ayrıştığını söyleyen Ortaylı, “Türkiye kanuni olmaya çalışıyor. İttihatçılar gibi değil. Bir demokratik itilim var. Türkiye meşruiyet esaslarına uymak zorundadır, herkesin kendine göre iş yaptığı bir memleket olamaz. Bu kanuni yapı esastır. Darbeler olsa da darbeciler gelip 1,5 sene sonra gider” diye konuştu.

    Cumhuriyetin tıp, mühendislik, askeriye alanlarında başarılı olduğunu ancak yetişmiş insan kaynağını koruma, entelektüel sınıflara hürmet etme konusunda ve kültürel alanda eksik kaldığını ifade eden Ortaylı, önümüzdeki dönemde yapılması gerekenlere ilişkin olarak da şunları söyledi: “İlk olarak sağlıklı bir doğum politikası sürdürülmesi gerekir. İkincisi, eğitimin kesin surette iyileştirilmesi, eğitime ayrılan bütçe ve imkânların artırılması ve bunun fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesine ihtiyaç var. Üçüncüsü, bazılarının demilitarizasyon kafası yanlıştır. Askeri eğitimi budayamazsınız. Maalesef bulunduğumuz yer buna müsait değildir. Son olarak sanayileşmede eleman yetiştirilmesi ve yetişmiş elemanı tutmamız mühimdir.”

    McAfee: “Aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor, süperstar şirketler ayrışıyor”

    MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee ise günümüzde artık finanstan otomotive, perakendeden gıdaya tüm sektörlerde şirketlerin kendilerini teknoloji şirketi olarak tanımladığını belirterek, dijital çağda teknoloji şirketi olarak başarılı olmanın yalnızca bu alanda çok para harcamakla bağlantılı olmadığını söyledi. ABD’de şirketlerin toplam yatırımları içinde diğer tüm alanlara yapılan yatırım 21. yüzyılın başında dijitale yapılan yatırımın iki katı iken durumun bugün tam tersine döndüğünü ifade eden McAfee, “Bu değişim duracak gibi görünmüyor. Dijitale açlığımız her yıl artıyor. Ancak yatırım dijitale yöneldikçe bunun rekabette ve büyümedeki etkisi aynı şekilde görünmüyor. Süperstarlar kar anlamında da pazar payı anlamında da ayrışıyor. Diğer bir deyişle aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor. Süperstarlar ayrışırken, şirketlerin çoğunluğu geride kalıyor” diye konuştu.

    Andrew McAfee, süperstar olarak tanımladığı şirketlere yeni bir adlandırma yapma ihtiyacı hissettiğini belirterek, “Bunları geek (teknoloji inekleri) olarak adlandırabiliriz. Eskiden bu bir hakaretti ama artık kelimenin anlamı dönüştü. Bunlar, çok zor sorulara yanıt bulmaya odaklanırken; tuhaf görünen, yeni çözümleri kucaklayan kişiler” dedi. 21. yüzyıl başında ABD’nin önde gelen geek’lerini bir araya getiren bir haftasonu buluşmasında, bugün çevik çalışma olarak bilinen yöntemin geliştirildiğini ve çok önemli bir dönüşüm yarattığını söyleyen McAfee, bugün bu yöntemi benimsemeyen şirketlerin tüketiciyi etkileyemedikleri için silinmek zorunda kalacaklarını anlattı.

    “Çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kuruldu”

    Tüm ülke ve tüm sektörlerin geeklerin yarattığı enerji dalgasına maruz kalacağını, başarılı olup olmamalarının bu dalgaya uyum sağlama yeteneklerine bağlı olacağını ifade eden McAfee, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye konusunda çok iyimserim. Buraya gelmeden önce modern Türkiye tarihi hakkında araştırma yaptım. Gördüm ki çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kurulmuş. İnanılmaz bir itki, inanılmaz bir azim görüyorum. Atatürk, girmek üzere olduğu yüzyıl için Türkiye’yi güncellemiş ve inanılmaz şeyler yapmış. Öyle bir mirasın üzerinde oturuyorsunuz ki ülkenizin daha çağdaş versiyonlarını kurmak için yeterli enerjiye sahipsiniz. Artık 21. yüzyıldayız ve önünüzde inanılmaz fırsatlar var.”

