Etiket: Yatırım

  • Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 2,5 milyar euroluk rekor yatırım

    Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 2,5 milyar euroluk rekor yatırım

    Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Odile Renaud-Basso, Türkiye

    “TÜRKİYE’DE PARA POLİTİKASINDAKİ DEĞİŞİKLİK DOĞRU”

    Türkiye’de de para politikasındaki değişiklikler ile makroekonomik politikalardaki değişimin doğru yönde olduğunu ve sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Renaud-Basso, “Makroekonomik dengesizlikler ve yüksek enflasyon nedeniyle endişeliyiz. Bu açıdan, para politikasındaki değişimin enflasyonun düşürülene kadar sürdürülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, Türk ekonomisinin ve özel sektörün çok dirençli olması pozitif bir durum.” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE BU YILKİ YATIRIMLARIMIZ 2,5 MİLYAR EUROYU AŞACAK”

    Renaud-Basso, Türkiye’nin bankanın en fazla yatırım yaptığı ülke haline geldiğini belirterek, “Bu yıl da yine olağanüstü bir yıl olacak. Türkiye’de bu yılki yatırımlarımızın 2,5 milyar euroyu aşacağını öngörüyoruz. Şu anda 2,4 milyar euro hacmindeyiz ve yılın kalan iki ayında bu miktarın 2,5 milyar euroyu geçmesini bekliyoruz.” dedi.

    “ÖNCELİKLİ ALANLARIMIZDAN BİRİSİ YEŞİL DÖNÜŞÜM”

    Renaud-Basso, EBRD yatırımlarının talebe bağlı olarak şekillendiğini belirterek, “Bu nedenle yıllık hedefimiz yok. Ancak, Türkiye’deki yatırımlarımızı her zaman çok yüksek tuttuk ve yatırım yapmaya devam edeceğiz. Birçok yatırım fırsatı olduğunu görüyoruz ve müşterilerimize ve ülkeye desteğimizi sürdürmek istiyoruz. Bizim için bu yatırımlarda önceliklerden birisi yeşil dönüşüm. Bu alanda yapılacak çok iş var ve katkı sunabileceğimizi düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

    EBRD’NİN TÜRKİYE’DEKİ EN YÜKSEK YILLIK YATIRIMI

    EBRD verilerine göre, bankanın bu yıl 2,5 milyar euroyu aşacağını öngördüğü yatırım, Türkiye’de yıllık bazdaki en yüksek yatırımı olacak. Bankanın Türkiye’de yıllık bazda daha önceki en yüksek yatırımı 2 milyar euroyla 2021’de kayıtlara geçmişti. Geçen yıl ise EBRD’nin Türkiye’deki yatırımları 1,63 milyar euro olmuştu. EBRD’nin Türkiye’deki toplam yatırımları ise 19 milyar euro seviyesini aştı.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Halka arzlar ve OTC yatırımları zenginlik potansiyeli sunuyor, ancak dikkatli olunması tavsiye ediliyor

    Halka arzlar ve OTC yatırımları zenginlik potansiyeli sunuyor, ancak dikkatli olunması tavsiye ediliyor

    Fanatics Inc. ve Cerebras Systems gibi şirketlerin halka arz ve tezgah üstü (OTC) yatırımlar yoluyla servet yaratmak için yeni fırsatlar sunan halka açık piyasalara girmeye hazırlanmasıyla yatırımcılar dinamik bir manzarayla karşı karşıya. Borsanın yüksek getiri potansiyeli, Michael Rubin tarafından yönetilen ve Haziran ayındaki yatırımcı gününden bu yana finans devleri Goldman Sachs ve Barclays tarafından desteklenen Fanatics Inc. şirketinin yaklaşan halka arzı ile özellikle belirgindir.

    San Francisco/Dublin merkezli Stripe Inc. de bazı gecikmelerin ardından 2024 yılında doğrudan halka açılmayı planladığı için manşetlerde yer alıyor. Şirketin halka açılma hamlesi, mevcut piyasa koşullarından yararlanmak isteyen teknoloji firmalarının büyüyen listesine ekleniyor.

    Bu arada, yapay zeka (AI) alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla tanınan ve SeaMicro kökenli Cerebras Systems, Linqto’nun COO’su tarafından önümüzdeki yıl için güçlü bir halka arz adayı olarak görülüyor. Üretken yapay zekaya odaklanmaları, onları teknolojik ilerlemenin ön saflarında konumlandırıyor.

    Özel kuruluşlar halka açık statüye geçtikçe, yatırımcılara gelişmekte olan sektörlerde likit varlıklar sunuyorlar. Bununla birlikte, bu piyasalar spekülatif fiyat dalgalanmaları ve sınırlı geçmiş finansal verilerden kaynaklanan değişken piyasalar da dahil olmak üzere kendi zorluklarıyla birlikte gelir. İçeriden öğrenenlerin ticaretine yönelik kısıtlamalar da sektördeki pozisyonların dikkatli bir şekilde analiz edilmesini gerektirmektedir.

