Kategori: Genel

  • TBMM Başkanı Kurtulmuş, STK Temsilcileriyle Buluştu

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, STK temsilcileriyle buluştu

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş :

    Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz”

    ANKARA – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz” dedi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş, siyasi kararların, görüşlerin farklı olabileceğini belirterek, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz. Tabiri caizse oklarımızı farklı yöne değil, aynı yöne atmak mecburiyetindeyiz. O da güçlü ve büyük Türkiye hedefidir. Bugün dünyanın, başta bölgemiz olmak üzere, yaşadığı yeni çalkantıları çok derin türbülanslar hep birlikte izliyoruz. Dünyanın nereye, ne şekilde evrileceğini bir takım öngörülerden anlamaya ve yolumuzu açmaya gayret ediyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye içine kapanarak Türkiye kendi bir takım problemlerine büyüterek bu dönemin şartlarından istifade edemez. Bu yeni dönem Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki küresel ölçekte de yeni bir dönemin başındayız. Artık dünya bir tek ülkenin belirleyeceği bir yer değildir. ya da ülkelerin kendi aralarında taksim edeceği bir yer değildir. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kıtanın ya da bir aktın tek başına dünya yönetmesi mümkün değildir. Onun için önümüzdeki dönem dünyanın her yerinde çok kutuplu yani kutuplaşmak anlamında söylemiyorum. Çok merkezlilik anlamında yeni bir dünya dönemin başlangıcıdır. Burada inanın ki yeryüzünde Türkiye gibi beş altı tane ülkeyi ancak sayabiliriz. Bu dönemin kendisine yeni fırsatlar sunduğu, yeni imkanlar sunduğu çok nadir ülkenin olduğunu da ifade etmek isterim. Türkiye hem bölgesel bir güç oldu, hem de artık eldeki imkanlarıyla bu yeni sürece daha olgun, daha güçlü, daha diri bir şekilde gelmiştir” dedi.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / AHMET UMUR ÖZTÜRK – Politika
  • Avrupa Borsaları ECB Faiz İndirimi Sonrası Karışık Seyir İzledi

    Avrupa Borsaları ECB Faiz İndirimi Sonrası Karışık Seyir İzledi

    Avrupa borsaları, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) 25 baz puanlık faiz indiriminden ardından haftanın dördüncü işlem gününü karışık seyirle tamamladı.

    Kapanışta, gösterge endeks Stoxx Europe 600 yüzde 0,03 azalışla günü 555,9 puandan kapattı.

    Otomobil üreticilerin şirketlerinin hisseleri ABD Başkanı Donald Trump’ın dün otomobil üreticileri için bir aylık gümrük vergisi muafiyeti açıklamasının ardından bugün ortalama yüzde 2,13’ün üzerinde artış gösterdi. Teknoloji şirketlerinin hisseleri ortalama yüzde 0,52 değer kazandı.

    Almanya‘da DAX 40 endeksi, yüzde 1,47 yükselişle 23.419,48 puandan kapanış yaptı.

    DAX 40 endeksinin gün içinde 23 bin 476 puana yükselerek rekor yenilemesi dikkati çekti.

    Ülkede politikacıların borç freni kurallarını reforme etmek için anlaşmasının ardından, yatırımcılar Avrupa’nın en büyük ekonomisinde daha güçlü büyüme ve önemli ölçüde daha yüksek altyapı ve savunma harcamaları bekliyor. Endeks yılın başından bu yana yaklaşık yüzde 17 yükseldi.

    İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise günü yüzde 0,83 azalarak 8.632,84 seviyesinden tamamladı.

    Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,29 değer kazanarak 8.197,67 puana ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,68 artarak 38.779,67 puana yükseldi.

    Avrupa borsalarındaki yatırımcıların odağında, ECB’in faiz kararı ve Avrupa Birliği’nin (AB) savunma harcamalarını artırma ve Ukrayna’ya ilişkin destek planları vardı.

    ECB, piyasa beklentileri doğrultusunda durgun ekonomi ve düşen enflasyon oranı karşısında güvercin tutumunu sürdürerek üç temel politika faizini 25 baz puan düşürdü.