  • Mikromobilite sektörünün büyümesine önemli iş birliği

    Mikromobilite sektörünün büyümesine önemli iş birliği

    İSTANBUL (İGFA) – Protokol kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) iştiraki ve TRota uygulamasının operatörü PTT Teknoloji ile dünya genelinde 5 ülkede toplamda 19 şehirde hizmet veren mikromobilite şirketi BinBin arasında çeşitli iş birlikleri geliştirilmesi hedeflendi.

    Yapılan ön protokol anlaşması kapsamında Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında mevcut uygulamaların entegre edilmesi, Akıllı Ulaşım Sistemleri ve mobilite alanında ortak Ar-Ge projeleri gerçekleştirilmesi, hâlihazırda yürütülen projelere ilişkin ortaklıklar kurulması, mevcut Akıllı Ulaşım Sistemleri ürün ve hizmetlerine yönelik olarak gerçekleştirilecek faaliyetlerde teknik ve idari konularda karşılıklı kolaylık sağlanması amaçlandı.

    “MİKROMOBİLİTE KÜLTÜRÜNÜ ŞEHİR YAŞAMININ AYRILMAZ BİR PARÇASI HALİNE GETİRDİK”

    Konu hakkında konuşan BinBin CEO’su Kadir Abdik, PTT Teknoloji ile gerçekleştirdikleri iş birliğinden büyük mutluluk duyduklarını belirterek “2019 yılında kurulduğumuzdan bu yana, ülkemizin mikromobilite alanında gerçekleşen dönüşüm yolculuğunda aktif bir rol üstleniyoruz. Geçen 4 yıl içinde, mikromobilite kültürünü şehir yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu.

    Hizmet ağlarını genişletmeye odaklandığını söyleyen Abdik, “Hizmet sunduğumuz şehirlerin yanı sıra, bu kültürü daha fazla yaygınlaştırabileceğimiz şehirlerde de hizmet ağımızı genişletmeye odaklanıyoruz. PTT Teknoloji ile gerçekleştireceğimiz iş birliğinin ülkemizde mikromobilite sektörünün büyümesi açısından önemli bir adım olacağına inanıyoruz. Bu vesileyle iş ortaklarımızın gereksinimlerine ve beklentilerine uygun iş birlikleri kurarak, mikromobilite ekosistemine daha fazla değer katmayı hedefliyoruz” dedi.

    İLK OLARAK KONYA’DA FAALİYETE GEÇECEK

    PTT Teknoloji Genel Müdürü Ali Taşkın, vatandaşlara uçtan uca bir ulaşım deneyimi sunmayı hedeflediklerini belirterek, “Şehirlerarası toplu taşıma araçları, şehir içi toplu taşıma araçları, paylaşımlı araçlar gibi pek çok ulaşım modunda, TRota’ya entegre olan tüm hizmet sağlayıcıların hizmetlerine tek bir uygulama üzerinden erişilebilecek; rota planlama, ödeme ve rezervasyon işlemleri tek bir uygulamadan gerçekleştirilebilecek, daha verimli bir yolculuk için birden çok ulaşım modunun tek bir uygulama üzerinden kullanılmasına imkân sağlanacak” ifadelerini kullandı.

  • BIST şirketlerinden güncel haberler

    BIST şirketlerinden güncel haberler

    Investing.com – Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yaptıkları bildirimlere göre hazırladığımız güncel şirket haberleri özetimize içeriğimizin devamında göz atabilirsiniz.

    Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BJKAS)

    Beşiktaş ve Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. (TUPRS) arasında 2023 – 2024 sezonundan başlamak üzere 3 sezon için geçerli olmak üzere stadyum isim hakkı ve reklam sözleşmesi imzalandı.

    2023/24 sezonu için anlaşma bedeli, başarı primi dahil toplamda 230.383.150 TL + KDV oldu. 2024/25 ve 2025/26 sezonlarına ilişkin tutarlar 2023/24 sezonuna ilişkin belirlenen tutarlara Türkiye İstatistik Kurumu’nca yayımlanan TÜFE oranı eklenmesi suretiyle bulunacak.

