Kategori: Genel

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine Toplantısı sonrası enflasyonla mücadele mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine Toplantısı sonrası enflasyonla mücadele mesajı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim nedeniyle 1,5 ay sonra gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Enflasyonla mücadeleye yönelik mesajlar veren Erdoğan,yıllık enflasyonun senenin ikinci yarısından itibaren düşüşe geçeceğini söyledi.

    “EMEKLİLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE ENFLASYONUN YOL AÇTIĞI SIKINTILARI BİLİYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: “Dün açıklanan şubat ayı rakamlarına göre istihdam mevsim etkilerinden arındırıldığında 32.4 milyona ulaştı. Bizim de sorunumuz enflasyon baskısıdır. Emeklilerimiz başta olmak üzere enflasyonun yol açtığı sıkıntıları biliyoruz. Bu konuda tavrımız enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlamaktır.

    “SEÇİM EKONOMİSİ UYGULAMADIK, POPÜLİST ADIMDAN UZAK DURDUK”

    Seçim ekonomisi uygulamayarak milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik. Kendimiz bedel ödesek dahi ülkemize, milletimize, gelecek nesillere bedel ödetecek her türlü popülist adımdan uzak durduk duracağız. Bu kararlı duruşumuzun Türkiye ve Türk ekonomisi için ne kadar kıymetli olduğunu zamanla hep birlikte iyi göreceğiz.

    “ENFLASYONUN SENENİN İKİNCİ YARISINDA İTİBAREN DÜŞÜŞE GEÇMESİNİ BEKLİYORUZ”

    Yıllık enflasyonun senenin ikinci yarısından itibaren düşüşe geçmesini bekliyoruz. Uyguladığımız politikaların etkisiyle cari açıkta daralma başladı. Ocak ayında yıllık cari açık 15 milyar dolar azaldı. Altın ve enerji hariç tutulduğunda 34,6 milyar dolarlık cari fazla gerçekleşti”

    Kaynak: Haberler.com / Politika
  • İran-İsrail gerilimi sonrası altın ve dolarda son durum

    İran-İsrail gerilimi sonrası altın ve dolarda son durum

    İran‘ın İsrail’e İHA saldırısı sonrası Orta Doğu’da gerilim tekrar artarken para piyasalarının tepkisinin nasıl olacağı merak edilirken bayramdan sonraki ilk haftada dolar ve altında görüntü belli oldu. Değer kazancının sürdüğü altın 2 bin 451 TL seviyesinde yer alırken dolar 32,40 TL, euro ise 34,52 TL’den satılıyor.

    ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRECEK BEKLENTİSİ

    Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması durumunda altında ciddi fiyat değişikliklerinin olacağı tahminleri yapılırken çeyrek altın 4 bin 430 liradan, Cumhuriyet altını ise 16 bin 980 liradan satılıyor.

    İran-İsrail gerilimi sonrası altına talepte tekrar artış görülürken Goldman Sachs da yıl sonu altın fiyatı tahminini ons başına 2 bin 300 dolardan 2 bin 700 dolara yükseltti.

    PARA PİYASALARININ GÜNDEMİ

    Cuma günü İran’ın İsrail’e saldırı hazırlığında olduğuna dair haber akışı, emtia piyasalarında oynaklığı artırırken altının ons fiyatı şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 2 bin 356 dolar seviyesinde bulunuyor.

    Analistler, hafta sonu Orta Doğu’da artan gerilimin etkileriyle varlık fiyatlarında oynaklığın arttığını ifade ederek söz konusu gelişmelerin ve yoğun veri gündeminin yatırımcıların odağına yerleştiğini söyledi.

  • İran’ın saldırısı İsrail’e 1,35 milyar dolara mal oldu

    İran’ın saldırısı İsrail’e 1,35 milyar dolara mal oldu

    İran‘ın İsrail‘e düzenlediği İHA saldırısının İsrail‘e maliyeti ortaya çıktı. İsrail medyası, saldırının ülke ekonomisine maliyetinin 1,35 milyar dolar olduğunu belirtti.

    FÜZELERİN VERDİĞİ HASAR MALİYETE EKLENMEDİ

    Yediot Aharonot gazetesinin Eski İsrail Genelkurmay Başkanı Müsteşarı Tuğgeneral Ram Aminah’ın değerlendirmelerine yer verdiği haberinde, İsrail’in dün geceki savunma maliyetinin 4-5 milyar şekel (1,08 – 1,35 milyar dolar) olduğu ifade edildi. Bu rakamın sadece İran tarafından fırlatılan füzelerin düşürülmesi için harcanan savunma maliyeti olduğuna işaret eden Aminah, yaralanmalar ile füzelerin isabet ettiği yerlerde yol açtığı hasarın bu rakama dahil olmadığına dikkati çekti.

    İsrail’in geliştirdiği anti balistik füze sistemi Arrow’un tanesinin 3,5 milyon dolar olduğunu belirten Aminah, İran İHA’larının düşürülmesi için havalanan uçakların da ayrı bir maliyeti olduğuna işaret etti.

    İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı basın toplantısında şu ana kadar İran’dan İsrail’e 200’den fazla İHA ve balistik füze atıldığını bildirmişti.

    NE OLMUŞTU?

    İsrail, İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2’si general rütbesinde toplam 7 kişi hayatını kaybetmişti.

    İran, İsrail’in konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve misillemede bulunacaklarını duyurmuştu. İsrail ise İran’ın saldırısına karşılık vereceğini bildirmişti.

    Devrim Muhafızları Ordusu, İran topraklarından İsrail’e kamikaze insansız hava araçları ve füzelerle saldırı başlatıldığını duyurmuştu.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Altın Fiyatlarının Zaman İçindeki Muhteşem Yolculuğu

    Altın Fiyatlarının Zaman İçindeki Muhteşem Yolculuğu

    Altının Görkemli Yükselişi: Zamana Meydan Okuyan Bir Serüven

    Altın, insanlık tarihinin en değerli ve en eski varlıklarından biridir. Yüzyıllar boyunca, altın fiyatları dalgalanmalar gösterse de, bu değerli metal, ekonomik ve politik istikrarsızlıklara rağmen varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Altın, zaman içinde gösterdiği muhteşem yükselişle, her daim yatırımcıların ve toplumun ilgisini çekmiştir.

    Altın, sadece finansal bir varlık olmanın ötesinde, ekonomik ve sosyal açıdan da büyük bir öneme sahiptir. Altın rezervleri, ülkelerin ekonomik güçlerini ve kredibilitelerini belirler. Ayrıca, altının toplumsal statü, güvenlik ve refah sembolü olarak algılanması, onun sosyal etkisini de artırmaktadır.

    Altın fiyatları, tarih boyunca çeşitli ekonomik ve politik faktörlerin etkisiyle dalgalanmalar göstermiştir. Ancak, bu dalgalanmalara rağmen, altın, değerini korumayı başarmış ve yatırımcıların güvenini kazanmıştır. Altının görkemli yükselişi, onu zamana meydan okuyan bir değer haline getirmiştir.

    • Altın, küresel ekonomik ve politik belirsizliklere karşı güvenli bir liman olarak görülmeye devam edecektir.
    • Teknolojik gelişmeler, altının kullanım alanlarını genişletecek ve talep artışına neden olacaktır.
    • Altın, yatırımcılar için her zaman çekici bir seçenek olarak öne çıkacaktır.

    Altının Eşsiz Parıltısı: Ekonomik Dalgalanmalar Arasındaki Daimi Yolculuk

    Altın, insanlık tarihinin en eski ve en değerli varlıklarından biridir. Ekonomik dalgalanmalar, savaşlar ve krizler arasında bile, altının değeri korunmuştur. Bu eşsiz metal, hem maddi hem de manevi açıdan insanlığın sürekli ilgisini çekmeyi başarmıştır.

    Altın, ekonomik zorluklara karşı güvenli bir liman olarak görülmektedir. Enflasyon, piyasa dalgalanmaları veya finansal krizler yaşandığında, yatırımcılar altına yönelmekte ve böylece altın fiyatları artmaktadır. Bu nedenle, altın, uzun vadeli bir yatırım aracı olarak kabul edilmektedir.

    • Altının sınırlı arz miktarı, yüksek talep nedeniyle fiyatlarının sürekli artmasına neden olmaktadır.
    • Altının fiziksel özellikleri (dayanıklılık, bölünebilirlik, işlenebilirlik vb.) onu diğer yatırım araçlarından ayırmaktadır.
    • Altın, geleneksel ve kültürel olarak da önemli bir role sahiptir. Birçok kültürde altın, servetin ve statünün sembolü olarak kabul edilmektedir.

    Altın, Zamanın Ötesindeki Değeri: Finansal Güvenliğin Simgesi

    Altın, insanlık tarihinin en eski ve en değerli varlıklarından biridir. Yüzyıllar boyunca, altın, finansal güvenliğin ve istikrarın sembolü olmuştur. Bu kıymetli madenin fiyatları, zaman içinde benzersiz bir yolculuk geçirmiş ve birçok ekonomik ve jeopolitik olaya tanık olmuştur.

    Altının Fiyat Dalgalanmaları: Altın fiyatları, ekonomik koşullar, talep ve arz dengesi, jeopolitik olaylar gibi birçok faktöre bağlı olarak dalgalanır. Bu dalgalanmalar, altının finansal güvenlik rolünü daha da önemli hale getirir. Yatırımcılar, altın yatırımı yaparak, ekonomik belirsizliklere karşı kendilerini koruyabilirler.

    Altının Zamana Meydan Okuyan Değeri: Altın, yüzyıllar boyunca değerini korumuş ve birçok ekonomik kriz döneminde yatırımcıların güvenli limanı olmuştur. Bu özelliği, altını, finansal güvenliğin ve istikrarın sembolü haline getirmiştir.

    • Altın, enflasyona karşı koruma sağlar.
    • Altın, ekonomik krizlerde değerini korur.
    • Altın, döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı bir sığınak sunar.

    Altının, zaman içindeki muhteşem yolculuğu, onun finansal güvenliğin simgesi olarak önemini vurgular. Yatırımcılar, altın yatırımı yaparak, ekonomik belirsizliklere karşı kendilerini koruyabilirler.

  • 11 ilde DEAŞ ve El Kaide operasyonu: 36 şüpheli yakalandı

    11 ilde DEAŞ ve El Kaide operasyonu: 36 şüpheli yakalandı

    Terör örgütü DEAŞ ve El Kaide’nin finans yapılanmasına yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonda 36 şüpheli yakalanırken İstanbul’da gözaltına alınan 7 şüpheliden farklı ülkelere döviz ele geçirildi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çatışma bölgelerinde faaliyet göstererek dini istismar eden DEAŞ ve El Kaide terör örgütlerine sağlanan fon ağının tespiti için çalışma yürüttü.

