Kategori: Güncel

  • 2. el otoya talep çok ancak kredi yok!

    2. el otoya talep çok ancak kredi yok!

    İSTANBUL (İGFA) – İkinci elin merkezi olan otomerkezi, sektörün kredi problemine ışık tuttu.

    Her ay ortalama 7 ile 9 Milyar TL taşıt kredisi hacmi bulunurken, Haziran bu hacim sırasıyla 2,5 Milyar TL’ye, Temmuz ayında ise 717 Milyon TL’ye kadar düştü.

    KREDİ KULLANIM SEVİYESİ 10’DA 2’YE KADAR İNDİ

    Türkiye otomotiv sektörünün gelişiminde taşıt finansmanı ve kredi çözümlerinin büyük önem arz ettiğini hatırlatan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, “Ortalama 10 kişiden 7’si kredi vasıtasıyla otomobil satın alırken bugün geldiğimiz noktada 10 kişiden 2’si kredi ile araç satın alıyor. Vatandaşların kredi başvuruları ya onaylanmıyor ya da komik diyebileceğimiz tutarlarda kredilerle karşılaşıyor. Bayilerimize gelen birçok tüketicide de bu problemle karşılaşıyoruz. Sahada son 1 aydır ciddi bir durgunluk söz konusu ve temel sebebi kredi. Talep çok yüksek, ancak krediye ulaşım reelde artık her anlamda imkansız.BDDK’nın son 1,5 yıldır izlediği politikalardan taviz vererek vadeleri artırması elzem, aksi takdirde nihai tüketici otomobile erişemeyecek” diye konuştu.

    Sıfır araçlarda bulunurluğun artışı ve ikinci elde durgunluğun etkisiyle pazarın negatif bir pozisyonda olduğunu söyleyen Karakaş, “Pazardaki beklenti ve hedefler bu yıl satışların 7,5 milyonu bulmasıydı. Durgunluk devam ettiği takdirde ikinci el araç pazarı bu yılı ancak 6-6,5 milyonla kapatır şeklinde öngörüyoruz. Son 2 ayda ortalama marka-modele bağlı olarak fiyatlarda yüzde 6 ile 8 arasında düşüş mevcut. Döviz kuru ve enflasyon stabil devam ederse pazar da regüle olmuş biçimde devam eder, fiyatlar da benzer seviyelerde ilerler. Krediye erişim hem Merkez Bankası hem de bankalar tarafından desteklenirse en azından aracını yenilemek isteyen tüketiciye ilaç gibi gelecektir” değerlendirmesinde bulundu.

  • Eskişehir’de ‘Doğaya Neşe Kat’tılar!

    Eskişehir’de ‘Doğaya Neşe Kat’tılar!

    ESKİŞEHİR (İGFA) – Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) üyeleri, Sivrihisar’da maden şirketinin yapmak istediği üç siyanürlü atık barajına dikkati çekmek için Kaymaz ve Beylikova’da “Doğaya Neşe Kat” etkinliğinde bir araya geldi.

    Eskişehir Çevre Derneği üyesi Acil Durum ve Afet Uzmanı Barış Adıgüzel, projeye dair bilgilendirmeyi Kaymaz da yaptı.

    Söz konusu bölgede Kaymaz Altın Projesi kapsamında 3. zehir atık barajı yapılmak istendiğini belirten Adıgüzel, “Bu proje ile başta ÇanakkaleTerziler-Serçiler den Altın Madeni Projesi’ndeki cevher buraya taşınacak. Günde 149 kamyon 500 kilometre uzaklıktan buraya bu cevheri getirecek ve atığını burada bırakacak. Bunun yanında çevre illerdeki altın madeni projelerinden de buraya cevher taşıması gerçekleştirilecektir. Yani burası ileride maden çöplüğü olacak ve öyle kalacaktır. Eskişehir’de orman, tarım, mera arazilerini, yeraltısularını kirletme riski taşıyacaktır. Zaten az olan suyumuz bu madenlerde kullanılacaktır. Altın ve gümüş madeninin faaliyetleri sonucu ağaçların kuruduğu, mera alanlarınınyok olması sebebiyle hayvancılık yapamayacak içme ve kullanma sularının azaldığına şahit olacaksınız. Eskişehir’in maden çöplüğü olmasını istemiyoruz” diye konuştu.

    Etkinlikte ayrıca tiyatro, radyo, sahne sanatçısı Ergün Özfırıncı da konu ile ilgili stand-up gösterisi gerçekleştirdi.

    Daha sonra sahne alan Doğa Grubu neşeli konser vererek halkı eğlendirdi.

    Beylikova’da ise Doğaya Güç Kat Ağı’ndan Güler Bozok, “İklim krizi ve Türkiye’nin ve Dünya’nın Geleceği” konularında bilgilendirme yapması ardından şölene konserle devam edildi.

    Eskişehir Çevre Derneği Başkanı Sadık Yurtman, bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğinin bilincinde olarak yakında Murat Dağı’na da teknik bir gezi düzenlemeyi planladıklarını belirterek, etkinliğe katılan üye, çevre dostu ve yöre halkına teşekkür etti.

  • Edirne Keşan’da uyuşturucu operasyonu

    Edirne Keşan’da uyuşturucu operasyonu

    Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) – Alınan bilgiye göre, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü sorumluluk bölgesi olan Yeni Mescit Mahallesi’nde farklı zamanlarda yapılan iki ayrı operasyonda biri Zati Yörüker Caddesi üzerinde diğeri de Pazar Sokak üzerinde durumlarından şüphelenilerek H.U ve T.Ü adlı şahıslar durduruldu.

    Şahıslarda H.U’nun kaba üst aramasında, 4 ayrı şeffaf poşet içerisinde daralı ağırlığı 1.30 gram eroin olarak tabir edilen uyuşturucu madde ele geçirildi.

    T.Ü adlı şahsın yapılan kaba üst aramasında ise 21 adet Galara hap ele geçirildi.

    Her iki olayla ilgili ele geçirilen uyuşturucu maddelere el konulurken, şüpheli şahıslar hakkında tahkikat başlatıldı.

  • Bakan Bolat: Türkiye 21 yılda 4,5 kat büyüdü

    Bakan Bolat: Türkiye 21 yılda 4,5 kat büyüdü

    KIRŞEHİR (İGFA)- Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kırşehir Cacabey Meydanı’ndaki 36. Ahilik Haftası kutlamalarının resmi kapanış törenine katıldı.

    Türk Yıldızları, Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında düzenlenen programda gökyüzüne ay yıldız çizdi.

    Bakan Bolat, Ahiliğin tarihte kalmış bir yapılanma olmadığını, özünü Türk İslam medeniyetinden aldığını, ilke ve değerleriyle bir felsefe, bir anlayış ve hayat rehberi olduğunu söyledi.

    Ahiliğin bugünkü esnaf odaları, ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsalarının temelini oluşturduğunu anlatan Bolat, “Ahiliğin günümüzdeki temsilcileri olan esnaf ve sanatkarlarımız alın terleriyle zorlu iktisadi yaşamda ayakta kalmaya, güçlenmeye, gelişmeye gayret ediyor. Bizler de esnafımızın omuzlarındaki yükleri azaltmak için hükümet olarak, bakanlık olarak canla başla 7/24 çalışmaya, onların hizmetinde olmaya gayret ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki esnaf, toplumun mayasıdır. Esnaf bu toplumun kendisidir” dedi.

    Son 20 yılda kullandırılan kaynakların toplamı 416 milyar liraya ulaştığına dikkati çeken Bakan Bolat, “Tam 300 katı bir kaynaktan bahsediyoruz. Aynı şekilde faiz indirimli kredilerin sübvansiyonu olarak da 246 milyar lira sübvansiyon hükümetimiz tarafından esnafımıza tahsis edildi. Bu rakam 2002’de sadece 50 milyon liraydı. Bunun dışında Halkbank tarafından, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) aracılığıyla kullandırılan faiz indirimli kredilerin limiti, 2002 yılında 5 bin liraydı. Şu anda burada üst limit 500 bin lira. İş yeri edindirme, taşıt edindirme kredileri için de şu anda üst limit 1,5 milyon lira olarak kullanılmaktadır. Helali hoş olsun. Esnaflarımız, vatandaşlarımız için yaptığımız, verdiğimiz tüm gayretler, hizmetler ve finansmanları büyük bir iftiharla vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz” diye konuştu.

    Bolat, esnaf kefalet kooperatifi sayısının 402’den 1000’e yaklaştığını, genç girişimci kredisinin üst limitinin 300 bin liraya yükseltildiğini ve yaş sınırının da 35’e çıkartıldığını kaydetti.

    Bakan Bolat, çiftçi, esnaf, memur, emekli, işçi, genç, kadın, yaşlı, engelli, çocuklar için her zaman eser ve hizmetler yapmaya, onların hayatını kolaylaştırmaya var güçleriyle çalıştıklarını dile getirdi.

    21 yılda Türkiye’yi tam 4,5 kat büyüttüklerini vurgulayan Bakan Bolat, “230 milyar dolar milli gelirden 906 milyar dolara ve bu yıl da inşallah 1 trilyon doları aşan bir milli gelire ulaştırdık. Kişi başı milli geliri 3 bin dolardan 10 bin 600 dolara ulaştırdık. İnşallah bu yıl 11 bin dolar milli geliri de aşacağız. G20, OECD gibi ülkeler liginde en hızlı büyüyen ülkeler arasında ilk 2-3 sıralamaları içinde yer alıyoruz. Türkiye artık Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ortaya koyduğu çalışma aşkıyla, kurduğu kabinelerle, dünyanın en yeni, modern altyapıları, üstyapıları hızla gelişen sanayisi, tarımı, hizmetleri, eğitim düzeyi, eğitimli iş gücü, sağlıkta, enerjide, savunmada, çevrede lojistikte hava ve kara yolu, demir yolları taşımacılığında rekabetçi sektörleriyle bölgesinde lider, dünyada saygı duyulan, dikkate alınan saygın bir ülke konumuna ulaştı” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, ayrıca bugünün Türkiye’sinin dünün Türkiye’sinden çok iyi durumda olduğunu anlattı.

    “KADIN KOOPERATİFLERİNİN YANINDAYIZ”

    Konuşmasının sonunda iki müjde de veren Bakan Bolat, TESKOMB vasıtasıyla Kırşehir esnafına ihtiyaç duydukları finansman için yeni bir paket hazırladıklarını, TESKOMB vasıtasıyla Kırşehir Esnaf Kefalet Birliği’nin hesabına yatıracaklarını söyledi. Bakan Bolat, ayrıca Ticaret Bakanlığı olarak kadın kooperatiflerinin daima yanında olduklarını belirterek, “Ticaret Bakanlığımıza başvururlarsa onlara 400 bin lira ekipman, makine, hibe desteği veriyoruz. Fuarlara katılmak için 60 bin lira destek veriyoruz. Çalıştırdıkları bir personel için 136 bin lira, 2 personel için de 274 bin lira yıllık hibe desteği veriyoruz. Kadınlarımız üretime katılsın, para kazansın, geçimlerine katkı olsun diye Ticaret Bakanlığı olarak onların da hizmetindeyiz, emrindeyiz” dedi.

    Yılın Ahisi Ferhat Murat Baykalı’ya kaftan giydirildi, yılın kalfası Levent Çakmak ve yılın çırağı Emre Gülşen’e de ödül verildi.

  • İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İSTANBUL (İGFA) – Pandemi sonrasında tüm dünyada şehirlerin öneminin arttığına dikkat çeken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da hayata geçirdikleri ‘dayanışmacı belediyecilik’ deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Askıda Fatura, tarımsal ve üretimsel destekler ile Halk Süt gibi uygulamaların detaylarını katılımcılarla paylaşan İmamoğlu, “Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeşil Büyüme İçin Ortaklıklar (P4G) Konferansı Belediye Başkanları Paneli”nde konuştu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen çevrimiçi toplantıya; Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh, Montevideo Belediye Başkanı Carolina Cosse, Cuenca Belediye Başkanı Cristian Zamora, Santiago Metropolitan Bölgesi Valisi Chile Claudio Orrego ve Cape Town Enerjiden Sorumlu Belediye Başkanı Komitesi Üyesi Beverley van Reenen katıldı. Pandemi sürecinin şehirlerin modern dünyadaki yerini farklılaştırdığına dikkat çeken İmamoğlu, “İnsan yapılarının bu sürekli büyüyen oluşumları burada kalmaya devam edecek. Daha da ötesi, geleceğimizin belirleyici bir özelliği olmaya adaylar” dedi.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAYAN ŞEHİRLER, KOPUK İLİŞKİLERİMİZİN BİR YANSIMASIDIR”

    İstanbul gibi 16 milyonu aşan bir nüfusa sahip mega kentin Belediye Başkanı olarak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılamamasının sonuçlarının farkında olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İstikrarlı liderlik, iyi iletişim ve teknolojik ilerlemelerin atık yönetimi, su verimliliği ve diğer teknik sorunlarımızı çözebileceğine ve çözeceğine inanıyorum. Ancak, toplumlarımız kendilerini bakımsız ve ötekileştirilmiş hissederse nasıl sürdürülebilir şehirler inşa edebiliriz? İnsanları yaşadıkları şehre ait kılmada yerel yönetimlerin rolü nedir? Belediye başkanları bu topluluk fikrini nasıl beslemektedir? Gördüğüm kadarıyla, şehirlerin sürdürülemez olmasının temel nedeni, toplumsal bağların eksikliği, bir topluluğun parçası olma hissinin bozulmasıdır. Sürdürülebilir olmayan şehirler, kopuk ilişkilerimizin bir yansımasıdır” saptamalarında bulundu.

    “ASKIDA FATURA’YLA 330 BİNDEN FAZLA ELEKTRİK FATURASI VATANDAŞTAN VATANDAŞA ÖDENDİ”

    “Bu nedenle İBB olarak ‘dayanışmacı belediyecilik’ olarak adlandırdığımız bir kavram geliştirdik” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Bunun temel amacı, üç ana kategoride dayanışmayı teşvik etmektir: Vatandaşlar arasında, kurumlar ve vatandaşlar arasında ve son olarak belediye ve vatandaşları arasında. Dayanışmayı artırmada oynadığımız ilk rol, vatandaşlar arasında kolaylaştırıcı olmaktır. Bu ne anlama geliyor? Pandemi sırasında iş kaybı ve devam eden istikrarsızlık nedeniyle, İstanbul’un düşük gelirli sakinlerinin çoğu elektrik faturalarını ödeyemez hale geldi. İlk dalga sırasında İBB olarak, ‘Askıda Fatura’ adında bir online bağış platformu oluşturduk. Belediye olarak görevimiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı tespit etmek ve onları hayırsever bağışçılarla eşleştirmekti. Bugüne kadar 330 binden fazla elektrik faturası, vatandaşlar tarafından vatandaşlar için ödenmiştir. Toplumun sınırlarında yaşayan ve kendilerini önemsenmemiş hisseden vatandaşlar görüldü. En önemlisi de aynı şehri paylaştıkları vatandaşlar tarafından görüldüler ve önemsendiler.”

    “HALK EKMEK, İSTANBUL’DAKİ 233 ÇİFTÇİDEN 8.300 TON BUĞDAY SATIN ALDI”

    “İkinci katman ise, şirketler ve vatandaşlar arasında dayanışmanın sağlanmasıdır” diyen İmamoğlu, “Şirketlerin hizmetlerini, vatandaşların ihtiyaçlarına göre geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Diğer belediye yapılarının aksine, İBB’nin İstanbulluya, İBB adına hizmet veren 32 şirketi var. Belediye hizmetlerini, özel sektörden daha ucuza sağlıyorlar. Kârdan ziyade, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını ön planda tutacak şekilde tasarlanmışlardır. İBB’nin iştiraklerinden biri olan İstanbul Halk Ekmek A.Ş., İstanbullulara kaliteli ve uygun fiyatlı ekmek sunuyor. İstanbul’daki çiftçilerden buğday satın alan şirket, İstanbul’daki 233 çiftçiden 8.300 ton buğday satın aldı. Kooperatiflere üretim, makine ve ekipman desteği de sağladık. Ayrıca kırılgan gruplardan biri olan kadın üreticilerimizin ürünlerini sergilemek ve üreticilerimize destek olmak amacıyla bir web sitesi (www.halkmarket.istanbul) ve online mağaza kurduk” bilgilerini paylaştı.

    “DİĞER ŞEHİRLERDEN DE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

    Belediye dayanışmasının üçüncü katmanının belediye ile vatandaşlar arasında olduğunun altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bu, vatandaşlara doğrudan hizmet götürmeyi amaçlamaktadır. Bu projelerden biri de Halk Süt projesidir. Silivri ve Çatalca’daki üreticilerden temin edilen sütler, ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz olarak ulaştırılıyor. İBB olarak kullanılmayan bir serayı, ‘Fide Üretim Merkezi’ne dönüştürdük. Ürettiğimiz bu fideleri, 15 ilçe ve 166 mahalledeki çiftçilere bağışlıyoruz. Çiftçilik, hayvancılık ve balıkçılıkla uğraşan İstanbullulara sebze fidesi, ayçiçeği tohumu, buğday tohumu, mısır tohumu, hayvan yemi, gübre ve mazot desteği sağladık. Dünya; sellerin, orman yangınlarının ve diğer doğal afetlerin bir kereye mahsus değil, süregelen olaylar olduğu çoklu kriz dönemine girmiştir. Bu olağanüstü zamanlarda, ilk müdahaleci olmanın ötesinde en büyük zorluk, birliktelik duygusunu teşvik etmektir. Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var.”

  • İstanbul’daki ‘dayanışmacı belediyecilik’i dünyadaki mevkidaşlarına anlattı

    İstanbul’daki ‘dayanışmacı belediyecilik’i dünyadaki mevkidaşlarına anlattı

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeşil Büyüme İçin Ortaklıklar (P4G) Konferansı Belediye Başkanları Paneli”nde konuştu.

    İnternet üzerinden gerçekleştirilen çevrimiçi toplantıya; Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh, Montevideo Belediye Başkanı Carolina Cosse, Cuenca Belediye Başkanı Cristian Zamora, Santiago Metropolitan Bölgesi Valisi Chile Claudio Orrego ve Cape Town Enerjiden Sorumlu Belediye Başkanı Komitesi Üyesi Beverley van Reenen katıldı.

    Pandemi sürecinin şehirlerin modern dünyadaki yerini farklılaştırdığına dikkat çeken İmamoğlu, “İnsan yapılarının bu sürekli büyüyen oluşumları burada kalmaya devam edecek. Daha da ötesi, geleceğimizin belirleyici bir özelliği olmaya adaylar” dedi.

    İstanbul gibi 16 milyonu aşan bir nüfusa sahip mega kentin Belediye Başkanı olarak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılamamasının sonuçlarının farkında olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İstikrarlı liderlik, iyi iletişim ve teknolojik ilerlemelerin atık yönetimi, su verimliliği ve diğer teknik sorunlarımızı çözebileceğine ve çözeceğine inanıyorum. Ancak, toplumlarımız kendilerini bakımsız ve ötekileştirilmiş hissederse nasıl sürdürülebilir şehirler inşa edebiliriz? İnsanları yaşadıkları şehre ait kılmada yerel yönetimlerin rolü nedir? Belediye başkanları bu topluluk fikrini nasıl beslemektedir? Gördüğüm kadarıyla, şehirlerin sürdürülemez olmasının temel nedeni, toplumsal bağların eksikliği, bir topluluğun parçası olma hissinin bozulmasıdır. Sürdürülebilir olmayan şehirler, kopuk ilişkilerimizin bir yansımasıdır” saptamalarında bulundu.

    Askıda Fatura, tarımsal ve üretimsel destekler ile Halk Süt gibi uygulamaların detaylarını katılımcılarla paylaşan Başkan İmamoğlu, “Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var” diye konuştu.

  • ‘Avrupa’nın en iyileri’ arasına giren Türk üniversiteleri belli oldu

    ‘Avrupa’nın en iyileri’ arasına giren Türk üniversiteleri belli oldu

    ANKARA (İGFA) – İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symond’ın (QS) bu yıl başlattığı ve Avrupa’daki en iyi üniversiteleri sıraladığı “Dünya Üniversite Sıralaması: Avrupa 2024″ listesinde ODTÜ, İTÜ, Koç, Bilkent ve Boğaziçi üniversiteleri ilk 200’e girdi.

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, “Akademik saygınlık, öğrenci-öğretim üyesi oranı, makale sayısı, uluslararası öğrenci sayısı gibi kriterlere göre yapılan değerlendirmede üniversitelerimiz yüzümüzü güldürdü.” dedi. Özvar, başta ilk 200 arasına girmeyi başaran ODTÜ, İTÜ, Koç, Bilkent ve Boğaziçi Üniversitelerini; daha sonra da diğer tüm üniversitelerimizi tebrik etti.

    QS, Avrupa Konseyine üye 42 ülkedeki 688 üniversiteyi değerlendirdiği “Dünya Üniversite Sıralaması: Avrupa 2024″ listesini yayımladı.

    Listedeki “Avrupa Geneli” sıralamasında Türkiye’den ODTÜ 124’üncü, İTÜ 138’inci, Koç Üniversitesi 174’üncü, Bilkent Üniversitesi 178’inci Boğaziçi Üniversitesi 199’uncu oldu. Sabancı Üniversitesi (201), Hacettepe Üniversitesi (224), İstanbul Üniversitesi (228), Gazi Üniversitesi (283), Ankara Üniversitesi (289), Yıldız Teknik Üniversitesi (326), Ege Üniversitesi (381), İstanbul Gelişim Üniversitesi (432), Abdullah Gül Üniversitesi (445), Galatasaray Üniversitesi (445), Marmara Üniversitesi (451), Çankaya Üniversitesi (455), İstanbul Bilgi Üniversitesi (488), Dokuz Eylül Üniversitesi (488) de ilk 500 içerisinde yer aldı.

    QS’in, “Akademik saygınlık, çalışan saygınlığı, makale başına düşen atıf sayısı, öğretim üyesi başına düşen makale sayısı, uluslararası araştırma iletişim ağı, istihdam edilebilirlik, öğretim üyesi-öğrenci oranı, uluslararası öğrenci çeşitliliği, uluslararası öğretim üyesi oranı, gelen değişim öğrencisi oranı, giden değişim öğrencisi oranı, sürdürülebilirlik puanı” kriterlerini esas alarak ve “küresel tanınma, araştırma becerisi, öğretim kaynakları, uluslararasılaşma ve istihdam” gibi alanlarda yaptığı değerlendirmeye Türkiye 72 üniversite ile dahil edildi. ​

    Türkiye, bu sayıyla Birleşik Krallık’tan sonra en fazla üniversite ile temsil edilen ikinci ülke oldu.

    İŞVERENLER TARAFINDAN EN FAZLA TANINAN TÜRK ÜNİVERSİTELERİ

    QS’in uluslararası işverenler arasında tanınırlık açısından yaptığı değerlendirmeyi yansıtan “İşveren İtibarı” göstergesinde Türkiye’den üç üniversite Avrupa’nın bu alandaki en iyi 50 üniversitesi arasına girdi. Bu listede ODTÜ 34’üncü sırada yer alarak işverenler tarafından en çok tanınan Türk üniversitesi oldu. ODTÜ’yü 37’nci sıradaki İstanbul Teknik Üniversitesi, 42’nci sıradaki Boğaziçi Üniversitesi izledi.

    ODTÜ ayrıca “Akademik İtibar” göstergesinde de 109. sırada yer aldı.

    Türk üniversiteleri “Avrupa’nın en iyi öğrenci değişim programları” kategorilerinde de üst sıralarda yer aldı.

    “Giden Öğrenci Değişimi” göstergesindeki değerlendirmede Avrupa’da Galatasaray Üniversitesi 12’nci, Bilkent Üniversitesi 31’nci, ODTÜ 32’nci oldu. “Gelen Öğrenci Değişimi” göstergesinde ise Fırat Üniversitesi 35’inci sırada yer aldı.

  • Akademisyenlerden distilasyon merkezine tam not

    Akademisyenlerden distilasyon merkezine tam not

    KOCAELİ (İGFA) – Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin desteğiyle düzenlenen ‘’12. Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi” ve “Fitoterapi ve Tıbbi Aromatik Bitkiler” kongrelerine katılan doktor ve akademisyenlerden oluşan heyet, Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezini ziyaret etti. Tesislere tam not veren heyet, başarılı çalışmalarından dolayı Büyükşehir’i tebrik etti.

    Büyükşehir Belediyesince 2020 yılında hayata geçirilen, “Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi” (TABİP) ile katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeye teşvik edilen çiftçilerin gelir düzeyinin artırılması ve tarımsal kalkınmaya destek sağlanması hedefleniyor. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında, hasadı yapılan biberiye, tıbbi nane ve melisadan (oğul otu) oluşan tıbbi ve aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlar kozmetik, ilaç ve takviye gıda sektöründe kullanılıyor. Türkiye’nin konusunda uzman doktor ve akademisyenlerden oluşan heyet, Büyükşehir Sekapark A.Ş.’nin işlettiği distilasyon merkezini ziyaret etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık ve Sekapark A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Habip Aşı’nın eşlik ettiği ziyarette şirketin Tarımsal Hizmetler Müdürü Hakan Kutal yapılan işlemlerle ilgili katılımcılara teknik bilgi aktardı.

    AYDINLIK: EN ÖNEMLİ KIRSAL KALKINMA HAMLESİ

    Genel Sekreter Yardımcısı Aydınlık, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde başlatılan ve kentin en önemli kırsal kalkınma hamlelerinden biri olan TABİP doğrultusunda yetiştirilen aromatik bitkilerin, Başiskele ilçesinde Türkiye’nin en büyük Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezinde işlendiğini söyledi. Su buharı yöntemi ile katma değeri yüksek tarım ürünlerinden elde edilen uçucu yağların ilaç, takviye gıda ve kozmetik sektöründe kullanıldığını belirten Aydınlık, tıbbi ve aromatik bitki çeşitlerinin AR-GE ve deneme üretimi çalışmalarının yapıldığı tesisin aynı zamanda çiftçi eğitim merkezi olarak da faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

    TESİSLERE HAYRAN KALDILAR

    Tesisleri gezen heyet, Türkiye’nin en büyük Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezinin, ülkenin önemli bir açığını kapattığını, Kocaeli ve ülke ekonomisine katkı sağlayacak olan çalışmaların Türkiye’ye örnek olması gerektiğine işaret ederek, projeye tam not verdi.

  • Bakan Tekin Ankara’da öğretmenlerle buluştu

    Bakan Tekin Ankara’da öğretmenlerle buluştu

    ANKARA (İGFA) – Mili Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Abidinpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne yaptığı ziyarette öğretmenlerle buluşarak mesleki eğitim başta olmak üzere eğitime dair istişarelerde bulundu.

    Okulun Öğretmenler odasında gerçekleşen buluşmada Bakan Tekin, öğretmenlerin alanlarına dair beklenti ve önerilerini dinledi.

    Sınıf geçme ile ilgili yapılan yasal düzenleme için Bakan Tekin’e teşekkürlerini dile getiren öğretmenler, meslekî konuların yanı sıra kendileri aracılığıyla öğrencilerinin de mesajlarını ve çeşitli taleplerini Bakan Tekin’e iletti. Bakan Tekin de ihtiyaçların giderilmesi için talimatta bulundu. “Öğretmenlerimiz, çocuklarımızı yetiştiren onlarda iz bırakan en değerli rehberlerimiz.” ifadelerini kullanan Bakan Tekin, öğretmenlerin tecrübe ve birikimleri ile eğitim süreçlerine dair beklentilerini, aynı zamanda onlarla istişare kültürünü çok kıymetli bulduğunu vurguladı. Tekin, her toplantıda dile getirdiği, önerilere açık olduklarını burada da bir kez daha yineledi.

  • Uçuruma düşen vatandaşı Kocaeli İtfaiyesi kurtardı

    Uçuruma düşen vatandaşı Kocaeli İtfaiyesi kurtardı

    KOCAELİ (İGFA) – Türkiye’nin en tecrübeli itfaiye teşkilatları arasında yer alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, yangınlara müdahale etmenin yanında sel ve trafik kazası gibi her türlü afet ve acil durumlarda arama kurtarma çalışmalarını titizlikle yürütüyor.

    Bu kapsamda Büyükşehir itfaiyesi, Derince’de 50 metrelik uçuruma düşen bir vatandaşı başarılı bir çalışma sonucunda bulunduğu yerden çıkartarak, hayata tutunmasını sağladı.

    50 METRELİK UÇURUMDAN ÇIKARTILDI

    Olay Derince Çınarlı Mahallesi Taşköprü yolu üzerinde meydana geldi. Ertuğrul Polat isimli bir vatandaş, belirlenemeyen bir nedenden dolayı 50 metrelik uçuruma düştü. 112 acil destek hattını arayarak yardım talep edilmesi üzerine Büyükşehir İtfaiyesi ekipleri, Jandarma ve 122 Acil Sağlık ekipleri de olay yerine sevk edildi. Vatandaş, ekiplerin başarılı çalışması sonucunda bulunduğu yerden ip teknik kurtarma yöntemiyle sağ salim çıkartıldı. Tedavisi yapılmak üzere hastaneye kaldırılan vatandaşın durumunun iyi olduğu öğrenildi.