Blog

  • Alman sendikadan posta çalışanlarına ikaz grevi daveti

    Alman sendikadan posta çalışanlarına ikaz grevi daveti

    Almanya’nın en büyük sendikalarından Birleşmiş Hizmet Bölümü Sendikası (Ver.di), Alman Posta İdaresi’ni (Deutsche Post ve DHL) yüksek enflasyona karşı daha âlâ fiyata zorlamak için çalışanları 6 Şubat’tan itibaren 2 günlük ikinci ikaz grevine gitmeye çağırdı.

    Ver.di tarafından yapılan açıklamada, Alman Posta Yönetimi ile daha düzgün fiyat için kampanyanın bir kesimi olarak 19-20 Ocak’ta yapılan birinci ihtar grevinden sonra 6 Şubat’ta iki günlük bir greve gitme daveti yapıldığı belirtildi.

    Açıklamada, iş bırakmalara 6 Şubat Pazartesi günü Berlin, Rostock ve Münih’te ve 7 Şubat Salı günü de Dortmund, Hamburg, Saarbrücken, Polch (Koblenz), Nürnberg, Frankfurt/Main ve Stuttgart kentlerinde “grev mitingleri”nin eşlik edeceği bildirildi.

    Ver.di Lider Yardımcısı ve Başmüzakerecisi Andrea Kocsis, mevzuya ait değerlendirmesinde, grevin yeniden patronlara çok net bir ihtar sinyali olduğunu vurgulayarak, “Çalışanlar talepleri için çaba etmeye hazır ve artık güçlü bir maaş artışıyla sonuçlanacak bir müzakere tipi bekliyorlar.” sözünü kullandı.

    Sendika ne istiyor

    Ver.di sendikası, Deutsche Post AG alt maaş dilimlerinde yer alan yaklaşık 160 bin çalışan için yüzde 15’lik bir fiyat artışı talep ediyor.

    Bu maaş kümelerinde temel aylık maaş brüt olarak 2 bin 108 avro ile 3 bin 90 avro ortasında bulunurken, Ver.di, bu maaşlı çalışanların net gelirlerinin büyük bir kısmını besin ve güce harcamak zorunda oldukları için yüksek enflasyondan bilhassa etkilendiğinin altını çiziyor.

    Öte yandan bahse ait üçüncü tıp müzakerelerin 8-9 Şubat’ta yapılması bekleniyor.

    Deutsche Post AG çalışanları, ikinci tıp müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi nedeniyle Ver.di’nin davetinin akabinde 19-20 Ocak’ta iki günlük greve gitmişti.

    Deutsche Post DHL Kümesi, dünya çapında yaklaşık 590 bin kişiyi istihdam ediyor.

    Almanya’da 2022’de ortalama enflasyon yüzde 7,9’la 1951’den bu yana en yüksek düzeyini görmüştü.

  • ABB ve Emniyet’ten karla mücadele aracına evrak kontrolü yapıldığı iddiasına ilişkin açıklama

    ABB ve Emniyet’ten karla mücadele aracına evrak kontrolü yapıldığı iddiasına ilişkin açıklama

    Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü, yoğun kar yağışı sırasında, emniyet güçlerinin kar küreme aracını evrak sorgusu gerekçesiyle durdurduğu iddiasına ilişkin açıklama yaptı.

    “İLGİLİ PERSONEL GÖREVDEN ALINDI”

    ABB’den yapılan açıklamada, 3 Şubat Cuma akşamı yaşanan yoğun kar yağışı sırasında, Mamak Fen İşleri Şefliğinde görevli bir personelin kişisel hesabından yaptığı paylaşımda, “emniyet güçlerinin kar küreme aracını evrak sorma gerekçesiyle durdurduğu”nu iddia ettiği hatırlatıldı.

    Açıklamada, “Yapılan soruşturmada böyle bir hususun yaşanmadığı tespit edilmiş olup ilgili personel görevden alınmıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, tüm devlet kurumlarıyla uyum içerisinde çalışmaya devam edecektir.” ifadesi kullanıldı.

    EMNİYET’TEN AÇIKLAMA

    Ankara Emniyet Müdürlüğü de konuya ilişkin açılama yaptı. Emniyet, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    “Bazı sosyal medya hesapların, ilimizde etkili olan kar yağışı esnasında belediyen in karla mücadele aracına trafik ekiplerimiz tarafından evrak kontrolü yapıldığı yönünde provakatif paylaşımlarda bulunulmaktadır. Konu ABB Fen İşleri Daire Başkanlığının talebi üzerine ilimizde kar ve buzlanmanın yoğun olduğu bölgelerde karla mücadele araçlarının yönlendirilmesinden ibarettir. Paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu görüntüyü maksatlı bir şekilde çarpıtarak servis eden ve paylaşan kullanıcılar hakkında adli makamlara suç duyurusunda bulunulacaktır.”

    Kaynak: AA / Güncel
  • Twitter, Altın Onay Tikinin Fiyatını 1.000 Dolar Yapabilir

    Twitter, Altın Onay Tikinin Fiyatını 1.000 Dolar Yapabilir

    Bundan birkaç ay önce hayatımıza giren Twitter Blue sayesinde artık belirli bir miktarda ücret ödeyen herkes (bireysel veya kurumsal fark etmeksizin), kullanıcı adlarının yanında beliren mavi onay tikini satın alabiliyorlar.

    İşletmeler ve şirketler ise mavi tikten farklı olarak hesap isminin yanında bulunan altın renginde bir onay tiki alıyorlar. Şimdi iddia edildiğine göre Twitter, işletmelerin aldığı bu onay tikinin fiyatını bir hayli arttırmak istiyor.

    Altın onay tikinin ücreti aylık 1.000 dolar olabilir

    İşletmeler şu anda Twitter Blue özelliklerinden faydalanabilmek için ayda 8 dolar ödüyorlar ve otomatik olarak işletme oldukları onaylanıp altın onay tikine sahip oluyorlar. Eğer ortaya atılan söylenti doğru ise bundan sonra aylık 1.000 dolar ödemeye başlayacaklar.

    Söylenene göre 1.000 dolar ödemek istemeyen şirketler altın onay tikini kaybedecekler ve herkesin 8 dolar vererek alabileceği mavi onay tikine indirgenecekler. Ayrıca Twitter, işletmeye bağlı her hesaba rozet eklemek için aylık 50 dolar ekstra ücret eklemeyi de düşünüyor.

    Bu bilginin henüz resmi olarak Twitter tarafından doğrulanmadığını tekrardan ifade edelim. Ancak şu var ki, Elon Musk’ın son açıklamaları ve şirketin 12,5 milyar dolarlık borcu göz önüne alındığında bu iddia biraz daha anlam kazanıyor ancak her işletmeden 1.000 dolar almak da pek akıl kârı gibi gözükmüyor.

