Etiket: Orta

  • Ulaşımda hedef yeşil dönüşüm

    Ulaşımda hedef yeşil dönüşüm

    İSTANBUL (İGFA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Ücretli Yol Altyapı Operatörleri tarafından İstanbul’da düzenlenen ‘ASECAP Days Zirvesi’ne katıldı.

    Burada konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Orta Asya’nın oluşturduğu coğrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunduğunu belirterek, “Ülkemizden 4 saatlik uçuş süresiyle, yaklaşık 1 milyar 650 milyon insanın yaşadığı ve 11 trilyon dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkeye ulaşabilmektedir. Asya, Afrika ve Avrupa olmak üzere üç kıtayı birbirine bağlayan ve çok önemli bir jeostratejik bir konuma sahiptir. Hem coğrafi konumuyla hem de tarihi sürekliliğiyle aynı anda bir Avrupa, Asya, Balkan, Kafkas, Ortadoğu, Akdeniz ve Karadeniz ülkesidir. Ve hiç şüphesiz Türkiye Avrupa’nın başlangıç noktasıdır. Özellikle son günlerde gündemimizde olan Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak kalkınma yolu projesi hepimiz açısından çok önemli bir projedir. Ve inanıyorum ki bu projenin hayata geçmesi Avrupa Birliği ile olan ortaklığımızı daha da önemli kılacak ve Türkiyesiz bir uluslararası ticari koridor olamayacağı gerçeğini perçinleyecektir” diye konuştu.

    Son 21 yılda, ileri teknoloji gerektiren büyük ölçekli projelerde önemli mesafeler kat ettiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Ülkemizi bölünmüş yollar, otoyollar, mega projeler ve akıllı ulaşım sistemleriyle çağın ilerisine taşımanın gururunu yaşıyoruz. İstanbul Boğazı üzerinde yıllardır vatandaşlarımıza hizmet veren 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet asma köprülerinin ardından, ülkemizin en önemli prestij projeleri arasında yer alan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü projesini hayata geçirdik. Boğazın altında ise karayoluyla geçiş için Avrasya Tüneli’ni, demiryoluyla geçiş için ise Marmaray’ı inşa ettik. İstanbul ile Türkiye’nin diğer büyük sanayi kentleri olan Kocaeli, Bursa, Manisa üzerinden İzmir’i; yüksek standartlı ve kesintisiz bağlayan ve Osmangazi Köprüsü’nü de içeren 426 km’lik İstanbul-İzmir Otoyolu’nu hizmetine açtık. Malkara Çanakkale Otoyol Projemiz kapsamında Çanakkale Boğazı’nın üstüne de Dünya’nın en büyük orta açıklıklı 1915 Çanakkale Köprüsü’nü inşa ettik” dedi.

    YATIRIMLARIN ÇOK DAHA KISA SÜREDE GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLADIK

    Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinin dünya üzerinde 135 ülke tarafından uygulanan bir model olduğunu belirten Uraloğlu, “Türkiye’de ilk olarak Göcek Tüneli’nin yapımıyla başlayan bu model zaman içeresinde hayata geçen başarılı büyük ulaşım projeleri sayesinde Dünyada ‘Türk Modeli’ olarak bilinmeye başladı. KÖİ modeli ile ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleşmesinde, kamu kaynağı kullanılmadan özel sektör imkânları ve finansmanıyla yatırımların çok daha kısa sürede gerçekleşmesini sağladık. Yatırımın gerçekleştirilmesi ve işletme aşamalarında özel sektörün hızlı karar alabilme ve ileri teknoloji kullanma yeteneğini kullanıyoruz. 7 ile 20 yıl arasında tamamlanan projeleri KÖİ modeli ile 5 yıldan daha kısa sürelerde tamamlıyoruz. Bu projelerde; özel sektör dinamizmini, kamu deneyimini ve uluslararası finans kuruluşlarının mali desteğini bir araya getirerek risk paylaşımı sağladık ve projelerimizi hızla hayata geçirdik. Ayrıca KÖİ projelerimiz, orta ve uzun vadede devlete gelir getirme kapasitesine de sahiptir” ifadelerini kullandı.

