Kategori: Ekonomi

  • Türk çimento sektörü kalkınıyor

    Türk çimento sektörü kalkınıyor

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “İklimin Değiştirdiği Üretim ve Ticaretin Gündemi: AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması” temasıyla düzenlediği toplantıda konuşan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, “Düşük karbonlu üretim bir kalkınma modeli; dolayısıyla yaşanan dönüşümü tüm sektörlerin yapması gerekiyor” dedi.

    Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) 1 Ekim 2023 tarihinde uygulamaya giriyor. SKDM, başlangıçta üretimi karbon yoğun olan ve karbon kaçağı riski en yüksek olan belirli malların ve seçilmiş ara malların ithalatına uygulanacak. Bunlar; çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve son zamanda eklenen hidrojen olarak belirlendi.

    BEDELSİZ TAHSİSAT DÜŞÜK KARBON YÜKÜ İLE ÜRETİM YAPANLAR İÇİN TEŞVİKTİR

    Avrupa Birliği içerisinde Emisyon Ticaret sistemi kapsamında 2005 yılından bu yana çimento sektörüne ve yaklaşık 50 sektöre daha bedelsiz tahsisatlar verilerek ekonomik bir denge oluşturulduğunu hatırlatan Volkan Bozay, şöyle devam etti:

    “Bedelsiz tahsisat, bir muafiyet değildir. Düşük karbon yükü ile üretim yapan fabrikaların teşvik edilmesidir. 2026 yılında AB’deki çimento üreticisine uygulanan bedelsiz tahsisat, ithal edilen ürüne de uygulanacaktır. Bu tahsisat, AB üreticisi ve ithalatçı için kademeli olarak azalacaktır. 2034 yılında AB’de bedelsiz tahsisatın tamamen kalkması ile ihraç edilen ürün içeriğindeki karbon yükünün tamamına karbon bedeli ödenecektir. Diğer bir deyişle, ithalatçının ürün için ödeyeceği karbon bedeli kademeli olarak artacaktır. Bununla birlikte, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin gündeminde ve küresel boyut kazanacak olan SKDM’nin kapsamının genişletilmesine ilişkin karbon kulüpleri ile zaman içinde ihracatımızın daha büyük bir bölümünün etkilenmesi beklenmektedir. SKDM’nin etkilerini azaltabilmek için sektörümüzün düşük karbonlu çimento üretimine geçiş yapması önem taşımaktadır. Ülkemizde Avrupa Birliği’ne tam uyumlu bir emisyon ticaret sistemi kurulursa, karbon fiyatının 100Euro/ton CO2 olduğu varsayımıyla, 2026 yılından sonra kademeli olarak iç piyasada ürünlere 15 ila 80 Euro ilave karbon maliyeti uygulanması gerekecektir. Bu, son tüketiciyi olumsuz etkileyecek bir durum oluşturur.”

    Çimento sektörünün özellikle düşük karbonlu çimentonun iç pazarda tüketimini artırmak üzere, kamu ile yakın iş birliği içinde olduğunu belirten Volkan Bozay, “Hedefimiz, bu tip çimentoların kamu ihalelerinde kullanılmasına olanak sağlamaktır. Düşük karbonlu üretim için döngüsel ekonomide önemli yeri olan alternatif yakıt olmadan yol kat etmemiz çok zor. Ülkemizde yeterli düzeyde alternatif yakıt üretilinceye kadar standartlara uygun alternatif yakıt ithaline izin verilmesi ile kısa vadede sektörün önü açılabilir. Öte yandan, emisyon ticaret sistemleri öncelikle, üreticilerin yeşil yatırımlarını kendilerinin yapmasını desteklemelidir. TÜRKÇİMENTO, çalışmaları başlatmak için enerji ve kaynak ayırmaktadır. Ancak, pilot ve/veya endüstriyel ölçekli çalışmalar için daha büyük kaynaklar gereklidir” dedi.

  • Türk Dünyası İş Forumu İstanbul’da yapıldı

    Türk Dünyası İş Forumu İstanbul’da yapıldı

    Mehmet UZEL (İSTANBUL İGFA)
    Forumunun açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, hazırlanan vizyon belgelerinde, üretimi çeşitlendirmeyi ve özel sektörü öne çıkarmayı hedefleyen politika ve uygulamaları görmenin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.

    Doğal kaynakları elinde bulundurmanın kalkınma için tek başına yeterli olamayacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Ekonomik yapımızı çeşitlendirmeli ve geliştirmeliyiz. Bunun için, sanayi ve ticarete yönelerek, girişimciliği güçlendirmeliyiz. Ticarette önemli konulardan biri gümrük geçişleri. Yaptığımız projeler, Birleşmiş Milletler tarafından da başarı hikâyesi olarak kabul edildi ve dünyaya örnek gösterildi. Turizmde de son 30 yılda, büyük ilerleme gösterdik. Dünyanın ilk 5 turizm destinasyonu arasına girdik. Yurtdışı müteahhitlik sektöründe, dünyada 2. sıraya yükseldik. Türk Devletleri Teşkilatını oluşturan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye ile gözlemci üyeler KKTC, Macaristan ve Türkmenistan; yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe, 856 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ve 174 milyonluk nüfusa sahiptir. Sadece bu rakamlar bile, bir araya geldiğimizde, nasıl büyük bir küresel güce dönüşebileceğimizi göstermektedir. Bakanlarımızdan ricamız önümüzü açmaları. Türkiye olarak, biz bunu Azerbaycan ve Özbekistan ile gerçekleştirdik. Hizmetler ticareti ve yatırımlar alanında serbest ticaret anlaşması çalışmalarının tamamlanması gerekir.Dijital Ekonomi alanındaki Ortaklık Anlaşması çalışmaları müzakerelerinin de kısa sürede somut bir anlaşmayla sonuçlanmasını bekliyoruz. Kadın ve genç girişimcileri yönlendirmeliyiz. İnanıyorum ki, el ele verirsek, hükümetlerimiz ve iş dünyası birlikte çalışırsa, yeni başarı hikâyelerini, Türk dünyası da yazacak” dedi.

  • Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen MINEX – 10. Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi başladı. 13-16 Eylül tarihlerinde yapılacak MINEX ile 13-15 Eylül arasında gerçekleşecek IMMAT’ın açılışına ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksek, İZFAŞ Genel Müdürü Canan Karaosmanoğlu Alıcı, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, sektör profesyonelleri katıldı.

    Soyer: “Beş kattan fazla büyüdü”
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “MINEX, ilk kez düzenlendiği yıla göre beş kattan fazla büyüdü ve ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeye, ihracatı, istihdamı ve ülke ekonomisini geliştirmeye devam ediyor. Bu yıl MINEX’de, Almanya, Çin, Polonya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi dünyanın farklı ülkelerinden toplam 173 uluslararası katılımcı ile Türkiye’nin farklı noktalarından 116 katılımcı İzmir’de bir araya geliyor. MINEX’e paralel olarak Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’ne de fuarımızın birinci ve ikinci günlerinde ev sahipliği yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız”
    Madencilik sektörüne gereken önemin verilmediğini belirten Başkan Soyer, “Bizim için ekonomi ve ekoloji arasında bir ses benzerliğinden çok daha fazlası var. Ekoloji yoksa ekonomik kalkınma da yok, refah da yok, yaşam da yok. Oysa günümüzde yeraltı kaynaklarının kullanımı neredeyse ‘doğanın işgali’ anlamına geliyor. Buna derhal dur demek zorundayız. Doğanın döngüsü içerisinde yer alan her şeyi, sürdürülebilir ve hatta onarıcı bir şekilde kullanabiliriz. Yazık ki madencilik potansiyeli son derece yüksek olan ülkemizde, yanlış uygulamalar nedeniyle son yıllarda bu sektörün itibarına zarar verildiğini görüyoruz. Hâlbuki bizim ne kaybedecek bir karış ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var. Ülkemizin bu sorununu çözebilmemizin anahtarı, ucuz hammadde satmaya yönelik makûs talihimizi yenmek. Bunun yerine hammaddenin bilgiyle harmanlandığı, katma değere ve markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız. Çünkü bu vatanı yaşatmaktan başka çaremiz yok… Bu hedeflere ulaşmak için önemli bir kilometre taşı olan MINEX Fuarı’nın düzenlenmesini mümkün kılan TMMOB Maden Mühendisleri Odası’na ve Belediyemiz şirketi İZFAŞ’taki değerli çalışma arkadaşlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
    Başkan Tunç Soyer, fuara konferans için gelen Prof. Dr. Celal Şengör ile de buluşup bir süre sohbet etti.

    Akın: “Gelenekselleşti”
    Madenciliğin devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ise “Ülkemizde madencilik alanında gerçekten bilim ile sanayinin bir araya geldiği ve gelenekselleştiği etkinlik haline geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksek, MINEX Fuarı ve IMMAT Kongresi’nin sektör için çok önemli olduğunu ifade etti.

    300’den fazla katılımcı firma
    10. MINEX “Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı”, 13-16 Eylül tarihlerinde Fuar İzmir’de A ve B hollerinde TMMOB ”Türkiye Maden Mühendisleri Odası” işbirliğiyle yapılıyor. Minex; ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeyi, ihracata, istihdama ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Fuar, maden işletme makinaları ve ekipmanları, sondaj makine ve ekipmanları, cevher hazırlama ve zenginleştirme makine ve ekipmanları, endüstriyel hammaddeler gibi geniş yelpazede ürün grubuna sahip 300’den fazla katılımcı firma ile kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Fuarı, yerli ve yabancı 10 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesini bekleniyor.
    TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen 9. Uluslararası Maden Makineleri ve Teknolojileri Kongresi (İMMAT), 13-15 Eylül tarihleri arasında MINEX 2023 Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak İzmir’de yapılıyor. Birincisi 2007 yılında düzenlenen 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’nin (IMMAT 2023) 2017 yılında uluslararası bir kimlik kazanmayı başardı.

  • OEDAŞ çözüm merkezini dijitalleştirdi

    OEDAŞ çözüm merkezini dijitalleştirdi

    ESKİŞEHİR (İGFA) – Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (OEDAŞ),hayatına dokunduğu 3 milyon kişiye verdiği hizmetin kalitesini sürekli olarak artırmak için Ar-Ge ve dijitalleşme yatırımları gerçekleştiriyor.

    Şirket bu kapsamda 2021 yılının son ayında başlattığı ‘Memnuniyet 4.0’ projesi ile de müşteri memnuniyetini üst seviyeye taşıdı. Proje geçtiğimiz ay açıklanan ve uluslararası arenada iş dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Stevie International Business Awards’ta da ‘En İyi Teknik Destek Çözümleri’ kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

    Memnuniyet 4.0 hakkında bilgi verenOEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, projenin çıkış noktasını da anlattı.

    Yapılan araştırmalarda elektrik dağıtım şirketlerinin çağrı merkezlerine gelen aramaların yüzde 70’inin arıza bildirimi ve kesintiler hakkında bilgi alma amaçlı olduğunu gösterdiğini ifade eden Yalçın, “Biz de böyle durumlarda bilgi akışını hızlandırmak amacıyla iletişim kanallarımızı çeşitlendirdik ve daha esnek, dijital bir altyapı kurduk” dedi.

    Memnuniyet 4.0 projesinin yanı sıra iletişim kanallarını çeşitlendirerek hizmet kalitelerini ve tüketici memnuniyetini artırdıklarını ifade eden Yalçın, “Tüm bu çalışmalarımız neticesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 2021 yılında tarafsız bir kuruluşa yaptırılan ankette ülkemizdeki 21 dağıtım şirketi içerisinde müşteri memnuniyeti en yüksek şirket olduk. Şu anda memnuniyet seviyemiz yüzde 87 bandında. Hedefimiz bu oranı yüzde 100’e çıkarmak” diye konuştu.

  • KAPEX Fuarı kapılarını açtı

    KAPEX Fuarı kapılarını açtı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    13-16 Eylül tarihleri arasında Nobel Expo Uluslararası Fuarcılık, KAPSİAD ve Kayseri OSB iş birliği ile düzenlenen KAPEX Anadolu Kapı, Pencere ve Aksesuarları Fuarı, kapılarını ziyaretçilerine açtı.

    Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Vali Gökmen Çiçek ile birlikte, 20 bin metrekarelik alanda, 100’ün üzerinde firma ve 200’ün üzerinde markanın katılımı ile gerçekleşen fuarın açılış törenine katıldı.

    KAPSİAD üyeleri ile bir araya gelen Başkan Büyükkılıç, fuarda katılımcılara hitap edip, Kayseri’nin fuarlarla gündemde olmasının kendilerini keyiflendirdiklerini belirterek, “Artık ihtisas fuarları bağlamında Kayseri’mizin gündemde olması şehir içinden, şehir dışından dostlarımızın şehrimizi tanıma fırsatına erişmesi bizleri de keyiflendiriyor” dedi.

    Fas ve Libya’da yaşanan afetlerde hayatını kaybedenleri de unutmayan Büyükkılıç, “Bu arada Fas ve Libya’daki deprem ve sel felaketinde vefat eden canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar da bizim kardeşlerimiz, inşallah yaraları en kısa zamanda sarılır. Dün de oradaki büyükelçimizi aradım ve geçmiş olsun dileklerimizi ilettim, ayrıca üzerimize düşen bir şey var mı mantığı içerisinde de kendisine talepte bulundum. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerine düşeni fazlasıyla yapma yönünde irade gösterdiğini ifade ederek herhangi bir talebimiz olursa iletiriz diye de bizlere selamlarını iletti” diye konuştu.

    “KURUM VE KURULUŞLARA SAHİP ÇIKMA AÇISINDAN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA VARIZ”

    Başkan Büyükkılıç, kurum ve kuruluşlara sahip çıkma açısından üzerlerine düşeni yapacaklarını kaydederek, “Tabi fuarcılıkla ilgili söylenecek çok söz olur ama önemli olan şehrimizin tanıtılması, sektörümüzün gündemde olması, KAPSİAD’ın da önem arz eden bir şekilde fuarlaşma sürecine girmiş olması şehrimiz adına bir zenginlik. Kendilerini tebrik ediyorum. Bundan sonraki süreçte de başarılar diliyorum. Biz kurum ve kuruluşlara sahip çıkma açısından üzerimize düşeni yapmaya varız diyoruz. Yurtiçinden, yurtdışından gelen dostlarımıza hoş geldiniz diyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasında birlik, beraberlik vurgusu yapan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise şunları söyledi: “Biz bu şehirde hep beraber sanayiciler, yerel yöneticiler, başta bakanımız olmak üzere, büyük bir mücadele veriyoruz. İhracatın artması bizim adeta en mutlu günümüz oldu. Sanayi Odası, Ticaret Odası başkanımızla yaptığımız görüşmelerde eğer ihracatımızda birazcık artış olmuşsa, o gün sanki milli maçtaki kazanmış gibi bir duygu yaşıyoruz. Ama ihracatımızda biraz düşüş olmuşsa çok üzülüyoruz. Burada bir mücadele veriliyor. Sanayicilerimiz büyük bir savaş veriyor adeta. Kayseri’nin bu ülkeye katma değer ürettiği, bu ülkeye katkı sağladığı gururla her zaman söylediğimiz yapılan en büyük iltifatların başında geliyor.”

    Çelik Kapı Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Başkanı Köksal Kaya da kendisi için bugünün çok özel bir gün olduğunu ifade ederek, “Ömrümün en heyecanlı gününü yaşıyorum, bu heyecanımıza ortak olduğunuz için teşekkür ederim. Çelik kapı sektörü Kayseri’de mobilya sektöründen sonra en büyük ikinci sektörümüzdür” dedi.

    “HAYATIMIZDAKİ ETKİSİ İLE UNUTULMAZ BAŞKAN…”

    KAYSO Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksimitci ise konuşmasında protokol üyelerine ‘hoş geldiniz’ derken, Başkan Büyükkılıç’ı ‘unutulmaz başkan’ diye nitelendirerek, “Hayatımızdaki etkisi ile yaptıklarıyla unutmak çok büyük hata, Memduh başkanın övülmeye de ihtiyacı yok, Allah razı olsun, o gönüllerde her zaman” ifadelerini kullandı.

    Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy da KAPEX Kapı Pencere Aksesuarlar Fuarı’nın Kayseri’ye yakıştığını dile getirerek, “Mobilyanın başkenti olan Kayseri’mizde çelik kapıda da rakipsiz bir numarayız. Önemli markaları barındırıyoruz. Kayseri’mizin ekonomisine müthiş katkıları var” ifadelerinde bulundu.

    Konuşmasına bir müjde ile başlamak istediğini dile getiren Nobel Expo Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Çelik ise Rusya ve Libya’nın ardından Irak’taki Bağdat Uluslararası Fuar Alanı’nın da Nobel Expo Nobel Şirketler Grubu’na geçtiğini ifade ederek, yurt dışında fuar alanı işletmesi olan tek şirket olduklarını söyledi. Çelik, başta Kayserili sektörler olmak üzere firmaların, Rusya ve Libya’dan sonra Irak’a da kendi evleri gibi gelebileceklerini sözlerine ekledi. Çelik, fuara 264 profesyonel alıcı geldiğini, ayrıca 500’e yakın yabancı alıcının da fuarı ziyaretmiş olacağını paylaştı ve bu süreçte emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.

    ÇELİK KAPI SEKTÖRÜNÜN BAŞKENTİ

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise konuşmasında, Kayseri’yi ‘çelik kapı sektörünün başkenti’ olarak niteleyerek, sektör hakkında bilgiler verdi. Türkiye’nin çelik kapı, çelikten mamul pencere ve aksesuarları ihracatının, 2022 yılında yaklaşık 690 milyon dolar olduğunu dile getiren Yalçın, yalnızca çelik kapı sektöründe Türkiye’nin ihracatının ise 300 milyon dolar olduğunu kaydederek, Kayseri’nin çelik kapı ihracatında Türkiye’nin lideri konumunda olduğunu aktardı.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri, kurdele kesimi yaparak fuarın açılışını gerçekleştirdi.

    Açılış sonrası Başkan Büyükkılıç, Vali Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı, S. Bayar Özsoy, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, oda, borsa ve dernek başkanları, stantları gezerek, firma yetkililerine çalışmalarında kolaylıklar diledi.

  • BTÜ – TENMAK – Sanayi Ortak Proje çalıştayı

    BTÜ – TENMAK – Sanayi Ortak Proje çalıştayı

    BURSA (İGFA) – Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen çalıştayda, Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracak yenilenebilir enerji, değerli madenler ve teknoloji geliştirme alanlarında geliştirilebilecek proje konuları ele alındı.

    Çalıştay öncesinde TENMAK Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Balıkçı ve BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar tarafından her iki kurum arasında yürütülecek ortak proje çalışmalarına yönelik işbirliği protokolü imzalandı.

    BTÜ olarak Ar-Ge yetkinliğinin arttırılması ve üniversite sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi için çalıştıklarını dile getiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Sizlerin de bildiği gibi üniversitemiz bünyesinde bir “Proje Destek Ofisi” kurduk. Burada proje yazma ve proje yönetimine destek olmakla birlikte TENMAK ve TÜBİTAK gibi panellerin de simülasyonunu yapıyoruz. Bu şekilde hem proje başvurularımızın hem de proje kabul oranlarımızın arttırılmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Üniversite ve bölge bazında Ar-Ge kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacak çalışmalar yürüttüklerini aktaran Rektör Çağlar, “Sanayinin problemlerine çözüm sunan Ar-Ge ve doktora çalışmaları yapmak en büyük önceliğimiz. Bu anlamda üniversitemizi hem sanayii güçlendiren hem de sanayi ile güçlenen üniversite olarak tanımlayabiliriz.” şeklinde konuştu.

    TENMAK Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Balıkçı, nükleer enerji, bor, nadir torak elementleri, teknoloji geliştirme alanlarında Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracak ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi amacıyla bilimsel çalışmaların yapılmasını teşvik edip desteklediklerini dile getirdiği konuşmasında; “Amacımız etkin olduğumuz alanlarla ilgili Türkiye’de gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetlerini yürütmek ve desteklemek. Üniversitelerle yakın iş birliği yaparak bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Sahip olduğu sanayii ve akademik potansiyeli ile Bursa önemli bir çalışma alanı. Buradaki akademik camia ve sanayi iş birliğinde anlamlı sonuçlar çıkacağına inanıyoruz. TENMAK olarak temel hedefimiz uygulamalı Ar-Ge ile sorunların çözüme kavuşturularak ülke ekonomisine ticari bir değer olarak kazandırılmasını ve ülkemiz teknolojik bilgi birikiminin arttırılmasını sağlamak. Genç bir üniversite olan Bursa Teknik Üniversitesi de güçlü akademik kadrosuyla kentin önemli bir dinamiği. Birlikte verimli çalışmalar gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz.” dedi.

    İki oturum halinde gerçekleşen çalıştay programının ilk oturumunda TENMAK Enstitü uzmanları tarafından BTÜ akademisyenlerine geliştirilebilecek proje konuları hakkında bilgilendirme sunumları gerçekleştirildi. Aralarında BOSCH, Ermaksan, KARSAN, VARAKA Kağıt, TR-BOR, ve BTSO’nun ilgili meslek komitelerinin de yer aldığı öğleden sonraki oturumda ise özel sektör temsilcileri ile akademisyenler bir araya gelerek Bursa ve Türkiye adına önem arz eden stratejik proje önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundular.

  • Su ürünlerinin ihracatta yeni rekorlar için anahtarı Singapur

    Su ürünlerinin ihracatta yeni rekorlar için anahtarı Singapur

    İZMİR (İGFA) – Geçen hafta Kenya’da Türk su ürünleri ve hayvansal mamullerinin tanıtımını gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin bu haftaki durağı dünyanın en önemli reexport merkezlerinden birisi, yaklaşık 500 milyonluk bir nüfusa ulaşan, dünyanın güçlü birliklerinden Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN)’ın kurucu ülkeleri arasındaki Singapur oldu.

    Singapur’da 11-13 Eylül 2023 tarihlerinde gerçekleşen Seafood Expo Asia Fuarına katılarak levrek-çipura, Türk somonu, kaya levreği, füme alabalık, süt ürünleri ve sektörün iştigal sahasındaki diğer ürünlerin ihracatını artırmak için tanıtım yaptıklarını anlatan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Singapur’un, büyük çoğunluğu Çin’den olmak üzere yıllık 1,3 milyar dolarlık su ürünleri ithal ettiğini bu ithalattan Türkiye olarak 50 milyon dolarlık pay almayı amaçladıklarını, Singapur’da dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçılara Türk su ürünleri ve hayvansal mamullerini tanıtma, ürünlerle ilgili bilgi verme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

    Singapur’un dünyanın en önemli reexport merkezlerinden biri olduğuna dikkati çeken Kızıltan, “Singapur yaklaşık 6 milyonluk nüfusa sahip küçük bir ülke gibi görünmekle birlikte açık bir ekonomiye sahip ve yıllık 800 milyar dolar dış ticaret hacmine ulaşıyor. Singapur’un bu özelliğinden yararlanmak istiyoruz. Singapur, Dünya Bankası’nın “İş Yapma Kolaylığı” endeksinde 2. sırada yer alıyor. Güçlü bir hukuk devletine ve etkili bir düzenleyici sisteme sahip ihracatçılarımızın gönül rahatlığıyla ticaret yapabileceği bir pazar. 10 ülkenin üyesi olduğu yaklaşık 500 milyonluk bir nüfusa ulaşan, dünyanın güçlü birliklerinden Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN)’ın kurucu ülkeleri arasında. Bu özellikleriyle Singapur büyümek istediğimiz ülkeler arasında öne çıkıyor” şeklinde konuştu.

    Türkiye 2022 yılında Singapur’a 800 milyon dolar ihracat yapmışken, 473 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi.

  • Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması 1 Ekim’de başlıyor

    Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması 1 Ekim’de başlıyor

    Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) gelecek yıllarda küresel ticaretin dinamiklerini değiştirecek. Bu düzenleme Türk ihracatçısını da yakından ilgilendiriyor. Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) uygulamasıyla birlikte Avrupa’ya ihracat yapan şirketleri yeni vergi yükü riski beklemektedir.

    İlk etapta demir-çelik, gübre, alüminyum ve çimentoya uygulanacak SKDM, AB’ye ihraç edilen bütün ürünleri kapsayacak.

    Geçtiğimiz mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sevil Acar’ın kaleme aldığı “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri” başlıklı makalede, SKDM’nin Türk ihracatçıları üzerine etkilerine dikkat çekiliyor.

    Prof. Dr. Acar makalesinde, SKDM’nin Türk ihracatçılara yıllık maliyetinin en az 1,1 ila 1,8 milyar Euro arasında olacağını belirtti. Bu hesaplamanın ton CO2 başına ödenecek verginin 30 veya 50 Euro olacağından hareketle yapıldığına vurgu yapan Prof. Dr. Acar, “Ancak karbon fiyatının şimdiden 80 Euro seviyelerine ulaşmış olması, esas maliyetin çok daha yüksek olacağı anlamına geliyor. SKDM ile ilgili önlem alınmazsa 2030 yılında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da (GSYH) yüzde 2,7 ile 3,6 oranında azalma olacak ve cari açık artacak” ifadelerini kullanmıştı.

    1 OCAK 2026 İTİBARİYLE MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER DE DEVREYE GİRECEK

    Avrupa Yeşil Mutabakatı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın 1 Ekim 2023 tarihinde emisyonların raporlanması yükümlülüğü ile uygulamaya gireceğine dikkat çeken TÜV AUSTRIA Global Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi ise 1 Ocak 2026 itibariyle mali yükümlülüklerin devreye girdiği asıl uygulama döneminin başlayacağını söyledi.

    İlk aşamada şirketlerin Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının hesaplanmasının istendiğini kaydeden Çelebi, “Doğrudan emisyonların ve tüketilen enerji kaynaklı emisyonların hesaplanması önceliklendirildi. Firmaların karbon ayak izlerini 2026 yılından önce hesaplamaya başlamış olması; firmanın emisyon kaynaklarını tespit etmesi, verilerini 2026 yılına kadar eksiksiz elde edebilecek hale gelmesi ve karbon ayak izi hesaplanması sistemine adapte olması için oldukça önemli” diye konuştu.

    Öte yandan kamu tarafı da şirketlerin ihracatının etkilenmemesi için önemli adımlar atıyor.

    Ticaret Bakanlığı, ihracata giriş adı altında ISO 14067 ve ISO 14064 gibi belgelendirmelerde teşvik veriyor. Bu belgelendirmeler için ilk denetimci kuruluşa ödenen ücretin yarısını şirkete ‘teşvik’ adı altında ödüyor.

    Bakanlığın açıkladığı teşvik kriterlerine baktığımızda; Şirketlerin “İhracat yapması ve ihracatçılar birliğine kayıtlı olması, aynı anda 2 teşviğe birden başvurmamış olması ve akredite belgeyi aldıktan sonra en geç 6 ay içinde başvuru yapmış olması” gerekiyor.

    Belgelendirme teşviğinde üst sınır 1.202.340 TL/yıl kadar olan faturanın yüzde 50’si karşılanıyor” şeklinde açıklama yapan TÜV AUSTRIA Global Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi: “Açıklanan bu teşvik kriterleri konusunda TÜV AUSTRIA TURK öne çıkıyor. Biz şirket olarak teşvik başvuru süreçlerinde danışan müşterilerimize sürecin tüm aşamalarında destek oluyoruz. Karbon teşviği konusunda TÜV AUSTRIA TURK’ den hizmet alan şirketlerden 27 tanesi Bakanlığa başvurdu. Başvuru yapan şirketlerin bir kısmının işlemleri sonuçlandı ve teşvik ödemelerini aldı. Bakanlığa başvuru yapan diğer şirketlerin süreçleri devam ediyor. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi” belgesi için son düzenleme ile birlikte 31 Aralık 2023 tarihine kadar alınması zorunlu hale getirildi” dedi.

  • Başkan Seçer, emlak sektörüyle bir araya geldi

    Başkan Seçer, emlak sektörüyle bir araya geldi

    MERSİN (İGFA) – MTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere Başkan Seçer’in yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, MTSO Başkanvekili Cem Bucuge, MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol, Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Sinan Canpolat, 39 Nolu Emlak ve Destek Faaliyetleri Komitesi Başkanı Ümit Utku Mete, Master Türk Grubu Başkanı Gökhan Taş, oda başkanları, üyeler ve emlak sektöründen iş insanları katıldı.

    “Mersin’in tanıtımı emlak sektörüyle bağlantılı”

    Mersin’in tanıtımının emlak sektörüyle bağlantılı olduğunu belirten Başkan Seçer, “Çünkü tanınmayan bir ürüne rağbet olmaz. Onun için milyonlarca dolar harcanır reklam yapılır. Bir ürün çıkar, bir marka oluşur, ürün üretilir, kimse bilmiyorsa rafta kalır ama biliyorsa, iyi bir iletişim kurulmuşsa, topluma anlatılmışsa kapış kapış satılır. Üretim artar, fiyatları artar çünkü talep vardır. Mersin’in değerinin artmasının temel sebebi Mersin’in hareketliliği, Mersin’in tanınma oranının artmasıdır. Mersin gibi müstesna bir kentin belediye başkanı olmaktan son derece mutluyum ve onurluyum” diye konuştu.

    “Mersin, Mevlana gibi herkesi kucakladı”

    Mersin’in genç ve kapasitesi olan bir kent olduğunu vurgulayan Seçer, ancak bu kapasitelerin tam olarak kullanılamadığını kaydetti. Mersin’in güzelliklerinin ve kapasitesinin tanıtılması gerektiğine değinen Başkan Seçer, “Ne kadar çok basında yer alırsanız, ne kadar çok başarılı siyasetçi çıkarırsanız, ne kadar çok başarılı sporcu, sanatçınız olursa ne kadar çok başarılı iş insanınız olursa iyiye dair ne kadar güzel işler yaparsanız kentiniz o kadar iyi tanınır. Biz iyi tanınmak istiyoruz çünkü iyiyiz, çünkü güzeliz. Bu kadar rengarenk, renk cümbüşü bir demografi, huzurlu Türkiye’de kaç tane kent var? Herkes gayet güzel, mutlu, huzurlu. Her çeşit insan var. Doğu’dan, Batı’dan, Kuzey’den, Güney’den Orta Anadolu’dan, hatta Arap yarımadasından, Kafkaslar’dan, Balkanlar’dan; herkes burada. Mersin, Mevlana gibi herkesi kucakladı” ifadelerini kullandı.

    “Öğrencilerin Mersin’i tercih etmesinde bizim uygulamalarımızın rolü büyük”

    Emlak sektörünün gelişmesinde üniversite öğrencilerinin Mersin’e gelmesinin de payı olduğunu aktaran Başkan Seçer, “Mersin’de 4 tane üniversite var; iki vakıf, iki devlet üniversitesi, bir tanesi yeni açıldı ve hızla gelişiyor. Mersin Üniversitesi’ne rağbet arttı. Belediyemizin uygulamalarının çok büyük bir rolü var. Bunu siyasi bir reklam olarak almayın. Türkiye’nin neresinde 1 TL öğrenci otobüsü fiyatı; nerede 6 liraya yemek alıyor. Nerede çamaşırhaneye gidiyor, çayını kahvesini içiyor, çamaşırını yıkıyor para ödemiyor, hangi okuma salonuna giriyor, çay kahve içiyor, çorbasını bedava içiyor, isterse 6 liraya yemek alıyor, belediyenin yemeğini yiyor. 24 saat açık okuma salonunda ders çalışıyor. Çocuk evinde sobasını yakıyor mu ki, oraya geliyor. O kadar çok rağbet var ki randevuya bağladık ve iki saati geçemiyor” dedi.

    “Benim bakış açım çağdaş bir imar planı yapmak”

    Kendisine sorulan 1/5000’lik ve 1/1000’lik planlarla ilgili de konuşan Başkan Seçer, “Bu çalışmalar 25 yıldır yapılan çalışmalar. 4 yıldır görevdeyiz. Ben bu kenti liyakatli kadrolarla yönetiyorum. Bu para tamam güzel de, bilinçsiz bir adama oy verdiğinizde bu parayı batırır. Bilinçli adamla olacak, projeler yapacak” dedi. Büyükşehir’in imar planlarını bu yıl içerisinde tamamladığını belirten Seçer, “1/5000’lik planlar Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Yenişehir ve Mezitli’de bitti. Toroslar’da bir ya da iki etap şu anda görüşülüyor. Akdeniz’i iki etaba böldük; Deliçay-Mersin tarafı, Deliçay-Tarsus tarafı. Deliçay-Mersin tarafını bitirdik. Yenişehir ve Mezitli konutları bitti. Toroslar konutun önemli bir kısmı bitti. Anamur’un, Silifke’nin 1/5 binliğini yaptık” ifadelerini kullandı.

    Seçer, yaylalarda ise imar planı olmadığına dikkat çekerek, “Geliyorlar, mevcut yasalara göre yaylalarda evlerini konduruyorlar, plansız bir şehir gibi olup, yayla olmaktan çıkıyor. Yaylalara da başladık, 1/5000’liklerini yapıyoruz. Bunlar zaman alıyor. Paranın olduğu yerde iş yapmak, rantın olduğu yerde iş yapmak kolay değil. Boyacı küpü değil ki batır çıkar boyandı de. Hangi vicdanla imza atacağım, bir kalem oynatmak, bir yoğunluk oynatmak milyonlarca lira” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi olarak tüm ilçelerde imar planları ile ilgili çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Başkan Seçer, merkez ilçeler olan Yenişehir, Akdeniz, Toroslar ve Mezitli’nin 1/1000’lik planlarının da birçok noktada tamamlandığının bilinmesini istediğini söyledi.

    1/1000’lik binlik planlar uygulanan imar planlarının ilçe belediyelerine ait olduğunu da söyleyen Başkan Seçer, “Benim bakış açım çağdaş bir imar planı yapmak; rantı düşünmemek. Rant olmaz değil her hareketimiz ranttır. Sıkıntı, rantın haksız bölüşülmesi. Benim halkım bu ranttan almıyorsa, üç tane arsa spekülatörünün cebine giriyorsa benim vicdanım kabul etmez. Onu nasıl imzalayayım, kim ne derse desin anlatırım her yerde” dedi.

    Konut fiyatları hakkında: “Bunlar suni fiyatlar”

    Konut fiyatlarında ki artışı değerlendiren Başkan Seçer, fiyatların ‘suni’ olduğu tahmininde bulunduğunu belirterek “Çünkü ekonomik dengeler, pandemi, siyasi gerilimler, seçimler, ekonomiyi alt üst etti. Yurtdışının bize bakışını olumsuz etkiledi. Para gelmeyince, güven olmayınca, güvenin olmadığı yere sermaye gelmez. Kavga olan yere hiç gelmez. Durum bundan ibaret. Biz de muztaribiz, vatandaşta. Şimdi kim kaç paraya ne satıyor herhalde kimse farkında değil. Büyük dengesizlik var” dedi.

    “Mesleğinizin yasal mevzuat çerçevesinde olması lazım”

    Gayrimenkul Danışmanlığı mesleğini muteber insanların yapması gerektiğine işaret eden Seçer, “Bu konuda parlamentoda da bir düzenleme yapılması lazım. Bu işler, istekle, niyetle olmaz. Bir yasal mevzuat çerçevesinde olması lazım. Bu insanın bir kere muteber olması lazım. Bu zaten bütün mesleklerde istenen bir etik durumdur ama sizin bunu kontrol altında tutmanız lazım. Bu da sizin çabalarınızla olur. Bugünkü çabanız önemlidir.” diye konuştu.

    “2.dönemimiz için halkımıza sosyal konut projeksiyonu sunacağız”

    Mersinde konut yapacak arsa sorununun aşıldığını, lüks, orta ve orta üst gelirliler içinde konut sorunu olmadığının altını çizen Başkan Seçer, “Mersinde sosyal konut sorunu var, bütün mesele bu. Bu kadar dengesizlik olmaz. Gelir dağılımı, adaletsizlik, gelir gidere yetmiyor ama fiyatlar da tamamen köpük fiyatlar. Bunların zaman içinde dengeye oturacağını düşünüyorum. Son söz olarak sosyal konut konusunda bir şey söylemek istiyorum. 2. dönem belediye başkanlığımda, mutlaka kazanacağız, siyaset iddia işidir, takdiri halk verecek. Belediyeler sosyal konut yapıp satmaz, kiraya da verebilir. Bunun modelleri var. Bu konuda da arkadaşlar çalışıyor. Yapalım bin, 2 bin, 5 bin sosyal konut, belediye olarak bunları kiraya verelim, biraz rahatlatalım. Bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kış: “1/5000’lik planlarda ciddi anlamda bir yol kat ettik”

    CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış da, “Kentin planları ile ilgili çalışmalarda Vahap Başkanımızın çalışmalarına yakinen tanık olanlardan biriyim. Çünkü ben de 4.5 yıl boyunca imar komisyonunda görev yapmış olan bir arkadaşınızım. Özellikle kentin planlarıyla ilgili Vahap Başkanımızın titiz ve hassas çalışmaları noktasında bizler İmar Komisyonu olarak çok çalışma yürüttük. 1/5000’lik planlarda ciddi anlamda bir yol kat ettik ve artık 1/1000’lik plan çalışmalarıyla da bu süreç tamamlanacağı noktasındayız” diye konuştu.

  • BUSİAD ‘Bursa Vizyonu’ STK’lara anlatıldı

    BUSİAD ‘Bursa Vizyonu’ STK’lara anlatıldı

    BURSA (İGFA) – Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıda konuşan Küçükkayalar, “Sanayi tarım ve turizm ile gelişen, bunun için dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü gerçekleştirmiş bir Bursa için el ele diyerek yola çıktıklarını” söyledi. Küçükkayalar, sanayinin tarım alanlarına dokunmadan bu üç alanın birlikte uyum içinde yaşama olanağının olduğunu da rakamlarla açıkladı.

    Somut öneriler de sunan Küçükkayalar’a katılımcılardan katkı, destek ve yeni öneriler de geldi.

    Toplantıya NOSAB Başkanı Erol Gülmez, HOSABSİAD Başkanı Sezayi Sezer, DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül, NOSAB Bölge Müdürü Mehmet Koçer, BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, BALKANTÜRKSİAD Başkanı Fatih Şakir, MARSİFED Başkanı Ramazan Kaya, GESİAD Başkanı Murat Kaya, BİSİAD Başkanı İdris Doğrul, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, BUMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, ARSİYAD Başkanı Erdinç ACAR, URTEB Başkanı Ahmet Özenalp, TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Selim Baykal, TOSYÖV Başkanı Yavuz Kazangil, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Fevzi Çakmak, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ülkü Küçükkayalar ve Oda Temsilcileri ile MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Onat Ertoksöz ve Kamil Özkan, TÜRSAB Güney Marmara Bölge Yönetim Kurulu Üyesi Banu Erkmen ve Genel Sekreter Gülşen Erice ve BUSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı.

    Toplantı sonrasında katılımcılar toplu fotoğraf da çektirdi.