Etiket: Ülke

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail karşıtı tutumuyla bilinen Cezayir’e gidiyor! Gündeminde Gazze var

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail karşıtı tutumuyla bilinen Cezayir’e gidiyor! Gündeminde Gazze var

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarın Cezayir‘e resmi ziyarette bulunacak. Görüşmede ikili ve bölgesel meselelerin yanında en önemli gündem maddelerinden biri de İsrail’in saldırıları altında bulunan Gazze’deki durum olacak. Erdoğan geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, ” Cezayir, duruşunu her zaman net ortaya koyabilen bir ülke. Onun için Sayın Tebbun ile de bu görüşmeyi çok çok önemsiyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

    İLK BÖLGESEL ZİYARET

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un daveti üzerine Cezayir’e gidecek. Türkiye‘nin İsrail’in Gazze’ye saldırılarını durdurma yönündeki çabaları sürerken İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi sonrasında Erdoğan’ın ilk bölgesel ziyaretini İsrail’e karşı tutumuyla öne çıkan Cezayir’e yapması önem taşıyor.

    CEZAYİR CUMHURBAŞKANI BU YIL 2 KEZ TÜRKİYE’YE GELDİ

    Cezayir- Türkiye ilişkileri, son yıllarda her düzeyde kayda değer bir hareketlenmeye sahne olurken özellikle Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un 2019’da göreve gelmesiyle artan bir ivme kazandı. Bu kapsamda Tebbun, Cezayir’den 17 yıl sonra Türkiye‘ye Cumhurbaşkanlığı düzeyinde ilk ziyaretini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine 15-17 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleştirdi. Cezayir Cumhurbaşkanı, 21 Temmuz’da da Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye‘yi ikinci kez ziyaret etti. İki lider, son olarak 19 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu toplantılarına katılmak için bulundukları New York’taki Türkevi’nde bir araya geldi.

    Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun – Cumhurbaşkanı Erdoğan

    İLİŞKİLER KÖKLÜ BİR TARİHE DAYANIYOR

    Cezayir’in Fransa’dan bağımsızlığını kazandığı 1962’de başlayan Türkiye-Cezayir resmi ilişkileri güçlü bir şekilde sürüyor. Barbaros Hayrettin Paşa ve kardeşlerinin 1516 yılında Cezayir’e gelişleriyle başlayan Türkiye-Cezayir ilişkileri, 2000’li yıllarda siyasi, iktisadi ve kültürel alanlarda birçok ilerlemeye tanık oldu. Türkiye, 1962 yılında bağımsızlığını ilan eden Cezayir’de 1963’te büyükelçiliğini açtı. Tebbun’dan önce Cezayir’den Türkiye‘ye cumhurbaşkanlığı düzeyinde en son ziyaret, Şubat 2005’te Abdulaziz Buteflika tarafından gerçekleştirildi. İki ülke arasında 2006 yılında ilişkileri geliştirmek adına “Dostluk ve İşbirliği Anlaşması” imzalandı.

    Türkiye‘den Cezayir’e cumhurbaşkanlığı seviyesindeki son ziyaret ise Ocak 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldı. Ziyaret kapsamında iki ülke arasında “Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi” kurulmasına ilişkin ortak bildiri imzalandı. Cezayir ve Türkiye, bölgesel meselelerin yanı sıra İsrail meselesindeki sorunlara çözüm bulma çabalarında da tam koordinasyon halinde ilişkilerini sürdürüyor.

    “DURUŞUNU HER ZAMAN NET ORTAYA KOYAN BİR ÜLKE”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Kasım’da İİT Olağanüstü Zirvesi’nin yapıldığı Suudi Arabistan’dan dönüşünde uçakta yaptığı açıklamada bu durumu teyit etti. Erdoğan, 21 Kasım’daki Cezayir ziyaretini çok önemsediğini vurgulayarak, “Çünkü bu ülkeler arasında Cezayir, duruşunu her zaman net ortaya koyabilen bir ülke, Afrika’da tesir alanı geniş bir ülke. Onun için Sayın Tebbun ile de bu görüşmeyi çok çok önemsiyorum. İnşallah bu takvimi de başarılı bir şekilde sürdüreceğiz.” diye konuştu.

    İKİLİ TİCARET HACMİNDE HEDEF 10 MİLYON DOLAR

    Erdoğan’ın ziyaretinde Gazze’deki durumun yanında Türkiye-Cezayir ilişkilerinin her alanda güçlendirilmesine yönelik konular da ele alınacak. Bunlardan en önemlisi ekonomik ilişkilerin artırılması olacak. Türkiye‘nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke arasında atılacak birçok adım bulunduğunu, Türkiye ve Cezayir’in özellikle ekonomik alanlardaki potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirtti.