    İklim değişikliğinin günlük yaşantıyı etkilediğini ve aynı zamanda olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açtığını ifade eden Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, iklim krizinin ülkemiz ve dünyamız açısından verdiği olumsuz etkileri önemsiyoruz. Projelerimizin çevreye duyarlı ve ekolojik hayatı etkilememek; korumak ve geliştirmeye yönelik olmasına dikkat ediyoruz. Bütünsel kalkınma odaklı vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi Avrupa Birliği’nin temel yaklaşımları ile de birçok ortak paydaya sahiptir. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi ve Eylem Planı’mızda; sürdürülebilir ve akıllı taşımacılığın, yeşil denizcilik ve yeşil liman uygulamalarının; demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi ile yakıt tüketiminin ve emisyonların azaltılması ve mikro hareketlilik araçlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflerine yer verdik. Yatırımlarımızı yeşil dönüşüm vizyonumuza paralel olarak hayata geçirmekteyiz. 2053 net sıfır emisyon hedefimizle, karayolu taşımacılığını yüzde 72’den yüzde 57’ye düşürmeyi, demiryolu yük taşımacılığını da yüzde 5’den yüzde 22’ye çıkarmayı planlıyoruz. Bu sayede karbon salınımından büyük oranda azalma sağlayacağız” açıklamalarında bulundu.

    Dengeli bir yatırım stratejisi ile geleceğin ulaşım sistemlerini yönlendirerek akıllı ve otonom teknolojilerle donatacak, hızlı emniyetli yol altyapısı tesis ettiklerini kaydeden Uraloğlu, araçların birbirleri ve çevreleriyle veri transferi sağladığı otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen mevzuat ve altyapılarını oluşturduklarını anlattı.

    Her 4 yılda bir düzenlenen Cenevre merkezli IRF Dünya Kongresi’nin 2024 yılında gerçekleşecek olan buluşmasını İstanbul’da yapacak olmanın heyecanını şimdiden yaşamaya başladıklarını belirten Uraloğlu, ““Bildiğiniz üzere IRF beş kıtadaki mevcudiyeti ile sürdürülebilir hareketlilik sağlayan yolların ve yol ağlarının geliştirilmesini amaçlamaktadır. Daha güvenli daha çevreci daha sürdürülebilir karayolu taşımacılığı ve mobilizeyi teşvik etmektedir. IRF Dünya Kongreleride, yaklaşık 70 yıldır, büyüme ve gelişmeyi sağlayan unsurlar olarak karayolu sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirmektedir. Büyük bir serginin de eşlik edeceği etkinlik, sektörde düşünce liderliğini, iş geliştirmeyi, eğitimi ve genel olarak başarılı ortaklıkları destekleyen benzersiz bir platform sunacaktır” diye konuştu.

  • Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı İzmir İş Dünyası toplantısında konuştu. İzmir Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

    Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor
    Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kurulacak Cumhuriyetin iktisat politikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi henüz Lozan Antlaşması’nın imzalanmadığı sancılı bir süreçte toplandı. Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor” dedi.

    Ortak akıl vurgusu
    İzmir’den ortak akıl ve iradeyi ortaya koyacak yeni ve güçlü bir ses vermek üzere Mart ayında İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Aynı 100 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi işçi ve çiftçi temsilcilerinin yanı sıra tüccar, sanayici ve esnaf temsilcilerini de İzmir’de ağırladık. Sadece İzmir’den değil, Anadolu’nun ve Trakya’nın dört bir yanından gelen iş insanları örgütleri, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkar odaları, genç iş insanları dernekleri, işçi sendikaları ve çiftçi kuruluşlarıyla bir araya geldik. Yüz yıl sonra yeniden muhteşem bir İzmir ve Türkiye imecesini hep birlikte gerçekleştirdik. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hepimize bir kere daha şunu hatırlattı. Ülkemiz ve dünyadaki koşullar her ne olursa olsun ortak aklı ve iradeyi hakim kılmak ve geleceğe güvenle bakmak için birçok sebebimiz var” diye konuştu.

    Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olanlar genç nesillerdir
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı İzmir’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarının altını önemle çizen Başkan Soyer, “Ortak aklı hâkim kıldığımız müddetçe geleceğe dair iyimseriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılından beklentimiz yüksek. Fakat geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek olanlar bizler değil, yaratıcı düşüncenin kaynağı, zamanın ruhunu yakalamış genç nesildir. Bu ülkenin en iyi okullarından mezun olmuş, en iyi yetişmiş genç zihinlerini Avrupa ülkelerine, yurtdışına kaybetmeye devam ettiğimiz sürece iyimserliğimiz bu hakikatin gölgesi altında kalacak. Hangi kalkınma stratejisine, kapsamlı, kapsayıcı vizyona sahip olursak olalım, biz gençlere adil ve özgür bir ortam sağlayamadığımız müddetçe katma değeri yüksek üretim yapan, küresel rekabette güçlü, ülke olarak dünyanın en gelişmiş on ekonomisi arasına girdiğimiz bir geleceği inşa etmemiz oldukça güç” dedi.

    Dört ana reform üzerinde yükselecek
    Ekonominin ancak eğitimle, adaletin ise ülkemizin tüm kurumlarını kapsayacak bir dizi yapısal dönüşümle güçlenebileceğini söyleyen Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel iklim krizinin kaçınılmaz bir sonucu olarak bu sürecin aynı zamanda bir yeşil dönüşüm seferberliği olarak tarif edilmesi gerekiyor. Çünkü artık çok iyi biliyoruz ki ekoloji ve ekonomi arasında ses benzerliğinden çok da büyük bir yakınlık var. Doğanın korunmasını esas almayan bir ekonomik kalkınmanın kalıcı ve sürdürebilir olması da mümkün değil. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Bildirgesi’nde belirttiğimiz gibi İktisadi planlama, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken hepimizin üstüne düşen ödev işte tam da bu. Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini ve doğayı da kucaklayan yepyeni bir toplumsal mutabakat tesis etmek” ifadelerini dile getirdi.

    İzmirli esnaf ve sanatkârlar için 100 milyon liralık bir finansman
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise iki müjdeden bahsetmek istediğini belirterek “Gelirken Halk Bankası ve Türkiye Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri Birliği ile görüştüm. Zaten 21 yıl boyunca ve özellikle 2022’de bütün Türkiye’deki esnaf -sanatkârlara çok ciddi finansal destekler sağlandı ama ekstra olarak İzmir’i ziyaretimiz vesilesiyle İzmirli esnaf ve sanatkarlar için 100 milyon liralık bir finansman daha tahsis edildi. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu finansman yüzde 15 yıllık finansman maliyetli, 6’şar aylık geri ödemeli ve toplam 5 yıl vadeli olacak. Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası koordinasyonuyla, Merkez Bankamız ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve arttırmak için günlük ve reeskont kredi hacmini 1,5 milyar liradan, 3 milyara çıkardı. Bu yaklaşık günde 103, 105 milyar dolarlık bir finansman desteği demektir. Bu da ihracatçılarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Dış ticaret açığı ve cari açığı azaltmak için ihracatın arttırılması en büyük hedefimiz. Bunun 2 milyar lirası, Eximbank kaynaklarından günlük olarak tahsis edilecek. 25 Temmuz’da 300 milyon liradan 1,5 milyara çıkarılmıştı. Bugün itibariyle de 1,5 milyardan 3 milyara çıkarılmış oldu. 1,5 ayda 10 kat ihracatçılara finansman desteği sağlanmış oldu. Onlardan da ihracatta yeni hamleler yapmalarını ve pazarlarını arttırmalarını bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde daha güzel haberler, daha başka müjdeler de gelecektir” diye konuştu.

    İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı
    Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ise konuşmasında, “İzmir bir ticaret kentidir. Üretim potansiyeli ve eşsiz güzellikleriyle bir turizm şehridir. Gençlik ve spor şehridir. İzmir’i geleceğe taşımak hepimiz için motivasyon kaynağı olacak. Ekonominin temeli üretimdir. İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı. Bunu güçlendirmek için el birliğiyle yola devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişimdir
    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına değinerek “Öncelikli çözüm bekleyen konularımızdan biri yüksek enflasyondur. Yeni ekonomi yönetimimiz ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandı ve Orta Vadeli Program’da da kararlı bir duruş sergileniyor. Bununla birlikte, Kanuna göre uygun şartları oluşan enflasyon muhasebesine geçilmesi de beklentilerimiz arasında. İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişim. Ticari kredilere ulaşım zorlaştı. Beklentimiz, kredi talebinin uygun vade, miktar ve faiz düzeyinden karşılanmasıdır” dedi. Yorgancılar vize başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, “Vize başvurularında yaşanan gecikme, ret veya çok kısa süreli vizeler ile önümüze set çekiliyor. Bu konuda girişimde bulunulması çok önemli” şeklinde konuştu.

    Atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz
    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyon ile mücadelenin öncelikli hedef olduğunu ifade ederek, “Temmuz ayında Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon raporuyla başlayan süreçte, faiz artışları, makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması ve son olarak Orta Vadeli Programın açıklanmasıyla birlikte ekonomik sorunların doğru teşhisine yönelik rasyonel adımlar atıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Program’da mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısal dönüşümler ana başlıklarıyla belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz. Bu hedefleri hayata geçirirken, enflasyonla mücadele hiç kuşkusuz birincil önceliğimiz olacak. Yatırım kararlarını sağlıklı verebilmemiz açısından, enflasyon seviyesini ve para politikasının yönünü bugünden tahmin etmemiz gerekiyor” dedi.

    Teşhisi doğru koymak gerek
    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ise, “Bir sorunu ya da hastalığı tedavi edebilmenin temel şartının teşhisi doğru koymak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de açıklanan Orta Vadeli Programı çok önemsiyorum. Seçimden sonra rasyonel politikalara dönüşün ısrarla vurgulanması, mali disiplin yolunda kararlar alınması ve şeffaflık açısından önemli adımlar atılması, bir güven ikliminin oluşması için son derece değerli” diye konuştu.

  • Emtia ve para piyasalarında son durum

    Emtia ve para piyasalarında son durum

    BRENT: Brent’te satış baskısı etkisini göstermeye devam ediyor. Dün günü %3,47 oranında değer kaybı ile 77,77 seviyesinden tamamladı.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 22 ve 50 günlük gibi ortalamaların dün itibarıyla altına inilmiş olmasını olumsuz buluyoruz ancak bazı göstergelerin aşırı satım seviyelerine gelmiş olması, gün içinde tepki atakları görmemizi sağlayabilir.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 80,30 artık ilk direnç olarak izlenebilir.

    İlk destek olarak 77,70 seviyesini verebiliriz.

    ONS ALTIN: Ons altında (XAU/USD) yatay bantta hareket devam ediyor. Dün günü %0,36 değer kaybı ile 1.989,87 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerinin genelinin pozitif seyriyle birlikte bugünden itibaren 22 günlük ortalamasının üzerine çıkılmış olmasını olumlu yorumluyoruz.

    Gün içinde yaşanabilecek tepki hareketlerinde ilk direnç olarak 2.009 dolar seviyesini verebiliriz. 2.030 ve 2.070 seviyeleri ara dirençler olarak izlenebilir. Beklentimizin aksine yaşanacak kâr realizasyonlarında ilk destek bandı olarak 1.959-1.949 seviyelerini verebiliriz.

    GRAM ALTIN: Gram altında yatay bantta hareket sürüyor. Dün günü %0,41 oranında değer kaybı ile 1.242,25 seviyesinden tamamladı.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 22 günlük ortalamasının üzerindeki fiyat hareketini ve teknik göstergelerindeki genel pozitif seyri olumlu buluyoruz.

    Gün içi tepki hareketlerinde ilk direnç olarak 1.257 seviyesi izlenebilir. 1.257 direncinin aşılması, yukarı yönlü harekete ivme kazandırabilir. Üst dirençler olarak 1.280 ve 1.310 seviyeleri verilebilir.

    İlk destek olarak 1.234 seviyesini verebiliriz.

    GÜMÜŞ: Yatay hareketine devam eden gümüş (XAG/USD), dün günü %0,58 oranında değer kaybı ile 24,84 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerine baktığımızda 22 günlük ortalamasının üzerinde seyretmesini ve teknik göstergelerinin pozitif görünümünü olumlu yorumluyoruz.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 24,64 desteği üzerindeki kapanışı olumlu bularak ilk direnç olarak 26,20 seviyesini verebiliriz. Üst dirençler olarak 26,94 ve 28,00 seviyeleri hedeflenebilir.

    EURO/DOLAR: Parite Cuma gününü, %0,59 oranında değer kazanımı ile 1,1042 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerinin pozitif seyriyle birlikte 22 ve 50 günlük gibi kısa ve orta vade açısından önemli bulduğumuz ortalamalarının üzerindeki fiyat hareketini olumlu yorumluyoruz.

