Kategori: Ekonomi

  • Paralar enerjiye değil yatırıma gidecek

    Paralar enerjiye değil yatırıma gidecek

    ŞANLIURFA (İGFA) – Türkiye’nin en çok güneş ışınımı alan, güneşli gün sayısı en fazla illerden biri olan Şanlıurfa’da tarım yapılmaya elverişli olmayan eğimli alanlarda güneşten yararlanarak yenilenebilir enerji üretmek için çalışmalarını sürdüren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Aşık Bölgesindeki 18 megavat güce sahip GES santralini tamamladı.

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün girişimleri ile yenilenebilir ve çevreci enerji sistemleriyle sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek aynı saha içerisinde teknik ekip tarafından 603 KW ve 550 KW gücünce 2 adet Tracker (Güneş Takip Sistemli) GES projesi uygulaması da gerçekleştirildi.

    Böylece Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin Aşık bölgesi-Şanlıurfa Temiz su Arıtma Tesisi ve Akçakale-Ceylanpınar atık su arıtma tesislerinde kurulu toplam 22,2 MW gücünde GES santrali devreye alınmış olacak. Bu santrallerin 21.5 MW’ı ise Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül döneminde hayata geçirildi.

    Aşık bölgesinde kurulumu yapılan 32.760 adet 550 Watt panellerle Şanlıurfa’nın yenilenebilir enerjisine güç katacak olan GES projesi ile yıllık yaklaşık 33 milyon kWh enerji üretilmesi hedefleniyor. Böylece hem enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevreye de katkı sunulması öngörülüyor.

    Karaköprü ilçesi sınırlarında bulunan Aşık Mahallesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi mühendisleri ve teknik ekipleri tarafından yapılan araştırmada bölgede rüzgar hızının oldukça fazla olduğu gözlemlenerek bölgeye Başkan Beyazgül’ün talimatlarıyla “Rüzgar Ölçüm İstasyonu” kurulumu yapıldı. Rüzgâr ölçümleri yapılarak o bölgeye rüzgâr türbini (Rüzgârgülü) kurulumu yapılması planlanıyor.

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül çalışmaların tamamlandığı Aşık Mahallesi GES santraline giderek teknik ekipten bilgi aldı. Başkan Beyazgül GES santralinin faaliyete girdiğini aktardı.

    BAŞKAN BEYAZGÜL, “GES SANTRALİMİZ FAALİYETE GİRDİ”

    Başkan Beyazgül, “ Aşık Mahallemizdeyiz. Şuan arkamızda Belediyemizce kurulan güneş panelleri bulunmaktadır. Bu güneş panellerimiz faaliyete girdi. Bu yatırımın karşılığını artık almaktayız. Hedefimiz tükettiğimiz enerjinin tamamı kadar güneş paneli kurmak ve buradan ödediğimiz aylık 100 milyon TL civarındaki enerji bedellerini karşılayarak bunu da şehrimiz için yatırıma dönüştürmektir. Bu güne kadar kuyulardan çektiğimiz su bize çok maliyetli olarak dönüyordu. Yine arıtma tesislerine pompaj ile su gönderiyorduk. Bu hizmetler de bir enerji bedeli istiyor. Şanlıurfa enerji bedeli olarak en fazla enerji bedeli ödeyen şehirlerden biridir. Biz burada bunu avantaja dönüştürüyoruz. Kendi GES’lerimizi ve rüzgârgüllerimizi kurarak inşallah enerjimizi tamamen ücretsiz bir hale getireceğiz. Buradan alacağımız karşılık, mahsuplaşma ile bir enerji bedeli ödemememizi sağlayacak. Kurduğumuz Rüzgâr Ölçüm İstasyonu ile Rüzgâr Türbini montajı öncesi testlerimiz devam etmektedir. Buradaki incelemelerimiz sırasında bir rüzgâr gücü yoğunluğu olduğunu gördük. Hemen test çalışmalarına başladık. Yaptığımız testlerde bugüne kadar çok olumlu sonuçlar aldık. Testlerimiz tamamlandıktan sonra inşallah burada rüzgârgüllerimizi kuracağız. Rüzgâr türbinleri güneş enerjilerinden çok daha avantajlı. Bütün bunlar sağlandıktan sonra Şanlıurfa enerji bedeline ödediği ücreti yatırıma ödeyecek. Kırsal ve merkezde çok daha büyük yatırımlar yapmış olacağız.” İfadelerine yer verdi.

