Kategori: Ekonomi

  • ULUTEK firmaları pazarlama stratejilerine yoğunlaştı

    ULUTEK firmaları pazarlama stratejilerine yoğunlaştı

    BURSA (İGFA) – Bissatek Bilişim Eğitim ve Danışmanlık Bilişim Yönetim Sistemleri Uzmanı Bahadır Güngör, ULUTEK Teknopark firmalarına yönelik gerçekleştirilen çevrimiçi etkinlikte ‘Teknoparklarda Pazarlama Stratejileri Oluşturma’ konusunda önemli bilgiler aktardı.

    ‘EN BÜYÜK RAKİBİMİZ YAPAY ZEKÂ’

    Pazarlama ve satış kavramlarının karıştırılması halinde firmaların başarısız olabileceğini kaydeden Bissatek Bilişim Eğitim ve Danışmanlık Bilişim Yönetim Sistemleri Uzmanı Bahadır Güngör, “Sürekli gelişen teknoloji ile pazarlama alanında en büyük rakibimiz artık yapay zekâdır. Günümüzde yapay zekâ destekli sistemleri kullanan firmalar, pazarlama stratejilerinde nokta atışı yapıyor ve satış hedeflerini de gerçeğe yakın gerçekleştiriyor. Yakın zamanda, kriz dönemlerinde ticaretin dijital platformlar üzerinden devam edebildiğini de gördük. Dolayısıyla bu noktada en çok iş düşen merkezler teknoparklardır. Bu bağlamda sunduğu önemli desteklerden dolayı ULUTEK’e teşekkür ediyoruz.” dedi.

    ‘İŞLETMELER KENDİNİ SÜREKLİ GÜNCELLEMELİ’

    Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte analiz, planlama, inovatif düşünme ve strateji geliştirme konularının önemine de değinen Güngör, “İşletmeler, öncelikle bu konularda kendilerini sürekli zinde ve güncel tutmalı. Eğer bu konularda kendinizi yetersiz ya da kapsam daralmasında görüyorsanız ilk etapta bulunduğunuz teknopark yönetiminin yönlendireceği danışmanlık hizmetleri ile çalışabilirsiniz. Teknoparkların yönlendirmeleri bu anlamda iyi değerlendirilmeli.” ifadelerini kullandı.

  • Muğla’da ilk sağım çam balı 61 bin TL!

    Muğla’da ilk sağım çam balı 61 bin TL!

    MUĞLA (İGFA) – Ege İhracatçı Birlikleri ve Ekonomi Gazetesi İş birliğinde, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen Ege İhracat Buluşmaları Muğla Toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin 4 Eylül 2023 tarihinde açılanan 2023-26 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programa kilitlendiğini, 2026 yılı sonunda Türkiye’nin 302,2 milyar dolar ihracat hedeflediğini, OVP’deki ihracat hedefine Muğla’nın 2 milyar dolarlık katkı sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.

    “Ege İhracat Buluşmaları” ismini verdikleri toplantılarda, ihracatçı firmalarla bir araya geldikleri gibi ihracata başlamak isteyen firmaları bilgilendirdiklerini ve yüreklendirdiklerini paylaşan Eskinazi, “Her zaman söylüyorum, gerek tarım, gerek sanayi, gerekse madencilik sektöründe üretim yapan firmalarımızın üretimlerinin en az yarısını ihraç edecek yetkinliğe ulaşması ana hedefimiz. Muğla, 2 milyon 50 bin dekar tarım alanında, 30 bine yaklaşan üreticisiyle, 3 milyon 65 bin ton bitkisel üretim, 378 bin ton süt üretimi, 170 bin ton su ürünleri ve 6 bin 578 ton bal üretimi gerçekleştiriyor. 2021 yılında 775 milyon dolar ihracat yapan Muğla, 2022 yılı sonunda TÜİK verilerine göre; Muğla 1 milyar 14 milyon dolarlık ihracatla hedefini tutturdu hatta aştı. 2022 yılında Muğla’mızın ithalatı ise; 393 milyon dolarda kaldı. Muğla’nın ihracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 258 oldu. Bir başka ifadeyle Muğla yaptığı her 100 dolarlık ithalat için 258 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi ve 621 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi. Ülkemizin 2022 yılında 110 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini düşündüğümüzde Muğla’nın verdiği dış ticaret fazlası çok daha kıymetli” diye konuştu.