    Brüksel’de bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) liderleri de Ukrayna’ya destek ve Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmanın yollarını tartışarak, ABD’yi nasıl yanlarında tutacakları konusunda ortak bir zemin bulmaya çalışıyor.

    Şirket hisselerinde ise Avrupa’nın en büyük hava yolu şirket gruplarından biri olan Air France-KLM’in hisseleri şirketin geçen yılki faaliyet karının piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesinin ardından yaklaşık yüzde 33 yükseldi.

    Alman Posta İdaresinin (Deutsche Post) iştiraki DHL’ın hisseleri de şirketin 8 bin kişiyi işten çıkarmayı dahil eden maliyet azaltma programı açıklamasından sonra yüzde 14,19 yükseldi.

    Bu arada, Avrupa pay piyasasında savunma şirketlerinin hisseleri yükselmeye devam ediyor. Avrupa genelinde savunma harcamalarının artacağı beklentisi, Stoxx 600 Havacılık ve Savunma endeksinin bu yıl yaklaşık 35 yükselmesini sağladı.

    Avro/dolar paritesi TSİ 20.21 itibarıyla yüzde 0,13 artışla 1,081 seviyelerinden işlem gördü.

    CoinTR’den 1.000 TL Hediye! Hemen Üye Ol, Kolayca Kazanmaya Başla! Şimdi Katıl! Reklamdır
    Kaynak: AA / Bahattin Gönültaş – Ekonomi
  • TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye’nin Hedefleri İçin Birlikte Hareket Etmeliyiz

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz” dedi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş, siyasi kararların, görüşlerin farklı olabileceğini belirterek, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz. Tabiri caizse oklarımızı farklı yöne değil, aynı yöne atmak mecburiyetindeyiz. O da güçlü ve büyük Türkiye hedefidir. Bugün dünyanın, başta bölgemiz olmak üzere, yaşadığı yeni çalkantıları çok derin türbülanslar hep birlikte izliyoruz. Dünyanın nereye, ne şekilde evrileceğini bir takım öngörülerden anlamaya ve yolumuzu açmaya gayret ediyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye içine kapanarak Türkiye kendi bir takım problemlerine büyüterek bu dönemin şartlarından istifade edemez. Bu yeni dönem Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki küresel ölçekte de yeni bir dönemin başındayız. Artık dünya bir tek ülkenin belirleyeceği bir yer değildir. ya da ülkelerin kendi aralarında taksim edeceği bir yer değildir. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kıtanın ya da bir aktın tek başına dünya yönetmesi mümkün değildir. Onun için önümüzdeki dönem dünyanın her yerinde çok kutuplu yani kutuplaşmak anlamında söylemiyorum. Çok merkezlilik anlamında yeni bir dünya dönemin başlangıcıdır. Burada inanın ki yeryüzünde Türkiye gibi beş altı tane ülkeyi ancak sayabiliriz. Bu dönemin kendisine yeni fırsatlar sunduğu, yeni imkanlar sunduğu çok nadir ülkenin olduğunu da ifade etmek isterim. Türkiye hem bölgesel bir güç oldu, hem de artık eldeki imkanlarıyla bu yeni sürece daha olgun, daha güçlü, daha diri bir şekilde gelmiştir” dedi. – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Avrupa Merkez Bankası durgun ekonomiye karşı güvercin tutumunu sürdürdü

    Avrupa Merkez Bankası durgun ekonomiye karşı güvercin tutumunu sürdürdü

    Avrupa Merkez Bankası (ECB), piyasa beklentileri doğrultusunda durgun ekonomi ve düşen enflasyon oranı karşısında güvercin tutumunu sürdürerek üç temel politika faizini 25 baz puan düşürdü.

    ECB, yılın ikinci yönetim kurulu toplantısında para politikası kararlarını açıkladı.

    Buna göre, Banka mevduat faiz oranını yüzde 2,75’ten yüzde 2,50’ye indirdi. ECB, refinansman faizi ve marjinal borçlanma faizini de 25 baz puan düşürerek sırasıyla yüzde 2,65 ve yüzde 2,90’a çekti.

    Böylece, para politikasına yönelik yılın ikinci toplantısında refinansman faizi ve marjinal fonlama faizi için Mart 2016’dan, mevduat faizi için de Eylül 2019’dan bu yana altıncı indirim yapıldı.