    Türk yatırımlarının bugün Cezayir’de 6 milyar doları aştığını belirten Büyükelçi Küçükyılmaz, “Türkiye ile Cezayir arasındaki ticaret hacmi de 2022’de 5,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İnşallah 2023’te biz 6 milyar dolar rakamını aşmayı bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanı Tebbun’un ortaya koyduğu 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine de en kısa zamanda ulaşmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Bu hedeflere ulaşmak için karşılıklı yatırımları teşvik anlaşmasının uygulamaya girmesi ve tercihli ticaret anlaşması ile ilgili müzakere çerçeve belgesinin imzalanıp müzakerelere başlanması sürecinin önemli olduğunu vurgulayan Küçükyılmaz, Cezayir’in milli petrol ve gaz şirketi Sonatrach ile Türkiye Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) arasındaki anlaşmanın da yenilenmesinin beklendiğini ifade etti. Büyükelçi, Cezayir’de Ziraat Bankası şubesi, Maarif Okulu ve Yunus Emre Enstitüsü Kültür Merkezi’nin açılması dahil, bir kısmı ekonomik bir kısmı kültürel boyutu ilgilendiren 10’u aşkın anlaşmanın gündemde olduğunu belirtti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Türkiye’deki 2 dev projeye uluslararası ödül

    Türkiye’deki 2 dev projeye uluslararası ödül

    ANKARA (İGFA) – IRF, 2023 Global Başarı Ödüllerini açıkladı. Her yıl düzenlenen ödül töreni ile yenilikçi projeler ve bu alanda çalışan başarılı isimlere ödül veren IRF, 2023 Global Başarı Ödülleri kapsamında Türkiye’’den Zigana Tüneli Projesini ‘yapım metodolojisi’ kategorisinde, Eğiste Hadimi Viyadüğü Projesini ise ‘kalite yönetimi’ kategorisinde en iyi proje seçerek ödüle layık gördü.

    Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen projelerin daha önce de IRF tarafından ödüle layık görüldüğünü hatırlatarak, ““Yavuz Sultan Selim Köprüsü 2019 yılında ‘dizayn’ kategorisinde, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu 2021 yılında ‘proje finansmanı ve ekonomi’ kategorisinde ve 2022 yılında yine 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu ‘yapım metodolojisi’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görülmüştü. IRF 2023 Global Başarı Ödülleri kapsamında; Zigana Tüneli ‘yapım metodolojisi’, Eğiste Hadimi Viyadüğü ise ‘kalite yönetimi’ kategorisinde birinci seçildi. Özellikle Eğiste Hadimi Viyadüğümüz, tüm jüriler tarafından birinci seçilerek bu kategoride önemli bir başarıya imza attı. Projelerimiz, Çin ve Tayvan gibi ülkelerin projelerini geçerek mühim bir başarı elde etmiştir. Bu ödüller, ülkemizin mühendislik alanındaki gelişmişliğinin ve kaydedilen ilerlemenin önemini de ortaya koyuyor”” ifadelerini kullandı.

    “DURMAK YOK, YOLA DEVAM”

    IRF’nin şimdiye kadar 30 ülkeden 150’den fazla projeye ödül verdiğini belirten Bakan Uraloğlu, ““Türkiye’’nin ve Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli olan Zigana Tüneli ve ülkemizin en yüksek ayaklı viyadüğü konumunda olan Eğiste Hadimi Viyadüğü’’nün uluslararası alanda en iyi proje seçilerek ödüle layık görülmesi bizleri ziyadesiyle gururlandırmıştır. Bu başarı ve gururun asıl sahibi bize güvenen milletimizdir. Biz bu ülkeye, bu millete aşığız ve biliyoruz ki aşk ile çalışan yorulmaz. ‘Her alanda lider ülke Türkiye’ hedefiyle çıktığımız bu yolda; ülkemiz için aşkla çalışmaya, milletimizin hizmetine yeni projeler sunmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da söylediği gibi; ‘Durmak yok, yola devam”” diye konuştu.

    IRF 2023 Global Başarı Ödülleri 14-17 Kasım 2023 tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Arizona eyaletinde düzenlenecek olan “Roads to Tomorrow (R2T)” konferansında verileceği öğrenildi.

  • Recep Tayyip Erdoğan Kayısı Ticaret Merkezi’ne yakın ‘Bak’ış

    Recep Tayyip Erdoğan Kayısı Ticaret Merkezi’ne yakın ‘Bak’ış

    MALATYA (İGFA) – Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezinin faaliyete geçmesi ile birlikte kayısının sanayi mamulü haline gelmesi için önemli adımların atılacağını ifade eden Başkan Gürkan, kayısıdan elde edilen gelirin de artırılacağına vurgu yaptı. Ayrıca kuru kayısının dünya piyasasından elde ettiği 5 milyar dolarlık gelirin 2 milyar dolarının Malatya’dan elde edilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Başkan Gürkan, kayısının katma değerinin en az 5 kat artacağının altını çizdi.

    Yeşilyurt ilçesi Yaka Mahallesi Yaş Sebze ve Meyve Hali Yanında yer alan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, kısa bir süre sonra faaliyete geçecek. Kayısının dünya pazarında hak ettiği yeri alması, fiyat konusunda bir istikrar yakalaması için yapımına başlanılan ve tamamlanma aşamasına gelen Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, şimdiden Malatya’nın ve Türkiye’nin prestij yatırımlarından biri haline geldi.

    Kayısının katma değerini artırarak, Malatya ve ülke ekonomisine önemli katkı sunacak Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezinin içerisinde dükkânlar, emanet ofisleri, konferans salonları, laboratuvarlar, çalışma ofisleri, toplantı salonları, kayısı müzesi vb. sosyal donatı alanları yer alıyor.

    ‘Güneşin altın yumurtası’ olarak atfedilen kayısının ekonomik değerinin artırılması ve dünya piyasasındaki hak ettiği değeri görmesi adına Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Gürkan, “Dünya kuru kayısı üretiminin % 85’ini karşılayan ülkemizde Malatya bu üretimin %80’ini karşılıyor. Malatya bu anlamda hem ülkemizde hem de kahir ekseriyetle diğer ülkelere ihracat yapmakta. Malatya’dan yurt dışına yıllık 100 bin ton kuru kayısının üzerinde ihracat yapılırken şu anda 300 milyon dolar civarında bir rakam ekonomik olarak telaffuz ediliyor. Kuru kayısının dünya piyasasında 5 milyar dolara yakın bir girdisinin bulunduğu dönemde, 300 milyon dolar civarındaki rakam Malatya için önemli bir katma değer olmakla birlikte kesinlikle Malatya için yeterli bir rakam değildir. Bu rakamın en az 1.5 – 2 milyar dolarlar seviyesine çıkarılması gerekmektedir. Böylece kayısının ilimiz ve ülkemiz ekonomisine sağlayacağı katma değer de en az 5 katı artmış olacaktır” dedi.

  • Kayseri ihracatı fren yaptı

    Kayseri ihracatı fren yaptı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “TÜİK verilerine göre 2023 yılı Ağustos ayı ihracatımız 299 milyon 822 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,98 azalış yaşanmıştır. 2023 Temmuz ayına kıyasla yüzde 10,8 oranında artış görülmüştür. Kayseri olarak İthalatımız ise Ağustos ayında 133 milyon 18 bin dolar olmuştur. Azalış oranı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 19,06oranında gerçekleşmiştir. Bir önceki aya göre azalış oranı ise yüzde 17,20.’dür.

    2023 yılı Ağustos döneminde ihracat pazarlarımız; Irak, Almanya, Avusturya, ABD, Birleşik Krallık, İsrail, Romanya, Rusya Federasyonu, Fas ve İtalya’dır. Kayseri’den Temmuz ayında 155 ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Elektrik Elektronik, Makine Aksamları, Halı, Su Ürünleri, ve Hayvansal Mamulleri gibi sektörlerde artış yaşanırken Demir ve Demir Dışı Metaller, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir.“ dedi.

    Başkan Gülsoy, Küresel ekonomideki gelişmelerin dikkatle okunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Birçok ihracat pazarında artan yavaşlama sinyalleri var. Bu da dış talebin devamlılığı açısından risk taşıyor. İhracat pazarının daraldığı, uluslararası finansal piyasalarda dış kaynağa ulaşmanın zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Ülke olarak da şehir olarak da hem bulunduğumuz coğrafi konum hem de ihracat temelli bir ekonomiye sahip olduğumuzdan küresel gelişmelerden çok etkileniyoruz…Dolayısıyla Kayseri ve ülke olarak gelecek stratejilerimizi küresel gelişmelerden bağımsız oluşturamayız. Biz de bu noktada Kayseri Ticaret Odası olarak ihracatçılarımıza, üyelerimize projelerimiz ve hizmetlerimizle destek olmaya devam edeceğiz.

    Enflasyon, reel sektörün yatırım kararlarında belirsizliğe neden olmaya devam ediyor. KOBİ kredilerindeki daralma, zincirleme etkisiyle ülkenin ve sektörlerin tamamına olumsuz yansıyor. Üretim ve ihracat olmadan ekonomik büyümeyi ve istikrarı sağlamak mümkün olmayacaktır. İşletme sermayesine ihtiyacımız var. Finans dünyasının reel sektöre destek olmasını bekliyoruz. Yaşanan tüm zorluklara rağmen Kayseri olarak yılın 8 ayında toplam ihracat rakamımız 2 Milyar 374 Milyon Dolar’a çıkmıştır. En zorlu koşullarda dahi yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımımızla ekonomimizi büyütmeye ve güçlendirmeye devam diyoruz. Tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta duran, memleketi ve ülkesi için üretmeye devam eden, yüzlerim

  • S&P Global: Gelişmekte olan Avrupa, Orta Doğu, Afrika bölgesinde ekonomik beklentiler zayıfladıkça riskler artıyor

    S&P Global: Gelişmekte olan Avrupa, Orta Doğu, Afrika bölgesinde ekonomik beklentiler zayıfladıkça riskler artıyor

    S&P Global, yüksek petrol fiyatlarının Avrupa, Orta Doğu, Afrika bölgesindeki 52 derecelendirilmiş ülke içinde, çoğunlukla Körfez İşbirliği Konseyi’nin üyeleri olan birkaç büyük ihracatçıya fayda sağladığını, Orta ve Doğu Avrupa ile Türkiye gibi üst-orta gelirli ekonomileri tehlikeye attığını bildirdi.

    S&P Global, “Kredi Koşulları Gelişmekte Olan Piyasalar 2023 4’ncü Çeyrek: Yüksek Faiz Oranları Ruh Halini Bozdu” başlıklı bir rapor yayımladı.

    “Zayıflayan dış talep ve küresel büyüme beklentileri sadece Türkiye için değil 

    Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Türkiye gibi üretime dayalı EMEA ekonomilerinin yanı sıra Güney Afrika da dahil olmak üzere Afrika’nın emtiaya dayalı ekonomileri için de geçerli” değerlendirmesini yapan S&P, dış finansman koşullarının özellikle Orta ve Doğu Avrupa’daki yatırım yapılabilir ülkeler için başlangıçta umut verici olan ilk çeyreğin ardından, gelişmekte olan ülkeler için döviz fonlama piyasalarının yeniden açılmasını bir kez daha geciktiriyor gibi göründüğünü savundu ve “Üç ay önce tartıştığımız gibi, ekonomik ve parasal ayarlara yönelik zorlu reformlarla ilerleyen birkaç EM EMEA ülkesi var, ancak onlar bile seçmenlerin tepkisiyle karşılaşıyor” tespitini yaptı.

    Türkiye’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB’deki yeni bir liderlikle birlikte bir başka reformist hikaye olduğunu ileri süren S&P, “Merkez Bankası Haziran’dan bu yana bir haftalık repo faiz oranını toplamda 2,150 puan arttırdı. Ancak, döviz korumalı mevduat programının maliyetinin Merkez Bankası’na kayması sınırlı net rezerler üzerinde bir başka yük” dedi.

    Yetkililerin enflasyonu düşürmenin ve dolarizasyonun  önemli bir süre ve çok daha yüksek oranlar gerektirdiğinin farkında olduklarını belirten S&P, “Ancak, Mart 2024 yerel seçimleri göz önüne alındığında , mali reform yetkisine yönelik siyasi riskler önemli olmaya devam etmekte” değerlendirmesini yaptı.

    Doların gücü ve çok yüksek kısa vadeli ABD faiz oranları göz önüne alındığında, sermaye Gelişmekte olan Ülke’lere girişlerin pahalı ve oldukça seçici olmaya devam ettiğini anlatan S&P, “Türkiye’de finans ve kurumsal sektörlerde döviz cinsinden birkaç tahvil ihrac gördük ve Orta Asya’daki yerel para birimi cinsinden devlet borçlanma piyasalarına bazı girişler oldu” dedi.

    Foreks Haber Merkezi

  • Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    Soyer: “Ne kaybedecek ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var”

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen MINEX – 10. Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi başladı. 13-16 Eylül tarihlerinde yapılacak MINEX ile 13-15 Eylül arasında gerçekleşecek IMMAT’ın açılışına ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksek, İZFAŞ Genel Müdürü Canan Karaosmanoğlu Alıcı, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, sektör profesyonelleri katıldı.

    Soyer: “Beş kattan fazla büyüdü”
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “MINEX, ilk kez düzenlendiği yıla göre beş kattan fazla büyüdü ve ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeye, ihracatı, istihdamı ve ülke ekonomisini geliştirmeye devam ediyor. Bu yıl MINEX’de, Almanya, Çin, Polonya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi dünyanın farklı ülkelerinden toplam 173 uluslararası katılımcı ile Türkiye’nin farklı noktalarından 116 katılımcı İzmir’de bir araya geliyor. MINEX’e paralel olarak Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen IMMAT 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’ne de fuarımızın birinci ve ikinci günlerinde ev sahipliği yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız”
    Madencilik sektörüne gereken önemin verilmediğini belirten Başkan Soyer, “Bizim için ekonomi ve ekoloji arasında bir ses benzerliğinden çok daha fazlası var. Ekoloji yoksa ekonomik kalkınma da yok, refah da yok, yaşam da yok. Oysa günümüzde yeraltı kaynaklarının kullanımı neredeyse ‘doğanın işgali’ anlamına geliyor. Buna derhal dur demek zorundayız. Doğanın döngüsü içerisinde yer alan her şeyi, sürdürülebilir ve hatta onarıcı bir şekilde kullanabiliriz. Yazık ki madencilik potansiyeli son derece yüksek olan ülkemizde, yanlış uygulamalar nedeniyle son yıllarda bu sektörün itibarına zarar verildiğini görüyoruz. Hâlbuki bizim ne kaybedecek bir karış ormanımız, ne de kaderine terk edilecek ekonomimiz var. Ülkemizin bu sorununu çözebilmemizin anahtarı, ucuz hammadde satmaya yönelik makûs talihimizi yenmek. Bunun yerine hammaddenin bilgiyle harmanlandığı, katma değere ve markalaşmaya dayalı yeni bir madencilik ekonomisi inşa etmek zorundayız. Çünkü bu vatanı yaşatmaktan başka çaremiz yok… Bu hedeflere ulaşmak için önemli bir kilometre taşı olan MINEX Fuarı’nın düzenlenmesini mümkün kılan TMMOB Maden Mühendisleri Odası’na ve Belediyemiz şirketi İZFAŞ’taki değerli çalışma arkadaşlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
    Başkan Tunç Soyer, fuara konferans için gelen Prof. Dr. Celal Şengör ile de buluşup bir süre sohbet etti.

    Akın: “Gelenekselleşti”
    Madenciliğin devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ise “Ülkemizde madencilik alanında gerçekten bilim ile sanayinin bir araya geldiği ve gelenekselleştiği etkinlik haline geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksek, MINEX Fuarı ve IMMAT Kongresi’nin sektör için çok önemli olduğunu ifade etti.

    300’den fazla katılımcı firma
    10. MINEX “Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı”, 13-16 Eylül tarihlerinde Fuar İzmir’de A ve B hollerinde TMMOB ”Türkiye Maden Mühendisleri Odası” işbirliğiyle yapılıyor. Minex; ülkemizin madencilik sektöründeki konumunu güçlendirmeyi, ihracata, istihdama ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Fuar, maden işletme makinaları ve ekipmanları, sondaj makine ve ekipmanları, cevher hazırlama ve zenginleştirme makine ve ekipmanları, endüstriyel hammaddeler gibi geniş yelpazede ürün grubuna sahip 300’den fazla katılımcı firma ile kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Fuarı, yerli ve yabancı 10 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesini bekleniyor.
    TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen 9. Uluslararası Maden Makineleri ve Teknolojileri Kongresi (İMMAT), 13-15 Eylül tarihleri arasında MINEX 2023 Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak İzmir’de yapılıyor. Birincisi 2007 yılında düzenlenen 9. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi’nin (IMMAT 2023) 2017 yılında uluslararası bir kimlik kazanmayı başardı.

  • Türk doğaltaş sektörü Çin seferine hazırlanıyor

    Türk doğaltaş sektörü Çin seferine hazırlanıyor

    İZMİR (İGFA) – Doğaltaş sektörü, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu uzun yıllardır Ege Maden İhracatçıları Birliği tarafından yapılan dünyanın en büyük doğal taş fuarı konumundaki Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’na üç yıl aradan sonra 47’si Milli Katılım Organizasyonu olmak üzere 60 firma ile katılıyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan 2022 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Haziran ayı başında bizi pandemi sebebiyle verilen 3 yıllık aradan sonra Xiamen Fuarı bekliyor. Bu sene Ocak ayında Çin’de karantina tedbirlerinin kaldırılmasından sonra çok hızlı bir şekilde milli katılım organizasyonu hazırlıklarımızı tamamladık. Bu sene 47 firma ile ülkemizi Xiamen’de temsil edeceğiz. Toplamda 60 firma katılıyor. Çin’e olan ihracatımızın pandemi öncesi rakamlara ulaşması için katılımcılarımız ile ülkemiz doğaltaşının tanıtımı için var gücümüz ile çalışacağız.” dedi.

