Kategori: Güncel

  • Kayseri esnafına Büyükkılıç’tan övgü

    Kayseri esnafına Büyükkılıç’tan övgü

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hal Kompleksi’ni (KAYSEM) ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Hali’ndeki hizmetleri ve ürünleri yerinde inceledi. Başkan Büyükkılıç’a ziyaret esnasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk ve daire başkanları eşlik etti.

    Hal Kompleksi’ndeki esnaflara bereketli kazançlar dileyen Başkan Büyükkılıç, KAYSEM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Acar ile de görüştü.

    Başkan Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, “Değerli dernek başkanımızı ziyaret ettik sonrasında değerli esnaflarımızın hepsini birer birer dolaştık. Hakikaten Kayseri’miz ürünler açısından kaliteli ürünlerin geldiği, fiyatların makul olduğu bir şehirdir. Bütün bu yönleri ile ilgili kurumlarımız çalışmalar yapıyor” dedi.

    “KAYSERİ’MİZİN ESNAFI HER ZAMAN BİZİM GURURUMUZ”

    Esnaflara hayırlı işler temennisinde bulunan Başkan Büyükkılıç, “Esnafımız, dürüstlüğü, güvenilirliği, çalışkanlığı ile adeta bu şehre hizmet etmek için onlar da gayretlerini gösterdiğini ifade ettiler. Bizler de onu gördük. Her şeyden önce esnaflarımıza helalinden bol rızık versin. Ahi ahlakı ile ahlaklanmış Kayseri’mizin esnafı her zaman bizim gururumuz, sığınılacak mekân, sığınılacak liman olmuştur. Kendilerine minnet duyuyorum” diye konuştu.

    “BU GÜZEL İNSANLARA HİZMET ETMEKTEN ONUR DUYUYORUZ”

    Büyükkılıç, deprem döneminde esnafların verdiği destekten dolayı da teşekkür ederek, şunları söyledi: “Ayrıca özellikle 6 Şubat depremi sonrasında biz hal esnafımıza oralarda her şeyini kaybetmiş olan kardeşlerimize pazarcılık yaparak rızkını temin etmesi açısından ürün temini için gelmiştik. Tamamının yardımcı olduğunu, tır tır buradan mal gönderdiğimizi de hatırlatarak, tekrar kendilerine minnet duyduğumuzu, teşekkür ettiğimizi ifade ediyoruz. İşte Kayseri farkı diye her zaman göğsümüzü gere gere, hayırseverler şehri Kayseri, rahmet unsuru Kayseri, adeta bir yağmur misali her yere elini kolunu uzatan ve yağan Kayseri, insaf ehli insanlardan oluşan Kayseri diye burada rahatlıkla paylaşırız. Biz bu güzel insanlara hizmet etmekten onur duyuyoruz, onlar bizim canımız ciğerimiz, üzerimize ne düşüyorsa yapma yönünde gerekli çalışmaları yapıyoruz. Hal yönetimine, burada ekibimize teşekkür ediyorum. Hem esnafımızın huzuru, hem şehrimizin her zaman olduğu gibi olumlu anılması bizim için önemlidir. Cenab-ı Allah helalinden, bu güzel Cuma gününde bol rızık versin.”

    BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’A “HİZMET” TEŞEKKÜRÜ

    Hal esnafı olarak Kayseri’ye hizmet etmek için hem kalite hem de fiyat anlamında yarışmakta olduklarını ifade eden Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hal Kompleksi (KAYSEM) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Acar ise Başkan Büyükkılıç’a, Büyükşehir Belediyesi ile daire başkanlarına teşekkür etti. Hizmetleri ile her zaman Büyükşehir Belediyesi’nin yanlarında olduğunu dile getiren Acar, Büyükkılıç’a ‘hoş geldiniz’ dedi.

    Başkan Büyükkılıç’a, ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür eden esnaflar da Büyükkılıç’ı ‘Kayseri seninle gurur duyuyor’ diye karşıladı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, sıcak ve samimi ilgisiyle karşılaştığı esnafla hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.

  • İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İSTANBUL (İGFA) – Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, siyasi bağımsızlığın ancak iktisadi bağımsızlıkla mümkün olabileceği düşüncesinden hareketle ülkemizin ilk milli bankası olarak kurulan Türkiye İş Bankası’nın, Cumhuriyetin 100. yıldönümü vesilesiyle düzenlediği “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans devam ediyor.

    Konferansın ikinci gününde İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee birer konuşma yaptı.

    Hakan Aran, “Geleceğin Bankası Olmak” konulu konuşmasında, İş Bankası’nın hikâyesinin, Atatürk’ün “Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen, tam manasıyla modern ve millî bir banka kurulması…” yönlendirmesiyle başladığını söyledi. Aran, Bankanın daha azla daha fazlasını başarmak için kurulan ve her zaman bir bankadan çok daha fazlası olan bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurguladı.

    “Gelenek küllere tapınmak değil alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır”

    Bankanın “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonuna işaret eden Aran, “Çok sade, basit bir ifade gibi duruyor olabilir ama her kelimenin büyük bir ağırlığı olduğunu, her birinin altının ayrı ayrı çizilmesi, vurgulanması ve doldurulması gerektiğini düşünüyorum. ‘Geleceğin bankası’ olup bitilen, ulaşılan bir şey değil. Her gün yeniden kazanmanız, hak etmeniz gereken bir unvandır” diye konuştu.

    Türk bankacılık sektörünün gelişimi için geçmişte pek çok öncü hizmeti hayata geçirdiklerini vurgulayan Aran, “Ancak Gustav Mahler’in de dediği gibi ‘Gelenek küllere tapınmak değil, alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır’ ” dedi.

    “Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığı yapılamaz”

    Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığının da yapılamayacağını ifade eden Aran, bazı işlerin bugünün işi gibi görünse de zamansız olduğunu, faydasını sonraki nesillerin gördüğünü vurguladı.

    Doğaya, insana, toplumun refahına dair yapılan her şeyin aslında geleceğe bir yatırım olduğunu belirten Aran, “Bu, bizim vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Cumhuriyet bizlerden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ ister. Kurucumuzun böyle bir ülküsü varken nasıl olur da bir banka olarak kalabilirsiniz? İş Bankası bu milli ülküyü düstur edinmiş, ülkemizin medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğması için çalışmış ve çalışmaktadır. Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi, Yenicami’deki Türkiye İş Bankası Müzesi, Patara, Nysa, Teos, Stratonikeia, Zeugma arkeolojik kazılarına verdiğimiz destek, çocuklarımızın daha iyi eğitim alması için Darüşşafaka ile el ele vermemiz, TEMA ile 81 İlde 81 Orman projemiz, satranca, olimpiyatlarla çocuklarımıza verdiğimiz desteğimiz… Tüm bunlar sürdürülebilir değer yaratmaktan, geleceği inşa etmekten, geleceğin bankası olma vizyonumuzdan ne anladığımızın, ne anlamamız gerektiğinin karşılığıdır. Çocuklarımızın da bizlerle aynı havayı soluyarak, aynı refahı paylaşarak yaşama hakkını ellerinden almamak için sürdürülebilir değer yaratmaya inanıyoruz.”

    “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmalıyız”

    Konuşmasında doğru iş birliklerin önemine de işaret eden Aran, “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmak zorundayız. Özellikle çevre, eğitim, sosyal adalet, toplum refahının artırılması söz konusu olduğunda hiçbirimiz tek başımıza yeterince büyük etki yaratamıyoruz, mutlaka iş ve güç birliği yapmak zorundayız” dedi.

    Hakan Aran, sanayi döneminde en önemli iki unsurun emek ve sermaye olduğunun altını çizerek, “Cumhuriyet döneminde olmayan teknolojik imkânlar bugün artık mevcuttur. Dijital çağda veri, yapay zekâ ve sosyal medya aracılığıyla özellikle interneti köylere ulaştırabildiğimizde, en ücra köşedeki insana dokunduğumuzda aracısız iletişimin kolay olduğu bu dönemde ulaşılamayan insan kalmayacağını düşünüyorum. İnsanımız iyiyi, güzeli, doğruyu gördüğünde anlayabilecek olgunluktadır. Yeter ki güçlerimizi bu amaçla birleştirebilelim” diye konuştu.

    “İnsansız bir dönüşüm tatsız, yavan ve üstelik mümkün değil”

    Teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknolojiyi insanın yerine konumlandırmayı aklımızdan geçirmedik. Çünkü bugün yapay zekâ teknolojileri konuşulduğunda en kolay olan teknolojiyi getirip, sayınızı azaltmak ve kurumun verimliliğini artırmaktır. Biz zor olanı seçtik. Dönüşümü insanla yapacağımıza inanıyoruz. İnsansız bir dönüşümün tatsız, yavan ve üstelik de mümkün olmadığını düşünüyoruz. Yeni teknolojileri insanlarımızın kabiliyetini artırmak, onların daha hızlı, daha kapsamlı, daha düşük maliyetlerle hizmetler almasını sağlamak ve ülke ekonomimiz için sürdürülebilir değer yaratmak için kullanılması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlarımıza teknolojiyi, yeniliği kullanmayı, veriyle çalışmayı öğreteceğiz, sürekli gelişeceğiz. Bu dönüşümün Türkiye’de öncüsü olacağız.”

    “Atatürk bizlere ‘yurttaşlarım, efendiler, ey Türk gençliği’ diyerek yaptığı konuşmalarda gösterdi ki ne ülkemizin büyüklüğü ne coğrafyası ne iklimi ne doğal kaynakları; en önemli varlığımız, en büyük gücümüz her zaman insan kaynağımızdır” diyen Aran, şöyle devam etti: “Biz hızlı öğrenen, hızlı adapte olabilen, ufku açık bir halkız. Denemeyi, hatalarımızı düzeltmeyi, bildiklerimizi paylaşmayı biliriz. Atatürk inkılaplarını başarmış bir halkız. Bugün Anadolu’nun köy pazarlarında bile kredi kartıyla alış veriş yapılıyorsa, ustalara cepten EFT ile ödeme yapılıyorsa, 90 yaşındaki annemiz, babamız, teyzemiz, amcamız akıllı telefon kullanabiliyorsa inanıyorum ki ikinci yüz yılımızda Atatürk’ün yapmak istediklerini başarabileceğiz.”

    İlber Ortaylı: “Sağlıklı doğum politikası, eğitimin iyileştirilmesi, yetişmiş elemanı tutmak önemli”

    Prof. Dr. İlber Ortaylı “Cumhuriyetin İlk Yüzyılı” başlıklı konuşmasında, Cumhuriyetin kurucularının askeri alanda çok yetkin olmakla birlikte 1. Dünya Savaşı öncesinde savaşa girmeye karşı olan ve Anadolu’ya geçen kadrolardan oluştuğunu; Türklerin batılılaşmasının savaş odaklı gerçekleştiğini ve bu yüzden savaşlarda başarı için ihtiyaç duyulan mühendislik, tıp, finans gibi alanlarda geliştiğini söyledi. Ortaylı, Cumhuriyet öncesinde de eğitim alanında önemli adımlar atıldığını, kadınların sosyal hayatta ve eğitimde yer almaya başladığını, kadın aydınların ortaya çıktığını ancak genel olarak kadın ve erkeklerin bir araya geldiği ortamların oluşmadığını anlattı.

    Türk kurmaylarının hem dünya bilgisi hem dünya görüşüyle çok iyi yetişmiş olduğuna dikkat çeken Ortaylı, şöyle konuştu: “Bu bir meşruti monarşi dönemiydi. O dönemde cumhuriyetçiler var idiyse de bunu açıklamazdı. Yalnızca biri, daha İstiklal Savaşı’nda Ankara yolunda açıkladı. Mustafa Kemal Atatürk, daha kongreler döneminde Ankara’dan davet aldığında oradaki ışığı gördü ve ‘şekl-i idaremiz Cumhuriyet’ olacak diye Mazhar Müfit Bey’e söyledi. Bu fikri yapı da imparatorluğun eğitiminden geliyordu. İmparatorluğun dış dünyaya açıldığı ölçüde bu fikirler oluşuyordu ve bu fikri yapının içinde şark ve garp bir arada bulunuyordu. Bizim Çanakkale’de, Balkan’da, İstiklal Savaşı’nda kaybettiğimiz sayısız yedek subaylar bu iki dünyanın da efendisiydiler. Garbı da şarkı da biliyorlardı. Bunu biz 100 sene sonra daha yeni yeni yerine koymaya başladık.”

    Cumhuriyetin bu miras üzerine kurulduğunu ancak önceki dönemden demokrasiye olan eğilimiyle ayrıştığını söyleyen Ortaylı, “Türkiye kanuni olmaya çalışıyor. İttihatçılar gibi değil. Bir demokratik itilim var. Türkiye meşruiyet esaslarına uymak zorundadır, herkesin kendine göre iş yaptığı bir memleket olamaz. Bu kanuni yapı esastır. Darbeler olsa da darbeciler gelip 1,5 sene sonra gider” diye konuştu.

    Cumhuriyetin tıp, mühendislik, askeriye alanlarında başarılı olduğunu ancak yetişmiş insan kaynağını koruma, entelektüel sınıflara hürmet etme konusunda ve kültürel alanda eksik kaldığını ifade eden Ortaylı, önümüzdeki dönemde yapılması gerekenlere ilişkin olarak da şunları söyledi: “İlk olarak sağlıklı bir doğum politikası sürdürülmesi gerekir. İkincisi, eğitimin kesin surette iyileştirilmesi, eğitime ayrılan bütçe ve imkânların artırılması ve bunun fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesine ihtiyaç var. Üçüncüsü, bazılarının demilitarizasyon kafası yanlıştır. Askeri eğitimi budayamazsınız. Maalesef bulunduğumuz yer buna müsait değildir. Son olarak sanayileşmede eleman yetiştirilmesi ve yetişmiş elemanı tutmamız mühimdir.”

    McAfee: “Aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor, süperstar şirketler ayrışıyor”

    MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee ise günümüzde artık finanstan otomotive, perakendeden gıdaya tüm sektörlerde şirketlerin kendilerini teknoloji şirketi olarak tanımladığını belirterek, dijital çağda teknoloji şirketi olarak başarılı olmanın yalnızca bu alanda çok para harcamakla bağlantılı olmadığını söyledi. ABD’de şirketlerin toplam yatırımları içinde diğer tüm alanlara yapılan yatırım 21. yüzyılın başında dijitale yapılan yatırımın iki katı iken durumun bugün tam tersine döndüğünü ifade eden McAfee, “Bu değişim duracak gibi görünmüyor. Dijitale açlığımız her yıl artıyor. Ancak yatırım dijitale yöneldikçe bunun rekabette ve büyümedeki etkisi aynı şekilde görünmüyor. Süperstarlar kar anlamında da pazar payı anlamında da ayrışıyor. Diğer bir deyişle aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor. Süperstarlar ayrışırken, şirketlerin çoğunluğu geride kalıyor” diye konuştu.

    Andrew McAfee, süperstar olarak tanımladığı şirketlere yeni bir adlandırma yapma ihtiyacı hissettiğini belirterek, “Bunları geek (teknoloji inekleri) olarak adlandırabiliriz. Eskiden bu bir hakaretti ama artık kelimenin anlamı dönüştü. Bunlar, çok zor sorulara yanıt bulmaya odaklanırken; tuhaf görünen, yeni çözümleri kucaklayan kişiler” dedi. 21. yüzyıl başında ABD’nin önde gelen geek’lerini bir araya getiren bir haftasonu buluşmasında, bugün çevik çalışma olarak bilinen yöntemin geliştirildiğini ve çok önemli bir dönüşüm yarattığını söyleyen McAfee, bugün bu yöntemi benimsemeyen şirketlerin tüketiciyi etkileyemedikleri için silinmek zorunda kalacaklarını anlattı.

    “Çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kuruldu”

    Tüm ülke ve tüm sektörlerin geeklerin yarattığı enerji dalgasına maruz kalacağını, başarılı olup olmamalarının bu dalgaya uyum sağlama yeteneklerine bağlı olacağını ifade eden McAfee, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye konusunda çok iyimserim. Buraya gelmeden önce modern Türkiye tarihi hakkında araştırma yaptım. Gördüm ki çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kurulmuş. İnanılmaz bir itki, inanılmaz bir azim görüyorum. Atatürk, girmek üzere olduğu yüzyıl için Türkiye’yi güncellemiş ve inanılmaz şeyler yapmış. Öyle bir mirasın üzerinde oturuyorsunuz ki ülkenizin daha çağdaş versiyonlarını kurmak için yeterli enerjiye sahipsiniz. Artık 21. yüzyıldayız ve önünüzde inanılmaz fırsatlar var.”

  • Bakan Tekin Konya’da eğitim ve spor tesisleri açılışları yaptı

    Bakan Tekin Konya’da eğitim ve spor tesisleri açılışları yaptı

    KONYA (İGFA) – Selçuklu Belediyesinin okul dışı öğrenme ortamlarından biri olan Selçuklu Belediyesi Gelişim ve Teknoloji Akademisi’nin resmi açılışı Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in katılımı ile gerçekleştirildi.

    Okul açılışlarında konuşan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yerel yönetimlerle iş birliklerine değindi.

    Bakan Tekin, “Gittiğim her yerde parti ayrımı yapmadan, partisine bakmadan, yerel yönetim mensubu olan, yerel yönetici olan kişilerin eğitim ve öğretim süreçlerine desteklerini çok önemsiyorum ve takdir ediyorum. Bu anlamda kim, yerel yönetimlerden hangi partiden olursa olsun eğitime destek oluyorsa biz de kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

    Konya’da büyükşehir ve ilçe belediyelerinin eğitime destek olduğunu vurgulayan Tekin, emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Tekin, hükûmetin mesleki eğitimi yeniden cazip hale getirmek için yürüttüğü çalışmaları örnekleriyle anlattı.

    Organize sanayi bölgesinde açılan anaokulunun da çok önemli olduğunu dile getiren Bakan Tekin, “Buradaki okul öncesi eğitim kurumuyla ilgili destek, kuşkusuz buradaki kadın istihdamına pozitif etki oluşturacaktır ama bizim açımızdan da okul öncesi eğitimin teşvik edilmesi bakımından önemli. Ben bu anlamda da katkılarınız ve desteğiniz için teşekkür ediyorum. Konya biraz şanslı bu konuda… Belediye başkanlarınız bu konuda istekli ve arzulu. Valiniz eğitim konusunda istekli ve arzulu. Eğitimin içinden gelen milletvekillerimiz vardı. Biz de Konya’ya bu konuda ne tür destek olabileceksek olmayı taahhüt ediyorum huzurlarınızda. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Programda konuşan Selçuklu Belediyesi olarak eğitim yatırımlarına sürekli yenilerini eklediklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ise, okul öncesinden, ilk ve ortaokula, liseden yüksek öğrenime eğitimin tüm aşamalarında elimizi taşın altına koyduklarını belirterek, “Okullarımızın bina yapımından spor salonu yapımına, teknik ekipmanlarından tefrişatına, çevre düzenlemelerinden bakım ve onarımına kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin en iyi şartlarda, en iyi imkanlarla eğitim görmelerini, sadece eğitime odaklanmalarını istiyoruz. Bu bakımdan eğitim bizim bugüne kadar her zaman önceliğimiz oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek” dedi.

  • Kültür ve Turizm’den sonra Gençlik ve Spor da desteğini çekti!

    Kültür ve Turizm’den sonra Gençlik ve Spor da desteğini çekti!

    ANKARA (İGFA) – Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türk sinemasının alanındaki en önemli etkinliklerinden biri olan ve 60’ıncısının düzenlenme süreci devam eden Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne, Bakanlık olarak Antalya Spor Salonu’nun tahsis edildiği hatırlatıldı.

    Açıklamada, “Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, belgesel yarışması bölümünde “Kanun Hükmü” adlı belgeselde mağduriyet algısı üzerinden FETÖ terör örgütü propagandası yapılması nedeniyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden desteğimizi çekmiş bulunmaktayız.” denildi.

    Belgeselde FETÖ propagandası yapılmasına vesile olunması nedeniyle, salon tahsisinin iptal edildiği aktarılan açıklamada, “Bakanlığımız, aziz milletimizin 15 Temmuz’da verdiği destansı mücadelenin itibarsızlaştırılması, sanatın provokasyonun unsuru olarak kullanılması çabasının bir parçası olmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

  • Edirne’de gümrük kaçaklarına el konuldu

    Edirne’de gümrük kaçaklarına el konuldu

    Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA)- Edirne İl Jandarma Komutanlığı, sorumluluk bölgesi içerisinde kaçakçılık olaylarının engellenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

    Alınan bilgiye göre Edirne İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince TEM gişeler bölgesinde yapılan aramada, İstanbul istikametine gitmekte olan bir otobüsü durdurdu. Yapılan aramada 23 adet kaçak alkollü içki, 60 paket kaçak tütün, 60 paket gümrük kaçağı sigara, 11 adet 1 kg’lık kaçak çay ile birlikte gümrük idaresine beyan edilmemiş 48 bin Euro ele geçirildi.

    Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının talimatıyla otobüs sürücüsü gözaltına alındı.

    Şüpheli şahıs, jandarmadaki işlemleri sonrasında adli makamlara sevk edildi.

  • Salihli’ye Demirci’den ‘il’ desteği!

    Salihli’ye Demirci’den ‘il’ desteği!

    MANİSA (İGFA) – Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın aylık meclis toplantısına konuk olan komşu ilçe Demirci’nin oda başkanları ve iş dünyasının temsilcileri Salihli’nin il olarak ilan edilmesi konusunda desteklerini sundu.

    Salihli TSO’nun Ağustos ayı faaliyetlerinin değerlendirildiği meclis toplantısına konuk olan Demirci heyetinde TSO Meclis Başkanı İbrahim Akarsu, Yönetim Kurulu Başkanı Kasım Kabak, Ziraat Odası Başkanı Mehmet Karakaya, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İrfan Aksu, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Şeref Bilek, Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Zeki Demir, Madeni Eşya Ağaç İşleri Sanatkarları Odası Başkanı Mustafa Umut Demirkan, Terziler Odası Başkanı Melih Altınay, Kahveciler Odası Başkanı Ahmet Akay ile TSO’nun yönetim kurulu ve meclis üyeleri yer aldı.

    Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, Demirci heyetine yaptıkları ziyaret ve gönülden destek için teşekkür etti. Salihli’de binlerce Demircilinin yaşadığına dikkat çeken Yüksel, komşu ilçe ile ilişkilerin daha da geliştirilmesi için gayret sarf ettiklerini ifade etti.

    Demirci TSO Yönetim Kurulu Başkanı Kasım Kabak, yaptığı konuşmada Demirci halkının gerek ticaret gerekse de sağlık hizmetleri için Salihli’ye çok sık geldiğini ve iki ilçe arasında sıkı bağlar olduğunu vurguladı. Kabak, Salihli’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirttiği konuşmasında, il olma konusunda desteklerini şu sözlerle dile getirdi:

    “Salihli TSO heyetinin Demirci ziyaretinde, 100. yılında 100 il projesi konusunda değerlendirmeler yapmış ve Demirci TSO olarak destek vereceğimizi belirtmiştik. Odamızın Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri olarak bugün yine aynı düşünceleri taşıyoruz. Salihli’de yaşayan hemen hemen bir mahalle büyüklüğündeki Demircili hemşehrilerimiz ile ortak değerlerimiz çerçevesinde sizlerle birlikte çalışmalar yapmaktan mutluluk duyacağız. Kalbimizin sizlerle birlikte attığını bilmenizi isteriz.”

    Kabak, Demirci Organize Sanayi Bölgesi’nde altı ay içinde arsa tahsislerine başlayacaklarını bildirdiği konuşmasında, Demirci Ahi Evran MTAL ile Salihli Borsa İstanbul MTAL’nin kardeş okul ilan edilmesini de talep etti.

    Demirci Ziraat Odası Başkanı Mehmet Karakaya da yaptığı konuşmada komşu ilçe olarak Salihli’ye sonuna kadar destek olduklarını belirtti.
    Demirci heyeti, toplantı sonunda Salihli TSO’ya, ünü ülke sınırlarını aşan ve güçlü bir marka haline gelen Demirci halısından nadide bir parçayı hediye etti. Salihli ve Demirci iş çevrelerinin temsilcileri Salihli TSO önünde bir hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Kültür’den ‘altın’ vuruş! Bakanlık Altın Portakal’dan çekildi

    Kültür’den ‘altın’ vuruş! Bakanlık Altın Portakal’dan çekildi

    ANKARA (İGFA) – Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin kültürel ve sanat değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi vizyonuyla çalışan Bakanlığın bu vizyon çerçevesinde yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirilen yüzlerce kültür sanat etkinliğine destek verdiğine dikkati çekti.

    Türk sinemasının alanındaki en önemli etkinliklerinden biri olan ve 60’ıncısının düzenlenme süreci devam eden Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, belgesel yarışması bölümünde “Kanun Hükmü” adlı belgeselin yer aldığı anımsatılarak, şunlar kaydedildi:

    “Böylesi önemli bir festivalde, sanatın gücü kullanılarak mağduriyet algısı üzerinden FETÖ terör örgütü propagandası yapılmasına vesile olunması son derece üzücüdür. Bakanlığımız, aziz milletimizin 15 Temmuz’da verdiği destansı mücadelesinin itibarsızlaştırılması, sanatın provokasyon unsuru olarak kullanılması çabasının bir parçası olmayacaktır. Bu sebeple Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden çekilmiş bulunuyoruz.”

  • Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Kocasinan Belediyesi öncülüğünde, Kaoğlu Yapı ve TİS firmaları tarafından organize edilen eğitimle deprem izolasyon sistemleri hakkında imar müdürlüğüne bağlı teknik personele bilgiler aktarıldı. Belediyenin seminer salonunda düzenlenen eğitime; Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Kaan Kaatsız, Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Fırat Soner Alıcı, TİS Teknolojik İzolatör Sistemleri Tasarım ve Satış Sorumlusu Demirhan Sever, Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Melikgazi Belediyesi, Talas Belediyesi ve Hacılar Belediyesi’nin İmar Müdürlüklerine bağlı teknik personel katıldı.

    Akademisyenler tarafından verilen eğitimde deprem izolatörlerinin Dünya’daki ve Türkiye’deki tarihçesi, gelişimi, izolatör çeşitleri hakkında genel bilgiler aktarıldı. Ayrıca izolatör sistemlerinin projelendirilmesi, uygulama esasları, çalışma prensipleri, İzolatörlü yapıların, statik projelerinin hazırlanması esnasında uyulması gereken teknik kriterler, hesap yöntemleri ile mimari, mekanik, elektrik ve peyzaj tasarımlarında uyulması gereken kurallar, izolatör sistemli yapıların, zemin, proje ve uygulama denetimlerinin Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı kapsamındaki ‘Özel Yapılar’ yönetmeliğine uygun olarak denetleneceği yönetmelik hakkında bilgiler verildi. Deprem izolasyon sistemleri hakkında genel teknik ve yönetmelik bilgilerinin aktarımı sonrasında, Kayseri’nin deprem izolatörlü konut projesi olan ve Kaoğlu Yapı tarafından inşaa edilecek Bety Plus projesinin detaylı proje bilgileri aktarıldı.

    Belediye çalışanlarının daha donanımlı olmaları için çeşitli eğitimler verdiklerine dikkati çeken Başkan Çolakbayrakdar ise “Hizmet içi eğitim kapsamında personelimize yönelik çeşitli alanlarda bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz. Eğitimle çalışanlarımızın bilgi ve becerilerini artırıyoruz. Bu eğitimlerin katkısıyla daha sağlıklı ve daha güvenli bir iş ortamı oluşturarak, hizmet kalitemizi artırıyoruz. Bütün gayemiz, yapılan her şeyin bir önceki günden bir sonraki güne daha güzel olması içindir” diye konuştu.

  • 7 projeye 6 milyon 400 bin TL hibe desteği

    7 projeye 6 milyon 400 bin TL hibe desteği

    İSTANBUL (İGFA) –Sabancı Vakfı’nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle hayata geçirdiği Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi Hibe Programı kapsamında desteklenecek projeler açıklandı.

    Programa, 18-29 yaş arasındaki NEET genç kadınların mesleki becerilerinin geliştirilmesine yönelik proje fikirlerinden oluşan 200’e yakın başvuru geldi. Değerlendirme sürecinin sonunda, aralarında depremden etkilenen illerin de yer aldığı 20 ilden toplam 7 projeye hibe desteği verilmesine karar verildi. Bu kapsamda, 7 projeye toplamda 6 milyon 400 bin TL hibe desteği verilmesi kararlaştırıldı.

    GELECEĞİNİ KURAN GENÇ KADINLAR PROGRAMI’NDA HİBE DESTEĞİ ALMAYA HAK KAZANAN PROJELER:

    Başkent Sanayicileri Derneği’nin Sanayide NEET Kadınlar projesi ile NEET kadınlara imalat sanayi, endüstriyel otomasyon, CNC ve kaynak teknolojileri alanında eğitimler verilerek istihdam edilmeleri amaçlanıyor. Ankara’da uygulanacak projede aynı zamanda organize sanayi bölgesinde eşitlik ilkesinin yaygınlaştırılması ve iş yerlerinin kadın istihdamı için iyileştirilmesi amacıyla firmalara yönelik fırsat eşitliği eğitimleri verilecek.

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın NEET Kadınların İş Gücü Piyasasında Dayanıklılığının Geliştirilmesi projesi ile NEET kadınların istihdama katılmalarını kolaylaştırmak için iş gücü ihtiyaçları doğrultusunda eğitimler yoluyla güçlendirilmeleri ve genç kadınların istihdamını sağlayacak firmalarla iş birlikleri kurulması amaçlanıyor.

    İzmir Ticaret Borsası Eğitim Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı (BORSAV)’nın Denizin Üreten Kadınları projesi ile İzmir’de yaşayan NEET kadınların mesleki eğitimler yoluyla, su ürünlerini işleyen ve satan işletmelerde ve balık ağı üretim merkezlerinde istihdam edilmeleri amaçlanıyor.

    Kodluyoruz Derneği’nin Yazılımla Güçlenen Kadınlar projesi, NEET kadınların yazılım ve sosyal beceri eğitimleri ile güçlenmesini, kurulacak iş birlikleri yoluyla bilişim ve teknoloji sektörlerinde istihdam edilmelerini hedefliyor. Adana’da Seyhan Belediyesi ortaklığıyla gerçekleştirilecek projeye katılacak genç kadınlar, eğitimler kapsamında kentin sorunlarına yönelik teknolojik çözümler de geliştirecek.

    Osmaniye Belediyesi’nin Afet Kadınlarının Yeşeren Umutları projesi, depremden etkilenen NEET kadınların, Osmaniye’de kurulacak Gastronomi Merkezi’nde mesleki eğitimler yoluyla istihdama katılımlarını sağlamayı amaçlıyor. Proje; Osmaniye Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İŞKUR, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi ve Organize Sanayi Bölgesi iş birliğiyle hayata geçirilecek.

    SistersLab Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği’nin Kadın Yazılımcıların Mentorluk ve Eğitimler Aracılığı ile Güçlendirilmesi projesi, mühendislik bölümlerinden mezun olan NEET kadınların teknik ve destekleyici eğitimlerle DevOps, Siber Güvenlik, Oyun Geliştirme ve UI/UX Tasarımı alanlarında düzenleyeceği akademiler ile yetkinliklerinin artırılmasını sağlayarak iş gücüne katılmalarını amaçlıyor.

    Yenilikçi İnsan Kaynakları Derneği‘nin İnsan Kaynakları Alanında NEET Kadınlar projesi, Adana’da yaşayan NEET kadınların yenilikçi eğitimler ve mentorluk programları yoluyla desteklenmesi ve iş imkânlarının geliştirilmesi ile insan kaynakları alanında istihdam edilmelerini amaçlıyor.

  • Mikromobilite sektörünün büyümesine önemli iş birliği

    Mikromobilite sektörünün büyümesine önemli iş birliği

    İSTANBUL (İGFA) – Protokol kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) iştiraki ve TRota uygulamasının operatörü PTT Teknoloji ile dünya genelinde 5 ülkede toplamda 19 şehirde hizmet veren mikromobilite şirketi BinBin arasında çeşitli iş birlikleri geliştirilmesi hedeflendi.

    Yapılan ön protokol anlaşması kapsamında Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında mevcut uygulamaların entegre edilmesi, Akıllı Ulaşım Sistemleri ve mobilite alanında ortak Ar-Ge projeleri gerçekleştirilmesi, hâlihazırda yürütülen projelere ilişkin ortaklıklar kurulması, mevcut Akıllı Ulaşım Sistemleri ürün ve hizmetlerine yönelik olarak gerçekleştirilecek faaliyetlerde teknik ve idari konularda karşılıklı kolaylık sağlanması amaçlandı.

    “MİKROMOBİLİTE KÜLTÜRÜNÜ ŞEHİR YAŞAMININ AYRILMAZ BİR PARÇASI HALİNE GETİRDİK”

    Konu hakkında konuşan BinBin CEO’su Kadir Abdik, PTT Teknoloji ile gerçekleştirdikleri iş birliğinden büyük mutluluk duyduklarını belirterek “2019 yılında kurulduğumuzdan bu yana, ülkemizin mikromobilite alanında gerçekleşen dönüşüm yolculuğunda aktif bir rol üstleniyoruz. Geçen 4 yıl içinde, mikromobilite kültürünü şehir yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu.

    Hizmet ağlarını genişletmeye odaklandığını söyleyen Abdik, “Hizmet sunduğumuz şehirlerin yanı sıra, bu kültürü daha fazla yaygınlaştırabileceğimiz şehirlerde de hizmet ağımızı genişletmeye odaklanıyoruz. PTT Teknoloji ile gerçekleştireceğimiz iş birliğinin ülkemizde mikromobilite sektörünün büyümesi açısından önemli bir adım olacağına inanıyoruz. Bu vesileyle iş ortaklarımızın gereksinimlerine ve beklentilerine uygun iş birlikleri kurarak, mikromobilite ekosistemine daha fazla değer katmayı hedefliyoruz” dedi.

    İLK OLARAK KONYA’DA FAALİYETE GEÇECEK

    PTT Teknoloji Genel Müdürü Ali Taşkın, vatandaşlara uçtan uca bir ulaşım deneyimi sunmayı hedeflediklerini belirterek, “Şehirlerarası toplu taşıma araçları, şehir içi toplu taşıma araçları, paylaşımlı araçlar gibi pek çok ulaşım modunda, TRota’ya entegre olan tüm hizmet sağlayıcıların hizmetlerine tek bir uygulama üzerinden erişilebilecek; rota planlama, ödeme ve rezervasyon işlemleri tek bir uygulamadan gerçekleştirilebilecek, daha verimli bir yolculuk için birden çok ulaşım modunun tek bir uygulama üzerinden kullanılmasına imkân sağlanacak” ifadelerini kullandı.