    Dün ilk direnç olarak takip ettiğimiz 1,1030 seviyesinin aşılmasıyla birlikte artık bunu ilk destek olarak izliyoruz. Üst dirençler olarak 1,1185 ve 1,1496 seviyelerini verebiliriz.

    DOLAR ENDEKSİ: Dolar endeksinde (DXY) dün gün %0,41 oranında değer kaybı ile 101,40 seviyesinden kapandı.

    Teknik göstergelerinde karışık seyir devam ediyor. 101,50 desteğinin kırılması sonrasında artık ilk destek olarak 100,80 seviyesini izleyeceğiz. Geri çekilmenin devamı durumunda alt destekler olarak 99,50 ve 98,90 seviyelerini verebiliriz.

    Öncesinde destek olarak takip ettiğimiz 101,50 seviyesi kısa vade açısından ilk direnç olarak izlenebilir.

    Kaynak: A1 Capital

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • 89 kişiye mezar olan Galeria Sitesi’nin altındaki havuzun görüntüsü ortaya çıktı! Bir tane kolon bırakmamışlar

    89 kişiye mezar olan Galeria Sitesi’nin altındaki havuzun görüntüsü ortaya çıktı! Bir tane kolon bırakmamışlar

    Yenişehir ilçesinde kentin ilk AVM’si olarak 1999’da hizmete giren ve 4 katı alışveriş merkezi olup, 8 katı da 128 daireden oluşan 4 bloklu Galeria Sitesi’nin 1 bloku, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ilkinde yıkıldı.

    89 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    Depremde 89 kişi yaşamını yitirdi, 22 kişi de yaralandı. Deprem Soruşturma Bürosu tarafından, yıkılan blokla ilgili soruşturma sürerken, AVM’nin altındaki spor salonunda üyelik kaydı olan M.K. ‘yapım kusurları ve kolon kesme’ iddialarıyla ilgili tanık olarak dinlendi.

    “HAVUZ BÖLÜMÜNDE HİÇ KOLON YER ALMAMAKTADIR”

    Spor salonuna 5 yıldır gittiğini söyleyen M.K., ifadesinde, salonda yapılan düzenlemelere birkaç kez tanıklık ettiğini kaydederek, ifadesinde, şunları söyledi: “Bunlardan bir kısmı hatırladığım kadarıyla 2022’nin ortalarında bisiklet binme alanının oluşturulmasıydı. Bisiklet binme alanı tahminimce B Blok kısmında kalmaktadır. Harici olarak da kondisyon çalışma bölümünün oluşturulması şeklinde spor salonu içerisinde düzenlemeler yapıldı. Kondisyon çalışma alanı, tahminimce D Blok kısmında kalmaktadır. Bu işlemlerde herhangi kolon kesme faaliyeti olduğunu düşünmüyorum ancak sağlıklı incelemenin proje üzerinde yapılması uygun olacaktır. 2019’a ait spor salonunun içini baştan sona gösterir şekilde görüntülerin yer aldığı CD’yi de savcılığa teslim ettim. Görüntüler incelendiğinde spor salonu içerisinde boyutlarını tam olarak bilmediğim, ancak olimpik standartlarda olduğunu düşündüğüm yüzme havuzu görülecektir. Bu kısımda hiçbir kolon yer almamaktadır. Aynı şekilde salonun orta kısmında yer alan salona giriş, üye kaydı ve restoran kısmının bulunduğu yerde de kolonun sadece giriş turnikelerinin bulunduğu yerde bir tane olduğunu hatırlıyorum. Restoran, blok olarak tam olarak emin olamıyorum ancak girişin orta kısmında yer alır. Ayrıca erkek soyunma odasının bulunduğu alan otoparka sınırdır. Burada da dolaplar yer almakla birlikte kolon olduğunu hatırlamıyorum. Tüm buralarda bulunan kolonların olup olmadığı ya da yeterli sayıda olup olmadığı hususu CD’de yer alan görüntülerle proje çizimlerinin kıyaslanmasıyla ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    HAVUZUN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Kolonlarının kesildiği ileri sürülen alt kattaki spor salonuna ait olan havuzun görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, yaklaşık 2 metre derinliği olan havuzun bulunduğu geniş alanda kolonların olmadığı görüldü. Kentteki soruşturmalarda, yapım kusurları ve kolon kesme iddialarına ilişkin bugüne kadar aralarında müteahhitlerin de bulunduğu 17 kişi ‘olası kastla öldürmek’ suçundan tutuklandı, 23’ü adli kontrolle 25 kişi serbest bırakıldı, 4 firari şüphelinin yakalanmasına çalışılıyor.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Kentsel dönüşümde kira yardımları artırıldı! İşte il il ödenecek rakamlar