    ECB’nin kararı, Avro Bölgesi genelinde büyümenin durgun olması ve şubatta yüzde 2,4 ile bankanın yüzde 2’lik hedefine yakın enflasyon açıklamasından sonra geldi.

    Karar metni

    ECB’nin, para politikası kararlarına ilişkin açıklamasını önemli alanlarda değiştirmesi dikkati çekti.

    Banka açıklamasında, faiz oranlarının Avro bölgesinde ekonomiyi yavaşlatmaya devam ettiği yönündeki önceki değerlendirmelerini revize ederek, “Faiz indirimleri yeni borçlanmayı firmalar ve hane halkları için daha ucuz hale getirdiğinden ve kredi büyümesi arttığından, para politikası anlamlı bir şekilde daha az kısıtlayıcı hale geliyor.” ifadesini kullandı.

    Faiz kararı metninde, ECB’nin, dezenflasyon süreci yolunda olduğu belirtilerek, enflasyonun genel olarak Banka uzmanlarının beklediği şekilde gelişmeye devam ettiği kaydedildi.

    Manşet enflasyonun 2025’te ortalama yüzde 2,3, 2026’da yüzde 1,9 ve 2027’de ise yüzde 2 olmasının öngörüldüğü ifade edilen açıklamada, manşet enflasyonda 2025 için yapılan yukarı yönlü revizyonun daha güçlü enerji fiyat dinamiklerini yansıttığı belirtildi.

    Metinde, enerji ve gıda hariç olarak hesaplanan çekirdek enflasyonun 2025 için ortalama yüzde 2,2, 2026 için yüzde 2 ve 2027 için yüzde 1,9 olacağı tahmin edildi.

    Ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukların devam ettiğine yer verilen açıklamada, banka uzmanlarının Avro Bölgesi ekonomisi için büyüme tahminlerini 2025 için yüzde 0,9’a, 2026 için yüzde 1,2’ye ve 2027 için yüzde 1,3’e düşürdüğü aktarıldı.

    Bankanın, bu yıl enflasyon tahminini 0,2 puan yükseltmesi, 2025 ve 2026 yılları için büyüme tahminlerini 0,2 puan düşürmesi dikkati çekti.

    ECB’nin açıklamasında, “2025 ve 2026 için yapılan aşağı yönlü revizyonlar, kısmen yüksek ticaret politikası belirsizliğinin yanı sıra daha geniş politika belirsizliğinden kaynaklanan düşük ihracatı ve yatırımda devam eden zayıflığı yansıtmaktadır.” ifadesi yer aldı.

    ECB Yönetim Konseyi’nin enflasyonun yüzde 2’lik orta vadeli hedefinde sürdürülebilir bir şekilde istikrar kazanmasını sağlama kararlılığının devam ettiği kaydedilen açıklamada, Yönetim Konseyi’nin özellikle belirsizliğin arttığı mevcut koşullarda, uygun para politikası duruşunun belirlenmesinde verilere bağlı ve toplantıdan toplantıya bir yaklaşım izleyeceği tekrarlandı.

    Açıklamada, “Özellikle, Yönetim Kurulunun faiz kararları, gelen ekonomik ve finansal veriler ışığında enflasyon görünümüne, enflasyonun ana dinamiklerine ve para politikası aktarımının gücüne ilişkin değerlendirmesine dayanacaktır. Yönetim Konseyi belirli bir faiz oranı patikasına önceden taahhütte bulunmamaktadır.” yorumu yapıldı.

    Bu arada, Bankanın değerlendirmedeki değişiklikten sonra Almanya, Fransa ve İtalya’nın 10 yıllık devlet tahvillerinin getirileri artarken, avro dolar karşısında değer kazanmaya devam etti.

    ECB’nin hareket yönü artık o kadar da net değil

    ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin değerlendirmesinde, artan belirsizlik ve büyük mali teşvik beklentileriyle birlikte, ECB’nin bugünkü faiz indiriminden sonra izleyeceği yolun artık birkaç hafta önceki kadar net olmadığını belirtti.

    Brzeski, “‘Para politikası anlamlı bir şekilde daha az kısıtlayıcı hale geliyor’ ifadesi, ECB’nin hareket yönünün artık o kadar da net olmadığını gösteriyor. Bu yeni ifade, ECB politika faizlerinin nötr bölgeye yaklaştığını göstermektedir.” dedi.