    BAŞKAN BEYAZGÜL, “RÜZGÂR TÜRBİNİ KURMAK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK”

    Biz güneş enerji santralimizi kurduktan sonra devamını getireceğiz. Hedefimiz enerjiye hiçbir ücret ödemeyinceye kadar buradaki çalışmalarımızı bitirmektir. Diğer taraftan rüzgâr türbinlerimizi halk arasında rüzgârgülü olarak da biliniyor. Rüzgâr türbinlerimizi de kuracağız. Yapmış olduğumuz testlerde burada olumlu cevaplar almaktayız. Güneş Enerji Sistemini kurduğumuz zaman burada rüzgâr gücü yoğunluğu olduğunu gördük. Bu rüzgâr gücü yoğunluğunu da değerlendirmek için hemen test çalışmalarımıza başladık. Test çalışmaları tamamlandıktan sonra Şanlıurfa’da rüzgâr türbinleri vasıtasıyla da enerji üreteceğiz. Amacımız Şanlıurfa’nın sarf ettiği enerji karşılığında hiçbir bedel ödemeksizin elde edilen parayı tamamen yatırıma dönüştürmektir. Bunun için büyük adımlar attık atmaya da devam edeceğiz. Bu güneş panelleri de Şanlıurfa’mızındır. Şehrimize hayırlı uğurlu olsun.” Diye konuştu.

  • KAYSO ilk Togg’unu aldı

    KAYSO ilk Togg’unu aldı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Togg’un Kayseri Sanayi Odası’na hayırlı olması temennisinde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, “Ülkemiz için müthiş bir gurur kaynağı olan yerli ve milli aracımızı Cumhuriyetimizin 100. yılında teslim almanın mutluluğunu yaşıyoruz dedi” dedi.

    Teslimat sırasının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) öncülüğünde 81 ilden 365 Oda ve Borsa Başkanının kuraları ile belirlendiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Odalar ve Borsalar Birliği’nin 79. Genel Kurulu’nda çekilen kura neticesinde yerli ve milli aracımızı teslim almış olduk. Küresel ekonomide taşların yerinden oynadığı, bütün dünyanın pandemiyle uğraştığı bir dönemde Togg’un yatırımları hız kesmeden devam etti.

    Geçen yıl 29 Ekim tarihinde de ilk Togg aracımız banttan inmişti. Bugün ise elektrikli otomobilimizi yollarda görmeye başladık. 60 yıllık hayalin gerçeğe dönüşmesine öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve girişim grubunun değerli temsilcilerine ve tüm emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizin ilk yerli ve milli otomobili Togg, Odamıza hayırlı olsun diye konuştu.

  • Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı İzmir İş Dünyası toplantısında konuştu. İzmir Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

    Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor
    Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kurulacak Cumhuriyetin iktisat politikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi henüz Lozan Antlaşması’nın imzalanmadığı sancılı bir süreçte toplandı. Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor” dedi.

    Ortak akıl vurgusu
    İzmir’den ortak akıl ve iradeyi ortaya koyacak yeni ve güçlü bir ses vermek üzere Mart ayında İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Aynı 100 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi işçi ve çiftçi temsilcilerinin yanı sıra tüccar, sanayici ve esnaf temsilcilerini de İzmir’de ağırladık. Sadece İzmir’den değil, Anadolu’nun ve Trakya’nın dört bir yanından gelen iş insanları örgütleri, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkar odaları, genç iş insanları dernekleri, işçi sendikaları ve çiftçi kuruluşlarıyla bir araya geldik. Yüz yıl sonra yeniden muhteşem bir İzmir ve Türkiye imecesini hep birlikte gerçekleştirdik. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hepimize bir kere daha şunu hatırlattı. Ülkemiz ve dünyadaki koşullar her ne olursa olsun ortak aklı ve iradeyi hakim kılmak ve geleceğe güvenle bakmak için birçok sebebimiz var” diye konuştu.

    Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olanlar genç nesillerdir
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı İzmir’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarının altını önemle çizen Başkan Soyer, “Ortak aklı hâkim kıldığımız müddetçe geleceğe dair iyimseriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılından beklentimiz yüksek. Fakat geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek olanlar bizler değil, yaratıcı düşüncenin kaynağı, zamanın ruhunu yakalamış genç nesildir. Bu ülkenin en iyi okullarından mezun olmuş, en iyi yetişmiş genç zihinlerini Avrupa ülkelerine, yurtdışına kaybetmeye devam ettiğimiz sürece iyimserliğimiz bu hakikatin gölgesi altında kalacak. Hangi kalkınma stratejisine, kapsamlı, kapsayıcı vizyona sahip olursak olalım, biz gençlere adil ve özgür bir ortam sağlayamadığımız müddetçe katma değeri yüksek üretim yapan, küresel rekabette güçlü, ülke olarak dünyanın en gelişmiş on ekonomisi arasına girdiğimiz bir geleceği inşa etmemiz oldukça güç” dedi.