    Kentsel dönüşümde kira yardımları artırıldı! İşte il il ödenecek rakamlar

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde CNN Türk’teki “Tarafsız Bölge” programına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Kurum, kentsel dönüşümde vatandaşlara süreci yürütebilmesi amacıyla, kira yardımı, kamulaştırma yardımı, finans desteği ve faiz desteği gibi birçok destek verildiğini hatırlattı.

    KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KİRA YARDIMI ARTIRILDI

    Ülke genelinde devam eden kentsel dönüşüm projelerinde kira yardımının arttırıldığını belirten Bakan Kurum, “İstanbul’da 1500 lira olan kira yardımını 3 bin 500 liraya, Anadolu’da büyük illerimiz Ankara’mız, Bursa’mız, Antalya’mız ve İzmir’imizde 3 bin liraya çıkarıyoruz. Diğer Büyükşehirlerimizde 2 bin 500 liraya çıkarıyoruz. Kalan diğer illerimizde kira yardımını 2 bin liraya çıkartıyoruz. Nisan ayından itibaren inşallah yeni kira yardımlarını vatandaşlarımızın hesaplarına yatıracağız.” diye konuştu.

    “5 İLDE HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI BİTTİ”

    Deprem bölgesindeki 5 ilde hasar tespit çalışmalarının bittiği söyleyen Kurum, “1 milyon 700 bin bina incelendi. Hasarlı ve hasarsız binaları inceledik. Bu 5 milyon 10 bin bağımsız bölüme tekabül ediyor. 277 bin 971 binamız ve bunun karışlığı 817 bin 48 bölüm acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı olarak tespit edildi. 653 bin konutumuz acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı. Bu binaların tespitini yapıyoruz ve konutların yapımı için süreci başlatıyoruz. Biz depremin ilk günlerinde bir simülasyon yaptık. Orta hasarı saymadık ve 500 bin konutun olacağını öngördük. Az hasarlıları yıkmayacağız. Az hasarlı demek, sıva çatlağı, kapının kırılması gibi şeyler demek. 1 milyon 700 bin binanın 277 bini acil, orta ve ağır hasarlı.” dedi.

    “653 BİN KONUT YAPACAĞIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Orta hasarlı binaları da aynı ağır hasarlı gibi güçlendirme yapmadan yeni bina yapıp vatandaşımıza teslim edelim” dediğini belirten Bakan Kurum, “Ayakta kalan binaların yüzde 20’sinin yıkılması gerekiyor. Orta hasarlıları da ağır hasarlı statüye koyduk. 653 bin bağımsız yapıyı tamamlayıp vatandaşa teslim edeceğiz. Bunun için de 1 yıla ihtiyaç var. Daha önce de teslim edeceğimiz konutlar olacak” diye konuştu.

    “HİÇBİR TOKİ KONUTU YIKILMADI”

    TOKİ konutlarının sağlamlığına işaret eden Kurum, “11 ilimizde 143 bin TOKİ konutumuz vardı. 1 tane vatandaşımızın burnu kanamadı. TOKİ yetkin bir kuruluşumuz. Ben de eski bir TOKİ çalışanıyım. Biz sahayı iyi biliyoruz. Bir inşaat nasıl yapılır, nasıl yapılmalı? En doğru zemine, en doğru teknik ile yapıyoruz. Temel sisteminizi ve tekniğinizi doğru seçmeniz gerekiyor. Perdelemenin yoğun olduğu bir sistem ile inşaları gerçekleştiriyoruz. Bu binaların hepsi yapılırken sıvılaşma riski var mı yok mu? Hepsine bakıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Koç CEO’su Çakıroğlu: Stellantis mutabakatı Tofaş’ı değerli bir noktaya taşıyor

    Koç CEO’su Çakıroğlu: Stellantis mutabakatı Tofaş’ı değerli bir noktaya taşıyor

    Tofaş’ın Stellantis Otomotiv’in sermayesinin tamamını satın almasıyla ilgili açıklamalar gelmeye devam ediyor. Koç Holding ve Stellantis N.V. müşterilere ve iş ortaklarına eser ve hizmetlerin verimli bir biçimde sunulması, Türkiye’deki operasyon potansiyelinin artırılması hedefiyle mevcut Tofaş ortak teşebbüslerini daha da genişletme ve büyütmeyi hedeflediklerini açıkladı.