    2022 yılında Muğla’nın ihracatında tarım ürünlerinin payının 896 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren Eskinazi, “Muğla Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 2,6 pay aldı. Burada lokomotif 803,9 milyon dolarla Su ürünleri ve hayvansal mamumler sektörümüz oldu. Bu sektörümüz Muğla’nın ihracatının yüzde 79’unu tek başına yaptı. Su ürünleri ihracatımıza iller bazında baktığımızda Muğla Türkiye birincisi. Muğla’dan tarım sektörlerinde ikinci basamakta 35,4 milyon dolarlık tutarla yaş meyve sebze sektörümüz var. Muğla’nın yaş meyve sebze ihracatının kalıntısız ve kaliteli olması için yıllardır narenciye üreticilerimize akdeniz meyve sineği tuzağı desteği veriyoruz. Muğla’dan tarım ürünleri ihracatında üçüncü sırada 26 milyon dolarlık döviz getirisiyle Hububat bakliyat ve yağlı tohumlar sektörümüz yer aldı. Zeytin ve zeytinyağı, meyve sebze mamulleri ve odundışı orman ürünleri sektörleri de Muğla’nın ihracatına katkı koydular. Muğla’nın 2023 yılında tarım ürünleri ihracatının 1 milyar doları aşacağına inanıyorum” dedi.

    SEZONUN İLK ÇAM BALI 61 BİN TL

    Ege İhracat Buluşmaları Muğla Toplantısında açılış konuşmaları sonrasında Muğla’nın ilk sağım çam balı için bir mezat düzenlendi.

    Hüseyin ve Nürsel Köseoğlu tarafından üretilen balın geliri, geçtiğimiz aylarda Edirne Keşan’daki elim kazada hayatını kaybeden Köyceğizli arıcı aileye, makine ekipman desteği olarak hediye edildi.

    Muğla’da bu yılın ilk balı için yapılan açık artırma kıran kırana geçti.

    Yaklaşık 2 kg’lık bal, 61 bin TL ile Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit’te kaldı.

  • KASKİ’den GES yatırımı

    KASKİ’den GES yatırımı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Geleceğe yönelik güçlü yatırımlarla Kayseri’nin daha sağlam altyapıya kavuşması için çalışmalarını 7/24 esasına göre sürdüren Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, doğa dostu projeleri hayata geçirerek hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlıyor.

    Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu kapsamda yüksek enerji tüketimli tesislerinin enerji ihtiyaçlarını, yenilenebilir enerjiden karşılamak üzere KASKİ’nin yeni projelere yöneldiğini belirtti.

    Enerji maliyetlerini düşürmek için daha önce Kayseri İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin hemen yanı başında 81 bin 698 metrekare alanda kurulu gücü 6 bin 500 kWp/h, üretim kapasitesi 5 bin kWe/h olan ve yılda 11 milyon kWe elektrik üreterek 30 milyon TL kazanç sağlanacak Güneş Enerji Santrali (GES) tesisi inşa edilerek işletmeye alındığını kaydeden Başkan Büyükkılıç şunları söyledi: “Yüksek maliyetli tesislerimizdeki enerji maliyetlerimizi mümkün olduğunca minimum seviyelere düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarını çok önemsiyoruz. Hem çevre hem de ekonomi dostu projeleri sırasıyla hayata geçirebilmek için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Bu kapsamda Hacılar İlçesi Karpuzsekisi Mahallemizde 10 bin metrekare alanda kurulum gücü 0,86 MWp, yıllık üretim kapasitesi 1.650.00 kW olan Güneş Enerjisi Santrali inşa ediyoruz. Kurulu gücü 860 kWp/h, üretim kapasitesi 750 kWe/h olan tesis sayesinde yılda 1 milyon 650 bin kWe elektrik üretimi sağlanacak. Üretilen enerji KASKİ’miz bünyesindeki tesislerde kullanılacak olup, yılda yaklaşık 4 buçuk milyon TL kazanç sağlanmış olunacak. Saha çalışmalarımız dâhilinde trafo, panel kablo, kamera ve aydınlatma montajlarına devam edilirken toplam 1592 adet panelin 400 adedinin montajı tamamlandı. 18 milyon 944 bin 301 TL’ye mal olan tesisimizin inşasını yıl sonuna kadar tamamlayarak işletmeye almayı planlanıyoruz. Enerji yatırımlarımızı yeni projelerimiz ile hız kesmeden sürdüreceğiz.”

  • Kahve zirvesinde istihdam mesaisi

    Kahve zirvesinde istihdam mesaisi

    İSTANBUL (İGFA) * Kahve kültüründeki son trendlerin ele alındığı zirveye konuşmacı olarak katılan Türkiye’de üçüncü nesil kahvecilik akımının öncülerinden Arabica Coffee House’un CEO’su Av. Sertaç Yalçın, kahve üretimindeki yüksek kalite standartlarını ve “Fark Yarat Öncü Ol” sloganlarına uygun girişimler yapmaya devam ettiklerini vurguladı…

    “HALKA ARZ HAZIRLIĞI YAPAN BİR ŞİRKETİZ”

    Arabica Coffee House CEO’su Av. Sertaç Yalçın, baristalığın prestijli bir meslek haline gelmesi ve bundan tüm sektörün de faydalanması için gerekli tüm çalışmalara ve eğitimlere devam ettiklerini, bunun yanı sıra kamu otoriteleriyle iş birliklerine devam ederek nitelikli istihdam eğitimlerine ve baristalığın meslek liselerinde ders olarak okutulması çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek; “2014 yılında kurulan, kahve sektöründe “En İyi ve Güçlü Türk Markası” olma hedefinde ilerleyen ve şu an kahve sektörünün öncülerinden olan Arabica Coffee House olarak bu çerçevede çalışmalar yapmak, sektöre ve topluma katma değer sağlamak, sürdürülebilir ekonomi ve ülkemiz değerlerine katkıda bulunmak bizim için ayrıca önem arz ediyor. Aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığı ve diğer devlet kurumları ile yaptığımız iş birlikleri sayesinde baristalığın prestijli bir meslek haline gelmesi ve nitelikli iş istihdam sağlanması ile ilgili çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz” dedi.

  • KAYSO OSB’lerin sorunlarını dile getirdi

    KAYSO OSB’lerin sorunlarını dile getirdi

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Türkiye’deki 394 organize sanayi bölgesinin çatı kuruluşu olan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından İç Anadolu Bölgesi’ndeki 13 şehirden 67 organize sanayi bölgesinin katılımıyla OSBÜK İç Anadolu Bölge Toplantısı düzenlendi.

    Toplantıya Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Niğde Valisi Cahit Çelik, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ile İç Anadolu Bölgesi’ndeki organize sanayi bölgelerinin başkan ve yöneticileri katıldı.

    Konuşmasında Kayseri sanayisi hakkında bilgi veren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin 3 Organize Sanayi Bölgesi, 1 üretim ağırlıklı Serbest Bölgesinin yanı sıra, kurulum aşamasında olan iki OSB’si daha olduğunu belirterek, 2 binin üzerindeki işletmede 100 binden fazla istihdam sağladıklarını söyledi.

    Kayseri Sanayi Odası’nın kuruluş çalışmalarını yürüttüğü 4. OSB’de son aşamaya gelindiğini belirten Büyüksimitci, “Yeni kuracağımız OSB’nin yer seçimi tamamlanmış ve sınırları kesinleşmiştir. 383 hektar olarak planlanan bölgemizde, 30 milyon metrekareden fazla talep aldık ama sanayicilerimizin taleplerinin ilk etapta 2 milyon 831 bin 505 m2’si ancak karşılanabilecektir. Yeni OSB’de ilk aşamada en az 10 bin 500 istihdam hedefimiz var” dedi.

    4. OSB’nin şehrimizde planlanan ilk yeşil OSB olacağını açıklayan Büyüksimitci, yeni OSB’nin çevre dostu olması, enerji verimliliği ve yalın üretim gibi birçok konuda öne çıkacağını belirterek, yerleşim yerlerine ve demir yoluna yakınlığının da ciddi bir avantaj olduğunu söyledi.

