Kategori: Güncel

  • “Seçil Erzan’ın korktuğu kişi” olarak anılan Cüneyt Demir: O kişi ben değilim, ben de 150 bin dolarımı kaptırdım

    “Seçil Erzan’ın korktuğu kişi” olarak anılan Cüneyt Demir: O kişi ben değilim, ben de 150 bin dolarımı kaptırdım

    Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan‘ın, “Korkuyorum, kesinlikle ismini veremem” dediği kişi olduğu öne sürülen Cüneyt Demir, hakkındaki iddiaları yalanladı. Kendisinin de 150 bin dolar dolandırıldığını belirten Demir, “Benim Seçil Erzan‘ı tehdit ettiğimi, benden korktuğu gibi haberler çıktı. Kesinlikle benim Seçil Erzan‘ı ne tehdit etmişliğim var ne tehdit edecek bir durumum var ne de benim onunla öyle bir pozisyonum var.” dedi.

    HAKKINDAKİ İDDİALARI YALANLADI

    Ünlü futbolcuların da aralarında bulunduğu kişilerin milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan‘ın, ifadesinde Kapalıçarşı’daki birinden para aldığını belirterek, “Korkuyorum, kesinlikle ismini veremem” dediği kişi olduğu öne sürülen Cüneyt Demir, hakkındaki iddiaları yalanladı. Erzan’ın memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde pansiyon işletmeciliği yapan Demir, kendisinin de 150 bin dolar dolandırıldığını söyledi. Hem bankadan hem de Erzan’dan şikayetçi olan Demir, 25 Nisan’da suç duyurusunda bulunduğunu ve bu kapsamda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdiğini dile getirdi.

    Cüneyt Demir

    “BANKA, BANA DOLANDIRILDIĞIMI SÖYLEDİ”

    Demir, fona para yatırmasının Erzan’ın babası ile birlikte çalışan bir yakınının gelip, arkadaşının kızı Seçil Erzan‘ın banka müdürü olduğunu ve karlı bir fon yönettiğini söylemesi üzerine bankada bulunan parasını çekip, Erzan’ın yanındaki Nazlı Can’a teslim etmesi ile başladığını anlattı. Seçil Erzan‘a 3 Mart’ta parayı verdiğini söyleyen Demir, “23 Mart’ta verecekti. 23 Mart gelince vermedi. Aradan birkaç gün daha geçti. En sonunda öyle günler birbirini takip etti. Mesajlaştık. Birkaç sefer telefonla görüştük. Bana falan gün, ‘İstanbul’da paranı vereceğim’ dedi. Ama o gün gittiğimde, kendisine ulaşamadım. Dolayısıyla çalıştığı bankaya müracaat ettim. Banka da kendisinin izinde olduğunu, çalıştığı şubenin izinde olduğunu, bana genel müdürlüğe ulaşmamı söylediler. Bunun üzerine kalktım, genel müdürlüğe ulaştım. Genel müdürlük de o gün cuma günüydü, dedi ki ‘bugün geç oldu, pazartesi gel.’ Ayın 10’una denk geldi. Ayın 10’unda gittiğimde, bir daha görüşemedik ve ayın 11’inde salı günüydü; banka müfettişleri ile bankada görüştüm. Orada bana; ‘parayı nereden verdin, ne şekilde verdin, nasıl verdin?’ diye sorular sordular. Orada dolandırıldığımı anladım. Oradaki müfettiş arkadaşlar, bana onun böyle bir fonunun olmadığını, aslında dolandırıldığımı söylediler.” dedi.

    “KAPALIÇARŞI’YA 2 KEZ GİTTİM”

    Hakkında Seçil Erzan‘ı tehdit eden kişi olduğu yönünde iddialar çıkarıldığını söyleyen Demir, “Oysaki gerek Seçil Erzan ile olan görüşme kayıtlarımda ve onun bana gönderdiği mesajlar savcılık dosyasında mevcuttur. Tehdit ettiğime dair en ufak bir kanıt olmadan bununla alakalı suç duyurusunda bulunacağım. Kapalıçarşı’da dövizci değilim, Çorlu’da bir esnafım. Hayatım boyunca Kapalıçarşı’ya 2 sefer gitmişliğim vardır. Olayın zaten mağdur tarafıyım, burada dolandırıldım, birikimlerimden 2 daire paramız gitti. Bütün birikimimiz gitti. Üstüne üstlük böyle kara bir leke ile ifade edilmesi hem onurumu hem gururumuzu inanılmaz şekilde etkiledi. Psikolojik olarak da bizi mahvetti. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Onurumla, gururumla, namusumla, şerefimle çalışırım ve bu ülkede vergisini düzenli ödeyen insanlardan birisiyim. Benim ne Seçil Erzan hakkında bir tehdidim var ne de Seçil Erzan’ı tehdit edecek bir durumum var. Kesinlikle bu konu asılsız, bunun hakkında da pazartesi günü gerekli suç duyurusunda bulunacağım. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inanıyorum. Bu kadar karmaşık bir durumun kısa bir zamanda çözülmeyeceğini biz de biliyoruz. Ama sürecin takipçisiyiz, artık göreceğiz.” diye konuştu.

    “SEÇİL İLE KAPALIÇARŞI’DA BULUŞTUM”

    Seçil Erzan ile Hasan Ç. vasıtasıyla tanıştığını ifade eden Demir, “Hasan abinin yönlendirmesi ile Seçil Erzan, o dönemde aradı beni, gittik, görüştük. Ondan sonra iki ayağımı bir ayakkabıya soktu. Nasıl olduğunu da anlamadım zaten. İki gün içinde öyle bir allak bullağa getirdi. Buradan şubedeki paramı Kapalıçarşı’daki bir banka şubesine transfer ettim. Oraya gittim, oradan paramı çektim. Oradan bir puan daha uyguna döviz alacağız diye döviz yaptım. Kapalıçarşı’nın alt tarafında Seçil Erzan ile buluştum. Bana orada müşteri ziyaretine geldiğini, akşam Çorlu’ya geleceğini söyledi, ‘paranı burada teslim et, sana Çorlu’da akşam makbuzlarını getireceğim’ dedi. Ayrıca paramızı öyle büyük paralar kazanacağız diye de vermedik ona. 150 bin dolar verdim, yanımda Nazlı Can da vardı. Normal fona koyacak diye verdim. Normal bir fonla paramızı değerlendirecek diye verdim. Bunu vermemin sebebi de Hasan Ç., uzun yıllardır parasını o bankanın fonunda tutuyor diye. Hem Hasan abiyi bilmem, tanıyıp güvenmem hem de Seçil Hanım’ın ailesini çok iyi tanımam. 10- 13 yıl birlikte esnaflık yaptık. Benim Seçil Erzan’ı tehdit ettiğimi, benden korktuğu gibi haberler çıktı. Kesinlikle benim Seçil Erzan’ı ne tehdit etmişliğim var ne tehdit edecek bir durumum var ne de benim onunla öyle bir pozisyonum var.” dedi.