    Anlaşma sonucunda Türkiye’de dağıtıma sunulan tüm Stellantis markaları; Alfa Romeo, Fiat, Citroen, DS Automobiles, Jeep, Maserati, Opel, ve Peugeot Tofaş tarafından dağıtılacak.

    Şirketten yapılan açıklamada Türkiye’deki tüm faaliyetlerin iki güçlü hissedarın takviyesiyle tek bir çatı altında toplanmasının, dünya çapında ticari faaliyetlerde, üretimde ve Ar-Ge’de gibisi görülmemiş sinerjilere müsaade vereceği ve Türk tüketicisina daha geniş ve verimli eser ve hizmetler sunmanın da yolunu açacağı belirtildi. Öte yandan Tofaş’ın potansiyelini daha da ileriye taşımak için yeni iş fırsatları da ufukta belirdiği kaydedildi.

    “Bu yatırım Tofaş’ı otomotiv kesiminde çok daha değerli bir noktaya taşıyor”

    Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu mutabakatla ilgili, “6 Şubat’ta yaşadığımız sarsıntı felaketinin yaralarını sarmayı sürdürüyor, üzerimize düşeni kararlılıkla gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Bu sıkıntı devrin atlatılmasında ülkemize yapılacak yatırımların büyük kıymet taşıdığına inanıyoruz. Bu stratejik yatırım; üretim hacmi, ihracat performansı ve ar-ge yetkinlikleri ile şirketimiz Tofaş’ı otomotiv bölümünde çok daha değerli bir noktaya taşıyor. Türkiye otomotiv dalında önder pozisyonundaki Tofaş, bu yeni yatırım ile amaçlarını büyütüyor ve savını güçlendiriyor. Bu türlü güç bir süreçte gerçekleşen bu umut verici mutabakat topluluğumuzun ve ortağımızın ülkemize olan inancını da bir kere daha teyit ediyor. Ortaya çıkacak katma paha ile ülkemizin otomotivdeki rekabet gücünün artmasına hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

    Stellantis CEO’su Carlos Tavares ise “Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’da başkan bir pazar hissesine ulaşmaya çalışırken, uzun vadeli stratejik planımız olan Dare Forward 2030’da kritik bir rol oynuyor” dedi. “Koç ile ortaklığımızı derinleştirmek sinerji yaratacak, bedeli artıracak ve tüm segmentlerdeki Stellantis markaları için pazar potansiyelini büyütecektir. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan Tofaş ortak teşebbüsümüz, kıymetli üretim ve Ar-Ge merkezlerimizden biridir. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mevcut acı verici süreçte, sürdürülebilir bir geleceği umutla ve dayanıklıkla tekrar inşa etme kapasitesini dünyaya gösteren bir ülkede liderlik rolümüzü 50 yılı aşkın geçmişimizin ötesine taşıyacağı için bu mutabakat üzerinde çalışan gruplara en içten teşekkürlerimi sunuyorum” açıklamasında bulundu.

  • Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel, hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni uç nokta güvenlik çözümü Astra’yı sundu

    Zyxel’in yeni güvenlik tahlili Astra, tüm uç noktaları tek bir portal üzerinden izleme ve müdafaa özellikleri ile hibrit çalışan küçük ve orta ölçekli işletmelerin güvenlik gereksinimlerine tahlil olacak.

    Güvenlik ve bulut dayanaklı mesken ve iş tahlilleri önderi Zyxel Networks, hibrit çalışmanın yükselişi ile küçük ve orta ölçekli işletmelerde ortaya çıkan güvenlik gereksinimlerine karşılık yeni bulut tabanlı uç nokta güvenlik hizmeti Astra’yı pazara sundu. Günümüzde giderek daha fazla insanın uzaktan çalışmayı tercih etmesiyle, kurumların bulut tabanlı sistemlere geçişi hızlanmış durumda. Gartner’ın yakın tarihli bir araştırması, kurumların %85’inden fazlasının 2025 yılına kadar bulut teknolojilerini benimsemiş olacağını ortaya koyuyor.

    Son devirde uzaktan ve esnek çalışma uygulamalarındaki yükseliş, çalışanların iş yeri ağlarına istedikleri yerden bağlanmasına ve çalışmasına imkan sağlıyor. Bu durum, işletmelerin artık şube ofislere ve bulut tabanlı uygulamalara erişim gerektiren birden çok aygıtla daha fazla uzaktan çalışanlarını desteklemesi gerektiği manasına geliyor.

    Bu merkezi olmayan ağ sistemleri çağdaş iş gücünde gereksinim duyulan esnekliği sağlayabilirken, maalesef ki siber güvenlik risklerini artırıyor. Zyxel’in bu probleme tahlil olarak geliştirdiği Astra, kullanıcılara nereden çalıştıklarından bağımsız olarak birinci güvenlik muhafazasını sağlayan ve birden fazla uç noktaya kurulabilen bulut tabanlı bir güvenlik hizmeti sunuyor.

    Çalışanlar ofis hudutlarının dışında dahi güvende

    Zyxel’in yeni tahlili Astra, Dark Web Monitor, IP/URL Prestiji ve Web Filtreleme yetenekleri dahil olmak üzere güvenlikle ilgili tüm denetimi ilgili işletme yöneticisine sağlayarak, çalışanların aygıtlarının ofis dışındayken bile izlemesini ve güvenliklerinin sağlanmasını mümkün kılıyor. Bulut tabanlı Astra’nın tehdit istihbaratı data tabanı otomatik olarak güncelleniyor ve gerçek vakitli olarak uç noktalara gönderiliyor. Bu sayede her vakit yeni kalan Astra için kullanıcıların manuel olarak güncellemeleri indirmelerine ve çalıştırmalarına gerek kalmıyor. 

    Güvenliği sağlamak artık daha kolay

    Astra, ağ yöneticilerinin, bu yıl içinde piyasaya sürülecek masaüstü sürümüyle yesyeni bir taşınabilir uygulama aracılığıyla uzak aygıtlardaki güvenlik ayarlarını kolay kolay izlemesine ve denetim etmesine imkan tanıyor. Bu birleşik platform, muhtaçlığı olan takımlara anında görünürlük ve erişilebilirlik sağlayan ikazları, raporları ve olay tahlillerini bir ortaya getiriyor. Astra uygulaması, aygıt performansından ödün vermeden kullanıcıları kimlik avına ve istismar taarruzlarına karşı korumak için taşınabilir aygıtlara da kurulabiliyor.

    Zyxel Gateway SBU Kıdemli Lider Yardımcısı Bay Ken Tsai, “Günümüz esnek çalışma şartlarını sağlamak için sunulan hibrit uygulamalar çalışanlar için son derece kıymetli, lakin bu durum nedeniyle ortaya çıkabilecek siber riskleri de göz gerisi etmemek gerek. Bilhassa küçük ve orta ölçekli işletmeler, sayısı giderek artan uç noktalar için güvenlik sağlayan ve işletmeleri genişleyen tehdit ortamına karşı koruyan, birçok özelliği bir ortaya getiren ve teknolojik alt yapısı güçlü bir güvenlik tahliline gereksinim duyuyor. Zyxel’in çeşitli güvenlik duvarları ve bulut güvenlik hizmetlerini bir ortaya getiren Astra, küçük ve orta ölçekli işletmelere iş süreçlerini garanti altına almak için birleşik ve dengeli bir yaklaşım sunuyor” dedi.

    Astra uygulaması şu anda, iOS ve Android uygulama marketlerde lisanslı bir hizmet olarak yer alıyor. Ayrıyeten Zyxel, bu yılın sonlarında Astra’nın bir masaüstü sürümünü piyasaya sürmeyi planlıyor. Her lisanslı kullanıcı, Astra’yı en fazla iki uç noktaya kurabiliyor. İşletmeler, 999 çalışana kadar lisans satın alabiliyor ve hepsini tek bir Astra portalından yönetebiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı