Etiket: Ticaret

  • Asya, ekonomik baskılar nedeniyle potansiyel para birimi değer kaybı dalgasıyla karşı karşıya

    Asya, ekonomik baskılar nedeniyle potansiyel para birimi değer kaybı dalgasıyla karşı karşıya

    Asya ülkeleri, güçlenen ABD doları, G10 merkez bankaları arasında farklılaşan politikalar ve Japon yeninin değerindeki önemli düşüş gibi zorluklarla yüzleşirken, potansiyel bir dizi para birimi değer kaybının eşiğinde bulunuyor. Japonya’nın mali otoriteleri tarafından karşı konulmayan yendeki düşüş, bölgedeki diğer para birimleri üzerinde rekabet baskısı yaratmıştır.

    Küresel tedarik zincirlerinin ve üretimin karmaşıklığı nedeniyle daha zayıf bir para birimi artık ekonomik büyüme için tek strateji olmasa da, özellikle ihracat rekabetçiliğinin uzun bir geçmişe sahip olduğu Asya’da bir faktör olmaya devam etmektedir. ABD’nin bu yıl birden fazla faiz indirimine gitme olasılığının azalmasıyla birlikte, doların hakimiyeti Asya’da bir sıkışmaya neden oluyor.

    G10 merkez bankaları arasındaki farklı para politikaları bu durumu daha da kötüleştiriyor. ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell Salı günü faiz indirimleri için eşiğin yükseldiğini belirtirken, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde yakın zamanda faiz indirimine gidileceğini ima etti. Geçtiğimiz ay İsviçre Ulusal Bankası faiz oranlarını düşürerek Fed’in duruşundan saptı.

    Yen’in değer kaybetmesi Japonya için avantajlı olmuş ve 2023/24 mali yılında büyümesine tahmini 1,4 puan katkı sağlamıştır. Yen bu yıl Çin yuanı karşısında %7, ABD doları karşısında ise %9 değer kaybederek her ikisi karşısında da son 30 yılın en düşük seviyelerine ulaştı ve Güney Kore wonu karşısında son 16 yılın en düşük seviyesine yaklaştı.

    Çin yuanı, reel efektif döviz kuru bazında güçlü olsa da, geçen Temmuz ayında gördüğü son on yılın en düşük seviyesinden hala uzak değil. Bu durum Pekin’in ABD ile olan olumsuz ticaret etkilerini Avrupa ve diğer Asya ülkeleriyle ticaret yaparak dengelemeye çalışabileceğini gösteriyor.

    Üçte ikisi ara mallarda olmak üzere kıtanın toplam ticaretinin yaklaşık %60’ını oluşturan Asya içindeki ticaret, Asya ekonomilerinin karşılıklı bağımlılığını artırarak sınır ötesi ticarette döviz kuru gücünü daha az anlaşılır hale getirmiştir. Bu birbirine bağlılık aynı zamanda ABD’nin Çin’le olan ticaretinde doğrudan ticaretten daha dolaylı ticaret bağlantılarına doğru bir kaymaya işaret etmektedir.

    Rekabetçi kur devalüasyonları potansiyeline rağmen, 1990’ların sonlarında Asya’da yaşanan kur çalkantılarına benzer bir krizin yaşanması olası görülmemektedir. Yine de yükselen dolar ve beraberinde getirdiği ekonomik baskılar Asya ekonomileri tarafından görmezden gelinemez.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Anlaşma sağlandı: İran ve Rusya, ticarette doları kullanmayacak

    Anlaşma sağlandı: İran ve Rusya, ticarette doları kullanmayacak

    İran ile Rusya‘nın ticari işlemlerde ABD doları yerine ulusal para birimleriyle ticaret konusunda vardığı anlaşmanın nihai sonuca ulaştığı bildirildi.

    İran resmi ajansı IRNA’nın, İran Merkez Bankasına dayandırdığı habere göre, karşılıklı ticaretten doların çıkarılmasına ilişkin anlaşma, iki ülkenin merkez bankası başkanları arasında Rusya‘da yapılan toplantıda sonuçlandı.

    ABD yaptırımları altındaki İran ve Rus bankalarının bundan böyle yerel para birimleriyle işlem yapmak için SWIFT dışında bankalar arası sistemleri kullanabileceği belirtildi.

    İRAN VE RUSYA’DAN ULUSAL PARA BİRİMİ HAMLESİ

    İran ile Rusya, Temmuz 2022’de karşılıklı ticari işlemlerde ABD doları yerine ulusal para birimlerini kullanmayı planladığını açıklamıştı.

    İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 19 Temmuz 2022’de Tahran’daki görüşmesinde, küresel ticarette dolardan vazgeçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Dolar kademeli olarak küresel ticaretin yolundan çekilmelidir.” demişti. Putin de buna karşılık, ABD’nin doları baskı aracı olarak kullanmaya çalıştığını kaydederek, İran ile Rusya’nın ticari ilişkilerde ulusal para birimlerini kullanmanın yollarını tasarladığını söylemişti.