    Seçil Erzan

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Bahçelievler’de dövülerek gasbedilen yabancı uyruklu, cama çıkarak çevredekilerden yardım istedi

    Bahçelievler’de dövülerek gasbedilen yabancı uyruklu, cama çıkarak çevredekilerden yardım istedi

    İstanbul Bahçelievler’de 1 Aralık Cuma günü öğle saatlerinde ilginç bir olay meydana geldi. Çobançeşme Mahallesi’nde 3 katlı binanın birinci katındaki dairenin camına çıkan Nasir Sıfeddıne,cep telefonu ve bir miktar parasının gasbedildiğini iddia ederek çevredekilerden yardım istedi. Sıfeddıne, esnaf tarafından birinci kattaki pencereden merdivenle indirildi.

    ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI

    İhbar üzerine olay yerine gelen polis, yabancı uyruklunun çıkarıldığı evdeki iki şüpheliyi gözaltına alarak polis merkezine götürdü. Nasir Sıfeddıne’in ifadesiyle, şüphelilerden Muhammed Resad Ahmed’in, Sıfeddıne’i darbedip pasaportunu, cep telefonunu ve bin 400 euro parasını gasbettiğini, diğer şüpheli Iben-Amghar Ennajen’in ise olayın gerçekleştiği evde yaşadığı öğrenildi. Şüphelilerin üst aramasında toplam 2 bin 60 euro ile 2 bin 985 lira para ele geçirilirken, Sıfeddıne’in cep telefonu ve pasaportu bulunamadı. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    “2 GÖZÜ DE MOSMORDU”

    Mahalle sakini Davut Şener, “2 gözü de mosmordu muhtemelen çocuğu dövdüler. Arapça bilen arkadaşlar konuştu. Çocuğun pasaportunu ve telefonunu almışlar. İkinci el eşyalar satan dükkan var oraya soktular çocuğu. O iş yeri de binada kirayla ilgilenenler galiba. Daha sonra da polisler gelip olaya müdahale etti. Daha önce de 25-30 kişilik gruplar birbirlerine girmişti. Polis geliyor ama polis geldiğinde dağılmış oluyorlar” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Ünlü şef Arda Türkmen dolandırıcıların hedefi oldu! Siteyi kopyalayıp müşterilerden para almışlar

    Ünlü şef Arda Türkmen dolandırıcıların hedefi oldu! Siteyi kopyalayıp müşterilerden para almışlar

    Ünlü şef Arda Türkmen de dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar Arda Türkmen ‘in restoranına ait internet sitesinin neredeyse birebir aynısını yaparak, restorana gelmek için rezervasyon yapan müşterilerden kapora adı altında para alıp dolandırdı.Prof. Dr. Berk Üstündağ ise yapay zeka araçlarının kullanılarak dolandırıcılığın arttığını vurguladı.

    KAPORA ADI ALTINDA PARA ALIYORLAR

    Son zamanlarda ortaya çıkan yeni bir dolandırıcılık yöntemi; ünlü restoranların adını kullanarak oluşturulan klon siteler üzerinden sahte rezervasyon yaparak müşterilerden kapora adı altında para almak. Dolandırıcılar yapay zeka sistemlerini kullanarak ünlü restoranların internet sitelerini birebir kopyalıyor ve bu sitelerde restorana ait bütün bilgileri gerçekmiş gibi paylaşıyor. Ardından restorana gelmek için rezervasyon yapmak isteyen vatandaşlar da bu sahte restoran sitelerini gerçek zannederek, site üzerinde belirtilen telefon numarası üzerinden dolandırıcılarla iletişime geçiyor. Rezervasyon adı altında bu dolandırıcılara ödeme yapan vatandaşlar restorana geldiklerinde dolandırıldıklarını anlıyor.

    MÜŞTERİLER RESTORANA GELİNCE ORTAYA ÇIKTI

    Şef Arda Türkmen de bu dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar Arda Türkmen ‘in restoranına ait internet sitesinin neredeyse birebir aynısını yaparak, restorana gelmek için rezervasyon yapan müşterilerden kapora adı altında para alıp dolandırdı. Müşteriler olmayan, sahte rezervasyonları üzerine şefin restoranına gelip “Bizim rezervasyonumuz vardı, kapora verdik” deyince gerçek ortaya çıktı. Türkmen de bunun üzerine sosyal medya hesabından açıklama yaparak müşterilerini dolandırıcılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Arda şefin paylaşımlarını gören dolandırıcı ise sosyal medya üzerinden şefe ulaşıp, “Bana 1000 Euro ver, düşeyim yakandan” dedi.

    YILBAŞI REZERVASYONLARI ÖNCESİ DİKKATLİ OLUNMALI

    “BANA 1000 EURO VER, DÜŞEYİM YAKANDAN’ DEDİ”

    Restoranı adına sahte web sitesi açılıp misafirlerinin dolandırıldığını ve dolandırıcının kendisinden para istediğinianlatan Arda Türkmen, “Bizim başımıza gelen de şu oldu; bir misafirimiz sosyal medyaya yazmış. Biz de ne oldu diyerek baktık. Bizim internet sitesini kopyalamış birisi. Bununla beraber baya bir önden rezervasyon almış. Bir sürü insanı da mağdur etmiş. Konunun tabi bizle alakası bile yok. Biz bunu gördükten sonra onunla ilgili olan ve arama motorunda çıkan her şeyi kapattırdık. Fakat arkadaş çok dişli çıktı. Bana sosyal medyadan mesaj attı. Mesajında “Bana 1000 Euro ver, düşeyim yakandan” dedi. Aynı kişi başka bir Antepli baklavacının bütün hesaplarını ele geçirmiş. Hala da sipariş alıyormuş dönem dönem. Önemli olan onun için parayı almak. O yüzden herkes dikkatli olsun. Çok ciddi bir dolandırıcılık bu. Hem bizim restoran sektöründeki müessese tarafındakiler arada bir kendi data ve bilgilerini, sosyal medyadan, dijitalden ve arama motorlarından kontrol etsinler. Hem de misafirler gidecekleri restoranın birebir telefonun ne olduğunu iyi bulsunlar, araştırsınlar” ifadelerini kullandı.