    İllegal para transfer yöntemi üzerinden terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet ettikleri ve silahlı terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle haklarında soruşturma yürütülen 8 şüphelinin kimlik ve adresleri belirlendi.

    FARKLI ÜLKELERE AİT PARALAR BULUNDU

    İstanbul’daki adreslere eş zamanlı düzenlenen operasyonda 7 şüpheli yakalandı. Bu adreslerdeki aramalarda 199 bin 420 lira, 16 bin 177 dolar, 10 bin 540 avro, 2 bin 800 Fas dirhemi, 5 bin 377 Mısır paundu, 7 bin Tayland bahtı ile 3 bin Lübnan lirası ele geçirildi.

    Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

    İÇİŞLERİ BAKANI: “HİÇBİRİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ”

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyonla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; ülkemizin huzuru, birlik ve beraberliği için teröristlerin hiçbirine göz açtırmayacağız. Milletimizin duası, güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz.”

    Kaynak: AA / Güncel
  • Özgür Özel’den İYİ Parti’ye “bildiri” çağrısı: Aksi takdirde üzüleceğiz

    Özgür Özel’den İYİ Parti’ye “bildiri” çağrısı: Aksi takdirde üzüleceğiz

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Gündemi değerlendiren Özel, 9 şehidin ardından Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un partilere gönderdiği bildiriyi eleştirdi. Özel, “Bu kez Saadet, Gelecek, Deva, Demokrat partiler imzalamadı ve kendi bildirgelerini sunuyorlar. AK Parti, MHP, İYİ Parti birlikte imza atıyorlar. Cumhuriyetçi olduklarına hiç şüphe duymadığımız geçmişte birlikte olduğumuz, AK Parti ve MHP’yi eleştiren İYİ Parti’nin bunlardan ayrılıp teröre karşı kendi bildirisini imzalamasını istiyoruz. Aksi takdirde üzüleceğiz.” dedi.

    “1 AYDA 23 EVLADIMIZ ŞEHİT OLDU”

    Özel’in açıklamalarından satır başları: “Zor ve ağır günlerden geçiyoruz. Üst üste aldığımız şehit haberleriyle bir acı yüreğimizi yakarken, aynı üs bölgesinden yeni bir şehit haberleri aldık. Biz evlerimizde rahatça uyurken bayrağımızın dalgalanması için canlarını feda ettiler. Bir ayda 23 evladımız aynı bölgede şehit oldu. Aynı ezberi tekrarlayanlar, aynı ezberi tekrar etmeye bizleri de peşlerine takmaya ve hesap sormamaya davet ettiler.

    “ONLAR KINADI BİZ PKK’YI LANETLEDİK”

    Ekonomi kötü ise eleştirirsiniz, iç işlerinde aksaklık vardır eleştirirsiniz ama birileri bir kararı verir tartışmayın der ama oradan sürekli şehit haberi gelir. Evlatlarımız kanı yerde kalmayacak derler ama evlatlarımız kanının üzerine yeni kan akar. Biz konuşuyoruz çünkü evlatlarımızın kanı akmayacak.

    Geçici üs bölgesini koruyabileceksek orada kalınmalı, korunamayacaksa ona göre askeri karar gereği yapılır. Bir eksik varsa gidereceksiniz ki bir daha acı haberi almayalım. Dediler ki biz Meclis’e gelip bilgi vermeyiz. Kendi bildirimizi yayınladık. Onlar kınadı, biz PKK’yı lanetledik. Onlardan çok daha sert tepki gösterdik. Onlar için doğruları savunmanın kıymeti yok onların iktidarını sarsmamanın önemi var. PKK dediğimiz halde PKK demedi dediler. Bizleri protesto etmeye kalktılar. Onların sorumluluğunu paylaşmadık. Maalesef cuma akşamı 9 eve daha ateş düştü.

    “İYİ PARTİ KENDİ BİLDİRİSİNİ İMZALAMALI”

    Sonra çıkmışlar yine bir kez daha kınama yayınlayalım. Bugün Meclis başkanı yine bir bildirge kaleme almış yine bütün partilere yollamış. İmzalayanlar var. Bu kez Saadet, Gelecek, Deva, Demokrat partiler imzalamadı ve kendi bildirgelerini sunuyorlar. AK Parti, MHP, İYİ Parti birlikte imza atıyorlar. Sahada üyelerinin Cumhuriyetçi olduklarına hiç şüphe duymadığımız geçmişte birlikte olduğumuz, AK Parti ve MHP’yi eleştiren İYİ Parti’nin bunlardan ayrılıp teröre karşı kendi bildirisini imzalamasını istiyoruz. Aksi takdirde üzüleceğiz. Biz kendimizi biliyor muyuz, biz Atatürk’ün partisi olduğumuzu, milliyetçi olduğumuzu biliyor muyuz, biz kendimize güveniyoruz kim ne yaparsa yapsın.

    “TAYYİP BEYİN PEŞİNE TAKILMADIK”

    Sen durduğun yerde dur, Atatürk’ün peşinde dur zaman yine seni haklı çıkaracak. Tayyip beyin peşine takılmadık, hata mı yaptık? Yine biz başaracağız. AK Parti devletin genleriyle oynadılar. Şimdi devletin başı, bulunduğu makam öyle ve yürütmenin başı, bir terör saldırısı olmuş kime telefon açmış kime açmamış onunla ilgili tartışma yürüyor.