    İran, 25 Aralık’ta Rusya’nın öncülüğünü yaptığı Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile serbest ticaret anlaşması imzalamıştı.

    RUSYA, ÇİN İLE DE ULUSAL PARA BİRİMİ ÜZERİNDEN TİCARET YAPIYOR

    Rusya Başbakan Yardımcısı Andrei Belousov, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, Rusya-Çin ticaretinin yüzde 95’inin ulusal para birimleri üzerinden yapıldığını söylemişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Asia United Bank renminbi ticareti kapasitesini artırıyor

    Asia United Bank renminbi ticareti kapasitesini artırıyor

    MANILA – Asia United Bank (AUB), Çin renminbisi (RMB) döviz ticareti operasyonlarında önemli bir genişleme olduğunu bildirdi. Bankanın Hazine Müdürü, RMB takas kalemlerinde %134’lük bir artış ve 2021 ile 2022 yılları arasında neredeyse üç katına çıkan hacim de dahil olmak üzere etkileyici büyüme rakamlarının altını çizdi. Ayrıca banka, işlem gören kalem sayısının üçte bir ve hacmin üçte iki oranında artmasıyla döviz işlemlerinde önemli bir artış yaşadı.

    AUB’nin RMB ticaret hizmetlerini geliştirme çabaları gözden kaçmadı. Filipin RMB Ticaret Topluluğu, yerel RMB piyasasındaki etkili varlığını kabul ederek bankaya çok sayıda ödül verdi. Bu takdir, AUB’nin 2018’deki başlangıcından bu yana peso-RMB ticaret tesisine proaktif katılımından kaynaklanıyor.

    Bankanın başarıları, jeopolitik gerilimlerin ve küresel ekonomik yavaşlamaların uluslararası ticaret ve döviz piyasaları için zorluklar yarattığı bir dönemde geldi. Yine de AUB, uluslararası işlemler için RMB pazar payındaki konumunu güçlendirmeye odaklanmaya devam ederek, mevcut ekonomik rüzgarlara rağmen RMB ticaretinin uzun vadeli beklentilerine olan güvenin sinyalini veriyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • KTO Ak Partili Cıngı’yı ağırladı

    KTO Ak Partili Cıngı’yı ağırladı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    AK Parti Kayseri Milletvekili, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclis Üyesi ve TR-AB Karma Parlamento Komisyon Üyesi olan Dr. Murat Cahid Cıngı, Kayseri Ticaret Odası’nı ziyaret etti.

    KTO Başkanı Ömer Gülsoy ile ilk olarak oda sicil ve ticaret sicil birimlerini gezen Cıngı, odaya işlem yapmaya gelen üyelerle de yakından ilgilendi. Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’ni ziyaret eden Milletvekili Cıngı, hayata geçirilen projeler hakkında bilgiler aldı. Ziyaret sonunda açıklamalarda bulunan Dr. Murat Cahid Cıngı, Kayseri Ticaret Odası’nın yapmış olduğu hizmetleri tüm şehir olarak takip ve takdir ettiklerini ifade etti.

    Globalleşen dünyada Kayseri’deki üretim potansiyelinin ve ürün çeşitliliğinin artmasıyla birlikte ihracat verilen önem ve bu uğurda yapılan çalışmaların mutluluk verici olduğunu belirten Cıngı, “Dünyada iki önemli gelişme var. Birisi globalleşme bir diğeri ise dijitalleşme yani e-ticaret. Bu konuda Ticaret Odamızın yapmış olduğu çalışmalar takdire şayan. Ben sosyal medyadan da verilen eğitimleri takip ettim. AB üzerine 9 sene master ve doktora seviyesinde çalışmış birisi olarak özellikle yakından takip ediyorum. Şehrimizin gelişmesi e-ticaret ve ihracat ile olacak. Bu arada bu e-dönüşümü gerçekleştirebilirsek müteşebbislerimizi, üreticilerimizi dijital pazara adapte edebilirsek o zaman çok daha yüksek başarılara ulaşacağız. Şehrimizdeki kişi başı milli gelirin artmasını da önemli ölçüde etkileyecek, gelişmelere sahne olacak. Şehrimizin geleceği ihracatta ve e-ticarette.” açıklamasında bulundu.

    “HEPİMİZ İŞİN BİR TARAFINDAN TUTACAĞIZ Kİ KALKINMAYI GERÇEKLEŞTİREBİLELİM”

    Avrupa Birliği Bilgi Merkezi çalışanlarına destek sözü veren Cıngı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle Avrupa Birliği ile alakalı projelerde biz daha şehrimizde üretim, dış ticaret yapmış birisi olarak şimdi de Kayseri Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği Komisyonu üyesi ve Avrupa Konseyi olarak ta burada kardeşlerimizin her türlü ihtiyacında yanlarında olabilmek için çaba sarf edeceğiz. Size açık çek veriyoruz. Kendi eksenimiz etrafında ne yapabilirsek şehrimiz ticaretine ve dijital ticaretine, ihracatına katkı yapmak için özellikle Avrupa Birliği çalışmalarında bir telefon kadar yakınız. Hepimiz işin bir tarafından tutacağız ki şehrimizdeki kalkınmayı ve ticari büyümeyi gerçekleştirebilelim. Avrupa Birliği projeleri gerçekten önemli. Çünkü biz Türkiye olarak bu havuza katkı sağlıyoruz. Ama çoğu zaman maalesef hibe yardımlarda, programlarda verdiğimiz kadarını bile ülkemize alamıyoruz. Hem o projeyi başarıyla geçirip bu güzel ortamı oluşturduğunuz için hem bu işin felsefesini içselleştirdiğiniz için sizleri tebrik ediyorum. En azında burada bile istihdamı tetikleyen çok önemli gelişmeler bunlar. Sizlere başarılar diliyorum. Başkanıma da bu desteklerinden dolayı ayrıca şükranlarımı sunuyorum.”

    “TÜRKİYE’DE İLK KURULAN AB BİLGİ MERKEZLERİNDEN BİRİNE SAHİBİZ”

    AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı’ya ziyaretinden ve samimi açıklamalarından dolayı teşekkür eden Başkan Ömer Gülsoy, “25 bin üyemizle Kayseri’nin en büyük meslek kuruluşu olarak dünyada girişimcilik ve ticaret alanındaki gelişmeleri ve uygulamaları yakından takip ediyoruz. Sürdürdüğümüz projeler ve eğitim faaliyetlerimizle üyelerimizin ve şehrimizin gelişimine katkıda bulunuyoruz. “ dedi.

    AB Bilgi Merkezi hakkında bilgiler veren Gülsoy, “Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından, 1996 yılında, Türkiye’nin değişik bölgelerindeki AB ve AB Türkiye ilişkileri konularında bilgi ihtiyacını karşılamak amacıyla AB Bilgi Ağı oluşturuldu. Kayseri Ticaret Odası ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu arasındaki protokol kapsamında 07 Ocak 1997 yılında kurularak faaliyetlerine başladı. Şuanda 19 AB Bilgi merkezi hizmetlerine devam etmektedir. Birimimiz Türkiye’de kurulan ilk bilgi merkezleri arasında yer almaktadır. Bugüne kadar birçok projeye imza attık.” diye konuştu.

    “KAGUTİM KAYSERİ İHRACATINA ÖNEMLİ KATKILAR VERME HEDEFİYLE KURULDU”

    AB tarafından finanse edilen ve ENHANCER projesi çerçevesinde İCMPD tarafından desteklenen kısa adı KAGUTİM olan Kayseri Girişimcilik ve Uluslararası Ticaret Merkezi hakkında da bilgiler veren Gülsoy, “KAGUTİM’i Kayseri’nin ihracatına önemli katkılar verme hedefiyle kurduk. Yenilikçi bir anlayışla tasarlanan merkezimiz özellikle ihracat odaklı kurulan girişimci firmalar için bir kuluçka merkezi olacak. Yeni teknolojilerle donatılmış, paylaşımlı ofisler, toplantı ve eğitim salonları gibi fiziki alanlar içeren proje, İhracat yapmakta olan ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen firmaların, dış ticaret istihbaratı, danışmanlık, girişimcilik ve dış ticaret eğitimleri alabileceği bir ortak kullanım alanı olarak hizmetlerine başladı. GKAS firmalarında desteklendiği merkez, KTO üyelerinin dış ticaret konusundaki tüm ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Kayseri’nin ihracatının artırılması, yeni pazarların ve sektörlerin bulunması, katma değerli ve yenilikçi ürünlerin entegrasyonu merkezin önemli görevleri arasında. Merkez aynı zamanda ihracat konusunda yapacağı periyodik yayın ve araştırma raporları ile Kayseri’nin bu konudaki veri tabanını da oluşturmayı hedefliyor. “ açıklamasında bulundu.

    “TÜM ÜYELERİMİZİN İHRACAT YAPMALARI KONUSUNDA MÜCADELE VERİYORUZ”

    Üyelerinin ülke içinde ve özellikle yurtdışı pazarlarda rekabet gücünü, firmaların karlılık ve sürdürülebilirliğini artırmak amacıyla bütünsel bir yaklaşımla, e-ticaret, e-ihracat, uluslararası ticaret alanında projeler yürüttüğünü ifade eden Gülsoy, “Üreten şehirler Programı çerçevesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Oran Kalkınma Ajansı destekleri ile Kayseri E-ticaret ve E-İhracat Danışmanlık Ofisi Projemizi hayata geçirdik. Proje ile 120 firmaya 3 haftalık E-Ticaret ve E-İhracat eğitimleri verdik. 20 firmaya nitelikli danışmalık hizmeti veriyoruz. Oda bünyesinde eğitilen 6 mentör arkadaşımız aracılığı ile dijital ticarete yeni başlayan ve bu konuda gelişme göstermek isteyen üyelere danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyoruz. İhracata çok büyük önem veriyoruz.

    Tüm üyelerimizin ihracat yapmaları konusunda mücadele veriyoruz. Mentör arkadaşlarımız haftanın 3 günü sahaya iniyorlar. Eğitim vermiş olduğumuz 120 firmamızı tek tek ziyaret ediyorlar. Sıkıntılarını dinliyorlar. Mentörlük hizmetlerine devam ediyorlar. Bu merkezimiz için 264 Bin Euro’luk bir destek aldık. Destekleri önemsiyoruz. Bu destekler bizim bir teşvik anlamına geliyor. Kayserili iş insanlarımızın hizmetine sunuyoruz. Bizim için dijitalleşme ve yeşil dönüşüm çok önemli. Sayın Cumhurbaşkanımız Orta Vadeli Programda altını kalın çizgilerle çizdi. Bizim de amacımız, hem dijital platformlarda hem de dijitalleşme ve yeşil dönüşümde eğitimlerimiz devam edecek. Sizin de Avrupa Birliği komisyonunda olmanızda bize güç veriyor. Açıkta çek verdiniz. Bu arkadaşlarımız sizi sık sık rahatsız ederler.” diye konuştu.

  • Türk Dünyası İş Forumu İstanbul’da yapıldı

    Türk Dünyası İş Forumu İstanbul’da yapıldı

    Mehmet UZEL (İSTANBUL İGFA)
    Forumunun açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, hazırlanan vizyon belgelerinde, üretimi çeşitlendirmeyi ve özel sektörü öne çıkarmayı hedefleyen politika ve uygulamaları görmenin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.

    Doğal kaynakları elinde bulundurmanın kalkınma için tek başına yeterli olamayacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Ekonomik yapımızı çeşitlendirmeli ve geliştirmeliyiz. Bunun için, sanayi ve ticarete yönelerek, girişimciliği güçlendirmeliyiz. Ticarette önemli konulardan biri gümrük geçişleri. Yaptığımız projeler, Birleşmiş Milletler tarafından da başarı hikâyesi olarak kabul edildi ve dünyaya örnek gösterildi. Turizmde de son 30 yılda, büyük ilerleme gösterdik. Dünyanın ilk 5 turizm destinasyonu arasına girdik. Yurtdışı müteahhitlik sektöründe, dünyada 2. sıraya yükseldik. Türk Devletleri Teşkilatını oluşturan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye ile gözlemci üyeler KKTC, Macaristan ve Türkmenistan; yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe, 856 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ve 174 milyonluk nüfusa sahiptir. Sadece bu rakamlar bile, bir araya geldiğimizde, nasıl büyük bir küresel güce dönüşebileceğimizi göstermektedir. Bakanlarımızdan ricamız önümüzü açmaları. Türkiye olarak, biz bunu Azerbaycan ve Özbekistan ile gerçekleştirdik. Hizmetler ticareti ve yatırımlar alanında serbest ticaret anlaşması çalışmalarının tamamlanması gerekir.Dijital Ekonomi alanındaki Ortaklık Anlaşması çalışmaları müzakerelerinin de kısa sürede somut bir anlaşmayla sonuçlanmasını bekliyoruz. Kadın ve genç girişimcileri yönlendirmeliyiz. İnanıyorum ki, el ele verirsek, hükümetlerimiz ve iş dünyası birlikte çalışırsa, yeni başarı hikâyelerini, Türk dünyası da yazacak” dedi.

  • Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı İzmir İş Dünyası toplantısında konuştu. İzmir Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

    Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor
    Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kurulacak Cumhuriyetin iktisat politikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi henüz Lozan Antlaşması’nın imzalanmadığı sancılı bir süreçte toplandı. Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor” dedi.

    Ortak akıl vurgusu
    İzmir’den ortak akıl ve iradeyi ortaya koyacak yeni ve güçlü bir ses vermek üzere Mart ayında İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Aynı 100 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi işçi ve çiftçi temsilcilerinin yanı sıra tüccar, sanayici ve esnaf temsilcilerini de İzmir’de ağırladık. Sadece İzmir’den değil, Anadolu’nun ve Trakya’nın dört bir yanından gelen iş insanları örgütleri, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkar odaları, genç iş insanları dernekleri, işçi sendikaları ve çiftçi kuruluşlarıyla bir araya geldik. Yüz yıl sonra yeniden muhteşem bir İzmir ve Türkiye imecesini hep birlikte gerçekleştirdik. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hepimize bir kere daha şunu hatırlattı. Ülkemiz ve dünyadaki koşullar her ne olursa olsun ortak aklı ve iradeyi hakim kılmak ve geleceğe güvenle bakmak için birçok sebebimiz var” diye konuştu.

    Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olanlar genç nesillerdir
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı İzmir’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarının altını önemle çizen Başkan Soyer, “Ortak aklı hâkim kıldığımız müddetçe geleceğe dair iyimseriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılından beklentimiz yüksek. Fakat geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek olanlar bizler değil, yaratıcı düşüncenin kaynağı, zamanın ruhunu yakalamış genç nesildir. Bu ülkenin en iyi okullarından mezun olmuş, en iyi yetişmiş genç zihinlerini Avrupa ülkelerine, yurtdışına kaybetmeye devam ettiğimiz sürece iyimserliğimiz bu hakikatin gölgesi altında kalacak. Hangi kalkınma stratejisine, kapsamlı, kapsayıcı vizyona sahip olursak olalım, biz gençlere adil ve özgür bir ortam sağlayamadığımız müddetçe katma değeri yüksek üretim yapan, küresel rekabette güçlü, ülke olarak dünyanın en gelişmiş on ekonomisi arasına girdiğimiz bir geleceği inşa etmemiz oldukça güç” dedi.

    Dört ana reform üzerinde yükselecek
    Ekonominin ancak eğitimle, adaletin ise ülkemizin tüm kurumlarını kapsayacak bir dizi yapısal dönüşümle güçlenebileceğini söyleyen Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel iklim krizinin kaçınılmaz bir sonucu olarak bu sürecin aynı zamanda bir yeşil dönüşüm seferberliği olarak tarif edilmesi gerekiyor. Çünkü artık çok iyi biliyoruz ki ekoloji ve ekonomi arasında ses benzerliğinden çok da büyük bir yakınlık var. Doğanın korunmasını esas almayan bir ekonomik kalkınmanın kalıcı ve sürdürebilir olması da mümkün değil. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Bildirgesi’nde belirttiğimiz gibi İktisadi planlama, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken hepimizin üstüne düşen ödev işte tam da bu. Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini ve doğayı da kucaklayan yepyeni bir toplumsal mutabakat tesis etmek” ifadelerini dile getirdi.

    İzmirli esnaf ve sanatkârlar için 100 milyon liralık bir finansman
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise iki müjdeden bahsetmek istediğini belirterek “Gelirken Halk Bankası ve Türkiye Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri Birliği ile görüştüm. Zaten 21 yıl boyunca ve özellikle 2022’de bütün Türkiye’deki esnaf -sanatkârlara çok ciddi finansal destekler sağlandı ama ekstra olarak İzmir’i ziyaretimiz vesilesiyle İzmirli esnaf ve sanatkarlar için 100 milyon liralık bir finansman daha tahsis edildi. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu finansman yüzde 15 yıllık finansman maliyetli, 6’şar aylık geri ödemeli ve toplam 5 yıl vadeli olacak. Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası koordinasyonuyla, Merkez Bankamız ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve arttırmak için günlük ve reeskont kredi hacmini 1,5 milyar liradan, 3 milyara çıkardı. Bu yaklaşık günde 103, 105 milyar dolarlık bir finansman desteği demektir. Bu da ihracatçılarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Dış ticaret açığı ve cari açığı azaltmak için ihracatın arttırılması en büyük hedefimiz. Bunun 2 milyar lirası, Eximbank kaynaklarından günlük olarak tahsis edilecek. 25 Temmuz’da 300 milyon liradan 1,5 milyara çıkarılmıştı. Bugün itibariyle de 1,5 milyardan 3 milyara çıkarılmış oldu. 1,5 ayda 10 kat ihracatçılara finansman desteği sağlanmış oldu. Onlardan da ihracatta yeni hamleler yapmalarını ve pazarlarını arttırmalarını bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde daha güzel haberler, daha başka müjdeler de gelecektir” diye konuştu.

    İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı
    Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ise konuşmasında, “İzmir bir ticaret kentidir. Üretim potansiyeli ve eşsiz güzellikleriyle bir turizm şehridir. Gençlik ve spor şehridir. İzmir’i geleceğe taşımak hepimiz için motivasyon kaynağı olacak. Ekonominin temeli üretimdir. İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı. Bunu güçlendirmek için el birliğiyle yola devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişimdir
    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına değinerek “Öncelikli çözüm bekleyen konularımızdan biri yüksek enflasyondur. Yeni ekonomi yönetimimiz ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandı ve Orta Vadeli Program’da da kararlı bir duruş sergileniyor. Bununla birlikte, Kanuna göre uygun şartları oluşan enflasyon muhasebesine geçilmesi de beklentilerimiz arasında. İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişim. Ticari kredilere ulaşım zorlaştı. Beklentimiz, kredi talebinin uygun vade, miktar ve faiz düzeyinden karşılanmasıdır” dedi. Yorgancılar vize başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, “Vize başvurularında yaşanan gecikme, ret veya çok kısa süreli vizeler ile önümüze set çekiliyor. Bu konuda girişimde bulunulması çok önemli” şeklinde konuştu.

    Atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz
    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyon ile mücadelenin öncelikli hedef olduğunu ifade ederek, “Temmuz ayında Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon raporuyla başlayan süreçte, faiz artışları, makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması ve son olarak Orta Vadeli Programın açıklanmasıyla birlikte ekonomik sorunların doğru teşhisine yönelik rasyonel adımlar atıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Program’da mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısal dönüşümler ana başlıklarıyla belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz. Bu hedefleri hayata geçirirken, enflasyonla mücadele hiç kuşkusuz birincil önceliğimiz olacak. Yatırım kararlarını sağlıklı verebilmemiz açısından, enflasyon seviyesini ve para politikasının yönünü bugünden tahmin etmemiz gerekiyor” dedi.

    Teşhisi doğru koymak gerek
    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ise, “Bir sorunu ya da hastalığı tedavi edebilmenin temel şartının teşhisi doğru koymak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de açıklanan Orta Vadeli Programı çok önemsiyorum. Seçimden sonra rasyonel politikalara dönüşün ısrarla vurgulanması, mali disiplin yolunda kararlar alınması ve şeffaflık açısından önemli adımlar atılması, bir güven ikliminin oluşması için son derece değerli” diye konuştu.

  • BIST şirketlerinden güncel haberler

    BIST şirketlerinden güncel haberler

    Investing.com – Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yaptıkları bildirimlere göre hazırladığımız güncel şirket haberleri özetimize içeriğimizin devamında göz atabilirsiniz.

    AK Sigorta A.Ş. (AKGRT)

    Aksigorta , 2023 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın ilk çeyreğine göre brüt yazılan primlerde %108 büyüme ve net kârda %152 büyümeyi kaydetti.

    Alarko Holding (ALARK)

    Alarko Holding bağlı ortaklığı Altek Alarko Elektrik Santralları Tesis İşletme ve Ticaret A.Ş., 19.11.2022 tarihinde yayınlanan Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği kapsamında, Depolamalı Elektrik Üretim Tesisi Projesi için toplamda 70 MW kurulu gücünde kapasiteye sahip olacak şekilde Güneş Enerjisine dayalı elektrik üretim tesisleri ve bu tesisler kapsamında 70 MWsaat kapasiteli elektrik depolama tesisi kurmak için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na önlisans başvurusunda bulundu.

    Doğuş Otomotiv (DOAS)

    Doğuş Otomotiv, Şarj ünitesi, şarj istasyonları ve şarj ağı kurulması, işletilmesi ve şarj hizmeti sunulması konularında faaliyet göstermek üzere; Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret AŞ’nin tek pay sahibi olarak %100’üne iştirak edeceği 50.000.000 TL sermayeli Doğuş Şarj Sistemleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (D Power) unvanlı şirketin kurulmasına karar verdi.

    Bülbüloğlu Vinç (BVSAN)

    Bülbüloğlu Vinç, İskandinav Ülkelerinden birinde faaliyet gösteren bir müşterisi ile 1.100.000 euro tutarında gezer köprü vinçlerinin üretim ve teslimi için sözleşme imzaladı. Söz konusu vinçlerin teslimi, 2023 yılı son çeyreğinde planlanmaktadır.

    Erbosan Erciyas Boru (ERBOS)

    Erbosan Erciyas Boru, çinko oksit geri kazanım tesisi ile ilgili olarak; uluslararası piyasalarda emtia fiyatlarındaki sert düşüş, üretilen çinko oksitin satış pazarlarındaki daralma, hammadde ve enerji maliyetlerindeki artışlar nedeniyle çinko oksit tesisinde üretimin geçici olarak durdurulmasına karar verdi.

    Avrupa Yatırım Holding (AVHOL)

    Sermaye Piyasası Kurulu kararı uyarınca devreye alınan Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi (VBTS) kapsamında AVHOL payları 04/05/2023 tarihli işlemlerden (seans başından) 02/06/2023 tarihli işlemlere (seans sonuna) kadar açığa satışa ve kredili işlemlere konu edilemeyecek.

    3 aylık bilanço açıklayan şirketler

    Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (BRISA) 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 532.824.150 TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde net kâr 612.895.311 TL olmuştu.

    Türk Hava Yolları’nın (THYAO) 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 4.415.000.000 TL oldu. 2022 yılı ilk çeyrek kârı, 2.220.000.000 TL’idi.

    Migros Ticaret A.Ş.’nin (MGROS) 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 559.952.000 TL olarak açıklandı. Geçen yılın aynı döneminde net kâr 158.397.000 TL’idi.

    TSKB’nin (TSKB) 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 1.411.669.000 TL oldu. 2022 yılı 3 aylık 605.031.000 TL’idi.

    Anadolu Efes ‘in (AEFES) 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 408.523.000 TL olarak açıklandı. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 131.999.000 TL net zarar açıklamıştı.

    Aksigorta’nın 2023 yılı 3 aylık konsolide net kârı 127.319.014 TL oldu. Şirket, 2022 yılının ilk çeyreğinde 254.332.337 TL net zarar açıklamıştı.

    Yazar: Günay Caymaz

    Hisse senetlerinin borsa verileri, adil değeri, sağlık durumu ve profesyonel grafikler başta olmak üzere yatırımlarınızdan kazançlı çıkmanıza yardımcı olacak tüm araçlar InvestingPro’da. Katılmak için tıklayın.

  • DTÖ global ticarette 2023 büyüme kestirimini yükseltti

    DTÖ global ticarette 2023 büyüme kestirimini yükseltti

    DTÖ, global ticaretin görünümü ve istatistiklere ait Nisan ayı raporunu yayımladı.

    Raporda, 2023 için global mal ticareti büyümesine ait iddianın, global iktisattaki toparlanma beklentisiyle yüzde 1’den yüzde 1,7’ye çıkarıldığı bildirildi. Bu, yeniden de 2008 global finansal krizinden sonra ticaret hacimlerinin çökmesinden bu yana geçen 12 yıldaki ortalama yüzde 2,6’nın altında olacak.

    Jeopolitik tansiyonların, besin piyasasındaki arz problemlerinin ve enflasyon karşısında faiz artışlarının olumsuz tesirlerinin global ticarette bu yıl beklenen büyümeyi düşürebileceği belirtilen raporda, “Ukrayna’daki savaşın, inatçı yüksek enflasyonun, sıkı para siyasetinin ve finansal piyasalardaki belirsizliğin tesirleriyle global mal ticareti hacminin bu yıl yüzde 1,7 büyümesi bekleniyor” denildi.

    “Küresel ticaret 2023’te dış faktörlerin baskısı altında kalmaya devam edecek”

    DTÖ Genel Yöneticisi Ngozi Okonjo-Iweala, rapora ait eğerlendirmesinde, ticaretin global iktisatta esneklik sağlayan bir güç olduğunu belirterek, “Ancak global ticaret 2023’te dış faktörlerin baskısı altında kalmaya devam edecek. Bu durum, hükümetlerin ticaretin kesilmesini önlemesini ve ticarete pürüzler getirmekten kaçınmasını daha da değerli hale getiriyor” sözlerini kullandı.

    DTÖ Başekonomisti Ralph Ossa ise Kovid-19’un devam eden tesirleri ve artan jeopolitik tansiyonların 2022’de ticareti ve üretimi etkileyen ana faktörler olduğunu, bunun muhtemelen 2023’te de devam edeceğini bildirdi.

    Ossa, hükümetlerin ve düzenleyicilerin gelecek aylarda bu ve bankacılık sistemindeki zayıflıklar üzere başka finansal risklere karşı tetikte olması gerektiğini belirtti.

  • Çin’den, DTÖ’de “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını” ele alma çağrısı

    Çin’den, DTÖ’de “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını” ele alma çağrısı

    Çin, dün Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) Ticaret ve Çevre Komisyonunun toplantısında, DTÖ çerçevesinde AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) hakkında çok taraflı görüşmelerin düzenlenmesi çağrısında bulundu.

    AB, Nisan ayında CBAM’ye ilişkin kanun çıkarmayı ve 1 Ekim’de geçiş dönemini başlatmayı planladı.

    Bu mekanizmayla AB, başka ülkelerden ithal edilen demir, çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi ürünlere karbon vergisi uygulayacak. Bu girişim, yüksek karbon emisyonlu işletmelerin ürünlerinin, Avrupa’ya ihracatına büyük etkiler getirecek.

    DTÖ’nün önemli görevlerinden birinin ticarette korumacı önlemler ve yeşil ticaret engellerinin oluşturulmasını önlemek olduğuna dikkat çeken Çin, Ticaret ve Çevre Komisyonunda Haziran ayında düzenlenecek oturumda, CBAM hakkında çok taraflı görüşmelerin yapılması çağrısı yaptı.

    Çin’in sunduğu öneri, başta Norveç, Filipinler, Singapur, Hindistan ve Brezilya olmak üzere çok sayıda DTÖ üyesi ülke tarafından desteklendi. Özellikle Hindistan, Çin’in önerisinin, DTÖ 12. Bakanlar Toplantısının verdiği MC12 yetkisine uygun olduğunu vurguladı.

    Uzmanlar, CBAM’nin karbon emisyonunu azaltma bahanesiyle, AB’nin geleneksel endüstrilerinin rekabet gücünü korumanın yanı sıra yeşil endüstrilerin gelişimiyle, ekonomik toparlanmasını hızlandırmayı ve uluslararası iklim kurallarının hazırlanmasında inisiyatifi ele almayı amaçladığına işaret etti.

    Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Zelzele bölgesindeki iş örgütü temsilcileri: İlçe bazlı teşvik olmalı

    Zelzele bölgesindeki iş örgütü temsilcileri: İlçe bazlı teşvik olmalı

    Deprem bölgesi ticaret ve sanayi odası liderleri bölgedeki ekonomik durumu ve taleplerini anlattı.

    Bloomberg HT’ye konuk olan Hatay, Kahramanmaraş ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Liderleri yapılacak teşviklerin ilçe bazlı olması gerektiğini vurguladı.

    Hatay TSO Lideri Hikmet Çinçin, 11 zelzele bölgesinin hepsinin birebir hasarı almadığı hatta kimi ilçelerin çok daha az hasarlı olduğunu vurgulayarak yapılacak teşviklerin ilçe bazlı olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    Organize sanayi bölgeleri kısmen ziyan görmediği için çalışma ortamı başladı, yüzde 30 kapasiteyle kimi firmalar çalışıyor. Çadır ve konteyner üzerinde münferit talepler tepede. Tarımla ve hayvancılıkla uğraşanlar kendi toplumsal alanları içinde kalmak istiyorlar. Küçük Sanayi Sitesi’nde 2 bin 300 civarında iş yerinin 1800’ü yok olmuş durumda. OSB ve kentte de çalışıp sürdürülebilir bir çalışma ortamı mümkün değil. Kenti terk eden mavi ve beyaz yakalılar genelde eğitim için terk ettiler. Bilakis göçü gerçekleştirmek için Eylül ayında yüz yüze eğitime Hatay’da başlamamız lazım. 11 vilayeti tıpkı teşvik paketi ile kalkındırmaya çalışırsak olmaz zira her yerde yıkım tıpkı olmadı. Hatay, Maraş ve Adıyaman’ı öbür vilayetlerden ayırmak lazım hatta ilçe bazlı bile teşvik olabilir.

    “Deprem bölgesi vilayetler ortasındaki ticaret de olumsuz etkilenecek”

    Kahramanmaraş TSO Lideri Mustafa Buluntu da Kahramanmaraş’ın dokumacılık ve mutfak eşyası alanında sanayi kenti olduğunu, acil bir halde takviye paketleri açıklanmazsa bölgedeki ticaretin olumsuz etkileneceğini belirtti.

    Buluntu, “Bizim de isteğimiz bütün teşviklerin ilçe bazlı olması istikametinde zira kaynakların gerçek ve verimli kullanması lazım. Kahramanmaraş’ta 50 bine yakın yıkılmış ve yıkılmakta olan bina var. Yapılacak teşviklerin ilçe bazlı ve tertipli bir biçimde yapılmasını istiyoruz. Beş organize sanayi bölgemiz var. Bine yakın sanayi tesisi var. Tesislerin çabucak hemen hepsinde bina hasarı hem de makine hasarı var. Küçük esnafımıza baktığımız vakit 29 bine yakın küçük esnafımızın işyeri yok olmuş durumda… Küçük Sanayi Sitesi’ne baktığımız vakit 12 bin çalışanı olan çabucak hemen 2500 iş yeri varsa 1500’e yakını yıkılmış durumda. Dokumanın aşağı üst yüzde 50’si pamuk ipliği de dahil olmak üzere Kahramanmaraş’ta işleniyor. İş gücünün çabucak hemen büyük çoğunluğu kentten ayrılmak zorunda kaldı. Küçük esnafı ayağa kaldırmamız lazım. Acil hareket kararlarının artık alınması gerekiyor” dedi.

    “Barınma sorunu işgücü kaybına sebep olacak”

    Diyarbakır TSO lideri Mehmet Kaya ise sarsıntı bölgesi olan vilayetlerin ortasında ticari bir ilginin olduğunu Diyarbakır’da Urfa’da pamuğun toplandığını ve Kahramanmaraş işlendiğini belirterek şayet hakikat teşvik paketleri açıklanmazsa vilayetler ortasında ticaretin de makus etkileneceği belirterek şunları söyledi:

    “Diyarbakır başka vilayetlere nazaran nispeten daha az hasarla atlattı. Genel manada sanayi tesisleri küçük sanayi sitelerimizde rastgele bir büyük hasarı yok. İki hafta sonra da çabucak üretim alanları açıldı. Yüzde 20’ye yakın bir işgücü kaybımız bizim de var. 25 bin konut Diyarbakır’da oturulamaz durumda acil yıkılacak ağır ve orta hasarlı konutlar var ve buradaki insanların bu kentte kalması, çalışmaları maalesef sıkıntı bu insanların işlerine dönmesi için gereken barınma sorunu şu an önümüzdeki en büyük sorun. Vilayetlerimiz ortasındaki ticari bağlar şayet gerçek bir düzenleme ve yanlışsız bir teşvik oluşturulmazsa bir müddet sonra ticaretin de bozulması sebep olacak. Birtakım vilayetlerimize birkaç yasal düzenlemeyle ertelemeleri, hibe ve dayanaklar ilçe bazlı tahlil yapılarak gerçek bir teşvik sistemi ile bir an evvel yapılması gerekiyor ki olağanlaşma gerçekleşsin”