    Halka arz yatırımlarında sürdürülebilir başarı için uzmanlar, mali sağlamlığı ve stratejik yönü değerlendirmek için kapsamlı analizin önemini vurgulamaktadır. Kısa vadeli trendler yerine uzun vadeli büyümenin vurgulanması ve çeşitlendirme stratejilerinin kullanılması, özellikle içeridekilerin hisselerini alıp satmaya başladığı kilitlenme sonrası dönemlerdeki dalgalanmaları yönetmek için tavsiye edilmektedir.

    Ohanae gibi platformlar eşler arası alım satımları geliştirerek, uyanık yatırımcıların öncü şirketlerin yeni yatırım fırsatları için hem standart borsaları hem de OTC piyasalarını takip etmelerinin önemini vurguluyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Revolut 2024 başında Avrupalı perakende yatırımcılara tahvil ticareti açmayı hedefliyor

    Revolut 2024 başında Avrupalı perakende yatırımcılara tahvil ticareti açmayı hedefliyor

    İngiltere merkezli finansal teknoloji şirketi Revolut, 2024 yılı başlarında Avrupa sabit gelir piyasasını yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Firma, müşterilerinin Avrupa ve ABD’deki devlet ve şirket borç fırsatlarına yatırım yapmalarına izin vermeyi planladığını duyurdu. Bu stratejik hamle, asgari yatırım gereksinimini tipik 100.000 $’dan daha ulaşılabilir bir 100 €’ya önemli ölçüde düşürerek perakende yatırımcılar için erişilebilirliği artırmak üzere tasarlanmıştır.

    Bu girişim, Revolut’un tahmini değeri 120 trilyon Avro olan bir pazara erişimi demokratikleştirmeye çalışmasıyla ortaya çıktı. CEO Rolandas Juteika, devlet tahvillerini ve Apple (NASDAQ:AAPL) ve Wells Fargo (NYSE:WFC) gibi kuruluşların önde gelen şirket tahvillerini içerecek bir portföy ile şirketin tahvil piyasasına erişimi açma taahhüdünü vurguladı.

    Revolut’un tahvil ticareti alanındaki genişlemesi, halihazırda 70’ten fazla Avrupa hisse senedi, 2.200’den fazla ABD hisse senedi ve yaklaşık 150 ETF içeren mevcut tekliflerine dayanıyor. Küresel tahvil piyasasının 2022’de 133 trilyon dolar değerinde olması nedeniyle Revolut’un yaklaşımı, geleneksel olarak daha az erişilebilir olan bu sektöre perakende yatırımcı katılımını önemli ölçüde artırabilir.

    Bu iddialı planlara rağmen Revolut, İngiltere’de bankacılık lisansı alma konusunda düzenleyici zorluklarla karşı karşıya. Şirket, doğrulanmamış gelirlerden kaynaklanan uyum sorunları ve Mali Davranış Otoritesi (FCA) tarafından yetkisiz hesap çekme şüphelerine ilişkin bir soruşturma nedeniyle inceleme altında. Revolut bu engelleri aşarken, tahvil piyasasına girme önerisi Avrupa’daki bireysel yatırımcılar için potansiyel olarak dönüştürücü bir gelişmeyi temsil ediyor.

    InvestingPro Insights

    Revolut’un tahvil piyasası açılımına ilişkin anlayışımızı daha da zenginleştirmek için bazı InvestingPro verilerine ve ipuçlarına göz atıyoruz.

    Revolut’un portföyüne dahil etmeyi planladığı önde gelen şirket tahvillerinden biri olan Apple, serbest nakit akışının net geliri aşmasıyla yüksek bir kazanç kalitesine sahip ve yatırılan sermayeye yüksek bir getiri sağlıyor (InvestingPro Tips). Bu da yatırımcılar için istikrarlı bir getiri potansiyeline işaret ediyor. Apple’ın piyasa değeri 2980,0 milyar USD’dir ve 2023’ün 4. çeyreğinin son on iki ayı itibariyle F/K Oranı 31,07’dir (InvestingPro Data).

    Öte yandan, Revolut’un portföyüne dahil edilecek bir diğer kuruluş olan Wells Fargo’nun yönetimi agresif bir şekilde hisse geri alımı yapıyor (InvestingPro Tips) ve bu da şirketin beklentilerine güçlü bir inanç olduğunu gösteriyor. Wells Fargo’nun piyasa değeri 155,4 milyar USD olup, 2023 yılının 3. çeyreğinin son on iki ayı itibarıyla 9,28 gibi nispeten düşük bir F/K oranına sahiptir (InvestingPro Data).

    Bu bilgiler ve diğer birçok bilgi, yatırımcılar için değerli bir araç olan InvestingPro aracılığıyla edinilebilir. Şu anda InvestingPro, aboneliklerde %55’e varan indirimlerle özel bir Kara Cuma indirimi sunuyor. Bu abonelikler sayesinde yatırımcılar, Apple için 22 ve Wells Fargo için 7 olmak üzere çok sayıda ek ipucuna ve bilinçli kararlar almalarına yardımcı olacak gerçek zamanlı ölçümlere erişebiliyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Héroux-Devtek hisseleri kazanç artışının iki katına çıkacağı tahminiyle dalgalanıyor

    Héroux-Devtek hisseleri kazanç artışının iki katına çıkacağı tahminiyle dalgalanıyor

    Havacılık ve uzay sektörünün önde gelen oyuncularından Héroux-Devtek Inc. (TSE:HRX), TSX’te bugünkü işlem seansında kayda değer bir hisse senedi fiyat oynaklığı yaşadı. Şirketin hisseleri 16,39 CA$’lık en yüksek ve 14,56 CA$’lık en düşük seviyeler arasında gidip geldi ve kapanış fiyatı 15,34 CA$ oldu. Dalgalanmalara rağmen, Héroux-Devtek’in fiyat/kazanç (PE) oranı 30,99 kat olarak sektör standartlarıyla uyumlu ve şirketin adil bir şekilde değerlendiğini gösteriyor.

    Yatırımcılar Héroux-Devtek’i yakından takip ediyor, çünkü projeksiyonlar şirket için güçlü bir kazanç büyümesine işaret ediyor ve kazançların iki katına çıkma potansiyeli var. Beklenen bu artış, iyileştirilmiş nakit akışları yoluyla hissedar değerini önemli ölçüde artırabilir.

    Ancak, öngörülen büyümenin Héroux-Devtek’in endüstri PE katsayılarıyla tutarlı olan mevcut piyasa fiyatına zaten yansımış olabileceğine dikkat etmek önemlidir. Hissedarların ve potansiyel yatırımcıların hisse senedini değerlendirirken, şirkete duyulan genel güven ve bilançosunun gücü de dahil olmak üzere çeşitli faktörleri göz önünde bulundurmaları önerilir.

    Hisse senedinin daha fazla oynaklığa işaret eden yüksek betası göz önüne alındığında, potansiyel alıcılar, özellikle sektör PE oranlarına göre önemli hisse fiyatı düşüşleri meydana gelirse daha cazip giriş noktaları bulabilirler. Her zaman olduğu gibi, bu tür fırsatlardan yararlanmak isteyenler tetikte olmalı ve piyasadaki gelişmeleri yakından izlemelidir.

    InvestingPro Insights

    Son piyasa hareketleri ışığında InvestingPro bazı ilgi çekici bilgiler sunuyor. Platformun gerçek zamanlı verileri, Héroux-Devtek’in 5,51 milyon USD piyasa değerine ve 18,45 F/K oranına sahip olduğunu gösteriyor ki bunların her ikisi de yatırımcılar için dikkate değer ölçütler. Ayrıca, 2022’nin 4. çeyreği itibariyle son on iki ayda gelirde yaşanan düşüşe rağmen, şirket %100 brüt kâr marjını korudu.

    Bu makale bağlamında iki InvestingPro İpucu öne çıkmaktadır. İlk olarak, yönetimin agresif hisse geri alım stratejisi, şirketin gelecekteki beklentilerine bir güven oyu olarak hizmet edebilir. İkinci olarak, Héroux-Devtek’in 26 yıldır üst üste sürdürdüğü önemli temettü ödemeleri, gelir odaklı yatırımcılar için cazip olabilir.

    Daha fazla bilgi ve veri için InvestingPro’ya abone olmayı düşünebilirsiniz. Mevcut Kara Cuma indirimi %55’e varan indirimler sunarken, zengin yatırım bilgilerine erişmek için mükemmel bir fırsat. InvestingPro şu anda Héroux-Devtek ve diğer şirketler için birkaç ek ipucu listeliyor ve abonelere piyasanın kapsamlı bir görünümünü sunuyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Analistler jeopolitik değişimler nedeniyle yatırım stratejilerinin değişeceğini öngörüyor

    LONDRA – Küresel ekonomi 2024’e doğru ilerlerken, analistler yatırım stratejilerinde, ekonomik bir gerileme olmaması durumunda geleneksel sektörlerin daha iyi performans göstermesini sağlayabilecek bir değişim öngörüyor. İyileşen jeopolitiğin petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturması ve bunun da genellikle ekonomik döngülere duyarlı sektörlerle ilişkili döngüsel hisse senetlerine fayda sağlaması bekleniyor.

    Kalıcı enflasyonun hala bir endişe kaynağı olması, yatırımcıları kaldıraçlı pozisyonlardan çıkmaya teşvik edebilir. Analistler arasındaki fikir birliği, çok azının kısa vadeli faiz oranlarında bir artış beklediğini, aksi takdirde kaldıraçlı hisse senetlerinin satışlarını olumsuz etkileyeceğini gösteriyor. Ancak, uzun vadeli faiz oranlarındaki yükselişin tahvil getirilerini etkileyebileceğini öne süren azınlık bir görüş var. Kısıtlayıcı mali politikaların devreye girmesi halinde, bu getiriler potansiyel olarak %3’ün altına düşebilir.

    Getiri eğrisinin düzleşmesi olasılığı da güçlü ABD doları ile birlikte ufukta görülüyor. Bu kombinasyon, yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan geri çekilmesi yönünde tavsiyelere yol açıyor. Bu eğilime rağmen, hem Çin hem de Birleşik Krallık piyasaları piyasa beklentilerini aşma potansiyeline sahip olduğundan, kalabalık ‘kısa Çin’ ticaretine katılmaya karşı uyarıcı bir not var. Özellikle, Birleşik Krallık hisse senetleri şu anda yatırımcılar tarafından düşük ağırlıkta tutuluyor, bu da çeşitlendirmek isteyenler için bir fırsat olabilir.

    Teknoloji sektöründe, Muhteşem 7 büyük sermayeli teknoloji şirketi konusunda dikkatli olunması tavsiye edilir. Bu şirketler yatırımcılar arasında büyük bir popülariteye sahip, ancak analistler bu aşırı ilginin düşüşlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Sonuç olarak, kaldıraç önümüzdeki yıl kaliteli yatırımlara göre daha fazla tercih edilebilir.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • MTN’e İran ve Afganistan’da terörizmi kolaylaştırdığı iddiasıyla dava açıldı

    MTN’e İran ve Afganistan’da terörizmi kolaylaştırdığı iddiasıyla dava açıldı

    NEW YORK – Güney Afrikalı telekom devi MTN Group, İran ve Afganistan’da terörizmi kolaylaştırdığı iddiaları nedeniyle ABD’de yasal bir savaşla karşı karşıya. Dava, şirketin 2011-2016 yılları arasındaki eylemlerinin çok sayıda Amerikalı’nın hayatını kaybetmesine yol açtığını iddia ediyor.

    New York Doğu Bölge Mahkemesi’nde görülen davada iddiaların ele alınması için bir yasal takvim oluşturuldu. Takvime göre, ilk açıklamaların 29 Şubat 2024’te yapılması, keşif taleplerinin ise 15 Mart’a kadar yapılması gerekiyor. Davacı avukatları dava sürecinin bu kritik aşamaları için hazırlıklarını sürdürüyor.

    MTN’ye yöneltilen suçlamalar arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile işbirliği yapmak ve Afganistan’da Taliban operasyonlarını desteklemek gibi Amerikan personelinin binlerce yaralanmasına ya da ölümüne yol açtığı iddia edilen eylemler yer alıyor. Bu ciddi suçlamalar, telekomun beş yıllık bir dönemdeki faaliyetlerini sorgulanır hale getirmektedir.

    Daha büyük bir operasyonel konsolidasyon stratejisinin ve sorumlu iş uygulamalarına bağlılığın bir parçası olarak MTN, bu yılın sonuna kadar Afganistan pazarından çıkma planlarını da ilerletiyor. Geçen yılın Haziran ayında Afganistan’daki kuruluşu için 25 milyon dolar değerinde bağlayıcı bir teklif alan şirket şu anda yasal onaylar üzerinde çalışıyor. Bu çekilme, MTN’nin İran’dan ayrılmayı ve Gine-Bissau, Gine-Konakri ve Liberya gibi diğer Batı Afrika pazarlarındaki varlığını yeniden değerlendirmeyi de içeren daha geniş stratejisinin bir parçası.

    Bu yasal mücadelenin sonucu MTN için önemli mali sonuçlar doğurabilir ve mahkemenin aleyhte karar vermesi halinde potansiyel önemli parasal kayıplar yaşanabilir. Yasal süreç devam ederken MTN, operasyonlarını düzene sokma ve uzun vadeli stratejik hedefleriyle uyumlu pazarlara odaklanma çabalarını sürdürüyor.

    InvestingPro Insights

    Bu yasal işlemlerin ortasında, MTN Group (MTNJ) umut verici finansal performans göstermeye devam ediyor. InvestingPro’nun gerçek zamanlı verilerine göre, telekom devi yüksek kazanç kalitesine sahip ve serbest nakit akışı net geliri aşıyor. Ayrıca, devam eden yasal zorluklara rağmen güçlü bir finansal sağlığa işaret eden gelir büyümesi hızlanıyor.

    MTNJ için InvestingPro İpuçları’ndan biri, yönetimin temettü ödemelerine devam etmesine olanak tanıyacak ve yatırımcıları için istikrarlı bir gelir akışı sağlayacak olan güçlü kazançlarıdır. Ayrıca şirket, potansiyel yatırımcılar için olumlu bir işaret olan yüksek bir yatırılan sermaye getirisi sağlıyor.

    Bir dizi aydınlatıcı ipucu ve gerçek zamanlı veri sunan InvestingPro, şu anda aboneliklerde %55’e varan indirimlerle Kara Cuma indirimine sahip. Bu indirim MTNJ ve diğer şirketler için çok sayıda ipucuna erişimi de içeriyor. Örneğin, MTNJ için şirketin finansal performansı ve potansiyel yatırım fırsatları hakkında kapsamlı bir genel bakış sağlayan 14 ek ipucu bulunmaktadır.

    MTN bu yasal zorlukların üstesinden gelirken, yatırımcıların şirketin finansal ölçümlerini yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor. InvestingPro ile yatırımcılar gerçek zamanlı veriler ve uzman tavsiyelerine dayanarak bilgi sahibi olabilir ve stratejik kararlar verebilirler.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Enerji sanayicileri çalışmaları yerinde inceledi

    Enerji sanayicileri çalışmaları yerinde inceledi

    İZMİR (İGFA) – BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, hafta içi Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Yatırım Yeri Hizmetleri Müdürü Zahid Tuncel, Ofis yetkilisi Talha İnanç ve Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyetleri ağırlayarak konuklarına Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nde yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