    “SABİT TELEFONLARDAN REZERVASYON ALMAYI TERCİH EDİYORUZ”

    Ünlü şef “Genellikle cep telefonu değil de sabit numaralardan rezervasyon almayı tercih ediyoruz. Nereyi aradıklarından emin olsunlar. Bizim başımıza böyle bir şey geldi. Herkesi de uyarmakta fayda var. Şöyle oldu; misafir rezervasyonu var diye geliyor, benim rezervasyonum var diyor. Bakıyorlar, kontrol ediyorlar, biz de böyle bir rezervasyon çıkmıyor. Misafir kaparo yolladım, onu yaptım, bunu yaptım anlatıyor. Araştırıyorlar, bakıyorlar ki bize değil başka bir yere kaparo yollamış. Olur mu diyor misafir, ben internetten girdim sitenize deyince her şey anlaşılıyor. Bakıyoruz ki bir tane alternatif web adresi var ve oraya gitmiş. Biz birkaç kişiyi bu şekilde misafir ettik, mağdur olmasınlar diye. Ama son dönemlerde çok artan dolandırıcılık metotlarından bir tanesi de bu. İnsanların dikkat etmesi lazım. Son olarak herkese güzel bir Aralık ayı diliyorum. İnşallah güzel yerlerde güzel yemekler yesinler ve doğru restoranlara doğru şekilde rezervasyon yapsınlar” diye konuştu.

    “İKİNCİ BİR YÖNTEM DE YAPAY ZEKA ARAÇLARINI KULLANMAK”

    Dolandırıcıların yapay zeka teknolojisini kullanarak siteleri nasıl kopyaladıklarının detaylarına değinen İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Berk Üstündağ, ” İnternetteki bu dolandırıcılık haberlerinin aslında birçoğu teknolojiden daha çok sosyal mühendisliğe dayalı olan aldatmacalara dayanıyor. Çünkü bilinen bazı teknikler var. Fakat hackerlar bu kadar derinlemesine inmeden de sadece karşı tarafı aldatmaya yönelik bazı basit yöntemlerle buna erişebiliyorlar. Yaygın olarak da iki tane teknik kullanılıyor. ya darkweb dediğimiz ya da internette yaygın kullanılan bazı kodları alıp o kodlar aracılığıyla bir web sitesinin içeriğini çıkartıyorlar. Bu web sitelerinin içeriğini çıkartmak için ikinci bir yöntem de yapay zeka araçlarını kullanmak. Örneğin yapay zekaya diyorsunuz ki “Bir web sitesinin klonunu çıkartan bir python kodu yazar mısın?”. Önce bir mesaj veriyor, site klonu yapmak yasa dışıdır diye. Bunun sebebi yapay zeka servisi aslında bu konuda uyarılmış durumda. Fakat bunu başka şekillerde yazdığınız da gördüğünüz gibi kodu alabiliyorsunuz. Kodu alıp, çalıştırdığınızda sitenin orijinal ismiyle giriyoruz. Size gelen herhangi bir linkin orijinal olup olmadığını kontrol etmeniz lazım” dedi.

    “ARAMA MOTORLARI FARKINDA OLMADAN SUÇA ORTAK OLUYOR”

    Arama motorlarının farkında olmadan suça ortak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Berk Üstündağ, “İnternette siber korsanlığın aslında büyük bir bölümü daha çok sosyal mühendislikle başlıyor. Bazı bilinen yaygın darkweb dediğimiz derin internette de yaygın olan kodlar var. Bu kodlar aracılığıyla herhangi bir internet sitesinin içeriğini çok rahatlıkla alıp, klonu dediğimiz başka bir internet sitesine nakledebiliyorlar. Genellikle burada yaygın kullanılan yöntem restoran örneğinde sitenin bir benzeri isimlisini alıyorlar. Örnek verecek olursak ….şef.com.tr ise orijinal site, dolandırıcılar ….şef-com.tr gibi ilk anda insanın gözüne çarpmayan, algısal olarak sanki aynıymış gibi bir internet sitesi oluşturuyor. Yaygın yeni bir yöntem de korsanların tabi artık kod yazması bile kolaylaştı. Yapay zeka servisleri var. Bu yapay zeka servislerine hedefi olan işlemin kodunu yazdırıp, kopyalıyor ve yapıştırıyor. Dolayısıyla böyle basit uygulamalarla da artık internet sitelerinin klonunu çıkarmak mümkün. Yapay zeka servisleri bu konuda uyarılmış durumda. Fakat teknoloji çok hızlı gelişiyor. Yapay zeka da hızlı gelişiyor ama buna karşı olan yöntemler de yapay zekadan nasıl sorgularsam eğer diyerek bir yolunu buluyorlar. Buradaki siber korsanlık gibi yöntemler için kullanılmadığı nasıl anlaşılır diyerek ilerliyorlar. Onlar da bunu çözümlüyor.” dedi.

    “RESTORANIN KENDİ ADINDAN ÖNCE SAHTESİ GELMEYE BAŞLIYOR”

    Üstündağ “Eskiden hackerlar sadece kaynak kodunu derinlemesine yazan protokolleri bilen kişilerdi. Şimdi ise yaygın olarak aynı zamanda yapay zeka araçlarını kullanan kişiler. İzleyiciler açısından da şuna dikkat etmek lazım; hem gelen e-postalarda, hem de girdikleri internet sitelerinde öncelikli olarak bunun orijinal internet sitesi olup olmadığına bakmaları gerekiyor. Restoran örneğinde olduğu gibi korsanlar kendilerini orijinal sitenin üzerine de çıkartmayı başarabiliyorlar. Bu yöntemle sahte ziyaretlerle zombilerle saldırı yapıyorlar. Aslında saldırı değil o. Arama motoru onu sanki farklı yerlerden kişilerin o internet sitesinin ziyaretçisi olarak görüyor. Dolayısıyla o da kullanıcısına kolaylık sağlamak amacıyla farkında olmadan bir suça ortak olmuş oluyor. Hedef restoranın adını yazdığınızda restoranın kendi adından önce sahtesi gelmeye başlıyor. Bu da restoran sahibini doğal olarak mağdur duruma düşürüyor” şeklinde konuştu.

    “BÖYLE BİR DURUM BAŞIMIZA GELDİ”

    Sahte rezervasyon olayının kendi başına da geldiğini kaydeden Süleyman Günbatar, “Arkadaş gruplarıyla dışarı çıkacağımız zaman önce internetten bir iletişim numarasıyla rezervasyon yapıyoruz. Ama geçen gün karşılaştığımız bir sorunda internete direkt restoranın ismini yazdığımızda sponsorlu reklam olarak bir tane iletişim numarası karşımıza çıktı. Onu aradığımızda 500 lira önden kapora istedi rezervasyon için. Biz de tabi restorana güvendiğimiz için direkt bu parayı istenilen hesaba yolladık fakat daha sonrasında restorana gittiğimizde böyle bir şey olmadığını öğrendik. Böyle bir durum başımıza geldi” dedi.

    “YER OLMADIĞINI SÖYLÜYORLAR”

    Sahte rezervasyon dolandırıcılığını yeni duyduğunu ve artık dikkat edeceğini belirten Alper Can Koçan ise, ” Genelde restorana gitmeden önce tabi internetten rezervasyon yaptırmamız gerekiyor. Bazı yerlerde özellikle bu gerekiyor. Kalabalık arkadaş grubumla bir yere gittiğimizde genelde internetten aradığımızda yer olmadığını söylüyorlar ama bazı yerler işte kalabalık olduğumuzu söyleyince önden ücret alarak bir şeyler yapabileceklerini söylüyor. Ama böyle bir dolandırıcılık yönteminden yeni haberim oldu. Bunu duymak iyi oldu çünkü kötü bir yere denk geldiğimizde kalabalık bir grup için yüklü bir miktar kaybedilmiş olabilir. İnternet siteleri zaten günümüzde dolandırıcılığın meşhur imkanlarından biri. Ben de bundan sonra çok dikkat edeceğim” diye konuştu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan‘ın fon dolandırıcılığıyla ilgili ortaya çıkan bazı görüntülerin tamamını paylaşarak, “Saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem’ olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir” denildi.

    “KISMEN YAYINLANMASI OLAY ÖRGÜSÜNÜ BOZUYOR”

    Denizbank‘tan yapılan yeni açıklamada, ortaya çıkan bazı görüntülerin bir bölümünün kısmen yayınlanmasının olay örgüsünü bozduğu kaydedildi.

    “KAYITLAR BİR HESAP SAHİBİNİN, HESABINDAN NAKİT ÇEKME İŞLEMİDİR”

    Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarının paylaşıldığı açıklamada, “İlk günden beri vurguladığımız üzere; saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem” olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir. Nitekim bu husus, Bankamızın 28 Kasım 2023 tarihinde yaptığı ekte de yer alan 3. Kamuoyu Bilgilendirmesinin 20 Soru 20 Yanıt bölümündeki 17. sorunun yanıtında ayrıntıları ile örnek verilerek açıklanmıştır. Eğer iddia edildiği gibi banka nezdinde bir fon hesabı olsaydı para nakden çekilip dışarı çıkarılmaz hesaptan hesaba aktarılırdı. İlgili kamera kayıtları, Bankamıza yatırılan bir paraya değil aksine bir hesap sahibinin, hesabından nakit çekme işlemine aittir.

    “2 MİLYON 490 BİN DOLARI NAKİT OLARAK ŞUBEDEN ÇEKMİŞTİR”

    Şikayetçi eski sporcu, hesabındaki tutarları kardeşinin sahibi olduğu şirkete havale etmiş, şirketten para çekme yetkisi olan kardeşi de önceden Bankamıza iletilen ve talebi üzerine hazırlanan 2 milyon 490 bin USD olan bu parayı nakit olarak şubeden çekmiştir. Görüntülerden açıkça anlaşıldığı gibi hesap sahibi, elindeki siyah bir çantayı gişe mahallindeki masanın üzerine koymuş ve çekme talimatı verdiği söz konusu tutar nakit olarak çantaya doldurulmuştur. Bu husus kameralarda açıkça görülmektedir. Hemen akabinde sonradan A.Y. olduğu anlaşılan Seçil Erzan‘ın para getir-götür işlerinde kullandığı şahıs, para dolu siyah çantayı alarak bankadan çıkış yapmıştır. Hesap sahibi, Bankamız nezdinde mevcut imza sirkülerine uygun ödeme fişini imzalayıp, Seçil Erzan ile öpüşerek vedalaşmış ve kapıda bekleyen güvenlik görevlimiz ile selamlaşarak çok kısa bir süre sonra şubeden ayrılmıştır” denildi.

    “BANKANIN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKTUR”

    Açıklama şöyle devam etti: “28 Kasım 2023 tarihli, 20 Soru 20 Yanıt, başlıklı açıklamamızın 17. Maddesinde de örnekleri ile açıklandığımız gibi; nakit olarak müşterinin zilyetliğine geçmiş ve banka dışına çıkarılmış bir para üzerinde bankanın hiçbir sorumluluğu yoktur.

    Yine ilgili haber programlarında, ‘para neden gişeden teslim edilmiyor’ şeklinde getirilen eleştiriye cevaben açıklamak isteriz ki; bu bölüm gişe mahallinin bir parçası olup kameralarla izlenmektedir. Büyük tutarlı para teslimleri, gişelerin güvenlik amaçlı camla korunan ön bölümünün fiziken teslimata müsaade etmemesinden dolayı sektör uygulamalarına paralel olarak bu gişe bölümünün tam arkasında yer alan güvenlik açısından diğer müşterilere kapalı mahalde yapılmaktadır.

    Kamera kayıtlarındaki işlemler ile ilgili Bankamız dahil hiçbir makama bugüne kadar herhangi bir şikayet iletilmemiştir. Teftiş Kurulumuz tarafından düzenlenen 28 Nisan 2023 tarihli raporumuzun ekinde, yer alan delil niteliğindeki kamera kayıtlarını kamuoyunu aydınlatmak amacıyla bilgilerinize sunarız”

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Dünyaca ünlü şarkıcı The Weeknd, Gazze’ye 2,5 milyon dolar yardım yapacak

    Dünyaca ünlü şarkıcı The Weeknd, Gazze’ye 2,5 milyon dolar yardım yapacak

    Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), “The Weeknd” sahne adıyla tanınan ünlü Kanadalı sanatçı ve WFP İyi Niyet Elçisi Abel Tesfaye’nin, Gazze‘ye 2,5 milyon dolar yardımda bulunacağını açıkladı.

    ABEL TESFAYE’DEN GAZZE’YE 2,5 MİLYON DOLARLIK YARDIM

    İsrail’in Gazze‘ye yönelik saldırıları devam ederken, dünyaca ünlü Kanadalı şarkıcı, “The Weeknd” sahne adıyla tanınan Abel Tesfaye alıkşlanacak bir harekete imza attı. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) İyi Niyet Elçisi olan Tesfaye, Gazze‘ye 2,5 milyon dolarlık yardımda bulunma kararı aldı. WFP’den yapılan yazılı açıklamada, Tesfaye’nin Gazze‘ye yönelik 2,5 milyon dolarlık yardımının yaklaşık 4 milyon gıda paketine tekabül ettiği, bu yardımın 173 bin Filistinliye iki haftalık gıda tedariki sağlayacağı kaydedildi.

    The Weeknd

    “GAZZE’DEKİ İNSANİ FACİA TAHMİN EDİLENİN ÇOK ÖTESİNDE”

    Açıklamada, Tesfaye’nin yardımının “açlığın eşiğinde olan 1 milyon Gazzeli”ye yardım ulaştırma çabalarına önemli destek sağlayacağı ifade edildi. WFP’nin şimdiye kadar yaklaşık 764 bin Filistinliye gıda yardımı sağladığı belirtilen açıklamada, özellikle çatışmaya “insani ara” verildiğinde yardımların artırıldığı bildirildi. Açıklamada ifadelerine yer verilen WFP Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Corinne Fleischer, ” Gazze‘deki insani facia tahmin edilenin çok ötesinde. WFP yoğun çaba sarf ediyor ancak Gazze‘deki açlıkla mücadele edebilmek için yardımların çok ciddi şekilde artması gerekiyor.” mesajını verdi.

    TUNUSLU OYUNCU, WFP İYİ NİYET ELÇİLİĞİ GÖREVİNDEN İSTİFA ETMİŞTİ

    Sanatçı Abel Tesfaye, 2021 Ekim’de WFP’nin İyi Niyet Elçilerinden biri olarak atanmıştı. Diğer taraftan, Tunuslu oyuncu Hind Sabri, İsrail saldırıları altındaki Gazze‘de yaşayan insanlara karşı “açlığın bir savaş silahı” olarak kullanılmasını protesto etmek için WFP İyi Niyet Elçiliğinden istifa ettiğini açıklamıştı. Sabri, “Arkadaşlarımızla beraber, geçmişte başarılı bir şekilde çalıştığımız gibi Gazzeli çocuklar için de acil yardım çağrısı yapılmasını istedik. Gazze Şeridi’ndeki insani ateşkes sağlanması ve açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasını önlemek için Dünya Gıda Programının gücünden faydalanılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

    ABEL TESFAYE (THE WEEKND) KİMDİR?

    Abel Makkonen Tesfaye veya tanınan sahne adıyla The Weeknd 16 Şubat, 1990 yılında dünyaya geldi. 2010’un sonlarına doğru Tesfaye, YouTube’a The Weeknd ismiyle birkaç şarkı yükledi ve bu sayede kendini tanıtmaya başladı. 2011’de dokuzar parçadan oluşan House of Ballons, Thursday ve Echoes of Silence adlı üç mixtape albümü ile beğeni topladı. 2012’de Trilogy albümü, 2011 mixtape’lerindeki şarkıların yeniden çalışılmış halleri olarak yeniden sunuldu. 2015’te Grinin Elli Tonu filminin müziklerinde yer alan “Earned It” uzun süre müzik listelerinin bir numarası olarak kaldı ve hemen ardından piyasaya çıkan üçüncü stüdyo albümü Beauty Behind the Madness ile Amerika Birleşik Devletleri listelerinde zirveye yükseldi. Dördüncü stüdyo albümü Starboy, 25 Kasım 2016’da raflardaki yerini aldı. Sanatçı”My Dear Melancholy”çalışmasını 2018 yılında ve “After Hours” isimli çalışmasını da 2020 yılında müzikseverlerle buluşturdu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Arda Turan’ın Seçil Erzan ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı: Muslera’ya yalan söylüyorum

    Arda Turan’ın Seçil Erzan ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı: Muslera’ya yalan söylüyorum

    Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında sanık Seçil Erzan‘ın müşteki Arda Turan ile yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın tutuklu sanığı Seçil Erzan‘ın müşteki Arda Turan ile WhatsApp üzerinden yaptığı yazışmalarda, parasını almak isteyen Turan’ın yaşadığı sorunlar, sanık Erzan’ın kendisini oyalamaya çalışması yer aldı.

    “15 MİLYONA YAKIN NAKİT SOKTUM, 35 BİN DOLARIM KALDI”

    Yazışmalara göre, Turan’ın “Evin içinde panik halindeyim, senden ricam, yarın herhangi bir eksik gedik olmasın. Pazartesi herkes ödeme için mesaj atmış.” şeklindeki mesajına sanık Erzan “Gerçekten sakin ol, ben işin başında sağlam durmalıyım ki işi çözeyim. Sen panik olunca ben de panik olmaya başlıyorum.” yanıtını verdi. Turan da cevabında, 40 gündür benzer problem yaşadığını belirtti. Yazışmada sanığın, “Hayır, hayır para için panik yapmıyorsun yanlış anladın sen beni, seninki için bekletiyorum onu, konuşamıyorum burada.” sözleri üzerine Turan, “Beklesin Seçil, benim 5 kuruş param yok, kaç para çıkacak yarın? Ben oraya 15 milyona yakın nakit soktum, çıkardın. 35 bin dolar param kaldı, kredi çektim. 5 kuruş param yok Seçil, farkında mısın? Ben şaka yapıyorum gibi geliyor.” ifadelerini kullandı.

    “MUSLERA’YA YALAN SÖYLÜYORUM”

    Yazışmaların devamında 7 Mart’tan Nisan’a kadar sanığın Turan’a çeşitli söylemlerle “paranı alacaksın” derken, Turan 24 Mart’ta “Ben 2 ayda 1 milyonu zor aldım ve hala oradaki eksi, şu, bu. Yoruluyorum. Öyle bir şey söylüyorsun ki zaten uyku uyumuyorum. 3-4 aydır bir gün oh demedim. Ama her gün bu parayı konuşmaktan düşünmekten kendimden iğrendim. Lütfen rica ediyorum yardımcı ol.” cevabını verdi. Parasını alamayan Turan sanığa sonraki süreçte “Ne ramazan bıraktınız ne oruç ne ibadet. Sinir krizi geçirtiyorsunuz adama. Ne kadar çıkacak diyorum, ona da cevap yok. Ne olduğu, ne yaptığımız belli değil. Kalkıyorum Emre’ye, Muslera’ya yalan söylüyorum. Hasta oldum. Şimdi sinir krizi geçireceğim.” mesajını yazdı. Başka bir yazışmada da Turan, müşteki Emre Çolak’ın kendisine attığı “Abi günaydın, bugün para yatıyor mu?” mesajının resmini sanığa iletirken, sanık Erzan ise elinden geleni yaptığını, dayanacak gücü kalmadığını, kimsenin bu yüke katlanamayacağını ifade etti.

    ALİ YÖRÜK’ÜN PARAYI BANKADA TESLİM ETMESİ KAMERADA

    Öte yandan bankaya ait bazı güvenlik kamerası kayıtları da dosyaya girdi. Görüntülerde, tutuklu sanık Ali Yörük’ün, iddiaya göre bazı müştekilerden alarak yanında getirdiği poşetin içendeki parayı bankada teslim etmesi yer aldı. Yine sanık Seçil Erzan ile yanındaki iki kişinin, 27 Eylül ile 2 Aralık 2022’de masanın üzerindeki paraları çantaya koymaları da güvenlik kamerasınca kaydedildi.

    KAMUOYUNUN ÇOK YAKINDAN TANIDIĞI İSİMLER İDDİANAMEDE

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşamadığı, durumu bildirdiği bankanın araştırma yaptığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

    SEÇİL ERZAN’IN 226 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Tutuklu sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Banka Müdürü Seçil Erzan’a 600 bin dolar kaptıran Çorlu Belediyesi Zabıta Amiri görevden alındı

    Banka Müdürü Seçil Erzan’a 600 bin dolar kaptıran Çorlu Belediyesi Zabıta Amiri görevden alındı

    Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan’ın memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde annesinin oturması için aldığı evi, ekonomik olarak zora düşünce 21 gün sonra sattığı ortaya çıktı. Erzan’ın evi almasına aracılık eden ve kendisinin de dolandırıldığını iddia eden Çorlu Belediyesi Zabıta Amiri Hüseyin Eligül, görevinden alındı.

    21 GÜN SONRA SATMIŞ

    Ünlü futbolcularının da aralarında bulunduğu kişilerin milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan’ın memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde olaya ilişkin gelişmeler yaşanıyor. Erzan, Önderler Mahallesi Ulubatlı Hasan Caddesi’nde 8 Aralık 2022’de bir daire satın aldı. Erzan’ın dolandırdığı kişiler arasında bulunduğu belirtilen Çorlu Belediyesi Zabıta Amiri Hüseyin Eligül aracılığı ile alınan dairede oturacak annesinin rahat girip, çıkabilmesi için giriş kat tercih edildi. Ekonomik olarak zora düşen Erzan, aldıktan 21 gün sonra, 29 Aralık 2022’de daireyi 3 milyon TL civarında bir bedelle sattı. Emlak danışmanları, bugün o bölgedeki daire fiyatlarının 8-10 milyon lira arasında değiştiğini söyledi.

    Seçil Erzan

    ZABITA AMİRİ GÖREVDEN ALINDI

    Seçil Erzan’ın evi alıp, satmasında aracılık ettiği belirtilen Çorlu Belediyesi Zabıta Amiri Hüseyin Eligül ise görevinden alındı. Erzan için hazırlanan iddianame adı geçen Eligül hakkında belediye, şikayet gitmesi üzerine idari soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Eligül’ün, pasif göreve çekildiği bildirildi.

    ERZAN’A 600 BİN DOLAR KAPTIRMIŞ

    İddianamede, Eligül’ün, Erzan tarafından mağdur edildiği iddialarının ayrı bir dosya üzerinde yürütüldüğü belirtildi. İfadesi alınan Hüseyin Eligül, Erzan’ı 20 yıldır tanıdığını belirterek, yıllardır olan birikimini, evini ve otomobilini satarak kendisine verdiğini söyledi. Erzan’a önce birikimi olan 50 bin dolar verdiğini ifade eden Eligül, daha sonra 2016-2023 yılları arasında 550 bin dolar kadar para verdiğini, 1 milyon 760 bin lira kadar da para aldığını, başka da para almadığını anlattı.

    Hüseyin Eligül

    ERZAN’IN YATALAK ANNESİNE YARDIMCI OLMUŞ

    Eşinin de annesine yardım etmesi için Erzan’ın Bozcaada’daki evinde bir süre kaldığını belirten Hüseyin Eligül, Erzan’ın kendisine bir emanet getirmesi ricasında bulunduğunu anlatarak, Bozcaada’da mimarlık yapan İbrahim K.’nin yanına gidip, kumaş poşet içine ne olduğunu bilmediği sarılı bir şey alıp, Erzan’a teslim ettiğini söyledi. Seçil Erzan’ın yatalak annesini Çorlu’daki evine götürdüğünü söyleyen Eligül, bir süre sonra Bozcaada’dan İbrahim K.’nin gelip, Erzan’a verdiği parayı alamadığını söyleyip, mağdur olduğunu anlattığını söyledi.

    Erzan dosyasında adı geçen AK Parti Çorlu Belediye Meclis Üyesi Nuri Köşkdere de ilçe teşkilatınca disiplin kuruluna sevk edildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi futbol camiasının tanınan simalarını kumpasına düşüren bankacı Seçil Erzan kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Saadet zincirinin içinde olan ve Fatih Terim fonuna 10 milyon lira yatıran “Muci” lakaplı İranlı Hakkani’nin parasını talep ettiği fakat alamadığı Erzan’ı kaçırdığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından yeni gelişme yaşandı.

    BANKADAKİ FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI

    Hakkani’nin fotoğrafı bankanın güvenlik kameralarından tespit edildi. Denizbank Levent Büyükdere Caddesi Şubesine ait kamera kayıt görüntülerinde banka müdürü odasını gösterir toplamda 77 adet güvenlik kamerası görüntüsü incelenerek bilirkişi raporu düzenlendi. 1 Mart 2023- 07 Nisan 2023 tarihleri arasındaki kamera kayıtları dökümlerine göre, Seçil Erzan’ı tehdit ederek cep telefonundan videosunu çektiği iddia edilen Mojtaba Hakani, 6 Mart 2023 tarihinde Erzan’ın makam odasına girdiği belirlendi. Raporda, saat 14.31 sıralarında 55-60 yaşlarında kırmızı gömlekli, siyah montlu, kot pantolonlu şahsın (Mojtaba Hakani) müdür odasına giriş yaptığı ve saat 15.32 sıralarında odadan çıkarak ayrıldığı tespitine yer verildi.

    “MOCİ, ÜNİVERSİTEDEN ARKADAŞIMIN EŞİDİR”

    Seçil Erzan iddianamedeki ifadesinde, “Moci diye bahsettiğim kişi Mojtaba Hakani üniversiteden arkadaşımın eşidir. Kendisine bu zamana kadar aldığım paranın çok daha üzerinde ödeme yaptım. Hatta Süleyman Aslan isimli tefeciden Moci ile birlikte gidip 10 milyon TL para aldım. 14 milyon TL para olacak şekilde geri ödedim. Süleyman Aslan’ın Florya’da bir ofisi bulunmaktadır. Süleyman Aslan bu 10 milyon TL parayı Denizbank’taki odamda bana yanında Moci de bulunduğu sırada teslim etti. Karşılığında da 14 milyon TL’lik Moci ile birlikte senet imzaladım. Ancak 14 milyon TL’yi Süleyman Aslan’a elden ödedim. Ayrıca Süleyman Aslan bana 1 milyon 350 bin dolar daha para vermişti. Sonrasında ben 2 milyon 650 bin dolar şeklinde çok daha fazla bir parayı Süleyman Aslan’a ödedim. Bu zamana kadar Süleyman Aslan’a çok fazla faiz ödedim” dediği yer aldı.

    NE DERLERSE TEKRAR ETTİ

    Öte yandan tehdit görüntülerinde Erzan, “Merhaba Süleyman Amca. Sana vermiş olduğumuz Muci’nin ve Nazlı’nın senedinde her ikisinin de hiçbir çıkarı yok. Senden çok rica ediyorum. Onların senetleriyle ilgili lütfen hiçbir şey yapma.” ifadelerini kullanıyor. Erzan’ın görüntülerde yüzünün şiş olması dikkat çekti.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Fatih Terim Fonu’nda bir kurban daha ortaya çıktı! “2 milyon dolar yatır yüzde 20 kar al” demişler

    Fatih Terim Fonu’nda bir kurban daha ortaya çıktı! “2 milyon dolar yatır yüzde 20 kar al” demişler

    Aralarında spor dünyasının ünlü isimleri Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 mağdurun dolandırıldığı iddiasına ilişkin davaya, bir fonzede daha eklendi. Bankacı Seçil Erzan‘ın 2 milyon 720 bin lira verip alamadığını iddia eden Mert Zeydanlı’nın ismi 19. şikayetçi olarak ana davaya girdi. Zeydanlı, Erzan’ın kendisini odasına davet ettiğini ve ” Fatih Terim‘in özel fonuna 2 milyon dolar yatırırsam 45 gün sonra yüzde 20 kar alacağını, ama bu bilginin çok gizli olduğunu” söylediği anlattı.

    18 KİŞİYİ DOLANDIRDILAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, Denizbank 7 Nisan 2023 tarihli şikayette bulunarak Levent Büyükdere Caddesi Şube Müdürü Seçil Erzan, işadamı Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayanarak 2 milyon dolar parayı bir ay sonra 3 milyon dolar yapacağını söyleyerek aldı. Şube müdürüne ulaşılamaması üzerine Çeviker bankaya bu durumu bildirdi. Banka tarafından yapılan araştırmada Erzan’a ulaşılamaması üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, sonrasında da İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 18 mağduru dolandırdığı öne sürülen Seçil Erzan ve 5 sanık ile ilgili 14 farklı eylemden dolayı dava açıldı.

    45 GÜNDE YÜZDE 20 KAR ALACAĞINI SÖYLEMİŞ

    Mert Zeydanlı’nın da, özel bir fona yatırıp kar elde etmek amacıyla şube müdürü Seçil Erzan’a 2 milyon 720 bin dolar verdiği, ancak bu zamana kadar parasını geri vermemesi nedeniyle şikayetçi olması üzerine Erzan’ın dolandırıcılık eylemi 15. eylem olarak dosyaya girdi. Bankanın önemli müşterileri arasında olduğunu ve sıklıkla şubeye gittiğini ifade eden Zeydanlı ifadesinde, Seçil Erzan’ın kendisini odasına davet ettiğini ve ” Fatih Terim‘in özel fonuna 2 milyon dolar yatırırsam 45 gün sonra yüzde 20 kar alacağını, ama bu bilginin çok gizli olduğunu” söylediği anlattı. Erzan’ın söylediğine göre banka bünyesinde Fatih Terim‘in özel bir fonu bulunduğu belirten Zeydanlı, ” Fatih Terim‘in fonunun kar dağıtabilmesi için açıkta alan meblağı tamamlayabilirsem vadede bu karı alabileceğimi ifade etti” diyerek bu işlemle ilgili şüphelerinin olduğunu anlayan Erzan’ın fon için kendisini teşvik ettiğini ifade etti.

    “1 MİLYON 525 BİN DOLAR GÖTÜRÜP VERDİM”

    Zeydanlı, “Bu fona sadece Fatih Terim‘in para yatırabildiğini ama ailesinin de fona Fatih Terim üzerinden para yatırabildiğini söyledi. Buna örnek olarak Nur Erkasap’ı gösterdi. Nur Erkasap’ın, Fatih Terim’in yıllarca asistan koçluğunu yapan Müfit Erkasap’ın eşi olduğunu söyledi. Söylediğine göre Fatih Terim ve Müfit Erkasap’ın malvarlığını eşleri Fulya Terim ve Nur Erkasap yönetiyordu. Nur Erkasap’ı aradım, kendisi ile ertesi gün şubede Seçil Erzan’ın odasında buluşmak üzere sözleştik. O sırada hemen verebileceğim nakit para miktarı 1 milyon 525 bin dolardı. Müdür Seçil Erzan bunu kabul etti, ‘Bu parayı kesinlikle getirmen gerekir yoksa benim hakkımda soruşturma açarlar çünkü şimdi talimat vereceğim’ dedi. Dahili telefonundan kodlu arama yaparak Fatih Terim’in fonunun tamamlandığını ve işlemin kestirilmesi talimatını verdi.” dedi.