    40 MİLYAR DOLAR DEĞER OLUŞTURDUK

    2022 yılını eğitim çalışmalarından heyetlere, fuar katılımlarından yarışmalara pek çok çalışmaya imza attıklarını söyleyen Başkan Alimoğlu, “Gerek heyetlerimiz ve fuar katılımlarımız gerekse muhtelif çalışmalarımızla hedefimiz katma değerli ihracatımızı arttırmak. 2022 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 6,5 milyar dolar olarak gerçekleştirdiğimiz ihracatımız ve iç pazardaki faaliyetlerimizle 40 milyar dolar değer oluşturduk. Sağladığımız ekonomik büyüklüğün yüzde 90’ından fazlası yerli girdiden oluştu. Böylece katma değeri ülkemizde tutmayı başardık. Önümüzdeki yıl ülke ekonomisine katkımızın katlanarak artmasını hedefliyoruz. Ülkemizin en önemli öz kaynaklarından biri olan maden sektörümüz 2 milyon kişi için geçim kapısı durumunda. Sektörün sorunlarını çözmek için birlikte çalıştığımız Maden Platformunu oluşturan kuruluşların Başkanları, meslektaşlarıma sektörüm adına teşekkürü borç bilirim.” diye konuştu.

    18 ÜLKEDEN YABANCI ALICI TÜRKİYE’DE

    Alimoğlu, “Marble fuarımıza diğer İhracatçı Birlikleri ile güç birliği yaparak Ticaret Bakanlığımızın desteği ile 18 ülkeden 117 yabancı alıcıyı İkili İş Görüşmeleri yapmak ve fuarı ziyaret etmek üzere ağırlayacağız. Görüşmelerin ticarete ve verimli iş birliklerine dönüşmesini temenni ederim. Tanıtım çalışmalarımız sadece Xiamen fuarıyla sınırlı kalmayıp hem yıl içinde hedef ülkelere sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleri ile hem de tasarım odaklı sergi, seminer ve gelenekselleşen ama daima gelişen Amorf Doğaltaş Tasarım Yarışmamız ile geniş kitlelere ulaşacaktır.” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Askeri harcamalarda tarihi rekor

    Askeri harcamalarda tarihi rekor

    Savaş ve silahlanma konularında başlıca araştırma kuruluşlarından Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI) küresel askeri harcamaların 2022’de reel bazda %3,7 artışla 2,24 trilyon dolara yükseldiğini açıkladı.

    Askeri harcamaları açık ara en yüksek olan ekonomi 877 milyar dolarla 2022’de de ABD oldu. ABD tek başına küresel askeri harcamaların yüzde 39’unu oluşturuyor ve ikinci sırada gelen Çin’in harcamalarının üç katı askeri harcama yapıyor.

    Artan enflasyon ve geçim krizlerine rağmen 2022 yılında ABD’nin askeri harcamaları yüzde 0,7’lik bir artış kaydetti. SIPRI kıdemli uzmanları bu artışın büyük ölçüde Ukrayna’ya gönderilen mali askeri yardımlardan kaynaklandığını belirtiyor. ABD 2022 boyunca Ukrayna’ya 19,9 milyar dolar mali askeri yardım gerçekleştirdi.

    Küresel askeri harcamalar Rusya’nın Ukrayna’yı geçen yıl işgal etmesinin ardından tarihi zirveye yükselirken, Avrupa ülkelerinin harcamaları 30 yıl önce sona eren Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük artışı kaydetti. SIPRI tarafından yayımlanan rapora göre, Avrupa’da askeri harcamalar geçen yıl yüzde 13 artarken bunun büyük bölümü Rusya ve Ukrayna’nın askeri bütçelerindeki yükselişten kaynaklandı.

    Ukrayna, hasılasının üçte birini savaşa harcıyor

    ABD, Çin ve Rusya küresel askeri harcamaların yüzde 56’sını oluştururken, Rusya’nın askeri harcamaları GSYH’sinin yüzde 4,1’ine denk gelen 86,4 milyar dolara, Ukrayna’nın ise GSYH’sinin yüzde 34’üne denk gelen 44 milyar dolara ulaştı.

