Etiket: Ekonomi

  • IMF: “Çin ekonomisi bu yıl yüzde 5,2 oranında büyüyebilir”

    IMF: “Çin ekonomisi bu yıl yüzde 5,2 oranında büyüyebilir”

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin ekonomisinin 2023 yılında yüzde 5,2 oranında büyüyeceğini tahmin ederek bunun küresel ekonomiye aktif katkı sağlayacağını öngördü.

    Bu tahmin, IMF’nin Dünya Ekonomisi Perspektifi Raporunda yer aldı.

    IMF Ekonomi Danışmanı Pierre-Olivier Gourinchas, Çin’in KOVİD-19 salgınıyla mücadele tedbirlerini iyileştirmesiyle, güçlü bir toparlanma gösterdiğini belirterek bu durumun küresel ekonomi için büyük bir fırsat olduğunu ve Çin’in küresel ekonomik büyümenin kritik bir motoru haline geldiğini ifade etti.

    Rapor, dünya ekonomisinin 2023 yılında yüzde 2,8 oranında büyüyeceğini öngörüyor, bu rakamın önceki tahmine göre yüzde 0,1 oranında azaldığı belirtiliyor.

    Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Küresel piyasalar karışık seyrediyor

    Küresel piyasalar karışık seyrediyor

    Küresel piyasalar, ABD’de yarın açıklanacak enflasyon verileri öncesi yön arayışını sürdürüyor.

    Ülkede güçlü kalmaya devam eden iş gücü piyasalarının ardından yarın açıklanacak enflasyon verilerinin ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönem politika adımlarına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.

    Geçen hafta cuma günü açıklanan tarım dışı istihdamın 236 binle beklentilere paralel gelmesiyle Fed’in mayısta da faiz artışlarını sürdüreceğine yönelik fiyatlamalar güçlenmeye devam ediyor. Banka’nın 25 baz puanlık faiz artırım ihtimali yüzde 72 seviyesinde bulunuyor.

    Fed’in mayıs sonrasında izleyeceği politikalara ilişkin belirsizlikler güçlü kalmayı sürdürürken, cuma günü JP Morgan, Wells Fargo ve Citibank gibi bankalarla hızlanacak bilanço sezonunun söz konusu beklentilere ilişkin soru işaretlerini azaltabileceği tahmin ediliyor.

    Analistler, Fed’in enflasyonla mücadele kapsamında ekonomik aktiviteyi yavaşlatmak istediğini, buna karşın piyasalarda Banka’nın adımlarının ülke ekonomisinde ani bir durmaya neden olup olmayacağı endişesinin varlığını sürdürdüğünü kaydetti.

    Öte yandan, Dünya Bankası Grubu Başkanı David Malpass, küresel ekonomik büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 1,7’den yüzde 2’ye revize edildiğini bildirdi.

    Bitcoin 10 ay aranın ardından tekrar 30 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı, Altının ons fiyatı da yüzde 0,5 artışla 2.000 dolara yükseldi.

    Dün New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,10 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,30 değer kazanırken, Nasdaq endeksi yüzde 0,03 geriledi. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık seyirle başladı.

    Avrupa borsalarında cuma başlayan tatil, bugün itibarıyla sona erdi. Endeks vadeli kontratlar tatil sonrası yüzde 1’e yakın primli seyrediyor.

    Asya’da Çin hariç pay piyasaları yükseliş eğiliminde hareket ederken, bugün Çin’de açıklanan veriler söz konusu seyirde etkili oluyor.

    Buna göre, Çin’de TÜFE martta yıllık yüzde 0,7 artarken, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yüzde 2,5 geriledi. Analistler, özellikle ÜFE’deki gerilemenin dünyada talepte azalmaya işaret ettiğini, Çin ekonomisine ilişkin endişeleri artırdığını bildirdi.

    Japonya’da ise ünlü yatırımcı Warren Buffet’ın Japon şirketlerine yatırım yaptığı ve bu yatırımları artıracağını açıklamasıyla pay piyasalarındaki yükseliş yüzde 1’i aştı.

    Güney Kore’de merkez bankası, politika faizini beklentilere paralel yüzde 3,50’de sabit bıraktı.

    Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,4 yükselirken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi 0,5 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 geriledi.

    Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışın yüzde 3,40 üzerinde 5.092,31 puandan tamamladı.

    Dolar/TL, dün yüzde 0,1 artışla 19,2757’den kapanmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 19,2730 seviyesinden işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde perakende satışlar, Uluslararası Para Fonu (IMF) Global Ekonomik Görünüm Raporu’nun takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 5.150 ve 5.200 seviyelerinin direnç, 5.050 ve 5.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    10.00 Türkiye, şubat ayı sanayi üretimi

    12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı perakende satışlar

    16.00 IMF Global Ekonomik Görünüm Raporu

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Dolar, güvenli liman statüsünden faydalanıyor: İstihdam verisi öncesinde temkinlilik hakim

    Dolar, güvenli liman statüsünden faydalanıyor: İstihdam verisi öncesinde temkinlilik hakim

    Investing.com – Perşembe günü ABD doları, erken Avrupa ticaretinde, zayıflayan risk hissiyatının güvenli liman talebine fayda sağlamasıyla yükseldi ancak yavaşlayan ekonomi, ABD Merkez Bankasının faiz artırım döngüsünde bir duraklamaya işaret ettiği için iki ayın en düşük seviyelerine yakın kaldı.

    Dolar Endeksi, bir önceki seansta gördüğü iki ayın en düşük seviyesi olan 101,140’ın hemen üzerinde, %0,1 artışla 101,625’ten işlem gördü.

    ABD’den gelen ekonomi verileri, ekonomik büyümenin yavaşladığına işaret ederken hizmet sektörü, Mart ayında talebin yavaşlamasıyla daha ölçülü bir oranda genişledi ve ABD iş olanakları, Şubat ayında yaklaşık iki yılın en düşük seviyesine geriledi.

    Bu durumun dünyanın en büyük ekonomisinde bir resesyona yol açacağı korkusu risk algısını etkiledi ve özellikle Paskalya tatili öncesinde güvenli liman olan dolar, bundan fayda sağladı.

    Ancak bu durum aynı zamanda Fed’in sıkılaştırma politikasına ara verebileceği yönündeki beklentileri de artırdı. Piyasalar hâlâ merkez bankasının, Mayıs ayındaki bir sonraki toplantısında faizleri sabit tutma ihtimalini %50’den fazla olasılıkla fiyatlıyor.

    Haftalık işsizlik başvuruları rakamı bu seansın ilerleyen saatlerinde açıklanacak ancak tüm gözler, Cuma günkü resmi istihdam raporu üzerinde olacak. Analistler, ekonominin geçen ay lan 240.000 kişi ile Şubat ayına göre daha düşük bir istihdam artışı bekliyor.

    ING analistleri bir notta, “Piyasalar açıkça dolara daha fazla resesyon riski atfediyor ancak … Fed’in faiz beklentilerine sağlam bir çıpa sağlamadığı görülüyor, bu nedenle önemli raporların zayıf gelmesi, dolara daha fazla düşüş baskısı getirebilir.” dedi.

    “Aksine konsensüsün üzerindeki okumalar, çok değişken Fed fonları fiyatlamasında hızlı bir toparlanmaya yol açıp dolarda bir düzeltmeyi tetikleyebilir.”

    Almanya’nın sanayi üretimi Şubat ayında aylık bazda %2 artarak %0,1’lik artış beklentisini aştı. Bunun üzerine euro/dolar ikilisi, 1,0903 seviyesinde büyük ölçüde yatay işlem gördü.

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) hâlâ yüksek seviyelerde seyreden enflasyon ile mücadele ederken Mayıs ayındaki toplantıda faizleri artırmaya devam etmesi bekleniyor.