    ENSİA üyelerine yönelik yapılan bilgilendirme toplantısında konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Yatırım Yeri Hizmetleri Müdürü Zahid Tuncel, Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin, hinterlandında bulunan İzmir, Manisa, Balıkesir ve Çanakkale illerinin ekonomilerine büyük fayda sağlayacağını belirterek, “Marmara’da sıkışan sanayinin başka bölgelere dağıtılması noktasında Batı Anadolu Serbest Bölgesi öncelikli bir yatırım bölgesi olarak ön plana çıkıyor. Yabancı yatırımcılarla da yaptığımız görüşmelerde özellikle Çinli firmaların ilgisinin yüksek olduğunu görüyoruz. BASBAŞ’ın kısa zamanda bölgeye güçlü yatırımcılar kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler de; lojistik, kalifiye insan gücü, sunulan teşvikler ve hizmetler bakımından ihracat odaklı üretim yapan firmalara benzersiz fırsatlar sunan BASBAŞ için gül bahçesi metaforunu kullanarak, “Burayı gül bahçesine benzetiyorum. Henüz açılmış gül yok ama güllerin ilk tomurcukları görünmeye başladı. Tomurcuklar nasıl ki bir gecede açar, gül haline gelirse burada yaptığımız çalışmalar da tomurcuk haline geldi ve çok yakında gülerin açışı gibi hızlı bir şekilde fabrikalar açılacak” dedi.

    Dr. Faruk Güler, Türkiye’de, serbest bölgeler içinde 5G altyapısına sahip ilk bölgenin BASBAŞ olacağını söyledi.

    Bölgede sürdürülebilir ve çevre dostu bir anlayışı benimsediklerini kaydeden Güler, “İzmir’de yenilenebilir enerji hem kullanım açısından hem de kümelenme noktasında öne çıkıyor. O açıdan yenilenebilir enerji firmalarına burada öncelik vereceğiz. Burada tüm bölgeye hizmet verecek 500 kişilik mutfağımız kurulmuş durumda. Önümüzdeki 5-6 yıl boyunca yaklaşık 6 bin kişiye yemek üretecek gıda üretim tesisinin inşaatına başlıyoruz” dedi.

    2 FİRMA ŞUBAT’TA ÜRETİME BAŞLIYOR

    BASBAŞ’ta 3 yatırımcının hazır olduğunu aktaran Dr. Güler, “Bunlardan 2’si bu ay inşaata başlıyor. Üçüncüsü de yakın zamanda başlayacak. Gelecek yaz başında burada çok sayıda inşaat göreceğiz. Şubattan itibaren 2 firma üretime geçecek ve 2024’ün ilk yarısında 150 kişi bu işletmelerde işe başlamış olacak. Yabancılara da bölgemizi tanıtıyoruz. Çin özellikle elektrikli araçlar konusunda gelişmiş durumda ve biz de 10’a yakın Çinli yatırımcıyla görüşüyoruz. Bu firmaların yarısı yatırıma dönüşebilir. Çin, Avrupa ile rekabette geri kalmamak için Türkiye’yi üs haline getirebilir. Otomotiv yan sanayii açısından da Çin önemli bir noktada. Bu potansiyeli BASBAŞ’a çekebilmek için çabalıyoruz.” diye konuştu.

  • Seçer: “Orta direk konut alamıyor, kiralayamıyor”

    Seçer: “Orta direk konut alamıyor, kiralayamıyor”

    MERSİN (İGFA) – Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ekonomi Gazetesi’nin düzenlediği ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’ne katıldı.

    Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele, Başkan Vahap Seçer’in yanı sıra, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet İsmail Yağcı, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Hasan Engin, Mersin Perakendeci İş Adamları Derneği Başkanı Özcan Demir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, Mersin Ekonomi Platformu Başkanı Servet Özkaya, Türk ve Arap Ülkeleri İş İnsanları Derneği Başkanı Fahri Kuş, oda ve STK yöneticileri ile iş insanları katıldı.

    Ekonomi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Handan Ceylan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’nde Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ tarafından ‘Küresel ekonominin Türkiye yansımaları’; Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz tarafından ‘Rekabet ve dijitalleşmenin Türkiye ekonomisine etkileri’; Arbel A.Ş. Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan tarafından ‘Küresel ekonomide Türk iş dünyasının konumu’; Berdan Civata Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi tarafından ‘Sektörel bilgilendirme ve metal sektöründe Mersin’in yeri’ ve Armada Food’s Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Sönmez tarafından ‘Bakliyat sektörünün ekonomiye katkısı ve organik tarımın önemi’ başlıklı konular konuşuldu.

    Seçer: “Mersin bir ticaret kentidir”

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘Yeni Yüzyılda Ekonomi Paneli’nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, Mersin ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mersin’in bir ticaret kenti olduğunu ve Türkiye’de vergi sıralamasında 6. sırada olduğunu ifade eden Seçer, Türkiye’nin yüzde 2 buçuk vergisini de Mersin’in verdiğini sözlerine ekledi. Seçer, “Bu önemli bir rakam. Ancak eldeki son verilere göre, Türkiye’de kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla 10 bin 700 dolar. Türkiye’de bu böyle ama Mersin 8 bin 300 dolar civarında kişi başı gelire sahip. Türkiye’de Adana ve Mersin gelir dağılımında adaletsizliğin olduğu 1., 2. sıradaki iller. Buranın sosyoekonomik yapısı bu. Bir tarafta milyon dolarlar kazanç, bir tarafta da asgari ücretle geçim, 6 liraya belediyenin yemek kuyrukları, 2 buçuk liraya ekmek kuyrukları. Mersin böyle bir coğrafya, böyle bir hinterlant” diye konuştu.