    Enstitüye göre, 1949’a dayanan verilere bakılacak olursa Ukrayna’nın askeri harcamaları 2022’de yüzde 640 artarak kayıtlardaki en büyük yıllık artışı kaydederken, toplam harcamaya Batılı devletlerin gelen maddi yardımları ve silah yardımları dahil edilmedi. SIPRI, Rusya’nın askeri harcamalarının ise yaklaşık yüzde 9,2 arttığını ancak verilerin “yetkili mali kurumların savaşın başlangıcından bu yana şeffaflığı azaltmasından dolayı yüksek düzeyde belirsizlik içerdiğini” belirtti.

    Orta ve Batı Avrupa’da harcamalar daha da artacak

    Raporda, devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’nın çoğu ülkesinde yükselen askeri harcamaların daha da artacağı belirtildi. Enstitünün kıdemli araştırmacılarından Diego Lopes da Silva, “Orta ve Batı Avrupa’da gelecek yıllarda askeri harcamaların artmasını bekleyebiliriz” dedi.

    İngiltere 68,5 milyar dolarlık askeri harcama ile Orta ve Batı Avrupa’nın en yüksek askeri harcamasını yapan ekonomi oldu. Bunun yüzde 3,6’sına denk gelen 2,5 milyar doların Ukrayna’ya yapılan yardımlardan oluştuğu tahmin ediliyor.

    Çin ve Japonya’nın harcamaları da artışta

    Asya ve Okyanusya bölgesindeki askeri harcamalarda başı çeken iki ülke Çin ve Japonya.

    Bölgenin toplam askeri harcamaları 2022’de yüzde 2,7 artışla 575 milyar dolara ulaştı. 2013 yılına göre bölgedeki askeri harcamalar yüzde 45 artmış durumda. Çin 292 milyar dolarla 2022 yılında en fazla askeri harcama yapan ikinci ülke. 2021’e göre askeri harcamaları yüzde 4,2 artan Çin de on yıl öncesine göre yüzde 63 daha fazla askeri harcama yapmış oldu.

    Japonya’nın askeri harcamaları 2022’de yüzde 5,9 artışla GSYH’sinin yüzde 1,1’ine denk gelen 46 milyar dolara ulaştı. Bu Japonya’nın 1960’tan bu yana yaptığı en yüksek askeri harcama oldu. 2022’de açıklanan yeni ulusal güvenlik stratejisi kapsamında Japonya Çin, Kuzey Kore ve Rusya risklerine karşı askeri yetkinliklerini artırma çabasında.

    Türkiye’nin askeri harcamaları %26 düştü

    SIPRI’nin raporuna göre NATO ülkelerinin askeri harcamaları 2022’de yüzde 0,9 artışla 1.23 trilyon dolara ulaşırken, Türkiye’nin askeri harcamalarında üçüncü kez yıllık düşüş kaydedildi. Türkiye’nin askeri harcamaları 2022’de yüzde 26 düşüşle 10,6 milyar dolara geriledi.

    Hindistan 81,4 milyar dolarla en yüksek askeri harcama yapan 4. ülke oldu. Ülkenin askeri harcamaları 2022’de yüzde 6 arttı.

    Suudi Arabistan’ın askeri harcamaları 2018 yılından bu yana ilk kez arttı ve yüzde 16 artışla 75 milyar dolara ulaştı. Nijerya’nın askeri harcamaları 2021’de yüzde 56’lık bir artışın ardından 2022’de yüzde 38 düşüşle 3,1 milyar dolara geriledi. Tigray’da hükümet ve ayrılıkçı güçler arasında çatışmaların devam ettiği Etiyopya’da askeri harcamalar 2022’de yüzde 88 artışla 1 milyar dolara ulaştı.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır

  • Piyasada ‘carry trade’ geri dönüyor

    Piyasada ‘carry trade’ geri dönüyor

    Küresel faiz oranlarının zirve düzeylerine yaklaştığına dair sinyallerin artmasıyla yatırımcılar düşük faiz getirisi olan ülkelerin para üniteleri cinsiden borçlanıp yüksek getirili gelişmekte olan ülke (EM) para ünitelerine yatırım yaptıkları ‘carry trade’ süreçlerine tekrar sıcak bakmaya başladılar.

    Bloomberg’in dolar cinsinden borçlanarak Türk lirasının da dahil olduğu 8 gelişmekte olan ülke para üniteye yatırım yapmanın kümülatif getirisini hesaplayan EM-8 Carry Trade Endeksi yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 5 yükseldi, üç yıllık düşüş trendini kırdı ve 2021’den bu yana en yüksek düzeyine ulaştı.

    Endeksin izlediği başka para üniteleri Brezilya reali, Meksika pezosu, Hint rupisi, Endonezya rupisi, Güney Afrika randı, Macar forinti ve Polonya zlotisi olarak sıralanıyor.

    NatWest Markets Plc EM Stratejisti Eimear Daly, “Sanılanın tersine, mart ayındaki finansal piyasa oynaklığı, gelişen piyasalardaki carry süreçlerini yine canlandırmak için bir fırsat yaratmış olabilir. ABD’nin carry cazibesi muhtemelen sınırlanacağına nazaran, yatırımcılar yüksek getirili gelişen ülke para ünitelerine dönme eğilimine girecektir” değerlendirmesinde bulundu.

    Birçok gelişmekte olan ülkenin Fed’den bile evvel faiz artırmaya başladığına dikkat çeken GAMA Asset Management Portföy Yöneticisi Rajeev De Mello da Brezilya, Meksika, Hindistan, Çekya ve Polonya’nın cazip olduğunu belirtti.

  • Paris’te grevdeki kanalizasyon çalışanları, belediyenin önüne fare ölüleri yığdı

    Paris’te grevdeki kanalizasyon çalışanları, belediyenin önüne fare ölüleri yığdı

    Fransız basınındaki haberlere göre, Paris Belediyesinin farelerle mücadele eden kanalizasyon çalışanları, mesleklerinin daha iyi bir statüye konumlandırılması talebiyle greve gitti.

    ÖLÜ FARELERİ BİNANIN ÖNÜNE ATTILAR

    Çalışma şartların zorluğu ve maaşların yetersizliğine dikkati çekmek için çalışanlar beraberlerinde getirdikleri ölü fareleri kent belediyesinin önüne attı. “Daha fazla personel ve finansal kaynak istiyoruz. 10 yılda 60 arkadaşımızı kaybeden bir sektördeyiz.” diyen çalışanlar, belediye yetkililerine seslerini duyurmak istedi.

    BELEDİYE YETKİLİLERİ İLE GÖRÜŞTÜLER

    Kalabalık, protestolarda ısrar edince belediye yetkilisi Anne Souyris tarafından kabul edildi. Fransız kanalı BFMTV’ye açıklama yapan Souyris, çöp toplayıcıları ve kanalizasyon çalışanlarının onları daha iyi koruyan bir yönetmeliğe ihtiyaç duyduklarının farkında olduklarını söyledi. Souyris, grev hakkında önceden bilgisinin olmadığını, aksi takdirde işin bu raddeye gelmeden çözülmesi için çalışacağını ifade etti.

    PARİS SOKAKLARI ÇÖP DOLU

    Emeklilik karşıtı reforma tepkiler nedeniyle temizlik çalışanlarının mart ortasında greve gitmesiyle Paris’te binlerce ton çöp yığını oluşmuştu. Başkentte, birçok semtte cadde ve sokaklarda çöplerin uzun süre toplanmaması nedeniyle fareler “cirit atmaya” başlamıştı. Grevlerine kısa süreliğine ara veren çöp toplayıcıları 13 Nisan’dan itibaren Paris’te süresiz grev başlatacaklarını duyurmuştu.

    11. KEZ KİTLESEL GÖSTERİ DÜZENLENECEK

    Fransız Meclisinde oylama yapılmadan geçen emeklilik reformuna karşı ülke genelinde 11. kez kitlesel gösteriler düzenleniyor. Fransız basınındaki haberlere göre, hükümetin tartışmalı reformuna karşı ülke genelinde Rennes ve Nice’in yanı sıra farklı kentlerde 11. kez kitlesel gösteriler başlarken ülke genelinde eğitim, ulaşım ve enerji gibi sektörlerden çalışanlar greve gitti.

    Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, Twitter’dan yaptığı açıklamada, ülke genelindeki gösterilerde 11 bin 500 polis ve jandarmanın görevlendirildiğini belirtti. Fransız istihbaratı, gösterilere 600 bin ila 800 bin protestocunun katılacağını öngörüyor. Paris’teki gösterinin ise yerel saatle 14.00’te Invalides Meydanı’nda başlaması öngörülüyor. Vanves, Grenoble gibi ülkenin farklı kentlerinde reforma karşı çıkan liseliler de okullarının girişini kapattı. Öte yandan, Genel İş Sendikasının (CGT) enerji kolu, hükümeti harekete geçirmek için Rhone Valiliğinin elektriğini kestiğini açıkladı.

    Auvergne-Rhone-Alpes ve Rhone Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, sabah saatlerinde valiliğin bulunduğu mahallenin elektriğinin kesildiği doğrulandı. Açıklamada, CGT Energie tarafından üstlenilen bu eylemi kınayan valilik, gün içinde şikayette bulunacağını duyurdu.

    Kaynak: AA / Güncel