Kategori: Genel

  • Bakan Şimşek: Uyguladığımız politikaların sonuçlarını alıyoruz

    Bakan Şimşek: Uyguladığımız politikaların sonuçlarını alıyoruz

    Bugün Türkiye ekonomisine ilişkin 2 önemli veri açıklandı. Buna göre; eylül ayında 1.8 milyar dolar ile son 2 yılın en büyük fazlasını veren cari denge, ekimde de 186 milyon dolar fazla verdi. Böylece Türkiye ekonomisi bu yıl üçüncü kez fazla vermiş oldu. Türkiye’deki işsiz sayısı ise ekimde 163 bin kişi azalarak 2 milyon 961 bin kişi olurken, işsizlik oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik ekim ayında 2012 Kasım’dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Peş peşe açıklanan verilerin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten ilk değerlendirme geldi.

    Bakan Şimşek şunları söyledi:

    “Büyümede dengelenmeye yönelik politikalarımızla cari denge ekim ayında da fazla verdi, yıllık açık mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldı.

    “REZERVLERİMİZ TARİHİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE”

    Cari dengedeki düşüş ve ülkemize yönelik artan uluslararası yatırımcı ilgisi sayesinde rezervlerimiz 140 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine ulaştı. Uyguladığımız politikalarla bir yandan kırılganlıkları azaltırken diğer yandan yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı sürdürülebilir büyümeyi tesis ediyoruz.

    “UYGULADIĞIMIZ POLİTİKALARIMIZIN SONUÇLARINI ALIYORUZ”

    Bu dönemde en büyük dezavantajımız ihracat artışını sınırlayan ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep. Sanayi üretimindeki seyir büyük oranda bunu yansıtıyor. Ekim ayında işsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e geriledi. Uygulamaya koyduğumuz politikalarımızın sonuçlarını her gün alıyoruz, program hedeflerimiz bir bir gerçekleşmeye devam edecek.”

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Ekonomi
  • İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze’deki kıyıma onay veren ABD Başkanı Biden’a teşekkür etti

    İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze’deki kıyıma onay veren ABD Başkanı Biden’a teşekkür etti

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BM Genel Sekretesi Antonio Guterres tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne getirilen ateşkes tasarısını veto eden ABD’ye teşekkür etti. Netanyahu ayrıca, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Gazze Şeridi’ndeki saldırıların devamı için İsrail ordusuna önemli miktarda mühimmat sağladığını ifade etti.

    NETANYAHU, BİDEN’A TEŞEKKÜR ETTİ

    İsrail’in Gazze’deki katliamları sürerken, Başbakan Binyamin Netanyahu’dan en büyük destekçisi ABD’ye teşekkür geldi. Netanyahu, Gazze’deki saldırıların devamı için önemli miktarda mühimmat sağladığı ve BM Güvenlik Konseyi’nde “Gazze Şeridi’nde ateşkes” tasarısını veto ettiği için ABD Başkanı Biden’a teşekkür etti.

    ABD, İSRAİL ORDUSUNU BESLİYOR

    İsrail ordusu, ABD’nin eski Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan 10 yıllık 38 milyar dolar tutarında rekor bir anlaşmayla ABD’den yılda 3,8 milyar dolar askeri yardım alıyor. Biden, ABD Kongresi’nin onayına sunmadan acil durum yetkisini kullanarak dün İsrail’e 106,5 milyon dolar değerindeki 13 bin 981 adet tank mermisinin satışına onay vermişti.

    GAZZE’DE ACİL ATEŞKES ÇAĞRISINA ABD ENGELİ

    ABD, BMGK’de dün Gazze’de acilen insani ateşkes talebinde bulunulan karar tasarısını veto etmişti. Birleşip Arap Emirlikleri ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 90’dan fazla ülkenin eş sunucusu olduğu karar tasarısı, BMGK’de düzenlenen acil oturumda oylanmıştı. Tasarıya İngiltere “çekimser” oy kullanırken, diğer 13 üye “evet” oyu kullanmıştı.

    ERDOĞAN’DAN ABD’NİN HAMLESİNE SERT TEPKİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) Gazze’de acilen insani ateşkes talep edilen karar tasarısını veto etmesine ilişkin, “Dünyanın 5’ten büyük olduğu gerçeği bir kez daha görülmüş oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, reforme edilmesi olmazsa olmaz, şarttır şart.” demişti.

    Erdoğan, AK Parti İnsan Hakları Başkanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Dünya İnsan Hakları Günü İnsanlığın Yüzü Programı”ndaki konuşmasının devamında, “Bu Birleşmiş Milletlerle, bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyiyle insanlığın bir yere varması mümkün değil. Bunu sadece burada konuşmuyoruz, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da aynen bu ifadeleri kullanan bir lider olarak söylüyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

    GUTERRES 99’UNCU MADDEYİ İŞLETMİŞTİ

    Genel Sekreter Guterres, görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM Şartı’nın 99’uncu maddesini işletmiş ve 6 Aralık’ta BMGK’ye mektup göndermişti. Guterres, “Güvenlik Konseyi üyelerini insani felaketin önlenmesi için baskı yapmaya çağırıyorum ve insani ateşkesin ilan edilmesi talebimi tekrarlıyorum. Bu çok acil.” ifadelerini kullanmıştı.

    Karar tasarısında, tüm esirlerin acilen ve koşulsuz serbest bırakılması ve insani yardıma erişim sağlanması talep ediliyordu. ABD’nin BM Daimi Temscilisi Robert Wood, karar tasarısında Hamas’ın kınanmadığını, bazı Konsey üyelerinin bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

    BMGK’de 7 Ekim’in ardından çok sayıda oturum düzenlenmiş ve birçok karar tasarısının veto edilmesinin ardından Gazze’de çatışmalara “acil ve uzatılmış ara verilmesi” talep edilen 2712 sayılı karar 15 Kasım’da kabul edilmişti.

    BM’NİN 99’UNCU MADDESİ NEDİR?

    99’uncu madde Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin yani bir başka deyişle BM anayasasının bir hükmü olarak biliniyor. BM’nin en üst düzey diplomatı olan genel sekreterin, “kendi görüşüne göre uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehdit edebilecek her türlü konuyu” Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabileceği belirtiliyor.

    İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı operasyon düzenledi. İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

    GAZZE’DE CAN KAYBI 18 BİNE YAKLAŞTI

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 7 bin 700’ü çocuk, 5 bin 150’si kadın olmak üzere 17 bin 700 Filistinli öldü. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildiriliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 275 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumlarını hedef alarak sivil altyapıyı tahrip ederken karadan işgal sürecinde 98 askeri öldü.

    ÇATIŞMALARA İNSANİ ARA VERİLMİŞTİ

    Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

    İsrail ordusu ile Lübnan’daki Hizbullah’ın sınır hattındaki düşük yoğunluklu çatışmalarında ise 23 Lübnanlı sivil, 98 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

    Gazze’de silah zoruyla abluka altında yerinden edilen 1,9 milyon Filistinli, barınma, gıda, temiz su, ilaç ve sağlık hizmetlerinden yoksun şekilde yaşam mücadelesi veriyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Hamza Dağ, kente yapılan yatırımları paylaşan Tunç Soyer’in Ali Cengiz oyununu bozdu

    Hamza Dağ, kente yapılan yatırımları paylaşan Tunç Soyer’in Ali Cengiz oyununu bozdu

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer‘in kente yapılan yatırımlarla ilgili olarak verdiği rakamlarla ilgili AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’dan cevap geldi. Dağ, Tunç Soyer‘in başarısız yönetimine kılavuz bulmaya çalıştığını söyleyip, yatırım için yapılan hizmetin miktarının azlığına değindi.

    TUNÇ SOYER KENTE YAPILAN YATIRIMLARI PAYLAŞTI

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir‘e kazandırdığı yatırımların oranlarını paylaştı. Toplam bütçenin yüzde 41 olduğunu söyleyen Tunç Soyer, “4.5 yılda kentimiz için bütçemiz dahilinde bir belediyenin yapabileceği en yüksek kapasitede yatırım yaptık. 2019 yılından bu güne İzmir‘de 2.1 milyar Euro, yani bugünün rayiciyle 66 milyar liralık yatırım kazandırdık.” dedi.

    HAMZA DAĞ’DAN TUNÇ SOYER’E CEVAP

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Tunç Soyer‘in paylaştığı rakamların gerçeği yansıtmadığını dile getirerek “Tunç Soyer matematiği” ile yapılan hesaplara binaen bazı yanlışları düzeltmek ve kamuoyuna doğru bilgi vermek adına bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.” ifadelerini kullandı.

    “5 YILLIK TOPLAM BÜTÇE 65 MİLYAR LİRADIR”

    Hamza Dağ X hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi; “Tunç Soyer matematiği” ile yapılan hesaplara binaen bazı yanlışları düzeltmek ve kamuoyuna doğru bilgi vermek adına bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 5 yıllık toplam bütçesi 65 milyar liradır. Bu bütçenin yüzde 90’ı İller Bankası’ndan gelmektedir. İBB kendi öz kaynaklarını oluşturma açısında da birçok belediyenin gerisindedir. Tunç Soyer‘in yatırıma ayırdığını iddia ettiği oran yüzde 41, gerçekte ise bu oran yüzde 31 civarındadır. Yatırıma ayrılan paranın İzmirlilerin hayatına yansıması ise maalesef yüzde 10’larda bile değildir.

    “ALİ CENGİZ OYUNU SERGİLEMEKTE”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Soyer başarısız yönetimine kılavuz bulmak için yaptığı sınırlı sayıda “yatırımları” euro cinsinden hesaplayarak bir Ali Cengiz oyunu sergilemekte. O zaman onun hesabıyla gidelim. Hükümetimizin son 5 yıldaki İzmir‘e kazandırdığı yatırımın miktarı 156 milyar liradır. Bu miktarın bugünkü kurdan değeri yaklaşık 5 milyar Euro’dur. Tunç Soyer‘in matematiği ile hesapladığımızda ise ortaya kat be kat fazla bir rakam çıkmaktadır. Sayın Soyer’in söyleyemediklerini, bilip de söyleyemediklerini, şimdi doğru bir matematikle, sadece sığdırabildiklerimizi yazalım.

    Son 21 yılda İzmir‘e kazandırdığımızın yatırımın miktarı 223 milyar liradır. Peki, İzmir‘de neler yaptık?

    • 19.430 konut
    • 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark
    • 11.415 derslik, 4 yeni üniversite, 18.215 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurdu
    • 47 hastane
    • İstanbul- İzmir ve Menemen, Aliağa, Çandarlı otoyolları
    • 959 kilometreye çıkardığımız bölünmüş yol
    • Sabuncubeli ve Konak tünelleri
    • 37 baraj, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet 6 yeraltı depolama tesisi
    • 2’si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisi
    • Nüfusun yüzde 90’ının doğal gaza erişimi

    ve daha nice yatırımlar…

    Bunların yanı sıra; Buca Metrosu, Karşıyaka-Çiğli Tramvay Hattı Projesi, Mürselpaşa Karayolu Alt Geçidi Yapım Projesi, Çiğli Arıtma Tesisinin 4’üncü ünitesi ve diğer bazı projelerin onaylanması ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan bazı yolların İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmesi gibi birçok süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önünü açmak için elimizi taşın altına koymaktan imtina etmedik.

    Buna karşılık Sn. Tunç Soyer‘in iddia ettiği yatırımlarla şehrimizdeki kronik problemlerin hangilerinin çözüldüğünü merak ediyoruz.

    1) Tunç Soyer döneminde İzmirli vatandaşlarımız için büyük bir çile haline gelen trafik sorununu çözmek için kaç tane alternatif yol, kavşak ve üst geçit yapılmıştır?

    2) Tunç Soyer döneminde başlayıp tamamlanan kaç metro veya tramvay hattı vardır?

    3) Tunç Soyer döneminde kaç rekreasyon alanı tamamlanmıştır?

    4) Her yağmurda hayatın durma noktasına geldiği İzmir‘imizde yağmur suyu hatları neden hala yeterli seviyeye gelmemiştir?

    5) İzmir Körfezi neden hala yüzülebilir bir seviyeye gelmemiştir?

    6) Yaşadığımız deprem sonrasında hükümetimiz5061 konut tamamlamışken İBB neden sadece 90 konutta kalmıştır? Kentsel dönüşüme mi daha çok para harcadınız yoksa reklama mı?

    7) Yaz aylarında ilaçlama yapılmadığından İzmirliler, sivrisineklerden şehri terk etmek zorunda kaldı. Peki 21. yüzyılda İzmirliler, neden Orta Çağ Avrupası’nın bile gerisinde yaşamak zorunda bırakılıyor?

    “BECERİKSİZLİĞİNİZİ KENDİNİZE ÖZGÜ MATEMATİKLE KAPATAMAZSINIZ”

    Sn. Soyer, Halep oradaysa arşın buradadır. Beceriksizliğinizi kendinize özgü matematik hesaplarıyla kapatamazsınız. İzmirli hemşehrilerimiz büyükşehir belediyesinden aldıkları hizmetin niceliğine de niteliğine de çok iyi bir şekilde vakıftır.

    Ez cümle; üzülerek söylüyoruz ki 4.5 yıllık süreçte İzmir’imizde planlanmış, finansmanı hazırlanmış, projelendirilmiş ve bitirilmiş bir tane dahi vizyon projeniz yoktur. Lafla peynir gemisi yürümediği gibi çamur atmakla da iz bırakamazsınız. “Hükümet destek vermiyor” yalanını söylemekten, bu masalı anlatmaktan bıkmadınız mı? İzmirliler bıktı, usandı bu safsatadan.”

    Kaynak: Haberler.com / Politika
  • 7 günlük vize muafiyeti hangi Yunan adalarını kapsayacak ve ücreti ne kadar olacak? İşte uygulamanın detayları

    7 günlük vize muafiyeti hangi Yunan adalarını kapsayacak ve ücreti ne kadar olacak? İşte uygulamanın detayları

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Türkiye- Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin beşinci toplantısı kapsamında resmi ziyarette bulunmak üzere Yunanistan’a gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 yıl sonra ilk kez Yunanistan’a resmi ziyarette bulunurken, görüşmede Türk vatandaşlarına vize müjdesi gelmişti. Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türk vatandaşlarına 10 Yunan adası için 7 günlük vize muafiyeti sağlanacağını duyurdu. Peki 7 günlük vize ücreti ne kadar olacak? İşte uygulamanın detayları…

    VİZENİN ÜCRETİ 60 EURO

    Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, vizenin detaylarına ilişkin Habertürk’ün sorularını yanıtladı. Yunan hükümet kaynaklarının verdiği bilgiye göre 7 günlük vize uygulamasının detayları şöyle:

    • Yunanistan’a girişte vize alınabilmesi için Türk vatandaşları ve aileleri için basitleştirilmiş bir vize prosedürü sağlandı.
    • Bu vizeyle Yunanistan’da yedi güne kadar kalma olanağı sağlanacak.
    • Vizenin ücreti 60 euro olacak.
    • Yunanistan’da sınırlı bölgesel geçerliliği olacak.
    • 10 adada hayata geçecek.
    • 12 aylık pilot bir program olacak.
    • Bu uygulama, Schengen sisteminin işleyişinden sorumlu olan Avrupa Komisyonu tarafından onaylanmıştır.

    7 GÜNLÜK VİZE HANGİ ADALARI KAPSAYACAK?

    7 günlük vizeyi kapsayan 10 Yunan adasının da şunlar olması bekleniyor:

    • Sakız
    • Midilli
    • Rodos
    • Samos
    • Kos
    • Meis
    • Leros
    • Kalimnos
    • Simi
    • Limni

    2012’DEN 2019’A KADAR BENZER BİR UYGULAMA OLMUŞTU

    Türkiye ve Yunanistan arasında benzer bir uygulama, 2012 yılında da pilot olarak başlatılmış, 2019’a kadar devam etmişti. Ancak pandemiyle birlikte bu uygulama kaldırılmıştı.

  • ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden için vergi kaçakçılığı suçundan 17 yıl hapis cezası isteniyor

    ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden için vergi kaçakçılığı suçundan 17 yıl hapis cezası isteniyor

    ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’a vergi kaçakçılığı suçlamasıyla açılan iddianame, Hunter’ın 2016-2019’da en az 1,4 milyon dolar vergi kaçırdığını ortaya koydu. İddianame, Hunter’ın müsrif yaşam tarzını vurgulayarak, uyuşturucu, hayat kadınları, lüks otel ve arabalara harcama yaptığını belirtildi.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’a yöneltilen vergi kaçakçılığı suçlamasına dair iddianame, detaylarıyla birlikte kamuoyunu şaşırttı. 2016-2019 döneminde en az 1,4 milyon dolar vergi kaçırmakla suçlanan Hunter Biden’ın, iddianameye göre, müsrif yaşam tarzını sürdürmek adına uyuşturucu, hayat kadınları, lüks otel ve arabalara yapılan harcamalarla dikkat çektiği belirtiliyor.

    İddianame aynı zamanda, Biden’ın Ukrayna, Romanya ve Çin’deki bağlantılarından kaynaklanan gelirlerini detaylı bir şekilde ele alıyor. Hunter Biden’ın avukatı Abbe Lowell, Temmuz ayında yapılan bir anlaşma sonucunda vergi suçlamalarını kabul etmesine rağmen, silah suçlamalarının silinmesi ve hapis cezasından kaçınma sözleşmesinin iptal edilmesiyle gelişen olayları kısaca açıkladı.

    Yeni iddianame, Joe Biden’ın 2024 başkanlık seçimleri için Donald Trump’la yarışmasının beklendiği bir dönemde oğlu Hunter Biden’ın mahkemeye çıkmasının, aileye ve siyasi arenaya yansımalarını merakla bekletiyor.

    ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler ise uzun süredir, Joe Biden’ın oğlunun yurtdışı bağlantılı işlerinden elde ettiği kazançları sorgulayarak, ABD Başkanı hakkında bir azil soruşturması talep ediyor. Ancak, bu iddianamede Cumhuriyetçilerin gündeme getirdiği iddialara dair herhangi bir detay yer almamaktadır.

    Kaynak: Haberler.com / Hukuk
  • İsrail ordusu Han Yunus’ta çok sayıda Hamas üyesini yakaladı iddiası doğru değil

    İsrail ordusu Han Yunus’ta çok sayıda Hamas üyesini yakaladı iddiası doğru değil

    İsrail ordusu Gazze Şeridi’nde yaklaşık 700 Filistinli erkeği kelepçeli, gözleri bağlı ve yarı çıplak halde alıkoydu. Görüntülerde Filistinli erkeklerin iç çamaşırlarına kadar soyulduğu ve askeri kamyonlara taşındığı anlar yer aldı. İsrail tarafından görüntülerdeki Filistinlilerin Hamas üyesi olduğu iddiası ortaya atıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, “İsrail ordusu Han Yunus’ta çok sayıda Hamas üyesini yakaladı” iddiasının doğru olmadığını duyurdu.

    YARI ÇIPLAK VE KELEPÇELİ ŞEKİLDE KAMYONLARA TAŞINDILAR

    KAN’ın sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerde, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki yıkımın ortasında yarı çıplak, iç çamaşırlarıyla yan yana dizilmiş onlarca Filistinlinin ellerinin kelepçeli olduğu görüldü. Görüntülerde, gözleri bağlı olan Filistinli erkeklerin, sürünerek askeri kamyonlara taşınması dikkat çekti.

    Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İsrail’in sosyal medyadaki propaganda hesapları tarafından paylaşılan bazı görüntülerle ilgili “İsrail ordusu Han Yunus’ta çok sayıda Hamas üyesini yakaladı” iddiasına ilişkin açıklama yapıldı.

    GÖZALTINA ALINAN KİŞİLER SİVİL

    İsrail’in, gözaltına alınanların “Hamas üyesi” olduğuna dair herhangi bir kanıt sunamadığı belirtilen paylaşımda, gözaltıların iddia edildiği gibi Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta değil, kuzeydeki Cebeliye’nin de kuzeyinde bulunan Beyt Lahya’da yapıldığının tespit edildiği aktarıldı.

    Ayrıca tutuklular arasında gazeteci Diaa El Kahlot ve akrabalarının olması, yaşlı ve çocukların bulunması ile İsrail medyasında yer alan haberlerin, gözaltına alınanların siviller olduğunu gösterdiği bildirildi.

    İsrail medyasında yer alan görüntülerin kaynağı olarak, İsrailli savaş muhabiri Itay Blumental’in gösterildiğinin belirlendiği ifade edilen paylaşımda, şunlar kaydedildi: “Blumental’in görüntüleri, ‘Gazze Şeridi’nde teslim olan çok sayıda kişi IDF tarafından tutuklandı. Şimdi bu kişilerden herhangi birinin Hamas veya İslami Cihad’a üye olup olmadığı kontrol edilecek’ notuyla paylaştığı tespit edilmiştir.İsrail medyasının da görüntüleri, ‘Cebeliye bölgesinde Filistinli erkekler IDF’ye teslim oldu’ şeklinde servis ettiği görülmektedir. İddia ile örtüşmeyen bu bilgiler üzerine gözaltına alınan Filistinliler ve gözaltı konumuyla ilgili araştırma yapılmıştır. Bölgedeki gazeteciler İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bir okula sığınan Filistinli sivilleri tutuklayarak üzerlerindeki elbiseleri zorla çıkardığını bildirmiştir. Ayrıca görüntülerde tabelası görünen ‘Ulayyan Eczanesinin’ Cebeliye Mülteci Kampı ve El Foqa okulunun karşısında olduğu tespit edilmiştir.”

    ARALARINDA ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DA VAR

    Görüntülerde üstü çıkarılarak elleri bağlananlardan birinin El Arabi muhabiri Diaa El Kahlot olduğunun belirlendiği aktarılan paylaşımda, yayın kuruluşunun, Kahlot’un, Beyt Lahya’daki Pazar Caddesi’nde kardeşleri ve akrabalarıyla gözaltına alındığını doğruladığı belirtildi.

    Paylaşımda, Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü (Euro-Med) Başkanı Ramy Abdu’nun, 7 Aralık’ta gözaltına alınanların Filistinli siviller olduğunu, aralarında 15 yaşında çocukların ve 60-65 yaşındaki yaşlıların olduğunu duyurduğu kaydedildi.

    İSRAİL’İN GAZZE İSGALİNDE SON DURUM

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı

    İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 416’sı asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, Gazze Şeridi’ne düzenlenen kara saldırılarında 89, Lübnan sınırında ise 6 İsrail askeri öldürüldü.

    GAZZE’DE CAN KAYBI 17 BİNİ GEÇTİ

    Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısı 7 bin 112’si çocuk, 4 bin 885’i kadın olmak üzere 17 bin 177’ye yükseldi.

    İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 266 Filistinli hayatını kaybetti.

    İsrail ordusu, Gazze’de on binlerce yaralı ile sivilin sığındığı onlarca hastaneyi zorla tahliye ettirmek için yerleşkelerini ya da ana binalarını vurdu. İşgal sırasında bazı hastaneleri bastı. Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

    İsrail ordusunun 8 Ekim’den bu yana Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarında 23 sivil hayatını kaybederken Hizbullah ile sınırda girdiği çatışmalarda ise 93 Hizbullah mensubu öldü.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Ecem Erkek ödül töreninde hayvan hakları vurgusu yaptı! Sözleri Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’nı bir hayli kızdırdı

    Ecem Erkek ödül töreninde hayvan hakları vurgusu yaptı! Sözleri Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’nı bir hayli kızdırdı

    Hürriyet gazetesinin düzenlediği Altın Kelebek yarışmasında “En iyi komedi dizisi kadın oyuncusu” ödülünü alan Ecem Erkek, ödül konuşmasında dikkat çeken bir konuya parmak bastı. Sokak hayvanlarına dikkat çekip kısırlaştırılma çağrısı yapan Erkek’in salonu ayağa kaldıran konuşmasına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ise tepki gösterdi. Saral, “Bu konuşma, 7 Ekim’den bu yana katledilen 3 binden fazla çocuğun, binlerce kadın, yaşlı ve gencin öldürülmesini yok sayan; köpeğini onlardan üstün tutup, öncelediğini belirten kasıtlı bir konuşma” ifadesini kullandı.

    Ecem Erkek.

    ECEM ERKEK’TEN ÖDÜL KONUŞMASINDA HAYVAN HAKLARI VURGUSU

    Oyuncu Ecem Erkek, Altın Kelebek yarışmasında “En iyi komedi dizisi kadın oyuncusu” ödülünü kazandı. Ödül konuşmasında hayvan hakları vurgusu yapan Erkek, “Beni izleyemeyen ve izlese de hiçbir şey anlamayacak ama eve dönmemi sabırsızlıkla bekleyen köpeğim var benim. Şu anda arkadaşıma emanet, gözüm arkada değil. Çok şanslı ve mutlu bir köpek. Fakat sokaklarda onun kadar şanslı, mutlu olmayan bir sürü canımız var. Biz vicdanlı bir milletiz, merhamet duygusu yüksek bir milletiz. Onları hayattan koparmadan da onlarla sağlıklı bir ortak yaşamı sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Belediyelerde yapılacak, yapılması beklenen kısırlaştırma faaliyetinin bu sorunu çözeceğinden eminim. Çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI SARAL TEPKİ GÖSTERDİ

    Erkek’in konuşması salonda alkışlarla karşılanırken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’i ise kızdırdı. Sosyal medya platformu X üzerinde Ecem Erkek yaptığı konuşmanın videosunu alıntılayan Saral, “Bu konuşma öylesine yapılmış, genelgeçer bir konuşma değil” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral.

    “KÖPEĞİNİ, GAZZE’DE ÖLEN SİVİLLERDEN ÜSTÜN TUTTU”

    Saral paylaşımına şöyle devam etti; “Bu konuşma, milletin sinir uçlarına dokunmak maksadıyla ayrımcılığı pekiştirmek için yapılmış hazırlanmış bir konuşma. Bu konuşma, 7 Ekim’den bu yana katledilen 3 binden fazla çocuğun, binlerce kadın, yaşlı ve gencin öldürülmesini yok sayan; köpeğini onlardan üstün tutup, öncelediğini belirten kasıtlı bir konuşma.

    “YAZIK! SİZE, SANATINIZA VE İNSANLIĞINIZA”

    Her canlı bizim için değerlidir, önem arz etmektedir ama ne yazık ki kalbinde merhamet bulundurmayanların hayvan sevgisi yalnızca şovdan ibaret oluyor. Yazık! Size, sanatınıza ve insanlığınıza…”

  • Seçil Erzan’ın ismini verdiği AK Partili meclis üyesi istifa etti

    Seçil Erzan’ın ismini verdiği AK Partili meclis üyesi istifa etti

    Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan’ın ifadelerinde adı geçen Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Ak Parti‘li Belediye Meclis Üyesi Nuri Köşkdere, partisinden ve görevinden istifa etti.

    “YATIRIM YAPMAK İÇİN PARA ALDIM” DEMİŞTİ

    Ünlü futbolcularının da aralarında olduğu çok sayıda kişiyi milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan’ın memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, olaya ilişkin gelişmeler sürüyor.Soruşturma kapsamında Erzan’ın, “Yatırım yapma amacıyla para aldığım kişilerden” dediği AK Parti Çorlu Belediye Meclis Üyesi Nuri Köşkdere, partisi ve meclis üyeliğinden istifa etti.

    İSTİFA DİLEKÇESİNDE “SAĞLIK GEREKÇESİ” DEDİ

    Parti teşkilatının disiplin kuruluna sevk ettiği Köşkdere, bugün Çorlu Belediye Başkanlığı’na gönderdiği dilekçesinde sağlık gerekçesiyle istifa ettiğini bildirdi. Köşkdere, dilekçesinde, “31/03/2019 tarihinden itibaren yürüttüğüm Çorlu Belediye Meclis üyeliğimden sağlık sebeplerimden dolayı istifamın kabulünü saygılarımla arz ederim” ifadelerini kullandı. Nuri Köşdere, ayrıca parti teşkilatına gönderdiği dilekçeyle de partisinden istifa etti.

    İşte Nuri Köşkdere’nin istifa dilekçesi;

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika
  • Ümit Özdağ hakkında soruşturma başlatıldı

    Ümit Özdağ hakkında soruşturma başlatıldı

    Sığınmacılara yönelik sert söylemleriyle bilinen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında soruşturma başlatıldı.

    İKİ SUÇLAMAYLA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Zefer Partisi lideri Ümit Özdağ, sosyal medya hesabın kendisi hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. Özdağ’ın paylaştığı evraka göre Ankara Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aykut Cihangir, soruşturmaya gerekçe olarak “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçları gösterildi.

    “BENİ HAPSE ATMAKLA KORKUTAMAZSINIZ”

    Özdağ, şu açıklamaları yaptı: “Türkiye’de 13 milyon sığınmacı ve kaçak var. Bunlara on milyarlarca dolar harcadık ve harcıyoruz. Erdoğan’ın yanlışpolitikalarından dolayı ülkemizde emperyalizmin her an istismar edebileceği bir sosyolojik yapı oluştu.Göç enflasyonu azdırdı, pahalılığı ve işsizliği artırdı. Sınırlarımız delik deşik oldu. Gençlerimiz uyuşturucu batağında.Bir çok gencimiz sığınmacılar tarafından öldürüldü. Suriyeliler Türklerde. 3 kat hızlı artıyor. Bunları söylemek ve 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamak için siyasi mücadeleye devam edeceğiz. Beni hapse atmakla korkutamazsınız. Bu güzel ülkenin Lübnan ve Suriye olmaması için verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz”

  • Bakan Şimşek yerel seçim sonrasını işaret etti: Türkiye’ye para akışı ciddi şekilde artacak

    Bakan Şimşek yerel seçim sonrasını işaret etti: Türkiye’ye para akışı ciddi şekilde artacak

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg’e özel açıklamalar yaptı. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Şimşek, ülkeye para akışının artışı için önümüzdeki yıl mart ayında yapılacak yerel seçimleri işaret etti.

    “TÜRKİYE’YE FON AKIŞI CİDDİ ŞEKİLDE ARTACAK”

    Bakan Şimşek, seçim sonrası TL varlıklara talebin ciddi şekilde artacağını söyledi. Şimşek, “Ben inanıyorum ki önümüzdeki aylarda özellikle de yerel seçimler sonrasında Türkiye’nin varlıklarına talep çok ciddi bir şekilde artacak. Yani Türkiye’ye fon akışı ciddi bir şekilde artacak.” dedi.

    “İLGİ OLMASA BÖYLE FİYATLAMA OLMAZ”

    Türkiye’ni 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 330 baz puanlara gerilediğini belirten Şimşek, “Geçen sene 900’e çıkmasından bahsetmiyorum, bu senenin önemli bir kısmında 600’e yakın, bir ara 700’leri bulmuş, 700’ün üzerine çıkmış. Şu anda 330’lar civarı. İlgi olmasa bu çerçevede bir fiyatlama olmaz.” şeklinde konuştu.

    “BEN NİHAİ FAİZ ORANINA İLİŞKİN YORUM YAPMAM”

    Merkez Bankası’nın faiz kararıyla ilgili yorum yapmaktan kaçınan Şimşek, “Ben nihai faiz oranına ilişkin yorum yapmam. Çünkü Merkez Bankası’nın uhdesinde olan bir konu. Burada biz hep kurala dayalı gideceğimizi söyledik. Para politikasında da sonuçta enflasyonun çıpalanması lazım, kural bu. Onun nasıl yapılacağı bilinen bir şey.” ifadelerini kullandı.

    “KUR HEDEFİMİZ YOK”

    Döviz kuruna ilişkin de konuşan Şimşek, bir kur hedeflerinin olmadığını ve dalgalı kur rejimi olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada lira değerli mi, değil mi tartışmasına da prensip olarak girmek istemiyorum. Ama şu bir gerçek; bu sene cari açığa altın hariç bakarsanız, milli gelirin yüzde 1,4’üne denk geliyor. Dolayısıyla sürdürülebilir bir cari açık, yani dış borcun milli gelire oranını artırmayan bir cari açık şu anda sağlanmış durumda. Analistler tartışmaları eğer temel göstergeler üzerinden yapacaksa, bu hususu da kaçırmamaları lazım.”