    OSB’lerin sorunlarına da değinen Büyüksimitci, en önemli sorunlarının başında istihdam geldiğini, mera vasfındaki taşınmazların ve bürokratik gecikmelerin süre kayıplarına neden olduğunu, parsellerdeki çekme mesafelerinin inşaat alanlarına dahil edilmesi gerektiğini, mevcut sulu söndürme sistemleri uygulamalarının sanayicilere ekonomik yük ve sorumluluk getirdiğini ve son olarak sigorta şirketlerinin firmalara sigorta yapmaktan imtina ettiklerini, bunun da firmaları ciddi anlamda sıkıntıya soktuğunu belirtti.

    Türkiye’nin yeni bir üretim havzasına ihtiyacı olduğunu dile getiren Büyüksimitci, ülke yatırımlarının büyük bir kısmının Marmara Bölgesi’nde yoğunlaştığını hatırlatarak, “Ülkemiz yakın geçmişte çok büyük bir deprem felaketi atlattı. Özellikle 6 Şubat depremi yeni yatırımların bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Marmara Bölgesi’ne alternatif, İç Anadolu- Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzasının planlanması, ülkemizin geleceği açısından ciddi öneme sahip. Ankara’dan başlayarak Kırıkkale, Konya, Kayseri, Niğde, Aksaray, Mersin, Adana ve Hatay’ı da içine alacak şekilde Orta Anadolu Üretim Havzası oluşturabilirsek, yaşanabilecek sosyal ve ekonomik kayıpların önüne geçmiş oluruz. Aynı zamanda oluşturulacak yeni üretim havzası ile bölgesel kalkınma farklılıkları azaltılacak ve bölgeler arası nüfus daha dengeli bir dağılım gösterecektir” dedi.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da, TOBB Türkiye Ekonomi Şurasında bu konuya dikkat çektiğini hatırlatan Büyüksimitci, ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren yeni üretim havzasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

  • İnşaat malzemesi sanayi endeksi 71,97 puana çıktı

    İnşaat malzemesi sanayi endeksi 71,97 puana çıktı

    İSTANBUL (İGFA) –İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli olarak yayımlanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi’nin Ağustos 2023 sonuçları açıklandı.

    Rapora göre ağustos, ekonomi politikalarında değişim kararlılığının görüldüğü ve sektöre olan desteğin arttığı bir ay oldu.

    Ağustos ayında ekonomi politikalarındaki kararlılık ve siyasi destek faaliyetlerinin etkisiyle bir önceki aya göre 0,43’lük artış gösteren Bileşik Endeks, 71,97 puana yükseldi.

    Mevsimselliğin olumlu katkısı sonucu Faaliyet Endeksi’nin 2,1’lik artışla 143,1 puana yükseldiği ağustos ayında, Güven Endeksi ise 0,20’lik gerilemeyle 33,74 puana indi.

  • Doç. Dr. Yusuf Dinç: Faiz artışları devam edecek

    Doç. Dr. Yusuf Dinç: Faiz artışları devam edecek

    Gülsüm YILDIRIM – Herkes Duysun / BURSA (İGFA) – Faiz artırımıyla, piyasaların beklentisinin karşılandığını söyleyen Doç. Dr. Yusuf Dinç, kendisinin faiz artış oranını 750 ila 1000 arasında beklediğini ifade ederek, piyasa beklentisine uygun bir artış olmasının olumlu görülmesi gerektiğine dikkati çekerek, durumun sürpriz olmadığını söyledi.