    Ne savunma harcamalarının artırılması tartışması ne Almanya’da 500 milyar avroluk bir altyapı fonunun duyurulması ne de borç freninde yapılması planlanan değişikliklerin ECB’nin enflasyon ve büyüme projeksiyonlarda dikkate alınmadığını vurgulayan Brzeski, bugünkü toplantı öncesinde en önemli sorunun ECB’nin faiz oranlarını tekrar düşürüp düşürmeyeceğinden ziyade toplantıdan sonra ne olacağı olduğunu kaydetti.

    Carsten Brzeski, “Son günlerde yaşanan gelişmeler, güvercinler ve şahinler arasında daha fazla faiz indirimine ihtiyaç olup olmadığı konusunda daha da hararetli bir tartışmayı tetiklemiş olacak. Eğer Avro Bölgesi hükümetleri gerçekten de bayrağı devralır ve büyük mali teşvikler gelirse, ECB’nin artık Avro Bölgesi büyümesini desteklemek için ağır işler yapmasına gerek kalmayacaktır. Bunun yerine, Alman altyapısı ve Avrupa savunma harcamaları sayesinde daha iyimser bir büyüme görünümü, ECB’nin mevcut faiz indirimi döngüsünü daha önce beklediğimizden daha erken durdurmasına olanak sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Fitch Ratings Ekonomi Birimi Kıdemli Direktörü Charles Seville de “ECB’nin bugünkü faiz indirimi kararı, çekirdek enflasyonun düştüğüne dair kanıtların ortaya çıkmasıyla birlikte sürpriz olmadı. Almanya’nın mali teşviklerinin talebi artırmasına rağmen, Avro Bölgesi ekonomisinin zayıf performansının ve ABD’nin gümrük vergileri tehdidinin 2025’te daha fazla faiz indirimine ilham vereceğini düşünüyoruz.” dedi.

    Deutsche Bank Avrupa Başekonomisti Mark Wall ise ECB’nin yakın vadede daha fazla politika faizi indirimi gerektirebilecek ABD gümrük tarifeleri tehdidi arasında kendisini zorlu bir konumda bulduğunu belirterek, “Avrupa’nın stratejik özerkliğini güvence altına almak için önümüzdeki birkaç yıl içinde gerekli olacak daha yüksek savunma harcamalarına yönelik artan taahhüt, bu ortam, para politikası kaldıracının ustaca kullanılmasını ve politika opsiyonelliğinin korunmasını gerektirmektedir.” ifadelerini kullandı.

    CoinTR’den 1.000 TL Hediye! Hemen Üye Ol, Kolayca Kazanmaya Başla! Şimdi Katıl! Reklamdır
    Kaynak: AA / Bahattin Gönültaş – Ekonomi
  • Kuveyt Emiri Türkiye’de! Cumhurbaşkanı Erdoğan havalimanında karşıladı

    Kuveyt Emiri Türkiye’de! Cumhurbaşkanı Erdoğan havalimanında karşıladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret için Ankara’ya gelen Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ı karşıladı. El Sabah, Arap ülkeleri haricinde ilk yurt dışı resmi ziyaretini Türkiye‘ye yapmış oldu.

    KARŞILAMAYA MEHMET ŞİMŞEK VE VALİ KATILDI

    Es-Sabah ve beraberindeki heyeti taşıyan uçak saat 12.50’de Esenboğa Havalimanı’na indi. Havalimanındaki karşılama töreninde Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ankara Valisi Vasip Şahin de eşlik etti.

    HEYETLER ARASI GÖRÜŞMENİN ARDINDAN İMZA TÖRENİ

    Erdoğan ile es-Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki ikili ve heyetler arası görüşmelerinin ardından, Devlet Nişanı Tevcih ve Anlaşmaları İmza Töreni’ne katılacak. Erdoğan, Kuveyt Emiri es-Sabah onuruna resmi akşam yemeği verecek.