    Siz iktidar olarak verilen sorumluluğunu yerine getirirseniz, biz gereğini yaparız. Ama biz bilgi ver dediğimizde, kim oluyor derseniz, bizim taleplerimizi ötekileştirirseniz, bazı liderleri arayıp bazı liderleri aramazsanız, siz her şey olmuşsunuzdur ama devlet adamı olamamışsınızdır. Bazı telefonların gelmemesi gelmesinden daha kötüdür. Gelmemesinden gurur duyuyorum. Bütün oy veren seçmenlere saygı duyarak telefon ediyor, geleceği tahayyül etmek için telefon ediyor. Onun gelecekle ilgili tasarrufunda olmamak CHP için bir onurdur.

    PENÇE HAREKATI İLE İLGİLİ SORULAR YÖNELTTİ

    CHP grubu olarak şu soruları bir kez daha bilgilendirmeden 1 saat önce tekrar etmek isterim:

    • Pençe Kilit ile ilgili zafiyet var mıdır?
    • Üs koşulları gerekli korumaya sahip olmadığı için mi saldırılar önlenemiyor?
    • İlave tedbirler alıyor musunuz? G
    • özetleme ve keşif yeterli midir? Yeterli değilse neden yeterli değildir?
    • Acil sağlık müdahalesi yeterli midir?
    • GATA’nın, askeri hastanelerin kapatılması, altın saatte kurtarılacak birçok Mehmetçiğin ölümüne sebebiyet vermekte midir?
    • 21 aydır Pençe Kilit Harekatı’nda sonuca neden ulaşılamamıştır?

    Askerlerimizin moral ve motivasyonunun ne durumda olduğunu takip edeceğiz. Bu sorular Mehmetçiklerin ailelerinin en çok merak ettiği sorulardır. Bu sorular şanla taşıdıkları üniformadan ayrılmış emekli komutanların soruları, yapıcı eleştirileridir.”

  • MİT, terör örgütünün karargah olarak kullandığı Kobani’deki Lafarge fabrikasını bombaladı

    MİT, terör örgütünün karargah olarak kullandığı Kobani’deki Lafarge fabrikasını bombaladı

    Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Suriye’nin kuzeyinde Halep’in Aynularap ilçesinde, Fransız çimento şirketi Lafarge’a ait tesisin bulunduğu yerleşkenin bir bölümünde yuvalanan PKK/ Ypg‘lilere ait stratejik hedefi vurdu.

    MİT TERÖR ÖRGÜTÜNE AİT NOKTAYI HEDEF ALDI

    2013-2014 yıllarında terör örgütü DEAŞ’ı finanse ettiği ortaya çıkan Fransız çimento şirketi Lafarge’ın tesisinin yer aldığı yerleşkeyi, bir diğer terör örgütü PKK/YPG, 2015’ten bu yana sözde askeri karargah olarak kullanmaya devam ediyor. AA’nın yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, MİT, pazar günü öğle saatlerinde Aynularap’ın güneyindeki yerleşkenin bir kısmına yuvalanan terör örgütü PKK/YPG’lilere ait noktayı hedef aldı.

    KRİTİK ALTYAPI TESİSİ VE KONTROL NOKTALARI İMHA EDİLDİ

    MİT son üç günde ayrıca PKK/YPG’nin Halep, Haseke ve Rakka’da terör merkezi haline getirdiği, aralarında kritik altyapı tesisi ve sözde yol kontrol noktalarının bulunduğu onlarca hedefi imha etti. Haseke’nin Rumeylan beldesinde Avde petrol sahası, Kamışlı’da terör örgütünün Ali Ferro yolundaki merkez binası, Kahtaniyye, Malikiyye, Rumeylan’da PKK/YPG’lilerin terör eylemlerine kaynak sağlayan petrol ve doğal gaz tesisleri vuruldu. Hedef alınan PKK/YPG’ye ait bazı tesislerin altında ise örgütün tünel ağının giriş ve çıkış noktaları yer alıyor.

    ANADOLU AJANSI’NIN YAYINLADIĞI BELGELER SES GETİRMİŞTİ

    Anadolu Ajansı, 7 Eylül 2021’de Fransız şirketi Lafarge’ın, terör örgütü DEAŞ’ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, söz konusu belgeler, dünya genelinde geniş yankı bulmuştu. Belgelere göre Lafarge, terör örgütü DEAŞ’la ilişkisi hakkında Fransız istihbarat servislerini sürekli bilgilendirdi. Fransız istihbarat ve devlet kurumları, Lafarge’ı terörü finanse ederek insanlığa karşı suç işlediği konusunda uyarmadı ve bu durumu gizli tutanaklarda itiraf etti. DEAŞ, Lafarge’dan aldığı çimentoları sığınak ve tünel yapımında kullandı. Şirket hakkında Haziran 2017’de açılan soruşturma kapsamında Lafarge’ın Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont’un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, “teröre finansman sağlamakla” suçlanmıştı.

    FRANSA YARGITAYINDAN KRİTİK KARAR

    Haziran 2018’de şirkete yöneltilen “insanlığa karşı suçlara ortak olmak” suçlaması, Kasım 2019’da düşürülmüştü. Davaya müdahil sivil taraflar, yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR), suçlamanın düşürülmesine itiraz ederek Yargıtaya başvurmuştu. Fransa Yargıtayı, 7 Eylül 2021’de Lafarge’ın Suriye’de DEAŞ’lı teröristleri finanse etmesi nedeniyle “insanlığa karşı suça ortak olmak” suçlamasının yöneltilebilmesinin önünü açan kararı almıştı.

    ABD VE FRANSIZ ASKERLERİ TESİSİ ÜS OLARAK KULLANDI

    Paris Temyiz Mahkemesi de 18 Mayıs’ta Suriye’de terör örgütü DEAŞ’a finansman sağladığı AA’nın ulaştığı belgelerle ispatlanan Fransız çimento şirketi Lafarge’a “insanlığa karşı suça ortak olduğu” iddiasıyla soruşturma açılmasını onaylamıştı. Dünyanın en büyük çimento şirketlerinden Fransız Lafarge, Suriye’de Mart 2011’de başlayan iç savaşa rağmen faaliyetini sürdürdü. Terör örgütü DEAŞ’ın bölgeyi ele geçirmesine rağmen üretim faaliyetlerini sürdüren şirket, 2014’ün sonlarında çalışmalarını sonlandırdı ancak şirketin Çelebiye bölgesindeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için DEAŞ’a “haraç” ödemenin dışında örgütten malzeme ve akaryakıt temin ettiği ifşa oldu. Şirket, Temmuz 2015’te İsviçreli rakibi Holcim ile birleşerek isim değişikliğine gitti. Tesisin bir bölümüne 2015 başlarında yerleşen ABD ve Fransız askerleri, Türkiye’nin 9 Ekim 2019’da Suriye’de terör örgütlerine karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı öncesinde, yaklaşık 4,5 yıl boyunca buranın bir kısmını üs olarak kullandı.

    LAFARGE 777,78 MİLYON DOLAR CEZA ÖDEMEYE RAZI OLDU

    ABD’de de 18 Ekim’de Lafarge, New York Brooklyn’deki federal mahkemede anlaşma yoluna giderek “DEAŞ’a yardım” suçunu kabul etti ve 777,78 milyon dolar ceza ödemeye razı oldu. Ancak Fransa’da 2016’dan bu yana kamuoyunda tartışılan “Lafarge’ın DEAŞ’a yardımı” yıllar geçmesine rağmen soruşturma aşamasında kaldı. Konu Fransa’da yargıya intikal etse de hala ilerleme kaydedilmemesinin arkasında Fransız istihbaratının suç ortağı olması dolayısıyla meselenin örtbas edilmek istendiği değerlendirmeleri yapılıyor. Fransa’daki soruşturmada sivil taraf olan ECCHR ve yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile birkaç muhalif isimden başka davaya ilişkin kamuoyuna açıklama yapan henüz çıkmadı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • CHP MYK’nin olağanüstü toplantısı sona erdi! İktidara 6 soru

    CHP MYK’nin olağanüstü toplantısı sona erdi! İktidara 6 soru

    9 askerimizin şehit düşmesinin ardındanCHP lideri Özgür Özel, Manisa programını iptal ederek MYK’yı olağanüstü toplantıya çağırdı.Toplantının ardından yayınlanan MYK bildirisinde iktidara 6 soruldu.

    Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde bir üs bölgesine sızmaya çalışan teröristlerle çıkan çatışmada 9 asker şehit oldu, 4 asker yaralandı. Türkiye’yi yasa boğan haberin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da programını iptal ederek parti MYK’sini olağanüstü topladı.

    TOPLANTI SONRASI MYK BİLDİRİSİ

    Bugün gerçekleşen toplantının ardından yayınlanan MYK bildirisinde iktidara 6 soru yöneltildi. Toplantının ardından yayınlanan MYK bildirisi ise şu şekilde:

    “Ülke olarak dün akşam Irak’ın kuzeyindeki Pençe – Kilit Harekat Bölgesinden gelen şehit haberleri ile yine kahrolduk. 22-23 Aralık 2023 geceleri PKK terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olan 12 evladımızın acısı milletimizin yüreğinde çok tazeyken, bir başka saldırıda 9 askerimizi şehit vermenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

    Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralanan askerlerimize acil şifalar diliyoruz. PKK terör örgütünü ve terörist saldırılarını lanetliyoruz. Terör örgütleri asla amaçlarına ulaşamayacaktır!

    İKTİDARA 9 SORU

    22-23 Aralık 2023’te yaşanan saldırıların ardından sorduğumuz sorular hala yanıtlanmamış, iktidar sorumluluğunu yerine getirmemiş, önlem almamış, kara haberlerin gelmesini engelleyememiştir. Dün gelen acı haberler, milletimizin endişelerini artırmıştır. O gün sorduğumuz soruları hatırlatıyoruz:

    1. 20 aydır süren Pençe – Kilit harekatının siyasi ve askeri hedefleri, bu hedeflere ulaşılma durumu nedir?
    2. Bölgede teröristlerin faaliyetlerine ilişkin istihbarat temininde zafiyet var mıdır?
    3. Teröristlerin saldırıları, üs bölgelerinin mevsimsel koşullara karşı yeterli korumaya ve gerekli tahkimata sahip olmaması sebebiyle mi önlenemiyor?
    4. İnsansız hava araçlarının mevsimsel koşullar nedeniyle uçamadığı durumlarda gözetleme zafiyetini giderecek ilave tedbirler alınıyor mu?
    5. Üs bölgelerinin termal kamera vb. gözetleme sistemleri nicelik ve nitelik olarak yeterli mi? Yetersizse neden hızla giderilmiyor?
    6. Özellikle ‘altın saat’ olarak tabir edilen süre içinde sağlık desteği ve tıbbi müdahale için imkân ve kabiliyetler yeterli mi? Askeri sağlık sisteminin ilga edilmesinin bu zafiyetteki payı nedir?

    Vatanımızın dört bir yanına bayrağımıza sarılı şehit cenazeleri gelmekte ve görülüyor ki, iktidar partisi, Mehmetçiklerimizin güvenliğini tam olarak sağlayamamaktadır.

    Suudi Arabistan Kralı’nın yaşamını yitirmesinde üç günlük milli yas ilan edenlerin, şehitlerimiz için milletimizin bu çağrısını duymazdan gelmelerini unutmamız mümkün değildir.

    Son dönemde yoğunluğu artan terörist saldırılarda kötü ve şahsi yönetilen dış politikanın etkileri olduğu açıktır. Köklü hariciye geleneğimizi reddetmeyen, ulusal çıkarlarımızı ve güvenliğimizi önceleyen akılcı bir dış politika anlayışına hızla dönülmelidir.

    Bu saldırıların neden engellenemediği, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı, sorumluların ihmali olup olmadığı derhal açıklığa kavuşturulmalıdır. İktidarın partimizce dile getirilen soruları ve çağrılarını aymazlıkla siyaset ve provokasyon malzemesi yapmasıyla bu sorun çözülemez. Milletimizin, bir vatan evladını daha yitirmeye tahammülü kalmamıştır. Hain saldırıların neden engellenemediği konusunun açıklığa kavuşturulmaması şehitlerimizin anısına saygısızlık, ülkemiz için ise bir milli güvenlik sorunudur.

    AK Parti iktidarında terk edilmiş olsa da önemli devlet politikalarının belirlenişi ile takip edilişi sürecinde düzenli olarak ve böylesi yakıcı olaylarda acilen, başta ana muhalefet partisi olmak üzere siyasi partilerin yürütme tarafından bilgilendirilmesi bir devlet geleneğidir. Bugünden başlayarak, bu uygulamaya geri dönülmelidir. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu gündemle toplanması ve milletimizin bilgilendirilmesi çağrımızı yineliyoruz.

    Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü, askerlerimizin güvenliği için üstümüze düşenleri yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

    Hepimizin başı sağ olsun.”

    Kaynak: Haberler.com / Gündem
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizdeki Mossad operasyonu İsrail’i de şaşırttı, bu daha ilk adım

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizdeki Mossad operasyonu İsrail’i de şaşırttı, bu daha ilk adım

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı 97’nci Kuruluş Yıl Dönümü Etkinlikleri’nde açıklamalarda bulundu. Türkiye’de Mossad ajanlarına yönelik gerçekleştirilen operasyona değinen Erdoğan, ” İsrail‘in ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net vermiştir. Daha dur bakalım. Bu, işin ilk adımı. Türkiye’yi tanıyacaksınız. Hala tanıyamadınız ama tanımaya mahkumsunuz.” dedi.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    “Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın siz değerli mensupları ile bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Dört sene evvel yine sizlerle Kale yerleşkemizin açılışı münasebetiyle bir araya gelmiştik. Teşkilatımızın genişleyen vizyonunu gösterme yanında gücüne güç katan Kale yerleşkemizin tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Az önce kurumumuzun şanlı tarihine ışık tutan müzemizin açılışını yaptık. Vatan, gelenek ve gelecek kavramları üzerine tasarlanan müzemizin teşkilatımıza kazandırılmasında katkısı olan herkesi yürekten tebrik ediyorum.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın 97’nci kuruluş yıl dönümüne ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Teşkilatımızın 97’nci yıl dönümünün canı gönülden tebrik ediyorum. Görevleri sırasında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilik ile şereflenen mensuplarımıza ise sağlık ve afiyet temenni ediyorum. Rabbim şehitlerimizin ruhlarını şad mekanlarını inşallah cennet eylesin. Ülkemizin 81 vilayeti ile birlikte dünyanın dört bir ucunda Türkiye için görev yapan teşkilatımızın tüm güzide mensuplarına teşekkür ediyorum.

    “TÜM ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN BİRLİKTE GELDİK”

    Sözlerimin hemen başında bir hususu samimiyetle ifade etmek isterim. Aziz milletimizin takdiri ile 2002’den beri Türkiye’nin hizmetindeyiz. Artık 21 yılı deviren Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerimiz esnasında sizlerle hep yakın mesai içinde olduk. Son 21 yılda hayat memat mesabesinde kritik günler yaşadık. Nice badireleri aştık, nice saldırılara maruz kaldık, nice zorlukların, engellerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Tüm bu süreçlerde MİT mensuplarımızın sadece gayretlerine, cesaretlerine ve vatanperverliklerine değil aynı zamanda yüksek vazife şuurlarına, entellektüel birikimlerine, analiz kabiliyetlerine de bizzat şahitlik ettim.

    Devleti için gerektiğinde hiç düşünmeden seve seve canını verecek nice kardeşlerimizle birlikte omuz omuza çalıştık. Dolayısıyla Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın gizli kahramanlarının nasıl bir özveri ile görevlerini ifa ettiklerini şahsen çok çok iyi biliyorum. Kimi zaman ailesinden, kimi zaman sevdiklerinden, kimi zaman sağlığından feragat ederek görev yapan MİT mensuplarımızı burada ayrı ayrı tebrik ediyorum. Rabbim hiç birinizin ayağına taş değdirmesin diyorum.

    “İSTİHBARATTAKİ BAŞARILARIMIZLA ADIMIZDAN SÖZ ETTİRİYORUZ”

    Türkiye ekonomik, siyasi ve askeri olarak küresel güç rekabetinin tam merkezinde olan bir bölgede yer alıyor. İnsanlığın gündemini meşgul eden krizlerin kahir ekseriyeti ülkemizin yakın çevresinde vuku buluyor. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ile kuşatılmışken hem ülkemizi büyütmenin hem de devletimizin güvenliğini sağlamanın gayretindeyiz. Belirsizliğin arttığı bu dönemde ülkemiz ekonomik, askeri, diplomatik ve istihbari alandaki başarıları ile adından söz ettirmektedir. Gelinen aşamada şu gerçeği hemen herkes kabulleniyor.

    Türkiye küresel satranç tahtasında oyun kurucu bir aktör olarak müessir güç konumunu günden güne pekiştirmektedir. Masada ve sahada güçlü Türkiye iddiamız hamdolsun artık tüm unsurları ile birlikte gerçeğe dönüşmektedir. Bakınız bunu sadece biz söylemiyoruz, Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya dünyanın farklı kıtalarındaki pek çok muhatabımızda bu gerçeği dile getiriyor. Son dönemde ülkemizin küresel siyasette artan varlığı ile ilgili kimi husumetten, kimi hayranlıktan, kimi de tamamen hasetlikten kaynaklanan pek çok haber, makale ve kitap yayınlanıyor. Gerek ülkemizin attığı adımları takip edenler, gerekse 2002 öncesi ile bugünün Türkiye’sini karşılaştıranlar aradaki farkı zaten gayet iyi görüyor. Karşımızdaki tablo şudur, birilerinin iddialarının aksine ülkemizde bir eksen kayması yaşanmamış bilakis uzun arayışlardan sonra ülkemiz asıl eksenini bulmuştur. Bu eksenin adı da Türkiye eksenidir.

    “BAŞKALARI NE DER DİYE BAKMIYORUZ”

    Eskiden olduğu gibi başkaları ne der kaygısı ile hareket etmiyoruz. İç ve dış siyasette aldığımız her kararı hayata geçirdiğimiz her politikayı tamamen Türkiye eksenli olarak belirliyoruz. Milletimizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa Türkiye’nin neye ihtiyacı varsa kimin ne dediğine bakmadan onu yapmanın peşindeyiz. Doğru zamanda doğru adımlarla milletimizin çıkarlarını, gerek diplomasi, gerekse askeri sahada cesaretle savunuyoruz. Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonlarımız bunun açık bir örneğidir. Irak’ın kuzeyinde devam eden Pençe Harekatlarımız bunun örneğidir. Yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından Azerbaycanlı kardeşlerimizle birlikte Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşturulması bunlardan biridir. Kadim bağlarımızın olduğu Libya’nın meşru hükümetine verdiğimiz destek bunlardan biridir. Ege’den Karadeniz’e ve Doğu Akdeniz’e kadar mavi vatanımızı koruma noktasında ortaya koyduğumuz güçlü irade bunlardan biridir.

    Bu örneklerin sayısını daha da çoğaltmak mümkündür. Nasıl hiçbir başarı tesadüfi değilse ülkemizin farklı sahalarda elde ettiği kazanımların hiçbiri de tesadüf eseri olmamıştır. Bu başarıların tamamında aşta Milli İstihbarat Teşkilatı’mız olmak üzere ordumuzun, emniyetimizin, hariciyemizin ve diğer kurumlarımızın emeği, mücadelesi, alın ve yürek teri vardır. Güvenlik kurumlarımızın eşgüdüm ve işbirliği içinde çalışması, milletimize işte bu tarihi başarıları yaşatmıştır. Sizlerin şahsında tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum.

    “BİZİ ELEŞTİRENLER ŞİMDİ TAKDİR EDİYOR”

    Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte dünyada taşlar yerinden oynadı. Bu yeni dönemde jeopolitik giderek daha fazla öne çıkmaya başladı. Yine bu süreçte güvenlik konseptlerinde de köklü değişimlerin yaşandığını görüyoruz. Örneğin daha 5-10 yıl öncesine kadar savunma harcamalarını israf gören, kamu bütçesine yük gören devletler son 1-2 sene içerisinde adeta silahlanma yarışına girdi. Daha düne kadar güvenlik birimlerinin görev alanını daraltmaktan bahsedenler içimizde de var. Bütün bunlar bugün güvenlik kurumlarına sınırsız yetkiler veriyor. Batı’da da bizde de. Ülkeler arasında imzalanan güvenlik ve askeri işbirliği anlaşmalarının sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye hamdolsun bu riskleri çok erken fark eden savunma kapasitesine yatırım yapmaya çok erken başlayan ülkelerden biridir. Geçmişte bizi eleştirenlerin tamamı şimdi ülkemizi takdir ediyor.

    “DÜNYA HAYRANLIKLA TAKİP EDİLİYOR”

    İHA ve SİHA’ların sembol olduğu savunma sanayii hamlelerimiz tüm dünyada hayranlıkla takip ediliyor. Bir dönem yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayii bugün ülkemizin katma değeri en yüksek ihracat kalemi haline geldi. 2023 yılında 5,5 milyar dolar savunma ihracatı yaparak cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. İnsansız savaş uçağımız ANKA-3 ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Bu alanda çarpan etkisi yapacak KIZILELMA’nın testleri devam ediyor. Savunma sanayimizin yerli milli ürün yelpazesi genişledikçe ordumuz ve emniyetimizle birlikte MİT başkanlığımızın da imkan, kapasite ve kabiliyeti güçlenmektedir. Bunun müspet sonuçlarını özellikle terör örgütlerine karşı mücadelemizde çok net bir şekilde görebiliyoruz.

    “CASUSLUK ŞEBEKESİNİ ORTAYA ÇIKARIP NET CEVABIMIZI VERDİK”

    İnsansız hava araçlarını etkin şekilde kullanan kurumlarımızın en başında MİT başkanlığımız var. İsrail‘in ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net vermiştir. İsrail ciddi şekilde şaşırdı. Bu daha işin ilk adımı. Türkiye’yi tanıyacaksınız.”

  • Bakanın feribottan inmesine izin vermediler! Almanya’da yüzlerce çiftçi hükümete karşı ayaklandı

    Bakanın feribottan inmesine izin vermediler! Almanya’da yüzlerce çiftçi hükümete karşı ayaklandı

    Almanya‘da hükümetin çiftçilere yönelik yılda 900 milyon euro tasarrufa gideceğini açıklamasının ardından ortalık karıştı. Başkent Berlin’de yüzlerce çiftçi protesto gösterisi düzenledi. Çiftçiler, iskeleyi kapatarak Ekonomi ve İklimi Koruma BakanıRobert Habeck’in feribottan inmesine engel oldu.

    HÜKÜMETİN TASARRUF PLANI ALMAN ÇİFTÇİLERİ KIZDIRDI

    Almanya‘da hükümetin hükümetin gelecek yıl tarım araçları için dizel sübvansiyonlarını ve vergi indirimlerini kesme planları tepkiyle karşılandı. Hükümetin çiftçilere yönelik yaklaşık 900 milyon euro tasarruf yapmayı planladığını açıklaması çiftçilerin sabrını taşırdı.

    ÇİFTÇİLER PROTESTO GÖSTERİLERİNE BAŞLADI

    Başkent Berlin’de yüzlerce çiftçi protesto gösterine başladı. Traktörleriyle şehre inen çiftçiler hükümetin kararına tepki gösterdi. Çıkan olaylarda zaman zaman tansiyon yükselirken, polis ekipleri protestoculara biber gazıyla müdahale etti.

    BAKANIN FERİBOTTAN İNMESİNE İZİN VERMEDİLER

    Protestocu çiftçiler, perşembe akşamı Kuzey Denizi kıyısındaki Schluettsiel’de bir iskeleyi kapattı. Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck’in feribottan inmesine izin vermeyen çiftçiler protestolarını uzun süre sürdürdü. Feribottan inemeyen Habeck, Hooge Adası’na geri dönmek zorunda kaldı.

    Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck

    ALMAN ÇİFTÇİLER NEDEN PROTESTO EDİYOR?

    Almanya Anayasa Mahkemesi, kasımda koalisyon hükümetinin, Kovid-19 salgını döneminden kalma 60 milyar avroluk kullanılmamış krediyi bir iklim fonuna aktarma kararının anayasaya aykırı olduğuna karar vermesinin ardından Alman hükümeti 2024 bütçesinde tasarrufa gitmek zorunda kalmıştı. Mahkeme kararının ardından hükümetin borç frenini art arda beşinci yıl için askıya alması ya da tasarruf ve vergi artışları için yaklaşık 17 milyar avro bulması gerekiyordu.

    KARBON VERGİSİ YÜKSELTİLDİ

    Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller Partisi ve Hür Demokrat Parti’nin oluşturduğu hükümet, gelecek yılın bütçesinde açığı kapatmak için, geçen hafta karbon vergisini öngörülenin üzerinde artırdı. Karbon vergisi (CO2 fiyatı) ton başına 30 avrodan 40 avro yükseltildi. Bunun da ülkede benzin ve dizel litre fiyatlarını sırasıyla 4,3 cent ve 4,7 cent artırması bekleniyor.

    VERGİ MUAFİYETİ KALDIRILDI

    Alman hükümeti, bütçe kesintilerinin bir parçası olarak çiftçiler için vergi muafiyetlerini kaldırmayı ve tarımsal dizel sübvansiyonu da sonlandırmayı planlıyordu. Hükümetin planına göre, Alman çiftçiler artık tarımda kullandıkları mazot için vergi indirimi almayacak ve tarım araçları için vergiden muaf tutulmayacak. Alman hükümeti bu önlemlerin iklimin korunmasına yardımcı olacağını savunuyor. Bu arada, Hollanda ve Fransa gibi diğer Avrupa ülkelerinde de çiftçiler tarafından benzer protestolar düzenlenmesi dikkati çekiyor.

    Kaynak: Haberler.com / Dünya