Kategori: Güncel

  • Anlaşma sağlandı: İran ve Rusya, ticarette doları kullanmayacak

    Anlaşma sağlandı: İran ve Rusya, ticarette doları kullanmayacak

    İran ile Rusya‘nın ticari işlemlerde ABD doları yerine ulusal para birimleriyle ticaret konusunda vardığı anlaşmanın nihai sonuca ulaştığı bildirildi.

    İran resmi ajansı IRNA’nın, İran Merkez Bankasına dayandırdığı habere göre, karşılıklı ticaretten doların çıkarılmasına ilişkin anlaşma, iki ülkenin merkez bankası başkanları arasında Rusya‘da yapılan toplantıda sonuçlandı.

    ABD yaptırımları altındaki İran ve Rus bankalarının bundan böyle yerel para birimleriyle işlem yapmak için SWIFT dışında bankalar arası sistemleri kullanabileceği belirtildi.

    İRAN VE RUSYA’DAN ULUSAL PARA BİRİMİ HAMLESİ

    İran ile Rusya, Temmuz 2022’de karşılıklı ticari işlemlerde ABD doları yerine ulusal para birimlerini kullanmayı planladığını açıklamıştı.

    İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 19 Temmuz 2022’de Tahran’daki görüşmesinde, küresel ticarette dolardan vazgeçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Dolar kademeli olarak küresel ticaretin yolundan çekilmelidir.” demişti. Putin de buna karşılık, ABD’nin doları baskı aracı olarak kullanmaya çalıştığını kaydederek, İran ile Rusya’nın ticari ilişkilerde ulusal para birimlerini kullanmanın yollarını tasarladığını söylemişti.

    İran, 25 Aralık’ta Rusya’nın öncülüğünü yaptığı Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile serbest ticaret anlaşması imzalamıştı.

    RUSYA, ÇİN İLE DE ULUSAL PARA BİRİMİ ÜZERİNDEN TİCARET YAPIYOR

    Rusya Başbakan Yardımcısı Andrei Belousov, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, Rusya-Çin ticaretinin yüzde 95’inin ulusal para birimleri üzerinden yapıldığını söylemişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Büyükçekmece’de kuyumcu soygunu: 2 dakikada 12 milyon lira değerinde altın çalındı

    Büyükçekmece’de kuyumcu soygunu: 2 dakikada 12 milyon lira değerinde altın çalındı

    Büyükçekmece‘de girdikleri kuyumcudan 2 dakikada yaklaşık 12 milyon lira değerinde altın çaldıkları belirtilen şüphelilerin hırsızlık anı güvenlik kamerasınca görüntülendi.

    2 DAKİKADA 12 MİLYON LİRALIK ALTIN ÇALDILAR

    Mimaroba Mahallesi’ndeki bir kuyumcuya 22 Aralık’ta gece saatlerinde gelen maskeli 4 şüpheli, daha önce yedeklendiği düşünülen kumandayla kepenkleri açarak iş yerine girdi. Burada yaklaşık 2 dakikada içerideki yaklaşık 12 milyon lira değerindeki altını çaldığı belirtilen şüpheliler, otomobille kaçtı.

    HIRSIZLIK ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

    Durumun fark edilmesi üzerine harekete geçen polis ekipleri, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Hırsızlık anı da iş yerinin güvenlik kamerasınca kayda alındı. Görüntüde iş yerine giren şüphelilerin altınları çalıp kaçtığı anlar yer aldı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “Sizi zengin edeceğim” vaadiyle 6 milyon TL’lik vurgu yaptı! Kendisi kayıp, geride bıraktığı not kaldı

    “Sizi zengin edeceğim” vaadiyle 6 milyon TL’lik vurgu yaptı! Kendisi kayıp, geride bıraktığı not kaldı

    Son günlerde kar payı vaadiyle yapılan dolandırıcılıklara bir yenisi daha eklendi. Fatih’te tekstil atölyesinde işçi olarak çalışan Hülya Yıldırım, 20 yıllık arkadaşı M.R.B. tarafından kar vaadiyle 280 bin lira dolandırdığını iddia etti. Eylül ayında 30 kişiyi yaklaşık 6 milyon lira dolandırdığı öne sürülen M.R.B, yakın çevresine “Bana miras kaldı. Ben zengin oldum ve altın işine giriyorum. Size de kar payı vereyim, daha çok kazanalım” dedi.

    Bu şekilde güven kazanan M.R.B, ilk aylarda birçok kişiden aldığı paraları faiziyle geri ödedi. Üç ay sonra ise ortadan kayboldu. Geride kalan 30 mağdurdan 15’i ise Şehremini Karakolu’na giderek şikayette bulundu. M.R.B. ise ortadan kaybolduktan sonra mağdurlara bir mektup yazarak, şikayette bulunmazlar ve cezaevine girmezse borçlarını ödeyeceğini söyledi.

    SES KAYDINDA HER ŞEYİ İTİRAF ETTİ

    Mağdurların şikayette bulunduğunu öğrenen ve bir mesajlaşma uygulaması üzerinden Yıldırım’a ses kaydı gönderen M.R.B., “Hülya benim sana bir şey söylemeye yüzüm yok. Bu hallere düştük. Ben oyunu bırakmıştım. Bu işlere girmiştim. Belki düzeltirim demiştim. İlk başlarda ne güzel her şeyi ödüyordum. Sonra yine oyuna döndüm, belki kazanırım diye. O iş, bu iş, altın işi hepsi yalan. Gidip birinden alıyordum, satıyordum. Oradan aldığımla başkasının parasını çıkartıyordum. Kredi kartı ödeme günü geldiğinde onları ödemeye çalışıyordum. Ondan alıp ona veriyordum. Tefeciye bulaştım. Tefeci de bana faiz uyguladı. Oradan sonra döndüremedim. Paralar yetmemeye başladı. Başkalarının üzerine çektiğim paralarla döndürmeye çalışıyordum. Telefonları satıp, taksit ödemeye çalışıyordum. Siz bana ne deseniz haklısınız. Bu para nasıl ödenecek diye soruyorsunuz. Sizin paralar yine az miktarda. Başkasının miktarı 3 milyona dayanıyor.

    Hülya Yıldırım

    ŞİKAYETÇİ OLAN KADINA MEYDAN OKUDU

    Ben ne yapacağım bilmiyorum. Benim bir canım var. Başka diyecek bir şeyim yok. Beni öldürmeyle bu iş çözülecek mi? Ben zaten kefenimi boynuma almışım. Ailem, çocuklarım, her şeyim gitti. Hiçbir şeyim kalmadı. Hala direniyorum. Borcunuz borç, ödeyeceğim diyorum. Sen bilirsin, durmak istemiyorsan git şikayet et nereye istiyorsan, hodri meydan. Televizyona mı çıkıyorsun, ne yapıyorsan yap. Ne anlatacaksın ki? Ben ne yaptım? Bu işi birden batırdım. Bunu biliyorsun. İş bir ay sekteye uğrayınca hepiniz başıma üşüştünüz. Gittiniz hemen şikayet ettiniz. Hakkını hukukla mı arıyorsun? Hakkını hem hukukla aramaya çalışıyorsun hem de benimle konuşmaya çalışıyorsun. Kendine bir yol seç. Hukukla arayacaksan hakkını ben gider cezamı çekerim” dedi.

    BİR SAYFALIK NOT BIRAKTI

    Şahsın bıraktığı notta ise şu ifadeler yer aldı: “Ben bu borçları kabul ediyorum. Ama iş şikayete girdiği için herhangi bir suçlama gelirse ve cezaevine girersem bu borçları ödemiyorum. Şayet zaman verirseniz her ay acil olanlara göndereceğim. Zaten bazı borçlu olduğum kişilerin 1 yıldır faizi ile ödemesini yaptım. Ailemin bu borçla hiçbir ilgisi yoktur. Haberleri dahi yoktur. Bu borcun sahibi benim. Onlardan kimse talep edemez.”

    “280 BİN TL DOLANDIRILDIM”

    20 yıllık arkadaşı tarafından dolandırıldığını iddia eden Hülya Yıldırım ise, “Bundan birkaç ay öncesine kadar düzenli alışverişimiz vardı. Kendisi bana, ‘Kredi çekip bana verirsen, sana belli bir miktar kar veririm’ diyordu. Biz bunu kar almak amaçlı yaptık. En başta her şey düzenli gidiyordu. Benim hesabımdan kredi, nakit avans çekti. Düzenli olarak da ödemesini yaptı. Benim de kar payım olarak iki çeyreğimi verdi. Bunu her ay düzenli olarak yaptık. Sonrasında benim kartımın limiti bitti. Daha çok kazanalım diyerek, bana başka bir bankadan kart çıkarttı. Onu da patlattı. Onu da düzenli ödemeye çalıştı ama olmadı. Daha ilk ayda beni patlattı. Üçüncü ayda zaten bütün hesaplarım boşalttı. Beni böyle mağdur edip, kaçtı ve gitti. O zamanın faiziyle 280 bin TL dolandırıldım.

    “HER GÜN TOMAR TOMAR PARAYLA GELİRDİ”

    Kasım ayının 1’inde de kaçtığını öğrendik. Ben bu kişiyi 20 yıldır tanıyorum. Daha önce farklı iş yerlerinde beraber çalışmıştık. En son bizim iş yerine geldi, birlikte çalıştık. ‘Bana miras kaldı’ diyerek bizi kandırdı. ‘Ben bu paraya şu an dokunamıyorum, tamamı geldikten sonra kullanacağım’ diyordu. Kendini bize zengin olmuş gibi gösterdi. Tekstile her gün tomar tomar parayla gelirdi. ‘Altın işine girdim. Alım satım yapıyorum’ diyordu. Bazen işe getirdiği altınları gösterip, ‘Bunları karıma, kızıma hediye aldım’ diye bize anlatıyordu. Durumu iyi hale geldiği için biz de onun adına sevinmiştik. Bana bir keresinde, ‘Al bu bin TL’yi, annen hasta. Benim için dua etsin’ dedi. Ben de ona parasız da dua ederiz biz diye cevap verdim. Bu şekilde bize hep güven verdi” diye konuştu.

    “30 MAĞDUR VAR”

    Konuyla ilgili şikayette bulunduğunu dile getiren Yıldırım, “Biz onunla bu işe Eylül ayında girdik. İlk başlarda çektiği paraları kar payıyla birlikte geri veriyordu. İlk ay 20 bin TL çekip, bin TL faiz verdi. Ben de onu 20 yıldır tanıyıp, güvendiğim için daha fazla kazanmak istedim. Benim annem ve babam hastalar, yaşlılar. Onlara ben bakıyorum, o da bunu biliyordu. Şu an mağdurlar olarak 30 kişiyiz. Kendi eşinin akrabalarını da dolandırdı. Bizim iş yerinden 4 kişi, 20 den fazla kişi de eşinin akrabaları var. Kimine altın vereceğim, kimine para vereceğim dedi. Kimine kredi çektirmiş, birçok kişiden de altın almış.

    “MİRAS ALMAYA GİDİYORUM” DEYİP ORTALIKTAN KAYBOLMUŞ

    En son onu gördüğümde Şanlıurfa’ya mirasını almaya gideceğini söylemişti. Ertesi gün ben kaçtığını öğrendim. 15 kişi Şehremini Karakolu’na gittik ve şikayette bulunduk. Haber bekliyoruz. Aslında toplam 30 kişi mağdur var ama 15 kişi şikayette bulunduk. Bu 30 kişi toplam 6 milyon TL’ye yakın dolandırıldık. Buradan da o adama sesleniyorum. O kadar tomar parayla kaçtın. Bizim paramızı ödemiyorsun. Hepimiz senin peşindeyiz. Ya paramızı öde ya da gel teslim ol. Bizim de içimiz rahat etsin” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Ayhan Bora Kaplan’ın tehdit ettiği iş insanı konuştu: Arkasında bürokrat ve siyasiler isimler var

    Ayhan Bora Kaplan’ın tehdit ettiği iş insanı konuştu: Arkasında bürokrat ve siyasiler isimler var

    Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün tehdit ettiği iş insanı Muhammet Sağ, katıldığı televizyon programında, başına gelenleri anlattı. Sağ, “Ayhan Bora Kaplan tek değildir, arkasında bürokrasi de var siyasiler de var.” ifadelerini kullandı.

    SÖZCÜ TV’de Senem Toluay Ilgaz ile Türkiye’nin Sözü programına konuk olan Antalyalı iş insanı Muhammet Sağ, başına gelen olayları anlattı.

    Ayhan Bora Kaplan suç örgütü tarafından şirketine çöküldüğünü söyleyen Sağ, “Bunların amacı beni gayrimeşruya sürüklemekti. Sicilim ve firmam çok temizdi. Banka müdürleriyle aram çok iyiydi. Tesadüf bulunmamışım, bunlar bu tarz firmaları seçiyormuş. Bu çeklerin imzalatılma sebebi beni krediye zorlamak ve onlara vereceğim vekaletle Avrupa’ya gönderdiğim mermer veya fayansın gümrüğünü yapacaklardı. Ben tabi sadece fayans ve mermer gümrükleyecektim, fakat sonrasında ne olacağını onlar bilecekti.” dedi.

    “AYHAN BORA KAPLAN’IN ARKASINDA BÜROKRASİ VE SİYASİLER VAR”

    Gümrük vekaleti konusunda onların isteğini kabul ettiğini söyleyen Sağ, “Ben bu vekalet durumunu kabul ettim. Savaşımı da devam ettirdim ancak kapı bulamadım. Viyana’ya gittim, Paris’e geldim… 2 Ekim 2021’de çıktım Türkiye’den, Düsseldorf’a indim. Almanya’da kalacaktım, Essen’de fotoğrafımı çekip bana attılar. Ordan Paris’e gidip bir süre orada kaldım, sonra Marsilya geçtim. Marsilya Konsolosluğu’nda yetkililerle görüştüm. Ardından Türkiye’ye döndüm. Niyetleri farklı şeylerdi. Ayhan Bora Kaplan tek değildir, arkasında bürokrasi de var siyasiler de var. Bunlar benim elimde fakat isim paylaşmayacağım.” ifadelerini kullandı.

    AYHAN BORA KAPLAN KİMDİR?

    Ankara’da “Kaplan grubu” olarak bilinen yer altı dünyası isimlerinden (Ayhan) Bora Kaplan ve beraberindeki 42 kişi hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç örgütü üyeliği, nitelikli yağma, kasten yaralama, cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı eziyet” suçlamalarından yürütülen soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıkıyor. Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Bora Kaplan hakkında 2018 yılında “2018/233611” dosya numarası ile soruşturma başlattığı, Kaplan grubunun emniyetin takibinde olduğu anlaşıldı.

    AYHAN BORA KAPLAN OLAYI NEDİR?

    Geçtiğimiz hafta Ankara’da nefes kesen bir operasyonla yakalanan suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan’la ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Tutuklanan Kaplan’ın Esenboğa Havalimanı’na girerken içinde yakalandığı aracın zırhlı olduğu ve şahsın üzerinde namlusunda mermi bulunan silah taşıdığı öğrenildi. Kaplan, 7 Eylül günü savcının talimatı üzerine Ankara Emniyeti’nin operasyonu ile gözaltına alındı. Kaplan’ın Esenboğa Havalimanı’ndan Almanya Köln’e tek yön olarak aldığı bilet de emniyetin soruşturma dosyasına girerken; yakalandığında aracından sadece 50 bin euro, 800 dolar ve 10 bin 300 TL nakit para çıkmıştı. Kaplan’ın evinde yapılan arama sonucunda ise şunlar ele geçirildi:

    • “Açıklama kısmında ‘Varlık barışına istinaden’ yazılı Bora Kaplan adına ayrı ayrı düzenlenen 6 bin 933 dolar, 64 bin 400 euronun dekontu.
    • Yine Bora Kaplan adına düzenlenen 26 Mart 2020 tarihli 30 bin 731 lira, 31 bin lira ve 480 bin dolardan oluşan 3 ayrı dekont.
    • Bora Kaplan’ın alıcısı olduğu 35 bin euro, 900 bin lira ve 50 bin liradan oluşan senetler.
    • Kaplan’ın şirketi adına tapu senetleri de tespit edildi. 2 milyon lira, 1 milyon 488 bin lira, 1 milyon 107 bin lira, 6 milyon lira ve 125 bin liradan işlem bedelli tapu senetleri bulundu.”

    Kaynak: Haberler.com / Güncel
  • Fransa’nın Montpellier kentinde toplu taşıma ücretsiz oldu

    Fransa’nın Montpellier kentinde toplu taşıma ücretsiz oldu

    Fransa‘nın Montpellier kenti sakinleri için toplu taşımanın ücretsiz olması kararı alındı.

    Montpellier Belediye Başkanı Michael Delafosse, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, kentte yaşayanlar için toplu taşımanın ücretsiz olmasına karar verildiğini duyurdu. Karara göre, kent sakinleri alacağı özel bir kartla toplu taşımayı ücretsiz kullanabilecek, turistler ve ikamet adresi Montpellier’de olmayanlar için yolculuk başına 1,60 euro tutarında ücret alınmaya devam edilecek.

    AVRUPA’DA TOPLU TAŞIMANIN ÜCRETSİZ OLDUĞU 3. KENT

    Delafosse’nin 2020’de seçim vaadi olarak sunduğu “ücretsiz toplu taşıma” projesini gerçekleştirmesiyle Montpellier, Avrupa’da toplu taşımanın ücretsiz olduğu 3. kent oldu. Belediye, 11’den fazla çalışanı olan şirketlere uygulanacak yeni bir ulaşım vergisiyle alınan karar için finansman sağlanacağını bildirdi.

    HANGİ ŞEHİRLERDE TOPLU TAŞIMA ÜCRETSİZ

    Estonya’nın başkenti Tallin’de 2013’te, Lüksemburg’da ise ülke genelinde 2020’de toplu taşıma ücretsiz olmuştu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Arjantin’de yeni hükümetin kemer sıkma politikasına tepki! Yüzlerce kişi sokağa indi

    Arjantin’de yeni hükümetin kemer sıkma politikasına tepki! Yüzlerce kişi sokağa indi

    Başkent Buenos Aires’te, Arjantin‘de Genel İş Konfederasyonu (CGT) çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, Milei hükümetinin ekonomi politikasını protesto etti. Polis, kamu malına zarar verdiği gerekçesiyle 3 kişiyi gözaltına aldı.

    27 ARALIK’TA ÇOK DAHA KAPSAMLI BİR EYLEM YAPACAKLAR

    Müzik ve sloganlar eşliğinde yürüyüş yapan kalabalık gruplar, 27 Aralık’ta çok daha kapsamlı bir eylem düzenleyeceklerini duyurdu. CGT, Milei hükümetinin yeni ekonomi paketinin işçinin çalışma ve sosyal haklarına darbe vurduğunu ve bu kararın gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

    BAŞKAN, SENDİKALARI DOLANDIRICILIKLA SUÇLADI

    Milei ise CGT’ye tepki göstererek, bazı sendika ve sosyal kuruluşları “gasp” ve “dolandırıcılık” yapmakla suçladı. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Manuel Adorni, gasp ve dolandırıcılık iddialarını mahkemeye taşıdıklarını söyledi.

    KAMU HARCAMALARI KISILACAK

    Devlet Başkanı Milei, daha önceki açıklamalarında, ülkenin ekonomik anlamda “zor” bir dönemden geçtiğini belirtmiş ve radikal kararlar alınacağını duyurmuştu. Kamu harcamalarını ısrarla kısacağını vurgulayan Milei, sosyal destek harcamalarını azaltacağını ve zarar eden kamu kuruluşlarının özelleştirileceğini bildirmişti.

    DOLAR YÜZDE 54 DEVALÜE EDİLMİŞTİ

    Arjantin‘de hükümetin, pesoyu dolar karşısında yüzde 54 oranında devalüe edeceği ve enerji ile ulaşımdaki sübvansiyonları da azaltacağı bildirilmişti. Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, ciddi mali krizle boğuştuklarını ve bunun aşılması için birtakım önlemleri devreye aldıklarını belirtmişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Kaçırıp işkence etmişlerdi! Azmettirici Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a 47 yıl hapis istemi

    Kaçırıp işkence etmişlerdi! Azmettirici Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a 47 yıl hapis istemi

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan‘ın 3 farklı suça azmettirmekten yargılandığı davada; esas hakkında mütaalasını veren savcı, tutuksuz sanık Gürkan’ın isle cezalandırılmasını istedi.

    BAŞKAN GÜRKAN’A “AZMETTİRME” SUÇLAMASI

    Edirne’de oturan ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak’ suçundan tutuklanan Şükrü Benli, iddiaya göre; tahliyesinin ardından Bulgaristan’a kaçırılarak alıkoyuldu. Daha sonra kurtulan Benli, 2 yıl önce azmettiricinin Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan olduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Soruşturma kapsamında O.K., Ş.G. ve S.A. tutuklanırken, S.Y.’nin tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Başkan Gürkan ise 75 bin TL kefaletle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kendi kişisel verileri de paylaşıldığı için müşteki-şüpheli olan Gürkan hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    GÜRKAN’I GÖRÜNTÜLERİ YAYMAKLA TEHDİT ETMİŞ

    Edirne 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2020 yılının aralık ayında görülen 6’ncı duruşmada firari sanık M.T.’nin yargılanması sürdü, O.K., Ş.G. ve S.A. ise 21 ay cezaevinde kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Davanın geçen yıl ekim ayında görülen 8’inci duruşmasına, Türkiye’ye gelerek teslim olan firari sanık M.T. de katıldı. 11’inci duruşmada sanık M.T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Toplam 6 sanıklı davanın bugün görülen 16’ncı duruşmasına, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile tutuksuz sanıklar katılmadı. Avukatların yer aldığı duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Şükrü Benli’nin, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı elindeki görüntüleri başkasına vermekle tehdit ettiği, videoyu ulusal basına vermemek karşılığında para talebinde bulunduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu belirtti.

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan

    GÖRÜNTÜLERİ ALMAK İÇİN AZMETTİRMİŞ

    Mütalaada, Gürkan’ın, Benli’nin elinde bulunan şantaja konu görüntülerin elde edilmesi ve yayınlanmaması ve kendisi hakkında yazı yazmaması için azmettirdiği sanık S.Y.’nin Bulgaristan’da Benli ile irtibat kurarak, sanıklar M.T., O.K., S.A. ile silahtan sayılan eter maddesi kullanılarak zorla araca bindirildiği kaydedildi.

    ELBİSE GİYDİRİLİP CİNSEL SALDIRIDA BULUNULMUŞ

    Mütalaada, Benli’nin kaçırılıp zorla bir evde tutulduğu, elektrik verildiği, darbedildiği, elbiselerinin çıkarılarak kadın elbisesi giydirildiği, nitelikli cinsel saldırıda bulunulduğu, cep telefonu ve 3 bin euro parasına el konulup verilmediği belirtilerek, “Recep Gürkan’ın asıl amacının Şükrü Benli’nin elinde bulunan şantaja konu görüntülerin elde edilmesi ve yayınlanmaması ile konu hakkında yazı yazılmamasını sağlamak olduğu, hedeflenen amacın gerçekleştirilebilmesi için zor kullanılacağının öngörüldüğü ve kabul edildiği, özetle hukuka aykırı fillere ilişkin azmettirici sıfatının olduğu, hedef ve amaç dikkate alındığında hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından azmettiren sıfatı ile sorumlu olduğu, kaçırma eyleminden sonra gerçekleştirilen cinsel saldırı eylemi açısından ise kast yönünden de Recep Gürkan’ın azmettiren sıfatının bulunduğu” ifadeleri kullanıldı.

    BAŞKAN İÇİN 3 SUÇTAN CEZA TALEBİ

    Mütalaada, Belediye Başkanı Gürkan’ın ‘nitelikli cinsel saldırı suçuna azmettirmekten’ en az 18 yıl, ‘nitelikli yağma suçuna azmettirmekten’ 10 yıldan 15 yıla ve ‘nitelikli hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettirmekten’ ise 4 yıldan 14 yıla olmak üzere toplamda 32 yıldan 47 yıla kadar hapsi istendi. Mütalaada, diğer sanıklar M. T., Ş.G., S.A., S.Y. ve O. K.’nin ‘birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talep edildi. Sanık avukatlarının mütalaa hakkındaki savunmalarını yapmak için süre istemeleri üzerine duruşma, 25 Nisan 2024’e ertelendi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Dünyanın en büyük konteyner taşıma şirketi Maersk, Kızıldeniz’deki saldırılar sonrası bölgedeki seferlerini askıya aldı

    Dünyanın en büyük konteyner taşıma şirketi Maersk, Kızıldeniz’deki saldırılar sonrası bölgedeki seferlerini askıya aldı

    Danimarka merkezli, dünyanın en büyük konteyner taşıma şirketi Maersk, Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı gemileri hedef alması üzerine, buradan yapılan tüm seferleri askıya aldı. Bölgede 1 konteyner gemisi saldırıya uğrayan Hapag-Lloyd AG şirketi de, Kızıldeniz’deki operasyonlarını askıya aldı. Maersk ve Hapag-Lloyd AG gemilerinin, Asya ülkeleri ve Basra Körfezi istikametine gitmeleri için Afrika’yı dolaşmaları gerekecek.

    Nakliye firması Maersk’ten BBC’ye yapılan açıklamada, “Bölgede ticari gemilere yönelik son saldırılar endişe vericidir ve bu denizcilerin emniyet ve güvenliğine yönelik önemli bir tehdit oluşturmaktadır.” ifadesine yer verildi.

    Açıklamada, dün ve bugün konteyner gemilerine yönelik saldırının ardından bölgede bulunan firmaya ait tüm gemilere bir sonraki duyuruya kadar yolculuklarını durdurmaları talimatı verildiği kaydedildi.

    MSC VE HAPAG-LLOYD GEMİLERİNE SALDIRI

    Öte yandan gün içinde, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı’ndan geçen MSC ve Hapag-Lloyd AG’ye ait iki konteyner gemisi, Husilerin balistik füzeli saldırısına uğradı.

    HAPAG-LLOYD AG ŞİRKETİ DE BÖLGEDEKİ GEMİ TRAFİĞİNİ ASKIYA ALDI

    Hapag-Lloyd AG şirketi de saldırı sonrası bölgedeki sevkiyatlarını durdurma kararı aldı. Almanya merkezli şirketten yapılan açıklamada, Kızıldeniz’deki konteyner gemi trafiğinin 18 Aralık’a kadar askıya alındığı duyuruldu.

    ASYA’YA GİTMEK İÇİN AFRİKA’YI DOLAŞACAKLAR

    Osmanlı Devleti tarafından 1869 yılında tamamlanan ve o yıllardan bu yana deniz ticaretinde önemli bir geçiş güzergahı olan Süveyş Kanalı’nı kullanmayacak olan Maersk gemileri, Akdeniz’den Asya istikametine seyretmek için alternatif rota olarak Cebelitarık Boğazı’ndan çıkıp Afrika’yı dolaşacak.

    Mavi çizgi Süveyş Kanalı üzerinden akan gemi trafiğini, sarı çizgi ise Kızıldeniz’deki saldırılar sonrası İsrail bağlantılı ticari gemilerin Asya’ya ulaşmak için izleyeceği zorunlu rotayı göstermektedir

    KÜRESEL EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK

    Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unun Süveyş Kanalı vasıtasıyla gerçekleştiği, kanalın ayrıca hem zaman hem de maliyet bakımından büyük avantajı olduğu biliniyor. Akdeniz’den, söz konusu kanal vasıtasıyla Kızıldeniz ve sonrasında ise Babülmendep Boğazı’ndan Hint Okyanusu’na açılan gemiler, Asya istikametine kısa sürede ulaşabiliyor. Maersk firmasının aldığı kararın, dünya ekonomisini etkileyeceği tahmin edilirken, İsrail bağlantılı birçok ticari gemi, Asya istikametine gitmek için Afrika’yı dolaşıyor.

    HUSİLER KIZILDENİZ’DE İSRAİL BAĞLANTILI GEMİLERİ HEDEF ALIYOR

    Yemen’deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, 14 Kasım’daki televizyon konuşmasında, Kızıldeniz’de İsrail gemilerini hedef alabilecekleri tehdidinde bulunmuştu. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri ise 19 Kasım’da X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına tepki olarak, İsrail bandıralı her türlü gemiyi hedef alacaklarını duyurmuştu.

    Husilerin ele geçirdiği Unity Explorer gemisi

    Ardından, Babülmendep Boğazı’nda “Unity Explorer” ve “Number Nine” adlı iki İsrail gemisine İHA ve füze saldırısı düzenleyen Husiler, dün de İsrail’e giden bir yük gemisine insansız hava aracıyla (İHA) saldırı yapıldığını açıklamıştı. İsrail yönetimi ise İsrail bağlantılı gemilerin Kızıldeniz’de Husiler tarafından hedef alınması üzerine limanlarına talimat vererek çalışma programlarını internetten gizlemelerini istemişti. Husiler, bugün de İsrail’e giden iki konteyner gemisini hedef aldıklarını duyurmuştu.

    BABÜLMENDEP BOĞAZI

    Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan 32 km uzunluğundaki boğazdır. Boğaz aynı zamanda Afrika ile Arap Yarımadası’nı birbirinden ayırır. Kuzeydoğu kıyısında Yemen, güneybatı kıyısında ise Cibuti yer alır.

    Boğaz, Hint Okyanusu ile Güneydoğu Asya’yı Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz’e ve Avrupa’ya bağlayan dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından biridir. Dünyada tankerle taşınan petrolün yaklaşık yüzde 8’i bu boğazdan geçer.

    SÜVEYŞ KANALI

    Süveyş Kanalı’nın inşası Osmanlı Devleti’nin Mısır Valisi Said Paşa tarafından bir Fransız şirketine yaptırılmaya başlandı. Kanal, Mısır valisi İsmail Paşa zamanında 1869 yılında tamamlandı. Sina Yarımadası’nın batısında yer alan Kanal, 193,3 kilometre uzunluğunda ve en dar yeri ise 313 metre genişliğindedir. Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlar. Dünyanın en önemli su yolları arasında yer alır.

    Süveyş Kanalı’ndan geçiş yapan gemiler

    Süveyş Kanalı, dünyada kapakları olmayan en uzun kanaldır. Diğer kanallarla karşılaştırıldığında kaza oranı hemen hemen sıfırdır. Gece ve gündüz geçiş yapılabilir. Güney Avrupa ülkeleri ile Basra Körfezi ülkeleri arasındaki deniz ticaretinin canlanması, Süveyş Kanalı’nın dünya ticaretindeki öneminin artmasına olanak sağlayacak bir durumdur.

    Süveyş Kanalı’nda sıkışan Ever Given gemisi

    2021 SÜVEYŞ KANALI KRİZİ

    2021 yılının mart ayında kanaldan geçerken kontrolü kaybeden Ever Given isimli konteyner gemisi Süveyş Kanalı’ndaki deniz trafiğini tamamen durdurmuştur. Bu geminin kanal yolunda tıkalı kaldığı sürenin dünya ticaretine her gün 10-15 milyar dolar aralığında zarar verdiği tahmin edilmektedir.

    Kaynak: AA / Güncel
  • İsrail bayrağından rahatsız olan öğrencisini başını kesmekle tehdit etti

    İsrail bayrağından rahatsız olan öğrencisini başını kesmekle tehdit etti

    ABD’de ortaokul öğretmeni, sınıfa getirdiği İsrail bayrağından rahatsızlığını dile getiren 13 yaşındaki öğrencisini “başını kesmekle” tehdit etti.

    İSRAİL BAYRAĞINDAN RAHATSIZ OLAN ÖĞRENCİSİNE “BAŞINI KESERİM” DEDİ

    CNN’nin haberine göre, Georgia eyaletindeki ortaokulda 7. sınıf öğretmeni 51 yaşındaki Benjamin Reese, sınıfa İsrail bayrağı getirdi. Yahudi öğretmen Reese, “İsraillilerin (Filistinlileri) öldürmesi” nedeniyle bayraktan rahatsızlığını dile getiren 13 yaşındaki Müslüman öğrencisine hakaretler savurdu ve onu “başını kesmekle” tehdit etti.

    Olay meydana geldiğinde okulda görevli polis yetkilisince kaleme alınan rapor, 7 Aralık’ta gerçekleşen olayın görgü tanıklarının ifadelerine dayanıyor. Raporda, Reese’in söz konusu öğrenciye ağır küfürler ettiği ve “Senin o kafanı kesmeliyim.” ifadesini kullandığı belirtildi. Olayın yaşandığı sırada yan sınıfta ders veren başka bir öğretmen, Reese’in öğrenciye hitaben, “Yahudi bayrağıma saygısızlık ettiği için onu arabamın arkasından (bağlayarak) sürükleyip kafasını keseceğim.” dediğine şahit olduğunu aktardı.

    GÖZALTINA ALINAN ÖĞRETMEN KEFALET ÖDEYEREK SERBEST KALDI

    Raporda, olayın ardından okul müdürü ve polis yetkilisiyle karşılaşan Reese’in, ilk aşamada kimseyle konuşmadığı yönünde yalan beyanda bulunduğu, daha sonra İsrail bayrağından rahatsız olduğunu söyleyen öğrencisini “antisemitik” davrandığı yönünde uyardığını ancak “ırkçı bir şey” söylemediğini savunduğu kaydedildi.

    Reese’in, olayı ayrıntılarıyla anlatması istendiğinde sinirlendiği ve “kapı tutucuyu tekmelediği” ifade edilen raporda, öğretmenin polis yetkilisine “medeni haklarını kullandığını” söylediği aktarıldı.

    Houston bölgesi polis yetkilileri, görgü tanıklarının ifadelerinden oluşan raporu inceledi ve öğretmen Reese’i, “bir çocuğa eziyet etmek” ve “terör tehdidinde bulunmak” suçlamalarından gözaltına aldı.

    Yerel medya, gözaltına alınan Reese’in, 7 bin 500 dolar kefalet ödeyerek dava sonuçlanana kadar serbest kaldığını bildirdi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Merkez Bankası rezervleri 141 milyar doları aşarak rekor kırdı

    Merkez Bankası rezervleri 141 milyar doları aşarak rekor kırdı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, 8 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 1 milyar 225 milyon dolar artışla 141 milyar 374 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

    BRÜT DÖVİZ REZERVLERİ 1.2 MİLYAR DOLAR ARTTI

    TCMB tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 8 Aralık itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 276 milyon dolar artışla 94 milyar 509 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervleri, 1 Aralık’ta 93 milyar 233 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

    ALTIN REZERVLERİ 52 MİLYON DOLAR AZALDI

    Söz konusu dönemde altın rezervleri 52 milyon dolar azalarak 46 milyar 916 milyon dolardan 46 milyar 864 milyon dolara indi.

    TOPLAM REZERVLER REKOR KIRDI

    Merkez Bankasının toplam rezervleri, 8 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 1 milyar 225 milyon dolar yükselişle 140 milyar 149 milyon dolardan 141 milyar 374 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

    REZERVLER SEÇİM SONRASI 43 MİLYAR DOLAR ARTTI

    Toplam rezervlerde mayıs sonundan 8 Aralık ile biten haftaya kadar geçen sürede artış, 42 milyar 916 milyon dolar olurken, söz konusu artış yüzde 43,6’ya karşılık geldi.

    Kaynak: AA / Güncel