  • Nijerya’da teröristler yerel güvenlik güçlerini pusuya düşürdü, en az 41 kişi öldü

    Nijerya’da teröristler yerel güvenlik güçlerini pusuya düşürdü, en az 41 kişi öldü

    Nijerya‘nın Katsina Eyaleti Polis Sözcüsü Gambo İsah, yaptığı açıklamada, 2 Şubat’ta Bakori bölgesindeki yerel güvenlik güçlerinin teröristlere yönelik operasyon düzenlemek için Yargoje Ormanı’na gittiğini belirtti.

    BÖLGEYE GÜVENLİK GÜÇLERİ SEVK EDİLDİ

    İsah, “Ne yazık ki teröristler yerel güvenlik güçlerini pusuya düşürdü. Saldırıda en az 41 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.” dedi. Yaralıların hastaneye kaldırıldığını aktaran İsah, bölgeye güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını söyledi.

    “KANLI PUSUDA 84 KİŞİ ÖLDÜ” İDDİASI

    Öte yandan, ulusal basındaki haberlerde, saldırıda 84 kişinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Ülkede, 25 Şubat’ta yapılacak devlet başkanlığı seçimleri öncesi silahlı saldırıların artması dikkati çekiyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Peugeot E-Lion stratejisini açıkladı

    Peugeot E-Lion stratejisini açıkladı

    Peugeot, E-Lion Projesi kapsamında gerçekleştirdiği E-Lion Günü’nde markanın elektrikliye geçiş yolundaki iddialı hedeflerini ve stratejilerini açıkladı.

    E-Lion Projesi sadece elektrikliye geçişten ibaret değil, 5 temele dayalı, 360 derece bütünsel bir proje yaklaşımı olarak dikkat çekiyor. Bu kapsamda proje beş temel unsura dayanıyor. Bu unsurlar, (Ekosistem) STLA hedeflerine uygun ürün ve hizmet ekosistemi, (Deneyim) şarjdan bağlantıya kadar uçtan uca eksiksiz müşteri deneyimi, (Elektrik) 2025 yılına kadar tamamen batarya elektrikli ürün gamına sahip olma taahhüdü, (Verimlilik) performansı en üst seviyeye çıkarma ve kilo watt tüketimini en aza indirme hedefi (E-208 için 12,5 kWsa/100 km) ve (Çevre: ) 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefi olarak sıralanıyor.

    2 yıl içinde 5 yeni elektrikli araç

    Önümüzdeki 2 yıl boyunca 5 yeni Peugeot modelinin lansmanı gerçekleştirilecek. e-308 ile beraber Avrupa’nın ilk elektrikli station modeli e-308 SW, e-408, e-3008 ve e-5008, bu 5 modeli oluşturacak. Elektrikli 308 ve 308 SW, 115 kW (156 hp) güç üreten ve 400 km’nin üzerinde menzile (WLTP döngüsü) sahip yeni bir elektromotorla yollara çıkacak. Bu model, ortalama 12,7 kWsa enerji tüketimi ile öne çıkıyor.

    Yeni hibrit teknolojisi

    Peugeot, MHEV 48V ile yeni hibrit teknolojisini de tanıtıyor. Marka bu yıl, 208, 2008, 308, 3008, 5008 ve 408 modelleri ile bu alana giriş yapacak. Peugeot Hybrid 48V sistem; yeni nesil 100 hp veya 136 hp PureTech benzinli motor, elektromotor (21 kW) ve 6 vitesli elektrikli çift kavramalı şanzımandan (E-DCS6) oluşuyor. Sürüş sırasında şarj olan bir batarya sayesinde, bu teknoloji daha yüksek alt devir torku ve yakıt tüketiminde yüzde 15 azalma sağlıyor (3008 modelinde 126 gr CO2/km itibariyle). Böylece hibrit sistemle donatılan bir C segmenti SUV, şehir içi sürüşlerinde zamanın yüzde 50’sinden fazlasını sıfır emisyonlu, tamamen elektrik modunda geçirebiliyor. Aynı zamanda şehir içi sürüşlerinde sıfır emisyon modunda sürüş yapma olanağı da sağlanıyor.

    Yeni nesil C-SUV

    Peugeot e-3008, 2023’ün ikinci yarısında tanıtılacak, çift motor dahil olmak üzere 3 elektrikli güç-aktarma sistemiyle menzili 700 km’ye kadar ulaşacak. e-3008, ileri teknoloji ürünü STLA Orta Boy platformuyla pazara sunulan ilk otomobil olacak. Modelin hemen ardından e-5008 de tanıtılacak.

    Yeni BEV-by-design serisi

    Peugeot E-Lion Projesi’ndeki ürün tasarımı ve teknolojik yenilikler, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefinde çok önemli bir rol oynayacak. Markanın yeni BEV-by-design serisi, Stellantis teknoloji platformları tarafından desteklenecek ve gelecekteki tasarımların geliştirilmesi için heyecan verici bir temel sağlayacak. Yeni gövde orantıları aracın genel oranlarını yeniden tasarlamak için daha fazla esneklik ve özgürlük sağlayacak. Tamamen yeni bir tasarım diliyle yeni açılar yakalanacak. İç mekan ve işlevleri yeniden yorumlanarak yeni hacimler oluşturulacak. Araç kontrollerinde “Yeni Jestler” kullanılarak yeni dönemde yenilikler hayatımıza girecek. Örneğin; elektronik direksiyon, aracı kontrol etmenin tamamen yeni yollarını sağlayacak. Hypersquare ve 2026’dan itibaren pazara sunulacak olan tamamen yeni bir HMI ile yeni nesil akıllı i-Cockpit tasarımına olanak sağlanacak.

    STLA teknoloji çözümleri de kabin içi deneyimi kolaylaştırıyor. Otomobilin sinir merkezi STLA-Brain’in merkezi zekası, havadan (OTA) yüklenebilecek. STLA-Smartcockpit, kabin içinde ve kabin dışında dijital yaşamınızı tamamlayacak. STLA-Autodrive, otonom sürüşün geleceğini adlandıracak. Amazon ve Foxconn gibi dünyanın önde gelen oyuncularıyla yapılan iş birlikleri, yeni teknolojinin her zaman harika bir deneyim olarak sunulmasını sağlıyor.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Peugeot Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Müşterilerimiz elektrikli bir Peugeot kullandığında, yine de her şeyden önce bir Peugeot kullanmış olurlar. Bu benzersiz deneyim her zaman önceliğimiz olacak” dedi.

    Devam eden girişimler, kaynak bulma ve tedarik zinciri stratejilerinden otomobilin genel bileşimine ve yapısına, kullanılan malzemelere kadar uzanıyor. Örneğin siyah ve kromun yerini ışık ve cam alıyor, hafif koltuklar, alaşım jantlar da dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına odaklanılıyor, küresel yaşam döngüsü stratejisi ile yeni nesil ürünler tasarlanıyor.

    Küresel Yaşam Döngüsü

    Gelecekte, bir batarya elektrikli otomobilin ömrü 20 ila 25 yıl olacak. Bugün ise bir içten yanmalı otomobilin ömrü yaklaşık 15 yıl. Bu uzatılmış yaşam döngüsü, tasarımcılar için yaşam süresi boyunca ürünlerle yeni etkileşimler hayal etmek için harika bir fırsat. “Yaşam Döngüsü Tasarımı” yaklaşımının 4 aşaması bulunuyor:

    Kullanım ömrü: Stellantis platformu ve uygulamaları temel alınarak 25 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış mimari.

    Yenileme: Geri dönüştürülmüş parçaların kullanımı dahil önemli parçaları yenileme ve geri dönüştürme.

    Güncelleme: Araç her el değiştirdiğinde yeni gibi görünmesini sağlamak için, aracın önemli, döşeme ve trim gibi “aşınan” parçalarını, Inception Concept örneğinde olduğu gibi yenileme.

    Talebe bağlı olarak: Otomobilin çekiciliğini korumak için HMI, aydınlatma ve diğer yazılımla çalışan bileşenlerin akıllı telefonlardaki gibi düzenli aralıklarla kablosuz olarak yenilenmesi.

    Konuyla ilgili açıklamalar yapan Peugeot Tasarım Müdürü Matthias Hossann; “Artık ikinci el otomobil olmadığını hayal edin. Bunun yerine, ihtiyaçlarınıza göre, istediğiniz zaman güncelleyebileceğiniz veya yükseltebileceğiniz, yeni ve kişiselleştirilmiş otomobiller olacak. Ömrü boyunca değerini koruyan, her zaman güncel kalan bir ürün” değerlendirmesine bulundu.

    Ağırlık azaltma (Daha ince koltuklar, havalı kapitone kumaşlar…)

    • Atık azaltma (Kalıplanmış kumaşlar)

    • Kaynakları azaltma (Hammadde iyileştirmesi, alaşım ve krom olmayan…)

    • Enerji kullanımı azaltma (Elektrik verimliliği)

    Peugeot Ürün Müdürü Jerome Micheron ise konuyla ilgili olarak; “Bu gelişmeler, çevreye daha saygılı yeni bir çağın habercisi ve müşterilerimize Peugeot olarak ‘Göz Alıcılığın Gücü’nü gösteren benzersiz yenilikler sunmamızı sağlıyor” dedi.

    Her elektrikli araç deneyimi, markanın üç değeriyle uyum hale getiriliyor:

    • Kedi duruşu ve 3 pençeli ışık imzası ile “Göz Alıcı” tasarım, PEUGEOT tasarımının ayırt edici özelliği.

    • Elektrikliye geçiş ve i-Cockpit’in üstün kullanım özellikleriyle sezgisel sürüş keyfi “Duygu”su daha da güçleniyor.

    • Elektrikli araç ürün gamında kalite, verimlilik ve teknoloji ile “Mükemmellik”.

    Sürüş öncesinde, sürüş esnasında ve sonrasında gelişmiş müşteri deneyimi için her şey yalın hale getiriliyor

    • Kolay şarj: Free2Move e-Solutions ve uçtan uca hizmet çözümü ile evde şarj, ev tipi Wallbox ile çözümleniyor. e-Solutions kartı aracılığıyla Avrupa’nın en geniş şarj ağına (350 bin istasyon) erişim sayesinde yolda da şarj edilebiliyor. “Dokun ve git” RFID kartı, birden fazla enerji dağıtıcısını kapsıyor ve hatta kullanıma hazır kredi ile ön yükleme de yapılabiliyor.

    • Kolay planlama: “Peugeot Trip Planner” uygulaması, yolculuk boyunca şarj edilecek en iyi yerin planlanmasına yardımcı oluyor. Geleceğe yönelik çözümler, müşterilerin şarj esnasında geçirdikleri süreyi optimize etmek için şarj noktalarının yakınında özel yiyecek, alışveriş ve aktivite alanlarını içeriyor.

    Yaşam maliyeti ve enflasyonla birlikte, elektrikli araç deneyimini erişilebilir kılma hedefi

    Peugeot Pazarlama ve İletişim Müdürü Phil York elektrikli araçlarla ilgili şunları söyledi; “Elektrikli araca sahip olma ile ilgili yaklaşım, elektrikli araçların genel ilkelerinin ötesine ve kişisel lojistiğe dönüşüyor. Müşterilerimizin gereksinimlerini ilham verici, basit ve erişilebilir çözümlerle karşıladığımızı görmek beni heyecanlandırıyor. Peugeot olarak ilgili beklentilere tam olarak cevap veriyoruz.”

    Net 0 karbon hedefleri için planlama

    Peugeot, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefini yerine getirme yolunda ilerliyor. Küresel ısınma potansiyelini 2030 yılına kadar dünya genelinde yüzde 60 ve Avrupa’da da yüzde 70 oranında azaltmayı öngörüyor. Net 0 karbon planı, ürün tasarımı ve imalatında kullanılan malzemeler, kullanılan enerji, ürünleri döngüsel ekonomi yaklaşımına dahil etme aşamalarından oluşuyor.

    Toplumdaki Döngüsel Ekonomi, malzemeler ve mallar için “al, yap, at” yaklaşımından döngüsel bir yaklaşıma geçmeli. Stellantis, “Döngüsel Ekonomi”yi; araçları daha uzun süre dayanacak şekilde tasarlamaktan, geri dönüştürülmüş malzeme kullanım yoğunluğuna ve ayrıca otomobilleri ve parçaları tamir etme, yeniden üretme, yeniden kullanma ve geri dönüştürme (4R stratejisi) olarak ele alıyor. Buna ek olarak, araçları ve parçaları yenileme ve araçları batarya elektrikliye dönüştürmek için “retrofit” programları ile ömrünü uzatmak ve tasarlamak üzere 6R stratejisi ile yaklaşıyor. Stellantis yetkili servileri, parça kataloglarında “yeniden üretilen” parçaları görebiliyor ve bunları müşterilere uygun fiyatlı sürdürülebilir parça olarak sunabiliyor. Hem ticari hem de bireysel müşteriler, Stellantis’in B-Parts adındaki e-ticaret platformunda (Şu anda 155 ülkede 5,2 milyon parçayla mevcut) “yeniden kullanım” sürecini görebiliyor. Bunun dışında müşteriler CE fabrikalarında SUSTAINera etiketi görülmeye başlanacak. Bu etiket, parça kutularında zaten kullanılıyor ve araçlarda da uygulanacak. Müşteriler bu etiketi gördüklerinde, o parçanın üretiminde geri dönüştürülmüş içerik içermeyen eşdeğer parçaya kıyasla %80’e kadar daha az hammadde ve yüzde 50’ye kadar daha az enerji kullanıldığından emin olabiliyor.

    Son olarak düşüncelerini paylaşan Peugeot CEO’su Linda Jackson ise; “Net 0 karbon sadece üç kelimelik bir ifade değil. Bir zihniyet ve bir yaklaşım meselesi. Organizasyonlar kadar bireyler olarak hepimizin benimsemesi gereken bir yaklaşım. Aynı şekilde E-LION Projesi de bir strateji ve sunum destesi değil. Bu proje, gerek bizler, gerekse de gelecek nesiller kritik öneme sahip. Bu nedenle gerçekleştirmeye kendimizi adamış durumdayız” dedi.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Honda’nın hidrojen çalışmaları hız kazandı

    Honda’nın hidrojen çalışmaları hız kazandı

    Mühendislik çalışmaları ile tüm insanlık için daha yaşanabilir bir dünyayı hedefleyen Honda, hidrojenin kullanımına yönelik yaşanan gelişmeleri ve planlarını duyurdu.

    Honda, 2050 yılına kadar tüm ürünlerinde ve kurumsal faaliyetlerinde karbon nötr hale gelmeyi hedefliyor. Tüm faaliyetleri kapsayan bu hedef doğrultusunda Honda, girişimlerinde elektrikle birlikte hidrojeni yüksek potansiyelli enerji taşıyıcılarından biri olarak konumlandırıyor. Honda, hidrojen teknolojisinin temeli olan yakıt hücresi sisteminin uygulamalarını, ürettiği hidrojen yakıtlı otomobillerin (FCEV) yanı sıra farklı uygulama alanlarında da genişleterek karbon salımını düşürmeyi planlıyor.

    Hidrojen yakıt hücreli sistemin gelişimi

    Honda, karbon nötr bir toplumun gerçekleştirilmesine yönelik hidrojenin potansiyeline odaklanan ilk şirketlerden biri olmasıyla öne çıkarken; yaklaşık 30 yıldır hidrojen teknolojileri ile FCEV’lerin araştırma ve geliştirme çalışmalarını yürütüyor. Honda, 2013 yılında beri yeni nesil yakıt hücresi sisteminin geliştirilmesi konusunda General Motors ile ortak çalışıyor. Bu kapsamda Honda, 2024 yılında Kuzey Amerika ve Japonya‘da GM ile ortaklaşa geliştirilen yeni nesil yakıt hücresi sistemine sahip bir FCEV modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. İki şirketin bilgi birikimi, teknolojik bilgisi ve ölçek ekonomisinin katkısı ile Honda‘nın 2019 yılında ürettiği Clarity yakıt hücresinin maliyetinin üçte birine düşürülmesi ile ortaya çıkan bütçe, modelin diğer özelliklerindeki iyileştirmelerde kullanıldı. Bu gelişmeler ışığından gelecek vizyonunu da şekillendiren Honda, gelişmiş yakıt hücreli araçların kullanımının popülerliğini göz önünde bulundurarak gelecekteki yakıt hücresi teknolojilerine odaklandı. Honda, yakıt hücresi sisteminin geleneksel dizel motorlarla aynı düzeyde olmasını sağlayacak kullanılabilirliği ve toplam maliyeti hayata geçirmek için çalışmalarına devam ediyor.

    Diğer yandan Honda, geliştirdiği hidrojen teknolojilerinin kullanılabileceği başka bir potansiyel alan olan uzayda da iş birliklerine imza atıyor. Honda, Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile ortak araştırma ve geliştirme çalışmalarını duyurdu. Bu kapsamda 2022 yılında Honda ile JAXA arasında uzaydaki yaşam alanlarında elektrik sağlamak üzere tasarlanan “dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi” ile ilgili bir araştırma ve geliştirme sözleşmesi imzalandı.

    Hidrojen yakıt hücreli ürünlerin satışı ve kapsamı

    Honda, sıfır karbon hedefi kapsamında odaklandığı hidrojen teknolojilerini hayata geçirerek 2020’lerin ortalarında yeni nesil yakıt hücresi sistemi modüllerinin satışına başlamayı planlıyor. Honda, ilk satış planını yılda 2 bin adet olarak öngörürken; 2030’da 60 bin adede ve 2030’ların ikinci yarısında yılda birkaç yüz bin adede çıkararak satışları kademeli olarak artıracak.

    Enerjiyi yüksek yoğunlukta depolayabilen ve taşıyabilen, depoyu hızlı bir şekilde doldurabilen hidrojenin, bu özelliklerinden dolayı, yakıt hücresi sistemini yoğun olarak kullanan büyük boyutlu mobilite ürünleri ve büyük ölçekli araçlar için bir güç kaynağı olarak etkili olması bekleniyor. Bu özelliklere ve güçlü yönlere bağlı olarak Honda, hidrojen çalışmalarının ilk aşaması için yakıt hücresi sistemi uygulamalarına yönelik dört temel alan belirledi. Honda, yakıt hücresi sistemini müşterilerin ürünlerine uyarlama çalışmalarının yanı sıra aynı zamanda satış sonrası bakım ve istikrarlı bir hidrojen tedariki gibi operasyonel destek de sunacak.

    Hidrojen Yakıt Hücreli Elektrikli Araçlar (FCEV)

    Honda, tamamen yeni FCEV modelinin satışına 2024 yılında Kuzey Amerika ve Japonya’da başlamayı planlıyor. Bu model, geçen yıl Kuzey Amerika’da tanıtılan CR-V’yi temel alacak ve yeni nesil yakıt hücresi sistemi ile donatılacak. Kısa sürede dolan yakıtı ile uzun mesafeli sürüş sağlayan FCEV’lerin avantajlarına ek olarak model, evde şarj edilebilen EV’lerin rahatlığını sunan bir eklenti işlevine sahip olacak.

    Ticari araçlar

    Honda, Japonya’da 31 Mart 2024’tan önce Isuzu Motors ile ortaklaşa araştırılan bir prototip yakıt hücreli ağır hizmet kamyonunun tanıtım testlerine kamusal yollarda başlamayı planlıyor. Ayrıca Honda, 2023’ün ocak ayında Çin’in Hubei eyaletinde Dongfeng Motor Group ile iş birliği kapsamında yeni nesil yakıt hücresi sistemli ticari kamyonların test sürüşlerine başladı.

    Elektrik santralleri

    Honda, ileriki yıllarda artan enerji ihtiyacı için temiz ve sessiz bir yedek güç kaynağı olarak yakıt hücresi sistemlerinin uygulanmasını öneriyor. Bu konuda ilk adım olarak American Honda Motor, ABD California’da bulunan kurumsal kampüsüne Honda Clarity Fuel Cell araçlarındaki yakıt hücresi sistemlerini yeniden kullanan yaklaşık 500kW kapasiteli sabit bir yakıt hücresi elektrik santrali kurdu. İstasyonun kampüsün veri merkezi için yedek güç kaynağı olarak işletimi bu ayın sonlarında başlayacak. Bu testin ardından Honda, sabit yakıt hücresi elektrik santrali teknolojilerini dünya genelindeki Honda fabrikalarına ve veri merkezlerine uygulamaya başlayacak.

    İnşaat makineleri

    Honda, yakıt hücresi sistemini ilk olarak inşaat makineleri pazarının büyük bir bölümünü oluşturan ekskavatörlere ve tekerlekli yükleyicilere uygulamak için çalışmalara başlayacak. Bu konunun hayata geçirilmesi için Honda ayrıca inşaat sektörü dernekleri ve ilgili taraflarla birlikte çalışacak.

    Hidrojen ekosistemlerinin kurulmasına yönelik girişimler

    Yakıt hücresi sistemlerinin yaygın olarak kullanılmasını sağlamak için hidrojen tedarikini içeren hidrojen ekosistemlerinin oluşturulmasının kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Honda, Japonya Hidrojen İstasyonu Ağı Ortak Şirketi’ne (Japan H2 Mobility/JHyM) katılarak Japonya’da Shell ve FirstElement Fuel gibi hidrojen istasyonu işletmeleri ile Kuzey Amerika’da hidrojen istasyonu ağlarının genişletilmesini destekliyor. Japonya’da, Marubeni Corporation ve Iwatani Corporation ile birlikte bir hidrojen ekosisteminin kurulması için çalışan Honda, Avrupa’da da yenilenebilir enerji ve hidrojeni birleştiren bir enerji ekosisteminin tanıtım testini yapmayı planlıyor. Mühendislik çalışmaları ile daha yaşanabilir bir dünyayı hedefleyen Honda, hidrojen ekosistemlerinin kurulmasında aktif rol almayı, ulusal ve yerel yönetimler tarafından düzenlenen projelere proaktif olarak katılmayı, bu girişimler aracılığıyla hidrojen alanındaki yeni şirketlerle ortaklıklar kurmak için çalışmalar yapmayı planlıyor.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Opel’e 2022’de ödül yağdı

    Opel’e 2022’de ödül yağdı

    Opel, 2022 yılında aldığı ödüllerle adından söz ettirirken, hemen hemen her modeli en az bir ödül alma başarısı gösteren marka, 2023 yılında da aynı başarıya ulaşmayı hedefliyor.

    2022 yılında kazanılan ödüllerle ilgili açıklamada bulunan Opel CEO’su Florian Huettl, “Heyecan verici, günlük kullanıma uygun ve hepsinden önemlisi elektrikli. Tüm bunlar aslında günümüzde Opel için olağan şeyler” derken, sözlerine şöyle devam etti, “Yeni Astra, Grandland veya Mokka gibi modellerle ve geleceğe hazır ulaşım çözümleriyle insanlara ilham veriyoruz. Bu başarı ancak örnek bir ekip performansı ile gerçekleşebilirdi. Bu başarı hem uzmanlar hem de müşteriler tarafından çok sayıda ödülle onaylandı. Bunun için teşekkür ederim” dedi.

    Türkiye ve Avrupa’da kazanılan prestijli ödüller

    Opel, 2022’nin başında Türkiye’de “Yılın En İtibarlı Binek Otomobil Markası” “The One” Ödülü’nü aldı. Heyecan verici, yenilikçi ve detaylarda özenli Opel Corsa, 40 yılı aşkın bir süredir oldukça popüler. Küçük sınıfın en çok satan modeli geçen sene İngiliz pazarında birkaç ödül aldı. Fleet World tarafından “En İyi Filo Süper Minisi” seçildi. Ayrıca Carbuyer tarafından tüm sınıflarda “Yılın İkinci El Küçük Otomobili” ve “2023 Yılının İkinci El Otomobili” ödüllerini de aldı. Opel Mokka, Letonya’da “2022 Yılının Otomobili” ve İrlanda’da “2022 İrlanda’da Yılının Küçük SUV’si” seçildi. Ayrıca batarya elektrikli Mokka-e ile İngiltere’de “Erin Baker Ödülü”nü aldı.

    Yeni Astra “Altın Direksiyon Ödülü’nün” sahibi oldu

    Sonbaharda Opel bir başka büyük onur daha yaşadı. Yeni Astra “2022 Altın Direksiyon Ödülü’nü” aldı. Çekici tasarımı, üstün teknolojileri ve ilk kez bir şarj edilebilir elektrikli hibrit versiyonuyla, kompakt sınıfın Rüsselsheim’li yeni üyesi, Auto Bild ve Bild am Sonntag okuyucularının yanı sıra uzman jüriyi de hem beş kapılı hatchback hem de bir Sports Tourer station versiyonuyla ikna etti. En çok satan modelin en güncel nesli, zorlu rakiplerini geride bırakarak “50 bin Euro’ya kadar En İyi Otomobil” seçilerek otomotiv endüstrisindeki en prestijli ödüllerden birini kazandı.

    Opel böylece, olağanüstü bir başarı serisini tamamlamış oldu. 2020 yılında Opel Corsa-e ve 2021 yılında Opel Mokka-e ile Opel, Altın Direksiyon ödülünü daha önce iki kere almıştı. Ancak, gerçek bir “şampiyon” olarak, yeni Astra ödüle doymuyor. “Alman Otomobil Ödülleri”nin bağımsız GCOTY jürisi, Astra’yı “2023 Yılının Alman Kompakt Otomobili” seçti. Ayrıca Astra station wagon gövde tipi olan Astra Sports Tourer “Yılın Aile Otomobili” ödülüne layık görüldü.

    Bunun dışında, Opel Rocks-e, kentsel ulaşıma yönelik tamamen yeni, tamamen farklı ve tamamen elektrikli yaklaşımıyla tüketicinin kalbini kazandı. İki kişilik yenilikçi hafif motorlu araç, olağanüstü tarzıyla segmentine yeni bir soluk getirdi. Auto Motor und Sport okuyucuları Rocks-e’yi “Mini Otomobil” kategorisinde ezici bir üstünlükle “2022’nin En İyi Tasarım Yeniliği” olarak seçti.

    Opel’in büyük modelleri de markanın koleksiyonuna yeni ödüller ekledi. Auto Bild ve Computer Bild okuyucuları geçtiğimiz günlerde oylarını kullandılar ve Opel Zafira-e Life üzerine geliştirilen elektrikli karavan Crosscamp Flex’e “2022 Bağlantılı Otomobil Ödülü”nü verdiler. Ayrıca, “2021 Yılının Uluslararası Vanı” seçilen en çok satan batarya elektrikli Opel Vivaro-e “2022 İrlanda’da Yılın Vanı” unvanını da aldı. Diğer yandan yenilikçi Opel Vivaro-e Hydrogen ise Almanya’da “40. KS Enerji ve Çevre Ödülü”nü aldı.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • 75. yıla özel: Porsche Vision 357

    75. yıla özel: Porsche Vision 357

    Porsche 75. yılını Porsche Vision 357 ile kutluyor.

    Bu özle model 1948 yılında üretilen Porsche 356’nın mirasını günümüze taşıyor ve gelecekteki tasarım felsefesini ortaya koyuyor.

    Ferry Porsche’nin spor otomobil hayalini gerçekleştirmek amacıyla 1948 yılında, ekibiyle birlikte, Porsche 356 No. 1 Roadster’ı üretmesinin ve efsanevi Porsche markasının temellerinin atılmasının üzerinden tam 75 yıl geçti.

    Kutlamalara Vision 357’nin gösterimiyle başlanıyor

    Porsche’nin 75 yılının tutkuyu ve hayalleri temsil ettiğini söyleyen Porsche AG Yönetim Kurulu Başkanı Oliver Blume, “75. yılımızı hayallerden ilham alan insanlarla kutluyoruz” dedi. Kutlamalar 27 Ocak günü Berlin’deki DRIVE Volkswagen Group Forum’da açılacak ve 10 Eylül 2023 tarihine kadar devam edecek olan ‘Driven by Dreams. Porsche spor otomobillerin 75 yılı’ başlıklı özel sergiyle başlayacak. Ziyaretçiler, Porsche’nin başarı öyküsünü oluşturan vizyon ve girişimlere yakından bakma fırsatı yakalayacaklar.

    Driven by Dreams ifadesi markanın özünü tanımlıyor. Ayrıca, bu slogan, Porsche’nin arkasındaki insanların her gün dünyanın dört bir yanındaki müşterilerin hayallerini gerçekleştirmek için çalışırken benimsedikleri yaklaşımın da bir yansıması niteliğinde. Blume, “Mirasımızla gurur duyuyoruz. Bu miras, başarılı bir geleceğin temeli. Mirasımızı yenilik ve ilerleme ile ilişkilendiriyor ve benzersiz Porsche hikayesine sürekli olarak olağanüstü yeni anlar ekliyoruz” dedi.

    Porsche Vision 357

    Porsche’nin 75. yılına özel olarak üretilen ve 356’ya saygı duruşu niteliğindeki Porsche Vision 357 de ilk defa Berlin’de sergileniyor. Style Porsche ekibi, Porsche Vision 357 ile geçmişi günümüze taşıyor ve geleceğe ait tasarım felsefesinin ipuçlarını sergiliyor: Bunun en çarpıcı örneği ise geleceğe işaret eden, hem ilerici hem de vizyoner ışık imzasındaki geliştirme. Temel konsept, gelenek ve yenilik arasındaki etkileşimi yansıtıyor.

    Style Porsche Başkan Yardımcısı Michael Mauer, “Porsche Vision 357 ile çok özel bir doğum günü hediyesi yarattık. Bu otomobil, bizim 365’te temellenen tasarım DNA’mızın ne denli önemli olduğunun altını çiziyor. Bu çalışma geçmişi, bugünü ve geleceği tutarlı bir şekilde bir araya getirmeye yönelik bir girişim. Otomobilin oranları tarihi modeli anımsatırken, detaylar geleceğe bakışımızı sergiliyor” diye konuştu. 368 kW (500 PS) gücündeki 718 Cayman GT4 RS platformu üzerine inşa edilen Porsche Vision 357, olağanüstü spor otomobil performansını temsil ediyor.

    Yaratıcı özgürlük önemli

    Tasarım, en başından beri Porsche efsanesinin temel bir bileşeni oldu. Vizyoner çalışmalar ve konsept otomobiller, kusursuz ve yenilikçi tasarımın temelini oluşturuyor. Gelecek hakkında yaratıcı bir şekilde düşünmenin, Style Porsche’nin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyleyen Mauer “Konsept çalışmaları, yarının tasarımını besleyen bir fikir havuzu niteliğinde. Mobilitenin geleceğine doğru sürekli bir kavramsal yolculuk halindeyiz. Markanın tarihi bize her daim ilham veriyor. Geleneğimizi geleceğin konsept otomobiliyle anmak, gözüktüğü kadar paradoksal değil. Yaratıcı özgürlük de önemli: Tutarlı tasarım felsefemizi yenilikçi ve daha önce denenmemiş şekillerde hayal etmemizi sağlayan değerli fikirler ancak bu sayede ortaya çıkabilir.”

    Porsche’den 75. yıla özel etkinlikler

    Porsche, yıldönümü kutlamalarına Stuttgart’ın hemen dışındaki Retro Classics’te devam edecek. Klasik otomobil kültürünün önde gelen fuarı, 23-26 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek. 9 Haziran günü Zuffenhausen, Stuttgart’taki Porsche Müzesi’nde kapsamlı bir özel sergi açılacak. Porsche Almanya, 10 ve 11 Haziran günlerinde Hockenheimring’deki ‘Düşler Festivali’nde yıldönümünü ön plana çıkaran etkinlikler düzenleyecek. Spor otomobil üreticisi, buradaki Porsche Deneyim Merkezi’nde markanın geçmişini, bugününü ve geleceğini sergileyecek. Porsche meraklıları, Porsche kulübü üyeleri, otomobil toplulukları ve her yaştan hayranlar ve müşteriler için araç sergileri, ‘Rüya Sohbetleri’, canlı performanslar, çeşitli temalarda deneyimler ve daha birçok önemli ve büyüleyici deneyim sunulacak. Küçük ziyaretçiler ‘Çocuk Dünyası’ alanında özel etkinlikler yapılacak. ‘Düşler Festivali’nde ayrıca özel olarak ayrılmış bir ‘karavan’ alanıyla konaklama seçenekleri de sunulacak. Motor sporları da etkinliklerde önemli bir rol oynayacak: Canlı yayınlanacak Le Mans 24 Saat Yarışlarına ek olarak, Porsche Carrera Cup Deutschland, Porsche Carrera Cup Benelux ve ADAC GT Masters da katılımcılarla buluşacak.

    Dünya çapında roadshow ve sergiler

    ‘Porsche Spor Otomobillerinin 75 Yılı’nın başarı öyküsü, Los Angeles’taki Petersen Otomotiv Müzesi’nde, Grossglockner’da bulunan dünyanın en yüksek rakımlı otomobil sergisinde ve Lucerne’deki İsviçre Ulaşım Müzesi’nde de kutlanacak. Ayrıca, ‘Driven by Dreams’ sergi materyalleri, yıldönümü için özel olarak tasarlanan bir ‘Heritage Truck’ ile Avrupa ve ABD’de 60’tan fazla noktaya götürülecek. Dünya çapındaki etkinlikler, 28 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında Kaliforniya’da düzenlenecek olan ‘Rennsport Reunion’ otomobil festivalinde son bulacak.

    911’in 60, Le Mans’ın 100 yılı

    Porsche Spor Otomobillerinin 75 yılı kapsamında kutlanacak iki büyük yıldönümü daha var: 911’in 60., Le Mans 24 Saat Yarışlarının 100 yılı. 911, Eylül 1963’te Uluslararası Otomobil Fuarı’nda (IAA) tanıtıldığı günden bu yana göz kamaştırdı ve ikonik tasarımı ve eşsiz sürüş deneyimiyle dünyanın dört bir yanındaki spor otomobil hayranlarının ortak hafızasında yer etti. Dünyanın en ünlü dayanıklılık yarışının organizatörlerinin de kutlama yapmak için sebepleri var: 10 ve 11 Haziran’da Sarthe’de Le Mans 24 Saat Yarışlarının yüzüncü yıldönümünü kutlayacaklar. Her spor otomobil üreticisi Circuit des 24 Heures du Mans’da başarılı olmanın hayalini kurar. Porsche’nin de bu Fransız dayanıklılık klasiği ile özellikle yakın bir ilişkisi var: Marka, Le Mans’ın en başarılı markası olmanın yanı sıra 1951 yılından bu yana 24 saatlik yarışta kesintisiz temsil edilen tek katılımcı. Bu süre zarfında şirket 110 sınıf zaferi ve 19 genel zafere imza attı.

    >

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Skoda Enyaq RS iV’den buz üzerinde iki dünya rekoru

    Skoda Enyaq RS iV’den buz üzerinde iki dünya rekoru

    Skoda, tam elektrikli performans modeli Enyaq RS iV SUV ile buz üzerinde iki dünya rekoru kırmayı başardı.

    Marka, Enyaq RS iV SUV ile araç kategorisinde “Buz Üzerinde Aralıksız En Uzun Drift” ve “Bir Elektrikli Araç ile Buz Üzerinde Aralıksız En Uzun Drift” rekorlarını kırdı. Guinness Dünya Rekorları tarafından onaylanan bu denemeler, otomobil yazarı Richard Meaden tarafından, İsveç’in Östersund yakınlarındaki donmuş Stortjärnen gölünde 188.496 metrelik dairesel bir çevreye sahip pistte gerçekleştirildi.

    Skoda’nın Stortjärnen gölünde kırdığı ilk rekor, Buz Üzerinde Aralıksız En Uzun Drift oldu. Škoda Enyaq RS iV SUV ile 15 dakikadan daha uzun süre ve 7.351 km boyunca kontrollü kaymalar gerçekleştirildi. Meaden’in daha önceki rekoru 2022 yılında 6.231 km ile gelmişti. Kırılan ilk rekorun ardından Skoda Enyaq RS iV SUV ile elektrikli araç kategorisinde Buz Üzerinde Aralıksız En Uzun rekoru elde edildi.

    Guinness Dünya Rekorları hakeminin ve uluslararası drift jürisi David Kalas gözetiminde, farklı lastik denemelerinin ardından dördüncü günde rekor kırıldı. Mükemmel drifti ulaşmak için beş gün boyunca sıfırın altınca sıcaklıklarda toplam 18 saatlik drift yapıldı.

    Enyaq RS iV elektrikli SUV ise, zorlu koşullar altında yüksek performansı ve dayanıklılığıyla 15 dakika ve 58 saniyelik rekor sürüşünde 38 drift turu tamamladı. Maksimum 48.69 km/s hıza çıkan araç en yavaş noktada 31.64 km/s hız elde etti. Rekor için kullanılan standart üretim aracında 20 inç jantlara yeri verildi. Daha iyi çekiş ve direksiyon tepkileri için önde 5 mm’lik 600 stud çivisi ve arkada 2 mm’lik 300 stud çivisi kullanıldı.

    Bu başarıyla birlikte Skoda tam elektrikli araçların yeni bir performans kapısı araladığını kanıtlarken, otomobillerinin dayanıklığının ve kontrol kabiliyetinin de altını çizdi.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Moto Guzzi V100 Mandello Türkiye’de!

    Moto Guzzi V100 Mandello Türkiye’de!

    Doğan Trend Otomotiv’in distribütörlüğünü üstlendiği, 2021’de 100. yaşını kutlayan İtalyan Moto Guzzi, yeni model serisi V100 Mandello’yu satışa sundu.

    Türkiye‘de 409 bin 900 TL’den başlayan lansmana özel fiyatlarla satışa sunulan Moto Guzzi Mandello Serisi’nde V100 ve V100 S seçenekleri, üst segmentteki motosiklet tutkunlarına hitap ediyor. Moto Guzzi; konfor, ileri teknoloji ve saf sürüş keyfi sunan V100 Mandello ile motosiklette inovasyonun geleceğe açılan kapılarını aralıyor. Pek çok ilki ve eni barındıran V100 Mandello Serisi, adaptif aerodinamik özelliklere sahip, tasarımında hareketli kanatları barındıran ilk 2 tekerlekli motosiklet ünvanına ek olarak motosiklet sektöründe elektronik ayarlanabilir ön cama sahip tek roadster. V100 Mandello ayrıca gelmiş geçmiş en kapsamlı donanımları barındıran Moto Guzzi modeli olmasıyla da dikkatleri çekiyor.

    Doğan Trend Otomotiv Motosikletten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Acar & Doğan Trend Otomotiv CEO’su Kağan Dağtekin

    Türkiye motosiklet pazarının satışı en zor bölgesi olan 750 – 1300 cc Touring sınıfında lider konumdayız”

    Moto Guzzi V100 Mandello lansmanında, temsil ettikleri İtalyan markaya dair bir değerlendirmede bulunan Doğan Trend Otomotiv Motosikletten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Acar; “2022 yılında 40 adet Moto Guzzi satışı gerçekleştirerek 750 – 1300 cc Touring motosiklet pazarından yüzde 6 pazar payı elde ettik. Aprilia ve Suzuki gibi diğer temsil ettiğimiz markaları da dahil ettiğimizde, Türkiye motosiklet pazarının satışı en zor bölgesinde lider konumdayız. 2023’de 230 adetlik hedefimiz ile Moto Guzzi’de satışlarımızı altı katına çıkararak, hem markamızın hem de Doğan Trend’in payını artırırken, 750 cc ve üstü pazarın da gelişmesine katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. Oldukça butik bir alan olan bu premium segmentte, 2025 yılında Moto Guzzi’yi 500’lü adetlere taşımak istiyoruz” dedi.

