Kategori: Genel

  • Erdoğan’dan İsrail ile Hamas’ın rehine takas anlaşmasına ilk yorum: Öyle zannediyorum ki bugün yarın gerçekleşecek

    Erdoğan’dan İsrail ile Hamas’ın rehine takas anlaşmasına ilk yorum: Öyle zannediyorum ki bugün yarın gerçekleşecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir‘deki temaslarını tamamlayarak gece saatlerinde yurda döndü. Dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail ile Hamas arasındaki geçici ateşkes ve rehine takas anlaşmasına ilişkin yorumda bulunan Erdoğan, “Biliyorsunuz şu an itibariyle Katar’ın devreye girmesiyle süreçte yeni bir adım atılıyor. Öyle zannediyorum ki rehinelerin takasına bugün yarın geçecekler” diye konuştu.

    GAZETECİLERİN SORULARINA YANIT VERDİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir seyahati dönüşünde uçaktaki gazetecilerin gündemdeki konulara yönelik sorularına yanıt verdi. İşte Erdoğan’a yöneltilen soru ve verdiği cevaplar;

    İsrail, Gazze‘yi işgal planını ‘ Gazze‘nin sonraki dönemde kontrolü güvenlik açısından bizde olacak’ sözleriyle açık etti. Bunun akabinde ABD’den çeşitli mekanizmalarla bir geçiş dönemi ve sonrasında yeniden canlandırılmış bir Filistin yönetimine Gazze‘nin devri konuşuluyor. Almanya’dan “BM kontrolüyle bir Gazze” gibi açıklamalar geliyor. Tüm bu süreçte Türkiye’nin yaklaşımı, tutumu nedir?

    Her şeyden önce herkes bir defa şunu bilmeli, Gazze bir Filistin toprağıdır. Her ne kadar Filistinlilerin kadim yurtları kademe kademe İsrail tarafından 1947’den itibaren işgal edilmişse de Gazze, Filistin toprağı olarak inşallah kalacaktır. İsrail’in aşama aşama Filistin topraklarını işgali adeta bir kapkaç olayıydı. Ama artık devran böyle dönmüyor. Şu anda tüm dünyanın İsrail’e karşı nasıl bir tavır takınmaya başladığını görüyorsunuz. Gazze’de gerçekleşen işgal, bazı ülkelerin yönetimlerini sessizliğe gömse de toplumların vicdanlarını Allah’a hamdolsun harekete geçirdi. Sokaklarda Filistin’e destek olanların sayısı artıyor. İşte Almanya’ya bakın. Geçen oradaydım, aynı gün Berlin’de yürüyüşler oldu. İngiltere aynen bu şekilde. Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray’ın önünde neler olduğunu görüyorsunuz. Fransa’da, Latin Amerika ülkelerinde neler olduğunu görüyorsunuz. Artık maşeri vicdan harekete geçti ve bununla birlikte İsrail’in sokakları bile hareketlendi. Herkes Netanyahu’ya “artık git” der hale geldi. Bazı yabancı ülke yetkilileri bize “bundan kurtulmalıyız” diyor. Bu sürecin ileri düzeyde devam edeceğine ihtimal vermiyorum. İnşallah çok kısa bir zamanda Netanyahu pılını pırtısını toparlayıp, buradan çekilecek. Zaten Netanyahu’nun mahkemelik bir durumu da var biliyorsunuz. Belki de oradan kurtulmak için böyle bir adımı atmış da olabilir. Fakat hangi yönde adım atarsa atsın, kurtulamayacak. Şu anda biliyorsunuz Filistin’de tutulan İsrailliler dahi “Bizi buraya sen mahkum ettin, bir an önce bu işten elini eteğini çek. Biz de kurtulalım” deme noktasına geldiler.

    Sizin de saydığınız gibi ABD, Avrupa ülkeleri, dünyanın bir ucundan diğerine kadar yüz binlerce insan hem İsrail’i hem kendi ülkelerinin pozisyonlarını protesto ediyorlar. Siz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak da bu davaya önderlik eden bir isimsiniz. Bütün bu sokaklardaki milletlere, içlerinde çoğunlukta olmasa bile Yahudi asıllı olanlar da bulunuyor, ne söylemek istersiniz?

    Yani benim bakışım şu, herhangi bir etnik unsur ayırt etmeden Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’siyle, hiçbir ayrıma gitmeden, olaya insan unsuru itibariyle bakmamızın gereğine inanıyorum. Şu anda insanlık feryat ediyor. Onlar tarihin doğru tarafında duranlardır. Günlerdir konuşuyoruz, Holokost cenderesinde batı toplumu doğru bir sınav veremedi, tarihin yanlış tarafında durdu. Bosna’da, Kosova’da yine aynı şekilde yaşanan katliamlar görmezden gelindi, sessiz kalındı. Irak’ta, Suriye’de yine utanç verici sessizlik hakimdi.

    Bu kez öyle olmadı. Ülkelerin yönetimleri yine bildiğiniz gibiydi ancak, halklar artık ‘yeter bunca zulüm’ diyor. Gazze’de öldürülen bebekleri görüyor, isyan ediyorlar. Sokaklardan yükselen ses bir vicdani haykırıştır. Sokakların çağrısı İsrail’i her geçen gün köşeye sıkıştırmaktadır. O sese kulak tıkayan siyasetçiler çok yakında bunun karşılığını halklarının demokratik tepkisiyle alacaklardır. Halklarının gözünde İsrail yanlısı tutumlarıyla soykırım destekçisi durumuna düşen liderlerin bir an önce bu yanlıştan dönmesi gerekir. Vakit çok geç olmadan İsrail’in arkasında saf tutan devletlerin yönetimleri, uluslararası hukuka, insan haklarına, vicdani ve ahlaki değerlere uygun bir zemine gelmeli ve bu suçlara ortak olmamalıdır. Dolayısıyla biz hep birlikte mazlumların yanında yer almak suretiyle, zalimlerin attığı adımlardan onları kurtarmamız lazım. Ben Hamas’ın elinde bulunan sivillere yönelik herhangi bir olumsuz davranışının olduğuna veya olacağına inanmıyorum. İsrail’in elinde ciddi sayıda Filistinli var. Hamas şu anda onları kurtarmanın gayreti içerisinde. Biliyorsunuz şu an itibariyle Katar’ın devreye girmesiyle süreçte yeni bir adım atılıyor. Öyle zannediyorum ki rehinelerin takasına bugün yarın geçecekler.

    Riyad Zirvesi’nden sonra Refah Sınır Kapısı sorunu, sonuç bildirgesindeki ifadelere göre biraz daha fazla gündem oldu. Refah’tan daha fazla yaralının ve yardımın daha kolay geçebilmesi için Mısır’ın tutumu hayati önemde. Bu çerçevede sizin yakın zamanda bir Mısır ziyaretiniz, Refah Sınır Kapısı’nın durumuna ilişkin bir girişiminiz olacak mı? Ablukayı kırmak için neler yapılacak?

    Refah Sınır Kapısı’nda Mısır yönetimi olumlu adımlar atıyor. İlk etapta Gazze’deki kanser hastalarından 40’ı ülkemize geldi. İkinci etapta bu sayı ciddi manada arttı ve 88 hasta, 67 refakatçiye ulaştık. Bunların tedavilerini biz şehir hastanelerimizde yapıyoruz, buna devam edeceğiz. Gazzeli hastaların oradan çıkartılarak ülkemize getirilmesinin artarak devamını istiyoruz. En kısa zamanda bir Mısır seyahati düzenleyebilirim. Mısır’da ağırlıklı gündemimiz bu konular olacak. “Ne gibi adımlar atabiliriz, hastaların tahliyesinin önünü nasıl açarız?” bunları konuşacağız. Bir an önce istiyoruz ki bu hastaların tamamını getirebilelim. Hatta benim arzum, cerrahi müdahale gerekenleri de bir an önce alalım. Hele hele çocukları bir an önce alalım, tıbbi müdahaleleri yapalım. Bu konuda arkadaşlarımızla mutabıkız ve süreci de inşallah bu şekilde işleteceğiz.

    Hem Batılı ülkelerin hem de bazı Müslüman ülkelerin bu katliamlara sessiz kaldığını görüyoruz. Sizi bu konuda hayal kırıklığına uğratan ülke var mı?

    Batılı ülkelerde bir ülke hariç, maalesef bu işi sahiplenen yok. Hemen hemen Avrupa ülkelerinin hepsi de bu konuda sessiz. Katliamı durdurmak üzere müdahaleleri söz konusu değil. Burada yalnız İspanya’nın yaklaşım tarzı olumlu istikamette gelişiyor. İspanya’da malum hükümet kuruldu. İspanya Başbakanı Sayın Pedro Sanchez ile haftaya bir görüşmem de olacak, onun durumu farklı. Bu ülkelere dirsek çevirmemek lazım. Görüşeceğiz, “bunları Filistin’in yanına nasıl çekeriz?” konusuna da bir taraftan bakacağız. En son Almanya’daydık. Neler olduğunu görüyoruz. İslam dünyasının da bu işgale sessiz kalmaması gerekir. Gazze’nin düşmesi demek, İslam dünyasının birlik ve beraberliğinin de derin yara alması anlamına gelir. İsrail’in pervasızca Gazze’yi işgal etmesi, uluslararası hukuk, insan hakları, etik değerleri tanımadan etrafa saldırması karşısında sessiz, tepkisiz kalmak bir utanç vesilesidir. İslam dünyası Riyad’da sergilediği kararlılığın arkasında durmak ve alınan kararları uygulamak için birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeli ve tek yumruk olmalıdır. O yumruk masaya olanca gücüyle vurulduğunda, İsrail’in işgale devam etmesi de zulümlerini sürdürmesi de mümkün olmayacaktır.

    Buradaki en önemli nokta tek yumruk olmak, olabilmektir. İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin şehirlerinde uyguladığı devlet ve işgalci terörü bir insanlık suçudur, soykırımdır. Buna sessiz ve tepkisiz kalınamaz. İslam dünyasında diriliş tohumu toprağa en son Riyad’da düşmüştür. O tohum yeterince sulanmazsa boy veremez, büyüyemez. O can suyunu hep birlikte verecek ve Filistin’deki şehitlerimize ve ecdada karşı sorumluluğumuzu hep birlikte yerine getireceğiz. Bunu sağlamak için durmak dinlenmek bilmeden çalışıyoruz. Netice alacağımıza olan umudumuz diridir. Umarım bu yaşadığımız sancılar, yıllardır bölgemizde arzu edilen barışın ve onu sağlayacak Filistin devletinin doğum sancılarıdır.

    7 Ekim’den bu yana ve öncesinde İsrail’in katliamları ve terör devleti kimliğiyle yürüttüğü bütün bu acımasız tabloyu eleştiren ve ilkesel duruş sergileyen bir liderliğiniz var. Ama öte yandan küresel sermayeye de baktığımızda bir Musevi etkisi, bir Yahudi lobisi etkisi var. Acaba Türkiye’ye dönük fon akışında bu ilkeli duruşu cezalandırmak üzere herhangi bir hareket hamle görüyor musunuz? Ya da bu noktada ülkenin ilkesel duruşu, antisemitizme karşı olan duruşuyla birlikte uluslararası sermayeye çağrınız ne olur?

    Türkiye’yle ilgili olarak bir şeyi iyi tespit etmemiz lazım. Yahudiler ayrıdır, Siyonistler ayrıdır ve şu anda zaten İsrail’deki olay Siyonizmin en önemli adımlarından bir tanesidir. Batının İsrail’e karşı olan tavrında da Siyonizme karşı bir dik duramayış vardır. Maalesef Türkiye’de de buna mağlup olan, mağlup olmanın yanında onların eşiğinde giden yapılar mevcut. Bunların içinde siyasi yapılar da bulunuyor. Mesela ana muhalefetin başındaki isim Netanyahu’nun ağzıyla konuşuyor. Benim ülkemde ana muhalefetin başındaki insan Netenyahu’nun ağzıyla konuşursa, Türkiye’de bizim topraklarımızın suyundan hiçbir şey alamamış demektir. Bunlara gereken dersi vakti saati geldiğinde ben inanıyorum ki benim milletim verecektir. Yine bakıyorsunuz ana muhalefetin başını çektiği ittifakın içerisinde yer alanlardan, Siyonist yapıyla beraber hareket edenler bulunuyor. Bunları tek tek saymama da gerek yok. Fakat benim milletimin iradesi bunların hepsinin iradesini ters yüz edecektir. Yaklaşık 4,5 ay sonra gereken cevabı milletimden alacaklarına ben inanıyorum. İsrail’in katliamlarını desteklemeyen, bunların karşısında duran Yahudilerin sayısı da az değil. Bunlar arasında sözünü ettiğiniz uluslararası sermaye tanımına dahil olanlar da bulunuyor. Onlar açısından Türkiye’ye yatırım sorun olmaz diye düşünüyorum. Türkiye’nin çocukların öldürülmesine karşı çıkmasından, barışı ve insan haklarını savunmasından rahatsız olan sermaye sahipleri ise ancak İsrail’in katliamına kayıtsız şartsız destek verirseniz sizden memnun kalırlar. Bizim böyle bir tutum sergilememiz asla düşünülemez. Bu nedenle biz bir endişe duymuyoruz. Dünya Türkiye’nin kıymetinin farkında, küresel yatırımcılar da farkında. Birkaç marjinalin dışında küresel yatırımcıların İsrail’in etkisiyle Türkiye gibi bir ülkeden yüz çevireceklerini düşünmüyorum. Küresel sermayeyi ülkemize çekmek için, kazan kazan ilkesiyle hareket etmeye de, Türkiye’ye yakışır şekilde insani duruş sergilemeye de devam edeceğiz.

    Belediye başkan adaylarıyla ilgili süreç devam ediyor. Adayların duyurusu ne zaman yapacak? Bununla ilgili takvimi paylaşır mısınız?

    Cumhur İttifakı olarak tüm seçimlerde olduğu gibi yaklaşan yerel seçimde de iddialıyız. Çalışmalarımızı bu iddiamız nispetinde çok titiz bir biçimde yapıyor, adaylarla ilgili süreçte her konuyu ince eliyor sık dokuyoruz. Partimiz gerekli hazırlıkları ve analizleri yaptı. Zaten bildiğiniz gibi AK Parti olarak bizim seçim hazırlıklarımız bir önceki seçimin tamamlanmasıyla birlikte başlar. Özellikle büyükşehirler başta olmak üzere her ilde kamuoyu yoklamaları yaptık, yapıyoruz. Sonuçları analiz edip milletimizin gönlündekini anlamaya, şehirlerimize en faydalı olacak adayları belirlemeye gayret gösteriyoruz. Bir defa 1 Aralık belediye başkan adayı olmak isteyen ve görevden bu nedenle ayrılması gereken memurların istifaları için son tarih. Memurların durumunu da görelim. Onların durumu da netleştikten sonra Aralık ayının ortalarına doğru artık adaylarımızı peyderpey açıklamaya inşallah başlarız.

    Efendim, bölgemiz yangın yeri malum. Buna karşın Türkiye savunma sanayiinde çok ciddi yatırımlar yapıyor. Bayraktar TB-3 ve Kızılelma dünya muharebe tarihinde devrim yapacaklar. Yaklaşık 35 gün sonra ise yerli milli uçağımız Kaan ilk uçuşunu gerçekleştirecek. Peki bundan sonra hem üretim açısından hem de ihracat açısından Kaan’ın da ilk uçuşu ile birlikte savunma sanayiinde bizleri nasıl bir dönem bekliyor? Yenilikler var mı?

    Savunma sanayii alanında attığımız her adım bizleri heyecanlandırmaktadır. Bu alanda taş üstüne taş koyan herkes ülkemizin geleceği, Türkiye Yüzyılı’nın inşası için çok önemli bir katkı sunuyor. Kaan zaten yeniliklerden bir tanesi. Ama Baykar’ın zirve diyebileceğimiz eseri malum Kızılelma… Şimdi Kızılelma’nın son testlerini yapıyorlar. Aşmaları gereken mesele kendi yerli motorunu üretmek… Bunu başardığı andan itibaren de zaten Kızılelma’nın dünyaya karşı duruşu farklı olacaktır. Tabii burada Aselsan’ın üzerine de düşen bir yük var, kamera üretimi. Motor üretim süreci maalesef nereden bakarsanız bakın herhalde bir beş yılı alır. Bu süre zarfında biz motor ithal ederek yürümek durumundayız. Kamera noktasında da Aselsan’ın üretim çalışmaları başladı. Bir an önce o sıkıntımızı da gidermemiz lazım. Bazı ülkeler bize söz veriyorlar ama verdikleri sözü yerine getirmiyorlar. “Kanada, Güney Afrika gibi ülkelerden bir sonuç alır mıyız?” buna bakıyoruz. Bunu gerek biz gerekse Aselsan’ın yakından takip etmesi lazım. Bir an önce buralardan netice alabilirsek, o zaman biz insansız savaş uçaklarımızı daha çabuk devreye sokabiliriz. Kaan, Kızılelma, TCG Anadolu ve niceleri Allah’ın izniyle yalnız kalmayacak, yenileri daha iyileri ve daha donanımlıları yine bu vatan için alın ve akıl terlerini döken kardeşlerimizin ellerinde şekillenecek. Bundan çok değil birkaç yıl önce insansız hava araçlarımız yoktu, akıllı mühimmatlarımız, Milgemlerimiz yoktu. Kolları sıvadık, bu ülke için taşın altına sadece elini değil bedenini koyan kardeşlerimizle birlikte bugünkü seviyeye geldik. Bunu yeterli görmedik, göremeyiz. Hep daha iyisi, hep daha gelişmişi vardır onu arayacağız… Bu hedeflere doğru yürümek şöyle dursun, koşar adım ilerlememiz gerekiyor. En iyi mühendis, en iyi yazılımcı, en iyi usta, en iyi tasarımcı bizde olmalı. Yeni adımlarımız da yoldadır. Kimse merak etmesin, biz savunma sanayii alanında da diğer alanlarda da adımızdan daha çok söz ettireceğiz.

    Kıdemli ünlü ekonomist Robin Brooks “Türkiye 2018’e benzer bir cari hesap ayarlamasının ilk aşamalarında” ifadesini kullanmıştı. “Bu ayarlama Türk lirası açısından olumlu oldu” dedi. Türk Lirası artık kendisini toparlıyor diyebilir miyiz? Dünyanın krizlerle savaştığı bu ekonomik ortamda Türk Lirası’nın pozitif ayrışmasını nasıl karşılıyorsunuz?

    Bizim uyguladığımız dezenflasyon programı çok büyük ihtimalle lirada reel olarak bir değerlemeye sebep olabilir. Yani Türk Lirası’nın reel olarak değer kaybettiği süreç sona gelmiştir. Özetle Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanma ihtimali yüksektir. Onun için önümüzdeki dönemde biz uyguladığımız sağlıklı politikalar ve yapısal reformlarla yatırımcı güvenini kazanacağız, halen de kazanıyoruz. Bu güven fon akışını tetikleyecek. Fon akışı lirada reel değerlemeye sebep olacak. Bu da dezenflasyonu hızlandıracak, büyümenin aşağı yönlü risklerini sınırlayacak. Neticede hem makul düzeyde büyüyeceğiz, hem enflasyon düşecek bu koşullarda. Yani faziletli bir döngüye gireceğiz inşallah.

    Siz Kabine toplantısı sonrasında yaptığınız açıklamada A Milli Futbol takımımızın Almanya’yı yenmesi dolayısıyla tebrik ettiniz. Milli takımımız Avrupa Şampiyonası’na katılmayı hak etti. Muhalefet diyor ki, “Türk gençleri Türkiye’yi terk ediyor ve bu ülkeden umudunu kesti” Oysa Milli takıma baktığımızda Avrupa’da oynayan ve iki vatandaşlığı olan sporcularımızın Türkiye Milli Takımı’nı tercih ettiğini görüyoruz. Bu çerçevede tüm sahalardaki gençlerimize mesajınız ne olur?

    Bizim Avrupa’da oynayan gençlerimizin neredeyse yarısı Milli takımımıza aday ve Milli takımımızda da yer aldılar. Aynı zamanda Türkiye’deki takımlarda artık ciddi manada bir dönüşüm var. Yabancı futbolculardan çok bizim Avrupa’daki çocuklarımız takımlarımızda oynasalar herhalde o daha iyi olur.Başarı bildiğiniz gibi devamlı olmalıdır, aynı performansı milli takımımızdan Euro 2024 Avrupa Şampiyonası’nda da görmeyi isteriz. Spora ve sporculara verdiğimiz destek ortada. Bu destekleri artırarak sürdüreceğiz. Sadece sporda değil, bilimde ve teknolojide de çok yetenekli gençlerimiz var ve hem Türkiye’de hem dünyanın çeşitli yerlerinde göğsümüzü kabartan işlere imza atıyorlar. Gençlerimize çağrım şudur; Ne iş yaparlarsa yapsınlar, bu milete, bu vatana hizmet etmenin ve faydalı olmanın bir yolunu bulsunlar. Bunların hepsi bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuza dahildir.Bu hedeflere ulaşmak için yaptığımız işlerde en iyiyi yakalamanın çabası içinde olmalıyız.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze’deki rehine takasına ilişkin açıklama: Sürekli görüşme halindeyiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze’deki rehine takasına ilişkin açıklama: Sürekli görüşme halindeyiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’la ortak basın toplantısı düzenledi. İsrail işgali altındaki Gazze’de yaşanan insanlık dramına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplu cezalandırmaya dönüşen ve savaş suçu teşkil eden İsrail saldırılarını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.” dedi. Erdoğan, Gazze’deki esir takasına ilişkin olarak ise, “Rehinelerin iadesi ile ilgili görüşmeler, devam ediyor. Gerek Dışişleri Bakanım gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanım, Katar’la müşterek bir çalışma içerisinde süreci devam ettiriyorlar. Temennimiz odur ki bir an önce bu rehinelerin takasında neticeyi alırız. Sürekli görüşme halindeyiz ve beklentilerimiz buralardan olumlu neticeler almak.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

    “2020 yılındaki ziyaretimin ardından dost ve kardeş Cezayir’de yeniden bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabul dolayısıyla aziz kardeşime bir kez daha teşekkür ediyorum. İlişkilerimizde son 3 yılda yaşanan temas ve istişarelerin güzel neticelerini hep birlikte almaya devam ediyoruz.

    “HAYATA GEÇİRİLECEK PROJELERİN YAKINDAN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Biliyorsunuz Cezayir ziyaretim sırasında sayın Tebbun’la Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin kuruluşuna karar vermiştik. Konseyimizin ilk toplantısını da geçtiğimiz sene Ankara’da yapmıştık. Bugün değerli kardeşimle birlikte Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyimizin ikinci toplantısına başkanlık ettik. Verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Münasebetlerimizi derinleştirmek adına atılacak adımlar adına fikir teatisinde bulunduk. Bu çerçevede hayata geçirilecek projelerin de yakından takipçisi olacağız. Konseyimizin adını stratejik tanımlamasını eklemek suretiyle Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi olarak yeniden belirledik. Bu karar, ilişkilerimizin ulaştığı seviyenin ve beslendiği stratejik vizyonun nişanesi olmuştur.

    TİCARET HACMİNDE 10 MİLYAR DOLAR HEDEFİ

    Türkiye ve Cezayir, asırlara sari dostluk ve kardeşlik bağlarına sahiptir. Geçen yıl 5,3 milyar dolarla rekor kıran ticaret hacmimizin bu sene sonunda 6 milyar doları yakalamasını bekliyoruz. Kardeşim Tebbun’la belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hacmine de gayretlerimizi artırarak inşallah kısa zamanda ulaşacağız.

    “1400 CİVARINDA TÜRK FİRMASI BU SÜRECE DESTEK VERİYOR”

    “ZİRAAT BANKAMIZ, CEZAYİR’DE ŞUBE AÇMAK ÜZERE GEREKEN İZİNLERİ ALDI”

    Bu yatırımları daha da. Artırmak gayreti içinde olacağız. Cezayir’in ülkemizdeki yatırımlarından memnuniyet duyuyoruz. Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasının en kısa sürede imzalanması bu sürece destek verecektir. Cezayir’in altyapı alanındaki yatırımlarında müteahhitlik firmalarımızın önemli payı olması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ziraat Bankamız, Cezayir’de şube açmak üzere gereken izinleri almıştır, hayırlı olsun. Bu gelişme, ekonomik ve ticari işbirliğimize büyük katkı sağlayacaktır. Enerji ve yenilenebilir enerji alanındaki ilişkilerimizi yeni ortaklıklarla çeşitlendirerek geliştirmeyi arzu ediyoruz.

    CEZAYİR ATASÖZÜNDEN ÖRNEK VERDİ: KUL GAYRET EDER, ALLAH TAMAMLAR

    BOTAŞ ve SONATRAK arasında addedilen doğal gaz sözleşmesi bunun güzel bir örneğini teşkil etti. Savunma sanayii alanında da çok büyük potansiyele sahip olduğunuzu görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde bu alanda neler yapabileceğimizi enine boyuna değerlendirdik. Cezayir’de Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Türkiye’de Cezayir Kültür Merkezi açılmasına ilişkin süreçlerin en kısa süre içinde tamamlanması çalışmalarımızı da hızlandırdık. Bir de Cezayir atasözünün de ifade ettiği gibi, ‘kul gayret eder, Allah tamamlar.’ İş birliğimizi bu şiar temelinde her alanda geliştirmeye yönelik çabalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

    “İSRAİL SALDIRILARINI HİÇBİR ŞEKİLDE KABUL ETMİYORUZ”

    Kardeşimle Filistin’de yaşanan insani dramı da konuştuk. Cezayir, Filistin davasına en güçlü, en samimi desteği veren ülkeler arasında yer alıyor. Her iki ülkenin de vicdan aynasında makes bulan Filistin meselesinde Cezayir’in kararlı duruşunu takdir ediyoruz. Toplu cezalandırmaya dönüşen ve savaş suçu teşkil eden İsrail saldırılarını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Hastane, ibadethane, okul, her koşulda koruma altında olması gereken mekanların hedef alınması, halkın göçe zorlanması vicdansızlıktır, barbarlıktır.

    “BAŞKENTİ DOĞU KUDÜS OLAN BİR FİLİSTİN DEVLETİNİN TESİSİ ARTIK KAÇINILMAZDIR”

    Önceliğimiz Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz şekilde bölgeye intikalidir. Bu yönde basına yansıyan haberleri biz de takip ediyoruz. Biz de sürece gereken katkıyı sunuyoruz. Filistin meselesi, adil bir siyasi çözüme kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin tesisi artık kaçınılmazdır. Bu doğrultuda elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. İsrail ve Filistin’in üzerinde mutabık kalacağı adil bir barışın uygulanmasında bölge ülkeleriyle birlikte garantör olarak elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu açıkladık.

    REHİNE MESELESİ

    Rehinelerin iadesi ile ilgili görüşmeler, devam ediyor. Gerek Dışişleri Bakanım gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanım, Katar’la müşterek bir çalışma içerisinde süreci devam ettiriyorlar. Temennimiz odur ki bir an önce bu rehinelerin takasında neticeyi alırız. Sürekli görüşme halindeyiz ve beklentilerimiz buralardan olumlu neticeler almak.

    13 İMZA ATTIK

    Biraz önce muhtelif alanlarda imzaladığımız anlaşmalarla ikili ilişkilerimizin ahdi zeminini tahkim ettik. 13 imza attık. Türkiye ve Cezayir için hayırlı olsun. Önümüzdeki dönemde de ticaretten enerjiye, çevreden kültüre, ilişkilerimizin tüm veçhelerinde atılabilecek ilave adımlar konusunda çabalarımızı sürdüreceğiz.”

    Kaynak: Haberler.com / Dünya
  • Rahmi Koç: 2 milyon memur ve 200 vekil bu ülkeye yeter

    Rahmi Koç: 2 milyon memur ve 200 vekil bu ülkeye yeter

    Türkiye’nin önemli iş insanlarından biri olan Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de nüfus artış hızının yüksek olduğunu belirten Koç, bunun ekonomiye olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gazete Oksijen’e röportaj veren Koç, bu ülkeye 200 vekilin ve 2 milyon memurun yeteceğini söyledi.

    “BAŞIMIZA NE GELİYORSA NÜFUS ARTIŞINDAN GELİYOR”

    Nüfus artışı nedeniyle hizmetlerin aksadığını belirten Koç, “Başımıza ne geliyorsa nüfus artışından geliyor. Okul yetmiyor, gıda yetmiyor, eğitim yetmiyor. Hastane yetmiyor, hiçbir şey yetmiyor bugünkü durumda. Bir defa nüfusu kontrol etmemiz lazım.” dedi.

    “KENDİ YARATTIĞIMIZ KAYNAK KENDİMİZE YETMİYOR”

    Koç sözlerine şöyle devam etti: “Bu kadar nüfusla hareket etmek ve ekonomiyi sağlamlaştırmak zor. Çünkü kendi yarattığımız kaynak kendimize yetmiyor. Muhakkak dışarıdan kaynak icap ediyor. Bugün memlekette işsizlik çok. Bir kişiye iş bulmak için 60 binle 80 bin dolar arasında yatırım icap ediyor. Bu yatırımın gelebilmesi için de altyapının düzenlenip yerine oturtulması lazım.

    “2 MİLYON MEMUR VE 200 VEKİL YETER”

    Diyorlar ki, devlette 5.5 milyon kişi çalışıyor. Buna askerler dahil değil. Dolayısıyla 2 milyon kişiyle bu devlet rahatlıkla döner. 600 milletvekili var, 200’üyle rahatlıkla hallolur.”

  • Arjantin’in yeni Devlet Başkanı Javier Milei’nin kostüm giyip şarkı söylediği anlar

    Arjantin’in yeni Devlet Başkanı Javier Milei’nin kostüm giyip şarkı söylediği anlar

    Arjantin‘in yeni Devlet Başkanı Javier Milei, geçmişte süper kahraman kostümü giyip şarkı söylediği anlarla gündemde. Sıra dışı eylemleriyle de tanınaneline aldığı testereyi sağa sola salladığı görüntülerle de çok konuşulmuştu.

    Ekonomik anlamda zor zamanlar geçiren Arjantin‘de oyların yüzde 56’sını alan aşırı sağcı Javier Milei seçimi kazanarak yeni devlet başkanı seçildi. Daha önce merkez bankasını kapatma ve para birimini dolar yapma sözü veren Milei’nin zaferinin ardından geçmişte yaptığı olağan dışı eylemler ve renkli anlar sosyal medyada paylaşıldı.

    KOSTÜM GİYİP ŞARKI SÖYLEDİ

    Anlık patlamaları ve saldırgan söylemleri nedeniyle El Loco (“Deli”) lakabı takılan Milei’nin geçmişte süper kahraman kostümü giyip şarkı söylediği anlar dikkat çekti.

    TESTERELİ GÖRÜNTÜSÜ İLE HAFIZALARA KAZINDI

    “Deli” lakaplı Milei, seçim döneminde de meydanlarda sıra dışı görüntüler vermiş ve eline aldığı testereyi sağa sola sallayarak “ekonomiye de böyle dalacağını” belirtmişti.

    MERKEZ BANKASI’NI KAPATMAK İSTİYOR

    Arjantin‘deki ekonomik duruma ilişkin konuşan Milei, “Önümüzde enflasyon, işsizlik ve yoksulluk gibi çok büyük sorunlar var. Durum kritik ve yarım yamalak tedbirlere yer yok” ifadesini kullandı. Ekonomist ve eski televizyon yorumcusu 53 yaşındaki Javier Milei, Arjantin Merkez Bankası’nı kapatmak istediğini belirtmiş, ülke ekonomisini düzeltme sözü vermişti. Milei’nin ABD dolarını ülkenin resmi para birimi yapma vaadi halktan büyük destek toplamış, ancak birçok ekonomi uzmanı bunun ekonomik bir felakete yol açacağını ifade etmişti.

    LAKABI “DELİ”

    Milei, 22 Ekim 1970’de Buenos Aires’in Palermo kentinde doğdu. Milei Katolik okullarına ve özel üniversitelere gitti. Okulda, daha sonra onu meşhur edecek olan anlık patlamaları ve saldırgan söylemleri nedeniyle El Loco (“Deli”) lakabı takıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail karşıtı tutumuyla bilinen Cezayir’e gidiyor! Gündeminde Gazze var

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail karşıtı tutumuyla bilinen Cezayir’e gidiyor! Gündeminde Gazze var

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarın Cezayir‘e resmi ziyarette bulunacak. Görüşmede ikili ve bölgesel meselelerin yanında en önemli gündem maddelerinden biri de İsrail’in saldırıları altında bulunan Gazze’deki durum olacak. Erdoğan geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, ” Cezayir, duruşunu her zaman net ortaya koyabilen bir ülke. Onun için Sayın Tebbun ile de bu görüşmeyi çok çok önemsiyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

    İLK BÖLGESEL ZİYARET

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un daveti üzerine Cezayir’e gidecek. Türkiye‘nin İsrail’in Gazze’ye saldırılarını durdurma yönündeki çabaları sürerken İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi sonrasında Erdoğan’ın ilk bölgesel ziyaretini İsrail’e karşı tutumuyla öne çıkan Cezayir’e yapması önem taşıyor.

    CEZAYİR CUMHURBAŞKANI BU YIL 2 KEZ TÜRKİYE’YE GELDİ

    Cezayir- Türkiye ilişkileri, son yıllarda her düzeyde kayda değer bir hareketlenmeye sahne olurken özellikle Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un 2019’da göreve gelmesiyle artan bir ivme kazandı. Bu kapsamda Tebbun, Cezayir’den 17 yıl sonra Türkiye‘ye Cumhurbaşkanlığı düzeyinde ilk ziyaretini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine 15-17 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleştirdi. Cezayir Cumhurbaşkanı, 21 Temmuz’da da Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye‘yi ikinci kez ziyaret etti. İki lider, son olarak 19 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu toplantılarına katılmak için bulundukları New York’taki Türkevi’nde bir araya geldi.

    Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun – Cumhurbaşkanı Erdoğan

    İLİŞKİLER KÖKLÜ BİR TARİHE DAYANIYOR

    Cezayir’in Fransa’dan bağımsızlığını kazandığı 1962’de başlayan Türkiye-Cezayir resmi ilişkileri güçlü bir şekilde sürüyor. Barbaros Hayrettin Paşa ve kardeşlerinin 1516 yılında Cezayir’e gelişleriyle başlayan Türkiye-Cezayir ilişkileri, 2000’li yıllarda siyasi, iktisadi ve kültürel alanlarda birçok ilerlemeye tanık oldu. Türkiye, 1962 yılında bağımsızlığını ilan eden Cezayir’de 1963’te büyükelçiliğini açtı. Tebbun’dan önce Cezayir’den Türkiye‘ye cumhurbaşkanlığı düzeyinde en son ziyaret, Şubat 2005’te Abdulaziz Buteflika tarafından gerçekleştirildi. İki ülke arasında 2006 yılında ilişkileri geliştirmek adına “Dostluk ve İşbirliği Anlaşması” imzalandı.

    Türkiye‘den Cezayir’e cumhurbaşkanlığı seviyesindeki son ziyaret ise Ocak 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldı. Ziyaret kapsamında iki ülke arasında “Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi” kurulmasına ilişkin ortak bildiri imzalandı. Cezayir ve Türkiye, bölgesel meselelerin yanı sıra İsrail meselesindeki sorunlara çözüm bulma çabalarında da tam koordinasyon halinde ilişkilerini sürdürüyor.

    “DURUŞUNU HER ZAMAN NET ORTAYA KOYAN BİR ÜLKE”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Kasım’da İİT Olağanüstü Zirvesi’nin yapıldığı Suudi Arabistan’dan dönüşünde uçakta yaptığı açıklamada bu durumu teyit etti. Erdoğan, 21 Kasım’daki Cezayir ziyaretini çok önemsediğini vurgulayarak, “Çünkü bu ülkeler arasında Cezayir, duruşunu her zaman net ortaya koyabilen bir ülke, Afrika’da tesir alanı geniş bir ülke. Onun için Sayın Tebbun ile de bu görüşmeyi çok çok önemsiyorum. İnşallah bu takvimi de başarılı bir şekilde sürdüreceğiz.” diye konuştu.

    İKİLİ TİCARET HACMİNDE HEDEF 10 MİLYON DOLAR

    Erdoğan’ın ziyaretinde Gazze’deki durumun yanında Türkiye-Cezayir ilişkilerinin her alanda güçlendirilmesine yönelik konular da ele alınacak. Bunlardan en önemlisi ekonomik ilişkilerin artırılması olacak. Türkiye‘nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke arasında atılacak birçok adım bulunduğunu, Türkiye ve Cezayir’in özellikle ekonomik alanlardaki potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirtti.

    Türk yatırımlarının bugün Cezayir’de 6 milyar doları aştığını belirten Büyükelçi Küçükyılmaz, “Türkiye ile Cezayir arasındaki ticaret hacmi de 2022’de 5,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İnşallah 2023’te biz 6 milyar dolar rakamını aşmayı bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanı Tebbun’un ortaya koyduğu 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine de en kısa zamanda ulaşmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Bu hedeflere ulaşmak için karşılıklı yatırımları teşvik anlaşmasının uygulamaya girmesi ve tercihli ticaret anlaşması ile ilgili müzakere çerçeve belgesinin imzalanıp müzakerelere başlanması sürecinin önemli olduğunu vurgulayan Küçükyılmaz, Cezayir’in milli petrol ve gaz şirketi Sonatrach ile Türkiye Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) arasındaki anlaşmanın da yenilenmesinin beklendiğini ifade etti. Büyükelçi, Cezayir’de Ziraat Bankası şubesi, Maarif Okulu ve Yunus Emre Enstitüsü Kültür Merkezi’nin açılması dahil, bir kısmı ekonomik bir kısmı kültürel boyutu ilgilendiren 10’u aşkın anlaşmanın gündemde olduğunu belirtti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Karşınızda Arjantin’in yeni lideri! Lakabı “Deli”, herkes onu elektrikli testereyle verdiği sözle hatırlıyor

    Karşınızda Arjantin’in yeni lideri! Lakabı “Deli”, herkes onu elektrikli testereyle verdiği sözle hatırlıyor

    Arjantin‘de devlet başkanlığı seçimini oyların yüzde 56’sını alan aşırı sağcı Javier Milei kazandı. Ülke tarihinde yeni bir sayfa açtıklarını belirten Milei, daha önce merkez bankasını kapatma ve para birimini dolar yapma sözü vermişti. Milei seçim öncesi elektrikli testere ile görüntü vermiş ve kötü giden ekonomiye böyle dalacağını söylemişti.

    OYLARIN ÇOĞUNLUĞUNU ALDI

    Arjantin‘de dün devlet başkanlığı seçiminin ikinci turu için halk sandık başına gitti. Oyların yaklaşık yüzde 90’ının sayıldığı seçimin resmi olmayan ön sonuçlarına göre oyların yüzde 56’ını alan Javier Milei, ülkenin yeni devlet başkanı oldu. Sonuçların açıklanmasının ardından Milei başkent Buenos Aires’te yaptığı zafer konuşmasında, “Bugün Arjantin‘in yeniden inşası başlıyor. Bugün Arjantin‘in gerilemesinin sonu başlıyor. Gerileme modelinin artık sonu geldi. Bundan geri dönüş yok” dedi. Arjantin‘in dünyada asla kaybetmemesi gereken konumuna geri döneceğini söyleyen Milei, “Daha iyi bir dünyanın inşası için özgür dünyanın tüm uluslarıyla omuz omuza çalışacağız” şeklinde konuştu.

    EKONOMİYLE İLGİLİ İLGİNÇ FİKİRLERİ VAR

    Arjantin‘deki ekonomik duruma ilişkin konuşan Milei, “Önümüzde enflasyon, işsizlik ve yoksulluk gibi çok büyük sorunlar var. Durum kritik ve yarım yamalak tedbirlere yer yok” ifadesini kullandı. Ekonomist ve eski televizyon yorumcusu 53 yaşındaki Javier Milei, Arjantin Merkez Bankası’nı kapatmak istediğini belirtmiş, ülke ekonomisini düzeltme sözü vermişti. Milei’nin ABD dolarını ülkenin resmi para birimi yapma vaadi halktan büyük destek toplamış, ancak birçok ekonomi uzmanı bunun ekonomik bir felakete yol açacağını ifade etmişti.

    TESTERELİ GÖRÜNTÜSÜ İLE HAFIZALARA KAZINDI

    Milei seçim döneminde de meydanlarda sıra dışı görüntüler vermiş ve eline aldığı testereyi sağa sola sallayarak “ekonomiye de böyle dalacağını” belirtmişti.

    LAKABI “DELİ”

    Milei, 22 Ekim 1970’de Buenos Aires’in Palermo kentinde doğdu. Milei Katolik okullarına ve özel üniversitelere gitti. Okulda, daha sonra onu meşhur edecek olan anlık patlamaları ve saldırgan söylemleri nedeniyle El Loco (“Deli”) lakabı takıldı.

  • Gramlık Altın Alırken Tasarrufun Değerini Keşfedin: Gramal.com.tr Faaliyetlerine Başladı.

    Gramlık Altın Alırken Tasarrufun Değerini Keşfedin: Gramal.com.tr Faaliyetlerine Başladı.

    Gramlık altın ürünlerinde serbest piyasa fiyatına satış yapan ve ürünü kapınıza kadar getiren gramal.com.tr satışa başladı.

    Günümüzde, finansal geleceğinizi güvence altına almanın birçok yolu vardır ve bu yolların en klasik ve güvenilir olanı hiç şüphesiz altın yatırımıdır. Altın, tarih boyunca ekonomik dalgalanmalara karşı bir liman olmuş ve değerini korumuş bir varlıktır. Peki, siz de altın yatırımının getirilerinden faydalanmak istemez misiniz? İşte tam da bu noktada, gramal.com.tr devreye giriyor.

    Gramal.com.tr Nedir?

    Gramal.com.tr, Türkiye’nin en güvenilir gramlık altın alışveriş platformlarından biridir. Tasarruf altınlarına yatırım yapmak veya hediye amaçlı altın almak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Gramal.com.tr, kullanıcılarına kaliteli altın ürünleri sunmanın yanı sıra güvenli ve kolay bir alışveriş deneyimi de vaat ediyor.

    Neden Gramal.com.tr’i Tercih Etmelisiniz?

    1. Geniş Ürün Yelpazesi: Gramal.com.tr, farklı gramajlarda ve kalitelerde tasarruf altınları sunar. Böylece bütçenize ve tercihinize uygun bir seçenek bulabilirsiniz.
    2. Güvenilirlik: Gramal.com.tr, güvenilir altın tedarikçileri ile işbirliği yapar ve her ürününün sahiciliğini garanti eder. Ürünlerin sertifikaları ve detaylı bilgileri sitede mevcuttur.
    3. Kolay Alışveriş: Kullanıcı dostu web sitesi sayesinde, altın alışverişi yapmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ürün seçiminizi yapın, sepetinize ekleyin ve güvenli ödeme seçenekleriyle ödemenizi tamamlayın.
    4. Hızlı Kargo: Siparişleriniz hızla hazırlanır ve kapınıza kadar güvenli bir şekilde ulaştırılır.
    5. Müşteri Desteği: Gramal.com.tr, müşterilerine her adımda yardımcı olmayı taahhüt eder. Sorularınızı veya sorunlarınızı çözmek için 7/24 hizmet veren bir müşteri destek ekibi vardır.

    Altın Geleceğinizi Şekillendirir

    Gramlık Altın, her dönemde değerini koruyan bir yatırım aracı olmuştur. Geleceğinizi güvence altına almak için, güvenilir bir altın alışverişi platformu olan gramal.com.tr’yi tercih edebilirsiniz. Üstelik sadece kendi geleceğinizi değil, sevdiklerinizin geleceğini de şekillendirebilirsiniz. Altın, uzun vadeli düşünüldüğünde, maddi güvence ve yatırım fırsatları sunar.

    Unutmayın, geleceği inşa etmek için bugün harekete geçmek önemlidir. Gramal.com.tr ile tasarruf altınlarına yatırım yaparak, finansal geleceğinizi sağlam bir temele oturtabilirsiniz.

    Daha fazla bilgi için bugün gramal.com.tr’yi ziyaret edin ve altın dünyasının kapılarını aralayın!

  • ALES sınav yeri sorgulama ekranı! 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı linki! ALES sınav yeri nasıl öğrenilir?

    ALES sınav yeri sorgulama ekranı! 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı linki! ALES sınav yeri nasıl öğrenilir?

    ALES sınav yeri sorgulama ekranı açıklanan sınav belgeleri ile birlikte en çok araştırılan konular arasında yer aldı ve arama motorları üzerinde gün içerisinde sık sık sorgulatıldı. ÖSYM tarafından yapılan açıklama ile merak edilen sorular yanıt buldu. Peki, ALES sınav yeri sorgulama ekranı! 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı linki! ALES sınav yeri nasıl öğrenilir?

    ALES SINAV YERİ SORGULAMA EKRANI

    ÖSYM başkanlığının resmi internet sitesinde bugün yayınlanan duyuru ile birlikte merak edilen sorular yanıt buldu. Haberimiz içerisinde yer almakta olan bölümden 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı linkine ulaşabilirsiniz. Yapılan açıkla ise şu şekilde;

    16 Nisan 2023 tarihinde uygulanacak olan 2023 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’na (2023-ALES/1) başvuran adayların, sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlanmıştır.

    Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden 06 Nisan 2023 tarihinde saat 14.00’ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecektir.

    2023 ALES SINAV YERİ ÖĞRENME EKRANI LİNKİ

  • ALES sınav yerleri belli oldu mu? ALES sınav yerleri nereden öğrenilir? 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı!

    ALES sınav yerleri belli oldu mu? ALES sınav yerleri nereden öğrenilir? 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı!

    ALES sınavına katılım sağlayacak olan adayların gündeminde bir süredir ALES sınav yerleri belli oldu mu? Sorusu bulunuyor ve sınav giriş belgelerinin erişime açılıp, açılmadığı arama motorları üzerinde sıklıkla sorgulatılıyor. Peki, ALES sınav yerleri belli oldu mu? ALES sınav yerleri nereden öğrenilir? 2023 ALES sınav yeri öğrenme ekranı!

    ALES SINAV YERLERİ BELLİ OLDU MU?

    ÖSYM başkanlığının resmi internet sitesinde bugün yayınlanan duyuru ile birlikte merak edilen sorular yanıt buldu. Yapılan açıkla ise şu şekilde;

    16 Nisan 2023 tarihinde uygulanacak olan 2023 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’na (2023-ALES/1) başvuran adayların, sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlanmıştır.

    Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden 06 Nisan 2023 tarihinde saat 14.00’ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecektir.

  • AÖF sınavları ne zaman? AÖF sınavları ne zaman başlıyor? AÖF sınav tarihleri belli oldu mu?

    AÖF sınavları ne zaman? AÖF sınavları ne zaman başlıyor? AÖF sınav tarihleri belli oldu mu?

    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde okuyan öğrenciler AÖF sınavlarının ne zaman yapılacağı merakla araştırıyor. Arama motorlarında en çok aratılanlar arasında AÖF sınavları ne zaman? AÖF sınavları ne zaman başlıyor? AÖF sınav tarihleri belli oldu mu?soruları yer alıyor. Peki, AÖF sınavları ne zaman? AÖF sınavları ne zaman başlıyor? AÖF sınav tarihleri belli oldu mu?Detaylar haberimizde.

    AÖF SINAVLARI NE ZAMAN?

    AÖF, İktisat ve İşletme Fakülteleri 2022-2023 Öğretim Yılı Bahar Dönemi ara sınavları hakkında açıklaması şöyle;

    “Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri 2022-2023 Öğretim Yılı Bahar Dönemi Ara sınavları Çevrimiçi (Online) olarak, esinav.anadolu.edu.tr adresi üzerinden, 8-9 Nisan 2023 ve 15-16 Nisan 2023 tarihlerinde yapılacaktır.”