    7 YIL SONRA BİR İLK

    16 Aralık 2023’te göreve başlayan Kuveyt Emiri Sabah, Arap dünyası haricinde ilk yurt dışı resmi ziyaretini Türkiye’ye yapmış oldu. Diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünde düzenlenecek ziyaret, 7 yıl aradan sonra Kuveyt’ten Türkiye’ye emir düzeyindeki ilk ziyaret niteliğini taşıyor.

    Kuveyt Emiri Sabah’ın ziyareti çerçevesinde yapılacak görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Gazze’deki durum ve İsrail’in Gazze’ye saldırıları başta olmak üzere bölgesel gelişmeler de istişare edilecek. İki ülkenin ortak pozisyona sahip bulunduğu İsrail-Filistin meselesi, bölgesel anlamda ele alınacak en önemli konu olarak görülüyor.

    İŞBİRLİKLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR

    İkili gündemde ise ticaret, savunma sanayisi, turizm ve yatırım gibi konuların olduğu önemli başlıklar bulunuyor. Kuveyt’le ekonomi, ticaret, inşaat, sağlık, turizm, enerji ve savunma sanayisi gibi alanlarda mevcut işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda taraflar arasında yeni anlaşmalar imzalanacak.

    DAHA ÖNCE ÇOK SAYIDA ANLAŞMA İMZALANMIŞTI

    Türkiye‘nin inşaat sektöründe Kuveyt’te üstlendiği projelerin değeri 9,2 milyar dolar Kuveyt Haber Ajansının (KUNA) Emir Sabah’ın ziyaretine ilişkin haberinde de Türkiye ile ilişkilerin geçmişine dair 1983’te ekonomi, sanayi ve teknik alanlarında, 1988’de de yatırım teşviki anlaşmasının imzalandığı bilgisi paylaşıldı. Haberde Türk-Kuveyt Ortak İşbirliği Komitesinin ilk toplantısının Ekim 2013’te düzenlendiği ve çeşitli alanlarda 62 anlaşmanın imzalandığı bildirildi.

    TÜRKİYE’DE 400’DEN FAZLA KUVEYTLİ ŞİRKET BULUNUYOR

    Kuveyt ile Türkiye’nin ticaret hacmi 2023’te yaklaşık 700 milyon dolara ulaşırken sektörel çeşitlendirme ve yeni işbirliği mekanizmalarıyla karşılıklı ticaret ve yatırımların artırılması hedefleniyor. KUNA’ya göre Türkiye’de Kuveyt’e ait 400’den fazla şirket, Kuveyt’te de 50 civarında Türk şirketi faaliyet yürütüyor.

    Kuveyt’teki Türk şirketleri, çoğunlukla inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor, bu firmalar Kuveyt’in yeni uluslararası havalimanı da dahil 50 proje çalışması yaptı. Bugüne kadar Türkiye’nin inşaat sektöründe Kuveyt’te üstlendiği projelerin değeri 9,2 milyar dolara, Kuveyt’in Türkiye’deki doğrudan yatırımlarının değeri de 2 milyar dolara ulaştı.

    Kuveyt yönetiminin 2035 vizyonu çerçevesinde yeni yatırımlar ve projeleri hayata geçirip petrol gelirine bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda girdiği dönüşüm sürecine Türk firmalarının daha fazla katkı sağlaması hedefleniyor.

    TÜRKİYE’DEN EMLAK ALANLAR ARASINDA KUVEYT İLK 10’DA

    Türkiye, bir taraftan da Kuveyt vatandaşlarının turizm, tedavi ve emlak yatırımlarında en fazla tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. Kuveyt, nüfusuna oranla Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülke konumunda ve Kuveyt vatandaşları Türkiye’de emlak satın alan yabancılar sıralamasında ilk 10’da yer alıyor.

    Türkiye, 2023’te yaklaşık 400 bin Kuveytli turiste ev sahipliği yaparken Türk vatandaşlarının da Kuveyt’i turizm destinasyonu olarak görmesi hedefleniyor.

    Kaynak: AA / Politika
  • Türkiye’nin tüm ticareti durdurması İsrail’de paniğe neden oldu: Sonuçları çok büyük olacak

    Türkiye’nin tüm ticareti durdurması İsrail’de paniğe neden oldu: Sonuçları çok büyük olacak

    İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk ve kadın demeden katliamlarına devam ediyor. Dünyanın gözü önünde yapılan bu katliamın durdurulması için Türk makamlarından da tepkiler yükselmiş ve Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’da İsrail ile yapılan ihracat işlemlerini kısıtlama kararı almıştı. Bu gelişmenin ardından Ticaret Bakanlığı, yayınladığı yeni açıklamada her türlü ihracat ve ithalat işleminin durdurulduğunu duyurdu. Ticaretin kesilmesi ise İsrail medyasında, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı yazıyla yer buldu.

    KISITLAMANIN ARDINDAN ŞİMDİ DE DURDURMA KARARI

    Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail’in hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bıraktığı ve insani yardımları engellediği vurguladı ve “Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlamıştır. Alınan bu kararda, İsrail Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin’deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir. Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur” dedi.

    İSRAİLLİ BAKAN, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I HEDEF ALDI

    Türkiye‘nin aldığı kritik kararı resmi sosyal medya hesabından duyuran İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili skandal açıklamalarda bulundu. Türkiye’yi ticaret anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayan Katz, İsrail Dışişleri Bakanlığı’na ‘yerel üretim ve diğer ülkelerden ithalata odaklanarak ticarette alternatifler aranması talimatı verdiğini söyledi.

    İSRAİL BASINI TİCARETİN KESİLMESİNE ÖFKELENDİ

    Türkiye’nin kararı sonrası İsrail medyasında gözle görülür bir öfke hakim. Maariv gazetesi “Erdoğan adım atıyor, İsrail kambur duruyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin kararının İsrailli iş insanları arasında öfkeye neden olduğunu yazdı.

    “TÜRKİYE’YE BAĞIMLILIKTAN KURTULMALIYIZ”

    Gazeteye konuşan Merhavim Belediye Başkanı Shay Hajaj “Defalarca uyarıda bulunduk. İsrail taze gıda üretiminde bağımsız olmalı, diğer ülkelere bağımlı olmamalıdır.” derken, Üreticiler Birliği Başkanı Dr. Ron Tomer ise, “Türkiye’den yapılan tüm ithalata hemen şimdi üç yıl süreyle %100 oranında koruyucu gümrük vergisi uygulanmalı ve bazı ürünlerin ithalatı tamamen yasaklanmalıdır.” dedi ve ekledi; “Hükümet Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulmak elinden gelen her şeyi yapmalıdır.”

    “TÜRK BOYKOTUNUN SONUÇLARI ÇOK BÜYÜK OLACAK”

    Calcalist, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı haberinde Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden Yigal Maor’un sözlerine yer verdi.

    Türkiye’nin şimdiye kadar birçok ürünün makul fiyatlarla temin edildiği bir kaynak olduğunu söyleyen Maor, Ankara’nın hamlesinin sonuçlarının İsrail için çok ağır olacağını belirterek şunları söyledi;

    “Tatlı ve konservelerden, sebze ve meyvelere kadar aklınıza gelebilecek her şey Türkiye’den geliyor. Uluslararası şirketler Türkiye’de montaj yapıyor. Örneğin Toyota Corolla Türkiye’de monte ediliyor ve şimdi İsrail’e araba göndermenin mümkün olmadığı söyleniyor. Durum gemilerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’ndan geçmesinin engellenmesi veya Türkiye semalarında uçuş yasağı getirilmesiyle daha da kötüleşebilir”

    TÜRKİYE’NİN KARARI DÜNYA MANŞETLERİNDE

    İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’nin Gazze’deki ‘insani trajedi’ nedeniyle İsrail’le tüm ticareti durdurduğunu yazdığı haberinde söz konusu hamlenin, eski iki yakın müttefik arasında kötüleşen gerilimi daha da derinleştireceğini iddia etti.

    BBC de iki ülke arasındaki ticaretin geçtiğimiz yıl neredeyse 7 milyar dolar değerinde olduğuna dikkat çekti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana Tel Aviv yönetimini sert sözlerle eleştirdiğini hatırlattı.

    “BU ADIM TÜRKİYE’NİN İSRAİL MÜCADELESİNDE BİR CEPHE”

    Aljazeera de iki ülke arasındaki ticaret hacmine dikkat çekerken Türkiye’nin kararının İsrail’in tepkisini çektiğini yazdı.