    Yeni Moto Guzzi modeliyle ilgili olarak değerlendirmelerde de bulunan Doğan Trend Otomotiv Motosikletten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Acar; “2021’de 100. yaşına adım atarak motosiklet dünyasındaki öncü kimliğini sürdüren Moto Guzzi, V100 Mandello ile bir kez daha yapılmayanları yaparak müşterilerimize yeniliklerle dolu bir model hazırladı. V100 ve V100 S Mandello, tasarımında hareketli kanatları barındıran ilk 2 tekerlekli motosiklet, elektronik ayarlanabilir ön cama sahip tek roadster ve markanın su soğutmalı ilk motosikleti olmasıyla enleri ve ilki yaşatıyor. Motosiklet kullanmayı bir yaşam tarzı olarak gören, yeri geldiğinde sadece motosiklet kullanmak için yola çıkan sürücüler için muhteşem donanımların bir araya getirildiği Moto Guzzi V100 Mandello Serisi, efsanevi 90 derecelik V-Twin motora eklenen teknolojik gelişmelerle gelecekteki modellere ışık tutuyor. Rüzgar tünelinde şekillendirilen yüksekliği ayarlanabilen ön camı ve hareketli kanatlarla tüm motosiklet sektörünü peşinden sürüklerken, kullanıcılar için de yepyeni bir deneyimin kapılarını aralıyor” dedi.

    Geleneksel şaftlı aktarma ilk defa su soğutmasıyla birleşiyor

    Şaftlı aktarımıyla Moto Guzzi geleneklerine bağlılığını gösteren seri, markanın ilk su soğutmalı motosikleti olmasıyla da önemli bir konuma yerleşiyor. 6 yönlü IMU özelliğinin (Virajlarda veya eğimli yüzeylerde hareketleri ölçen sensörleri barındıran, sürüşü destekleyen bir sistem) kullanıldığı ilk Moto Guzzi olması, çekiş kontrol sistemi ve yalnızca V100 S Mandello’daki yukarı ve aşağı yönde çalışan QuickShifter, MIA ve Ohlins EC 2.0 süspansiyonlarıyla teknolojiyle sürüş yeteneğinizi artırmanıza imkan veriyor. V100 Mandello’nun dengeli şasi tasarımı motosikletin olduğundan daha hafif hissedilmesini sağlıyor ve motosikletin kontrolünü kolaylaştıran, daha kontrollü bir sürüş deneyimi sunuyor.

    Adaptif kanatlarla sürücü yüzde 22 daha az rüzgar etkisinde kalıyor

    Moto Guzzi V100 Mandello’nun ideal konumlandırılmış kalça-topuk endeksi ve ileriye doğru da uzayan sürücü selesi ile istediğiniz pozisyonda sürüş ve yorulmadan kilometrelerce yol yapmanız mümkün hale geliyor. Elektronik olarak 9 cm yükselip alçalabilen ön camı ve depo üzerinde açılan kanatları ile gövdenize aldığınız rüzgarı da yüzde 22 azaltabiliyor. Uzun yolculukları çok daha az yorularak yapmanızın yanı sıra bu aerodinamik güncellemeler ile soğuk havalarda da motosikleti kullanırken kullanıcının rahat etmesi sağlıyor.

    Enlemesine V-Twin motor, QuickShifter şanzıman

    6750 d/d’de 115 beygir güç ve 105 nm tork üreten 1042 cc’lik enlemesine yerleşimli 90 derecelik V-Twin, silindir başına dört valf, sıvı soğutmalı ve Ride by Wire’lı V100 Mandello, düşük hızlarda bile yüksek performansa sahip. Yukarı ve aşağı yönde çalışan QuickShifter ise çok daha seri bir şekilde vites değiştirmenizi sağlıyor. Bu iki özelliğin birleşimi sayesinde daha az vites değiştirerek stabil bir şekilde ilerlemeniz ya da seri vites geçişleriyle saha yüksek performanslı bir sürüş yapmanız mümkün. Değiştirilebilen sürüş modları, “Viaggio” (Seyahat Modu), “Sport” (Spor Modu), “Pioggia” (Yağmur Modu) ve “Strada” (Yol Modu) olarak tercih edilebiliyor.

    Teknolojik bağlanılabilirlik özellikleri

    5 inçlik TFT ekran üzerinde motosiklet ile son yolculuğunuzdaki maksimum ve ortalama hızınız, geçirdiğiniz zaman, ortalama ve anlık yakıt tüketimi, hava sıcaklığı, vites göstergesi gibi tüm verileri takip etmek de mümkün. V100 S Mandello’da MIA yüklü gelirken, Standart ve Aviazione versiyonlarında MIA kurulumu yapılırsa, akıllı telefon ve interkom bağlantıları da yapılabiliyor.

    Moto Guzzi’nin 102 yıllık tarihi

    “Società Anonima Moto Guzzi”, 1921 tarihinde “Motosiklet üretimi ve satışı ve metal mekanik endüstrisiyle ilgili veya bağlantılı diğer faaliyetler” amacıyla kuruldu. Kurucuların, silah arkadaşlarından birinin anısına, yeni şirketin sembolü olarak “Kanatları Açılmış Kartal” seçildi. O tarihten bu yana, tüm dünyada hızla ün kazanan kartal, Moto Guzzi markasının sembolü haline geldi. Operasyon merkezi Mandello del Lario’da açıldı. Moto Guzzi bugün hala burada üretim yapıyor. Burası, şirket kurucusu Carlo’nun kardeşi Giuseppe Guzzi tarafından Kuzey Kutup Dairesi’ne sürülen GT 500 Norge (1928), Airone 250 (1939) ve savaş sonrası dönemde kitlelerin motosikletle tanışmasına katkıda bulunan Galletto (1950) gibi insanların hayallerini süsleyen motosikletlerle dünya motosiklet tarihine damgasını vuran bir sanayi kuruluşu.

    Yine o yıllarda rüzgar tüneli açıldı. Bu, motosiklet alanında dünyada bir ilk idi ve günümüzde hala Mandello Fabrikası’nda ziyaret edilebiliyor. Rüzgar tüneli, son derece tutkulu Umberto Todero, Enrico Cantoni gibi olağanüstü mühendisler ve kısa süre sonra efsane olacak bir tasarımcı tarafından tasarlandı ve kuruldu. Milanolu tasarımcı Giulio Cesare Carcano, ki aynı zamanda 285 km/s hıza ulaşan Otto Cilindri’nin (1955’te) de babası, 1935 ile 1957 yılları arasında en az 15 dünya hız rekoruna imza atan ve 11 Tourist Trophy kazanan prototiplere imza attı.

    Moto Guzzi 1960’larda, Stornello ve Dingo gibi hafif motosikletlere hayat verdikten sonra; V7 Special, V7 Sport, California ve Le Mans gibi efsanevi modellerde kullanılan kardan şaftlı 700 cc 90° V-twin motora hayat verdi. Bu motor zaman içinde Mandello’lu üretici için bir sembol haline geldi. Bu motor, aynı mimari ile en gelişmiş elektronik kontrol teknolojileriyle desteklenerek sürekli olarak geliştirilmeye devam etti ve V7 ve V9 Serisi’nin Roamer ve Bobber versiyonlarıyla dünyanın ilk klasik enduro motosikleti olan V85 TT Travel gibi popüler ve modern Moto Guzzi motosikletlerine hayat verdi.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil