Kategori: Genel

  • Fed’den dijital para raporu

    Fed’den dijital para raporu

    Fed, ABD Doları’nın resmi bir dijital versiyonunu oluşturmanın fayda ve risklerini ortaya koyan raporunu yayınladı.

    Merkez bankası dijital parasının (CDBC) ödemeleri hızlandıracağını ve ödeme teknolojisinin gelişmesi ile hane halklarına güvenli bir seçenek sunacağını belirten Fed, bununla birlikte finansal istikrar riskleri ve mahremiyet endişelerinin de ortaya çıkacağını vurguladı.

    “Tüketicilerin mahnremiyetini koromak çok önemli” ifadelerini kullanan Fed, bir dijital paranın na faydasının ise kredi ve likidite riskinden bağımsız para yaratabilmek olacağını belirtti. Fed, dijital paranın özel faaiyetler ve işlemler için özellikle sınır ötesi işlemler için daha güvenli seçenekler sunacağını ve ABD Doları’nın yurt dışındaki rolünü de güçlendireceğini savundu.

    Bununla birmikte dijital paranın Ülke’nin finansal sisteminde “temel” değişikliklere yol açacağını, banka mevduatlarını ve kredi bulunabilirliğini azaltacağını öne süren Fed, bu durumun hane halkları ve işyletmeler için kredi maliyetlerinde artışa neden olabileceğini vurguladı.

    CDBC konusunda henüz resmi bir karar alınmadığını belirten Fed, CNBC için bir bir dizi dizayn seçeneğinin hala değerlendirilmekte olduğunu da belirtti.

  • Altın, 18 yıl içinde tükenecek

    Altın, 18 yıl içinde tükenecek

    İnsanoğlu altınla 6 bin yıl önce tanıştı. Milattan önce 4000’de Doğu Avrupa’da dekoratif eşya üretiminde kullanılan altın sonraları mücevher olarak insanları süsledi. Milattan önce 3000’de ise ticarette kullanılmaya başlandı. Yaklaşık 2500 yıl önce para üretiminde artık altın vardı. O günden bu yana altın önemli bir yatırım aracı oldu. Altını bu kadar kıymetli yapan ise ‘sınırlı’ olması. Zira yeryüzünde bilinen altın rezervlerinin 5’te dördü çıkarıldı ve sadece 5’te biri kaldı.

    YERALTINDA 53 TON ALTIN KALDI

    Kalo Gold’un desteğiyle hazırlanan bir analizde dünyada çıkarılmış ve çıkarılmayı bekleyen altın miktarı hakkında çarpıcı rakamlar yer alıyor. Dünya Altın Konseyi verilerine dayandırılan analize göre, madenlerden tarih boyunca toplam 201 bin 296 ton altın çıkarılırken, yeraltı rezervlerinde 53 bin ton altın kaldığı tahmin ediyor. Yerin üzerindeki altının tümü yan yana getirilseydi, ortaya sadece 22 metre genişliğinde ve yüksekliğinde bir küp çıkacağı hesaplanıyor. Peki bugüne kadar madenlerden gelen bu altınlar tam olarak nerede?

    * Şimdiye kadar çıkarılan tüm altının neredeyse yarısı mücevher şeklinde tutuluyor. Hindistan ve Çin, 2020’de küresel mücevher talebinin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturarak altın takı tüketimi için en büyük pazarlar oldu.

    * Altında en büyük kullanım alanlarından bir diğer yatırım. Altın destekli borsa yatırım fonlarında (ETF’LER) külçe, madeni para veya külçe olarak 44 bin tondan fazla altın tutuluyor.

    * Yatırımcıların yanı sıra merkez bankaları da en büyük altın sahipleri arasında yer alıyor. Merkez bankaları varlıklarını çeşitlendirmek ve kurdaki değişimlere karşı korunmak amacıyla genellikle altın tercih ediyor. Merkez bankalarının altın varlıkları, yer üzerindeki altının neredeyse 5’te birini oluşturuyor. 2021 itibariyle bankaların elindeki varlıklar 35 bin tonu aşıyor.

    * Altın elektronik, diş hekimliği ve uzay çalışmaları gibi çeşitli endüstriyel kullanımlara da sahip. Yaklaşık 30 bin ton yani yüzde 15’lik kısım endüstriyel kullanımda.

    REZERVLERDE LİDER AVUSTRALYA

    Dünyada kalan bilinen altın rezervinin büyüklüğü 2020 itibariyle 53 bin ton. Rezervlerde lider olan Avustralya, Rusya, ABD ve Peru dünyanın en büyük altın üreticileri arasında yer alıyor. Bu ülkelerin yanında Çin de dünyanın en büyük üreticileri arasında bulunuyor.

    REZERVLERİN TÜKENMESİ 18 YIL SÜRECEK

    2020 yılı sonun itibariyle yeni keşif olmadan yeraltı rezervlerinin tükenmesinin 18 yıl süreceği hesaplanıyor. 2020 yılındaki yatırımlar öncesinde bu süre 16 yıl olarak hesaplanıyordu. Altın üreticilerinin yatırımları ve keşifl eri sonrasında bilinen rezerv miktarının yıllar içinde artabileceğini belirtmek gerekiyor.

    GELECEK 2 YIL ALTIN GERİ DÖNÜŞÜMÜ BASKI ALTINDA KALACAK, ARZ HIZ KESECEK

    Avustralya Hükümeti Sanayi, Bilim, Enerji ve Kaynaklar Departmanı’nın (DISER) verilerine göre, 2021’de dünya altın arzının 4,840 tona çıkacağı tahmin ediliyor. Ancak bu arz artışı 2022 ile 2023 arasında yıllık ortalama yüzde 1.1 ile düşük büyüme gösterecek. Dünya maden üretiminin Avustralya, Kanada ve Şili’deki artan üretime bağlı olarak 2022’de yüzde 3 artışla 3.758 tona ve 2023’te yüzde 2 artarak 3.834 tona çıkması bekleniyor. Ancak DİSER, 2022 ve 2023’te altın hurda arzının sırasıyla yüzde 5 azalarak 1.150 ton ve yüzde 8 azalarak 1.058 ton olarak gerçekleşeceğini öngörüyor. Bu da toplam arzı baskılayacak. Rapora göre, dünyanın birçok bölgesinin COVID-19 pandemisinin yeni dalgalarını kontrol altına alma önlemleri uygulamasıyla altın geri dönüşüm faaliyetleri 2021’de sakin bir dönem geçirdi.

  • İşyerleri elektrik zammı 4 yılda yüzde 774 oldu

    İşyerleri elektrik zammı 4 yılda yüzde 774 oldu

    İşyerleri için son dört yılda yapılan elektrik zammı miktarı belli oldu. Ticari işletmelerin faturaları son dört yılda neredeyse sekiz kat arttı. İşyerlerine yapılan elektrik zammı 2018’den bu yana yüzde 774.6’ya ulaştı. Aynı dönemde meskenlerde bu oran yüzde 408 oldu. 4 yılda artan enerji maliyeti de enflasyonun en önemli sebeplerinden biri haline geldi.

    Büyük kısmı özelleştirilen elektrik sektöründe 21 görevli tedarik şirketi için uygulanacak tarifelerin yüzde 2.38’inin kâr olarak garanti edildiğini ifade eden Enerji Uzmanı Çağada Kırım, bunun ödenmesi için abone grupları içinde sanayi ve işyerlerine maliyetlerin yansıtıldığını söyledi. Kırım, “Serbest piyasa dinamiklerinin bozulmasıyla birlikte, kur artışına paralel olarak elektrik maliyetlerinde ciddi artış yaşandı. Garanti edilen kâr marjının sağlanması için de öncelikle sanayi ve işyeri elektrik fiyatlarına yüklenildi. Böylece işyeri elektrik fiyatları önemli ölçüde yükseldi ve 2018 yılından bugüne yüzde 774 arttı. Mesken elektrik fiyatları bu şekilde düşük tutuldu, yani kısacası işyerleri ev elektrik fiyatlarını fonladı” dedi.