    “ÇANTA AĞIR OLDUĞUNDAN ARABAYA BENİM TAŞIMAMI İSTEDİ”

    31 Ocak 2023’te şubeden para çekerek tamamladığı toplam 1 milyon 525 bin dolar para bulunan çantayı Nur Erkasap’ın huzurunda Erzan’a odasında verdiğini anlatan Zeydanlı, “İçinde 1 milyon 525 bin dolar olan bir çanta çok ağırdır, ben bile o çantayı üst kata çıkarırken zorlandım. Seçil Erzan bu paranın Fatih Terim fonuna bankanın nakit yönetim merkezinden yatırılacağını ve kendisinin oraya götürmesi gerektiğini söyledi. Çanta çok ağır olduğundan arabaya kadar benim taşımamı istedi. Erzan’ın gösterdiği arabaya götürdüm ve koydum” diye konuştu.

    PARAYI ERZAN’IN ODASINDA TESİM ETMİŞ

    Erzan’ın ertesi gün arayarak 500 bin dolar daha vermesi halinde Fatih Terim fonundan yüzde 35 kar payı ayarlayabileceğini söylemesiyle Euro hesabını bozdurup şubedeki hesabından çekip Erzan’ın makam odasında verdiğini belirten Mert Zeydanlı, bu parayı taşımak istemediğini ofisine Nur Erkasap ile gelerek parayı alabileceğini söylediğini ve ofisine Erkasap ile gelip parayı alıp gittiğini söyledi. Zeydanlı, Erzan’ın kur korumalı mevduat hesabını da bozmasını istediğini, bunun ne eurobond’un ne de Fatih Terim fonu kadar kar getirmeyeceğini söylediğini, ısrarlarıyla eurobond’larının bir kısmını sattığını, 300 bin doları da odasında Erzan’a verdiğini belirtti.

    “FATİH TERİM FONUNUN GERÇEK OLDUĞUNA İNANIYORDUM”

    Bu ödemenin vadesinin 10 Şubat olduğunu ancak Erzan’ın kendisini oyaladığını anlatan Zeydanlı, “14 Şubat günü geldiğinde artık şirketimin ödemesi için paraya ihtiyacım vardı. Erzan’dan ısrarla sadece 400 bin dolar alabildim ve bana para ödemiş olmanın sebep olduğu bir sahte güven duygusuyla benden tekrar 400 bin dolar istedi. Ancak o kadar nakit param yoktu. Benim Kur Korumalı Mevduat hesaplarımı da bozmamı istedi. Bozdurdum. 400 bin dolar olarak 17 Şubat’ta Levent Yeni Sülün Sokakta müdür Erzan’a verdim. Daha sonra verdiğim paranın akıbetini defalarca sordum, beni hep geçiştirdi, uzun süre oyaladı. Kendisine ulaşamayınca şubeye gittiğimde şubenin teftişten geçtiğini söylediler. Aynı gün Nur Erkasap’ı aradım, bana Erzan’ın gözaltında olduğunu söyledi. O güne kadar Erzan’ın bana anlattığı Fatih Terim fonunun gerçek olduğuna inanıyordum. Çünkü beni sözleriyle inandırdı. Sözlerinin tamamının yalan olduğu ortaya çıktı.

    “ÖDEMELER HEP BANKA İÇERİSİNDEYDİ”

    Erzan’dan ve onu oraya müdire tayin edenlerden, kontrol ve denetlemeyenlerden, kısacası sorumlulardan şikayetçiyim. Bu ödemeler için Erzan’dan dekont, belge almadım. Yatırımcısı gizli olan bir fona dışarıdan benim yatırdığım paraya dekont verilmesi zaten mümkün olmazdı; verselerdi ben şaşırırdım. Ben paramı yoldan geçen bir şahsa kaptırmadım. Bana Erzan’ın anlattığı Fatih Terim adına kurulmuş minimum 25 milyon dolar tutarlı olması gereken özel fon olduğu ve bankanın şube müdiresi olduğu için güvendim. Toplam 2 milyon 720 bin dolar parayı elden teslim ettim, ödemeler hep banka içerisindeydi. Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, kendisine güvenerek ödeme yapmadım” dedi.

    ERZAN İÇİN İSTENEN CEZA 226 YILA ÇIKTI

    Savcılık, Erzan hakkında “Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılık” suçundan düzenlediği iddianameyi, ana davanın görüldüğü İstanbul 41.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme, yeni iddianamenin de hukuki irtibat nedeniyle ana dosyayla birleştirilmesine hükmetti. Böylece 18 mağdur sayısı 19’a yükselirken, Seçil Erzan için istenen ceza talebi de 69 yıldan 226 yıla kadar hapis istemine çıkmış oldu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Adalet Bakanı Tunç: Fatih Terim Fonu olayında 7 sanık 18 müşteki var, 2. duruşma 12 Ocak’ta olacak

    Adalet Bakanı Tunç: Fatih Terim Fonu olayında 7 sanık 18 müşteki var, 2. duruşma 12 Ocak’ta olacak

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti grup toplantısı öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu. Futbol dünyasından ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 18 kişiyi 25 milyon 770 bin dolar ve 7 milyon 384 TL dolandırdığı gerekçesiyle 226 yıl hapsi istenen bankacı Seçil Erzan davasına ilişkin Bakan Tunç, ikinci duruşmanın 12 Ocak’ta gerçekleşeceğini belirtti.

    “YARGISAL SÜREÇ SONUNDA EN DOĞRU KARAR ÇIKACAK”

    Tunç, “7 sanık var 18 müşteki var bu iddianame İstanbul 41. Ağır Ceza tarafından kabul edildi.” dedi. Yargının iddiaları araştıracağını dile getiren Tunç, “Kimler suçlu kimler suçsuz yargısal süreç neticesinde en doğru karar çıkacaktır.” diye konuştu.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    Seçil Erzan

    20 KASIM’DA HAKİM KARŞISINA ÇIKMIŞLARDI

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    LİSTEDE FUTBOL DÜNYASININ ÜNLÜ İSİMLERİ VAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

    İddianamede, müşteki Bülent Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

    İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.