    “Bugünkü Türkiye ve dünya konjonktüründe finansmana ulaşmak kolay değil”

    Mersin’i bu rakamlar üzerinden de değerlendirmek gerektiğini dile getiren Seçer, “Çok hamasi söylemlerden ziyade, Mersin’i neyle büyütürüz? Ben dış ticaret rakamlarına da baktım. Geçen yıl toplam 4 milyar 575 milyon bir dış ticaret hacmi var. Bu hinterlanttan yapılan ihracat miktarı da bu da TÜİK rakamları 40 milyar dolar. 13 milyar dolar da bu bölgenin ticaret hacmi var. Yerli firmalar, diğer firmalar hepsini işin içerisine katıyoruz. Bana göre en önemli, hızlı, ivedi gelişeceğimiz alan ticaret. Sanayi de önemli. Sanayinin ilk yatırımı yüksektir. Daha fazla bir finansman ister. Bugünkü Türkiye ve dünya konjonktüründe de finansmana ulaşmak kolay değil” ifadelerini kullandı.

    “Bütün meslek grupları daha kompakt bir alanda faaliyetlerini sürdürmek istiyor”

    Ticari yatırımların daha da artırılması gerektiğini ifade eden Seçer, “Şehrin ve özellikle şehir merkezinin en önemli talebi, beklentisi ve eksiği ihtisas organize sanayi bölgeleri. Bütün meslek grupları daha kompakt, altyapısı olan, daha sıhhi ve ekonomik ortamlarda bazı hizmetlerden faydalanacağı, daha hızlı hareket edebileceği, kararlar alabileceği, birlikler oluşturabileceği kompakt bir alanda faaliyetlerini sürdürmek istiyor” dedi.

    2023 yılı Cumhurbaşkanlığı yatırım programına alınan Mersin’deki yatırımları incelediğini ifade eden Seçer, “2023 yılı Mersin yatırımlarının kuruluşlar itibariyle dağılımı; toplam proje miktarı 45 adet, tutarı 56 milyar 319 milyon 922 bin lira. Buradaki yüzde 51,8’lik pay Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde. Yatırım programına almış işte. En başta metro. Hani şu meşhur metro. Başlayıp cebimizden 3-4 yıl öncenin parasıyla 200-300 milyon hak ediş ödediğimiz, 2 yıldır masada bekleyip, geçtiğimiz günlerde Mehmet Bey tarafından imzalanan, iç ya da dış finansman kullanma iznini aldığımız metro. Ödenek 2 milyar 625 milyon lira” diye konuştu.

    Önümüzdeki Meclis toplantısında de ilave 1 milyar lira bir borçlanma yetkisi isteyeceklerini dile getiren Seçer, şöyle devam etti:

    “Yatırım programına Cumhurbaşkanı alıyor, daha önce Altyapı Genel Müdürlüğü bunu zaten onaylıyor Ulaştırma Bakanlığı. Sonra yatırım programına alınıyor. Burada 2 sene önce Meclis ilk etapta 900 milyon borçlanma veriyor, 2 yıl orada takılıyor. Bu yıl programda metroya dair 1.9 milyar var benim kullanacağım, 2 milyar 625’in içinde. O kalan payı almak için bir de burada aynı süreyi kaybediyoruz. 2 aydır uğraşıyoruz. Böyle bir aksaklık var.”

    Mersin’de yapılması gereken iş alanları ile sosyal konutların hayata geçirildiğinde kentin ekonomi ve hacminin büyüyüp refahının artacağına inandığına dikkat çeken Başkan Seçer, “Zaman hızlı akıyor, yatırımların hızlı olması lazım. Yani, hem belediyenin hem de kamunun yapması gereken işler var. Ekonomi büyüyecekse, hacim büyüyecekse, refah artacaksa, herkes gülecekse, eğitim, kültür, sanat artacaksa, barış, kardeşlik mutluluk artacaksa, bu çalışmayla olur, parayla olur, kazançla olur, herkes evine gittiğinde huzurlu bir aile ile olur. İş alanları, konutlar, sosyal konutlar; bunları birilerinin yapması lazım” ifadelerini kullandı.

    Seçer, geciken yatırımlara dikkat çekti

    2009’da temeli atılan ancak hala tamamlanmayan Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın bir an önce bitmesi gerektiğine vurgu yapan Seçer, bunun da kente artı bir değer katacağını söyledi. Yıllardır sürüncemede olan Çeşmeli- Taşucu Otoyolu’nun yapımına bir an önce başlanması gerektiğini belirten ve 2 yıl önce özelleştirilen Taşucu Seka Limanı’ndaki çalışmalar ile ilgili de konuşan Seçer, yatırımları ancak çevreye duyarlı bir şekilde yapılması ve yasalara uygun olması halinde desteklediklerini kaydetti.

    Mersin Limanı Genişletme Projesi ile ilgili de konuşan Seçer, limanın Atatürk Parkı’na doğru genişletilmesi yerine halihazırda olan Ana Konteyner Limanı Projesi’nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut küçük sanayi sitelerinin yetersiz olduğuna ve Mersin’in ihtisas sanayi bölgelerine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Seçer, İstanbul’dan sonra en geniş araç filosuna sahip kent olan Mersin’in yıllardır ihtiyaç duyduğu Lojistik Merkezi’nin yapımını da süratle sürdüklerini vurguladı.

    Seçer’den sosyal konut vurgusu: “Orta geliri olan bir insanın bırakın konut satın almayı kiralama şansı kalmamış”

    Sosyal konutların da kent için bir ihtiyaç olduğuna ancak projelerin doğru bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Seçer, “TOKİ sosyal konutlar yapıyor, hiç kimseye de sormadan. Bunu da bir eleştiri olarak alınmasını istiyorum. Ben her ortamda sosyal konut yapalım diye söylüyorum. Nüfusumuz 2.5 milyon; depremzedeler, Ruslar, Ukraynalılar, Suriyeliler var. Kira ve konut fiyatları almış başını gitmiş. Orta geliri olan bir insanın bırakın konut satın almayı kiralama şansı kalmamış. Sosyal konut yapılsın. Ama yol, altyapı, arıtma, su yok. Kim yapacak? Büyükşehir yapacak. Temel atmışsın, binayı çıkıyorsun, Büyükşehir’in orada imarı yok. İmar olmayan yere Büyükşehir nasıl altyapı yapsın, imar yolu olmasa yolu nasıl açsın? Bir taraftan yatırım ama bir taraftan siyasi saiklerle yaptığınız göz boyayıcı yatırım geleceğe dair çok ciddi sorunları da beraberinde getiriyor” dedi.

    “Mezitli’den Davultepe’ye kadar yeni bulvarlar açıyoruz”

    Konuşmasında Büyükşehir tarafından tamamlanan imar çalışmalarına da değinen Seçer, “İmar konususunda Akdeniz önemliydi çünkü yatırım bölgesi. Yenişehir, Mezitli ve Toroslar daha çok konut bölgeleri. Birinci etap bitti, ikinci etap çalışıyor. 1/5000’lik, 1/1000’lik uygulama planlarını Akdeniz yapıyor. Orası bittiği zaman her şey daha rahatlıyor. 4. Çevreyolu’nu da açtık. Mezitli’den Davultepe’ye kadar yeni bulvarlar açıyoruz. Şimdi 3. ve 4. Çevreyolu’na da bağlayacağız. İnsanlar evden çıktığı zaman iş yerine 10-15 dakikada ulaşabilecek. Bunları başarabilmemiz için bunların sürekli dile getirilmesi lazım. Kamuoyunun bunlardan haberdar olması lazım” ifadelerine yer verdi.

    Mersin’in ulaşımda raylı sistem sorununu çözmesi gerektiğini söyleyen Başkan Seçer, “Raylı sistemleri çözmemiz lazım. Biz metro kısmını başlattık, en ağır kısmını başlattık. Bir de bunun tramvayı, hafif raylı sistemi var. 35 kilometrelik proje hazır. Metro zaten başladı. Tramvayın ve projelerin tamamının Altyapı Genel Müdürlüğü’nden onayı bitti. Bunu tabi zamana ve finansmana bağlı olarak devam ettireceğiz” dedi.

    Mersin’in çok göç aldığını ve buna bağlı olarak altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Seçer, FRIT II kapsamında 39 milyon Euro tutarında kredinin kesinleştiğini ve bu rakamın 17,1 milyon Eurosu ile Mezitli içme suyu şebekesinin, Tömük sahil kısmı kanalizasyonunun ve Homurlu-Kazanlı mahallelerinin altyapısının yapılacağını söyledi.

    “162 milyon Euro’luk bekleyen altyapı yatırımları var”

    Yakın zaman içerisinde EBRD’nin Büyükşehir’in yatırım planlaması yaptığı bölgelerde inceleme yaptığını ve ardından 30 milyon Euro olarak düşündükleri finansman desteğini 70 milyon Euro olarak taahhüt ettiğinin de altını çizen Başkan Seçer, “162 milyon Euroluk bekleyen altyapı yatırımları var. Barajdan cazibeyle su getirme, oranın arıtması, bunları da dahil ettik. Neticede bir kısmını DSİ yapsa da bizi borçlandırıyor. DSİ ile de uyum içindeyiz” diye konuştu.

    “Sermaye; hukukun, adaletin, güvencenin olduğu yere gelir”

    Kent ekonomisinin büyümesi için sermayenin o kente gelmesi gerektiğine dikkat çeken Seçer, “Sermaye; hukukun, adaletin, güvencenin olduğu yere gelir. Aklı başında yöneticilerin olduğu yere gelir. Kendini iyi hissetmesi lazım. ‘Bana engel çıkartmayacaklar, rüşvet istemeyecekler, oradan oraya göndermeyecekler’ demesi lazım. ‘Ben gideyim orada yatırım yapayım. Belediye, Valilik önüme düşüyor, bana arazi buluyor, altyapı yapıyor, derdimi dinliyor’ dediği yerlere gider. Bizim Mersin ekonomisini gelecek yüzyılda kalkındırmanın yolu buradaki camianın bu işe sahip çıkması, yöneticilerin de onlarla işbirliği yapmasına bağlı” ifadelerini kullandı.

    Özyiğit: “İnovasyon, dijitalleşme, süreç yönetimi; ekonominin olmazsa olmazları”

    Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise, Mersin’in çok özel bir kent olduğunu ve büyük bir potansiyel taşıdığını aktardı. Özyiğit, “Aramızda dünyada çok önemli yerlere gelmiş, büyük işleri başarmış iş insanlarımız var. Bu başarıyı artırmamız gerekiyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ülkemizi ileriye taşıma görevi gerçekten bilimi, teknolojiyi bir şekilde kullanıp, işimizi iyi yaparak kentimizi geleceğe taşımamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

  • Mardin’de ilk defa yerli bir firma halka arz edilecek

    Mardin’de ilk defa yerli bir firma halka arz edilecek

    Şehmus EDİS (MARDİN İGFA)
    Üç farklı bakanlık bünyesinde Gümrük Ticaret Bakan Yardımcılığı, Ekonomi Bakan Yardımcılığı ve Tarım Orman Bakan yardımcılığı görevlerini yapmanın yanında Bolu Milletvekili ve birçok alanda başarılı çalışmalara imza atan Av. Fatih Metin’i Azim Group Holding Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesi ile yatırımlarını artırma kararı alan Azim Un, Türkiye’de borsada halka açılan Mardin’in ilk yerli firması olmak için başvurularını yaptı.

    OSB VE MARDİN VALİSİNİ ZİYARET ETTİ

    Mardin’e gelerek Azim Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İlhan ile birlikte sektör temsilcileri ile bir araya geldikten sonra Mardin Valisi Tuncay Akkoyun’u ziyaret eden Metin, daha sonra OSB’de gazetecilerle bir araya geldi.
    Azim Group Holding olarak Mardin’de yapacakları yatırım ve projeler hakkında bilgiler veren Metin, “Uzun yıllardan beri sektörümüzün öncü kuruluşlarından olan Azim Group Holding çatısı altında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacağız. Güneydoğu’muzun incisi Mardin’imize katkı vermeye ve Azim Group’a yeni yatırımlara kucak açmak noktasında destek olmaya ve halkımıza da yeni müjdeler vermek için buradayız.”dedi.

    İSTİHDAMI ARTIRACAĞIZ

    Azim Un’ın ihracat şampiyonluklarıyla sektöründe öncü olduğunu hatırlatan Metin şunları söyledi:
    “Azim Un her geçen gün gücüne güç katarak ilerlemekte. Azim Un en önemli özelliği her yıl büyüyerek gelişmesi bugün 2 fabrikası Mardin’de 1 fabrikası da Adana’da hizmet vermekte onun dışında GES yatırımları, akaryakıt istasyonu yatırımları ve önümüzdeki dönemdeki inşallah olacak olan yatırımlarla daha da büyüyecek. Şu anda bu şirketler bir çatı altında birleşti. Azim Group Holding olarak bundan sonra inşallah Mardinimize ve ülkemize hizmete devam edecek. Bu kapsamda da biz yönetim kurulu üyesi olarak biz bu aileye katıldık. İnşallah bundan sonra da bu gücün hem katma değerimizin artması adına hem de istihdamın artması adına yeni yatırımlarla devam edecektir.”

    AZİM UN MARDİN’DE BİR İLKE İMZA ATACAK

    Kısa sürede 25 milyon dolar değerinde iki ayrı yatırım yapacakları bilgisini veren Metin, “Bu kapsamda 5 milyon dolar lisanslı depo yatırımı bu kısa süre içerisinde başlayacak ve bu yıl içerisinde bitirmeyi planlıyoruz. Bu 5 milyon dolarlık yatırımla beraber hem istihdam hem de katma değerle beraber yolumuza devam edeceğiz. Ayrıca hangi sektörde olacağını daha sonra açıklayacağımız 20 milyon dolarlık bir yatırım daha olacak. Bunun dışında Mardin’in gururu bu şirket yine Mardin’de bir ilki başaracak. İnşallah Mardin’de halka açılan ilk şirket unvanını da Azim Un olarak alacağız. Bu vesileyle ben Mardin halkını sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.”ifadelerini kullandı.

  • İz Yatırım Holding’den yatırım kararı

    İz Yatırım Holding’den yatırım kararı

    İz Yatırım Holding A.Ş, Yamy Studio Yazılım ve Oyun Geliştirme A.Ş’ye yatırım kararı aldı.

    Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada şirketin yatırım planlamaları doğrultusunda, dünya genelinde 3 milyondan fazla indirmeye sahip “laundry rush” oyununu ve benzeri hybrid casual oyunlar geliştiren ve yayınlayan Yamy Studio Yazılım ve Oyun Geliştirme Anonim Şirketi’ne, 8 milyon dolar değerleme üzerinden gerçekleştirilecek 400.000 dolarlık yatırım turunda 20.000 dolar yatırım yapma kararı alındığı ve ilgili tutarın 29.09.2023 tarihinde transfer edildiği kaydedildi.

    Hibya Haber Ajansı