Etiket: Ticaret

  • Petrol fiyatı 2021 seviyelerine geri döndü: Ticaret savaşı petrolde yeni dipleri tetikler mi?

    Petrol fiyatı 2021 seviyelerine geri döndü: Ticaret savaşı petrolde yeni dipleri tetikler mi?

    Investing.com – Petrol fiyatları, ABD ve Çin arasında artan ticaret gerilimi ile birlikte arz tarafındaki sürpriz gelişmelerin etkisiyle son yılların en sert düşüşlerinden birini yaşıyor.

     ABD’nin gösterge petrolü olan West Texas Intermediate (WTI), Mayıs vadeli işlemlerde varil başına %7,9’luk düşüşle 61,65 dolara kadar gerileyerek 2021’den bu yana görülen en düşük seviyeye ulaştı. Haftalık bazdaki kayıp ise %11’i aşarak dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Brent Petrol Vadelileri de bugün %8’i bulan düşüşle 64 dolara kadar gerilerken haftalık kayıp gün içinde %12’ye kadar çıktı.

    Fiyatlardaki düşüş, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta başında duyurduğu tüm ithalata uygulanan geniş çaplı gümrük tarifeleri ile başladı. Çin’in bugün buna karşılık vererek ABD menşeli ürünlere %34 ek gümrük vergisi koyacağını açıklaması, küresel ticaret savaşının kızıştığını gösterdi. Küresel ekonomik yavaşlama endişeleriyle birlikte düşen petrol talebi beklentisi, piyasadaki satış baskısını daha da artırdı.

    OPEC+ kararı satışları derinleştirdi

    Petrol cephesindeki olumsuz havayı pekiştiren bir diğer gelişme ise OPEC+ üyesi sekiz ülkenin beklenenden hızlı şekilde üretim kısıtlamalarını gevşetme kararı aldıysa dair duyurusu oldu. Mayıs ayında üretim kesintilerinin daha erken sonlandırılacağı açıklaması, piyasalarda arz fazlası endişesini artırarak fiyatlardaki düşüşü hızlandırdı.

    Swissquote Bank’tan kıdemli piyasa analisti İpek Özkardeşkaya, bu gelişmeleri “çok kötü bir kombinasyon” olarak değerlendirerek, arz-talep dinamiklerinin açık şekilde negatife döndüğünü ifade etti. Özkardeşkaya, ticaret savaşlarının etkisinin pandemi kadar derin olmayacağını belirtti ancak küresel büyümenin yavaşlamasının petrol fiyatlarını 50 dolar seviyesine kadar çekebileceğini dile getirdi.

    Uzmanlar: “Daha fazla kayıp olası”

    PVM’den analist Tamas Varga’ya göre, ticaret savaşındaki tırmanış ve artan resesyon riski petrol talebini önemli ölçüde olumsuz etkileyecek. Varga, ABD’nin enerji ithalatını tarifelerden muaf tutmasının etkisinin sınırlı kaldığını, OPEC+’ın arz artışı kararının ise satış baskısını kuvvetlendirdiğini söyledi. Analist, piyasalardaki yüksek oynaklığın sürdüğünü ve dip seviyenin sadece fiyata değil zamana da bağlı olduğunu ifade etti.

    SEB’in baş emtia stratejisti Bjarne Schieldrop ise Çin’in attığı sert misilleme adımının tarife krizini bir üst seviyeye taşıdığını belirtti. Schieldrop, bu gelişmelerin bir resesyonu tetiklemesi durumunda, mevcut arz fazlasının da hızla büyüyeceği ve OPEC+’ın çok daha fazla üretim kesintisi yapmak zorunda kalabileceğini vurguladı.

    Talep ve arz aynı anda zayıflıyor

    Saxo Bank Emtia Stratejileri Başkanı Ole Hansen ise Çin’in agresif karşı saldırısıyla artık küresel anlamda bir ticaret savaşı sürecinin başladığını ve bunun sadece ekonomik büyümeyi değil, başta ham petrol olmak üzere birçok temel emtiada talebi düşüreceğini belirtti. Hansen’e göre, şu anda piyasalar sadece talep daralması değil, aynı zamanda yüksek maliyetli üreticilerin arz tarafında sahneden çekilmesiyle yaşanacak bir arz kaybı sürecine de giriyor.

    Analistlerin genel görüşü, kısa vadede toparlanma ihtimalinin düşük olduğu yönünde birleşiyor. Petrol piyasalarının tekrar dengelenmesi için hem ekonomik belirsizliklerin azalması hem de üretici ülkelerden uyumlu bir üretim politikası gelmesi gerekiyor. Aksi durumda petrol fiyatlarının ilerleyen haftalarda 50 doların da altına inmesi olasılık dahilinde görülüyor.

  • Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesi denetimlerini artırdı

    Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesi denetimlerini artırdı

    Foreks – Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesi denetimlerini artırdı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

    “Ticaret Bakanlığı olarak, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşlarımızın ekonomik refahını bozacak, bununla birlikte iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek, tüketicilerimizin arz ve talep dengesinde olumsuz etki oluşturması muhtelif her türlü uygulamalar karşı iç ticaret denetim birimlerimiz tarafından hassasiyetle denetimlerimiz devam etmektedir. Ramazan Ayı süresince Mart ayında 9.926 gerçek ve tüzel kişiye 200,9 milyon TL, 2025 yılı-ilk 3 ay (Ocak-Mart) toplamında ise 27.321 gerçek ve tüzel kişiye 655,2 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. 

    Ticaret Bakanlığı olarak özellikle Bayram Öncesinde Ramazan ayı boyunca 81 il de bulunan Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla sadece Mart ayında yapılan denetimlerimizde 46.474 firma denetlenmiş, aykırılık tespit edilen 9.525 firma ve 46.507 ürün neticesince 134,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. 

    Ticaret İl müdürlüklerimizin 2025 yılının ilk 3 ayında yaptıkları denetimlerin toplamında ise 25.783 gerçek ve tüzel kişiye toplamda 296,4 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

    Ticaret İl Müdürlüklerimiz 2025 yılı ilk 3 ayında ise toplamda 108.802 firmada, 8.922.234 ürünü denetlemiş bulunmaktadırlar.

    Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz tarafından gerçekleştirilen otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum ve fahiş fiyat denetimleri kapsamında Mart ayında 9.156 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş olup, 6.1 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz tarafından 2025 yılı ilk 3 ay toplamında ise 850 gerçek ve tüzel kişiye toplamda 160,1 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

    İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz tarafından, 2025 yılında fahiş fiyat kapsamında yapılan denetimlerde 126,7 milyon TL; otomotiv sektöründe stokçuluk faaliyetleri dahil olmak üzere, 228 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş olup aykırı fiillerde bulunanlara 3,9 milyon TL; Kuyum sektörü denetimlerinde aykırı fiil ve eylemde bulunan 82 gerçek ve tüzel kişiye 16,5 milyon TL; ve emlak sektöründe gerçekleştirilen denetimlerde ise 46 gerçek ve tüzel kişiye 4,2 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. 

    Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğümüz tarafından 85 milyon tüketicimizin günlük hayatta hemen hemen her gün taraf oldukları sözleşmeler, reklam ve haksız ticari uygulamalar, ürün güvenliği kapsamında gerçekleştirmiş olduğu denetimler kapsamında, Ramazan ayında 1 Mart-27 Mart 2025 tarihleri arasında 60,1 milyon TL para cezası uygulanmıştır. Ayrıca 2025 yılı ilk 3 ay boyunca gerçekleştirilen denetimlerin toplamında ise 198,7 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

    Bu kapsamda yapılan denetimlerde, ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satış sözleşmeleri, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil gibi tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelerdeki aykırılıklardan dolayı 95,1 milyon TL; Reklam Kurulu tarafından reklam ve haksız ticari uygulamaları kapsamında yapılan denetimlerde 92,3 milyon TL; ürün güvenliğini temel alıp gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında ise 11,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

    Diğer taraftan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde ise 2025 yılı Mart ayında 19 firmaya, 602,6 milyon TL; 2025 yılı ilk 3 ay toplamında ise 54 firmaya 4,4 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. 

    Bu kapsamdaki denetimler içinde ise ilk sırada gıda endüstrisinde gerçekleştirilen denetimler bulunurken, sektöre 2025 yılı ilk 3 ayda 2,6 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır.

    Ticaret Bakanlığı olarak enflasyonla mücadele başta olmak üzere, haksız fiyat artışları, fahiş fiyat artışları ve stokçulukla mücadele ederek, tüketicilerimizin menfaatlerini koruyarak, iç piyasa dengesini de korumayı öncelikli hedefimiz olarak belirlemiş bulunmaktayız. Bu doğrultuda denetimlerimiz neticesinde uygulanması ön görülen maddi ve manevi bütün uygulamalar tavizsiz bir şekilde gerçekleştirilecektir.

    Kamuoyuna saygıyla sunulur.

  • Ons altın rekor kırmaya devam ediyor

    Ons altın rekor kırmaya devam ediyor

    Foreks – Altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük vergisi planlarının küresel ticaret savaşı korkularını ateşlemesi ve değerli metalin güvenli liman cazibesine hücum edilmesiyle rekor kırmaya devam ediyor.

    Ons altın erken saatlerde 3077,55 dolara kadar yükselerek tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Şu sıralarda da düne göre yüzde 0,45 artışla 3070,27 dolarda.

    Ons altın ay başından bu yana yüzde 7,6, yıl başından bu yana yüzde 17,1 ve son bir yılda yüzde 41 değer kazandı.

    “Altın şu anda rüzgarı arkasına almış durumda. ABD ticaret politikası, ABD maliye politikası, jeopolitik ve büyümenin yavaşlaması – her şey altının yönünde esiyor,” diyen Capital.com’un finansal piyasa analisti Kyle Rodda, 3.100 dolar/ons’un fiyatlar için bir sonraki büyük dönüm noktası olacağını vurguladı. 

    ABD’nin gümrük vergileri ve ticaret ortaklarının bunlara karşı misillemede bulunup bulunmayacaklarına ilişkin belirsizlik, faiz indirimi potansiyeli, jeopolitik çatışmalar ve merkez bankası alımları altınınyükselişinde rol oynadı.

    Kanada Başbakanı Mark Carney yaptığı açıklamada, Trump’ın küresel bir ticaret savaşını genişleten ve hisse senetlerini vuran yeni otomobil tarifeleri uygulaması halinde belirtilmemiş ticaret eylemleriyle yanıt vereceğini söyledi.

    Tüm gözler Trump’ın 2 Nisan’da uygulamaya koyacağı ve enflasyonu körükleyebilecek, ekonomik büyümeyi azaltabilecek ve ticaret anlaşmazlıklarını tırmandırabilecek karşılıklı gümrük tarifelerinde.

    BMI analistleri, “Altının ABD politika belirsizliği, ticari gerilimler, dünya genelindeki askeri çatışmalar, enflasyon endişeleri ve makro belirsizlikten faydalanmaya devam etmesiyle altın fiyatlarına yönelik yükseliş görünümümüzü sürdürüyoruz,” dedi.

    Richmond Federal Rezerv Başkanı Tom Barkin, ABD hükümetindeki yüksek belirsizlik seviyeleri ve hızlı politika değişiklikleri göz önüne alındığında Fed’in mevcut “ılımlı kısıtlayıcı” para politikasının uygun olduğunu ileri sürdü.

    Piyasa, Fed’in gösterge faiz oranını sabit tutma kararının ardından bu yıl faiz indirimi beklentilerini etkileyebilecek olan ABD Kişisel Tüketim Harcamaları verilerini bekliyor. Veri TSİ 15.30’da açıklanacak.

  • Altın 3.000 doların üzerinde tutunuyor: Yeni zirveler kapıda mı?

    Altın 3.000 doların üzerinde tutunuyor: Yeni zirveler kapıda mı?

    Investing.com – Altın fiyatları sınırlı yükselişle 3.027 dolar seviyesine çıkarak tüm zamanların zirvesine yakın seyretti. ABD Başkanı Donald Trump’ın otomobil tarifeleri başta olmak üzere yeni gümrük vergilerini devreye alabileceğine dair açıklamaları, piyasalarda enflasyon ve büyüme endişelerini tetiklerken, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu. Spot altın %0,6 değer kazanarak ons başına 3.032 dolara kadar yükselse de gün içinde 3.017 dolara kadar geriledi. Gram altın ise Türk lirası karşısında 3.687 TL seviyesinde yatay hareket ediyor.

    Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada bazı ülkelerin tarifelerden muaf tutulabileceğini ima etse de, ticaret politikalarında belirsizlik devam ediyor. Bu durum, altına olan talebi canlı tutarken, piyasalarda gözler Cuma günü açıklanacak olan ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisine çevrilmiş durumda. PCE enflasyonunun düşük gelmesi halinde, faiz indirimi beklentilerinin güçlenerek altın fiyatlarını daha da yukarı taşıyabileceği belirtiliyor.