    Fox News, Türkiye’nin Gazze’deki savaşa karşı protestosunun son hamlesi olarak İsrail ile ticareti kestiğini yazdı. İsrail’in duruma tepki gösterdiğini yazan Fox News “Bu adım Türkiye’nin İsrail’e karşı mücadelesinde sadece bir cephe. Türkiye Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhinde süren soykırım davasına müdahil olma kararı aldı.” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’NİN TAVRI GİDEREK SERTLEŞİYOR”

    Middle East Eye (MEE) Türk hükümetinin ilk olarak 9 Nisan’da İsrail’e 50’den fazla ürüne ihracat kısıtlaması getirdiğini, daha sonra soykırım davasına müdahil olma kararı aldığını şimdi de ülke ile olan tüm ticaretini durdurduğunu belirterek Ankara’nın tavrının giderek sertleştiğini yazdı.

    Kaynak: Haberler.com / Ekonomi
  • Bloomberg: Türkiye, İsrail ile tüm ticari ilişkilerini durdurdu

    Bloomberg: Türkiye, İsrail ile tüm ticari ilişkilerini durdurdu

    Bloomberg’in iki Türk yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Türkiye bugünden itibaren İsrail‘e ihracatı ve İsrail‘den tüm ithalatı durdurdu.

    HABER SONRASI İSRAİL’DEN İLK AÇIKLAMA

    Haber sonrası İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail ile anlaşmaları bozduğunu söyledi. Katz, İsrail’in yerel üretime ve diğer ülkelerden ithalata odaklanarak ticari alternatifler yaratmak için çalışacağını söyledi.

    NE OLMUŞTU?

    İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve işgal planına Türkiye sert tepki göstermişti. İsrail’in Gazze’deki soykırımı nedeniyle Türkiye-İsrail hattında ticari ilişkiler de durma noktasına gelmişti.

    ERDOĞAN: O İŞ BİTTİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak 24 Nisan’da Ankara’da ağırladığı Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile yaptığı ikili basın toplantısında gelen bir soru üzerine “İsrail ile yoğun ticari ilişkileri artık ayakta tutmuyoruz, o iş bitti” açıklaması yapmıştı.

    54 ÜRÜN GRUBUNUN İHRACATINA YASAK

    Türkiye geçtiğimiz ay İsrail’e inşaat demirinden yassı çeliğe, mermerden seramiğe kadar 54 ürün grubunun ihracatı kısıtlamıştı.

    İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARET HACMİ 6,8 MİLYAR DOLAR DEĞERİNDEYDİ

    Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre iki ülke arasındaki ticaret 2023’te 6,8 milyar dolar değerindeydi ve bunun yüzde 76’sı Türkiye’nin ihracatıydı.

    Kaynak: Haberler.com / Politika
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026 yılını işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara yeniden döneceğini ifade etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

    “2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA TEKRAR DÖNECEK”

    Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına işaret ederek, “Geçen yıl ortalama aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha çok ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız giderek düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise biraz zaman alacak, mayıs ayından sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha hızlı bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Vatandaş şu anda enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara yeniden dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

    HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN YASAL DÜZENLEME

    Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Biz de her zaman serbest piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk ama bütün dünyada şu bir gerçek serbest piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların çok daha hakim olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve hızlı çalışması için bir gayret içindeyiz, belki bazı düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, bununla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engellemek. Bu konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu tür tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, kesinlikle bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

    Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece önemli ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa yönelik açıklamaları bulunduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının ardından ciddi bir çalışma başlatıldığını ifade etti.

    “Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı geniş kapsamlı, çok maddeli çalışmalar yapıyor. Çalışma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza arz edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda gerek özel kesimde daha fazla tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve denetim. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok dikkatli bir şekilde izleyen, denetleyen bir mekanizmayı da eş zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

    “BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR DEPREM HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

    Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda bulunan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

    Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, kamu karşı karşıya kaldı. Bu yıl bütçemizde 1 trilyon 28 milyar deprem harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

    “İSRAİL İLE HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MALZEME TİCARETİ YAPILMADI”

    Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yana Filistin’in yanında olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret aynı zamanda oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar olumsuz etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları söz konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden başka bunu yapan ülke yok. Maalesef bütün bunlara rağmen içeride büyük bir yalan ve iftira kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak kararlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce kesintisiz ve yeterli insani yardım olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Kesintisiz insani yardım ve ateşkes oluncaya kadar bunu yapacağız.” dedi.

    “SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin ardından ülkeye yabancı sermaye girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de yabancı kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar yabancı kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Seçim öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemen sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekten hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira sadece hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, doğrudan yatırım için çok sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını ancak bu yatırımların gerçekleşmesinin zaman alacağını vurguladı.

    IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile çok boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle mücadele ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Kalkınma Yolu olduğunu ifade etti.

    Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha fazla işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak çok daha farklı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın bölgesel etkilerini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.”

    Kaynak: AA / Politika
  • Türk SİHA’ları Yunanistan’ı masrafa soktu: Milyarlık programa onay verdiler

    Türk SİHA’ları Yunanistan’ı masrafa soktu: Milyarlık programa onay verdiler

    Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’nin gemi ve drone programlarına dikkat çekerek, uçaksavar ve dronesavar gölgeliklerinin oluşturulması için 2 milyar euro tahsis edildiğini açıkladı.

    TÜRK SİHALARI’NA KARŞI 2 MİLYAR EUROLUK HAMLE

    Türkiye’nin savunma sanayideki atılımları ve yerlileşme hamleleri komşu Yunanistan‘ı dikkatini çekmeye devam ediyor. Selanik’teki Beyond 2024 sergisinde konuşan Yunanistan Savunma Bakanı Dendias, Türk SİHA’larını caydırmak için uçaksavar ve dronesavar gölgeliklerinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bakan Dendias, maliyetli program için 2 milyar euro tahsis edildiğini duyurdu.

    Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias

    “TÜRKİYE’YE MANTIKLI BİR YANIT VERMEMİZ GEREKİYOR”

    Dendias, Türkiye’nin gemi ve drone programlarına dikkat çekerek, “Mesela komşumuz Türkiye’nin gemi inşa programına bakın. Drone programına bakın. Onlara mantıklı bir yanıt vermemiz gerekiyor. Kimin birinci olacağını görmek için bir yarışmaya girmemiz gerektiğini söylemiyorum. Kendimizi savunmak istiyoruz, aynı zamanda caydırıcılık kabiliyetine de sahip olmak istiyoruz.” dedi.

    “YUNAN ORDUSUNDA EN BÜYÜK REFORM”

    Yunan bakan, açıklamasının devamında ise “Yunan Silahlı Kuvvetlerinde şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük reform.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haberler.com / Dünya
  • Bakan Şimşek “Türkiye’ye dış kaynak gelmiyor” diyenlere sessiz kalmadı

    Bakan Şimşek “Türkiye’ye dış kaynak gelmiyor” diyenlere sessiz kalmadı

    Şişecam, Cumhuriyet tarihinin en büyük şirket tahvil ihracına imza attı. Bakan Şimşek bu haber üzerinden, “Ülkemize dış kaynak gelmiyor” iddialarına yanıt verdi.

    Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek şu ifadeleri kullandı: “Ülkemize dış kaynak gelmiyor iddialarına yerinde bir yanıt. Artan güven ve öngörülebilirlik sayesinde ülkemiz uluslararası piyasalardan daha uzun vadeli ve geçmiş döneme göre uygun maliyetli dış finansman sağlıyor.

    DIŞ BORÇ ÇEVİRME ORANI BANKALARDA YÜZDE 96’DAN YÜZDE 149’A YÜKSELDİ

    2023 yılı ilk beş ayında 2,9 milyar dolar net portföy çıkışı olurken, Haziran 2023-Şubat 2024 döneminde 16,8 milyar dolar net portföy girişi gerçekleşti. Dış borç çevirme oranı aynı dönemde bankalarda yüzde 96’dan yüzde 149’a; reel sektörde yüzde 73’ten yüzde 118’e yükseldi.

    Yılın ilk dört ayında 3,7 milyar doları sermaye benzeri olmak üzere bankalar 10,7 milyar dolar, özel sektör ise 1,6 milyar dolar eurobond ihraç etti.”