Kategori: Güncel

  • Seçil Erzan’a gidecek parayı eski sevgilisi avukat Candaş Güral getirmiş

    Seçil Erzan’a gidecek parayı eski sevgilisi avukat Candaş Güral getirmiş

    Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan‘ın müştekilerden iş insanı İsmail İbrahim Çağlar‘ın iş yerine 2 milyon 910 bin dolar parayı Erzan’ın bir dönem sevgilisi olan avukat Candaş Güral’ın getirdiği ortaya çıktı. Dosyada tanık olarak dinlenen Çağlar’ın sekreteri Sanem Oktay, “Patronum İsmail İbrahim Çağlar beni telefonumdan arayarak, avukat Candaş Gürol’un bana bir çanta getireceğini ve bu çantayı alarak Seçil Erzan‘a çantayı teslim etmem gerektiğini söyledi” dedi.

    ÇAĞLAR, CANDAŞ GÜROL’DAN BAHSETMEMİŞTİ

    Fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera gibi ünlü isimlerin de olduğu çok sayıda kişiyi dolandırdığı iddiasıyla tutuklanan özel bir bankanın şube müdürü Seçil Erzan hakkındaki soruşturma tamamlanmış geçtiğimiz hafta ilk duruşma görülmüştü. İş insanı İsmail İbrahim Çağlar’ın sekreteri soruşturma evresinde tanık olarak dinlendi. İbrahim Çağlar, ifadesinde içinde 2 milyon 910 bin dolar bulunan çantanın işyerinde sekreteri tarafından Seçil Erzan’a verildiğini anlatmıştı. Çağlar, bir çanta dolusu parayı ofise Erzan’ın eski sevgilisi avukat Candaş Gürol’un getirdiğini ifadesinde belirtmemişti.

    “SEKRETERİM 2 MİLYON 910 BİN DOLARI ÇANTA İÇİNDE ŞÜPHELİYE TESLİM ETMİŞTİR”

    İş insanı İsmail İbrahim Çağlar ifadesinde Seçil Erzan ile miktar konusunda anlaştıklarını anlatarak, “Sekreterime talimat vereceğimi, kendisinden 2 milyon 910 bin doları gün içinde teslim alabileceğini söyledim. Seçil Erzan, 13.03.2023 tarihinde, ofisimin önüne bir araçla gelmiş ve sekreterim aşağıya inerek 2 milyon 910 bin doları bir çanta içerisinde şüpheliye teslim etmiştir. Sekreterimden aldığım bilgiye göre, üzerinde ince giysiler ve kısa etek bulunan şüphelinin yanında kendisine yardımcı olmak üzere gelen 35 yaşlarında, 1.65 boylarında bir kadın daha varmış. Sekreterim 16.20’de beni arayarak parayı teslim ettiğini haber vermiştir” ifadelerini kullanmıştı.

    ERZAN’A GİDECEK PARAYI SEVGİLİSİ GETİRMİŞ

    İddianamede müşteki olarak yer alan İsmail İbrahim Çağlar’ın sekreteri tanık olarak dinlendi. Çağlar’ın Seçil Erzan’la sık sık telefon görüşmesine şahit olduğunu ifade eden sekreter Sanem Oktay, “13 Mart günü çalıştığım sırada patronum İsmail İbrahim Çağlar beni telefonumdan arayarak bana hitaben avukat Candaş Gürol’un bana bir çanta getireceğini ve bu çantayı alarak Levent Büyükdere Denizbank Şube Müdürü olan Seçil Erzan’a teslim etmem gerektiğini söyledi. Ben bu esnada çantanın içerisinde para olduğunu anladım çünkü İsmail İbrahim Çağlar’ın avukatı olan Candaş Gürol’da belirli bir parasının emaneten olduğunu biliyordum. Akabinde aynı gün telefon görüşmesinden tahmini olarak 1 saat sonra Candaş Gürol işyerimize elinde füme, gri tonlarında bir çantayla ofise geldi. Akabinde çantayı Candaş Gürol doğrudan İsmail İbrahim Çağlar beyin ofiste bulunan odasına bıraktı ve daha sonra ofisten direk ayrıldı. Ben de çanta geldiği için Seçil Erzan’ı aradım ve çantanın geldiğini söyledim” dedi.

    Candaş Gürol

    ERZAN PARAYI ALMAYA YANINDA BİR KADINLA GELMİŞ

    Tanık Oktay, “Aradan tahmini olarak 5-10 dakika sonra tam hatırlamamakla birlikte Seçil Erzan beni aradı ve ofisin yanında bulunan sokağa geldiğini söyledi. Ardından ben de İsmail İbrahim Çağlar odasında bulunan, Candaş Gürol tarafından bırakılan para çantasını alarak Seçil Erzan’ın yanına gittim. Seçil Erzan’ın giyimi benim biraz dikkatimi çekmişti. Çünkü giyimi mevsime göre oldukça ince bir giyimdi. Bu esnada Seçil Erzan’ın geldiği, markasını ve plakasını hatırlayamadığım araç içerisinde bir bayan şahsın da olduğunu fark ettim. Bu bayan şahıs araçtan hiçbir zaman inmedi ve hiçbir zaman konuşmadı. Ben araçta bulunan bayan dikkatimi çektiği için gözlem yoluyla bayanı kısaca inceledim. Araçta bekleyen bayan tahmini olarak 35-40 yaşlarında, hafif iri yapılı, 1.65-1.70 boylarında, Siyah, gür ve kısa saçlı, saçları yandan taralı, kalın, siyah kaşlı, çene kemikleri çok belirgin, kare suratlı bir bayandı” diye konuştu.

    “YERİNDEN KALDIRMAKTA BİLE ZORLANDIĞIM MİKTARDA BİR PARA MEVCUTTU”

    Sanem Oktay, Erzan’ın yanındaki kadının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak “Sonrasında Seçil Erzan’ın bana araçta bekleyen bayan şahsı kendisine yardım etmesi konusunda getirdiğini beyan etti. Daha sonra ben bu durumdan biraz tedirgin oldum çünkü çantada miktarını bilemediğim ancak yerinden kaldırmakta bile zorlandığım miktarda bir para mevcuttu. Seçil Erzan’ın bu miktardaki parayı teslim alması için yanında bir bayanla gelmesi benim için şüphe çekici bir durumdu. Ancak olayları fazla irdelemeden ben aldığım talimat üzerine parayı Seçil Erzan ile birlikte bayan şahısların gelmiş oldukları aracın arka koltuğuna koydum. Bu esnada bana kimse yardım etmedi. Ardından Seçil Erzan’a başka yapılacak bir iş olup olmadığını sorduğumda Seçil Erzan, başka herhangi bir işin olmadığını ‘Zaten hemen şuraya götüreceğiz’ şeklinde söylemde bulunarak eliyle Denizbank Genel Müdürlüğü’nü işaret etti. Ardından tekrardan bana hitaben ‘Ben İsmail İbrahim Çağlar beye parayı teslim aldığına dair gerekli evrakları hazırlayarak göndereceğim’ dedi. Geldikleri araçla paraları da alarak oradan ayrıldılar. Ben de daha sonrasında ofisime dönerek patronum İsmail İbrahim Çağlar’ı arayarak çantayı Seçil Erzan’a teslim ettiğimi söyledim ve telefonumu kapattım. Benim bu olayların sadece bu aşamasında bulundum. Ben teslim ettiğim çanta içerisinde ne kadar para olduğunu veya paranın cinsine dair herhangi bir bilgim yoktur” şeklinde konuştu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan bizzat rakam vermiş! İşte Türkiye’nin konuştuğu fondan Fatih Terim’in elde ettiği milyonlarca dolarlık kar

    Seçil Erzan bizzat rakam vermiş! İşte Türkiye’nin konuştuğu fondan Fatih Terim’in elde ettiği milyonlarca dolarlık kar

    Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış sporcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın davasında yeni detaylar ortaya çıktı. Müştekilerden İsmail İbrahim Çağlar’ın ifadesine göre Seçil Erzan, fonu ” Fatih Terim Fonu” olarak andığını söylerken, Terim’in bu fondan 20 milyon dolar kar elde ettiğini söyledi. Diğer müştekilerden Nurettin Gözaçan ise Erzan’ın masasının üzerinde görünür şekilde Fatih Terim imzalı evrakları olduğunu söyledi.

    “FATİH TERİM İLE İLGİLİ ÇOK SAYIDA FİNANSAL İŞLEM YAPTIM”

    Seçil Erzan’ın 3 Mayıs 2023’de Savcılığa verdiği ikinci ifadesinde, “Ben Fatih Terim’den bu zamana kadar fon adı altında para almadım. 2012 yılından itibaren Terim’in tüm bankacılık işlemleriyle ilgilenirdim. Terim’in finansal danışmanı bendim. Fatih Terim ile ilgili bu zamana kadar çok sayıda finansal işlem yaptım ancak bu zamana kadar hukuka aykırı hiçbir işlem yapmadım. Eğer 2012 yılından itibaren Fatih Terim ile ilgili herhangi bir usulsüz işlem yaptığım iddia edilirse bu konuda her işlemi detaylı olarak her zaman açıklarım. Kesinlikle Fatih Terim ile ilgili herhangi bir usulsüzlük yapmadım. Fatih Terim beni kızı gibi sever, sayardı. Fon vaat ettiğim insanlara ‘yüksek getirisi olan bir fon olduğunu, Hakan Ateş, Fatih

    20 MİLYON DOLAR KAR ETTİĞİNİ SÖYLEDİ

    Müştekilerden İsmail İbrahim Çağlar Savcılıktaki ifadesinde, “Seçil Erzan bana eğer kenarda duran, kullanmadığım bir meblağ varsa bankanın çok yüksek kazançlı kapalı, gizli bir fonunun olduğunu, buradan çok yüksek bir getiri elde edebileceğimi, Galatasaray takımının eski teknik direktörü Fatih

    İMZALI EVRAKLARI VARDI

    Müştekilerden Nurettin Gözaçan’ın ise ifadesinde, “Bize fon içerisinde çok ünlü şahıslar olduğunu söyledi. Örnek olarak Fatih Terim, Arda Turan ve benzeri isimleri söyledi. Hatta masasının üzerinde görünür şekilde Fatih Terim imzalı evrakları vardı” şeklinde konuştu.

    FATİH TERİM NE DEMİŞTİ?

    Öte yandan, Fatih Terim, 2 Haziran günü Savcılığa verdiği ifadesinde, “Seçil Erzan isimli, banka şube müdürü olarak tanıdığım şahıs ile yaklaşık 5-6 yıldır tanışmaktayım. Yaklaşık 11 yıldır bu bankanın müşterisiyim. İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, finansal işlerime şahsen vakit ayıramamaktayım. Bütün bankacılık işlemlerimi birlikte çalıştığım bankada çalışanlar yönetmekteydi. Bir takım belgelere imza atmam gerektiğinde ise zaman zaman Seçil Erzan yanıma gelip Florya’daki tesislerde imzamı alırdı. Bu fon için kimse benden bu zamana kadar herhangi bir para istemedi. Bu fon ile alakalı Seçil Erzan’a hiç para vermedim. Ne kadar zarara uğratıldığımdan dahi haberdar değilim. Bu zamana kadar özellikle bankacılık işlemlerimi yürüten Seçil Erzan, Rüya Hanım ve bankaca tespit edilecek işlemlerimde usulsüzlük yapanlardan şikayetçiyim. Ben bunun gibi çok fazla aleyhime bankacılık işlemi yapıldığını fakat iyi niyetimin suiistimal edildiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. 21 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında ise mahkeme, 2 sanığın tahliyesine hükmederken, sanık Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel
  • Türkiye tarihinde ele geçirilen en büyük miktar! Vücutlarına sardıkları deste deste sahte dolarla yakalandılar

    Türkiye tarihinde ele geçirilen en büyük miktar! Vücutlarına sardıkları deste deste sahte dolarla yakalandılar

    Sabiha Gökçen Havalimanı’nda düzenlenen operasyonda, Lübnan‘ın başkenti Beyrut’tan İstanbul‘a gelen 2 yolcu yüklü miktarda sahte dövizle yakalanarak gözaltına alındı. 580 bin dolara el konulurken, Arap kökenli şüpheliler tutuklandı. Şüphelilerin üzerinden çıkan 580 bin dolar, Türkiye’deki havalimanlarında düzenlenen operasyonlarda tek sefer ele geçirilen en büyük miktar oldu.

    Alınan bilgiye göre operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ortak yürütüldü. Asya merkezli bir havayolu şirketine ait tarifeli uçakla Lübnan‘ın başkenti Beyrut’tan İstanbul’a hareket eden Ortadoğu kökenli 2 yolcu, önceki Perşembe günü Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptı. Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’dan havalandığı öğrenilen uçaktaki yolculardan Lübnan uyruklu Omar Z. ve Jouheır I. adlı kişiler, saat 14.00’te uçaktan inerek Dış Hatlar Geliş Terminaline yöneldi. Beyrut-İstanbul seferini yapan uçaktan indikten sonra tedirgin davranışlarla terminaldeki bagaj bandına geçen 28 ve 22 yaşlarındaki şüpheli yolcular, kendilerini geriden takip eden polisler tarafından göz hapsine alındı.

    SAHTE 580 BİN DOLARI VÜCÜTLARINA SARMIŞLAR

    Arap yolcuların her hareketi Kaçakçılık ve Mali Şube polisleri tarafından adım adım izlendi. Yapılan takibin devamında söz konusu ‘yolcular’ kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi kapsamında risk analiz odasına götürülmek üzere gözaltına alındı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gerçekleştirilen nefes kesen operasyonla yakalanan Ortadoğu kökenli 2 şüpheli, risk analiz merkezinde didik arandı. Zanlıların üzerlerinde ve bagajlarında yapılan aramalarda, vücutlarına sarılı halde 580 bin Amerikan doları tutarında balya balya sahte döviz, bavullarında para sayma makinesi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.

    ARAP ŞEBEKENİN TÜRKİYE’DEKİ BAĞLANTILARI MERCEK ALTINDA

    Gerçek olmadığı anlaşılan para banknotlarına imha edilmek üzere el konulurken, Beyrut doğumlu 2 kişi ise sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesindeki yerleşkesine götürüldü. Şüpheliler hakkında TCK 197 “Parada Sahtecilik” ve TCK 188 “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” suçlarından işlem başlatıldı. İstanbul Polisi, iki kişilik Arap şebekenin Türkiye’deki bağlantılarını mercek altına alırken, emniyet unsurlarının titiz çalışması sayesinde yakalanan Omar Z. ve Jouheır I., sorguları tamamlandıktan sonra 17 Kasım’da Kartal’daki Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına havale edildi. Her iki zanlı, savcılıktaki sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    TEK SEFERDE ELE GEÇİRİLEN EN BÜYÜK MİKTAR

    Cezaevine konulan yabancı kalpazanlara yönelik soruşturma devam ederken, 2 kişilik Arap şebekenin Türkiye’deki bağlantılarıyla operasyonun derinleşebileceği ifade edildi. Bu arada ele geçirilen sahte paraların, bugüne kadar Türkiye’deki havalimanlarında düzenlenen bir operasyonda yakalanmış en büyük miktar olduğu öğrenildi. Diğer taraftan Lübnanlı şüphelilere karşı düzenlenen operasyon polis kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildi. Soruşturma dosyasındaki deliller arasına da giren görüntülerde, 2 kuşkulunun vücutlarının sırt, karın ve bel kısımlarına balyalar halinde sardıkları sahte dolarların çıkarılışı yer alıyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısı ’21’inci Yüzyılın İleri teknoloji ve Yeşil Ekonomiye Dayalı Sanayisini Oluşturmak İçin Devlet-Özel Sektör İşbirliğini Geliştirmenin Önemi’ ana gündemi ile düzenlendi. İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleşen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı. Yılmaz burada yaptığı konuşmada, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti. Yılmaz, “Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşecek enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz.” dedi.

    “20 YILLIK DÖNEMDE ORTALAMA 5.4’LÜK BÜYÜME”

    Toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz, ” Türkiye, 20 yıllık dönemde yıllık ortalama 5.4 büyümüş. Dünya büyümesinin aşağı yukarı 1,8 puan üzerinde bir ortalamayla büyüme kaydetmişiz. 50 yıllık, 100 yıllık perspektiflerle bu tür farklara baktığınız zaman asıl ülkeleri uluslararası alanda öne çıkaran hususun bu performans olduğunu ifade etmek isterim. Siz yürürken başkaları da yürüyor. Önemli olan onlara göre nisbi konumunuz. Türkiye gerçekten iyi bir performans sergilemiş durumda. 2020-2022 dönemine baktığımızda birikimli olarak dünya yüzde 7 büyümüş, Türkiye aynı dönemde yüzde 20’ye yakın büyüme performansı sergilemiş. Son hesaplamalara göre 13 bin 800 doları açtığınız zaman yüksek gelirli ülkeler ligine terfi ediyorsunuz, bu süreçte Türkiye düşük orta gelirli ülkeler kategorisinden, orta yüksek gelirli ülkeler kategorisine geçmiş ama yüksek gelirli ülkeler ligine henüz geçebilmiş değiliz” dedi.

    “MAYIS AYINDAKİ SEÇİMLE SİYASİ BELİRSİZLİK ORTADAN KALKTI”

    Belirsizliğin ekonominin düşmanı olduğunu ve mayıs ayındaki seçimle birlikte siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını, yerel seçimlerin de makro politikaları çok etkilemediğine dikkat çeken Cevdet Yılmaz, “Ekonominin en önemli boyutu itibarıyla Türkiye farklı bir döneme girmiş oldu. Özel sektörle istişareye büyük önem verdik. Makro olarak görünümü nedir diye bakarsanız 4 amaç şekillendirdi. Birincisi afetin yaralarının sarılması ve afet risklerinin azaltılması. Bu çok kıymetli bir şey. Şubat ayında tarihimizin en büyük depremini yaşadık. Acil müdahale kısmı bitti ama asıl iş rehabilitasyon. 100 binlerce vatandaşımıza konut yapıyoruz, bozulan alt yapıyı tamir ediyoruz. Diğer yandan bu bölgelerimizdeki sosyo-ekonomik hayatı normalleştirmeye ve bu bölgelerimizi üretken hale taşımaya gayret ediyoruz. Bununla eş zamanlı şekilde gelecek afetlerin riskini azaltmaya dönük olarak kentsel dönüşüm başta olmak üzere çeşitli tedbirler alıyoruz. Bu kapsamda bütçemize çok ciddi kaynaklar koymuş durumdayız. Merkezi yönetim bütçemizde 762 milyar lira ödenek koymuş durumdayız.

    Gelecek yıl ki bütçemizde 1 trilyon 28 milyar lira kaynağı ayırmış durumdayız. 3-4 yılık dönem itibariyle baktığınızda 3 trilyondan fazla parayı merkezi yönetim bütçesinden bu alanlara harcamış olacağız. Bunlar hem halkımızın yaralarını saracak hem de Türkiye’yi çok daha güvenli bir şekilde güçlü bir bünyeyle geleceğe taşıyacak yatırımlar. Bu yıl ve gelecek yıl bütçemizdeki açığı bu yüzden bir miktar artırıyoruz. Normalde 3-3 buçuk civarında seyreden açık, bu yıl ve gelecek yıl için 6,4 civarında tahmin ediliyor. Ağırlıklı yük bu yıl ve gelecek yıl. Türkiye, bu 2 yıl geçici olarak, bütçemizde yapısal bir bozulmaya yol açmadan, deprem harcamalarının iyi tarafı bu, tek seferlik harcamalar, her yıl 40 sene devam edecek türden harcamalar değil. Yatırım niteliğinde harcamalar. Sonuç itibariyle ülkemizin geleceğine yapılmış harcamalar. Bu yıl ve gelecek yıl belki bizi biraz bütçe açısından yoracak ama ülkemizi çok daha güvenli şekilde geleceğe taşıyacak yatırımlar. Orta Vadeli Programımızda ve bütçemizde de buna büyük bir ağırlık vermiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

    “ENFLASYONUN 2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA DÖNECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

    Yılmaz, “İkinci temel amacımız makro ekonomik ve finansal istikrarın sağlanması enflasyonun orta vadede tek haneli rakamlara yeniden düşürülmesi. Belli risklerimizi azalttık, döviz rezervlerimizde büyük bir artış sağlandı. Hem döviz riskini hem bütçe riskini azaltıcı tedbirler aldık. Bunun sonucundadır ki ülkemizin risk primlerinde bir düşüş ortaya çıktı. Son dönemlerde 340’lara kadar gerilediğini görüyoruz. Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşeceğimiz enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz. Aylık bazda bir miktar düşmeye başladı. Yıllık etkisini gelecek yılın ortalarından itibaren göreceğiz yeni politikaların. Çünkü yüksek baza girmiş rakamlar var. Bu konuları çalışırken Merkez Bankamızla birlikte çalışarak belli bir anlayış birliği içinde hareket ediyoruz. Herkes kendi alanında nihai yetkiye elbette sahip. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de para politikası, maliye politikası ve yapısal reformlar, bu 3 alanın koordinasyonu da çok önemli. Bütün bu istikrarı, gelişmeleri ne için işitiyoruz’ Ülkemizin refahını, katma değerini ekonomisini sürdürülebilir, istikrarlı şekilde büyütmek için istiyoruz. Enflasyonu düşürmemiz bu perspektifimize de güç veriyor. Belirsizliği azaltarak, ön görülebilirliği artırarak enflasyondaki düşüş, makro istikrardaki kuvvetlenme büyüme perspektifimize güç veriyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER LİGİNE ADIM ATMIŞ OLACAK”

    Yılmaz, “IMF tahminlerine göre ortalama 3 civarında bir büyüme görünüyor dünyada. Geçen yıl 906 milyar dolarmış milli gelirimiz, bu yıl 1 trilyon 67 milyar diye tahmin etmişiz. Şu an 12 ay geriye gittiğimiz zaman, 12 aylık milli gelirimiz 1 trilyonu aşmış durumda hali hazırda. Muhtemelen 1.1 trilyona yakın, o civarda bir milli gelire ulaşmış olacağız. Bu da kişi başına gelirimizi 10 bin 659 dolardan 12 bin 415 dolar seviyelerine getirmiş olacak. Dönem sonunda 1.3 trilyonluk bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Kişi başına gelirimizin de 14 bin 855 dolara nominal dolar bazında 15 bin dolarlara yakınsamasını bekliyoruz. Bu ne demek, yüksek gelirli ülkeler ligine terfi etmek demek. Uluslararası eşik 13 bin 800 dolar. Bu eşiği aşarak Türkiye yüksek gelirli ülkeler ligine alt sıralardan da olsa adımını atmış olacak. Ortalama büyümemizin bu dönem yüzde 4,5 civarında olmasını hedefliyoruz” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    Kripto para ticareti vaadiyle iki kişiyi 500 bin dolar dolandırdığı iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçundan on beşer yıla kadar hapis istemiyle yargılanan 4 sanıktan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    5 BİN DOLARLIK ÇALIŞMA

    AKKUŞ YANINDAKİ KİŞİLERE TALİMAT VERİP ORTADAN KAYBOLMUŞ

    “TASARLANMIŞ DOLANDIRICILIK”

    Sanık Alkreish, Akkuş’un kendilerini “Sistemde arıza oldu, sıkıntı yok, yarın mutlaka hesabınıza düşecek, yarın 10 gibi gelin eğer bir zararınız varsa ödemeye hazırım.” sözleriyle oyaladığını savunarak, kendilerinin Akkuş’u iş yerine çağırdığını ancak gelmediğini, daha sonra da Akkuş’un Fransa’ya kaçtığını öğrendiklerini ileri sürdü. Müşteki Ömer A. ise duruşmada, Canberk isimli arkadaşının kendisini sanık Alkreish ile tanıştırdığını, olayın tasarlanmış dolandırıcılık olduğunu iddia etti.

    “BİZ BANKA ÜZERİ YAPIYORUZ”

    Söz konusu iş yerine gittiklerinde Akkuş ve ortaklarıyla konuştuklarını, kendilerine kripto paranın beş dakika içinde hesabında olacağının söylendiğini dile getiren müşteki, “Diğer sanıklar geldi. Sonra parayı götürdüler, bizi beklettiler, bekledik. Uğur ‘Beş dakikaya geliyorum’ dedi, kaçtı, gitti. ‘Biz banka üzeri yapıyoruz.’ dedi. ‘Buradan çıkmazsan polis zoruyla seni çıkarırız.’ diye beni tehdit ettiler. Onlar çağırmadan ben polis çağırdım. 100-150 bin dolarlık zararım var. Daha sonra bize ‘Bizi şikayet etmeyin hem paranızı veririz hem arabamızı alırız.’ dediler. Ne araba alındı ne param verildi.” ifadelerini kullandı.

    SANIKLAR VE MÜŞTEKİLER ANLAŞTI

    Sanık Feyza Betül Köksal da Ebru Şallı Akkuş’un aynı binadaki farklı iş yerinde marka koordinatörü olarak çalıştığını, olay günü sanık Akkuş’un iş yerinde muhasebecisinin olmaması üzerine kendisini arayarak bankaya gitmesini istediğini anlattı. Sanık Köksal, olayın bilgisi dahilinde olmadığını savundu. Akkuş’un avukatı Büşra Çilingir ise müvekkiline kendilerinin de kolay ulaşamadığını söyleyerek, bir sonraki duruşmada Akkuş’un geleceğini bildirdi. Söz konusu maddi zararın giderildiğini savunan avukat Çilingir, haziranda sanıklar ve müştekilerin anlaştığını iddia etti.

    YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI

    Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Akkuş hakkında savunmasının alınmasına yönelik zorla getirme emri talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, müşteki Ömer A’nın davaya katılma talebinin kabulünü, müşteki Anvar M’nin de duruşmaya zorla getirilmesini kararlaştırarak duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ortak firmaları bulunan müştekiler Ömer A. ve Anvar M’nin dış ticaret işiyle uğraştığı belirtiliyor. Müştekilerin, firmalarına ait 500 bin dolarla kripto para almak istedikleri, komisyon karşılığında aracılık yapan sanık Abdullah Alkreish’le irtibat kurdukları anlatılan iddianamede, bu sanığın da müştekileri sanık Uğur Akkuş’la tanıştırdığı, 30 Mayıs’ta da Akkuş’un Şişli’de bulunan bir AVM’deki ofisinde müştekilerle bir araya geldiği aktarılıyor. İddianamede, sanık Akkuş ve müştekilerin, 500 bin dolar karşılığında kripto para alımı konusunda anlaştığı, Akkuş’un ilk etapta güven sağlamak amacıyla 2 bin 500 dolar tutarındaki kripto parayı müşteki Anvar M’nin hesabına aktardığı kaydediliyor.

    Sanık Akkuş’un, kripto para akışının devamının sağlanması amacıyla paranın tamamının hesabına yatırılması gerektiğini söylediği ve müştekileri ikna ettiği belirtilen iddianamede, müştekilerin 497 bin 500 doları Akkuş’a elden teslim ettiği dile getiriliyor. İddianamede, Akkuş’un müştekilere “Parayı bankaya yatırdıktan sonra geleceğim.” diyerek iş yerinden ayrıldığı, müştekilerin burada saatlerce beklediği ancak kimsenin gelmemesi ve hesaplarına kripto paranın yatırılmaması üzerine şüphelendikleri vurgulanarak, dolandırıldıkları gerekçesiyle şikayetçi oldukları anlatılıyor.

    Sanık Akkuş’un, yardımcıları olan sanıklar Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’la müştekilerden aldığı parayı vererek bankaya teslim etmelerini söylediği aktarılan iddianamede, sanıkların herhangi bir kripto para transferi sağlamayarak haksız menfaat elde ettikleri belirtiliyor. İddianamede, sanıklar Uğur Akkuş, Abdullah Alkreish, Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’ın “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçundan dörder yıl altışar aydan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    Öte yandan, Uğur Akkuş, haziranda bu dosya kapsamında hakkında yapılan şikayet üzerine İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, müşteki Ömer A’nın zararının giderildiğini bildirerek şikayetinden vazgeçmesi üzerine serbest bırakılmıştı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Türkiye’deki 2 dev projeye uluslararası ödül

    Türkiye’deki 2 dev projeye uluslararası ödül

    ANKARA (İGFA) – IRF, 2023 Global Başarı Ödüllerini açıkladı. Her yıl düzenlenen ödül töreni ile yenilikçi projeler ve bu alanda çalışan başarılı isimlere ödül veren IRF, 2023 Global Başarı Ödülleri kapsamında Türkiye’’den Zigana Tüneli Projesini ‘yapım metodolojisi’ kategorisinde, Eğiste Hadimi Viyadüğü Projesini ise ‘kalite yönetimi’ kategorisinde en iyi proje seçerek ödüle layık gördü.

    Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen projelerin daha önce de IRF tarafından ödüle layık görüldüğünü hatırlatarak, ““Yavuz Sultan Selim Köprüsü 2019 yılında ‘dizayn’ kategorisinde, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu 2021 yılında ‘proje finansmanı ve ekonomi’ kategorisinde ve 2022 yılında yine 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu ‘yapım metodolojisi’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görülmüştü. IRF 2023 Global Başarı Ödülleri kapsamında; Zigana Tüneli ‘yapım metodolojisi’, Eğiste Hadimi Viyadüğü ise ‘kalite yönetimi’ kategorisinde birinci seçildi. Özellikle Eğiste Hadimi Viyadüğümüz, tüm jüriler tarafından birinci seçilerek bu kategoride önemli bir başarıya imza attı. Projelerimiz, Çin ve Tayvan gibi ülkelerin projelerini geçerek mühim bir başarı elde etmiştir. Bu ödüller, ülkemizin mühendislik alanındaki gelişmişliğinin ve kaydedilen ilerlemenin önemini de ortaya koyuyor”” ifadelerini kullandı.

    “DURMAK YOK, YOLA DEVAM”

    IRF’nin şimdiye kadar 30 ülkeden 150’den fazla projeye ödül verdiğini belirten Bakan Uraloğlu, ““Türkiye’’nin ve Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli olan Zigana Tüneli ve ülkemizin en yüksek ayaklı viyadüğü konumunda olan Eğiste Hadimi Viyadüğü’’nün uluslararası alanda en iyi proje seçilerek ödüle layık görülmesi bizleri ziyadesiyle gururlandırmıştır. Bu başarı ve gururun asıl sahibi bize güvenen milletimizdir. Biz bu ülkeye, bu millete aşığız ve biliyoruz ki aşk ile çalışan yorulmaz. ‘Her alanda lider ülke Türkiye’ hedefiyle çıktığımız bu yolda; ülkemiz için aşkla çalışmaya, milletimizin hizmetine yeni projeler sunmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da söylediği gibi; ‘Durmak yok, yola devam”” diye konuştu.

    IRF 2023 Global Başarı Ödülleri 14-17 Kasım 2023 tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Arizona eyaletinde düzenlenecek olan “Roads to Tomorrow (R2T)” konferansında verileceği öğrenildi.

  • Düzce’de uyuşturucu operasyonu: 2 gözaltı

    Düzce’de uyuşturucu operasyonu: 2 gözaltı

    Sefer DEMİR / DÜZCE (İGFA) – Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ruhsatsız tabanca bulundurma suçlarına yönelik yapılan çalışmada şüphe üzerine durdurulan araçta yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildi.

    Alınan bilgiye göre, KOM ekipleri tarafından gece saat 01.00 saralarında Cedidiye Mahallesi Necip Güney Sokak üzerinde yapılan kontrollerde şüphe üzerine araç durduruldu.

    Durdurulan araçta 32 suç kaydı bulunan C.Y. ile 6 suç kaydı bulunan K.M.K.’nın üzerlerinde ve araçta yapılan aramada 58 gram metamfetamin, 36 gram esrar, 252 gram bonzai, tabanca ve tabancaya ait 7 adet 7.65 mm fişek ele geçirildi. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 51 bin 940 TL nakit paraya el konuldu.

    Uyuşturucu ticareti yapmak suçlarından gözaltına alınan şahıslar adli makamlara sevk edildi.

  • Türkiye Yüzyılı’nın yükselişine engel olamayacaksınız!

    Türkiye Yüzyılı’nın yükselişine engel olamayacaksınız!

    AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongresi, Ankara Spor Salonu’nda yapıldı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçerli bin 399 oyun tamamını alarak partisinin genel başkanlığına yeniden seçildi. Kongre Divan Başkanı Ali İhsan Yavuz, seçim sonuçlarına göre bin 402 oy kullanıldığını, bin 399 oyun geçerli, 3 oyun geçersiz sayıldığını bildirdi.
    Yavuz, Erdoğan’ın geçerli bin 399 oyun tamamını alarak yeniden AK Parti Genel Başkanlığı’na seçildiğini duyurdu. Partinin 75 üyeden oluşan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu da aynı oylamayla belirlendi.

    ERDOĞAN’DAN TEŞEKKÜR KONUŞMASI

    Teşekkür konuşması yapan Erdoğan şu ifadeleri kullandı: ”Şahısımı birkez daha genel başkanlık görevine layık gördüğünüz için herbirinize şükranlarımı sunuyorum. Bugünkü toplantıdan sonra da önümüzdeki hafta içinde Yüksek İstişare Kurulu’nu açıklayacağım. Terörden savaşa kadar bölgemizde çok ciddi krizler yaşanırken biz hep birlikte omuz omuza vererek Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Biz yüz milyonların da umudu olan bir partiyiz.

    ”YEREL YÖNETİMLERDE DE YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATACAĞIZ”

    CHP zihniyetinin elinde bakımsızlığa, hizmetsizliğe, adeta çürümeye terk edilen illerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak, boynumuzun borcudur. Büyük oranda büyükşehirlerimizi masaya tam manasıyla yatırıp yoğun bir çalışmayla durmak yok yola devam diyeceğiz. CHP karanlığının karabasan misali çöktüğü tüm vilayetlerimiz sabırsızlıkla 31 Mart’ı bekliyor. ’31 Mart gelsin de biz bunlardan kurtulalım.’ diyorlar. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde elde ettiğimiz kritik başarıyı, 31 Mart’ta tekrarlayarak, yerel yönetimlerde de yeni bir dönemi başlatacağız.”

    ”BU SEVDA, KUTSALLARI, ÜLKESİ VE MİLLETİ İÇİN GÖZÜNÜ KIRPMADAN CANINI ORTAYA KOYANLARIN SEVDASIDIR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrede yaptığı konuşmada ise, hakka ve millete hizmet sevdasına, Türkiye sevdasına gönül veren herkesin bedeniyle olmasa bile kalbiyle, ruhuyla, aşkıyla, sevdasıyla bu salonda olduğunu belirtti.

    Erdoğan şöyle devam etti: “Bu sevda, hayatımızın gayesi olan davamızı yüceltme sevdasıdır. Bu sevda, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme sevdasıdır. Bu sevda, Türkiye binyılına yürüyüş sevdasıdır. Bu sevda, şehitleri ve gazileriyle ecdadın emanetine sahip çıkma sevdasıdır. Bu sevda, yok sayıldıkça daha çok var olanların sevdasıdır. Bu sevda, kutsalları, ülkesi ve milleti için gözünü kırpmadan canını ortaya koyanların sevdasıdır. Bu sevda, ak saçlı ninelerimizin, ak sakallı dedelerimizin, gözleri umutla parlayan kadınlarımızın, erkeklerimizin, gençlerimizin sevdasıdır. Bu sevda, daha doğmamış bebeklerin, gelecek kuşakların sevdasıdır. Bu sevda, her gün yeni bir umutla uyanan mazlumların, mağdurların sevdasıdır. Bu sevda, her seçimde sandıklardan partimizi birinci çıkaran ana kadememizin, kadın kollarımızın, gençlik kollarımızın, mahalle ve sandık temsilcilerimizin, velhasıl teşkilatımızın tüm mensuplarının, AK Parti’ye gönül veren herkesin, AK Parti ailesinin tüm üyelerinin sevdasıdır. Bu sevda, ülkemizin, milletimizin ve devletimizin beka mücadelesinin adı olan Cumhur İttifakı’nın sevdasıdır.”

    Erdoğan, bu sevdanın, bin yılda bu toprakları vatan yapan, Allah’tan başka kimseden korkusu olmayan, vicdanı ve irfanıyla, bilgisi ve görgüsüyle insanlığa örnek olan aziz milletin her bir ferdinin sevdası olduğunu dile getirdi.

    “CÜMLE ALEME BERABERCE İLAN EDECEĞİZ”

    “Bilhassa, ülkemizin üzerinde son dönemde oynanan en büyük oyunların tekmilinin birden sergilendiği 14 ve 28 Mayıs seçimlerindeki gayretlerinizi asla unutmayacağız.” diyen Erdoğan, bu seçimlerde, milli iradenin tecellisi için gece-gündüz çalışan her bir teşkilat mensubu ile vatandaşlara teşekkür etti.

    ”TÜRKİYE YÜZYILI’NIN MUŞTUSUNU BİR KEZ DAHA CÜMLE ALEME BERABERCE İLAN EDECEĞİZ”

    Bu seçimlerde omuz omuza mücadele ettikleri Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarına, ittifak partilerine gönül veren vatandaşlara da teşekkürlerini ileten Erdoğan, “İnşallah 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak mahalli idareler seçimlerinde bu kararlı tutumu tekrar sergileyerek, Türkiye Yüzyılı’nın muştusunu bir kez daha cümle aleme beraber ilan etmeye hazır mıyız?” dedi.

    Erdoğan, “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” diyen Yunus Emre’nin izinde, “Dün dünle gitti cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyen Hazreti Mevlana’nın yolunda, “Lütfunu dilediğine vereceğini” buyuran Allah’a ram olarak, yeminli İslam ve Türk düşmanlarının ne dediğine bakmadan, davalarının ve memleketin söz konusu olduğu her durumda, geri kalan her şeyi teferruat görerek durmadan, yorulmadan, usanmadan yola devam edeceklerini söyledi.

    ”ÖZGÜRLÜKÇÜ VE KUŞATICI BİR ANAYASAYI ÜLKEMİZE KAZANDIRACAĞIZ”

    Güven ve istikrar iklimini tahkim etmek, refahı artırmak başta olmak üzere, millete verdikleri tüm sözleri yerine getireceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurla Cumhuriyet’in arasındaki duvarları yıktığımız gibi, Cumhuriyeti gerçek demokrasiyle kucaklaştıracak sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasayı inşallah ülkemize kazandıracağız. Depremle yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmakla kalmayacak, deprem tehdidi altındaki tüm yerleşim birimlerini tekrar inşa ve ihya edeceğiz.

    ”BİZ LGBT TANIMIYORUZ”

    Siyasi, sosyal, bireysel sapkın akımları destekleyerek milli bünyemizi, aile kurumumuzu, değerlerimizi yıkmayı hedef alan sinsi faaliyetlerin kökünü kurutacağız. Biz LGBT tanımıyoruz. Kim LGBT’yi tanıyorsa onlar beraber yürüsün.

    ”TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMA STRATEJİMİZİ KARARLILIKLA UYGULAYACAĞIZ”

    Cumhur İttifakı olarak da tanımıyoruz ve biz bu noktada aile kurumunu sağlam tutan, aile kurumuna sağlam olarak sarılan bir yapının mensuplarıyız. Yarısı yalan, yarısı yanlış haberler ve beyanlarla milletimizi, özellikle de gençlerimizi karamsarlığa sürüklemek isteyenlere biz ülkemizde izin vermeyeceğiz. Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına, onurunun zedelenmesine, hayallerinin gölgelenmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Terörü kaynağında kurutma, bu stratejimizi kararlılıkla uygulayacak, PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından marjinal örgütlere, bütün bunlara kadar eli kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ ikazının, vatanımızın bekasına kasteden alçakların yüreklerine saldığı korkuyu hiç eksiltmeyeceğiz.”

    “DİPLOMASİYLE ÇÖZMENİN GAYRETİNDEYİZ”

    Terörle mücadeleyi kararlı şekilde sürdürürken bölgede barış, huzur ve istikrarın tesisi için diplomatik çabaları yoğunlaştıracaklarını belirten Erdoğan, “Komşularımızdan başlayarak bölgemizdeki tüm ülkelerle sorunlarımızı diyalog ve diplomasiyle çözmenin gayretindeyiz. Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Balkanlar’dan Karadeniz’e bölgede akan kanın durması öncelikli gündemimizdir. Bunun yolu da adaletin ve uluslararası hukukun korunmasından geçer.” değerlendirmesini yaptı.

    ”TÜM TARAFLARI İTİDALLE HAREKET ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    İlk kıble Mescid-i Aksa’nın tarihi ve dini statüsünü aşındırmaya yönelik her türlü girişimin, her türlü işgalin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye olarak bu sabah İsrail’de meydana gelen hadiseler ışığında tüm tarafları itidalle hareket etmeye, gerilimi daha da tırmandıracak fevri adımlardan uzak durmaya çağırıyoruz.” dedi.

    ”HAYAT PAHALILIĞINI ÇÖZMEKTE KARARLIYIZ”

    Bu ülkenin her bir vatandaşının, doğumundan ölümüne kadar adalet, güvenlik, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her türlü hizmetten en üst düzeyde yararlanabilmesini sağlayacaklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Son 21 yıldır enflasyona ezdirmediğimiz işçi, memur ve emeklilerimize inşallah önümüzdeki dönemde yeni müjdeler vermeye devam edeceğiz. Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen hayat pahalılığı meselesini, gereken her türlü tedbiri alarak çözmekte kararlıyız. Kaderini ülkesinin ve milletinin kaderiyle bütünleştirmiş bir partiye, bir kadroya ve bir ittifaka yakışan da budur. Bize düşen hak ve hakikat mücadelesini son nefesimize kadar sabırla sürdürmektir. Bugün buradaki birlikteliğimizi, işte bu ahdin ve azmin bir sembolü olarak görüyoruz. Rabbim bu kutlu mücadelede yolumuzu, bahtımızı açık eylesin. Rabbim bu meşakkatli yolda istikametini kaybedenleri de ıslah eylesin.”

    Erdoğan, AK Parti’nin kadrosuyla, teşkilatıyla, programıyla, eser ve hizmetleriyle, milleti hayalleriyle buluşturan siyasetiyle Türkiye’yi bugünlere getirdiğini belirtti. Şimdi Türkiye’nin, yine Cumhur İttifakı’nın ve AK Parti’nin kılavuzluğunda yeni bir çağın, yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yeni dönemde, son iki asırdır bize dayatılan fiziki ve zihni sınırlara teslim olmayacağız. Gönlümüze dar gelen hudutlara sıkışıp kalmayacağız. Sahibi Hak olduğu için zaferinin mutlaklığına tüm kalbimizle inandığımız davamızın bayrağını hep yükselteceğiz. Bu ufku önce Türkiye Yüzyılı ile aydınlatacak, ardından hedeflediğimiz asıl yere çıkaracağız. İnsanlığın geleceğine yön veren, ruhunu şekillendiren, yolunu çizen ne varsa, hepsine de kendi değerlerimizin, kendi ülkülerimizin, kendi sevdalarımızın damgasını vuracağız. İnsanıyla, tabiatıyla, teknolojisiyle her alanda dünyanın yeni düzeninde bize sunulana tabi olarak değil, belirleyici olarak yerimizi alacağız.”

    AK Parti’nin kuruluşundan bugüne yaptıkları her işi, ülkeye kazandırdıkları her eser ve hizmeti, bu büyük şahlanışın girizgahı ve besmelesi olarak gördüklerini vurgulayan Erdoğan, “Ömrümüz yeterse biz, yetmezse gözlerindeki ışıltıyı, yüreklerindeki coşkuyu buradan bile görebildiğim gençlerimizin gayretiyle hedeflerimize mutlaka ulaşacağız.” diye konuştu.

    “EN ÖNDE HEP SİZLER YER ALACAKSINIZ”

    “İnşallah, bu bayrak yarışında, son 21 yılda olduğu gibi, bundan sonra da en önde hep sizler yer alacaksınız.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Bazıları, nasıl olup da bunca zamandır partimizin girdiği her seçimden açık ara birinci çıkabildiğini bir türlü anlayamıyor. Halbuki ülkenin 21 yılda katettiği kalkınma ve demokrasi mesafesine baksalar, bu sorunun cevabını kendiliğinden bulacaklar.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef bunların gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, dilleri var hakikati söyleyemiyor, kalpleri ve vicdanları zaten nasır bağlamış durumda. Şöyle azıcık gözlerini açsalar, kulaklarını kabartsalar, gönüllerinin pasını silseler, her şeyin farkına varacaklar. Eğitime baksalar, derslik sayımızı 343 binden 620 bine, üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttiğimizi, okullarımıza 800 bin yeni öğretmen atadığımızı, üniversite öğrenci sayımızı 7,5 milyona çıkardığımızı, yurt kapasitesini 950 bine ulaştırdığımızı, mesleki eğitimi güçlendirdiğimizi görecekler. Ama böyle bir dertleri yok. Sağlığa baksalar, hastane yatak kapasitemizi 164 binden 268 bine ulaştırdığımızı, şehir hastaneleriyle hizmet kalitesini zirveye çıkardığımızı, sağlık sistemini baştan sona yenilediğimizi görecekler. Adalete baksalar, hakim-savcı sayımızı 24 bine yaklaştırdığımızı, yargının yükünü azalttığımızı, adalet sisteminin altyapısını yenilediğimizi, yargıyı vesayetin güdümünden kurtarıp adına hüküm verdiği millete ram ettiğimizi görecekler.”

    Terörle mücadelede gelinen noktaya dikkati çeken Erdoğan, “Güvenliğe baksalar, istiklalimize ve istikbalimize göz diken terör örgütlerinin, onları üzerimize salan emperyalistlerin heveslerini nasıl kursaklarında bıraktığımızı, sınır ötesi harekatları ve 15 Temmuz gibi destanları nasıl yazdığımızı görecekler.” değerlendirmesini yaptı.

    “GAYRETLERİ BEYHUDEDİR”

    Ekonomi alanındaki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomiye baksalar, maruz kaldığımız tüm tuzaklara ve yaşadığımız sıkıntılara rağmen ülkemizi 1 trilyon doların üzerinde milli gelire çıkardığımızı, satın alma paritesine göre dünyada 11’inci sıraya yükselttiğimizi görecekler. Sanayiye baksalar, ülkemizin artık 90 milyar doları bulan proje büyüklüğüyle savunma sanayisinde dünyanın önde gelen aktörleri arasına girdiğini, faaliyete geçirdiği 163 yeni organize sanayi bölgesi, 37 endüstri bölgesi, 100 teknoparkıyla küresel bir üretim üssü haline geldiğini görecekler.” dedi.

    ”İLK KABİNE TOPLANTIMIZDAN SONRA YENİ MÜJDEMİZİ EMEKLİ MEMURLARIMIZA AÇIKLAYACAĞIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çevre ve şehirciliğe baksalar, teslim ettiğimiz 1 milyon 158 bin ve inşası süren 413 bin konutla, 81 ilimize yayılan 81 milyon metrekare millet bahçeleriyle, dünyaya örnek olan sıfır atık uygulamalarıyla, deprem bölgelerini yeniden ayağa kaldırma çalışmalarıyla kendimizle yarıştığımızı görecekler. Çalışma hayatına baksalar, asgari ücreti 184 liradan 11 bin 402 liraya, en düşük emekli maaşını 64 liradan 7 bin 500 liraya çıkardığımızı, istihdamı 32 milyona yaklaştırdığımızı, çalışma şartlarını iyileştirdiğimizi görecekler. İnşallah bu yıl sonuna doğru özellikle emekli memurlarımızın maaşlarıyla ilgili şu anda bakanlığımız çalışmasını yapıyor ve ilk kabine toplantımızdan sonra yeni müjdemizi de inşallah emekli memurlarımıza açıklayacağız. Velhasıl hangi alana baksalar, büyüyen, güçlenen, itibarı artan, refahı yükselen, huzuru ve güvenliği tahkim olan bir Türkiye görecekler. Milletimiz, bu tarihi yürüyüşünde yanında olanlarla, kendisini yalnız bırakanları ve karşısında yer alanları hiçbir vakit unutmayacaktır. Bu ülkeye müstemleke muamelesi yapılırken seslerini çıkarmayan kimi siyasetçi ve aydın kesiminin, kendi politikasını belirleyip bağımsızca uygulayan Türkiye gerçeğini inkar etmek için gösterdikleri çaba ibretliktir. Ayaklarındaki prangaları parçalayıp atan Türkiye’nin paçasından çekiştirenlerin gayretleri beyhudedir.”

    “Siyasi ikballeri uğruna etnik köken, mezhep ve meşrep üzerinden milletimizin arasına nifak sokmaya çalışanlar, boşuna uğraşmasın.” diyen Erdoğan, “Bölgesel ve küresel denklemlerin anahtar ülkesi haline gelen Türkiye’nin, bu noktadan geriye dönüşü asla olmayacaktır.” ifadesini kullandı.

    ”BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN DOĞUŞUNA ENGEL OLAMAYACAKSINIZ”

    Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim dilimiz artık sadece ‘Yüksel ki yerin bu yer değildir, dünyaya gelmek hüner değildir’ mısralarını terennüm edecektir. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum, büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşuna engel olamayacaksınız. Türkiye Yüzyılı’nın yükselişine engel olamayacaksınız. Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet birikiminin inkişafına engel olamayacaksınız. Mazlumların ahıyla çınlayan yeryüzünün adalet ve merhametle yeniden dirilişine engel olamayacaksınız. İnsanlığın ortak sesi haline dönüşen hak ve hakkaniyet mücadelemizin yayılışına engel olamayacaksınız. Dünyada asırlardır süren sömürge ve zulüm düzeninin çöküşüne engel olamayacaksınız. Çünkü Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır. Çünkü Cumhuriyetin yüz akı, Türkiye’nin ortak aklı AK Parti, kadroları ve müktesebatıyla dimdik ayaktadır. Çünkü aziz milletimiz, iradesi ve kararlılığıyla dimdik ayaktadır. Dünya yıkılsa, alem üstümüze gelse, gök girse kızıl çıksa Allah’ın izniyle biz bu davadan, bu yoldan, bu mücadeleden asla geri dönmeyiz.”

    “KENDİNİ SÜREKLİ YENİLEMEYİ BAŞARABİLEN EN BÜYÜK SİYASİ ORGANİZASYON”

    AK Parti’nin, Türkiye’nin, kendi iradesiyle kendini sürekli yenilemeyi başarabilen en büyük siyasi organizasyonu olduğunu belirten Erdoğan, bunun için AK Parti’nin her kongresinin, bir değişim rüzgarına şahit olduğunu, her milletvekili seçiminin, AK Parti açısından bir değişim esintisi, bir yenilenme heyecanı eşliğinde gerçekleştiğini, her mahalli idareler seçiminin, AK Parti veçhesinde yeni seslerin, yüzlerin, isimlerin temayüz vesilesi haline dönüştüğünü söyledi.

    Ana kademesi, kadın kolları ve gençlik kollarıyla partisinin tüm kadrolarının, hem kendi içinde hem de dışarıdan beslenerek kendini sürekli diri, dinamik, üretken tuttuğunu kaydeden Erdoğan, kuruluş yıllarında ve daha sonraki dönemlerde il ve ilçe teşkilatlarında, kadın ve gençlik kollarında görev alan arkadaşların serencamını yakından takip ettiğini bildirdi.

    Erdoğan, bu arkadaşlarının sorumluluk üstlendikleri teşkilat kademelerinde yetiştikçe, piştikçe, kendilerini geliştirdikçe hep daha üst basamaklara yürüdüklerini belirterek kiminin milletvekili, kiminin belediye başkanı, kiminin genel merkez yöneticisi, kiminin bakan veya bakan yardımcısı, kiminin benzer görevler üstlendiğini ifade etti.

    “KONGREDE YİNE YENİ BİR DEĞİŞİMİ AK PARTİ’DE GÖRECEKSİNİZ”

    Aralarından rotayı iş dünyasına, bürokrasiye, sivil toplum faaliyetlerine çevirerek oralardaki başarılarıyla göğüslerini kabartanların da çıktığına işaret eden Erdoğan, “Bu kongrede yine yeni bir değişimi AK Parti’de göreceksiniz. Geniş dağılımı olan, parlamentodaki yapısıyla parti yapısının çok çok farklı olduğu bugünkü kongremizde de Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzla, diğer genel merkez organlarımızla aynı heyecanı tekrar yaşayacağız.” dedi.

    Kurullardaki görevlerine devam edenler yanında yeniden ve ilk defa bu kademelerde vazife üstlenecek isimleri de göreceklerini ifade eden Erdoğan, AK Parti olarak kendi içlerindeki bu değişim ruhuna sahip çıktıkları sürece Allah’ın izni ve milletin desteğiyle daha nice zaferlerin, başarıların kendilerini beklediğine inandığını dile getirdi.

    Değişim iradesini kaybetmeleri halinde bir kısırdöngüye düşeceklerini belirten Erdoğan’ın “Tek devlet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” sözlerini partililer tekrar etti.

    ”BUGÜN ÇOK ÖZEL BİR GÜN”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongredeki konuşması öncesinde de salon önünde toplanan vatandaşlara seslendi.

    Erdoğan, “Aşkınız, sevdanız ve dayanışmanız için her birinize teşekkür ediyorum. Salonlara, stadyumlara sığmayan şu sevginiz için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Buradan sizlerin vasıtasıyla 81 ilimizin tamamına, 85 milyon vatandaşımın her birine selamlarımı iletiyorum.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün çok özel, Türkiye Yüzyılı için istisnai, AK Parti için, partinin temsilcisi olduğu dava için müstesna bir gün olduğunu belirterek, birazdan “Türkiye Yüzyılı için hep yeni, hep ileri” diyerek, partilerinin 4’üncü Olağanüstü Büyük Kongresi’ni gerçekleştireceklerini söyledi.

    “YENİ YÜZLERLE PARTİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    Yeni bir döneme yepyeni bir heyecanla “Merhaba” diyeceklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı’nın siyasette öncüsü olacak kurmay kadroyu, inşallah, delegelerimizin oylarıyla belirleyeceğiz. Böylece geçmişten bugüne kadar partimize hizmet etmiş kardeşlerimizin yanı sıra yeni seslerle yeni yüzlerle partimizi daha da güçlendireceğiz. Kuruluşumuzdan bugüne kadar 3’ü olağanüstü olmak üzere toplam 10 büyük kongre yaptık. Bu kongrelerin tamamını da birileri gibi sandalyelerin havada uçuştuğu atmosferde değil, büyük bir coşkuyla kardeşlik ve uhuvvet ikliminde icra ettik. Bakın burada sandalyeler havada uçuşmuyor. Salonda böyle bir şey yok. Ne var? Muhabbet var. Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl. Her bir kongremizden parti ve siyaset kurumu olarak güçlenerek çıktık. İnşallah bugün de aynısını yapacağız. ‘Cumhuriyetin yüz akı, Türkiye’nin ortak aklı’ bir kadro olarak bundan sonra geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz.”

    Kongrenin parti ve millet açısından hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Allah’tan kendilerini millete karşı mahcup etmemesi temennisinde bulundu. Erdoğan, 14 ve 28 Mayıs seçimlerini, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak büyük bir zaferle başardıklarına işaret ederek, böylece 22 yıllık tarihlerinde 17’nci seçim zaferine imza attıklarını bildirdi.

    “İHANET EDENLER OLMADI MI? OLDU”

    Kendisini ve partisini hedef alan nice saldırıya, iftiraya, iktidara gelebilmek için terör örgütleriyle iş tutan nice bedhahlara rağmen milli iradeye gölge düşürmediklerini kaydeden Erdoğan, “Bu topluluk hamdolsun birbirinden kopmadı. İhanet edenler olmadı mı? Oldu. Onlar yoluna, biz de yolumuza… İnşallah onlar burada da dikiş tutturmayacaklar. Biz de burada milletimize hizmet yolunda emin adımlarla yürüyeceğiz. Buradan bir kez daha her iki seçimde de destek ve dualarını bizden esirgemeyen aziz milletimize teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Erdoğan, kampanya dönemi boyunca gece-gündüz demeden koşturan, sandıklara sahip çıkarak milli iradenin özgür bir şekilde tecelli etmesine imkan sağlayan partilileri tebrik etti. Yurt dışında yaşayan gurbetçilere de teşekkür eden Erdoğan, demokrasi şöleni içinde, yüzde 90’ları bulan rekor katılım oranlarıyla tüm dünyaya örnek olacak bir olgunlukla seçim sürecini geride bıraktıklarını söyledi.

    ”6’LI MASA DEDİLER, NE OLDU?”

    Seçimlerle birlikte Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin milletten bir kez daha onay aldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’yi yönetecek kadro, vizyon ve programın sadece partimizde ve ittifakımızda olduğu tekrar ortaya çıktı. ‘6’lı masa’ dediler. ’16’lı masa’ dediler. ‘116’lı masa’ dediler. Ne oldu? Bak şimdi o masadan parlamentoda kimse var mı? Düşünebiliyor musunuz başkanlarının parlamentoda olmadığı 6’lı masa… Elhamdülillah Cumhur İttifakı parlamentoda. Biz de seçimlerden hemen sonra hiç vakit kaybetmeden hükümetimizi kurduk, Türkiye Yüzyılı’nın inşası için kaldığımız yerden tekrar çalışmaya başladık. Çeşitli zorluklarla karşılaşsak da Türkiye’yi hedefleriyle buluşturmakta kararlıyız.

    ”BOYUN EĞMİYORUZ”

    Bizi yıldırmak isteyenlere aldırmıyoruz. Aba altından sopa gösterenlere prim vermiyoruz. Terör örgütlerini kullanarak bizi köşeye sıkıştırmaya çalışanlara boyun eğmiyoruz. Türkiye’nin çıkarları ve güvenliği neyi gerektiriyorsa ne pahasına olursa olsun, onu yapmaktan asla geri durmuyoruz. Menzile kilitlenmiş ok misali, Türkiye Yüzyılı’nı gerçeğe dönüştürmek için tüm samimiyetimizle enerjimizle birikimimizle çalışmayı sürdürüyoruz.”

    Erdoğan, AK Parti’nin çok büyük bir aile olduğunu belirterek bu ailenin, ailenin kutsiyetine inanan bir aile olduğunu ve kendilerinin aynı zamanda AK Parti’nin tevarüs ettiği davanın birer neferi olduğunu ifade etti.

    “YORULSAK DA ZORLANSAK DA HİZMET YOLCULUĞUMUZU DEVAM ETTİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

    Davalarının, ülkeye ve millete hizmet davası olduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu dava, evlatlarımıza güçlü ve müreffeh bir Türkiye bırakma davasıdır. Bu dava, tüm dünyada hakkı ve adaleti hakim kılma davasıdır. Şehitlerimizin emaneti olan bu davayı hakkıyla taşıyıp bizden sonrakilere en güzel şekilde teslim etmek görevimizdir. Her senesi Türkiye’ye hizmetle geçen 22 yıllık mazimizde şu gerçeği çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bizim her başarımız ülkemizin başarısıdır, milletimizin başarısıdır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz ne kadar güçlü olursak Türkiye de geleceğine o derece güvenle bakacaktır. Hiçbirimizin yorulma, gevşeme, rehavete kapılma gibi bir lüksü asla bulunmuyor. Bizde yorulmak var mı? Rehavete kapılmak var mı? Allah sizlerden razı olsun. Yorulsak da zorlansak da ülkeye ve millete hizmet yolculuğumuzu devam ettirmek mecburiyetindeyiz.”

    Sorumluluklarının sadece kendilerine ve partilerine değil 85 milyonun tamamına olduğunun bilinciyle çalışmalarını yürütmeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bunun için ulaşılmadık tek bir seçmen, kapısı çalınmadık tek bir hane, mesajlarını iletmedikleri tek bir genç, kalbine girmedikleri tek bir insanı bırakmadan koşacaklarını, koşturacaklarını ve ter dökeceklerini söyledi.

    YEREL SEÇİM MESAJI

    Erdoğan, her gün bir önceki günden daha fazla çalışarak 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlere hazırlanacaklarını belirterek, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart’ta da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ipi yine kendilerinin göğüslemesini temenni etti. Allah’tan muhabbetlerini, dayanışmalarını ve yol arkadaşlıklarını daim eylemesini dileyen Erdoğan, partililere 31 Mart seçimleri için kapı kapı dolaşmaya hazır olup olmadıklarını sordu.

  • İşçiye en fazla zam yine Bursa Osmangazi’den

    İşçiye en fazla zam yine Bursa Osmangazi’den

    BURSA (İGFA) – İmzalanan ek protokol ile birlikte Bursa’daki en fazla maaş zammını Osmangazi Belediyesi yaparken, büyük sevinç yaşayan belediye işçileri, yeni zammı davul zurnalar eşliğinde kutladı.

    Osmangazi Belediyesi ve Hizmet-İş Sendikası, belediyede çalışan 2 bin 250 işçiyi kapsayan ek zam protokolü imzaladı. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa Yavuz arasında imzalanan sözleşme ile belediye çalışanlarının en düşük net 19 bin 500 TL maaş alması sağlandı.

    Osmangazi Belediyesi’nin Soğanlı’daki şantiye merkezinde düzenlenen ek protokol imza töreninde büyük bir coşku yaşandı. Her yıl Bursa’daki belediyeler arasında işçiye en fazla zammı veren Osmangazi Belediyesi, yine emekçinin yüzünü güldürdü. Binlerce belediye işçisi, Başkan Dündar’ı Soğanlı şantiye merkezinin girişinde meşaleler ve tezahüratlarla karşıladı.

    AÇIK ARA ÖNDE

    Osmangazi Belediyesi’nin büyük ve huzurlu bir aile olduklarını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Belediye olarak hayata geçirdiğimiz vizyon projeler, yaptığımız birçok iş Türkiye’de adından söz ettiriyor. Bu güzel işleri sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yaptığımız her işte sizlerin alın teri var. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugünün şartlarında Osmangazi’nin her sokağı ve caddesini birer şantiye olarak görüyoruz. Şehrimiz için durmadan çalışıyoruz. Bunu herkes başaramaz. Bunu işte büyük Osmangazi Ailesi başarıyor. Özverili çalışmaları görüyoruz ve bu çalışmaların karşılığını da sizlere vermek istiyoruz. Bu güzelliğimiz, huzurumuz ve mutluluğumuz daim olsun. Maaş iyileştirmelerinde her zaman olduğu gibi yine Osmangazi en önde oldu. Herkes yine Osmangazi’yi konuşacak. Yeni ücretlerimizi Allah hayırlı ve bereketli etsin.” dedi.

    Bursa’ya ve Osmangazi’ye fedakârca hizmet eden belediye işçilerinin emeklerinin karşılığını en iyi şekilde alması için gayret gösterdiklerini ifade eden Başkan Dündar, “Dünya genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve enflasyon ile milli mücadele kapsamında biz de emekçilerimizi ezdirmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Enflasyon ile mücadelede kararlıyız. Devletimizle birlikte fırsatçılara izin vermeyeceğiz. Onların enflasyonu yükseltmesine dur diyeceğiz. İnşallah ayaklarımız sağlam yere basacak ve kazancımızın bereketini göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa Yavuz da yaptığı konuşmada, Başkan Dündar’ın yaklaşık bir milyon nüfuslu Osmangazi’nin 7’den 70’e tüm vatandaşlarına, en güzel hizmeti sunduğunu belirterek, “Mustafa Başkanımızın her altı ayda bir utanmadan, usanmadan kapısını çaldık. Her defasında emek ve alın terimize sahip çıkarak, bizleri enflasyon karşısında ezdirmedi. Bizlere bu sevinci yaşatan; ben çalışanlarımı artan kur ve yüksek enflasyon karşısında ezdirmem, benim işçimin ve ailesinin, mutsuz ve huzursuz olmasına gönlüm razı olmaz diyen Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Dündar’a şahsım, sendikam ve sizlerin adına teşekkür ediyorum. Emek ve alın terimizin karşılığını hesap makinesinin tuşlarıyla maliyet hesabı yaparak, bordromuza yansıtmayan belediye başkanları bu coşkulu topluluğa iyi baksınlar. Osmangazi Belediyesi ile imzaladığımız ek protokol hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.

    Protokolün imzalanmasının ardından belediye işçileri, Başkan Dündar’a teşekkür ederek, davul zurna eşliğinde oynadı.

  • Recep Tayyip Erdoğan Kayısı Ticaret Merkezi’ne yakın ‘Bak’ış

    Recep Tayyip Erdoğan Kayısı Ticaret Merkezi’ne yakın ‘Bak’ış

    MALATYA (İGFA) – Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezinin faaliyete geçmesi ile birlikte kayısının sanayi mamulü haline gelmesi için önemli adımların atılacağını ifade eden Başkan Gürkan, kayısıdan elde edilen gelirin de artırılacağına vurgu yaptı. Ayrıca kuru kayısının dünya piyasasından elde ettiği 5 milyar dolarlık gelirin 2 milyar dolarının Malatya’dan elde edilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Başkan Gürkan, kayısının katma değerinin en az 5 kat artacağının altını çizdi.

    Yeşilyurt ilçesi Yaka Mahallesi Yaş Sebze ve Meyve Hali Yanında yer alan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, kısa bir süre sonra faaliyete geçecek. Kayısının dünya pazarında hak ettiği yeri alması, fiyat konusunda bir istikrar yakalaması için yapımına başlanılan ve tamamlanma aşamasına gelen Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, şimdiden Malatya’nın ve Türkiye’nin prestij yatırımlarından biri haline geldi.

    Kayısının katma değerini artırarak, Malatya ve ülke ekonomisine önemli katkı sunacak Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezinin içerisinde dükkânlar, emanet ofisleri, konferans salonları, laboratuvarlar, çalışma ofisleri, toplantı salonları, kayısı müzesi vb. sosyal donatı alanları yer alıyor.

    ‘Güneşin altın yumurtası’ olarak atfedilen kayısının ekonomik değerinin artırılması ve dünya piyasasındaki hak ettiği değeri görmesi adına Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Gürkan, “Dünya kuru kayısı üretiminin % 85’ini karşılayan ülkemizde Malatya bu üretimin %80’ini karşılıyor. Malatya bu anlamda hem ülkemizde hem de kahir ekseriyetle diğer ülkelere ihracat yapmakta. Malatya’dan yurt dışına yıllık 100 bin ton kuru kayısının üzerinde ihracat yapılırken şu anda 300 milyon dolar civarında bir rakam ekonomik olarak telaffuz ediliyor. Kuru kayısının dünya piyasasında 5 milyar dolara yakın bir girdisinin bulunduğu dönemde, 300 milyon dolar civarındaki rakam Malatya için önemli bir katma değer olmakla birlikte kesinlikle Malatya için yeterli bir rakam değildir. Bu rakamın en az 1.5 – 2 milyar dolarlar seviyesine çıkarılması gerekmektedir. Böylece kayısının ilimiz ve ülkemiz ekonomisine sağlayacağı katma değer de en az 5 katı artmış olacaktır” dedi.