    Altın, 20 Mart’ta tarihi zirvesi olan 3.057,21 dolar seviyesini görmüştü. Yılbaşından bu yana %15’in üzerinde değer kazanan kıymetli metal, enflasyona ve jeopolitik risklere karşı korunma aracı olarak öne çıkmaya devam ediyor. ABD Merkez Bankası geçtiğimiz hafta politika faizini sabit tutarken, yıl içerisinde faiz indirimi olabileceği yönünde sinyaller vermişti. Bu durum da faiz getirisi olmayan altının cazibesini artırıyor.

    New York’a fiziki altın akını: Ticaret açığı büyüyebilir

    Trump yönetiminin olası geniş kapsamlı tarifeleri altın piyasasında başka bir dinamiği de tetikledi. Son dönemde New York’taki emtia borsalarına yapılan fiziksel altın teslimatlarında dikkat çekici bir artış gözlemlendi. Şubat ayında altın stokları %25 artarken, Ocak ayındaki artış %43 seviyesindeydi. Comex borsasındaki toplam altın stoğu Salı günü itibarıyla 42,6 milyon ons ile rekor seviyeye ulaştı. Bu miktar, 2024 sonundaki stok miktarının neredeyse iki katı.

    Bu fiziki altın ithalatı, ABD’nin mal ticareti açığında da etkili oluyor. Santander (SAN) US Capital Markets Başekonomisti Stephen Stanley’e göre, Şubat ayı ticaret verilerinde açığın 162 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Altın ithalatının bu açığa katkı sağladığı ancak yatırım amaçlı altının gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) hesaplamalarına dahil edilmediği belirtiliyor. Buna rağmen, artan ticaret açığı ekonomiye dair durgunluk ve stagflasyon risklerini güçlendiriyor.

  • AB, ABD ile ticaret anlaşmazlığında güçlü anti-zorlama aracını değerlendiriyor – Bloomberg

    AB, ABD ile ticaret anlaşmazlığında güçlü anti-zorlama aracını değerlendiriyor – Bloomberg

    Investing.com — Fransa, Avrupa Birliği’ni (AB), Donald Trump’ın bloğu politika değişikliklerine zorlamak için haksız şekilde tarifeleri kullanması durumunda, ABD’ye karşı en güçlü karşı önlemini kullanmayı düşünmeye teşvik ediyor. Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre bu durum gündeme geldi.

    Bu öneri, Fransa’yı AB içinde, ticaret ve ekonomik önlemleri zorlayıcı şekilde kullanan ülkelere karşı misilleme yapmak için tasarlanmış bir mekanizma olan anti-zorlama aracının bir seçenek olması gerektiğine inanan azınlık grubunun bir parçası haline getiriyor.

    ABD, 2 Nisan’da AB dahil olmak üzere küresel ortaklara kapsamlı tarifeler uygulamaya hazırlanıyor. Trump, bu vergilerin adil olmadığını düşündüğü iç düzenlemeler ve AB’nin katma değer vergisi (KDV) gibi tarife dışı engelleri ele alacağını belirtti. Bununla birlikte, AB, KDV’nin yerli ve ithal mallar için eşit şekilde uygulanan adil, ayrımcı olmayan bir vergi olduğunu savunuyor.

    Çeşitli koşul ve adımlara tabi olan anti-zorlama aracı, sonunda AB’nin geniş bir yelpazede misilleme yanıtları kullanmasını sağlayabilir. Bunlar arasında ticaret ve hizmetlere kısıtlamalar, belirli fikri mülkiyet hakları, doğrudan yabancı yatırım ve kamu ihalelerine erişim yer alabilir.

    Bu ayın başlarında Trump, çelik ve alüminyum ithalatına %25 tarife uygulayarak küresel ticaret savaşını şiddetlendirdi. Bu durum, AB’nin politik açıdan hassas Amerikan mallarına 26 milyar avroya (28,1 milyar dolar) kadar kendi misilleme vergilerini ilan etmesine yol açtı. Her ticaret ortağı için özel olarak hazırlanan ve Amerikan şirketleri için algılanan dezavantajları dengelemek üzere tasarlanan yaklaşan karşılıklı tarifeler, metal vergilerini aşabilir.

    Ticaret konularından sorumlu AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, isimsiz bir kaynağa göre şu anda anti-zorlama aracını değerlendirmiyor. Başka bir kişi ise, aracı kullanma konusundaki tartışmaların uzak olduğunu belirtti. AB’nin önce ABD’nin 2 Nisan’da hangi tarifeleri açıklayacağını ve anti-zorlama aracının uygulanabilir olup olmadığını görmesi gerekiyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • BIST şirketlerinden güncel haberler

    BIST şirketlerinden güncel haberler

    Investing.com – Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yaptıkları bildirimlere göre hazırladığımız güncel şirket haberleri özetimize içeriğimizin devamında göz atabilirsiniz.

    Kazançlı yatırımlar için doğru adres: InvestingPro. Şimdi %20’ye varan indirimden yararlanmak için INVTROZEL1A kodunu kullanın.

    Kodu nasıl kullanacağınızdan emin değil misiniz? Adım adım gösterdiğimiz videoyu izleyebilirsiniz.

    Sorularınız için destek birimimize buradan ulaşın.

    Koç Holding A.Ş. (KCHOL)

    Koç Holding, topluluk şirketlerinin ortaklık yapısının sadeleştirilmesi amacıyla Temel Ticaret ve Yatırım A.Ş.’nin sahibi olduğu Otokar (OTKAR) sermayesinin yaklaşık %2,70’ine denk gelen 3.236.373,73 TL nominal değerli Otokar payının toplam 1.610.095.928,19 TL bedel karşılığında ve Tofaş (TOASO) sermayesinin yaklaşık %0,035’ine denk gelen 175.693,44 TL nominal değerli A Grubu Tofaş payının toplam 47.226.396,67 TL bedel karşılığında nakden ve peşin olarak satın alınmasına karar verdi. Pay devir ve ödeme işlemleri tamamlandı.

    Naturelgaz Sanayi ve Ticaret A.Ş. (NTGAZ)

    Naturelgaz, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (Çaykur) 18 adet fabrika için açmış olduğu ihaleyi kazanmasının ardından ihaleye konu 325.000.000 kWh enerji (30.545.113 Sm3) doğal gaz tedariki için Çaykur ile arasında 528.972.500 TL bedelli sözleşme imzaladığını duyurdu.

    Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TCELL)

    Turkcell, daha önce açıkladığı üzere Demirören Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş.’ye (güncel ünvanı DM Yapım Dağıtım ve Reklamcılık A.Ş.) 130.000.000 TL ödeme yaptığını ve söz konusu ihtilafın ortadan kalktığını bildirdi.

    Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret A.Ş. (PASEU)

    Pasifik Eurasia, Demir İpek Yolu güzergahında Çin – Türkiye – Avrupa ve tersi yönde demir yolu kombine yük taşımacılığı hacmini arttırmak amacıyla şirket kurma ve/veya işbirliği yapma konusunda yetkilendirme yaptığı hususunu kamuoyuyla paylaşmıştı.

    Söz konusu yetkilendirme kapsamında şirketin Azerbaycan’ın önde gelen gruplarından NB Holdinq ASC ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde ortaklık kurma konusunda son aşamaya gelindiği bildirildi.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Doğanlar Mobilya Grubu İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (DGNMO)

    Doğanlar Mobilya, 30 Nisan 2024 tarihi itibarıyla satış noktası sayısının yurt içinde 633 ve yurt dışında 109 olmak üzere toplam 742’ye ulaştığını bildirdi.

    Koroplast Temizlik Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (KRPLS)

    Koroplast, tehlikesiz atık toplama ve geri dönüşüm faaliyetleri yürüten CSR Plastic ile stratejik iş ortaklığı gerçekleştirdi.

    BIST Geri Alım Endeksi dönemsel endeks değişiklikleri

    Borsa İstanbul tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada BIST Piyasa Değeri Ağırlıklı Pay Endeksleri Kural Seti kapsamında Borsa İstanbul Genel Müdürlüğünce; BIST Geri Alım Endeksi kapsamında 2024 yılı Mayıs ayı için (08/05/2024-06/06/2024) değişiklikler yapılmasına karar verildiği açıklandı.

    Buna göre BIST Geri Alım Endeksi’ne GENIL payı eklenirken AHGAZ, AKSEN, KTLEV endeksten çıkarıldı.

  • Türkiye’nin tüm ticareti durdurması İsrail’de paniğe neden oldu: Sonuçları çok büyük olacak

    Türkiye’nin tüm ticareti durdurması İsrail’de paniğe neden oldu: Sonuçları çok büyük olacak

    İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk ve kadın demeden katliamlarına devam ediyor. Dünyanın gözü önünde yapılan bu katliamın durdurulması için Türk makamlarından da tepkiler yükselmiş ve Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’da İsrail ile yapılan ihracat işlemlerini kısıtlama kararı almıştı. Bu gelişmenin ardından Ticaret Bakanlığı, yayınladığı yeni açıklamada her türlü ihracat ve ithalat işleminin durdurulduğunu duyurdu. Ticaretin kesilmesi ise İsrail medyasında, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı yazıyla yer buldu.

    KISITLAMANIN ARDINDAN ŞİMDİ DE DURDURMA KARARI

    Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail’in hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bıraktığı ve insani yardımları engellediği vurguladı ve “Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlamıştır. Alınan bu kararda, İsrail Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin’deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir. Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur” dedi.

    İSRAİLLİ BAKAN, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I HEDEF ALDI

    Türkiye‘nin aldığı kritik kararı resmi sosyal medya hesabından duyuran İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili skandal açıklamalarda bulundu. Türkiye’yi ticaret anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayan Katz, İsrail Dışişleri Bakanlığı’na ‘yerel üretim ve diğer ülkelerden ithalata odaklanarak ticarette alternatifler aranması talimatı verdiğini söyledi.

    İSRAİL BASINI TİCARETİN KESİLMESİNE ÖFKELENDİ

    Türkiye’nin kararı sonrası İsrail medyasında gözle görülür bir öfke hakim. Maariv gazetesi “Erdoğan adım atıyor, İsrail kambur duruyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin kararının İsrailli iş insanları arasında öfkeye neden olduğunu yazdı.

    “TÜRKİYE’YE BAĞIMLILIKTAN KURTULMALIYIZ”

    Gazeteye konuşan Merhavim Belediye Başkanı Shay Hajaj “Defalarca uyarıda bulunduk. İsrail taze gıda üretiminde bağımsız olmalı, diğer ülkelere bağımlı olmamalıdır.” derken, Üreticiler Birliği Başkanı Dr. Ron Tomer ise, “Türkiye’den yapılan tüm ithalata hemen şimdi üç yıl süreyle %100 oranında koruyucu gümrük vergisi uygulanmalı ve bazı ürünlerin ithalatı tamamen yasaklanmalıdır.” dedi ve ekledi; “Hükümet Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulmak elinden gelen her şeyi yapmalıdır.”

    “TÜRK BOYKOTUNUN SONUÇLARI ÇOK BÜYÜK OLACAK”

    Calcalist, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı haberinde Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden Yigal Maor’un sözlerine yer verdi.

    Türkiye’nin şimdiye kadar birçok ürünün makul fiyatlarla temin edildiği bir kaynak olduğunu söyleyen Maor, Ankara’nın hamlesinin sonuçlarının İsrail için çok ağır olacağını belirterek şunları söyledi;

    “Tatlı ve konservelerden, sebze ve meyvelere kadar aklınıza gelebilecek her şey Türkiye’den geliyor. Uluslararası şirketler Türkiye’de montaj yapıyor. Örneğin Toyota Corolla Türkiye’de monte ediliyor ve şimdi İsrail’e araba göndermenin mümkün olmadığı söyleniyor. Durum gemilerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’ndan geçmesinin engellenmesi veya Türkiye semalarında uçuş yasağı getirilmesiyle daha da kötüleşebilir”

    TÜRKİYE’NİN KARARI DÜNYA MANŞETLERİNDE

    İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’nin Gazze’deki ‘insani trajedi’ nedeniyle İsrail’le tüm ticareti durdurduğunu yazdığı haberinde söz konusu hamlenin, eski iki yakın müttefik arasında kötüleşen gerilimi daha da derinleştireceğini iddia etti.

    BBC de iki ülke arasındaki ticaretin geçtiğimiz yıl neredeyse 7 milyar dolar değerinde olduğuna dikkat çekti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana Tel Aviv yönetimini sert sözlerle eleştirdiğini hatırlattı.

    “BU ADIM TÜRKİYE’NİN İSRAİL MÜCADELESİNDE BİR CEPHE”

    Aljazeera de iki ülke arasındaki ticaret hacmine dikkat çekerken Türkiye’nin kararının İsrail’in tepkisini çektiğini yazdı.

    Fox News, Türkiye’nin Gazze’deki savaşa karşı protestosunun son hamlesi olarak İsrail ile ticareti kestiğini yazdı. İsrail’in duruma tepki gösterdiğini yazan Fox News “Bu adım Türkiye’nin İsrail’e karşı mücadelesinde sadece bir cephe. Türkiye Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhinde süren soykırım davasına müdahil olma kararı aldı.” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’NİN TAVRI GİDEREK SERTLEŞİYOR”

    Middle East Eye (MEE) Türk hükümetinin ilk olarak 9 Nisan’da İsrail’e 50’den fazla ürüne ihracat kısıtlaması getirdiğini, daha sonra soykırım davasına müdahil olma kararı aldığını şimdi de ülke ile olan tüm ticaretini durdurduğunu belirterek Ankara’nın tavrının giderek sertleştiğini yazdı.

    Kaynak: Haberler.com / Ekonomi
  • Türkiye, İsrail ile bütün ticari ilişkisini durdurdu

    Türkiye, İsrail ile bütün ticari ilişkisini durdurdu

    Investing.com – Bloomberg’in haberine göre Türkiye, İsrail ile tüm ticari ilişkilerini sonlandırdı.

    Bloomberg’e konuşan iki Türk yetkiliye göre Türkiye, Perşembe gününden itibaren İsrail ile olan ticareti askıya aldı. Geçtiğimiz ay Türkiye, İsrail’e bazı ürünlerin ihracatına kısıtlamalar getirmişti.

    Geçen yıl 6,8 milyar dolarlık ihracat yapılmıştı

    Ankara, ticaretin askıya alındığını henüz resmen duyurmadı ve ticaretin ne zaman ve hangi koşullarda yeniden başlayacağı belirsizliğini koruyor. 2023 yılında, iki ülke arasındaki ticaret 6,8 milyar dolar değerindeydi ve bunun %76’sını Türk ihracatları oluşturuyordu.

    İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye’nin bu kararını “Türk halkının ve iş dünyasının çıkarlarını hiçe sayan bir diktatörün davranışı” olarak nitelendirdi. İsrail hükümeti ise Türkiye ile olan ticareti yeniden canlandırmak için yerel üretimi artıracak ve farklı tedarikçiler bulacaklarını açıkladı.

    Katz, şu sözleri kullandı:

    “Erdoğan, İsrail’in ithalat ve ihracatını engelleyerek anlaşmalara uymuyor. Bu Türk halkının ve iş insanlarının çıkarlarını göz ardı edenve uluslararası ticaret anlaşmalarını dikkate almayan bir diktatör davranışıdır. İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri’ne, Türkiye ile ticaret için alternatifler oluşturmak üzere hemen hükümetteki ilgili taraflarla iletişime geçmelerini talimat verdim. Bu alternatifler yerel üretim ve diğer ülkelerden ithalatlara odaklanacak. İsrail güçlü ve cesur bir ekonomiyle ortaya çıkacaktır.”

    Ağustos’ta ilişkiler yeniden başlamıştı

    İsrail ve Türkiye, diplomatik ilişkilerini Ağustos ayında on yıl süren gerilimlerin ardından yeniden tesis etmişlerdi. Ancak Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı sonrasında ilişkiler tekrar gerildi.

    Sağlık otoritelerine göre şu ana kadar Gazze’de 34.000 kişi hayatını kaybetti.

  • ABD ve Tayvan Taipei’de ticaret görüşmelerine hazırlanıyor

    ABD ve Tayvan Taipei’de ticaret görüşmelerine hazırlanıyor

    Amerika Birleşik Devletleri ve Tayvan, Pazartesi gününden itibaren Taipei’de yeni bir dizi ticaret görüşmesi başlatacak. ABD Ticaret Temsilciliği tarafından bugün duyurulduğu üzere, bu görüşmeler “21. Yüzyıl” ticaret anlaşmasının oluşturulmasına yönelik çabaların bir devamı niteliğinde.

    Önümüzdeki görüşmeler ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) ve ABD’deki Tayvan Ekonomi ve Kültür Temsilciliği tarafından yürütülecek. Bu turun odak noktası, müzakere yetkileri dahilinde daha önceki oturumlarda çözülemeyen daha karmaşık konuları ele almak. Gündemdeki başlıca konular arasında tarım, işgücü, dijital ticaret, çevre ve kamu iktisadi teşebbüslerinin rolü yer alıyor.

    Bu müzakerelerin iki taraf arasındaki tarife indirimlerini ele almayacağını belirtmek önemlidir. Diyalog, ticari ilişkileri güçlendirmeyi ve karşılıklı ekonomik büyüme ve işbirliği için çok önemli olan çeşitli sektörleri ele almayı amaçlıyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • AK Partili Nihat Zeybekci: Katliamı kınıyoruz eyvallah ama İsrail ile serbest ticaret anlaşmamız var

    AK Partili Nihat Zeybekci: Katliamı kınıyoruz eyvallah ama İsrail ile serbest ticaret anlaşmamız var

    Gazze Şeridi’nde saldırılarını sürdüren İsrail‘e uygulanan ihracat kısıtlamasının kapsamına ilişkin tartışmalar sürerken, AK Partili Nihat Zeybekci’nin Türkiye- İsrail arasındaki ticaret anlaşmasına ilişkin sözleri tepki çekti.

    Ticaret Bakanlığı nisan ayı başında İsrail‘le ihracata kısıtlama getirilmiş, kararın inşaat demirinden, çelik tellere kadar toplam 54 ürünü kapsayacağını duyurmuştu. Sonrasında birçok siyasetçi kısıtlamanın kapsamının genişletilmesi için hükümete çağrıda bulundu. Konuyla ilgili talepler iletilmeye devam ederken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Sorumlusu Nihat Zeybekci’den dikkat çeken bir açıklama geldi.

    “6 SATIP 1 ALDIĞIMIZ BİR ÜLKE”

    İzmir’de mermer ve doğaltaş fuarında konuşan Zeybekci, ” İsrail‘de çok önemli bağlantıları olan arkadaşlarımız da var. Yani eyvallah, İsrail‘in Filistin’de, Gazze’de Müslümanlara yaptığı soykırımı, katliamı, bebek katliamını nefretle, şiddetle kınıyoruz. Eyvallah, buna diyecek hiçbir şey yok ama diğer taraftan da ticaretin hiç kimseye zarar vermeyen bölümleriyle ilgili de.. Çünkü bizim İsrail serbest ticaret anlaşmamızın olduğu bir ülke, yani 6 satıp 1 aldığımız bir ülke. O anlamda, daha hassas olmamız gerektiğine inanıyorum. Bununla ilgili de arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Ekonomi koordinasyonuyla, ilgili bakanlarımızla, bunu gündeme alıp biraz daha hassas bir ayardan geçmesi gerektiğine, ben şahsi olarak inanıyorum” dedi.

    “SÖYLEDİĞİM HER KELİMENİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM”

    Sözleri tepki çeken Zeybekci, gelen eleştirilere sosyal medyadan yanıt verdi. Zeybekci açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Söylediğim her kelimenin sonuna kadar arkasındayım. Ucuzcu tacirler hariç, konuyu yanlış anlayabilecek akıl ve sağduyu sahipleri için yazılı olarak tekrar anlatıyorum. İsrail’le serbest ticaret anlaşması olan birkaç ülkeden biriyiz, Mavi Marmara zamanında da askıya alınmayan bu anlaşmayla Filistinli kardeşlerimiz de Türk mallarını serbestçe satın alabiliyorlar. Bunun da katkısıyla ticaret dengemiz 1 e 6 bizim lehimizedir. Söylediğim kayda alma yöntemi yasak ürün listesinden daha etkin bir yöntemdir. İsrail’e yapılan tüm ihracatın kayda alınması ile her ürün kayda alınarak izin verilirken satılan her ürün ve şirket de kontrol edilir. Bu sayede şu anda yüzlerce milyon dolarlık ihale alarak onlarca milyon dolar teminat mektubu veren şirketlerimizin mağduriyetleri gibi daha birçok mağduriyetin önüne geçmiş oluruz. Onlarca Filistinli şirketin mağduriyetleri de engellenmiş olur.

    “CUMHURBAŞKANIMIZIN HASSASİYETİNİN ZEKATI 77 CEDDİNİZE YETER”

    Söylediğim yasak liste yerine tam kontrol demektir. Sözlerimi tekrar ediyorum. “DAHA HASSAS OLMAK”. Bize İslamiyet ve Filistin hassasiyeti dersi vermeye kalkan hadsizlere de sözüm, bizim hassasiyetimizin zekatı sizin 7 ceddinize, Cumhurbaşkanımızın hassasiyetinin zekatı ise 77 ceddinize yeter.”

    Kaynak: Haberler.com / Ekonomi