    “İşyeri elektrik maliyetleri enflasyon rakamlarına yansıyor”

    Sözcü’den Taylan Büyükşahin’in haberine göre, ancak bu durumun sürdürülemez bir boyuta ulaştığını kaydeden Kırım, işyeri elektrik maliyetlerinin enflasyon rakamlarına yansıdığını ve bunun da tüm makro ekonomik verileri olumsuz etkilediğini aktardı. Serbest piyasa dinamiklerinin daha iyi çalışması gerektiğine işaret eden Kırım, işyeri ve sanayiye yüklenen enerji maliyetlerinin, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olan yeni tarifelere göre tüm abone gruplarına dağıtıldığını dile getirdi.

    “Serbest tüketici sayısı artacak”

    38 milyon mesken abonesinin serbest tüketici olarak daha rahat hareket edeceğini söyleyen Çağada Kırım, 5 milyona çıkan ve daha sonra piyasa dinamiklerinin bozulmasıyla 100 bine inen serbest tüketici sayısının hızla artacağını belirtti. Serbest tüketici sayısının yıl sonuna doğru 7.5 milyonu geçebileceğini, hatta üzerine çıkabileceğini anlatan Kırım, “İndirimli elektrik tarifesine geçişler başlayacak, piyasanın olgunlaşmasıyla birlikte devam eden aylarda tüketicilerin elde edeceği tasarruflar artarak devam edecektir. Evler için yüzde 25 indirim söz konusu. Ticarethaneler için de yüzde 40 civarı indirim olabilir yeni serbest tarife ile. Burada olmazsa olmaz koşul serbest piyasa dinamiklerine müdahale edilmemesidir” dedi.

    Kaynak: t24

  • Erdoğan’la görüştü, espriyi patlattı

    Erdoğan’la görüştü, espriyi patlattı

    El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde sosyal medya hesabından yaptığı esprili paylaşımları gündem oldu.

    Bukele, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Külliye’de düzenlenen resmi törende askerlere “Merhaba asker” diye seslendiği anları paylaştı. Bu gönderiyi ise “Türkçe dersinde sözlüye kalkınca ben!” sözleriyle paylaştı. Tweet çok sayıda beğeni ve paylaşım aldı.

    Türkiye’ye geldiğini de Twitter hesabından duyuran Bukele, “Öncelikle Bitcoin diyarı El Salvador’dan tüm Türkiye’ye selamlar” paylaşımını yapmıştı.

  • Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrası dolar ve euroda düşüş

    Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrası dolar ve euroda düşüş

    Merkez Bankası 2022 yılının ilk faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizini yüzde 14 düzeyinde sabit bıraktı.
    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdi.

    Son 1 haftadır 13,50 düzeyinde seyreden dolar/TL faiz kararı öncesinde bulunduğu 13,42’in hemen üzerinden hafif gerileyerek 13,35 oldu. Euro/TL ise 15,25 düzeyinden 15,15’in altında çekildi.

  • Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

    Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizine ilişkin kararını saat 14.00’de açıkladı.

    Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

    Salgında yeni varyantlar ve artan jeopolitik riskler, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

    CARİ DENGE 2022’DE FAZLA VERECEK

    Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmekte, bu bağlamda ticari ve bireysel krediler yakından takip edilmektedir.

    DEZENFLASYONİST SÜREÇ BAŞLAYACAK

    Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile birlikte, enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir.

    YÜZDE 5 HEDEFİ İÇİN TÜM ARAÇLAR KULLANILACAK

    TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

    TCMB, geçtiğimiz yıl politika faizini eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında toplam 500 baz puan indirimle yüzde 14 seviyesine çekmişti.

  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Başakşehir-Kayaşehir Metro Hattı’nı bu yıl tamamlayacak

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Başakşehir-Kayaşehir Metro Hattı’nı bu yıl tamamlayacak

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul’da 7 ayrı metro hattının yapımına devam edildiği belirtildi.

    Söz konusu hatlardan birisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapımına başladığı ve Temmuz 2019’dan sonra “hiçbir çalışma yapılmaması sebebiyle” devralınan Başakşehir-Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı olduğu bilgisi paylaşıldı.

    Bu hattın, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin, toplu konutların ve yoğun nüfusun bulunduğu Kayaşehir’e ulaşımı sağlayacağı aktarılarak, “En öncelikli hatlarımızdan biri olan bu hattımızda, maalesef devraldığımız güne kadar metro hattının yapımı durdurulmuş hiçbir çalışma yapılmamıştı. Hatırlayacağınız gibi; aynı zihniyet Çam ve Sakura Hastanesi yollarını da yapmamış, hastaneye ulaşım için gerekli olan bütün yolları Bakanlığımız yapmıştı.” ifadeleri kullanıldı.

    “Projeyi bu yıl halkımızın hizmetine açacağız”

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Başakşehir-Kayaşehir Metro Hattı inşaatının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına devredildiği anımsatılarak, şunlar kaydedildi:

    “Hattın ihalesi, 2017’de yapıldı. Son yerel seçimler öncesinde yüzde 5’i tamamlanan hatta, Temmuz 2019-Mayıs 2020 döneminde hiçbir ilerleme olmadı. Vatandaşlarımız mağdur olmasın diye, İBB ile yaptığımız protokolle hattı devraldık. Yüzde 95 ilerleme kaydedilen metro hattını, bu yıl halkımızın hizmetine açacağız. Hattın uzunluğu 6,2 kilometredir, 4 istasyonlu raylı sistemimiz saatte 80 kilometre hıza uygun olarak saatte 70 bin yolcu taşıyabilecek. Bu hattı işletmeye aldığımızda, kent merkezi ile Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ve Kayaşehir arasında hızlı, ekonomik ve emniyetli bir ulaşım sağlanacaktır.”

    Bu metro hattının, Bağcılar-Kirazlı, Başakşehir-Olimpiyatköy hattının devamı niteliğinde olduğu ve Metrokent istasyonundan sonra hattın 4 istasyon daha büyümesi anlamına geldiği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:

    “Hattımız, Kayaşehir İstasyonu’nda Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı ile bağlanacak. Bu entegrasyonlarla bölgenin Marmaray’a, havalimanına, Göktürk, Kemerburgaz, Kağıthane, Beşiktaş Gayrettepe’ye metro ile ulaşımı da sağlanacaktır.
    İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görevi olduğu halde yapmaktan imtina ettiği Başakşehir Şehir Hastanemizin bağlantısı olan kara yolu ve köprülerini de Bakanlık olarak devraldık ve yapımını hızla tamamladık. İstanbul’un hep yanında ve yakınında olmaya devam edeceğiz. İstanbul’da halkımızın ulaşımını kolaylaştırmak için kamuoyunu yanıltmadan çalışmaya devam edeceğiz.”

  • “Kara liste” uygulaması kanuna aykırı bulundu

    “Kara liste” uygulaması kanuna aykırı bulundu

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, araç kiralama sektöründeki kara liste uygulamalarına yönelik şikayetler üzerine oybirliğiyle aldığı ilke kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlandı.

    İlke kararında, araç kiralama yazılımcısı ve satıcısı kişilerin araç kiralama firmalarına ‘kara liste’ özelliği de içeren yazılımlar sunduğu; firmaların bu yazılımlara kendi müşterilerinin kişisel verilerini işlediği; işlenen bu veriler arasında, araçların kullanım sürecinde meydana gelen olumsuzlukları veya araç kiralama firmasının yorumlarını da içeren ‘kara liste’ bilgilerinin yer aldığı; bahse konu bu yazılımların, bir araç kiralama firmasının kendi girdiği verileri diğer araç kiralama firmalarına açmasına olanak veren sistemler olarak tasarlandığı belirtildi.

    Kararda, “Araç kiralayan bir gerçek kişinin, müşterisi olduğu araç kiralama firmasına kiralama sözleşmesi kapsamında firmaya sağladığı kişisel verilerin, firma ile yaşadığı olumlu/olumsuz ilişkinin, araca verdiği zarar, ödeme sürecinde yaşanan sorunlar gibi kişisel verilerinin kara liste özelliği içeren yazılımlar vasıtasıyla müşterisi olduğu araç kiralama firması haricinde bilinmeyen sayıda kullanıcı ile paylaşıldığına dair bilgi sahibi olmadığı anlaşılmıştır” denildi.

    Bu durumun 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde yer alan genel ilkelere aykırı olduğu belirtilen kararda, araç kiralama firmalarının müşterilerinin kişisel verilerini işleyebileceğini, ancak bu verileri diğer firmalarla paylaşılmasının temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmemesi şartına aykırı olduğu vurgulandı.

    1 MİLYON TL’YE KADAR PARA CEZASI

    İlke kararında, söz konusu veriler üzerinde hakimiyeti bulunan araç kiralama şirketlerinin yazılım şirketleri ile ortak veri sorumlusu olarak değerlendirileceği, kanun hükümlerine aykırı şekilde araç kiralama sektöründe kara liste uygulamasına başvuran veri sorumluları hakkında Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun 18 inci maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yapılacağı belirtildi.

    Kişisel Verilesi Koruma Kanunu’nun 18. maddesinin c bendinde, kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenlere 25 bin TL’den 1 milyon TL’ye kadar idari para cezası kesilebileceği hükmü yer alıyor.

  • İstanbul Sanayi Odası Başkanı: Doğalgaz kısıntısı üretim üzerinde büyük bir stres yaratacak

    İstanbul Sanayi Odası Başkanı: Doğalgaz kısıntısı üretim üzerinde büyük bir stres yaratacak

    BOTAŞ’ın bazı tesislere uygulanacak doğalgaz kısıntısı kararını değerlendiren İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, doğalgaz kısıntısının üretim üzerinde büyük bir stres yaratacağını belirtti.

    İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, BOTAŞ’ın arz kesintisi kararını değerlendirirken, kısıntı kararının üretim üzerindeki baskıları daha da artıracağını belirterek, “Bundan altı ay önce dünyadaki enerji maliyet ve arzında ciddi sıkıntıların bizleri beklediğine ilişkin işaretleri hep birlikte takip etmiştik. Nitekim son aylardaki maliyet artışlarının en ağır yükünü sanayiciler olarak ciddi bir şekilde üstlendik” ifadelerini kullandı. 

    Enerji Bakanlığı’ndan yapılan son açıklama, kış aylarının da etkisiyle doğalgaz tedarikinde de ciddi sıkıntılar yaşanmaya başlandığını ortaya koyduğun vurgulayan Bahçıvan yazılı açıklamasına şöyle devam etti: 

    “Bu sıkıntılara bir önlem olarak, sanayide kullanılan doğalgaz kullanımında yüzde 40 gibi çok ciddi bir kısıntıya gidilmesi planlanıyor. Son aylarda başta doğalgaz olmak üzere enerjideki maliyet artışlarının büyük bir bölümü zaten sanayici tarafından fedakar bir şekilde karşılanmaktadır. Ağır sanayi sektörlerimizde çok daha katlanılmaz olan bu maliyet bedeline şimdi de arz üzerinden bir bedel ödetilmesi kabul edilemez. Bir yandan ihracata dayalı bir büyüme için elimizden gelen gayreti gösterirken, başta ihracatçı sektörlerimizi vuracak olan bu karar, fabrikalarımız üzerinde çok ciddi bir üretim ve planlama stresine yol açacaktır.

    “Maliyetler üzerinden zaten aylardır belli bir fedakarlığa katlanan sanayicilerimizin şimdi de arz cephesinde bu sorunla karşı karşıya kalması hiç kuşkusuz verimliliği, üretim kalitesini, sevkiyatı ve daha birçok konuyu olumsuz etkileyecektir. Arz kanallarındaki sorunlardan kaynaklanan bu sıkıntıların, en kısa zamanda çözüme kavuşacağını umuyorum.”

  • Doğalgazda rekor tüketim

    Doğalgazda rekor tüketim

    Türkiye’de doğalgaz tüketimi dün 288 milyon metreküpe ulaşarak tüm zamanların rekoru kırıldı. Bundan önceki rekor 280 milyon metreküplü 19 Ocak 2021 tarihinde yaşanmıştı. Diğer yandan 2021 yılında Türkiye’nin doğalgaz sistemine giren toplam miktar 2020 yılına oranla yüzde 23i2 artarak 61,6 milyar metreküpe ulaştı.

    Ülke genelinde doğalgaz abone sayısı geçen yıl sonu itibariyla 18 milyona yaklaşırken doğalgaz ulaştırılacak ilçe merkezi için nüfus şartının 20 binden 15 bine düşürülmesiyle 2022 yılında bu rakamın ve tüketimin artması bekleniyor.