    Dört ana reform üzerinde yükselecek
    Ekonominin ancak eğitimle, adaletin ise ülkemizin tüm kurumlarını kapsayacak bir dizi yapısal dönüşümle güçlenebileceğini söyleyen Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel iklim krizinin kaçınılmaz bir sonucu olarak bu sürecin aynı zamanda bir yeşil dönüşüm seferberliği olarak tarif edilmesi gerekiyor. Çünkü artık çok iyi biliyoruz ki ekoloji ve ekonomi arasında ses benzerliğinden çok da büyük bir yakınlık var. Doğanın korunmasını esas almayan bir ekonomik kalkınmanın kalıcı ve sürdürebilir olması da mümkün değil. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Bildirgesi’nde belirttiğimiz gibi İktisadi planlama, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken hepimizin üstüne düşen ödev işte tam da bu. Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini ve doğayı da kucaklayan yepyeni bir toplumsal mutabakat tesis etmek” ifadelerini dile getirdi.

    İzmirli esnaf ve sanatkârlar için 100 milyon liralık bir finansman
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise iki müjdeden bahsetmek istediğini belirterek “Gelirken Halk Bankası ve Türkiye Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri Birliği ile görüştüm. Zaten 21 yıl boyunca ve özellikle 2022’de bütün Türkiye’deki esnaf -sanatkârlara çok ciddi finansal destekler sağlandı ama ekstra olarak İzmir’i ziyaretimiz vesilesiyle İzmirli esnaf ve sanatkarlar için 100 milyon liralık bir finansman daha tahsis edildi. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu finansman yüzde 15 yıllık finansman maliyetli, 6’şar aylık geri ödemeli ve toplam 5 yıl vadeli olacak. Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası koordinasyonuyla, Merkez Bankamız ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve arttırmak için günlük ve reeskont kredi hacmini 1,5 milyar liradan, 3 milyara çıkardı. Bu yaklaşık günde 103, 105 milyar dolarlık bir finansman desteği demektir. Bu da ihracatçılarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Dış ticaret açığı ve cari açığı azaltmak için ihracatın arttırılması en büyük hedefimiz. Bunun 2 milyar lirası, Eximbank kaynaklarından günlük olarak tahsis edilecek. 25 Temmuz’da 300 milyon liradan 1,5 milyara çıkarılmıştı. Bugün itibariyle de 1,5 milyardan 3 milyara çıkarılmış oldu. 1,5 ayda 10 kat ihracatçılara finansman desteği sağlanmış oldu. Onlardan da ihracatta yeni hamleler yapmalarını ve pazarlarını arttırmalarını bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde daha güzel haberler, daha başka müjdeler de gelecektir” diye konuştu.

    İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı
    Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ise konuşmasında, “İzmir bir ticaret kentidir. Üretim potansiyeli ve eşsiz güzellikleriyle bir turizm şehridir. Gençlik ve spor şehridir. İzmir’i geleceğe taşımak hepimiz için motivasyon kaynağı olacak. Ekonominin temeli üretimdir. İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı. Bunu güçlendirmek için el birliğiyle yola devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişimdir
    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına değinerek “Öncelikli çözüm bekleyen konularımızdan biri yüksek enflasyondur. Yeni ekonomi yönetimimiz ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandı ve Orta Vadeli Program’da da kararlı bir duruş sergileniyor. Bununla birlikte, Kanuna göre uygun şartları oluşan enflasyon muhasebesine geçilmesi de beklentilerimiz arasında. İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişim. Ticari kredilere ulaşım zorlaştı. Beklentimiz, kredi talebinin uygun vade, miktar ve faiz düzeyinden karşılanmasıdır” dedi. Yorgancılar vize başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, “Vize başvurularında yaşanan gecikme, ret veya çok kısa süreli vizeler ile önümüze set çekiliyor. Bu konuda girişimde bulunulması çok önemli” şeklinde konuştu.

    Atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz
    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyon ile mücadelenin öncelikli hedef olduğunu ifade ederek, “Temmuz ayında Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon raporuyla başlayan süreçte, faiz artışları, makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması ve son olarak Orta Vadeli Programın açıklanmasıyla birlikte ekonomik sorunların doğru teşhisine yönelik rasyonel adımlar atıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Program’da mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısal dönüşümler ana başlıklarıyla belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz. Bu hedefleri hayata geçirirken, enflasyonla mücadele hiç kuşkusuz birincil önceliğimiz olacak. Yatırım kararlarını sağlıklı verebilmemiz açısından, enflasyon seviyesini ve para politikasının yönünü bugünden tahmin etmemiz gerekiyor” dedi.

    Teşhisi doğru koymak gerek
    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ise, “Bir sorunu ya da hastalığı tedavi edebilmenin temel şartının teşhisi doğru koymak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de açıklanan Orta Vadeli Programı çok önemsiyorum. Seçimden sonra rasyonel politikalara dönüşün ısrarla vurgulanması, mali disiplin yolunda kararlar alınması ve şeffaflık açısından önemli adımlar atılması, bir güven ikliminin oluşması için son derece değerli” diye konuştu.

  • Haftanın ilk günü altın ne durumda? Altın her zamanın yatırım aracı

    Haftanın ilk günü altın ne durumda? Altın her zamanın yatırım aracı

    Musa YEŞİLDAĞ – Ahmet GÜNAY – Herkes Duysun / BURSA (İGFA) – Bu hafta altın fiyatlarının sabit olduğuna dikkat çeken kapalı çarşı kuyumcu esnafı, altın piyasasının geçen hafta ile aynı seviyelerde olduğuna dikkati çekti.

    “Haftanın ilk gününde gram altın 1710 TL. Düşüş ve yükseliş pek yok” diyen esnaflar, “Zannediyoruz ki bu hafta sabit devam eder. Yatırımcılara tavsiyemiz, altın üzerinde yoğunlaşmalarıdır. Altın 2000’li yıllarda yaklaşık 10 bin dolardı. Şu an 63-65 bin dolar arasında. Ons farkı ile değer kazanmaktadır. Altın her zaman yatırım aracıdır. Savaşta bile kağıt para pek işe yaramaz. Yatırımcılara, has altını tavsiye ediyoruz. Altın olarak en çok ‘995 has altın’ dediğimiz paketli altınları tavsiye ediyoruz. En çok tercih edilenler arasındadır.” diye konuştu.

  • Endüstriyel yemek sektörü kalifiye eleman bulamıyor

    Endüstriyel yemek sektörü kalifiye eleman bulamıyor

    BURSA (İGFA) – Bursa Yemek Sanayicileri Derneği Başkanı Coşkun Dönmez, Endüstriyel Yemek Sektörünün ana maliyet kalemi olan gıda fiyatlarının yanı sıra ambalaj ve diğer giderlerinin de sürekli yükseldiğini bu durumu müşterilerine anlatmakta zorlandıklarını ifade etti.

    Başkan Dönmez, sektördeki firmaların, artan maliyetler oranında fiyat farkı alamayınca gerekli yatırımları zamanında yapamadığını bu nedenle de ya hizmette geri kaldıklarını, ya da istihdam ettikleri kalifiye elemanlarına, yaşam standartların uygun ücret artışı veremeyerek başka sektörlere yönelmesine engel olamadıklarını ifade etti.

    Genç neslin ise sektörden uzak durduğunu ifade eden Dönmez, “Üyelerimiz bu durumdan çok rahatsızlar. Çünkü bu sektörde kalifiye olmayan personeli kesinlikle çalıştıramayız. Müşterilerimize kaliteli hizmet vermeye devam edebilmek için, istihdam, hizmet, kalite dengesini iyi sağlamlamamız lazım. Müşterilerimizden, piyasa koşulları gereği, üç ayda bire inen ve hatta her ay sonu eskale edilmesi gereken fiyat artışlarının anlayışla karşılanmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    Coşkun Dönmez, Pandemi, Rusya Ukrayna savaşı ve dünya çapında etkili olan kuraklık yüzünden gıda fiyatları ile emtia, akaryakıt ve diğer enerji kaynaklarının aşırı yükseldiği bir süreç yaşandığını ifade etti. Tüm bunlara ilave olarak, Türkiye özelinde 6 Şubatta meydana gelen büyük deprem ile birlikte zaten kırılgan olan Türk ekonomisinin derin bir krize girdiğini belirten Dönmez, “Stratejik öneme sahip olan Endüstriyel yemek sektörü olarak, artan maliyetlerimizi müşterilerimize yansıtmamak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar menü fiyatlarımızı gelen zamların altında güncellediğimiz için kâr edemez hale geldik. Bu durum yatırım yapmamıza engel olmakla kalmıyor personelimize hak ettikleri ücretleri ödeyememek gibi bir handikaba da yol açıyor. Maalesef düşük menü fiyatlarının bedelini çalışan personelimiz de ödemeye başladı. Bu nedenle de mevcut personelimiz bir şekilde gayret etse de yeni kalifiye eleman bulamaz hale geldik. Ne yazık ki, gençler bu işe başlamak istemiyorlar. Bu durum sürdürülemez” dedi.

    Gıda sektöründe hijyen ve sanitasyonun çok önemli olduğunu da vurgulayan Coşkun Dönmez, kaliteli hizmet verebilmek, hijyen ve sanitasyon kurallarını harfiyen uygulayabilmek için kalifiye eleman çalıştırmak ve sektöre gençleri çekmek zorunda olduklarına vurgu yaptı.

  • Online alışverişin yıldızları belli oldu

    Online alışverişin yıldızları belli oldu

    İSTANBUL (İGFA) – Ülkemizde internetten alışveriş yapanların üçte birinden fazlası sırasıyla Giyim/Ayakkabı, Yemek Siparişi, Kişisel Bakım/Kozmetik, Süpermarket Gıda Ürünleri ve Teknoloji/Elektronik kategorilerinden sipariş veriyor.

    NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Orta Doğu & Afrika Analitik Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan FMCG (Hızlı Tüketim Ürünleri) perakendeciliğinin e-ticaret performansını değerlendirdi. Şekerel Erdoğan “Hızlı tüketim ürünlerinde çevrimiçi satışlar 2020 ve 2021 yıllarında, Covid-19 döneminde güçlü bir ivme kazandı ve 2022 yılında bir miktar normalleşme ile büyümeye devam etti. Hızlı tüketim ürünleri e-ticaret satışları ile offline satışları karşılaştırdığımızda birçok pazarda e-ticaret büyümesinin halen önde seyrettiğini gözlemliyoruz. Ancak bu iki kanalın geçmiş yıllardaki büyüme farkının kapandığını, hatta Çin ve Fransa gibi bazı gelişmiş pazarların e-ticaret büyümesinde geride kaldığını görüyoruz. Bu da bize e-ticaret büyümesinin dünya çapında normalleştiğini gösteriyor.” diye konuştu.

    NielsenIQ tarafından gerçekleştirilen “2023 Yılının Online Alışverişçileri” araştırmasının sonuçlarına göre; Türk online alışverişçiler ağırlıklı olarak fiyat avantajı, ürün çeşitliliği ve zamandan tasarruf etme motivasyonlarıyla online alışveriş yapıyor. İnternetten alışveriş yapanların üçte birinden fazlası sırasıyla Giyim/Ayakkabı, Yemek Siparişi, Kişisel Bakım/Kozmetik, Süpermarket Gıda Ürünleri ve Teknoloji/Elektronik kategorilerinden sipariş veriyor. Hızlı teslimat uygulamalarının kullanımında da bir önceki yıla göre azalma gözleniyor.

    NielsenIQ, Türkiye’deki FMCG ürünlerinin çevrimiçi performansı değerlendirildiğinde, pandemi döneminde dünya çapında güçlü büyüme kaydeden e-ticaretin toplam hızlı tüketim ürünleri içindeki ağırlığının arttığını; bu oranın “Yeni Normal” dönemi olarak adlandırılan 2022 yılında normalize olduğunu paylaştı. Gıda ve özellikle Atıştırmalıklar grubunun hem online hem de offline büyüme performansıyla öne çıktığının altı çizildi. Online performansın daha yüksek olduğu gruplara bakıldığında başı çeken grupların özellikle Sıcak İçecekler, Bebek Bakım, Kişisel Bakım ve Ev Bakım ürünleri olduğu görülüyor.

    E-ticaretin 2021’deki güçlü bazına rağmen 2022’de 0 ciro büyümesi yakaladığını belirten Didem Şekerel Erdoğan, bu performansta çoklu kanal alışveriş alışkanlıklarının artmasının önemini vurguladı. NielsenIQ tarafından küresel ölçekte yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşan Şekerel Erdoğan, dünya çapında alışverişçilerin %85’inin çoklu kanal alışverişi tercih ettiğini ve Türkiye’de bu tercihin her geçen gün arttığını paylaştı. Didem Şekerel Erdoğan, Türkiye’nin hızlı tüketim ürünleri e-ticaret büyümesinin özellikle son aylarda ivme kazandığını açıkladı. Şekerel Erdoğan, NielsenIQ Türkiye E-Ticaret Paneli’nin sonuçlarına göre e-ticaret satışlarının özellikle Sevgililer Günü, Okula Dönüş, 11.11 ve Cuma İndirimleri dönemlerinde artış kaydettiğini belirterek bu dönemleri doğru anlamanın hem perakendeciler hem de üreticiler için kritik öneme sahip olduğundan bahsetti. Her dönemin farklı kategori dinamikleri olduğunu belirten Didem Şekerel Erdoğan, sezonsallığın en yoğun yaşandığı 11.11’de en çok satan 5 kategorinin Dekoratif Kozmetik, Türk Kahvesi, Elde Bulaşık Deterjanları, Cilt Bakım Ürünleri ve Çamaşır Deterjanları olduğunu paylaştı.

    Türkiye’de e-ticaret için 2023 yılının ilk yarı sonuçlarını paylaşan Didem Şekerel Erdoğan, 2022’deki güçlü performansın 2023’te de devam ettiğini ve yılın ilk yarısında satış cirosunun bir önceki yıla göre 2 büyüdüğünü belirtti. 2023’ün ilk yarısındaki bu güçlü büyümenin bileşenlerini değerlendiren Didem Şekerel Erdoğan, özellikle Kişisel Bakım, Ev Bakımı ve Yiyecek & İçecek gruplarında online büyümenin offline büyümeyi geride bıraktığını ve toplam hızlı tüketim ürünleri içindeki online payının arttığını vurguladı.

  • Kredi kartı limitlerinde yeni dönem

    Kredi kartı limitlerinde yeni dönem

    Daha önce periyodik olarak bankalar tarafından artırılan veya müşterinin talebi üzerine kolay şekilde yükseltilen kredi kartı limitlerinde prosedürler zorlaştırıldı.

    Son dönemlerde limit artırımı talep edilen müşterilerin gelir durumlarının daha dikkatli incelendiği öğrenilirken, özellikle yabancı şirketlerde döviz üzerinden çalışan, yüksek gelirli kişilerden limit artırımı için şirketlerinden gelir belgesi istenmeye başlandı. Bazı bankalar, şirketlerden gelen gelir belgelerinin yabancı dilde olması halinde, yeminli tercümandan çeviri talep ediyor ve ancak bundan sonra limit artırımı talebi değerlendiriliyor.

    Daha önce, kullancıların tüm bankalardaki toplam kredi kartı limitinin, kart sahibi olduğu ilk yıl aylık ortalama net gelirinin 2 katını, sonraki yıllarda ise 4 katını geçemeyeceği yönünde yasal düzenleme yapılmıştı. Buna karşın son dönemde bazı kredi kartlarında, tüm kartlar toplamında aylık gelir miktarına bile ulaşmayacak şekilde limit belirlendiği öğrenildi. Tüketicilerin, aylık gelirlerinin altında, bazı durumlarda gelirlerinin yarısı kadar belirlenen kullanım limitleri için yine bankalarıyla temasa geçip limit artırma başvurusunda bulunması gerekiyor.

  • Faturalardan doğalgazın nasıl düşeceği netleşti

    Faturalardan doğalgazın nasıl düşeceği netleşti

    Hatalı faturalar iptal edilecek ve oluşan tutarlar aboneye iade edilecek. Şirketler, iptal edilen faturayı en geç 3 gün içinde nakden tüketiciye verecek. İptal ödemesi, ön ödemeliler için ‘kredi yükleme’ ile yapılacak.

    Geçen günlerde yayımlanan kararname ile konut, ibadethane ve cemevi abonelerinden, doğalgaz tüketimleri için 24 Nisan’dan 31 Mayıs’a kadar oluşacak ilk faturadan doğalgaz bedeli alınmaması, sonrasında ise 1 Mayıs 2024’e kadarki döneme ait aylık doğalgaz tüketimleri için tahakkuk edecek faturalarda da 25 metreküpe kadar olan tüketim için bedel tahsil edilmemesi düzenlenmişti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu da (EPDK)uygulamaya yönelik esasları belirledi. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz yaptığı açıklamada, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlerken tüm aboneler için gereken ayrıntıları titizlikle ele aldıklarını vurguladı.

    19.7 MİLYON ABONE VAR

    Yılmaz, 19.7 milyon doğalgaz abonesi olduğunu belirterek, “Merkezi sisteme bağlı mesken sayısı 2.8 milyon. Yaklaşık 320 bin de ön ödemeli abonemiz var. Usul ve esasları belirlerken ince eleyip sık dokuduk. Hiçbir abonenin hakkının zayi olmaması için gerekli bütün detayları kapsayan bir düzenleme yaptık. Dağıtım şirketleri de gerekli hassasiyeti ve özeni göstererek vatandaşlarımıza hizmet verecek. Elbette biz de süreci yakından takip edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı düzenlemeleri ile sağlanan bedelsiz kullanım ve akabinde uygulanacak indirimle birlikte yaklaşık 40 milyar TL vatandaşlarımızın cebinde kalacak” diye konuştu. Düzenlemelerin ayrıntıları şu şekilde:

    ENERJİ BAKANLIĞI’NIN BÜTÇESİNDEN KARŞILANACAK

    -Konut, ibadethane ve cemevi abonelerinin 24 Nisan 2023 (bu tarih dâhil) tarihinden 31 Mayıs 2023 (bu tarih dahil) tarihine kadar olan ilk Fatura tahakkuklarında sistem kullanım bedelleri ve buna ilişkin vergilerin tamamı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.
    *Hesaplanan tüketim bedeli üzerinden yüzde 100 oranında indirim yapılarak toplam ödenecek tutar, fatura üzerinde 0 (sıfır) Türk Lirası olarak gösterilecek.

    -24 Nisan 2023 tarihinden sonra hatalı olarak tahakkuk ettirilen faturalar iptal edilecek ve varsa fazladan tahsil edilen tutarlar aboneye iade edilecek. Şirketler faturanın iptalinden itibaren en geç 3 işgünü içerisinde aboneye nakden iade etmekle yükümlü olacak. İade yükümlülüğü, mekanik sayaç kullanan aboneler için ilk faturada mahsuplaşma, ön ödemeli sayaç kullanan aboneler için ise hesaba kredi yükleme suretiyle yerine getirilebilecek.

    -Faturalandırma döneminin herhangi bir nedenle 60 günü aşması durumunda, önceki faturanın bildirilmesinden itibaren geçen her bir ay için Doğalgaz tüketiminin en fazla 25 metreküpe kadar olan kısmı tüketim miktarından indirilecek.

    -Merkezi sistem tüketicilerine uygulanacak tüketim indirim miktarı, merkezi sisteme bağlı toplam konut, ibadethane ve cemevi toplam sayısından bireysel aboneliği bulunan daire sayısı düşülerek bulunan sayının 25 metreküp ile çarpılmasıyla hesaplanacak.

    -Merkezi sistem binalardaki bireysel aboneler kendi abonelikleri üzerinden indirim uygulamasından yararlanacak. Örneğin; 40 dairelik bir merkezi sistem binada 20 adet bireysel abonelik (mutfak ve şofben için) varsa bu abonelerin doğrudan kendi faturalarında indirim uygulanacak, geriye kalan bireysel aboneliği olmayan 20 daire için ise merkezi sistem aboneliği üzerinden en fazla 20×25 metreküp olarak hesaplanacak şekilde indirim uygulanacak.

    -Ön ödemeli sayaç kullanan konut, ibadethane ve cemevi abonelerinin sayaçlarının 24 Nisan 2023 tarihinden sonraki ilk okunması sırasında endeks değeri üzerinden hesaplanan tüketim miktarı, abonenin hesabına “alacak” olarak yansıtılacak ve abonenin sonraki alımında bu alacak karşılığında bedelsiz olarak kartına kredi yüklenecek.

  • Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    İZMİR (İGFA) – Kiraz üretiminde 700 bin tonluk rekolteyle dünya lideri olan Türkiye, kiraz ihracatında 80 bin ton ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefiyle 2023 sezonuna girdi.

    Erkenci kiraz çeşitleri ve iklimsel avantajlarıyla Kuzey Yarımkürenin ilk kirazını üreten merkezlerden biri olan, kirazın başkenti İzmir Kemalpaşa’da “Kiraz Hasat Şenliği” düzenlendi.

    Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi “Kiraz Hasat Şenliği”ne video konferans ile bağlanırken, İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Kemalpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Gönülbağı, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray, muhtarlar, üreticiler yoğun katılım gösterdi.

    KEMALPAŞA’NIN ÜRETİMİNİN YÜZDE 70’İ İHRAÇ OLUYOR

    Türkiye’nin çok zengin bir ekolojiye sahip olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, 4 mevsim ve 7 iklimin Anadolu coğrafyasında yaşandığını, bu iklimin Türkiye’yi kiraz üretiminde dünya lideri yaptığını kaydetti. Kirişçi, “Kiraz üretiminde erkenci bir ürünü yetiştiriyor olmak üreticilerimize avantaj sağlıyor. İzmir, Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 13’ünü yaparken, Kemalpaşa İzmir’in kiraz üretiminin yüzde 63’ünü yapıyor. Kemalpaşa’daki üretimin yüzde 70’i ihraç oluyor. Üreticilerimizi bugüne kadar destekledik, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. Yeni yüzyılın lokomotifi tarım ve hayvancılık olacak. Planlı tarım, sözleşmeli üretim adımlarını atacağız. 1 karış boş arazi bırakmayacağız” diye konuştu.

    Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin ihracatla daha fazla katma değer bulduğuna temas eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “İzmir 100 bin tondan fazla kiraz üreterek Türkiye birincisi olurken, Kemalpaşa’da 52 bin ton kiraz üreterek İzmir birincisi oldu. Üreticilerimizin emeklerinin, alın terlerinin karşılığını bulması için ihracatçılar olarak yoğun mesai harcıyoruz. 2023 yılında 80 bin ton kiraz ihraç ederek ülkemize 200 milyon dolar kazandırmayı hedefliyoruz. Kirazı Türk tarım ürünlerinin lokomotif ihraç ürünü haline getirmek için üreticilerimiz, firmalarımız, Bakanlığımız, Üniversite ve Enstitülerimiz hep birlikte ortak paydada hareket edip dünya ihraç pazarındaki yerimizi artırabiliriz” dedi.

    Türk kirazının en büyük ihraç pazarları hakkında da bilgi veren Uçak, “En önemli pazarlarımız Almanya ve Rusya. Hindistan, Singapur, Hong Kong gibi ülkelerde kirazımız çok seviliyor ve bu ülkelere ihracatımızı artırma potansiyelimiz bulunuyor” dedi.

  • İflaslar 2023’te yüzde 21 artacak

    İflaslar 2023’te yüzde 21 artacak

    İSTANBUL (İGFA) – Allianz Trade’nin yayımladığı Küresel İflas Raporu’na göre endkesin önümüzdeki birkaç yıl daha yükselmeye devam edeceği belirtiliyor.

    İflas seviyelerini analiz ettiği ülkelerin 2023 yılı için yarısında, 2024 yılı için ise beşte üçünde salgın öncesi rakamların aşılması olası görünüyor.

    Avrupa’da, iflasların 2023 yılında Fransa’da yıllık yüzde 41 artarak 59 bine, İngiltere’de yüzde 16 artarak 28 bin 500’e, Almanya’da yüzde 22 artışla 17 bin 800’e ve İtalya’da ise yüzde 24’lük artışla 8 bin 900’e ulaşması bekleniyor. ABD’de ise daha sıkı kredi koşulları ve belirgin ekonomik yavaşlamanın bir sonucu olarak 2023 yılında iflaslarda yüzde 49’luk bir artışın olacağı tahmin ediliyor.

    BÜYÜK ÇAPLI İFLASLARDA ARTIŞ DEVAM EDİYOR

    Rapora göre, iflasların büyük çoğunluğunu küçük ve orta ölçekli işletmeler oluştursa da eğilim yavaş yavaş büyük firmalara da yayılmaya başlıyor. Bu durum da bir domino etkisi riski yaratıyor.

    Küresel düzeyde, büyük çaplı iflasların sayısının 2022 yılının son çeyreğinde 88 adede ulaşarak pandemi öncesi seviyelerin biraz üzerine çıktığı belirtilen raporda, 2022 yılının tamamı için küresel sayıya en fazla katkıda bulunan üç sektörün inşaat, perakende ve hizmet sektörü olduğu vurgulanıyor.

    Küresel büyümenin 2023 yılında yüzde 2,2 ile yavaşlamasının da beklendiği ifade edilen raporda, 2024 yılında ise ılımlı bir toparlanma olacağı tahmin ediliyor.

    Ancak bu toparlanmanın iflaslarda bir düşüşü tetikleyecek seviyelerin altında kaldığı belirtilen rapora göre, düşük büyümeye ek olarak, kârlılık üzerindeki baskının artması, nakit tamponlarının zayıflaması ve daha sıkı finansman koşulları iflasların yeniden artmasına neden olabilir.

    İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle, iflaslarda domino etkisine dikkat çekerek, “50 milyon Euro’dan fazla geliri olan şirketler için iflas sayısı şu anda pandemi öncesi seviyelerin biraz üzerinde. İnşaat, perakende ve hizmetler en çok etkilenen sektörler. Düşük büyüme, kârlılık üzerindeki baskı ve sıkı finansman koşulları, en kırılgan şirketlerin dayanıklılığını test ediyor. Bu şirketler arasında en az fiyatlandırma gücüne sahip sektörler ise; tekstil, hizmet, perakende, ulaşım, inşaat ve dayanıklı tüketim gibi ücret odaklı ve faiz artışı maliyetlerine en çok maruz kalan sektörler” diye konuştu.