    Info Yatırım A.Ş. (INFO)

    İnfo Yatırım, Merkezi Edirne’de bulunan SNT Yazılım ve Finansal Teknolojiler A.Ş.’ye sermayesinin %51 oranında ortak olunmasına karar verdi.

    Bu ortaklık için, SNT’nin mevcut tek pay sahibinin rüçhan haklarının tamamen kısıtlanarak SNT’nin sermayesinin 5.000.000 TL’sinden 10.204.082 TL’ye çıkartılmasına, artırılan sermayenin şirkete tahsisi ile SNT sermaye artırımına 5.204.082 TL tutar ile iştirak edilmesi ve 5.587.318 TL’de emisyon priminin yine SNT’ye ödenmesi olmak üzere toplamda 10.791.400 TL tutar ile iştirak gerçekleştirilecek.

    Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (KZBGY)

    Kızılbük GYO, %100 iştiraki olan Beyazkum Satış Pazarlama’yı devralarak birleşme işlemi için SPK’ye başvurdu.

    Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. (DOAS)

    Doğuş Otomotiv, Wielton S.A. ile arasında “Wielton” marka yarı römork ürünlerinin Türkiye’deki satış ve servis hizmetlerinin, şirket tarafından yerine getirilmesinin esaslarını belirleyecek bir anlaşma akdedilmesi amacıyla niyet mektubu imzaladı.

    Smartiks Yazılım A.Ş. (SMART)

    Smartiks Yazılım, İsttelkom İstanbul Elektronik Haberleşme ve Altyapı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından düzenlenen “Siebel Bakım Destek Hizmet Alım İşi” ihalesine en uygun teklifi verdi ve sözleşme davetine müteakip 25.09.2023 tarihinde 6.500.000 TL (KDV hariç) bedelle ihale sözleşmesi imzaladı.

    Eksun Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. (EKSUN)

    Eksun Gıda, United Nations Relief and Works Agency (UNRWA) tarafından açılan 15 lot’dan oluşan toplam 29.502 ton Buğday Unu Tedariki ihalesinin 3.502 tonluk kısmı için lokal tedarikçilerden temin opsiyonu tercih edilmiş olup ihalenin kalan 26.000 tonluk kısmının iptal edildiği bildirdi.

    Martı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (MRGYO)

    Martı GYO, 500.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı dahilinde 330.000.000 TL olan çıkarılmış sermayesinin, 70.000.000 TL tutarında (%21,21) oranında artırılarak 400.000.000 TL’ye çıkarılmasına karar verdi.

    Reeder Teknoloji Sanayi ve Ticaret A.Ş. (REEDR)

    Reeder Teknoloji ile Samsunspor Kulübü arasında yapılan sponsorluk anlaşması Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından tescil edildi. Bu sözleşme gereğince, 2023 – 2024 basketbol sezonu boyunca ve 2024 – 2025 basketbol sezonunun resmi başlangıç tarihine kadar Samsunspor Kulübü Basketbol Takımı’nın ana sponsoru Reeder Teknoloji AŞ oldu. 2023 – 2024 Basketbol Ligi boyunca yapılacak müsabakalar sırasında takım “Reeder Samsunspor Basketbol Takımı” olarak anılacak.

    VBTS kapsamına alınan hisseler

    ISKUR payları 26/09/2023 tarihli işlemlerden (seans başından) 25/10/2023 tarihli işlemlere (seans sonuna) kadar emir iletim kanalları kısıtlanarak (internet emir yasağı ile) işlem görecek.

    MIATK payları 26/09/2023 tarihli işlemlerden (seans başından) 25/10/2023 tarihli işlemlere (seans sonuna) kadar tek fiyat işlem yöntemi ile işlem görecektir.

    ATATP, GWIND, KNFRT ve NATEN payları seans başından 25 Ekim seans sonuna kadar açığa satışa ve kredili işlemlere konu edilemeyecek.

    Hisse senetlerinin borsa verileri, adil değeri, sağlık durumu ve profesyonel grafikler başta olmak üzere yatırımlarınızdan kazançlı çıkmanıza yardımcı olacak tüm araçlar InvestingPro’da. Katılmak için tıklayın.

  • İSKİ’den 660 milyon TL’lik yatırım

    İSKİ’den 660 milyon TL’lik yatırım

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kadim kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), kentin 6 ilçesindeki (Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ümraniye) su baskınlarına son verecek projenin temelini attı.

    Toplamda 660 milyon liraya mal olacak atık su, yağmur suyu hatları ve dere ıslahı çalışmalarının başlangıcı için Sultanbeyli Kent Meydanı’nda tören düzenlendi.

    “Anadolu Yakası İlçeleri Çevre Projeleri Temel Atma Töreni”, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül’ün katılımlarıyla gerçekleştirildi. “Yeni Yatırımlar Yeni Atılımlar” başlığı altında düzenlenen törende, İmamoğlu ve İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa birer konuşma yaptı.

    “İSTANBUL’DA İHMAL EDİLMİŞ NE VARSA…”

    Dünyanın en güzel şehri olarak nitelediği İstanbul’a hizmet etme sorumluluğunun önemine dikkat çeken Başkan İmamoğlu, “İstanbul’da ihmal edilmiş ne varsa, onları tek tek analiz ediyor, aksatmadan hizmetlerimizi harekete geçiriyoruz. Eşitliği önemsiyoruz. Her ilçeye, her insanımıza eşit gözle bakıp, hizmetlerimizi tek tek hayata geçiriyoruz. İstanbul’umuzun tüm sorunlarını geleceğe dönük, dünyanın en güzel kenti olma yolculuğunda çözüme kavuşturmayla ilgili adımları tek tek atıyoruz. Tabii burada, ‘Bugünün sorunları, yarının sorunları’ derken, geçmişten kalan, eksik bırakılan işleri de tamamlamak, elbette görevimiz. Kamu yararını mutlak gözetiyoruz. Bir kesimi, bir bölümü değil, insanların tümünü ilgilendiren meseleleri önceleyerek hareket ediyoruz. Mutlaka akıl ve bilimle projelerimizi tasarlıyor, hataya fırsat vermiyoruz” dedi.

    “DENİZLERE VE BARAJLARA KİRLİ SU AKIŞI KESİLECEK”

    Attıkları temelle, Sultanbeyli ile birlikte toplam 6 ilçenin altyapı sorunlarını çözecek projeleri başlattıklarını duyuran Başkan İmamoğlu, “Aynı zamanda çevre kirliliğini de ortadan kaldıracak çalışmalar bunlar. Bu kapsamda dere ıslahı, atık su şebeke ve kolektör imalatı, yağmur suyu dahil, tam 65 bin metre imalat yapacağız bu yatırımla birlikte. 6 ilçedeki İSKİ yatırımlarımızın toplamı, 660 milyon lirayı geçecek” bilgisini paylaştı. Yağmur ve atık suların ayrıştırılmasıyla, denizlere ve İstanbul’a su sağlayan barajlara, söz konusu 6 ilçeden kirli su akışının kesileceğine dikkat çeken İmamoğlu, ıslah edilecek dere yatakları boyunca da şehre milyonlarca metrekarelik Yaşam Vadileri kazandırdıklarının altını çizdi. “Çevre yatırımlarımızla Anadolu yakasına nefes aldıracağız” diyen İmamoğlu, “İstanbul’un ihmal edilmiş sorunlarını çözerek, İstanbulluları daha mutlu, daha huzurlu, daha keyifli bir yaşam alanlarına kavuşturacağız” diye konuştu.

    Çalışmalarını kişisel menfaatler üzerinden, bir avuç insanın yararına değil, toplum faydasına devam ettirdiklerini vurgulayan İmamoğlu, 2025’in başında Sultanbeyli’yi Sancaktepe’ye, oradan Çekmeköy’e, dolayısıyla Ümraniye’ye, Üsküdar’a, Ataşehir’e, Göztepe’ye bağlayan bir ağa kavuşturmuş olacaklarını söyledi.

  • Türkiye’nin dev projeleri arasında Ege’den iki proje yer aldı

    Türkiye’nin dev projeleri arasında Ege’den iki proje yer aldı

    İZMİR (İGFA) – Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan birçok kuruluşun paydaşlığıyla düzenlenen Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında gerçekleştirilen “TÜBİTAK 1004 Programı Yüksek Teknoloji Platformları Deneyim Paylaşım ve Tanıtım Töreni – 12 Araştırma Platformu için İmza ve Tanıtım Programı”nda pek çok dev projenin imzaları atıldı.

    Törende Ege Üniversitesi bilim insanları tarafından hazırlanan iki dev projenin de protokol imza töreni yapıldı.

    Törenin açılış konuşmalarını Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal gerçekleştirdi.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “TÜBİTAK Türkiye’nin milli araştırma kurumu olarak omuzunda en fazla yük olan rollerden birine sahip. Enstitüleriyle, derin bilimsel araştırmalar yaparak teknolojik gelişmeleri destekleyerek inovasyonu teşvik ederek ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki rekabet gücüne ciddi katkılar sağlıyor. Bugün bir araya gelmemize vesile olan 1004 programı da ülkemizin yüksek teknoloji üretme kabiliyetlerini artıracak TÜBİTAK’ın da etkin destek programlarından birisi. 1004 programı ile kamu, sanayi ve akademiden paydaşları bir araya getirip aynı hedef doğrultusunda iş birliği yapmalarını teşvik ediyor, onlara öncülük etmeye çalışıyoruz. Yüksek teknoloji içeren ithal ürünler yerine uluslararası pazarda rekabet edebilecek yerli ürünlerin teknoloji platformları aracılığıyla geliştirilmesini sağlıyoruz. Böylelikle araştırma alt yapılarımızın ihtisaslaşmasına ve birer mükemmeliyet merkezine dönüşmelerini istiyoruz” dedi.

    “1279 ARAŞTIRMACI VE 111 BURSİYER DESTEKLENECEK”

    TÜBİTAK 1004 programı kapsamında açılan çağrıda 12 platformun desteklenmesine karar verdiklerini ifade eden Bakan Varank, “Burada üniversitelerden, özel sektörlerden ve kamu kuruluşlarından , Ar-Ge ve Tasarım merkezlerinden oluşan 77 kurum ve kuruluş görev alacaklar. 1279 araştırmacı ve 111 bursiyeri yine bu kapsamda desteklemiş olacağız. Bu 12 platformumuz döngüsel ekonomi, akıllı şehirler, elektrikli araçlar ve batarya teknolojileri, nanoteknoloji, gıda arzı güvenliği sürdürülebilir tarım teknolojileri, nöroteknoloji gibi araştırma alanlarında faaliyetler yürütecekler. Şüphesiz Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının oluşturduğu bu platformlar, Türkiye’nin ihtiyacı olan teknolojilerin karşılanmasında başrol oynayacaklar. Bu vesile ile Türkiye Yüzyılında itici güç olacak yüksek teknoloji ürünlerinin geliştirilmesinde rol oynayan tüm paydaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum” dedi.

    EGENİN DEV PROJELERİ

    TÜBİTAK 1004 Programı Yüksek Teknoloji Platformları kapsamında “Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformu” isimli araştırma programı kapsamında Ege Üniversitesi Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGE TOTEM) bünyesinde hazırlanan ve Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın araştırmacı olarak yer aldığı Avrupa Birliği projesi TOTEM Merkez Müdürü Doç. Dr. İsmail Can Paylan’ın koordinatörlüğünde yürütülecek olan ‘Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençler İçin İşgücü Piyasası Destek Programı (EUROPEAID NEET PRO)’ projesi ve yöneticiliği İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi tarafından yapılan “Korunma ve Tedavi Ulusal Platformu”isimli araştırma programı kapsamında Ege Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilecek olan yürütücülüğünü Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mert Döşkaya’ın yaptığı”Leishmaniaspp. karşı etkin OMV tabanlı protein, adjuvanterekombinant protein ve DNA aşılarınıngeliştirilmesi” projesi ile 12 platform arasında kabul alan projeler oldu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan esnaflara müjdeleri Bursa Gemlik’ten sıraladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan esnaflara müjdeleri Bursa Gemlik’ten sıraladı

    BURSA (İGFA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gemlik’te SIRO Batarya Geliştirme ve Üretim Kampüsü Temel Atma Töreni öncesi halka hitap etti.

    Başkan Erdoğan Gemlik 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile birlikte TOGG aracıyla gelirken vatandaşlar Erdoğan’ı yoğun sevgi seliyle karşıladı.

    Esnaflarımızın bir bölümüne vergi muafiyeti getirdiklerini anımsatan Cumhurbakanı Erdoğan, evlerde ürettiklerini internetten satışa çıkaranlara vergi muafiyeti getireceklerini belirterek, ticari aracını yenilemek isteyen esnaf da ÖTV ödemeyeceğini söyledi.

    BATARYA HAMLESİDE ATILIMIN ÖNEMLİ HAMLESİ…

    Togg sadece bir otomobil markası değildir. Aynı zamanda tasarımı, yazılımı ile bir tekonoloji hamlesi olduğunun altını çizen Erdoğan, batarya hamlesi de bu atılımın en önemli hamle olduğunu belirterek, “Bu bataryalar sadece Togg’da değil pek çok alanda kullanılan ürünlerdir. Şimdiden Bursa’mıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    ERDOĞAN’DAN ESNAFA MÜJDE

    “Muafiyet sınırını da 320 bin liradan 700 bin liraya çıkarıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine geçtiğimiz yıllarda yaptığımız düzenleme ile basit usülde vergilendirilen esnafımızın kazançlarını gelir vergisinden istisna tutmuştuk. Berber, terzi, bakkal, manav, taksici, dolmuşçu gibi esnaflarımızdan gelir vergisi almayarak eşi benzeri olmayan bir düzenleme yaptıştık. Hali hazırda 830 bin esnafımız hem gelir vergisi muafiyetinden yararlanıyor hem de KDV ödemiyor” diye konuştu.

    “Karadeniz doğal gazı rezerv değeri 500 milyar dolarla 1 trilyon dolar arasında hesaplanan bu gazın ülkemize sağlayacağı kazançla geleceğimize yatırım yapacağız” diyen Erdoğan, “Karadeniz gazımızın belli bir miktarını rezerv edeceğiz ve oradan gençlerimize, ailelerimize bunu tahsis edeceğiz. Ülkemizin sanayisini, tarımını, enerjisini, altyapısını büyütmeden soframıza koyduğumuz ekmeği büyütemeyiz. Türkiye Yüzyılı’yla işte bunu başaracağız” dedi.

    “14 MAYIS SONRASI BİRER BİRER HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Milletin canını yakan enflasyonun kalıcı olarak tek haneli rakamlara düşürmekte kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’tan sonra seçim beyannamemizdeki taahhütlerimizi birer birer hayata geçireceğiz. Üretim maliyetleriyle ilgisi olmayan aşırı fiyat artışlarının geirisindeki art niyetlilerden hesap soracağız” dedi.

    Her seçim ülkelerin kaderinde yeni bir yol ayrımı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Biz eğitimde dev adımlar attık mı? Okullarda ücretsiz olarak yavrularımızın kitaplarını veriyor muyuz? Bizim öğrencilik yıllarımızda bırakın kitapları, biz teksir kağıdında kırtasiye alamazdık” dedi.

    Konuşmasında sıklıkla Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile 7’li masaya göndermelerde bulunan Erdoğan, “Türkiye tercihini hep istikrar ve demokraiden yana yaparak büyüdü ve gelişti” diyerek, “Sandıkta verilen yanlış kararın telafisi çok ağır olur. Kendi aralarında anlaşmayı beceremeyenlere ülkenin güvenliği teslim edilirse facia kaçınılmaz olur. 14 Mayıs’ta tercihimizi doğrudan yana yaparak ülkemizi bu tehlikeden uzak tutunuz. Bugüne kadar hep yanımızda olan Bursa’dan 14 Mayıs’ta çok daha güçlü bir destek bekliyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra iki ayrı bölgeden toplamda 20 milletvekili adayı olan AK Parti Bursa Milletvekili adaylarını tanıttı.

    Gemlik Meydanı’ndaki miting sonrasında Erdoğan, Türkiye’nin ilk batarya fabrikasının temellerini atmak üzere Togg’un üretildiği merkeze geçti.

    BAKAN VARANK’TAN MİTİNG SONRASI PAYLAŞIM

    Miting sonrasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise, sosyal medya hesabından “İşte meydanların dili… Gemlik milletin adamını karşıladı” paylaşımında bulundu.