    Çarşamba günü ECB baş ekonomisti Philip Lane, “Enflasyon baskısının muhtemelen en yoğun olduğu gıdaya bakıyorum, hâlâ yükseliyor.” dedi.

    “Henüz gıda enflasyonunun zirvesinde olduğumuzu düşünmüyorum, henüz zirvede değil ama yine de bu yıl düşeceği düşünülüyor.”

    Euro Bölgesi’nde genel enflasyon, geçen ay enerji maliyetlerindeki düşüş nedeniyle ciddi ölçüde yavaşladı ancak temel fiyat artışı rekor düzeye tırmandı.

    Sterlin/dolar 1,2462’ye yükseldi, AUD/USD %0,2 düşüşle 0,6705’e gerilerken dolar/yen %0,1 artışla 131,38’e yükseldi.

    Caixin anketinin, Çin’in Mart ayındaki hizmet faaliyetlerinin 2 yıldan uzun bir sürenin en hızlı büyümesini göstermesinin yardımıyla dolar/yuan 6,8799’a yükseldi.

    Yazar: Peter Nurse

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – Yatırımcılar, zorunlu UBS-Credit Suisse birleşmesinin devam eden etkilerine ağırlık verirken önümüzdeki hafta banka iflaslarıyla çalkalanan piyasalara bir miktar istikrarın geri dönmesi umulacak. Yaklaşan ABD verileri, piyasa kargaşasının resesyon ihtimalini ne kadar artırdığını gösterebilir. Euro Bölgesi enflasyon verileri ve Çin’den gelecek PMI verileri de ilgi odağında olacak.

    1. Bankacılık sektöründeki çalkantılar

    Yatırımcılar, bu ayın başlarında ABD’li iki kredi kuruluşunun çökmesi ve geçen hafta sonu Credit Suisse’in, rakibi UBS tarafından zorla devralınması ve şarta bağlı dönüştürülebilir tahvillerinin bir kısmının geri alınmasının ardından bankacılık sektöründeki kargaşanın artmasını bekliyor.

    Birçok kişi, Fed’in geçtiğimiz yıl yaptığı agresif faiz artırımlarının, ekonomiye yansımasıyla birlikte başka kötü sürprizlerin de pusuda beklediğinden endişe ediyor.

    Fon devi BlackRock’ın küresel baş yatırım stratejisti Wei Li, Reuters’a verdiği demeçte, “Piyasa bu noktada çok gergin ve yatırımcılar önce hareket ediyor, nüansları daha sonra inceliyor.” dedi.

    “Bu anlaşılabilir bir durum çünkü bunun kesin olarak kontrol altına alındığı çok net değil.”

    Son günlerde yatırımcılar, Alman devi Deutsche Bank ‘a (ETR:DBKGn) odaklı. Şirketin hisseleri, Cuma günkü %8,5’lik düşüş de dahil olmak üzere bu ay değerinin dörtte birinden fazlasını kaybetti ve tahvillerindeki temerrüde karşı koruma maliyeti, çok azı Credit Suisse ile aynı sınıfta olmasına rağmen yükseldi.

    2. Çalkantılı ilk çeyrek

    Çalkantılı bir ilk çeyrek sona ererken yatırımcılar ikinci çeyreğin neler getirebileceğine bakıyor.

    Ocak ayı, yatırımcıların hisse senetlerine yüklenmesiyle yılın ilk ayında hisse senetlerine yapılan en büyük hücuma sahne oldu. Enflasyon tehdidi daha az şiddetli ve ekonomi sağlam görünüyordu.

    Ancak birinci çeyreğin sonuna doğru bir dizi kripto şirketi çöktü, Silicon Valley Bank’in çöküşünün ardından ABD’li bölgesel bankaların hisse senetleri değer kaybetti ve Credit Suisse patlayarak piyasa oynaklığını 2008 tarzı bir çılgınlığa sürükledi.

    Fed Başkanı Jerome Powell, bankacılık stresinin yavaşlayan ABD ekonomisi için “önemli” etkileri olan bir kredi sıkışıklığını tetikleyebileceğini söyledi.

    Fed yetkilileri, ilave faiz artırımlarını güçlü bir olasılık olarak görmeye devam ederken finansal piyasalar, şu anda merkez bankasının Mayıs ayındaki toplantısının sonucunda, hiçbir artırım yapılmaması olasılığını tercih ediyor.

    3. ABD verileri

    Ekonomik takvimde çok daha sakin bir hafta olacak – en önemli gelişme, Cuma günü Fed’in tercih ettiği enflasyon ölçütü olan çekirdek PCE fiyat endeksi olacak. Ocak ayında hızlanan enflasyon, daha şahin bir Fed beklentisine ilişkin endişeleri artırdı.

    Tüketici güveninin Mart ayı verileri Salı günü açıklanacak ve muhtemelen finansal sistemdeki stresin etkisini gösterecek.

    Diğer raporlar arasında askıda konut satışları, revize edilmiş GSYİH ve ilk işsizlik başvuruları verileri yer alıyor.

    Hafta içinde aralarında Fed Yöneticisi Philip Jefferson, Boston Fed Başkanı Susan Collins, Richmond Fed Başkanı Tom Barkin ve yöneticiler Christopher Waller ve Lisa Cook‘un da bulunduğu çok sayıda Fed yetkilisinin de konuşma yapması bekleniyor.

    4. Euro Bölgesi enflasyonu

    Euro Bölgesi, Cuma günü yakından izlenecek enflasyon verilerini açıklayacak. Manşet enflasyonun yavaşlaması beklenirken gıda ve yakıt fiyatları gibi değişken unsurları dışarıda bırakan temel enflasyonun hızlanması bekleniyor.

    Avrupa Merkez Bankası (ECB), bu ayın başlarında faizleri 50 baz puan artırarak %3’e yükseltti ancak bazı politikacılar, geçmişteki faiz artışlarının artık etkisini göstermeye başlaması ve ekonominin tepki vermeye başlaması nedeniyle daha temkinli adımlar atılması çağrısında bulunuyor.

    Bu arada bankacılık krizi, kredilerin yavaşlayacağı ve bunun da ekonomiyi olumsuz etkileyeceği korkusuna yol açtı.

    Bundesbank başkanı Joachim Nagel Pazartesi günü ve ECB Başkanı Christine Lagarde Salı günü Frankfurt’ta konuşma yapacak – yatırımcılar, bankacılık sektöründe devam eden kargaşanın ortasında politika yapıcıların enflasyon tehdidini nasıl gördüklerine dair herhangi bir gösterge arayacak.

    5. Çin’in PMI’ları, Tokyo enflasyonu

    Çin’in PMI verileri Cuma günü açıklanacak ve veriler; pandemi kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki toparlanmanın gücünü ölçmeye çalışan piyasa gözlemcileri tarafından yakından izlenecek.

    Japonya’da ise Cuma günü açıklanacak olan Tokyo Enflasyon verileri ön planda olacak – raporun, enflasyonun onuncu ayda da Japonya Merkez Bankasının (BoJ) %2’lik hedefini aştığını göstermesi bekleniyor.

    Yeni BoJ Başkanı Kazuo Ueda‘nın, selefinin on yıllık benzeri görülmemiş teşviklerinin ardından görev süresi boyunca getiri eğrisi kontrollerinin ve negatif faiz oranlarının gevşetilmesini denetleyeceği yönünde beklentiler yüksek.

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.

    Yazar: Noreen Burke

  • Ekonominin başına geçeceği iddia edilen İYİ Partili Bilge Yılmaz, makama resmen talip oldu

    Ekonominin başına geçeceği iddia edilen İYİ Partili Bilge Yılmaz, makama resmen talip oldu

    ABD’li medya kuruluşu Bloomberg’in geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazı, gündeme bomba gibi düştü. Bloomberg, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması halinde Ekonomi Bakanı olarak kulislerde konuşulanın aksine DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın değil İYİ Partili Bilge Yılmaz‘ın görevlendirileceğini iddia etti. Bilge Yılmaz‘ın Twitter hesabından kendisiyle ilgili iddiayı kaleme alan ABD’li Bloomberg gazetesinin söz konusu haberini retweet’lediği görüldü.

    BİLGE YILMAZ’DAN AÇIKLAMA GELDİ

    İddiaların ardından Bilge Yılmaz ilk kez konuştu. T24’ten Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlayan İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, ekonomi yönetimine aday olduğunu söyledi.

    “EKONOMİ YÖNETİMİNE ADAYIM”

    Yılmaz, “Ekonominin İYİ Parti’ye bırakılması konusunda Meral Hanım diğer liderlerle anlaştı mı?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Hayır, Altılı Masa’da böyle bir anlaşma yok. Ben bu işe kalkıştığımdan beri ekonomi yönetimine adayım, ya da grup olarak biz adayız. Bu çok doğal bir şey. Zaten böyle bir iddianız yoksa bunu yapmamanız lazım. Arkamda bir siyasi anlaşma olduğu için değil bu işi iyi yapabileceğimizi bildiğimden bunu söylüyorum.

    “FARK YARATACAĞIMIZA EMİNİZ”

    Fark yaratacağımıza eminiz, onun için de hazırız. Bize görev verilirse benim her kadroyu doldurabilecek hazırlığımın olması lazım. Ben her konum için en iyi olduğunu düşündüğüm insanlardan bir kadro hazırlayayım. Daha sonra masada diğer partilerin başka fikirleri varsa değiştiririz.

    “DİĞER PARTİLERİN BAZI KURMAYLARINA BENİM TAKIMDA YER AÇTIM”

    Bu şu demek değil; ben her şeyi hazırladım, herkes benim takımımı kabul edecek. Hayır. Ben tek başımıza iktidara gelecekmişiz gibi hazırlığımı yapıyorum ama bir yandan da diğer partilerin bazı kurmaylarına benim takımda yer açmış durumdayım. Diğer partilerde bizim çok ihtiyacımız olan bazı insanlar var. Onları biz zaten bizim takımda görüyoruz.

  • Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    ABD’li medya kuruluşu Bloomberg’in 14 Mayıs seçimleriyle ilgili iddiası Ankara kulislerini hareketlendirdi. Millet İttifakı’nın seçimleri kazanması durumunda ekonominin başına DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın getirileceği konuşulurken, ABD basını bugün bambaşka bir iddia ortaya attı.

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan.

    “YENİ EKONOMİ BAKANI İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ OLACAK”

    Servis edilen haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kaybetmesi halinde Millet İttifakı’nın yeni Ekonomi Bakanı olarak İYİ Partili Bilge Yılmaz’ı göreve getirmeye hazırlandığı iddia edildi.

    İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ KİMDİR?

    Bilge Yılmaz, Yükseköğrenimini Boğaziçi Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, 1998 yılında, Wharton Okulu’nda ekonomi alanında akademisyenlik yapmaya başladı. 2021 yılında Türkiye’ye döndü, Döneminin en yüksek puanlı bölümü olmasının da etkisiyle, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünde tamamladı ve fizik alanında çift anadal yapmaya başladı. Her iki daldaki eğitimini Temmuz 1991’de tamamlayarak mühendis ve fizikçi unvanlarını aldı.

    2021’DE AKŞENER’İN DANIŞMANI OLDU

    İyi Parti‘de bulunmadan önce Yurt Partisi’nde Parti Meclisi Üyeliği makamında siyasette bulunmuştur. Nisan 2021’de gezi amacıyla Türkiye’ye geldiğinde ülkenin durumunu görerek, deneyimini siyasette değerlendirmeye karar verdi. Muhalefet partileriyle görüştü, Ekim 2021’de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in danışmanı oldu. Erhan Usta’nın grup başkanvekilliği görevine getirilmesi sonrasında, 23 Aralık 2021 tarihinde İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığına atandı.

  • Babacan: “Erdoğan iş başında olduktan sonra ekonominin düzelmesi mümkün değil”

    Babacan: “Erdoğan iş başında olduktan sonra ekonominin düzelmesi mümkün değil”

    DEVA (IS:DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KRT TV’de “Bir Başka Açı” programında KRT Ankara Haber Temsilcisi Selen Yalaz‘ın sorularını yanıtladı.

    “Mevcut sistem devam ettiği sürece, sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğu sürece bu ülkenin ekonomisinin düzelmesi asla mümkün olmaz.” diyen Babacan şöyle devam etti:

    Ali Babacan, ekonominin sadece ekonomi yönetiminden ibaret olmadığının altını çizerek “Merkez bankasının bağımsız olmadığı, laf dinleyen başkanlar tarafından yönetildiği bir ülkede, yüzde yüzü aşan enflasyonlara ulaşmış bir ülkede Sayın Erdoğan iş başında olduktan sonra ekonominin düzelmesi mümkün değil. Bu yönetim zihniyeti ile bu ülkenin ekonomisinin asla ama asla düzelmeyeceğini herkesin görmesi lazım. Ekonomi sadece ekonomi yönetiminde ibaret değildir. Hukukun önemsenmediği, anayasa mahkemesinin önemsenmediği zaman ekonominin düzelmesi sadece bir hayaldir. Siz her gün hukuku çiğneyin sonra da ‘Ekonomiyi düzelteceğim’ deyin. Rüyalarında bile göremezler.” ifadesini kullandı.

    Hukuka ve demokrasiye ve inanmak gerektiğine vurgu yapan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, şunları kaydetti:

    “Önce hukuka, demokrasiye inanmak lazım, önce eğitimi önemsemek lazım”

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Çin’le ilgili iyimserlik ve dolardaki zayıflık üzerine petrol tekrar yükseldi

    Çin’le ilgili iyimserlik ve dolardaki zayıflık üzerine petrol tekrar yükseldi

    Investing.com – Çarşamba günü petrol fiyatları, güçlü ekonomik veriler ve OPEC’in ülkenin petrol görünümünde yaptığı yükselişin ardından üç ayın en düşük seviyelerine gerilerken Çin talebine ilişkin iyimserlik de hissiyatı destekledi.

    Ancak ABD’de potansiyel bir bankacılık krizine ilişkin korkuların, resesyonun bu yıl petrol talebini düşürebileceğine ilişkin endişeleri artırması nedeniyle ham petrol piyasaları, bu hafta da sert kayıplar yaşamaya devam etti.

    Brent vadeli işlemleri %1,1 artışla 78,30 dolara yükselirken WTI %1,2 artışla 72,20 dolara ulaştı. Her iki sözleşme de Aralık başından bu yana en düşük seviyelerinden toparlanırken dolardaki zayıflığın devam etmesi de buna yardımcı oldu.

    Şubat ayında ABD’deki tüketici enflasyonunun beklendiği gibi yavaşlamasıyla, dolar, bir sepet para birimi karşısında değer kaybetti. Bankacılık sistemindeki aksaklıklar da piyasaların, Fed’in şahin tutumunu sürdürmek için yeterli ekonomik alana sahip olup olmayacağını sorgulamasına neden oldu.

    Çarşamba günü açıklanan veriler, Çin’de sanayi üretiminin Şubat ayında beklenenden daha az yükseldiğini gösterdi. Ancak güçlü perakende satışlar ve beklenenden yüksek sabit kıymet yatırımı, ekonominin belirli yönlerinin toparlanma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlediğini gösterdi.

    OPEC, ülkenin COVID-19 politikalarındaki gevşemeyi gerekçe göstererek bu yıl, Çin’in petrol talebindeki büyümeye ilişkin tahminini yükseltti

    OPEC, Çin’in bu yıl küresel petrol talebini rekor seviyelere taşımasını bekliyor.

    Ancak kartel, dünyanın geri kalanındaki yavaşlayan büyümenin, Çin’deki toparlanmayı büyük ölçüde dengeleyebileceği konusunda da uyardı. ABD’nin resesyona gireceğine dair korkuların, bölgesel birkaç bankanın çöküşüyle daha da şiddetlenmesiyle, petrol fiyatları son iki seansta düştü.

    Şubat ayı için beklenenden daha güçlü gelen ABD’nin çekirdek tüketici enflasyonu, ekonomi üzerinde yakın vadede daha fazla baskıya işaret etti ve ayrıca potansiyel bir bankacılık krizine rağmen Fed’in şahin kalmaya devam etmesine yol açabilir.

    Artan faiz oranları ve yavaşlayan ekonomik büyümeye ilişkin endişeler; parasal koşullar sıkılaştıkça ve büyük ekonomiler yüksek enflasyonla boğuştukça talebin yavaşlamasından korkan piyasalarla birlikte bu yıl petrol fiyatlarının önündeki en büyük engeller oldu.

    Geçtiğimiz hafta ABD petrol stoklarında bir artış ihtimaline dair işaretler de petrol fiyatları için potansiyel bir engel oluşturdu. Zira endüstri verileri, ABD ham petrol stoklarının 10 Mart’a kadarki haftada beklenenden daha fazla arttığını gösterdi. Okuma, genellikle günün ilerleyen saatlerinde 1,18 milyon varillik bir artış göstermesi beklenen resmi veriler için de benzer bir eğilimin habercisi.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Ankara kulisleri bu iddiayı konuşuyor: AK Parti ekonomide rotayı Mehmet Şimşek’e çevirdi

    Ankara kulisleri bu iddiayı konuşuyor: AK Parti ekonomide rotayı Mehmet Şimşek’e çevirdi

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşirken, Ankara kulisleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadrodaki yeni yapılaşmayla ilgili önemli adımlar atacağını konuşuyor.

    “SÜRPRİZ İSİMLER GÖREVE GELEBİLİR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kamuoyunun yakından tanıdığı ve güvendiği sürpriz isimleri milletvekili aday listesine alacağı, bu isimler arasında eski AK Partili milletvekilleri ile eski bakanların yer alacağı” iddiaları sonrası gündeme eski Bakan Mehmet Şimşek’in adı geldi.

    ÖNCE VEKİL SONRA BAKAN

    Erdoğan’ın ikna ettiği iddia edilen eski Başbakan Yardımcısı Şimşek’in seçimlerin ardından önce milletvekili sonra da Hazine ve Maliye Bakanı olarak ekonomi yönetiminin başına geçeceği öne sürüldü.

    “MEHMET ŞİMŞEK’E YENİDEN EKONOMİNİN ANAHTARI VERİLEBİLİR”

    Ekonomide köklü değişikliklere gitmeyi planladığı konuşulan Şimşek’in “faiz indirimi politikasını desteklemediği” ileri sürülürken “Deprem felaketi ile birlikte Türkiye ekonomisinin daha iyi yönetilmesi gerekli. Bu nedenle cumhurbaşkanımız Şimşek’e yeniden ekonominin anahtarını verebilir. Ancak Cumhurbaşkanı, faiz artırımına sıcak bakmıyor. Şimşek, kendi ekonomi yöntemlerini uygulamaya geçirmesiyle, uzun vadede Erdoğan ile karşı karşıya gelebilir. Ya da ekonomi yönetimi Şimşek’in de istemiyle baştan ayağa değişebilir” değerlendirmeleri yapılıyor.

    “TÜRKİYE’YE KATMADEĞER SAĞLAYABİLİR”

    Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre AK Partili kurmaylar şu ifadeleri kullanıyor; “Cumhurbaşkanı, Şimşek’in yabancı yatırımcılarla olan iyi ilişkilerinin Türkiye’ye katmadeğer sağlayacağını biliyor.”

  • Reuters’tan bomba iddia! Millet İttifakı kazanırsa ekonominin patronu belli

    Reuters’tan bomba iddia! Millet İttifakı kazanırsa ekonominin patronu belli

    Millet İttifakı’ndan toplam dört üst düzey kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, seçimin ardından ittifakta Babacan’ın ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini üstlenmesi bekleniyor. Aynı kaynaklar ittifakın hemen görevi devralıp çalışmalarına başlayacak TCMB başkanı adayının da “hazır” olduğunu belirtiyorlar.

    AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan ve ekonomide, diplomaside bakanlıklar da dahil önemli görevler üstlenen Babacan, 2020 yılı Mart ayında Demokrasi ve Atılım Partisi’ni (DEVA) kurdu. Uluslararası ekonomi çevreleri tarafından Erdoğan hükümetlerinde görev almadan önce pek tanınmayan Babacan görev aldığı sürede ise oldukça yüksek bir kredibilite elde etti.

    “PİYASA DIŞI UYGULAMALARA SON VERİLECEK”

    Reuters’ın görüşlerine başvurduğu ittifaktan tüm yetkililer piyasa dışı uygulamalara son verileceği, kurumlardaki hasarın restorasyonuna odaklanılacağı ve bunun için izlenecek adımlar konusunda hem fikirler. Millet İttifakı’ndan üst düzey bir yetkili, “Çok büyük ihtimalle, henüz verilmiş bir karar yok ama, Babacan’ın yöneteceği bir sistemde, önemli bakanlıkların diğer partiler tarafından üstlenileceği, kurum ve kuruluşların en uygun şekilde sorumlulara bağlanacağı bir yapı olacaktır… Hazine ve Maliye Bakanlığı da ikiye bölünebilir” dedi.

    Deva Partisi konu ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunmadı. Ancak Deva Sözcüsü İdris Şahin, “Merkez Bankası başkanı seçilirken liderlerin mutabakatıyla olacak ve bağımsız bir merkez bankası olacak. Diğer üst kurulların başkanları da seçilirken liderlerin mutabakatıyla liyakat sahibi, konunun uzmanı isimlerden seçilecek” dedi.

    SON VERİLMESİ PLANLANAN UYGULAMALAR

    Reuters’ın güncel olarak yetkililerden aldığı bilgilerde de bu belgelere benzer şekilde son verilmesi planlanan uygulamalar arasında şunlar öne çıktı: “Merkez Bankası (TCMB) kur kontrolü, enflasyona odaklanmayan faiz politikası, yarı serbest piyasa ekonomisi, Türk modeli ekonomi yönetimi, kurumlara krediye müdahale edilen yapı, TVF.”

    Aynı yetkili, “Oldukça fazla iş var. Bütün kurum başkanlarının ve üyelerinin gitmesi gerekiyor. Kurumlar çok zarar gördü. Bunların tekrar ayağa kaldırılması gerekiyor” dedi.

    CHP’li bir yetkili ise, “Ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceğine dair çalışmalar ve hazırlıklar var elbette. Kılıçdaroğlu göreve geldiğinde yapacağı ilk işlerden birinin TCMB Başkanı ve PPK üyelerini görevden almak olacağını söylemişti zaten. Şu anda TCMB Başkanlığı için genç, hem yurt içinde hem uluslararası arenada kredibilitesi olan, merkez bankacılığını bilen, hemen görevi devralıp çalışmalarına başlayacak bir aday var, o da hazır durumda” dedi.

    “Bağımsız bir TCMB olacak” diyen CHP’li yetkili, “Siyasi müdahaleler olmayacak. Ekonomi yönetimi açısından şu anda Deva Partisi ve Babacan daha çok hazır görünüyor. Partilerimizin ekonomi kadroları oldukça iyi ve iddialı… Serbest piyasa koşullarının uygulandığı bir yapıya kavuşacağız.”