    “Beklentiler, Merkez Bankası’nın 35 seviyesine kadar çıkacağı yönündeydi. JP Morgan’dan da bu referans oran gelmişti” diyen Doç. Dr. Dinç, “Önümüzde üç toplantı daha var, bu oranı sene sonu itibariyle %40’a kadar tartışabileceğimizi düşünüyorum ama daha sonra herhangi bir düşüş olabileceği de tartışmalar arasında yer alıyor. Bu seneki enflasyonu %60, önümüzdeki sene için de %33 civarında bekliyoruz. Merkez Bankası’nın, bu seneye göre mi yoksa önümüzdeki seneye göre mi politika faiziyle enflasyon uyumunu sağlayacağı konusundaki temel beklentiler, 2024 için ayarlama yapılacağı yönünde, çünkü adım adım gideceklerini belirtmişlerdi. Ben sene sonuna kadar artışların devam edeceğini düşünüyorum. Bu da Türkiye’de, enflasyonla mücadele anlamında güçlü mesajlar verilmişken, başka türlü yönetilemeyeceğini yani faiz artışından geri durulmayacağı, durulamayacağı söylenmişti” diye konuştu.

    Merkez Bankası’nın rezervlerini geliştirme iştahının çok yüksek fakat kullanılabilir rezerv anlamındaki kısmının KKM ile bağlantılı olacağını belirten Doç. Dr. Yusuf Dinç, “KKM’den TL mevduata değil de dövize geçişler olursa, kullanılabilir rezervleri aşağı yönde olsa bile, toplam rezervleri yukarı çıkacaktır ama asıl beklenti yurtdışından döviz girişi için Türkiye’nin önemli adımlarda bulunmasıdır. Yabancıların Türkiye’ye ilgisiyle, Merkez Bankası’nın rezervleri arasında önemli bir bağlantı olacak. Önümüzdeki süreçlerde bunu takip edeceğiz. Merkez Bankası, rezervini artırmak istiyor ama o rezervi yurtiçinden çekmek istemiyor.” dedi.

    “BEKLENTİLER DAHA İYİ YÖNETİLMELİ”

    Yabancı sermayenin Türkiye’ye geri dönüp dönmeyeceği konusunda, Türkiye’nin doğrudan yatırımlar için cezbedici bir konumda olduğunu söyleyen Dinç, görüşlerinde şunları kaydetti:

    “Yabancı sermaye, portföy yatırım anlamında kurun adil fiyatının oluşup oluşmadığıyla ilgili bir değerlendirme yapacak. Kurun mevcut seviyesini adil görüyorsa, gelişi biraz daha canlı olacaktır fakat bu kuru hesaplamak da KKM’de bir belirsizliğe neden oluyor çünkü ‘KKM, Türkiye’de döviz arz talebini hangi yönde etkileyecek?’ sorusunun bir cevabı yok. Eğer KKM, TL aleyhine bir döviz arz talep dengesi oluşturacaksa, adil kur daha yukarıda görülecektir. Yabancı sermaye de portföy yatırım anlamındaki sermayeye girmek için fonun daha yukarı bir seviyesini bekleyecektir.”

  • Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    MUĞLA (İGFA) – Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde; brokoli, beyaz lahana, karnabahar ve kırmızı lahana fidesi için yüzde 50 hibe desteklemesinde bulunan Milas Belediyesi destekten faydalanan üyelere ziyaretlerde bulundu.

    Üretim yapılan tarlaları ziyaret ederek ilaç desteğinde bulunan teknik ekip, sürdürülebilir tarımın önemine de değinerek üreticilere bilgilendirmelerde bulundu.

    Çiftçilerin ürünlerini daha sağlıklı bir şekilde yetiştirmelerine yardımcı olacak çalışmalara bundan sonraki süreçte de devam edeceklerini belirten Milas Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Süleyman Karatoprak, “Tarımsal desteklerle yerel üreticilerimize katkı sağlamayı, tarım sektörünün ve yerel ekonominin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Muhammet Tokat’ın da sıklıkla belirttiği gibi, tarımsal desteklerle yerel üreticilere katkı sağlamak, sadece tarım sektörünün büyümesine değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin kalkınmasına da olumlu etki sağlamaktadır. Bu tür desteklerin etkin bir şekilde uygulanması ve sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi uzun vadeli başarı için büyük önem taşımaktadır.” dedi.

  • Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü kapılarını açtı

    Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü kapılarını açtı

    ANKARA (İGFA) – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yakın zamanda açılışı yapılan BAKAP Tarım Kampüsü ve Rekreasyon Alanı’nda yerel basın mensuplarını ağırlayarak sorularını yanıtladı.

    Düzenlenen programda Büyükşehir Belediyesinin projeleriyle ilgili de bilgi veren Yavaş’a, yerel basın mensupları yoğun ilgi gösterdi.

    YAVAŞ: “BURADAN 3 YILDIR ÜRÜN ELDE EDİYORUZ”

    Ankara Büyükşehir Belediyesinin devam eden çalışmaları hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan ABB Başkanı Mansur Yavaş; Ulus Meydanı, Hıdırlıktepe Rekreasyon Alanı, Anafartalar Çarşısı, Zafer Çarşısı ve Meydanı projelerine dair açıklamalarda bulundu.

    Yakın zamanda açılışı gerçekleşen BAKAP ile ilgili bilgi veren Yavaş, “Burası daha önceki yıllarda köylülerin elinden kamulaştırarak alınmış, kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş. 15-20 bin konut yapılacakmış buraya. Biz vazgeçtik ve şehrin böyle bir alana ihtiyacı olduğunu düşünerek burayı tarım rekreasyonu yapmaya karar verdik. Şu an şehre 25 kilometre görünse de yarın öbür gün burası şehrin içerisinde kalacak. Yeni imar alanlarının böyle tarla gibi üretim yerlerinin açılmasını doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla burayı tarım rekreasyon alanı yaptık. Buradan 3 yıldır ürün elde ediyoruz. Mısır silajı yapıyoruz, Ankara’nın her yerindeki küçük aile işletmelerine dağıtıyoruz. Kahramanmaraş’a da gönderdik. Ankara’daki bütün köylere hemen hemen buradaki hayvan yemleri dağıtılıyor. İlk burada sebze yetiştirdik” dedi.

    “TARIMLA ÇOCUKLARI BULUŞTURACAĞIZ”

    Yavaş, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

    “Gölbaşı-Bala arasında çok büyük araziler var. Fakat insanlar tarımı bıraktıkları için tekrardan tarıma dönmüyorlar. Kırsal Hizmetler Daire Başkanımız tam 60 bin metrekarelik alanı sulu tarım haline getirdi. İki bin tane hayvancılığı desteklemek için oyuk bırakıldı dağlara. Çok büyük ihtiyaçtı. Burada tarım akademisi kurulacak ve tarımla ilgili çalışmalar yapılacak. Arka tarafta bungalov evler var projenin içerisinde. Burada da ailecek gelip kalacaklar, hem nasıl ekiliş yapıldığını görecekler hem de mevsime göre Ankaralıyı buraya dut yemeğe davet edeceğiz. Çocuklar gelip elmaları ağacından toplayacaklar. Hatta Kırsal Hizmetler Daire Başkanı’mızın bir demeci vardı çok hoşuma gitti; ‘domatesin manavda yetişmediğini öğrenecek çocuklar’. Gerçekten öyle. Yeni nesil bu kadar kısa zamanda yeni teknoloji ile karşılaşınca hepimizin biliyor diye umduğu şeyleri bilmiyor. Dolayısıyla biz burada tarımla çocukları buluşturacağız.”

    Alandaki ağaçlara dair de tek tek bilgi veren Yavaş, “28 adet karavan parkı arka tarafta, 18 bin metrekare çadır kamp alanı var. 12 adet spor tesisimiz var. 17 bin 500 adet meyve ağacı var. Meyvenin her türlüsünü diktik biz. 2 milyon 200 bin adet peyzaj bitkisi var. 160 bin metrekare çim alanı var. 10 bin metrekare peyzaj alanı var. Üç tane ekolojik göl var. 55 bin metrekare lavanta bahçesi var. 200 dönümde arpa buğday saman balyası üretimi var. 130 dönümlük de silajlık mısır üretimi var. 75 bin metrekarelik alanda yonca balyası var. 40 dekarda çörekotu üretimi var. 40 dekarda sebze üretimi var. 20 dekarda 75 tür tıbbi aromatik bitki üretimi var. Türkiye’nin en fazla tıbbi aromatik bitkilerinin olduğu bir alan. 10 dönümde yerel buğday tohumu üretim alanı var. 5 dönüm yağlık ayçiçeği alanı, 5 dönüm de Ankara’ya özgü ürünlerin üretimi, 5 dönüm de 35 tür ata tohumu üretimi, 15 dönüm burçak üretimi, 30 metrekare alanda dikey topraksız tarım alanı var. Bunu çok önemsiyoruz. Burada ders alsınlar, gelsinler görsünler sitelerin içerisine çünkü emekliler çok uğraşacak bu işlerle. Bir tane tankerin içerisinde bile yetiştirebiliyorlar. 3 buçuk milyon metrekare çok büyük bir alan” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE TARIMI AYAKTA TUTAN KÜÇÜK AİLE ÇİFTLİKLERİ”

    Kırsal kalkınmaya yönelik teşviklerini de anlatan Yavaş, konuşmasını şöyle sürdü:

    “Türkiye’de tarımı ayakta tutan küçük aile çiftlikleri aslında… Köyde yaşayan bir teyzemiz, 2-3 tane hayvan besleyerek çoluğunu çocuğunu okutuyor. Şimdi biz diyoruz ki; ‘bırakın bunları büyük firmalar yapsın’. Büyük firmalar sanayileşerek yapıyor bunları yeme kadar. İleride sağlık yönünden de problemler çıkıyor. Türkiye mutlaka teknolojiye geçmeli, katma değerli ürünler üretmeli ama tarımı bir anda kesmenin yanlış olduğunu düşünüyoruz. Hem iklim krizi hem de savaşların olduğu bir dönemde de insanların tarıma döndürülmesi ya da en azından şu anda tarımla uğraşan ailelerin bu tarıma devam etmesi gerekiyor. Bu yönde çok büyük teşviklerimiz oldu. Şu anda 42 bin çiftçimizin tarlasını uydudan gözetliyoruz. Böcek mi var, yetişmiyor mu, bir sıkıntısı mı var bunu kendilerine bildiriyoruz. Aynı zamanda biz tohum dağıttığımız zaman da tarlanın ekilip ekilmediğini uydudan görüyoruz. Beypazarı’nda iki tane çok büyük sera var. Bu seraları Ankara’nın bütün çiftçisine fide olarak dağıtıyoruz. Kahramanmaraş’a da bol miktarda gönderdik. Dolayısıyla insanları üretime yönelten çalışmalara burada daha teknik bir biçimde devam edeceğiz.”

  • Kullandığı elektriğin yüzde 71’ini kendisi üretecek

    Kullandığı elektriğin yüzde 71’ini kendisi üretecek

    İSTANBUL (İGFA) – Seçkin marinaları bünyesinde barındıran D-Marin, sürdürülebilirlik taahhütleri kapsamında Türkiye ve Hırvatistan’daki beş marinasıyla başlayarak 1,7 milyon euro değerinde bir güneş paneli ağı kurmaya hazırlanıyor.

    Yunanistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Hırvatistan, İtalya ve İspanya’da toplam 20 marina işleten D-Marin, enerjide kendi kendine yeterli hale gelmek amacıyla yenilenebilir kaynaklara yaptığı mevcut yatırımları artırmak için güneş panellerinden faydalanacak.

    İlk aşamada halihazırda Hırvatistan’ın Borik, Mandalina ve Dalmaçya marinalarında kurulumu tamamlanan güneş panellerine yönelik çalışmalar, D-Marin’in Türkiye’deki marinalarından Didim ve Turgutreis’te devam ediyor. Yılda 4,9 GWh, yani 1.345 hanenin yıllık enerji tüketimine eşdeğer enerji üretecek güneş panellerinin, D-Marin’in ilgili beş marinadaki toplam enerji tüketiminin %71’ini karşılayarak şirketin bu iki bölgedeki karbon ayakizini önemli ölçüde azaltması bekleniyor.

    Güneş enerjisi santrallerinin yenilenemeyen kaynaklardan elde edilen enerji miktarında önemli bir azalma sağlayacağının farkında olduklarını kaydedilirkn, bu sayede, seçkin marina hizmetleri vermeye devam ederken yuvamız dediğimiz muhteşem yatçılık destinasyonlarını etkin şekilde koruyabileceklerini söyledi.